<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0">
 <channel>
  <title>Hz. Ali - RSS Feed</title>
  <link>https://www.izledost.com/articles/browse-hz-ali-1.html</link>
  <description>adi gibi güzel ve 2007&apos;den beri dostça paylaşım</description>
  <item>
   <title>Hazreti İmam Ali ve Tanrısallığı</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hazreti-imam-ali-ve-tanrisalligi_156.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 237px; height: 323px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/02807ce4.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Hazreti Ali, Alevi / Bektaşi yolunun kurucusu ve baş &ouml;nderidir. Alevi / Bektaşiler ona tarifsiz bir sevgiyle bağlıdırlar. &Ouml;yle ki, onu sevmek, dindir, imandır. Nitekim Hazreti Muhammed, " Ali'yi seven beni sever, beni Seven Allah'ı sever." demek suretiyle Hazreti Ali sevgisinin İslam'daki yerini ve &ouml;nemini &ccedil;ok a&ccedil;ık bir bi&ccedil;imde dile getirmiştir.&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;"><span style="line-height: 1.5em;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<hr />
<p style="font-family: Arial;"><span style="line-height: 1.5em;">Hazreti Ali, zulme karşı başkaldırmanın tarihsel simgelerinden biridir. O mazlumların en b&uuml;y&uuml;k lideridir. Kendisi de b&uuml;y&uuml;k haksızlıklara uğramış, b&uuml;y&uuml;k acılar yaşamıştır. O, Tanrı'nın en sevgili kullarındandır. Onda &uuml;st&uuml;n nitelikler vardır. Bu &uuml;st&uuml;n nitelikler ona Tanrı tarafından verilmiştir. O, se&ccedil;ilmişlerdendir. O, Tanrının rızasını kazanmış / murtaza olanlardandır. O, evveldir. O, ahirdir. O, batındır. O, zahirdir. O, candır. O, canandır. O, dindir. O, imandır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;">Alevi / Bektaşiler ona duydukları tarifsiz sevgi ve bağlılığın bir yansıması olarak onu &ccedil;eşitli adlarla anmaktadırlar.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Şah &ndash; ı Merdan'dır. Yani yiğitlerin şahıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Şah &ndash; ı Evliya'dır. Yani velilerin şahıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Şir &ndash; i Yezdan'dır. Yani Tanrı'nın arslanıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Nihan'dır. Yani sırdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Şah &ndash; ı Velayet'tir. Yani veliliğin şahıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Ebu Turab'tır. Yani toprağın babasıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Bab'&uuml;l &ndash; İlm' dir. Yani bilimin kapısıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Emir'&uuml;l &ndash; M&uuml;'minin' dir. Yani İnananların &ouml;nderidir.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Haydar'dır. Yani arslandır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Vechullah'tır. Yani Tanrı'nın y&uuml;z&uuml;d&uuml;r, tecellisidir.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Kur'an - ı Natık'tır. Yani Konuşan Kur'an'dır.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Levh - i Mahfuz Kalemidir. Yani Korunmuş Levha'yı yazan Kalemdir.</p>
<p style="font-family: Arial;">O, Nur - u Rahman'dır. Yani Tanrı'nın ışığıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Ali'nin Soyu ve Tanrısallık Bağlamında Ona Duyulan</p>
<p style="font-family: Arial;">Eşsiz Sevginin Kaynağı</p>
<p style="font-family: Arial;">Yiğitlerin Şahı olan Hazreti Ali, 598 yılında Mekke'de doğmuştur. Rivayetlere g&ouml;re annesi onu Kabe'de doğurmuştur. &Ouml;l&uuml;m tarihi ise 661'dir. Kureyş kabilesine mensuptur. Babası Ebu Talib, annesi Fatıma'dır. Hazreti Ali, peygamberimiz Hazreti Muhammed'in amca oğludur. Kızı Fatıma ile evlenerek damadı olmuştur. Bu evlilikten Hazreti Hasan ve Hazreti H&uuml;seyin d&uuml;nyaya gelmiştir. Hazreti Fatıma, Hazreti Ali, Hazreti Hasan ve Hazreti H&uuml;seyin, Hazreti Muhammed'in ehlibeytidir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Ali, İslam'ın kuruluş d&ouml;neminde Hazreti Muhammed'in yanında olmuş, yiğitliği ve y&uuml;rekliliği ile onu korumuştur. Hazreti Ali, İslam'ı kabul eden ilk erkektir. &Ccedil;ocuk yaşta İslam dinine girerek hi&ccedil; g&uuml;nah işlemeden, putperest bir ge&ccedil;mişe sahip olmadan Allah'ın dinine hizmet etmiştir. Bu &ouml;zellik onu &ouml;b&uuml;r sahaben / peygamberin arkadaşlarından ayıran &ouml;nemli bir unsurdur. Hazreti Ali, Hazreti Muhammed i&ccedil;in &ouml;l&uuml;m&uuml; g&ouml;ze almış, Mekke'den Medine'ye g&ouml;&ccedil; sırasında yatağına yatarak peygamberin d&uuml;şmanlarına karşı kalkan olmuştur.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Ali, halife Osman'ın ardından d&ouml;rt yıl dokuz ay s&uuml;reyle halifelik yapmıştır. Bilindiği gibi Hazreti Muhammed'in &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n ardından İslam toplumu arasında halife se&ccedil;imi noktasında anlaşmazlıklar yaşanmıştır. Bu anlaşmazlıkların İslam &ouml;ncesi d&ouml;neme kadar uzanan nedenleri bulunmakla birlikte, temel ayrılık Hazreti Muhammed'in hastalığı sırasında vefatından kısa bir s&uuml;re &ouml;nce M&uuml;sl&uuml;manlar i&ccedil;in bir vasiyet yazma isteğinin başta &Ouml;mer olmak &uuml;zere sahabeden kimilerince engellendiği, oysa peygamberin Hazreti Ali'yi yerine halife tayin etmek istediği yolundaki iddialara dayanmaktadır. Alevi ve Şiilere g&ouml;re zaten Hazreti Muhammed, Gadirhum'daki s&ouml;yleviyle Hazreti Ali'yi vasi tayin etmiştir. Ancak Ebu Bekir, &Ouml;mer, Osman vd. kişilerce peygamberin bu isteği g&ouml;z ardı edilmiştir. Hazreti Ali, peygamberin cenaze işleriyle uğraşırken, &Ouml;mer'in etkisiyle Ebu Bekir halife se&ccedil;ilmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Ali, ancak Osman'ın &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesinin ardından halife olabilmiş ve hilafeti d&ouml;rt yıl dokuz ay kadar s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Emevilerin b&uuml;t&uuml;n yıkıcı muhalefetine karşın Hazreti Ali hilafeti sırasında İslami ilkelere uygun, adil bir y&ouml;netim sergilemiş ve İslam toplumunun b&uuml;y&uuml;k sevgisini kazanmıştır. İslam toplumunda ilk bilimsel &ccedil;alışmalar onun d&ouml;neminde başlamıştır. Bu ama&ccedil;la Hazreti Ali'nin bir bilim bakanlığı kurduğu da belirtilmektedir. ( 1)</p>
<p style="font-family: Arial;">T&uuml;rklerin Hazreti Ali'ye b&uuml;y&uuml;k bir sevgi duydukları malumdur. Bu sevginin oluşumundaki etkenlerden biri olarak da Onun halifeliği d&ouml;neminde İslam ordularının T&uuml;rkistan'daki harekatını durdurmuş, hatta Horasan'ı tahliye etmiş olması g&ouml;sterilmektedir. (2)</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Ali'nin d&ouml;neminde yeni hukuki d&uuml;zenlemelerin yapıldığı, el kesme cezasının Hazreti Ali tarafından yasaklandığı da belirtilmektedir. (3)</p>
<p style="font-family: Arial;">Ali s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n anlamı " y&uuml;ce" dir. Adının anlamındaki y&uuml;celik onun &ouml;zel olduğunun da g&ouml;stergelerinden biridir. Ondaki y&uuml;celik Tanrı'dandır. Nitekim Alevi / Bektaşiler, Onda ilahi / tanrısal &ouml;zellikler olduğuna inanırlar. Bu inanış, Alevi karşıtları tarafından Hazreti Ali'nin tanrılaştırıldığı ve putlaştırıldığı su&ccedil;lamasına zemin teşkil etmiştir. Oysa bu su&ccedil;lama yersizdir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Alevi / Bektaşi inanışının omurgasını oluşturan " vahdet &ndash; i v&uuml;cud " anlayışı ve Tanrı'nın insanda tecelli ettiği d&uuml;ş&uuml;ncesi, bu inanışın yani Hazreti Ali'nin tanrısallığı inancının temelini oluşturmaktadır. İnsan Tanrı'dan bir par&ccedil;adır. Nitekim Tanrı, " Biz insana ruhumuzdan &uuml;fledik." Buyurmaktadır. Hazreti Ali'deki tanrısallık da b&ouml;yle anlaşılmalıdır. Aynı zamanda unutulmaması gereken hususlardan biri de " ALİ " s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n Allah'ın doksan dokuz adından biri olmasıdır. Aleviler " Ali " adını aynı zamanda bu anlamda da kullanmaktadırlar.</p>
<p style="font-family: Arial;">Aleviler, Hazreti Ali ve Hazreti Muhammed'in yol kardeşi / Musahip / anda / yoldaş olduğuna inanırlar. Nitekim Buyruk'ta bu durum a&ccedil;ıklanmaktadır. Dolayısıyla bu inanışın kaynağı da Buyruk'tur. Bilindiği gibi Buyruk, Alevi / Bektaşi yolunun temel kaynaklarındandır.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Muhammed'in Hazreti Ali i&ccedil;in s&ouml;ylediği kimi s&ouml;zler onların yol kardeşi olduğunu ortaya koymaktadır. Hazreti Muhammed'in s&ouml;zlerindeki i&ccedil;erik aynı zamanda Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığının da kanıtlarındandır. Peygamberimiz Hazreti Ali i&ccedil;in ş&ouml;yle buyurmaktadır:</p>
<p style="font-family: Arial;">" Sen bendensin, ben sendenim."</p>
<p style="font-family: Arial;">" Ali ve ben aynı ağa&ccedil;tanız. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Ali'ye eza eden bana eza eder. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Bir kimse Ali'yi severse beni sevmiş olur ve Ali'ye buğz ederse bana buğz etmiş olur."</p>
<p style="font-family: Arial;">Alevi / Bektaşi ozanları şiirlerinde Ali sevgisini en y&uuml;ksek edebi g&uuml;zelliklerle işlemişlerdir. Bektaşi ozan Muhittin bir şiirinde Hazreti Ali'yi ş&ouml;yle anlatmaktadır:</p>
<p style="font-family: Arial;">"Dinle imdi bu s&ouml;z&uuml;m&uuml;,</p>
<p style="font-family: Arial;">Delil ve burhandır Ali.</p>
<p style="font-family: Arial;">Gel eşiğe s&uuml;r y&uuml;z&uuml;n&uuml;,</p>
<p style="font-family: Arial;">Kıble &ndash; i imandır Ali.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Hakikattir, marifettir,</p>
<p style="font-family: Arial;">Tarikattır, şeriattır,</p>
<p style="font-family: Arial;">N&uuml;b&uuml;vvettir, velayettir,</p>
<p style="font-family: Arial;">K&uuml;llide yeksandır Ali. "</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Ali' deki tanrısal nitelikleri, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre'yi anımsatır bir bi&ccedil;imde ş&ouml;yle dile getirmektedir:</p>
<p style="font-family: Arial;">"Yer yoğiken, g&ouml;k yoğiken var olan,</p>
<p style="font-family: Arial;">Arş y&uuml;z&uuml;nde kandildeki nur olan,</p>
<p style="font-family: Arial;">Gahi merkez olup, gahi yer olan,</p>
<p style="font-family: Arial;">Ali'dir ki, şah &ndash; ı Merdan Ali'dir. "</p>
<p style="font-family: Arial;">B&uuml;y&uuml;k veli ve b&uuml;y&uuml;k T&uuml;rkmen ozanı Pir Sultan Abdal bir başka nefesinde ise ş&ouml;yle demektedir:</p>
<p style="font-family: Arial;">" Bu d&uuml;nyanın evvelini sorarsan,</p>
<p style="font-family: Arial;">Allah bir, Muhammed Ali'dir, Ali.</p>
<p style="font-family: Arial;">Sen bu yolun sahibini ararsan,</p>
<p style="font-family: Arial;">Allah bir, Muhammed Ali'dir, Ali. "</p>
<p style="font-family: Arial;">Kızılbaş Safevi T&uuml;rkmen Devleti 'nin kurucusu b&uuml;y&uuml;k ozan Şah İsmail Hatai ise Hazreti Ali ve Hazreti Muhammed'e olan sevgisini ş&ouml;yle dile getirmektedir:</p>
<p style="font-family: Arial;">" Daim fikrimde zikrin, ya Muhammed , Ya Ali.</p>
<p style="font-family: Arial;">G&ouml;nl&uuml;m&uuml;n evinde ş&uuml;kr&uuml;n, ya Muhammed, ya Ali.</p>
<p style="font-family: Arial;">Tanıyamaz kendi &ouml;z&uuml;n seni yakın bilmeyen</p>
<p style="font-family: Arial;">Alemin ayinesisin, ya Muhammed ya Ali."</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Ali'ye duyulan sevgi ve bağlılık, Alevi / Bektaşi yolunun &ouml;z&uuml;d&uuml;r, temelidir. Bu sevgi diğer İslami gruplarda da vardır. Lakin Alevilerdeki Ali sevgisinin &ouml;zg&uuml;n bir temele dayandığı malumdur. Bu temel onu sıradan bir sahabe veya d&ouml;rt halifeden biri ya da Hazreti Muhammed'den sonraki y&uuml;ce kişiliklerden biri olarak g&ouml;rme anlayışının &ccedil;ok &ouml;tesinde bulunan tanrısallık inancıdır. Bu bakımdan Alevilerdeki Ali sevgisinin S&uuml;nni ve Şiilerden &ccedil;ok farklı bir noktada bulunduğu kabul edilmelidir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Şimdi bu noktaları kısaca irdeleyelim:</p>
<p style="font-family: Arial;">S&uuml;nnilerce doğrudan doğruya Allah'a verilen kimi sıfatların Aleviler tarafından Hazreti İmam Ali i&ccedil;in de kullanıldığı g&ouml;r&uuml;lmektedir. Pek &ccedil;ok deyiş / nefeste Hazreti İmam Ali, Allah i&ccedil;in kullanılan "rahman, rahim, onsekizbin alemi vareden, yaradan, yağmuru yağdıran, şimşeği &ccedil;aktıran vb. " olağan&uuml;st&uuml; &ouml;zellikte bir y&uuml;ce kişilik olarak anılmaktadır. Hatta Alevi / Bektaşi inancına g&ouml;re Hazreti Muhammed mira&ccedil;ta, sidret'&uuml;l- m&uuml;ntehada Allah'ı onyedi &ndash; onsekiz yaşında bir delikanlı suretinde g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r ki bu delikanlı Hazreti İmam Ali'den başkası değildir. Yani Allah, Ali suretinde belirmiştir, tecelli etmiştir. Başka bir deyişle Hazreti İmam Ali, Allah'ın yansımasıdır. Nur- u rahman'dır. Bu hususiyet mira&ccedil;namelerde gayet serahatle anlatılmaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı Alevi / Bektaşi teolojisinin omurgasını teşkil etmektedir. Ancak pek &ccedil;ok nedenden dolayı bu inan&ccedil; &ouml;ne &ccedil;ıkarılmamakta ve deyim yerindeyse " sır " edilmektedir. S&uuml;nni ve Şiilerin bu sırrın alenileşmesi durumunda ne t&uuml;r bir tepki vereceklerini tahmin etmek zor değildir. Ge&ccedil;mişte bağnaz / yobaz din bilginlerinin Alevi / Bektaşiler i&ccedil;in bu ve benzer inan&ccedil;lardan dolayı zalimce fetvalar verdikleri, onları kafir, m&uuml;şrik, putperest addettikleri malumdur. Aslında Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı insanın tanrısallığı ile birlikte d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmelidir. B&uuml;y&uuml;k Alevi mistik d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r Hallac &ndash; ı Mansur'un " ene'l- hak " deyişindeki gizem insanın tanrısallığı gizemidir. Biliyoruz ki, zamanın m&uuml;ft&uuml;leri ve din egemenlerinin g&ouml;z&uuml;nde Hallac &ndash; ı Mansur, kafirdi, kendini Tanrıya ortak koşan, TANRILIK İDDİASINDA BULUNAN bir m&uuml;şrikti. Nitekim malum olduğu &uuml;zre bu nedenle KATLİNE FERMAN VERİLDİ.</p>
<p style="font-family: Arial;">Ene'l- Hak inancı, kamil insan / insan &ndash; ı kamil mertebesindeki hak erenlerinin sırrıdır. Bu sırrı anlamak i&ccedil;in o mertebeye vasıl olmak lazımdır. Zahirilik gurbetinin en &uuml;cra b&ouml;lgelerinde dolaşan yani vuslattan nasip alamamış olan şeriat ehlinin "ene'l- hak " inancını ve insanın uluhiyetini idrak etmesi olanaksızdır. Bu olanaksızlık, insan &ndash; ı kamil olmanın doruğunda bulunan Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığını kabul etmeyi de doğal olarak kuşatmaktadır. Yaratan &ndash; yaratılan ayrılığını ortadan kaldırıp "vahdet- i v&uuml;cud " ilkesi gereği t&uuml;m evrende olduğu gibi insanda da Tanrıyı g&ouml;ren, Hazreti İmam Ali'nin y&uuml;z&uuml;n&uuml;, vech'ullah / Allah'ın y&uuml;z&uuml; olarak tavsif eden Alevi / Bektaşi inancı bu &ouml;zg&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;yle bambaşka bir g&uuml;zelliğe ve derinliğe sahip bulunmaktadır. Ondaki h&uuml;manist &ouml;z&uuml;n dayandığı paradigmal temel işte b&ouml;ylesi bir inan&ccedil;tan neşet etmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Tekraren dile getirelim ki, Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı ger&ccedil;eğini savunan, buna i&ccedil;tenlikle inanan m&uuml;minlerin zahir ehli tarafından anlaşılmaları tamamen olanak dışıdır. Bu inanışın İslam'a aykırı olduğunu iddia etmek, İslam'ı S&uuml;nni, Şii veya başka bir ifadeyle zahiri / dışsal anlayışa hapsetmek demektir. İslam'ın batıni y&ouml;n&uuml;n&uuml; yani Alevi / Bektaşi inancını yadsımak demektir.</p>
<p style="font-family: Arial;">İslam denilince sadece S&uuml;nnilik veya Şiilik anlaşılmamalıdır. Kendi &ouml;zg&uuml;n teolojik &ccedil;er&ccedil;evesi dahilinde Alevilik ve Bektaşilik de İslamdır. Hatta bu yolun m&uuml;minlerine g&ouml;re Alevilik / Bektaşilik İslam'ın ta kendisidir. O halde Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığını İslam dışı bir sapkınlık olarak g&ouml;rmek abestir, anlamsızdır. Hatta bize g&ouml;re k&uuml;f&uuml;rd&uuml;r / kafirliktir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı / uluhiyeti inancı gayet doğal olarak kadim T&uuml;rk inan&ccedil;larından da izler taşımaktadır. Alevi / Bektaşilerin ezici &ccedil;oğunluğunun T&uuml;rk / T&uuml;rkmen oluşları ger&ccedil;eği g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alındığında Hazreti Ali'ye uluhiyet atfetmenin kadim T&uuml;rk inan&ccedil;larıyla da ilişkilendirilmesi daha net anlaşılacaktır. Nitekim &uuml;nl&uuml; araştırmacı İrene Melikoff'a g&ouml;re Alevi / Bektaşilerdeki Ali inancı ve k&uuml;lt&uuml; eski T&uuml;rklerdeki G&ouml;k Tanrı inancını anımsatmaktadır. Eski T&uuml;rklerin G&ouml;k Tanrı'ya verdikleri kimi &ouml;nadları / sıfatları / nitelikleri, Alevi / Bektaşiler, Hazreti İmam Ali'ye vermektedirler. Buradan hareketle s&ouml;ylemek kabildir ki, eski T&uuml;rklerdeki " G&ouml;k Tanrı " bug&uuml;n&uuml;n en &ouml;zg&uuml;n / halis T&uuml;rkleri olan Alevi / Bektaşilerde Hazreti İmam Ali h&uuml;viyetinde / donunda yaşamaya devam etmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;">M&uuml;nkirlerin inkarına, tahamm&uuml;ls&uuml;zlerin tahamm&uuml;ls&uuml;zl&uuml;ğ&uuml;ne ve c&uuml;mle zahirilerin sığlığına aldırmadan Hazreti İmam Ali efendimizin uluhiyetini / tanrısallığını imanımızın gereği olarak haykırmayı her koşulda s&uuml;rd&uuml;rmeliyiz.</p>
<p style="font-family: Arial;">İşte Sefil Ali'nin dilinden Hazreti İmam Ali'nin tanrısallık ger&ccedil;eği:</p>
<p style="font-family: Arial;">"K&uuml;n!" deyince var eyledi on sekiz bin alemi</p>
<p style="font-family: Arial;">Hem yazandır, hem bozandır, levhi mahfuz kalemi</p>
<p style="font-family: Arial;">K&uuml;lli dertlerin dermanı, yaraların melhemi</p>
<p style="font-family: Arial;">Hem sakidir, hem bakidir nur &ndash; u Rahman'ım Ali</p>
<p style="font-family: Arial;">Yetiş carımıza kurtar medet m&uuml;r&uuml;vvet ya Ali</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Şah-ı Merdan c&ucirc;şa geldi, sırrın aşikar eyledi:</p>
<p style="font-family: Arial;">"Yağmuru yağdıran benim" deyi &Ouml;mer&acute;e s&ouml;yledi</p>
<p style="font-family: Arial;">Ol demde şimşek balkıyıp yedi sema g&uuml;rledi</p>
<p style="font-family: Arial;">Hem sakidir, hem bakidir nur-u Rahman&acute;ım Ali</p>
<p style="font-family: Arial;">Yetiş carımıza kurtar meded m&uuml;r&uuml;vvet ya Ali</p>
<p style="font-family: Arial;">&Ouml;mer vardı Hak Muhammed katına dedi: "eyle beyan,</p>
<p style="font-family: Arial;">Hz. Ali midir ol arşa g&uuml;rleyan,</p>
<p style="font-family: Arial;">&Ccedil;arh-ı gerdunun elinden sırr-ı hikmet eyleyen?"</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Hak Muhammed buyurdu ki: "Yektir Ali, bir" dedi</p>
<p style="font-family: Arial;">"Hem evveli, hem ahiri, her şeye kadir" dedi</p>
<p style="font-family: Arial;">"Ali&acute;ye şirk koşanlar mutlaka kafir." Dedi.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı ger&ccedil;eğini anlatan ve Derviş Ali'ye ait bir başka nefes:</p>
<p style="font-family: Arial;">Yeri g&ouml;ğ&uuml; arşı k&uuml;rs&uuml; yaradan,</p>
<p style="font-family: Arial;">Men Ali&acute;den başka Tanrı g&ouml;rmedim.</p>
<p style="font-family: Arial;">Yaradub kulunun kısmetin veren,</p>
<p style="font-family: Arial;">Men Ali&acute;den başka Tanrı g&ouml;rmedim.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Bin bir ismi vardır bir ismi Allah,</p>
<p style="font-family: Arial;">Eğer inanmazsan hem vallah billah,</p>
<p style="font-family: Arial;">Ademi g&ouml;rm&uuml;ş&uuml;m elhamd&uuml;lillah,</p>
<p style="font-family: Arial;">Men Ali&acute;den başka Tanrı g&ouml;rmedim.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Cennet-i alanın altundur taşı,</p>
<p style="font-family: Arial;">Her ne g&ouml;r&uuml;r isen hikmettir işi,</p>
<p style="font-family: Arial;">Y&uuml;z yiğirmi d&ouml;rt bin nebiler başı,</p>
<p style="font-family: Arial;">Men Ali&acute;den başka Tanrı g&ouml;rmedim.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Ali gibi er gelmedi cihane,</p>
<p style="font-family: Arial;">Ona da buldular d&uuml;rl&uuml; bahane,</p>
<p style="font-family: Arial;">Yedi kez uğradım ulu divane,</p>
<p style="font-family: Arial;">Men Ali&acute;den başka Tanrı g&ouml;rmedim.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Derviş Ali&acute;m bu ikrara belidir,</p>
<p style="font-family: Arial;">Dilim s&ouml;yler ama kendim delidir,</p>
<p style="font-family: Arial;">Allah bir Muhammed Tanrı Ali&acute;dir,</p>
<p style="font-family: Arial;">Men Ali&acute;den başka Tanrı g&ouml;rmedim.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Hazreti Ali'den rivayet edilen kimi s&ouml;zlerde de onun uluhiyet / tanrısallık &ouml;zelliğini g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Kaynaklar Hazreti İmam Ali'nin bir s&ouml;z&uuml;nde ş&ouml;yle dediğini bildirmektedir:</p>
<p style="font-family: Arial;">"Benim y&uuml;celerin y&uuml;cesi olup kahreden! Benim &ouml;l&uuml;leri diriltip ihya eden! Benim dirileri &ouml;l&uuml; kılan! Benim her şeyden evvel olan evvel, benim her şeyden sonra ahir olan! Benim g&ouml;r&uuml;nen, benim gizli olan!"</p>
<p style="font-family: Arial;">Yine Mevlana'nın Divan &ndash; ı Kebir adlı yapıtında Hazreti Ali i&ccedil;in yazdığı s&ouml;zler onun uluhiyetini / tanrısallığını ilan etmektedir. Mevlana adı ge&ccedil;en bu eserinde ş&ouml;yle demektedir:</p>
<p style="font-family: Arial;">"&hellip;Hakkın y&uuml;ksek sıfatları Ali'nin vasfıdır. Hakkın sıfatları zaten ayrı değildir. O, Tanrının zatına yapışmış o olmuştur&hellip;"</p>
<p style="font-family: Arial;">Alevilerin Ali'si Ahistorik mi ?</p>
<p style="font-family: Arial;">Alevilik &uuml;zerine yazı yazan, fikir &uuml;reten kimi &ccedil;evreler ve kimi bağnaz S&uuml;nni ve Şii araştırmacılar tarafından sık&ccedil;a g&uuml;ndeme getirilen konulardan biri de Alevilerin inancının odağında yer alan Hazreti Ali'nin İslam tarihindeki " d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; halife" , Hazreti Muhammed'in kuzeni ve damadı olan Ali olmadığı tarihteki ger&ccedil;ek Ali' de olmayan &ouml;zelliklere sahip olduğu, dolayısıyla ahistorik / tarih dışı, &uuml;retilmiş ve menkıbesel bir kişilik olduğu y&ouml;n&uuml;ndeki tartışmalardır.</p>
<p style="font-family: Arial;">Bu tartışmaların iki amacı vardır: Birincisi Alevilere " Hazreti Ali, S&uuml;nni ve Şii M&uuml;sl&uuml;manlar gibi namaz kılan, Ramazan orucu tutan, hac ibadeti yapan vb. bir İslam ulusudur, o halde siz de onun gibi olun, S&uuml;nni ve Şiiler gibi namaz kılıp Ramazan orucu tutun." şeklinde propaganda yapıp onları asimile etmektir. Ulaşılmak istenen nokta bellidir. Bu yaklaşımda olanlara g&ouml;re, Kırklar Meclisi ve Kırklar Cemi bir uydurmadan ibarettir. Dolayısıyla cem ve semah diye bir ibadet yoktur. Asıl farz olan Muharrem orucu değil, Ramazan orucudur. Yani y&uuml;zyıllardır Alevi / Bektaşi ozanları tarafından anlatılan mira&ccedil; ve Kırklar Cemi ve Kırklar Meclisi yalandır. Y&uuml;zyıllardır tutulan Muharrem oru&ccedil;ları boşunadır. O halde t&uuml;m Alevi / Bektaşi ozanları, t&uuml;m dede ve babalar yalancıdır. Sadece S&uuml;nni ve Şii hadis kitapları ve diğer S&uuml;nni ve Şii kaynaklar doğrudur.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">İkincisi "Alevilik İslam dışı bir inan&ccedil;tır. Başlı başına bir dindir. Ya da Zerd&uuml;ştiliğin, Yezidiliğin vb. devamıdır. Alevilerin Ali'si aslında S&uuml;mer metinlerinde ge&ccedil;en ve ateş ruhu anlamına gelen " Al " veya "Alu" ya da ateşperestlerin ilahının Harran b&ouml;lgesindeki adlandırması olan " Alla " veya " Al " dır.(4) Alevilik bir K&uuml;rt dinidir. K&ouml;keni mezopotamya'dır. O halde Aleviler, İslam dışı olduklarını kabul etsinler. K&uuml;rtleşsinler. Hatta ateistleşsinler." Diye propaganda yaparak, Alevileri kendi siyasal hedeflerine ve inan&ccedil;sızlıklarına payanda yapmaya &ccedil;alışmaktır.</p>
<p style="font-family: Arial;">Birinci ama&ccedil; i&ccedil;in &ccedil;alışanlar zaten y&uuml;zyıllar boyu Alevi M&uuml;sl&uuml;manları ezen, katleden, onları kafir g&ouml;ren, zındık sayan, d&uuml;şman belleyen geleneğin devamıdırlar. Bunlara g&ouml;re Aleviler, Alevi gibi yaşadıkları s&uuml;rece kafirdirler, zındıktırlar M&uuml;sl&uuml;man sayılabilmeleri i&ccedil;in S&uuml;nni veya Şii olmaları gerekmektedir. Bu bağnazlara kızıp " Evet biz M&uuml;sl&uuml;man değiliz." demek, deyim yerindeyse onların ekmeğine yağ s&uuml;rmektir. Eğer İslam'ı sadece S&uuml;nnilik veya Şiilik olarak g&ouml;recek olursak Aleviliği İslam dışı saymak kabil olacaktır. Ancak bu doğru değildir. Aleviliğin tarihsel arka plan anlamında ger&ccedil;ek İslam'a sahip &ccedil;ıkma ve onu yaşama egemen kılma hareketi olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lecek olursa bu tutum Aleviliğe zarar vermekten başka bir işe yaramayacaktır. Ebussuudların, İbni Kemallerin, İdris &ndash; i Bitlisilerin s&uuml;reği olan bağnazlara rağmen ve onlara inat t&uuml;m Alevi / Bektaşiler m&uuml;sl&uuml;man ve m&uuml;min olduklarını haykırmaya devam etmelidirler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu, hakikatin ta kendisidir. Hazreti Ali efendimizin S&uuml;nni ve Şii m&uuml;sl&uuml;manlar gibi namaz kılıp kılmadığı ve Ramazan orucu tutup tutmadığının Aleviler i&ccedil;in hi&ccedil;bir &ouml;nemi yoktur. Tıpkı onun Arap olmasının, Arap&ccedil;a konuşmasının, entari giymesinin, kefiye takmasının, birden &ccedil;ok kadınla evlenmesinin, sakallı olmasının vb. &ouml;nemi olmadığı gibi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Alevilik, Ali'yi k&ouml;r&uuml; k&ouml;r&uuml;ne taklit etmek değildir. Alevilik, S&uuml;nni ve Şii m&uuml;sl&uuml;manların &ccedil;oğunun yaptığı gibi Ali'yi ve İslam'ı şekilciliğe boğmak, zahirde takılıp kalmak değildir. Onu &ouml;rnek almak, ona sınırsız bir sevgiyle bağlanmak, ondan medet dilemek, Tanrının onda tecelli ettiğine inanmak, zulme ve zalimlere karşı direnişinden g&uuml;&ccedil; almaktır. Alevilerin Ali'si doğrudan doğruya historik / tarihseldir. Hazreti Muhammed'in kuzeni ve damadı olan İmam Ali'dir. Ancak Alevi / Bektaşiler, tarihsel s&uuml;re&ccedil;te ona olan sınırsız ve eşsiz sevgilerinin bir sonucu olarak Hazreti Ali'yi historik kimlik ve kişiliği ile asla &ccedil;elişmeyecek şekilde y&uuml;celtmişler, uğradıkları her zul&uuml;m ve katliam sonrası direniş kaynağı ve yeniden ayağa kalkmada t&uuml;kenmez bir g&uuml;&ccedil; menbaı olarak g&ouml;rm&uuml;şler, S&uuml;nni ve Şiilerin silmeye &ccedil;alıştıkları uluhiyetine vurgu yapmışlardır. Zaten, " Ali'yi seven, beni sever. Beni seven Allah'ı sever. " diyen Hazreti Muhammed onu sevmeyi Allah'ı sevmekle bir tutarak ondaki uluhiyete/ tanrısallığa işaret etmiyor mu ?</p>
<p style="font-family: Arial;">"Ali, camiye gitti, namaz kıldı, Ramazan Orucu tuttu. Eğer onu seviyorsanız siz de namaz kılın, Ramazan orucu tutun.", diye baskı yapan zalimlere Pir Sultan'ın verdiği yanıtı yineleyelim:</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">"Alınmış abdestim aldırırlarsa,</p>
<p style="font-family: Arial;">Kılınmış namazım kıldırırlarsa,</p>
<p style="font-family: Arial;">Sizde Şah diyeni &ouml;ld&uuml;r&uuml;rlerse,</p>
<p style="font-family: Arial;">Ben de bu yayladan şaha giderim."</p>
<p style="font-family: Arial;">Yine Alevi / Bektaşileri Kabe'ye y&ouml;nelip secde etmeye ve onu ziyarete yani hacca &ccedil;ağıranlara da Yunus'un dilinden yanıt vermek gerek:</p>
<p style="font-family: Arial;">" &Ccedil;alış, kazan, ye, yedir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Bir g&ouml;n&uuml;l ele getir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Y&uuml;z Kabe'den yeğrektir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Bir g&ouml;n&uuml;l ziyareti."</p>
<p style="font-family: Arial;">İkinci ama&ccedil; i&ccedil;in &ccedil;alışanlar, tıpkı birinci ama&ccedil;ta olduğu gibi Hazreti Ali'yi sadece 7. asırda yaşan Ali olarak d&uuml;ş&uuml;nmekte ve ona ilişkin yazılan Seyyid Radıy'a ait " Nehc'&uuml;l &ndash; Belaga " adlı kitapta Hazreti Ali'ye atfedilen s&ouml;z / hadisleri temel alarak, ona şeriat&ccedil;ı, cihat&ccedil;ı vb. yakıştırmalar yapmaktadırlar. Buradan hareketle de g&uuml;n&uuml;m&uuml;z Alevilerinin şeriata, cihat&ccedil;ılığa karşı oluşunu temel alarak Ali'siz yeni bir Alevilik inşa etmeye &ccedil;alışmaktadırlar. Oysa Hazreti Ali pek &ccedil;ok kez d&uuml;nyaya gelmiştir. H&uuml;nkar Hacı Bektaş Veli, Şah Hatai, Pir Sultan Abdal, Ali'den başkası değildir. Dolayısıyla, Ali denildiğinde sadece 7. asırda yaşayan Ali anlaşılamaz. Kaldı ki şeriat&ccedil;ı, cihat&ccedil;ı oluşu da onların anladığı anlamda değildir.</p>
<p style="font-family: Arial;">İkinci ama&ccedil; i&ccedil;in &ccedil;alışanlara verilecek yanıt da şudur:</p>
<p style="font-family: Arial;">Biz Allah'a kul, Muhammed'e &uuml;mmet, Ali'ye talip olanlarız. Ya siz kimsiniz ? Zerd&uuml;şti mi ? Yezidi mi ? Yoksa ateist mi? Ya da din d&uuml;şmanı mı ? Yahut K&uuml;rt&ccedil;&uuml;, b&ouml;l&uuml;c&uuml; m&uuml; ? T&uuml;rkl&uuml;k ve m&uuml;sl&uuml;manlık kimliğinden rahatsızlık duyan bir soy &ouml;z&uuml;rl&uuml; m&uuml; ?</p>
<p style="font-family: Arial;">(Aleviliği İslam dışı g&ouml;sterme &ccedil;alışmalarındaki ama&ccedil;lardan biri de eski T&uuml;rk inan&ccedil;ları ve kimi k&uuml;ltler ve inan&ccedil;lar ile olan bağını temel alarak onu İslam dairesinin dışına taşımaktır. Bu bağlamda dikkat &ccedil;ekici analizlerden biri de Nejat Birdoğan'a aittir:</p>
<p style="font-family: Arial;">" &hellip; Tanrısal k&ouml;klerine bakıldığında, yani Alevi tapınmalarında ve inanmalarındaki rit&uuml;ellerine bakıldığında, hi&ccedil;bir &ouml;zelliklerinin İslam dairesinden gelmediğini g&ouml;r&uuml;yoruz&hellip;cemlerdeki m&uuml;zik, şiir ve semahın İslam kaynaklarında reddedildiğini bilmekteyiz. Ruh g&ouml;&ccedil;&uuml;, tanrının insanda tecelli etmesi, halka namazı, Kıbleye değil insana secde vb.davranmalar da bizi İslam dairesinin dışına taşımaktadır. Ehl- i Beyt yandaşlığı ise Şah İsmail Hatayi'den sonra, yani 16. yy. başlarından sonra bir takıyye, yani kimlik saklama&hellip; &ccedil;abasından ileri gelmektedir." (Aktaran: Burhan Oğuz, T&uuml;rk Halk D&uuml;ş&uuml;ncesi ve Hareketlerinin İdeolojik K&ouml;kenleri, 3. cilt, s. 24 )</p>
<p style="font-family: Arial;">Arapların yaşadığı bi&ccedil;imiyle ( ortodoks İslam ) İslam dini tam anlamda &ouml;zg&uuml;n bir din midir ki , T&uuml;rklerin İslam'ı yaşayış bi&ccedil;imlerinden olan Alevilik t&uuml;m&uuml;yle &ouml;zg&uuml;n olsun ? İslam'da, Arap toplumunun İslam &ouml;ncesi gelenekleri, inan&ccedil;ları ve diğer k&uuml;lt&uuml;rel birikimi yok mudur ? Elbette ki vardır. Arap / Emevi / Abbasi İslam'ı ya da diğer bir ifadeyle ortodoks İslam, Hazreti Muhammed'in tanrıdan aldığı vahiyden ibaret olmayıp Tanrısal vahiy ile kadim Arap k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n tabii bir sentezidir.)</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Ali'ye şeriat&ccedil;ı diyorsunuz. Ali'nin şeriatı her Alevinin de şeriatıdır. Alevilerin karşı &ccedil;ıktığı şeriat, egemen Emevi / Abbasi İslam'ının &uuml;rettiği ve ger&ccedil;ek İslam'da bulunmayan bir s&uuml;r&uuml; &ccedil;ağ dışı unsurların oluşturduğu şeriattır. Ali'nin, dolayısıyla ger&ccedil;ek İslam'ın şeriatı eşitlik&ccedil;ilik, adalet, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k, ahlak, erdem, zulme karşı &ccedil;ıkış, iyilikten yana olup k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; &ouml;nlemek, insanları sevmek, Tanrı'yı bir bilip ona itaat etmek ve ona kul olmaktır. B&uuml;y&uuml;k Alevi ozanı Yunus Emre'nin tarzıyla s&ouml;yleyelim ki</p>
<p style="font-family: Arial;">" Bu, bildiğin şeriat değil,</p>
<p style="font-family: Arial;">Şeriat var şeriat i&ccedil;inde.</p>
<p style="font-family: Arial;">Gittiğin yol tarikat değil,</p>
<p style="font-family: Arial;">Tarikat var, tarikat i&ccedil;inde."</p>
<p style="font-family: Arial;">Ali'ye cihat&ccedil;ı diyorsunuz. Hazreti Ali ger&ccedil;ek İslam şeriatını yaymak i&ccedil;in yani ahlakı, erdemi, iyiliği, sevgiyi, adaleti yaymak i&ccedil;in m&uuml;cadele etmiştir. İşte ger&ccedil;ek cihat budur. Bu anlamda elbetteki cihat&ccedil;ıdır. Hazreti Ali yaşadığı d&ouml;nemin koşulları ve mensup olduğu toplumun gelenekleri &ccedil;er&ccedil;evesinde davranmıştır. Ancak Alevi / Bektaşilere g&ouml;re Hazreti Ali, sadece İslam'ın ilk yıllarında yaşayıp gitmiş bir kişi değildir. O, Bektaş Veli donunda, Şah Hatai donunda, Pir Sultan donunda tekrar gelmiştir. Her gelişinde de geldiği d&ouml;nemin koşullarına g&ouml;re davranıp m&uuml;minlerin yol g&ouml;stericisi olmuş, zulme karşı direnişin simgesi olmaya devam etmiştir.(5)</p>
<p style="font-family: Arial;">M&uuml;nkirlere s&ouml;z&uuml;n kar etmeyeceği bellidir. İnan&ccedil;sızların, m&uuml;minleri / Alevileri, Ali'den ayırmaya g&uuml;&ccedil;leri yetmeyecektir. Onların Ali'ye duyulan sevgi ve bağlılığı idrak edecek g&uuml;&ccedil;leri de yoktur. Kişi idrak edemediği şeyleri inkar edermiş. Bu nedenledir ki, onların Ali yolunu anlamalarını ve benimsemelerini beklemek boşunadır. Bu bilin&ccedil; ve duyguyla s&ouml;zlerimizi Kaygusuz Abdal'ın Ali sırrını a&ccedil;ıkladığı bir nefesiyle bağlayalım:</p>
<p style="font-family: Arial;">"Ali' ye ismullah derler</p>
<p style="font-family: Arial;">Y&uuml;z&uuml;ne secde ederler</p>
<p style="font-family: Arial;">Taş yerine koyarlar</p>
<p style="font-family: Arial;">Koyamazsın demedim mi ?</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Bu Kaygusuz ezeliden</p>
<p style="font-family: Arial;">Himmet almış ol veliden</p>
<p style="font-family: Arial;">Oku ilmini Ali'den</p>
<p style="font-family: Arial;">Doyamazsın demedim mi ? "</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Şah &ndash; ı Merdan Ali'nin S&ouml;zlerinden Kesitler</p>
<p style="font-family: Arial;">" Sen ey İnsan, apa&ccedil;ık bir kitapsın. &Ouml;yle bir kitap ki, harfleriyle y&uuml;reğin okunur."</p>
<p style="font-family: Arial;">" İki şey vardır ki, sonu bulunmaz: Bilgi ve akıl. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Bilgin &ouml;l&uuml; olsa da diridir. Cahil diri olsa da &ouml;l&uuml;. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Sana karşı kusurlu davranan kişi bağışlamanı dilerse bağışla. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah'ın iyilikleri onun k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerinden &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k olacaktır. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Eğer yoksullaşırsan, yoksulluğunu g&ouml;n&uuml;l varsıllığı ile tedavi et."</p>
<p style="font-family: Arial;">" Sırrı erdemli insanlardan başkasına verme. Zira o sır yalnızca erdemli insanlarda sır olarak kalabilir."</p>
<p style="font-family: Arial;">" Başkalarının sırrı sana emanet edilirse onlara sahip &ccedil;ık. Dostlarının ayıplarını g&ouml;r&uuml;rsen, &uuml;st&uuml;n&uuml; &ouml;rt ve sakla. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Yerilen aşağılık kişiler, saygınlık d&ouml;şeklerine oturacak olursa biz ayağa kalkarız."</p>
<p style="font-family: Arial;">" Zulme ve zalime boğun eğen kimse hem hakkından olur hem de şerefini yitirir. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref bulunmaz. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Dert ve sıkıntının şiddetine sabır g&ouml;ster. Zira onun da sonu gelecektir. Bil ki sabır, asalet derecesidir. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" &ouml;zg&uuml;r insan tarafından yapıldığında iyilik, bir Nisan yağmuru damlasının sedef kabuğunda inciye d&ouml;n&uuml;şmesi gibidir. Tutsaklığı babadan devralanlar i&ccedil;inse yılanın ağzındaki zehir gibidir. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Emrin altında bulunanlar i&ccedil;in y&uuml;reğinde muhabbet, merhamet duyguları ve lutuf eğilimleri besle. Sakın &ccedil;aresizlerin başında, kendilerini yutmayı ganimet bilen yırtıcı bir canavar kesilme. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar iki sınıftır: Ya dinden kardeşin, ya da yaradılıştan eştir sana&hellip;"</p>
<p style="font-family: Arial;">" Ne k&ouml;t&uuml;d&uuml;r haram yemek zulm&uuml;n en k&ouml;t&uuml;s&uuml;yse zayıfa zulmetmek&hellip;"</p>
<p style="font-family: Arial;">" Sana sert davranana karşı yumuşak ol. Belki o da yumuşar. D&uuml;şmanına &uuml;st&uuml;nl&uuml;kle muamele et ve onu bağışla. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Konuğuna g&uuml;c&uuml;n yettiğince ikramda bulun. &Ouml;yle ki, ona saygıdan seni miras&ccedil;ı saysınlar. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" İki t&uuml;r insan vardır: Bilen ve dinleyen. Diğerleri işe yaramaz &ccedil;&ouml;keltilerdir. "</p>
<p style="font-family: Arial;">" Bilim insanın g&uuml;zelliğidir. Onu kazanmak i&ccedil;in gayret g&ouml;ster. Onu kazan ki, kahrıyla yaşayan bir insan olma. "</p>
<p style="font-family: Arial;">Sonu&ccedil;:</p>
<p style="font-family: Arial;">1. Hazreti İmam Ali'nin kişiliği tanrısaldır. Bu tanrısallık " vahdet &ndash; i v&uuml;cud " anlayışı &ccedil;er&ccedil;evesinde d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmelidir.</p>
<p style="font-family: Arial;">2. Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığının kaynağı Kur'ansaldır. Kutsal kitabımız Kur'an &ndash; ı Kerim'de " Biz insana ruhumuzdan &uuml;fledik. " denilmek suretiyle insandaki tanrısallığa ve insanların i&ccedil;inden se&ccedil;ilmiş olan resuller ve nebilerle birlikte ehlibeytin ve oniki imamların uluhiyetine işaret edilmektedir. Nitekim, ehlibeytin masumiyeti / g&uuml;nahsızlığı ve dolayısıyla tanrısallığı Ahzab Suresi'nde apa&ccedil;ık bir bi&ccedil;imde ortaya konulmaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;">3. Başta S&uuml;nni ve Şiiler olmak &uuml;zere diğer İslami ekollere mensup &ccedil;evrelerin Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı inancı nedeniyle Alevi / Bektaşilere y&ouml;nelik m&uuml;tecaviz tutumları kaale alınmamalıdır. M&uuml;min olmanın gereği teslimiyettir. Alevi olmak demek, Aleviliğin t&uuml;m inan&ccedil; esaslarına hi&ccedil;bir kuşkuya d&uuml;şmeden sarılmak demektir. Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı da Alevi / Bektaşiliğin birincil inan&ccedil; esaslarındandır. Bu inanca bağlılık ve teslimiyet Alevi olmanın şartlarındandır.</p>
<p style="font-family: Arial;">Mustafa Cemil Kılı&ccedil;</p>
<p style="font-family: Arial;">DİPNOTLAR:</p>
<p style="font-family: Arial;">1.Anton Jozef Dıerl, Anadolu Aleviliği, Ant Yayınları, s. 94.</p>
<p style="font-family: Arial;">2.Gibb, Orta Asya'da Arap F&uuml;t&uuml;hatı, &Ccedil;ev.: M. Hakkı, s. 14.</p>
<p style="font-family: Arial;">3.Anton Jozef Dıerl, age, s. 119</p>
<p style="font-family: Arial;">4.Faik Bulut, Alisiz Alevilik, Berfin Yayınları, s. 480</p>
<p style="font-family: Arial;">5.Mustafa Cemil Kılı&ccedil;, Laik T&uuml;rkiye İ&ccedil;in Y&uuml;kselen Alevilik, Kumsaati Yayınları, s. 117.</p>]]></description>
   <pubDate>Thu, 16 Dec 2010 22:03:13 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hazreti-imam-ali-ve-tanrisalligi_156.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>“İLİM BİR NOKTA İDİ, CAHİLLER ONU ÇOĞALTTILAR”</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-%e2%80%9cilim-bir-nokta-idi-cahiller-onu-cogalttilar%e2%80%9d_155.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 207px; height: 283px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/8b2fd087.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>İşte billur kıvamında bir beyan, işte Hz. Ali&rsquo;nin damgasını taşıyan ilahi bir hikmet! Hi&ccedil; m&uuml;balağasız, hakkında ciltler dolusu kitap yazılacak bir c&uuml;mledir bu.<strong> &ldquo;İlim bir nokta idi, cahiller onu &ccedil;oğalttılar!&rdquo; </strong>Yaratılışın sırrı bundan daha iyi ifade edilemez, bu t&uuml;r cevher&nbsp; ancak <strong>&ldquo;ilim şehrinin kapısı&rdquo;</strong>nın ağzından ortalığa sa&ccedil;ılabilir!&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /></p>
<div><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yargının en &ouml;nemli yanı, vahdet-i v&uuml;cuda (v&uuml;cut birliği) yaptığı vurgudur. Cahiller, yani tek&rsquo;in Ger&ccedil;ek, &ccedil;ok&rsquo;un ill&uuml;zyon olduğunu anlamayanlar, onu par&ccedil;alara b&ouml;l&uuml;p kendi varlıklarını abartma eğilimindedir, yaratılış ormanına bakıp her varlığa hayran olur, ama varlığı varlık yapan gizli &ouml;z&uuml; g&ouml;remezler! Yaratılış o denli &ccedil;eşitli, o denli albenilidir ki, hemen her zaman Yaradan&rsquo;ı g&ouml;zlerden gizler. Ancak Hz. Ali &ccedil;apında bir ermiş o &ccedil;okluğun ardındaki Ger&ccedil;eği temaşa edebilir ve ilmin (Tanrı&rsquo;nın) bir &ldquo;nokta&rdquo; olduğunu s&ouml;yleyebilir. Bu nokta o kadar engindir ki, gelmiş ge&ccedil;miş t&uuml;m yaratılışları kuşatır!</p>
<p>S&ouml;z konusu c&uuml;mleyi anlamakta zorlanan bazı sahabiler, nokta&rsquo;nın ne anlama geldiğini Hz Ali&rsquo;ye sormuş, şu yanıtı almışlardır:<span style="font-weight: bold;"> &ldquo;Kainatın t&uuml;m sırları kutsal kitaplardadır, kutsal kitapların sırrı Kuran&rsquo;dadır, Kuran&rsquo;ın sırrı Fatiha suresindedir, Fatiha&rsquo;nın sırrı Bismillah&rsquo;tadır, Bismillah&rsquo;ın sırrı başındaki be harfindedir, be harfinin sırrı ise altındaki noktadadır, işte o nokta benim!&rdquo; </span>Bazıları bu a&ccedil;ıklamanın iyi &ouml;rt&uuml;lm&uuml;ş bir &ldquo;Tanrılık iddiası&rdquo; olduğundan emindir! Ama biz o kanıda değiliz, kainatın sırlarının kutsal kitaplardan be&rsquo;nin altındaki noktaya kadar s&uuml;z&uuml;l&uuml;p gelmesi, Şah-ı Velayet&rsquo;in mikrokozmos&rsquo;a g&ouml;nderme yapmasından başka bir şey değildir, &ccedil;&uuml;nk&uuml; mikrokozmos (insan), makrokozmosun (kainatın) t&uuml;m sırlarını i&ccedil;inde barındırır. Kısaca, yukarda nasılsa aşağıda da &ouml;yledir, yani Tanrı t&uuml;m ilmini hem en b&uuml;y&uuml;k par&ccedil;aya (kainata), hem de en k&uuml;&ccedil;&uuml;k par&ccedil;aya (insana) aynı &ouml;zenle yerleştirmiştir! Başka bir deyişle, Tanrının ilmi insanda tecelli eder, &ccedil;&uuml;nk&uuml; insan yery&uuml;z&uuml;ne g&ouml;nderilmiş halifedir, yani Tanrısallığa ilişkin t&uuml;m bilgiyi sinesinde toplayan varlıktır. Bu y&uuml;zden, Hz. Ali&rsquo;nin ustaca &ldquo;Tanrılık iddiasında&rdquo; bulunduğunu s&ouml;ylemek, ona s&ouml;ylemediği bir şeyi zorla s&ouml;yletmekten başka bir anlam taşımaz. Kendisi de sağlığında bu haksız isnatlardan yakınmış, ş&ouml;yle demiştir: <strong>&ldquo;Benim y&uuml;z&uuml;mden helak olacak iki t&uuml;r insan var. Beni sevmede aşırı ileri gidenler ve beni yermede aşırı ileri gidenler.&rdquo; </strong> Tanrılık iddiası, onu sevmede aşırı ileri gidenlerin marifetidir! <strong>&ldquo;Ben Tanrıyım&rdquo; </strong>demekle,<strong>&ldquo;Tanrının t&uuml;m ilmi bende tecelli etmiştir, &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben Tanrının halifesiyim&rdquo; </strong>demek arasında dağlar kadar fark olduğunu insaf sahibi her insan bilir.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&Ouml;yleyse nokta, t&uuml;m varlığın v&uuml;cut bulduğu ezeli ve ebedi cevherdir. Tanrının Zat mertebesi, yani yaratılıştan &ouml;nceki &ldquo;Hi&ccedil;lik&rdquo; tir. Orada bırakın varlığı, varlığın d&uuml;ş&uuml;ncesi bile yoktur, hen&uuml;z evrenler yaratılmamış, yani zıtlar alemi tezah&uuml;r etmemiştir. Kısaca, Tanrının kendi i&ccedil;inde sadece kendini &ldquo;bildiği&rdquo; bir Tek&rsquo;lik halidir, işte Hz. Ali&rsquo;nin s&ouml;z&uuml;n&uuml; ettiği nokta bu Tek&rsquo;liktir. Varlık alemi noktanın, yani Tek&rsquo;liğin kendini a&ccedil;ığa vurmasından, daha doğrusu tezah&uuml;r etmesinden meydana gelmiştir. Noktayı &ccedil;oğaltan cahil ise, varlığın fışkırdığı noktayı (Tekliği) değil, noktadan fışkıran &ccedil;okluğu g&ouml;r&uuml;r, sanki onların noktadan bağımsız bir v&uuml;cudu varmış gibi! Nokta olmasa varlığın da olamayacağını idrak edemez, yaratılış ormanında yitip gider! G&ouml;zlerini noktaya değil de, noktadan tezah&uuml;r eden nesnelere dikenlerin k&ouml;rl&uuml;kleri &ouml;l&uuml;nceye kadar devam eder. Ge&ccedil;ici binekleri (bedenleri) &uuml;st&uuml;nde anlamsızca koşuştururlar, ama eninde sonunda Hi&ccedil;&rsquo;liğe, yani herşeye v&uuml;cut veren &ldquo;nokta&rdquo; ya d&ouml;nerler.</p>
<p>Sıradan insanın, v&uuml;cutların gerisindeki &ldquo;V&uuml;cudu&rdquo; g&ouml;rmesi zordur, zaten o y&uuml;zden cehaleti kalıcıdır, o y&uuml;zden d&uuml;nya denen oyuncak ona sevimli gelir! Ta ki Azrail tırpanı vuruncaya, değersiz bedeninin varla yok arasında salınan bir ill&uuml;zyon olduğunu anlayıncaya kadar! Ger&ccedil;ek insan ise, Hz. Ali gibi &ldquo;nokta&rdquo;nın anlamını kavrayabilen, yani&ouml;lmeden &ouml;nce &ouml;len insandır.</p>
<p>Yaşar U&ccedil;ar</p>]]></description>
   <pubDate>Thu, 16 Dec 2010 21:53:11 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-%e2%80%9cilim-bir-nokta-idi-cahiller-onu-cogalttilar%e2%80%9d_155.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Mevlana&apos;dan Dem Hame Dem Ali Ali kasidesi</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-mevlanadan-dem-hame-dem-ali-ali-kasidesi_154.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/66d1d51c.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>İlhamındır i&ccedil;kisi, bu zavallı ozanın</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Coşkuyla &ccedil;ığırırım, her dem ya Ali Ali!<br /></span>Ben kalbi temiz olan, bir Sufiyim amanın<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><br />Coşkuyla &ccedil;ığırırım, sana ya Ali Ali!</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Aşığım Murtaza&rsquo;ya, o benim nazlı yarim<br />Aşk ile &ccedil;ığırırım, her dem ya Ali Ali!<br />Sensiz sevincim olmaz, anlamsız şiirlerim<br />Aşk ile &ccedil;ığırırım, sana ya Ali Ali!</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Adem&rsquo;i temiz kılan, o saf Adem de sendin<br />Yusuf&rsquo;a g&uuml;zelliği, veren G&uuml;zel de sendin<br />Hızır&rsquo;ın hem rehberi, hem &ouml;ğretmeni sendin <br />Coşkuyla &ccedil;ığırırım, sana ya Ali Ali!</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şeriatı g&ouml;nderen&nbsp; Şah, ve &ouml;ğreticisi sen<br />Hem tarikatın piri, doğru yol g&ouml;steren sen<br />Hakikata g&ouml;t&uuml;ren, Hak da hakikat da sen <br />Aşk ile &ccedil;ığırırım, sana ya Ali Ali!</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Eşsiz erdemlerinden, insanlık esinlenir<br />Onların ışığında, g&uuml;neş ile ay nedir?<br />Oğlun Hasan H&uuml;seyin, birer inci k&uuml;pedir <br />Coşkuyla &ccedil;ığırırım, her dem ya Ali Ali!</span></p>
<p align="LEFT">Seyyitlerin c&ouml;merdi, server M<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">uhammed dedi<br />&ldquo;Yakınım kuzenimdir,&nbsp; amcamın oğlu Ali <br />Kanı benim kanımdır, etim de onun eti&rdquo;<br />Coşkuyla &ccedil;ığırırım,&nbsp; her dem ya Ali Ali!</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kur&rsquo;an &ldquo; inananların, emiri Ali&rsquo;dir&rdquo; der<br />Başı ta&ccedil;lı yenilmez, ko</span>ruyucu<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">dur Hayder<br />Rum&icirc;&rsquo;yim Şems&rsquo;in kulu, tıpkı Kanber&rsquo;e benzer<br />Aşk ile &ccedil;ığırırım, her dem ya Ali Ali<br />Coştu Derviş Baba da, &ccedil;ığırırır Ali Ali!</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;<br />Londra, 25 Şubat 200</span>6</p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><span style="text-decoration: underline;">İsmail Kaygusuz</span></span></strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;ye &ccedil;evirip şiirleştiren: Derviş Baba</span></p>]]></description>
