<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0">
 <channel>
  <title>Ehlibeyt / 12 Imam - RSS Feed</title>
  <link>https://www.izledost.com/articles/browse-ehlibeyt-12-imam-1.html</link>
  <description>adi gibi güzel ve 2007&apos;den beri dostça paylaşım</description>
  <item>
   <title>EHLİBEYT KUTSAL IŞIĞIN ADI</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-ehlibeyt-kutsal-isigin-adi_130.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Baki G&uuml;ng&ouml;r</p>
<div><img style="width: 289px; height: 205px;" src="/uploads/articles/aabc3699.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">İslam&rsquo;ım diyen herkese vasiyet edilen ve sevilmesi istenen kutsalların kurandaki yerini ayetlerle bilmek, o kutsalları tanımak dini ve inan&ccedil;sal bir sorumluluktur. Onların tek amacı insanlara insanca değerlerle donanmayı ve insanca değerle yaşamayı &ouml;ğretmekti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ehlibeyt sadece İslam d&uuml;nyası i&ccedil;in değil, insanlık &acirc;lemi i&ccedil;in de b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;neme sahiptirler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar insanlığın kutsal temsilcileriydiler. Yaşamlarıyla insanlığa hizmet etmiş ve gecede yolunu kaybedenlere ışık olmuşlardır. Onlar ki kendilerine teslim olanları arıtmış, &ccedil;iğken pişkine, hamdan hasa, eğriden, doğruya &ccedil;evirmişlerdir. Onlar ki, ışığıyla k&acirc;inatı aydınlatanlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onlar ki, y&uuml;reği kinle dolu olanların y&uuml;reklerine sevgiyi, g&ouml;zlerinde kem bakanların bakışlarına hoşg&ouml;r&uuml;y&uuml;, bencil olanlara paylaşmayı, insanlar arasında barış&ccedil;ıl yaşamayı, merhameti ve şefkati &ouml;ğretmiş insanca değerle donatmışlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onlar ki, g&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p g&uuml;zel davranmayı ilke edinenlerin ilkesi olmuşlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Hamdı sana y&uuml;ce Rab</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Selam sana iki cihan serveri Muhammed Mustafa</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Selam sana keremler sultanı Ali&rsquo;yyel M&uuml;rteza</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Selamlar sana kadınlar seyidesi Fatıma-t&uuml;l Zehra</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Selam sana barış temsilcisi Hasan&rsquo;ı M&uuml;&ccedil;teba</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Selam sana Piri Piryan şehitler Şahı H&uuml;seyin&rsquo;i Deşti Kerbela</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Y&uuml;ce Rab, bizlere yol g&ouml;sterici olarak bu kutsalları g&ouml;nderdiğin i&ccedil;in sana ş&uuml;kranlarımızı sunuyoruz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>KURAN&rsquo;DA EHLİBEYT</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&mdash; HZ. MUHAMMED</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&mdash; HZ. ALİ</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&mdash; HZ. FATIMA</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&mdash; HZ. HASAN</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&mdash; HZ. H&Uuml;SEYİN</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ehlibeyt, b&uuml;t&uuml;n İslam &acirc;lemine ayet ve hadislerle Muhammed Mustafa&rsquo;nın bir vasiyeti ve takip edilecek ışıktır. Ehlibeyt Aleviliğin temel kuralıdır. Ehlibeytsiz bir İslam ve Alevilik d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lemez.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kuran&rsquo;da belirtilecek ve herkes&ccedil;e kabul g&ouml;r&uuml;len ayetlerle sabittir ki bu kutsalların Allah katında ne kadar &ouml;nemli bir yer tuttuğunu g&ouml;rmemiz a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşır. Allah katında kutsal olan bu y&uuml;ce insanlar elbette ki bize de kutsal ve rehberdirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>AHZAB S&Uuml;RESİ 33. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Ey ehlibeyt Allah sizden her t&uuml;rl&uuml; pisliği, su&ccedil;u, ş&uuml;pheyi gidermek ve sizi tam bir temizlikle </strong>tertemiz hale getirmeyi diler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayet<strong><em> TATHİR</em></strong> Ayeti olarak ge&ccedil;er. <strong><em>TATHİR</em></strong> (Temizlenmek) manasına gelir. Tathir&rsquo;den kasıt ise yaşamı boyunca tek bir g&uuml;nahın y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml; taşımayanlar i&ccedil;in kullanılmasıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayetlerle bildirilmek istenen, Ehlibeyt hakkında duyulan kuşkuların, ş&uuml;phelerin yanlış olduğu, bu y&uuml;ce insanların b&uuml;t&uuml;n varlığıyla temiz olduğudur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onlar ki ruhlarını ve bedenlerini kirletmeyenlerdir. Onlar ki ruhlarının temizliğiyle ruhları arıtıp temizleyenlerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Bu ayet, Şehr Bin H&uuml;seyb tarafından &Uuml;mmi Selemeden rivay</strong>et edilir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bir g&uuml;n sevgili Peygamberimiz Fatıma anaya Hz. Ali&rsquo;yi Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;i &ccedil;ağırmasını rica etti. Onlar gelince hepsini yanına &ccedil;ağırdı. Bu kutsalları abasını altına alarak, elini onların başının &uuml;st&uuml;ne koyarak şunları s&ouml;yledi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;<strong>&ldquo;Allah&rsquo;ım her P</strong>eygamberin değer bi&ccedil;ilmez bir ailesi ve yakınları vardır. Bunlar da benim ev halkım, ailem, yakınlarım ve Ehlibeytimdir. Onlardan b&uuml;t&uuml;n kuşkuları gider ve tertemiz kıl bereketini onların &uuml;zerinde kıl.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&Uuml;mm&uuml; Seleme onları izlerken, bende onlara yaklaştım. Abanın bir k&ouml;şesini kaldırarak, abanın altına girmek onlara katılmak istedim. Bunu g&ouml;ren Peygamber g&uuml;zel bir şekilde abayı elimden aldı bende ona bende senin ailen değimliyim?&nbsp; Bunun &uuml;zerine bana ş&ouml;yle dedi:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Senin sonun hayır &uuml;zerinedir. Ama bunla</strong>r benim ger&ccedil;ek ailemdir. Benim Ehlibeytim bunlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bundan anlaşılıyor ki &Uuml;mm&uuml; Selemeve diğerhanımları ayetle ifade edilen Ehlibeyt değillerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>ENFAL S&Uuml;RESİ 75. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Allah&rsquo;ın takdirinde sabit olduğu &uuml;zere bir kısım yakınlar bir kısımdan daha fazla velayete</strong> sahiptirler.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>ŞURA S&Uuml;RESİ 23. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;<strong>Bu Allah&rsquo;ın inanan ve iyi işlerde bulunan kullarına m&uuml;jdesi, deki sizden ecir (d&uuml;nya malı ve nimetlerinden) istemiyorum. İstediğim ancak yakınlarıma (E</strong>hlibeytime) sevgidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>MEVEDDET AYETİ:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;El meveddetin karşılığı ise muhabbet, sevgi anlamına gelir. Bu mana ise y&uuml;rekten sevip amel etmektir. Hz. Muhammed Medine&rsquo;ye </strong>Hicretten sonra ge&ccedil;im sıkıntısı i&ccedil;inde bulunduğu bir zamanda Medine halkının varını yoğunu ona vermeye kalkışmaları nedeniyle inmiştir. Bu ayetteki yakınlar Peygamberin Ehlibeytidir. Hi&ccedil;bir Peygamber ilettiğine karşılık istememiştir. Yalnız Ehlibeytine sevgi istemiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayet indiğinde Ashap Hz. Muhammed&rsquo;e &ldquo;Ey Allah&rsquo;ın g&uuml;zel Resul&uuml;&rdquo;&nbsp; Rabbin bizlere muhabbet ve sevgi vacip kıldığı zatlar kimlerdir? Sorusuna</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sevgili Peygamberimiz bunlara Ali, Fatıma ve &ccedil;ocukları Hasan, H&uuml;seyin&rsquo;dir. Diye cevap vermiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Meveddet muhabbet anlamına geldiğini, y&uuml;rekten sevgiyle sevmek olduğunu ve Ehlibeyti y&uuml;reğimizin derinliğinden sevmemiz gerektiğini anlatan bir ayettir. Bilakis bu ayeti bilmemiz b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">İmam Caferi sadık şu s&ouml;zleriyle bu ayetin &ouml;nemini ne kadar g&uuml;zel a&ccedil;ıklıyor. Bizi muhabbetle seven taraftarlarımız bizim sevincimize sevinir h&uuml;zn&uuml;m&uuml;zle h&uuml;z&uuml;nlenirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Muhammed&rsquo;in s&ouml;ylediği ve nakledilen rivayet ş&ouml;yledir:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Y&uuml;ce Allah, Peygamberleri &ccedil;eşitli ağa&ccedil;lardan yaratmıştır. Ben ve Ali&rsquo;yi aynı ağa&ccedil;tan yaratmıştır. Ben o ağacın k&ouml;k&uuml;, Ali g&ouml;vdesi, Fatıma dalları, Hasan ve H&uuml;seyin meyveleri, sevenlerimiz ise yapraklarıdır. Kim o ağa&ccedil; dallarının birine tutunursa yola kavuşur. Kim ondan y&uuml;z &ccedil;evirirse kaybedenlerden olur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Y&Uuml;REĞİMİZİN DERİNLİKLERİNDEKİ SEVGİYLE SEVDİK SİZİ. AŞKINIZIN ATEŞİYLE KAVRULDU Y&Uuml;REĞİMİZ. HER G&Uuml;NDE VE GECEDE YAŞLAR D&Ouml;K&Uuml;LD&Uuml; G&Ouml;ZLERİMİZDEN ZİKRETTİK&Ccedil;E İSMİNİZİ.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>AL-İ İMRAN S&Uuml;RESİ 6</strong>1. AYET:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Sana (İsa&rsquo;nın Allah katında mertebesi kul olduğu ve Hıristiyan inancının batıl olduğu hakkında) bilgi geldikten sonra gene seninle tartışmaya kalkışana artık deki. Gelin, biz oğullarımızı, siz de oğullarınızı, biz kadınlarımızı, sizde kadınlarınızı, biz kendimizi sizde kendinizi &ccedil;ağıralım. Sonra m&uuml;bahalede bulunalım; artık Allah&rsquo;ın lanetini yalancıların &uuml;zerinde havale edelim.&rdquo;&nbsp;&nbsp; </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>M&Uuml;BAHALE AYETİ</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">M&uuml;bahale, iki kişinin veya iki grubun karşı karşıya gelerek lanetleşmesidir. Yalancı olanı, doğru olmayanın Allah&rsquo;ın rahmetinden yoksun olmasını dilemesidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Necran&rsquo;daki Hıristiyanlar; kuranda İsa Peygamber ve Hıristiyanlıkla ilgili s&ouml;ylenenlere karşı &ccedil;ıkıp vergi vermek istediler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bundan dolayı Necran Hıristiyanlardan &uuml;&ccedil; kişi (Akip, Muhsin, Oskof) Peygamberin yanına gelerek şu soruları sordular:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Musa&rsquo;nın babası kimdir?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Peygamber İman&rsquo;dır diye cevap verdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Yusuf&rsquo;un babası kimdir?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Peygamber Yakup&rsquo;tur dedi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Oskof heyecanla ş&ouml;yle dedi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Babam ve annem sana kurban olsun. Senin babanın adı nedir?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Hz. Peygamber Abdullah İbn Abdulmuttalib.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Oskof</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Peki, İsa&rsquo;nın babası kimdir</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Hz. Peygamber o Allah&rsquo;ın kulu ve Resul&uuml;d&uuml;r. Dedi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Oskof itiraz ederek</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Cesetsiz ruh olmaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onların bu sorusundan sonra şu ayet nazil olmuştur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>ALİ İMRAN S&Uuml;RESİ 59</strong>.AYET:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Muhakkak ki Allah katından İsa&rsquo;nın babasız gelmesi, &acirc;demin durumu gibidir. Allah &Acirc;dem&rsquo;i topraktan yarattı. Sonra ona ol dedi oda hemen oluverdi.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Oskof bu ayet &uuml;zerine</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Ya Muhammed, biz bu s&ouml;zleri ne Tevrat&rsquo;ta, ne İncil&rsquo;de, nede Zebur&rsquo;da g&ouml;rmedik. O anda y&uuml;ce Allah Resul&uuml;ne M&uuml;bahale emrini bildiren ayeti nazil etti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Oskof Hz. Muhammed&rsquo;e homurdanarak</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; G&ouml;r&uuml;ş g&uuml;n&uuml;m&uuml;z ne zaman dedi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; Sevgili peygamberimiz</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash;&nbsp; İnşallah yarın sabah</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz Muhammed o g&uuml;n Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, Hz. H&uuml;seyin ile birlikte, Necranların bulunduğu yere gittiler. Dikkat edilecek olunursa, Hz. Muhammed Ehlibeytinden başkasının g&ouml;t&uuml;rmemiştir. Ne amcaları, ne zevceleri nede Haşim oğullarından birini g&ouml;t&uuml;rmemiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Necranlar, Hz. Muhammed&rsquo;i ve Ehlibeytini g&ouml;r&uuml;nce, m&uuml;bahaleden korkup pişman olmuşlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hıristiyan &ouml;nderlerinden biri onlara ş&ouml;yle demiştir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allah&rsquo;a and olsun ki ben &ouml;yle simalar g&ouml;r&uuml;yorum ki; eğer Rabb&rsquo;a y&ouml;nelip dua etseler dağları yerinden oynatırlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>MAİDE S&Uuml;RESİ 55. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Sizin veliniz ancak Allah&rsquo;tır ve Resul&uuml;d&uuml;r. Ve iman edenlerdir ki onlar namaz kılar ve r&uuml;k&ucirc; halindeyken zek&acirc;t verirler.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>VELAYET AYETİ</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yahudilerden bir grup İslam dinini kabul edip M&uuml;sl&uuml;man oldular. İ&ccedil;lerinden Abdullah İbn-i Selam, Esed ve Salebi İbn-i S&uuml;reyya Hz. Muhammed&rsquo;in huzuruna gelip ş&ouml;yle dediler:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Ey Allah&rsquo;ın Resul&uuml; Musa kendisinden sonra Yahudilere Yuşa İbn-i Nun-u vasi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Se&ccedil;miş ve tayin etmişti. Peki, sizin vasi be halifeniz kim olacak?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Hz. Muhammed dilenciye</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Sana kimse bir şey verdimi?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Evet, bu y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; verdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Peygamber</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Bu y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; sana kim verdi?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Dilenci</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Bu y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; bana mescitte namaz kılan kişi verdi. Ve Hz. Ali&rsquo;yi işaret ederek</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; kendisine vereni g&ouml;sterdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Peygamber</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Bu y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; sabah verirken ne hal &uuml;zerindeydi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Dilenci</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; R&uuml;k&ucirc; halinde idi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed bir coşku bir sevin&ccedil; i&ccedil;inde kendisinden sonra vasi ve velinin Hz. Ali olduğunu s&ouml;yledi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Mescide bulunanlar hep birden;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Allah, Rabbimiz</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; İslam, dinimiz</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Muhammed, Peygamberimiz</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Ali, Velimiz diye İslamiyet&rsquo;te teslimiyetlerini bildirdiler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Y&uuml;ce Rab bu ayetiyle Hz. Ali&rsquo;nin velayetini dile getirmiştir. Ancak temiz olanlar Veli olabilir. Temiz olanlar ancak bir topluluğa yol g&ouml;sterebilirler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onların işleri doğruluk &uuml;zeridir. Onlar yalnız hak ve adalet &uuml;zerindedirler. İşte İslamiyet&rsquo;in vasi ve velisi Ali&rsquo;dir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed bir hadisinde Ya Ali sen tutulacak sağlam kulp ve benden sonra b&uuml;t&uuml;n m&uuml;minlerin İmamı ve Velisisin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Ben kimin Mevlası isem sende onun Mevlasısın.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Seni yalnız temiz rahimden doğanlar sever. Ve seni yalnız zinadan doğanlar sevmez.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yine Peygamber;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Ya Ali sen Allah&rsquo;a giden doğru yolsun demiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>İNSAN S&Uuml;RESİ 8. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onlar i&ccedil;leri &ccedil;ektiği halde yiyeceklerini yoksullara, &ouml;ks&uuml;zlere ve esirlere verirler. Bunun karşılığında da bir teşekk&uuml;r bile beklemezler yalnız Allah rızası i&ccedil;in yaptık derler. Ne mutlu Rabbin yolunda bir lokmasını yoksullarla paylaşana.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Hasan ve Hz. H&uuml;seyin hastalanırlar. Hz. Ali ve Fatıma Ana&rsquo;da, evlatlarının şifa bulması i&ccedil;in &uuml;&ccedil; g&uuml;n oru&ccedil; nezir ederler. Hasan ve H&uuml;seyin iyileşir. Şahı Merdan ve Fatıma anada &uuml;&ccedil;te birini un yapıp ekmek yapar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">İftarlarını a&ccedil;acakları zaman bir yoksul kapıyı &ccedil;alar. O kutsal evin sahiplerine</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Selam olsun ey Muhammed&rsquo;in Ehlibeyt&rsquo;i ben yoksul ihtiya&ccedil; sahibiyim. Sizden bir par&ccedil;a yemek vermenizi rica ediyorum. Y&uuml;ce Allah sizlere merhamet kapısını a&ccedil;sın ve sizi cennet nimetleriyle nimetlendirsin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kapıya gelen yoksulun bu durumunu kendi nefislerinden &ouml;nde tutar ve hepsi kendi paylarını yoksula verirler. O akşam yalnız su ile iftarlarını ederler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">İkinci g&uuml;n yine aynı şekilde iftarlarını a&ccedil;acakları sırada kapıya bir yetim gelir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ve kendilerinden yardım ister.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O kutsal hanenin sahipleri canları &ccedil;ektikler halde yiyeceklerini o yetime verirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;n ise kapıya bir esir gelir. Acıkmış olduğunu, kendisini doyurmalarını s&ouml;yler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Rabbin kutsalları o g&uuml;nde yiyeceklerini o esire verir yalnız su ile oru&ccedil;larını a&ccedil;arlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Rabbin yolunda onun rızası i&ccedil;in verilenin m&uuml;k&acirc;fatı elbet onun yanındadır. Siz yoksula fakire yardım ediniz ki Allah ta size yardım etsin. &Ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; Rabbinden almak isteyenler onun karşılığını beklemezler. Yalnız biz Allah rızası i&ccedil;in doyuruyor, giydiriyor, yardım ediyoruz derler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ehlibeyt son derece m&uuml;tevazı bir yaşam ile yaşamıştır. Bir par&ccedil;a fazla yiyeceklerini muhta&ccedil; sahipleriyle paylaşmışlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">İnsanlığa bir &ouml;rnek olan, Ehlibeytin yaşam bi&ccedil;imi paylaşımcı, b&ouml;l&uuml;ş&uuml;mc&uuml;, eşitlik&ccedil;i bir ruh yapısını oluşturmaya y&ouml;neliktir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ehlibeytin yaşam bi&ccedil;imi yoksulluğa &ccedil;ağrı niteliğinde değildir. Tam aksine yoksulluğu ortadan kaldırmak i&ccedil;in elinde var olanın mallarının g&ouml;n&uuml;ll&uuml; bir şekilde b&ouml;l&uuml;şmeyi, paylaşmayı &ouml;nerir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kur-an&rsquo;ın en değerli davranış bi&ccedil;imi olarak insanlığa &ouml;nerisidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ehlibeytin hedeflediği sistem hakkaniyet&ccedil;i bir sistemdir. Kimsenin kimseyi ezmediği, kimsenin kimseyi s&ouml;m&uuml;rmediği, herkesin &ccedil;alışıp &uuml;retime katıldığı, &uuml;retileni de paylaştığı sistemdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; GADİRU HUM OLAYI</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>MAİDE S&Uuml;RESİ 67. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Ey Peygamber Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmasan onun el&ccedil;iliğini yapmamış olursun. Allah, seni insanlardan korur doğrusu, Allah k&acirc;firlere yol g&ouml;stermez.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>TEBLİĞ AYETİ</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayet dikkatli okunduğunda Peygamberin insanlara iletmesi istenilen &ouml;nemli bir mesaj olduğunu, ama bu mesajı a&ccedil;ıklamada &ccedil;ekimser kaldığı anlaşılmaktadır. Buna karşın Allah seni korur, g&uuml;vencesi veriyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O zaman kimdir, Peygambere ve İslam dinine zarar verebilecekler. Acaba Peygamber kendi yaşamından dolayımı teredd&uuml;tte kalmış yoksa o g&uuml;zel dinin &ouml;n&uuml;ne engel &ccedil;ıkartanların fitne, fesadından mı &ccedil;ekinmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz peygamberin vefatından sonra bu fitne ortaya &ccedil;ıkacak İslam&rsquo;ı ikiye b&ouml;lecek &ccedil;ok insanın kanının akmasına neden olacaktır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ehlis&uuml;nnet &acirc;limlerinin de kabul ettiği bu ayet, Hz. Resulullahın K&acirc;be yi son ziyareti ve bu ayet Gadir Hum denilen yerde nazil olmuştur. Bu ayetten sonra da b&uuml;t&uuml;n M&uuml;sl&uuml;manlar bir araya toplandıktan sonra, deve semerlerinden y&uuml;ksek&ccedil;e bir yer hazırlanmıştır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sevgili Peygamberimiz Gadir Hum&rsquo;da Allah&rsquo;a ş&uuml;kredip senalarda bulunduktan sonra veda hutbesini okumuş en son olarak;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Ey insanlar Ahiret&rsquo;e g&ouml;&ccedil;mekte aranızdan ayrılmama yakın bir zaman i&ccedil;inde</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bulunuyorum. Orada benimle bir araya geldiğiniz de sizden paha bi&ccedil;ilmez iki şey isteyeceğim bunlardan biri y&uuml;ce Allah&rsquo;ın kitabı, ikincisi ise Benim Ehlibeyt&rsquo;imdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kalabalığa şu soruyu sordu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Ben inanan her erkeğin ve kadının mevlasımıyım?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Oradakiler evet Resulullah dediler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Hz Peygamber Hz. Ali&rsquo;yi yanına &ccedil;ağırdı. Hz Ali&rsquo;yi yanına alarak elini tutup yukarıya kaldırdı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ve ş&ouml;yle dedi:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Ben kimin Mevla&rsquo;sı isem Ali de onun Mevla&rsquo;sıdır. Diyerek Hz. Ali&rsquo;yi kendi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yerine m&uuml;minlerin velisi olarak tayin etti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz Peygamber:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&mdash; Allah&rsquo;ım Ali&rsquo;yi seveni sev, sevmeyeni sevme, ona yardımcı olana yardım et.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ger&ccedil;eği her yerde ona yoldaş kıl diye dua etti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz Muhammed&rsquo;in bu konuşmasından sonra herkes M&uuml;minlerin Emir&rsquo;i Hz. Ali&rsquo;yi kutlamaya başladı. Tebrik&ccedil;iler arasında da Ebu Bekir ve &Ouml;mer de vardı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hatta bunlar herkesten &ouml;nce gelip Hz. Ali&rsquo;yi kutlayıp, ne mutlu sana Ey Ali, bizim ve her m&uuml;min erkek ve kadının Mevla&rsquo;sı oldun.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>MAİDE SUREİ</strong> 3. AYET:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Aynı yerde zaman i&ccedil;inde inmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Bu g&uuml;n dininizi k&acirc;mil ettim, size nimetimi tamamladım ve din olarak sizin i&ccedil;in İslam&rsquo;ı se&ccedil;tim&rdquo;. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; BAKARA S&Uuml;RESİ 207. AYET:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;İnsanların &ouml;ylesi vardır ki, Allah&rsquo;ın rızasına kavuşmak i&ccedil;in canını verir ve Allah kullarını pek esirgeyendir.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayeti kerime Peygamberimiz Muhammed Mustafa&rsquo;nın Mekke&rsquo;den Medine&rsquo;ye g&ouml;&ccedil; edeceği gece Hz. Ali&rsquo;nin onun yatağına girmesi ve canını onun uğrunda seve seve verebilecek fedak&acirc;rlıkta olduğunun kanıtıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali ş&ouml;yle demiştir:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&nbsp;&ldquo;Bin canım olsa da bini sana feda olsun&rdquo;.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>AHZAP S&Uuml;RESİ 25. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Allah k&acirc;firleri hiddetleriyle def etti. Hi&ccedil;bir hayır elde edemediler ve Allah savaş konusunda inananlar yetti. Ger&ccedil;ekten Allah pek g&uuml;&ccedil;l&uuml; olandır, &uuml;st&uuml;n bulunandır.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayet Medine&rsquo;nin kuşatılması sırasında Selman&rsquo;ı Pak&rsquo;ın &ouml;nerisiyle şehrin &ccedil;evresine hendek kazılmasıyla ismini alan hendek savaşında Hz. Ali&rsquo;nin yiğitliğine inanan ayettir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Mekkelilerin ordusunda bulunan Abd&uuml; Ved oğlu Amr ve bir b&ouml;l&uuml;m namlı savaş&ccedil;ı hendeği ge&ccedil;erek, M&uuml;sl&uuml;manlara meydan okumuş karşılarına savaş&ccedil;ı istemişlerdi. Amr&rsquo;ın karşısına &ccedil;ıkmak ger&ccedil;ekten cesaret istiyordu. Hz Ali Peygamberden izin alıp Amr&rsquo;ın karşısına &ccedil;ıkmıştır. Amr&rsquo;ı &ouml;ld&uuml;rm&uuml;ş Mekkelilerin y&uuml;reklerine korku salmıştı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz Muhammed&rsquo;in</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;<strong>Ali&rsquo;nin Hendek g&uuml;n&uuml;nde ki bir kılı&ccedil; vuruşu &uuml;mmetimin kıyamete kadar yapacağı ibadetlerden &uuml;st&uuml;nd&uuml;r.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>ŞUARA SURESİ 214. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Ey Muhammed &ouml;nce en yakın akrabalarını uyar (dine &ccedil;ağır)&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayetin en belirgin &ouml;zelliği, İslam&rsquo;a ilk &ccedil;ağrılanların Peygamberin ailesi olduğu ifade edilmesidir. Bu Allah&rsquo;ın bir emridir. Bu sebeple ilk M&uuml;sl&uuml;man olanlar ve ret edenler bu aileden olmuşlardır. Bundan kasıt ise Ebu Bekir&rsquo;in ilk M&uuml;sl&uuml;man olan kişi olduğu g&ouml;r&uuml;ş&uuml; &ccedil;&uuml;r&uuml;t&uuml;lm&uuml;ş ve Kuran&rsquo;da ters d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><strong>NAHL SURESİ 214. AYET</strong>:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Bilmiyorsanız, zikr ehline sorun artık&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayette ki zikir EHLİBEYTİN KENDİSİDİR.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>KEREM KANİ EVLİYALARIN ŞAHIN&rsquo;DAN BİR MAZUME</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Senden iste sendedir. Gizli olan hazineler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Yer, g&ouml;k, varlık, yokluk, hepsi sendedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Neyi g&ouml;rmek ister isen kendine bak</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sen yaradılmışların aynasısın</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu cihan v&uuml;cut, sen v&uuml;cudun canısın.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hakk&rsquo;ın istediği senin canındır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">G&ouml;n&uuml;ldeki pası sil, Hakk&rsquo;ın bak</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">G&ouml;n&uuml;l aynasının pasını sil, Hakk&rsquo;ı g&ouml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">On da g&ouml;r&uuml;nen her şey buradadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sen sende her şeyi bilmeye geldin</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Uyan, kendine gel, ey serseri k&acirc;fir.</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 12:24:12 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-ehlibeyt-kutsal-isigin-adi_130.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>EHLİBEYT İLE İLGİLİ HADİSLER</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-ehlibeyt-ile-ilgili-hadisler_129.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 292px; height: 207px;" src="/uploads/articles/7057eac7.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>1-)</strong> &lsquo;&rsquo;<strong><em>Benim Ehlibeytimi Nuh&rsquo;un Gemisi gibidir</em></strong>.&rsquo;&rsquo; Ona binenler nasıl selamet bulmuşsa Ehlibeytime bağlananlarda kurtuluşa ererek selamet bulacaktır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kim ki iman eder, Peygamberlerin getirdiği ilahi yasanın gereklerini yerine getir. Hırsını nefsini yener onlara tabi olursa kurtulur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ya ilahi Ehlibeytim Nurlu yolundan ayırma bizleri.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>2-)</strong> Ehlibeytimi seven beni sever. Beni seven Hakk&rsquo;ı sever. Ehlibeytimi sevmeyen beni sevmez. Beni sevmeyende Hakk&rsquo;ı sevmez.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Demek ki Ehlibeyti sevenler g&uuml;zel Muhammed&rsquo;i sever G&uuml;zel Muhammed&rsquo;i sevende y&uuml;ce yaradanı sever. Ehlibeytin sevgisi kişiyi Hakk&rsquo;a g&ouml;t&uuml;r&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>3-)</strong> İki cihan serveri &Acirc;lemlerin Rahmeti G&ouml;n&uuml;ller Sultanı Muhammed Mustafa Gadir Hum&rsquo;da &uuml;mmetine iki emanet bırakıyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ben sizin aranızda paha bi&ccedil;ilmez iki emanet bırakıyorum:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Biri Allah&rsquo;ın ilahi yasası olan kitabı Kur-an</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Diğeri de Ehlibeytimdir. Bunlar hi&ccedil;bir zaman birbirinden ayrılmazlar. Kıyamette birlikte bana gelirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Emanete hiyanet edenler ebedi yaşamın g&uuml;zelliklerine Muaffak olamazlar. Hele ki bu emanetler o g&uuml;zel Peygamberin emanetleriyse, vay o emanete hiyanet eden kişiye.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Topluluğa onlar ger&ccedil;eklik yurdundan kovulanlar olacaklardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>4-)</strong> Enbiyaların Sultanı, Evliyaların Şehri, Cebrail&rsquo;in hizmet ettiği y&uuml;ce Peygamber bir hadisinde.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><em>&lsquo;&rsquo;Ben ilmin şehriyim Ali de onun kapısıdır.&rsquo;&rsquo;</em></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Şehre girmek isteyen Şahın kapısına gelecek, orda ikrar verecek ilimle irfanını a&ccedil;acak bakacak ki bir Sultan var şehrin i&ccedil;inde Nur sa&ccedil;makta buraya gelen Ehlibeyt&rsquo;e d&acirc;hil olacak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; burası Ehlibeyt&rsquo;in evi, sevenlerin bir araya geldiği Rabb&rsquo;ın Nuruyla aydınlığa kavuştuğu kendinde Muhammed&rsquo;i Ali&rsquo;yi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; şehirdir. G&ouml;n&uuml;l şehridir.</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 12:20:46 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-ehlibeyt-ile-ilgili-hadisler_129.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HZ.MUHAMMED’İN EHLİBEYT’İ İLE İLGİLİ ( MEVEDET )</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hzmuhammed%e2%80%99in-ehlibeyt%e2%80%99i-ile-ilgili-mevedet_128.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 247px; height: 236px;" src="/uploads/articles/c4e33c27.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">K&acirc;in</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">at&rsquo;ın sahibi y&uuml;ce Allah, Peygamberleri muhtelif şecerelerden yaratmıştır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ama beni ve Ali&rsquo;yi bir şecere ve ağa&ccedil;tan yaratmıştır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ben o ağacın k&ouml;kleri mesabesindeyim. Ali ise o ağacın g&ouml;vdesi, Fatıma ise o ağacın meyve vermesine bir vesiledir. Hasan ve H&uuml;seyin de bu ağacın meyveleridir. Bize tabi olanlarda bu ağacın yapraklarıdır. Bu ağacın dallarından birine tutunan kurtuluşa erer, onu terk eden de ondan uzaklaşan kimse de helak olur. Birisi tam &uuml;&ccedil; bin yıl Allah&rsquo;a ibadet dahi etse riyazet ve ibadet sebebiyle su kırbası gibi kup kuruda olsa bizim aileyi sevmediği s&uuml;rece Allah onu y&uuml;z&uuml; &uuml;ste ateşe atacaktır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ehlibeyt&rsquo;ime zul&uuml;m eden itretime eziyet etmekle bana eziyet eden kimseye cennet haram kılınmıştır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim &ouml;l&uuml;rde kalbinde Ehlibeyt&rsquo;imin sevgi ve muhabbeti olursa şehit olarak d&uuml;nyadan g&ouml;&ccedil;m&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim Muhammed&rsquo;in Ehlibeyt&rsquo;inin sevgisi ile &ouml;l&uuml;rse g&uuml;nahları bağışlanmış olarak &ouml;lm&uuml;şt&uuml;r. Ehlibeyt&rsquo;imin sevgisi ile &ouml;len kimse d&uuml;nyadan tevbe olarak g&ouml;&ccedil;m&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim Muhammed&rsquo;in Ehlibeyt&rsquo;inin sevgisi ile &ouml;l&uuml;rse imanı Kamilleşen bir m&uuml;min olarak &ouml;lm&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim Ehlibeyt&lsquo;imin sevgisi ile &ouml;l&uuml;rse Azrail ve sonra da <strong><em>Nekir</em></strong> ve <strong><em>M&uuml;nker </em></strong>onu cennetle m&uuml;jdeler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim Ehlibeyt&rsquo;in sevgisi ile &ouml;l&uuml;rse gelinin damadın evine uğurlaması gibi o da cennete uğurlanır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim Ehlibeyt&rsquo;in sevgisi ile &ouml;l&uuml;rse kabirde onun i&ccedil;in cennete iki kapı a&ccedil;ılır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim Ehlibeyt&rsquo;in sevgisi ile &ouml;l&uuml;rse Allah onun kabrini rahmet Meleklerinin ziyaretg&acirc;hı haline getirir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;Ali ve Muhammed sevgisi ile &ouml;l&uuml;rse Peygamberin S&uuml;nnetine ve Hakk cemaatin yoluna uyarak &ouml;lm&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim de Ehlibeyt&rsquo;in d&uuml;şmanı olarak &ouml;l&uuml;rse k&acirc;fir olarak d&uuml;nyadan g&ouml;&ccedil;m&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her kim Ehlibeyt&rsquo;e d&uuml;şmanlık ettiği halde &ouml;l&uuml;rse kıyamette mahşere geldiğinde alnına ş&ouml;yle yazılacaktır. Bu şahıs Allah&rsquo;ın rahmetinde mahrumdur.</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 12:16:48 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hzmuhammed%e2%80%99in-ehlibeyt%e2%80%99i-ile-ilgili-mevedet_128.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HİCRİ TAKVİM İLE EHLİ BEYT VE 12 İMAM ÇİZELGESİ (İMAMLARIN ÇİZELGELERİ)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hicri-takvim-ile-ehli-beyt-ve-12-imam-cizelgesi-imamlarin-cizelgeleri_127.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>HİCRİ TAKVİM İLE EHLİ BEYT VE 12 İMAM &Ccedil;İZELGESİ </strong></span><span style="font-size: medium;"><sup>(3)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>İsim&nbsp; D.Yei D. Tarihi&nbsp; Annesi Babası V. Tarihi Yaşı Vefat Yeri Vefat Sebebı </strong></span></p>
<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/aac71f73.png" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. Muhammed Mekke 17 Rebbi&uuml;levvel Amıne Abdullah 28 Sefer 63 Medine Ecel</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. Fatima Mekke 20Cemaziyelahir Hatice Muhammed 13 C.evvel 23 (1) Medine &Uuml;z&uuml;nt&uuml;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. Ali&nbsp; Mekke K&acirc;be 13 Receb Fatma Ebu Talib 21 Ramazan 63 Necef Kılıc Darbesiyle </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. Hasan Medine 15 Ramazan Fatima Hz. Ali 28 Sefer 47 Medine Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. H&uuml;seyin Medine 3 Şaban Fatima </span><span style="font-size: medium;">Hz. Ali 10 Muharrem 57 Kerbela İrak Yezid tarafından</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Zeynel Abıdin Medine 5 Şaban Şehriban Hz. </span><span style="font-size: medium;">H&uuml;seyin 25 Muharrem 57 Medine Baki Zehirlenerek </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Muhammed Bakır Medine 3 Sefer Fatma Zeynel Abidin 7 Zilhicce 58 Medine Baki Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Cafer&rsquo;il Sadık Medine 17 Rebbi&uuml;levvel Necibe Muhammed Bakır 25 Şevval 64 Medine Baki Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Musa&rsquo;i Kazım Medine 7 Sefer Hamide Caferil Sadık 25 Receb 55 Kazimeyn Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Aliy&rsquo;y&uuml;l Rıza Medine 11 Zilkade Necibe Musa&rsquo;i Kazım Seferin sonu 55 Meşhed İran Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Muham</span><span style="font-size: medium;">med Taki Medine 10 Receb &Uuml;mm&uuml; Velat Aliy&rsquo;y&uuml;l Rıza Zilkadenin sonu 21 Kazimeyn Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Aliy&rsquo;y&uuml;l Naki Medine 2 Receb Semmane Muhammed Taki 3 Receb 42 Samara İrak Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hasan&rsquo;&uuml;l Askeri Medine 8 Rebbiy&uuml;lahır Hunes Aliy&rsquo;y&uuml;l Naki 8Rebbi&uuml;levv el 28 Samara İrak Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Muhammed Mehdi Samara 15 Şaban Nergis Hasan&rsquo;&uuml;l Askeri Sır oldu Sır Sır oldu Sır oldu</span></p>
<p style="font-family: Arial; font-weight: bold;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">MİLADİ TAKVİM İLE EHLİ BEYT VE 12 İMAM &Ccedil;İZELGESİ</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>İsim&nbsp; D.Yei D. Tarihi&nbsp; Annesi Babası V. Tarihi Yaşı Vefat Yeri Vefat Sebebı </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. Muhammed </span><span style="font-size: medium;">Mekke 20 Nisan 570 Amıne Abdullah 8 Haziran 632 63 Medine Ecel</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. Fatima Mekke 605veya18Ocak609 Hatice Muhammed 22 Kasım 632 23 Medine &Uuml;z&uuml;nt&uuml;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. Ali&nbsp; Mekke K&acirc;be 21Mart598veya21Mart599 Fatma Ebu Talib 24Ocak661veya28Ocak661 63 Necef Kılıc Darbesiyle </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. Hasan Medine 11 Nisan 624 Fatima Hz. Ali 25Mart670veya18Eyl&uuml;l670 47 Medine Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hz. H&uuml;seyin Medine 25 Şubat 625 Fatima Hz. </span><span style="font-size: medium;">Ali 10 Ekim 680 57 Kerbela İrak Yezid tarafından</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Zeynel Abıdin Medine 10 Ocak 659 Şehriban Hz. H&uuml;seyin 17 Ekim 713 57 Medine </span><span style="font-size: medium;">Baki Zehirlenerek </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Muhammed Bakır Medine 16Aralık676veya10Nisan677 Fatma Zeynel Abidin 28Ocak733veya28Mart733 58 Medine Baki Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Cafer&rsquo;il Sadık Medine 28 Mayıs 699 Necibe Muhammed Bakır 10Mart765veya22Ocak766 64 Medine Baki Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Musa&rsquo;i Kaz</span><span style="font-size: medium;">ım Medine 8 Kasım 745 Hamide Caferil Sadık 1 Eyl&uuml;l 799 55 Kazimeyn Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Aliy&rsquo;y&uuml;l Rıza Medine 29 Aralık 765 Necibe Musa&rsquo;i Kazım 24 Ağustos 818 55 Meşhed İran Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Muhammed Taki Medine 111 Nisan 811 &Uuml;mm&uuml; Velat Aliy&rsquo;y&uuml;l Rıza 25 Kasım 835 21 Ka</span><span style="font-size: medium;">zimeyn Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Aliy&rsquo;y&uuml;l Naki Medine 27Ekim827veya16Eyl&uuml;l829 Semmane Muhammed Taki 28 Haziran 868 42 Samara İrak Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Hasan&rsquo;&uuml;l Askeri Medine 27Ekim846veya2Aralık846 Hunes Aliy&rsquo;y&uuml;l Naki 27Eyl&uuml;l873veya2Ocak874 28 Samara İrak Zehirlenerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Muhammed</span><span style="font-size: medium;"> Mehdi Samara 30 Temmuz 869 Nergis Hasan&rsquo;&uuml;l Askeri Sır oldu Sır Sır oldu Sır oldu</span></p>
<p style="font-family: Arial; font-weight: bold;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">Dipnotlar:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;1. Hz. Fatma&rsquo;nın doğum yılı konusunda 3 farklı tarih verilir. <strong>605 yılı, 609 yılı</strong></span><span style="font-size: medium;"> ve <strong>615</strong></span><span style="font-size: medium;"> yılı g&ouml;sterilir. Bunlar i&ccedil;inde, Hz. Muhammed&rsquo;in diğer &ccedil;ocuklarının da doğum tarihleri g&ouml;z &uuml;n&uuml;ne alındığında en akla yatkını </span><span style="font-size: medium;"><strong>18 Ocak</strong> <strong> 609</strong></span><span style="font-size: medium;"> yılıdır. Ayrıca Hz. Fatma bir rivayete <strong>26 Ağustos</strong></span><span style="font-size: medium;"> <strong>632</strong></span><span style="font-size: medium;">, başka bir rivayete g&ouml;re de </span><span style="font-size: medium;"><strong>22 Kasım 632</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> yılında Hakka y&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;r.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;</span><span style="font-size: medium;">2. Ehli Beyt ile ilgili derlemeler &ccedil;eşitli </span><span style="font-size: medium;"><strong>Alevi</strong><strong> ve Şii</strong></span><span style="font-size: medium;">kaynaklarından derlenmiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;</span><span style="font-size: medium;">3. Ehl-i Beyt ile ilgili doğum ve </span><span style="font-size: medium;"><strong>Hakka y&uuml;r&uuml;me</strong> tarihleri konusunda net bir takvim vermek m&uuml;mk&uuml;n değildir. </span><span style="font-size: medium;">Bu &ccedil;izelge en &ccedil;ok kabul g&ouml;ren tarihleri g&ouml;zeterek derlenmiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;4. Ehli Beyt Hakkında inen ayetler sadece bunlar değild</span><span style="font-size: medium;">ir. Biz bunları sadece <strong>&ouml;rnek</strong><strong> olsun diyerek koyduk. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;</span><span style="font-size: medium;">5. Hz. Muhammed bir Hadislerinde &ldquo;Ben İlim şehriyim, Ali onun kapısıdır. İlim isteyen kapısına gelsin&rdquo; buyurmuşlardır. Hz. Muhammed&rsquo;in bu Hadisini esas alan Ehli Beyt dostları bu vesile ile Hz. </span><span style="font-size: medium;">Ali&rsquo;den ilim &ouml;ğrenme &ccedil;abasına girmiş ve ondan &ccedil;ok &ouml;nemli bilgiler &ouml;ğrenmişlerdir. Bu bilgiler daha sonra kendi yakınlarına aktarılmıştır. Bu nedendir ki İslam dini ile ilgili en sağlıklı bilgiler Ehli Beyt dostları tarafından belleklere yer edinmiş ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar aktarıla gelmiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;</span><span style="font-size: medium;">6. Biz bu kitapta Hz. Ali&rsquo;nin &ouml;zel hayatını, savaşlarını ve yaşanılan tarihsel s&uuml;reci işlemekten ziyade onun &ouml;zelliklerini ele almak istedik. Diğer boyutları &ccedil;ok sayıda kitaplarda yeterince işlenmektedir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;7. Hz. Ali ile ilgili de Kuran-i Kerim de <strong>bol miktarda</strong><strong> ayetler mevcuttur. </strong></span><span style="font-size: medium;">Biz o konuda da sadece bir ka&ccedil; tanesini yerleştirdik. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;8. Batı Avrupa kaynaklarında 16. Y&uuml;zyılda kaleme alınan bir yazıda Hz. </span><span style="font-size: medium;">Ali&rsquo;nin şehadet tarihi </span><span style="font-size: medium;"><strong>24 Ocak 661</strong><strong> tarihi verilmektedir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;9. Bu alıntı Hacı Bektaş </span><span style="font-size: medium;">Veli&rsquo;nin <strong>Makalat</strong></span><span style="font-size: medium;"> adlı eserinden alınmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">10. Bu alıntı da gene Hacı Bektaş Veli&rsquo;nin </span><span style="font-size: medium;"><strong>Makalat</strong></span><span style="font-size: medium;"> adlı eserinden alınmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">11. 4 Kapının G&uuml;zellikleri bir &ccedil;ok </span><span style="font-size: medium;"><strong>Alevi</strong><strong> ve Bektaşi</strong></span><span style="font-size: medium;"> kaynaklarından </span><span style="font-size: medium;"><strong>esinlenerek</strong></span><span style="font-size: medium;"> ve biraz da bizim yorum katmamız ile hazırlanmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>12. Z&uuml;lfik&acirc;r bir rivayete g&ouml;re Hz. </strong></span><span style="font-size: medium;">Muhammed tarafından &ndash;<strong>kendisinden sonra m&uuml;sl&uuml;manlar arasında kan d&ouml;k&uuml;lmemesi i&ccedil;in-</strong></span><span style="font-size: medium;"> Hz. </span><span style="font-size: medium;">Ali&rsquo;den alınıp bir denize veya deryaya atılmıştır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">13. Bazı </span><span style="font-size: medium;"><strong>S&uuml;nni</strong></span><span style="font-size: medium;"> kaynakları ise Hz. </span><span style="font-size: medium;">Muhammed&rsquo;in <strong>Veda</strong><strong> Hutbesinde s&ouml;ylediklerini &ldquo;Size 2 emanet bırakıyorum. Biri Kuran-i Kerim, diğeri de benim S&uuml;nnetimdir&rdquo; </strong></span><span style="font-size: medium;"> bi&ccedil;iminde a&ccedil;ıklarlar</span><span style="font-size: medium;"><strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">14. (el-Kunduzi &ldquo;Yenabi &uuml;l Mevedde&rdquo; <strong>Hutbet&uuml;l Beyan&rsquo;dan</strong><strong> s.404-405)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">15. Kaynak: (<strong>El-Kunduzi el- Hanefi</strong></span><span style="font-size: medium;"> &ldquo;Yenabi&rsquo;&uuml;l Mevedde&rdquo; s.69 / Kemaleddin el-Halebi eş-Şafii&rsquo;nin &ldquo;e</span><span style="font-size: medium;">d-Darr&rsquo;&uuml;l Manzum&rdquo;)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">16. Burada yaptığımız derlemeler muhakkak ki </span><span style="font-size: medium;"><strong>Hz. Ali</strong> gibi ulu bir deryayı tanıtmak i&ccedil;in yetersizdir. Biz sadece bir takım &ouml;rneklerle <strong>fikir vermek </strong><strong>istedik.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">17. &Uuml;nl&uuml;<strong> Hadis </strong><strong>derleyicisi Tirmızi.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">18. Aktaran: <strong>Rah-i Necat.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">19. Bazı kaynaklara </span><span style="font-size: medium;">g&ouml;re ise Hz. Ali&rsquo;nin kabri <strong>Afganistan</strong></span><span style="font-size: medium;">&rsquo;dadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">20. Menakıb-ı H&uuml;varezmi s.63-64; Enis Emir &ldquo;</span><span style="font-size: medium;"><strong>Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah</strong><strong>&rdquo; s.470-471)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">21. Bazı S&uuml;nni kaynakları bu s&ouml;ylemleri </span><span style="font-size: medium;"><strong>red</strong><strong> eder ve bu konuyu adeta bir tabu</strong></span><span style="font-size: medium;"> gibi g&ouml;rerek fazla irdelemezler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">22. Bu kita</span><span style="font-size: medium;">bın hazırlanmasında <strong>Sn. Dr. İsmail Engin&rsquo;in</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> Almanya&rsquo;da hazırlayıp sunduğu Tahtacılar (<span style="text-decoration: underline;">www.alewiten.com</span></strong> ve <span style="text-decoration: underline;">www.aleviyol.com</span> </span><span style="font-size: medium;">adlı internet sitelerinden, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">tahtacilar@yahoogroups.de</span> </strong> meil gurubundan, ayrıca bu guruba yazan Sn. <strong>Metin Golbol</strong><strong> (metogo74@hotmail.com)</strong></span><span style="font-size: medium;"> adlı dostumuzun ve bir &ccedil;ok değerli canlarımızın verilerinden, Sn. Dr. <strong>Ali Yaman&rsquo;ın</strong></span><span style="font-size: medium;"> <strong><span style="text-decoration: underline;">www.alevibektasi.org</span> </strong></span><span style="font-size: medium;">sitesinden bol miktarda yararlandık. Kendilerine bu vesile ile &ccedil;ok teşekk&uuml;rlerimi sunarım. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">23. S&ouml;z konusu 7 Ulu Ozan Alevilikte <strong>kutsal</strong><strong> kabul edilirler.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>24. Makalat, Hacı Bektaş Veli, Ayyıldız yayınları, s.42, 43.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>25. Makalat, Hacı Bektaş Veli, Ayyıldız yayınları s. 87.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>26. Başk&ouml;yl&uuml; Hasan Efendinin </strong></span><span style="font-size: medium;">bu resmi<strong> ger&ccedil;ek </strong><strong>bir resimdir. Hasan efendi olarak bilinen bu zat Erzincan ve &ccedil;evresindeki Alevilerin Dede</strong></span><span style="font-size: medium;"> geleneğinden gelmektedir</span><span style="font-size: medium;"><strong>. </strong>Erzincan / &Ccedil;ayırlı / Başk&ouml;y nahiyesindendir.Başk&ouml;y Erzincan&acute;a 145, </span><span style="font-size: medium;"><strong>&Ccedil;ayırlı</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> il&ccedil;esine yaklaşık 25 km. mesafededir Bu coğrafyanın Dede&acute;lerinin hepsinden daha tanınmış, saygınlığı, g&uuml;venirliliği ve otoritesi bu coğrafyanin &ouml;tesine taşmıştır.Hasan Efendi 1 Temmuz 1973</strong></span><span style="font-size: medium;"> tarihinde Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Doğumu Hicri 1312, Miladi 1894 / 95 yıllarıdır. Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml; tarihde yaşının 80 civarında olduğu g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Uzun sa&ccedil;lari ve sakalı vardi. Uzun yıllar HALKI AYDINLATMAK ve İKRARINI HATIRLATMAK i&ccedil;in y&ouml;rede ki t&uuml;m k&ouml;y ve kasabaları dolasmıştır. Kendisine g&uuml;venen ve inanan insanların ona verdiği para, eşya, giysi gibi sadakalari hemen yanıbaşında yoksul insanlara dağıtırdı. Kendisinin İmam Musa-i K&acirc;zım soyundan geldiği var sayılıyor. Mahmud Hayrani soyundan geldiği sanılan </span><span style="font-size: medium;"><strong>Seyyid Mevali</strong> evlatlarından, Seyyid Mustafa Dede&acute;nin torunu, </span><span style="font-size: medium;">İbrahim Dede</span><span style="font-size: medium;">&acute;nin oğludur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">27. Hz. Muhammed&rsquo;in, </span><span style="font-size: medium;"><strong>Hz. Ali hakında</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> s&ouml;ylediği s&ouml;zler elbette &ccedil;ok daha fazladır. </strong>Biz</span><span style="font-size: medium;"> bunları bir &ccedil;ok yerlerden derledik. Bazı s&ouml;zler bir birlerine &ccedil;ok </span><span style="font-size: medium;"><strong>bezemelerine</strong> rağmen onları </span><span style="font-size: medium;"><strong>olduğu gibi</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> aktarmaya &ccedil;alıştık.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>28. Hz. Ali efendimizin g&uuml;zel s&ouml;zleri &ccedil;ok fazla</strong></span><span style="font-size: medium;"> olmasına rağmen, onların </span><span style="font-size: medium;"><strong> Hutbe</strong><strong> ve mektuplarda</strong></span><span style="font-size: medium;"> olanlarla kendilerini ilgilendiren b</span><span style="font-size: medium;">&ouml;l&uuml;mlerini bu b&ouml;l&uuml;me almadık.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>29. Hz. Ali efendimizin bu b&ouml;l&uuml;mde derlenen s&ouml;zleri genellikle daha uzun</strong></span><span style="font-size: medium;"> olanları veya </span><span style="font-size: medium;"><strong>belli</strong><strong> bir konuya</strong></span><span style="font-size: medium;"> y&ouml;nelik olanlardır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>30. Rıza Şehri kavramı </strong></span><span style="font-size: medium;">Alevilikte</span><span style="font-size: medium;"><strong> bilin&ccedil; altına </strong></span><span style="font-size: medium;"><strong>son derece oturmuştur. </strong>Bu y&uuml;zden</span><span style="font-size: medium;">g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;ğe</span><span style="font-size: medium;">dayalı<strong>s&ouml;ylemlerde s&uuml;rekli &ldquo;Rızalık </strong></span><span style="font-size: medium;">alma&rdquo;deyimi kullanılır</span><span style="font-size: medium;"><strong>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">31. Hz. Ali&rsquo;nin <strong>Hutbeleri</strong></span><span style="font-size: medium;"> ile ilgili bol sayıda kaynak bulunmaktadır. Bunların bir kısmını buraya alarak onun </span><span style="font-size: medium;"><strong>Halka y&ouml;nelik</strong></span><span style="font-size: medium;"> a&ccedil;ılımlarından &ouml;rnekler sunmak istedik.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">32. (el-Kunduzi &ldquo;Yenabi &uuml;l Mevedde&rdquo; <strong>Hutbet&uuml;l Beyan&rsquo;dan</strong><strong> s.404-405) </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">33. Kaynak<strong>: (</strong></span><span style="font-size: medium;">Şeyh&uuml;lislam</span><span style="font-size: medium;"><strong> el-Kunduzi el-Hanefi&rsquo;nin, Yenabi &uuml;l Mevedde </strong>kitabı<strong>. </strong></span><span style="font-size: medium;">İstanbul bas. Sayfa: 404-405-406) </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">34. Bu mektup her insanın ve her y&ouml;neticinin </span><span style="font-size: medium;"><strong>ev ve dairesinde</strong></span><span style="font-size: medium;"> asılması gereken olağan&uuml;st&uuml; bir mektuptur. </span><span style="font-size: medium;">Ve <strong>Nehc&uuml;l Belage</strong></span><span style="font-size: medium;"> adlı kitaptan derlenerek alınmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>35. Beyanname ile Hz. </strong></span><span style="font-size: medium;">Ali&rsquo;nin b&uuml;rokratlarına g&ouml;nderdiği <strong>Mektupları</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong>, okuduğu hutbeleri ve yaptığı s&ouml;zl&uuml; beyanları bir birleri ile kıyaslandığında</strong> Hz. Ali&rsquo;nin durumu daha iyi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">36. Hz. Ali&rsquo;nin <strong>adalete</strong></span><span style="font-size: medium;">verdiği &ouml;nem o kadar hassastır ki, kendisini şehit eden <strong>İbni M&uuml;lcem</strong></span><span style="font-size: medium;"> isimli katili i&ccedil;in bile &ldquo;</span><span style="font-size: medium;"><strong>O bana bir defa vurdu, şayet &ouml;l&uuml;rsem siz de ona bir defa vuracaksınız. Ona ayrıca işkence etmek yok. Şayet hayatta kalırsam onun cezasını kendim veririm</strong></span><span style="font-size: medium;">&rdquo; diyecek kadar adildir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">37. Mevl&acirc;na&rsquo;nın Hz. Ali konusunda ki bu beyanları, diğer Anadolu Evliyaları gibi onun da <strong>Hz. Ali&rsquo;ye g&ouml;n&uuml;lden bağlı bir Evliya</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> olduğunu g&ouml;stermektedir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">38. Hz. Ali&rsquo;nin ne kadar b&uuml;y&uuml;k alim olduğunu </span><span style="font-size: medium;"><strong>Kuran</strong><strong> ayetleri, Hadisler</strong></span><span style="font-size: medium;">, onun b&uuml;rokratalrına g&ouml;nderdiği <strong>Mektupları</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong>, okuduğu Hutbeleri</strong></span><span style="font-size: medium;"> ve onu şahsen tanıyan diğer alim ve din &ouml;nderlerinin <strong>değerlendirmelerini</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> bir araya getirerek değerlendirirsek daha kapsamlı tanıma olanağımız olur.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">39. Kaynak: </span><span style="font-size: medium;"><strong>İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan </strong></span><span style="font-size: medium;">aktaran<strong> Muhammed bin M&uuml;slim.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">40. Bu s&ouml;z&uuml; Hz. Ali, </span><span style="font-size: medium;"><strong>kendisi hakkında</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> beyan etmiştir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>41. Misb&acirc;h &uuml;l Hid&acirc;ye, S.142.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>42. el-Meclisi &ldquo;Bihar&rsquo;&uuml;l Envar</strong></span><span style="font-size: medium;">&rdquo; kitabı, C.26, S.2,3,4.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">43. El-Kunduzi el-Hanefi &ldquo;<strong>Yenabi&rsquo;&uuml;l Mevedde</strong></span><span style="font-size: medium;">&rdquo; s.69, Kemaleddin el-Halebi eş-Şafii&rsquo;nin &ldquo;</span><span style="font-size: medium;"><strong>ed-Darr&rsquo;&uuml;l Manzum&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">44. Bir &ccedil;ok insan Hz. Ali&rsquo;yi </span><span style="font-size: medium;"><strong>yakından tanımadığı</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> i&ccedil;in, İslam &uuml;lkelerinin &ccedil;oğunda uygulanmakta olan mevcut İslama bakarak &ldquo;Hz. Ali bu İslam i&ccedil;in mi &ccedil;abaladı?&rdquo; gibi bir yanılgıya d&uuml;şmektedirler. Bu nedenle </strong></span><span style="font-size: medium;"><strong>&ldquo;D&uuml;nyada uygulanan mevcut İslam anlayışı ile Hz. Ali&rsquo;nin İslamiyet anlayışının farklılıklarını&rdquo;</strong> derleyerek sunmak ihtiyacı duyduk.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">45. Hz. Ali&rsquo;yi anlatan </span><span style="font-size: medium;"><strong>Ulu&rsquo;ların</strong></span><span style="font-size: medium;"> ve &ouml;nemli </span><span style="font-size: medium;"><strong>şahsiyetlerin</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> beyanları sadece bu kadar değildir. Biz sadece buraya &ccedil;ok az bir kısmını aktararak bir</strong> fikir vermeye</span><span style="font-size: medium;"> &ccedil;alıştık.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">46. Burada bu ayetin <strong>Hz.</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> Ali hakkında</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> indirildiği s&ouml;ylenmek isteniyor.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">47. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk, burada<strong> Hz. Ali&rsquo;yi </strong><strong>kast ediyor.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">48. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk, burada<strong> Ehl-i Beyti </strong><strong>kast ediyor.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">49. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n, <strong>Emevi</strong></span><span style="font-size: medium;"> devletini ağır bir dille eleştirmesi, </span><span style="font-size: medium;"><strong>Hz. Ali&rsquo;yi </strong></span><span style="font-size: medium;"> dolaylı</span><span style="font-size: medium;"> olarak <strong>takdir</strong></span><span style="font-size: medium;"> ettiği anlamına da gelebilir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">50. Aktaran &uuml;nl&uuml;<strong> Hadis </strong><strong>derleyicisi Tirmızi.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>51. Kaynak</strong></span><span style="font-size: medium;">: Esseyyid Abdulhakim Arvası, <strong>Rabita-i Şerife</strong></span><span style="font-size: medium;">, s. 94-96.)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">52. Hz. Ali aynı zamanda <strong>iyi bir şairdir</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong>. Ancak bu şiirlerin g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar kalanları az</strong></span><span style="font-size: medium;"> olduğu </span><span style="font-size: medium;">gibi, <strong>T&uuml;rk&ccedil;eye</strong></span><span style="font-size: medium;"> &ccedil;evrildiğinde şiirlerdeki uyarlanış, &ouml;zelliğini </span><span style="font-size: medium;"> <strong>&ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de</strong><strong> kaybeder.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">53. Pir Sultan Abdal&rsquo;ın <strong>şiir, deyiş, beyit ve d&uuml;vazlarının</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> neredeyse tamamına yakınında Ehli Beyt ve Hz. Ali sevgisi </strong></span><span style="font-size: medium;">işlenir, ona bağlılık ve sevgi vurgulanır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">54. Fuzuli&rsquo;de &ouml;yle derin ve i&ccedil;ten bir <strong>Ehli Beyt, Hz. Ali</strong></span><span style="font-size: medium;"> sevgisi vardır ki, belli bir d&ouml;nemden sonra &ouml;mr&uuml;n&uuml; Necef&rsquo;te </span><span style="font-size: medium;"><strong>Hz. Ali, ve Kerbel&acirc;&rsquo;da, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in t&uuml;rbelerinde hizmet ederek</strong><strong> ge&ccedil;irir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">55. Fuzuli Divanı, Abd&uuml;lbaki G&ouml;lpınarlı, İstanbul / İnkılap Kitapev</span><span style="font-size: medium;">i. s.15)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>56. Sivas / Divriği</strong></span><span style="font-size: medium;"> / <strong>&Ouml;renik</strong><strong> k&ouml;y&uuml;nde 19. Y&uuml;zyılda</strong></span><span style="font-size: medium;"> yaşayan ve asıl adı <strong>İbrahim</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> olan, Halk M&uuml;ziğinde ismi Kul Himmet &Uuml;stadım ge&ccedil;en ozan ile Alevilerin 7 Ulu Ozanlarından olan Kul</strong> <strong>Himmet</strong></span><span style="font-size: medium;"> ayrı kişilerdir, karıştırmamak gerekir)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">57. Bu eser bir</span><span style="font-size: medium;"><strong> şiir </strong></span><span style="font-size: medium;">ol</span><span style="font-size: medium;">mayıp</span><span style="font-size: medium;"><strong> Alevi Cemlerinde </strong><strong>okunan bir d&uuml;vazdır. </strong></span><span style="font-size: medium;">Kaynağı</span><span style="font-size: medium;"><strong>Alevilerin 7 Ulu Ozanlarından </strong></span> <span style="font-size: medium;">biri olan<strong> Virani&rsquo;ye </strong><strong>ait olmakla birlikte bunu derleyen Nesimi &Ccedil;imen&rsquo;dir. </strong></span><span style="font-size: medium;"> Bu<strong>d&uuml;vaz &ccedil;ok uzundur. Biz sadece kısa</strong></span><span style="font-size: medium;"> bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; aktardık.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">58. Alevi <strong>Halk</strong><strong> Ozanı</strong></span><span style="font-size: medium;"> ve </span><span style="font-size: medium;"><strong> Şairlerinin</strong></span><span style="font-size: medium;"> nere</span><span style="font-size: medium;">deyse tamamı </span><span style="font-size: medium;"><strong>Ehli Beyt ve Hz. Ali</strong> &uuml;zerine şiirler okur, Beyitler &ccedil;alar, bağlamalarında onu dillendirirler. Onların hepsinden birer &ouml;rnek buraya almak </span><span style="font-size: medium;"><strong>yer a&ccedil;ısında</strong></span><span style="font-size: medium;"> <strong> m&uuml;mk&uuml;n değil. </strong>Sadece <strong>bir ka&ccedil; &ouml;rnek</strong></span><span style="font-size: medium;"> vererek, onların da g&ouml;n&uuml;llerinde <strong>Hz. Ali sevgisi olduğunu</strong></span><span style="font-size: medium;"> aktarmak istedil.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>59. Aşık Daimi Hayatı ve eserleri, Can yayınları, İstanbul, Hazırlayan kızı Yadig&acirc;r Aydın Orhan</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>60. Haydar </strong></span><span style="font-size: medium;">adı, Alevi inancında </span><span style="font-size: medium;"><strong>Hz. Ali&rsquo;nin</strong></span><span style="font-size: medium;"> bir ismi olduğundan bu deyişte kast edilen vurgu Hz. </span><span style="font-size: medium;">Ali&rsquo;dir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">61. Bu G&uuml;lbenki bize ulaştıran canımız isminin anılmasını istemediğini, şayet yazılacaksa </span><span style="font-size: medium;"><strong>Ali Budak</strong></span><span style="font-size: medium;"> olarak belirtmesini bizden rica etmiş. Biz de teşekk&uuml;r ederek dileğini yerine getirdik.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">62. Bu G&uuml;lbengi, Viyana Alevi K&uuml;lt&uuml;r Birliği Başkanı, Babamansur ocağından Dersim&rsquo;li <strong>Hasan Ayık</strong></span><span style="font-size: medium;"><strong> canımızdan bize ulaştırdılar. Ayrıca yanına &ldquo;O hangi D&uuml;vazdır ve o hangi duadır ki, Hz. Ali&rsquo;nin ismi i&ccedil;inde zikr edilmiyor. O Şahı Merdan&rsquo;ın bin bir t&uuml;rl&uuml; ismi var ve b&uuml;t&uuml;n D&uuml;vazlar da, b&uuml;t&uuml;n dualarda Hz. Ali&rsquo;nin ismi okunur&rdquo; s&ouml;z&uuml; eşliğinde bir D&uuml;vazdan şu d&ouml;rtl&uuml;ğ&uuml; eklemiş. &ldquo;Yer yok iken g&ouml;k yok iken, Kandilde nur idi Ali. Mimar olup bu cihanın, B&uuml;nyesini kurdu Ali.&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">63. Bu G&uuml;lbeng duasını Erzincan / &Ccedil;ayırlı il&ccedil;esi, eski adı Mırcıga, yeni adı ile Sınırtaş k&ouml;y&uuml;nden olan Kureyşan ocağından Seyyit İbrahim Aydemir aktardılar.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">64. Bu d&ouml;rtl&uuml;ğ&uuml; de bize Erzincan / &Ccedil;ayırlı il&ccedil;esi, eski adı ile Şefk&acirc;r, yeni adı ile Tosunlar k&ouml;y&uuml;nden Derviş Cemal ocağının gen&ccedil; Seyyitlerinden olan Taner (Murat) Yeşilbaş aktardılar.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">65. Burada ge&ccedil;en <strong>Lahmike lahmi</strong><strong> kelimesi Gadirhum&rsquo;da Hz. Muhamme</strong></span><span style="font-size: medium;">d&rsquo;in Hz. Ali i&ccedil;in hadisin i&ccedil;inden alınmış arap&ccedil;a bir kelimedir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;"><strong>Yararlanılan Kaynaklar: </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? MEDİNE VESİKASI: Toplum Tasarımında Bir Alevilik Belgesi. <strong><span style="text-decoration: underline;">İsmail Onarlı</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? BUYRUK Hakiki Din Yolu, Ayyıldıy Yayınları, <strong><span style="text-decoration: underline;">Bir Heyet Tarafından Hazırlanmıştır</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Bergama&rsquo;da Alevi Gelini ve İnan&ccedil;ları, İzmir, Teknik Kitap ve Mecmua Basımevi. 1957, <strong><span style="text-decoration: underline;">Osman Bayatlı</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Anadolu ve Balkanlarda Alevi Yerleşmesi Ocaklar-Dedeler-Soyağa&ccedil;ları, İstanbul, Alev Yayınları., (1992) <strong><span style="text-decoration: underline;">Nejat Birdoğan</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? </span><span style="font-size: medium;">Anadolu&rsquo;da Yaşayan Dergahlar, İstanbul. (2000) <strong><span style="text-decoration: underline;">Eraslan Doğanay</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Geleneksel Anadolu Aleviliği, Ankara, Ervak Yayınları. (1998) </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Piri Er</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Tarih Boyunca Alevilik, İstanbul, Varol Matbaası. (1954) </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Hasan Basri Erk</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? T&uuml;rkiye&rsquo;de Alevilik Bektaşilik, İstanbul. (1</span><span style="font-size: medium;">977) <strong><span style="text-decoration: underline;">Mehmet Er&ouml;z</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Yunus Emre ve Tasavvuf, İstanbul, Remzi Kitabevi. (1961) <strong><span style="text-decoration: underline;">Abd&uuml;lbaki G&ouml;lpınarlı,</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Alevilik Olayı, </span><span style="font-size: medium;"><strong>Cemal Şener, </strong></span><span style="font-size: medium;">Ant Yayınları, 1990 İstanbul</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Divriği Evliyaları, Sivas, Dilek Ofset Matbaacılık. (1997) </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Kutlu &Ouml;zen</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Alevilik İnan&ccedil; Edeb Erkan, 4.b., Ufuk Matbaası, İstanbul. (1995) </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Mehmet Yaman</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Alevilikte Cem, Ufuk Matbaası, İstanbul. 2001, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Mehmet Yaman</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? MAKALAT, Hacı Bektaş Veli, <strong><span style="text-decoration: underline;">Ayyıldız Yayınları</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Hanedanı Ehli Beyt neden Hor g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Can yayınları, 1993</span><span style="font-size: medium;"><span style="text-decoration: underline;">Ali Ağa Varlık</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Osmanlı da Alevi Ayaklanmaları, Ant Yayınları. 1992</span><span style="font-size: medium;"><strong> <span style="text-decoration: underline;">Baki &Ouml;z</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Anadolu&rsquo;nun Gizli K&uuml;lt&uuml;r&uuml; Alevilik, Berfin Yayınları, 1995</span><span style="font-size: medium;"><strong>, </strong></span><span style="font-size: medium;"><span style="text-decoration: underline;">Nejat Birdoğan</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Aleviler ne yapmalı, Y&ouml;n Yayıncılık, 1993, <strong><span style="text-decoration: underline;">Rıza Zelyut</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Değişen Koşullarda Alevilik, Doğan Kitap&ccedil;ılık A.Ş. Ant Yayınları, 1993, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Reh</span></strong></span><span style="font-size: medium;"><span style="text-decoration: underline;">a &Ccedil;amuroğlu</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Alevilerde Semah, Ant Yayınları, 1996, <strong><span style="text-decoration: underline;">İlhan Cem Erseven</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Tahtacılar, Ant Yayınları, 1998. <strong><span style="text-decoration: underline;">Dr. İsmail Engin</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Aleviliğin Sosyal M&uuml;cadelede Yeri, Pencere Yayınları, 1996, <strong><span style="text-decoration: underline;">Rıza Alg&uuml;l</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Kumru, Kenz&uuml;l- Mesaib, Can Yayınları, 2003. </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Adil Ali Atalay Vaktidoldu</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Ozanlar Ocağı, 1999, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Prof. Dr. Fuat Bozkurt</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Pir Sultan Abdal, De Yayınevi, 1977, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Memet Fuat</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? M&uuml;minlerin Emiri Hz. Ali. Zaman Yayınları No 7, 1978, <strong><span style="text-decoration: underline;">Abd&uuml;lbaki G&ouml;lpınarlı,</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Anadolu Erenleri ve Anma T&ouml;renleri, Can Yayınları No 195, 2003, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Arzu Kahraman</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Aşık Daimi Hayatı ve Eserleri, Can Yayınları No 111, İstanbul 1999, <strong><span style="text-decoration: underline;">Yadigar Aydın Orhan</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Ehli Beytin Mucizeleri, Can Yayınları, 2003. </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Adil Ali Atalay Vaktidoldu</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Kuran&rsquo;da Hikmet, Tarihte Hakikat, Kuran&rsquo;da Hikmet, İncil&rsquo;de Hakikat. Can Yayınları, 1990, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Halil &Ouml;ztoprak</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Hz. Ali&rsquo;nin Faziletnamesi, Can Yayınları No 15, Yemini, 2003, Hazırlayan </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Adil Ali Atalay Vaktidoldu.</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? İslam Tarihinde Ehli Beyt ve Eshab. Can Yayınları No 204, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Enis Emir</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Ehli Beyt Nesli, Seyyit Mahmud Hayrani ve Evlatları, 1993 Ufuk Matbaası. <strong><span style="text-decoration: underline;">Seyyit Hacı Mustafa Aklıbaşında</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Fuzuli Divanı, İnkılap Kitabevi, 1995,<strong><span style="text-decoration: underline;"> Abd&uuml;lbaki G&ouml;lpınarlı,</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Alevi İslam Yolu, Cem Vakfı Yayınları No 10,2004, </span><span style="font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;">D&ccedil;, Dr, H&uuml;seyin Bal</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? Saadete Ermişlerin Bah&ccedil;esi, Karacaahmet Sultan Yayınları No 3, 200</span><span style="font-size: medium;">0, <strong><span style="text-decoration: underline;">Fuzuli</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? <span style="text-decoration: underline;">tahtacilar@yahoogroups.de</span></span><span style="font-size: medium;"> İnternet Meil Zinciri, Moderat&ouml;r <strong><span style="text-decoration: underline;">Dr. İsmail Engin</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? <span style="text-decoration: underline;">www.aleviyol.com</span></span><span style="font-size: medium;"> İnrnet Sitesi, Moderat&ouml;r <strong><span style="text-decoration: underline;">Dr. İsmail Engin</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? www.alewiten.com/ İnrnet Sitesi, Moderat&ouml;r <strong><span style="text-decoration: underline;">Dr. İsmail Engin</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">? <span style="text-decoration: underline;">tahtacilar@yahoogroups.de</span> &uuml;yesi [metogo74@hotmail.com] <strong><span style="text-decoration: underline;">Metin Golbol</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&ndash;&ndash;&ndash;&ndash;oOo&ndash;&ndash;&ndash;&ndash;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">İLİM İLİM BİLMEKTİR</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">İLİM KENDİN BİLMEKTİR.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">SEN KENDİNİ BİLMEZSEN,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">YA NİCE OKUMAKTIR.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">OKUMAKTAN MANA NE,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">KİŞİ HAKKI BİLMEKTİR.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&Ccedil;&Uuml;N OKUDUN BİLEMEDİN,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">HA BİR KURU EMEKTİR. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: medium;">&nbsp;&nbsp;&nbsp; (Yunus Emre)</span></p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 12:10:51 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hicri-takvim-ile-ehli-beyt-ve-12-imam-cizelgesi-imamlarin-cizelgeleri_127.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>EHLİ BEYT KİMDİR?</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-ehli-beyt-kimdir_126.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 264px; height: 198px;" src="/uploads/articles/6874284d.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Ahir zaman Peygamberi, </span><strong style="font-family: Arial;">Hz. Muhammed Mustafa</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, hakka y&uuml;r&uuml;yeceğini anlayınca </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"><strong>23 Şubat 632</strong></span><span style="font-family: Arial;"> tarihinde </span><strong style="font-family: Arial;">Gadirhum</strong><span style="font-family: Arial;"> denilen bir alanda, rivayetlere g&ouml;re </span><strong style="font-family: Arial;">80 bini kişiyi</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">aşkın bir topluluğa, Deve semerlerinden bir mimber oluşturarak bunun &uuml;st&uuml;ne &ccedil;ıkıp tarihi </span><strong style="font-family: Arial;">Veda Hutbesini </strong><span style="font-family: Arial;">okudu. </span><strong style="font-family: Arial;">Hz. Muhammed Mustafa</strong><span style="font-family: Arial;">, &uuml;mmetine seslenerek </span><strong style="font-family: Arial;">2 emanet</strong><span style="font-family: Arial;"> tavsiye etti. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;1- Allahın kelamı Kuran-ı Kerim,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>2- Ehl-i Beyt&rsquo;i.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Hz. Muhammed</strong> ş&ouml;yle dedi. <strong>&ldquo;Kuran ve Ehl-i </strong>Beytimeipine<strong> sım sıkı sarılın. Kevser Havuzunda </strong>her iki<strong> emanet </strong>bir birinden ayrılmadan<strong> bana </strong>ulaşacaktır<strong>. Ehl-i Beyt&rsquo;im, Nuh&rsquo;un gemisi </strong> gibidir<strong>. </strong>Gemiye<strong> binenler </strong>kurtuldular<strong>, </strong>binmeyenler<strong> helak </strong>oldular&rdquo;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>(Ehl-i Beyt, </strong>Hz. Muhammed&rsquo;in ailesi demektir ve 1-<strong> Hz. Muhammed, 2- İmam Ali, 3- Ana Fatma, 4- İmam Hasan ve 5- İmam H&uuml;seyin olmak &uuml;zere toplam 5 kişidirler). </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kur&rsquo;an-ı Kerim d&uuml;ş&uuml;nce, kanun ve değerler kaynağıdır... Kur&rsquo;an, hayat programını d&uuml;zenlemek ve hayat kanunlarını belirlemek &uuml;zere inen ilah&icirc; vahiy ve s&ouml;zlerdir...</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-weight: bold;">Kur&rsquo;an-ı Kerim&rsquo;de,</span>Ehl-i Beyt&rsquo;denbahsedilirken<strong> iki &uuml;slup </strong>kullanılmıştır:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">1- Onlara <strong>&ouml;zel bir unvan</strong> vererek onlardan bahsetmiştir. <strong>Tathir </strong>Ayeti&rsquo;nde &ldquo;<strong>Ehl-i Beyt</strong>&rdquo; olarak, <strong>Meveddet</strong> Ayeti&rsquo;nde de &ldquo;<strong>Kurba</strong>&rdquo; (Peygamber&rsquo;in yakınları) olarak onlardan s&ouml;z edilmesini buna &ouml;rnek olarak verebiliriz. Bu konuda bir&ccedil;ok ayet nazil olmuş ve S&uuml;nnet-i Nebev&icirc; o ayetleri a&ccedil;ıklamıştır; m&uuml;fessirler ve raviler de, onları kendi hadis ve tefsir kitaplarında nakletmişlerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">2- Onlarla ilgili <strong>olaylar ve vakıaları kaydetmiş, onların fazilet ve makamlarını anlatmış, onları &ouml;vm&uuml;ş ve &uuml;mmeti onlara y&ouml;neltmek istemiştir. Bu konularda bir&ccedil;ok ayet inmiştir. Bu ayetlerin bazılarında, M&uuml;bahele Ayeti (&Acirc;l-i İmran, 61) ve İt&rsquo;am Ayeti&rsquo;nde (İnsan, 8)</strong> olduğu gibi, <strong>Ehl-i Beyt</strong>&rsquo;den <strong> toplu olarak</strong> s&ouml;z edilmiş, bazılarında ise Ehl-i Beyt<strong>&rsquo;in bazı fertlerinden</strong><strong> bahsedilmiştir. &Ouml;rneğin; Maide S&ucirc;resi&rsquo;nin 55.</strong> ayeti olan ve <strong> &ldquo;Vel&acirc;yet Ayeti</strong>&rdquo; diye adlandırılan, &ldquo;<strong>Sizin veliniz, yalnız Allah, O&rsquo;nun Peygamberi ve iman eden,</strong> ibadet eden ve r&uuml;k&ucirc; halinde zek&acirc;t verenlerdir.&rdquo; ayetinde Hz. Ali&rsquo;den bahsedilmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;<strong>Ehl-i Beyt Hakkında Nazil Olan Ayetler</strong><sup>(4) </sup></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>1- Tathir Ayeti</strong><sup>(5)</sup></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Allah, yalnızca siz <strong>Ehl-i Beyt&rsquo;ten</strong> her &ccedil;eşit <strong>pislik</strong> ve <strong>k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; giderip sizi tertemiz kılmak ister&rdquo; (Ahzab: 33)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir&ccedil;ok tefsir ve Hadis kitaplarında bu ayet-i kerimedeki &ldquo;<strong>Ehl-i Beyt</strong>&rdquo;ten maksadın, Peygamber&rsquo;in Ehl-i Beyti ve onların da, <strong>&ldquo;Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. H&uuml;seyin</strong><strong>&rdquo; olduğu a&ccedil;ıklanmıştır.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Suyut&icirc;, ed-D&uuml;rr&rsquo;&uuml;l-Mensur</strong> adlı tefsirinde, <strong>Taberan&icirc;&rsquo;nin, &Uuml;mm&uuml; Seleme&rsquo;den</strong> ş&ouml;yle tarif ettiğini bildiriyor: &ldquo;Peygamber, kızı <strong>Fatıma&rsquo;ya</strong><strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Kocanı ve &ccedil;ocuklarını benim yanıma getir</strong>.