   <pubDate>Thu, 16 Dec 2010 21:44:13 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-mevlanadan-dem-hame-dem-ali-ali-kasidesi_154.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Şahı Merdan Ali&apos;yi tanımayanlara ve hakkında ileri geri konuşanlara sunulur</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-sahi-merdan-aliyi-tanimayanlara-ve-hakkinda-ileri-geri-konusanlara-sunulur_153.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 207px; height: 283px;" src="/uploads/articles/1bd9e3e7.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Seyyid İmadeddin Nesimi </span></span><span style="font-size: small;"><em>(&ouml;.1404-8)İmam Ali&rsquo;yi, tanımak isteyen talibine, hem insani hem rahmani y&ouml;nleriyle anlatıyor</em></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">G&ouml;z&uuml;n a&ccedil; g&ouml;r kim ey talib Ali'dir her kan-ı server </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Muhammed aşk ile derya Ali'dir kıymeti gevher </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Muhammed ilme kan oldu Ali nutk-ı beyan oldu </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ana her sır ayan oldu Ali'dir hace-i Kanber </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'dir c&uuml;mlenin canı Muhammed'dir Ali kanı </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hakikattir Ali şanı Ali'dir yar-i peygamber </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hezaran t&uuml;rl&uuml; c&uuml;mb&uuml;şler Ali emri ile işler </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Varır yazlar gelir kışlar Ali'dir cisme canperver </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ne bilsin cahil &uuml; nadan Muhammed ya Ali kimdir </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Muhammed server-i dindir Ali'dir c&uuml;mleye rehber </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali evvel Ali ahir Ali zahir Ali batın </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali şems-i m&uuml;nevverdir Ali'dir nur ile enver </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'dir herşey i</span><span style="font-size: small;">&ccedil;in can Ali'dir yar ile mihmen </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali rahim Ali rahman Ali'dir c&uuml;mleye can </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali vahid Ali ehad Ali ferd &uuml; Ali samed</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'dir c&uuml;mleye rahmet Ali'dir şafi-i Mahşer </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali sultan Ali s&uuml;bhan Ali cennet Ali Rıdvan </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali dindir Ali iman Eli sakı-i Kevser </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'dir ol veliyullah Ali'dir mazhar-ı Allah </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali nurundan eyvallah m&uuml;nevverdir yedi kişver </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'dir Haydar-ı Kerrar aldı kala-i Hayber </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'dir katil-i k&uuml;ffar Ali'dir mir-i leşker </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>Nesimi </span></em></span><span style="font-size: small;">"nin dil &uuml; canı m&uuml;nevverdir Ali nuru </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali vala Ali a'la Ali'dir server-i safder </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>A&ccedil;ıklaması: </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ey talip g&ouml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil; da g&ouml;r her baş olanın (server) kaynağı Ali'dir. Muhammed sevgi ile deniz, Ali ise gevher değerindedir. Muhammed bilime kaynak, Ali bu kaynaktan konuşan ve onu a&ccedil;ıklayandır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ona her sır ayan olur. O aynı zamanda Kanber'in efendisidir. Ali c&uuml;mlenin canı, Muhammed ise Ali'nin &ouml;zkaynağıdır. Muhammed'in sevgili dostu Ali şanı bir ger&ccedil;ekliktir. Eğlenceye d&ouml;n&uuml;k binlerce &ccedil;eşit hareketler Ali'nin buyruğu ile olur. Yazlar ve kışlar ondan gelir: o cisimlere c</span><span style="font-size: small;">an verir. Bilgisiz yabanlar Ali'nin Muhammed'in kim olduğunu ne bilsinler? Muhammed dinin başı, kunucusu; Ali ise c&uuml;mleye rehber, yolg&ouml;sterendir. Ali başlangı&ccedil;, Ali sonu&ccedil;tur.</span></p>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">Dışg&ouml;r&uuml;n&uuml;ş (zahir) ve i&ccedil;d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ş (batın) de odur. Ali aydınlatan g&uuml;neş, Ali parıldayan ışıktır. Her şey i&ccedil;in can olan Ali, dosta konuktur. Esirgeyen ve bağışlayan Ali'dir. Ve o c&uuml;mleye serverdir. Ali birdir, tekdir. Ali sameddir, yani hi&ccedil;kimseye ve hi&ccedil;birşeye gereksinimi yoktur. C&uuml;mleye rahmet dağıtan odur. Kıyamet g&uuml;n&uuml;n&uuml;n şefaat&ccedil;ısı da Ali'dir. O hem sultan hem s&uuml;bhandır. Cennet de Ali'nin kendisi, cennetin kapıcısı Rıdvan da. </span><span style="font-size: small;">Cennetteki kevse</span><span style="font-size: small;">r şarabının sakisi olan Ali, din ve imanın kendisidir. Ali Tanrı'nın velisi, yani yakın dostu olduğu gibi, Tanrı'nın ortaya &ccedil;ıkışı ve bir g&ouml;r&uuml;n</span><span style="font-size: small;">t&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Yedi alem Ali'nin nuruyla aydınlanır vallahi. Tekrar tekrar arslan (Haydar-ı Kerrar) Ali'dir. Hayber kalesini alan, inanmıyanları kıran odur. Askerlerin başı da Alidir. Nesimi</span><span style="font-size: small;">&rsquo;nin g&ouml;nl&uuml; ve canı Ali'nin nuruyla aydınlanır. </span><span style="font-size: small;">Ali ulu, Ali y&uuml;ce ve Ali'dir yiğitler serveri. <em>&nbsp; </em></span></li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em><span>Ag&acirc;hi </span></em></strong><em>(&ouml;.1920) kendini bilmez bir vaiz&rsquo;e ve de Ali&rsquo;yi tanımayan gafillere O&rsquo;nun kim olduğunu &ouml;ğrenmeleri i&ccedil;in yol g&ouml;steriyor *</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Gel ey vaiz Ali&rsquo;nin vasfın evvel H&uuml;da&rsquo;dan sor</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali ta <em>ibn Adem</em><em> olmadan ta <span>iptida</span></em></span><span style="font-size: small;">dan sor</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali kimdir Veli kimdir bilem dersen bu esrarı</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Anı hi&ccedil; kimseden sorma, Muhammed Mustafa&rsquo;dan sor</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ki yer g&ouml;k su iken Cebrail&rsquo;e rehber Ali oldur</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Cihan halkolmadan evvel <em>kevneyn</em><em>&rsquo;in temeli oldur</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ol dem Musa ile binbir kelam eden Veli oldur</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dile Tur-i Sina&rsquo;dan sor dilersen <em>Lenteran</em><em>&rsquo;dan sor</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">K&ouml;rm&uuml;s&uuml;n (!) sen ey vaizi Ali&rsquo;den s&ouml;yle bir<em> tebdi</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;nin aslına g&ouml;kten yere y&uuml;zd&ouml;rt kitab indi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kur&rsquo;an&rsquo;da metheyleyip &ldquo;<em>vech</em><em>inde, dedi Hak kendi&rdquo;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dile <em>Yasin Taha</em><em>&rsquo;dan sor, dilersen <span>Hel Eta</span></em></span><span style="font-size: small;">&rsquo;dan sor</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Gel ey vaiz har u &ccedil;&uuml;ş ne zannettin Ali&rsquo;yi sen</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Anın evladına kasteyleyen kişilerde mi m&uuml;sl&uuml;man</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Neler &ccedil;ekti ol mazlumu el zalim-i darb Yezid&rsquo;inden</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dile arş-ı sem&acirc;dan sor dilersen Kerbela&rsquo;dan sor</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;dir damad-ı Ahmed, Ali&rsquo;dir Mustafa&rsquo;ya yar</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Odur evladını Hak yolu</span><span style="font-size: small;">na kurban eden Haydar</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali gibi etmemiştir cihanda hi&ccedil;bir peygamber</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dile gel evliyadan sor dilersen enbiyadan sor</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>Ag&acirc;h&ucirc;</span></em></span><span style="font-size: small;">&rsquo;yam Alevi mezhebim Şia Kızılbaş&rsquo;ım</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kerbela&rsquo;nın </span><span style="font-size: small;"><em>firgat</em></span><span style="font-size: small;">ındandır g&ouml;z&uuml;mden akan yaşım</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">H&uuml;seyn&rsquo;in derdini hi&ccedil; kimseden sorma karındaşım</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dile Zeynel Aba&rsquo;dan sor dile Zeyneb anadan sor</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>ibn Adem&nbsp;&nbsp; : Ademoğlu</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>iptida&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; : başlangı&ccedil;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>Kevneyn&nbsp; : iki alem, d&uuml;nya ve ahiret</span></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>tebdi&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; : zul&uuml;m ya da dinsizlik iftirası </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>vech&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; : y&uuml;z</span></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Lenteran(i)&nbsp; : Tanrı&rsquo;nın Tur-i Sina&rsquo;da Musa&rsquo;ya &ldquo;beni g&ouml;remiyeceksin!&rdquo;hitabı. </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Yasin Taha, Hel Eta :Kur&rsquo;an&rsquo;da&nbsp; Ali&rsquo;den s&ouml;zeden, onun adına inen Sure ve Ayet</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Har&nbsp; : eşek</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Firgat/firkat : ayrılık acısı</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">* Bu nefes Feyzullah &Ccedil;ınar tarafından 1970&rsquo;li yıllarda seslendirilmiştir ve kaset ve CD&rsquo;lerde onun davud&icirc; sesin</span><span style="font-size: small;">den dinleyebilirsiniz.&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em><span>Sefil Ali</span></em></strong><em>&nbsp; İmam Ali&rsquo;nin sahip olduğu hikmetin sırlarını a&ccedil;ıklıyor *</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Şah-ı Merdan c&ucirc;şa geldi sırrın aşik&acirc;r eyledi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yağmuru yağdıran benim diye &Ouml;mer&rsquo;e s&ouml;yledi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ol dem şimşek </span><span style="font-size: small;"><em>yalap oldu</em><em> yedi sem&acirc; g&uuml;rledi</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hem <em>s&acirc;ki</em><em>dir hem <span>b&acirc;ki</span></em></span><span style="font-size: small;">dir <em>nur-u Rahman</em></span><span style="font-size: small;">&rsquo;ım Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&Ouml;mer vardı ol Muhammed katına eyledi beyan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;mi dir ya Muhammed</span><span style="font-size: small;"><em> arş-ı &Acirc;la</em></span><span style="font-size: small;">&rsquo;da g&uuml;rleyen</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>&Ccedil;ark-ı Gerd&ucirc;n<span> elindedir sırr-ı hikmet s&ouml;yleyen</span></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hem s&acirc;kidir hem b&acirc;kidir nur-u Rahman&rsquo;ım Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ol Muhammed buyurdu ki yektir Ali bir dedi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>Huvel evvel huvel ahir</span></em></span><span style="font-size: small;"> her şeye kadir dedi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;ye </span><span style="font-size: small;"><em>şek getiren</em></span><span style="font-size: small;">ler mutlaka kafir dedi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hem s&acirc;kidir hem b&acirc;kidir nur-u Rahman&rsquo;ım Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;<em>K&uuml;n</em><em>&rdquo; deyince vareyledi onsekiz bin &acirc;lemi</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hem yazandır hem bozandır </span><span style="font-size: small;"><em>levh-i mahfuz</em><em> kalemi</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dertlilerin dermanıdır yar elinin merhemi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hem s&acirc;kidir hem b&acirc;kidir nur-u Rahman&rsquo;ım Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;<em>Lahmike lahmi</em><em>&rdquo; buyurdu &ldquo;<span>cismim Ali demmike</span></em></span><span style="font-size: small;">&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Ali benim vechim&rdquo; dedi </span><span style="font-size: small;"><em>Z&uuml;lcel&acirc;l-ı rabbike</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>H&uuml;kmi b&acirc;ki ad&icirc;lham(!)dir ve lailahi gayr&uuml;ke</span></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hem s&acirc;kidir hem b&acirc;kidir nur-u Rahman&rsquo;ım Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>Sefil Ali </span></em></span><span style="font-size: small;">akıl ermez hikmetine </span><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;nin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sarraf olan kıymet bi&ccedil;er </span><span style="font-size: small;"><em>gevherine l&acirc;linin</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Aşıka m&acirc;şuk g&ouml;r&uuml;nd&uuml; aklın aldı delinin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hem s&acirc;kidir hem b&acirc;kidir nur-u Rahman&rsquo;ım Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>yalap oldu&nbsp; : parıldadı</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>s&acirc;ki&nbsp; : (burada) kevser şarabı sunan veya &ouml;z&uuml;ndeki tanrısal ışığı sa&ccedil;an</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>b&acirc;ki : sonsuza dek</span></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>nur-u</span></em></span><span style="font-size: small;"> Rahman :Acıyan-Esirgeyen (Tanrının) ışığı</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>K&uuml;n : Ol! </span></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>arş-ı &Acirc;la : G&ouml;ğ&uuml;n en y&uuml;ksek (9.)katı</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>&nbsp;&Ccedil;ark-ı Gerd&ucirc;n :D&ouml;nen g&ouml;kler ya da d&ouml;nen devran</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Huvel evvel huvel ahir:&Ouml;ncesi O, sonrası O&rsquo;dur.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>şek getiren : ş&uuml;phe duyan, kuşkulanan</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>levh-i mahfuz :Tanrının insanların kaderini &uuml;zerine yazdığına inanılan gizli levha.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>Ya Ali <span style="text-decoration: underline;">Lahmike lahmi</span> cism&ucirc;ke <span style="text-decoration: underline;">demmike demm&icirc;</span></span> (Hadis&rsquo;in tamamı):&rsquo;Ya Ali etin etimden, cismin cismimden, kanın kanımdan&rsquo;dır.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Z&uuml;lcel&acirc;l-ı rabbike : T&uuml;m y&uuml;celiklere sahip olan Rab, Tanrı</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span>H&uuml;kmi b&acirc;ki ad&icirc;lham(!)d</span></em></span><span style="font-size: small;">ir ve lailahi gayr&uuml;ke :Yargısı adil ve sonsuza kadardır ve gayri Tanrı yoktur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>gevherine l&acirc;linin : k</em>ırmızı renkli değerli taşın &ouml;z&uuml;ne<em>, onun cevher değeri olup olmadığına...</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">* Sefil Ali&rsquo;nin bu g&uuml;zel nefesi de Feyzullah &Ccedil;ınar ve Sabahat Akkiraz tarafından ayrı makamlarda okunmaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><span>Ali&rsquo;yi </span></strong></span><span style="font-size: small;"><em>Derviş Baba</em><strong>&rsquo;nın akıl ve g&ouml;n&uuml;l penceresinden g&ouml;rmeye ne dersiniz?</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>a. Akılcı b&uuml;y&uuml;k d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r ve eğitimci Ali</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">*109- D&uuml;nyanın sevin&ccedil;lerini b&uuml;y&uuml;t&uuml;p aldanmayın. </span><span style="font-size: small;">K&ouml;t&uuml;l&uuml;klerinde de ona </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">k&uuml;smeyin.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">217- </span><span style="font-size: small;">Sa&ccedil;larım ağardı, yaşam hırsım yaşlanıp yorulmadı.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">128- Kişi kendini nerede g&ouml;rmek isterse orada bilinir. İşte &ouml;yleyse </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">insanlar i&ccedil;inde kendine en y&uuml;ksek yerin peşinde ol.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">134- </span><span style="font-size: small;">Tamamlayıcı olmazsa</span><span style="font-size: small;">n, ahlak ve terbiyenle saygınlık kazanmazsın. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Baba (soy) say</span><span style="font-size: small;">gınlığının yararı yoktur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">173- Mert kişi, ben buyum, diyendir; benim babam ş&ouml;yle, diyen </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">değildir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">184- Halka saygınlık veren kişi, saygın tutulmuştur. Halkı </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyenlerse saygı g&ouml;rmemişlerdir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">175- Ey insanlar arasında geldiği ırkla &ouml;v&uuml;nen cahil, b&uuml;t&uuml;n</span><span style="font-size: small;"> insanlar </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">bir anababadan olmadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">176- Acaba hangi insan g&uuml;m&uuml;ş ya da demir, bakır veya altından </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">yaratılmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">177- Kendi yaratma kabiliyetleriyle mi geldiler d&uuml;nyaya, yoksa, et </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">kemik ve sinirden başka bir şeyden midirler?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">178-&Ouml;v&uuml;nmeye değer bulunacak şeyler g&uuml;&ccedil;l&uuml; akıl, utanma, nefsinden </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">sakınma ve eğitimdir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">164- Kişi insanlar arasında aklıyla yaşar.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">167- Kim ki akıl ve cesaretiyle başarılı olur. O kişi ge&ccedil;imini elde </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">etmede de başarılı olur. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">701- Kazan&ccedil; sağlamak i&ccedil;in &ccedil;alışmak basitlik ve zuld&uuml;r( aşağılıktır) deme.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">444- Vatan tuttuğun yerden gurbete &ccedil;ık, ge&ccedil;imini y&uuml;kseltmek i&ccedil;in </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">yolculuklara git. Yolculuğun beş faydalı yanı vardır:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">445- Sıkıntını gidermek, ge&ccedil;imini elde etmek, bilim, terbiye </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">kazanmak ve karakter sahibi insanlarla dost olmak.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">152- </span><span style="font-size: small;">Bana, beni sorarsan, ben zamanın b&uuml;t&uuml;n olaylarına sabırla </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">direnirim.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">1196- Kim benden birşey i&ccedil;in yardım isterse, yıldız kayması hızıyla </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">ona koşarım.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">1197- Evlerini benim evimin yanında yapan komşularımı, komşuluklarına </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">beni se&ccedil;tikleri i&ccedil;in onları ailemden sayarım. </span><span style="font-size: small;">B&uuml;t&uuml;n ailesini ve </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ccedil;ocuklarını bir s&ouml;zleşme gereği gibi, canım pahasına korurum b&ouml;yle </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">komşularımın.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">* S&ouml;zlerin başındaki rakamlar adı verilen kitabın d&uuml;zenlemesindeki numaralardır: Hazreti Emir Ali İbn Ebu Talib,<em> Hazreti Ali Divanı</em></span><span style="font-size: small;"><em>, Arap&ccedil;a&rsquo;dan &ccedil;eviren: Vedat Atila, İst.1990)</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'ye candan inanmak gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'm sen filozof ve &ouml;ğretmensin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bireye topluma yol g&ouml;sterensin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Ne d&uuml;nyaya k&uuml;s, ne aldan&rdquo; dersin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">S&ouml;z&uuml;n tutmak seni dinlemek gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Kişi kendin nerde g&ouml;rmek dilerse</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Oraya y&uuml;ksel</span><span style="font-size: small;">ir eğer isterse</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yaşam hırsı hi&ccedil; yaşlanmaz&rdquo; dedinse</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Derin anlamını d&uuml;ş&uuml;nmek gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;&Ccedil;ağın sorunları ile ilgilen</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Olaylardan ka&ccedil;ma sabırla diren</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Tamamlayıcı ol kendine g&uuml;ven&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;min s&ouml;zleri dinlemek gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Kişi toplumda aklıyla yaşar</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Akıl ve cesaretle işler başar</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Mert kişi ben buyum&rdquo; diyerek koşar </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">İnsan eylemiyle &ouml;v&uuml;nmek gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Soyuyla ırkıyla &ouml;v&uuml;nen insan&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Irk&ccedil;ı milliyet&ccedil;i bir karabasan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Maden değil etten kemikten insan&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yok bir &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n anlamak gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Kim benden yardım dilerse&rdquo; der</span><span style="font-size: small;">sin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Yıldız kayar gibi cara yetersin&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ger&ccedil;ek&ccedil;i keramet sahibi ersin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">H&uuml; dost! deyip niyaz eylemek gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Bir yeri vatan tut ama gezip g&ouml;r</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sıkıntını gider hem ge&ccedil;imin g&ouml;r</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bilim terbiye kazan iy'insan g&ouml;r&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Onun s&ouml;zlerine g&uuml;venmek gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Derviş Baba</em></span><span style="font-size: small;"> Ali yol</span><span style="font-size: small;">un &ouml;ğrensen</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Doğru g&ouml;r&uuml;p doğrusunu &ouml;ğretsen</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">G&ouml;rd&uuml;klerin toplumuna iletsen</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'ye candan inanmak gerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>b. Ali yol g&ouml;sterici &lsquo;Rehber&rsquo;, Ali aydınlatıcı &lsquo;M&uuml;rşit&rsquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">180.Kusurdan sayılsa da her durumda suskun kalmak, </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">yalanın yaratacağı suskunluktan yeğdir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">185.Seviyesiz insanların bana cahilce s&ouml;zlerine karşılık </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">vermekten tiksinti duyarım. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">188.Seviyesiz basitlerin zulm&uuml;ne sabır g&ouml;ster ve </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">herşeyin hallolmasını zamana bırak.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">189.G&uuml;zel ahlakın gereği her s&ouml;ze cevap verme.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">373.Dostlarım, yemin ederim ki hi&ccedil;bi</span><span style="font-size: small;">r musibet uzun </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">s&uuml;rmez; musibet ne kadar b&uuml;y&uuml;k ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; olursa olsun. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">395.Bir atım var kı yumuşaklığa gemlenmiş; bir atım da </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">var cehalete eyerlenmeş.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">409.İnsanların iyisini dost edin, selamete erersin. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">K&ouml;t&uuml;lerle arkadaşlık edersen, dostluğundan yararlanır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">( Hazreti Emir Ali İbn-i Ebu Talib, </span><span style="font-size: small;"><em>Hazreti Ali Divan</em></span><span style="font-size: small;">, İst.1990)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ol Şah-ı Merdan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Kusurdan sayılsa da suskun durmak</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">S&ouml;v&uuml;p saymak yalan yere bağırmak</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Eyleminden daha yeğdir erdemdir&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diyor İmam Ali ol şah-ı Merdan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;D&uuml;zeysiz insana kara cahile</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bir </span><span style="font-size: small;">karşılık vermem k&uuml;fretse bile </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bakar ge&ccedil;erim tiksinti ile&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diyerek sabretmiş ol şah-ı Merdan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;Her s&ouml;z&uuml; duymammak g&uuml;zel ahlaktır&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Cevap vermek&nbsp; musibet aramaktır</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Musibetse cahille dalaşmaktır</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Onu g&ouml;stermesin ol şah-ı Merdan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali'm bir atıyla dostuna gider</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ağzını gemlemiş sohbetin eder</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">D&uuml;ld&uuml;l&uuml; de cehlin &uuml;st&uuml;ne s&uuml;rer</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yıkar cehaleti ol şah-ı Merdan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&ldquo;İnsanların iyisini dost edin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">K&ouml;t&uuml;lerle arkadaşlık etmeyin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">İ&ccedil;ten yaralanır kanar y&uuml;reğin&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diye &ouml;ğ&uuml;t verir ol şah-ı Merdan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Derviş Baba<span> şah-ı Merdan'a bağlı</span></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Cahiller elinden y&uuml;reği dağlı</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dosta kavuşumaz yolları bağlı</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">A&ccedil;ar yollarını ol şah-ı Merdan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>c)&nbsp; İmam Ali toplumsal adaleti, insana sevgi-saygı ve eşitliği &ouml;ne alan, baskı ve s&ouml;m&uuml;r&uuml;ye karşı bir siyaset bilgini</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>38- D&uuml;nya h</strong></span><span style="font-size: small;">er zaman iki karşıt halde bulunur; biri yokluk ve </span></p>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">yoksulluk, diğeri bolluk ve rahatlık..</span></li>
<li><span style="font-size: small;">77- Malı yalnızca kendin i&ccedil;in kazanılmış olarak d&uuml;ş&uuml;nme, Allahın </span></li>
<li><span style="font-size: small;">senden kuvvetli olduğunu unutma ondan kork ve malını paylaş.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">677- </span><span style="font-size: small;">Utan&ccedil;tır insana, evinde serilip yatarken komşusunun &uuml;sts&uuml;z başsız</span></li>
<li><span style="font-size: small;">b&uuml;k&uuml;lerek a&ccedil;lıktan (kıvrılıp) yatması.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">467- Nasıl bir hastalıktır, sen evinde tok yatarsın etrafında deriyi </span></li>
<li><span style="font-size: small;">kemirmeğe hasret y&uuml;rekler varken.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">1187- Benim evim gelen herkesin kendi ortamıdır</span><span style="font-size: small;">, kilerimiz yiyecek </span></li>
<li><span style="font-size: small;">alana a&ccedil;ıktır.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">1188- B&uuml;t&uuml;n varımızı sunarız, sadece ekmek ve sirke olsa da.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">24- Ge&ccedil;im sağlama isteği, beklemekle elde edilmez.Ama sen de </span></li>
<li><span style="font-size: small;">susuzluğunun giderilmesi i&ccedil;in kovanı kuyuya g&ouml;ndermelisin.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">25- G&uuml;n be g&uuml;n kova sana suyla gelecektir. &Ccedil;amuru &ccedil;ok suyu az da olsa </span></li>
<li><span style="font-size: small;">su getirecektir.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">1184- İnsanlar bana diyor ki &ccedil;alışıp kazanmak utan&ccedil;tır. </span><span style="font-size: small;">Dedim ki utan&ccedil;</span></li>
<li><span style="font-size: small;">&ccedil;alışmayıp hazır yemektir.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">26- &Ccedil;ok kimse &ccedil;alışıp &ccedil;abaladığı halde zenginliğe ulaşamazken, bir </span></li>
<li><span style="font-size: small;">diğeri hi&ccedil; &ccedil;aba harcamadan zengin olmuştur.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">27- V</span><span style="font-size: small;">e hi&ccedil; durmadan mal &uuml;st&uuml;ne mal topladılar</span></li>
<li><span style="font-size: small;">366- Kişiyi ev barındırır, hırkası &uuml;st&uuml;n&uuml; ayıbını &ouml;rter; </span></li>
<li><span style="font-size: small;">&ouml;lmeyecek (gereksinimi) kadar yemek yetmez mi insana?</span></li>
<li><span style="font-size: small;">129- Ge&ccedil;imini doğruluk kapılarından iste, kat kat arta</span><span style="font-size: small;">rak gelecektir.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">149- Ge&ccedil;imini şerefsizlikle elde etmeyi isteme. Nefsini y&uuml;kselt d&uuml;ş&uuml;k </span></li>
<li><span style="font-size: small;">isteklerden.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">157- Mal noksanlığı- kişinin zengin olmaması- aklın yetersizliğine </span></li>
<li><span style="font-size: small;">yorumlanır, zeka fışkırsa da ahmak kabul edilir.</span></li>
<li><span style="font-size: small;">1168-(Oysa) malı &ccedil;ok olmasa da saygın kılabilir kendini kişi, nice </span></li>
<li><span style="font-size: small;">zengin insan vardır ki zenginliğiyle zelildir (kişilik yoksunudur).</span></li>
<li><span style="font-size: small;">678- Utan&ccedil;tır yoksulu ezmek, ona zulmetmek...</span></li>
<li><span style="font-size: small;">164- Kişi insanlar arasında aklıyla yaşar, bilim ve tecr&uuml;beleri </span></li>
<li><span style="font-size: small;">aklıyla edindiği gibi.<br /><br />(</span><span style="font-size: small;">Hazreti Emir Ali İbn-i Abu Talib</span><span style="font-size: small;"><em>,agy.</em><em>)</em></span><span style="font-size: small;"><br /><br />&ldquo;Bir g&uuml;n Tanrı arslanı Ali keremullahı vecheye (iki y&uuml;z&uuml; Hakka d&ouml;n&uuml;k) sordular: Tanrıyı g&ouml;r&uuml;r m&uuml;s&uuml;n ki taparsın? Ali eder: &lsquo;G&ouml;rmesem tapmayıdım(tapmaz idim)</span><span style="font-size: small;">&rdquo;1</span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;"><br /></span>Ali'm Sen Alimsin </span><span style="font-family: Arial; font-size: small;"><br />Ali'm sen alimsin biz bilmiyoruz<br /><br /></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ismail Kaygusuz</span></p>]]></description>
   <pubDate>Thu, 16 Dec 2010 19:30:00 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-sahi-merdan-aliyi-tanimayanlara-ve-hakkinda-ileri-geri-konusanlara-sunulur_153.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>İMAM ALİ’NİN BİLİMSEL KİŞİLİĞİ ÜZERİNE</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-imam-ali%e2%80%99nin-bilimsel-kisiligi-uzerine_152.html</link>
   <description><![CDATA[<div style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><img style="width: 237px; height: 322px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/b81455b6.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></span></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #333333;">&ldquo;Kişi insanlar arasında aklıyla yaşar, bilim ve tecr&uuml;beleri aklıyla edindiği gibi.&rdquo; </span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #333333;">&ldquo;Bilim elde etmek i&ccedil;in </span><span style="color: #333333;">istekli ve araştırıcı ol.</span><span style="color: #333333;">&rdquo;<br /></span><br /></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #333333;">&ldquo;Ben </span><span style="color: #333333;">devranın bilginiyim, &ouml;yleki (onun) anası-babası gibiyim.&rdquo;</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<hr />
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Bu s&ouml;zleri İmam Ali&rsquo;ye ait olduğu bilinen </span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>Ali Divan</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">ı</span><span style="color: #333333; font-size: small;">&rsquo;dan (Hazreti Emir Ali İbn-i Ubu Talib<em>, Hazreti Ali Divanı</em>,&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">Arap&ccedil;a &Ccedil;eviri:Vedat Atila, İstanbul-1990</span><span style="color: #333333; font-size: small;">,&nbsp; nos. 164,1390,1405) derledik.&nbsp; Bilimin ve deneyimlerin akıl yoluyla elde edilebileceğini s&ouml;ylerken Ali, aynı zamanda iki koşul ileri s&uuml;r&uuml;yor: İstekli ve araştırıcı olmak! Bu iki s&ouml;zc&uuml;k, &ouml;ğrenmenin, eğitim-&ouml;ğretimin psikolojik ve &ccedil;evresel koşullarıyla birlikte y&ouml;ntemlerini de kapsıyor. &Uuml;zerinde sayfalarca a&ccedil;ıklamalar yapılabilir. Bir d&uuml;ş&uuml;nen kişi; aklıyla hareket eden, sorgulayara</span><span style="color: #333333; font-size: small;">k&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">yargıya varan, soyutlamayı başaran bir kuramcı, kavramlar geliştirir, yorumlar a&ccedil;ıklamalar gerektiren &ouml;zl&uuml; s&ouml;zler s&ouml;yler v</span><span style="color: #333333; font-size: small;">e&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">&ouml;nermelerde bulunabilir. Bug&uuml;n İmam Ali&rsquo;yi, Muaviye&rsquo;nin ona lanetle başlattığı Emevi anlayışını g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde s&uuml;rd&uuml;ren Suudi Vahhabileri gibi değerlendirip k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyen ve Halife Osman&rsquo;dan (644-656) sonra beş yıl kada</span><span style="color: #333333; font-size: small;">r&nbsp; İslam imparatorluğunu y&ouml;netmiş başarısız , sıradan bir halife olarak g&ouml;renlerle</span><span style="color: #333333; font-size: small;">;&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">bilgeliği, erdemleriyle birlikte bilginliği ve bilimsel d&uuml;ş&uuml;ncelerinden habersiz ve onu sadece doğa&uuml;st&uuml; g&uuml;&ccedil;leri ve kerametleriyle y&uuml;celtenler bizim g&ouml;z&uuml;m&uuml;zde aynıdır. Ali zamanının bilginiydi; Peygamberin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden itibaren&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Ali bilim şehrinin kapısı&rdquo; değil, kendisiydi</span><span style="color: #333333; font-size: small;">.&nbsp; Zaten o, al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;ğe gerek duymadan &ldquo;ben devranın( d&ouml;nemin, zamanın) bilginiyim&rdquo; diyor. &Uuml;stelik bir bilgin, bir alim olarak zamanın ebeveyni, yani ana-babasıdır; &ouml;yle s&ouml;yl&uuml;yor</span><span style="color: #333333; font-size: small;">.&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">Ana-baba &ccedil;ocuklarını korur-kollar, eğitip-yetiştirir, iyiye doğruya y&ouml;nlendirir. &Ouml;yleyse zaman ve o zamanı yaşayanlar, bilginleri</span><span style="color: #333333; font-size: small;">n&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">koruması altında olmalı ve onlar y&ouml;nlendirip y&ouml;netmelidir. İmam Ali, ben bir bilgin olarak devranın (zamanın) anası-babasıyım, derken bunları s&ouml;ylemiş olmuyor mu</span><span style="color: #333333; font-size: small;">?&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Aşağıda, Ali &uuml;zerinde yapmakt</span><span style="color: #333333; font-size: small;">a&nbsp; olduğumuz &ccedil;alışmadan bir b&ouml;l&uuml;m olan, onun bilimsel kişiliği ve kuramcılığı &uuml;zerine kıs</span><span style="color: #333333; font-size: small;">a&nbsp; bir ba</span><span style="color: #333333; font-size: small;">kış bulacaksınız. Yazının &ouml;nemli bir kısmında, başta&nbsp; </span><span style="font-size: small;">www.ismaili.net</span><span style="color: #333333; font-size: small;"> olmak &uuml;zere, İslam bilginleri, İmamlar,Ehlibeyt ve Şiilik hakkında bilgiler, araştırma yazıları, makaleler y&uuml;klenmiş web sitelerinden yararlanıldı</span><span style="color: #333333; font-size: small;">. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">1. İmam Ali&rsquo;nin Bilimsel Kişiliği ve Kuramcılığına Kısa Bakış </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Ali bin Abu Talib'in(600-661) erdemlerinin ve niteliklerinin bir portresini &ccedil;izmek kolay değildir, zira o bilginin kaynağı v</span><span style="color: #333333; font-size: small;">e&nbsp; bir erdemler &ouml;rneğiydi. Ger&ccedil;ekten o, bir canlı bilgi ansiklopedisiydi. B&uuml;t&uuml;n tanınmış sufiler batini (esoteric) bağlarını Ali'ye g&ouml;t&uuml;r&uuml;rler. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Abu Nasr Abdullah Sarraj <em>Kitab al-Luma fi't-Tasawwuf </em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">(yayımlayan: Nicholson, London, 1914, s. 129) kitabında; Junaid Baghdadi'ye (&ouml;. 910) batıni alanda Ali'nin bilgisi sorulduğu</span><span style="color: #333333; font-size: small;"> zaman, </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Savaşlarda daha az g&ouml;revli olsaydı, Ali'nin bizim batıni şeyler &uuml;zerinde bildiklerimize &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k katkısı olabilirdi, &ccedil;&uuml;nk&uuml; o, kendisine </span><span style="color: #333333; font-size: small;"><strong><em>ilm al-ladunni</em></strong></span><span style="font-size: small;"> (doğrudan Tanrıdan gelen ruhsal bilgi, gizli ilim)</span><span style="color: #333333; font-size: small;"> bağışlanmış biriydi&rdquo; diye yazmaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Ali, yandaşlarına İslamın, kendi nesnelliği i&ccedil;inde d&uuml;ş&uuml;nce ile uyum sağlayan, ayrıca kendi yasakları ve buyruklarında da doğa ile anlaşan tek din olduğunu &ouml;ğretti. İslamın din alanında yarattığı b&uuml;y&uuml;k devrim, a&ccedil;ık&ccedil;a aklın &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kabullendiği tutumuyla canlılık kanzandı. Ali insanları akıl ve d&uuml;ş&uuml;ncenin &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kabul etmeye &ccedil;ağırdı ve onları doğal olaylar &uuml;zerinde d&uuml;ş&uuml;nmeye ve tartışmaya y&ouml;nlendirdi. Ali'ye g&ouml;re İslam, herşeyden &ouml;nce aklın dinidir; k&ouml;r bir inan&ccedil; yolu değildir ve bu nedenle mensuplarının, i&ccedil;sel kavrayışa sahip olurken d&uuml;ş&uuml;nceyi, yeterliliği ve aklı kullanmalarını talebeder; ancak b&ouml;ylece onlar daima adalet ve ger&ccedil;eğe ilişkin &ouml;ğretilenler gereğince hareket edebilir ve sağlam bir karakter sahibi olabilirlerdi. Bunlardan dolayı Ali, &ccedil;eşitli s&ouml;ylev ve konuşmaları aracılığıyla bilimin değerini y&uuml;celtti. Onun eğitim ilişkilerinden, bilginin b&uuml;t&uuml;n dalları kapladığı ve dinsel bilgiyle sınırlı olmadığı, buna karşılık Araplar'ın sadece teolojinin sınırları i&ccedil;inde durmuş oldukları anlamı &ccedil;ıkmaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Ali'nin, &ouml;ğrencisi Abdul Aswad al-Aulai aracılığıyla Arab grameri &ccedil;alışmalarını kurucusu v</span><span style="color: #333333; font-size: small;">e&nbsp; doğru Kuran okuma y&ouml;nteminin yaratıcısı olduğu bilinmektedir. Ali'nin &ccedil;alışmaları, Sharif al-Razi Zul Hussain Muhammad bin Hussain bin Musa al-Musawi (&ouml;. 408/1015) tarafından, &ldquo;<em>Nahjul Balagha</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">&rdquo; (G&uuml;zel konuşma y&ouml;ntemi) adıyla &ccedil;ok geniş bir &ouml;zet (compendium) i&ccedil;inde toplanmıştır. Bu onun, konuşmaları-vaazları, mektupları, tartışmaları, &ouml;ğ&uuml;tleri, tavsiyeleri; ceza, sivil ve ticari hukuk sistemlerine ilişkin h&uuml;k&uuml;mleri, mali ve ekonomiksorunlar i&ccedil;in &ccedil;&ouml;z&uuml;m &ouml;nerileri antolojisidir; kitap ahlak, bilim, teoloji ve felsefe &uuml;zerinde yazılan en erken İslami &ouml;rneği temsil etmektedir. Kendi &ouml;zg&uuml;n dokunulmazlığı i&ccedil;inde yapıt, Şiiler tarafından Kuran'dan sonra ikinci derecede saygı g&ouml;r&uuml;r. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Onun tartışma konularını incelediğimiz zaman, 1300 yılı aşkın zaman &ouml;ncek</span><span style="color: #333333; font-size: small;">i&nbsp; bir&ccedil;ok &ccedil;ağdaş bilim kuramlarının Ali tarafından ortaya atılmış olduğunu g&ouml;receğiz. 9.y&uuml;zyıl yazarlarından Şeyh Ali bin İbrahim al-Kummi &ldquo;<em>Wassaffat</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>&rdquo;da, bir keresinde do</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">lunaylı bir gecede Ali'nin ş&ouml;yle s&ouml;ylediğini yazmakta:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;</span><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;G&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z yıldızlar, onların hepsi bizim d&uuml;nyamızın şehirleri gibi şehirleri vardır.Her kent dikey doğrultuda bir ışık ışınıyla(huzmesiyle) bağlıdır ve bu dik &ccedil;izginin uzunluğu, g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ndeki iki y&uuml;z elli yıllık bir yolculuğun uzaklığına eşittir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;</span><span style="color: #333333; font-size: small;">Fransız bilim adamı</span><span style="color: #333333; font-size: small;"><strong>&nbsp; </strong></span><span style="color: #333333; font-size: small;">Monsieur Xion bu s&ouml;zlerden &ouml;ylesine etkilenmişti ki, şunları ifade etmek zorunda kaldı: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Bin yıl &ouml;nce herhangi bir araca ve gerece başvurmaksızın b&ouml;yle bir bilgiyi veren bir kişi, sadece bir insan g&ouml;z&uuml; ya da zihnine sahibolamaz, fakat o Tanrısal bilgiye sahip olmuş olmalı; b&ouml;yle bir dinsel rehber ve &ouml;ndere sahip İslam ger&ccedil;ekten g&ouml;ksel bir din olmalıdır. Ki bu din, onun kurucusuna ardıl olan kişinin, insan&uuml;st&uuml; akıl ve bilgiye sahip olduğu ger&ccedil;eğiyle kanıtlanmış (olarak) duruyor.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Rivayet edilmektedir ki Ali, Mısırlı astrolog Sarsafil'e şu soruyu sormuş</span><span style="color: #333333; font-size: small;">:&nbsp; &ldquo;S&ouml;yle bana, Venus yıldızının uydular (<em>tawabi</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">) ve sabit yıldızlarla (</span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>jawami</em>) ilişkisi nedir?&rdquo; Sarsafil, sadece Grek astronomisini bildiği i&ccedil;in yanıt verememişti. Uydular i&ccedil;in Arap&ccedil;a </span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>tawabi</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"> s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; kullanılır ve &ldquo;izleyenler&rdquo; anlamındadır. Ger&ccedil;ekten de bir uydu, gezegenin &ccedil;evresini dolaşan bir &ldquo;izleyen-takibeden&rdquo;dir. Benzer bi&ccedil;imde, sabit yıldızlar i&ccedil;in kullanıla</span><span style="color: #333333; font-size: small;">n<em> jawami</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"> s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; &ldquo;biraraya getiren-toplayan ve birarada olanlar&rdquo; anlamındadır ve ger&ccedil;ekten g&uuml;neş ya da bir sabit yıldız, biraraya toplanıp &ccedil;evresinde d&ouml;ne</span><span style="color: #333333; font-size: small;">n&nbsp; b&uuml;t&uuml;n gezegenleri korur. Ali'nin bu terminolijileri ne denli doğruydu?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Bir kere bir kişi Ali'ye sor</span><span style="color: #333333; font-size: small;">du: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Yer ile g&uuml;neş arasındaki uzaklık ne kadardır?&rdquo; Ali yanıtladı: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Bir atın gece g&uuml;nd&uuml;z ara vermeden yery&uuml;z&uuml;nden g&uuml;neşe doğru koştuğunu farzet; onun g&uuml;neşe ulaşması i&ccedil;in tam 500 yıl ge&ccedil;erdi.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Bunun hesabı yapılırken, bir Arap atının satte normal olarak 22 mil hızla koştuğu bilinmiş olmalıydı. B&ouml;ylece at 500 yıl i&ccedil;inde, g&uuml;neş ile d&uuml;nya arasındaki uzaklığı belirten 95,040,000 mil yol alacaktı. Anımsanmalıdır ki</span><span style="color: #333333; font-size: small;">,&nbsp; g&uuml;neş ile d&uuml;nya arasındaki aynı uzaklık R&ouml;nesans d&ouml;neminde Avrupa'da genel olarak kabul g&ouml;rd&uuml;</span><span style="color: #333333; font-size: small;">. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Batılı bilim adamları, başka bir d&uuml;ş&uuml;nce &ccedil;er&ccedil;evesinde 18.y&uuml;zyılda aynı uzaklığı ortaya &ccedil;ıkarmışlardı</span><span style="color: #333333; font-size: small;">.&nbsp; D&uuml;nyadan saatte 10 000 mil hızla u&ccedil;an bir jet u&ccedil;ağı 11 yılda g&uuml;neşe ulaşabilir. Bu y&ouml;ntem dahi uzaklığı</span><span style="color: #333333; font-size: small;">n&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">95,040,000 mil olduğunu g&ouml;stermektedir (bkz. &ldquo;<em>The Book of Knowledge</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>&rdquo; edt.&nbsp; E.V. McLoughlin, New York, 1910).&nbsp; </em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">&Ccedil;ağdaş bilim g&ouml;steriyor ki, yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n g&uuml;neşe en yakın olduğu Ocak başlarında yerden uzaklık 91,400,000 mil ve en uzak olduğu Temmuz ayında bu uzaklık 95,040,000 mil olmaktadır. &Ouml;yleyse o kişi, yukarıdaki soruyu Ali'ye, b&uuml;y&uuml;k olasılıkla Temmuz ayında sormuş olmalıydı. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Philip K. Hitti &ldquo;<em>History of the Arabs</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">&rdquo; (London, 1949, s. 183) kitabında diyor ki:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Savaşırken yiğit, danışırken zeki, konuşurken akıcı ve anlaşılır, dostlarına karşı d&uuml;r&uuml;st, d&uuml;şmanlarına alicenap olan Ali; hem İslam yiğitliğinin (ş&ouml;valyeliğinin) tek &ouml;rneği hem d</span><span style="color: #333333; font-size: small;">e&nbsp; adının &ccedil;evresinde şiirler, atas&ouml;zleri, kısa dinsel &ouml;zl&uuml; s&ouml;zler ve sayısız erdem ve yiğitlik &ouml;yk&uuml;leri (anecdots)) anlatılan Arap geleneğinin S&uuml;leymanı oldu.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">William Muir, Ali'nin hayranlarından biriydi ve &ldquo;</span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>The Caliphate, its Rise, and Fall</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">&rdquo; (London, 1924, s. 288) yapıtında şunları yazıyor: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Ali'nin karakterinde &ouml;v&uuml;lecek ve saygı duyulacak pek &ccedil;ok şey vardır. Ayaklarına kapanmış (teslim) olan Basra kentine, c&ouml;mert&ccedil;e bir sabırla &ccedil;ok kibar ve hayırsever davrandı. S&uuml;rekli entrikalar ve acımasız isyanlarla onun sabrını taşırmış olan fanatiklere karşı &ouml;calma duygus</span><span style="color: #333333; font-size: small;">u&nbsp; g&ouml;stermedi.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Ali İbn Abu Talib&rsquo;in <em>Ali Divanı</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>&rsquo;ndaki(No.1197) &ldquo; kim benden birşey i&ccedil;in yardım isterse, yıldız kayması hızıyla ona koşarım&rdquo; s&ouml;z&uuml; acaba sadece onun b&uuml;y&uuml;k c&ouml;mertliğini, yardımseverliğini mi g&ouml;steriyor? Ya da kendisinden yardım isteyenlere, Ali olabilecek en b&uuml;y&uuml;k hızla yardım ettiğini mi anlatıyor? Zahiri (dışsal) anlamda bu s&ouml;z iki a&ccedil;ıklamayı da kapsar. Am</em>a&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">Ali&rsquo;ye inananlar, ona &ldquo;Ali evvel Ali ahir, Ali batın Ali zahir&rdquo;diyen Alevi toplumu tarafından batıni (i&ccedil;sel, mecazi) anlamda ş&ouml;yle anlaşılır: Ali nerede &ccedil;ağrılırsa orada hazır ve nazırdır; sıtk-ı b&uuml;t&uuml;n olarak, yani kalpten inanarak, &ldquo;ya Ali medet!&rdquo; derseniz, anında imdadınıza yetişir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">İmam Ali, kendisini yardıma &ccedil;ağıranların yardımına koşmasındaki hızının &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;n&uuml;, d&ouml;rtnala koşan </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Arap atının ya da yaydan &ccedil;ıkan okun hızın</span><span style="color: #333333; font-size: small;">a&nbsp; neden benzetmemiş de, bir anda yanıp s&ouml;nen yıldızkayması ışığına benzetiyor? Acaba o, saniyede 312 500 km.olarak hesaplanan ışık hızının ilk habercisi miydi</span><span style="color: #333333; font-size: small;">?&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">Yukarıdaki &ouml;rneklemeler de g&ouml;z&ouml;n&uuml;ne alarak s&ouml;ylersek,&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">bir başka deyişle ışık hızının ilk kuramcısı Ali olamaz mı?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Son olarak aşağıda birka&ccedil; batılı yazarın daha Ali hakkındaki g&ouml;r&uuml;şlerini vermek istiyoruz:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;R.A. Nicholson, &ldquo;<em>A Literary History of the Arabs</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>&rdquo;, Cambridge, 1953, s. 191:</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;O cesur bir savaş&ccedil;ı, akıllı bir danışman, d&uuml;r&uuml;st bir dost ve alicenap bir d&uuml;şman idi. Şiirde ve d&uuml;zg&uuml;n konuşmad</span><span style="color: #333333; font-size: small;">a&nbsp; en ilerideydi; dizeleri ve s&ouml;zleri -onlardan ancak bazılarının aslına uygun olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmesine rağmen-, Doğu Muhammedileri arasında &ccedil;ok meşhurdur.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Charles Mills, &ldquo;<em>A History of Muhammadanism</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>&rdquo;, London, 1817, s. 84:</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Haşimi ailesinin başı Peygamber&rsquo;in damadı ve kuzeni olarak Ali'nin, Muhammed'in &ouml;l&uuml;m&uuml; &uuml;zerine hemen halifeliğe ge&ccedil;irilmemiş olması a&ccedil;ık&ccedil;a inanılmaz ve takdir edilemez bir durumdur. Onun doğuşu dahil evliliğinin avantajına, Muhammed'in yakın dostluğu, en &ouml;nde gelen sahabiliği de eklenmişti. Abu Talib oğlu Ali İslamı ilk kabul edenlerin başında geliyordu ve Muhammed'in, kendisine Musa'nın Harun'u kadar yakın olduğunu s&ouml;yleyecek kadar da g&ouml;zdesiydi. Onu, bir hatip olarak başarısı ve bir savaş&ccedil;ı olarak yiğitliği bir millet</span><span style="color: #333333; font-size: small;">e&nbsp; sunmuştu. Ali&rsquo;nin i&ccedil;indeki kararlı cesareti erdem, belagatı (g&uuml;zel konuşması</span><span style="color: #333333; font-size: small;">)&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">ise akıldı, bilgiydi.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Dr. Andrew Crichton, &ldquo;<em>History of Arabia and its People</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>&rdquo;, London, 1852, s. 307:</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Bu prens (Ali), bir ozanın, bir hatip ve bir askerin yeteneklerini birleştirip, &uuml;zerinde toplamıştı; zira o kendi ilgi alanlarında en cesur ve en g&uuml;zel konuşan kişiydi. Ockley tarafından İngilizceye &ccedil;evrilmiş olan Ali&rsquo;nin 169 &ouml;zdeyiş ya da ahlak kuralları; onun aklından, ilim ve irfanından bir anıt olarak kolleksiyonunda hala ayakta duruyor.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Thomas Carlyle de &ldquo;<em>Heroes and Hero-worship</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">&rdquo; (London, 1850, s. 77) kitabında ş&ouml;yle yazıyordu:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;&ldquo;&hellip;bu gen&ccedil; Ali'ye gelince,&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">kimse ona sevmek dışında birşey yapamaz.. Onun kendisinin g&ouml;sterdiği gibi zamanının ve sonraki zamanların, sevgi ve cesaret dolu, y&uuml;ce ve &ccedil;ok akıllı bir yaratığıydı. Hristiyan ş&ouml;valyeliğininin ger&ccedil;ek ve incelik i&ccedil;eren sevgi değerlendirmesi ile, ondaki ş&ouml;valyeli</span><span style="color: #333333; font-size: small;">k&nbsp; tam bir arslan cesaretiydi ...&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Halifeliği d&ouml;nemindeki i&ccedil; &ccedil;atışmalara, savaşlar ve &ccedil;eşitli anlaşmazlıklara rağmen, Ali devlet i&ccedil;inde bir&ccedil;ok reformlar yaptı. İlk kez o, toprak sahibi k&ouml;yl&uuml;lerden yıllık arazi vergisi almayı uyguladı. Ticaretini at &uuml;zerinde (gezginci &ccedil;er&ccedil;i ticareti?) yapanları vergiden muhaf tuttu. İlk kez o, devletin gelir kaynağın</span><span style="color: #333333; font-size: small;">a&nbsp; ormanları da dahil etti ve onlar &uuml;zerine zorunlu vergi getirdi. Ayrıca yoksullar i&ccedil;in, kendine &ouml;zg&uuml; bir &ldquo;fakirlere yardım vergisi&rdquo; koydu. Yargı&ccedil;lar i&ccedil;in İslam yasalarını (Şeri h&uuml;k&uuml;mleri) bir sisteme bağladı. Devlet sınırları i&ccedil;inde taş kırıkları (mıcır) d&ouml;kerek ilk stabilize yollar yapan Ali oldu ve tanınmış Astkhar kalesi gibi bazı kaleler yaptırdı. Orduyu yeniden organize etti ve &ccedil;eşitli yerlerd</span><span style="color: #333333; font-size: small;">e&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">askeri karakollar kurdu. Ayrıca Fırat ırmağı &uuml;zerinde ilk kez o sağlam bir k&ouml;pr&uuml; yaptırdı.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #333333;">Ali'nin halifelik yılları aynı zamanda eğitim d&uuml;zeyinin &ccedil;ok y&uuml;kseldiği d&ouml;nem olarak bilinir. Ali eğitim-&ouml;ğretimi kendi koruması altına almış olan ilk halife idi. Bunun sonucu olarak, K&uuml;fe'de okuyan 2000 civarında &ouml;ğrenciye devlet hazinesinden karşılıksız burs vermişti.</span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Yazıya, ger&ccedil;ekten tamamlanmasına katkısı olacağına inandığımız, kısa bir b&ouml;l&uuml;m daha eklemek istiyoruz. Bu, &ldquo;<em>G&ouml;rmediğim Tanrıya Tapmam</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>&rdquo; (Alev Yayınları, İstanbul 1996, s.125-128) kitabımızın &ldquo;İmam Ali&rsquo;nin akıl ve g&ouml;n&uuml;l penceresinden Derviş Baba&rsquo;nın g&ouml;rd&uuml;kleri&rdquo; b&ouml;l&uuml;m&uuml;nden birinci kısım olacak. Derviş Baba, Ali&rsquo;nin aşağıdaki s&ouml;zlerini yedi kıtalık bir şiirle yorumlamaktadır :</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #333333;">2. Ali&rsquo;nin Siyaset Felsefesi: &ldquo;Utan&ccedil;tır Yoksulu Ezmek, Ona Zulmetmek...</span></strong></span><span style="color: #333333; font-size: small;">&rdquo;&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">38- D&uuml;nya her zaman iki karşıt halde bulunur; biri yokluk ve </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">yoksulluk, diğeri bolluk ve rahatlık</span><span style="color: #333333; font-size: small;">..</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">77- Malı yalnızca kendin i&ccedil;in kazanılmış olarak d&uuml;ş&uuml;nme, Allahın </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">senden kuvvetli olduğunu unutma ondan kork ve malını paylaş.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">677- Utan&ccedil;tır insana, evinde serilip yatarken komşusunun &uuml;sts&uuml;z başsız</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">b&uuml;k&uuml;lerek a&ccedil;lıktan (kıvrılıp) yatması.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">467- Nasıl bir hastalıktır, sen evinde tok yatarsın etrafında deriyi </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">kemirmeğe hasret y&uuml;rekler varken.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">1187- Benim evim gelen herkesin kendi ortamıdır, kilerimiz yiyecek </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">alana a&ccedil;ıktır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">1188- B&uuml;t&uuml;n varımızı sunarız, sadece ekmek ve sirke olsa da.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">24- Ge&ccedil;i</span><span style="color: #333333; font-size: small;">m sağlama isteği, beklemekle elde edilmez.Ama sen de </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">susuzluğunun giderilmesi i&ccedil;in kovanı kuyuya g&ouml;ndermelisin.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">25- G&uuml;n be g&uuml;n kova sana suyla gelecektir. &Ccedil;amuru &ccedil;ok suyu az da olsa </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">su getirecektir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">1184- İnsanlar bana diyor ki &ccedil;alışıp kazanmak utan&ccedil;tır.</span><span style="color: #333333; font-size: small;"> Dedim ki utan&ccedil;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ccedil;alışmayıp hazır yemektir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">26- &Ccedil;ok kimse &ccedil;alışıp &ccedil;abaladığı halde zenginliğe ulaşamazken, bir </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">diğeri hi&ccedil; &ccedil;aba harcamadan zengin olmuştur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">27- Ve hi&ccedil; durmadan mal &uuml;st&uuml;ne mal topladılar</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">366- Kişiyi ev barındırır, hırkası &uuml;st&uuml;n&uuml; ayıbını &ouml;rter</span><span style="color: #333333; font-size: small;">; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ouml;lmeyecek (gereksinimi) kadar yemek yetmez mi insana?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">129- Ge&ccedil;imini doğruluk kapılarından iste, kat kat artarak gelecektir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">149- Ge&ccedil;imini şerefsizlikle elde etmeyi isteme. Nefsini y&uuml;kselt d&uuml;ş&uuml;k </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">isteklerden.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">157- Mal noksanlığı- kişinin zengin olmaması- aklın yetersizliğine </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">yorumlanır, zeka fışkırsa da ahmak kabul edilir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">1168-(Oysa) malı &ccedil;ok olmasa da saygın kılabilir kendini kişi, nice </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">zengin insan vardır ki zenginliğiyle zelildir (kişilik yoksunudur).</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">678- Utan&ccedil;tır yoksulu ezmek, ona zulmetmek...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">16</span><span style="color: #333333; font-size: small;">4- Kişi insanlar arasında aklıyla yaşar, bilim ve tecr&uuml;beleri </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">aklıyla edindiği gibi.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">( </span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>Hazreti Emir Ali İbn-i Ubu Talib, Hazreti Ali Divanı</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">,&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Arap&ccedil;a &Ccedil;eviri Vedat Atila, İstanbul-1990)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Bir g&uuml;n Tanrı arslanı Ali keremullahı vecheye (iki y&uuml;z&uuml; Hakka d&ouml;n&uuml;k) sordular: Tanrıyı g&ouml;r&uuml;r&uuml; m&uuml;s&uuml;n ki taparsın? Ali eder: &lsquo;G&ouml;rmesem tapmayıdım(tapmaz idim)</span><span style="color: #333333; font-size: small;">&rdquo; 1 </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Ali'm Sen Alimsin </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Ali'm sen alimsin biz bilmiyoruz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Gizemine akıl erdirmiyoruz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Dinsel d&uuml;nyada g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n nesnel</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Sen maddeciymişsin biz g&ouml;rm&uuml;yoruz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;D&uuml;nyada karşıtlık var&rdquo; ne demektir</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">A&ccedil;ık&ccedil;a diyalektik d&uuml;ş&uuml;nmektir</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Dilindeki&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;akıl, bilim, emektir&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Sosyalistmişsin de biz g&ouml;rm&uuml;yo</span><span style="color: #333333; font-size: small;">ruz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">S&ouml;z&uuml;n a&ccedil;ık yorumlamak gerekmez</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Tok olan varlıklı a&ccedil;ları g&ouml;rmez</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Emek s&ouml;m&uuml;r&uuml;c&uuml; seni hi&ccedil; sevmez</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Paylaş&rdquo; demeni hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yoruz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Kişinin barınacak evi olsun&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Giyecek hırkası devliği olsun&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Yani ihtiyacı kadar pay alsın</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><span style="color: #333333;">Demek kom&uuml;nistsin de g&ouml;rm&uuml;yoruz 2</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Emek sermay' &ccedil;elişkisin g&ouml;rm&uuml;şs&uuml;n</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Varlık şerefle sağlanmaz&rdquo; demişsin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Aklı &ouml;ne alıp bilg'&uuml;retmişsin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Sen bir &ouml;ğretmensin biz g&ouml;rm&uuml;yoruz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Ali'm sen Tanrıyı insanda g&ouml;rd&uuml;n</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Onu &ldquo;g&ouml;rmeseydim ben tapmam&rdquo; derdin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">İnsana sen Tanrı değeri verdin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Evvel ahir sensin biz g&ouml;rm&uuml;yoruz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Peygamber &ldquo;bilimin kapısı&rdquo; dedi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&Ouml;vd&uuml; seni kızı Fatma'yı verdi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em><span style="color: #333333;">Derviş Bab</span></em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">a</span><span style="color: #333333; font-size: small;"> ya Ali meded! dedi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">Sen aramızdasın biz g&ouml;rm&uuml;yor</span><span style="color: #333333; font-size: small;">uz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">1 </span><span style="color: #333333; font-size: small;">Kaynaklar: Hacı Bektaş Veli, </span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>Makalat</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>, Haz. </em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">Sefer Aytekin, Emek Basım Yayımevi: İstanbul, 1954, s.73; Shihabaddin Shah Hoseyni'de</span><span style="color: #333333; font-size: small;">n&nbsp; W. İvanow'un İngilizceye &ccedil;evirdiği <em>True Meaning or Religion of Risala dar Haqiqat-e Din</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>'den (Bombay 1947, s.72) aktaran Henry Corbin, Temps Cyclique et Gnose Isma&eacute;lienne</em>, Paris 1982, s.143:...par exemple, attribu&eacute; au Premier Imam: Je n'adorais jamais un Dieu que je n</span><span style="color: #333333; font-size: small;">e verrais pas (G&ouml;rmediğim bir Tanrıya asla tapmazdım) Ve yin</span><span style="color: #333333; font-size: small;">e Kolayni &ldquo;</span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>Usul-u Kafi </em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>I, 98&rdquo;de&nbsp; </em></span><span style="color: #333333; font-size: small;">İmam Cafer Sadık&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">&ldquo;Birisi, M&uuml;minlerin Emiri Hz. Ali (a.s)'ın yanına gelerek dedi ki: 'Ey </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">M&uuml;minlerin Emiri, kulluk ederken hi&ccedil; Rabb'ini g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;?' Ali (a.s) cevaben </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">ş&ouml;yle buyurdu: 'Yazıklar olsun sana! Ben g&ouml;rmediğim Rabb'e kulluk etmem.' </span><span style="color: #333333; font-size: small;">Sonra </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">da ş&ouml;yle devam ettiler: 'O baştaki g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;lmez; ancak O'nu kalpler iman </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">hakikatleriyle g&ouml;r&uuml;r.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="color: #333333; font-size: small;">2&nbsp; </span><span style="color: #333333; font-size: small;">Ya şahı Merdan Ali! T&uuml;rkiye Cumhuriyet Devleti savcısı bu dizeleri ihbar kabul edip, hakkında soruşturma a&ccedil;ar ve seni tutuklamaya kalkışırsa, benden yardım bekleme, başının &ccedil;aresine bak</span><span style="color: #333333; font-size: small;">.<em>D.B</em></span><span style="color: #333333; font-size: small;"><em>.</em></span></p>]]></description>
   <pubDate>Thu, 16 Dec 2010 19:25:48 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-imam-ali%e2%80%99nin-bilimsel-kisiligi-uzerine_152.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>DÜVAZLAR DA VE GÜLBENKLER DE Hz. ALİ</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-duvazlar-da-ve-gulbenkler-de-hz-ali_151.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img src="//www.izledost.com/uploads/articles/37583c58.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Konu başlığımız olan </span><span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">D&uuml;vazlar ve G&uuml;lbenkler</span></span><span style="font-size: small;"> de kavramının &ouml;tesinde D&uuml;ş&rsquo;ler de, Umut&rsquo;larda, Feryatlarda, Dem&rsquo;ler de, Semah&rsquo;larda, Şiirlerde ve Beddualarda da dile getirilen Hz. Ali deyimine kısaca değinmek istiyoruz. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hz. Ali, Alevi inancının i&ccedil;ine hem &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml;, hem de derinlemesine girmiştir. Onun kadar bu inancı etkileyen belki de hi&ccedil; bir veri yoktur. Aleviler g&uuml;zel olan her şeyde onu g&ouml;rm&uuml;ş, </span><span style="font-size: small;">g&uuml;zel olan her şeyi ona benzetmiştir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">İ&ccedil;tenlikle s&ouml;ylenmesinin &ouml;tesinde bu ilgi ve sevgi toplumda sınırsız bir kabul g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nden Aleviler bir ozanın s&ouml;ylediğini, kendi s&ouml;ylemiş gibi nesilden nesile, dilden dile aktarmış, bazen kısmen yenilemiş, bazen de ozanın yerine kendi ismini anarak ona sahip &ccedil;ıkmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<hr />
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Teslim Abdal </strong></span><span style="font-size: small;">bir şiirinde</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>M&uuml;rvetim var Hak Muhammed Ali&rsquo;ye</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Daha sizden gayrı kimim var benim</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hızır ile Hacı Bektaş Veli&rsquo;ye</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Daha sizden gayrı kimim var benim</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diyerek kendisi ile<strong> Hak Muhammed Ali </strong><strong>ara</strong></span><span style="font-size: small;">sında ki sevgiye ve yakınlığa vurgu yapıyor.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>İlham&icirc; Abdal ise bu sevgiyi turnaya yaktığı bir deyişte dile getiriyor.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>İki turnam gelir başı cigalı</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Eğlen turnam eğlen Ali misin sen</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Birisi Muhammed birisi Ali</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Eğlen turnam eğlen Ali misin sen</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&Uuml;nl&uuml; Bektaşi Dede Babalardan </span><span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Hilmi Dede</span></span><span style="font-size: small;">, bir beyitinde Hak Muhammed Ali yoluna bağlılığını</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Bende-i Ali Ab&acirc;yız </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Biz H&uuml;seynilerdeniz</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diyerek dile getiriyor.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hz. Ali&rsquo;ye bende olmanın hem &ouml;d&uuml;l, hem de umut olduğunu s&ouml;yleyen </span><span style="font-size: small;"><strong>Kul Himmet &Uuml;stad</strong></span><span style="font-size: small;">ım</span><span style="font-size: small;"> ise,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>M&uuml;minler bu yola t&uuml;rap olursa</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Mahrum kalmaz Ali diye &ccedil;ağıran</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Darda, bunda, zulumatta kamırsa</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Mahrum kalmaz Ali diye &ccedil;ağıran</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">G&uuml;zel olan her şeyin ve sevginin yanında, <strong>M&uuml;rşit</strong></span><span style="font-size: small;"> ve <strong>Rehber</strong></span><span style="font-size: small;"> g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; Hz. </span><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;ye sadakatin, ona tam ikrar vermekle olacağının &ouml;nemine </span><span style="font-size: small;"><strong>Şah Hatayii</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> ş&ouml;yle dikkat &ccedil;ekiyor.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>M&uuml;rşide rehbere eyle itaat</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Zahirde batında g&ouml;zle sadakat</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammed Ali&rsquo;den kaldı emanet</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Bağ&ccedil;e donanınca g&uuml;ller alına</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Onu sevmenin, g&ouml;n&uuml;lden bağlanmanın bir bedel gerektirdiğini, sevgisini ifade edenin etkin ve yetkin Ehli Beyt d&uuml;şmanlarının gazabına uğrayıp eza ve cefa g&ouml;receğini vurgulayan </span><span style="font-size: small;"><strong>Pir Sultan</strong><strong> Abdal</strong></span><span style="font-size: small;"> bir beyitinde</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Fetva vermiş koca başlı K&ouml;r M&uuml;ft&uuml;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Şah diyenin dilin keseyim dey&uuml;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Satır yaptırmış Allah&rsquo;ın laneti</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Ali&rsquo;yi seveni keseyim dey&uuml;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Diyerek ifade ediyor. Ancak Ehli Beyt ve Hz. Ali sevgisinin b&ouml;yle cezalarla sona erdirilemeyeceğini de hemen şu şiirinde ekliyor.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Ahiri katlime ferman yazılsa </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>&Ccedil;ıksam teneşire tabut d&uuml;z&uuml;lse </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Kefenim bi&ccedil;ilse mezar kazılsa </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Yine ge&ccedil;mem ala g&ouml;zl&uuml; Şah&rsquo;ımdan.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Pir Sultan Abdal, Hz. Ali sevgisinden vaz ge&ccedil;mek ş&ouml;yle dursun, ona b&uuml;sb&uuml;t&uuml;n daha y&uuml;rekten bağlanmanın gereğini ise hem &ouml;zlem, hem de bu yasağı koyana başkaldırıya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmek i&ccedil;in yazdığı sayısız deyişlerinin birinde,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>G&ouml;n&uuml;l &ccedil;ıkmak ister Şah&rsquo;ın k&ouml;ş</em></span><span style="font-size: small;">k&uuml;ne</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Can boyanmak ister Ali m&uuml;şkine</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Pirim Ali Oniki İmam aşkına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>A&ccedil;ılın kapılar Şah&rsquo;a gidelim</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Demektedir<strong>. </strong></span><span style="font-size: small;">Hatta bu coşku ateşi ile t&uuml;m Anadolu&rsquo;ya, T&uuml;rkmen boylarına, Ali bendelerine &ccedil;ağrıdan da geri durmayarak Ali sevgisi i&ccedil;in herkesi başkaldırıya davet edip artık beklemeye tahamm&uuml;l&uuml;n&uuml;n kalmadığını,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kızılırmak gibi bendinden boşan</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hama&rsquo;dan Mardin&rsquo;den Sivas&rsquo;a d&ouml;şen</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>D&uuml;ld&uuml;l eğerlendi Z&uuml;lfikar kuşan</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;m ne yatarsın g&uuml;nlerin geldi</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diyerek b&ouml;yle dile getirir. Ve bu kavgada Hz. </span><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;nin sadece bu d&uuml;nyada değil, sorgu g&uuml;n&uuml;nde de onu yanlız bırakmayacağını vurgular.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ene&rsquo;l-hak dedik de &ccedil;ekildik dara</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Adab erkan bize doğru yol oldu</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sorgucular geldi sual sormaya</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yardımcımız Şah-ı Merdan Al&rsquo;oldu.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hz.</span><span style="font-size: small;"> Ali sevgisi ve ona bağlılığı, onu sevenlere &ouml;yle bir coşku ve umut vermiştir ki, </span><span style="font-size: small;"><strong>Kul Himmet</strong> <strong> &Uuml;stadım</strong></span><span style="font-size: small;"> bir şiirinde,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>P&icirc;r bug&uuml;n bize geldi</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>G&uuml;lleri taze geldi</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>&Ouml;n&uuml; sıra Kamberle</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali Murtaza geldi</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">S&ouml;zleri ile telavvuz etmektedir. Bu şiirlerin &ouml;nemli bir kısmı Cemler de D&uuml;vaz olarak da hep birlikte katılımcılar tarafından huşu i&ccedil;inde okunmakta, ayinde dua ve feryat sesleri bir birine karışmaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ehli Beyt&rsquo;e, dolayısı ile Hz. Ali&rsquo;ye yapılan haksızlıkların da işlendiği d&uuml;vazların birinde </span><span style="font-size: small;"><strong>Seyyid</strong><strong> Nesim&icirc;</strong></span><span style="font-size: small;">,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yezidlerde</em></strong><em> buğz ittiler Ali&rsquo;ye</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Hacı Bektaş Balım Sultan Vel&icirc;&rsquo;ye</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Yolumuz uğradı Kızıldeli&rsquo;ye</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Ah senin dertlerin derman H&uuml;seyin</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Diyerek dile getirilmektedir.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Aleviler de Hz. Ali sevgisi onu &ccedil;ağrıştıran diğer isimlerle de dile getirilmektedir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Kul Himmet &Uuml;stadım&rsquo;ız</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Onda yoktur yadımız</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Şah-ı Merdan aşkına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Hak vere muradımız</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Beyitinde Tarikat kapısında ki anlamı yiğitler yiğidi, bilgeler bilgesi Hz. Ali anlamına gelen Şahı </strong></span><span style="font-size: small;">Merdan <strong> deyimi ile </strong></span><span style="font-size: small;">Kul Himmet &Uuml;stadım</span><span style="font-size: small;"><strong> onu telaffuz etmektedir. </strong></span><span style="font-size: small;">Derviş Kemal</span><span style="font-size: small;"><strong> ise </strong><strong>D&ouml;ne d&ouml;ne ve tekra</strong></span><span style="font-size: small;">r savaşan</span><span style="font-size: small;"><strong> Hz. Ali anlamına gelen </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>Haydar-ı Kerrar deyimi ile onu anmakta, ve rızalığın, g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n onda olacağına dikkat &ccedil;ekmektedir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Derviş Kemal</em></span><span style="font-size: small;"><strong>dilim dilim</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Rıza lokması yiyelim</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Hep birlikte H&uuml;&uuml; diyelim</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Haydar-ı Kerrar aşkıyla.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Elbette </strong></span><span style="font-size: small;">Hz. Ali yanlız başına anılmaz. O yaratan Y&uuml;ce Allahın sevgili kuludur ve Peygamber Hz. <strong>Muhammed ile birlikte anılacaktır. Alevilik, diğer Semavi dinlere de aynı Allah tarafından indirildiğinden hareketle biz </strong></span><span style="font-size: small;">Kal&uuml; Bela</span><span style="font-size: small;"><strong> &rsquo;dan (Ezelden beri) bu yana inanırız diyerek diğer kudsiyetlerle birlikte onu anarlar. Bunu </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>Derviş Kemal bir şiirinde ş&ouml;yle a&ccedil;ıklıyor.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Muhammed&rsquo;le Şahı Merdan,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Zebur, Tevrat, İncil, Kur&rsquo;an,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Akıl, mantık, ilim, irfan</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Vardır bizim yolumuzda.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ehli Beyt ve Hz. Ali</span><span style="font-size: small;"> sevgisi Alevilerde adeta bir yaşam nedeni, bir varoluş sebebidir. Bu sevgi uğruna &ccedil;ekilen her cefa katlanarak daha i&ccedil;ten Hz. Ali sevgisine, daha fazla yaşam sevincine d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. Hz. Ali&rsquo;ye sevgi ve bağlılık i&ccedil;eren milyonlarca şiire, d&uuml;vaza, beyite rağmen her eli kalem tutan, her saz &ccedil;alan, her okuyan ve yazan bu anlamda ona bir şeyler daha eklemiş, kendinden bir şeyler daha katmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Bir &ouml;m&uuml;r boyunca horlandım, ancak,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Buna rağmen seviyorum Ali&rsquo;yi.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>&Ccedil;ile &ccedil;ekip hayli zorlandım, ancak,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><em>Buna rağmen seviyorum Ali&rsquo;yi.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şah&rsquo;ı sevdim diye hakir g&ouml;rd&uuml;ler,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ak alnıma kara leke s&uuml;rd&uuml;ler,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kimi zındık, kimi dinsiz dediler,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Buna rağmen seviyorum Ali&rsquo;yi.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Nice iftiraya maruz kalmışım,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Y&uuml;reğimden derin yara almışım,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>&Ccedil;aresizlik girdabına dalmışım,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Buna rağmen seviyorum Ali&rsquo;yi.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;yi seveni su&ccedil;lu saydılar,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Bu nedenle nice cana kıydılar,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Bizim başımıza cennet koydular,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Buna rağmen seviyorum Ali&rsquo;yi.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Derviş Kemal bu aşk beni bezdirdi,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yaşam boyu dert g&ouml;nl&uuml;m&uuml; y&uuml;zd&uuml;rd&uuml;,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yıllar yılı yobazlara ezdirdi,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Buna rağmen seviyorum Ali&rsquo;yi.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">G&ouml;r&uuml;l&uuml;yorki Hz. Ali sevgisi ekonominin <strong>Arz-Talep</strong></span><span style="font-size: small;"> dengesinin dışında bir işlev g&ouml;rmektedir. Bu piyasada Hz. Ali sevgine olan talep t&uuml;m bu kadar veriye rağmen yeterliliğe varmamış, doyuma ulaşmamıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş insanlar temsili resimlerini y&uuml;reğine bastırmış.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş insanlar onu &ccedil;ağrıştır</span><span style="font-size: small;">an <strong>Z&uuml;lfik&acirc;r</strong></span><span style="font-size: small;"> kolyeleri ile boyunlarını s&uuml;slemiş. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş evine, odasına, </span><span style="font-size: small;"><strong>el aletine</strong></span><span style="font-size: small;"> işlemiş veya ona boyamış. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş oğluna, torununa </span><span style="font-size: small;"><strong>ismini</strong></span><span style="font-size: small;"> vermiş, kendisi ile b&uuml;t&uuml;nleştirmiş,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş onu &ccedil;ağrıştıran </span><span style="font-size: small;"><strong>Haydar, Bin Ali, Hasan Ali</strong></span><span style="font-size: small;"> gibi isimleri evlatlarına takmış,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş </span><span style="font-size: small;"><strong>dualarına, g&uuml;lbenklerine</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> taşımış,</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş </span><span style="font-size: small;"><strong>mezar taşlarına</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> kazımış, </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş.... Yetmemiş&hellip;. Yetmemiş.....</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Zaten Hz. Ali sevgisi Alevilere yetmez. Onlar &uuml;st&uuml;ne bir de <strong>Ehli Beyt</strong></span><span style="font-size: small;"> sevgisini de eklemişler. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yetmemiş Hz. Ali&rsquo;nin &ccedil;ocuklarının acısını da paylaşmışlar. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Tarihte hi&ccedil; bir &ouml;rneği bulunamaz ki <strong>Kerbela Vakası</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> kadar derin, Kerbela Vakası kadar i&ccedil;ten, Kerbela Vakası kadar uzun s&uuml;reli bir anma, bir yas tutulmuş olsun. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Alevi insan Kerbela vakasını &ouml;yle sahiplenmiş ve onu yaşamının &ouml;yle bir yerine oturtturmuş ki Muharrem ayında sadece oru&ccedil; tutmuyor, bir de yas &ccedil;ekiyor.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Alevi can Muharrem de karalar bağlar. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Alevi can Muharrem de eşi ile, kızı ile, tornu ile onun feryat ve figanını işler, Ya H&uuml;seyin diğerek y&uuml;rekleri dağlar, Ah- Vah ederek feryat ve figan eyler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu &ouml;yle derin ve i&ccedil;ten bir sahiplenmedir ki Muharrem yasında su i&ccedil;mediği gibi, hayvanına eza etmemek i&ccedil;in onu bile &ccedil;ifte koşmaz.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu &ouml;yle derin ve i&ccedil;ten bir sahiplenmedir ki Muharrem yasında eşi ile aynı yastığ</span><span style="font-size: small;">a baş koymaz. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu &ouml;yle derin ve i&ccedil;ten bir sahiplenmedir ki Muharrem yasında kokular s&uuml;r&uuml;nmez, traş bile olunmaz.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bunun adı Ehli Beyt sevgisidir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bunun adı Hz. Ali sevgidir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu &ouml;yle derin bir sevgidir ki babasının yasını 40 g&uuml;n tutan Alevi can, Kerbela yasını 1400 senedir tutmakta, o aşkı ve sevgiyi ailesinden fazla onlara g&ouml;stermektedir.</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kul Himmet &uuml;stadım bir beyitinde</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yalvarırım Muhammed&rsquo;e Ali dey&uuml; Ali dey&uuml;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ağlar gezerim d&uuml;nyada Ali dey&uuml; Ali dey&uuml;.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">S&ouml;zleri ile bunu &ccedil;ok daha iyi a&ccedil;ıklamaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Aşık </span><span style="font-size: small;"><strong>H&uuml;dai</strong></span><span style="font-size: small;">de bir şiirinde Ehli Beyt ve Hz. </span><span style="font-size: small;">Ali bağını ş&ouml;yle anlatmaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ehli-Beyt&rsquo;e d&uuml;şman Ali&rsquo;ye d&uuml;şman</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammed&rsquo;i sevdim dese yalandır</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Pirim Hacı Bektaş Veli&rsquo;ye d&uuml;şman</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammed&rsquo;i sevdim dese yalandır</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;yi seveni &ouml;ld&uuml;r&uuml;p asan</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kerbela&rsquo;da İmam H&uuml;seyin&rsquo;i kesen</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Resul&rsquo;un soyuna kasteden s&uuml;fyan</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammed&rsquo;i sevdim dese yalandır.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Cemlerde D&uuml;vaz olarak okunan bir deyişinde<strong> Şah Hatayii </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>ş&ouml;yle diyor.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ene&rsquo;l-hak dedik de &ccedil;ekildik dara</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Adab erkan bize doğru yol oldu</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sorgucular geldi sual sormaya</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yardımcımız Şah-ı Merdan Al&rsquo;oldu</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu &ouml;rnekte g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi Alevilerde ona bağlılığın &ouml;tesinde, darda kalınınca kurtarıcının da Hz. Ali olduğu vurgulanmaktadır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Tevazusundan dolayı Budala <strong>İsmail</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> mahlasını kullanan ve Hz. Ali sevgisini g&uuml;zel g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; her şeyde bulan, ayrıca darda kalanın kurtarıcısı olarak da g&ouml;ren bir ozanımız beyitinde </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hakk&rsquo;ın bin bir ismi Ali g&ouml;r&uuml;n&uuml;r. </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Budala İsmail umudum Balım</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Boğazım zincirde nic&rsquo;olur halim</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>M&uuml;rvet hey erenler gayrete gelin</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yedi iklim bek&ccedil;isi Ali gel yetiş.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diyerek benzeri bir &ouml;rnek verir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Aleviler de Hz. Ali&rsquo;ye olan sevgi </span><span style="font-size: small;"><strong>dualarında</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>, bereket sofralarında, 40 yemeklerinde, cenaze merasimlerinde de g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Bism-i Şah Allah Allah...</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Allah ulu sofra dolu. </span><span style="font-size: small;">Geldi Ali sofrası. Gitti g&ouml;n&uuml;llerin gamı yası. Bereket-i Halil İbrahim. Şahidi Cebrail olsun. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Nuh-u Nebi Kerem-i Ali. G&uuml;lbengi Hacı Bektaş-i Veli. Artsın eksilmesin. Taşsın d&ouml;k&uuml;lmesin. Yiyene helal, kotarıp getirene, pişirip yedirene delil olsun. Kazaya, belaya kalkan, her iki d&uuml;nyada g&uuml;zel mekan. B&uuml;t&uuml;n hizmet edenlerden Hakk razı olsun. </span><span style="font-size: small;">Biz yedik i&ccedil;tik helal olsun. Geriden yenisi gelsin, tekneniz hep dolu olsun. M&uuml;min canlar şad, m&uuml;nafıklar berbad olsun. Şah-ı Merdan Ali, dost ehlini her zaman g&ouml;rs&uuml;n, g&ouml;zetsin. İsteyene devlet, dileyene hayırlı evlat, her yuvaya acısı olmayan, tuzu az tatlı ge&ccedil;im versin. </span><span style="font-size: small;">G&uuml;len g&ouml;ze g&ouml;zyaşı gelmesin, ocağı s&ouml;nmesin. Haram olan kalsın, helal olan aka aka coşa taşa gelsin. Şah versin Şah versin Şah versin.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ya Allah ya Muhammed ya Ali Dost...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Aynı şekilde Hz. Ali sevgisi ve inancı </span><span style="font-size: small;"><strong>G&uuml;lbenlerinde</strong></span><span style="font-size: small;"> de yer edinmiştir.</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bism-i Şah Allah Allah...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dolumuz dolu ola. Yolumuz kaim (her zaman var olsun anlamında) ola. Bizim i&ccedil;eceğimiz dolu Şah-ı Merdan, Şirr-i Yezdan, İmam Aliy-yel M&uuml;rteza&rsquo;nın dolusu ola. Şah Ali&rsquo;m bizleri yeninden yakasından, &uuml;&ccedil;lerin, beşlerin, yedilerin, onikilerin, kırkların katarından didarından ayırmaya. Her daim g&ouml;r&uuml;p g&ouml;zete. Yolumuzu Yolsuz&rsquo;a, Pir&rsquo;size, arsız&rsquo;a d&uuml;ş&uuml;rmeye. Ger&ccedil;eğin demine, Erenlerin Evliyaların ve Enbiyaların keremine, ger&ccedil;eğe, yalnızca ger&ccedil;eğe H&uuml;&uuml;...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Allah H&uuml;&uuml; ya Ali Dost... Aşk ile...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Şah-ı Merdan Dolusu alan canlara nur-iman olsun. Gittiği yer gam kasavet g&ouml;rmesin. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Allah H&uuml;&uuml; Dost Eyvallah.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Aleviler G&uuml;lbenklerinde s&uuml;rekli 12 İmamları, Erenleri Evliyaları, Enbiyaları anar ve Hz. </span><span style="font-size: small;">Ali ile birlikte onlardan da medet umar ve dilerler. Er&rsquo;i, Er&rsquo;den ayırmazlar.</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bismi Şah Allah Allah</span><span style="font-size: small;">.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dilden dileklerinizi, kalbinizdeki hayırlı muratlarınızı, Şahı Merdan Ali vere, saklıya, bekliye, yamana uğratmıya. Yaşlarınız uzun ola, dalı budaklı ola. Kalbiniz gehver ola. Kalbiniz b&uuml;t&uuml;n ola. </span><span style="font-size: small;">Destiniz derman ola. K&uuml;fr&uuml;n&uuml;z iman ola, yardımcınız Oniki İmamlar ola. Oniki imamların darından, didarından ayrılmıyasınız. Bu divan, o divan ola. Bundan sorulursa ondan sorulmuya. Abtesiniz abtes ola, namazınız niyaz ola. Kırklar makamında Şahı Merdan Ali&rsquo;nin defterine ge&ccedil;mis ola. Ger&ccedil;eğe H&uuml; <strong>M&uuml;mine Ya Ali</strong><strong>.</strong></span><span style="font-size: small;"><sup>(62)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Aleviler gerek dualarında, ve gerekse G&uuml;lbenk&rsquo;lerinde Hz. Ali&rsquo;yi anarken aynı zamanda bir &ccedil;ok g&uuml;zelliği, toplumsal barışı, kişinin &ccedil;evresine hayırlı olmalarını dilemeyi de ihmal etmezler.</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bismi Şah Allah All</span><span style="font-size: small;">ah </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hizmetin kabul, y&uuml;z&uuml;n ak, muradın hasıl ola. Zihnin a&ccedil;ık, hizmetin topluma hayırlı ola. Hakk Muhammed Ali yardımcın, Hızır klavuzun olsun. Destin demen, k&uuml;fr&uuml;n iman, Şahı Merdan g&ouml;nl&uuml;n mihmanı olsun. Ger&ccedil;eğe H&uuml;&uuml; M&uuml;mine Ya Ali.</span><span style="font-size: small;"><sup>(63)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Aynı şekilde Hz. Al</span><span style="font-size: small;">i ismi <strong>Semahlarda</strong><strong> da s&ouml;ylenir. </strong></span><span style="font-size: small;">Sadece bilinen ismi değil, ona atfedilen diğer isimlerle de anılır. </span><span style="font-size: small;">Canlar <strong>Semah</strong></span><span style="font-size: small;"> d&ouml;nerken, diğerlerinin secdeye kapandığında s&ouml;ylenen &ouml;rneklerden birinde,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Allah Allah</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Geldiğiniz yerler dolu olsun Nur&rsquo;dan,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yardımcınız olsun ol Şahı Merdan</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Biz de b&ouml;yle g&ouml;rd&uuml;k M&uuml;rsit&rsquo;ten, Pir&rsquo;den</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Biz bir Semah &ccedil;ektik Hakk aşkına.</em></strong></span><span style="font-size: small;"><sup>(64)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Aleviler Hz. Ali sevgisini hayallerinde, r&uuml;yalarında, d&uuml;şlerinde de taşırlar. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>R&uuml;ya &acirc;lemine daldım uykuyla</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ben ger&ccedil;eği g&ouml;rd&uuml;m deli dediler</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Allah&rsquo;tan </em></strong><em>bir ayet inmiş vahiyle</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hak Muhammet hakk&rsquo;ın kulu dediler</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Bir kapıdan girdim pirler oturmuş</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Oniki İmam da hizmet yetirmiş</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sanki y&uuml;zlerini nura batırmış</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>İşte Şah-ı Merdan Ali dediler</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu hayallerini, Hz. Ali ile b&uuml;t&uuml;nleştirenlerden olan <strong>Derviş Himmet</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> bir şiirinde duygularını dile getirirken</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ben Derviş Himmet&rsquo;im derdim bir t&uuml;men</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Denizlerin taş&ndash;i lali bir semen</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şah Necef iklimi Hindistan Yemen</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şah&ndash;ı Merdan ile gezdiğim yerler.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diyerek onunla bir arada olmanın &ouml;zlemlerini yansıtır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Gen&ccedil; Abdal</strong></span><span style="font-size: small;"> sevgisini bir yakarış ile sunarken,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Dergahına geldim niyaz eyledim.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Medet All&acirc;h, Y&acirc; Muhammed, Y&acirc; Ali.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Aşkın kitabından avaz eyledim.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Medet All&acirc;h, Y&acirc; Muhammed, Y&acirc; Ali.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sivas/ Madımak&rsquo;ta katledilen </span><span style="font-size: small;"><strong>Muhlis Akarsu</strong><strong> ise ona sevgisini, &ldquo;Cennet ve huri istemem, sen benim ol yeter&rdquo; dizeleri ile dile getirir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Akarsuyum B&ouml;yle Vereyim Dursun</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Senin Aşkın Onu Yaksın Kavursun</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Anladım Alimsin Canımsın Nursun</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kanber Selman Senin Olsun Sen Benim.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Ozan Turabi</strong></span><span style="font-size: small;"> evrenin kuruluşunda Hz. </span><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;yi g&ouml;rmektedir </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Adem, huri şu d&uuml;nyaya gelmeden </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammed Ali&rsquo;nin nurun g&ouml;rd&uuml;n m&uuml; </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hak nasibin almış kudret eliyle </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>H&uuml;nkar Hacı Bektaş Piri g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Teslim Abdal</strong></span><span style="font-size: small;"> da Hz. Ali her dem anmak gerektiğine dair &ouml;ğ&uuml;t vermektedir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Vefasız bu yola basamaz kadem </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Fehmeyle bu s&ouml;z&uuml; adem ol Adem </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Zikreyle Muhammet Ali&rsquo;yi her dem </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Der B&uuml;ryani vuslat olduk canana.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Sıtkı Baba</strong></span><span style="font-size: small;"> ise Hz. Ali ile Hz. Muhammed&rsquo;in <strong>Veda Hutbesi</strong></span><span style="font-size: small;"> d&ouml;n&uuml;ş&uuml; Gadirhum&rsquo;da Hz. </span><span style="font-size: small;">Ali i&ccedil;in s&ouml;ylediği &sbquo;&rdquo;Ali&rsquo;nin kanı benim kanım, Ali&rsquo;nin canı benim canım, Her kim ki Ali&rsquo;yi severse beni sever&hellip;) hadisine g&ouml;nderme yaparak onların bir can olduğunu vurgulayarak anıyor. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>&Ccedil;atılmadan yerin g&ouml;ğ&uuml;n binası </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muallakta iki nur&rsquo;a d&uuml;ş oldum </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Birisi Muhammed, birisi Ali </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Lahmike lahmi</em></strong></span><span style="font-size: small;"><sup>(65)</sup></span><span style="font-size: small;"><strong><em>de bire d&uuml;ş oldum.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Virani i&ccedil;inde 12 İmamların </strong></span><span style="font-size: small;">isminin de anıldığı bir</span><span style="font-size: small;"><strong> D&uuml;vaz&rsquo;da </strong><strong>onu elinde Z&uuml;lfikarı </strong></span><span style="font-size: small;">ile kahraman bir savaş&ccedil;ı olarak anmaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Virani&rsquo;yem niyazım var &Uuml;stada,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Elinde Z&uuml;lfik&acirc;r hem ehli gaza</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Binbir dondan baş g&ouml;sterdi Ali el M&uuml;rteza</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Biz bir bildik, dedik Allah Eyvallah.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kısacası Hz. Ali anlatılmakla bitmez. Onun Erdemleri, g&ouml;n&uuml;llere taht kuran sevgisi, doruklara varan &ccedil;oşkulara da sığmaz. Alevilik, Hz. Ali sevgisi ile beslenir, onunla g&uuml;rleşir, onunla akar, onunla &ccedil;ağlar, onunla kendini ifade eder. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">S&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml; </span><span style="font-size: small;"><strong>Pir Sultan Abdal&rsquo;ın</strong></span><span style="font-size: small;"> bi</span><span style="font-size: small;">r deyişi ile bitirelim. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Pir Sultan Abdalım şunda</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>&Ccedil;ok keramet var insanda</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>O cihanda bu cihanda </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;ye saydılar bizi</em></strong></span></p>]]></description>
   <pubDate>Thu, 16 Dec 2010 16:25:49 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-duvazlar-da-ve-gulbenkler-de-hz-ali_151.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>ERENLER VE OZANLAR HZ. ALİ’Yİ ZİKREDİYOR</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-erenler-ve-ozanlar-hz-ali%e2%80%99yi-zikrediyor_150.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="float: left;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/dad366eb.jpg" alt="" align="right" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;"><strong>Hz.</strong></span><span style="font-size: small;"> ALİ&rsquo;DEN BAŞKA BİR ŞİİR:</span></li>
<li><span style="font-size: small;"><em>&ldquo;İşte ben &ouml;ncekilerin ilmine haiz oldum, </em></span></li>
<li><span style="font-size: small;"><em>Ve ben sonrakilerin ilmini gizledim.</em></span></li>
<li><span style="font-size: small;"><em>B&uuml;t&uuml;n Gayp sırlarının kaşifiyim.</em></span></li>
<li><span style="font-size: small;"><em>Ben her k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;n emiriyim.</em></span></li>
<li><span style="font-size: small;"><em>İlmim b&uuml;t&uuml;n alemlere ihata etmiştir&rdquo;</em></span></li>
</ul>
<div style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>7 ULU OZAN G&Ouml;Z&Uuml; İLE HZ. ALİ</strong></span></div>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>PİR SULTAN ABDAL&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Alevi inancında 7 Ulu Ozandan biri olan Pir Sultan Abdal,</strong></span><span style="font-size: small;"> 15. </span><span style="font-size: small;">Y&uuml;zyılda yaşamıştır. Asıl adı </span><span style="font-size: small;"><strong>Haydar</strong></span><span style="font-size: small;"> olan Pir Sultan Abdal&rsquo;ın <strong>Sivas&rsquo; ın Yıldızeli</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> il&ccedil;esine bağlı Banaz</strong></span><span style="font-size: small;"> k&ouml;y&uuml;nde yaşadığı sanılmaktadır. </span><span style="font-size: small;">Yaşam &ouml;yk&uuml;s&uuml; <strong>Alevi / Bektaşi</strong></span><span style="font-size: small;">toplumunun deyiş ve s&ouml;ylencelerine dayanır. <strong>Osmanlı</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> imparatorluğuna karşı Safevi</strong> T&uuml;rk </span><span style="font-size: small;"><strong> Kızılbaş</strong></span><span style="font-size: small;"> Devletini savunan Pir Sultan, </span><span style="font-size: small;"><strong>d&ouml;neminin toplumsal sorunların</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>ı kendisine konu edinmiş, </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>deyiş ve şiirleri</strong></span><span style="font-size: small;"> ile halkı bu uğurda </span><span style="font-size: small;"><strong>motive</strong></span><span style="font-size: small;"> etmiş ve ileri d&uuml;zeyde etkilemiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Binbir adı vardır birisi Hızır,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Her nerde &ccedil;ağırsam orada hazır.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;m Padişahtır Muhammed vezir </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Bu fermanı yazan Ali değil mi?</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Pir Sultan Abdal&rsquo;am ben bir fukara</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Acep bulunur mu derdime &ccedil;are</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Y&uuml;z&uuml; kara nasıl varam huzura</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Divanda oturan Ali değil mi?</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali ile Muhammed kurdu bu yolu</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>M&uuml;mine sa&ccedil;ıldı tarikat g&uuml;l&uuml;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Bir ulu derg&acirc;htır s&uuml;relim demi</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali ile Muhammed&rsquo;in aşkına </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ben gayrı nesne bilmezem</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Allah bir Muhammed Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Ouml;z&uuml;m&uuml; gayra salmazam</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Allah bir Muhammed Ali</em></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">SEYYİT İMADETTİN NESİMİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Alevi inancında 7 Ulu Ozandan biri olan Seyyid Nesimi, Irak / Bağdat&rsquo; ın Nesim</strong></span><span style="font-size: small;"> kasabasında yetişmiş, Diyarbakır y&ouml;resine yerleşen Azeri asıllı </span><span style="font-size: small;"><strong>T&uuml;rkmen&rsquo;lerdendir</strong></span><span style="font-size: small;">. Halep&rsquo;te, asıl adı </span><span style="font-size: small;"><strong>Ebu Abdullah H&uuml;seyin bin Mansur el Beyzavi el Hallac</strong></span><span style="font-size: small;"> olan Alevi / Bektaşi l</span><span style="font-size: small;">iterat&uuml;r&uuml;nde genellikle </span><span style="font-size: small;"><strong>Hallacı Mansur</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> ismi ile anılan zatın (Enel &ndash; Hak</strong></span><span style="font-size: small;"> / Vahdet- i V&uuml;cud -/-Tanrı ile varlığın b&uuml;t&uuml;nleşmesi) felsefesini dile getirdiği i&ccedil;in </span><span style="font-size: small;"><strong>derisi</strong><strong> y&uuml;z&uuml;lerek 1417</strong></span><span style="font-size: small;"> yılında </span><span style="font-size: small;"><strong>Halepte</strong></span><span style="font-size: small;"> şehit edilmiştir. (Bazı tarihler ise bu şehadetin 1403 yılı olduğunu yazarlar)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">(Hallacı Mansur Hicri </span><span style="font-size: small;"><strong>244</strong><strong> / Miladi 858</strong></span><span style="font-size: small;"> yılında Beyza yakınlarında bir kasaba olan </span><span style="font-size: small;"><strong>Tur&rsquo;da</strong></span><span style="font-size: small;"> doğmuştur.26 Mart </span><span style="font-size: small;"><strong>922</strong><strong> de Abbasi Halifesi Muktedir&rsquo;in</strong></span><span style="font-size: small;"> emri ile Bağdat&rsquo;ta asılarak, uzuvları kesilerek işkence ile &ouml;ld&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Hallacı Mansur&rsquo;un babası M&uuml;sl&uuml;man, dedesi ise </span><span style="font-size: small;"><strong>Mezdek</strong></span><span style="font-size: small;"> inancındandır. Hallac-ı Mansur bazende </span><span style="font-size: small;"><strong>Muhammed bin Ahmet el-Faris</strong></span><span style="font-size: small;">i adını kullanmıştır)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ey benim Şahım, sığınağım, </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Fazlı Rahmanım Ali,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Selam ey Şah-ı Merdan Ali </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Selam ey Fazl-ı Yezdan Ali! </em></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">ŞAH İSMAİL&rsquo;İN (ŞAH HATAYİ) G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Alevi inancında</span><span style="font-size: small;"><strong> 7 Ulu Ozandan </strong><strong>biri olan Şah İsmail Hatayi, </strong></span><span style="font-size: small;">Azeri asıllı </span><span style="font-size: small;"><strong>T&uuml;rkmen&rsquo;dir</strong><strong>. </strong></span><span style="font-size: small;">Babası <strong>Şeyh Haydar</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>, anası Akkoyunlu h&uuml;k&uuml;mdarı Uzun Hasan&rsquo; ın kızı Alemşah Halime Beg&uuml;m Sultan&rsquo;dır. 1487 yılında G&uuml;ney Azerbaycan&rsquo; ın Erdebil</strong></span><span style="font-size: small;"> kentinde doğmuştur. Alevilerinin Cemlerinde deyişleri en &ccedil;ok okunan </span><span style="font-size: small;"><strong>7 Ulu Ozandan</strong></span><span style="font-size: small;"> biridir. Şah İsmail Hatayi, 1500 yılında Erzincan&rsquo;nın <strong>Sarıkaya</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> Yaylasında, Seyyid</strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Ocakları</strong></span><span style="font-size: small;"> mensubu <strong>Dedeler</strong></span><span style="font-size: small;"> ile T&uuml;rkmen aşiret ve oba beylerinin katıldığı b&uuml;y&uuml;k <strong>T&uuml;rkmen kurultayına</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> başkanlık etmiş ve 9 Eyl&uuml;l 1502</strong> tarihinde de Tebriz&rsquo;de &ldquo;</span><span style="font-size: small;"><strong>Safevi T&uuml;rkmen Kızılbaş Devletini&rdquo;</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> kurmuştur. Osmanlı padişahı Yavuz&rsquo; la 19 Mart 1514</strong></span><span style="font-size: small;">&rsquo; te yaptığı <strong>&Ccedil;aldıran</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> Savaşını kaybetmiş, 1524</strong> &lsquo; te </span><span style="font-size: small;"><strong>37 yaşında</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> iken Azebaycan&rsquo; da Hakk&rsquo;a y&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;r. </strong>Kabri <strong>Erdebil&rsquo;</strong><strong> dir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Sufi M</em></span><span style="font-size: small;">ezhebimin Nesin Sorarsın&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>G&ouml;zl&uuml;ye Gizli Yok Ya Sen Ne Dersin&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Eğnimize Kırmızılar Giyeriz&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Halimizce Her Manadan Duyarız&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Katarda İmam Cafer&rsquo;e Uyarız&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz</em></strong><em>&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Her Kimin</em></span><span style="font-size: small;"> Ki &Ccedil;erağını Hak Yakar</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>M&uuml;min Olanları Katara &Ccedil;eker</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Aslımız On İki İmama &Ccedil;ıkar</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Biz T&uuml;ccar Değiliz Alıp Satmayız</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Erkan G&ouml;zetiriz Yoldan Sapmayız</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>G&ouml;nl&uuml;m&uuml;z Ganidir Kibir Tutmayız</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz</em></strong><em>.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Muhammed </em></span><span style="font-size: small;">Ali&rsquo;dir Kırkların Başı&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Uralım Yezid&rsquo;e Laneti Taşı&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>H&uuml;nkar Hacı Bektaş Veli&rsquo;dir Eşi&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Baharda A&ccedil;ılır Gonca G&uuml;l&uuml;m&uuml;z</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ol Dergaha Doğru Gider Yolumuz</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>On İki İmam İsmin Okur Dilimiz</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Şah Hatayi&rsquo;m Eyd&uuml;r</em></span><span style="font-size: small;"> Muhammed Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Onlardan &Ouml;ğrendik Erkanı Yolu</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali Muhammed&rsquo;dir Muhammed Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz</em></span></p>