&rdquo; O da gidip onları getirdiğinde, Peygamber, <strong>Fedek&rsquo;ten</strong> getirilmiş olan abasını onların &uuml;zerine attı ve m&uuml;barek ellerini onların &uuml;zerine koyup ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Allah&rsquo;ım, bunlar Muhammed&rsquo;in ailesi ve soyudur, kendi rahmet ve bereketlerini Muhammed&rsquo;in ehli ve soyunun &uuml;zerine indir; nasıl ki İbrahim&rsquo;in soyuna indirdin. Ş&uuml;phesiz ki sen, &ouml;v&uuml;lensin, y&uuml;cesin</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&Uuml;mm&uuml; Seleme:</strong> <strong>&ldquo;</strong>Ben de <strong>abanın altına </strong>girmek ve<strong> onlara katılmak istedim ve bunun i&ccedil;in abanın bir ucunu kaldırdım. Peygamber abayı benim elimden </strong>&ccedil;ekti ve abanın altına girmeme<strong> m&uuml;saade </strong>etmedi ve ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Sen <strong> hayır </strong>ve<strong> saadet </strong>&uuml;zeresin&rdquo;. Demektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Peygamber&rsquo;in eşi <strong>&Uuml;mm&uuml; Seleme&rsquo;den</strong> nakledilen diğer bir hadiste de ş&ouml;yle ge&ccedil;er: &ldquo;Peygamber, <strong>&Uuml;mm&uuml;</strong> <strong>Seleme&rsquo;nin</strong> evinde bir yatakta yatmıştı ve &uuml;zerine de bir <strong>Hayber</strong> abası &ouml;rtm&uuml;şt&uuml;. O sırada Fatıma biraz yemek getirdi. Peygamber buyurdu: &ldquo;(Ey Fatıma!) <strong>Kocanı ve &ccedil;ocukların Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;i benim yanıma &ccedil;ağır.&rdquo;</strong> O da onları &ccedil;ağırdı. Yemeği yedikleri sırada Peygamber&rsquo;e şu ayet nazil oldu:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;<strong>Allah, yalnızca siz Ehl-i Beyt&rsquo;ten her &ccedil;eşit pislik ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; giderip sizi tertemiz kılmak ister</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Peygamber &uuml;zerindeki abanın fazlasını onların (Ali, Fatıma, Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;in) &uuml;zerine &ouml;rtt&uuml;, daha sonra elini abadan &ccedil;ıkarıp g&ouml;ğe kaldırarak ş&ouml;yle dua etti:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;<strong>Allah&rsquo;ım, bunlar benim Ehl-i Beytim ve bana ait olan kimselerdir; &ouml;yleyse her t&uuml;rl&uuml; pisliği ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; onlardan gider ve onları tertemiz kıl </strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Hz</strong>. <strong>Peygamber</strong>, bu s&ouml;z&uuml; &uuml;&ccedil; defa tekrarladı. <strong>&Uuml;mm&uuml; Seleme</strong> diyor: &ldquo;Bende başımı o &ouml;rt&uuml;n&uuml;n altına soktum ve dedim: &ldquo;Ya Resulullah! Ben de sizinle miyim?&rdquo; Peygamber iki defa buyurdu: &ldquo; <strong>Sen hayır ve saadet &uuml;zeresin</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Hz</strong>. <strong>Peygamber</strong>, devamlı olarak bu ayetin manasını &uuml;mmetine a&ccedil;ıklıyor ve bu ayette a&ccedil;ıklanan nur ve hidayetten ayrı d&uuml;şmemeleri i&ccedil;in s&uuml;rekli olarak onların dikkatini bu ayete &ccedil;ekiyordu. &Ouml;rnek olarak şu hadis-i şerifi zikredebiliriz:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Hz</strong>. <strong>Muhammed</strong> buyuruyor ki:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Bu ayet <strong>(Tathir Ayeti)</strong> beş kişinin hakkında nazil olmuştur: <strong>Ben, Ali, Fatıma, Hasan, ve H&uuml;seyin</strong>&rdquo;. Bu ayetin tefsirinde, <strong> Ehl-i Beyt&rsquo;den</strong> maksadın kimler olduğu hakkında <strong>Aişe</strong><strong>&rsquo;den ş&ouml;yle bir rivayet eder. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Bir g&uuml;n Peygamber &uuml;zerinde siyah y&uuml;nden dokunmuş nakışlı bir kumaş olduğu halde dışarı &ccedil;ıktı. O sırada <strong>Hasan bin Ali</strong> geldi, Peygamber onu o kumaşın altına aldı; sonra <strong>H&uuml;seyin</strong> geldi, Peygamber onu da o kumaşın altına aldı; sonra <strong>Fatıma</strong> <strong> geldi, Peygamber onu da o kumaşın altına aldı; daha sonra da Ali</strong> geldi, geldi, <strong>Peygamber</strong> onu da o kumaşın altına aldı ve şu ayeti okudu<strong>: &ldquo;</strong>Allah, yalnızca siz<strong> Ehl-i Beyt&rsquo;ten </strong>her&ccedil;eşit<strong> pislik </strong>ve<strong> k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; </strong>gideripsizi<strong> tertemiz </strong>kılmak ister.&rdquo;<strong> (Ahzab: 33)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kur&rsquo;an-ı Kerim, Ehl-i Beyt&rsquo;den bahs ederken onların her t&uuml;rl&uuml; fenalıktan p&acirc;k ve temiz olduklarını belirtmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Peygamber, sabahları <strong>Hz. Ali ve Hz. Fatıma&rsquo;nın</strong> kapısına gelerek onları &ldquo; <strong>Ehl-i Beytim</strong>&rdquo; diye &ccedil;ağırıyor, b&ouml;ylece onların şahsiyetini &uuml;mmetine tanıtıp anlatarak, dikkatleri onlara &ccedil;ekmek ve Ehl-i Beyt&rsquo;e sevgi, itaat g&ouml;sterilmesini ama&ccedil;lıyordu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Sahabe&rsquo;den Taberan&icirc;, Ebu&rsquo;l-Hamra&rsquo;dan</strong> ş&ouml;yle rivayet ediyor: &ldquo;<strong>Altı ay</strong><strong> Peygamber&rsquo;in, Ali ve Fatıma&rsquo;nın kapısına gelip ş&ouml;yle dediğine şahit oldum: &ldquo;Allah, </strong>yalnızca siz<strong> Ehl-i Beyt&rsquo;ten </strong>her&ccedil;eşit<strong> pislik </strong>ve<strong> k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; </strong>gideripsizi<strong> tertemiz </strong>kılmak ister.&rdquo;<strong> (Ahzab: 33)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Fahr-i Raz&icirc;</strong> de bu Hadisi ş&ouml;yle naklediyor:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo; Resulullah, Hz. Ali ve Hz. Fatıma&rsquo;nın evine gelip; &ldquo;Ey<strong> Ehl-i Beyt! &ldquo;</strong>Allah, yalnızca siz Ehl-i Beyt&rsquo;ten her &ccedil;eşit<strong> pislik </strong>ve<strong> k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; </strong>gideripsizi<strong> tertemiz </strong>kılmakister<strong>.</strong>&rdquo; derdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&nbsp;2- Meveddet Ayeti </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;(<strong>Ey Peygamber</strong>! M&uuml;sl&uuml;manlara) De ki: Sizden tebliğime karşılık bir &uuml;cret istemiyorum; istediğim, ancak yakınlarıma (<strong>Ehl</strong>-i <strong>Beytime</strong> ) sevgidir.&rdquo; <strong>(Ş&ucirc;ra: 23)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Hz</strong>. <strong>Peygamber</strong>, bu ayetten kimlerin kastedildiğini ve sevgileri ve itaatleri farz olanların kimler olduğunu M&uuml;sl&uuml;manlara beyan etmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslam <strong>Hadis</strong> ve tarih yazarları bu ayetteki &ldquo;<strong>Kurba</strong>&rdquo; (Peygamber&rsquo;in yakınları) kelimesinden maksadın, <span style="font-weight: bold;">&ldquo;</span><span style="font-weight: bold;">Ali, Fatıma, Hasan ve H&uuml;seyin&rdquo; olduğunu nakletmişlerdir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">D&ouml;nemi yansıtan gelişmelere bakılırsa inanmayanlar kendi aralarında konuşurlarken &ldquo;Acaba <strong>Muhammed</strong>, yaptıklarından dolayı karşılık olarak bir şey isteyecek mi? <strong>&rdquo;</strong> diye konuşurlar. O zaman; &ldquo;De ki: Sizden <strong>tebliğime karşılık</strong><strong> bir &uuml;cret istemiyorum; istediğim, ancak yakınlarıma (Ehl-i Beytime</strong> ) sevgidir.&rdquo; <strong>(Ş&ucirc;ra: 23) </strong>ayeti nazil olur.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&ldquo;Meveddet</strong> ayeti nazil olduğunuda &ldquo;Ya Resulullah<strong>! Sevgi ve muhabbetleri </strong>bize farz olan yakınların kimlerdir<strong>?&rdquo;</strong> diye sordular. Resulullah: &ldquo;<strong>Onlar Ali, Fatıma ve onların iki evladıdır.</strong>&rdquo; Diye buyurdular.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Peygamber, kızı <strong>Hz. Fatıma&rsquo;yı</strong><strong> &ccedil;ok seviyor ve ş&ouml;yle buyuruyorlar:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;<strong>Fatıma </strong>benim<strong> v&uuml;cudumun </strong>bir par&ccedil;asıdır; onu inciten, rahatsız eden<strong> beni </strong>incitiprahatsız etmiştir<strong>.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslam kaynaklarına g&ouml;re ve yaşanılan <strong>Aleviliğe</strong><strong> yansımasına bakılırsa, Hz. Muhammed&rsquo;in</strong>, <strong>Hz. Ali, Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;i</strong> &ccedil;ok sevdiği g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ehli Beyte inanan, aradığı <strong>&ccedil;oğu erdemi</strong><strong> onlarda bulan ve dolayısı ile sonsuz sevgi duyan Peygamber&rsquo;in &uuml;mmeti</strong> de onları sever ve y&uuml;reğinde hisseder. Kur&rsquo;an-ı Kerim de buyurulur: &ldquo;(<strong>Ey Peygamber</strong>! M&uuml;sl&uuml;manlara) De ki: Eğer <strong> Allah&rsquo;ı</strong><strong> seviyorsanız, bana uyun ki Allah da siz sevsin.&rdquo; (&Acirc;l-i İmran: 31</strong>)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;... Ve ona (Peygamber&rsquo;e) <strong>uyun</strong> ki doğru yolu bulmuş olasınız.&rdquo; <strong>(A&rsquo;raf: 158</strong>)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Onun (Peygamber&rsquo;in) emrine <strong>aykırı hareket edenler, Allah&rsquo;ın azabından sakınsınlar.&rdquo; (Nur: 63)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;(Ey M&uuml;sl&uuml;manlar!) Andolsun ki, Allah&rsquo;ın Resul&uuml;&rsquo;nde sizin i&ccedil;in uyulacak <strong>g&uuml;zel</strong> bir &ouml;rnek var. (O, sizin i&ccedil;in en g&uuml;zel &ouml;rnektir) &ldquo;. <strong>(Ahzab: 21)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Peygamber&rsquo;in, <strong>Hz Ali, Fatıma, Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;i sevdiği ve onlara &ouml;nem verdiği i&ccedil;in, M&uuml;sl&uuml;manların da Peygamberine uyarak</strong> onları sevmesinin, onlara <strong>&ouml;nem</strong> vermesinin Allahın emir olduğu da b&ouml;ylelikle anlaşılır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ehl-i Beyte dua edip <strong>sal&acirc;vat</strong> g&ouml;ndermek, b&uuml;y&uuml;k bir makama sahip olan <strong>Ehl-i Beyt&rsquo;i</strong> anmak ayrıca b&uuml;y&uuml;k bir ibadettir..</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>İmam Şafi&icirc; bir şiirinde ş&ouml;yle diyor:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Ey yolcu<strong>! Mina </strong>kumluğunda<strong> biraz dur; </strong>seher vakti hacılarMina&rsquo;ya<strong> akın </strong>yaptıklarında<strong>, </strong>b&uuml;y&uuml;k<strong> bir ırmak gibi coşup gittiklerinde, Hif&rsquo;in </strong>sakinlerine ve ayaktakilere seslen; onlara de ki:EğerMuhemmed&rsquo;in<strong> Ehl-i Beyti&rsquo;ni sevmek rafizilik ise (</strong>dini terketmkse<strong>), </strong> &ouml;yleyse<strong> b&uuml;t&uuml;n insanlar </strong>vecinler<strong> tanık </strong>olsunlar<strong>, </strong>ben<strong> rafiziyim.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İbn-i Abbas adlı Sahabe&rsquo;ninrivayet ettiği hadiste: &ldquo;Meveddet Ayeti nazil olduğunda M&uuml;sl&uuml;manlar Resulullah&rsquo;a: &ldquo;<strong> Muhabbeti ve sevgisi bize farz olan akrabaların kimlerdir ya Resulullah?</strong>&rdquo; diye sordular. Resulullah, &ldquo;<strong>Ali, Fatıma ve onların iki evladıdır</strong> .&rdquo; diye buyurdular.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Peygamberin &uuml;mmetine: &ldquo;Ben sizden peygamberlik ve <strong>Allah&rsquo;ın ahk&acirc;mını tebliğ etme yolunda &ccedil;ektiğim zahmetler</strong> ve zorluklara karşılık <strong>Ehl-i Beytimi ve yakınlarımı</strong><strong> sevmekten başka bir şey istemiyorum.</strong>&rdquo; Hadisinin, ger&ccedil;ekte, &uuml;mmetin <strong>takip</strong> edeceği yolu &ouml;ğrenmekte kime başvuracaklarını g&ouml;stermektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&nbsp;3- M&uuml;bahele Ayeti</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;(Ey Peygamber!) Sana gelen bilgiden sonra, kim seninle bu hususta tartışacak olursa, de ki: Gelin, &ccedil;ocuklarımızı ve <strong> &ccedil;ocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı</strong>, kendimizi ve kendinizi &ccedil;ağıralım, sonra Allah&rsquo;ın l&acirc;netini yalancıların &uuml;zerine kılalım.&rdquo; <strong> (&Acirc;l-i İmran: 61)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İsl&acirc;m tarihinde &ldquo;<strong>M&uuml;bahele</strong>&rdquo; olarak rivayet edilen &ccedil;ok &ouml;nemli bir olaya g&ouml;re: &ldquo;Hıristiyan olan <strong>Necran</strong> kabilesinden bir heyet, Hz. Muhammed&rsquo;in yanına gelip onun peygamberliği hakkında bahsedip delil isteyince, Allah bu ayeti g&ouml;ndererek Hz. Muhammed&rsquo;e; <strong>Hz. Ali, Fatıma, Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;i</strong><strong> yanına alıp &ccedil;&ouml;le</strong> &ccedil;ıkmasını, Hristiyanlara da kendi <strong>hanım</strong> ve <strong>&ccedil;ocuklarıyla birlikte &ccedil;&ouml;le &ccedil;ıkmalarını, sonra da Allah&rsquo;tan yalancıların &uuml;zerine l&acirc;net</strong> <strong>ve</strong> <strong>cezasını</strong> indirmesi i&ccedil;in dua etmeleri emredilir.&rdquo;</p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT">Zemahşer&icirc;, Keşşaf adlı tefsirinde ş&ouml;yle yazar:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Hz. Peygamber, <strong>Necran</strong> Hıristiyanlarını m&uuml;bahele etmeye &ccedil;ağırdığı zaman dediler ki: &ldquo;<strong>M&uuml;saade</strong> edin, d&ouml;n&uuml;p bu konuda biraz d&uuml;ş&uuml;nelim. Kendi aralarında toplanıp konuştukları zaman, fikir sahipleri olan (<strong>Necran</strong> papazı) <strong>Akıb&rsquo;e</strong> d&ouml;nerek: &ldquo; <strong>Ey Mesih&rsquo;in kulu! Senin g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n nedir?&rdquo; diye sordular. O da ş&ouml;yle dedi: &ldquo;Ey Hıristiyan Cemaati</strong> ! And olsun Allah&rsquo;a ki, siz <strong>Muhammed&rsquo;in</strong> Allah tarafından g&ouml;nderilen bir <strong>peygamber</strong> olduğunu ve O&rsquo;ndan <strong>hak bir kitap</strong> getirmiş olduğunu biliyorsunuz. Allah&rsquo;a andolsun ki, Peygamberi ile <strong>m&uuml;bahele</strong> eden hi&ccedil;bir &uuml;mmetin b&uuml;y&uuml;kleri diri kalmamış ve k&uuml;&ccedil;&uuml;kleri de b&uuml;y&uuml;memiştir. Eğer onunla m&uuml;bahele ederseniz, ger&ccedil;ekten hepimiz hel&acirc;k oluruz. Bununla beraber yine de kendi dininizin &uuml;zerinde kalmak isterseniz, bu şahısla (Muhammed&rsquo;le) <strong>vedalaşın</strong><strong> ve kendi diyarınıza d&ouml;n&uuml;n.&rdquo; </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu arada Hz. Peygamber, <strong>Hz. H&uuml;seyin&rsquo;i</strong> kucağına almış, <strong>Hz. Hasan&rsquo;ın</strong> elinden tutmuş, peşi sıra <strong>Hz. Fatıma</strong> ve onun peşi sıra da <strong>Hz. Ali</strong> olduğu halde geldi ve: &ldquo;<strong>Ben dua ettiğim zaman siz de amin deyin</strong>.&rdquo; diye buyurdular.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Necran</strong> papazı bu manzarayı g&ouml;r&uuml;nce, Hıristiyanlara d&ouml;nerek ş&ouml;yle dedi:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;<strong>Ey Hıristiyan topluluğu</strong>! Ben &ouml;yle simalar g&ouml;r&uuml;yorum ki, <strong>Allah</strong> bir dağı onların h&uuml;rmetine yerinden koparmak istese, koparır. Onlarla <strong>m&uuml;bahele</strong> etmeyin. Eğer m&uuml;bahele ederseniz, hel&acirc;k olursunuz ve kıyamet g&uuml;n&uuml;ne kadar yery&uuml;z&uuml;nde bir <strong>Hıristiyan</strong> kalmaz&rdquo;. Bunun &uuml;zerine <strong>Hristiyanlar </strong>, Hz. Peygamber&rsquo;e dediler ki: &ldquo;<strong>Ey Ebe&rsquo;l-Kasım</strong>! Biz seninle <strong>m&uuml;bahele</strong> etmemeye karar verdik; sen <strong>kendi dininde</strong> kal, biz de <strong> kendi dinimizde</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Peygamber&rsquo; de ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Eğer <strong>m&uuml;bahele</strong> etmiyorsanız, &ouml;yleyse <strong>İsl&acirc;m</strong> dinini kabul edin ve <strong>M&uuml;sl&uuml;man</strong> olun ki, M&uuml;sl&uuml;manların <strong>menfaat</strong> ve <strong>zararlarına</strong> ortak olasınız&rdquo;. Hıristiyanlar bunu kabul etmeyince, Peygamber ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;<strong>&Ouml;yleyse</strong> <strong>sizinle</strong> <strong>savaşacağım</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Onlar ş&ouml;yle dediler:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Bizim Arap milleti ile savaşmaya <strong>g&uuml;c&uuml;m&uuml;z</strong> yoktur. Fakat seninle bir <strong>anlaşma yapmaya hazırız. Eğer bizimle savaşmaz, bizi ko </strong>rkutmaz ve bizi kendi <strong>dinimizden</strong> d&ouml;nd&uuml;rmezseniz, her yıl size <strong>iki bin</strong> tane elbise veririz. Bunların yarısını safer ayında ve yarısını da recep ayında veririz. Bundan başka, bir de demirden dokunan <strong>otuz adet zırh</strong> veririz&rdquo;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Peygamber&rsquo;de buna razı oldu ve daha sonra ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Canım elinde olan <strong>Allah&rsquo;a</strong> andolsun ki, <strong>Necran</strong> ehlinin hel&acirc;k olma vakti gelip &ccedil;atmıştı. Eğer onlar m&uuml;bahele etmiş olsalardı, ş&uuml;phesiz ki suret değişip maymun ve domuz olacaklardı ve bu sahra onlar i&ccedil;in ateşten bir cehenneme d&ouml;necekti. Hatta ağa&ccedil;ların &uuml;st&uuml;ndeki kuşlar da dahil olmak &uuml;zere <strong>Necran</strong> ehlinin hepsi hel&acirc;k olacaktı ve bir yıl bile ge&ccedil;meden b&uuml;t&uuml;n Hıristiyanlar yok olup gideceklerdi.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Zemahşer&icirc;</strong>, bu olayı naklettikten sonra, <strong>M&uuml;bahele Ayetinin</strong> tefsiriyle ilgili olarak <strong> Ehl-i Beyt&rsquo;in</strong> b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; hakkında <strong>Aişe&rsquo;den</strong> rivayet ettiği bir hadis <strong>ile Ehl-i Beyt&rsquo;in makamını</strong><strong> a&ccedil;ıklıyor:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Allah-u Teala bu ayette, onları <strong>&lsquo;kendimiz&rsquo;</strong> diye tabir edilen kimseden de &ouml;nce zikretmiştir ki, onların Allah katındaki &ouml;zel makamlarını ve yakınlık derecelerini a&ccedil;ık&ccedil;a bildirsin. Bu ayet, <strong>&lsquo;Ashab-ı Kisa&rsquo;nın</strong><strong> fazilet ve &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne en b&uuml;y&uuml;k ve en g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir delildir&rdquo;. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Aynı zamanda bu olay, Hz. Resulullah&rsquo;ın <span style="font-weight: bold;">n&uuml;b&uuml;vvetinin</span>doğruluğuna da g&uuml;zel bir delildir. Zira ister dost olsun, ister <strong>d&uuml;şman</strong>, hi&ccedil;bir şahıs, Hıristiyanların, Hz. Peygamber&rsquo;in <strong>m&uuml;bahele</strong> isteğini kabul ettiklerini nakletmemiştir.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslam ile inanmayanların ordusunun karşı karşıya geldiği bu olayda sadece bunların &ouml;ne &ccedil;ıkması, onların hidayet &ouml;nderleri, &uuml;mmetin se&ccedil;kinleri, ileri gelenleri ve &uuml;mmet i&ccedil;inde duları geri d&ouml;nmeyen, s&ouml;zleri <strong>yalanlanmayan</strong> en temiz ve en <strong>kutsal kişiler</strong> olduklarını g&ouml;stermektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Fahr-i Raz&icirc;</strong>, Tefsir-i Kebir adlı eserinde <strong>Zemahşer&icirc;&rsquo;nin</strong> naklettiği rivayeti aynen nakletmiş ve s&ouml;z konusu ayetin tefsirinde <strong>Zemahşer&icirc;&rsquo;nin</strong> s&ouml;zlerine katılarak şunu da eklemiştir: &ldquo;Bil ki, bu hadisin<strong> doğru olduğuna </strong>tefsir ve hadis ehli<strong> ittifak ve icma </strong>etmişlerdir.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&nbsp;4- Sal&acirc;vat (Sal&acirc;t) Ayeti</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Ş&uuml;phe yok ki <strong>Allah ve melekleri</strong> Peygamber&rsquo;e sal&acirc;t (rahmet) ederler. Ey inananlar, siz de ona <strong>sal&acirc;t</strong> edin ve tam <strong>teslimiyetle</strong> ona sel&acirc;m verin.&rdquo; (<strong>Ahzap: 56</strong>)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kuranı Kerim, <strong>Ehl-i Beyt&rsquo;in</strong> pak ve tertemiz olduğunu, a&ccedil;ıklamıştır. Din Alimleri de Kur&rsquo;an ayetleri ve Hadislerden faydalanarak Ehl-i Beyt&rsquo;in kimler olduğunu isimleriyle belirlemiş, onların &ldquo; <strong>Hz. Muahmmed</strong>, <strong>Hz. Ali, Hz. Fatıma</strong>, Hz. Hasan, Hz. H&uuml;seyin&rdquo; olduklarını beyan atmişlerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Fahr-i Raz&icirc;</strong>, <strong>Tefsir-i Kebir&rsquo;inde</strong> adlı eserinde şu Hadisi naklediyor: &ldquo;Hz. Peygamber&rsquo;den: &ldquo;<strong>Ya Resulallah! </strong>Sanane şekilde<strong> sal&acirc;vat </strong>getirelim?&rdquo; diye soruldu. &lsquo;Peygamber, &ldquo;<strong>Bana ş&ouml;yle sal&acirc;vat getirin&rdquo; </strong> buyurdu: &ldquo;Allah&rsquo;ım, Muhammed&rsquo;e ve <strong>Muhammed&rsquo;in Ehl-i Beyti&rsquo;ne</strong> sal&acirc;t et, nasıl ki <strong> İbrahim&rsquo;e</strong><strong> ve İbrahim&rsquo;in Ehl-i Beyt&rsquo;ine</strong> sal&acirc;t ettin; Muhammed&rsquo;e ve Muhammed&rsquo;in Ehl-i Beyt&rsquo;ine <strong>bereket</strong> ver, nasıl ki İbrahim&rsquo;e ve İbrahim&rsquo;in Ehl-i Beyt&rsquo;ine bereket verdin. Ş&uuml;phesiz, sen beğenilmişsin, y&uuml;cesin.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Eğer. &ldquo;<strong>Allah ve melekleri</strong> Peygamber&rsquo;e sal&acirc;t ediyorlarsa, artık bizim sal&acirc;vat getirmemize ne gerek var?&rdquo; diye sorulursa, deriz ki: &ldquo;Hz. Peygamber&rsquo;e <strong>sal&acirc;vat</strong> getirmek, onun sal&acirc;vata ihtiyacı olduğu i&ccedil;in değildir. Yoksa Allah&rsquo;ın <strong>sal&acirc;tından</strong><strong> sonra meleklerin sal&acirc;vatına da ihtiyacı kalmazdı. Sal&acirc;vat </strong>, Peygamber&rsquo;e karşı bizden taraf bir <strong>tazim ve saygıdır</strong>. Bu vesile ile sevap kazanabiliyoruz. İşte bunun i&ccedil;indir ki, Hz. Peygamber buyuruyor: &ldquo;<strong>Kim bana bir defa sal&acirc;vat getirirse, Allah da ona on defa sal&acirc;t eder</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Suyut&icirc;</strong> de, <strong>ed-D&uuml;r&uuml;&rsquo;&uuml;l-Mensur</strong> adlı tefsirinde ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;<strong>Abdurrezzak</strong>, <strong>İbn-i Eb&icirc; Şeybe, Ahmed, Abd bin Hamid, Buhar&icirc;, M&uuml;slim, Ebu Davud, Tirmiz&icirc;, Nesa&icirc;, İbn-i Mace ve İbn-i Merd</strong>eveyh, Ka&rsquo;b bin Umre&rsquo;den ş&ouml;yle nakletmişlerdir: &ldquo;Bir g&uuml;n adamın biri, Hz. Peygamber&rsquo;e: &ldquo;<strong>Ya</strong> <strong>Resulallah! Sana sel&acirc;m vermenin usul&uuml;n&uuml; &ouml;ğrendik, bize sana sal&acirc;vat getirmenin şeklini de &ouml;ğretir misin</strong>?&rdquo; diye sordu. Hz. Peygamber buyurdular: &ldquo;De ki: <strong>Allah&rsquo;ım </strong>, <strong>Muhammed&rsquo;e</strong> ve Muhammed&rsquo;in <strong>Ehl-i Beyti&rsquo;ne</strong> sal&acirc;t (rahmet) et, nasıl ki İbrahim&rsquo;e ve İbrahim&rsquo;in soyuna sal&acirc;t ettin. Ger&ccedil;ekten sen &ouml;vg&uuml; ve izzet sahibisin.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Peygamber ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Cimri, benim ismim yanında anıldığı zaman, bana sal&acirc;vat getirmeyen kimsedir.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>5- İnsan (Dehr) S&ucirc;resi: 5-22)</strong></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>5.&nbsp; İyiler ise, k&acirc;f&ucirc;r katılmış bir kadehten (cennet şarabı) i&ccedil;erler.</li>
<li>6.&nbsp; (Bu,) Allah&rsquo;ın has kullarının <strong>i&ccedil;tikleri ve akıttık&ccedil;a</strong> <strong>akıttıkları bir pınardır.</strong></li>
<li>7.&nbsp; O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir g&uuml;nden korkarak verdikleri s&ouml;z&uuml; yerine getirirler.</li>
<li>8.&nbsp; Onlar, kendi canları &ccedil;ekmesine rağmen <strong>yemeği yoksula, yetime ve esire</strong> yedirirler.</li>
<li>9.&nbsp; &ldquo;Biz sizi <strong>Allah rızası</strong> i&ccedil;in doyuruyoruz; sizden <strong>ne bir karşılık ne de bir teşekk&uuml;r</strong> bekliyoruz.&rdquo;</li>
<li>10.&nbsp; &ldquo;Biz, &ccedil;etin ve bel&acirc;lı bir g&uuml;nde Rabbimizden korkarız&rdquo; (derler).</li>
<li>11.&nbsp; İşte bu y&uuml;zden Allah onları o g&uuml;n&uuml;n <strong>fenalığından esirger</strong><strong>; parlaklık, sevin&ccedil; verir. </strong></li>
<li>12.&nbsp; Sabretmelerine karşılık onlara <strong>cenneti</strong> ve ipekleri l&uuml;tfeder.</li>
<li>13.&nbsp; Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne <strong>yakıcı sıcak</strong> g&ouml;r&uuml;l&uuml;r orada, ne de <strong>dondurucu soğuk</strong>.</li>
<li>14.&nbsp; (Cennet ağa&ccedil;larının) g&ouml;lgeleri, &uuml;zerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.</li>
<li>15.&nbsp; Yanlarında g&uuml;m&uuml;şten kaplar ve bill&ucirc;r kupalar dolaştırılır.</li>
<li>16.&nbsp; G&uuml;m&uuml;şten &ouml;yle kadehler ki onları istedikleri &ouml;l&ccedil;&uuml;de tayin ve takdir etmişlerdir.</li>
<li>17.&nbsp; Onlara orada bir k&acirc;seden i&ccedil;irilir ki (bu şarabın) karışımında zencefil vardır.</li>
<li>18.&nbsp; (Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına <strong>Selseb&icirc;l</strong> denir.</li>
<li>19.&nbsp; O insanların etrafında &ouml;yle &ouml;l&uuml;ms&uuml;z gen&ccedil; ned&icirc;mler dolaşır ki, onları g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde, etrafa sa&ccedil;ılıp dağılmış inciler sanırsın.</li>
<li>20.&nbsp; Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir <strong>saltanat</strong> g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n.</li>
<li></li>
<li>Bu ayetlerde cennet ile m&uuml;jdelenen <strong>Ehl-i Beyt&rsquo;tir</strong>.</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Zemahşer&icirc;, bu ayetlerin tefsirinde ş</strong>&ouml;yle diyor:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&ldquo;İbn-i Abbas</strong> nakletmiştir: &ldquo;Bir g&uuml;n <strong>Hasan ve H&uuml;seyin</strong> hasta olmuşlardı. Hz. Peygamber ashaptan bir grup ile birlikte onları g&ouml;rmeye gittiler. Bu ziyaret esnasında: &ldquo;<strong>Ey</strong> <strong>Ebe&rsquo;l-Hasan</strong>, &ccedil;ocuklarının şifası i&ccedil;in bir adak ada&rdquo; buyurdular. <strong>Ali, Fatıma </strong>ve hizmet&ccedil;ileri <strong>Fizze</strong>, her &uuml;&ccedil;&uuml;, &ldquo;H<strong>asan ve H&uuml;seyin şifa bulurlarsa, &uuml;&ccedil; g&uuml;n oru&ccedil; tutacağız</strong>.&rdquo; diye nezrettiler. <strong>Hasan ve H&uuml;seyin</strong> şifa buldular. Fakat o g&uuml;nlerde evlerinde yiyecek herhangi bir şey yoktu. <strong>Ali, Şem&rsquo;un</strong> isimli bir <strong>Yahudiden</strong> &uuml;&ccedil; sa&rsquo; miktarında arpa <strong>bor&ccedil;</strong> aldı. Hz. Fatıma onun bir sa&rsquo;ını &ouml;ğ&uuml;t&uuml;p kendi sayılarınca beş adet <strong>ekmek</strong> pişirdi. Onları iftar vakti yemek i&ccedil;in &ouml;nlerine koydukları sırada, bir <strong>dilenci</strong> kapının &ouml;n&uuml;nde durup ş&ouml;yle seslendi: &ldquo; <strong>Sel&acirc;m olsun size Ey Muhammed&rsquo;in Ehl-i Beyt&rsquo;i! Ben bir fakirim; bana yiyecek verin, Allah size cennet sofralarından yedirsin</strong>.&rdquo; Bunun &uuml;zerine, hepsi fedak&acirc;rlık edip ekmeklerini dilenciye verdiler ve kendileri suyla iftar edip o geceyi &ouml;ylece sabahladılar. Ertesi g&uuml;n <strong>yine</strong> oru&ccedil; tuttular. Akşam vakti sofra başına oturup iftar edecekleri sırada, bu sefer bir <strong>yetim</strong> kapıya gelip yiyecek istedi. Onlar da ekmeklerini ona verdiler ve o g&uuml;n de a&ccedil; kaldılar. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;n iftar vakti bir <strong>esir</strong> gelip yiyecek istedi. Onlar da iftarlıklarını ona verdiler. Ertesi g&uuml;n <strong>Hz. Ali, Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;ın</strong> ellerinden tutup <strong>Hz</strong>. <strong>Peygamber</strong>&rsquo;in huzuruna geldiler. <strong>Hz. Peygamber,</strong> onları a&ccedil;lıktan titrer halde g&ouml;r&uuml;nce ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong> Sizi bu halde g&ouml;rmek bana &ccedil;ok ağır geliyor</strong>.&rdquo; Daha sonra onlarla beraber <strong>Fatıma&rsquo;ın</strong> evine geldiler. <strong>Hz. Peygamber</strong> kızı <strong>Fatıma&rsquo;ı</strong> mihrabında a&ccedil;lıktan karnı v&uuml;cuduna yapışmış ve g&ouml;zleri &ccedil;ukurlaşmış bir halde g&ouml;rd&uuml;. Bu manzara, Peygamber&rsquo;i &ccedil;ok &uuml;zd&uuml;. Bu sırada <strong>Cebrail</strong> nazil oldu ve: &ldquo;<strong>Ey Muhammed! Allah b&ouml;yle Ehl-i Beyt&rsquo;ten dolayı seni m&uuml;jdeliyor</strong> .&rdquo; dedi ve <strong>İnsan</strong> S&ucirc;resini Peygamber&rsquo;e okudu.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu ayetler, <strong>Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. </strong>Hasan ve Hz. H&uuml;seyin i&ccedil;in inmiş ve <strong>Cennetle</strong> <strong>m&uuml;jdelenenler </strong> olduğunu <strong>İslam</strong><strong> kaynakları ortaya koymakta, Hadislerle</strong> de aktarmaktadır.</p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 23:44:33 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-ehli-beyt-kimdir_126.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>İSLAM HUKUK (FIKIH) OKULLARI VE CAFERİ MAZHEBİ</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-islam-hukuk-fikih-okullari-ve-caferi-mazhebi_125.html</link>
   <description><![CDATA[<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Dr. İsmail Kaygusuz</span></strong></p>
<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/7d554e07.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">8.y&uuml;zyılın ortalarından 9.y&uuml;zyılın ilk yarısını sonunda Ortodoks İslam mezheplerininin Sunnilik adı altında kuruluşları tamamlanmış, yani d&ouml;rt S&uuml;nni İslam hukuk anlayışı ortaya &ccedil;ıkmış; artık&nbsp; bu d&ouml;rt farklı (şer&rsquo;i) hukuk anlayışlarını kurucularının inan&ccedil; ve g&ouml;r&uuml;şleri doğrultusunda geliştirip değişmez kurallara (dogmalar) bağlayacak olan din bilginlerinin (ulema)&nbsp; &ccedil;ıkışı d&ouml;nemi başlamıştır. Buna karşılık Ali ve Ehlibeyt yandaşlığı muhalefet olarak b&uuml;y&uuml;y&uuml;p gelişerek &ccedil;ok sayıda kollara ayrılmış erken Şiiliğin ılımlı kesimi y&ouml;netimle uzlaşma i&ccedil;ine girmiş. Ardından 9.y&uuml;zyılın sonlarından itibaren kendilerine İmamiye (Oniki İmamcı) demeye başlamışlardır.</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> İmamiye, y&uuml;zyıllar sonra&nbsp; sert bir ortodoks Şiiliğin temsilcisi Caferi mezhebine d&ouml;n&uuml;şecektir. İncelediğimiz konuyla i&ccedil;i&ccedil;eliği ve &ccedil;ok yakından ilişkisi dolayısıyla buna aşağıda geniş&ccedil;e değinilecektir. Ancak &ouml;nce S&uuml;nni İslam hukuk okullarını kısa birka&ccedil; paragraf i&ccedil;inde vemek yerinde olacak. Bu paragrafları Paris&rsquo;teki &ldquo;Arap D&uuml;nyası Enstit&uuml;s&uuml;&rdquo;n&uuml;n(l&rsquo;nstitut du Mode Arabe) web sitesinden (&ldquo;Les Ecoles juridiques de l&rsquo;Islam&rdquo;, </span>www.imarabe.org.com<span>) &ouml;zetledik.</span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT">1. S&uuml;nni İslam Hukuk (Fıkıh) Okullarına&nbsp; Kısa Bir Bakış</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;Kuran herşeyi kesin bir bi&ccedil;imde belirleyip &ccedil;&ouml;z&uuml;m g&ouml;stermediği i&ccedil;in ilk y&uuml;zyılların M&uuml;sl&uuml;manları, tamamlayıcı yasaları Muhammed&rsquo;in ve onun sahabilerinin uygulama &ouml;rnekleri i&ccedil;inde araştırdılar. Bundan başka, hukuk bilginleri Kuran&rsquo;ı ve hadisleri tamamlamak i&ccedil;in diğer bazı (adalet) ilkeleri soktular. Bir d&ouml;nemin bilginlerinin, verilen bir sorun &uuml;zerinde&nbsp; uzlaşması (icma), ortaklaşa &ccedil;ıkarsama (istislah), kişisel yorum (rey) ve karşılaştırmayla (kıyas) karara varmayı, bazıları tartışarak ya da aynı zamanda&nbsp; diğer bazıları (bir &ccedil;oğunu) reddetmesine rağmen, &ccedil;oğunlukla kullanıldılar.&nbsp; Muhammed, benzer bir dava, bir soruna karşı eğilimlerin &ccedil;oğalması hakkında ş&ouml;yle s&ouml;ylemişti: &ldquo;Benim topluluğum-&uuml;mmetim i&ccedil;inde fikirlerin&nbsp; ayrışması-farklılaşması, Esirgeyen-Bağışlayan Tanrının bir işaretidir.&rdquo; Fakat, onun hadislerinden bir başkası, tartışmaların ve kavgaların sonucunu da saptıyordu: &ldquo;Benim &uuml;mmetim asla bir yanlış &uuml;zerinde anlaşma yapamaz, karar veremez.&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Ouml;zellikle yargılama ve yargı y&ouml;ntemleri hedefinde d&ouml;rt yasa yapıcı ya&nbsp; da hukuk okulu g&uuml;&ccedil;lendi. Bu okullar adlarını kurucularından almaktadır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span>1. a&nbsp; Hanefi&nbsp; Hukuk Okulu</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bu okul, Abu Han&icirc;fa al Nu'man ibn S&acirc;bit&rsquo;in (&ouml;.767) &ouml;ğretisi sonucudur. Hanefi hukuku kişisel yargı ve zamana uygunluğuna ( o anın yararına) ve haklılığa g&ouml;re davada daha iyi bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m i&ccedil;in adım atmakta&nbsp; araştırmada ısrarlıdır. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde bu okul Arap olmayan &ccedil;ok sayıda &uuml;lkelerde (Hindistan, &Ccedil;in, T&uuml;rkiye, Balkanlar, Afganistan, Pakistan).&ouml;nde gelmektedir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span>1. b&nbsp; Maliki Okulu</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İmam M&acirc;lik ibn An&acirc;s&rsquo;ın (&ouml;. 795) &ouml;ğretisine dayanır. Bilginlerin uzlaşması ve anlaşmasına ilişkin araştırma yapmaya&nbsp; eğilimlidir. Kuzey Afrika &uuml;lkelerinde &ccedil;oğunluktadır</span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT">1. c&nbsp; Şafii Okulu</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İmam Muhammad ibn İdr&icirc;ss al-Sh&acirc;fi'inin (767-820) doktrinine dayanır. O hukuk kaynaklarının kullanılışını sistematize eder, kişisel fikri/g&ouml;r&uuml;ş&uuml; ve hangi d&ouml;nemin hukuk&ccedil;u bilgini olursa olsun onların&nbsp; uzlaşım g&uuml;c&uuml; ya da zorlamasına ayrıcalık tanımayı birbirinden ayırır. Bug&uuml;n bu okul G&uuml;ney Arabistan, Bahreyn,&nbsp; Malezya takımadaları, Doğu Afrika, Dağıstan ve Orta Asya&rsquo;nın bazı b&ouml;lgelerinde ge&ccedil;erli bir yaygınlaıktadır. Ama, Mısır, &Uuml;rd&uuml;n ve L&uuml;bnan&rsquo;da daima ayrıcalıklı bir durumdadır.</span></p>
<p align="LEFT"><strong><span>1. d&nbsp; Hanbeli Okulu</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ahmad ibn Hanbal (&ouml;. 855) &ouml;ğretisinden doğan bu okul akılcılığın ya da&nbsp; yeniliğin her bi&ccedil;imine karşı &ccedil;ıkar. Geleneksel (hadis) kaynaklarına geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml; &ouml;ğ&uuml;tler ve&nbsp; kuramsal teoloji ve batıni tasavvuf ilkelerine aynı d&uuml;şmanlığı g&ouml;sterir. Hanbeli hukuku &ouml;zellikle Arap yarımadasında temsil edilir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ortodoks g&ouml;r&uuml;ş noktasından bakan bu okullar,&nbsp; Kuran ve&nbsp; S&uuml;nnetin yorum ve inceleme &ccedil;alışmalarını (ictihatlarını) karşılaştırıp duraganlaştırır. Onların sistemlerinin tamamlanması sonunda&nbsp; bu &ccedil;alışmaların(ictihatların) artık kapılarının kesin olarak kapanmış olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. e Ve Diğerleri</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span>Bir sonuca&nbsp; v</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">armak i&ccedil;in bir beşinci hukuk okulunu zikretmek&nbsp; gerekiyor. Bu okul Şiiliğe aittir. Bu d&ouml;rt hukuk okulu, Abbasi y&ouml;netiminin ilk y&uuml;zyılı esnasında( i&ccedil;inde) İslamda birer mezheb olarak kurumlaştı. &Ouml;zetlersek:&nbsp; Muhammad İbn İdris as-Şafi'i&rsquo;nin (Şafii okulu), M&acirc;lik ibn Anas&rsquo;ın (Maliki okulu), uzlaşma (icma) ve kişisel karar (rey) temelinde kurdukları Medine okulu; kıyas, yani karşılaştırmalı h&uuml;k&uuml;m vermede ısrar eden Abu Hanifa&rsquo;nın (Hanefi okulu) İran okulu; taklid &uuml;zerinde ısrarlı İbn Hanbel tarafından Hanbeli okulu!. Aynı zamanda, i&ccedil;lerinde en &ouml;nemlisi Caferi ve Zeydi (hukuk okuları) olan pek&ccedil;ok Şii okulları da vardır. Aynı web sitesinde Şii İmamiye hukuk okulu hakkında da şu kısa bilgi ge&ccedil;ildikten sonra bir sonuca bağlanıyor: </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;İmamiye okulu İmam Cafer Sadık&rsquo;ın (&ouml;. 765) &ouml;ğretisinden doğdu. İslamda&nbsp; Caferilik beşinci okul olarak d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir. Bu Şii hukuk okulu da &ouml;ncekiler gibi yasal kaynakları (Kuran&rsquo;ı ve S&uuml;nneti, yani Peygamberin s&ouml;zleri ve&nbsp; eylemleri) tanıyor, fakat İmamların yorum yetkisi &uuml;zerinde ısrar ediyordu. İmamlarınki dışında, &ouml;nceki &ouml;rneklerin ve uzlaşmaların (icma) kullanılışını sınırlandırmakta.&nbsp; İmamiye okulu, İran, L&uuml;bnan, Afganistan ve eski Sovyetler Birliği&rsquo;nin bazı Cumhuriyetlerinde yerleşmiş durumdadır.&rdquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;İslam hukuk okulları konusunu bazı g&ouml;r&uuml;şlerle tamamlamak, sonlandırmak gerekirse:Bu okullar ya da&nbsp; mezhepler, dinin kendisi değildir. Bir &uuml;lkede&nbsp; aynı zamanda bir ka&ccedil;ı&nbsp; mevcut olabilir ve bir m&uuml;sl&uuml;manın birinden diğerine ge&ccedil;mesine&nbsp; hi&ccedil;birşey ters d&uuml;şmez. İlke olarak yoruma bırakılan yerde farklılık g&ouml;sterir. Şu halde, aynı hukusal sistemin merkezinde, aklın ve kişisel firkin &ouml;nemi &uuml;zerinde&nbsp; b&uuml;t&uuml;n bir alışkanlık dizisi&nbsp; (serisi) sağlanabilir. M&uuml;sl&uuml;man devletlerin &ccedil;ağdaş hukuku,&nbsp; pozitif d&uuml;zenlemelerle, bir veya bir&ccedil;ok okullardan &ouml;d&uuml;n&ccedil; alınmış anlaşma koşullarını birleştirir&nbsp;&nbsp; Buna karşılık, aynı zamanda Şeriatın katı uygulamasını zorunlu g&ouml;ren devletler şeri yorumlamaları eyleme&nbsp; ge&ccedil;irebiliyorlar.&rdquo;&nbsp; (</span>www.imarabe.org.com<span>)</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-weight: bold;">2. İmam Cafer Sadık ve</span> Caferi&nbsp; Mezhebi &Uuml;zerinde G&ouml;r&uuml;ş ve D&uuml;ş&uuml;nceler</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Ouml;nce şunu belirtmek gerekir: Yukarıda kısaca değinilen S&uuml;nni ve Şii fıkıh okullarına adları verilmiş İslam hukuk&ccedil;uları ve bilginlerinin hi&ccedil;biri kişisel olarak bir mezhep (Arap&ccedil;a zahab&rsquo;dan &ccedil;ekilen mezhep s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; &lsquo;tutulan-gidilen, izlenen yol; inan&ccedil; ve felsefede okul&rsquo; anlamındadır) kurma &ccedil;abasında bulunmamıştır. 8. y&uuml;zyılın ilk yarısından 9.y&uuml;zyılın ortalarına&nbsp; kadarki y&uuml;zyıllık d&ouml;nem i&ccedil;indeki halifelik y&ouml;netim &ccedil;evresi, askeri aristokrasilerin ve etkili b&uuml;y&uuml;k toprak sahiplerinin siyasal ve toplumsal&nbsp; &ccedil;ıkarları doğrultusunda mezhepler geliştirilip kurallara bağlanmıştır. Bu iktidar ve b&uuml;y&uuml;k &ccedil;ıkar g&uuml;&ccedil;leri değiştik&ccedil;e onların tuttukları mezhebin y&uuml;kselişi ve egemenliği sağlanmış. Bunların tuttuğu mezhebin yeni bilginleri yetişerek gelişmeleri tamamlamıştır. Ortodoks Şii İmamiye de aynı s&uuml;re&ccedil;lerden ge&ccedil;erek, &ouml;zellikle&nbsp; 9.y&uuml;zyılın ortalarından itibaren (b&uuml;y&uuml;k Şii vezirler, eyalet valileri, askeri komutanlar yetiştirip) iktidara ortaklık yapabildiği s&uuml;rece yetişen Şii bilginler aracılığıyla gelişmesini s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Ama asıl İmamiye&rsquo;yi mezhep olarak kurumlaştıran 10.y&uuml;zyılın başlarından itibaren g&uuml;&ccedil;l&uuml; Şii Nevbahti ailesi i&ccedil;inde yetişen bilginler oldu. Onların iktidara yakınlığı ve halifelikle uzlaşıya girmiş olmaları kurumlaşmayı sağladı. Şii Buveyh Oğuları&rsquo;nın Bağdad&rsquo;da iktidarı ele ge&ccedil;irmeleriyle İmamiye daha da g&uuml;&ccedil;lendi.&nbsp; İmam Cafer Sadık&rsquo;ın gizli y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; Batıni Şiilik tamamıyla yeraltına &ccedil;ekilmiş, yaşama m&uuml;cadelesi verirken; Caferin takiyesi, yani g&ouml;r&uuml;nt&uuml;deki a&ccedil;ık dinsel uygulamaları İmamiye mezhebi olarak İslam tarihinde yerini aldı. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Oniki İmamcılığa d&uuml;ş&uuml;nsel &ccedil;ehresini verenler,&nbsp; bir devlet adamı olan Abu Sehl İsmail bin Ali en-Nevbahti (&ouml;.923) ve aynı aileden Kitab Firaku&rsquo;ş-Şia&rsquo;nın yazarı al-Hasan bin Musa en-Nevbahti&nbsp; olmuştur. (Prof. Dr. W.Montgomery Watt, İslam D&uuml;ş&uuml;ncesinin Fikri Teşekk&uuml;l&uuml;, &Ccedil;ev.Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, 2.Basım, İstanbul, 1998, s.338-343) </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. a Malikiler ve Hanbelilerin İmam Cafer Sadık ve Caferi D&uuml;şmanlığı</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Geniş bi&ccedil;imde Maliki S&uuml;nni m</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ezhebinin yaygın olduğu Kuzey Afrika&rsquo;da ulema arasında&nbsp; (&ouml;zellikle) Şiiler ve Vahhabi Hanbelilerle&nbsp; &ccedil;ekişme ve tartışma yaşanmaktadır. Şeyh Ahmet Al-Tijani (1739-1815) 18.y&uuml;zyılın ikinci yarısında Cezayir&rsquo;de kurduğu ve Sudan dahil kuzey ve kuzey batı Afrika &uuml;lkelerinde yayılmış bulnan Tijani tassavufi tarikatı ılımlı Şiizme yakın, daha doğrusu Ehlibeyt ve İmamlara &ccedil;ok yakın durmaktadır. Tunuslu Tijani yazarlardan&nbsp; al-Tijani Samavi&rsquo;nin, bir&ccedil;ok dinsel, mezhep ve tarikat web sitelerinde(</span>www.oneummah.net/tasavvuf<span>; </span>www.allahuakbar.net/shiites<span>; </span>www.islamic-paths.org<span>; </span>www.fortunecity.com<span>; </span>www.imamali.i12.com<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">; home.earthlink.net vb.)&nbsp; tamamı yayınlanmış ve hakkında pek &ccedil;ok karşıt-eleştiri yazısı bulunan,&nbsp; &ldquo;Then I Was guided&rdquo; (B&ouml;yle Yetiştirildim ya da Bana b&ouml;yle yol g&ouml;sterildi?) kitabı bu konuda ilgimizi &ccedil;ekti ve onu inceledik. Kitapta Muhammed&rsquo;in sahabileri, &ouml;zellikle Ebubekir, &Ouml;mer, Osman , Talha, Zubeyr, Muaviye vb.nin &ccedil;ok eleştirildiği ve Peygamberin&nbsp; getirdiği İslamın t&uuml;m kurallarının onlar tarafından değiştirildiğinin eski S&uuml;nni ve Şii yazarların anlattıklarıyla belgelemesi; ayrıca onların eski, İslam &ouml;ncesi inan&ccedil;larına d&ouml;nd&uuml;klerini iddia etmesi S&uuml;nni ulemayı &ccedil;ileden &ccedil;ıkarmış; Al-Tijani&rsquo;yi eleştirilerinde, kendisiyle birlikte Şii inancına da hakaretler yağdırmışlar. </span></p>