<p style="font-family: Arial; font-weight: bold;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">FUZULİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Alevi inancında 7 Ulu Ozandan biri olan Fuzili&rsquo;nin asıl adı Mehmet&rsquo;tir.</strong></span><span style="font-size: small;"> 1504&rsquo; te Kerk&uuml;k te doğmuştur, Kerk&uuml;k&rsquo;te </span><span style="font-size: small;"><strong>Bayat T&uuml;rkmen</strong><strong> boyunun Karyağdı </strong></span><span style="font-size: small;"> soyundan gelmektedir. </span><span style="font-size: small;">Kitaplar, Fuzuli&rsquo; nin en b&uuml;y&uuml;k dileğinin uzun yıllar başında beklediği ve g&ouml;n&uuml;ll&uuml; bek&ccedil;ilik yaptığı, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in kabrinin bulunduğu </span><span style="font-size: small;"><strong>Kerbela&rsquo;da</strong></span><span style="font-size: small;"> &ouml;lmek olduğunu ve bunu vasiyetinde belirttiği i&ccedil;in, veba hastalığı salgını sırasında Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;kten sonra naaşının orada kaldırıldığını yazarlar. Fuzuli&rsquo; nin en &ouml;nemli yapıtı Kerbela olayını da anlatan &ldquo;</span><span style="font-size: small;"><strong>Hadikat&rsquo;</strong><strong> &uuml;s - S&uuml;eda</strong></span><span style="font-size: small;">&rdquo; (Saadete Erenlerin Bah&ccedil;esi) adını taşıyan &ccedil;alışmasıdır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>D&uuml;şt&uuml; H&uuml;seyin atından Sahra-i Kerbela&rsquo;ya,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ci</em></strong><em>bril koş haber ver Sultan&rsquo;ı Enbiyaya</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>........................</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şukr-ı Huda ki s&acirc;ye fekendest ber serem,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>İkbal-i m&uuml;sted&acirc;m-ı t&uuml; ya Murtez&acirc; Ali,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Behr-i necat ber heme &ccedil;&uuml;n t&acirc;at-ı Hud&acirc;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Farzest iktiram-ı t&uuml; ya Murtez&acirc; Ali, </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>M&acirc;nend-i K&acirc;&rsquo;be ma&rsquo;bed- ins u melaikest,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Her c&acirc; buved makaam-ı t&uuml; ya Murtez&acirc; Ali, </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Her lehze miresed be Fuz&uuml;li hezar feyz </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ez h&acirc;n-ı &acirc;m-ı l&ucirc;tf-ı t&uuml; ya Murtez&acirc; Ali.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>T&uuml;rk&ccedil;esi</strong></span><span style="font-size: small;">: Ş&uuml;k&uuml;r olsun Tanrıya ki ya </span><span style="font-size: small;"><strong>Murteza Ali,</strong><strong> senin daimi ikbalin, </strong></span><span style="font-size: small;">başıma g&ouml;lge salmıştır. Sana h&uuml;rmet etmek kurtuluş i&ccedil;in Tanrıya ibadet gibi herkese farzdır. Makamın neresiyse orası, K&acirc;be gibi insanlarıın da ibadetg&acirc;hıdır, meleklerin de. L&ucirc;tfunun umumi ve ş&acirc;mil sofrasından Fuz&uuml;li&rsquo;ye her an binlerce feyiz erişmektedir.</span><span style="font-size: small;"><sup>(55)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>YEMİNİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Alevi inancında 7 Ulu Ozandan biri olan ve asıl </strong></span><span style="font-size: small;">adı <strong> Fazıl oğlu Mehmet</strong></span><span style="font-size: small;"> olan <strong>Yemini,</strong></span><span style="font-size: small;"> 15. y&uuml;zyılın sonu ile </span><span style="font-size: small;"><strong>16</strong></span><span style="font-size: small;">. y&uuml;zyılın ilk yarısında </span><span style="font-size: small;"><strong>Tuna</strong></span><span style="font-size: small;"> Irmağı b&ouml;lgesinde yaşadı. </span><span style="font-size: small;"><strong>1519&rsquo;da </strong></span><span style="font-size: small;"> yazdığı ve </span><span style="font-size: small;"><strong>Alevilerce</strong><strong> kutsal kabul edilen, Hz. Ali&rsquo; nin mitolojik</strong></span><span style="font-size: small;"> yaşamını konu edinen </span><span style="font-size: small;"><strong>&ldquo;Faziletname&rdquo;</strong></span><span style="font-size: small;"> (Erdem kitabı) adındaki </span><span style="font-size: small;"> <strong>7300</strong></span><span style="font-size: small;"> beyitten oluşan manzum bir eseri bulunmaktadır. Bir erdem kitabı olan bu kitap, </span><span style="font-size: small;"><strong>Hz. Ali&rsquo;</strong></span><span style="font-size: small;">nin yaşamının, </span><span style="font-size: small;"><strong>ehlibeyt</strong><strong> ve Hz. Ali sevgisinin yoğun</strong></span><span style="font-size: small;"> bir bi&ccedil;imde işlendiği </span><span style="font-size: small;"><strong>temel</strong></span><span style="font-size: small;"> yapıtlarından biri</span><span style="font-size: small;">dir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Dediler ki keramet kanı Hayder</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Dayanmaz derdimin derrnanı Hayder</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kamu m&uuml;min&rsquo;lerin kalbinde mihrin</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Olubdur dini hem imanı Hayder.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İmam&uuml;&rsquo;l M&uuml;ttekinsin bell&uuml; bayık</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Erenler merdinin merdan&rsquo;ı Hayder</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Cemad&rsquo;a dil verirsin emr-i Yezdan</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Verir nutkun &ouml;l&uuml;ye ca</em></span><span style="font-size: small;">nı Hayder.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>VİRANİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Alevi inancında 7 Ulu Ozandan biri olan Virani,</strong></span><span style="font-size: small;"> 16<strong>. </strong></span><span style="font-size: small;">Y&uuml;zyılda <strong>Eğriboz</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> adasında doğmuştur. Hurufiliği benimsemiş bir </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>Bektaşi</strong> ozanıdır. Bir s&uuml;re </span><span style="font-size: small;"><strong> Necef&rsquo;</strong><strong>te Hz. Ali&rsquo;nin t&uuml;rbesinde t&uuml;rbedarlık</strong></span><span style="font-size: small;"> yapmıştır. Virani, Balkanlarda </span><span style="font-size: small;"><strong>Demir Babadan</strong></span><span style="font-size: small;"> babalık icazeti almış, </span><span style="font-size: small;"><strong>Hz. Ali&rsquo;</strong></span><span style="font-size: small;"> ye olan aşkını dile getiren &ccedil;ok sayıda <strong>şiir</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> yazmıştır. Virani&rsquo; ye g&ouml;re &ldquo;Evrende ve b&uuml;t&uuml;n nesnel varlıklarda</strong> <strong>g&ouml;r&uuml;nen&rdquo;</strong><strong> Hz. Ali&rsquo; dir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İstemem alemde gayrı meyvayı</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Tadına doyulmaz balımdır Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İstemem eşyayı verseler dahi</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Kokmazam s&uuml;nb&uuml;l&uuml; g&uuml;l&uuml;md&uuml;r Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;mdir kadehim Ali&rsquo;mdir şişe</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;m sahralarda morlu menekşe</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;m dolu yedi iklim d&ouml;rt k&ouml;şe</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;m saki Kevser dolumdur Ali</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali vahid şah-ı Resul kibriya</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İmam Hasan H&uuml;seyn Şah-ı Kerbela</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İmam Zeynel-Aba </em></span><span style="font-size: small;">ol sahib-liva</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>B&uuml;k&uuml;ld&uuml; kametim dalımdır Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhamrned Bakır&rsquo;dır tendeki canım</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ca&rsquo;fer&uuml;s -Sadık&rsquo;tır dinim imanım</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Musa-i Kazım&rsquo;dır derde dermanım</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Varlığım kalmadı malımdır Ali</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Aliyy&uuml;r -Rıza&rsquo;dır Şah-ı Horasan</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Taki ile Naki g&ouml;sterdi burhan</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hasan&uuml;l-Askeri mah</em></span><span style="font-size: small;">-ı dırahşan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Yokladım talihim falımdır Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhamrned Mehdi&rsquo;dir sahib&uuml;z-zaman</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Oniki İmam&rsquo;a kul oldum heman</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ma&rsquo;sum-ı pakandır envar -ı cihan</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Esrar-ı Huda&rsquo;ya alemdir Ali</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Virani&rsquo;yem d&uuml;şt&uuml;m şimdi derdine</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>V&uuml;cudum gark oldu &ccedil;ile bendine</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>G&ouml;n&uuml;l sormaz oldu kendi kendine</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>S&ouml;yler dehanımda dilimdir Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>KUL HİMMET&rsquo;İN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Alevi inancında 7 Ulu Ozandan biri olan Kul Himmet,</strong></span><span style="font-size: small;"> Tokat / <strong>Almus</strong><strong> il&ccedil;esi / Varsıl</strong></span><span style="font-size: small;"> k&ouml;y&uuml;ndendir. <strong>16</strong></span><span style="font-size: small;">. Y&uuml;zyılın ikinci yarısında yaşamıştır. B&uuml;t&uuml;n nefeslerinde <strong> Hz. Ali, 12 İmamlar</strong></span><span style="font-size: small;"> ve </span><span style="font-size: small;"><strong>Hacı Bektaş Veli&rsquo;</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>yi b&uuml;y&uuml;k bir i&ccedil;tenlikle anlatır. &Ouml;l&uuml;m</strong> ve </span><span style="font-size: small;"><strong>doğum</strong></span><span style="font-size: small;"> Kul Himmet&rsquo; in nefesleri <strong>Alevi</strong></span><span style="font-size: small;"> Cemlerinin vazge&ccedil;ilmez nefesleri arasındadır. İyi bir tekke eğitimi g&ouml;ren Kul Himmet in, Pir Sultan Abdal&rsquo;a bağlı olduğu, onun &ccedil;evresinde yetiştiği, onun </span><span style="font-size: small;"><strong>m&uuml;ridi</strong></span><span style="font-size: small;"> olup onu izlediği şiirlerinden a&ccedil;ık&ccedil;a anlaşılmaktadır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">tarihleri belli değildir.</span><span style="font-size: small;"><sup> (56) </sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bug&uuml;n y&acirc;r bize geldiG&uuml;lleri taze geldi&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Ouml;n&uuml;nde Kanber ile, Ali Murtaza geldi.&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali benim m&acirc;hımdır, K&acirc;be kıbleg&acirc;hımdır</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Mir&rsquo;a&ccedil;&rsquo;taki Muhammed. O benim padiş&acirc;hımdır.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &hellip;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şu benim sevdiğim Muhammed Ali</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kumru dost dost dey&uuml; &ouml;ten Ali&rsquo;dir&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sakınan &ccedil;ağıran mahrum mu kalır&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şu sefiller carına yeten Ali&rsquo;dir&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali&rsquo;m tutdu Z&uuml;lfik&acirc;r&rsquo;ın sapını</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>D&ouml;nd&uuml;rdi k&acirc;firin dine hepini</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Mağribde attı kudret topunu</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Maşrıkta uzatıp tutan A</em></span><span style="font-size: small;">li&rsquo;dir.</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">KAYGUSUZ ABDAL&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Anadolunun bazı y&ouml;relerinde adı 7 Ulu Ozandan biri olarak anılan Kaygusuz Abdal&rsquo;ın asıl adı Al&acirc;eddin Gayb&icirc;&rsquo;dir. Padisah II. Murat (1421-1451) d&ouml;neminde ve 1341-1444 yılları arasında yaşadığı, babasının Alaiye (</strong></span><span style="font-size: small;">Alanya) Beyi <strong>H&uuml;sameddin Mahmud</strong></span><span style="font-size: small;"> olduğu s&ouml;ylenr. Doğduğu ve &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; yer ve yıl kesin olarak bilinmiyor. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Abdal Musa&rsquo;nın,Elmalı&rsquo;daki dervişlerindendir. Uzun yıllar orada hizmet ettikten ve Rumeli&rsquo;yi gezdikten sonra Mısır&rsquo;a giderek </span><span style="font-size: small;"><strong>Kahire&rsquo;de</strong><strong>, Kasr-&uuml;l ayn dergahını kurmuştur. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;ye İsmullah derler,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Y&uuml;z&uuml;ne secde ederler,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Taş yerine koyarlar,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Koyamazsın demedim mi?&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bu Kaygusuz ezeliden,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Himmet almış ol Veliden,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Oku ilmini Ali&rsquo;den,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Doyamazsın demedim mi? </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kılı&ccedil; sallar Yezidlerin kasdına</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali Z&uuml;lfikar&rsquo;ın almış destine </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>T&uuml;men t&uuml;men gen&ccedil; Ali&rsquo;nin &uuml;st&uuml;ne </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Erler gelir şahım Abdal Musa&rsquo;ya.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Her matem ayında kanlar d&ouml;k&uuml;l&uuml;r </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Demine H&uuml; dey&uuml; g&uuml;lbank &ccedil;ekilir </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Uyandırıp Hak &ccedil;ırağı yakılır</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Erler gelir şahım Abdal Musa&rsquo;ya.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>SİVAS / MADIMAK ŞEHİTLERİNİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE HZ. ALİ</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>MUHLİS AKARSU&rsquo;NUN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Muhlis Akarsu,</strong></span><span style="font-size: small;"> 1948 yılında Sivas / </span><span style="font-size: small;"><strong>Kangal</strong><strong> il&ccedil;esi Minarekaya </strong></span><span style="font-size: small;"> k&ouml;y&uuml;nde doğdu. K&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşlarda katıldığı muhabbetlerde ve cemlerde </span><span style="font-size: small;"><strong>Alevi - Bektaşi</strong></span><span style="font-size: small;"> felsefesini &ouml;ğrendi, saz &ccedil;alıp t&uuml;rk&uuml; s&ouml;ylemeye ve beyitler okumaya başladı. Alevi ozanlarında</span><span style="font-size: small;">n, <strong>Pir Sultan</strong><strong>, Şah Hatayi, Kul Himmet, Nesimi &Ccedil;imen, Karacaoğlan,</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>Aşık Emrah</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>, Aşık Davut Sulari</strong></span><span style="font-size: small;">, Aşık </span><span style="font-size: small;"><strong>Mahzuni</strong><strong> Şerif&rsquo;den</strong></span><span style="font-size: small;"> etkilendi ve onların deyişlerini okudu. 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak katliamında eşi </span><span style="font-size: small;"><strong>Muhibe Akarsu </strong></span><span style="font-size: small;">ile birlikte yaşamını yitirdi.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Nasıl methedeyim Sultanım seni</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Binbir ismin vardır birisi Ali.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Keramet sahibisin Bektaşi Veli</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Dağların odunu bilmez Ali&acute;yi.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali ger&ccedil;eklerin elbet dostudur</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali inkarların elbet hasmıdır</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali Muhammed&acute;in &ouml;b&uuml;r ismidir</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ebu Sufyan oğlu bilmez Ali&acute;yi.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Akarsu hak i&ccedil;in yanar dediler</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Geldi ge&ccedil;ti Bektaşiler, Veliler</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Nice deryalarda y&uuml;zer gemiler</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Her derya gemisi bilmez Ali&acute;yi.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>NESİMİ &Ccedil;İMEN&rsquo;İN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Nesimi &Ccedil;imen, </strong></span><span style="font-size: small;">Adana / <strong>Saimbeyli</strong></span><span style="font-size: small;"> il&ccedil;esinde 1931 yılında doğdu, Daha sonra t&uuml;m ailesiyle Kayseri, <strong>Sarız</strong></span><span style="font-size: small;"> il&ccedil;esine yerle</span><span style="font-size: small;">şti. </span><span style="font-size: small;"><strong>Hatayi, Pir Sultan Abdal</strong></span><span style="font-size: small;"> ve diğer <strong>ozanların</strong></span><span style="font-size: small;"> <strong>nefeslerini</strong></span><span style="font-size: small;"> s&ouml;yleyerek kendisini tanıttı. </span><span style="font-size: small;"><strong> 2 Temmuz 1993</strong><strong> g&uuml;n&uuml; Sivas / Madımak</strong></span><span style="font-size: small;"> katliamında yaşamını kaybeti.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Gel Dilber Ağlatma Beni Şah&rsquo;ı Merdan Aşkına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Du Cihanın Ranıması Şii Yezdan Aşkına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Şahım Hasan Pir H&uuml;seyin Kerbela Meydan İ&ccedil;in</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>L&uuml;tfedip Bağışla C&uuml;rm&uuml;m Ali S&uuml;phan Aşkına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ey Virani &Ccedil;ıkma Yoldan Doğru Raha Gel Beri</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhabbet Şevkat Senindir Ey Hasan-&Uuml;l Askeri</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Evliyalar Serfirazı Hacı Bektaş-I Veli</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sen Ganisin Ver Muradı Devri Mihtan Aşkına</em></strong></span><span style="font-size: small;"><sup>(57) </sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>ALİ &Ccedil;AĞAN&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>20 Şubat 1962</strong></span><span style="font-size: small;"> tarihinde Erzurum / </span><span style="font-size: small;"><strong>Şenkaya</strong></span><span style="font-size: small;"> il&ccedil;esi </span><span style="font-size: small;"><strong>Aydoğdu</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> k&ouml;y&uuml;nde doğan Ali &Ccedil;ağan Sivas / Madımak katliamından sağ kurtulanlardır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hasret yarasında t&uuml;kenmez sızı</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>G&uuml;n ge&ccedil;er g&ouml;n&uuml;lden &ccedil;ıkarma bizi</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Alnında parlayan z&ouml;hre yıldızı</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Şahlar şahı merdan Ali aşkına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Milliyetim insan, d&uuml;nya&rsquo;dır yurdum</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>İnsanı kamilde mevlayı buldum</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ele, bele, dile sahip kul oldum</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>H&uuml;nkar Hacı Bektaş Veli aşkına</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Ccedil;ağan Ali dost yoluna ol turab</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>G&ouml;n&uuml;ller şen olsun, kalmasın harap</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Aşkın badesinden bir damla şarap</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Kırkların sunduğu dolu aşkına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>ERENLERİN ve OZANLARIN G&Ouml;Z&Uuml; İLE HZ. ALİ</strong></span><span style="font-size: small;"><sup>(58)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>YUNUS EMRE&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">B&uuml;y&uuml;k Alevi / Bektaşi</span><span style="font-size: small;"><strong> Tasavvuf </strong></span><span style="font-size: small;">şairlerinden</span><span style="font-size: small;"> <strong> Yunus Emre&rsquo;nin, 1238</strong></span><span style="font-size: small;"> yılında doğduğu ve </span><span style="font-size: small;"><strong>1320&rsquo;de</strong></span><span style="font-size: small;"> Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r sanılıyor. <strong>Hacı Bektaş Veli</strong></span><span style="font-size: small;"> bendelerinden ve <strong>Taptuk Emre&rsquo;nin</strong></span><span style="font-size: small;"> dervişlerinden olan Yunus&rsquo;un, Anadolu&rsquo;nun bir &ccedil;ok b&ouml;lgesinde iddia edilen mezarları olmasına rağmen <strong>Eskişehir</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> civarında yaşadığı sanılıyor. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali almış sancağını eline</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Ccedil;ekilip giderler mahşer yerine&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hasan&rsquo;ı H&uuml;seyn&rsquo;i almış yanına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ah &uuml;mmetim deyu ağlar Muhammed.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yunus eder gelin kadrin bilelim&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Fırsat elde iken tevhid edelim</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ruhu i&ccedil;in salavat getirelim</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ah &uuml;mmetim deyu ağlar Muhammed</em></strong></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">BALIM SULTAN&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Hacı Bektaş Veli&rsquo;den sonra <strong>Bektaşiliğe</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> ciddi bir kurum niteliği kazandıran, onu d&uuml;zenli bir ocağa d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren bir kişi diye bilinen Balım Sultan&rsquo;ın 1516 da vefat ettiği sanılıyor. En &ouml;nemli icraatlarından biri </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>Osmanlı</strong> Padişahı </span><span style="font-size: small;"><strong>Sultan 2. Beyazit&rsquo;i</strong></span><span style="font-size: small;">, sıradan bir katılımcı sıfatı ile </span><span style="font-size: small;"><strong>Cem ayinine</strong></span><span style="font-size: small;"> dahil etmek olmuştur. Şiirle</span><span style="font-size: small;">rinde &sbquo;&rdquo;</span><span style="font-size: small;"><strong>Ş&acirc;h-i merd&acirc;n gibi ere tapının, Kim idi bek&ccedil;isi o d&ouml;rt kapunun&rdquo; &ouml;rneğinde g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi b&uuml;y&uuml;k bir Hz. Ali aşkı g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> Bazı kaynaklar onun Ehl-i Beyt </strong></span><span style="font-size: small;">soyundan olduğunu vurgularkeni&ouml; diğer başka kaynaklar ise </span><span style="font-size: small;"><strong>Arnavut</strong></span><span style="font-size: small;"> k&ouml;kenli olduğunu belirtmektedir</span><span style="font-size: small;">ler. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Benim sevdiceğim Ali&rsquo;dir </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali Ali&rsquo;yi sevenler olmaz mı deli </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Pirimin elinden i&ccedil;mişim dolu </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali&rsquo;yi seversen değme yarama</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>H&uuml;dai&rsquo;nin G&ouml;z&uuml; ile</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Tasavvuf</strong></span><span style="font-size: small;"> şiir ve deyişleri ile tanınan asıl adı </span><span style="font-size: small;"><strong>Sabri Orak </strong><strong>olan Aşık H&uuml;dai</strong></span><span style="font-size: small;">, 1940&rsquo;da Maraş / </span><span style="font-size: small;"><strong>G&ouml;ksun</strong></span><span style="font-size: small;"> il&ccedil;esi Yoğunoluk k&ouml;y&uuml;nde doğdu. K&uuml;&ccedil;&uuml;kken saz &ccedil;almayı &ouml;ğrenen Ozan, okuma yazmayı asker de &ouml;ğrendi.Giderek geliştirdiği &ccedil;alışmalarında bir &ccedil;ok alanda &ouml;d&uuml;ller alan H&uuml;dai Baba, <strong> 23 Kasım 2001</strong></span><span style="font-size: small;"> de Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Faydası olmayan bahardan yazdan,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Y&uuml;ce dağ başının kışı daha makbuld&uuml;r.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Cahilin yaptığı sohbetten s&ouml;zden</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali&rsquo;min hayali d&uuml;ş&uuml; makb&uuml;ld&uuml;r.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Lokma yeme namert olan elinden,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Sonra kurtulamazsın acı dilinden,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Namertlerin kaymağından balından,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Merdin kuru yaban aşı makbuld&uuml;r.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>H&uuml;dayi konuşur bir ince dilden</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hal ehli olmayan ne bilsin halden</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Bilgisiz, g&ouml;rg&uuml;s&uuml;z, duygusuz bir kuldan</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>&Ouml;l&uuml;lerin mezar taşı&nbsp;makbuld&uuml;r</em>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>ABDAL MUSA SULTAN&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Anadolu&rsquo;nun &uuml;nl&uuml; Evliyalarından ve Ozanlarından olan </span><span style="font-size: small;"><strong>Abdal Musa Sultan</strong></span><span style="font-size: small;">, aslen Azerbaycan&rsquo;ın </span><span style="font-size: small;"><strong>Hoy</strong></span><span style="font-size: small;"> kasabasından Anadolu&rsquo;ya gelmiş ve Antalya / Elmalı / </span><span style="font-size: small;"><strong>Tekke</strong></span><span style="font-size: small;"> k&ouml;y&uuml;nde, &ouml;nemli bir dergah kurmuştur. Rivayete g&ouml;re </span><span style="font-size: small;"><strong>Hacı Bektaş Veli&rsquo;nin </strong></span><span style="font-size: small;"><strong> &ouml;nemli Halifelerindendir ve amcası Haydar Ata&rsquo;nın oğlu, Hasan Gazi&rsquo;nin</strong></span><span style="font-size: small;"> oğludur. </span><span style="font-size: small;"><strong> Kaygusuz Abdal </strong></span><span style="font-size: small;">Menkıbesinde &ldquo;</span><span style="font-size: small;"><strong>K&ouml;sre Musa</strong></span><span style="font-size: small;">&rdquo; adıyla da anılır.&nbsp;14. Y&uuml;zyılda yaşamış olan Evliyanın Anadolu erenleri i&ccedil;inde ki makamı <strong>Sultanlık</strong></span><span style="font-size: small;">, mertebesi </span><span style="font-size: small;"><strong>Abdallıkdır</strong></span><span style="font-size: small;">. Pir evindeki hizmet postu ise, &ldquo;</span><span style="font-size: small;"><strong>Ayak&ccedil;ı Postu&rdquo;dur</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>. Bu post Bektaşi tarikatındaki on iki posttan on birincisi olup, diğer adı &ldquo;Abdal Musa Sultan Postu</strong>&rdquo;dur. </span><span style="font-size: small;">Ayak&ccedil;ılık, Abdallık mertebesidir</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammed Ali&rsquo;nin kıldığı dava,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yok meydanı değil, var meydanıdır.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammed Kırklar&rsquo;a niyaza geldi,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ar meydanı değil, er meydanıdır.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Abdal Musa Sultan ger&ccedil;ek er ise,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ali&rsquo;yi sevenler muhip yar ise</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hakk&rsquo;ın maksuduna erem der isen,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Urganı boynunda dar dediler.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>AŞIK MAHZUNİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE:</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Aşık Mahsuni Şerif, </span><span style="font-size: small;"><strong>3 Ocak 1943</strong><strong> tarihinde Afşin&rsquo;e </strong></span><span style="font-size: small;"> bağlı </span><span style="font-size: small;"><strong>Ber&ccedil;enek</strong></span><span style="font-size: small;"> k&ouml;y&uuml;nde doğdu. 1956 yılında Mersin </span><span style="font-size: small;"><strong> Astsubay</strong></span><span style="font-size: small;"> Hazırlama Okuluna girdi. 1959&rsquo;da </span><span style="font-size: small;"><strong>Ordonat Tekniker</strong></span><span style="font-size: small;">olarak Ankara Ordonat Tekniker Okuluna geldi ve bir s&uuml;re sonra Askeriyeden ayrılmak durumunda kaldı. </span><span style="font-size: small;"><strong>T&uuml;rk Halk</strong></span><span style="font-size: small;"> m&uuml;ziğine olan ilgisi sonucu bir gurup aşık ile <strong>Aşıklar Derneğini</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> kurdu. Anadolu Ozanlarından, &ouml;zellikle Pir Sultan&rsquo;dan</strong> son derece etkilendi. Y&uuml;zl</span><span style="font-size: small;">erce kaset ve beste yaptı. <strong>17 Mayıs 2002</strong></span><span style="font-size: small;"> tarihinde Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Kabri, </span><span style="font-size: small;"><strong>Hacı Bektaş Vel</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>i&rsquo;nin mekanına yakın bir yerde defn edildi</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Uuml;ryan B&uuml;ryan Vardım Pir Dergahına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Medet Ya Muhammet Ya Ali Diyerek</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>G&ouml;n&uuml;l Verdim G&ouml;n&uuml;l Şahlar Şahına</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>H&uuml;nkar Hacı Bektaş Veli </em></span><span style="font-size: small;">Diyerek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hasan-&Uuml;l Asker&rsquo; i Ol Ali Aba</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Muhammet Mehciye Mest-&Uuml; Merhaba</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Serin Koymuş Serin<strong> Mahzuni Baba</strong></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yol Muhammet Ali Yolu Diyerek</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>SEYYİD ALİ SULTAN&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE:</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Bazı kaynaklara g&ouml;re <strong>Hacı Bektaş Veli&rsquo;nin oğlu</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> olduğu iddia edilen ve asıl ismi İbrahim</strong> olan</span><span style="font-size: small;">, Bektaşiler arasında <strong>Kızıl Deli</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> namı ile anılan Seyyid Ali Sultan</strong></span><span style="font-size: small;">, Pehlivanların Piri olarak da kabul edilir. Balkanlarda &ouml;nemli Bektaşi dergahlarının a&ccedil;ılımı ve gelişimini sağlamıştır. 1310- ile 1402 arasında yaşayan &ldquo;<strong>Hızır Lala&rdquo; </strong></span><span style="font-size: small;">veya</span><span style="font-size: small;"><strong> &ldquo;Hızır Lale</strong></span><span style="font-size: small;">&rdquo; lakabl</span><span style="font-size: small;">arı ile de tanınan<strong> Sultan&rsquo;ın </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>kabri Dimetoka, Demirviran k&ouml;y&uuml;nde, kurduğu Derg&acirc;hın bah&ccedil;esindedir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Can ile canan Ali, canda cananım Ali, </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Alemin &uuml;midi sensin Hacı Bektaş-ı Veli. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>KALENDER &Ccedil;ELEBİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Hacı</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>Bektaş Veli&rsquo;nin</strong></span><span style="font-size: small;"> torunlarından olduğuna inanılan ve <strong>Hacı Bektaş</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> Dergahı&rsquo;nda postnişin makamıinda (en y&uuml;ksek makam) da bulunmuş olan Kalender &Ccedil;elebi</strong></span><span style="font-size: small;"> 1476 yılında doğmuş, Osmanlıya karşı Orta Anadolu&rsquo;da başlayıp Toros ve g&uuml;neylere kadar uzanan Alevi ayaklanmasına &ouml;nderlik etmiş ve </span><span style="font-size: small;"><strong> 22 Haziran 1527&rsquo;de</strong></span><span style="font-size: small;"> pusuya d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lerek &ouml;ld&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Allah bir, Muhammed, Ali, Nazar eyle bari bana, </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İzz-&uuml; celalin aşkına, &Ccedil;ektirme şol zari bana </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Pirlere niyaz ederiz, Yalan d&uuml;nyayı nideriz </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Ouml;l&uuml;r&uuml;z hasret gideririz, G&ouml;ster şol didarı bana </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>G&Uuml;ZİDE ANA&rsquo;NIN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">18 Y&uuml;zyılda yaşayan ve kabri <strong>Hacı Bektaş</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> derg&acirc;hı avlusunda bulunan Feyzullah</strong></span><span style="font-size: small;"> &Ccedil;elebi&rsquo;nin kızı </span><span style="font-size: small;"><strong>G&uuml;zide</strong><strong> Ana</strong></span><span style="font-size: small;"> da aynı sevgi ve coşku ile </span><span style="font-size: small;"><strong>Hz. Ali sevgisini</strong><strong> dile getiriyor.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Medet Allah, ya Muhammed, ya Ali, </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Dertliyim derdime dermana geldim, </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bunlardan </em></span><span style="font-size: small;">kurtaran Bektaş Veli </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Dertliyim derdime dermana geldim. </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>SEYYİT ALİ &Ouml;ZSOY DEDE&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Seyyit Ali &Ouml;zsoy</strong></span><span style="font-size: small;">, 1907 yılında Sivas, </span><span style="font-size: small;"><strong>Sivrialan</strong></span><span style="font-size: small;"> k&ouml;y&uuml;nde doğdu. Anadolu Ozanlar ve Seyyitler geleneginde </span><span style="font-size: small;"><strong>Hz. Ali sevgisi</strong></span><span style="font-size: small;"> aynı b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k ve devamlılığı onda da g&ouml;r&uuml;</span><span style="font-size: small;">r&uuml;z.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Taş duvara karşı ibadet etmem </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Kıblem Muhammed, Kaben Ali&rsquo;dir </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Otuz iki farzdan bana s&ouml;z etme, </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Kıblem Muhammed, Kaben Ali&rsquo;dir. </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>ALİ KEMTERİ BABA&rsquo;NIN G&Ouml;Z&Uuml; İLE </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Ali Kemteri (Tuncay), 1872 da Bulgaristan&rsquo;ın</strong></span><span style="font-size: small;"> Ayvalı Burgaz ilinin (Ah-yolu) </span><span style="font-size: small;"><strong>Belveren</strong><strong> (B</strong></span><span style="font-size: small;">el&ouml;ren, B&ouml;leren) k&ouml;y&uuml;nde doğmuş, Amucalar / </span><span style="font-size: small;"><strong>Kebeler</strong></span><span style="font-size: small;"> soyundandır. Daha sonra ailesi </span><span style="font-size: small;"><strong>Abdal Ahmet</strong><strong> Baba&rsquo;nın</strong></span><span style="font-size: small;"> kurduğu <strong>Tekirdağ&rsquo;ının</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> Kılavuzlu k&ouml;y&uuml;ne g&ouml;&ccedil; etmiştir.1932 yılında &Ccedil;amlıca&rsquo;da ki Bektaşi Halife Babası Ali Nutki</strong></span><span style="font-size: small;"> dan Babalık icazetini alarak </span><span style="font-size: small;"><strong>M&uuml;rşit</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> olmuş</strong>tur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Kurban olayım yoluna, Şahı merdanım ya Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Rahim eyle garip kuluna, Dilde sultanım ya Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Kapında ihsana geldim, Aşk ile p&uuml;ryana geldim</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Dertliyim dermana geldim, Derde dermanım ya Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>ŞABAN SIRRI BABA&rsquo;NIN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Şaban Sırrı Baba, 1865 yılında Bulgaristan&rsquo;ın</strong></span><span style="font-size: small;"> Eski zağra ya (Stara Zagora) bağlı Kızanlık (Kazanlık) </span><span style="font-size: small;"><strong>Yenişark&ouml;y&rsquo;de</strong></span><span style="font-size: small;"> (Gorno nova selo) doğmuş, </span><span style="font-size: small;"><strong>Amuca</strong></span><span style="font-size: small;"> Kabilesini Şeyh Bedreddin&rsquo;i tarikatından <strong>Bektaşiliğe </strong></span><span style="font-size: small;"> ge&ccedil;iren </span><span style="font-size: small;"><strong>Abdal Ahmet Baba&rsquo;nın</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> oğludur. Bektaşiliği yanında pehlivanlığı da olan Şaban Sırrı Baba, Amucaların k&ouml;kl&uuml; boyu olan Abdallar soyundandır. Ayrıca </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>Derviş</strong></span><span style="font-size: small;"> ve Ozanlığı da vardır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hamd&uuml;l&uuml;lillah dilde verdiğim Mustafa nuri h&uuml;da</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Nuri vilayet kerem kanı ol Ali&rsquo;yel M&uuml;rteza</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ilımdan necat ile Şahım H&uuml;seyni hılk Rıza</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Yetiş </em></span><span style="font-size: small;">imdadıma Şahım H&uuml;seyin Kerbela.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>TEVFİK BEY BABA&rsquo;NIN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Trakya&rsquo;da yaşayan <strong>Bektaşilerden</strong></span><span style="font-size: small;"> ve Amucalar kolundandır. </span><span style="font-size: small;"><strong> Tevfik Bey Baba</strong></span><span style="font-size: small;">,1837&rsquo;da doğmuş 1896&rsquo;da s&uuml;rg&uuml;nde bulunduğu Trablusgarb&rsquo;ta Hak&rsquo;ka y&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;r. Kendisi <strong>Babalık</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> icazeti aldığı i&ccedil;in, Trakya&rsquo;nı</strong>n &ouml;nemli </span><span style="font-size: small;"><strong>Bektaşi</strong></span><span style="font-size: small;"> - <strong>Alevi</strong></span><span style="font-size: small;"> şair ve bilgin şahsiyetlerindedir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Saki dudağın lezzet balından</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>G&ouml;n&uuml;l arzu eder ider can değil mi?</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şer&acirc;bı t&acirc;libin rengi alından</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kızıl renge d&uuml;şen kan değilmi?</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Murtaza Ali&rsquo;nin in&acirc;yeti ile</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>C&uuml;mle Evliyanın kerameti ile</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ey-c&uuml;mle h&uuml;d&acirc;nı</em></span><span style="font-size: small;">n hid&acirc;yeti ile</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Tevfik bu mertebe ş&acirc;n değilmi?</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>HALİFE CAFER BABA&rsquo;NIN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Tekirdağ, <strong>Kılavuzlu</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> K&ouml;y&uuml;nde 1902&rsquo;da doğan Cafer Baba, Şair Ali Kemteri&rsquo;nin</strong></span><span style="font-size: small;"> oğludur.1946&rsquo;da Ey&uuml;p&rsquo;l&uuml; </span><span style="font-size: small;"><strong>Ali &Ouml;z&ouml;z </strong><strong>Halife Babadan, M&uuml;rşitlik</strong></span><span style="font-size: small;"> icazetnamesi alarak <strong>Baba</strong></span><span style="font-size: small;"> olmuş, Trakya&rsquo;nın &ouml;nemli <strong>Bektaşi</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> şahsiyetlerden ve Amucalar&rsquo;</strong></span><span style="font-size: small;">dandır. 1 Ağustos 1991&rsquo;da cumartesi g&uuml;n&uuml; Hakk&rsquo;ka y&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;r. Bektaşiliğe &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k emekleri olmuştur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Canda cananımdır Ali, Dilde mihmanımdır Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Kerem senden Şahım Ali, Ferahladı deli g&ouml;n&uuml;l</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Cafer Baba dile geldi, C&uuml;mlemizin y&uuml;z&uuml; g&uuml;ld&uuml;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Sakiden bir dolu geldi, Ferahladı deli g&ouml;n&uuml;l.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>AŞIK NOKSANİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Aşık Noksani </strong></span><span style="font-size: small;">isimli<strong>Anadolu&rsquo;da 19 ve 20. Y&uuml;zyılda </strong></span><span style="font-size: small;">&ccedil;ok sayıda ozan bilinmekle birlikte, </span><span style="font-size: small;"><strong>Noksani</strong></span><span style="font-size: small;"> mahlaslı deyişlerden hangisinin hangi </span><span style="font-size: small;"><strong>Noksani&rsquo;ye</strong></span><span style="font-size: small;">ait oldukları konusunda tam bir netlik yoktur. Ama bilinen Noksani mahlası kullanan t&uuml;m ozanların Hz. Ali, </span><span style="font-size: small;"><strong>Ehli Beyt</strong></span><span style="font-size: small;"> ve tasavvuf aşkı ile dolu olduklarıdır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kudret Kandilinde Balkıyıp Duran</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammet Ali&rsquo;nin Nurudur Billah</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Zuhur Edip Kuffarın Meskenin Yıkan</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Elinde Z&uuml;lfikar Ali&rsquo;dir Billah&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Noksaniyem Niyazımız Ustada</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Elinde Z&uuml;lfikar Hem Ehli Kanda </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bin Bir Donda Baş G&ouml;sterdi </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Aliyel Murtaza M&uuml;rşidimiz, B&uuml;lb&uuml;l&uuml;m&uuml;z Eyvallah</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>DAVUT SULARİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Davut Sulari</strong></span><span style="font-size: small;">, Erzincan&rsquo;ın <strong>&Ccedil;ayırlı</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> il&ccedil;esinde 1926 yılında doğdu. B&uuml;y&uuml;kannesinin erkek &ccedil;ocuğu olmadığı i&ccedil;in babası Veli,</strong></span><span style="font-size: small;"> &ccedil;ocuğunu </span><span style="font-size: small;"><strong>nenesine</strong></span><span style="font-size: small;"> vermiştir. N&uuml;fus kaydı <strong>Rindi Hanım&rsquo;ın</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> &uuml;zerine yapılmıştır. Dedesi Kaltık Mehmet Ağa tasavvuf şairidir. Dedesi gen&ccedil; Davut&rsquo;a saz &ccedil;alma şiir s&ouml;yleme ve t&uuml;rk&uuml; yakma zevkini aşıladı. 18 Ocak 1985 </strong></span><span style="font-size: small;">yaşamını</span><span style="font-size: small;"><strong>yitiren Davut Sulari&rsquo;nin </strong></span><span style="font-size: small;">asıl</span><span style="font-size: small;">soyadı<strong> Ağbaba&rsquo;dır. </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>Kızı Mevhibe Sulari</strong>, Sivas / </span><span style="font-size: small;"><strong> Madımak</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> katliamında yaşanını yitirenler arasındadır.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>&Ccedil;ek Katarı Ben Gelirim Peşine</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali Meydanına Varalım Hele </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Merhametin Yok Mu G&ouml;z&uuml;m Yaşına</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Pire Bağlı Olup Duralım Hele </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ey M&uuml;minler Ger&ccedil;ek Erler Merhaba </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ey Rehberler Ger&ccedil;ek Pirler Merhaba </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hazır Dostlar Hazır Yerler Merhaba</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Sakiler Sazları Kuralım Hele. </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Aşkıyla Perişan Davut Sulari</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhabbeti Baldır Kendisi Arı </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hazreti Ali&rsquo;nin Sır Z&uuml;lfikarı</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>İnkarın Boynuna Vuralım Hele</em></strong></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">DERVİŞ ALİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">19. Y&uuml;zyıl Alevi / </span><span style="font-size: small;"><strong>Bektaşi</strong></span><span style="font-size: small;"> ozanlarındandır. Yalın bir dille okuduğu Deyişlerinden </span><span style="font-size: small;"><strong>Sivas</strong></span><span style="font-size: small;"> k&ouml;yl&uuml;s&uuml; olduğu anlaşılmaktadır. seziliyor</span><span style="font-size: small;"><strong>. 