<p align="LEFT"><span>Khalid Askalani </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">tarafından &ldquo;Indeed, You Have Misguided&rdquo;&nbsp; (Doğrusu, Yanlış Yetiştirilmişsin) adını taşıyan bir karşı kitap yazılarak onun iddialarını eleştirinin &ouml;tesinde&nbsp; saldırı bi&ccedil;iminde yanıt verilmiş. Ansar Al-Huseyin tarafından bu kitabın bazı b&ouml;l&uuml;mleri İngilizce olarak &ccedil;eşitli Web sitelerinde bulunmaktadır.&nbsp; Al-Tijani Samavi&rsquo;nin ,&nbsp; yirmi beş yaşlarında Necef Şii topluluğu &ouml;nderi al-Sayyid al-Khui&nbsp; ve Şii bilgini al-Sayyid Muhammed Bakır al-İbn Sadr&rsquo;ın dinsel eğitim verdiği bir Necef Şii Okulu &ouml;ğrencileryle tartışırken, onların(dolayısıyla hocalarının) Caferilik ve diğer mezheblere ait g&ouml;r&uuml;şlerini i&ccedil;eren bir paragrafı ele alıp ona karşılık veren Askalani&rsquo;nin kitabından Ansar Al-Husain&rsquo;in (aynı yazı Abu Suleyman adıyla da verilmiştir) Arap&ccedil;adan &ccedil;evirdiği İngilizce metni</span><span> (</span>www.islamicweb.com<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ) T&uuml;rk&ccedil;eye aktardık. Aşağıya aldığımız bu kısa yazıda, aynı zamanda Maliki&rsquo;lerin Caferilik hakkındaki d&uuml;ş&uuml;ncelerini bulmaktayız. Khalid Askalani&rsquo;nin kitabından alınan bu b&ouml;l&uuml;m, &ldquo;Answering Al-Tijani In His Claim that Four Sunni Imams learned Knowledge From Imam Jaffar Al-Sadıq&rdquo; (Al Tijani&rsquo;nin d&ouml;rt S&uuml;nni İmamının, İmam Cafer Sadık&rsquo;tan ilim &ouml;ğrendiği iddiasına yanıt) başlığını taşımaktadır:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Al-Tijani, kitabında&nbsp; bazı &ccedil;ocuklarla yaptığı tartışmayı anlatıyor:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&lsquo; Oğlanlardan biri bana sordu, &lsquo;Tunus&rsquo;ta hangi Mezhep izlenilir?&rsquo;. &lsquo;Maliki Mezhebi&rsquo; dedim, gen&ccedil; &ccedil;ocuklardan bazıları g&uuml;ld&uuml;klerini farkettim, ama fazla &ouml;nemsemedim. Bir soru daha sordu: &lsquo;Caferi Mezhebini bilirmisin?&rsquo; &lsquo;Hayır, dedim, bu benim i&ccedil;in yeni bir isim. Ben d&ouml;rt mezhep bilirim ve onlardan başka İslamda mezhep yoktur.&rsquo;<br />&lsquo;Benim yanıtım &uuml;zerine o g&uuml;ld&uuml; ve, &lsquo;Caferi mezhebi İslamın &ouml;z&uuml;d&uuml;r. İmam Abu Hanifa&rsquo;nın ondan ders aldığını, ilim &ouml;ğrendiğini ve Abu Hanifa&rsquo;nın, o iki yıl olmasaydı al-Numan bin Sabit mahvolacaktı, dediğini biliyor musun?&rsquo; Ben sessiz kalıp, yanıtlamadım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; daha &ouml;nce h&ccedil; duymadığım bir adı duymuş; fakat onların İmam Cafer Sadık&rsquo;larının İmam Malik&rsquo;in &ouml;ğretmeni de olmadığına ş&uuml;kretmiştim; &ccedil;&uuml;nk&uuml; biz Hanefi değil, Malikiyiz. Oğlan konuşmasını s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;: &lsquo;D&ouml;rt mezhep kurucusu birbirinden ders aldı; yani Ahmed bin Hanbal al-Şafii&rsquo;den, al-Şafii Malik&rsquo;ten, Malik Abu Hanifa&rsquo;dan, Abu Hanifa da İmam Cafer Sadık&rsquo;tan bilgi &ouml;ğrendi; işte bunun i&ccedil;in onları hepsi, b&uuml;y&uuml;k b&uuml;y&uuml;k dedesi Tanrının El&ccedil;isinin mescidinde ilk İslam &Uuml;niversitesini a&ccedil;mış olan İmam Cafer İbn Muhammed&rsquo;in &ouml;ğrencisiydi. İmam Cafer&rsquo;e d&ouml;rtbin kadar hadis uzmanı ve fıkıh&ccedil;ı &ouml;ğrencilik yaptı.&rsquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;&ldquo;İddiaları yanıtlıyorum: Abu Hunayfah&rsquo;nın (Hanifa) yaşamı hakkında birşeyler&nbsp; okumuş olan herhangi bir kimse bilir ki, onun&nbsp; Cafer Sadık&rsquo;ın &ouml;ğrencisi olduğu bir yalandır. Bilinen ve meşhur olan Abu Hanifa&rsquo;ın d&ouml;neminin en b&uuml;y&uuml;k bilginlerinin bazıları tarafından&nbsp; eğitim aldığıdır ve &ouml;zellikle onun &ouml;ğretmenlerinden en se&ccedil;kini İsmail bin Hammad Abu S&uuml;leyman al-Kufi&rsquo;ydi. Bunlara ek olarak Abu Hanafi İbrahim bin Muhammed al-Muntashir, İbrahim bin Zeyd al-Nakhei, Ayyub al-Sikhtiyani, Al-Harith Rabia al-Madani, Salim bin Abdullah bin Omar bin al-Hattab&rsquo;dan ve Suleyman al-Hilalay, Asım bin Kaleb gibi daha bir&ccedil;oklarından ders almıştı. (Abu Hanafi b&uuml;t&uuml;n bu kişilerin rahlesinden ge&ccedil;tiği halde ger&ccedil;ek olgunluğa ulaşamadığından dolayı&nbsp; yukarıdaki s&ouml;z&uuml; s&ouml;ylemiş olmalıdır! I.K.) &ldquo;Cafer Sadık Abu Hanifa&rsquo;ya ders vermiş olsaydı bile, bu onun Cafer&rsquo;den bilgi elde etmiş olmasından fazla bir şey değildir; yani Abu Hanifa&rsquo;nın bir Caferi olduğu anlamına gelmez. Bundan başka bir varsayım olarak s&ouml;yl&uuml;yorum, Abu Hanifa&rsquo;nın Cafer Sadık&rsquo;ın babasının (İmam Bakır) zamanında dinsel kararlar verdiği kabul edilmektedir.(Yazarın &ccedil;elişkileri rahatlıka anlaşılabilir durumda: Abu Hanifa&rsquo;nın Cafer Sadık&rsquo;a &ouml;ğrencilik yaptığı iddiasının yalan olduğunu s&ouml;yleyen kişi, onun Cafer&rsquo;den bilgi &ouml;ğrenmiş olmasından s&ouml;zetmez. Ayrıca insan bir konu &uuml;zerinde bir varsayım, bir tahmin ileri s&uuml;rerken, onun peşinen kabul edildiği ve onay g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yleyemez. İ.K.)&nbsp; Ve al-Tijani&rsquo;nin (kitabın yazarı&nbsp; kastediliyor İ.K.) d&ouml;rt tanınmış S&uuml;nni okulunun Caferi okulunu izlediğini s&ouml;ylemesi olduk&ccedil;a al&ccedil;altıcı, rezilce bir s&ouml;zd&uuml;r.&rdquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">&ldquo;Ahmed bin Hanbal al-Şafii i&ccedil;in o</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">kumadı, bir &ouml;ğrenci olarak kuvvetli hadisleri kendisi i&ccedil;in okudu, fakat onun yanında yeraldı(oturdu). Al-Şafii Malik hakkında &ldquo;Al Muwti&rdquo;yi okudu ve kitapta, Cafer Sadık tarafından nakledilen sadece dokuz hadis vardı. Ayrıca hi&ccedil; kimse İmam Malik&rsquo;in Abu Hanifa&rsquo;ın &ouml;ğrencisi olduğunu s&ouml;ylemedi, fakat&nbsp; Malik&rsquo;in Hanifa ile &ccedil;ağdaş olduğunu herkes s&ouml;yler.(Bu iddialara karşılık&nbsp; aşağıda g&ouml;r&uuml;şlerini okuyacağımız bir Hanefi yazar Muhammed Cemal Abdul Vahid Hanifa Kadiri,&nbsp; Cafer Sadık&rsquo;a ve Ehlibeyt mezhebine sahip &ccedil;ıkıyor:&ldquo; İmam Cafer Sadık&rsquo;in ilmi de sadece İmam al-Azam Abu Hanifah ve imam Malik bin Anas&rsquo;da bulunabilir; dolayısıyla da, kurulmuş bir mezhebe sahibolacak, yalniz İmam Cafer Sadık&rsquo;ın bu iki &ouml;ğrencisidir. Şu halde, ger&ccedil;ek &ldquo;Ehli Beyt Mezhebi&rdquo;, Hanefi ve Maliki Mezheplerinin i&ccedil;inde yerleşmiş, yaşamaktadır. Ehli Beytle kıyaslama her ikisi i&ccedil;inde de gelenekseldir, etkindir. Maliki Mezhebi Cafer Sadık ile ilişkilidir. Hanefi Mezhebinin ise Ehli Beyt arasından toplam d&ouml;rt imam ile ilişkisi vardır. İmam Abu Hanifa,İmam Cafer Sadık&rsquo;tan ilim &ouml;ğrenmesine ek olarak, İmam Muhammed Bakır ve İmam Zeyd bin Ali&rsquo;den bilgi elde etmiştir&rdquo;diye yazmaktadır.İK).</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;&ldquo;Şiilerin kendileri Abu Hanifa&rsquo;nın,, bırakınız Cafer Sadık&rsquo;ı, babasının da asla &ouml;ğrencisi olmadığını ispatlayan en g&uuml;venilir kitaplarından naklederler. Onun yerine Şia, Abu Hanifa&rsquo;nın kendilerinin d&uuml;şmanı olduğunu ileri s&uuml;rmektedir. Burada, bizim i&ccedil;in Al-Buhari neyse, Şiilerin ona eşit g&ouml;rd&uuml;kleri ustaları Al-Kolayni(&ouml;.940), onların en g&uuml;vendikleri &ldquo;Usul al-Kafi&rdquo; kitabında şunları anlatmaktadır&rdquo;: <br />&lsquo;Sadeer anlattı: &lsquo; Barış onun &uuml;zerine olsun Abu Cafer&rsquo;den işittim; &ccedil;ıkarken evin &ouml;n&uuml;nde durdu ve elimi tutarak şunları s&ouml;yledi: &lsquo;Ey Sadeer, halkın işi bu; onlar bu kayalara gelir ve onların &ccedil;evresinde d&ouml;nerler. Sonra da bize gelip, bizi velayetleri olarak tanır, yani bizim veliliğimize (inanırlar). &lsquo;İnanan ve t&ouml;vbe etmiş kimseler i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k bağışlayıcı benim Hayırlı iş yapanlar ve sonra itaatkar olanların(yol g&ouml;stericilik yapanları) da bağışlayıcısıyım&rsquo; Tanrının s&ouml;z&uuml;d&uuml;r.&nbsp; Abu Cafer g&ouml;ğs&uuml;n&uuml; g&ouml;sterdi ve &lsquo;yolg&ouml;sterme-rehberlik bizim veliliğimizde (vilayetimizde)&rsquo; dedi. Sonra &lsquo;Ey Sadeer!,Tanrının dinine engelolan o kimseleri sana g&ouml;stereyim&rsquo; diyerek, o anda camideki halka i&ccedil;inde bulunan Abu Hanifa ve Sufyan al-Thuwray&rsquo;a doğru baktı ve s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;: &lsquo;Allahtan bize verilmiş rehberlik-yolg&ouml;stericiliğimize ve a&ccedil;ık&ccedil;ası kitaba, Allahın dinine engel olanlar işte bunlardır.&nbsp; Eğer o bozguncular (pislikler?) evlerinde otursalardı (If those dirts sat in their houses),&nbsp; o zaman, Ulu Tanrı ve onun Peygamberi hakkında onlara anlatacak birini bulmak durumunda kalan halk bize gelecekti. Ve onlara, Tanrıyı ve Peygamberi biz anlatacaktık.&rsquo; &ldquo;Ve Al-Tijani (Samavi)&rsquo;nin Cafer Sadık&rsquo;ın d&ouml;rt binden fazla&nbsp; hadis uzmanı ve hukuk&ccedil;u yetiştirdiğini s&ouml;ylemesine gelince, bu &ccedil;ok normal birşeydir derim. Şianın naklettiği şu bilgiye bakılırsa(!), neden olmasın?:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&lsquo;Kentin &ccedil;evresinden gelen bazı insanlar, kendisiyle g&ouml;r&uuml;şmek i&ccedil;in Cafer Sadık&rsquo;tan izin isterdi. Al-Sadık da onların yanına girmesine izin verirdi. B&ouml;ylece o insanlar huzuruna girer, ona sorular sorup bilgilenirlerdi. Bir keresinde bir oturumda otuz bin soru sorulmuş kendisine; (barış &uuml;zerine olsun) o hen&uuml;z on yaşındayken bunların hepsini yanıtlamıştı.&rsquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">O zaman bu bilginlere nisbeten d&ouml;rt S&uuml;nni İmamının ilminin değerinin ne olduğu (bellidir)!&hellip;&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Khalid Askalani&rsquo;nin son verdiği &ouml;rneğin yorumu ve bilgisinin değerine saygısızlık,&nbsp; Cafer Sadık&rsquo;a karşı k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;c&uuml;, hatta d&uuml;şmanca yaklaşımdır. Oysa Maliki mezhebinin Malik bin Anas&rsquo;ın Ehlibeyte yakınlığı, dahası onun&nbsp; 762 yılında İmam Hasan&rsquo;ın torunlarından Muhammed ve İbrahim kardeşlerin başkaldırılarını onaylaması y&uuml;z&uuml;nden Abbasi y&ouml;netimi tarafından &uuml;&ccedil;y&uuml;z kırba&ccedil; cezasına &ccedil;arptırıldığı tarihsel olarak bilinmektedir. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kolayni&rsquo;nin Usul al-Kafi yapıtından verilmiş bir &ouml;nceki alıntıda&nbsp;&nbsp; Cafer Sadık&rsquo;ın &ouml;fkesine bakılırsa, al-Hanifa iki yıl derslerine katıldığı hocası Cafer Sadık&rsquo;tan uzaklaşmış, hatta ona ihanet&nbsp; etmiş sayılmaktadır. Anadolu Alevi-Bektaşi inan&ccedil; topluluğu arasında elden ele dolaşan ve &ccedil;ok &ouml;nemsenen, Ehlibeyti anlatan bir başka Şia kitabı &ldquo;Tam&nbsp; H&uuml;sniye&rdquo;de rastladığımız Abu Hanifa&rsquo;ya ilişkin anlatılanlar da bunu onaylıyor. Kitap,Cafer Sadık&rsquo;ın evinde ve onun eğitimi altında b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş g&uuml;zel bir k&ouml;le kız (cariye) olan H&uuml;sniye&rsquo;in Halife Harun al-Raşid&rsquo;in (786-789) huzurunda d&ouml;nemin S&uuml;nni bilginleriyle Muhammed, Ali, Sahabiler, Kuran, Ehlibeyt ve onların hakları &uuml;zerinde tartışmalarını i&ccedil;ermektedir. Olasılıkla 1950&rsquo;li yıllarda basılmış &lsquo;Ayyıldız Kitabevi&rsquo; yayını olan kitabın 193.sayfasında H&uuml;sniye, Hanifa&rsquo;nın &ouml;ğrencisi ve Hanefi mezhebinin kurallarını oluşturarak kuruluşunu tamamlayanlardan olduğu bilinen&nbsp; Abu Yusuf&rsquo;a şu s&ouml;zleri s&ouml;ylemesi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;c&uuml;d&uuml;r. :</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Ey Ebu Yusuf, Resul&rsquo;un Ehl-i Beyti hakkında s&ouml;ylenen faziletleri işittin&nbsp; ve inkar da etmiş değilsin. İtikat ettiğiniz imam ve halifelerle hadis&ccedil;ilerin ve tefsircilerin dahi hareketlerini, işlediklerini işitip bildin. Ebu Hanife, &lsquo;Ehlibeyt-i Resul tarikatına salik olanlar rafazi ve şiadırlar&nbsp; onların katli helal (herhalde vacip olmalı İ.K.) ve malları helaldır, diye fetva verdi. Eğer o mezhepten t&ouml;vbe etseler bile, yine şer&rsquo;an had vurulup o vakit cenazesine namaz kılınır.&rsquo; &hellip;bu fetvayı hangi ayet ve hadislere tatbik ederek vermiştir? Bu fetvadan nice fitneler meydana gelip, kıyamete kadar nice adamların &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesine sebep olmuş. K</span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">endisi dahi lanet kazanmakla d&uuml;nya ve ahiretten kovulmuştur&rdquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Acaba Cafer Sadık&rsquo;ın Abu Hanifa&rsquo;ya bu kızgınlığı ve onun da&nbsp; -baskı ve işkenceyle yapmışsa bile ki &ouml;yledir- Ehlibeyt yandaşları i&ccedil;in verdiği fetva, acaba&nbsp; ikisi arasındaki siyasal g&ouml;r&uuml;ş farklılığından olabilir mi? İmam Hasan&rsquo;ın torununun oğlu Muhammed an-Nafs az-Zakiya ve kardeşi İbrahim&rsquo;in&nbsp; Alisoyluların siyasal &ouml;nderi olarak harekete ge&ccedil;meleri ve&nbsp; 762 yılında Abbasi y&ouml;netimine karşı Medine ve Basra&rsquo;daki&nbsp; yenilgi ile sonu&ccedil;lanan başkaldırılarını İmam Cafer&nbsp; onaylamamış, buna karşı Abu Hanifa ve Kolayni&rsquo;de adı ge&ccedil;en diğer S&uuml;nni bilgin al-Sufyan ise onların tarafını tutmuş halkı Muhammed&rsquo;i desteklemeye &ccedil;ağırmışlardı. Amcası Zeyd (743) ve oğlu Yahya&rsquo;nın (744) başkaldırı hareketlerinden&nbsp; uzak kalmış olması, ayrıca beş yıl sonra (749) Abbas soylu İbrahim adına&nbsp; &ccedil;alışmış olmasına rağmen Abu Muslim&rsquo;in&nbsp; kendisine &ouml;nerdiği halifeliği &ldquo;sen benim se&ccedil;tiğim adam değilsin&rdquo; diye geri &ccedil;evirmesinden beri, zaten İmam Cafer Sadık&rsquo;ın siyasal pasivizmi bilinmektedir. Buna karşılık Abu Hanifa&rsquo;nın Zeyd ve Yahya hareketlerini de tuttuğu&nbsp; tarihsel ger&ccedil;ekler arasındadır. Onun Muhammed ve İbrahim kardeşlere de destek vermiş olması, bu b&uuml;y&uuml;k ama iyi planlanmamış başkaldırıların bastırılmasının ardından tutuklanmasına neden oldu. Bize g&ouml;re, &ouml;mr&uuml;n&uuml;n son yıllarını Abbasi zindanlarında ge&ccedil;iren ve orada &ouml;len (767) Abu Hanifa, y&ouml;netimin istekleri doğrultusunda işkence altında bu t&uuml;r bir fetva vermiş olabilir.</span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT">2. b Ve İki Hanefi&nbsp; G&ouml;r&uuml;ş&uuml;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bir S&uuml;nni İslam web sitesindeki (</span>www.ummah.net/Al_adab<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">) &lsquo;the Myth of a Jaa&rsquo;fari Madhhab&rsquo;( Caferi Mezhebi Masalı) başlıklı makale yazarı Muhammad Jamaal Abdul Wahid Hanifa Qadiri&rsquo;nin &ccedil;elişkili d&uuml;ş&uuml;nceleri arasında yer alan, Cafer Sadık&rsquo;a ilişkin ve &ccedil;oğunlukla Hanefilerin paylaştığı &ldquo;Ehlibeyt Mezhebini kendilerinin temsil ettiği y&ouml;n&uuml;nde&rdquo; g&ouml;r&uuml;şlerini&nbsp; i&ccedil;eren iki kısa paragrafında ise ş&ouml;yle deniliyor:&nbsp;&nbsp; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;...&Ccedil;ok iyi bilindiği gibi İslam Hukukunun (Şeriatin) d&ouml;rt imami (İmam al-A&rsquo;zam Abu Hanifah, İmam Malik bin &lsquo;Anas, imam Muhammad al-Shafii ve imam Ahmad bin Hambal), İslam hukuku, &ouml;ğretisi ve ibadetine ilişkin bir &ccedil;ok kitap yazmışladır&hellip; İmam Cafer Sadık&rsquo;in ilmi de sadece İmam al-Azam Abu Hanifah ve imam Malik bin Anas&rsquo;da bulunabilir; dolayısıyla da, kurulmuş bir mezhebe sahibolacak, yalniz İmam Cafer Sadık&rsquo;ın bu iki &ouml;ğrencisidir. Şu halde, ger&ccedil;ek &ldquo;Ehli Beyt Mezhebi&rdquo;, Hanefi ve Maliki Mezheplerinin i&ccedil;inde yerleşmiş, yaşamaktadır. Ehli Beytle kıyaslama her ikisi i&ccedil;inde de gelenekseldir, etkindir. Maliki Mezhebi Cafer Sadık ile ilişkilidir. Hanefi Mezhebinin ise Ehli Beyt arasından toplam d&ouml;rt imam ile ilişkisi vardır. İmam Abu Hanifa,İmam Cafer Sadık&rsquo;tan ilim &ouml;ğrenmesine ek olarak, İmam Muhammed Bakır ve İmam Zeyd bin Ali&rsquo;den bilgi elde etmiştir. İki dostu ve &ouml;ğrencisi İmam Muhammed al-Şaybani ve İmam Abu Yusuf al-Ansari de İmam Musa Kazım bin Cafer al-Kazim&rsquo;dan ders almışlardır...&rdquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Ancak İmam Cafer Sadık İslam hukuku, &ouml;ğretisi ve ibadetine ilişkin konularda herhangi bir kitap yazmadi; fakat Asmaa&rsquo;ul Mu&rsquo;aliufeen&rsquo;de belirtildiği &uuml;zere; 1.) Taqseemi-Ru&rsquo;ya, 2.) Jami&rsquo;atu fil-Jafr, and 3.) Kitabul-Jafr adlarını taşıyan &uuml;&ccedil; kitap İmam Cafer tarafindan yazılmıştır. Jafr s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; &ldquo;d&ouml;rt aylık kuzu&rdquo; anlamındadır. Bilimsel terminoljide ise &lsquo;jafr&rsquo;, gelecekteki olayları &ouml;nceden g&ouml;rme, yani kehanette bulunmayla ilintili bir daldır. Kamusul- A&rsquo;lam&rsquo;da, bu bilimle(jafr) ilgili ilk kitabın, iki y&uuml;z&uuml; Tanrıya d&ouml;n&uuml;k, bilimin kapısı Abu Talip oğlu Ali tarafından yazıldığı anlatılır. İmam Cafer&rsquo;in hazırlamış olduğu &uuml;&ccedil; kitaptan ikisi kuzu derisinden par&ccedil;alar &uuml;zerine yazılmış olduğu i&ccedil;in, bu kitaplar i&ccedil;indeki bilimin adına &lsquo;Jafr&rsquo; denilmektedir.&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bir T&uuml;rk Hanefisi, Uludağ &Uuml;niversitesi&nbsp; İslam Hukuku Prof.&uuml; Hamdi D&ouml;nd&uuml;ren ise kısaca ve&nbsp; bilim adamından &ccedil;ok bir din adamının anlatımı i&ccedil;inde şunları s&ouml;ylemektedir İmam Cafer Sadık&rsquo;ı anlatan kısa bir yazısında: </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Eb&ucirc; Hanife, imam M&acirc;lik ve S&uuml;fy&acirc;n-i Sevr&icirc; gibi b&uuml;y&uuml;k bilginler C&acirc;'feri S&acirc;dık'tan ilim &ouml;ğrenmiş ve hadis rivayet etmişlerdir. C&acirc;'fer-i S&acirc;dık fazla konuşmazdı. S&uuml;fyan-i Sevr&icirc;, C&acirc;'fer'i ziyarete gitmiş; uzun s&uuml;re sustuğunu g&ouml;r&uuml;nce konuşmasını rica etmiş; bunun &uuml;zerine C&acirc;'fer s&ouml;yle demiştir: &lsquo;Allah&rsquo;ın nimetine ş&uuml;kret; ş&uuml;k&uuml;r, nimetin artmasına ves&icirc;le olur. Nimet verildiği zaman da istiğfara devam et. Devletin zulm&uuml;ne karşı da L&acirc; havle vel&acirc; kuvvete ill&acirc; billah de.&rsquo;&nbsp; Eb&ucirc; Hanife de, Hicaz'a gidip, iki yıl C&acirc;'fer'in yanında kalmış, ondan &ccedil;ok seyler &ouml;ğrenmis ve bu iki yil i&ccedil;in &lsquo;Eğer bu iki yıl olmasaydı N&ucirc;man mahvolurdu&rsquo; demiştir (Eb&ucirc; Zehra,&nbsp; s. 37-39). imam C&acirc;'fer'in ilmi &ouml;nce kesb&icirc; (d&uuml;nyayı ilgilendiren, yaşamsal )olarak başlamış, sonra vehb&icirc;(Tanrı vergisi, tanrısal) ilimle desteklenmiş, ilh&acirc;ma mazhar olmuştur. Bu y&uuml;zden im&acirc;miye mezhebi mensupları, imamların ve bu arada C&acirc;'fer-i S&acirc;dık'ın hatadan s&acirc;lim olduğu inancındadır. Her biri yıldızlar gibi olan ashab-i kiram'ın bile g&ouml;r&uuml;ş ve ictihadlarında zaman zaman hata ettikleri olmuştur. Sahabeden sonra gelen imamlarin ilham dışındaki s&ouml;zlerinde yanılmasi m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. C&acirc;fer-i S&acirc;dık da insandır, masum değildir. (&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Tanrının arzusu budur; Kur&rsquo;an&rsquo;da (33,33)&ldquo;Ey Peygamberin ev halkı (Ehlibeyt)! Tanrının arzusu sizden g&uuml;nahları uzaklaştırma ve sizi tertemiz kılmaktır&rdquo;diye buyurur. İmamlar da Ehlibeyt&nbsp; soyundan gelen kutsal kişilerdir. S&uuml;nni din bilginleri Kuran&rsquo;ın bu ayetini g&ouml;rmek istemiyorlar İ.K.) &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ismet (masumluk) sıfatı yalnız peygamberlere mahsustur. C&acirc;'fer-i S&acirc;dık, ahl&acirc;k, fazilet ve takvada ileri idi. imam M&acirc;lik onun hakkında s&ouml;yle der: &lsquo;O, &uuml;&ccedil; halde bulunurdu: Ya namaz&nbsp; kılar, ya oru&ccedil; tutar, veya Kur'an okurdu. Hi&ccedil; bir zaman temiz olmadan Allah'ın Ras&ucirc;l&uuml;'n&uuml; ağzına almazdı. Boş yere konuşmazdı. Kendisini her g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;mde kalkar, altındaki minderi bana verirdi.&rdquo; (Eb&ucirc; Zehra, s. 77).</span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT">2. c&nbsp; Şiilere G&ouml;re Cafer Sadık ve İmamiye-Ehlibeyt ya da Caferi Mezhebi</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sufiliği &ouml;ne alan ve tasavvufi inan&ccedil;larını, şeriat uygulamalarıyla birlikte tarikat&ccedil;ı anlayışla&nbsp;&nbsp; Aleviliğe yaklaşan bir tutum i&ccedil;indeki&nbsp; bazi Şiiler Caferi Okulu (Caferilik) ya da Ehlibeyt Okulunu (mezhebi) genel olarak aşağıdaki bi&ccedil;imde&nbsp; a&ccedil;ıklıyorlar. Hi&ccedil;bir değişikliğe uğratmadan&nbsp; aşağıya aldığımız paragraflar Karacaahmet Derneğinin web sitesinde yayınlanmış Şeh-i Şah Pir-i Aşk Safevi&rsquo;ye aittir. Kendisi biraz daha derinlemesine incelemesi gerekli olan Alevi-Bektaşiliği, Şiilik ve&nbsp; Caferi mezhebi &ccedil;er&ccedil;evesinde değerlendirmektedir. Aleviliği Şiilik gibi&nbsp; g&ouml;rmekle birlikte ,&nbsp; babasından ve &ouml;zellikle dedesinden&nbsp; almış olduğu&nbsp; eğitimden kazandığı geniş zahiri ve batıni bilgi birikimiyle tasavvufi y&ouml;n&uuml; ağır basan hen&uuml;z yirmiyaşın altındaki bu gen&ccedil; bilge, Şah İsmail Safevi soyundandır. Ancak kendisinin &ouml;zellikle atalarından Şah İsmail Hatay&rsquo;iyi (&ouml;.1524) yetiştirip, Kızılbaş Safevi devletini kurmuş olan Anadolu Aleviliğinin Kızılbaş siyaseti tarihini ve inan&ccedil;sal uygulamalarını &ccedil;ok iyi inceleyip&nbsp; &ouml;ğrenmesi gerekmektedir. &ldquo;Caferilik ve Caferiliğin Doğuşu&rdquo; yazısının i&ccedil;inde &ldquo;İmam Sadık (a.s)'ın İlm&icirc; Mektebi&rdquo; alt başlığı altında şunları yazıyor:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;O, Mescid-i Nebev&icirc;'de b&uuml;y&uuml;k bir Ehl-i Beyt okulu kurmak i&ccedil;in babası İmam Muhammed B&acirc;kır(a.s.)&nbsp; ile birlikte &ccedil;alıştı. B&ouml;ylece İmam Muhammed B&acirc;kır ve Cafer Sadık(a.s.) o d&ouml;nemdeki fakih (hukuk&ccedil;u), m&uuml;fessir(Kuran yorumcusu) ve muhaddislerle(hadis toplayıcılar ile) birlikte &ccedil;eşitli ilim erbabına İsl&acirc;m&icirc; ilimleri &ouml;ğretmeye başladılar ve tefsir, hadis, ahl&acirc;k ve inan&ccedil; gibi İsl&acirc;m&icirc; ilimlerin yanı sıra, diğer mevzularda bile o d&ouml;nemin b&uuml;y&uuml;k bilim adamlarının m&uuml;racaat ettiği yegane merci h&acirc;line geldiler. İmam B&acirc;kır (a.s) ve İmam Sadık (a.s) İsl&acirc;m&icirc; ilimleri yaymada o kadar &ccedil;aba harcamışlardır ki, hi&ccedil;bir İsl&acirc;m b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;nden tefsir, hadis, fıkıh ve ahl&acirc;k gibi İsl&acirc;m&icirc; mevzularda bu iki imamdan geldiği kadar bilgi bizlere ulaşmamıştır. B&uuml;y&uuml;k fakihler fıkhı bu iki imamdan &ouml;ğrenmişlerdir, b&uuml;y&uuml;k muhaddisler hadisi bu iki imamdan almışlardır, b&uuml;y&uuml;k ilim ve irfan erbabı ilim ve irfan hususunda bu iki imam huzurunda diz &ccedil;&ouml;km&uuml;şlerdir. Bu iki imamın gayretleri sonucunda ilim ve marifet ağacı her yere k&ouml;klerini ulaştırmayı başardı. Bundan dolayı g&ouml;r&uuml;yoruz ki d&ouml;nemin b&uuml;t&uuml;n b&uuml;y&uuml;k alimleri, fakihleri, muhaddisleri, kel&acirc;mcıları, filozofları ve hatta tabiat bilginleri bile, İmam Sadık (a.s)'ın y&uuml;ce ilmi karşısında saygıyla eğilmiş ve onun ilimdeki y&uuml;ce mevkiini itiraftan kendilerini alamamışlardır.&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Şunu da belirtmeliyiz ki İmam Sadık (a.s), kendi g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yle hareket eden bir m&uuml;&ccedil;tehit değildi, o sadece Peygamber (s.a.a)'in ve Ehl-i Beyt'in Allah Resul&uuml;'nden aldığı ilim mirasını taşımaktaydı. M&uuml;sl&uuml;manlar, ondan fetva alıyor ve g&ouml;r&uuml;şlerine ittiba ediyorlardı. Onun mektebi, Peygamber'in s&uuml;nnetlerinin devamı ve vahyin muhtevasının keşfi niteliğindeydi. İmam Sadık (a.s)'ın d&ouml;neminde, bir&ccedil;ok fıkh&icirc; ve itikad&icirc; mezhepler ortaya &ccedil;ıkmıştı ki, İmam (a.s)'ın bunlar karşısındaki tavırları, fikr&icirc; y&ouml;nlendirme, ilm&icirc; tartışma ve şer'&icirc; eleştiri niteliğini taşımaktaydı.&rdquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;İmam Sadık (a.s)'ın ilm&icirc; &ccedil;alışmalarında kullandığı y&ouml;ntemi incelendiğinde başlıca iki hedefi g&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; anlaşılmaktadır :İmam Sadık (a.s)'ın birinci hedefi, kendi d&ouml;neminde yaygınlık kazanan sapık kel&acirc;m&icirc; ve felsef&icirc; fırkaların tevhide aykırı batıl inan&ccedil;larına karşı İsl&acirc;m'ın &ouml;z tevhit inancını korumaktı. İmam Sadık (a.s), tevhit inancının asaletini muhafaza edebilmek i&ccedil;in tevhit inancıyla ilgili en c&uuml;z'&icirc; konuları bile a&ccedil;ıklığa kavuşturmuştur.&nbsp; İmam Sadık (a.s), tevhit inancını cebir ve tevfiz gibi sapkın d&uuml;ş&uuml;nce akımlarına karşı savunabilsinler diye, Hişam bin Hakem gibi &ouml;ğrencilerini felsefe ve kel&acirc;mda uzmanlaştırmış, m&uuml;nazara ve tartışma adabını onlara &ouml;ğretmiştir. İmam Sadık (a.s)'ın, ilm&icirc; eserleri ve m&uuml;nazara y&ouml;ntemine g&ouml;z atan herkes bu ger&ccedil;eği net bir şekilde g&ouml;recek ve ger&ccedil;ek tevhidi tanıma şansı bulacaktır...&rdquo;1 </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Pir-i Aşk Safevi, &ccedil;eşitli kaynaklardan gelen bilgilere g&ouml;re d&ouml;rt bin k</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">adar İslam bilgininin feyz alıp yetiştiği İmam Cafer Sadık akademisinin, yani Ehlibeyt okuluna ilişkin &ouml;zellikleri ş&ouml;yle bağlıyor: </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;&hellip;Ehl-i Beyt mektebinin başlıca &ouml;zelliklerinden biri de, Ehl-i S&uuml;nnet mezheplerince, i&ccedil;tihat ilkeleri olarak kabul g&ouml;ren kıyas(karşılaştırma), istihsan(g&uuml;zel bulma, beğenme), sedd-i zerayi(?) gibi ilkeleri reddetmektir. Elbette bu ilkeler, Ehl-i S&uuml;nnet mezheplerinin tamamı tarafından da ittifak edilen ilkeler değildir. Ehl-i Beyt mektebinde, Kur'&acirc;n-ı Kerim ve Peygamber-i Ekrem'in sahih s&uuml;nneti, fıkh&icirc; i&ccedil;tihatta(hukuksal uygulamada) en &ouml;nemli iki temel kaynak olarak kabul edilir. Akıl ve Ehl-i Beyt alimlerinin icması ise, Kur'&acirc;n ve sahih s&uuml;nnetin a&ccedil;ık beyanlarının bulunmadığı yerlerde ikinci dereceden kaynaklar sayılır. Bu mektebin &ouml;nemli &ouml;zelliklerinden birisi de, Ehl-i S&uuml;nnet mezheplerinin aksine i&ccedil;tihat kapısının kapandığını reddetmesidir. Bu y&uuml;zden Ehl-i Beyt mektebinin &ouml;nde gelen alim, fakih ve filozoflarının İsl&acirc;m d&uuml;ş&uuml;ncesinin zenginleştirilmesi ve İsl&acirc;m&icirc; değer ve&nbsp;ilkelerin savunulmasında &ouml;nemli rolleri olmuştur...&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Burada şunu da vurgulamalıyız ki, bu okula Caferi mezhebi denilirken, onun da İslam camiası i&ccedil;erisinde ortaya &ccedil;ıkan Hanefi, Şafii, Maliki, Hambeli,&nbsp; Zahiri, Sevri ve diğer İslami mezhepler t&uuml;r&uuml;nden bir mezhep olduğu anlaşılmamalıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; mezhep, belli bir bilimsel kariyer ve koşullara sahip olarak i&ccedil;tihat derecesine ulaşan bir bilginin, İslam dini &uuml;zerinde ortaya koyduğu yorum ve fetvalar toplamına denir. Oysa bu okul, kendisini bağlı kıldığı İmam Cafer Sadık ve diğer İmamları m&uuml;&ccedil;tehit olarak kabul etmiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; İmamlarin Allah&rsquo;ın&nbsp; buyruğu ve Peygamberin a&ccedil;ıklaması ile tayin edilen birer tanrısal&nbsp; h&uuml;ccet (tanık) olduklarına inanılır. Dolayısıyla da İmam Cafer Sadık da dahil olmak &uuml;zere,&nbsp; Caferi Şiiler Oniki İmamın din konusunda yaptıkları a&ccedil;ıklamaların, onların kendi i&ccedil;tihatları, &ccedil;alışma ve uygulamaları sonucunda verdikleri şahsi fetva ve yorumlarına değil de, bizzat Tanrının Muhammed Peygamber aracılığıyla indirdiği dinsel &ouml;ğretinin &ouml;z&uuml; olduğuna inanır.&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Zaten bu okula &lsquo;Caferi mezhebi&rsquo; ismini veren de okulun&nbsp; kendi mensupları değil, İslam camiasında her hangi bir m&uuml;&ccedil;tehidin fetvalarına uyan diğer islami fırkalardır. Onlar, kendi y&ouml;ntemlerine mezhep ismini verdikleri gibi, bu mektebin &ouml;ğretilerinin daha &ccedil;ok İmam Cafer Sadık'tan geldiğini ve onun da kendilerinin bağlı olduğu m&uuml;&ccedil;tehitlerden biri gibi olduğuna inandıklarından, kendi mezheplerine kıyasla bu mektebe de Caferi mezhebi demişlerdir.&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Pir-i Aşk Safevi&rsquo;nin aynı makalesinden&nbsp; &ouml;zet olarak verdiğimiz bu son betimlemelere karşın, Muhammad Jamaal Abdul Wahid Hanifa Qadiri, yukarıda alıntı yaptığımız yazısında şunları s&ouml;ylemektedir: </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Din eğitimi g&ouml;rmemiş olan bilgisiz M&uuml;sl&uuml;manlarin &ccedil;oğunu, İmam Cafer Sadık&rsquo;tan sonra onun adına atfen &ldquo;Caferi&rdquo; olarak isimlendirilen mezhebe bir &ldquo;Beşinci Mezhep&rdquo; masalı gibi kabul etmeğe g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. B&ouml;yle bir mezhebin mevcut olmadığının farkında olmayan insanlar,&nbsp; M&uuml;sl&uuml;manlar tarafindan bir&nbsp; &ldquo;Beşinci Mezheb&rdquo; kabul edilmez ve bu, bir İslam fıkıhı okulu kisvesi altında M&uuml;sl&uuml;manlardan kabul g&ouml;rmesi i&ccedil;in Şiiler tarafindan yapılmış bir girişimdir.&nbsp; Oysa a&ccedil;ıktır ki, &ldquo;Caferi Mezhebi&rdquo; sadece (yasal olarak&nbsp; ya da)&nbsp; bir İslam fıkıhı okulu olarak varolmadığı bir yana, İslam fıkıh&ccedil;ılarının&nbsp; &ccedil;oğu yapıtlarını kendilerine maleden ve onların &uuml;zerine Cafer&rsquo;in adını koyan ulemasıyla&nbsp; birlikte Şiiler trafindan yalnızca bir paravan gibi kullanılmıştır. Ger&ccedil;ekte eğer bir kimse İmam Cafer al-Sadık fıkıhını &ouml;ğrenmek, tanımak istiyorsa, o zaman onun Hanefi ya da Maliki mezhebinden başkasın</span><span>a bakmasi gerekmez.&rdquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">G&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi&nbsp; herkes kendi inan&ccedil; ve g&ouml;r&uuml;şlerine uygun kaynaklara ve hayal g&uuml;&ccedil;lerine dayanarak d&uuml;ş&uuml;nce belirtiyorlar. Oysa ger&ccedil;ekte Pir-i Aşkı Safevi&rsquo;nin a&ccedil;ık&ccedil;a belirttiği gibi Caferi okulu&nbsp; ya da mezhebi mensuplarının inancına g&ouml;re, Oniki İmamın, on ikisi de aynı stat&uuml;ye sahiptir ve hepsinin &ouml;ğretileri aynı olup, Tanrının&nbsp; ve el&ccedil;isi Muhammed&rsquo;in s&ouml;yledikleridir. İmamların a&ccedil;ıklamaları, S&uuml;nni m&uuml;ctehitlerininki gibi İslam &uuml;zerinde yapılan yorumlar ve oluşturulmuş kişisel&nbsp; kurallar değil, bizzat Kuran ve hadise dayanan&nbsp; İslamın kendi &ouml;ğretileridir.&nbsp; Konuya olduk&ccedil;a hakim durumda olan Safevi soylu gen&ccedil; bilge, Muhammed Bakır Maclisi&rsquo;nin (1628-1699) Bihar al Anvar (Cilt II, s. 172-178) yapıtından derlediği İmam Cafer Sadık ve babası İmam Muhammed Bakır&rsquo;ın bazı&nbsp; s&ouml;zleriyle bunu kanıtlamaktadır: </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İmam Cafer Sadık, </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Benim s&ouml;z&uuml;m babamın s&ouml;z&uuml;d&uuml;r; babamın s&ouml;z&uuml; ceddim Zeynelabidin&rsquo;in s&ouml;z&uuml;d&uuml;r; ceddimin s&ouml;z&uuml; de H&uuml;seyin&rsquo;in s&ouml;z&uuml;d&uuml;r, H&uuml;seyin&rsquo;in s&ouml;z&uuml; de Hasan&rsquo;ın s&ouml;z&uuml;d&uuml;r; Hasan&rsquo;</span><span>ın s&ouml;z&uuml; ise Ali bin Abu Talib&rsquo;in s&ouml;z&uuml;d&uuml;r; Ali&rsquo;nin s&ouml;z&uuml;&nbsp; Resulullah&rsquo;ın s&ouml;z&uuml;d&uuml;r ve Muhammed&rsquo;in s&ouml;z&uuml; ise Allah&rsquo;ın s&ouml;z&uuml;d&uuml;r&rdquo;diye buyurmuştur. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yine kendisine bir soru y&ouml;neltmiş bir kişiye şunları s&ouml;ylemiştir Cafer Sadık:<br />&nbsp;<br />&ldquo;Andolsun Allah&rsquo;a ki biz, kendi zevk ve isteklerimize, g&ouml;r&uuml;ş&uuml;m&uuml;ze dayanarak bir şey s&ouml;ylemeyiz; biz Rabbimizin dediğinden başka bir şey de demeyiz. Eğer sana bir hususta bir şey s&ouml;ylediysem, mutlaka bu Resulullah&rsquo;tandır. Biz kendi reyimizle bir s&ouml;z s&ouml;ylemeyiz.&rdquo;<br />&nbsp;<br />İmam Muhammed Bakır ise bunun i&ccedil;in bir a&ccedil;ıklama getirmiştir</span><span>:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;&ldquo;Eğer biz size kendi reyimizle bir şey s&ouml;ylersek, bizden &ouml;ncekilerin saptıkları gibi biz de saparız; hayır, biz ancak Rabbimizin Peygamberi&rsquo;nin bize a&ccedil;ıkladığı şeyleri size s&ouml;yleriz.&rdquo;<br />&nbsp;<br />Sonra ş&ouml;yle s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor konuyu İmam&nbsp; Muhammed Bakır: </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Eğer biz sizlere, kendi rey, heva ve hevesimize dayanarak bir şey s&ouml;ylersek, helak olmuş kimselerden oluruz; hayır biz, diğerlerinin altın ve&nbsp; g&uuml;m&uuml;şlerini toplayıp sakladığı gibi,&nbsp; Resulullah&rsquo;dan alarak toplayıp saklamış olduğumuz hadisleri s&ouml;yleriz.&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yine İmam Sadık kendisine bir soru soran kişiye yanıt verdiğinde adam, </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;eğer bu konuda ş&ouml;yle-b&ouml;yle s&ouml;ylenirse, o nasıl bir g&ouml;r&uuml;ş olur?&rdquo; deyince;&nbsp; İmam ona, &ldquo;dur bakalım, ben bir hususta bir cevap verirsem, bu,&nbsp; Peygamberin kendisindendir. Biz, ş&ouml;yle-b&ouml;yle olur şeklinde g&ouml;r&uuml;ş belirtenlerden değiliz&rdquo; cevap vermişlerdir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ortodoks Caferi Şiilerin kendilerini tanımlamaları &ccedil;er&ccedil;evesinde&nbsp; Pir-i Aşk Safevi&rsquo;nin s&ouml;zlerini yinelersek : <br />&ldquo;Ehlibeyt mektebi (ya da Caferi Şiilik), (ger&ccedil;ekte) diğer İslami mezhepler gibi, rey ve g&ouml;r&uuml;şe dayalı olan bir mektep değildir. Ehlibeyt mektebi, Resulullah&rsquo;dan alınan İslam dininin hi&ccedil;bir yoruma tabi tutulmaksuzın sunuluşudur&rdquo;.</span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3. Caferi Mezhebinin İki Y&uuml;z&uuml;: Ortodoks İran Şiiliği ve&nbsp; Heterodoks Kızılbaşlık-Alevi-Bektaşilik </span></strong></p>