2. Mahmut</strong></span><span style="font-size: small;"> d&ouml;neminde (1826) Yeni&ccedil;eriliğin kaldırılışından sonra </span><span style="font-size: small;"><strong>Anadolu</strong><strong> ve Rumeli&rsquo;deki</strong></span><span style="font-size: small;"> tekkelerin kapatılmasından duyduğu </span><span style="font-size: small;"><strong>&uuml;z&uuml;nt&uuml;</strong></span><span style="font-size: small;"> &uuml;zerine yazdığı nefesten, yeniden kuruluş ve kurtuluş i&ccedil;in <strong>Şah&rsquo;ın</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> yollarını g&ouml;zlediği anlaşılıyor. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yeri g&ouml;ğ&uuml; arşı k&uuml;rs&uuml; yaradan&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Men Ali&rsquo;den başka Tanrı g&ouml;rmedim&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yaradub kulunun kısmetin veren&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Men </em></strong><em>Ali&rsquo;den başka Tanrı g&ouml;rmedim.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bin bir ismi vardır bir ismi Allah&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Eğer inanmazsan hem vallah billah&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ademi g&ouml;rm&uuml;ş&uuml;m elhamd&uuml;lillah&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Men Ali&rsquo;den başka Tanrı g&ouml;rmedim<strong>.</strong></em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ali gibi er gelmedi cihane</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ana da buldular d&uuml;rl&uuml; bahane</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yedi kez uğradım ulu divane&nbsp;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Me</em></strong><em>n Ali&rsquo;den başka Tanrı g&ouml;rmedim. </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Derviş Ali&rsquo;m bu ikrara beli dir&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Dilim s&ouml;yler ama kendim delidir&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Allah bir Muhammed Tanrı Ali&rsquo;dir&nbsp;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Men Ali&rsquo;den başka Tann g&ouml;rmedim.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>AŞIK DAİMİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Son d&ouml;nemin en coşkulu </span><span style="font-size: small;"><strong>Alevi</strong></span><span style="font-size: small;"> Halk ozanlarından ve asıl adı<strong> İsmail Aydın </strong></span><span style="font-size: small;">olan</span><span style="font-size: small;"><strong> Aşık Daimi, </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>1932 yılında İstanbul&rsquo;da doğdu. </strong>Aslen</span><span style="font-size: small;"><strong> Erzincan&rsquo;ın Tercan </strong></span><span style="font-size: small;">il&ccedil;esindendir<strong>. </strong></span><span style="font-size: small;">Ali Babaoğullarından</span><span style="font-size: small;"><strong> olan </strong></span><span style="font-size: small;">babası<strong>, Birinci D&uuml;nya savaşı </strong></span><span style="font-size: small;"><strong>sıralarında İstanbul&rsquo;a g&ouml;&ccedil; etmiştir. </strong></span><span style="font-size: small;">Aşık Dami&rsquo;nin iki dedesi de saz şairidir</span><span style="font-size: small;"><strong>. 17 Nisan 1983 </strong><strong>tarihinde</strong></span><span style="font-size: small;"> aramızdan ayrıldı</span><span style="font-size: small;"><strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Evvel bizim ile ikrar eyleyip</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Sonra delalete batanlara yuf.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Gelip Cem&rsquo;imize Pazar eyleyip,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Anı da ağyara satanlara yuf.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Minnetimiz vardır ulu Celiye</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>İkrarımız Hacı Bektaş Veli&rsquo;ye</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Aşıkı Hak olan yardır Ali&rsquo;ye</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ehli </em></strong><em>aşkla taşlar atanlara yuf.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hakkın didarını g&ouml;rmektir kastım,</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Yoluna fedadır can ile postum</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>D&uuml;şmanına d&uuml;şman, dostuna dostum</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ol ağyara meyil katanlara yuf</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Can ile ser ile Hakka gelmeyip,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>İkiliği kalp evinden silmeyip,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Evladı Ali&rsquo;nin kadrin bilmeyip</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Gaflet uykusunda yatanlara yuf</em></strong><em>.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Daimi&rsquo;yem &ouml;lsem d&ouml;nmem s&ouml;z&uuml;mden</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Fark etmişem kemlik yoktur &ouml;z&uuml;mden</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ger&ccedil;ek olan belli olur g&ouml;z&uuml;nden</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Taşı mercan diye tutanlara yuf.</em></span><span style="font-size: small;"><sup>(59)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>GEN&Ccedil; ABDAL&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Gen&ccedil; Abdal&rsquo;ın Eskişehirli olduğu, Şeyh Gazi ve Ş&uuml;caeddin Veli</strong></span><span style="font-size: small;">tekkelerinde sade bir hayat yaşadığı,</span><span style="font-size: small;"><strong> 1874&rsquo;da</strong></span><span style="font-size: small;"> Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml; dışında kendisi fazla bilinmiyor. Şiirlerinde </span><span style="font-size: small;"><strong>Gen&ccedil; Abdal</strong><strong> yahut Genc&icirc;</strong></span><span style="font-size: small;"> mahlaslarını kullanmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Dergahına geldim niyaz eyledim.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Medet All&acirc;h, Y&acirc; Muhammed, Y&acirc; Ali.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Aşkın kitabından avaz eyledim.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Medet All&acirc;h, Y&acirc; Muhammed, Y&acirc; Ali.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Nideyim sef&acirc;yı, zevki d&uuml;nyada,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Budur mur&acirc;dımız ind-i Hud&acirc;&rsquo;da.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yarın mahşer g&uuml;n&uuml; koyma cez&acirc;da,</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Medet All&acirc;h, Y&acirc; Muhammed, Y&acirc; Ali.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Niyazım var &uuml;st&acirc;dıma, pirime.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Salav&acirc;t eylerim destigirime.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Katarından, d&icirc;d&acirc;rından ayırma.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Medet All&acirc;h, Y&acirc; Muhammed, Y&acirc; Ali.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Genc Abdal&rsquo;ım &ouml;z&uuml;m Hakk&rsquo;a bağlarım.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Coşkun sular gibi akar &ccedil;ağlarım.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Eşiğine y&uuml;z&uuml;m s&uuml;rer ağlarım.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Medet All&acirc;h, Y&acirc; Muhammed, Y&acirc; Ali.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>KALENDER ABDAL&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Kalender Abdal&rsquo;ın,19. YY.&rsquo;da yaşadığı tahmin ediliyor. Hakkında Bektaş&icirc;</strong></span><span style="font-size: small;"> m&uuml;ridi olması dışında fazla bilgi bulunmoyor. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>D&uuml;n gece seyrimde batın y&uuml;z&uuml;nde</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Allah bir Muhammed Ali&rsquo;yi g&ouml;rd&uuml;m</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Elif t&acirc;&ccedil; başında nikap y&uuml;z&uuml;nde</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>H&uuml;nk&acirc;r Hacı Bektaş Veli&rsquo;yi g&ouml;rd&uuml;m</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İ&ccedil;tim ol doluyu iman yetirdim</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Ccedil;ıkardım kisvetim ikrar yetirdim</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Menzil g&ouml;sterdiler ge&ccedil;tim oturdum</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Tığ-ı bentle bağlı belimi g&ouml;rd&uuml;m</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kalender Abdal&rsquo;ım koymuşam seri</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ş&uuml;k&uuml;r kurban kestim g&ouml;rd&uuml;m didarı</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Erenler serdarı ger&ccedil;ekler p&icirc;ri</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sultan Hacı Bektaş Veli&rsquo;yi g&ouml;rd&uuml;m</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>TURABİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Turabi</strong></span><span style="font-size: small;"> mahlaslı 7 ozan ve </span><span style="font-size: small;"><strong>Ehli Beyt Bendesi</strong></span><span style="font-size: small;"> bulunmakla birlikte, bunların hayatları ve beyitlerinin tasnifi tam olarak net değildir. Ancak hepsinin Alevi / Bektaşi oldukları </span><span style="font-size: small;"><strong>Ali Muhammed&rsquo;e</strong></span><span style="font-size: small;"> candan bağlı oldukları t&uuml;m ortak şiirlerde g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Turabi&rsquo;lerden biri <strong>Yanbolulu&rsquo;dur</strong><strong> ve Hacı T&uuml;rabi Dede-Ba</strong></span><span style="font-size: small;">ba</span><span style="font-size: small;"> olarak tanınır 1849&rsquo;da </span><span style="font-size: small;">Hacı</span><span style="font-size: small;"><strong>Bektaş</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> Tekkesi postundadır ve 1868&rsquo;da Hakka y&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;r ve Hacı Bektaş&rsquo;da defn edilmiştir. Bir şiirinde asıl adının Ali</strong></span><span style="font-size: small;"> olduğunu s&ouml;yler. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Diğerleri hakkında &ccedil;ok değişik ve farklı coğrafyaları kapsayan tasnif edilememiş bilgiler vardır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Adem, huri şu d&uuml;nyaya gelmeden </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Muhammed Ali&rsquo;nin nurun g&ouml;rd&uuml;n m&uuml; </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hak nasibin almış kudret eliyle </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>H&uuml;nkar Hacı Bektaş Piri g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Şu d&uuml;nyayı hamur edip yuğuran </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Dokuz baba d&ouml;rt anayı doğuran </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Hitabi Elestte bize &ccedil;ağıran </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Can i&ccedil;inde canan yari g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Gel gidelim Seyit Ali izine</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Y&uuml;z s&uuml;relim ayağının tozuna</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kırklar meydanında pir niyazina</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Dara Mansur olan eri g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Men&rsquo;aref sırrına sırdas kandedir</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Senden sana yakın yoldaş kandedir</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Yol g&ouml;steren sana kardaş kandedir</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ol sahi </em></span><span style="font-size: small;">alamet &Ccedil;arı g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>T&uuml;rabi Baba&rsquo;nin dilde imanı</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>On iki imam on yedidir erkanı</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Mihrab&uuml; minberde Seb&rsquo;ulmesani</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Cemalinde pirin varı g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>ALİ EKBER &Ccedil;İ&Ccedil;EK&rsquo;İN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Ali Ekber &Ccedil;i&ccedil;ek, 1935, Erzincan / Ulular</strong></span><span style="font-size: small;"> K&ouml;y&uuml; doğumludur. Babasını 1939 Erzincan depreminde yitirir ve &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaslarda yaşama atılır. </span><span style="font-size: small;">Bu arada </span><span style="font-size: small;"><strong>bağlamayı</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> &ouml;ğrenir ve Alevi</strong></span><span style="font-size: small;"> deyişlerinin </span><span style="font-size: small;"><strong>TRT&rsquo;de</strong></span><span style="font-size: small;"> aktarılmasında vesile olur. </span><span style="font-size: small;">Eserleri bir &ccedil;ok &uuml;lkede <strong>ders</strong></span><span style="font-size: small;"> olarak okutulmaya başlanır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ond&ouml;rt Bin yıl gezdim Pervanelikte</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sıtk-ı ismin buldum divanelikte</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>İ&ccedil;tim şarabını mestanelikte</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kırkların ceminde dara d&uuml;ş oldum</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kırkların ceminde Haydar Haydar dara d&uuml;ş oldum</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>G&uuml;ruh-u naci&rsquo;ye &ouml;z&uuml;m&uuml; kattım</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İnsan sıfatından &ccedil;ok geldim gittim</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>B&uuml;lb&uuml;l oldum Firdevs bağında &ouml;tt&uuml;m</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bir zaman g&uuml;l i&ccedil;in zara d&uuml;ş oldum</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bir </em></span><span style="font-size: small;">zaman g&uuml;l i&ccedil;in Haydar Haydar zara d&uuml;ş oldum.</span><span style="font-size: small;"><sup>(60)</sup></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">AŞIK B&Uuml;RYANİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Aşık B&uuml;ryani, 1926 yılında Urfa / Kısas&rsquo;ta doğmuştur. Asıl adı Hamdullah Aykut&rsquo;tur</strong></span><span style="font-size: small;">. Aşık </span><span style="font-size: small;"><strong>Dertli</strong><strong> Divani&rsquo;nin</strong></span><span style="font-size: small;"> de babasıdır. </span><span style="font-size: small;">&Ouml;nce <strong>Hamdullah</strong><strong> sonra Kemteri</strong></span><span style="font-size: small;"> mahlasıyla kendini ifade eden Aşık B&uuml;ryani, &ldquo;<strong>23.3.1977 g&uuml;n&uuml; Hacı Bektaş-i Veli evlatlarından Muharrem Sefa Efendi bize geldi. Yanında Gazi Antep&rsquo;in Haral K&ouml;y&uuml;&rsquo;nden Ali Dede, Adana&rsquo;lı M&uuml;rteza Dede ve hanımı bize geldiler. Sultan nutkeyledi. Mahlasımı B&uuml;ryani koydu</strong></span><span style="font-size: small;"><strong>.&rdquo; Demiştir. Aşık B&uuml;ryani</strong></span><span style="font-size: small;"> 7.11.1990 tarihinde Hakka y&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;r. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Gel beri g&uuml;ftumu g&uuml;s eyle gafil</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bilmez misin niye geldin cihana </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Elest &uuml; bezmini hele bir d&uuml;ş&uuml;n </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>İspati imtihan geldik bu hana</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şu fani d&uuml;nyanın sefası yoktur</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>İkrar bend olana cefası &ccedil;oktur </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>D&ouml;rt kapı kırk makam c&uuml;mlesi haktır </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Var ilet &ouml;z&uuml;n&uuml; Şah-i h&uuml;bana</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Vefasız bu yola basamaz kadem </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Fehmeyle bu s&ouml;z&uuml; Adem ol adem </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Zikreyle Muhammet Ali&rsquo;yi her dem </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Der <strong>B&uuml;ryani</strong></em></span><span style="font-size: small;"><strong> vuslat olduk canana</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>TESLİM ABDAL&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Teslim Abdal</strong></span><span style="font-size: small;"> mahlaslı ayrı zaman ve yerlerde yaşamış, </span><span style="font-size: small;"><strong>Ehli Beyt Bendesi</strong></span><span style="font-size: small;"> 4 ayrı kişi yaşamıştır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;">Teslim Abdal&rsquo;ın biri 17. YY.&rsquo;da yaşamış. Asil adı </span><span style="font-size: small;"><strong>Mehmed</strong></span><span style="font-size: small;"> olan, Sultan 4. Murad d&ouml;neminin bir Bektaşi ulusu. Yeni&ccedil;eri ocağının Halife Babası, yani B&uuml;y&uuml;k Baba Efendisi. Bağdat seferine katıldığı &ouml;ne s&uuml;r&uuml;l&uuml;yor.</span><span style="font-size: small;"><strong> &rdquo;Tesli</strong></span><span style="font-size: small;">m Dede Teslim Baba, Ey kahraman T&uuml;rk Milleti&rdquo; ile başlayan Mehter marşının s&ouml;z sahibi olduğu iddia ediliyor.</span><span style="font-size: small;"> Teslim Abdal&rsquo;in, biri Trakya, </span><span style="font-size: small;"><strong>Keşan&rsquo;a</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> bağlı Teslim Abdal k&ouml;y&uuml;nde, diğeri Denizli</strong></span><span style="font-size: small;"> dolaylarında, &ouml;teki de, &Ccedil;orum&rsquo;un </span><span style="font-size: small;"><strong>Teslim</strong><strong> k&ouml;y&uuml;nde olmak &uuml;zere T&uuml;rbel</strong></span><span style="font-size: small;">eri vardır. Bir diğeri ise Elaziğ / Baskil il&ccedil;esi Şeyh Hasan (Şıh Hasan) k&ouml;y&uuml;ndendir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>D&ouml;rt duvar i&ccedil;inde olsa mekanim</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Tasrasindan esen yel bana neyler </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yanimdaki sudan korku &ccedil;ekerim</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Uzakta &ccedil;aglayan sel bana neyler</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Mekanim bal&ccedil;iktir, &uuml;stadim Ali</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Muhammed nesline demisim beli</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Ccedil;ekerim gayreti sererim yolu</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ben Hak&rsquo;tan korkarim el bana ne der</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>D&uuml;nyada ger&ccedil;ekler katara uydu</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ask ile muhabbet ikrarin bendi</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Pirimden almisam hatir g&uuml;lbengi</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Haramili olan bey bana neyler</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Teslim Abdal eder, g&ouml;zler kanli yas</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Aradim bulamadim bir sevdasiz bas </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Herkesin ameli kendine yoldas</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Haramzade olan kul bana neyler</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>SITKI BABA&rsquo;NIN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong>Sıdkı Baba</strong></span><span style="font-size: small;">, / </span><span style="font-size: small;"><strong>Oğuz</strong></span><span style="font-size: small;"> T&uuml;rkleri&rsquo;nin <strong>Bozok</strong></span><span style="font-size: small;"> koluna bağlı Dedekargın aşiretindendlir. Doğum yılının 1865 olduğu sanılıyor. Mahlası &ouml;nceleri </span><span style="font-size: small;"><strong>Pervane&rsquo;dir</strong></span><span style="font-size: small;">. Hacı Bektaş&rsquo;a ve Ehli Beyt&rsquo;e olan bağlılık ve emeklerinden &ouml;t&uuml;r&uuml; Postnişin <strong>Şeyh Cemaleddin Efendi</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> kendisine &ldquo;Bundan b&ouml;yle mahlasın Sıtkı olsun&rdquo; der. 1893 yılında, Derg&acirc;ha hizmet</strong></span><span style="font-size: small;"> i&ccedil;in getirilen, &Ccedil;orum / Alaca İl&ccedil;esi <strong>İmad</strong></span><span style="font-size: small;"> <strong>H&uuml;y&uuml;g&uuml;</strong><strong> k&ouml;y&uuml;nden Mehmet Dede</strong></span><span style="font-size: small;"> evladından <strong>Ali Ağa&rsquo;nın</strong></span><span style="font-size: small;"><strong> kızı ile evlenmesini Cemaleddin</strong></span><span style="font-size: small;"> Efendi ister. Sıtkı Baba&rsquo;da bunu kabul eder. Tarikattaki hizmetleri ve kazandığı ilmi derecesiyle <strong>Baba&rsquo;lık </strong></span><span style="font-size: small;"><strong> sıfatı alan ozandır.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>&Ccedil;atılmadan yerin g&ouml;ğ&uuml;n binasi </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Muallakta iki nur&rsquo;a d&uuml;ş oldum </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Birisi Muhammed, birisi Ali </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Lahmike lahmi de bire d&uuml;ş oldum.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ezdi aşkın şerbetini hoş etti </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Birisi doldurdu biri nuş etti </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>İkisi bir derya olup c&uuml;ş etti</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>La&rsquo;l &uuml; mercan inci d&uuml;r&rsquo;e d&uuml;ş oldum</em>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>O derya y&uuml;z&uuml;nde gezdim bir zaman </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Yoruldu kanadım dedim el&rsquo;aman</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Erişti car&rsquo;ıma bir ulu sultan</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Şehinşah bakışlı ere d&uuml;ş oldum.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>A&ccedil;tı nikabını ol ulu sultan </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Y&uuml;z&uuml;nde yeşil ben g&ouml;r&uuml;nd&uuml; nisan </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Kaf &uuml; nun suresin ol&rsquo;udum o an</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Arş k&uuml;rs binasında yare d&uuml;ş oldum.</em> </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Ben Ademden evvel &ccedil;ok geldim gittim</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Yağmur olup yağdım ot olup b</em></span><span style="font-size: small;">ittim </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>B&uuml;lb&uuml;l olup Firdevs bağında &ouml;tt&uuml;m</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Bir zaman g&uuml;l i&ccedil;in har&rsquo;a d&uuml;ş oldum.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Mecnun olup Leyla i&ccedil;in dolandım</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Buldum mahbubumu inanıp kandım </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Gilmanlar elinden hulle donandım </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Dostun visalinde nar&rsquo;a d&uuml;ş oldum.</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>On d&ouml;rt yıl dolandım Pervanelikte</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Sıdkı ismim buldum divanelikte</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Sundular aşk meyin mestanelikte</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><em>Kırkların ceminde dar&rsquo;a d&uuml;ş oldum.</em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sıdkı&rsquo;yam &ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r didara erdim</em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Aşkın pazarında hak yola girdim </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="font-size: small;"><strong><em>Ger&ccedil;ek ariflere &ccedil;ok meta verdim </em></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şimdi Hacıbektaş Pire d&uuml;ş oldum</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: small;"><a href="//www.izledost.com/uploads/articles/687dcd52.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="//www.izledost.com/uploads/articles/687dcd52.jpg" alt="" width="273" height="320" border="0" hspace="" vspace="" /></a></span></p>]]></description>
   <pubDate>Tue, 14 Dec 2010 20:01:08 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-erenler-ve-ozanlar-hz-ali%e2%80%99yi-zikrediyor_150.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HZ. ALİ’DEN MEKTUPLAR</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99den-mektuplar_149.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/69409851.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<ul>
<li><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">HZ. ALİ&rsquo;NİN MISIR&rsquo;A VALİ TAYİN ETTİĞİ HARİS </span></strong></li>
</ul>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">OĞLU MALİK EJDER&rsquo;E MEKTUBU</span></strong></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Rahman ve Rahim olan Allahın adı ile.</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bu, Allahın kulu Emir-&uuml;l M&uuml;minin Ali&rsquo;nin vergisini toplamak, d&uuml;şmanları ile savaşmak, halkını d&uuml;zene sokmak, şehirlerini onarmak i&ccedil;in <strong> Haris &ndash; &uuml;l Eşteroğlu Malik&rsquo;i,</strong></span><strong> Mısır&rsquo;a vali tayin etttiği zaman ona verdiği emirnamedir.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ona, Allahtan &ccedil;ekinmesini, kullukta bulunmayı se&ccedil;mesini, kitabında, farzlarına s&uuml;nnetlerine dair emredilenleri yerine getirmesini buyurur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hi&ccedil; bir kişi yoktur ki Allah&rsquo;ın emrettiği şeylere uymasın da kutlu olsun ve mutluluk bulsun. Onlara oymayan da yoktur ki asi olmasın, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe d&uuml;şmesin. </span><span style="font-weight: bold;">Noksan sıfatlardan arınmış Allah kalbiyle, eliyle, diliyle yardım etmesini buyurur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; adı ululandık&ccedil;a ululansın. Allah dinine yardım edene yardım edeceğini, onu &uuml;st&uuml;n tutana &uuml;st&uuml;nl&uuml;k vereceğini vaad etmiştir.</span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p align="LEFT"><span style="font-weight: bold;">&nbsp;</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra şunu bil ki ey </span><strong>Malik</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, seni &ouml;yle bir yere yollamaktayım ki senden &ouml;nce oradan </span><strong>adaletle</strong> h&uuml;kmeden, zul&uuml;mle h&uuml;k&uuml;m y&uuml;r&uuml;ten <strong>nice devletler</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> gelip ge&ccedil;miştir. Sen kendinden &ouml;nceki </span><strong>buyruk</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sahiplerinin yaptıklarını nasıl g&ouml;r&uuml;yor, seyrediyorsan halk da senin yaptığın işleri, senin gibi </span> <strong>g&ouml;recek</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, seyredecek. Sen onlar hakkında neler diyorsan halk da senin hakkında o &ccedil;eşit s&ouml;zler s&ouml;yleyecek. Allah kullarının dillerinde ilham ederde onları s&ouml;yletirse, temiz kişiler, o s&ouml;zlerle ger&ccedil;eği anlarlar, h&uuml;k&uuml;mde bulunurlar.</span></p>
<p align="LEFT">Kendine <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">temiz işler</span>i zahire edin, en fazla sevdiğin azık sence bu olsun. Hevva</strong> (cinsel arzu) ve hevesine hakim ol, sana <strong>helal olmayan</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> şeyl</span>eri yapma, nefsini bunlara meylettirme. Nefsini <strong>k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerden</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> alıkoymak, sevdiğin, yahut nefret ettiğin şeylerde ona </span> <strong>hakim</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olmak, ona insafla muamelede bulunmaktır. </span>Halka <strong>merhametle</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> muameleyi kendine adet et. Onları sevmeyi, onlara l&uuml;tfetmeyi huy edin. </span>Onl<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ara karşı yiyeceklerini, i&ccedil;eceklerini ganimet bilen yırtıcı bir canavar kesilme.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; halk 2 sınıftır. Bir kısmı </span><strong>dinde</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kardeştir. Sana &ouml;b&uuml;r kısmı <strong>yaratılışta</strong></span><strong> eştir. </strong>Sana onlar s&uuml;r&ccedil;ebilirler, <strong>kusur</strong> ederler, bilerek, yahut <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">yanılarak</span> ellerinden bazı şeyler &ccedil;ıkabilir. </strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sen yaptıklarını Allahın bağışlamasını nasıl seviyor, istiyorsan sen de onları bağışla, <strong>kusurlarından</strong></span> ge&ccedil;. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; <strong>senin mevkiin</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> onlardan &uuml;st&uuml;n, seni bu işe memur edenin mevkii senin mevkiinden &uuml;st&uuml;n, Allah ise vali tayin edenden de &uuml;st&uuml;n, onların işlerini senin emrine vermiş.</span></p>
<p align="LEFT">Onlarla seni <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">sınamaya</span> uğratmış, Allahla savaşmaya kalkışma sakın, onun azabından kurtulmana &ccedil;aren yok, bağışlamasına, merhametine aldırış etmemene de imk&acirc;n yok. </strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Halkın kusurlarını bağışlayınca nedamete d&uuml;şme, onlara </span><strong>ceza</strong> veri<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">nce de sevinme, seni yoldan &ccedil;ıkaracak </span><strong> &ouml;fkeye</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kapılıp ceza vermekte </span><strong>tez</strong> davranma. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ben onlara buyruk verenim, emrime uyulması gerek demeye kalkışma, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu g&ouml;n&uuml;le <strong>gurur verir, dini gevşetir, nimeti bozar</strong></span> gider. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">G&ouml;nl&uuml;ne b&ouml;yle bir d&uuml;ş&uuml;nce geldimi, g&uuml;c&uuml;n&uuml;n kuvvetinin &uuml;st&uuml;nde olan Allahın g&uuml;c&uuml;n&uuml;, kuvvetini d&uuml;ş&uuml;n, onun kudretine karşı aczini g&ouml;r. Bu başkaldıran, serkeşlik eden nefsini yatıştırır, </span><strong>kibrini, gururunu</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> giderir, yitip giden aklını başına getirir. Sakın Allahın azametiyle boy &ouml;l&ccedil;&uuml;şt&uuml;rmeye, O&rsquo;nun kudretine kendi g&uuml;c&uuml;n&uuml;, kuvvetini benzetmeye girişme. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah her zorbayı hor, hakir eder. Her baş &ccedil;ekeni, ululananı al&ccedil;altır gider.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Allaha karşı insaflı ol, insanlara, ehline, ayaline, adamlarından buyruğuna uyanlardan hoşlandıklarına karşı da </span><strong>insafla</strong> muamelede bulun. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">B&ouml;yle yapmazsan bil ki zulmetmiş olursun. Allah kullarına zulmedenin d&uuml;şmanıysa Allahtır. Allahla d&uuml;şmanlığa girişenin delilini Allah batıl kılar. Zul&uuml;mden ge&ccedil;inceye, t&ouml;vbe edinceye dek o kişi Allahla savaşmış olur. Allahın nimetlerini bozan, zail eden, azabının &ccedil;ar&ccedil;abuk &ccedil;atmasına sebep olan şeyler i&ccedil;inde </span><strong>zul&uuml;mden</strong> daha g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml; yoktur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">mazlumların duasını</span> duyar, zalimlere de zamanı gelince azabını yollar.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Halkın valiye en ağır gelen sınıfı bela &ccedil;ağında ona en az yardım eden, adaletten</span> <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">hoşlanmayan</span>, isteklerinde direndik&ccedil;e direnen, kendilerine ihsanda bulunulduğu zaman en <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">az ş&uuml;kreden</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, ihsanda bulunulmayınca &ouml;zr&uuml; g&uuml;&ccedil; kabul eyleyen, zamanın zorluklarına az dayanan, ileri gelenleridir. Dinin direği olan İslamın topluluğuna sebep bulunan, d&uuml;şmana karşı duranları ise </span><strong>halk</strong> <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">tabakasıdır</span> </strong>. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Onları sevmelisin, onlara meyletmelisin.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İnsanların ayıplarını g&ouml;r&uuml;p g&ouml;zeten, onlara a&ccedil;ıp s&ouml;yleyen kişiler olsun. Onları kendine yaklaştırma. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insanlarda ayıp olabilir. Vali ise bunları </span><strong> &ouml;rtmeye</strong> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">en fazla hakkı olan kişidir. Onların bilmediğin ayıplarını a&ccedil;maya, &ouml;ğrenmeye kalkışma, sence bilineni, iyiliğe, temizliğe yormaya bak. Bilmediklerin hakkında ise Allah h&uuml;kmeder. <strong>Ayıpları</strong></span><strong> elinden geldik&ccedil;e &ouml;rt. Onların ayıplarını &ouml;rtmeyi sevdik&ccedil;e, bu huyla huylandık&ccedil;a Allahta senin ayıplarını &ouml;rter, bağışlar.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Halka karşı duyduğun kini bırak, her su&ccedil;a </span><strong>ceza vermeye</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kalkışma, sence doğru olmayan şeyleri bilmezlikten gel. Halkın k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yleyen kovucu, <strong>&ouml;ğ&uuml;t&ccedil;&uuml;lere</strong></span> benzese de garez (kin) sahibidir.</p>
<p align="LEFT"><strong>Nekes</strong> (cimri<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">) kişi ile <strong>meşrevette</strong></span><strong> (lauballi) bulunma, seni &uuml;st&uuml;nl&uuml;kten alıkoyar, ihsandan men eder, yoksulluğu g&ouml;sterir sana, seni <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">yoklulluğa</span></strong> sevk eder. <strong>Korkakla</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> danışma, işlerde zaafa d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r, yapacağın işlerden seni alıkoyar. </span><strong>Haris</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kişiyle de danışma, </span><strong>zul&uuml;m ile mal <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">yığmayı</span></strong> g&ouml;zel g&ouml;sterir sana. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Nekeslik, korkaklık, hırs, ayrı ayrı huylardır ama hepsi birden Allaha </span> <strong>k&ouml;t&uuml; zan meydana getirmede</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> birleşir.</span></p>
<p align="LEFT">Vezirlerinin en k&ouml;t&uuml;s&uuml;, senden &ouml;nce, <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">kişilere vezirlik</span> edenlerdir, su&ccedil;ta onlarla birlik olanlardır. Bunların yerine rei</strong>sleri onlar kadar <strong>isabetli </strong> ge&ccedil;kin olan, fakat onlar gibi <strong>zalime</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> zulm&uuml;nde yardımcı, su&ccedil;luya su&ccedil;unda ortak olmayan hayırlı kişiler bulabilirsin. Bunların y&uuml;k&uuml; sana daha hafiftir, yardımları sana daha g&uuml;zeldir, sana besledikleri </span> <strong>sevgi</strong> daha ger&ccedil;ektir, senden b<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">aşkaları ile ilişkileri daha azdır. Yanlızken de bunlarla d&uuml;ş kalk, </span><strong>meclislerinde</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> de bunları bulundur.</span></p>
<p align="LEFT">Sonra <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">acı bile olsa sana ger&ccedil;eği s&ouml;yleyen</span>, Allahın dostlarında bulunmasını hoş g&ouml;rmediğin şeylerde sana az <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">m&uuml;saade eden kişileri</span> </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> se&ccedil;, onların g&ouml;zleri seni ger&ccedil;eğe g&ouml;t&uuml;r&uuml;r, <strong>haksızlıktan</strong></span> geri kor. <strong>Takva</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ehliyle ger&ccedil;ek kişilerle dost ol. Onların seni </span> <strong>fazla &ouml;vmene</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sebep olmalarına m&uuml;saade etme, &ccedil;&uuml;nk&uuml; fazla &ouml;v&uuml;lme insanı </span><strong>kibre</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;t&uuml;r&uuml;r, faziletten d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İyilik edenle k&ouml;t&uuml;l&uuml;kte bulunanı, katında bir g&ouml;rme sakın, &ccedil;&uuml;nk&uuml; onları bir g&ouml;r&uuml;ş, iyilik edenleri iyilikten vaz ge&ccedil;irtir, k&ouml;t&uuml;l&uuml;k edenleri <strong>k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe</strong></span><strong> alıştırır, bunlara layık oldukları muameleyi yap.</strong></p>
<p align="LEFT">Bil ki valinin, halka l&uuml;tufta, <strong>ihsanda</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bulunmasından, işlerini kolaylaştırmasından başka halkın </span><strong>emniyetini</strong> celbed<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ecek bir şey olamaz. Onlara l&uuml;tf eder, aralarında adaletle muamelede bulunur, işlerini <strong>kolaylaştırırsan</strong></span><strong> evvelce y&uuml;reklerinde uyanmış bir nefret varsa yok olur, yerini emniyet ve sevgi duygusu tutar. </strong>Onlara &ouml;ylesine <strong>muamele</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> etki halk senin hakkında g&uuml;zel za</span>nna sahip olsun. Ger&ccedil;ekten de iyi ve g&uuml;zel zan, senin <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ağır y&uuml;k&uuml;n&uuml;</span> hafifletir, o y&uuml;k&uuml; senin sırtından alır. Şunu da bilki <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">senin hakında iyi fikir g&uuml;den</span> </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, idarenden memnun olandır, k&ouml;t&uuml; fikir taşıyanlar </span><strong>idarenden</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> memnun olmayandır.</span></p>
<p align="LEFT">Bu &uuml;mmetin ileri gelenlerinin, <strong>b&uuml;y&uuml;klerinin g&uuml;tt&uuml;kleri</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> yolu yordamı, halkın alışıp yaptığı, b&ouml;ylece de birbirleriyle <strong>uzlaştığı</strong></span><strong> , işlerinin d&uuml;zene</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> girdiği şeyleri eksiltme. Koyanların icra, sevaba nail oldukları yolu yordamı bırakıp onlara </span><strong>zarar verecek</strong>, yeni adetler, yeni yollar icad<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> etmeye girişme, onlardan eksilttiklerinin vebali sanadır.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İdaren altındaki şehirlerin </span><strong>d&uuml;zene</strong> girmesi,<span style="font-weight: bold;"> halkın huzura kavuşması i&ccedil;in daima bilginlerle&nbsp;</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;r&uuml;ş, bu hususta d&uuml;ş&uuml;nceli kişilere danış.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bil ki halk 2 sınıfa ayrılmıştır. O sınıfların bir kısmı &ouml;b&uuml;r kısmının </span><strong>d&uuml;zene</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> girmesiyle d&uuml;zelir, huzura erer, bir kısmının &ouml;b&uuml;r kısmından m&uuml;stesna kalmasına imk&acirc;n yoktur.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bu sınıflardan biri, Allah ordusudur, askerlerdir, biri umumi ve hususi işleri d&uuml;zene koyan k&acirc;tiplerdir. </span>Biri <strong>adaletle</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> h&uuml;kmeden, devlet işlerini g&ouml;ren kişilerdir. Biri m&uuml;sl&uuml;manların emrine girmiş ve karar merciinde olan katip ehlidir. Vergi veren m&uuml;sl&uuml;manlardır. Biri ticaretle uğraşanlar ve </span> <strong>sanat ehli</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olanlardır. </span>Bir de ihtiya&ccedil; sahibi olan <strong>yoksul</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kişilerdir ki bunlar bu sınıfların en aşağı (</span><strong> yoksul</strong>)<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> tabakasıdır. Bunların hepsinin de adı Allah katında yeri vardır.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kitabında, yahut Allahın selamı O&rsquo;na ve soyuna olsun, peygamberimizin s&uuml;nnetinde haddi konmuş, farzı bildirilmiştir ki, bu kesim de <strong>katımızda</strong></span><strong> korunmaktadır.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Askerler, Allahın izniyle halkın sığınaklarıdır, valilerin ziynetleridirler. <strong>Dinin &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;</strong></span><strong>, eminlik esen yolları onlarla korunur, halk ancak onlarla kalkınır, huzura kavuşur. Askerler Allahın emriyle alınan vergiyle</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> beslenebilirler, d&uuml;şmanlarına karşı o sayede </span><strong>g&uuml;&ccedil; kuvvet sahibi</strong> olurlar. D&uuml;zene girmeleri ancak <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">o vergiye dayanılarak</span> olur, neye ihtiya&ccedil;ları varsa onunla d&uuml;zene sokulur.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra bu 2 sınıf, ancak &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sınıfla <strong>kadılar</strong></span> (hakimler), zek&acirc;t <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ve vergi memurları ve k&acirc;tiplerle</span></strong> <strong>nizama</strong> girer. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Onlar halkın işlerini d&uuml;zene sokarlar,</span> <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">faydalı</span> şeyleri toplarlar, ileri gidenlerin de aşağıda olanların da işleri onların sayesinde emniyete </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kavuşur.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">B&uuml;t&uuml;n bu sınıfların ayakta durmaları, </span><strong>tacirlerle</strong>, <strong>sanatk&acirc;rlarla</strong> m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Onlar halkın muhta&ccedil; olduğu şeyleri toplarlar, &ccedil;arşılara, pazarlara d&ouml;kerler. B&ouml;ylece başka sınıfların yapamayacağı işleri yaparlar.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra ihtiyacı olan, </span><strong>yokluk</strong> i&ccedil;inde bulunan, <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">aşağı</span></strong> tabaka gelir. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bunları g&ouml;r&uuml;p g&ouml;zetmek, bunlara yardım etmek gerektir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Allah katında bu sınıfların hepsinin de <strong>genişliği</strong></span><strong> vardır, hepsinin de yeri vardır. İhtiya&ccedil;larının giderilmesi, hallerinin <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">d&uuml;zene sokulması</span></strong> icap eder. Bu da valinin vazifesidir. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Valinin, Allahın emirlerini gereği gibi yapar, halkın d&uuml;zenine &ccedil;alışır, &ccedil;abalarken Allahtan yardım dilemesi, </span><strong>hakka</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> riayet etmesi, bu işler kendisine hafif gelsin, ağır gelsin dayanması gerekir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Orduna sence Allah i&ccedil;in, Res&uuml;l&uuml; i&ccedil;in ve İmamı i&ccedil;in en fazla <strong>&ouml;ğ&uuml;t</strong></span> verenlerinden, <strong>emanet ve iffet</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bakımından en temiz olanlarından, bilimde en &uuml;st&uuml;n bulunanlarından kumandanlar se&ccedil;. Bunları &ouml;fkelendiği zaman</span> <strong> &ouml;fkesini </strong>yenen, ceza vermekte <strong>acele</strong> etmeyen, <strong>&ouml;zr&uuml;</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kabul eden, zayıfları </span><strong>esirgeyen</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, kuvvetlilere karşı <strong>gevşemeyen</strong></span><strong> kişilerden se&ccedil;ip tayin et. Bunlar ne zora başvuranlardan olsun, ne zaafa</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> d&uuml;şenlerden.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra toplumun soy-boy bakımından <strong>şereflilerden</strong></span>, temiz ev bark sah<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ibi olanlarından, ge&ccedil;mişlerinde iyilik bulunanlarından, </span><strong>c&ouml;mertlerinden</strong> asker al. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bunlarda y&uuml;celik, <strong>b&uuml;y&uuml;kl&uuml;k</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> huyları toplanmıştır.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İyiliğin, adamlığın dalları, budaklarıdır bunlar. Sonra da babaların oğullarını g&ouml;r&uuml;p g&ouml;zetmesi, esirgemesi gibi onların işlerini g&ouml;r, g&ouml;zet, araştır, onlara ettiğin iyilik ve </span><strong>ihsan</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;z&uuml;nde b&uuml;y&uuml;mesin, onlara verdiğin şey az bile olsa aşağı g&ouml;r&uuml;nmesin sana. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu ihsan, sana &ouml;ğ&uuml;t vermelerine, seni iyi bilmelerine, tanımalarına vesiledir. Onların b&uuml;y&uuml;k işlerini g&ouml;receğim diye k&uuml;&ccedil;&uuml;k, ehemmiyetsiz işlerinde </span> <strong>ihmal</strong> g&ouml;sterme. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Az bir l&uuml;tfun bile bir yerde işe yarar, ondan faydalanırlar, &ccedil;oğunun da yeri var, ondan da geri kalmazlar. Askerlerine en &ccedil;ok yardım edenleri, kendilerine ihtiya&ccedil;larını, erzaklarını tam olarak verenleri, </span><strong>yurdu korumak i&ccedil;in</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> şehirde kalanlarla savaşa gidenlerin ihtiya&ccedil;larını giderenleri, komutanlarının sence en </span> <strong>itibar</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;renleri olmalı. Onlara &ouml;ylesine muamelede bulunmalısın ki d&uuml;şmanla savaşta hepsinin de derdi, fikri bir olsun. Onları esirgemen, sana </span><strong>kalpleri ile</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bağlanmasına sebep olur.</span></p>
<p align="LEFT">Valilerin <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">g&ouml;zlerini aydınlatan</span> işlerin en &uuml;st&uuml;n&uuml; şehirlerde, dosdoğru olarak adaleti yaymak, halk arasında sevginin belirmesine</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sebep olmaktır. Onların sevgileri de ancak g&ouml;n&uuml;llerinin </span><strong>huzura</strong> ermesi ile m&uuml;mk&uuml;n olur. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Ouml;ğ&uuml;tlerinin doğruluğu ancak valilerinin hizmet m&uuml;ddetinin sona ermesini dilemeleriyle, idaresi kendilerine ağır gelse de bir an &ouml;nce gitmesini istememeleriyle m&uuml;mk&uuml;n olur. Halkın dileklerini yerine getir, </span><strong>iyiliklerini</strong> &ouml;v, &ccedil;ektikleri <strong> zahmetleri</strong> say, d&ouml;k, &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&uuml;zel h<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">uylarını fazla anman, onların yiğitliklerini arttırır, onları sevindirir. Allah dilerse iyilikte geri kalanları da o yola sevkeder, iyileştirir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra herkesin denenen, bilinen derecesini tanı, birinin &ccedil;ektiği zahmeti <strong>başkasına</strong></span><strong> maletme, onun yerine başkasını &ouml;vme. </strong>Herkese <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">noksansız</span> olarak hakkını ver, herkesin <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">hakkını</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> tanı. Birisinin b&uuml;y&uuml;k oluşu yaptığı başardığı k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir işse, b&uuml;y&uuml;k g&ouml;rmene, gene birinin yaptığı iş b&uuml;y&uuml;kse, fakat kendisi d&uuml;şk&uuml;nse o işi k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;rmene </span> <strong>sebep</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olmasın. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">B&uuml;y&uuml;k ve &ccedil;etin işlerde, sana ş&uuml;pheli g&ouml;r&uuml;nen hususlarda Allaha ve Res&uuml;l&rsquo;&uuml;ne başvur. Y&uuml;ce Allah irşad etmeyi takdir buyurduğu topluma (<strong>Ey inananlar, Allaha, Peygamber&rsquo;e, ve i&ccedil;inizden emredecek ve liyakata sahip olanlara itaat edin, Allaha ve ahiret g&uuml;n&uuml;ne inanıyorsanız, bir şeyde ihtilafa d&uuml;şt&uuml;n&uuml;z m&uuml; o husuta Allaha ve Peygamber&rsquo;e m&uuml;racaat edin buyurmuştur &ndash; (Nisa: 59</strong></span>). <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Allaha baş vurmak, onun kitabının adil emrine uymak, Res&uuml;l&uuml;ne baş vurmak da onun aykırılığa a&ccedil;ık olmayan s&uuml;nnetine tabi olmaktır.</span></p>
<p align="LEFT">Halka <strong>h&uuml;k&uuml;m</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> verecek kişileri, sen</span>ce idaresine <strong>memur</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olduğun kişilerin en </span><strong>&uuml;st&uuml;nlerinden</strong> se&ccedil;. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Ouml;yle ki işler onları daraltmasın, bir birlerine hısım olanlar, onlara &uuml;st gelmesin, ayakları s&uuml;r&ccedil;&uuml;p yanlış bir işe d&uuml;şmesinler. Bilmezden sonra bilip, anlamazdan sonra anlayıp hakkı yerine getirmed</span>iklerine <strong>nadim</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olmasınlar. </span>Kendilerini <strong>zanna</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kaptırmasınlar, azıcık bir anlayışla h&uuml;km&uuml;n sonuna araştırmaktan kalmasınlar. Ş&uuml;pheli işlerde h&uuml;k&uuml;m verirken d&uuml;ş&uuml;ns&uuml;nler, dayansınlar, ap-a&ccedil;ık delillere uysunlar. Hasmın m&uuml;racaatı onları sıkmasın, </span> <strong>g&ouml;n&uuml;llerini</strong> da<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">raltmasın, işleri iyice a&ccedil;ıp, yayıp <strong>anlayışta</strong></span><strong> en sabırlı kişiler, hak meydana &ccedil;ıkınca da en keskin (en doğru) h&uuml;km&uuml; verenler olsunlar. &Ouml;v&uuml;lmede ileri gidiş onları kibre</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sevketmesin, aldatışa kapılmasınlar, bu &ccedil;eşit kişiler de pek azdır. Sonra onların h&uuml;k&uuml;mlerinden de haberdar olmaya fazlasıyla &ccedil;alış, hakimin ge&ccedil;imini <strong>fazlasıyla</strong></span><strong> temin et, halka ihtiyacını azalt. Sakın yakın olanlara karşı k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;r&uuml;nmemeleri, halkın dedikodusundan emin olmaları, hileye <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">kapılmamaları</span> </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> i&ccedil;in onlara, katında y&uuml;ksek bir mevki sağla. </span>Bilhassa buna &ccedil;ok dikkat et. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu din, k&ouml;t&uuml; kişilerin ellerine tutsak d&uuml;şt&uuml;. </span>Onunla hevva (cinsel) ve hevese uyuldu, onunla d&uuml;nya dilenir oldu.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra vergi ve zek&acirc;t memurlarına dikkat et. Onları </span><strong>denedikten</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sonra tayin et. Onları şahsi bir terci</span>hle ve <strong>rasgele</strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> tayin etme. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu 2 şey cevir (boşvermişlik) ve </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><strong>hıyanet</strong></span><strong> kollarının bir araya toplanmasına sebep olur. Bunları temiz</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ailelerden, İslama eskiden girmiş olanlardan </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"><strong>tecr&uuml;be ve utan&ccedil; sahibi kişilerden</strong></span> se&ccedil;. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar <strong>ahl&acirc;k&ccedil;a</strong> en &uuml;st&uuml;n, namus&ccedil;a<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> en doğru, kinlerden en kurtulmuş, a&ccedil;g&ouml;zl&uuml;l&uuml;kleri en az, işlerin sonu&ccedil;larını gayrete en fazla gayretli kişilerdir. Sonra da onların <strong>rızıklarını</strong></span><strong> bol ver. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu nefislerini d&uuml;zeltmeye kuvvet verir onlara. M&uuml;sl&uuml;manların elleri altında bulunan malları yemekten alıkoyar onları. Aynı zamanda, emrine uymazlar, emanetine hıyanette bulunurlarsa bu, onların elayhine delil olur sana. Sonra işlerini teftiş et, onlara ger&ccedil;ek ve <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">vefalı g&ouml;zc&uuml;ler</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;nder, hallerini, işlerini g&ouml;r&uuml;p, anlayıp sana bildirsinler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onları</span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">n haberleri olmadan senin onlardan haberdar olman, emin bir surette iş g&ouml;rmelerine, halka </span><span style="font-weight: bold;">yumuşaklıkla muamele etmelerine sebep olur. Onların i&ccedil;inde zalimlere yerdım edenler varsa onlardan korun. Onlardan biri, vazifesinde hıyanet eder de g&ouml;zc&uuml;lerin verdikleri haber onun alehine olur, hepsinin de verdiği haber aynı bulunursa bu tanık olarak yeter sana. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Artık ona bedeni cezayı verebilir, yaptığına karşı onu su&ccedil;lu tutar, onu aşağılık bir dereceye d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r, onu hıyanet dağıyla dağlar, t&ouml;hmet zincirini boynuna takarsın. Vergi işini de araştır, memurlarının </span><strong>ahvalini</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> (yaşamını) d&uuml;zene koy, &ccedil;&uuml;nk&uuml; vergi işinin ve vergi memurlarının d&uuml;zene girmesi, onlardan <strong> başkalarının da d&uuml;zene girmesi</strong></span><strong> demektir. Onlardan başkaları <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ancak onların d&uuml;zeniyle, d&uuml;zene girebilir</span></strong>. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ins<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">anların hepsi de vergilerin ve vergi memurlarının ehlidir, ahalidir (halkıdır). Ancak vergi toplamaktan ziyade <strong>memleketin kalkınmasına</strong></span> dikkat etmelisin, &ccedil;&uuml;nk&uuml; vergi <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">memleket kalkındık&ccedil;a</span> toplanabilir. Memleket kalkınmadık&ccedil;a memur bir hale gelmedik&ccedil;e vergi isteyen</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, şehirleri yıkar gider, <strong>kullarıysa</strong></span><strong> (tebası ise) helak</strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> eder (mahveder), &uuml;yle bir buyruk sahibinin işi, idaresi pek ay bir m&uuml;ddet s&uuml;rer. Vergi verenler, </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><strong>verginin ağırlığından</strong></span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">, yahut vergi verecekleri şeylere bir </span><strong>afet</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> geldiğinden, yahut i&ccedil;ecekleri, sulayacakları suyun <strong>kesildiğinden</strong></span><strong>, yahut bir bendin yıkılıp araziyi <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">su bastığından</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, toprağın kaydığından (heyelan), yahut da mahs&uuml;l&uuml;n mahfolduğundan şik&acirc;yet ederlerse halllerini d&uuml;zene sokacak bir derecede </span><strong>vergilerini azaltman</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> gerektir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu yardımla, bu <strong>kolaylık</strong></span> <strong>g&ouml;stermenle</strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> halk refaha kavuşur, &uuml;lke de mamur olur, bu dakdirde senin </span><strong>idaren</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bezenir (g&uuml;zelleşir), ayrıca da halkı adaletle idare ettiğin i&ccedil;in onların <strong>saygısını</strong></span><strong>, sevgisini kazanmış olursun. Refahlarına hizmet ettiğin, adaletle</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> muamelede bulunduğun, onları kuvvetlendirdiğin i&ccedil;in gerekince bu kuvvete de dayanabilirsiniz. Onları esirgeyişin, haklarında adaletle muamele edişin, onlara </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"><strong>yumuşak</strong></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> davranışın da buna sebep olur. &Ouml;yle bir an olur, &ouml;yle bir <strong>&ccedil;ağ</strong></span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> gelir &ccedil;atar ki, onlara baş vurman gerekir. Onlar</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">da dileğini seve seve kabul eder, isteğini yerine getirirler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &uuml;lkede v&uuml;cuda gelen mamurluk (imar) ve servet, <strong>onlara y&uuml;kleyeceğin y&uuml;k&uuml;</strong></span> &ccedil;ekmelerine kuvvet verir.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bir yerin harap olması, <strong>oradaki halkın yoksul d&uuml;şmesinden</strong></span><strong> ileri gelir, oradaki halkın yoksulluğu ise, valilerin kendilerine <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">mal yığmalarıdan</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, valilikte kalacaklarına emin olmamalarından, </span><strong>ibret</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> alınacak şeylerden </span> <strong>az</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ibret almalarındandır.</span></p>
<p align="LEFT">Sonra k&acirc;tiplerini de <strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">teftiş</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> et, onların da hallerine </span><strong>dikkat</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> et, işlerine, onların hayırlılarını tayin et. D&uuml;şmanlara karşı kullanacağın d&uuml;zenleri, gizli tuttuğun şeyleri, kendini b&uuml;y&uuml;k g&ouml;ren, bu y&uuml;zden de topluluğun &ouml;n&uuml;nde sana karşı durmaya c&uuml;ret eden kişilere değil, </span> <strong>temiz ve iyi huylu</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olanlarına yazdır. Memurlarından gelen mektupları sana sunmakta</span><span style="font-weight: bold;">gaflet etmemeleri,</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> senden aldıkları emri, aldıkları gibi bildirmeleri, bir ahde (antlaşma) gireceğin vakit, şartları </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"><strong>gevşek</strong></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, zayıf bırakmamaları, gerekirse o </span><strong>ahdi bozmakta</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> aciz g&ouml;stermemeleri, şartları ona g&ouml;re koşmaları, işleri başarırken de hadlerini bilmeleri gerek</span>tir. Kendi <strong>haddini</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bilmeyen kişi, başkasının haddini hi&ccedil; bilmez.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra onları, kendi anlayışına g&uuml;venerek, onlara meyline uyup haklarında iyi bir </span><strong>zan</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> besleyerek tayin etme. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insanlar yapmacıklara baş vurarak, </span> <strong>g&uuml;zel hizmetler</strong> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">g&ouml;stererek kendilerini valiye iyi tanıtırlar. Oysa ki bu yapmacık hareketlerin &ouml;tesinde ne &ouml;ğ&uuml;t vermeyi bilirler, ne emanete riayet etmeyi, Senden &ouml;nceki temiz kişilerin se&ccedil;tikleri kişilere bak. Sen de onlar se&ccedil;, halka <strong>en g&uuml;zel muamelede bulunmalarını</strong></span>, en <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">fazla emanete riayetle tanınmış olanları iş başına getir. Bu Allaha karşı &ouml;z&uuml; doğru olduğunu, işlerine </span><strong>memur</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olduğun kişilere de hayırlı bulunduğunu ispat eder.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Her işin başına <strong>en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;</strong></span><strong> kendine g&uuml;&ccedil; gelmeyecek, işlerin &ccedil;okluğu onu şaşıtmayacak kişileri ge&ccedil;ir. K&acirc;tiplerinden birinde bir ayıp g&ouml;r&uuml;r de aldırmazsan o <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ayıpla</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sen de ayıplanırsın, sonra cevap da veremezsin.</span></p>
<p align="LEFT">Bir de <strong>tacirleri</strong>, <strong>sanat ve zenaat ehlini</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> tavsiye ederim sana, onlara karşı hayırlı ol. Onların bir kısmı oturdukları yerlerde </span><strong>ticaretle</strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> meşgul </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">olur. Bir kısmı ise bir yerden bir yere gider, mal g&ouml;t&uuml;r&uuml;p getirir, bir başka b&ouml;l&uuml;ğ&uuml; de halkın <strong>muhta&ccedil; olduğu</strong></span><strong> şeyleri ellerinin emekleriyle hazırlarlar. Bunlara hayırla muamelede bulun, &ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">faydalı</span></strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> kişilerdir. Gereken şeyleri uzun yollar aşarak, bel</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">delerden ge&ccedil;erek, &uuml;lkende ki karalarda, denizlerde, d&uuml;zl&uuml;klerde, dağlıklarda gezerek alırlar, getirirler. Oysa halkın o şeylerin bulunduğu yerlere gitmesine ne iman vardır, ne de g&uuml;c&uuml; yeter. Onlar d&uuml;zene bağlıdırlar, isyanlarından korkulmaz, barış adamlarıdır, gailelerinden (<strong>kızgınlıklarından</strong></span><strong>) &uuml;rk&uuml;lmez. Bulunduğun yerde de onların işlerini g&ouml;r, g&ouml;zet. Uzak, yakın şehirlerde de hallerini izle, dikkat et, bir zulma uğratma onları. Ama şunu da bil ki, b&uuml;t&uuml;n bunlarla beraber, bunların &ccedil;oğunda aşırı hırs, k&ouml;t&uuml; bir nekeslik, bencillik,faydalı şeyleri gizleyip, saklayıp azalınca değerinden fazla satma gayreti, menfaat d&uuml;şk&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; vardır. Ellerinde bulunanları bildikleri gibi satmak isterler. Bu durum halkın zararına sebep olduğu gibi valilere de buna g&ouml;z yummak ayıptır, noksanlıktır. İntik&acirc;rı (<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">karaborsayı</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">) men et, &ccedil;&uuml;nk&uuml; Allahın salatı O&rsquo;na ve soyuna olsun, Res&uuml;lullah&rsquo;da men etmiştir. Alış veriş, g&uuml;zel surette, </span> <strong>adalet</strong> <strong>terazilerine</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> uygun olarak, bir narh konarak yapılsın. Her iki taraf da satan da zarar etmesin, alan da. Sen intik&acirc;rı (karaborsayı) </span><strong>men</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ettikten sonra onu yapmaya kalkışan olursa cezalandır, fakat </span><strong>ceza da pek de ileri</strong> gitme.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra Allah i&ccedil;in, aşağı <strong>(yoksul) tabakayı</strong></span><strong> g&ouml;r, g&ouml;zet. Onlar başvuracakları bir d&uuml;zen bulamayan, yok yoksul, muhta&ccedil;, yokluktan</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bunalmış, dertlere kalmış, kazan&ccedil;tan aciz kalmış kişilerdir. Bu sınıf i&ccedil;inde dilenenler olduğu gibi, bir şey </span><strong>umup bekleyenler</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, fakat kimseden bir şey istemeyenler de vardır. Onların hakkına dair Allahın sana emrettiği şeyi Allah i&ccedil;in olsun koru. Onlara memur olduğun beyt&uuml;lmalden (devlet hazinesi), her şehirde, M&uuml;sl&uuml;manların ganimet olarak elde ettikleri ve devlete ait olan arazinin gelirinden, ekininden pay ayır. Bulunduğun şehirde, o şehre yakın yerlerde olanlarıyla uzakta bulunanları aynı h&uuml;kme tabidir. Onların </span>her biri <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">hakkına riayet etmeni</span> ister. Nimetler i&ccedil;inde bulunuş, ehemmiyetli işlere dalışın, onları unutturmasın sana. &Ouml;nemli işlere bakman, k&uuml;&ccedil;&uuml;k sayılan işlere bakmayışına mazeret</strong> olamaz. B&ouml;yle bir <strong>&ouml;z&uuml;r</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kabul olunamaz. Unutturmasın sana onları &ouml;nemli işlere dalışın. Y&uuml;z&uuml;n&uuml; &ccedil;evirme onlardan. Onların g&ouml;zlere </span><strong>hor</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;r&uuml;nenlerini, insanlar tarafından aşağı sayılanlarını, fakat sana gelip hallerini anlatmayanlarını sen ara, bul. Onları bulmak, hallerini sorup anlamak i&ccedil;in Allahtan korkan, ona karşı </span> <strong>ululanmayan</strong>, g&uuml;<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">vendiğin kişiler yolla, onların hallerini sana bildirsinler. Sonra haklarında &ouml;ylesine </span><strong>harekette</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bulun ki Allaha ulaştığın g&uuml;n onlar hakkında &ouml;z&uuml;rler getirmeye kalkışmayasın. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bunlar halk i&ccedil;inde <strong>başkalarından</strong></span><strong> daha fazla insafa layık kişilerdir. B&uuml;t&uuml;n bu sınıfların haklarını vermeye gayret et. Bilmeyerek hakkına riayet etmediklerin i&ccedil;in de Allahtan <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">bağışlanmanı</span> </strong> dile.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yetimlerden, kocalmış kişilerden (<strong>yaşlılardan</strong></span><strong>) bir d&uuml;zene baş vuramayanları, kimseden bir şey dilemeyenleri g&ouml;r g&ouml;zet. Bu valilere ağır bir y&uuml;ktir. Fakat hakkın hepsi de ağırdır. Ancak Allah hayırlı bir sonuca varmalarını isteyip ona dayananlara, vaad ettiklerini</strong> ger&ccedil;ek bilip inananlara o y&uuml;k&uuml; hafifletir.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Zamanın bir kısmını </span><strong>ihtiya&ccedil; sahiplerine</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> harca. Onların hepsini </span><strong>huzuruna</strong> al, otur, onlar<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">la g&ouml;r&uuml;ş. O mecliste seni yaratan Allaha karşı </span><strong>g&ouml;n&uuml;l</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> al&ccedil;aklığını takın. Askerinden, yardımcılarından, koruyucularından, </span> <strong>zaptiye</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> erk&acirc;nından hi&ccedil; kimse onları korkutmasın, onlara mani olmasın. Onlarda seninle y&uuml;z y&uuml;ze </span><strong>korkmadan</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, &ccedil;ekinmeden konuşsunlar. Allahın salatı ona ve soyuna olsun, Res&uuml;lullah&rsquo;ın bir yerde değil bir &ccedil;ok yerde (Zayıfın korkup &ccedil;ekinerek, dili dolaşarak s&ouml;z s&ouml;ylemeye &ccedil;alıştığı, fakat kuvvetliden hakkını alamadığı toplum ne temizliğe ulaşır, ne de kutluluğa kavuşur) buyurduğunu duymuşumdur. Onların sert konuşmalarına, s&ouml;z s&ouml;ylerken <strong>ağır laflar edenine</strong></span><strong> tahamm&uuml;l et. Daralmayı, onlarla g&ouml;r&uuml;şmeden &ccedil;ekinip <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">utanmayı</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bırak da Allah bu yğzden sana rahmetlerini yaysın. O&rsquo;na itaatin y&uuml;z&uuml;nden sevaplar versin. İhsanda bulunduğun zaman </span> <strong>minnet</strong> y&uuml;kleyerek ve<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">rme ki, verdiğin alana sinsin. Vermediğin zaman da g&uuml;zellikle </span><strong>&ouml;z&uuml;rler</strong> getirerek verme ki almayan, <strong>hi&ccedil; olmazsa</strong> sevinsin.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bazı işler de vardır ki </span><strong>bizzat senin yapman</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> gerektir. Bunların biri k&acirc;tiplerin yazmakta aciz g&ouml;sterdikleri hususlarda memurlarına senin cevap vermendir. Biri de halkın ihtiyacı sana hangi g&uuml;n arz edilirse hemen o g&uuml;n o <strong>ihtiya&ccedil;ları</strong></span><strong> gidermendir ki, bu olabilir ki yardımcılarını sıkar, vaktinde yapmazlar bu işi. Her g&uuml;n&uuml;n işini o g&uuml;n g&ouml;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her g&uuml;n yapılacak bir iş vardır.</strong></p>
<p align="LEFT">Vakitlerin en &uuml;<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">st&uuml;n&uuml;, en fazlasını seninle Allah arasında ki kulluğa hasret. Fakat halka sarf ettiğin vakitlerin de hepsi, işlerde niyetin </span><strong>temiz</strong> oldu mu, halk bu y&uuml;zden <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">esenliğe</span></strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> erişti mi, Allaha ait olur. </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">O&rsquo;na kulluk sayılır.</span></p>
<p align="LEFT">Allah i&ccedil;in dinini halis <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">kılan farzlara bilhassa dikkat et. Gecende, g&uuml;nd&uuml;z&uuml;nde bedeni </span><strong>ibadetlerini</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> onlarla Allaha yaklaşmak kastıyla kusur etmeden, riyaya d&uuml;şmeden nasıl gerekse o &ccedil;eşit yerine getir. Halka ibadet ettirdiğin zaman ibadeti uzatıp onları <strong>usandırmadan</strong></span>, tez, fakat erk<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&acirc;nını yitirmeden yaptır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; halk i&ccedil;inde hasta olan vardır.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Allahın salatı O&rsquo;na ve soyuna olsun, beni </span><strong>Yemen&rsquo;e</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;nderdiği zaman Res&uuml;lullah&rsquo;a, onlara nasıl namaz kıldırayım diye sordum. &ldquo; <strong>En zayıfının kıldığı namaz gibi kıldır. İnsanlara karşı merhametli davran</strong></span>&rdquo; buyurdular.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">B&uuml;t&uuml;n bunlardan sonra derim ki: Buyruğunun altında bulunanlara uzun m&uuml;ddet g&ouml;r&uuml;nmez olma, &ccedil;&uuml;nk&uuml; valilerin halka g&ouml;r&uuml;nmemeleri <strong>darlıktan</strong></span><strong> bir kısımdır. Halkı sıkar. Valilerin idare işlerinde az bilgili olduklarına delalet eder. Onlara g&ouml;r&uuml;nmemek, onların onların bir &ccedil;ok şeyleri &ouml;ğrenmelerine de engel olur. Onlarca b&uuml;y&uuml;k şey k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;r&uuml;n&uuml;r, k&uuml;&ccedil;&uuml;k şeylerse g&ouml;zlerinde b&uuml;y&uuml;r. G&uuml;zel ve iyi, &ccedil;irkin g&ouml;r&uuml;n&uuml;r onlara. &Ccedil;irkinse <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">g&uuml;zelliğe</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> b&uuml;r&uuml;n&uuml;r, hakla batıl bir birine karışır gider. Valide bir insandır ancak, halkla g&ouml;r&uuml;şmedik&ccedil;e onların hallerini bilemez. Kendisinden gizli kalanları g&ouml;remez. Ger&ccedil;eğin apa&ccedil;ık </span> <strong>alametleri</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> yoktur ki bunlarla doğru, yalandan ayrılsın. Sen 2 kişiden birisin ancak. Birisi mutlaka hakkı yerine getirir, herkese hakını verir. Gereken hakkı verdikten, iyi iş g&ouml;rd&uuml;kten sonra neden gizleneceksin? O biri, vermemeyi, hakkı </span> <strong>eda etmemeyi</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> adet edinmiştir. Halk senden &uuml;mit kestikten sonra hemencecik el &ccedil;eker senden, ne diye onlara g&ouml;r&uuml;nmeyeceksin? Oysa ki halkın</span> sana <strong>zahmet</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> vermeyen şik&acirc;yetlerinin &ccedil;oğu, ya bir zulma uğradığındandır, yahut muamelede </span><strong>insaf</strong> ve <strong>adalet</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> istediğindendir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sonra valinin bazı adamları da bulunabilir ki onlar, kendi </span><strong>reiyleriyle</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> (kendi başına) hareket ederler, zul&uuml;mde bulunurlar. İnsafları azdır. Muamelede adaleti g&ouml;zetmezler. B&uuml;t&uuml;n bunların sebeplerini kesip ortadan kaldırırsak </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"><strong>şerlerini</strong></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> insandan gizler(ler). Yakınlarına, yanında bulunanlara arazi verme ki bazı yerleri, bazı tarlaları elde etmek tamahına d&uuml;şmesinler. Aksi halde orda ki k&ouml;ye </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">zarar gelir. Bu işin, bir </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><strong>ırmaktan su almak</strong></span><strong> ihtiyacında bulunanlara zararı dokunur. O sudan faydalanmak, o yerden fayda sağlamak isteyenlere, araziye sahip &ccedil;ıkanlar zulmederler. Bunun faydası başkasına d&uuml;şer, vebali ise valinin boynuna y&uuml;klenir. Onlardan verdiğin kişiler faydalanırlar, ayıbı ise d&uuml;nyada da, ahirette de sana d&uuml;şer. Yakın olsun, uzak olsun, kime gerekse hakkını ver. </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bu hususta sabırlı ol. Ecrini Allahtan iste, akraban ve yakın adamların bile olsa haktan ayrılma, işin sonunu d&uuml;ş&uuml;n. İsterse sana ağır gelsin bu iş, hayırlı olduğu sence </span> <strong>mal&uuml;mse</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> yapmaktan &ccedil;ekinme, hakkını yerine getir. Halk bir işte zul&uuml;m var zannına d&uuml;şer, sana <strong>hayıflanırsa</strong></span><strong> aslını anlatarak, &ouml;z&uuml;rler</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> getirerek zannını değiştir. Bu suretle sen adaletle iş g&ouml;rm&uuml;ş olursun. Buyruğun altındakilere de <strong>yumuşaklıkla</strong></span><strong> muamele etmiş bulunursun. &Ouml;z&uuml;r dilemekle</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sen hakka riayet eder, muradına erersin, halkta <strong>doğruyu</strong></span><strong> anlar, işin aslını bilir.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">D&uuml;şmanın, seninle <strong>barışmak</strong></span><strong> isterse red etme. Barışta Allahın rızası var. Orduna huzur</strong> ve <strong>istirahat</strong> ver, s<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">en de sıkıntılarından kurtulmuş olursun, şehirlerinse eminliğe kavuşmuş olur. Ama barıştıktan sonra d&uuml;şmanından sakın da sakın. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ok kere d&uuml;şman yaklaşır, gafil olmanı bekler. Şu halde ihtiyatla hareket et, bu hususta iyi bir zanna d&uuml;şmeyi t&ouml;hmet altına al. Seninle d&uuml;şmanın arasını bir bağla bağladın, onunla bir anlaşmaya vardın, yahut da ona aman elbisesini giydirdin mi ahdine vefa et. Verdiğin amana </span><strong>riayet</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> et. Nefsini ona verdiğin s&ouml;ze, </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"><strong>anlaşmaya</strong></span> kalkan yap. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; <strong>dilekleri</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> birbirine aykırı, bireyleri darmadağın ve &ccedil;eşit &ccedil;eşit olduğu halde insanların Allahın farz ettiği şeylerde hepsi de ahde vefa etmeyi ululadıkları gibi ululadıkları bir farz yoktur. Hatta </span> <strong>m&uuml;sl&uuml;manlar</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ş&ouml;yle dursun, m&uuml;şrikler bile bunu gerekli saymışlar, buna riayet etmişler, ahirette</span>, <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">amanda durmamanın</span> ne zararlar vereceğini bilmişlerdir. Verdiğin amana gadretme, anlaşmanı bozma. Hıyanette bulunarak d&uuml;şmanını aldatma. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allaha karşı b&ccedil;yle bir bir c&uuml;rette bulunan, &ccedil;ok k&ouml;t&uuml;, &ccedil;ok ziyank&acirc;r </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bir bilgisizdir ancak. Allah, anlaşmanın amanını kulları arasında bir rahmet olarak yaymıştır ki, o bir emniyettir. </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Herkes orada esenleşir. Bir </span> <strong>haremdir</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, herkes ona sığınır. B&ouml;l&uuml;k b&ouml;l&uuml;k herkes onun civarına koşar gider. Onu bozmak, ona hıyanet etmek, ona hile katmak olamaz. </span><strong>Bahanelerle</strong> bozulacak anla<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">şma yapma, pekiştirdikten sonra yorumlara g&uuml;venme. Allah adına verdiğin anlaşmayı bozmaya, haksız olarak ondan d&ouml;nmeye kalkışma. Genişlemesi umulan, sonunda &uuml;st&uuml;nl&uuml;k bekleyen darlığa dayanman, g&uuml;nahından korkacağın </span><strong>gadirden</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> hayırlıdır. Bozarsan Allahın gazabı gelip &ccedil;atar sana, ne d&uuml;nyanda berhudar olursun ne ahiretinde.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sakın haksız olarak kan d&ouml;kme. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; azaba sebep olan, su&ccedil; bakımından ondan daha b&uuml;y&uuml;k bulunan, nimetin zevaline, devletin yitmesine sebep teşkil eden hi&ccedil; bir şey yoktur ki haksız olarak kan d&ouml;kmekle kıyaslanabilsin. Kan d&ouml;kenlerin hesabını kıyamet g&uuml;n&uuml;nde bizzat noksan sıfatları olan Allah g&ouml;recek, azaplarını o verecektir. </span><strong>Haram</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olarak kan d&ouml;kmekle g&uuml;c&uuml;n&uuml;, kuvvetini &ccedil;oğaltmaya kalkışma. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu g&uuml;c&uuml; zayıflatır, hatta yok eder gider. Bilerek</span> <span style="font-weight: bold;">kan d&ouml;kme </span>hususunda ne <strong>Allah</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> katında bir </span><strong>&ouml;zr&uuml;n</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, ne benim katımda kabuldur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; cezası kısastır bunun. Yanlışlıkla kam&ccedil;ın, yahut <strong>kılıcını</strong></span> yahut da elin bir <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe</span></strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> sebep olursa, kudretine g&uuml;venip ululanarak, &ouml;ld&uuml;r&uuml;len kişinin </span><strong> velilerine</strong> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">onun diyetini (bedelini) vermekten ka&ccedil;ınma.</span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kendini beğenmekten</span>, seni ululuğa sevk eden şeylere uyup g&uuml;venmekten, &ouml;v&uuml;lmeyi</strong> istemekten &ccedil;ekin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bunlar ihsan sahiplerinin <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ihsanlarını</span></strong> yok etmek, ecirlerin, mahveylemek i&ccedil;in <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">şeytanın</span> g&ouml;zettiği fırsata yol a</strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">&ccedil;an şeylerdir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İdarene </span><strong>tabi</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olanlara ihsanda bulununca da onları </span><strong>minnet</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> altında bırakmaya, ihsanını başlarına kakmaya kalkışma. Yaptığını </span> <strong>&ccedil;ok g&ouml;rmekten</strong> de &ccedil;ekin. Vaad edince de <strong>vaadinden</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> d&ouml;nme. Başa kakmak, ihsanı yok eder. Yapılan iyiliği </span><strong>&ccedil;ok</strong> g&ouml;rmek, b&uuml;y&uuml;<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">k saymak, ger&ccedil;eğin ışığını s&ouml;nd&uuml;r&uuml;r. Vaadden d&ouml;n&uuml;ş halkın nefretine mucip olur. Y&uuml;ce Allah <span style="font-weight: bold;">&ldquo;</span></span><span style="font-weight: bold;">Allah katında en beğenilmeyen şey, yapmadığınız şeyi s&ouml;ylemenizdir</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><span style="font-weight: bold;">.</span></span>(<strong>Saff: Ayet )</strong>&rsquo; buyurur.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Zamanı gelmeden işlerde </span><strong>aceleye</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> d&uuml;şme. Yapmak imkanı olunca da o işte ihmal etme, doğruluğu </span><strong> sence belli olmayan</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> işe girişme, ama doğruluğu a&ccedil;ık&ccedil;a belli olan işi de savsaklama. Her işi yerinde yap, her işi yerinde işle.</span></p>
<p align="LEFT">Herkesle <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">bir ve eşit olduğun</span> şeylerde kendi payını <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ccedil;oğaltmaya</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kalkışma, herkesin g&ouml;zettiği şeylerde gaflete d&uuml;şme, &ccedil;&uuml;nk&uuml; sen, <strong>başkalarına</strong></span> da &ouml;rneksin. <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Az bir zaman sonra işleri &ouml;rten perdeler a&ccedil;ılır, mazlumun hakkı da senden alınır.</span></p>
<p align="LEFT">&Ouml;fkeni yen, kendine sahip ol. <strong>Elini, dilini</strong> g&ouml;zet. B&uuml;t&uuml;n bu hallerde <strong>hemencecik</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ceza vermekten &ccedil;ekin, cezayı </span><strong>geriye</strong> at, &ouml;fken <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">yatışıncaya</span></strong> dek elini, dilini g&ouml;zet. Bu s&ouml;ylediklerimi <strong>ahireti</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> anarak, Rabbine ulaşacağına inanarak derdini, <strong>temizliğini </strong></span><strong> &ccedil;oğaltmadık&ccedil;a yapamazsın.</strong></p>
<p align="LEFT">Sana, senden &ouml;nce <strong>adaletle</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> h&uuml;k&uuml;m s&uuml;renleri, yahut &uuml;st&uuml;n yol yordamları, Allahın salatı O&rsquo;na ve soyuna olsun. Peyga</span>mberimizin <strong>eserini</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, yahut da Allah Kitabında ki farzları anmak, bizim bunları anıp </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"><strong>d&uuml;ş&uuml;nerek</strong></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> nasıl hareket ettiğimizi g&ouml;rmek, bu ahit &ndash;nameden sana verdiğim buyruklara kendini zorlamak gerektir. </span> <strong>Nefsine</strong> uymak hususunda bir <strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">gevşeklik</span></strong> g&ouml;stermemen i&ccedil;in bu kadar delil g&ouml;sterdim sana.</p>
<p align="LEFT">Ve ben, <strong>benim ve senin</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, kulların en g&uuml;zel anışlarına </span><strong>iyi ve yerinde</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> &ouml;v&uuml;şlerine sahip olmamızı, şehirlerde iyi ve </span> <strong>g&uuml;zel eserler</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bırakmamızı, nimetin, <strong>hakkımızda</strong></span><strong> tam ve olgun olarak, l&uuml;tuf ve ihsanıın kat kat fazlasıyla verilmesini, benim de senin de &ouml;mr&uuml;m&uuml;z&uuml;n kutlulukla ve şehid olarak tamamlanmasını Allahın bol ve sayısız rahmetine, pek b&uuml;y&uuml;k kudretine</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, her dilenen şeyi l&uuml;tfedip vermesine sığınarak niyaz etmekteyim ve biz ger&ccedil;ekten <strong>Allahın rızasını</strong></span> istemekteyiz. <strong>Selam Res&uuml;lullah&rsquo;a, <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Allahın selat ve selamı O&rsquo;na tertemiz soyuna olsun.</span></strong></p>
<p align="LEFT"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Hz. ALİ&rsquo;NİN BASRA VALİSİ ABDULLAH BİN ABBAS&rsquo;A </span></strong></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">YAZDIĞI MEKTUP</span></strong></p>
<p align="LEFT">&ldquo;<strong>Ey</strong> <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Basra Fermandarı</span></strong>, seni k&ouml;kten ve necattan <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">doğru bir insan</span></strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> biliyordum. Bununla beraber işittim, memleket dahilinde ben </span><strong>cengi cidal ile me<span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">şgul iken</span></strong>, sen de <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">fırsatı g&acirc;nimet bilerek</span> M&uuml;sl&uuml;manların mallarını <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">yağmalamaya</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kalkmışsın. &ldquo;</span> <strong>Beyt&rsquo;&uuml;l-m&acirc;l</strong>&rdquo;dan, <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">altın ve g&uuml;m&uuml;ş</span> sikkeler ele ge&ccedil;irmişsin. İhtiyarlık i&ccedil;in Hicaz&rsquo;a</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;ndermişsin. Yazıklar olsun sana <strong>ey Abbas&rsquo;ın oğlu</strong></span><strong>. Kocasız kadınların ve yetimlerin</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, fakirlerin hakkı olan bu parayı kendine nasıl sarf edeceksin? </span><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"><strong>Mahşer g&uuml;n&uuml;n&uuml;n</strong></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> hesabından, Allah&rsquo;ın az&acirc;bından korkmadın mı?&rdquo;</span></p>
<p align="LEFT"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p align="LEFT"><strong>MEKTUPLAR VE EVRENSEL BEYANNAME</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Hz. Ali&rsquo;nin gerek Mısır&rsquo;a </span><strong>Vali</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> tayin ettiği </span><strong>Mali Ejder&rsquo;e</strong> ve gerekse Basra Valisi <strong>Abdullah bin Abbas&rsquo;a</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> g&ouml;nderdikleri mektuplar dikkatle incelendiğinde, i&ccedil;eriği ve kapsamı itibarıyla insanlık i&ccedil;in <strong>olağan &uuml;st&uuml; birer</strong></span> <strong>belgedir</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">. Bu mektupların, &ouml;zellikle Mısır Valisine g&ouml;nderdikleri mektup birer &ouml;nemli </span><strong>sertifika</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olarak alınıp her </span> <strong>erdemli</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> insanın v</span>e <strong>y&ouml;neticinin</strong> <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">evlerinin veya dairelerinin duvarlarına asmaları</span></strong> gerekir.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Batı d&uuml;nyası y&uuml;zyıllarca </span><strong>R&ouml;nesans</strong> ile &ouml;v&uuml;nd&uuml;. <strong>Hristiyan</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> batı d&uuml;nyası, Katolik </span><strong> Kilise feodalizminin</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> devlet ve toplum tarafından kontrol altına alınıp <strong>m&uuml;saade edildiği alanda</strong></span><strong> tutulmasının batı d&uuml;nyasına b&uuml;y&uuml;k bir nimet</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> kazandırdığını, dolayısı ile batı d&uuml;nyasında dinin kontrol altına alınması ile birlikte </span><strong> Fen&rsquo;de, Astroloji&rsquo;de, Matematik&rsquo;te, K&uuml;lt&uuml;r&rsquo;de, Sanat&rsquo;ta</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> b&uuml;y&uuml;k bir atılım yaşandığını vurguladı. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>R&ouml;nesans</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ve sonrası </span><strong>Hristiyan</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> batının </span>bilhassa <strong>teknoloji</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ve onun katkısı ile gelişen bir coğrafya oluşturdukları doğrudur. Bu coğrafyanın pek &ccedil;ok ilmi katkısının d&uuml;nyaya yarar sağladığı da doğrudur. Ancak </span><strong>R&ouml;nesans</strong> hareketi <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">15. Y&uuml;zyılda</span> başlamıştır. Bunun batı &ouml;nc&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nde İnsan Hakları Evrensel</strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> Beyannamesine d&ouml;n&uuml;şmesi ise </span><strong>1948</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> yılını bulmuştur. Batının bunu <strong>İnsan Hakları</strong></span><strong> kapsamında <span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> tescil ettirmesi, gene aynı batının &ccedil;ıkardığı ve </span><strong>milyonlarca</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> insanın &ouml;l&uuml;m&uuml;ne, doğanın b&uuml;y&uuml;k &ccedil;apta </span><strong>tahrip</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> edilmesine, enerji kaynağının <strong>insanoğlunun alehine</strong></span><strong> sebep olduğu <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2 b&uuml;y&uuml;k D&uuml;nya savaşı</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> &ccedil;ıkarması ve bundan <strong>kısmi ders &ccedil;ıkarması</strong></span><strong> sonrasına tekab&uuml;l eder. </strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bug&uuml;n dikkatle baktığımızda batının bu </span><span style="font-weight: bold;">Evrensel Beyannameyi </span>zaman zaman b&uuml;y&uuml;k oranda <strong>ihlal </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ve suistimal ettiğini g&ouml;r&uuml;r&uuml;z. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Teknolojide, bilimde, sanatta, &uuml;retimde, zenginlikte </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ve benzeri pek &ccedil;ok alanda d&uuml;nyanın diğer geri b&ouml;lgeleri ile karşılaştırıldığında </span><strong>olduk&ccedil;a ileri </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> durumda olan batının, gelinen noktada gerek </span><strong>yasama</strong> ve gerekse <strong>y&uuml;r&uuml;tme</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> de yaptığı uygulamalarının, </span><strong>1400 </strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> yıl &ouml;nce yaş</span>ayan <strong>Hz. Ali&rsquo;nin</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> bakışının ve uyguladıklarının </span><strong>&ccedil;ok gerisinde</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> olduğunu rahatlıkla g&ouml;rebiliriz.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini incelediğimizde, bu beyannamenin &ouml;nemli bir kısmının Hz. Ali&rsquo;nin Mısır Valisine g&ouml;derdiği mektupta ki &ouml;neri ve tavsiyelerle &ouml;rt&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;r&uuml;r&uuml;z. Beyanname de belirtilen <strong>&ldquo;Hi&ccedil; bir kimse, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir g&ouml;r&uuml;ş, ulusal veya sosyal k&ouml;ken, m&uuml;lkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım g&ouml;zetmeksizin eşittir ve b&uuml;t&uuml;n &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerden yararlanabilir&rdquo;</strong></span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">bakış a&ccedil;ısının adeta <strong>Hz. Ali&rsquo;den kopya edildiği</strong></span><strong> g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Bildirgenin yarısından fazlası <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Hz. Ali&rsquo;den alınma</span></strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> veya onun g&ouml;r&uuml;şleri ile <strong>&ouml;rt&uuml;şen</strong></span> maddelerle doludur. Bu beyanname bile Hz. Ali&rsquo;nin <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">d&uuml;nya &ccedil;apında</span></strong> ne kadar b&uuml;y&uuml;k bir <strong>alim</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">, insan hakları konusunda ne k</span>adar b&uuml;y&uuml;k <strong>adalet</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sahibi olduğu konusunda fikir verebilir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>&nbsp;<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRİSİ </span></strong><sup>(35) </sup></p>
<p align="LEFT">&ldquo;<strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">insan Hakları</span></strong> Evrensel Beyannamesi, <strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;">Birleşmiş Milletler</span></strong> Genel Kurulunca <strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">10 Aralık 1948</span></strong><span style="font-family: Times New Roman CE,serif;"> g&uuml;n&uuml; kabul edilmiştir. </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İnsan hakları evrensel beyannamesinin T&uuml;rkiye&rsquo;de &ldquo;</span> <strong>resmi gazete</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> ile yayınından sonra okullarda okutulması, yorumlanması, Bakanlar Kurulu&rsquo;nun </span><strong>6 nisan 1949</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> tarihli toplantısında <strong>3/9119 sayı</strong></span><strong> ile kararlaştırılmıştır.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Aşağıdaki metin, <strong>27 mayıs 1949 </strong></span>tarihve<strong> 7217<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> sayılı Resmi Gazetede yayınlanan</span></strong> resmi &ccedil;eviridir.</p>
<p align="LEFT"><strong>&nbsp;<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İnsanlık topluluğunun b&uuml;t&uuml;n bireyleriyle kuruluşlarının bu Bildirgeyi her zaman g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde tutarak eğitim ve &ouml;ğretim yoluyla bu hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klere saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası &ouml;nlemlerle gerek &uuml;ye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin y&ouml;netimi altındaki &uuml;lkeler halkları arasında bu hakların d&uuml;nyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamaya &ccedil;aba g&ouml;stermeleri amacıyla t&uuml;m halklar ve uluslar i&ccedil;in ortak ideal &ouml;l&ccedil;&uuml;leri belirleyen bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 1</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">-</span>B&uuml;t&uuml;n insanlar &ouml;zg&uuml;r, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 2-</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir g&ouml;r&uuml;ş, ulusal veya sosyal k&ouml;ken, m&uuml;lkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım g&ouml;zetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan b&uuml;t&uuml;n haklardan ve b&uuml;t&uuml;n &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerden yararlanabili</span>r.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya &ouml;zerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı &uuml;lke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya &uuml;lkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası stat&uuml;s&uuml; bakımından hi&ccedil;bir ayrım g&ouml;zetilmeyecektir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 3</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> -Yaşamak, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k ve kişi g&uuml;venliği herkesin hakkıdır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 4</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">- Hi&ccedil; kimse k&ouml;lelik veya kulluk altında bulundurulamaz, k&ouml;lelik ve k&ouml;le ticareti her t&uuml;rl&uuml; bi&ccedil;imde yasaktır.</span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 5</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">- Hi&ccedil; kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 6</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">- Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 7</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">- Herkes yasa &ouml;n&uuml;nde eşittir ve ayrım g&ouml;zetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu Bildirgeye aykırı her t&uuml;rl&uuml; ayrım g&ouml;zetici işleme karşı ve b&ouml;yle işlemler i&ccedil;in yapılacak her t&uuml;rl&uuml; kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 8-</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını &ccedil;iğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 9</strong>- Hi&ccedil; kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve s&uuml;rg&uuml;n edilemez.</p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 10</strong>- Herkesin, hak ve y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;kleri belirlenirken ve kendi<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">sine bir su&ccedil; y&uuml;klenirken, tam bir şekilde davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hak&ccedil;a ve a&ccedil;ık olarak g&ouml;r&uuml;lmesini istemeye hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 11</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Kendisine bir su&ccedil; y&uuml;klenen herkes, savunması i&ccedil;in gerekli olan t&uuml;m g&uuml;vencelerin tanındığı a&ccedil;ık bir yargılama sonunda, yasaya g&ouml;re su&ccedil;lu olduğu saptanmadık&ccedil;a, su&ccedil;suz sayılır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Hi&ccedil; kimse işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka g&ouml;re bir su&ccedil; oluşturmayan herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı su&ccedil;lu sayılamaz. Kimseye su&ccedil;un işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 12</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">- Kimsenin &ouml;zel yaşamına, ailesine konutuna yada haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 13</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Herkesin bir devletin toprakları &uuml;zerinde serbest&ccedil;e dolaşma ve oturma hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Herkes, kendi &uuml;lkesi de dahil olmak &uuml;zere, herhangi bir &uuml;lkeden ayrılmak ve &uuml;lkesine yeniden d&ouml;nmek hakkına sahiptir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 14</strong></p>
<p align="LEFT">1. Her<span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">kesin zul&uuml;m altında başka &uuml;lkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Ger&ccedil;ekten siyasal nitelik taşımayan su&ccedil;lardan veya Birleşmiş Milletlerin ama&ccedil; ve &uuml;lkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan yararlanıl</span>amaz.</p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 15</strong></p>
<p align="LEFT">1. Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Hi&ccedil; kimse keyfi olarak yurttaşlığından veya yurttaşlığını değiştirme hakkından yoksun bırakılamaz. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 16.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Yetişkin her erkeğin ve kadının, ırk, yurttaşlık veya din bakımlarından herhangi bir kısıtlamaya uğramaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Evlenme s&ouml;zleşmesi, ancak evleneceklerin &ouml;zg&uuml;r ve tam iradeleriyle yapılır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3. Aile, toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 17</strong></p>
<p align="LEFT">1. Herkesin tek <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">başına veya başkalarıyla ortaklaşa m&uuml;lkiyet hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Hi&ccedil; kimse keyfi olarak m&uuml;lkiyetinden yoksun bırakılamaz. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Madde 18- Herkesin d&uuml;ş&uuml;nce, vicdan ve din &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne hakkı vardır. Bu hak, din veya topluca, a&ccedil;ık olarak ya da &ouml;zel bi&ccedil;imde &ouml;ğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel t&ouml;renlerle a&ccedil;ığa vurma &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; i&ccedil;erir. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Madde 19- Herkesin d&uuml;ş&uuml;nce ve anlatım &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne hakkı vardır. Bu hak d&uuml;ş&uuml;ncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, &uuml;lke sınırları s&ouml;z konusu olmaksızın, bilgi ve d&uuml;ş&uuml;nceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 20</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma, dernek kurma ve derneğe katılma &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Hi&ccedil; kimse bir derneğe girmeye zorlanamaz. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 21</strong>.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Herkes, doğrudan veya serbest&ccedil;e se&ccedil;ilmiş temsilciler aracılığı ile &uuml;lkesinin y&ouml;netimine katılma hakkına sahiptir. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Herkesin &uuml;lkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3. Halkın iradesi h&uuml;k&uuml;met otoritesinin temelidir. Bu irade, gizli veya serbestliği sağlayacak benzeri bir y&ouml;ntemle genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak ve belirli aralıklarla tekrarlanacak d&uuml;r&uuml;st se&ccedil;imlerle belirlenir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 22</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">- Herkesin, toplumun bir &uuml;yesi olarak, sosyal g&uuml;venliğe hakkı vardır. Ulusal &ccedil;abalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin &ouml;rg&uuml;tlenmesine ve kaynaklarına g&ouml;re, herkes onur ve kişiliğinin serbest&ccedil;e gelişim i&ccedil;in gerekli olan ekonomik, sosyal ve k&uuml;lt&uuml;rel haklarının ger&ccedil;ekleştirilmesi hakkına sahiptir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 23</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Herkesin &ccedil;alışma, işini serbest&ccedil;e se&ccedil;me, adaletli ve elverişli koşullarda &ccedil;alışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2.Herkesin, herhangi bir ayrım g&ouml;zetmeksizin, eşit iş i&ccedil;in eşit &uuml;crete hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3. Herkesin kendisi ve ailesi i&ccedil;in insan onuruna yaraşır ve gerekirse her t&uuml;rl&uuml; sosyal koruma &ouml;nlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir &uuml;crete hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">4. Herkesin &ccedil;ıkarını korumak i&ccedil;in sendika kurma veya sendikaya &uuml;ye olma hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 24</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">- Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, &ouml;zellikle &ccedil;alışma s&uuml;resinin makul &ouml;l&ccedil;&uuml;de sınırlandırılmasına ve belirli d&ouml;nemlerde &uuml;cretli izne &ccedil;ıkmaya hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 25</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı i&ccedil;in beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan ge&ccedil;im sıkıntısı durumunda g&uuml;venlik hakkına sahiptir. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Anaların ve &ccedil;ocukların &ouml;zel bakım ve yardım g&ouml;rme hakları vardır. B&uuml;t&uuml;n &ccedil;ocuklar, evlilik i&ccedil;i veya evlilik dışı doğmuş olsunlar, aynı sosyal g&uuml;venceden yararlanırlar. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 26</strong>.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlk&ouml;ğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese a&ccedil;ıktır. Y&uuml;ksek &ouml;ğretim, yeteneklerine g&ouml;re herkese tam bir eşitlikle a&ccedil;ık olmalıdır. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarıyla temel &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klere saygıyı g&uuml;&ccedil;lendirmeye y&ouml;nelik olmalıdır. Eğitim, b&uuml;t&uuml;n uluslar, ırklar ve dinsel topluluklar arasında anlayış, hoşg&ouml;r&uuml; ve dostluğu &ouml;zendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki &ccedil;alışmalarını geliştirmelidir. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3. &Ccedil;ocuklara verilecek eğitimin t&uuml;r&uuml;n&uuml; se&ccedil;mek, &ouml;ncelikle ana ve babanın hakkıdır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 27</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1. Herkes toplumun k&uuml;lt&uuml;rel yaşamına serbest&ccedil;e katılma, g&uuml;zel sanatlardan yararlanma, bilimsel gelişmeye katılma ve bundan yararlanma hakkına sahiptir. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, edebiyat ve sanat &uuml;r&uuml;nlerinden doğan maddi ve manevi &ccedil;ıkarlarının</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">korunmasına hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 28</strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">- Herkesin bu Bildirgede &ouml;ng&ouml;r&uuml;len hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerin ger&ccedil;ekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası d&uuml;zene hakkı vardır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong>Madde 29</strong></p>