<p align="LEFT"><strong><span>3. a&nbsp; Caferi Mezhebinin Bi</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">rinci Y&uuml;z&uuml;:&nbsp; Ortodoks İran Şiiliği</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ancak yukarıdaki a&ccedil;ıklamalar g&uuml;n&uuml;m&uuml;z ortodoks Caferi Şiiliğin oluşturulması ya da ortaya &ccedil;ıkışını anlatmamaktadır.&nbsp; Oniki İmamcı Caferi Şiiliğin tam anlamıyla şeriat&ccedil;ı-ortodoks&nbsp; karakterle ortaya &ccedil;ıkışı ve Safevi Şahlığının resmi dini olması 17.y&uuml;zyılın sonlarında ger&ccedil;ekleşmiştir. Belki tek c&uuml;mle ile diyebiliriz ki, Şah İsmail d&ouml;neminde Kızılbaş sufiliği siyaseti &ccedil;er&ccedil;evesinde ad verilip oluşturulan Caferilik, Muhammed Bakır Maclisi&rsquo;nin Şeyh&uuml;lislam&rsquo;lık ve &ouml;l&uuml;m&uuml;ne değin s&uuml;ren Molla Başı&rsquo;lık yıllarında (1687-1693)bu yeni karakterine b&uuml;r&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r. Belki bu değişimi ya da başkalaşım s&uuml;recini anlatmaya ge&ccedil;meden &ouml;nce, Anadolu Alevi-Bektaşilerinin mensubu olduklarını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;kleri, Kızılbaş sufiliği siyaseti Caferiliğinin oluşumu ve onun simgesi olan İmam Cafer Buyruğu &uuml;zerinde geniş durmak gerekecektir. Ama biz bunu son b&ouml;l&uuml;me bırakıp, sadece Buyruk &uuml;zerine yeni bir g&ouml;r&uuml;ş&uuml; belirterek, &uuml;zerinde d&uuml;ş&uuml;ncelerimizi s&ouml;yledikten sonra Ehlibeyt mezhebinin ya da İmamiyenin ortodoks Caferiliğe d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml; kısaca a&ccedil;ıklamaya &ccedil;alışacağız.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Muhammad Jamaal Abdul Wahid Hanifa Qadiri (Muhammed Cemal Abd&uuml;lvahid Hanife Kadiri)yukarıda birka&ccedil; alıntı yaptığımız yazısında, Caferi Mezhebi&rsquo;nin bir İslam fıkıh okulu olarak varolmadığını ve İslam fıkıh&ccedil;ılarının&nbsp; &ccedil;oğu yapıtlarının &uuml;zerine Cafer&rsquo;in adını koyan Şii ulemasının onu paravan gibi kullandıklarıbi&ccedil;iminde kendi &ouml;zel yargısını verdikten sonra, şu ilgin&ccedil; saptamayı yapıyor: </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Şiilerin bug&uuml;n ellerinde bulunan &ldquo;İmami Caferi Buyrugu &rdquo; adını taşıyan kitap, Şii inancındaki dinsel uygulamalar &uuml;zerinde ilk kez yazan Cafer bin H&uuml;seyin al-Kummi (&ouml;. 951) adlı bir adam tarafindan yazılmıştır. Daha sonra, Abu Cafer Muhammed al-Tusi (&ouml;. 1068),&nbsp; Risala-i Jafariyya başlığının taşıyan ve bir b&ouml;l&uuml;ml&uuml;k bir yorum i&ccedil;eren diğer bir kitap yazdı. İki Cafer (al-Kummi ve al-Tusi) tarafindan yazılmış bu kitapları ileri s&uuml;rerek Şiiler kendilerine &ldquo;Caferi&rdquo; demektedirler. B&ouml;ylece onlar İimam Caferi Sadık&rsquo;ın doğrudan&nbsp; kendisini izledikleri planını kurmaya girişmişlerdir. Oysa bu yol, sırasıyla Hanefi ya da Hanbeli, yani imam Abu Hanifa ya da imam Ahmed bin Hambal&rsquo;a bağlı (daha &ouml;nceki paragraflarda Malik bin Anas&rsquo;a, diyordu. İ.K.) M&uuml;sl&uuml;manların yoludur . Şiiler, &lsquo;jafar&rsquo; ve &lsquo;jafr&rsquo; s&ouml;zc&uuml;klerinin benzerliğini k&ouml;t&uuml;ye kullanarak, yazarları Cafer al-Kummi ve Cafer al-Tusi olan bu kitapların İmam Cafer Sadık tarafindan yazıldığını ileri s&uuml;rmektedir. Caferi Mezhebi, sadece bir kelime oyunudur.&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Abd&uuml;lvahid Hanifa Kadiri&rsquo;nin T&uuml;rk&ccedil;e adıyla &ldquo;İmam Caferi Buyruğu&rdquo;ndan s&ouml;zetmesi, İran&rsquo;da bu kitabın n&uuml;shalarına rastlamış olduğunu g&ouml;steriyor. Ancak kitabın&nbsp; i&ccedil;eriği T&uuml;rk&ccedil;e olsaydı, yazar bunu a&ccedil;ıklamak ve belki Şiilerle karıştırarak T&uuml;rkiye&rsquo;deki Alevi inan&ccedil;lı toplumdan da s&ouml;zetmek zorunda kalacaktı. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">T&uuml;rk&ccedil;e &ldquo;İmam Cafer ya da Şeyh Safi Buyruğu&rdquo; adı altında&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; derlenmiş buyruk metinlerinde en azından bazı b&ouml;l&uuml;mlerin &ldquo;Fars&ccedil;adan T&uuml;rk&ccedil;eye &ccedil;evrildiği ya da anlaşılsın diye T&uuml;rk&ccedil;e s&ouml;ylendiğini&rdquo; belirten c&uuml;mlelere rastlanmaktadır. &Ouml;rneğini &ldquo;İmam Cafer-i Sadık Buyruğu&rdquo;, (Derleyen: Ali Ocaklı, İstanbul, 1989, s. 235): &lsquo;Naadı Ali&rsquo; b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n son paragrafında, &ldquo;&hellip;Ali Aba&rsquo;nın silsilenamesidir. Bunu Farisi lisan &uuml;zere buyurmuştu. Horasan erenleri Rum&rsquo;a kadem bastıklarında, Farisiden T&uuml;rkiye terc&uuml;me eylemişlerdir. Ve bunu tarikat erenleri canı gibi aziz saklayalar&hellip;&rdquo; denilmektedir. Buradaki Horasan erenleri nitelemesi, Safevi Kızılbaş y&ouml;netiminin Anadolu&rsquo;ya g&ouml;nderdiği&nbsp; g&ouml;revlilerdi, yani hadim dedikleri hizmet sahiplerinden başkası değildir. Ayrıca &ldquo;Erdebilli Şeyh Safi ve Buyruğu&rdquo;, (Der. Mehmet Yaman, İstanbul, 1994, s.53): &ldquo;Fars&ccedil;a bilmeyen talipler i&ccedil;in &uuml;stat Hatayi buyurmuştur ki; &lsquo;Hatayi hal &ccedil;ağında/Hak g&ouml;n&uuml;l al&ccedil;ağında/Y&uuml;zbin kabe yapmakta/Bir g&ouml;n&uuml;l al&ccedil;ağında&rsquo;.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;Hanife Kadiri&rsquo;nin İmam Cafer Buyruğu&rsquo;nun, Cafer adlı iki Şii yazarın yazılarından derlendiği ve Şiilerin bu kitapların İmam Cafer tarafından yazıldığını ileri s&uuml;rerek kendilerine Caferi adını taktıkları savı doğru değildir. &Uuml;stelik yazarın birinci Cafer olarak bildirdiği, Kitab al-Makalat ve&rsquo;l- Firak&rsquo;ın&nbsp; yazarı al-Kummi, Sad bin Abdullah al Aşari&rsquo;dir; Abu Cafer Muhammed bin Yakup al-Kolayni (&ouml;.940-41) ile karıştırmıştır. Ancak Caferilik ya da Caferi mezhebi deyiminin kullanılışı ile İmam Cafer Buyruğu&rsquo;nun sıkı ilişkisi vardır ve bize g&ouml;re ikisi de Safevi Kızılbaş siyasetinin &uuml;r&uuml;n&uuml;d&uuml;r. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Buyruk&rsquo;ta&nbsp; &ldquo; Eğer sorsalar, ikrar-ı terc&uuml;man nedir?&rdquo; sorusuna şu yanıt verilmektedir: &lsquo;Cevap: Şah-ı Merdan kuluyum, Al-i aba nesliyim, İmam Cafer Sadık mezhebindenim. Rehberim Muhammed, m&uuml;rşidim Ali&rsquo;dir.&rdquo;( İmam Cafer-i Sadık Buyruğu, Der. Ali Ocaklı, s.225) İmam Cafer Buyruğu&rsquo;nun elde bulunan Fars&ccedil;asını g&ouml;rmediğimiz i&ccedil;in, T&uuml;rk&ccedil;e mevcut metinler dikkatlice incelendiğinde, bu kitabın hazırlanmasınıda Abu Cafer Muhammed&nbsp; Kolayni(940-41) ve Abu Cafer Muhammed bin al-Hasan al-Tusi&rsquo;nin(1067-8)&nbsp; kitaplarından, başta İmam Cafer Sadık olmak &uuml;zere İmamların Kuran ayetlerinden yorumları, hadis nakilleri ve kendi s&ouml;zlerini se&ccedil;kiler yaparak&nbsp; yararlanıldığı anlaşılır.<br />&nbsp;<br />Ayrıca erken T&uuml;rk&ccedil;e Buyruk metinlerinin i&ccedil;inde Ortodoks Şii &ouml;gelere rastlanmaz ve bunlardaki Caferilik de batıni anlamdadır; Caferi Aleviliktir&nbsp; Aşağıda daha ayrıntılı anlatacağımız gibi 17. y&uuml;zyılın ortalarından itibaren, İran&rsquo;da Şii ulemanın usuli ve akhbari tartışmaları sonucunda Ortodoks Caferi Şiilik resmileşmiş. 10.y&uuml;zyıldan sonra İmamiye ya da İsna aşariye (Oniki İmamcılık) mezhebi olarak kurumlaşmış olan ortodoks Şiiliğe, Caferilik adı altında d&ouml;n&uuml;ş yapılmıştır. Bu d&ouml;nemden sonra Anadolu&rsquo;ya g&ouml;nderilen Buyruk&rsquo;larda şeriat ağırlığını hissettirmeye başladı. Ancak Safevi soylu Şahların siyaseti gereği,&nbsp; Anadolulu Kızılbaşları kendilerinden tamamıyla uzaklaştırmamak i&ccedil;in&nbsp; kitaptaki batıni &ouml;geler atılmamıştır. Buna karşılık İran i&ccedil;lerinde Horasan&rsquo;da kızılbaş katliamı ve koğuşturmalar s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş. Kızılbaş T&uuml;rkmenler,&nbsp; İsmaililerle birleşerek yeraltına &ccedil;ekilmiş ve onlar da Caferi Şii takiyesi uygulamak zorunda kalmışlardır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yukarıda İmamiye&rsquo;nin &ccedil;ıkışı ve kurumlaşmasına ilişkin şunları s&ouml;ylemiştik: </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Asıl İmamiye&rsquo;yi mezhep olarak kurumlaştıran 10.y&uuml;zyılın başlarından itibaren g&uuml;&ccedil;l&uuml; Şii Nevbahti ailesi i&ccedil;inde yetişen bilginler oldu. Onların iktidara yakınlığı ve halifelikle uzlaşıya girmiş olmaları bu kurumlaşmayı sağladı. Şii Buveyh Oğulları&rsquo;nın Bağdad&rsquo;da iktidarı ele ge&ccedil;irmeleriyle (945) onların koruması altında İmamiye daha da g&uuml;&ccedil;lendi. İmam Cafer Sadık&rsquo;ın gizli olarak y&uuml;r&uuml;tm&uuml;ş olduğu Batıni Şiilik artık tamamıyla yeraltına &ccedil;ekilmiş, (İsmaili Aleviliği olarak) yaşama m&uuml;cadelesi verirken; İmam Caferin takiyesi, yani g&ouml;r&uuml;nt&uuml;deki zahiri, yani a&ccedil;ık dinsel uygulamaları İmamiye mezhebi olarak İslam tarihinde yerini almıştı. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">17. y&uuml;zyıl i&ccedil;inde Ortodoks Şiiliğe, Caferilik adı altında d&ouml;n&uuml;ş&uuml; sağlayan b&uuml;y&uuml;k &ccedil;apta&nbsp; o d&ouml;nemde yetişmiş aşağıdaki yazarların yapıtlarının yeniden ele alınıp yorumlanması olmuştur demekle yanılmış olmayız. Bu yapıtlarıve yazarları<br />ş&ouml;yle sıralayabiliriz:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Oniki İmamcılığa d&uuml;ş&uuml;nsel &ccedil;ehresini veren yazarlar olarak,&nbsp; devlet adamı Abu Sehl İsmail bin Ali en-Nevbahti (&ouml;.923) ve aynı aileden Kitab Firaku&rsquo;ş-Şia&rsquo;nın yazarı al-Hasan bin Musa en-Nevbahti (&ouml;.922). </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Abu Cafer Muhammed Yakub al-Kolayni&rsquo;nin (&ouml;.940-41)&nbsp; on altı bin y&uuml;z doksan do</span><span>kuz hadisi i&ccedil;eren&nbsp; Al-Usul Min al-Kafi. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şeyh al-Saduk adıyla tanınan&nbsp; İbn Babeveyh&rsquo;in (&ouml;.991-92) İmamların yaşamı ve yine İmamlardan geniş sure ve hadis yorumları veren inan&ccedil;lar kitabı&nbsp;&nbsp;&nbsp; Risaletu&rsquo;ul İtikadat (Şii İmamiyenin İnan&ccedil; Esasları, &Ccedil;ev. Ruhi Fığlalı, Ankara 1978) ve Men la-Yehzuruhu&rsquo;l- Fakih.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Heresiograf Sad bin Abdullah al-Aşari al-Kummi&rsquo;nin( &ouml;.951-52) Kitab al-Makalat ve&rsquo;l- Firak&rsquo;ı.&nbsp; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şeyh al-Taifa olarak tanınan Abu Cafer Muhammed bin al-Hasan al-Tusi&rsquo;nin (&ouml;.1067-68) At-Tazhib ve al-İstibsar&rsquo;ı Ortodoks Oniki İmamcı, yani Şii İmamiye fıkıhı ve &ouml;ğretisinin belli başlı adlı yapıtlarıdır.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">(Prof. Dr. W.Montgomery Watt, İslam D&uuml;ş&uuml;ncesinin Fikri Teşekk&uuml;l&uuml;, &Ccedil;ev.Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, 2.Basım, İstanbul, 1998, s.338-343;&nbsp; Aşk Safevi, a</span><span>yn. Makl.; Farhad Daftary, The Ismailis: their History and doctrines, Cambridges 1992, s.86, 127, 250-252; 59, 92-93 ) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3. a1&nbsp; 17. Y&uuml;zyılın Başlarından&nbsp; İtibaren İran&rsquo;da Şii Şeriatının G&uuml;&ccedil;lenmesi, Ortodoks Şii K&uuml;meleşmesi ve Her T&uuml;rl&uuml; Sufiliğin Ezilmesi</span></p>
<p align="LEFT"><span>&nbsp;1</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">7. y&uuml;zyıl İran&rsquo;da Ortodoks Şiiliği, İmamiye mezhebinin Caferilik adı altında&nbsp; egemen olmasında etkili olan yetkin bilgin ve din adamları ortaya &ccedil;ıkardı: Şii hukuku (fıkıh) &uuml;zerinde bir&ccedil;ok kitaplar yazan Mir Damad namıyla tanınmış olan Mulla Muhammad Amin Astrabadi, Akhbari olarak bilinen bir d&uuml;ş&uuml;nce akımı kurmuştur. Bu akım ictihad doktrinlerine inanan Şii d&uuml;ş&uuml;ncesine karşıydı. Akhbari Şii grubu sadece Kutsal Kuran, Hadis ve diğer yetkin kaynak olarak Oniki İmamların s&ouml;zlerine bağlıydılar. Tam tersine Usuli olarak tanınan diğer Şiiler Kuran, Hadis ve Kıyas&rsquo;a inanmaktaydılar. Birbirleriyle tartışma halindeydiler ve onların bu karşılıklı tartışma (polemik) yazıları İran&rsquo;da zamanın b&uuml;y&uuml;k bir iş alanı oldu. İşte bu d&ouml;nemde, Muharrem ayında rawda-khani anma t&ouml;renleri (İmam H&uuml;seyin&rsquo;in şehit edilmesinin anılması) ve mersiye (matem ağıtları) okunmasının başladığı bilinmektedir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bunlara ek olarak ilm al-kalam (theology), hikmat (akılcılık ve felsefe), irfan (gnosis) ve&nbsp; Sufilik d&uuml;ş&uuml;ncesine de hız kazandırıldı. İran felsefe ve akılcı d&uuml;ş&uuml;ncenin gelişmesi i&ccedil;in verimli bir topraktı ve bu d&ouml;nemde tanınmış Şii bilginler yetiştirmiştir; &ouml;rneğin, Mir Dad (&ouml;.1631), Muhammad Bakır Maclisi (&ouml;.1699), Mulla Sadra (&ouml;.1640), Mohsin-i Fayd Kashani (&ouml;.1680), Abdur Razzak Lahiji (&ouml;. 16</span><span>61), Rajab Ali Tabrizi (&ouml;. 1699) vb.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;Roger Savory&nbsp; &ldquo;Iran under the Safavids&rdquo; (New York, 1980, s. 91) kitabında, <br />&ldquo;1501&rsquo;de Safevi Devletinin kuruluşundan, 1588 yılında Şah Abbas I&rsquo;in tahta &ccedil;ıkışına kadarki d&ouml;nemin bir değişim ve deneyim olduğunu&nbsp; g&ouml;rm&uuml;ş olduk; Safevi d&uuml;zeninin &ouml;zg&uuml;n Sufi &ouml;rg&uuml;t&uuml;n&uuml; devlet y&ouml;netimi yapılanmasında birleştirmek i&ccedil;in bir girişimde bulunuldu, deneme yapıldı&rdquo;diye yazmaktadır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bize g&ouml;re&nbsp; Savory&rsquo;nin bu saptaması yerinde olmasına rağmen, adlandırmasında eksiklik bulunmaktadır. Başından beri Kızılbaş Safevi y&ouml;netimi yapılanmasında birleştirilmek, daha doğrusu devletin yaşamına ge&ccedil;irilmek istenen ya da denenmiş olan Ortodoks Şii Sufizmi ve onun &ouml;rg&uuml;t&uuml; değildi. Batıni Alevi inan&ccedil; ve felsefesi, Alevi-Bektaşi G&ouml;rg&uuml; Cemlerinde uygulanan tapınma kurumları ( Sorgulama, Dar&rsquo;a, Musahiblik, Sitemden ge&ccedil;irme vb.) t&uuml;m&uuml;yle devletin yaşamına ge&ccedil;irilerek bir Kızılbaş y&ouml;netim d&uuml;zeni oluşturulması denendi. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1501&rsquo;den 1508&rsquo;e kadar Şah İsmail&rsquo;in saltanatı d&ouml;neminde ve 1524&rsquo;den 1533/4&rsquo;e kadar Şah Tahmasp&rsquo;ın ilk yıllarında, bu devleti kuran Kızılbaş T&uuml;rkmen boyları dedebeglerinin oluşturduğu Ehli İhtisas kurulu, Şah Vekili (vekil-i nefs-i nefis-i humayun ) başkanlığında bunu başardı. B.S. Amoretti&rsquo;nin belirttiği gibi,</span></p>
<p align="LEFT"><span>&nbsp;&ldquo;K</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ızılbaşlık bir halk dinsel inancı olarak, başkaldırıcı ve &ouml;rt&uuml;l&uuml; kom&uuml;nistik doğasıyla Anadolu&rsquo;dan İran&rsquo;a ge&ccedil;miştir...Onların başlarında bulunan, y&uuml;ksek ayrıcalıklı Kızılbaş Sufilerin her lokması şefaat etme &ouml;zelliğine sahipti. Ehli İhtisas Kurulundan Halifeler Halifesi, genel toplantılarda-cemlerde g&uuml;nahlarını itiraf edip pişmanlık duyanları, Anadolu Kızılbaşları ve Bektaşilerin ayin ve geleneklerine uygun bi&ccedil;imde (tarık) &ccedil;ubuğuyla vurarak, (yani sitem &ccedil;ektirerek İ.K.) bağışlıyordu. G&uuml;nahkarların bağışlanmaları i&ccedil;in yalvaranların secdeye kapanmaları tarikat-yol us&uuml;l&uuml;nce yapıldığı a&ccedil;ıktı.&rdquo;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;Amoretti bu satırları, Şah Tahmasp&rsquo;ın ilk yıllarında, onun sarayını ziyaret etmiş olan Venedik Cumhuriyeti el&ccedil;isi Michele Membre&rsquo;in g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;nden (Relazione..s.48) almıştır. G&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi Kızılbaş-Alevi-Bektaşi, yani Batini sufiliği s&ouml;zkonusudur. (Geniş bilgi i&ccedil;in bkz. B.S. Amoretti, &ldquo;Pre-Safavid religious Topography&rdquo; The Cambridge History of Iran Vol. VI, yeni basım, Cambridge-1993, s.632 ve 637&rsquo;den aktaran İ.Kaygusuz, G&ouml;rmediğim Tanrıya Tapmam,İstanbul 1996,s.204-208; 260-278) Kızılbaş y&ouml;netimin ise niteliği de a&ccedil;ıktır; Karmatilerden ve erken Alamut İsmaililerinden, Babai ve Bedredinilerden sağılıp gelen, şahın ve padişahın değil &ldquo;d&uuml;nya m&uuml;lk&uuml; halkındır&rdquo;, iktidar onunla paylaşılmalıdır siyasetinin devlet yaşamına ge&ccedil;irilmesi...</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Tahta &ccedil;ıkarıldığından bir yıl sonra 1589&rsquo;da, kendisine yardımcı olan Kızılbaş &ouml;nderlerini &ouml;ld&uuml;rten Şah Abbas I, Kızılbaş g&uuml;&ccedil;leriyle birlikte y&ouml;netimdeki Alevi-Kızılbaş inan&ccedil; &ouml;rg&uuml;tlenmesini de uzaklaştırmış ve onlar hakkında korkun&ccedil; bir&nbsp; koğuşturma başlamış bulunuyordu. Onun yeni hayat verdiği ve y&ouml;netimle birleştirmeyi denediği ılımlı olarak nitelenen Ortodoks Şii&nbsp; sufizmi &ouml;rg&uuml;tlenmesiydi. Onu sufi &ouml;geleri y&ouml;netim yapısı i&ccedil;ine eklemlemesi ve koğuşturmaların sonucu olarak, Anadolu&rsquo;ya d&ouml;nmeyip İran&rsquo;da kalan&nbsp; bir kısım&nbsp; Kızılbaşlar bu ılımlı Sufizmin i&ccedil;inde g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ler.&nbsp; Hatta İsmaili dailer sufi hırkası i&ccedil;inde dolaşarak&nbsp; vaızlarını vermeye başlamışlardı. Ayrıca &ccedil;oğu Kızılbaşların, İsmaili İmam Nizar II(&ouml;.1628)&nbsp; zamanında gizlice İsmaililiğe ge&ccedil;miş olduklarına ilişkin bir&ccedil;ok&nbsp; kanıt bulunmaktadır. Hatta İmam Nizar&rsquo;ın oğlu ve ardılı İmam Sayed Ali&rsquo;ye (1628-1660) de onlar kendi aralarında&nbsp; Sayed Abul Hasan Beg diye &ccedil;ağırıyorlardı. Sayed Ali Şah&rsquo;a, &ldquo;Seyid Hasan Beyin Babası&rdquo; diye&nbsp; oğlunun adıyla seslenmelerinden anlaşılıyor ki; Safevi y&ouml;netiminden dışlanıp koğuşturulmakta olan Kızılbaş T&uuml;rkmenler, İmam Hasan Ali Şah&rsquo;ın (1660-1694) İmamlık d&ouml;neminde de, kendi inan&ccedil;larından farklı olmayan İsmaililikle yoğun bir bi&ccedil;imde buluşmuş ve birlikte hareket etmeyi s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;şlerdi. Bu durumun Anadolu&rsquo;ya yansımamış ve İsmaili dai&rsquo;lerin Alevi-Bektaşilerle&nbsp; buluşmamış olduğu&nbsp; elbette d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lemez. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şah Abbas I&rsquo;nin 1629&rsquo;da &ouml;l&uuml;m&uuml;yle birlikte ılımlı Sufiler de koğuşturulmaya ve &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmeye başlandı, Hankah&rsquo;larının (tekkeleri) tamamı yıktırıldı. Roger Savory aynı yapıtında (Iran under the Safavids, New York, 1980, s. 237) şu kısa bilgiyi ge&ccedil;mektedir:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Şah Abbas I&rsquo;nin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra&nbsp; Sufilerin toplumsal itibarı d&uuml;şmeye devam etti. Oysa Sufi coşkusu/gayreti ve inancı (aslında Kızılbaşlık, yani batıni sufiliği demesi gerekiyordu İ.K.) Safevileri iktidara taşımıştı. Sufilik, 17. y&uuml;zyılda m&uuml;ctehid (ayet ve hadisten kıyas yoluyla h&uuml;k&uuml;m &ccedil;ıkaran) Muhammed Bakır Maclisi tarafından, murdarlık ve cehennem k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n b&uuml;y&uuml;mesi olarak su&ccedil;landı.&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şah Safi (1629-1642) ve Şah Abbas II&rsquo;ın (1642-1666) saltanat yıllarında sufiler her k&ouml;şede araştırılıp ortaya &ccedil;ıkarıldı ve (devlet) din servislerinin bir eylemi olarak &ouml;l&uuml;mle cezalandırdı. Nimetullah&ccedil;ı Sufiler dahi bağışlanmadı ve Horasan ve Kirman&rsquo;da Ataullahiler adıyla tanınan İsmaililerin katliamından &ouml;nce, İmamları Sayed Ali Şah (1628-1660) onlara, kıyım belasından uzak kalsınlar diye krallık ordusuna katılmalarını buyurdu. B&ouml;ylece Horasan ve Kirman&rsquo;da oluşturulmuş olan İsmaili birliği Safevi ordusu i&ccedil;inde k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir Ataullahi alayı olarak tanındı. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İmam Hasan Ali (1660-1694) İsmaili davasını, İran&rsquo;ın değişen durumuna g&ouml;re y&ouml;nlendirdi. &Ouml;rneğin, İsmaili dailerinin Pir Mihrab Beg, Pir Ali Asghar Beg ve Pir Ali Akbar Beg gibi yerel ad taşıdıkları bilinmesine rağmen, haklarında fazla bilgi yoktur. Bununla birlikte Dai adlarının sonlarındaki T&uuml;rk&ccedil;e &ldquo;beg&rdquo; s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; g&ouml;steriyor ki, onların&nbsp; İran&rsquo;ın T&uuml;rkmenler tarafından iskan edilmiş b&ouml;lgelerinde inan&ccedil;sal hizmet vermekteydiler; İran&rsquo;daki Kızılbaş &ccedil;evre ile &ccedil;ok yakın ilişki i&ccedil;inde bulunuyorlardı.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze ulaşan İsmaili kaynakları aracılığıyla bu kırık-d&ouml;k&uuml;k bilgilerin temelindeki ger&ccedil;ek şudur: Kızılbaş Safevi Devletinin kuruluşundan, İranlı feodal aristokratların Şahların &ccedil;evresinde k&uuml;meleşip, ortodoks Şiiliği devlet dini yaparak sufiliği y&ouml;netimden uzaklaştırıncaya kadar Kızılbaşlar,&nbsp; İsmaililerle birlikte hareket ettikleri gibi, Şah Abbas I&rsquo;nin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra başlayan Kızılbaş ve sufi kıyımlarında da yaşamları biribirine karışmıştır. Aynı ilişkinin Anadolu&rsquo;da da s&uuml;rm&uuml;ş olması, olasılılıkların ve kuşkuların &ouml;tesindedir.&nbsp; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">17.y&uuml;zyılda&nbsp; Şah Abbas I&rsquo;nin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra Şii fıkıh anlayışının iki y&ouml;nde geliştiğini g&ouml;r&uuml;yoruz: &Ccedil;oğunluk, birinci ilkelere, b&uuml;t&uuml;n şeriat kaynaklarına (usul) değişmez referanslar olarak ağırlık veriyordu; yukarıda kısaca değindiğimiz gibi bu kaynaklar Kuran, Peygamberin s&ouml;zleri (hadis) ve ( m&uuml;ctehidlerin) kıyas h&uuml;k&uuml;mleriydi. Bu gruba Usuli denilmekteydi. Fakat karşı &ccedil;ıkan, onları protesto eden bir hareket y&uuml;kseldi; bu hareket şeriatın bağımsız bir kaynağı olarak (g&ouml;r&uuml;len) akıl ve mantığın ge&ccedil;erliliği &uuml;zerinde kuşku duyuyordu; Peygamber ve İmamlardan duyulup gelen haberlerin (akhbar) yoğun kullanılışına &ccedil;ok &ouml;nem verilmekteydi. Onun&nbsp; i&ccedil;in bu grup akhbari adıyla tanınıyordu. Bu d&ouml;nemin en &ouml;nemli &ouml;zelliklerinden biri, bir b&uuml;t&uuml;n olarak, dinsel sınıfların etkisinin b&uuml;y&uuml;yerek artmış olmasıdır; zira onlar, Usuli ve Akhbari k&uuml;meleşmelerin i&ccedil;sel farklılıklarından&nbsp; ayrı olarak, politik denetlemelerden de serbest kalmışlardır. Bu d&ouml;nemde ortaya &ccedil;ıkan g&uuml;&ccedil;l&uuml; dinbilginlerinin tipik &ouml;rneği Muhammed Bakır Maclisi, 1687 yılından itibaren Şeyh&uuml;lislam makamında&nbsp; ve &ouml;l&uuml;m&uuml;ne kadar Mulla-Başı olarak kaldı. Dikkat &ccedil;ekici &ouml;nemli&nbsp; nokta, Usuli ve Akhbari Şii grupların sadece Sufilerin katledilmesinde ortaklaşa hareket etmeleridir. Bizce işte bu ortaklaşa hareket i&ccedil;inde, ılımlı Sunnilikten de fazla şeriat&ccedil;ılığa y&ouml;nelmiş bir Ortodoks Şiilik olarak Caferilik (mezhebi) benimsenip, tam anlamıyla İran Safevi devleti y&ouml;netimine yerleşti</span><span>.a</span></p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 23:38:29 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-islam-hukuk-fikih-okullari-ve-caferi-mazhebi_125.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. MUHAMMED’İN DOĞUM GÜNÜ ve ESERİ OLAN RIZA ŞEHRİ</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-muhammed%e2%80%99in-dogum-gunu-ve-eseri-olan-riza-sehri_124.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Değerli Muhabbet Ehline ..!</strong></p>
<div><img style="width: 133px; height: 127px;" src="/uploads/articles/048bfd11.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Alevilerin inandığı tarih kaynaklarına g&ouml;re Hz. Muhammed, <strong>20 Nisan 571</strong> tarihinde d&uuml;nyaya gelmiştir. Başka bir deyimle Alevilerin b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu Hz. <strong>Muhammed&rsquo;in</strong> doğum g&uuml;n&uuml; olarak <strong>bu tarihi</strong> esas alır. <strong>Hicri</strong> tarih sonradan oluştuğu i&ccedil;in Aleviler Hz. Muhammed&rsquo;in doğumunu <strong>Hicri</strong> tarihe uyarlama ihtiyacı duymamışlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed&rsquo;in doğum tarihinin bu <strong>g&uuml;n</strong> olarak kabul edilmesi inancın temel ilkesi olan<strong> 4 Kapı, 40 Makama</strong><strong> uyarlandığında ilk</strong> <strong>3 Kapı </strong>olan<strong> <span style="color: #ff0000;">Şeriat</span>, <span style="color: #ff0000;">Tarikat</span>, </strong>ve<strong> <span style="color: #ff0000;">Marifet</span></strong> Kapılarında b&ouml;yle kabul edilir. Son Kapı olan <span style="color: #ff0000;"><strong>Hakikat</strong></span> <strong><span style="color: #ff0000;">Kapısında</span> ise Hz. Muhammed&rsquo;in doğumu yoktur. O ezelden bu yana <span style="color: #ff0000;">(Kal&uuml; Bela)</span></strong> vardır ve y&uuml;ce Yaratan, <strong>Kainatı</strong><strong> yaratırken Hz</strong>. <strong>Muhammed</strong> ve <strong>Hz</strong>. <strong>Ali&rsquo;ye</strong> <strong>kendi Nurundan</strong> bir <strong>Nur</strong> kattı ve <span style="color: #ff0000;"><strong>Kainatı o Nur ile yarattı</strong></span><strong>. Dolayısı ile onların doğumunun ezeli</strong> ve <strong>ebedi</strong> yoktur. Biz Hz. Muhammed&rsquo;in doğumunu ilk <strong>3 Kapıyı</strong><strong> esas almak kaydı ile biraz irdeleyelim / yorumlayalım.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir insan d&uuml;nyaya gelir ve bir d&ouml;nem sonra <strong>vefat</strong> eder. Aleviler insanın vefat etmesine genellikle &ouml;l&uuml;m demeyip <strong>Don değiştirme</strong> veya <strong> Hakka y&uuml;r&uuml;me</strong> derler. Bir kişi yaşamından sonra kendinden yaptıkları ile (<strong>Amel</strong>) ile bahsettirir. Kişi eğer geride <strong>iyi veya</strong> k&ouml;t&uuml; bir eser bırakmışsa <strong>o eseri ile</strong> anılır. Eserinin <strong>g&uuml;zel</strong> olması ile kişi, bıraktığı eseri sahiplenen insanların kalbinde <strong>taht</strong> kurar. Sevenleri onun eserine <strong>sahip &ccedil;ıkarak</strong> onu <strong>anar</strong> ve ileriki zamana taşırlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir Peygamber de elbette <strong>&uuml;mmeti</strong> ile ileri taşınır ve sahiplenilir. Onun <strong>inan&ccedil;</strong> ve <strong>felsefesini</strong> rehber edinen insanlar onun eserine sahip &ccedil;ıkarak bir <strong>cemaat</strong> oluşturur ve bu cemaat s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde esere g&uuml;n&uuml;n şartlarına g&ouml;re <strong> yeni</strong> <strong>yorumlar</strong> katarak onu sahiplenir ve ileri taşır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir esere <strong>Yeni yorumların eklenmesi</strong> genellikle <strong>b&ouml;l&uuml;nmelere</strong> de sebep olur. Cemaatler <strong>yeni</strong> <strong>yorumların i&ccedil;eriği doğrultusunda ayrı ayrı Mezhep </strong> ve <strong>Tarikatlar</strong> oluşturarak s&ouml;z konusu kişiyi sahiplenirler. Yeni yeni yorumlar aynı zamanda <strong>o yorum etrafında birleşen</strong><strong> toplulukların inan&ccedil;</strong> <strong>değerleri</strong> ve <strong>&ouml;ncelikleri</strong> olur. Onların <strong>yaşam bi&ccedil;imi</strong><strong> olur. Onları</strong>n <strong>&ouml;zlemi</strong> ve <strong>orada bulunma</strong> kriteri olur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Alevilerin de elbette Hz. Muhammed hakkında <strong>yorum ve kanaatleri</strong> vardır. S&ouml;z konusu yorum ve kanaatler de elbette onların <strong>inan&ccedil; kriterleri</strong> olur. Bu kriterler elbette <strong>İnan&ccedil; kaynakları, temel esaslar</strong>, <strong>kudsiyetler</strong> ve <strong>inan&ccedil;</strong> <strong>rit&uuml;elleri</strong> olarak <strong>yeniden</strong> kendi i&ccedil;inde şekillenirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aleviler <strong>3 Temel inan&ccedil; kaynağına inanırlar. </strong></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><strong><span style="color: #ff0000;">Kuran&rsquo;ı Kerim,</span></strong></li>
<li><strong><span style="color: #ff0000;">Rıza Şehri / Medine Şehri Beyannamesi,</span></strong></li>
<li><strong><span style="color: #ff0000;">İmam Cafer Buyruğu.</span></strong></li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Kuran&rsquo;ı Kerim</span></strong>, <strong>Kutsal</strong> Kitaptır. Peygamberimiz Hz. Muhammed bu Kutsal Kitabı insanoğluna tebliğ etmek i&ccedil;in g&ouml;nderilmiştir. Bu y&uuml;zden de Peygamberlerin i&ccedil;inde <strong>Resul</strong> (Kendisine ayrıca <strong>Kitap</strong> inen) olarak değerlendirilir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Kuran&rsquo;ı Kerim,&nbsp; İnsanları yeni dine davet</strong> eden bir <strong><span style="color: #ff0000;">&ccedil;ağrı </span></strong><span style="color: #0000ff;">(davet)</span> kitabıdır. Bu Kitap <strong>3 ayrı kategoriye</strong> b&ouml;l&uuml;nerek değerlendirilir.</p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><strong><span style="color: #0000ff;">Kuran</span></strong> <strong>&ccedil;ağrı kitabı olduğu i&ccedil;in t&uuml;m insanları yeni dine (İslam) &ccedil;ağırır. T&uuml;m insanlar bu yeni dine davet edilir. Herkesin Kuran&rsquo;ı Kerim&rsquo;e iman </strong> etmeleri beyan edilir. B&ouml;ylece i&ccedil;eriğin bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; &ccedil;ağrı olarak kabul edilir. &lsquo;&rsquo;<strong> O halde (Res&ucirc;l&uuml;m), &ouml;ğ&uuml;t ver. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sen ancak &ouml;ğ&uuml;t vericisin. <span style="color: #ff0000;">(Gasiye : 21)&rsquo;&rsquo;</span></strong></li>
<li>Kitabın ikinci b&ouml;l&uuml;m&uuml; <strong>Kuran&rsquo;ı Kerim&rsquo;den</strong><strong> &ouml;nce inen diğer <span style="color: #0000ff;">Semavi</span></strong> dinleri anlatır. Kuran&rsquo;ın <strong>diğer</strong> <strong>Semavi dinlerin devamı olduğu beyan edilir. Daha &ouml;nce gelen diğer Peygamberlerin de varlığı kudsiyetle</strong> anılır ve diğer Kitapların da <strong>Allahın buyruğu</strong><strong> olduğu teyid edilir. Ancak daha &ouml;nceki Semavi dinlere inanan Cemaatlerin s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde</strong> Kutsal kitabın i&ccedil;eriğinden <strong>ayrı</strong><strong> d&uuml;şt&uuml;kleri i&ccedil;in, diğer inan&ccedil;ların artık doğruyu temsil etmediği</strong> i&ccedil;in <strong><span style="color: #0000ff;">h&uuml;k&uuml;mlerinin kalmadığı</span> izah edilir. Aleviler Kuran&rsquo;da ismi ge&ccedil;en diğer Semavi</strong> din Peygamberlerini de kendi Peygamberleri olarak kabul ederler. T&uuml;m <strong><span style="color: #0000ff;">Kitaplar</span> </strong>, <strong><span style="color: #0000ff;">Suhuflar</span></strong> (Kutsal sayfalar) ve Peygamberlerin aynı Allahın el&ccedil;isi olduklarına, ve hepsininde aynı kudsiyeti i&ccedil;erdiğine, bu inan&ccedil; b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n ezelden bu yana (<span style="color: #ff0000;"><strong>Kal&uuml; Bela</strong></span>) aynı doğrultuda olduğuna inanırlar. &lsquo;&rsquo;<strong> İşte siz &ouml;yle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, b&uuml;t&uuml;n kitaplara inanırsınız.. <span style="color: #ff0000;">(Ali İmran : 119)&rsquo;&rsquo;</span></strong></li>
<li><strong>Kuran&rsquo;ı Kerim</strong> pek &ccedil;ok <strong>Sure</strong> ve ayetinde g&uuml;ncel sorunlara y&ouml;nelik &ccedil;&ouml;z&uuml;mler i&ccedil;erir. Ancak bizzat Kuran&rsquo;ı Kerim&rsquo;in iniş d&ouml;nemi i&ccedil;erisinde, daha &ouml;nce inen bazı ayetler, yeni inen ayetlerle <strong>h&uuml;k&uuml;ms&uuml;z</strong> kılınır. Başka bir deyimle, <strong>koşulların değişmesi</strong> sonucu daha &ouml;nceleri ge&ccedil;erli olan ayetler, aynı konu hakkında <strong>yenileri geldiği i&ccedil;in</strong><strong> devreden &ccedil;ıkarılır. Bu da yaşamın yorumlanmasının durağan</strong> olmadığını, Kudsiyetin <strong>yaşama ve olgulara</strong><strong> &ccedil;ağdaş persfektik</strong> sunulmasına a&ccedil;ık olduğuna işarettir. <span style="color: #ff0000;"><strong>Hz. Ali</strong></span> bir s&ouml;z&uuml;nde &lsquo;<strong><span style="color: #0000ff;">&rsquo;&Ccedil;ocuklarınızı şimdiki zamana değil, onların geleceği zama g&ouml;re eğitin (hazırlayın)&rsquo;&rsquo;</span> buyurmuşlardır. Kuran&rsquo;ı Kerim&rsquo;in </strong> bu b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde gelecekle ilgili bazı vurguların ve değerlendirilmelerin (&ccedil;&ouml;z&uuml;mlemelerin) yapılması da aynı bakış a&ccedil;ısı ile irdelendiğinde b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k arz eder.</li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li>Bu vesile ile <strong>Kuran&rsquo;ı Kerim esasta yeni bir dine &ccedil;ağrı kitabı olarak da algılanabilir. </strong></li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Rıza Şehri</span></strong><span style="color: #0000ff;"> / </span><span style="color: #0000ff;"><strong>Medine Şehri Beyannamesi</strong></span> <strong> ise bu &ccedil;ağrıyı dikkate alan, ancak buna rağmen kendi &ouml;rf gelenek ve ina&ccedil;larını devam ettirmeyi isteyerek gelen toplulukların bir arada yaşama</strong> beyannamesidir. Başka bir deyimle, yeni dinden <strong>rahatsız</strong><strong> olmayan ancak ona tabi olmayan, onu benimsemeyen insanların da bulunduğu bir ortak platformdur. Kuran&rsquo;ı Kerim&rsquo;in h&uuml;k&uuml;mleri bu konuyu destekleyicidir. &lsquo;&rsquo;Dinde zorlama yoktur... <span style="color: #ff0000;">(Bakara : 256)</span> </strong> &lsquo;&rsquo; <strong>&lsquo;&rsquo;Sizin dininiz size, benim dinim banadır. <span style="color: #ff0000;">(K&acirc;firun : 6)</span>&rsquo;&rsquo;</strong>. Herkesin kendi i&ccedil;inde kendi dini kurallarına uyan ancak <strong>ortak platformda</strong> diğerinin inancına dokunmayan ve onu yadırgamayan bir yapılanmadır. <span style="color: #ff0000;"><strong>Hz. Ali&rsquo;nin</strong></span> s&ouml;zlediği ve daha sonra <span style="color: #ff0000;"><strong>Hacı</strong></span> <strong><span style="color: #ff0000;">Bektaş Veli</span> tarafından da </strong>teyid edilen &lsquo;<strong>&rsquo;Biz 72 Millete aynı nazarla bakarız&rsquo;&rsquo; deyimi bu şehrin insanlarına, bu platforma dahil olmuş topluluklar i&ccedil;in s&ouml;ylenmiştir. Hz. Muhammed ve Hz. Ali, 622 </strong> yılında Mekke&rsquo;den Medine&rsquo;ye g&ouml;&ccedil; (<strong>Hicret</strong>) ettikten sonra orada <strong>&ccedil;ok ciddi a&ccedil;ılımlara</strong> &ouml;nc&uuml;l&uuml;k ettiler. Bunlardan biri <strong>Musahiplik</strong>, diğeri ise <strong>200</strong> kadar kabile, topluluk, gurup, aşiret ve inan&ccedil; gurubu ile bir platformda anlaşıp onları <span style="color: #0000ff;"><strong>Rıza Şehri</strong></span><strong> kapsamı etrafında bir arada</strong> tutmaktır. &nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehri Beyannameleri ve uygulamalarında hukukun &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;</strong> esas alınır. Bu toplulukta Peygamber <strong>Hz. Muhammed dahil</strong>, hi&ccedil; kimsenin ve gurubun başka kişi ve guruplar &uuml;st&uuml;nde <strong>h&uuml;k&uuml;mranlığı</strong> yoktur. Hi&ccedil; kimseye fazladan <strong>ayrıcalık ve &uuml;st&uuml;nl&uuml;k tanınmamıştır. Guruplar i&ccedil;erde serbest, ortak platformda eşit stat&uuml;de</strong> konuşlandırılmışlardır. Sadece <strong>Hz. Muhammed</strong> i&ccedil;in, guruplar arasında <strong>uzlaşmaz</strong><strong> &ccedil;elişkiler oluştuğunda &lsquo;<span style="color: #ff0000;">&rsquo;Hakem olma&rsquo;&rsquo;</span></strong> hakkı tanınmıştır. Gurup ve topluluklar, <strong>tasa</strong> da ve <strong>kıvan&ccedil;ta aynı <span style="color: #ff0000;">kader ortağı</span></strong> olmuş ve bu <strong>pratikte</strong> de uygulanmıştır. Bu y&uuml;zden g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n deyimi ile <span style="color: #ff0000;"><strong>Rıza şehrine</strong></span>, Demokrasi ve<strong> Hoşg&ouml;r&uuml; platformu</strong> da diyebiliriz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">İmam Cafer Buyruğu</span></strong> ise, <strong>Hz. Muhammed&rsquo;den</strong> &ccedil;ok sonra <strong>12 İmamlardan İmam <span style="color: #ff0000;">Cafer Sadık</span></strong> tarafından <strong>g&uuml;n&uuml;n şartlarına g&ouml;re</strong> yeniden derlenip dizayn edilen bir <strong><span style="color: #ff0000;">İnan&ccedil; Rituel Kitabıdır</span></strong>. Bu kitap <strong><span style="color: #008000;">sadece inananlara y&ouml;neliktir</span></strong>. <strong>Rıza Şehrinde ortak platformda birleşen gurupları kapsamaz. İ&ccedil;eriği onları bağlamaz. Onlara her hangi bir sorumluluk </strong> y&uuml;klemez. Sadece ve sadece <strong>Ehli Beyt</strong> dostlarına <span style="color: #ff0000;"><strong>(Tevella),</strong></span> başka deyimle <strong> Hz. Muhammed&rsquo;in</strong> getirdiği <strong>İslam dinine İnananlar</strong>a y&ouml;neliktir. (Aleviliğin temel inan&ccedil; kaynaklarına <strong>İmam Cafer Buyruğu dışında ayrıca Erdebil&rsquo;li</strong> <strong>Şeyh Safi</strong>&rsquo;nin <strong>&lsquo;<span style="color: #0000ff;">&rsquo;Menakubu&rsquo;l Esrar Behcet&uuml;&rsquo;l Ahrar&rsquo;&rsquo;</span> </strong>adlı Buyruğu da ekleyebiliriz.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu durumda Hz. Muhammed&rsquo;i getirdiği yeni din ve sunduğu Kutsal Kitap <strong>Kuran&rsquo;ı Kerim</strong><strong> dışında onu icraatleri ile anmak gerekecektir. Aleviler <span style="color: #ff0000;">Rıza Şehrini</span></strong> o denli <strong>benimsemiş</strong> ve <strong>bilin&ccedil;altına yerleştirmişlerdir ki, en ufak bir sorunda i&ccedil;eriği sevgi</strong> ve <strong>hoşg&ouml;r&uuml;</strong> i&ccedil;eren &lsquo;<strong><span style="color: #ff0000;">&rsquo;Rızalık</span>&lsquo;&rsquo; kelimesini kullanırlar. </strong></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><strong>Konu hakkında birka&ccedil; </strong><span style="color: #ff0000;">&Ouml;rnek</span> verelim. &nbsp;</li>
<li>Herhangi bir <strong>delikanlı</strong> herhangi <strong>bir kızı</strong> sevmektedir ve onunla <strong>evlenmek</strong> istemektedir. Ailesi &ouml;nce kızın, sonra ailenin <strong>Rızalığını</strong><strong> arar. Rızalık almak burada <span style="color: #ff0000;">g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k </span></strong>anlamında kullanılır.</li>
<li>İki komşu arasında <strong>sorunlar</strong> &ccedil;ıkmıştır. Ortaya <strong>Dede</strong> veya başka <strong> s&ouml;z&uuml; dinlenilir aracılar</strong><strong> girerler ve her iki tarafı Rızalık</strong> noktasında uzlaştırır ve barıştırırlar.</li>
<li>Ortada bir <strong>Cenaze</strong> vardır ve Cenaze kaldırılacaktır. Konu, komşu &lsquo;<span style="color: #ff0000;"><strong> &rsquo;Rızalık vermeye gider&rsquo;&rsquo;</strong></span>. Cenaze de <strong>Rızalık verilir ve &ouml;yle uğurlanır. </strong></li>
<li>Lokma dağıtılacaktır, aş yenecektir. T&uuml;m lokmalar dağıtılır ve <strong>cemaate</strong> sorulur. &lsquo;<strong>&rsquo;Elimde yoktur</strong> <strong>Tart (</strong>veya<strong> turt) ile terazi, herkes hakkına oldu mu <span style="color: #ff0000;">Razı</span>?&rsquo;&rsquo; </strong>Cemaat <strong><span style="color: #ff0000;">Rızalık</span></strong> verir ve lokmalar yenir.</li>
<li>İş g&uuml;c&uuml;ne ihtiya&ccedil; vardır ve ortak iş g&uuml;c&uuml; sergilenecektir. Her ailenin g&uuml;c&uuml;ne g&ouml;re <strong>Rızalık alınarak İmece</strong> yapılır ve diyelimki k&ouml;y yolu tamir edilir. İşg&uuml;c&uuml; verme durumundan yoksun bulunan ailelere <span style="color: #ff0000;"><strong>Rızalık</strong></span><strong> verilir ve sorun edilmez. Bu &Ouml;rnekler &ccedil;oğaltılabilir.</strong></li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li>Tarihe <strong>Rıza Şehri / Medine Vesikası</strong> olarak ge&ccedil;en ve toplam <strong>47 maddeden</strong> oluştuğu bilinen ortak anlaşma metni <strong>Hz</strong>. <strong>Mumammed</strong> tarafından şekillendirilmiş ve <strong>Hz. Ali</strong> kaleme almıştır. <strong>Alevi</strong> <strong>Ozanlarının deyişlerinde dile getirdiği &lsquo;&rsquo;Okuyan Muhammed, Yazan Alidir&rsquo;&rsquo;</strong> betimlemelerinden biri de bu vesikadır.</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Pir Sultan Abdal</strong> bir deyişinde ş&ouml;yle buyurmaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">&lsquo;&rsquo;Pir Sultan&rsquo;ım eyd&uuml;r şad olup g&uuml;ld&uuml;,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Kabe&rsquo;i Şeriften bir nida geldi.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Hakk&rsquo;</span><span style="color: #0000ff;">ın emri ile 4 kitap indi</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #ff0000;">Okuyan</span><span style="color: #0000ff;"> Muhammed, </span></strong><span style="color: #ff0000;">yazan</span><span style="color: #0000ff;"> Ali&rsquo;dir&rsquo;&rsquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Rıza Şehri</span> uygulamalarına kısaca g&ouml;z attığımızda bu birlikteliğin &ouml;z&uuml;n&uuml;n sevgi, hoşg&ouml;r&uuml; ve demokrasi olduğunu g&ouml;r&uuml;r&uuml;z. Hz. Muhammed Rıza Şehri </strong>Beyannamesini <strong>622</strong> yılında oluşturdu ve <strong>632</strong> yılında Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Bu s&uuml;re i&ccedil;inde bir tek defa olsun <strong>Rıza Şehri Beyannamelerinin</strong><strong> dışına &ccedil;ıkılmadı. Orada sevgi ve barış ortamı oluşturuldu. Komşu hakkı yerleştirildi. Hz. Muhammed</strong> bir Hadisinde &lsquo;<strong><span style="color: #ff0000;">&rsquo;Komşusu a&ccedil; olarak yatan bizden değildir&rsquo;&rsquo;</span> buyurarak ortaya ciddi bir konu, komşu hakkı yerleştirildi. Dikkat ediniz Hz. Muhammed burada &lsquo;<span style="color: #0000ff;">&rsquo;M&uuml;sl&uuml;man Komşusu</span> a&ccedil; olarak yatan bizden değildir&rsquo;&rsquo;</strong> demiyor. Sadece <strong>komşu</strong> diyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kapı, komşu hakkı olarak <strong>k&uuml;lt&uuml;rel</strong> değerlerimize yansıyan, orada <strong>yer bulan</strong> ve benimsenerek g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar s&uuml;regelen pek &ccedil;ok uygulama <strong>Rıza Şehri uygulamalarından kalmadır. Bu uygulamaların bir kısmı dinsel kavramlar i&ccedil;inde yer buldu ve zaman zaman dini r </strong>it&uuml;ellere kadar girdi. &Ouml;rneğin bir insan kurban kestiğinde bu kurban etinin bir kısmı <strong>b&ouml;l&uuml;şt&uuml;r&uuml;l&uuml;p</strong><strong> kapı komşuya Hakk Rızası </strong> i&ccedil;in ikram edilir. Kapı komşuya <strong>ikram</strong> edilen Kurban eti i&ccedil;in o komşunun <strong>İslam dininden</strong><strong> olma zorunluluğu yoktur. Rızalık</strong> denilen uygulama Cemlerde de g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. &Ouml;rneğin bir konuda <strong>su&ccedil;u / kusuru</strong> g&ouml;r&uuml;len bir kişinin yargılanması <strong>Rızalık</strong><strong> esasın g&ouml;re uygulanır. Kusurlar Ceme</strong> katılan <strong>Canların</strong><strong> &ouml;n&uuml;nde ve onların fikri alınarak, sorumlulukda onların da s&ouml;z sahibi olma</strong> esasına dayanarak sağlanır. <strong>Rızalık</strong><strong> o kadar hassas temeller &uuml;zerinde kuruludur ki, Cem de su&ccedil;u sabit g&ouml;r&uuml;len kişiye verilen Ceza da ailesinin mağdur</strong> olmaması, ailesine ve &ccedil;ocuklarına olan <strong>sorumluluklarını devam ettirmesi</strong><strong> i&ccedil;in kişi sadece toplumdan izole</strong> edilir. Başka bir deyimle kişi <strong>Cem</strong> de kendisi hakkında verilen <strong>izole</strong> yaptırımı sonucu, <strong>Rıza Şehri</strong><strong> insanlarının kendi aralarında ki ilişki</strong> ve <strong>muhabbetlerinin</strong> dışında tutulur. Kişi <strong>Rıza Şehri</strong><strong> kurallarını ihlal</strong> ettiği i&ccedil;in o şehrin <strong>&ouml;zellik</strong> ve <strong>g&uuml;zelliklerinin</strong> dışına alınır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #ff0000;">Pir Sultan Abdal</span></strong> bir deyişinde ş&ouml;yle buyurur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #800000;">G&uuml;zel aşık cevrimizi<br />&Ccedil;ekemezsin demedim mi</span></strong><span style="color: #800000;">?<br />Bu bir </span><span style="color: #0000ff;">Rıza</span><span style="color: #800000;"> lokmasıdır<br />Yiyemezsin demedim mi?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Kurban Bayram</strong>ı ve benzeri <strong>&ouml;zel</strong> g&uuml;nlerde konu komşunun bir birleri ile <strong>bayramlaşmaları</strong>, <strong>hel&acirc;lleşmeleri</strong>, bir biri ile <strong>barışık olmaları</strong> hepsi <strong>Rıza Şehri uygulamalarıdır. Alevi </strong> geleneklerinin &ccedil;oğu <strong>oradan</strong> kalmadır. Bu ilişki toplumda <strong>sosyal bir ihtiya&ccedil;</strong> olduğu i&ccedil;in k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde de geniş bir etki alanı bulmuş ve &lsquo;<strong>&rsquo;Konu Komşu bir birinin k&uuml;l&uuml;ne muhta&ccedil;tır&rsquo;&rsquo;</strong><strong> s&ouml;zleri ile g&uuml;ncel yaşamın &ouml;nemli bir yerini işgal etmiştir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehri uygulamaları tamamen G&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k</strong> esasına g&ouml;re sağlanmıştır. Kişinin <strong>Rıza Şehrine</strong> girmesi i&ccedil;in herhangi bir <strong>zorlama</strong> olmadığı gibi, girmeyenler i&ccedil;in bir <strong>dışlama</strong><strong> da s&ouml;z konusu değildir. Ancak Rıza</strong> Şehrinin <strong>hoşg&ouml;r&uuml;, paylaşım</strong> ve <strong>sevgi</strong> kurallarının o şehre dahil olan insanlar tarafından <strong>ihlal</strong> edilmemeleri i&ccedil;in kişi veya guruplar <strong>sorumlulukları konusunda</strong> bilgilendirilirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehrinde <span style="color: #008000;">Dış Kapılar Kilitlenmez. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehrinde <span style="color: #ff0000;">Şiddet yoktur.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehrinde <span style="color: #0000ff;">Mutluluk ve Acılar paylaştırılır</span>.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehrinde </strong><span style="color: #ff00ff;">Zorlama yoktur.</span> <br />Rıza Şehrinde <span style="color: #993366;">Yalan, dolan, fesat, kin ve iftira yoktur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehrinde <span style="color: #ff6600;">insanlar eşit stat&uuml;dedirler, kimsenin &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; ve &ouml;nceliği yoktur.</span> </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehrinde <span style="color: #ff0000;">her şey Rızalık ile olur, Rızalık ile sağlanır. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza şehri </strong><span style="color: #ff0000;">tasa</span> ve <span style="color: #ff0000;">kıvan&ccedil;ta</span> birleşen insanların şehridir. Rıza şehrine <span style="color: #ff0000;">yoksullar</span> doyurulur, <span style="color: #ff0000;">&ccedil;ıplaklar</span> giydirilir, <span style="color: #ff0000;">y&uuml;zler</span> g&uuml;ld&uuml;r&uuml;l&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehri, <span style="color: #ff0000;">Rızalığa</span> <span style="color: #ff0000;">Razı</span> olanların şehridir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehri uygulamaları Hz. Muhammed&rsquo;in</strong> Hakk&rsquo;a y&uuml;r&uuml;mesinden sonra <strong>Ehl-i Beyt</strong> ve onu seven dostları ( <strong>Tevella</strong>) tarafından s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lerek g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar geldi. Alevilerin, <strong>Ehl-i Beyte</strong> bu denli bağlı olmalarının bir nedeni de <strong>Rıza Şehrinin </strong><span style="color: #ff0000;"><strong>sevgi şehri</strong></span> olmasıdır. T&uuml;m farklı fikirlerin orada bir <strong><span style="color: #ff0000;">değişik</span></strong> <strong><span style="color: #ff0000;">&ccedil;i&ccedil;ek tarlası</span></strong> gibi sergilenmesi ve <strong>kabul</strong> g&ouml;rmesidir. Alevilerin <strong>temel İnan&ccedil; Kaynaklarının</strong> i&ccedil;inde <strong>Rıza</strong> <strong>Şehrinin de bulunması bu g&uuml;zellik </strong> ve <strong>muhabbetten</strong> dolayıdır. Orası <strong>Kamil</strong> <strong>insanların şehridir.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Rıza Şehri insanlarının farklı etnik k&ouml;ken ve inan&ccedil;lardan olması bu şehrin ayrı bir g&uuml;zelliğidir. Hz. Muhammed ve Hz. Ali toplumsal uzlaşmayı orada sağladılar. Orada oluşturdular ve orada oturttular.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Musahiplik</span></strong> bu şehirde kabul g&ouml;rd&uuml; ve <strong>kudsiyete</strong> b&uuml;r&uuml;nerek g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar geldi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Hz. Muhammed</span></strong> ile birlikte <strong>Hicret</strong> eden Canlar orada <strong>ayrı ayrı mek&acirc;nlara yerleştiri</strong>ldiler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Hz. Muhammed</span></strong> ile birlikte olan <strong>Canlar</strong> oradan &ccedil;ıktılar. Onun i&ccedil;in canını seve seve veren insanlar oradan &ccedil;ıktılar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Rıza Şehri</span></strong> ilk <strong>İnsan Hakları Evrensel Beyanname şehridir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehri Barış ve demokrasi şehridir. Hukukun &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;</strong> en geniş anlamda ilk defa orada sağlandı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehrinin bu g&uuml;zelliklere sahip olması Hz. Muhammed </strong>ve<strong> Hz. Ali</strong> ile sağlandı. Oranın <strong>ilk</strong> <strong>toplumsal</strong> <strong>barış </strong>ve<strong> sevgi</strong> <strong>mimarları onlardır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #0000ff;">Hz. Muhammed&rsquo;in </span></strong>ve<strong><span style="color: #0000ff;"> Hz. Ali&rsquo;nin</span></strong> geride bıraktığı en &ouml;nemli eserlerinden biri işte bu şehrin <strong>&ouml;rnek</strong> uygulamalarıdır. Bu g&uuml;zel insanlar o <strong>g&uuml;zide</strong> eserleri ile sevilir ve g&ouml;n&uuml;llerde taht kurarlar. Alevilerin derin <strong>Ehli Beyt</strong> sevgisinin temelinde <strong>bu g&uuml;zellikler</strong> yatar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Rıza Şehri uygulamalarından <span style="color: #ff0000;">1326</span></strong> yıl sonra <strong>Batı</strong> <strong>d&uuml;nyası</strong> &ouml;nc&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nde &ccedil;ok &ouml;v&uuml;nd&uuml;kleri <strong>Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi </strong>( <strong><span style="color: #ff0000;">1948 yılı</span></strong>) hazırlanmıştır. Ancak hemen peşindenBirleşmiş Milletlerde <strong> Kurucu Konsey </strong>&uuml;yesi <strong><span style="color: #0000ff;">5 &Uuml;lkeye</span></strong> (<strong><span style="color: #800000;">ABD, Rusya, &Ccedil;in, Fransa ve İngiltere</span></strong>) <strong>Veto Hakkı</strong> vardır, ama <strong>Rıza Şehri</strong> Mimarı olan <strong>Hz. Muhammed</strong> ve <strong> Hz. Ali</strong>, bu metni kendileri hazırladıkları halde metne b&ouml;yle bir <strong>ayrıcalık konulmamış, pratikte de uygulanmamıştır. </strong>Kendilerine Veto hakkı koyan &uuml;lkelerin en b&uuml;y&uuml;k yanlışlığı da buradadır. <strong>D&uuml;nya</strong> barışının halen sağlanmamasında <strong>Rıza Şehri</strong><strong> uygulamalarının bulunmamasıdır. </strong>Bu da <strong>Hz. Muhammed </strong>ve<strong> Hz. Ali&rsquo;nin</strong> ne kadar <strong>b&uuml;y&uuml;k</strong> ve <strong>&ccedil;ağdaş şahsiyetler olduklarının ayrı bir delilidir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>K&acirc;zım Balaban </strong></p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 23:32:45 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-muhammed%e2%80%99in-dogum-gunu-ve-eseri-olan-riza-sehri_124.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>AĞLADILAR ŞAH HÜSEYİN’E</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-agladilar-sah-huseyin%e2%80%99e_123.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 202px; height: 284px;" src="/uploads/articles/e061e8e4.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ali Fatima&rsquo;nın nazlı &ccedil;i&ccedil;eği Yolundu g&uuml;lzardan g&uuml;ller ağladı Dedesi Muhammed&rsquo;in g&ouml;zbebeği Şah H&uuml;seyin&rsquo;im diyen diller ağladı <br /><br />&Ouml;l&uuml;m d&ouml;şeğinde &ccedil;ağ&rsquo;rıp yanına Muaviye dedi Yezid oğluna: &ldquo;Hasan&rsquo;ı ben yedim H&uuml;seyin sana&rdquo; Duyan işiten kullar ağladı O Yezid ki Şam&rsquo;a halife oldu Medine valisine buyruk saldı Şah H&uuml;seyin&rsquo;ı biata zorladı Bu zulm&uuml; g&ouml;ren g&ouml;zler ağladı G&ouml;&ccedil;edip </span>bir sure Mekke&rsquo;de kaldı Ali ailesi kedere daldı K&uuml;feliler gel diye haber saldı Ona mektup yazan eller ağladı Duydu ki Amr<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ibn &uuml;l-As geliyor Bilenmiş bir kılı&ccedil;, &ouml;l&uuml;m geliyor Şah H&uuml;seyin orayı terkediyor Arkasından Mekkeliler ağladı&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><span style="text-decoration: underline;">İsmail Kaygusuz</span></span></strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Akrabalar &ccedil;ocuklar ve kadınlar</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yanlarında elli d&ouml;rt savaş&ccedil;ı var</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">K&uuml;fe&rsquo;ye doğru &ccedil;ekmişler katar</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Eğlendiği konaklar yollar ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">K&uuml;fe yolunun tam ortasındaydı</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">M&uuml;slim&rsquo;in katlinin haberin aldı</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Uuml;z&uuml;ld&uuml; sızlandı, yoldan kalmadı</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ayağı altında &ccedil;&ouml;ller ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">H&uuml;r&nbsp; bin askerle peşinde idi</span></p>
<p align="LEFT">D&ouml;rt bin Kerbela&rsquo;da onu bekledi</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Fırat&rsquo;a ulaşması engellendi</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bağrı yanan kız gelinler ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">D&ouml;nek K&uuml;feliler utanmadılar</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yezid&rsquo;in ordusunda yer aldılar</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">S&ouml;zde Ali Şiası m&uuml;sl&uuml;mandılar</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ali&rsquo;yi candan sevenler ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Celal Abbas o ne yiğit eridi</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Aldı kırbaları suya y&uuml;r&uuml;d&uuml;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">K</span>estiler kolların&rsquo; yine durma<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">dı</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kırbadan d&ouml;k&uuml;len sular ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Savaşan g&uuml;&ccedil;ler genelde eşittir</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İnsanlık tarihi hi&ccedil; g&ouml;rmemiştir</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Beş bin zalim yetmiş mazlum ne iştir</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Tarihteki t&uuml;m dengeler ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İmam Al&rsquo; Asgar&rsquo;ı havada tuttu</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ona İbn-i Sad&rsquo;dan su talep etti</span></p>
<p align="LEFT">Zalim su yerine bir ok g&ouml;ndertti</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Masumun boğaz&rsquo;na, yaylar ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">Eli silah <span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">tutanlar şehit oldu</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin tek, asker i&ccedil;ine daldı</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">M&uuml;barek bedeni &ccedil;ok yara aldı</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">D&uuml;şt&uuml; toprağa yerler ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şimr lain geldi oturdu g&ouml;ğs&uuml;ne</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kesti kafasını aldı eline</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Onlar nasıl İslamız der kendine </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Peygamberini sevenler ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Derviş Baba</span></em> lanet ehl-i Yezid&rsquo;e</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bi</span>zim tevellam<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ız ol Ehl-i Beyt&rsquo;e </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Tam yetmiş &uuml;&ccedil; şehit, o susuz &ccedil;&ouml;lde</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Aşura g&uuml;n&uuml;nde tarih ağladı</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><strong>Ismail Kaygusuz</strong></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">30/01/2006, Londra</p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 23:24:48 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-agladilar-sah-huseyin%e2%80%99e_123.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>İMAM RIZA’NIN DİLİNDEN KURAN’DA EHLİBEYT</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-imam-riza%e2%80%99nin-dilinden-kuran%e2%80%99da-ehlibeyt_122.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">KAZIM BALABAN</p>
<div><img style="width: 143px; height: 180px;" src="/uploads/articles/d630b1af.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Halife Memun&rsquo;un huzurunda toplanan Irak ve Horasan alimlerine sordular. <strong>Sonra da kitabı, kullarımızdan şe&ccedil;tiklerimize miras kıldık.</strong> <strong>(108</strong>) ayetinin manası nedir?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema </span></strong><span style="color: #333333;">Allah, bu ayetten <strong>b&uuml;t&uuml;n &uuml;mmeti</strong></span><span style="color: #333333;"> kasdetmiştir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Halife</span></strong><span style="color: #333333;"> <strong>Me'mun,</strong></span><span style="color: #333333;"> İmam Hulki <strong>Rıza&rsquo;ya</strong></span><span style="color: #333333;"> sordu : Sen ne s&ouml;yl&uuml;yorsun? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İmam Rız</span></strong><span style="color: #333333;">a: Ben onların dediği şekilde demiyorum. Allah, bu ayetten Peygamberin </span><span style="color: #333333;"><strong>Ehl-i Beyt'ini</strong></span><span style="color: #333333;"> kastetmiştir. </span><span style="color: #333333;"><strong>Memun:</strong></span><span style="color: #333333;"> Allah, nasıl </span><span style="color: #333333;"><strong>&uuml;mmeti</strong></span><span style="color: #333333;"> değil de yalnız Ehl-i Beyt'i kasdetmiştir. <br /></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /><strong><span style="color: #333333;">İmam Rız</span></strong><span style="color: #333333;">a Eğer Allah &uuml;mmeti kasdetmiş olsaydı o zaman b&uuml;t&uuml;n </span><span style="color: #333333;"> <strong>&uuml;mmet</strong> mutlaka cennete gide</span><span style="color: #333333;">rdi. Allah mezkur ayetin ardından ş&ouml;yle buyuruyor: Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır (mutedil hareket eder), kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır. İşte bu, pek b&uuml;y&uuml;k l&uuml;tuf ve ihsandır. Daha sonra hepsine cennet vaadinde bulunup ş&ouml;yle buyurmuştur: </span><span style="color: #333333;"><strong>Adn</strong></span><span style="color: #333333;"> cennetleri onlarındır ; oraya girerler</span><span style="color: #333333;"><strong> (109).</strong></span><span style="color: #333333;"> &nbsp;Buna g&ouml;re, ayette s&ouml;z konusu olan miras Ehl-i Beyte mahsustur; başkalarına değil. Bunlar o kimselerdir ki, Allah onların vasfında ş&ouml;yle buyurmuştur: Ancak ve ancak Allah, siz Ehl-i Beyt'ten her &ccedil;eşit kiri (g&uuml;nah ve &ccedil;irkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister. (</span><span style="color: #333333;"><strong>110)</strong></span><span style="color: #333333;"> Resulullah onların hakkında ş&ouml;yle buyurmuştur: Ben kendimden sonra sizin aranızda iki <strong>değerli</strong></span><span style="color: #333333;"> <strong> şey bırakıyorum: Biri Allah'ın </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>kitabı</strong>, diğeri ise itretim olan </span><span style="color: #333333;"><strong>Ehl-i Beytimdir</strong>. Bunlar havuzun (<strong> Kevserin</strong></span><span style="color: #333333;">) başında benimle buluşuncaya kadar asla birbirlerinden ayrılmazlar. Benden sonra onlara nasıl davranacağınıza dikkat edin. <strong> Ey insanlar, onlara bir şey &ouml;ğretmeye kalkışmayın. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar sizden daha alimdirler</strong></span><span style="color: #333333;">. </span></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: İtret&rsquo;ten maksat &Acirc;l (Ehl-i Beyti)mdir,&nbsp; yoksa başkası mıdır? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m: Evet, İtret&rsquo;ten maksat <strong>&Acirc;l'dır</strong></span><span style="color: #333333;">. (Ehl-i Beyt&rsquo;tir). </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Resulullah ş&ouml;yle buyurdu: </span><span style="color: #333333;"><strong>&Uuml;mmetim &Acirc;l&rsquo;imdir</strong> ve <strong>ashap</strong> da ink&acirc;r edilmeyecek m&uuml;stefiz rivayetlerle, Muhammed'in &Acirc;l'i, onun &uuml;mmetidi</span><span style="color: #333333;">r. demişlerdir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>: S&ouml;yleyin bakalım, sadaka</strong></span><span style="color: #333333;"> &Acirc;l-i Muhammed'e haram mıdır, yoksa helal mı? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Evet haramdır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;">: &nbsp; &Ouml;yleyse sadaka b&uuml;t&uuml;n <strong>&uuml;mmete</strong></span><span style="color: #333333;"> de haram mıdır? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Hayır, haram değildir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>: İşte bu, &Acirc;l ve &uuml;mmet arasındaki farktır.</strong> </span><span style="color: #333333;">Yazıklar olsun size, sizi nereye g&ouml;t&uuml;r&uuml;yorlar? </span><span style="color: #333333;">Zikir&rsquo;den &nbsp;y&uuml;z m&uuml; &ccedil;evirdiniz, yoksa </span><span style="color: #333333;"><strong>azgın</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> bir kavim misiniz? Rivayetin, a&ccedil;ık&ccedil;a se&ccedil;kinler ve hidayet</strong></span><span style="color: #333333;"> olanlar hakkında olup&nbsp; başkaları hakkında olmadığını bilmiyor musunuz? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Ya Ebul Hasan, bu s&ouml;z&uuml;n <strong>delili</strong> nedir? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>: </strong></span><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/12/22/32/42/302.html"><span style="color: #333333;"><strong>Şu ayet: Andolsun biz Nuh'u </strong></span></a><span style="color: #333333;">ve</span><span style="color: #333333;"><strong> İbrahim'i</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> el&ccedil;i olarak g&ouml;nderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. &Ouml;yle iken, i&ccedil;lerinde hidayeti kabul edenler vardır, bir&ccedil;oğu da f&acirc;sık olanlardır (111</strong>). </span><span style="color: #333333;">Derken n&uuml;b&uuml;vvet ve kitab mirası, hidayeti kabul edenlere ge&ccedil;ti, f&acirc;sıklara değil. Nuh'un, Rabbinden ş&ouml;yle bir istekte bulunduğunu bilmiyor musunuz? Dedi ki: Rabbim ş&uuml;phesiz benim oğlum ailemdendir ve senin vaadin de doğrusu haktır. </span><span style="color: #333333;">(<strong>112</strong>). &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah Te&acirc;</span><span style="color: #333333;">la Nuh'un kendisini ve ehlini kurtaracağını vaad etmişti. Rabbi de cevabında ş&ouml;yle buyurdu: Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o, salih olmayan bir iş (yapmıştır). &Ouml;yleyse hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. </span><span style="color: #333333;">Ger&ccedil;ekten ben, cahiller</span><span style="color: #333333;">den olmayasın diye sana &ouml;ğ&uuml;t veriyorum. (</span><span style="color: #333333;"><strong>113</strong>) </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Memun</span></strong><span style="color: #333333;">: Allah, İtret&rsquo;i (Ehl-i Beyt&rsquo;i), diğer insanlardan &uuml;st&uuml;n kılmış mı? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>: Evet, Allah İtret&rsquo;i, Kur&rsquo;&acirc;n'ın ink&acirc;r edilmeyecek kesin ayetlerinde başkalarından &uuml;st&uuml;n kılmıştır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Memun</span></strong><span style="color: #333333;">: Kur&rsquo;&acirc;n'ın neresin</span><span style="color: #333333;">de? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>: Kur&rsquo;&acirc;n'ın şu ayetinde: Ger&ccedil;ek şu ki Allah, </strong></span><span style="color: #333333;"><strong> Adem&rsquo;i, Nuh&rsquo;u, İbrahim</strong> soyunu ve İmran &acirc;l'ini &acirc;lemler &uuml;zerine se&ccedil;ti. Onlar birbirlerinden t&uuml;reme bir z&uuml;rriyettir. Allah işiten ve bilendir </span><span style="color: #333333;"><strong>(114).</strong></span><span style="color: #333333;"> &nbsp;Diğer bir ayette de Yoksa onlar, Allah'ın fazlından verdiği şeyler i&ccedil;in insanlara (Peygamber ailesine) haset mi ediyorlar? Doğrusu biz <strong>İbrahim</strong></span><span style="color: #333333;"> <strong> soyuna kitabı, hikmeti verdik ve onlara b&uuml;y&uuml;k bir m&uuml;lk de verdik. (115)</strong></span><span style="color: #333333;"> buyurmuştur. Ayrıca : Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Peygamber&rsquo;e ve sizden olan ul&uuml;&rsquo;</span><span style="color: #333333;">l-emre de itaat edin <strong>(116)</strong>. </span><span style="color: #333333;">Yani Allah'ın, kitap ve hikmeti miras olarak verdiği kimselere itaat edin. (Ama bazıları) Bu iki mirasdan dolayı onlara haset ettiler. Nitekim </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Allah Kur&rsquo;an'da </span><span style="color: #333333;"><strong>se&ccedil;kin insanları</strong></span><span style="color: #333333;"> <strong> a&ccedil;ıklamış mı? </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;">: Evet, </span><span style="color: #333333;"><strong>batına</strong></span><span style="color: #333333;"> ilave olarak <strong>zahirde</strong></span><span style="color: #333333;"> de Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ın </span><span style="color: #333333;"><strong>12 yerinde</strong></span><span style="color: #333333;"> a&ccedil;ık&ccedil;a beyan etmiştir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İl</span></strong><span style="color: #333333;">k ayet (&Ouml;ncelikle) En yakın akrabalarını korkut. </span><span style="color: #333333;"> <strong>(117)</strong></span><span style="color: #333333;"> Allah bu ayette Peygamber&rsquo;in &Acirc;l'ini kasdetmesi onlar i&ccedil;in g&uuml;zel bir makam, b&uuml;y&uuml;k bir fazilet ve y&uuml;ce bir şereftir. </span><span style="color: #333333;"> <strong>2. ayet</strong> : Ey Eh</span><span style="color: #333333;">l-i Beyt, ger&ccedil;ekten Allah sizden her &ccedil;eşit kiri (g&uuml;nah ve &ccedil;irkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister</span><span style="color: #333333;"> <strong> (118).</strong> </span><span style="color: #333333;">Bu da hi&ccedil;bir katı d&uuml;şmanın dahi ink&acirc;r etmediği bir fazilettir. </span><span style="color: #333333;"><strong>3. Ayet</strong></span><span style="color: #333333;"> : Allah, yaratıklarından tertemiz olanları ayırdığında, </span><span style="color: #333333;"><strong>M&uuml;bahele</strong> ayet</span><span style="color: #333333;">inde Peygamber&rsquo;ine ş&ouml;yle emretti: (</span><span style="color: #333333;"><strong>Ey Muhammed</strong></span><span style="color: #333333;">) De ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi &ccedil;ağıralım, sonra da dua edelim ve Allah'ın lanetini yalan s&ouml;ylemekte olanların &uuml;st&uuml;ne kılalım </span><span style="color: #333333;"><strong>(119</strong>). Peygambe</span><span style="color: #333333;">r bu ayet gereğince </span><span style="color: #333333;"><strong>Ali, Hasan, H&uuml;seyin</strong> ve </span><span style="color: #333333;"><strong>Fatıma'yı</strong></span><span style="color: #333333;"> <strong> Medine&rsquo;nin dışarısına &ccedil;ıkardı ve onları kendisi gibi kabul etti. </strong>Ayette ge&ccedil;en <strong>kendimiz</strong> ve <strong>kendiniz </strong></span><span style="color: #333333;">den maksadın<strong> ne olduğunu </strong></span><span style="color: #333333;">biliyor musunuz?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Allah, onunla <strong>Peygamber&rsquo;in kendisini</strong></span><span style="color: #333333;"> kasdetmiştir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İ</span></strong><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/12/22/32/42/302.html"><strong><span style="color: #333333;">ma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>: Yanıldınız. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah onunla Ali&rsquo;yi kasdetmiştir. Buna delil de Peygamberin buyurduğu şu s&ouml;zd&uuml;r: Ya, Beni Velia</strong> kabilesi bundan vazge&ccedil;eceklerdir veyahut <strong>kendim gibi</strong></span><span style="color: #333333;"> olan bir kişiyi onlara karşı koymak i&ccedil;in g&ouml;ndereceğim. </span><span style="color: #333333;">Yani <strong>Ali&rsquo;yi</strong></span><span style="color: #333333;">. İşte bu hi&ccedil;bir kimsenin, &ouml;tesine ge&ccedil;miyeceği bir &ouml;zelliktir; hi&ccedil;bir kimsenin iht</span><span style="color: #333333;"> <strong>i</strong></span><span style="color: #333333;">laf etmediği bir &uuml;st&uuml;nl&uuml;kt&uuml;r ve daha &ouml;nce hi&ccedil;bir yaratığın <strong>elde edemediği</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> bir şereftir. </strong> &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Peygamber, <strong>Ali'nin</strong></span><span style="color: #333333;"> nefsini kendi nefsi gibi saymıştır. </span><span style="color: #333333;"><strong>4. Ayet </strong>: Ehl-i Beyt'ten</span><span style="color: #333333;"> başka b&uuml;t&uuml;n insanları, </span><span style="color: #333333;"><strong>camiden</strong></span><span style="color: #333333;"> dışarı &ccedil;ıkardı (onların <strong> camiye a&ccedil;ılan evlerinin kapılarını</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> kapattı). </strong>Bu duruma halk ve &ouml;zellikle <strong>Abbas</strong> itiraz etti. Abbas: </span><span style="color: #333333;"><strong>Ya Resulullah, neden Ali&rsquo;yi bıra kıp da bizi dışarı &ccedil;ıkardın</strong></span><span style="color: #333333;"><strong>? dediğinde Hz. Resul ş&ouml;yle buyurdular: B</strong></span><span style="color: #333333;"><strong>en onu bırakıp sizi dışarı &ccedil;ıkarmadım.&nbsp; Allah onu bıraktı ve sizi dışarı &ccedil;ıkardı</strong></span><span style="color: #333333;">. </span><span style="color: #333333;">İşte, Resulullah, Ali&rsquo;ye buyurduğu: <strong>Harun Musa&rsquo;ya nasıldıysa sen de bana &ouml;ylesin</strong></span><span style="color: #333333;"><strong>. s&ouml;z&uuml;n&uuml;n a&ccedil;ıklaması da budur.</strong></span></a></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Bu &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n Kur&rsquo;an'la <strong>ne ilişkisi</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> vardır? .</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;">: Bu konuda size Kur&rsquo;an'dan <strong>bir ayet</strong></span><span style="color: #333333;"> okuyacağım..</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Getir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>: Musa'ya ve kardeşine, Mısır&rsquo;da kavminiz i&ccedil;in evler hazırlayın ve evlerinizi kıble yapın... diye vahyettik (120</strong>). </span><span style="color: #333333;">Bu ayet Harun'un Musa'nın nezdindeki makamını beyan ediyor (Harun, Musa&rsquo;nın kardeşi, yardımcısı ve veziri idi). </span><span style="color: #333333;">Bu ayet Ali&rsquo;nin, Peygamberin nezdindeki </span><span style="color: #333333;"><strong>makamını</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> da beyan etmektedir. Bununla birlikte Peygamber'in şu buyruğunda da (</strong></span><span style="color: #333333;"><strong>Ehl-i Beyt'in &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in</strong>) apa&ccedil;ık bir delil vardır: Bu camiye, Muhammed ve &Acirc;l-i Muhammed'den başka hi&ccedil;bir kimsenin </span><span style="color: #333333;"><strong>c&uuml;n&uuml;p</strong> ve </span><span style="color: #333333;"><strong>hayız</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> olarak girmesi caiz değildir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Bu <strong>izah</strong> ve <strong>beyan</strong></span><span style="color: #333333;"> ancak siz Resulullah'ın <strong> Ehl-i Beyt&rsquo;i yanında</strong></span><span style="color: #333333;"> bulunur. </span><span style="color: #333333;">(Yani bu &ccedil;eşit a&ccedil;ıklamaları sizden başka kimse bilmez ve kabul etmez).</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>: Bizim bu makamımızı kim</strong> <strong>ink&acirc;r</strong> edebilir? </span><span style="color: #333333;">Oysaki Resulullah (diğer bir yerde) ş&ouml;yle buyurmuştur: <strong>Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır. Kim ilim şehrini dilerse, kapısından girmelidir</strong></span><span style="color: #333333;"><strong>. İzah ve beyan ettiğimiz şeylerdeki </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>&uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;</strong>, şerefi, se&ccedil;kinliği ve temizliği <strong>inat&ccedil;ı</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> d&uuml;şmanlardan başka hi&ccedil; kimse ink&acirc;r etmez. Bu nimetlere karşı Allaha ş&uuml;k&uuml;rler olsun. 5. Ayet</strong></span><span style="color: #333333;"> : Akrabalarının hakkını ver (</span><span style="color: #333333;"> <strong>121</strong>). </span><span style="color: #333333;">Bu, Allah&rsquo;ın, Ehl-i Beyt'i </span><span style="color: #333333;"><strong>mahsus</strong></span><span style="color: #333333;"> kıldığı bir &ouml;zelliktir. Allah onları b&uuml;t&uuml;n &uuml;mmetten </span><span style="color: #333333;"><strong>se&ccedil;kin</strong></span><span style="color: #333333;"> kılmıştır. Bu ayet Resulullaha indiğinde ş&ouml;</span><span style="color: #333333;">yle buyurdular: </span><span style="color: #333333;"><strong>Fatıma'yı yanıma &ccedil;ağırın</strong></span><span style="color: #333333;"><strong>. Fatıma geldiğinde Resulullah: </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>Ey Fatıma</strong></span><span style="color: #333333;">! diye buyurdular. </span><span style="color: #333333;">Fatıma: <strong>Buyurun ey Allah&rsquo;ın Resul&uuml;</strong></span><span style="color: #333333;">! dedi. Resulullah: <strong>Fedek'i</strong></span><span style="color: #333333;"> elde etmek i&ccedil;in ne at s&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r ve ne de deve. </span><span style="color: #333333;">Bu y&uuml;zden <strong>Fedek bana mahsustur</strong></span><span style="color: #333333;">, diğer m&uuml;sl&uuml;manlara mahsus değildir. Ben Allah'ın emri &uuml;zerine onu <strong>sana bağışladım</strong></span><span style="color: #333333;">. </span><span style="color: #333333;">&Ouml;yleyse onu kendin ve evladın i&ccedil;in al. </span><span style="color: #333333;"><strong>6. Ayet</strong></span><span style="color: #333333;"> : De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir </span><span style="color: #333333;"><strong>&uuml;cret</strong></span><span style="color: #333333;"> istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir... </span><span style="color: #333333;">(<strong>122</strong>). Bu, sadece </span><span style="color: #333333;"><strong>İslam</strong></span><span style="color: #333333;"> <strong>Peygamberine</strong> </span><span style="color: #333333;">mahsus olan bir &ouml;zelliktir, diğer peygamberlere değil. </span><span style="color: #333333;">Yine <strong>Ehl-i Beyt'e mahsus</strong></span><span style="color: #333333;"> olan bir &ouml;zelliktir, diğer kimselere değil. Bunun beyanı şudur ki, Allah diğer peygamberlerden bu s&ouml;z&uuml; naklederken, &ouml;rneğin </span><span style="color: #333333;"><strong>Hz. Nuh</strong></span><span style="color: #333333;"> ş&ouml;yle naklediyor: Ey kavmim, ben sizden buna karşılık bir </span><span style="color: #333333;"><strong>mal</strong> istemiyorum. Benim ecrim ancak Allah'a aittir. Ben <strong>iman</strong></span><span style="color: #333333;"> edenleri kovacak da değilim; ş&uuml;phe yok ki onlar, Rablerine kavuşacaklar, fakat ben sizi, </span><span style="color: #333333;"><strong>cahillik</strong> etmekte olan bir kavim g&ouml;r&uuml;yorum (<strong>123</strong>). </span><span style="color: #333333;">Hz. Hud ş&ouml;yle naklediyor: Dedi ki: ...Ey kavmim, ben bunun karşılığında sizden hi&ccedil;bir &uuml;cret istemi-yorum. Benim &uuml;cretim ancak beni yaratana aittir. H&acirc;l&acirc; akıl etmeyecek misiniz? </span><span style="color: #333333;">(<strong>124</strong>)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333;">Ama Allah, Resulullah'a ş&ouml;yle buyurmuştur: De ki: Sizden, <strong>tebliğime</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> karşılık bir &uuml;cret</strong></span><span style="color: #333333;"> istemiyorum; istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir (</span><span style="color: #333333;"><strong>125</strong>). </span><span style="color: #333333;">Allah, onların kesinlikle </span><span style="color: #333333;"><strong>dinden</strong></span><span style="color: #333333;"> &ccedil;ıkmayacaklarını ve hi&ccedil;bir zaman sapıklığa y&ouml;nelmiyeceklerini bildiğinden dolayı onların </span><span style="color: #333333;"><strong> sevgisini</strong></span><span style="color: #333333;"> ve dostluğunu farz kılmıştır. Onları sevmenin farz olmasının diğer delili de şudur: Eğer bir kimse bir kimseyle dost olur da akrabalarından bazısı ona <strong>d&uuml;şman</strong></span><span style="color: #333333;"> olursa (ister istemez) kalp <strong>salim</strong> kalmaz (o dostluk bozulur). </span><span style="color: #333333;">Allah da, Peygamber'in m&uuml;barek kalbinde hi&ccedil;bir m&uuml;&rsquo;mine karşı bir kırgınlık olmamasını istediği i&ccedil;in Ehl-i Beyt'in sevgisini onlara farz kıldı. Kim bu vazifeye riayet edip, Resulullah'ı ve </span><span style="color: #333333;"><strong> Ehl-i Beyt'in</strong></span><span style="color: #333333;">i severse, Resulullah'ın onu sevmemesi <strong>m&uuml;mk&uuml;n değildir</strong></span><span style="color: #333333;">. Ama kim bu vazifeyi terkeder, ona amel etmez ve Peygamber'in Ehl-i Beyti'ne <strong>nefret</strong></span><span style="color: #333333;"> duyar ve d&uuml;şmanlıkta bulunursa Resulullah da </span><span style="color: #333333;"><strong>ona</strong> nefret duyar. </span><span style="color: #333333;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; o adam ilahi farizelerden birini terketmiştir. Bundan daha &uuml;st&uuml;n bir </span><span style="color: #333333;"><strong>fazilet</strong> ve bir </span><span style="color: #333333;"><strong>şeref</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> var mıdır? Şu ayet: </strong></span><span style="color: #333333;"><strong> De ki: sizden tebliğime karşılık hi&ccedil;bir &uuml;cret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir.</strong> nazil olduğunda, Resulullah ashabı arasında ayağa kalkıp Allah'a hamd u sena etti ve ş&ouml;yle buyurdu: <strong>Ey insanlar, Allah size bir vazife farz kılmıştır, onu yapar mısınız?</strong></span><span style="color: #333333;">Hi&ccedil; kimse cevap vermedi. 2. g&uuml;n de ayağa kalktı ve aynı s&ouml;z&uuml; tekrarladı. </span><span style="color: #333333;">Yine hi&ccedil; kimse cevap vermedi. 3. g&uuml;n de aya</span><span style="color: #333333;">ğa kalkıp: <strong>Ey insanlar, Allah size bir vazife farz kılmıştır, onu yapar mısınız? </strong></span><span style="color: #333333;">diye buyurunca yine hi&ccedil;bir kimse cevap vermedi. Bunun &uuml;zerine: Ey insanlar, bu <strong>vazife</strong> ne </span><span style="color: #333333;"><strong>altın</strong></span><span style="color: #333333;"> ve ne de </span><span style="color: #333333;"><strong>g&uuml;m&uuml;ş</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> gerektirir; ne yiyilecektir ve ne de i&ccedil;ilecektir. buyurduğunda ha</strong>lk: </span><span style="color: #333333;"><strong>Artık ne buyuruyorsanız buyurun</strong></span><span style="color: #333333;">. dediler. Bunun &uuml;zerine Resulullah mezkur ayeti onlara tilavet etti. Onlar da: </span><span style="color: #333333;"><strong>Allah'ın istediği bu olursa, bunu yaparız.</strong></span><span style="color: #333333;"> dediler. </span><span style="color: #333333;">Ama onların &ccedil;oğu, bu s&ouml;ze bağlı kalmadılar.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333;">Babam <strong>ceddimden</strong></span><span style="color: #333333;">, o da babalarından ve onlar d</span><span style="color: #333333;">a <strong>Hz. H&uuml;seyin'den</strong></span><span style="color: #333333;"> ş&ouml;yle rivayet eder: </span><span style="color: #333333;"><strong>Muhacir</strong> ve <strong>Ensar</strong></span><span style="color: #333333;">, Resulullah'ın huzuruna varıp ş&ouml;yle dediler: Ya Resulullah, hem </span><span style="color: #333333;"><strong>sizin ve hem de gelen misafirlerin</strong></span><span style="color: #333333;"> masrafları oluyor. İşte bu (sizin yetkinizde olan) mal ve kanlarımızdır; bu hususta istediğiniz şekild</span><span style="color: #333333;">e h&uuml;k&uuml;m verin. </span><span style="color: #333333;">&Ccedil;ekinmeden dilediğiniz şeyi bağışlayın ve dilediğiniz şeyi bırakın. Allah (onlara cevap olarak) Ruh-ul Emin'i g&ouml;nderip ş&ouml;yle buyurdu: </span><span style="color: #333333;"><strong>(Ey Muhammed</strong>,) </span><span style="color: #333333;"><strong>De ki Sizden hi&ccedil;bir &uuml;cret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir. </strong>Benden sonra da akrabalarımı incitmeyin. Toplantıda bulunanlardan bazıları dışarı &ccedil;ıktıklarında ş&ouml;yle dediler: Resulullah teklifimizi, kendisinden sonra yakınlarına </span><span style="color: #333333;"><strong>&ouml;zenmemiz</strong> i&ccedil;in reddetti.&nbsp; Bu, Peygamber&rsquo;in kendi <strong>uydurup</strong> Allah'a </span><span style="color: #333333;"><strong>iftirasından</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> başka bir şey değildir. </strong>Elbette &ccedil;ok </span><span style="color: #333333;"><strong>ağır</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> bir s&ouml;zd&uuml; bu. Bunun &uuml;zerine Allah şu ayeti indirdi: Yoksa, kendisi onu uydurdu mu diyorlar? </strong> </span><span style="color: #333333;">De ki: Eğer onu ben </span><span style="color: #333333;"><strong>uydurdumsa</strong></span><span style="color: #333333;">, bu durumda siz Allah&rsquo;tan bana (gelecek) olan hi&ccedil;bir şeye (karşı) </span><span style="color: #333333;"><strong>malik</strong></span><span style="color: #333333;"> olamazsınız. O sizin, kendisi hakkında ne <strong> taşkınlıklar</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> yapmakta olduğunuzu daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>şahid</strong> olarak O yeter. O, &ccedil;ok bağışlayan ve &ccedil;ok esirgeyendir (</span><span style="color: #333333;"><strong>126</strong>). </span><span style="color: #333333;">Peygamber onların peşine </span><span style="color: #333333;"> <strong>birisini</strong> g&ouml;nderdi, geldiklerinde onlara: </span><span style="color: #333333;"><strong>Sizler bir şey mi s&ouml;ylediniz</strong></span><span style="color: #333333;">? diye buyurdular. Onlar&nbsp; </span><span style="color: #333333;"><strong>Evet, ya Resulullah, bizlerden bazıları bizim i&ccedil;in hoş olmayan ağır bir s&ouml;z s&ouml;yledi</strong></span><span style="color: #333333;">. dediler. Resulullah, nazil olan ayeti onlara okudu. Onlar (bunu duyunca) </span><span style="color: #333333;"><strong>şiddetli bir şekilde</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> ağladılar.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333;">Daha sonra Allah şu ayeti nazil etti: Kullarından </span><span style="color: #333333;"><strong>t&ouml;vbeyi</strong> ka</span><span style="color: #333333;">bul eden ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;kleri affeden ve işlemekte olduklarınızı bilen O'dur </span><span style="color: #333333;"><strong>(126). 7. Ayet</strong></span><span style="color: #333333;"> : Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz, Allah ve melekleri Peygamber&rsquo;e </span><span style="color: #333333;"><strong>sal&acirc;t</strong> ederler. Ey iman edenler, siz de ona sal&acirc;t edin ve tam bir <strong>teslimiyetle</strong> ona selam verin (<strong>128</strong>). </span><span style="color: #333333;">Bunu d&uuml;şmanlar da bili</span><span style="color: #333333;">yorlar ki, bu ayet nazil olduktan sonra halk: Y</span><span style="color: #333333;"><strong>a Resulullah, biz sana selam vermeyi biliyoruz, fakat salat nasıl olur?</strong></span><span style="color: #333333;"> diye sordular. </span><span style="color: #333333;">Peygamber buyurdular ki, ş&ouml;yle deyin: <strong>Allahumme salli ala Muhammed&rsquo;in ve &Acirc;l-i Muhammed, kema salleyte ala İbrahim'e ve &Acirc;l-i İbrahim, inneke Hamidun Mecid. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;">orada bulunanlara sordu. <strong>Ey Cemaat</strong></span><span style="color: #333333;">, sizler arasında bu konuda bir </span><span style="color: #333333;"><strong>ihtilaf</strong></span><span style="color: #333333;"> mı var? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;"> : Hayır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Halife Memun</span></strong><span style="color: #333333;"> : Bu konuda asla <strong>ihtilaf</strong> yoktur, bilakis <strong>ittifak</strong></span><span style="color: #333333;"> vardır. Fakat Ehl-i Beyt hakkında bundan daha <strong>a&ccedil;ık</strong></span><span style="color: #333333;">bir ayet var mı? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza : </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>S&ouml;yleyin bakalım Y&acirc;-s&icirc;n ve&rsquo;l Kur&rsquo;an'il Hakim, inneke le minel murselin, ala sıratin mustakim ayetlerinin başında ge&ccedil;en Y&acirc;-s&icirc;n</strong> kelimesinden kasdedilen kimdir?.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;"> : Yasin, <strong>Muhammed'dir</strong> ve bunda hi&ccedil;bir </span><span style="color: #333333;"><strong>ş&uuml;phe</strong></span><span style="color: #333333;"> yoktur. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rız</strong>a </span><span style="color: #333333;">: Allah, bu konuda <strong>Muhammed ve &Acirc;l-i Muhammed'e</strong></span><span style="color: #333333;"> &ouml;yle bir fazilet vermiştir ki, hi&ccedil; kimse vasfının </span><span style="color: #333333;"><strong>hakikatine</strong></span><span style="color: #333333;"> erişemez. </span><span style="color: #333333;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah, Peygamberlerin dışında, başka hi&ccedil; kimseye </span><span style="color: #333333;"><strong>selam</strong></span><span style="color: #333333;"> vermemiştir. Allah buyurmuştur ki: Alemler i&ccedil;inde </span><span style="color: #333333;"><strong>Nuh'a</strong> selam olsun (<strong>129</strong>). </span><span style="color: #333333;"><strong>İbrahim'e</strong></span><span style="color: #333333;"> selam olsun (<strong>130</strong>). <strong>Musa&rsquo;ya ve Harun&rsquo;a</strong> selam olsun (<strong>131</strong>). Ama Allah <strong>Nuh'un </strong> <strong>&acirc;l'ine</strong> selam olsun veya </span><span style="color: #333333;"><strong>İbrahim&rsquo;in</strong></span><span style="color: #333333;"> <strong>&acirc;l'ine</strong> selam olsun. veyahut <strong>Musa ve Harun'un</strong> <strong>&acirc;l'ine</strong></span><span style="color: #333333;"> selam olsun. buyurmamıştır. </span><span style="color: #333333;">Sadece <strong>&Acirc;l-i Y&acirc;s&icirc;n'e</strong> </span><span style="color: #333333;">selam olsun. diye buyurmuştur. Yani Muhammed&rsquo;in </span><span style="color: #333333;"><strong>Ehl-i Beyt&rsquo;ine</strong>.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Memun</span></strong><span style="color: #333333;">: Andolsun ki, bu <strong>n&uuml;kte</strong> ve bu <strong>izah</strong> ve beyan, ancak <strong>n&uuml;b&uuml;vvet</strong> madeninde olabilir. &nbsp; <strong>8. Ayet :</strong> </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333;">Bilin ki, ganimet olarak ele ge&ccedil;irdiğiniz şeylerin beşte biri muhakkak Allah'ın, Peygamber'in </span><span style="color: #333333;">ve </span><span style="color: #333333;"><strong>yakınlarınındır</strong></span><span style="color: #333333;">... (<strong>132</strong>).&nbsp; Allah, kendine ve Peygamber&rsquo;ine bir <strong>pay</strong></span><span style="color: #333333;"> ayırdığı gibi <strong>yakınlara</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> da bir pay ayırdı. İşte bu, &Acirc;l (Ehl-i Beyt</strong>) ve </span><span style="color: #333333;"><strong> &uuml;mmet arasındaki</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> farktır. </strong>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah, <strong>&Acirc;l'i (Ehl-i Beyt'i</strong></span><span style="color: #333333;">) bir mevkide karar kılmış, diğer insanları da ondan aşağı</span><span style="color: #333333;">daki bir mevkide. Kendisi i&ccedil;in </span><span style="color: #333333;"><strong>beğendiğini</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> onlar i&ccedil;in de beğenmiştir ve bu konuda onları se&ccedil;kin</strong></span><span style="color: #333333;"> kılmıştır. </span><span style="color: #333333;">Kendisi ve onlar i&ccedil;in </span><span style="color: #333333;"><strong>beğendiği</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> her fey, ganimet ve diğer şeylerde ilk &ouml;nce kendisini</strong>, sonra Peygamber&rsquo;i, daha sonra da Peygamber&rsquo;in </span><span style="color: #333333;"><strong>yakınlarını</strong></span><span style="color: #333333;"> zikr</span><span style="color: #333333;">etmiştir. </span><span style="color: #333333;">Nitekim (<strong>Humus</strong></span><span style="color: #333333;"> ayetinde) ş&ouml;yle buyurmuştur: Bilin ki, ganimet olarak elde ettiğiniz şeylerin beşte biri mutlaka Allah'ın, Peygamber'in ve <strong>yakınlarınındır</strong></span><span style="color: #333333;">... </span><span style="color: #333333;">İşte bu ayet Allah'ın <strong>natık</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> kitabında kıyamete kadar onlar i&ccedil;in a&ccedil;ık bir te'kid ve daimi </strong>bir emirdir. </span><span style="color: #333333;">&Ouml;yle bir kitaptır ki , <strong>Batıl</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> , ona &ouml;n&uuml;nden de ardından da yaklaşamaz. </strong>(&Ccedil;&uuml;nk&uuml; O) H&uuml;k&uuml;m ve <strong>hikmet</strong> sahibi olan ve &ccedil;ok <strong>&ouml;v&uuml;len</strong></span><span style="color: #333333;"> (Allah) tarafından indirilmiştir (</span><span style="color: #333333;"><strong>133</strong>). </span><span style="color: #333333;">Ama ayetin ardında zikredilen </span><span style="color: #333333;"><strong>yetim</strong> ve <strong>yoksullara</strong></span><span style="color: #333333;"> gelince; (onların durumları yakınlardan farklıdır, &ccedil;&uuml;nk&uuml;) </span><span style="color: #333333;"><strong>yetim</strong></span><span style="color: #333333;"> baliğ olduğunda humus sahipleri sırasından &ccedil;ıkar ve onun i&ccedil;in bir </span><span style="color: #333333;"><strong>pay</strong> olmaz. </span><span style="color: #333333;">Yoksul da zengin olduğunda ganimetlerden onun i&ccedil;in </span><span style="color: #333333;"><strong>bir pay</strong> olmaz; ganimeti almak da onun i&ccedil;in <strong>caiz</strong></span><span style="color: #333333;"> değildir. Ama yakınların payı <strong>kıyamete</strong></span><span style="color: #333333;"> kadar, ister <strong>zengin</strong> olsunlar, ister <strong>fakir</strong>, onlar i&ccedil;in <strong>sabittir</strong>. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah ve Resul&uuml;'nden daha zengin <strong>hi&ccedil;bir kimse</strong></span><span style="color: #333333;"> yoktur, bununla birlikte kendisi ve Resul&uuml; i&ccedil;in ganimetten bir pay ayırmıştır. Kendisine ve Resul&uuml;'ne beğendiği şeyi <strong>yakınları</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> i&ccedil;in de beğenmiştir. B&ouml;ylece savaş yapılmadan elde edilen mal hakkında da kendisi ve Resul&uuml; i&ccedil;in istediği şeyi </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>yakınları</strong></span><span style="color: #333333;"> i&ccedil;in de istemiştir. </span><span style="color: #333333;"><strong>Ganimette</strong></span><span style="color: #333333;"> olduğu gibi ilk olarak kendi hakkını, sonra </span><span style="color: #333333;"><strong>Peygamber&rsquo;in</strong></span><span style="color: #333333;"> hakkını ve daha sonra da Resulullahın <strong>yakınlarının</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> hakkını zikrederek </strong></span><span style="color: #333333;"><strong>onları</strong></span><span style="color: #333333;"> Allah ve Resulu'n&uuml;n ismiyle <strong> birlikte</strong></span><span style="color: #333333;"> ve onların </span><span style="color: #333333;"><strong>peşinden</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> zikretmiştir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İtaa</span></strong><span style="color: #333333;">t konusunda da durum aynıdır. Allah buyurmuştur ki: Ey iman edenler, </span><span style="color: #333333;"><strong>Allaha</strong> itaat edin, <strong>Peygambere</strong> itaat edin ve sizden olan emir sahibine <strong>(Ul&uuml;-lemr)</strong> itaat edin. (<strong>134</strong>). Burada da yine ilk &ouml;nce <strong>kendisini</strong>, sonra <strong>Peygamber&rsquo;i </strong> ve daha sonra da <strong>Ehl-i Beyt'i</strong></span><span style="color: #333333;"> zikretmiştir. </span><span style="color: #333333;"><strong>Velayet</strong></span><span style="color: #333333;"> ayetinde de Allah ş&ouml;yle buyurmuştur: Sizin </span><span style="color: #333333;"><strong>veliniz</strong></span><span style="color: #333333;">, (ve yetki sahibiniz) ancak Allah'tır, O'nun Resul&uuml;d&uuml;r ve inananlardır... (</span><span style="color: #333333;"><strong>135</strong>) Yani <strong>Emir-&uuml;l M&uuml;&rsquo;minin Ali&rsquo;dir</strong>. Allah <strong>ganimet</strong> ve fey'de, <strong>kendi</strong></span><span style="color: #333333;"> payını ve </span><span style="color: #333333;"> <strong>Peygamber&rsquo;in</strong></span><span style="color: #333333;"> payını onların payıyla birlikte ve beraber <strong>zikrettiği</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> gibi onların velayetini (y&ouml;neticilik hakkını) ve Peygamber&rsquo;e itaati kendisine itaatle birlikte</strong></span><span style="color: #333333;"> zikretmiştir. </span><span style="color: #333333;">Allah'ın,&nbsp; Ehl-i Beyt'e o</span><span style="color: #333333;">lan bu <strong>nimeti</strong> ne kadar da b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Ama <strong>sadaka</strong></span><span style="color: #333333;"> meselesi geldiğinde; (Allah) </span><span style="color: #333333;"><strong>kendisini</strong>, <strong>Resul&uuml;'n&uuml;</strong> ve Resul'&uuml;n&uuml;n <strong>Ehl-i Beyti'ni</strong></span><span style="color: #333333;"> ondan m&uuml;nezzeh kıldı ve ş&ouml;yle buyurdu: Sadakalar, Allah&rsquo;tan bir farz olarak yalnızca </span><span style="color: #333333;"><strong>fakirler</strong>, </span><span style="color: #333333;"><strong>d&uuml;şk&uuml;nler</strong></span><span style="color: #333333;"><strong>, (zek&acirc;t) işinde g&ouml;revli</strong> olanlar, kalpleri (</span><span style="color: #333333;"><strong>İslam'a</strong></span><span style="color: #333333;"><strong>) ısındırılacaklar, k&ouml;leler, bor&ccedil;lular, Allah yolunda (olanlar) ve yolda</strong></span><span style="color: #333333;"> kalmışlar i&ccedil;indir&rsquo;&rsquo; (</span><span style="color: #333333;"> <strong>136</strong>). </span><span style="color: #333333;">Bunların arasında Allah, kendisi, Resul'&uuml; ve <strong>yakınları</strong></span><span style="color: #333333;"> i&ccedil;in bir <strong>pay</strong></span><span style="color: #333333;"> tayin ettiğini bulabilir misiniz? </span><span style="color: #333333;"><strong>M&uuml;nezzeh</strong></span><span style="color: #333333;"> kılma sırası geldiği</span><span style="color: #333333;">nde, <strong>kendisini</strong>, Resul'&uuml;n&uuml; ve <strong>Resul'&uuml;n&uuml;n Ehl-i Beyt'ini</strong></span><span style="color: #333333;"> ondan m&uuml;nezzeh kıldı. M&uuml;nezzeh kılmakla yetinmeyip sadakayı onlara </span><span style="color: #333333;"><strong>haram</strong></span><span style="color: #333333;"> kıldı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sadaka <strong>Muhammed ve Ehl-i Beyt&rsquo;ine haramdır</strong></span><span style="color: #333333;">. </span><span style="color: #333333;">Sadaka insanların malının </span><span style="color: #333333;"><strong>kiri</strong></span><span style="color: #333333;"> olduğu i&ccedil;in onlara helal değildir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;</span><span style="color: #333333;"> onlar </span><span style="color: #333333;"><strong>her &ccedil;eşit</strong></span><span style="color: #333333;"> <strong>kirden</strong></span><span style="color: #333333;"> m&uuml;nezzeh kılınmışlardır. Allah onları </span><span style="color: #333333;"><strong>her &ccedil;eşit kirden</strong></span><span style="color: #333333;"> m&uuml;nezzeh kılıp se&ccedil;tiğinde kendisine beğendiği şeyi onlar i&ccedil;in de beğenmiştir; kendisine beğenmediği şeyi </span><span style="color: #333333;"><strong>onlar i&ccedil;in de</strong></span><span style="color: #333333;"> beğenmemiştir. </span><span style="color: #333333;"><strong>9. Ayet :</strong> Biz zikir ehliyiz; &ouml;yle <strong>zikir</strong> </span><span style="color: #333333;">ehli ki Allah Te&acirc;la, kitabında (onların hakkında) ş&ouml;yle buyurmuştur: Eğer bilmiyorsanız </span><span style="color: #333333;"><strong>zikir ehlinden</strong> sorun (<strong>137</strong>).</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;"> : Allah bu ayetten <strong>Yahudi</strong> ve </span><span style="color: #333333;"><strong>Hıristiyan</strong></span><span style="color: #333333;"> alimlerini kasdetmiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;">: B&ouml;yle bir şey </span><span style="color: #333333;"><strong>m&uuml;mk&uuml;n</strong> m&uuml;? O zaman bizi <strong>kendi dinlerine</strong></span><span style="color: #333333;"> &ccedil;ağırırlar ve <strong>bizim dinimiz İslam dininden daha &uuml;st&uuml;nd&uuml;r </strong></span><span style="color: #333333;">derler. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Halife Memun</span></strong><span style="color: #333333;">: Ya Ebul Hasan, bunların s&ouml;z&uuml;n&uuml;n </span><span style="color: #333333;"><strong>reddinde</strong></span><span style="color: #333333;"> bir izah ve beyanın (</span><span style="color: #333333;"><strong>delilin</strong></span><span style="color: #333333;">) var mıdır? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;">: Evet, <strong>zikir</strong></span><span style="color: #333333;"> Resulullah'tır, biz ise </span><span style="color: #333333;"> <strong>zikrin ehliyiz</strong>. <strong>Talak</strong></span><span style="color: #333333;"> suresinin şu ayetiyle bu k</span><span style="color: #333333;">onu a&ccedil;ıklığa kavuşmuştur: Ey inanan akıl sahipleri, Allah&rsquo;tan korkup sakının. Doğrusu Allah, O&rsquo;nun <strong>apa&ccedil;ık</strong></span><span style="color: #333333;"> ayetlerini size okuyacak bir resul, bir <strong>zikir</strong></span><span style="color: #333333;"> indirmiştir (</span><span style="color: #333333;"><strong>138</strong>). Bu ayetteki zikir </span><span style="color: #333333;"><strong>Resulullah'tır</strong></span><span style="color: #333333;">, biz ise <strong>onun</strong> ehliyiz. 10. Ayet : Bu ayet <strong>Tahrim</strong> aye</span><span style="color: #333333;">tidir: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz... size haram kılındı (139). S&ouml;yleyin, Eğer Resulullah </span><span style="color: #333333;"><strong>hayatta</strong></span><span style="color: #333333;"> olsaydı benim <strong>kızım</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> veya oğlumun kızı veyahut soyumdan</strong></span><span style="color: #333333;"> gelen kızlarla evlenmesi doğru olur muydu? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Hayır, olmazdı. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;">:&nbsp; &nbsp; Sizin</span><span style="color: #333333;"> kızlarınızla nasıl; evlenebilir miydi?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">Ulema</span></strong><span style="color: #333333;">: Evet evlenebilirdi. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/12/22/32/42/302.html"><strong><span style="color: #333333;">İma</span></strong><span style="color: #333333;">m</span><span style="color: #333333;"><strong>Rıza </strong></span><span style="color: #333333;">:</span></a><span style="color: #333333;"> &nbsp; &Ouml;yleyse bu, bizim </span><span style="color: #333333;"><strong> O&rsquo;nun Ehl-i Beyt'i olduğumuza</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> bir delildir, sizin değil. Eğer O&rsquo;nun Ehl-i Beyt&rsquo;inden olsaydınız, bizim kızlarımızın O&rsquo;na haram</strong> </span><span style="color: #333333;">olduğu gibi sizin de kızlarınız O&rsquo;na </span><span style="color: #333333;"><strong>haram</strong> olurdu. Demek ki biz onun <strong>Ehl-i Beyt&rsquo;indeniz</strong>, siz ise onun &uuml;mmetindensiniz. </span><span style="color: #333333;">İşte </span><span style="color: #333333;"><strong>&acirc;l (Ehl-i Beyt)</strong></span><span style="color: #333333;"> ve &uuml;mmet arasındaki fark budur. </span><span style="color: #333333;"> <strong>&Acirc;l (Ehl-i Beyt</strong>) Peygamber'in kendisindendir, fakat <strong>&uuml;mmet</strong></span><span style="color: #333333;"> b&ouml;yle değildir. </span><span style="color: #333333;"><strong>11. Ayet :</strong> <strong>M&uuml;&rsquo;min </strong></span><span style="color: #333333;"> suresindeki şu ayettir: Firavun &acirc;l'inden (ailesinden) imanını gizlemekte olan m&uuml;&rsquo;min bir adam dedi ki: Siz, benim Rabbim Allah'tır, diyen bir adamı &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor musunuz? Oysa o, size Rabbinizden apa&ccedil;ık belgelerle gelmiş bulunmaktadır... (</span><span style="color: #333333;"><strong>140</strong>). Bu adam </span><span style="color: #333333;">Firavun'un dayısı oğluydu. </span><span style="color: #333333;">Allah onu, <strong>nesebinden</strong></span><span style="color: #333333;"> dolayı Fıravun&rsquo;a nisbet etmiştir, dininden dolayı değil. B&ouml;ylece biz de doğum y&ouml;n&uuml;nden Peygamber&rsquo;in <strong>Ehl-i Beyt&rsquo;i olduğumuz i&ccedil;in</strong></span><span style="color: #333333;"> <strong> O&rsquo;na mahsus kılınmışız, din y&ouml;n&uuml;nden ise b&uuml;t&uuml;n insanlar gibi</strong></span><span style="color: #333333;"> sayılmışız. </span><span style="color: #333333;">Bu da </span><span style="color: #333333;">&acirc;l (Ehl-i Beyt) ve &uuml;mmet arasındaki <strong>diğer</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> bir farktır. 12. Ayet :</strong>&nbsp; Ehline <strong>zikri</strong></span><span style="color: #333333;"> emret ve kendin de ona karşı sabırlı ol (</span><span style="color: #333333;"><strong>141</strong>). &nbsp;Allah bizi <strong>bu &ouml;zellikle</strong> <strong>&uuml;st&uuml;n</strong></span><span style="color: #333333;"> kılmıştır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bizi de onunla beraber </span><span style="color: #333333;"><strong>zikire</strong></span><span style="color: #333333;"> emretmiştir. </span><span style="color: #333333;">Sadece bizi <strong>bu &ouml;zellikle</strong></span><span style="color: #333333;"> &uuml;st&uuml;n kılmıştır, &uuml;mmeti değil. Resulullah bu ayet nazil olduktan sonra 9 ay boyunca her g&uuml;n </span><span style="color: #333333;"><strong>zikir</strong> vakitlerinde </span><span style="color: #333333;"><strong>Ali ve Fatıma&rsquo;ın</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> kapısına gelip ş&ouml;yle buyuruyordu: Zikire! </strong>Allah size <strong>rahmet</strong></span><span style="color: #333333;"> etsin. Allah, Peygamber&rsquo;in b&uuml;t&uuml;n ailesi i&ccedil;erisinde bize yaptığı bu bağışı, peygamberlerin evlatlarından <strong>hi&ccedil;biri hakkında</strong></span><span style="color: #333333;"><strong> yapmamıştır. </strong>Bu da &acirc;l (Ehl-i Beyt) ve <strong>&uuml;mmet</strong></span><span style="color: #333333;"> arasındaki diğer bir farktır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333;">Hamd Alemlerin Rabb'i olan <strong>Allah'a</strong></span><span style="color: #333333;"> mahsustur ve Allah'ın salatı </span><span style="color: #333333;"><strong> Peygamberi</strong> <strong>Muhammed'e</strong> olsun.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">DİPNOTLAR . </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">108.</span></strong><span style="color: #333333;">Sonra biz o kitabı kullarımızdan s&uuml;z&uuml;p se&ccedil;tiklerimize miras bıraktık. Onlardan da nefislerine zulmeden var, orta yolu tutan var, Allah'ın izniyle hayırlarda ileri ge&ccedil;enler var. İşte bu b&uuml;y&uuml;k l&uuml;tuftur. <strong>(Fatır :32)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">109.</span></strong><span style="color: #333333;"> Onlara Adn cennetleri vardır. Onlar oraya gireceklerdir. Orada altın </span><span style="color: #333333;">bilezikler ve incilerle s&uuml;sleneceklerdir. Orada elbiseleri de ipektir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Fatır :33)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">110.</span></strong><span style="color: #333333;"> Hem vakarınızla evlerinizde durun da &ouml;nceki cahiliyet devrinde olduğu gibi s&uuml;slenip &ccedil;ıkmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resul&uuml;'ne itaat edin. Ey ehli beyt! </span><span style="color: #333333;">Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.<strong> (Ahzab : 33)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">111.</span></strong><span style="color: #333333;">Andolsun, Nuh'u ve İbrahim'i el&ccedil;i g&ouml;nderdik, peygamberliği ve kitabı bunların z&uuml;rriyetleri arasına koyduk. Onlardan yola gelen de vardı, ama onlardan &ccedil;oğu yoldan &ccedil;ıkmışlardı.</span><span style="color: #333333;"><strong> (Hadid : 26)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">112.</span></strong><span style="color: #333333;"> Nuh Rabbine niyaz edip dedi ki: Ey Rabbim! Oğlum benim ehlimdendi senin vaadin de elbette haktır ve ger&ccedil;ektir. </span><span style="color: #333333;">Ve sen hakimler hakimisin. <strong>(Hud : 45)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">113.</span></strong><span style="color: #333333;">Allah: Ey Nuh! O kesinlikle senin ehlin (&acirc;ilen)'den değildir. </span><span style="color: #333333;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; o salih olmaya</span><span style="color: #333333;">n bir amelin sahibidir. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben, seni, cahillerden olmaktan sakındırırım. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Hud : 46)<a name="33"></a></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">114. </span></strong><span style="color: #333333;">Ger&ccedil;ekten Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu &acirc;lemler &uuml;zerine se&ccedil;kin kıldı</span><span style="color: #333333;">.<a name="34"></a>.Bir z&uuml;rriyet olarak birbirind</span><span style="color: #333333;">en gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir. <strong>(Ali İmran : 33 / 34)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">115.</span></strong><span style="color: #333333;">Yoksa onlar, Allah'ın l&uuml;tuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı? Ş&uuml;phesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmeti vermiştik. Hem de onlara b&uuml;y&uuml;k bir m&uuml;l</span><span style="color: #333333;">k ve saltanat ihsan ettik. <strong>(Nisa : 54)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">116.</span></strong><span style="color: #333333;">Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa d&uuml;şerseniz; Allah'a ve ahiret g&uuml;n&uuml;ne ger&ccedil;ekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resul&uuml;ne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonu&ccedil; bakımından da daha g&uuml;zeldir. </span><span style="color: #333333;"> <strong>(Nisa : 59</strong>)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">117.</span></strong><span style="color: #333333;">(&Ouml;nce) en yakın hısımlarını uyar. <strong>(Şuar&acirc; : 214)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">118.(Ahzab : 33) 110 Numaralı Dip not</span></strong><span style="color: #333333;">u</span><span style="color: #333333;">.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">119</span></strong><span style="color: #333333;">.Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi &ccedil;ağıralım, sonra da lanetleşelim; Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim . <strong>(Ali İmran : 61)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">120.</span></strong><span style="color: #333333;"> Biz Musa ile kardeşine ş&ouml;yle vahyettik: Kavminiz i&ccedil;in Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve m&uuml;minlere m&uuml;jde verin. </span><span style="color: #333333;"><strong>(</strong></span><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/12/22/32/42/302.html"><span style="color: #333333;"><strong>Yunus : 87)</strong></span></a></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">121. </span></strong><span style="color: #333333;">Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber malını sa&ccedil;ıp savurma <strong>(İsra : 26)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">122. </span></strong><span style="color: #333333;">İşte Allah iman edip salih amel işleyen kullarını bununla m&uuml;jdeler. Ey Muhammed! De ki: Ben bu tebliğime karşı sizden akrabalıkta sevgiden başka hi&ccedil;bir &uuml;cret istemiyorum. Her kim bir iyilik yaparsa biz onun iyiliğini artırırız. Ş&uuml;phesiz ki Allah &ccedil;ok bağışlayıcıdır, ş&uuml;kr&uuml;n karşılığını verir.</span><span style="color: #333333;"><strong>(Şura : 23</strong>)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">123.</span></strong><span style="color: #333333;"> Ey kavmim! Ben sizden herhangi bir mal m&uuml;lk istemiyorum. Benim m&uuml;kafatım ancak Allah'a aittir. Ve ben ona iman edenleri kovacak değilim. </span><span style="color: #333333;">Onlar elbette Rablerine kavuşacaklar. Fakat ben de sizi cahillik eden bir kavim g&ouml;r&uuml;yorum. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Hud : 29)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">124. </span></strong><span style="color: #333333;">Ey kavmim! Bu iş i&ccedil;in sizden bir &uuml;cret istemiyorum. </span><span style="color: #333333;">Benim ecrim ancak beni yaratana aittir. </span><span style="color: #333333;">Artık akıllanmayacak mısınız? </span><span style="color: #333333;"><strong>(Hud : 51)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">125. </span></strong><span style="color: #333333;">İşte Allah iman edip salih amel işleyen kullarını bununla m&uuml;jdeler. Ey Muhammed! De ki: Ben bu tebliğime karşı sizden akrabalıkta sevgiden başka hi&ccedil;bir &uuml;cret istemiyorum. Her kim bir iyilik yaparsa biz onun iyiliğini artırırız. Ş&uuml;phesiz ki Allah &ccedil;ok bağışlayıcıdır, ş&uuml;kr&uuml;n karşılığını verir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Şura : 23) </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">126.</span></strong><span style="color: #333333;"> Yoksa, Onu (Muhammed) uydurdu. mu diyorlar? Sen de ki: Eğer onu ben uydurmuşsam Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya sizin g&uuml;c&uuml;n&uuml;z yetmez. O sizin yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Sizinle benim aramda şah</span><span style="color: #333333;">it olarak Allah yeter. </span><span style="color: #333333;">O &ccedil;ok bağışlayıcıdır, &ccedil;ok merhamet edicidir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Ahkaf : 8)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">127.</span></strong><span style="color: #333333;"> Kullarının tevbesini kabul eden, k&ouml;t&uuml;l&uuml;kleri affeden ve sizin yaptıklarınızı bilen O'dur. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Şura : 25)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">128.</span></strong><span style="color: #333333;"> Ger&ccedil;ekten Allah ve melekleri Peygambere sal&acirc;t ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle sal&acirc;t ve sel&acirc;m edin. <strong>(Ahzab : 56)</strong> </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">129.</span></strong><span style="color: #333333;"> B&uuml;t&uuml;n &acirc;lemler i&ccedil;inde Nuh'a selam olsun. <strong>(Saffat : 79)</strong> </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">130.</span></strong><span style="color: #333333;"> Selam olsun İbrahim'e... .</span><span style="color: #333333;"> <strong>(Saffat : 109)</strong> . </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">131.</span></strong><span style="color: #333333;"> Selam olsun, Musa ile Harun'a<strong>. (Saffat : 120)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">132</span></strong><span style="color: #333333;">. Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah i&ccedil;indir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş, hak ile batılın ayrıldığı o g&uuml;n, iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) g&uuml;n&uuml; kulumuza indirdiğimiz &acirc;yetlere iman getirmiş iseniz bunu b&ouml;yle biliniz. </span><span style="color: #333333;">Ve biliniz ki, Allah, herşeye k&acirc;dirdir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Enfal : 41)</strong> </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">133.</span></strong><span style="color: #333333;"> Ona ne &ouml;n&uuml;nden, ne de ardından batıl gelemez. O h&uuml;k&uuml;m ve hikmet sahibi, &ouml;ğ&uuml;lmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Fussilet : 42)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">134.</span></strong><span style="color: #333333;"> Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. </span><span style="color: #333333;">Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa d&uuml;şerseniz; Allah'a ve ahiret g&uuml;n&uuml;ne ger&ccedil;ekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resul&uuml;ne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonu&ccedil; bakımından da daha g&uuml;zeldir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Nisa : 59)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">135.</span></strong><span style="color: #333333;"> Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resul&uuml;d&uuml;r ve zikirlerini yapan, zekatlarını veren ve r&uuml;k&ucirc; eden m&uuml;minlerdir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Maide : 55)</strong> </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">136.</span></strong><span style="color: #333333;"> Sa</span><span style="color: #333333;">dakalar ancak şunlar i&ccedil;indir: Fakirler, yoksullar, o işte &ccedil;alışan g&ouml;revliler, m&uuml;ellefe-i kul&ucirc;b (kalbleri İsl&acirc;m'a ısındırılacaklar), k&ouml;leler, bor&ccedil;lular, Allah yolundakiler, yolda kalmışlar. Allah tarafından b&ouml;yle farz kılındı. Allah her şeyi bilendir, h&uuml;k&uuml;m</span><span style="color: #333333;"> ve hikmet sahibidir. <strong>(T&ouml;vbe : 60) </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">137.</span></strong><span style="color: #333333;"> (Ey Peygamber!) Senden &ouml;nce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak g&ouml;ndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil &acirc;limlerine sorun. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Nahl : 43)</strong> </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">138. </span></strong><span style="color: #333333;">Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde ey inanan akl-ı selim sahipleri! Allah'tan korkun, Allah size bir uyarıcı g&ouml;nderdi. <a name="11"></a>Size Allah'ın a&ccedil;ık a&ccedil;ık &acirc;yetlerini okuyan bir el&ccedil;i (g&ouml;nderdi) ki inanıp faydalı işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa &ccedil;ıkarsın. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allah) onu, altlarından ırmaklar akan, i&ccedil;inde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah ona ger&ccedil;ekten ne g&uuml;zel rızık vermiştir</span><span style="color: #333333;"><strong>. (Talak : 10 / 11)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">139. </span></strong><span style="color: #333333;">Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren s&uuml;t anneleriniz, s&uuml;t kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan &uuml;vey kızlarınız. Eğer &uuml;vey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir g&uuml;nah yoktur. Sulb&uuml;n&uuml;zden gelen (&ouml;z) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde ge&ccedil;en ge&ccedil;miştir. Ş&uuml;phesiz ki Allah gafur (&ccedil;ok bağışlayıcı) ve &ccedil;ok merhamet edicidir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Nisa : 23)</strong> </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">140.</span></strong><span style="color: #333333;"> Firavun ailesinden imanını saklayan bir adam da ş&ouml;yle dedi: Bir adamı, Rabbim Allah dediği i&ccedil;in &ouml;ld&uuml;recek misiniz? Halbuki o size Rabbinizden delillerle gelmiştir. Hem o bir yalancı ise &ccedil;ok s&uuml;rmez, yalanı boynuna ge&ccedil;er. Fakat doğru ise size yaptığı tehditlerin birkısmı olsun başınıza gelir. Ş&uuml;phe yok ki Allah aşırı giden bir yalancıyı doğru yola &ccedil;ıkarmaz. </span><span style="color: #333333;"><strong>(M&uuml;&rsquo;min : 28)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span style="color: #333333;">141. </span></strong><span style="color: #333333;">(Ey Muhammed!) Ehline zikir etmelerini emret, kendin de o</span><span style="color: #333333;">na sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. G&uuml;zel akibet takva sahiplerinindir. </span><span style="color: #333333;"><strong>(Taha : 132)</strong></span></p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 23:18:26 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-imam-riza%e2%80%99nin-dilinden-kuran%e2%80%99da-ehlibeyt_122.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>İmam Hüseyin Gönüllerin Sultanıdır</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-imam-huseyin-gonullerin-sultanidir_121.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 181px; height: 254px;" src="/uploads/articles/6b91d6d5.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>Bir &ccedil;ok kere belirtildiği gibi Hz. H&uuml;seyin, tıpkı dedesi, babası, annesi, abisi gibi komple, d&ouml;rt d&ouml;rtl&uuml;k bir insandır. Elbette İmam H&uuml;seyin peygamber değildir. Ancak İmam H&uuml;seyin, yaşamın b&uuml;t&uuml;n anlamına sahiptir. Yani g&uuml;neşten tutalım yıldızlara kadar, dağlardan tutalım nehirlere, &ccedil;&ouml;llere kadar; insan ilişkilerine, insanın maddi-manevi yapısına kadar her şeye hakim ve vakıftı. S&ouml;ylediği her s&ouml;z, attığı her adım belli bir bilincin, hesabın, asaletin, geleceğin, ideal insanın protipine g&ouml;reydi. Aynı asalet, yiğitlik, bilin&ccedil; ve ideal insan olma Hz. Ali i&ccedil;inde ge&ccedil;erlidir. Zaten İmam H&uuml;seyin b&uuml;t&uuml;n bu &nbsp;zincirin halkası gibi tamamlayıcıdır. Hz. Peygamberden ve Hz. Ali'de &nbsp;v&uuml;cut bulan değerlerin temsilcisiydi. Bazıları İmam H&uuml;seyin'in b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;remiyorlar. Hz. H&uuml;seyin'i sadece Kerbela da ki şehadetiyle biliyorlar. Bu eksik bir yaklaşımdır. Kerbela hadisesi İmam H&uuml;seyin'in yaşamındaki doruk noktasıdır. Ancak Kerbeladan &ouml;ncesi de var. Bu &ouml;ncesinden de &nbsp;İmam H&uuml;seyin'in yaşamı yine en ideal olanıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde dahi İmam H&uuml;seyin'e bunca ilgi, bağlılık, sevgi, saygı varsa bu sadece İmam H&uuml;seyin'in Kerbela da şehit edilmesiyle a&ccedil;ıklanamaz. İmam H&uuml;seyin, Kerbela &ouml;ncesi ve Kerbela olayı sırasındaki tutarlılığıyla bir b&uuml;t&uuml;nd&uuml;r. Tutarlılık, &ccedil;ok kimsenin yaşamında anlamı olmayan bir kavramdır, fakat Hz. Ali ve Hz. H&uuml;seyin gibi y&uuml;ce şahsiyetlerin yaşamı bu kavram &uuml;zerine şekillenmiştir. Bu y&uuml;ce şahsiyetler s&ouml;zle-davranışı, teori ile pratiği b&uuml;t&uuml;nleştiren şahsiyetlerdir. Bu konuda Kerbela şehidi İmam H&uuml;seyin'in b&uuml;t&uuml;n insanlığa hitap eden şu s&ouml;zleri iyi birer kanıttır. Ş&ouml;yle sesleniyor İmam H&uuml;seyin insanlığa:<br />&ldquo;Şereflice &ouml;lmek, şerefsizce, onursuzca yaşamaktan iyidir.&rdquo;Yine saygıdeğer İmam d&uuml;nya malına tapan, yaşamını maddi &ccedil;ıkar &uuml;st&uuml;ne kuranları zavallı ve ahmak olarak g&ouml;r&uuml;yor. Bu t&uuml;r kişileri k&ouml;le olarak nitelendiriyor ve ger&ccedil;ek manada &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n yolunu g&ouml;steriyor. Ş&ouml;yle diyor sevgili Hz. H&uuml;seyin maddiyatı her Şeyin &uuml;st&uuml;nde tutan ve yaşamın g&uuml;zelliğini idrak edemeyenler i&ccedil;in: &ldquo;G&uuml;nesin &uuml;zerine doğduğu her şey t&uuml;m d&uuml;nya ve onda bulunanlar, ondaki deniz ve kara, dağ ve &ccedil;&ouml;l, Allah'ı dost edinen ve ilahi y&uuml;celiği idrak eden, Allah'ın hakkını tanıyan marifet ehli olan birinin yanında bir g&ouml;lge gibidir. D&uuml;nyaya ve ondakilere değer vermeyen bir &ouml;zg&uuml;r insan yok mudur?&rdquo; Ger&ccedil;ekten var mı b&ouml;yle &ouml;zg&uuml;r insanlar? Ya da insanların &ccedil;oğunluğu maddenin, ge&ccedil;ici heveslerin, iktidarın, hırsın, g&uuml;c&uuml;n... k&ouml;leleri değiller mi? Herkes o mutlak sonla (&ouml;l&uuml;mle) karşılaşacağını bildiği halde neden k&ouml;lelikte ısrar ediyor bazılarımız? Oysaki &ouml;m&uuml;r &ccedil;ok kısadır. 70-80 yılın uzunluğu nedir ki? Bir nefes almak kadar kısa değil mi 70-80 yıl? Ne acıdır ki insanlar kendilerini kandırıp duruyorlar. Burada elbette her şeyden el etek &ccedil;ekelim manası &ccedil;ıkmasın. Nitekim İmam H&uuml;seyinde b&ouml;yle bir yaşamın sahibi olmamıştır. Ancak ısrarla vurgulanması gereken, maddiyat i&ccedil;in diğer bir &ccedil;ok g&uuml;zelliğin feda edilmemesi gerektiğidir. Madde olsun. Ama madde insan yaşamını kolaylaştıran olsun. Eğer madde k&ouml;le ediyorsa insanı bu karşı olunması gerekendir. İnsan maddenin emrinde değil, madde insanın emrinde olmalıdır. Madde ama&ccedil; değil, ara&ccedil; olmalıdır. Yazık ki insanlar maddeyi ama&ccedil; haline getirmişler. Yanlış olan budur. Saygıdeğer İmamın s&ouml;zleri b&ouml;ylesi insanlar i&ccedil;indir. Hz. H&uuml;seyin s&ouml;zlerine ş&ouml;yle devam ediyor:&ldquo;... Kendinizi satmayınız. H&uuml;r, &ouml;zg&uuml;r insanlar olunuz, kendini satan satıcılardan olmayınız&rdquo;<strong>. </strong>İmamH&uuml;seyin 'kendinizi satmayınız' diyor. Yazık ki insanlar &ouml;yle tamahkar ve madde perestler ki bedenleri ile birlikte ruhlarını da satıyorlar. Değer yargıları, sevgileri, dostları, aşkları... kısacası her şeylerini maddi hesaplar belirliyor. Daha doğrusu maddi kazan&ccedil; hesaplarının sonucu b&uuml;t&uuml;n bunlar oluşuyor. Oysaki değerler, ahlak, dostluk, paylaşım... maddi hesaplar sonucu şekillenemez. Şekilleniyorsa bu artık başka bir şeydir. Dostluk sahtekarlıktır, riyadır, ahlak ahlaksızlıktır, hainliktir, değerler anlamsızdır... B&ouml;ylesi insanların y&ouml;nlendirdiği bir toplulukta İmam H&uuml;seyin'in g&ouml;klere ulaşan ama duymak, bilmek, g&ouml;rmek istemeyen insanlara ulaşmayan g&uuml;r sesi yankılanmaya devam edecektir. Ta ki insanlar duyana, bilene, g&ouml;rene kadar</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;<strong> Şerefli, onurlu, anlamlı bir şekilde yaşayın, maddenin k&ouml;lesi olmayın.&rdquo;</strong></p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 23:12:33 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-imam-huseyin-gonullerin-sultanidir_121.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Yiğit Olmak Hüseyin Olmaktır</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-yigit-olmak-huseyin-olmaktir_120.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;"></p><div style="font-family: Arial;"><img style="width: 196px; height: 275px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/b425552d.jpg" alt="" align="left" border="" vspace="" hspace=""></div><span style="font-family: Arial;">İnsanın kendi varlığını bütünüyle ortaya koyması ve idealleri için 
şehadete gitmesi elbette ki çok değerlidir. İnandığı davaya hayatını 
adaması saygın bir davranıştır. </span>
                            <p style="font-family: Arial;">Eğer kişi kendisinden geçip bir bütün 
halinde insanlığın selameti için şehitlikte dahil çaba harcıyorsa 
şüphesiz bu insan büyük bir ruha sahiptir. O kişi sıradanlığı çoktan 
aşmış, yaşamın bir üst boyutuna varmıştır. 
                                Artık onun yaşam anlayışı, 
olayları-olguları sorgulayışı/analizi çok çok farklıdır. <br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><div style="font-family: Arial;">]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 22:59:48 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-yigit-olmak-huseyin-olmaktir_120.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>İmam Hüseyin Gönüllerin Sultanıdır</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-imam-huseyin-gonullerin-sultanidir_119.html</link>
   <description><![CDATA[<p><div><img style="width: 225px; height: 316px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/157bb3a2.jpg" alt="" align="left" border="" vspace="" hspace=""></div>Bir çok kere belirtildiği gibi Hz. Hüseyin, tıpkı dedesi, babası, 
annesi, abisi gibi komple, dört dörtlük bir insandır. Elbette İmam 
Hüseyin peygamber değildir. Ancak İmam Hüseyin, yaşamın bütün anlamına 
sahiptir. 
                                Yani güneşten tutalım yıldızlara kadar, 
dağlardan tutalım nehirlere, çöllere kadar; insan ilişkilerine, insanın 
maddi-manevi yapısına kadar her şeye hakim ve vakıftı. Söylediği her 
söz, attığı her adım belli bir 
                                bilincin, hesabın, asaletin, geleceğin, 
ideal insanın protipine göreydi. <br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><div>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 22:58:30 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-imam-huseyin-gonullerin-sultanidir_119.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>İmam Hüseyin&apos;in Mücadelesi İktidar Olma Mücadelesi Değildir</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-imam-huseyinin-mucadelesi-iktidar-olma-mucadelesi-degildir_118.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;"><div><img style="width: 185px; height: 259px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/fcd7f588.jpg" alt="" align="left" border="" vspace="" hspace=""></div>Her yıl dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca insan Muharrem 
ayında İmam Hüseyin'i ve Kerbela`da şehit olan dostlarını anar. Aradan 
asırlar geçmiş olmasına karşın halen önemiyatından bir değer kaybetmeyen
 
                                İmam Hüseyin'in Kerbela çölünde şehit 
edilmesi bir çok sosyoloğun, etnoloğun, antropoloğun ilgi alanı olmaya 
devam ediyor. Cevabı verilmek istenilen ana soru şudur: “Nasıl oluyor da
 1300 yıl önce yaşanmış 
                                bir olayın etkileri günümüzde de 
varlığını sürdürüyor?”</p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><div>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 22:55:34 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-imam-huseyinin-mucadelesi-iktidar-olma-mucadelesi-degildir_118.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Ondört Masum-ı Pak</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-ondort-masum-i-pak_116.html</link>
   <description><![CDATA[<p align="LEFT"><div><img style="width: 282px; height: 210px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/b3233ed6.jpg" alt="" align="left" border="" vspace="" hspace=""></div>Henüz çocuk yaşta iken zalimce katledilen ondört çocuğun
 adıdır. Ondört Masum Pak, arılığın, masumluğun, saflığın sembolüdürler. Ondört Masum
 Pak, 
                                Alevi toplumu için masumiyetin 
temsilcileri olmaları ile günlük yaşam içinde dahi anılırlar. Ondört 
Masum Pak, Ehlibeyt ve Oniki İmamlar’ın evlatlarıdırlar. </p>
                            <p>Ondört Masum-ı Pakların isimleri ve şehadetleri:</p>
                            <p align="LEFT"> </p>
                            <p> </p><p><br></p><p><div>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 22:51:28 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-ondort-masum-i-pak_116.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Ehlibeyt Haklıdır (ALEVILIK, ALEVI, Islam, Müslüman)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-ehlibeyt-haklidir-alevilik-alevi-islam-musluman_115.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;"></p><div><img style="width: 277px; height: 184px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/7bbdaa3d.jpg" alt="" align="left" border="" vspace="" hspace=""></div>İnançsal manada yaşadığımız (baskıların, katliamların, 
zulümlerin....) ve yaşamımızın bir çok yönden sıkıntılı geçmesinin en 
önemli sebebi; Ehlibeyte yapılan haksızlıklardır. Ehlibeyte yapılan 
haksızlıkların ceremesi 
                                günümüze kadar sürdü ve gelecekte de 
sürecek. Bunun böyle algılanması gerekiyor. Öyle basite indirgeyerek ve 
“tarihte kalmış bir olay” olarak yorumlamak gerçekçi değil. <br><p></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"><br></p><p style="font-family: Arial;"></p><div>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 22:48:06 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-ehlibeyt-haklidir-alevilik-alevi-islam-musluman_115.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. Muhammed Nurdur</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-muhammed-nurdur_114.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/07c3cb85.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed ger&ccedil;eğini ozanın şu m&uuml;kemmel s&ouml;zleri &ouml;nemine uygun şekilde a&ccedil;ıklıyor: &ldquo;Alemlere nur doğdu, Muhammed doğduğu gece&rdquo;. Hz. Muhammed, ger&ccedil;ek manasıyla alemlere nurdur. İstenildiği kadar bu ger&ccedil;ek &ccedil;arpıtılsın, tahrif edilsin, yok edilmeye &ccedil;alışılsın... Biz inanıyoruz ki; Hz. Muhammed&rsquo;in nuru d&uuml;nya d&ouml;nene dek -b&uuml;t&uuml;n karartma &ccedil;abalarına rağmen- d&uuml;nyayı nurlandırmaya devam edecektir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed, Cebrail&rsquo;in kendisine bildirdiği ilk vahiyle yola koyuldu. Yıllarca b&uuml;t&uuml;n zorluklara rağmen insanlığı <br />La ilahe illallah (Allah&rsquo;tan başka il&acirc;h yoktur) inancını kabul etmeye &ccedil;ağırdı. Aradan asırlar ge&ccedil;miş ama bizce bu &ccedil;ağrı g&uuml;ncelliğini koruyor. İnsanlar s&ouml;zde Allah&rsquo;tan başka il&acirc;h olmadığına şahadet getiriyorlar. Ancak pratikte bu il&acirc;hın yerini maddiyat alıyor. Belki bazıları abarttığımız sanısında olabilirler. Fakat işin &ouml;z&uuml; bu &ccedil;ağrının devam ettiği ger&ccedil;eğidir. İnsanlar, Hz. Muhammed d&ouml;nemindeki gibi putlara tapmıyorlar ama başka şeyleri putlaştırmışlar. Bu putlaştırma somut olmadığından, bizlerinde anlatımları anlaşılmayabiliniyor. Ger&ccedil;ek olan; insanların g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde nefislerinin, hırslarının, ihtiraslarının, bencilliklerinin... esiri olduğu ger&ccedil;eğidir. Bu doyurulamayan ihtiraslar zamanın modern putlarıdır. Putların olduğu yerde de Muhammed&icirc; davette olacaktır. Muhammed&icirc; davetin bilinmesi, tanınması, anlaşılması, kavranması i&ccedil;in de Hz. Muhammed&rsquo;in bilinmesi gerekmektedir. Hz. Muhammed, &ccedil;oklarının yaptığı gibi dar bir &ccedil;er&ccedil;evede, at g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; bakışla, salt bir y&ouml;n&uuml;ne ağırlık verilerek bilinemez, kavranamaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed&rsquo;i anlamak istiyorsak, onu bir b&uuml;t&uuml;n olarak kavramaya &ccedil;alışmalıyız. Dogmatik, y&uuml;zeysel, bi&ccedil;imsel bir yaklaşımla ele alırsak eksik bir kavrama sahip oluruz. Hatta salt inan&ccedil;sal y&ouml;nden tanımaya &ccedil;alışırsak yine eksik olur. Hz. Muhammed&rsquo;i bir b&uuml;t&uuml;n olarak tanımaya &ccedil;alışmalıyız. Sosyolojik, toplumsal, tarihsel, psikolojik... ve tabii ki inan&ccedil;sal y&ouml;n&uuml;yle. B&ouml;ylece sağlıklı bir sonuca ulaşmış oluruz. Eksik, yanlış bir tanıma, Hz. Muhammed&rsquo;e hakaret olarak kabul edilmelidir. İyi niyetli dahi olsa Hz. Muhammed&rsquo;in kutsallığına, y&uuml;celiğine zarar vermek kabul edilemez.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed, y&uuml;ce ahl&acirc;kın, erdemin, insaniyetin, g&uuml;venilirliğin, paylaşımın, yiğitliğin, bilgeliğin, asaletin... temsilcisidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Son peygamber olması dolayısıyla da diğer peygamberlerdeki g&uuml;zellikler onda somutlaşmıştır. Bu manada her şeyiyle tamdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed&rsquo;i kısa bir makale ile anlatmaya &ccedil;alışmak imk&acirc;nsız. Bizlerin yapmaya &ccedil;alıştığı, Hz. Muhammed&rsquo;in doğru anlaşılması gerektiğidir. Hz. Muhammed&rsquo;i anladığımızda yaşamımızın manası farklılaşır. Tekrar belirtelim ki; Hz. Muhammed&rsquo;i bazı sınırlarla sınırlamak Hz. Muhammed&rsquo;e hakarettir. Hz. Muhammed&rsquo;e yanlış, yalan s&ouml;ylemler isnat etmek b&uuml;y&uuml;k g&uuml;nahtır. Hz. Muhammed&rsquo;i d&uuml;nyevi ihtiraslara ara&ccedil; yapmak b&uuml;y&uuml;k g&uuml;nahtır. Hz. Muhammed&rsquo;in peygamberliği insanlara doğru yolu g&ouml;stermek, insanların d&uuml;nyada ve ahirette saadete ulaşmaları i&ccedil;indir. Bu manada insanın d&uuml;nya ve ahiret mutluluğu esastır. İnsana zarar veren her d&uuml;ş&uuml;nce, eylem Muhammed&icirc; mesaja zıttır. Belirttiklerimizi Teslim Abdal&rsquo;ın bir deyişiyle noktalayalım:</p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>Canım kurban olsun dost</li>
<li>Senin yoluna</li>
<li>Adı g&uuml;zel kendi g&uuml;zel</li>
<li>Muhammed</li>
<li>S&ouml;yler misin c&uuml;mle &acirc;lem</li>
<li>Dilinde</li>
<li>Adı g&uuml;zel kendi g&uuml;zel</li>
<li>Muhammed</li>
<li></li>
<li>Sen bir peygambersin</li>
<li>Şeksiz g&uuml;mansız</li>
<li>Sana inanmayan</li>
<li>Dinsiz imansız</li>
<li>Teslim Abdal ne eyler</li>
<li>D&uuml;nyayı sensiz</li>
<li>Adı g&uuml;zel kendi g&uuml;zel</li>
<li>Muhammed</li>
</ul>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 18:40:40 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-muhammed-nurdur_114.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>EHLİBEYT (Ehlibeyt Hz. Muhammed’in ailesi demek)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-ehlibeyt-ehlibeyt-hz-muhammed%e2%80%99in-ailesi-demek_113.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 264px; height: 188px;" src="/uploads/articles/de1facfd.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Anlam olarak</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> Ehlibeyt Hz. Muhammed&rsquo;in ailesi demek. Bu aile Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve</span><span style="font-family: Arial;"> Hz</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">. H&uuml;seyin&rsquo;den oluşmaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevi inancının temelini Ehlibeyt sevgisi ve bağlılığı oluşturuyor. Ehlibeyt&rsquo;in kutsallığı ve masumluğu Kuran&rsquo;da ş&ouml;yle ge&ccedil;iyor:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ahzap suresi 33. Ayet</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">"Ey Ehlibeyt, Tanrı sizi her t&uuml;rl&uuml; kirden arındırdı ve sizin tertemiz kalmanızı diler".</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yine sevgili Peygamberin Ehlibeyt i&ccedil;in s&ouml;ylediği hadisler var. İşte bu hadislerden bir ka&ccedil;ı:</p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>Kuran ve Ehlibeyt ikizdir.</li>
<li>Ey halk, biliniz ki bende insanım. Allah&rsquo;ın daveti bana yakında gelecektir. Bende onu kabul edeceğim. İşte ben size iki m&uuml;him ve en değerli emaneti miras bırakıyorum. Bunlardan birincisi Kuran, ikincisi benim Ehlibeyt&rsquo;imi. Allah&rsquo;ın huzurunda size Ehlibeyt&rsquo;imi tavsiye ediyorum. Allah&rsquo;ın huzurunda size Ehlibeyt&rsquo;imi tavsiye ediyorum. Allah&rsquo;ın huzurunda size ehlibeytimi tavsiye ediyorum.</li>
<li>Bana ve Ehlibeyt&rsquo;ime Selat&uuml; selam getirmeyenin duası kabul olmaz.</li>
<li>Benim şefaatim, &uuml;mmetimden Ehlibeytimi sevenleredir.</li>
<li>Ehlibeytim Nuh un gemisine benzer, ona sarılan ebedi kurtuluşa erer. Kim binmezse hel&acirc;k olur.</li>
<li>Ey insanlar, Allah&rsquo;ı kendi nimeti ile sizi beslediği i&ccedil;in seviniz. Beni de Allah&rsquo;a olan muhabbetinizle seviniz. Ehlibeyt&rsquo;imi de bana olan muhabbetle seviniz.</li>
<li>Her şeyin bir esası, bir temeli vardır. Dinin esası da Ehlibeytimdir ve onlara muhabbettir.</li>
<li>Ehlibeyt&rsquo;ime eziyet eden, Allah&rsquo;a eziyet eder.</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">B&uuml;t&uuml;n bu hadislerden anlaşılacağı &uuml;zere Hz. Peygamber &uuml;mmetine Ehlibeyti&rsquo;ne uymayı emretmiştir. Ama maalesef &uuml;mmetinden bazıları d&uuml;nya malına tamah g&ouml;sterip Ehlibeyt&rsquo;e&nbsp; her t&uuml;rl&uuml; d&uuml;şmanlığı yaptılar. Hz. Hasan&rsquo;ı zehirlediler, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;i Kerbela&rsquo;da şehit ettiler. Ama sevgili peygamber olacakları g&ouml;rm&uuml;ş ve &uuml;mmetine ş&ouml;yle seslenmiştir:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">"Yahudiler 71 fırkaya b&ouml;l&uuml;nd&uuml;ler, Hıristiyanlar 72 fırkaya b&ouml;l&uuml;nd&uuml;ler, sizlerse (M&uuml;sl&uuml;manlar) 73 fırkaya b&ouml;l&uuml;neceksiniz. Ama bu 73 fırkanın i&ccedil;inde sadece bir tanesi doğru yolu bulacaktır. O da benim Ehlibeyt&rsquo;ime uyanlar olacaktır."</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Fazla s&ouml;ze gerek yok. Her şey ortada. Ehlibeyt&rsquo;e muhabbet ve bağlılık ibadettir.</p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 18:02:51 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-ehlibeyt-ehlibeyt-hz-muhammed%e2%80%99in-ailesi-demek_113.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. FATMA (FATMA ANA) (HZ. FATIMA)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-fatma-fatma-ana-hz-fatima_112.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 188px; height: 181px;" src="/uploads/articles/3ce92b15.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Hz. Fatma&rsquo;yı tanımlarken şu belirtilenler az gelir. Hz. Fatma, hayırlı bir evlat, sadık bir eş, m&uuml;kemmel bir anne ve iyi bir m&uuml;min. B&uuml;t&uuml;n bu sıfatlar; hayırlı, iyi, m&uuml;kemmel, sadık Hz. Fatma&rsquo;yı anlatmaya, tanıtmaya, tanımlamaya yetmez. Hz. Fatma İslam tarihinde &ouml;nemi yadsınamayacak bir kişidir. O her zaman iyi &ouml;rneklerle anıldı.</span></p>
<p style="font-family: Arial;">Hz. Fatma'nin sandigi</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Fatma, Hz. Peygamberin kızıdır (doğumu 609, hakka y&uuml;r&uuml;mesi 633). Hz. Ali&rsquo;nin eşidir ve Hasan ile H&uuml;seyin&rsquo;in annesidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Fatma babasının vefatından kısa bir s&uuml;re (75 g&uuml;n) sonra vefat etmiştir. &Ccedil;ok gen&ccedil; yaşında hakka y&uuml;r&uuml;mesine rağmen, o hep saygıyla anıldı. Anılmaya devam ediliyor. Hz. Fatma&rsquo;nın gen&ccedil; yaşta vefat etmesinin sebebi, kendisine ve ailesine yapılan haksızlıklardır. Fedek hurmalığı olayı, Hz. Fatma&rsquo;yı b&uuml;sb&uuml;t&uuml;n yıkmıştır. Hz. Muhammed&rsquo;in sağlığında Hz. Fatma&rsquo;ya ve ailesine g&ouml;sterilen saygı ve h&uuml;rmet, peygamberin vefatından sonra kine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Hz. Fatma masumdu. Ger&ccedil;ek anlamıyla kutsaldı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Fatma&rsquo;ya yapılan haksızlıklar tarih boyunca onun soyuna karşı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;ld&uuml;. Hz. Fatma, Aleviler a&ccedil;ısından kutsal bir insandır. Her şeyden &ouml;nce anadır. Alevilikte "Ana" kavramı saygıyı, saygınlığı ifade ediyor. Dolayısıyla da Fatma Ana&rsquo;yı temsil ediyor.</p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 17:55:16 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-fatma-fatma-ana-hz-fatima_112.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. MUHAMMED Yasami (Hz. Alinin babasinin yaninda yetisdi Ebu Talip)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-muhammed-yasami-hz-alinin-babasinin-yaninda-yetisdi-ebu-talip_111.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 212px; height: 203px;" src="/uploads/articles/aa61c2f9.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Hz. Muhammed, 570 yılında Mekke&rsquo;de doğdu. Ailesi Kureyş kabilesindendi. Hz. Muhammed&rsquo;in babası Abdullah o hen&uuml;z doğmadan &ouml;lm&uuml;şt&uuml;. Annesi Amine (Emine) de altı yaşındayken &ouml;l&uuml;nce &ccedil;ocukluğu dedesi Abd&uuml;lmuttalib sonra da amcası Ebu Talip&rsquo;in yanında ge&ccedil;ti. </span><span style="font-weight: bold; font-family: Arial;">(Bu arada belirtmek gerekir ki; Ebu Talip Hz. Ali&rsquo;nin babasıdır.) <br /></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-weight: bold;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed ticaretle uğraşan Ebu Talip ile beraber Suriye ve Yemen de dahil olmak &uuml;zere bir &ccedil;ok yere gitti. Bu arada kervanlar sahibi olan Hz. Hatice ile evlendi. Bu evlilikte Hz. Fatma doğdu. Bilindiği gibi Hz. Fatma, Hz. Ali ile evlendi ve b&ouml;ylece peygamberin soyu s&uuml;rd&uuml;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed ticaret yaşamında bir &ccedil;ok yeri gezip g&ouml;rm&uuml;ş ve Arap yarımadasının toplumsal yapısını yakından tanımıştı. Hz. Muhammed ticaretle zenginleşen Mekke&rsquo;de g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; adaletsizliklerden bunalmış ve ticaretten uzaklaşmıştı. 605 yılında ve izleyen yıllarda sık sık toplumdan uzaklaşıp Nur dağına &ccedil;ıkıp Hıra mağarasında tek başına kalmaya, d&uuml;ş&uuml;nmeye başlamıştı. Bu durum yaklaşık 5 yıl kadar s&uuml;rd&uuml;. Ve g&uuml;nlerden bir g&uuml;n Tanrının meleklerinden Cebrail Hz. Muhammed&rsquo;e ilk ayetleri bildirdi. Hz. Muhammed bunların ne anlama geldiğini bilmiyordu. Daha sonraları bunların Vahiy olduğunu &ouml;ğrendi. Cebrail bir s&uuml;re g&ouml;r&uuml;nmedi. 613 yılında yeniden gelmeye başlayan ayetler peygamberliğini insanlara duyurmasını buyuruyordu. Hz. Muhammed&rsquo;e ilk inananlar Hz. Ali ve eşi Hz. Hatice`ydi. Ama putlara tapan Mekkeliler Hz. Muhammed&rsquo;e inanmadılar. Hz. Muhammed&rsquo;e inananların sayısı hızla artmaktaydı. Bu durum zengin Mekke&rsquo;lileri tedirgin etmeye başlamıştı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Hz. Muhammed &ccedil;ok tanrıcılığı (putperestliği) ve onun etrafında gelişen adaletsizliği reddediyordu. Ve M&uuml;sl&uuml;manlık b&uuml;t&uuml;n k&ouml;t&uuml;l&uuml;klere karşı en g&uuml;zel se&ccedil;enekti. Mekke&rsquo;nin ileri gelenleri Hz. Muhammed&rsquo;i peygamberliğinden&nbsp; vazge&ccedil;irmeye &ccedil;alıştılar. Vazge&ccedil;iremeyince de baskıya ve şiddete başvurdular. Bunun &uuml;zerine Hz. Muhammed M&uuml;sl&uuml;manların daha g&uuml;venlikli yerlere g&ouml;&ccedil; etmelerine izin verdi. 615&rsquo;te bir b&ouml;l&uuml;m M&uuml;sl&uuml;man Habeşistan&rsquo;a (Etiyopya) gittiler. Hz. Muhammed ve yakın &ccedil;evresi m&uuml;cadelelerini Mekke&rsquo;de s&uuml;rd&uuml;rmeye devam ettiler. 619&rsquo;da Hz. Muhammed&rsquo;in en b&uuml;y&uuml;k destek&ccedil;ileri Ebu Talip (Hz. Ali&rsquo;nin babası) ve eşi Hz. Hatice vefat edince baskılar artmaya başladı. Hz. Muhammed Medine halkından gelen davet &uuml;zerine Medine&rsquo;ye Hicret (g&ouml;&ccedil;) etti. Hicret (g&ouml;&ccedil;) denilen bu olay İslam takvimi olan Hicri takviminin de başlangıcıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ama Mekkeliler gel işen İslamiyet&rsquo;ten hoşnut değillerdi. Bu y&uuml;zden de Hz. Muhammed&rsquo;e karşı bazı Arap kabillerini kışkırtıyorlar ve onların Hz. Muhammed&rsquo;e saldırmalarını &ouml;rg&uuml;tl&uuml;yorlardı. Buna karşın Hz. Muhammed&rsquo;de M&uuml;sl&uuml;manları &ouml;rg&uuml;tleyerek onları savaşa hazırlıyordu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu savaşların en &ouml;nemlileri şunlardır:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bedir 624, Uhud 625, Hendek 627,&nbsp; Hz Muhammed b&uuml;t&uuml;n bu savaşlardan zaferle &ccedil;ıktı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">630 yılının ocak ayında Hz. Muhammed Mekke&rsquo;ye girdi. Kentteki b&uuml;t&uuml;n putları yok etti. Mekkeliler i&ccedil;in af il&acirc;n etti. Hz. Muhammed bundan sonra M&uuml;sl&uuml;manlara direnen kabilelere karşı harekete ge&ccedil;ti. Bundan sonra Arabistan yarımadasında yaşayanların &ccedil;oğu M&uuml;sl&uuml;man oldular. Hz. Muhammed 632&rsquo;de ilk ve son kez hac ziyaretinde bulunduktan sonra (ki buna veda haccı da denilir) Medine&rsquo;de hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Hz. Muhammed&rsquo;in&nbsp; Hz. Ali ve Ehlibeyt i&ccedil;in s&ouml;yledikleri</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;Bazı Alevi d&uuml;şmanları, Alevilerin Hz. Muhammed&rsquo;i peygamber olarak kabul etmediklerini propaganda ettiler. Oysaki ger&ccedil;ek bunun zıttı dır. Aleviler tarih boyunca ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Hz. Muhammed&rsquo;i peygamber olarak kabul ettiler. Alevilerde Hz. Muhammed&rsquo;e bağlılık tartışılmaz. Aleviler Hz. Muhammed&rsquo;i İslamın peygamberi&nbsp; olarak kabul ederler ve ona inanırlar. Aleviler peygamberin soyuna yapılanları her ibadet edişlerinde l&acirc;netlerler. Ve bu anlamıyla peygambere bağlılıklarını dile getirirler. Ama bazıları peygamberden şefaat umarken onun biricik torunlarına ve Ehlibeyti&rsquo;ne yapılanları g&ouml;rmezlikten gelirler. Bu da bir ikiy&uuml;zl&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n, sahtek&acirc;rlığın Emevilerden başlayarak g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze geldiğini g&ouml;steriyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşağıda Hz. Muhammed&rsquo;in Hz. Ali ve Ehlibeyt i&ccedil;in s&ouml;ylediklerinden bir ka&ccedil;ını yazacağız. Ama ne acıdır ki; Yezitler, Muaviyeler ve onların g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki temsilcileri bunları yok saymaya devam ediyor. Onlar Hz. Ali ve Ehlibeyt ger&ccedil;eğini, haklılığını ink&acirc;ra devam ediyorlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">H z. Peygamberin &ccedil;eşitli zamanlarda ve &ccedil;eşitli vesilelerle s&ouml;ylediği bir ka&ccedil; hadis:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><strong>Ya Ali, benim Ehlibeytim Nuh un gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur. Ve kim Ehlibeytime buğz ederse helak olur. <br /><br /></strong></li>
<li><strong>Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. İlmi isteyen kapıya gelsin. </strong></li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><strong>Ya Ali, m&uuml;min sana buğz etmez, m&uuml;nafık ise seni hi&ccedil; sevmez. <br /><br /></strong></li>
<li><strong>Ali, m&uuml;minlerin dilediği ve uyduğu kişidir. Mal ise m&uuml;nafıkların dilediği şey. <br /><br /></strong></li>
<li><strong>Ey Allah&rsquo;ın kulları, bu Ali&rsquo;nin kanı benim kanımdır, teni benim tenimdir ve canı benim canımdır. Her kim bu Ali&rsquo;yi severse, beni sever beni seven de Allah&rsquo;ı sevmiş olur. Ali&rsquo;ye kim d&uuml;şmanlı</strong><span style="font-weight: bold;">k ed</span><strong>erse bana d&uuml;şmanlık etmiş olur. <br /><br /></strong></li>
<li><strong>Kuran ve Ehlibeyt ikizdir. <br /><br /></strong></li>
<li><strong>Hayatım gibi yaşamak isteyen Ali Veli edinsin. <br /><br /></strong></li>
<li><strong>Ya Ali, sen benim d&uuml;nyada ve ahrette sancaktarımsın.<br /><br /> </strong></li>
<li><strong>Ali&rsquo;yi anmak ibadettir. <br /><br /></strong></li>
<li><strong>Ey halk! Biliniz ki; ben de insanım. Allah&rsquo;ın daveti bana yakında gelecektir. Ben de onu kabul edeceğim. İşte size ben iki m&uuml;him ve en değerli emaneti miras bırakıyorum. Bunlardan birincisi Kuran, ikincisi benim Ehlibeytim. Allah&rsquo;ın huzurunda size </strong><span style="font-weight: bold;">Ehli</span><strong>beytimi tavsiye ediyorum. Allah&rsquo;ın huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allah&rsquo;ın huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum, buyurdu. Bu yazdıklarımız sevgili peygamber tarafından s&ouml;ylenmiş olan hadislerden sadece bir ka&ccedil;ı. Bunlar Hz. Ali ger&ccedil;ekliğini ve Ehlibeyt haklılığını g&ouml;steren en b&uuml;y&uuml;k kanıtlardır. </strong></li>
</ul>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 17:44:12 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-muhammed-yasami-hz-alinin-babasinin-yaninda-yetisdi-ebu-talip_111.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Imam Muhammed Mehdi On ikinci Imam (12. Imam)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-imam-muhammed-mehdi-on-ikinci-imam-12-imam_110.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/c9fa2d0a.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">On ikinci imam Muhammed Mehdi 869 yılında doğdu. On ikinci imam Muhammed Mehdi&rsquo;nin doğacağı, hadislerle daha &ouml;nceleri s&ouml;ylenmişti. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Bunun farkında olan Abbasiler, İmam Hasan Askeri&rsquo;yi s&uuml;rekli g&ouml;zetim altında tuttular.İmam Muhammed Mehdi bu sebeplerden dolayı gizlenmek zorunda kaldı. Buna &ldquo;Gaybet-i Suğra&rdquo; yani k&uuml;&ccedil;&uuml;k gizleniş, kaybolunuş denir. Bu s&uuml;renin ne kadar olduğu rivayet. İmam Muhammed Mehdi, bu s&uuml;re zarfında sadece ashabıyla konuşur. İkinci gizlilik ve kayboluş d&ouml;nemi ise g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze dek s&uuml;rmektedir. Buna &ldquo;Gaybet-i K&uuml;bra&rdquo; yani b&uuml;y&uuml;k gizleniş denir. Bu inanca g&ouml;re on ikinci imam Muhammed Mehdi, haksızlıklara, k&ouml;t&uuml;l&uuml;klere, zalimliklere karşı ortaya &ccedil;ıkacaktır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslam tarihinde sadece Aleviler i&ccedil;in değil, Ehli S&uuml;nnet cemaati i&ccedil;in de en &ccedil;ok tartışılan konuların başında Mehdilik konusu gelir. Nitekim tarih boyunca ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de bir &ccedil;ok kişi Mehdilik iddiasında bulunuyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir &ccedil;ok hadiste ge&ccedil;tiği gibi, kıyametten &ouml;nce İmam Muhammed Mehdi gelecektir ve haksızlıkları giderecektir. Bu konuda olduk&ccedil;a kafa karıştırıcı yayınlar, s&ouml;ylemler, rivayetler mevcut. Bunlara pek rağbet edilmemesi gerektiği kanısındayız. Bilinmesi gerekenleri kısaca &ouml;zetlemeye &ccedil;alıştık. <span style="color: #ff3300;">---------------------------------------------------------------------------------------------------------------</span></p>
<p style="color: #ff0000; font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>12. İMAM Hz. MUHAMMED MEHDİ</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">İmam</span></strong><span style="color: #333333;"> Mehdi, K&acirc;im, H&uuml;ccet, Bakıyyetullah ve</span><span style="color: #333333;"> Sahibi Zaman,</span><span style="color: #333333;"> lakabıyla da tanınan İmam Muhammed Mehdi, İmam Hasan- &uuml;l Askeri&rsquo;nin oğludur. Babasının şehit edilmesinden sonra onun vasiyeti ile 12. İmam oldu. Annesinin adı, Hz. İsa&rsquo;nin havarisi Şum&rsquo;un neslinden olan Rum Kayseri&rsquo;nin oğlu Yuşa&rsquo;nın kızı Saykal veya Susen adı ile de bilinen Nergis&rsquo;dir. Başka bir kaynağa g&ouml;re de annesi bir Cariyedir.&nbsp; Muhtemelen </span><span style="color: #990033;">30 Temmuz 869</span><span style="color: #333333;"> tarihinde bir Cuma g&uuml;n&uuml; Irak / Samara&rsquo;da d&uuml;nyaya geldi. </span><span style="color: #333333;">İmam Mehdi rivayetlere g&ouml;re </span><span style="color: #990033;">Samara&rsquo;da bir mağaraya girerek sır oldu</span><span style="color: #333333;">. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/17/27/37/47/107.html"><strong><span style="color: #333333;">Rivayete g&ouml;re İmam Mehdi&rsquo;nin doğumu ile birlikte bir &ccedil;ok kerametler (mucizeler) ger&ccedil;ekleşir. Doğduğunda babası onu sol elinin &uuml;zerinde oturttu ve sağ eliyle de arkasından tutarak &ldquo;Konuş&rdquo; dedi. Bunun &uuml;zerine Hz. Mehdi konuşmaya başladı ve:</span></strong></a><span style="color: #000080;">(151)</span><span style="color: #333333;"> Allah birdir, Muhammed onun el&ccedil;isidir. Allahın rahmeti onların &uuml;zerinde olsun&rsquo;&rsquo; dedi. Sonra Hz. Ali ve diğer İmamlara salavat </span><span style="color: #000080;">(152)</span><span style="color: #333333;"> getirdi. İktidarın İmamlara karşı d&uuml;şmanlık niyetleri bilindiğinden İmam Mehdi&rsquo;nin doğumu bir s&uuml;re gizli tutuldu. Bunun nedeni Abbasi Halifelerin Ehli Beyt d&uuml;şmanlığı o noktaya varmıştı ki, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in t&uuml;rbesi yıktırılmış ve t&uuml;rbe ziyaretini &ouml;nlemek i&ccedil;in o b&ouml;lgeye giden yollarda karakollar oluşturmuş ve askerleri Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in mezarını ziyaret eden birisini bulsalar hemen yakalıyor, &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor veya ağır işkencelere tabi tutuyorlardı&rdquo; </span><span style="color: #000080;">(153)</span><span style="color: #333333;">. Ehl-i Beyt&rsquo;e karşı olan baskı o dereceye varmıştı ki, tanınmış kimseler dahi zalim Abbasi y&ouml;neticilerinin korkusundan kızlarını Ehl-i Beyt soyundan gelen gen&ccedil;lere vermekten sakınıyorlardı.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&Ouml;rneğin Hz. Ali&rsquo;nin soyundan olan Muhammed bin Salih adlı kişi, İbrahim bin M&uuml;debbir İsa bin Musa Cehrumi&rsquo;nin kızıyla evlenmek istediğini ona bildirdiğinde İsa bu isteği reddederek ş&ouml;yle dedi: &ldquo;Allah&rsquo;a yemin ediyorum ki senin soyunu tanımadığın i&ccedil;in seni reddetmiyorum; &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu soydan daha &uuml;st&uuml;n bir soy tanımıyorum. Bu y&uuml;zden bu akrabalık herkes i&ccedil;in bir iftihardır. Ama kendi can ve malım hususundan M&uuml;tevekkil ve oğlu</span></strong><span style="color: #333333;">ndan korkuyorum.&rdquo; </span><span style="color: #000080;">(154)</span><span style="color: #333333;">&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">İmam Mehdi ile ilgili &ccedil;ok geniş kesimler &ccedil;eşitli fikirler y&uuml;r&uuml;t&uuml;rler. İmam Mehdi&rsquo;nin kıyamet habercisi olduğunu yorumlayan ve buna inanan insanlar olduğu gibi, onun gelişi ile d&uuml;nyanın yanlış siyasi politikalardan ve onların etkilerinden kurtulacağını, d&uuml;nyaya hak ve hukukun egemen olacağını, zalimin artık zul&uuml;m yapamayacağını, mazlumun ahının alınacağını, haksız yere artık kan d&ouml;k&uuml;lmeyeceğini, d&uuml;nyanın bir nevi s&ouml;m&uuml;r&uuml;s&uuml;z ve sancısız bir yaşam yeri olacağını, d&uuml;nyanın bir nevi g&uuml;ll&uuml;k ve g&uuml;listanlık haline d&ouml;n&uuml;şeceğine inanırlar. Elbette herkes t&uuml;m yazdığımız ve kategorize ettiğimiz boyutta geniş bir a&ccedil;ılım g&ouml;zetmezler. Ancak buna benzer bir beklenti i&ccedil;erisinde olacağını da unutmamak gerekir. Ger&ccedil;i, İmam Mehdi&rsquo;yi kıyametin habercisi olarak algılayan ve ona inanan geniş bir kesim, kıyamet habercisi olarak Allah tarafından &ccedil;eşitli g&ouml;revler i&ccedil;in yaratılmış 5 b&uuml;y&uuml;k melekten biri olan, d&uuml;d&uuml;ğ&uuml; ile kıyameti başlatacak olan &lsquo;&rsquo;İsrafil&rsquo;&rsquo; adlı meleğin aslında bu iş i&ccedil;in g&ouml;revlendirdiği konusunda bir ikircim de yaşarlar. Bu vesile ile &uuml;zerinde hen&uuml;z tam bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k arz etmeyen bu konu hakkında daha fazla yorum ve a&ccedil;ılım yapmanın uygun d&uuml;şmediği kanaatindeyiz.</span> </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">Aleviler ise bu konuda genellikle İmam Mehdi&rsquo;yi kıyamet habercisi olmaktan ziyade, kurtuluş ve adalet habercisi olarak inanır ve algılarlar. 12 İmamlara bağlılık ve onu İslam inancının / &ouml;ğretisinin bir par&ccedil;ası olarak g&ouml;rmeyen ve bu konuda Alevilerle aralarında ciddi bir fikir (inan&ccedil;) farklılığı yaşıyan S&uuml;nni kesimi ise İmam Mehdi konusunda genellikle Aleviler gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler. S&uuml;nni kesimin, diğer İmamları atlayıp sadece İmam Mehdi&rsquo;nin gelişi konusunda Alevilerle &ouml;rt&uuml;şen / uzlaşan inan&ccedil; taşımaları olumlu g&ouml;r&uuml;lmekle birlikte, İmam Mehdi&rsquo;nin geldikten sonra oluşacağı d&uuml;nya ve yaşam alanı konusunda, başka deyimle yeni oluşum alanı ve bi&ccedil;imi konusunda aralarında ciddi bir farklı beklenti olduğunu da eklememiz gerekir. Bir kısım S&uuml;nni insanın s&ouml;z konusu Mehdi&rsquo;nin kimliği konusunda da Alevilerin Mehdi&rsquo;sini kast etmediklerini belirtmekte yarar var. Diğer bir deyimle Alevilerin Mehdi&rsquo;si, Ehli Beyt soyundan gelen, 11. İmam olan Hasan &ndash; &uuml;l Askeri&rsquo;nin oğlu olan ve Samara&rsquo;da bir mağaraya girip SIR olan, g&uuml;n ve saati geldiğinde tekrar gelecek olan 12. İmam, Muhammed Mehdi&rsquo;dir. Aleviler bunun dışında bir Mehdi&rsquo;yi tanımaz ve inanmazlar. S&uuml;nnilerin Mehdi&rsquo;sinin ise, S&uuml;nni inan&ccedil; alanının bekledikleri ve inandıkları Mehdi&rsquo;yi tarif etme konusunda bu kadar net tanımla(ya)madıkları zaman zaman g&ouml;r&uuml;lmektedir. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">Anadolu&rsquo;da yaşayan Hristiyanların, aynı beklenti konusunda Mehdi olarak Hristiyan inancına g&ouml;re g&ouml;ğe &ccedil;ekilen Hz. İsa&rsquo;yı tarif ettiklerini, buna isim olarak Mesih dediklerini, bir kısmın da Mehdi ve Mesih&rsquo;in birlikte gelecekleri bi&ccedil;iminde inan&ccedil;ları vardır. Elbette onların, gelecek olan Mesih veya Mehdi&rsquo;den beklentilerinin de farklı olacağını eklemekte yarar var.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #990033;">Alevilerin b&ouml;yle inanmalarını gerektiren bir ka&ccedil;</span></strong><span style="color: #990033;"> Hadis ve alıntıya yer verelim.</span><span style="color: #333333;"> &nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;Ebu Nazre&rsquo;den aktarılmıştır. &rsquo;&rsquo;Cabir bin Abdullah&rsquo;ın yanında oturuyorduk&hellip;.. Resulullah buyurdu &hellip;&hellip;&ldquo;&Uuml;mmetimin sonunda bir halife olacak, o malı saymadan serpercesine dağıtacaktır. </span></strong><span style="color: #000080;">(155)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;İbn-i Abbas&rsquo;tan aktarılmıştır : Resulullah buyurdu: &ldquo;Allah bu dini Ali ile başlattı. Ali katledilince, bozulacak ve onu Mehdi&rsquo;den gayri hi&ccedil; kimse doğrultamayacaktır.&rdquo; </span></strong><span style="color: #000080;">(156)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;İbn-i Abbas&rsquo;tan aktarılmıştır: Resulullah buyurdu. &ldquo;Bir &uuml;mmet ki, ben onun başında, İsa onun sonunda ve Mehdi de onun ortasındadır, nasıl hel&acirc;k olabilir?&rdquo; </span></strong><span style="color: #000080;">(157)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;Abdullah bin Haris bin Cazi Zabidi&rsquo;den aktarılmıştır : Resulullah buyurdu: &ldquo;Doğudan bir grup insan &ccedil;ıkacak ve Mehdi i&ccedil;in ortamı hazırlayacaklardır.&rdquo; </span></strong><span style="color: #000080;">(158)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;İmam Sadık buyurdu ki: Halk imamlarını yitirecek, ama o hac mevsiminde hazır olacak ve halkı g&ouml;recek, halk ise onu g&ouml;rmeyecektir. </span> </strong><span style="color: #000080;">(159)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;Esbağ bin Nebate&rsquo;den akatarılmıştır. Emir&rsquo;&uuml;l-M&uuml;minin Ali&rsquo;nin huzurlarına gittim, d&uuml;ş&uuml;nceye daldığını ve parmaklarıyla yeri kazdığını g&ouml;r&uuml;nce: Sizi d&uuml;ş&uuml;nceli g&ouml;r&uuml;yorum dedim, yere rağbetiniz mi var? dedim. İmam: &ldquo;Hayır vallahi, hi&ccedil;bir zaman yere ve d&uuml;nyaya rağbet g&ouml;stermedim. D&uuml;nyaya benim soyumdan gelecek 11. evl&acirc;dım hakkında d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. O Mehdi&rsquo;dir, zul&uuml;m ve k&uuml;f&uuml;rle dolu olan yery&uuml;z&uuml;n&uuml; adaletle, eşitlikle dolduracak; onun bir gaybet d&ouml;nemi olacaktır ki insanlar o d&ouml;nemde şaşkınlık i&ccedil;inde olacaklar; kimileri bu d&ouml;n</span><span style="color: #333333;">emde sapar, kimileri de hidayet bulur.&rdquo; dedi. </span> </strong><span style="color: #000080;">(160)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;Resulullah buyurdu: &ldquo;</span></strong><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/17/27/37/47/107.html"><strong><span style="color: #333333;">Mehdi benim soyumdandır</span></strong></a><strong><span style="color: #333333;">; ismi benim ismim ve k&uuml;nyesi benim k&uuml;nyem, şekli benim şeklim, tavrı benim tavrımdır, halkı benim dinime teşvik ve Rabbimin kitabına davet eder. Ona itaat eden bana itaat etmiştir ve ona muhalefet eden bana muhalefet etmiştir, onun gaybetini ink&acirc;r eden beni ink&acirc;r etmiştir.&rdquo; </span> </strong><span style="color: #000080;">(161)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;Abdurrahman bin Selit&rsquo;ten aktarılmıştır. &sbquo;&rsquo;İmam H&uuml;seyin buyurdu ki: &ldquo;12 hidayet imamı bizdendir; ilki Ali bin Ebu Talip&rsquo;tir; sonuncusu ise 9. evl&acirc;dımdır. Hak &uuml;zere kıyam edecek olan odur. Yery&uuml;z&uuml; &ouml;ld&uuml;kten sonra, Allah onun vasıtasıyla tekrar onu ihya edecektir ve m&uuml;şrikler istemese de Allah hak dini diğer dinlere muzaffer kılacaktır. Onun gaybete &ccedil;ekildiği d&ouml;nemde bazı kavimler m&uuml;rtet olacak, bazıları ise dine bağlı kalacaktır; onlara eziyetler olacak ve onlara denilecek ki: &lsquo;Eğer doğru s&ouml;yl&uuml;yorsanız, bu vaat ne zaman vuku bulacaktır?&rsquo; Biliniz ki, onun gaybetindeki eziyetlere ve tekziplere sabretmek, Resulullah ile beraber kılı&ccedil;la cih</span><span style="color: #333333;">ad etmek gibidir.&rdquo; </span></strong><span style="color: #000080;">(162)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;Salih bin Ukbe babasından, o da İmam Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan, o da babaları vasıtasıyla Resulullah&rsquo;dan nakletmektedir: &ldquo;</span> </strong><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/17/27/37/47/107.html"><strong><span style="color: #333333;">Mehdi</span></strong></a><strong><span style="color: #333333;"> benim evl&acirc;tlarımdandır, onun gaybet d&ouml;nemi olacaktır. Bu d&ouml;nemde &uuml;mmetten bir&ccedil;oğu del&acirc;lete d&uuml;şecektir. O, peygamberlerin nişaneleriyle gelecek, yery&uuml;z&uuml; zul&uuml;m ve haksızlıkla dolduğu gibi onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır.&rdquo;&nbsp; </span> </strong><span style="color: #000080;">(163)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">&nbsp;Hasan bin Halid&rsquo;den aktarılmıştır, İmam Ali Rıza buyurdular: &ldquo;Benim 4. evladım&hellip;.&nbsp; Allah onun vesilesiyle yery&uuml;z&uuml;n&uuml; b&uuml;t&uuml;n zul&uuml;m ve haksızlıklardan temizleyecektir. Halkın, doğumunda teredd&uuml;t ettiği gaybet sahibi odur. O, zuhur ettiğinde yery&uuml;z&uuml; Rabbinin nuru ile aydınlanacak, halkın arasında adalet &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;n&uuml; kuracak, b&ouml;ylece hi&ccedil; kimse başkasına zulmetmeyecek ve yery&uuml;z&uuml; ona itaat edecektir&hellip;&hellip;..&rsquo; Bu konuda Ayette ş&ouml;yle ge&ccedil;er: &lsquo;Eğer istersek onlara g&ouml;kten bir ayet nazil ederiz de hepsinin boynu onun karşısında eğilir.&rsquo;</span></strong><span style="color: #000080;"> (164)</span><span style="color: #333333;">&nbsp;&lsquo;Yakın bir mek&acirc;ndan bir m&uuml;nadi, o g&uuml;n nida eder ve onlar da o hak sesi duyarlar. İşte o g&uuml;n huru&ccedil; g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Yani oğlu</span><span style="color: #333333;">m Kaim Mehdi&rsquo;nin huru&ccedil; g&uuml;n&uuml;d&uuml;r.&rdquo; </span><span style="color: #000080;">(165)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #990033;">İslam Şii kaynaklarına g&ouml;re İmam Mehdi :</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">1- &ldquo;İmamlar on iki tanedir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 271.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">2- &ldquo;İmamların sayısı, İsrail Oğulları&rsquo;nın nak&icirc;blerininin (başkanlarının) sayısı miktarıncadır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 40.</span> </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">3</span><span style="color: #333333;">- &ldquo;On iki imamın ilki,&nbsp; Hz. Ali&rsquo;dir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 133.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">4- &ldquo;On iki imamın ilki Hz. Ali, sonuncusu ise Mehdi&rsquo;dir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 91.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">5- &ldquo;İmamlar on iki tanedir; onların sonuncusu&nbsp; Mehdi&rsquo;dir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 94.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">6- &ldquo;İmamlar on iki tanedir; onlardan dokuzu İmam H&uuml;seyin&rsquo;in evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 139.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">7- &ldquo;İmamlar on iki tanedir; onlardan dokuzu İmam H&uuml;seyin&rsquo;in evl&acirc;tlarındandır; dokuzuncusu ise onların Kaimidir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 107.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/17/27/37/47/107.html"><strong><span style="color: #333333;">8- On iki imamın isimlerini a&ccedil;ıklayan Hadis sayısı: 50.</span></strong></a></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">9- Mehdi&rsquo;nin zuhurunu m&uuml;jdeleyen Hadis sayısı: 657.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">10- &ldquo;Mehdi, Ehl-i Beyt&rsquo;tendir; Mehdi&rsquo;nin ismi, Resulullah&rsquo;ın isminin ve k&uuml;nyesi de onun k&uuml;nyesinin aynısıdır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 389.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">11- &ldquo;Mehdi, insanlar arasında Resulullah&rsquo;a en &ccedil;ok benzeyen kimsedir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 48.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">12- Mehdi&rsquo;nin y&uuml;z ve boyunu tarif eden Hadis sayısı: 21.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">13- &ldquo;Mehdi, Hz. Ali&rsquo;nin evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 214.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">14- &ldquo;Mehdi, Hz. Fatıma&rsquo;nın evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 192.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">15- &ldquo;Mehdi, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in </span><span style="color: #333333;">evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 185.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">16- &ldquo;Mehdi, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in İmam olan 9 evl&acirc;dındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 160.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">17- &ldquo;Mehdi, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in 9. evl&acirc;dıdır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 148.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">18- &ldquo;Mehdi, Ali bin H&uuml;seyin&rsquo;in evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı:</span></strong><span style="color: #333333;"> 185.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">19- &ldquo;Mehdi, İmam Muhammed B&acirc;kır&rsquo;ın evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 103.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">20- &ldquo;Mehdi, İmam Sadık&rsquo;ın evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 103.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">21- &ldquo;Mehdi, İmam Sadık&rsquo;ın altıncı evl&acirc;dıdır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 99.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">22- &ldquo;Mehdi, İmam Musa bin Cafer&rsquo;ın evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 101.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">23- &ldquo;Mehdi, İmam Musa bin Cafer &rsquo;ın 5. evl&acirc;dıdır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 98.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">24- &ldquo;Mehdi, İmam Ali bin Musa er-Rıza&rsquo;nın evl&acirc;tlarından 4.s&uuml;d&uuml;r&rdquo; diyen Hadis sayısı: 95.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">25- &ldquo;Mehdi, İmam Muhammed Tak&icirc;&rsquo;nin evl&acirc;tlarından 3.s&uuml;d&uuml;r&rdquo; diyen Hadis sayısı: 90.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">26- &ldquo;Mehdi, İmam Ali Nak&icirc;&rsquo;nin evl&acirc;tlarındandır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 90. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">27- &ldquo;Mehdi, Ebu Muhammed Hasan Asker&icirc;&rsquo;nin oğludur&rdquo; diyen Hadis sayısı. </span></strong><span style="color: #333333;">146.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">28- &ldquo;Babasının ismi Hasan&rsquo;dır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 147.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">29- &ldquo;Cariyelerin h</span><span style="color: #333333;">anımefendisinin oğludur&rdquo; diyen Hadis sayısı: 9.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">30- &ldquo;Mehdi, On iki imamın sonuncusudur&rdquo; diyen Hadis sayısı: 136.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">31- &ldquo;Mehdi, yery&uuml;z&uuml;n&uuml; adaletle dolduracaktır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 123.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">32- &ldquo;Onun (Mehdi) iki gaybeti olacaktır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 10.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">33- &ldquo;On</span><span style="color: #333333;">un uzun bir gaybeti olacaktır.&rdquo; diyen Hadis sayısı: 91.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">34- Gaybetinin nedenini a&ccedil;ıklayan Hadis sayısı: 7. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">35- Gaybeti d&ouml;neminde halkın ondan yararlanması hakkındaki Hadis sayısı: 7.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">36- &ldquo;Ger&ccedil;ekten o, (Mehdi ) uzun &ouml;m&uuml;rl&uuml;d&uuml;r.&rdquo; diyen Hadis sayısı: 318.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/17/27/37/47/107.html"><strong><span style="color: #333333;">37-</span><span style="color: #333333;"> &ldquo;G&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; gen&ccedil;tir&rdquo;</span></strong></a><strong><span style="color: #333333;"> diyen Hadis sayısı: 8.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">38- &ldquo;Doğumu gizli olacaktır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 14.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">39- &ldquo;Onun &uuml;zerinde hi&ccedil; kimsenin biati olmayacaktır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 10.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">40- &ldquo;Allah&rsquo;ın d&uuml;şmanlarını &ouml;ld&uuml;recek, yery&uuml;z&uuml;n&uuml; şirk vs.&rsquo;den temizleyecektir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 19.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">41- &ldquo;O, Allah&rsquo;ın emrini aşik&acirc;r edecek, İsl&acirc;m&rsquo;ı yery&uuml;z&uuml;nde yayacak ve d&uuml;nyaya h&acirc;kim olacak...&rdquo; diyen Hadis sayısı: 47.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">42- &ldquo;O, insanları Kur&rsquo;an&rsquo;a ve s&uuml;nnete sevk edecektir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 15.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">43- &ldquo;O, Allah&rsquo;ın d&uuml;şmanlarından intikam alacaktır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 4. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">44- &ldquo;Peygamberlerden onda birtakım s&uuml;nnetler vardır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 23.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">45- &ldquo;O, kılı&ccedil;la kıyam edecektir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 7.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">46- &ldquo;Onun siyeri ile ilgili Hadis sayısı: 30.&nbsp; </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">47- Onun z&uuml;hd&uuml; ile ilgili Hadis sayısı: 4.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">48- Adaleti ve devletindeki emniyetin yaygınlığıyla ilgili Hadis sayısı: 7. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">49- İlmi hakkındaki Hadis sayısı: 5.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">50- C&ouml;mertlik ve bağışıyla ilgili Hadis sayısı: 13.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">51- &ldquo;Allah Teal&acirc;, onun eliyle peygambe</span><span style="color: #333333;">rlerin mucizesini aşik&acirc;r edecek ve onların mirasları onunla birliktedir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 5.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">52- &ldquo;Şiddetli bir imtihandan sonra zuhur edecektir&rdquo; diyen Hadis sayısı: 24.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">53- &ldquo;İsa bin Meryem (a.s)&rsquo;a imamlık yapacaktır&rdquo; diyen Hadis sayısı: 25.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">54- Bayrağının sahibi ve onda yazılan yazı ile ilgili Hadis sayısı: 6.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">55- Doğumu, tarihi ve annesinin durumu ile ilgili Hadis sayısı: 214.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">56- Babasının hayatı d&ouml;nemindeki mucizeleri ile ilgili Hadis sayısı: 9.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">57- Babasının hayatı d&ouml;neminde onu g&ouml;ren kimselerle ilgili rivayet sayısı: 19.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">58- Gaybet-i Suğra (K&uuml;&ccedil;&uuml;k Gizlilik) d&ouml;neminde onu g&ouml;rme şerefine erişen kimseler hakkındaki rivayet sayısı: 25. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">59- Gaybet-i Suğra d&ouml;nemindeki bazı mucizelerini anlatan rivayet sayısı: 27.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">60- Gaybet-i Suğra d&ouml;neminde, el&ccedil;i ve naiplerinin h&acirc;letleri ile ilgili rivayet sayısı: 22. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">61- Gaybet-i Kubra d&ouml;nemindeki mucizeleri ile ilgili rivayet sayısı: 12.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/17/27/37/47/107.html"><strong><span style="color: #333333;">62- Gagbet-i Kubra</span></strong></a><strong><span style="color: #333333;"> d&ouml;neminde onu g&ouml;ren kimseler ile ilgili rivayet sayısı: 13.</span> </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">63- Zuhurunun niteliğini anlatan rivayet sayısı: 12.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">64</span><span style="color: #333333;">- Onun zuhurundan &ouml;nceki durum, fitne ve g&uuml;nahların &ccedil;okluğu ile ilgili Hadis sayısı: 37.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">65- Bazı zuhur al&acirc;metleri ile ilgili hadis sayısı: 29.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">66- G&ouml;kten onun ve babasının ismiyle duyulacak ses ile ilgili Hadis sayısı: 27.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">67- Onun zuhurundan &ouml;nceki&nbsp; zama</span><span style="color: #333333;">nda fiyatların &ccedil;ok y&uuml;ksek olması, hastalıkların &ccedil;oğalması vb. şeylerle ilgi Hadis sayısı: 23.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">68- S&uuml;fyan&icirc;&rsquo;nin hurucu, ay tutulması vs. şeyler ile ilgili Hadis sayısı: 38.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">69- Deccal&rsquo;ın hurucu hakkındaki Hadis sayısı: 12.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">70- Zuhur edeceği yıl, ay ve g&uuml;n hususunda vakit belirlemenin caiz olmaması ile ilgili Hadis sayısı: 7.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">71- Zuhur edeceği yer ile ilgili Hadis sayısı: 17. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">72- Yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n doğu ve batısını fethetmesiyle ilgili Hadis sayısı: 12.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">73- B&uuml;t&uuml;n milletlerin İsl&acirc;m &uuml;zere toplanmasıyla ilgili Hadis sayısı: 7.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">74- Yerin servet ve madenlerini dışarı &ccedil;ıkarmasıyla ilgili Hadis sayısı: 10.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">75- G&ouml;k ve yery&uuml;z&uuml; bereketlerinin a&ccedil;ığa &ccedil;ıkmasıyla ilgili Hadis sayısı: 12.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">76- &Uuml;&ccedil; y&uuml;z on &uuml;&ccedil; kişinin onun yanında bulunmasıyla ilgili Hadis sayısı: 25.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">77- Yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n adaletle dolmasıyla ilgili Hadis sayısı: 129.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">78- Hz. İsa&rsquo;nın yere inmesi ve Hz. Mehdi ile birlikte zikir yapması ile ilgili Hadis sayısı: 29.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">79- Deccal&rsquo;ı &ouml;ld&uuml;rmesiyle ilgili Hadis sayısı: 6.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">80- S&uuml;fyan&icirc; ile savaşıp onu &ouml;ld&uuml;rmesiyle ilgili Hadis sayısı: 2.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">81- Onun zamanında yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n bayındırlığıyla ilgili Hadis sayısı: 5.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">82- Onun asrında işlerin kolaylaşması ve akılların</span></strong><a href="http://www.alevikonseyi.com/alevi/17/27/37/47/107.html"><strong><span style="color: #333333;"> kemale </span></strong></a><strong><span style="color: #333333;">erişmesiyle ilgili Hadis sayısı: 7.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">83- Ashabının faziletleriyle ilgili Hadis sayısı: 14.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">84- A</span><span style="color: #333333;">shabının g&uuml;&ccedil; ve kuvvetleriyle ilgili Hadis sayısı: 5.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">85- Zuhurundan sonra hil&acirc;fetinin s&uuml;resiyle ilgili olan Hadis sayısı: 18.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">86- Yiyeceği, i&ccedil;eceği ve giyimiyle ilgili Hadis sayısı: 4.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">87- Halkı davet ettiği şeyler hakkındaki Hadis sayısı: 7.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">88- Kaim&rsquo;i i</span><span style="color: #333333;">nk&acirc;r etmenin haram olması hakkındaki Hadis sayısı: 9.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">89- Fereci beklemenin faziletiyle ilgili Hadis sayısı: 23.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">90- Mehdi&rsquo;ye karşı takip&ccedil;ilerinin bazı g&ouml;revleriyle ilgili Hadis sayısı: 54.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">91- Onu idrak etme ve onu imam edinmekle ilgili Hadis sayısı: 10.&nbsp;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">92- Gaybeti d&ouml;neminde, ona inananların faziletleriyle ilgili Hadis sayısı: 23.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">93- Ona sal&acirc;t ve sel&acirc;m g&ouml;ndermenin niteliğiyle ilgili Hadis sayısı: 6</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span style="color: #333333;">94- Ondan nakledilen bazı dualarla ilgili Hadis sayısı: 13</span></strong><span style="color: #333333;">.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Derleyen: Kazim Balaban</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>]]></description>
   <pubDate>Wed, 08 Dec 2010 17:34:48 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-imam-muhammed-mehdi-on-ikinci-imam-12-imam_110.html</guid>
  </item>
 </channel>
</rss>