<p align="LEFT">1. Herkesin, kişiliğinin serbest&ccedil;e ve tam gelişmesine olanak veren topluma karşı &ouml;devleri vardır.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">2. Herkes haklarını kullanırken ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerinden yararlanırken, başkalarının hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerinin tanınması ve bunlara saygı g&ouml;sterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu d&uuml;zeniyle genel refahın gereklerinin karşılanması amacıyla yalnız yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olur. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3. Bu hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler hi&ccedil;bir koşulda Birleşmiş Milletlerin ama&ccedil; ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz. </span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Madde 30- Bu bildirgenin hi&ccedil;bir kuralı, herhangi bir devlet, topluluk veya kişiye, burada a&ccedil;ıklanan hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerden herhangi birinin yok edilmesini ama&ccedil;layan bir girişimde veya eylemde bulunma hakkını verir bi&ccedil;imde yorumlanamaz</span>.</p>]]></description>
   <pubDate>Tue, 14 Dec 2010 19:34:07 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99den-mektuplar_149.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HZ. ALİ’DEN ÖZ DEYİŞLER</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99den-oz-deyisler_148.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 256px; height: 192px;" src="/uploads/articles/3c0b3737.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-family: Arial;"><br />HZ. ALİ&rsquo;DEN &Ouml;Z DEYİŞLER...<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /></span></span></p>
<div><hr /></div>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>1. Acelenin meyvesi yanlışlıktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>2. A&ccedil; kalmak, al&ccedil;almaktan hayırlıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>3. A&ccedil;ık kalpli, mert d&uuml;şman, i&ccedil;inden pazarlıklı dosttan iyidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>4. Adalet i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k talihsizlik, devleti idare edenin zalimliğidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>5. </span><span>Adalet, halkın dirliği ve d&uuml;zeni, idarecilerin ise s&uuml;s&uuml; ve g&uuml;zelliğidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>6. Adalet ve eşitliği g&ouml;zetme, siyasetlerin en iyisidir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>7. Adil ol, kudretin s&uuml;rekli olsun. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>8. Adilane davranış siyasetlerin (y&ouml;netimlerin) en iyisidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>9. Affedilmeyecek g&uuml;nah, i</span><span>nsanların bir birlerine olan zulm&uuml;d&uuml;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>10. Affetmekten utanmayın. Cezalandırmada acele etmeyin. Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen &ouml;fkelenip kendinizi kaybetmeyiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>11. Ahdini bozmak Allah&rsquo;ı ve halkı gazaplandırır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>12. </span>Ahmak, her lafın başında yemin eder.&nbsp;</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>13. Akıl, gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık vatanda gurbete d&uuml;şmektir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>14. Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>15. Akıl gibi zenginlik cehalet gibi yoksulluk yoktur. Edebe uymak bir kazan&ccedil;, danışmak bir g&uuml;&ccedil;t&uuml;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>16. Akıllı bir insan fakir olabilir. Fakat o hi&ccedil; kimsenin sadakasına muhta&ccedil; değildir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>17. Akıllı kişi, tecr&uuml;belerden ibret alan kimsedir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>18. Akıllı olan kemal, cahil olan mal ister.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>19. Akıllı, d&uuml;şmanınsa bile danış, bilgisiz dostun fik</span><span>rini ge&ccedil;. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>20. Akıllı insan edeple &ouml;ğ&uuml;t alır. Dayaktan başka bir şeyle terbiye edilemiyenler hayvanlardır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>21. Akıllı, insanların en mutlusudur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>22. Akıllının dili kalbindedir, ahmağın dili ise ağzındadır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>23. Akıllının tahmini, cahilin kesin bilmesinden daha doğrudur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>24. Akıllı insanlar az konuşur. &Ccedil;ok s&ouml;yleyenler, yalnız ahmaktırlar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>25. Akil kişi, kem&acirc;l taleb eder.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>26. Akraba d&uuml;şmanlığı, akrep sokmasından beterdir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>27. Al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k, ilimin meyvesidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>28. Al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k, en b&uuml;y&uuml;k şereftir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>29. Aleyhine kesin delil olmayan kişiyi mazur tutun; o kişi benim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>30. Alışkanlık, insana musallat olur ve onu kontrolu altına alır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>31. Alışkanlık insanın ikinci tabiatı gibidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>32. Amellerin en zoru &uuml;&ccedil;t&uuml;r. Bunlar; nefsin hakkını verebilmek, her halde Allah&rsquo;u Te&acirc;l&acirc;&rsquo;yı hatırlayabilmek, kardeşine bol bol ikramda bulunabilmektir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>33. Amelsiz sev&acirc;b dileyen, yaysız ok atmaya kalkan kişiye benzer. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>34. Aptallığın en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; medh ve zemde ifrada ka&ccedil;maktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>35. Allah dostları o kişilerdir ki, insanlar d&uuml;nyanın g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş&uuml;ne baktıkları zaman, onlar d&uuml;nyanın i&ccedil; y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&ouml;r&uuml;rler. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>36. Allah katında insanların en k&ouml;t&uuml;s&uuml;, hayatında midesini ve şehvet g&uuml;d&uuml;s&uuml;n&uuml; doyurmaktan başka hedefi olmayan kismedir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>37. Allah seni &ouml;zg&uuml;r yaratmışken, başkasının k&ouml;lesi olma.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>38. Allah&rsquo;ın hışmından kurtulmuş olan, bir tek z&acirc;lim yoktur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>39. Allah&rsquo;&uuml; Te&acirc;l&acirc;ya yemin ederim ki, beni yalnız m&uuml;&rsquo;min sever ve bana yalnız m&uuml;nafık buğzeder.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>40. Arkadaşın hayırlısı, sana doğru yolda iyi delil olandır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>41. Asıl yetimler, anadan ve babadan yoksun olanlar değil, akıldan yoksun olanlardır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>42. Aslını inkar eden haramzadedir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>43</span>. Aş verirsen doyur.&nbsp;</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>44. Aşağılık insanlarla yakınlaşmaktan ka&ccedil;ın, onlar ki yapmacık sevgilerini g&ouml;sterip i&ccedil;lerinde k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; sakladılar. Onları hoşnut tuttuğun s&uuml;rece sana sevgi duyarlar verili olmaktan geri kalırsan sana zehirlerini akıtırlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>45. Aşırılık g&ouml;sterme sevgide. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insan ne zaman o sevgiden hoşnut kalmayacağınızı bilemez. Hoşnutsuzluk duyar da insana nefret duyarsan, nefretinde de aşırılık olmasın. Nefretinden ne zaman d&ouml;neceğini bilemezsin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>46. Atamalarda araştırma yapmayı ihmal etmeyiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>47. Ayıbın en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;, ona benzer bir ayıp sende de varken, başkasını ayıplamandır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>48. Ayılması &ccedil;ok g&uuml;c olan zenginlik sarhoşluğunda Allah&rdquo;a sığınınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>49. Aynı Anadan babadan doğanlar, senin miras kardeşlerin, uzak yerlerden gelen, huyu suyu sana benziyenler ise senin &ouml;z kardeşlerin sayılırlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>50. Az ilmi olup da onunla amel eden, &ccedil;ok ilmi olup da amel etmeyenden hayırlıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>51. Az ibadet edip &ccedil;ok &ccedil;alışmak, &ccedil;ok ibadet edip az &ccedil;alışmaktan &uuml;st&uuml;nd&uuml;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>52. Az yemek yemek sağlıktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>53</span>. Azarlamada aşırılık inat ateşini alevlendirir.</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>54. Azim ve sebat, insanların en b&uuml;y&uuml;k yardımcısıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>55. Azgınlığın sonu ya rezil veyahut yok olmaktır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>56. Azla yetinen kimse zengindir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>57. Baba</span><span>na saygılı ol ki, oğlun da sana saygılı olsun. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>58. Babana riyet edersen, sende oğlundan h&uuml;rmet ve riayet bekleyebilirsin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>59. Bağışlamak, b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n şanındandır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>60. B&acirc;tıla yardım eden, Hak&rsquo;ka z&ucirc;lmeder. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>61. Başa kakmak suretiyle iyiliğini boşa giderme. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>62. Başkalarına kulluk etme; Allah seni h&uuml;r yaratmıştır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>63. Başkalarını &ccedil;ekiştireni, ister Hakk &uuml;zere olsun, ister batıl yalanlayınız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>64. Başkalarını ıslah etmek istiyor isen &ouml;nce kendini ıslah etmelisin. Kendin fasid olduğun halde başkalarını ıslah etmeye kalkışman en b&uuml;y&uuml;k ayıplardandır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>65. Başkalarının felaketinden hisse kapanlar, ge&ccedil;miş mus&icirc;betlerden ders alanlar, cidden bahtiyar insanlardır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>66. Başkalarının iyi hareketlerini takdire &ccedil;alışınız. Derhal dostlarınızın &ccedil;oğaldığını&nbsp;g&ouml;receksiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>67. Ba</span><span>şkasında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n fena bir huyu hemen nefsinde ara ve ondan ka&ccedil;ın.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>68. Beceremeyeceğin bir iş i&ccedil;in s&ouml;z verme. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>69. Ben Cehennem&rsquo;in taksimcisiyim, Kıyamet G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde Cehennem&rsquo;e bu senin, bu da benim diyeceğim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>70. Ben konuşan Kur&rsquo;anım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>71. Ben m&uuml;&rsquo;minlerin em&icirc;</span><span>riyim; onların en yoksulunun ge&ccedil;indiği gibi ge&ccedil;inmek zorundayım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>72. Benim 3 t&uuml;rl&uuml; Dostum vardır. Benim Dostlarım, Dostlarımın Dostları ve D&uuml;şmanlarımın d&uuml;şmanı. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>73. Benim izzet ve ikramım yemin ederim ki atalardan mirastır ve onlar benden &ouml;nceliklidir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>74. Bencillik kimde olursa, helak olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>75. Bedenin orucu, ir&acirc;de ve ihtiyarla azaptan korkup sev&acirc;ba girmeyi, ecre n&acirc;il olmayı dileyerek yemekten kesilmektir. Nefsin orucu, 5 duyuyu &ouml;b&uuml;r su&ccedil;lardan &ccedil;ekmek, kalbi de b&uuml;t&uuml;n şer sebeplerinden ayırmaktır. Kalbin orucu, dil orucundan; dilin orucu, karnın orucundan hayırlıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>76. Bırak bu i&ccedil;indeki ikililiği atıl ateşe, s&ouml;nmeye y&uuml;z tutsa da onu alevlendir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>77. Bildiği halde susmak, bilmediği halde konuşmak kadar &ccedil;irkindir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>78. </span><span>Bilge insan &ccedil;alışmasına, bilgisiz de boş hayallerine g&uuml;venir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>79. Bilgi gibi hazine olamaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>80. Bilgi, t&uuml;kenmeyen bir hazinedir; akıl eskimeyen, yıpranmayan bir elbisedir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>81. Bilgin bir s&ouml;z ehli olamıyorsan, hi&ccedil; olmazsa dikkatli bir dinleyici ol. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>82. B</span><span>ilgin kişinin r&uuml;tbesi r&uuml;tbelerin en &uuml;st&uuml;n&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>83. Bilgin &ouml;l&uuml; olsa bile diridir. Cahil ise diri olsa bile &ouml;l&uuml;d&uuml;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>84. Bilgin &ouml;lse de yaşar; cahil ise yaşarken de &ouml;l&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>85. Bilginlerin toplantısı mutluluk getirir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>86. Bilgisiz, bilmediğini sormaktan utanmasın. Alim, i&ccedil;inden &ccedil;ıkamayacağı bir meselede en iyisini Allah&rsquo;u Te&acirc;l&acirc; bilir&rsquo; demekten sakınmasın.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>87. Bilgisiz kişiyi bir işte, bir d&uuml;ş&uuml;ncede ya pek ileri gitmiş g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n, ya da pek geri kalmış. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>88. Bilgiyi ehli olmayana veren, o bilgiye zulmetmiştir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>89. Bilgiyle dirilen &ouml;lmez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>90. Bilmediğiniz s&ouml;z&uuml; s&ouml;ylemeyin, &ccedil;&uuml;nk&uuml; ger&ccedil;eğin &ccedil;oğu, ink&acirc;r ettiğiniz şeylerdir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>91. Bilmediğin şey hakkında konuşmayı ve &uuml;zerine d&uuml;şmediği halde s&ouml;z s&ouml;ylemeyi terk et. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>92. Bilmiyorum demeyi bırakan kişi, &ouml;leceği yerden yaralanır, gider. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>93. Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>94. Bin kere mazlum olmak, bir kere zalim olmaktan iyidir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>95. Bin kapıdan, y&uuml;z bin kaleden i&ccedil;eri girebilirsin de k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir g&ouml;n&uuml;lden i&ccedil;eri giremezsin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>96. Babanın, &ccedil;ocuğu i&ccedil;in bıraktığı e</span><span>n iyi miras onu g&uuml;zel edeble yetiştirmesidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>97. Bir devletin başı, sahip olduğu iktidardan; bilgin, ilimden; iyilik sever, yaptığı iyiliklerden; ihtiyar da yaşından &ouml;t&uuml;r&uuml; saygı g&ouml;r&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>98. Bir devletin &ccedil;&ouml;kmesi şu d&ouml;rt sebebe bakar: Esas prensiplerinden </span><span>ayrılma, ikinci planda olan şeylere &ouml;nem verme, aşağılık kimselerin &ouml;n safa ge&ccedil;mesi ve erdemli kişilerin arka plana atılması. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>99. Bir gerceği&nbsp;savunurken, ona &ouml;nce kendimiz inanmalıyız sonrada başkalarını inandirmaya&nbsp;&ccedil;alışmalıyız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>100. Bir hikmet ve hakika</span><span>tı bulmak, m&uuml;minler i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir ganimettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>101. Bir insana başkaları yanında verilen &ouml;ğ&uuml;t, &ouml;ğ&uuml;t değil, hakarettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>102. Bir insanda g&uuml;zel bir huy varsa o huya benzer başka huylarını da bekleyin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>103. Bir işi yapmadan &ouml;nce tedbir almak, insanı pişmanlıktan kurtarır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>104. Bir sanat eserini yıkmak, cinayetlerin en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>105. Bir hakikatı m&uuml;dafaa ederken, ona evvel&acirc; kendimiz inanmalıyız. Sonra da, başkalarını inandırmaya &ccedil;alışmalıyız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>106. Bir hata işlediğiniz vakit, onu itiraftan &ccedil;ekinmeyiniz. Eğer b&ouml;yle yaparsanız, o hatayı g&ouml;rm&uuml;ş olanların, aleyhinize verecekleri h&uuml;km&uuml;n &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ersiniz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>107.</span>Birisini &ouml;vmede aşırı gitmeyin ve abartmayın.</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>108. Bir kişiyi l&acirc;yığından fazla &ouml;vmek riy&acirc;dır, dalkavukluktur; l&acirc;yığından az &ouml;vmek ise ya dilsizlikt</span><span>en ileri gelir, ya hasedden. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>109. Biri sana sırtını &ccedil;evirirse &uuml;z&uuml;lme, b&ouml;ylece dostunla d&uuml;şmanını ayırt etmiş olursun.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>110. Birinin aleyhinde s&ouml;ylenen s&ouml;z&uuml; dinleyen, o s&ouml;z&uuml; s&ouml;yleyen gibidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>111. Birbirine aykırı olarak &ccedil;ağrılan iki yoldan biri mutlaka yanlıştır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>112. Birisinin su&ccedil;unu bağışladıktan sonra pişman olma, Cezalandırdığın zamanda sevinme. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>113. Bor&ccedil;ların &ccedil;okluğu, doğru adamı yalancı, şerefli adamı da yemininden d&ouml;nek yapar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>114. Boş vakitlerini okumakla değerlendiren kimse, fikir rahatlığını k</span><span>aybetmez.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>115. B&uuml;t&uuml;n insanlar Allahın kuludur. Lakin hi&ccedil; bir kimse, diğer bir kimsenen kulu değildir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>116. B&uuml;t&uuml;n varımızı sunarız sadece, ekmek ve sirke olsa da.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>117. B&uuml;y&uuml;k g&uuml;nahların kefareti, zulme d&uuml;ş&uuml;nlere yardım etmek, acze d&uuml;ş&uuml;nleri ferahlandırmaktı</span><span>r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>118. B&uuml;y&uuml;klere karşı saygılı olun ki &ccedil;ocuklar da size karşı saygılı olsunlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>119. Cahil dosttan ziyade akıllı d&uuml;şmanına g&uuml;ven. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>120. Cahil ile sakın Latife (şaka) etme. Dili zehirli olduğundan g&ouml;nl&uuml;n&uuml; yaralar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>121. Cahil, ne kendi eksiğini g&ouml;r&uuml;r, ne de &ouml;ğ&uuml;tlere kulak asar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>122. Cahilden uzak kalmak, akıllıya yaklaşmakla eşittir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>123. Cahiller &ccedil;oğalınca bilginler garip olurlar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>124. Can g&ouml;z&uuml; k&ouml;r olunca, g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n bir yararı yoktur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>125. Cehaleti ilimle geri &ccedil;evirin. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>126. Cehalet ve gaflet alimi</span><span>n kalbinde olmaz. Fakat alimler, zengin cahillerin karşısında, ancak ilim sayesinde y&uuml;kselirler. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>127.</span>Cenabı Hak, Kibir edenleri bayağı ve aşağılık kılar.</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>128. Cimri zengin, c&ouml;mert yoksuldan daha yoksuldur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>129. Cimri, her zaman aşağılıktır, kıskan&ccedil; olan</span><span> her zaman işkencededir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>130. Cimrinin dostu bulunmaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>131. C&ouml;mertlik alışkanlıkların en &uuml;st&uuml;n&uuml;d&uuml;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>132. C&ouml;mertlik, istemeden &ouml;nce vermektir. İstendikten sonra vermek utan&ccedil;tandır ve k&ouml;t&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>133. &Ccedil;alışan k&ouml;t&uuml;l&uuml;k d&uuml;ş&uuml;nemez, &ccedil;alışmayan da k&ouml;t&uuml;l&uuml;kten kurtu</span><span>lamaz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>134. &Ccedil;alışıp da bir şey elde edemeyen, oturunca hi&ccedil; bir şey elde edemez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>135. &Ccedil;alışmak kadar dinlenmeyi de g&ouml;rev bil ihm&acirc;l etme. Sağlığınıza eza etmeyin, sağlığın bozulması kolaydır da onu elde etmek zor.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>136. &Ccedil;obanların en k&ouml;t&uuml;s&uuml;, s&uuml;r&uuml;s&uuml;nde k&ouml;t&uuml;leri barındırandır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>137. &Ccedil;ocuk a&ccedil;ısından, hi&ccedil; bir s&uuml;t anne s&uuml;t&uuml;nden iyi değildir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>138. &Ccedil;ocuklara sevgi ve b&uuml;y&uuml;klere saygı g&ouml;steriniz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>139. &Ccedil;ocuklara s&ouml;z verdiğinizde kesinlikle s&ouml;z&uuml;n&uuml;zde durunuz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>140. &Ccedil;ocuğun kalbi hi&ccedil; ekilmemiş bir tarla gibidir. </span><span>Ona ne verilirse kabul eder. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>141. &Ccedil;ocuğunuza yedi yıl oyun oynamasına m&uuml;sade edin ve yedi yıl ona yaşam edebini &ouml;ğretiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>142. &Ccedil;oğu insanlar medhedilip &ouml;v&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in gurura kapılırlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>143. &Ccedil;oğu s&ouml;zler hamleden daha serttir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>144. &Ccedil;ok akıllı kimseler, başkalarının hatalarından &ouml;ğrenirler ve hata yapmazlar, akıllı insanlar hata yapar ve ders &ccedil;ıkararak bir daha yapmazlar. Ahmak insanlar da s&uuml;rekli hata yapar gene ders &ccedil;ıkarmazlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>145. &Ccedil;ok kimseler varisleri kavga etsinler diye mal toplamaya &ccedil;alışırlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>146. &Ccedil;ok şak</span><span>acı insanı ciddiye almazlar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>147. &Ccedil;ok yaşayanın &ouml;mr&uuml;, dostlarına ağlamakla ge&ccedil;irecektir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>148. Dert ve gam, ihtiyarlığın yarısıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>149. Dert ve sıkıntının şiddetine sabır g&ouml;ster, bunun da sonu gelecektir. Bil ki sabır bir asalet g&ouml;stergesidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>150. Dil</span><span>, aklın terc&uuml;manıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>151. Dil, insanın terazisidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>152. Dil yırtıcıdır; yuları bırakıldı mı salar, par&ccedil;alar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>153. Dili tatlı olanın arkadaşı &ccedil;ok olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>154. Dilini s&ouml;ğ&uuml;p saymaya alıştırma. Tatlı dilli ol. K&ouml;t&uuml; s&ouml;z alışkanlığı, insanı soysuz yapar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>155. Dilini k&uuml;fre alıştırma. Tatli dilli ol. Yoksa &ouml;n&uuml;ne gelene havlayan k&ouml;peklere d&ouml;nersin.&nbsp;Halkı zorla kendine nefret ettirirsin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>156. Dilsiz ol, yalancı olma. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>157. Dilinizi d&acirc;im&acirc; iyi kullanınız. O sizi saadete g&ouml;t&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; gibi, fel&acirc;kete de g&ouml;t&uuml;rebilir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>158. Dindarlığın en &uuml;st&uuml;n&uuml;, dindarlığı gizlemektir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>159. Dinle, &ouml;ğrenirsin. Sus esen kalırsın. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>160. Doğru, d&uuml;r&uuml;st ve nazik kişileri se&ccedil;in, ve &ccedil;ıkar ummadan ve korkmadan acı ger&ccedil;ekleri s&ouml;yleyebilenleri tercih edin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>161. Doğru her zaman y&uuml;ce, yalancı her zaman aşağı ve c&uuml;cedir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>162. Doğru s&ouml;z s&ouml;yleyenin delili kuvvetli olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>163. Doğruluk en iyi yol, bilgi en iyi kılavuzdur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>164. Doğruluk, hakkın dilidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>165. Dost, sen yokken dostluk şartını yerine getiren kimsedir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>166. Dost, kardeşini &uuml;&ccedil; h&acirc;lde korumad</span><span>ık&ccedil;a tam dost olamaz. D&uuml;şk&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;nde, kendisi bulunmadığı vakit, &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>167. Dostun olmayışı, bir &ccedil;eşit gariplik ve yalnızlıktır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>168. Dostuna kanat ger ve ona bir babanın oğullarının &uuml;st&uuml;ne eğilmesi, onları korumasına alması gibi davran.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>169. Do</span><span>stları yitirmek gurbete d&uuml;şmektir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>170. Dostlarıma dost olanları &ccedil;ok severim. ve onların kıymetlerinide dostlukların dereceleriyle&nbsp;&ouml;l&ccedil;erim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>171. Dostların &ccedil;oğalsın diye &ccedil;ırpınma. Onları bir g&uuml;n ihmal etmeğe kalksan &ccedil;abucak d&uuml;şmanın olurlar. Dostlar ateş gibidir. Pek &ccedil;oğalırlarsa yakarlar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>172. Dostlarının k&ouml;t&uuml;s&uuml;, seni iyi g&uuml;n&uuml;nde arayıp sıkıntılı zamanında y&uuml;z &uuml;st&uuml; bırakandır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>173. Dostluk, en yakın akrabalıktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>174. Dostluk, elde edilmiş akrabalıktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>175. Dostlukta aşırı gitme, kim bilir belki o dostun bir g&uuml;n d&uuml;şmanın olur, d&uuml;şmanlıkta da aşırı gitme, kim bilir belki o d&uuml;şmanın bir g&uuml;n dostun olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>176. Dostunu ihtiy&acirc;tla sev, olabilir ki bir g&uuml;n sana d&uuml;şman olur; d&uuml;şmanınla da ihtiy&acirc;ta ri&acirc;yet ederek d&uuml;şmanlıkta bulun, olabilir ki bir g&uuml;n sana dost </span><span>kesilir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>177. Dostunun d&uuml;şmanını, kendine dost se&ccedil;me. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>178. D&uuml;nya ge&ccedil;ici g&ouml;lgedir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>179. D&uuml;nya sana c&ouml;mert davrandığından sen de malına c&ouml;mert davran, herkesin durumu değişebilir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>180. D&uuml;nyada yoksulu doyurmak kadar b&uuml;y&uuml;k iyilik </span><span>yoktur. Bunu yapanlar, &acirc;hirette mutlaka m&uuml;kafatını bulur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>181. D&uuml;nyanın en değerli hazinesi &ouml;ğ&uuml;tt&uuml;r, ama ondan ucuzu da yoktur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>182. D&uuml;nyayı yutsa, yoksul kalacak biri var: A&ccedil; g&ouml;zl&uuml;.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>183. D&uuml;şene sevinme, zamanın sana ne sakladığını bilmezsin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>184. D&uuml;şman</span><span>ı kovalamayınız, onların yaralananlarının yarasını sarınız, esirlerini tedavi ediniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>185. D&uuml;şmanlık, kalbi meşgul eder. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>186. D&uuml;ş&uuml;nce akılların cilasıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>187. D&uuml;ş&uuml;nce ve prensiplerini kendi hayatlarında da uygulayan kimselerin bilgi ışıklarıyla aydınlanınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>188. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n, sonra konuşun, yanılmalardan kurtulacaksınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>189. Edep, aklın suretidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>190. Edep, en iyi mirastır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>191. Edeb, had tanımaktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>192. Edep insanın kemalidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>193. Edep insan i&ccedil;in g&uuml;zel elbise menzilesindedir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>194. Edepsiz olan ki</span><span>msenin ayıpları &ccedil;ok olur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>195. Eğer ararsak kendimize kolayca d&uuml;şman bulabiliriz, ama ne kadar ararsak dost bulmak kolay değil. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>196. Eğer başkalarını ıslah etmek istiyorsan &ouml;nce kendini ıslah et. Kendin fasid olduğun halde başkalarını ıslah etmekle &ccedil;alışm</span><span>ak &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir kusurdur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>197. Eger bilgiyi hak edene vermezseniz o kişiye zulmetmis olursunuz; hak etmeyene verirseniz bilgiye zulmetmis olursunuz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>198. Eğer bir seyahete &ccedil;ıkarsanız, gittiğiniz yerlerin adetlerine uymaya &ccedil;alışınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>199. Eğer yoksullaşırsan, yoksulluğunu g&ouml;n&uuml;l zenginliği ile tedavi et. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>200. Eğer sırlarınızı birbirinize a&ccedil;arsanız, artık onu gizleyemezsiniz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>201. Eğer giriştiğin herhangi bir davada haklı isen korkma. Hakkı m&uuml;dafaa edenin yardımcısı Allah&rsquo;tır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>202. Eğer hayırlı bir iş g&ouml;rmek istersen, bug&uuml;n&uuml;n işini yarına koyma. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, yarına kadar ne olacağı belli değildir. Fena bir işe başlayacağın zaman da acele etme. Belki hayırlı bir d&uuml;ş&uuml;nce, sana o fenalıktan gelecek olan tehlikeye mani olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>203. Eğer talihin a&ccedil;ık ise Kusurların kapalı kalır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>204. Eğlence ve zevke kapılan, akıldan kaybeder. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>205. Elbiseleriniz eskide olsa, kalpleriniz yeni ve temiz olsun. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>206. El işlerine yardım edin; &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu yoksulluğu azaltır, hayat standardını artırır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>207. Emanetin en feyizlisi &lsquo;ahde </span><span>vefa&rsquo;dır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>208. En ahmak insan, kendini herkesten en akıllı sanandır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>209. En akıllı insan, &ouml;ğ&uuml;tleri dinlemekten vazge&ccedil;meyen insandır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>210. En b&uuml;y&uuml;k Sıddık benim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>211. En b&uuml;y&uuml;k yardım, en &ccedil;abuk yapılan yardımdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>212. En b&uuml;y&uuml;k zenginlik Akıl, en şiddetli yoksulluk Ahmaklıktır</span><span><em>. </em></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>213. En faydalı bilgi, uygulanabilendir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>214. En g&uuml;zel ahlak, tevazu, yumuşaklık ve tatlı dilde bulunur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>215. En g&uuml;zel edep kendinden başlamandır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>216. En k&ouml;t&uuml; dost, seni şak şaklayıp eksiklerini &ouml;rtendir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>217. En k&ouml;t&uuml; d&uuml;şmanlık</span><span> insanlara y&ouml;nelendir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>218. En k&ouml;t&uuml; şey, insanın kendisini beğenmesidir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>219. En kuvvetli kişi, kendi nefsine galip olan kişidir</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>220. En talihsiz memleket, insanlarının her t&uuml;rl&uuml; g&uuml;venlikten yoksun yaşadıkları memlekettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>221. En yakını yitiren en uzağı yardımcı olarak bulamaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>222. En yakışıklı elbise, erdem elbisesidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>223. Erdemin başı ilimdir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>224. Erkeklerin s&uuml;s&uuml; edeptir, kadınların s&uuml;s&uuml; de altındır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>225. Esnaf ve t&uuml;ccara dikkat edin; onlara gereken &ouml;nemi g&ouml;sterin, fakat ihtik&acirc;r, karaborsa ve ma</span><span>l yığmalarına izin vermeyin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>226. Evim gelen herkesin kendi ortamıdır. Kilerimiz yiyecek alana a&ccedil;ıktır. B&uuml;t&uuml;n varımızı sunarız. Sadece ekmek ve sirke olsa da.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>227. Evl&acirc;tlarınızı yaşayacakları zamana g&ouml;re, terbiye ediniz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>228. Evl&acirc;tlarınızı yaşayacakları zamana g&ouml;re yetiştiriniz</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>229. Ey &Acirc;demoğlu, ihtiyacından fazla kazandığın şeyi, başkası i&ccedil;in biriktirmedesin. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>230. Ey Allah&rsquo;ım, ka&ccedil; evin &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;tiğimde zevk ve yapay mutlulukla şenlenmişti.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>231. Ey insanlar! Bilgi edindiğiniz zaman hidayet&acute;e ermeniz i&ccedil;in bilginize uyunuz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ilminin&nbsp;tersine hareket eden alim, cehlaletten ayrılmaz, yolunu kayıp etmiş cahile benzer. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>232. Ey karamsar; bilmelisin ki, bu devranın değişmeyen tek bir kanunu var o da değişmektir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>233. Eziyet etme, eziyete engel ol. </span><span>Diline sahip ol, can feda olsun sana yardımcı olan dost arkadaşlığına.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>234. Fasık ve g&uuml;nahk&acirc;r kimselerle arkadaş olmaktan ka&ccedil;ının, &ccedil;&uuml;nk&uuml; k&ouml;t&uuml;l&uuml;k k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe kavuşur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>235. Faz&icirc;letlerin başı ilimdir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>236. Faz&icirc;let sahibinin kıymetini, ancak faz&icirc;let </span><span>sahibi bilir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>237. Fazla yemek ve yemek &uuml;st&uuml;ne yemekten ka&ccedil;ının. Zira fazla yiyen kimse fazla hasta olur</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>238. Fırsat karınca y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş&uuml; ile gelir, yıldırım hızı ile gider. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>239. Fırsat yaz bulutu gibi gelip ge&ccedil;er, elinize ge&ccedil;tiğinde faydalanmasını bilin. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>24</span><span>0. Fikir &ccedil;atışmalarından hakikat &ccedil;ıkar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>241. Fikir &ccedil;atışmalarında dikkat &ccedil;ıkar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>242. Fikir sahibi her şeyden ibret alır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>243. Gayb sırlarından bana sorunuz, M&uuml;rsel peygamberlerin t&uuml;m ilimlerine varisim ben.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>244. Garip, dostu olmayan kimsedir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>245. Gazap </span><span>ve &ouml;fkeden ka&ccedil;ınınız. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onun başlangıcı delilik ve sonu ise pişmanlıktır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>246. Gece ile g&uuml;nd&uuml;z seni işlerler. </span><span>Onları sen işle. Onlar her g&uuml;n senden bir şey koparıyor, sen de onlardan bir şey koparmaya bak. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>247. Ge&ccedil;imini mertce kazanmaya &ccedil;alış. Nefsini al&ccedil;aklıktan koru ki, fakir olsan bile şerefli&nbsp;kalasın.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>248. Gen&ccedil;lik g&uuml;nlerini d&uuml;ş&uuml;nmek, hasrettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>249. Ger&ccedil;ek bilgin, bildiklerinin bilmedikleri yanında daha az olduğunu anlayandır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>250. Ger&ccedil;ek dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>251. Ger&ccedil;ek do</span><span>stlar, &ccedil;ok v&uuml;cutlu, tek kalpli varlıklardır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>252. Ger&ccedil;ek karşısında &ouml;fkelenmek ayıptır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>253. Ger&ccedil;ekle savaşan, elbette alt olur gider.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>254. Ger&ccedil;ekleri s&ouml;ylemekten korkmayınız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>255. Gereksiz şeylerin peşinden koşan gerekli şeyleri ka&ccedil;ırır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>256. G&ouml;rmediği</span><span>m Allah&rsquo;a ib&acirc;det etmedim, tapmam. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>257. G&ouml;zleri k&ouml;r olan birisine doğanın ne kadar g&uuml;zel olduğunu anlatamazsınız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>258. G&uuml;ler y&uuml;z g&ouml;stermek, c&ouml;mertlik yerine ge&ccedil;er. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>259. G&uuml;ler y&uuml;z, dostluk yaratır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>260. G&uuml;nah işlememek, t&ouml;vbe etmekten daha iyidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>261. </span><span>G&uuml;naha alt olarak &uuml;st&uuml;nl&uuml;k bulan, &uuml;st&uuml;nl&uuml;k elde etmemiştir, şerle &uuml;st olan alt olmuştur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>262. G&uuml;nahın en k&ouml;t&uuml;s&uuml;, hafife alınan g&uuml;nahtır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>263. G&uuml;zel bir hayat s&uuml;rd&uuml;rmek istiyorsan kıskanma, cimri olma ve hırslı olma.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>264. G&uuml;zel bir siyaset, iktidarı s&uuml;rekli kılar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>265. G&uuml;zel huy, bir ganimettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>266. G&uuml;zellik giyinenlerin s&uuml;sl&uuml;ğ&uuml; ile oluşmaz; bilgi ve terbiye ile g&uuml;zel olunur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>267. Haddini bilen kimse, hakaret g&ouml;rmez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>268. Hain kişilere vef&acirc;da bulunmak, Allah&rsquo;a hıy&acirc;nette bulunmaktır; hainlere gadretmekse,</span><span> Allah&rsquo;a vef&acirc; etmek demektir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>269. Hakkı bilirsen, Hakkın ehlinide bilirsin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>270. Halka karşı daima i&ccedil;inizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>271. Halka istemediği, hoşlanmadığı şeyleri s&ouml;yleyen kişi hakkında halk da, istemediği şeyleri s&ouml;yler.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>272. Halkın g&uuml;venini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırınız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>273. Halkın en mutlusu,&nbsp;insanlarla iyi ge&ccedil;inen kimsedir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>274. Hakiki dost; sıkıntılı zamanlarda, senin gurur ve izzet-i nefsini kırmadan, sana yardım edenlerdir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>275. Hakkı ayakta tutmak i&ccedil;in yardımlaşmak emanet ve dindarlıktır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>276. Haktan sonra delaletten başka ne vardır ki...! </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>277. Haksız kazan&ccedil; ve ahl&acirc;ksızlıklara d&uuml;şmemeleri i&ccedil;in memurlarınıza yeterince maaş &ouml;deyiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>278</span><span>. Haksızlık&nbsp;&ouml;n&uuml;nde eğilmeyiniz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>279. Haksızlıklara&nbsp;isyan etmeyenler, onlardan gelecek her musibete katlanmalıdır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>280. Halk i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k felaket, d&uuml;ş&uuml;nce ve bilim adamlarının d&uuml;ş&uuml;k ahlaklı kimseler ol</span><span>uşudur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>281. Halka h&uuml;rmet edenler, h&uuml;rmete mazhar, halkı tahrik edenler hakarete layık olurlar. Halka saygınlık veren kişi, saygın tutulmuştur. Halkı k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyenlerse saygı g&ouml;rmemişlerdir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>282. Halkın g&uuml;venini kazanınız ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırınız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>283. Halkın &ouml;nderi olmak isteyen biri &ouml;nce kendisini ıslah etmeli, daha sonra başkalarını ıslah etmeye başlamalı ve s&ouml;z ile diğerlerine edep &ouml;ğretmeden &ouml;nce g&uuml;zel davranışı ile onlara edep &ouml;ğretmelidir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>284. </span><span>Hayat k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerle insan arasında perdedir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>285. Hayatın, karşısına &ccedil;ıkardığı m&uuml;şk&uuml;l hadiselere sabır ve tahamm&uuml;l et. Onları, hi&ccedil; kimseden bilme ve hi&ccedil; kimseye karşı kalbinde bir buğz ve ad&acirc;vet besleme; hi&ccedil; kimseye hiddet ve şiddet g&ouml;sterme. Bu suretle hareket edersen, en b&uuml;y&uuml;k m&uuml;şk&uuml;lleri bile yenersin ve sen de &ldquo;İns&acirc;n-ı k&acirc;mil&rdquo; mertebesine erersin. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>286. Hayrı yapan, hayırdan da hayırlıdır; şer isteyense şerden de k&ouml;t&uuml;d&uuml;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>287. Her hangi bir işde acele etme hataya d&uuml;şersin. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>288. Her hangi bir m&uuml;cadelede so</span><span>n &ccedil;abasını harcayan, mutlaka zafer kazanır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>289. Her huyun en iyisini kendin i&ccedil;in se&ccedil;. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>290. He insan senin gibi yaradılışa sahiptir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>291. Herkesin değeri, onun himmeti kadardır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>292. Her kim, bana bir harf &ouml;ğretse, ben ona kul, k&ouml;le olurum. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>293. Her kim </span><span>k&ouml;t&uuml;y&uuml; yasaklar, fesata kızar ve Allah&rsquo;ın yasaklarının hududu &ccedil;iğnendiği zaman &ouml;fkelenirse, Allah&rsquo;&uuml; Tealada o kulunun lehine &ouml;fkelenir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>294. Her kişinin değeri, yaptığı g&uuml;zel işiyle &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>295. Her nereye baksam Allahı g&ouml;r&uuml;r&uuml;m.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>296. Her sorunu kolay y&ouml;n</span><span>&uuml;nden ele al, hayatında rahat edersin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sen sorunları kolaylıklarıyla ele aldık&ccedil;a &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri de kolaylaşacaktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>297. Her şey akla muhta&ccedil;tır, akıl da eğitime. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>298. Her şey olması gereken zamanda oluşup elde edilir. Bunu bilmeyen cahil, yorgunluğuyla mahzun kalır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>299. Her şeye ibretle bakınız. Ve g&ouml;rd&uuml;klerinizden ibret alınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>300. Her şeyi layık olduğu yere koyan Allah&rsquo;tır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>301. Her şeyin bir belası vardır ve iyiliğin belası da k&ouml;t&uuml; arkadaştır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>302. Her şeyin sonunu uzun uzun d&uuml;ş&uuml;nen ve bir t&uuml;rl&uuml; karar veremeyenlerden, şec&acirc;at ve cesaret namına, hi&ccedil;bir şey beklenemez.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>303. Her şeyin en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; İlim ve Bilimdir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ilim ile Hakk&rsquo;a yol bulunur, bilim ile halka tahamm&uuml;l edilir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>304. Her şeyin en iyisi, en yeni olanıdır; ama dostların en iyisi, en eski</span><span>leridir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>305. Herkes i&ccedil;in tatlı, acı bir son vardır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>306. Hırs seni kul etmesin, Allah seni h&uuml;r yarattı.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>307. Hırs ve tamah, yorgunluk ve meşakkatin anahtarıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>308. Hızlı y&uuml;kselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı y&uuml;kselenler toz, duman. saman ve t&uuml;yd&uuml;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>309. Hi&ccedil; bir s&uuml;s edep kadar g&uuml;zel değildir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>310. Hi&ccedil; bir şey g&ouml;rmedim, meğer ondan evvel ve onunla, ondan sonra g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m hep Cen&acirc;b-ı Hak&rsquo;tır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>311. Hi&ccedil; bir zaman vaadinizden ve s&ouml;z&uuml;n&uuml;zden d&ouml;nmeyiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>312. Hi&ccedil; kimsenin hatasını y&uuml;z&uuml;ne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal g&ouml;stererek anlatınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>313. Hi&ccedil;bir işte l&uuml;zumundan fazla aceleci olma. Dikkatli davranma sahibi olanlar, kendilerini bir &ccedil;ıkmaza girmekten muhafaza etmiş olurlar</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>314. Hikmet sahibi kişilerin s&ouml;zleri doğruysa ila&ccedil;tır, yanlışsa hastalıktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>315. Hizmet&ccedil;iniz Allah&rsquo;a itaat etmezse onu cezalandırınız, ama eğer size itaat etmezse onu bağışlayabilirsiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>316. Hoş ge&ccedil;inmek aklın yarısıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>317. Huzur ve barışcıllığı arkadaş edinmişe yakınlaş, arkadaşlığından mutlu olmadığın kişiden uzak ol.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>318. İbret alınacak şeyler ne &ccedil;ok, ibret alanlarsa ne az. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>319. İhtir&acirc;s; feyiz ve kem&acirc;lin en b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şmanıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>320. İhtiraslı kimse b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyaya sahip olsa da yine fakirdir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>321. İhtiyarlığın, &ouml;l&uuml;m habercindir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>322. İki şey vardır ki sonu bulunmaz; ilim, akıl. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>323. İki şey vardır ki yitirmeden kadri bilinmez; gen&ccedil;lik ve afiyet. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>324. İki t&uuml;r insan vardır. Bilen ve dinleyen.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>325. İki y&uuml;zl&uuml;&nbsp;insanlardan uzaklaşınız. Zira iyi vaktinizde etrafınızda d&ouml;n&uuml;p dolaşırlar. K&ouml;t&uuml; vaktinizde d</span><span>erhal sizden ka&ccedil;arlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>326. İki y&uuml;zl&uuml;n&uuml;n dilinde tat, kalbinde fesat gizlidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>327. İktisatlı olmayla ihtiya&ccedil;ların yarısı giderilebilir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>328. İlim bayrağımdır, nereye gitsem benimledir kalbim onun ilmiyle doludur, sanma ki boş bir sandıktır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>329. İlim b&uuml;t&uuml;n iyiliklerin anahtarıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>330. İlim hi&ccedil; bir servet ile satın alınmaz. Onun i&ccedil;indirki, bir cahil ne dercede zengin olursa olsun, en fakir bir alim ile mukayese olunmaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>331. İlim insanın g&uuml;zelliğidir. Onu kazanmayı iste. Onu edin ki kahrıyla yaşayan in</span><span>san bir olma. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>332. İlim maldan hayırlıdır: İlim seni korur, malı sen korursun. Mal vermekle azalır, ilim &ouml;ğretmekle artar. İlim hakimdir, mal ise mahkum. İlim sahibi c&ouml;mert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun hakimidir. İlim sahibi c&ouml;mert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun gıdasıdır, mal ise cesedin gıdasıdır. Mal uzun zaman s&uuml;recinde t&uuml;kenir, ilim uzun zaman s&uuml;recinde t&uuml;kenmez ve eksilmez. İlim kalbi aydınlatır, mal ise kalbi katılaştırır. İlim peygamberlerin mirasıdır, mal ise eşkıyaların mirasıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>333. İlim meclisi, cennet bah&ccedil;esidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>334. İlim isteyenine y&uuml;celiğinden akarak gelir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>335. İlim t&uuml;kenmez bir hazine, akıl eskimek bilmez bir elbisedir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>336. İlim uygulamayla eşittir. Bilen uygular. İlim uygulamaları ile seslenir. Uygulama cevap verirse ne ala, vermedi mi İlim de g&ouml;&ccedil;er gider. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>337. İlim ve tecr&uuml;benin asıl merkezi akıldır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>338. İlimden başka her şey azaldık&ccedil;a değeri y&uuml;kselir. İlim ise &ccedil;oğaldık&ccedil;a değeri y&uuml;kselir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>339. İlmin ayıbı, veri</span><span>msiz oluşudur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>340. İlmin bereketi g&uuml;zel ameldir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>341. İlmin ver&acirc;seti olmaz, &ouml;l&uuml;lerinizin kemikleriyle &ouml;v&uuml;nemezsiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>342. İlmini saklayan cahil gibidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>343. İnat, k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerin kaynağıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>344. İnat&ccedil;ılık insanın aklına zararlıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>345. İnat&ccedil;ılık, savaş ve d&uuml;şmanlığa yol a&ccedil;ar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>346. İnatı&ccedil;ılığın insanın d&uuml;nya ve ahiretine zararı her şeyden &ccedil;oktur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>347. İnanan insanın y&uuml;z&uuml;nde g&uuml;le&ccedil;lik vardır, kalbindeyse h&uuml;z&uuml;n. G&ouml;nl&uuml; her şeyden geniştir, nefsi her şeyden al&ccedil;ak. Y&uuml;celikten nefret eder, ş&ouml;hrete d&uuml;şmandır, gamı gussası uzundur, d&uuml;ş&uuml;nmesi derin, susması fazladır. Vakti yoktur, &ccedil;ok ş&uuml;kreder, &ccedil;ok sabreder, d&uuml;ş&uuml;nceye dalmıştır. İhtiyacı olanları g&ouml;r&uuml;nce, kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. H&ucirc;yu g&uuml;zeldir, ge&ccedil;inmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, h&ucirc;y bakımından al&ccedil;ak. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>348. İnsaf, ihtilafı giderir ve arkadaşlığa yol a&ccedil;ar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>349. İnsanı vaktinden &ouml;nce yıpratan bir şey varsa o da tembelliktir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>350. İnsan belayı dilden bulur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>351. İnsan cahil olduğu şeyin d&uuml;şmanıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>352. İnsan d&uuml;n bir tohumdu, yarın </span><span>toprak olacak. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>353. İnsana bin dost az, bir d&uuml;şman &ccedil;oktur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>354. İnsanda dil olmazsa, insan s&ouml;z s&ouml;ylemezse, surete b&uuml;r&uuml;nm&uuml;ş bir varlıktan, yahut başıboş bırakılmış otlayan bir hayvandan başka ne olabilir ki? </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>355. İnsandaki edep, onun altınından daha iyidi</span><span>r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>356. İnsanın en şiddetli d&uuml;şmanı gazabıyla şehvetidir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>357. İnsanın değeri, &ouml;nem verdiği şeye g&ouml;redir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>358. İnsanın dilekleri kendisine yakındır. Her şey den &ccedil;ok insana yakın olansa &ouml;l&uuml;md&uuml;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>359. İnsanın kendisine iyilik edeni &ouml;vmesi, iyiliği arttırır</span><span>. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>360. İnsanın kendisi salih ve iyi olursa, Allah onun salih olması vasıtasıyla &ccedil;ocuklarını ve torunlarını da salih eder.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>361. İnsanın kişiliğini s&ouml;z&uuml; teyid eder.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>362. İnsanın kurtuluşu doğruluktadır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>363. İnsanın tevazu sahibi olması, kendisine </span><span>ikram getirir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>364. İnsanın utanması, &ouml;rt&uuml;s&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>365. İnsanın yaşlanıp Rabbini bildikten sonra &ouml;lmesi, k&uuml;&ccedil;&uuml;kken &ouml;l&uuml;p hesapsız Cennet&rsquo;e girmesinden daha hayırlıdır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>366. İnsanın v&uuml;cudunda yerleşmiş olan sırlar, g&uuml;n ge&ccedil;tik&ccedil;e a&ccedil;ığa &ccedil;ıkar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>367. İnsanlar yaşarken uyur, &ouml;l&uuml;rken uyanırlar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>368. İnsanlar; akıl, ilim, huy, yoksulluk ve zenginlik y&ouml;n&uuml;nden farklı oldukları s&uuml;rece, birbirleriyle g&uuml;zel ge&ccedil;inirler. Eğer mezkur sıfatlarda eşit olsalardı, (y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;k &uuml;stlenmekten ka&ccedil;arak) helak olurlardı. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>369. İnsanlar arasında Allah&rsquo;ı en iyi bilen, O&rsquo;nu &ccedil;ok seven, tam itaat edendir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>370. İnsanlara faydası olmayanı &ouml;l&uuml;ler arasında say, git. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>371. İnsanları&nbsp;al&ccedil;altan ve nihayet mahveden 3 şeydir: Birincisi, hasislik. İkincisi, servet d&uuml;şk&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml; bencillik ve kibi</span><span>rliktir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>372. İnsanların değerlerini &ouml;l&ccedil;mek i&ccedil;in değerli olmak gerek. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>373. İnsanların en acizi insanlardan kardeş edinemeyenidir. Bundan daha acizi de kardeş edindikten sonra onu yitirendir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>374. İnsanların en al&ccedil;ağı haksız yere başkalarına hakaret edend</span><span>ir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>375. İnsanların en g&uuml;&ccedil;s&uuml;z&uuml; dost bulmada g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ekendir, ondan daha g&uuml;&ccedil;s&uuml;z&uuml; ise, dostlarını yitirip yapayalnız kalandır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>376. İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, ceza vermeye en fazla g&uuml;c&uuml; yetenidir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>377. İnsanların g&uuml;zel edebe, altın ve g&uuml;m&uuml;şten daha &ccedil;ok ihtiya&ccedil;ları vardır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>378. İnsanların kalbi vahşi ve başıboştur; kim onlarla ilgilenirse onlara doğru cezbolur</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>379. İnsanların kıymeti, yaptıkları iyilikler ile &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>380. İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlardır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>381. İnsanların vefat eden akraba ya da dostları i&ccedil;in feryatlarla ağlamalarına şaşırıyorum.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>382. İnsanlarla &ouml;yle ge&ccedil;inin ki, &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;zde size ağlasınlar, sağ kalırsanız sevgiyle &ccedil;ağrışsınlar sizin i&ccedil;in. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>383. İnsanlarla &ouml;yle ge&ccedil;inin ki &ouml;ld&uuml;n&uuml;z m&uuml; ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle &ccedil;ağırsınlar sizi. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>384. İslam TESLİM&rsquo;dir. Teslim ise yakındır, yakın tasdiktir. Tasdik ikrar, ikrar eda, eda da ameldir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>385. İsraf ve taşkınlık eden kimsenin &uuml;&ccedil; belirtisi vardır: Sahip olmadığı bir şeyi ister, parasına sahip olmadığı bir şeyi satın alır, parasına sahip olmadığı bir elbiseyi giyer. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>386. İşlerin en zoru alışkanlığı terketmektir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>387. İyi niyetlilik, g&ouml;nle ferahlık, bedene esenliktir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>388. İyi ve k&ouml;t&uuml; insana aynı değeri vermek doğru değildir, bu suretle birincisini iyilikten soğutur, ikincisini k&ouml;t&uuml;l&uuml;k yolunda cesaretlendirirsin. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>389. İyiliği emret ki, iyi ehlinden (iyilerden) olasın. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>390. İyilik yapandan ş&uuml;phelenmek, haksızlıkların en &ccedil;irkini ve g&uuml;nahların en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>391. İyilik ediniz, onun mukabilinde fenalık g&ouml;receğinizi, katiyyen aklınıza getirmeyin. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>392. İyilikle, h&uuml;r adamı k&ouml;le yaparsın. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>393. Kadına aşırı d&uuml;şk&uuml;nl&uuml;k, ahmakların işidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>394. Kadının hayırlısı, sevgi dolu, doğurgan olanıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>395. Kalb, k&ouml;r olduktan sonra g&ouml;zlerin g&ouml;rmesinde hi&ccedil; bir fayda yoktur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>396. Kalb temiz olursa, dilden g&uuml;zel s&ouml;zler &ccedil;ıkar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>397. Kalbler, kablara benzer. Hayırlı olan, hayırla dolu olanıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>398. Kan d&ouml;kmekten ka&ccedil;ının, İsl&acirc;m&rsquo;ın h&uuml;k&uuml;mlerine g&ouml;re cezalandırılması gerekmeyen kimseleri &ouml;l</span><span>d&uuml;rmeyiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>399. Kardeşi i&ccedil;in kuyu kazan, o kuyuya akibet kendisi d&uuml;şer. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>400. Kendi aybına bakan kimse ve onu ıslaha &ccedil;alışan kişi, halkın ayıbına bakmaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>401. Kendi &ccedil;ocuğunu edeplendirdiğin şeyle yetimi de edeplendir ve &ccedil;ocuğunun eğitimi i&ccedil;in yararlandığın yerden yetim i&ccedil;in de yararlan.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>402. Kendi g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yle yetinen, canını tehlikeye atmıştır </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>403. Kendi kadrini bilen helak olmaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>404. Kendin i&ccedil;in istediğini başkaları i&ccedil;in de iste, kendin i&ccedil;in istemediğin bir şeyi başkası i&ccedil;in de isteme.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>405. Kendine reva</span><span> g&ouml;rmediği şeyi başkasına reva g&ouml;ren insan Kamil olamaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>406. Kendisine edep y&uuml;klenen kimsenin k&ouml;t&uuml;l&uuml;kleri azalır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>407. Kendini bilen Allah&rsquo;ını da bilir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>408. Kendini c&ouml;mertliğe alıştır ve her ahlakın en iyisini se&ccedil;; &ccedil;&uuml;nk&uuml; iyilik alışkanlık haline gelir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>409. Kendini g&uuml;&ccedil;l&uuml;kler karşısında sabretmeye alıştır, &ccedil;&uuml;nk&uuml; haksızlık karşısında Hak i&ccedil;in sabretmek en iyi ahl&acirc;ktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>410. Kendini tanımayan kimse kurtuluş yolundan uzaklaşarak cehalet ve sapıklık yoluna giriverir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>411. Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan bir kimsenin kusur ve zaaf noktaları aşikar olu</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>412. Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan kimse bir &ccedil;ok &uuml;z&uuml;nt&uuml; ve acı &ccedil;eker.&rdquo;r.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>413. Kendisini tanıyan kişi, Allah&rsquo;ını da tanır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>414. Kendini bilmeyen başkasını nasıl bilir? </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>415. </span><span>Kınama ve azarlamada aşırı gitmek inata neden olur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>416. Kıskan&ccedil; insan hi&ccedil;bir zaman rahatlık ve huzur y&uuml;z&uuml; g&ouml;rmez.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>417.</span>Kıskan&ccedil; kimse daima hasta olur.</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>418. Kıskan&ccedil;lık hasta eder. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>419. Kıskan&ccedil;lık hastalıkların en k&ouml;t&uuml;s&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>420. Kıskan&ccedil;lık, ateşin odunu yediği gibi oda iyilikleri yer. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>421. Kıskan&ccedil;lık insanın d&uuml;nyasını karartır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>422. Kıskan&ccedil;lık, insanın kalbi ve sinirleri &uuml;zerinde k&ouml;t&uuml; etkiler bırakır ve insanı hasta eder.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>423. Kıskan&ccedil;lık, ruhun hapsidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>424. Kıskan&ccedil;lık, v&uuml;cudu kemirir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>425. Kim bir i</span><span>şte halka &ouml;nc&uuml; olursa, başkasını terbiyeye kalkmadan kendisini terbiye etmeli. Bu terbiye de diliyle &ouml;ğ&uuml;t vermeden &ouml;nce, h&ucirc;yuyla &ouml;ğ&uuml;t vermek suretiyle olmalı. Nefsine muallim olup kendini terbiye eden kişi, insanlara muallimlik edip onları terbiye edenden daha fazla ululanmaya değer. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>426. Kim; halkın ayıplarını g&ouml;r&uuml;r, onları kınar, fakat kendisi de o işleri yaparsa, ahmağın ta kendisidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>427. Kim ki cimrilikten uzaktır, dostluğumu kazanır. Cimrilik ederse beni karşısına alır, yergimi kazanır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>428. Kimin </span><span>s&ouml;ylediğine değil, ne s&ouml;ylediğine bak.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>429. Kimsenin yanlışını y&uuml;z&uuml;ne vurmayınız. Başka birisini g&ouml;stererek &lsquo;gelinim sen anla&rsquo; gibisinden uyarınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>430. Kişi bilmediğinin d&uuml;şmanıdır. Kişi dili altında saklıdır? Konuşturunuz kıymetinden neler kaybettiğini anlarsınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>431. Kişinin karşılaşacağı b&uuml;t&uuml;n sorunların kolay olması beklenemez, bazılarının kolay olmasının yanında bazıları zor olacaktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>432. Kişinin yapısını oluşturan &ouml;z iyi değilse, o kişinin ağzından iyi s&ouml;zler &ccedil;ıkmaz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>433. Kitaplar bilginlerin bah&ccedil;eleridir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>434. Kitaplar, bilgi sahiplerinin bah&ccedil;eleridir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>435. Konuşun da tanışın, &ccedil;&uuml;nk&uuml; insan dilinin altında gizlidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>436. Korku, afetlerden biridir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>437. Korkulan her şey zarar vermez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>438. K&ouml;t&uuml; alışkanlıkları terketmek en b&uuml;y&uuml;k ibadetlerdendir</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>439. K&ouml;t&uuml; evlat, insanın en b&uuml;y&uuml;k musibetlerdendir</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>440. K&ouml;t&uuml; evlat, ailenin şerefini yıkar ve ge&ccedil;mişine leke s&uuml;rer. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>441. K&ouml;t&uuml; evlat anne ve babanın şerafetini yok eder ve geriye kalanları rezil eder.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>442. K&ouml;t&uuml; huylarını terk et. Halkın h&uuml;rmetlerine mazhar olursun.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>443. K&ouml;t&uuml; insanlarla oturup kalkmak, iyi insanlar hakkında su-i zan doğurur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>444. K&ouml;t&uuml; yaratılışlının liderliği olmaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>445. K&ouml;t&uuml; zanlı olup, dostlarını elinden &ccedil;ıkarma. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>446. K&ouml;t&uuml;l&uuml;kten &ccedil;ekinmek, iyi bir iş yapmaktan yeğdir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>447. Kul &uuml;midi yalnız Rabbine bağlamalı ve yalnız g&uuml;nahları kendini korkutmalıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>448. Kullar, bilmedikleri şeylerde duraksasalardı ne k&acirc;fir olurlardı, ne de sapıklığa d&uuml;şerlerdi.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>4</span><span>49. Kutsal g&ouml;revinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hi&ccedil; aklınızdan &ccedil;ıkarmayın. Memurlarınız onları incitmesin, onlara k&ouml;t&uuml; davranmasın. Onlara yardım edin, koruyun ve yardımınıza ihtiya&ccedil; duydukları her zaman huzurunuza &ccedil;ıkmalarına engel olmayınız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>450. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir insandan gelen b&uuml;y&uuml;k bir fikri k&uuml;&ccedil;&uuml;mseme. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>451. K&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;kte soru soran kimse, b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;nde cevap veren biri olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>452. Layık olmayan kimselere y&uuml;z suyu d&ouml;kme; kendini beyhude yere rezil edersin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>453</span>. Lisanını k&uuml;fre alıştırma. Tatlı dilli ol. Yoksa &ouml;n&uuml;ne gelene havlayan k&ouml;peklere d&ouml;nersin. Halkı zorla kendine nefret ettirirsin.</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>454. Mal &ccedil;okluğu kalpleri bozar, g&uuml;nahları doğurur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>455. Mal, isteklerin temelidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>456. Mal m&uuml;lk toplayıp biriktirme, kime topladığın bilinmez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>457. Mal- m&uuml;lk </span><span>yığmakla uğraşanlar yaşarken &ouml;lm&uuml;şlerdir. Allah&rsquo;a teslim olmuş alimler ise insanlık var olduğu s&uuml;rece yaşamaya devam ederler. V&uuml;cutları toprak olup gitmiştir, ama iz ve etkileri y&uuml;reklerde yaşar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>458. Mal, m&uuml;lk insanın g&ouml;z&uuml;n&uuml; doyurmaz, kalp zenginliğine &ccedil;alış. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>459. Malından vermeyeni zenginlerden sayma. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>460. Marifetlerin en &uuml;st&uuml;n&uuml; insanın kendisini tanımasıdır ve en b&uuml;y&uuml;k cahillik ise insanın kendini tanımamasıdır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>461. Mazideki esefli ve &uuml;z&uuml;nt&uuml;l&uuml; olaylarla kalbini doldurma, gelecekte uğraşmaya zaman bulamazsın. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>462. Mazluma yardımcı ol, zalime d&uuml;şman kesil.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>463. Mazlumu, zalimin elinden kurtaracağım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>464. Mazlumun &ouml;&ccedil; alma g&uuml;n&uuml;, zalimin zulmettiği g&uuml;nden daha korkun&ccedil;tur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>465. Memurlarınızı se&ccedil;erken zalim y&ouml;neticilere hizmet etmemiş ve devletin su&ccedil;larından ve zul&uuml;mlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat ediniz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>466. Memurlarınızın hareketlerini kontrol edin ve bunun i&ccedil;in g&uuml;vendiğiniz samimi kişileri kullanınız. Mektuplar ve m&uuml;racaatlara bizzat kendiniz cevap veri</span><span>niz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>467. Merhamet ve ib&acirc;detlerin en hayırlısı, gizli sadaka vermek ve inziv&acirc; k&ouml;şesinde ib&acirc;det etmektir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>468. Midenizi fazla hayvan mezarlığı yapmayınız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>469. Milletlerin &ouml;l&ccedil;&uuml; ve terazisi adalettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>470. Misafirine g&uuml;c&uuml;n yettiğince ikramda bulun, &ouml;yle ki ona saygıda seni miras&ccedil;ı kabul etsinler. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>471. Mutlu ile arkadaş olan, mutlu olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>472. M&uuml;kemmel insan eksiklerini ve kusurlarını bilendir. En k&ouml;t&uuml;s&uuml; ise insanların doyumsuz isteklerinin ve&nbsp;hırsının peşine d&uuml;şendir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>473. M&uuml;min, kardeşi a&ccedil;ken doyasıya yem</span><span>ez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>474. M&uuml;&rsquo;min, insanların ez&acirc;sına tahamm&uuml;l eden, fakat hi&ccedil; kimsenin ondan incinmediği kişidir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>475. M&uuml;&rsquo;min, kardeşlerine karşı ululanmaya, ona g&uuml;ler y&uuml;z g&ouml;stermemeye başladı mı ondan ayrıldı demektir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>476. M&uuml;sl&uuml;man olsun olmasın herkese aynı davranın. M&uuml;sl&uuml;manlar kardeşleriniz, m&uuml;sl&uuml;man olmayanlar ise sizin gibi bir insandır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>477. Namus, g&uuml;zelliğin sadakasıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>478. Ne kadar tenha bir yerde olursa olsun bir fenalık yaparken, seni hi&ccedil; kimsenin g&ouml;rmediğine h&uuml;kmetme. Seni, mutlaka bir g&ouml;ren vardır. O da Allah&rsquo;tır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>479. Ne y&uuml;ksek mevki ile sevin, nede d&uuml;şk&uuml;n olduğuna &uuml;z&uuml;l.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>480. Nefsine h&acirc;kim olman, en &uuml;st&uuml;n g&uuml;&ccedil;, kudrettir. Ona buyruk y&uuml;r&uuml;tmen en hayırlı em&acirc;rettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>481. Nesebinle değil edebinle &ouml;ğ&uuml;n.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>482. Nerede bir bilgin g&ouml;r&uuml;rsen, hemen buyruğunu kabul e</span><span>dip hizmetine gir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>483. Nice bilgin vardır ki, bilgisi olduğu halde ona fayda vermez de bilgisizliği &ouml;ld&uuml;r&uuml;r giderir onu.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>484. Nice kan vardır ki, onu dil d&ouml;ker. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>485. Nice zengin vardır ki, yoksuldan da yoksuldur; nice b&uuml;y&uuml;k kişi vardır ki, her aşağılık kişiden de aşağıdır, nice yoksul vardır ki, b&uuml;t&uuml;n zenginlerden daha zengindir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>486. Oyun, hayranı biri saadete eremez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>487. Oysa &ouml;l&uuml;m cebimizde bize hep eşlik etmektedir, neden cahiller de feryadla karşılanır, &ouml;l&uuml;m neden b&ouml;yle şaşkınlık yaratıyor.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>488. &Ouml;f</span><span>ke delilikten bir b&ouml;l&uuml;md&uuml;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, sahibi nadim olur, nadim olmuyorsa deliliği adamakıllı pekişmiş demektir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>489. &Ouml;fke g&uuml;c&uuml;n&uuml; izleyecek olursan seni helak eder.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>490. &Ouml;fke korkun&ccedil; bir ateştir. Onu bastıran ateşi s&ouml;nd&uuml;r&uuml;r, yapamayan i&ccedil;inde yanıp gider. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>491.</span><span> &Ouml;fke k&ouml;t&uuml; bir arkadaştır. Kusur ve &ccedil;irkinlikleri a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarır, insanı k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe yakınlaştırıp iyilikten uzaklaştırır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>492. &Ouml;fke ve kızgınlıktan koru kendini. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; başlangıcı delilik, sonu pişmanlıktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>493. &Ouml;fkeden ka&ccedil;ın, sakın &ouml;fke sana galip olup alışkanlık haline gelmesin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>494. &Ouml;l ama al&ccedil;alma, azı yeter bul ama y&uuml;zsuyu d&ouml;kme. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>495. &Ouml;ld&uuml;kten sonra yaşamak isterseniz kalıcı bir eser bırakınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>496. &Ouml;ld&uuml;kten sonra da yaşamak isterseniz, &ouml;lmez bir eser bırakınız.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>497. &Ouml;l&uuml;m ahiretin kapısıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>498. &Ouml;l&uuml;m&uuml;</span><span> unutmak, kalbi paslatır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>499. &Ouml;l&uuml;m&uuml; unutmayan, g&uuml;zel şeylere tutkun olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>500. &Ouml;l&uuml;m&uuml;n belirtisi doğmaktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>501. &Ouml;nder &ouml;nce kendini eğitmeli, sonra diğerlerini. &Ouml;nce kendi edebiyle &ouml;rnek olmalı, sonra &ouml;ğ&uuml;t ve nasihatla. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>502. &Ouml;ğren, Cahil kalma. Ali yalın ayaklıların en hayırlısıdır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>503. &Ouml;v&uuml;nmeye değer şeyler g&uuml;&ccedil;l&uuml; akıl, utanma, nefsinden sakınma ve eğitimdir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>504. &Ouml;yle bir devir ki hi&ccedil;bir arkadaşın senden hoşnut değil. Ve &ouml;yle bir devir ki hi&ccedil;bir dostun sana d&uuml;r&uuml;st ve ger&ccedil;ek dost değil.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>505. &Ouml;yle bir k</span><span>imseyi dost tut ki, aranızda kardeşlik husule gelsin. Ve senin bulunmadığın yerlerde, seni m&uuml;dahele etmek i&ccedil;in d&uuml;şmanlarınla penceleşsin.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>506. Par&ccedil;alayıcı ve yiyici yırtıcı hayvan, zalim ve zorba bir validen iyidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>507.</span>Perde kaldırılırsa yakinim (bilincim) artmaz benim.</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>508. Renkten renge giriş, inan&ccedil;tan inanca ge&ccedil;iş, ahmaklığın alametlerindendir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>509. Rezil kişilerin başa ge&ccedil;mesi, insanlara afettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>510. Sabır acılığının meyvesi zaferdir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>511. Sabır en g&uuml;zel huy, ilim de en şerefli s&uuml;s eşyasıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>512</span><span>. Sabır iki t&uuml;rl&uuml;d&uuml;r. İstemediğin, hoşlanmadığın şeye sabretmek; Sevdiğin, istediğin şeye sabretmek. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>513. Sakın aile ve akrabalarının bedbahtlardan olmasına sebep olan birisi olmayasın.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>514. Sakın başkasının k&ouml;lesi olma; &ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah seni h&uuml;r yaratmıştır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>515. Sakın cahil kimselerle şaka etme. Onların halleri ve dilleri akrebin kuyruğu gibidir; derhal senin kalbini zehirleyebilir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>516. Sakın insanların eşit olduğu şeyi tekelleştirmeye kalkma.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>517. Saltanat ve tahakk&uuml;m hırsına kapılanlar, debdebe ve saltanat i&ccedil;inde yaşamış olsalar bile, daima lanetle anılırlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>518. Sana cefa edeni utandırman i&ccedil;in hoş&ccedil;a ge&ccedil;inmeye &ccedil;alış. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>519. Sana ni&ccedil;in yaptığını sorduklarında utanacağın ve yalanlamağa kalkacağın işleri yapmaktan &ccedil;ekin. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>520. Sana karşılık </span><span>iyilik yapanlara, teşekk&uuml;r etmesini bilenlere de iyilik et.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>521. Sana &ouml;ğ&uuml;t veren, sana geniş kredi a&ccedil;mış t&uuml;ccara benzer. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>522. Sefih olanlar lisanla dostluk g&ouml;sterirler. Fakat kalbleri fesatla doludur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>523. Sen ey insan. Ayan beyan bir kitapsın, harfleriyle y&uuml;reğin okunur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>524. Sen &ouml;yle bir kitap ilmisin ki, harflerin, esrarı &ccedil;&ouml;zer.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>525. Seni yalnız iyi g&uuml;nlerinde arayan, d&uuml;şk&uuml;n g&uuml;nlerinde senden ka&ccedil;acaktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>526. Seni, sende bulunmayan &ouml;zellikler ve değerler icat ederek koltuklayan, bir g&uuml;n gelir yapmadığın su&ccedil;ları da &uuml;st&uuml;ne yığarak seni &ccedil;ekiştirmeye, &ccedil;eliştirmeye kalkar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>527. Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını ger&ccedil;ekleştir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>528. Seviyesiz insanların bana cahilce s&ouml;zlerine karşılık vermekten tiksinti duyarım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>529. Sırrı erdemli olandan başkasına verme. Yanlız o erdemli insanlarda sır olarak kalabilir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>530. Sırlarını ona buna a&ccedil;ıyorsan, başına gelecek zilletlere razı ol. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>531. Sızlanmak, sabırdan zordur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>532. Siyaseti başaramayan başkan olamaz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>533. Siyasetlerin (y&ouml;netimlerin) en zoru alışkanlıkları değiştirmektir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>534. Sizin en k&ouml;t&uuml;n&uuml;z insanları &ccedil;ekiştirerek dostlar arasında ayrılık d&uuml;ş&uuml;ren ve temiz insanlara kusur bulan kimsedir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>535. Sizin i&ccedil;in korktuğum şeylerin en başında, nefsinin isteğine uymak ve uzun emelli olmak gelir. Birincisi hak yoldan alıkoyar; ikincisi ise ahireti unutturur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>536. Sizin hayırlınız, g&uuml;nahına ger&ccedil;ekten &ccedil;ok t&ouml;vbe edenlerdir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>537. Sizin i&ccedil;in korktuğum şeylerin en başında, nefsinin isteğine uymak ve uzun emelli olmak gelir. Birincisi Hak yoldan alıkoyar; ikincisi ise a</span><span>hireti unutturur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>538. Sizler mallarınızla halkı kuşatamazsınız (onların g&ouml;n&uuml;llerini hoş edemezsiniz); &ouml;yleyse a&ccedil;ık y&uuml;zl&uuml;l&uuml;k ve g&uuml;zel davranışınızla onları kuşatınız; &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben Allah Resul&uuml;n&uuml;n ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: &ldquo;sizler, mallarınızla halkın g&ouml;n&uuml;llerini hoş edemezsiniz; o halde ahlakınızla onların g&ouml;n&uuml;llerini hoş edin&rdquo; </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>539. Sorun benden beni yitirmeden, bana g&ouml;k yollarını sorunuz, onları yery&uuml;z&uuml; yollarından daha iyi tanırım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>540. Sorun bana beni yitirmeden; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; andolsun Allah&rsquo;a, Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;da hi&ccedil;bir &acirc;y</span><span>et yoktur ki ni&ccedil;in ve kimin hakkında indi, nerde indi, d&uuml;zl&uuml;kte mi, dağlıkta mı, hepsini de en iyi bilenim ben. Ger&ccedil;ekten de Rabbim bana, anlayan bir akıl, s&ouml;yleyen bir dil ihs&acirc;n etmiştir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>541. Soruya verilen cevap &ccedil;oğalınca doğru gizli kalır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>542. Soylu</span><span>luk; babaların, anaların mensup oldukları soyla boyla değil, &ouml;v&uuml;lecek &uuml;st&uuml;nl&uuml;kle kazanılır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>543. S&ouml;ylemediğin s&ouml;z&uuml;n hakimi, s&ouml;ylediğin s&ouml;z&uuml;n mahkumusun. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>544. S&ouml;yleyene bakma, s&ouml;ylenene bak. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>545. S&ouml;z ila&ccedil;tır, azı yaşatır, &ccedil;oğu &ouml;ld&uuml;r&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>546. </span><span>S&ouml;z; ok ve mızraktan daha tesirlidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>547. S&ouml;z benim ağzımdayken s&ouml;z benim esirim, s&ouml;z ağzımdan &ccedil;ıkdıktan sonra ben s&ouml;z&uuml;m&uuml;n esiri olurum. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>548. S&ouml;z dilinin susutuğu ve amel dilinin s&ouml;ylediği nasihat hi&ccedil;bir kulak tarafından kovulmaz ve onun faydası ile hi&ccedil;</span><span>bir fayda bir olmaz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>549. S&ouml;z sizin ağzınızda olduğu s&uuml;rece, s&ouml;z sizin esiriniz, s&ouml;z ağzınızdan &ccedil;ıktıktan sonra siz s&ouml;z&uuml;n&uuml;z&uuml;n esiri olursunuz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>550. S&ouml;z&uuml;n g&uuml;m&uuml;ş olsa da, ey nefs s&uuml;kut (suskunluk) altındır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>551. S&ouml;z&uuml;n g&uuml;zelliği, kısalığındadır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>552. S&ouml;z&uuml;nd</span><span>e duramayacağın bir yerde s&ouml;z verme ve kefaletine vef&acirc; edemeyeceğin yerde kefil olma.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>553. Susmak, ağırbaşlılığı arttırır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>554. Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda &ouml;z&uuml;r dileme zorundan korur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>555. S&uuml;k&ucirc;t, yalan s&ouml;ylemekten ve başkalarını &ccedil;ekiştirmekten herh&acirc;lde evl&acirc;dır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>556. Şahsınıza fenalık eden bir d&uuml;şmanı affediniz. L&acirc;kin vatanınıza ve milletinize fenalık eden bir kimseyi, asla affetmeyiniz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>557. Şehvet bir kapıdan girer, akıl &ouml;b&uuml;r kapıdan &ccedil;ıkar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>558. Şer&rsquo;den &ccedil;ekinen kişi, hayır yapana benzer; su&ccedil;tan sakınan kişi, iyilikte bulunana d&ouml;ner. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>559. Şeref ve namus, en b&uuml;y&uuml;k hazinedir. Onlara m&acirc;lik olanlar, hayatlarını d&acirc;im&acirc; memnun ve mesut ge&ccedil;irirler. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>560. </span>Şeref ve soyluluk, y&uuml;ksek &ouml;zellik ve niteliklerden gelir, ataların &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;ş kemiklerinden değil.&nbsp;</div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>561. Şerefine d&uuml;şk&uuml;n olan k&ouml;t&uuml; cevap almaktan kendini sakınır. İnsanların davranışlarını d&uuml;ş&uuml;nerek ve g&ouml;zeterek onlarla uyum i&ccedil;inde yaşayan kendi kişiliğinide korur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>562. Şerefli ve &ouml;nemli bir mevkiiniz olması i&ccedil;in bilime sarılınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>563. Ş</span><span>iddetli istek mutluluğun en b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şmanıdır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>564. Şu (Kur&rsquo;&acirc;n), Allah&rsquo;ın suskun kitabıdır; ben ise Allah&rsquo;ın konuşan kitabıyım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>565. Ş&uuml;k&uuml;r nimetlerin s&uuml;s&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>566. Takva, Allah&rsquo;ın yap dediğini yapmak, yapma dediğinden ka&ccedil;maktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>567. Tamah mihneti davet eder. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>568. Taraf tutmayın, bazı insanları kayırmayın. Bu t&uuml;r davranışlar sizi zulme ve despotluğa &ccedil;eker.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>569. Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>570. Tecr&uuml;be fayda ile beraber gelen ilimdir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>571. </span><span>Terbiyesizlikle kendisini d&uuml;ş&uuml;reni, soydan gelme asalet y&uuml;kseltemez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>572. Tev&acirc;zu g&ouml;steriniz ki, halkın h&uuml;rmet ve tekrimini (saygısını) kazanasınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>573. T&ouml;vbe etmek elindeyken, &uuml;midini kesene şaşarım. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>574. Uygunsuz yerlere giren, kendini t&ouml;hmete kaptırı</span><span>r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>575. Utancın &uuml;st&uuml;n&uuml;, insanın kendinden utanmasıdır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>576. &Uuml;&ccedil; sınıf Allah sevgisinden uzak tutulmuştur: Zalimler, onlara yardak&ccedil;ılık edenler ve zulm&uuml; hoş karşılayanlar. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>577. &Uuml;&ccedil; şey hayatı tatsızlaştırır: kin, kıskan&ccedil;lık ve k&ouml;t&uuml; huyluluk. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>578. &Uuml;&ccedil; şey in</span><span>sana hayatı zindan eder: Ağırlaşan aile y&uuml;k&uuml;, bor&ccedil;ların baskısı ve bir hastalığın s&uuml;r&uuml;p gitmesi. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>579. &Uuml;&ccedil; şeyi kendinizde tutup saklayın: Cesaretiniz, bilginiz ve malınız. Bazı insanlar sahip olduğunuz bu 3 şeye d&uuml;şmandır ve o insanları ancak bu 3 şeyi kaybetmeniz sevindirir ve razı eder.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>580. &Uuml;st&uuml;nl&uuml;k taslamak, ayıpların en k&ouml;t&uuml;s&uuml;d&uuml;r. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>581. Varlıklı kişiden ellerinin i&ccedil;inde senin i&ccedil;in ne skladığını bilmedik&ccedil;e uzak dur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>582. Verilen s&ouml;z, zamanında yerine getirilmesi gereken bir bor&ccedil;tur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>583. Ya siz bizi yo</span><span>k edersiniz ya da, biz sizi yok ederiz. Ya da barışı daha uygun g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n&uuml;z.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>584. Yakınlarına yardımı bırakan, d&uuml;şmanlarına yardım etmiş olur. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>585. Yalan hıyanettir, doğruluk emanettir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>586. Yalan s&ouml;ylemenin sonu, kınanmaktır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>587. Yalan ve iki y&uuml;zl&uuml;l&uuml;k </span><span>en k&ouml;t&uuml; ahlaktır. Yalancıların başlıca sıfatları şunlardır: evvela sana diller d&ouml;ker, bir&ccedil;ok şeyler vaad eder.&nbsp;Sonra senden vazge&ccedil;er. Daha sonrada arkadan senin aleyhine bir &ccedil;ok şey s&ouml;yler.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>588. Yalancılardan&nbsp;daima uzak bulununuz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlarla i&ccedil;li dışlı olur ve onlarla dolaşıp&nbsp;kalkarsanız, sizde yalancı olursunuz. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>589. Yalancıların başlıca sıfatları şunlardır. Evvela sana diller d&ouml;ker, bir&ccedil;ok şeyler vaad eder.&nbsp;</span><span>Sonra senden vazge&ccedil;er. Daha sonrada arkadan senin aleyhine bir &ccedil;ok şey s&ouml;yler. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>590. Yalandan daha k&ouml;t&uuml; bir kabahat yoktur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>591. Yalanlanacağından korktuğun bir şeyi anlatma. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>592. Yanlışını g&uuml;n&uuml;nde g&ouml;r&uuml;p nefsine sitem edersen yanlışın faydaya d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. D&uuml;nde kalan yaşam ge&ccedil;mişle yok olur gider.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>593. Yaptığın iyilikleri ve sana anlatılanları gizle. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>594. Y&acirc; Rabb&icirc;! Ben sana cennet i&ccedil;in değil, cehennem korkusu i&ccedil;in de ib&acirc;det etmiyorum. Belki seni tapınmağa l&acirc;yık olarak tanıdığım i&ccedil;in ib&acirc;detimi yapıyorum. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>595. Yaşamın tecr&uuml;beleri doğru karar verebilmeyi &ouml;ğretti, &ouml;yleki artık beni bitirmeye &ndash;yok&nbsp;etmeye gelen şeyleri ben bitirip&ndash; yok ettim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>596. Yeni ilmi şeyleri &ouml;ğrenmekle, kalbinizin yorgunluğunu ve rahatsızlığını giderin, &ccedil;&uuml;nk&uuml; kalpleriniz de v&uuml;cudunuz gibi yorulur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>597. Yeni mal, m&uuml;lk edinmeden &ouml;nce yığdıklarınızı kullanınız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>598. Yerilen aşağılık kişiler saygınlık d&ouml;şeklerine oturacak olursa biz ayağa kalkarız. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>599. Yoksullar&nbsp;bazen &ccedil;ok m&uuml;şkil durumlarda kalırlar. S&ouml;yledikleri s&ouml;zler ne kadar doğru olursa olsun, onları dinleyenler s&ouml;zlerine kulak asmaz</span><span>lar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>600. Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el a&ccedil;mak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile, onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>601. Yoksullarla otur, ş&uuml;kr&uuml;n&uuml; artırırsın. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>602. Yoksulluğunu gizle, yoksa itibarın sıfıra iner. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>603. Yol c&uuml;mleden Ulu&rsquo;dur.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>604. Yola d&uuml;şmeden arkadaşı, eve girmeden de komşuyu sor. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>605. Y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze karşı yapılan şişirme &ouml;vg&uuml;leri dinlemekten kendinizi koruyunuz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar, kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>606. Yumuşak ahlak, soyluluk ve b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ktendir. Yumuşak huyluluğun bitmez t&uuml;kenmez kaynağı ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptığın şeyin sonu&ccedil;larını g&ouml;r&uuml;r ve duyarsın.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>607. Yumuşak konuş, sevilirsin.Y&uuml;ce kişinin a&ccedil; kalınca, aşağılık kişinin karnı doyunca saldırısından korkun</span><span>. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>608. Y&uuml;kseklik taslamak al&ccedil;altır, al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k y&uuml;kseltir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>609. Zalime gelip &ccedil;atan adalet g&uuml;n&uuml;, mazlumun uğradığı cevir ve cefa mihnetinden &ccedil;etindir.Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir &ccedil;atar. Bela halkaları tam daraldı mı genişlik y&uuml;z g&ouml;ster</span><span>ir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>610. Zalimin d&uuml;şmanı Allahtır. Zalimin ikbali de ge&ccedil;icidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>611. Zaman bana karşı maske takındı, beni tanımazlıktan -g&ouml;rmemezlikten geldi, bilmedi ki ben g&uuml;ne saygılıyım ve talihsizliklerin en korkulusunu bile kolay şeymiş gibi karşılarım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>612. Zaman </span><span>ibret aynasıdır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>613. Zaman kendine uymazsa, kendini zamana uyduranlar. en akıllı kimselerdir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>614. Zaman sana uymaz, sen zamana uyacaksın.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>615. Zaman uzasa, sonu gecikse bile sabreden mutlaka zafere ulaşır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>616. Zamanı değilse &ccedil;ok konuşma, s&ouml;ze başvurma, suskunlukla s&uuml;sle aklını.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>617. Zamanının bir kısmı maziye karıştı. Geride kalan g&uuml;nlerinin sayısı da belli değil, fırsat varken &ccedil;alış. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>618. Zamanın icaplarına uymayanlar, s&uuml;r&uuml;den ayrılmış koyunlar gibi geri kalırlar.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>619. Zayıfları ziyaret etmek al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;ğ&uuml;n&uuml;ndendir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>620. Zenginlik gurbette bir vatan, Fakirlik vatanda bir gurbet gibidir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>621. Zenginliği g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemek, ş&uuml;k&uuml;rden sayılır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>622. Zenginliğin en y&uuml;cesi dilekleri terk etmektir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>623. Zulme ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe karşı &ccedil;ıkmayan daha belasına uğrar. </span></div>
</li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>&nbsp;</span></div>
</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. ALİ&rsquo;DEN ALINTILAR</span></strong><span><sup>(29)</sup></span></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>1. Allah bize Peygamberi</span><span><strong> zafere ulaştırma </strong></span><span><strong>şansını </strong>ve<strong> onurunu </strong></span><strong> verdi<span>. </span></strong><span>Bizimle</span><span><strong> İslamiyetin sancaklarını </strong></span><span>y&uuml;kseltti<strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>2. Allah bizimle</span><span><strong> kitabını </strong></span><span>ve<strong> Peygamberini </strong></span><span>kudsadı</span><span><strong>. Zafer </strong></span><strong>ve<span> saygınlığa </span></strong><span>ermede bizi uygun g&ouml;rd&uuml;.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>3. Allah&rsquo;a <strong>yemin</strong></span><strong> ols</strong><span>un ki, inen b&uuml;t&uuml;n ayetlerin ne hakkında, nerede ve kimin hakkında nazil olduğunu biliyorum. Allah bana d&uuml;ş&uuml;nen, sorgulayan bir </span><span><strong>kalp</strong></span><span> ve a&ccedil;ık bir </span><span><strong>dil </strong></span><span>vermiştir</span><span><strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>4. Allah&rsquo;a<strong> ant </strong></span><strong>olsun<span> ki, Hayber kapısını </span></strong><span>cismani</span><span>kuvvetle değil</span><span><strong>, Rabbani </strong></span><strong>kuvvetle s&ouml;kt&uuml;m<span>. (</span></strong><span>Hz. Ali&rsquo;ye<strong> Hayber kalesini </strong></span><span>nasıl kopardın, diye sorduklarında verdiği cevaptan</span><span><strong>). </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>5. Allah&rsquo;ın</span></strong><span> Resul&uuml; bana her birisinden <strong>bin</strong></span><span> kapı a&ccedil;ılan tam bin ilim kapısı &ouml;ğretti. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>6. Allah El&ccedil;isi <strong>Muhammed</strong></span><strong>, bir Pazartesi g&uuml;n&uuml; <span>peygamber</span></strong><span> olduğunu a&ccedil;ıkladı. Aynı g&uuml;n&uuml;n ertesi </span><span><strong>Sal</strong></span><span>ı</span><span> g&uuml;n&uuml; ben </span><span><strong>İslam</strong></span><span> Dini&rsquo;ne girdim, onun </span><span><strong>Peygamberliğine</strong></span><span><strong> inandım.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>7. Allahu Teala hi&ccedil;bir <strong>peygamber</strong></span><span> g&ouml;ndermemiş ki ben onun </span><span><strong>borcunu</strong></span><strong> ve <span>vaad</span></strong><span><strong>ettiğini</strong></span><span><strong> yerine getirmiş olmayayım...&rdquo; </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>8. Allah&rsquo;ın el&ccedil;isi </span><span><strong>bana hitaben</strong></span><strong> buyurdu ki: Allah&rsquo;tan sonra <span>Kuran</span> </strong><span> mevcut olan </span><span><strong>her şeyden</strong></span><span> daha <strong>faziletli</strong></span><span> değil mi?. Beni </span><span><strong>Hakk ile Peygamber</strong></span><span> g&ouml;nderene yemin olsun ki, toplanması <strong>gerektiği</strong></span><span><strong> gibi, Kuran&rsquo;ı sen bir araya getirmesen</strong>, hi&ccedil; kimse getiremiyecektir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>9. Allah&rsquo;ın kitabından </span></strong><span>bana sorun<strong>; </strong></span><span>hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben</span><span><strong> her &acirc;yetin gece mi </strong></span><strong>yoksa<span> g&uuml;n</span><span>d&uuml;z m&uuml;, sahrada mı </span></strong><span>yoksa</span><span><strong> dağda mı indiğini b</strong></span><span>i<strong>liyorum.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>10. Bana </span><span><strong>istediğinizi</strong></span><span> sorunuz, Allah&rsquo;a and olsun ki </span><span><strong>kıyamete</strong></span><span><strong> kadar olacak her neyi sorarsanız cevaplarım. Bana Allah&rsquo;ın kitabını</strong> sorunuz, Allah&rsquo;a and olsun ki b&uuml;t&uuml;n ayetlerin tek-tek, <strong>gece mi veya g&uuml;nd&uuml;z m&uuml;</strong></span><strong>, &ccedil;&ouml;lde mi ya da <span>dağda</span></strong><span> mı nazil olduğunu bilirim. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>11. Bana soru sormak isteyen bir <strong>Yahudi&rsquo;ye</strong></span><span> hitaben ş&ouml;yle buyurdum: <strong>İstediğiniz şeyden sorabilirsiniz. </strong></span><span><strong>Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Peygamber, bana ilimden bin kapı &ouml;ğretmiştir ve</strong></span><span><strong> her kapıdan </strong></span><span>benim i&ccedil;in</span><span><strong> bin kapı </strong></span><span><strong>ayrılmıştır. O halde sorun onlardan. </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>12. Bana</span><span><strong> d&uuml;şmanlık </strong></span><span><strong>etmesi i&ccedil;in şu kılı&ccedil;la m&uuml;minin burnunu kesecek olsam, </strong>yine de</span><span><strong> d&uuml;şman olmaz </strong></span><span>bana; beni sevmesi i&ccedil;in</span><span><strong> b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyayı </strong></span><span><strong>kendisine bağışlasam da m&uuml;nafık </strong>kimse dost olmaz bana.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>13. Ben, Peygambere </span><span><strong>bir şey sor</strong>unca</span><span> beni bilgilendiriyordu. Ben <strong>sessiz</strong></span><span> kalınca da <strong>O konuşmaya</strong></span><span><strong> başlıyordu. </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>14. Ben sizin</span><span><strong> im&acirc;mınız </strong></span><span>ve<strong> hal&icirc;feniz </strong></span><span>olduğuma g&ouml;re<strong>, fukaranın perişanlığına o</strong></span><span><strong>rtak olmuş olmalıyım. &Ouml;yle yemek </strong>yiyeyim, &ouml;yle<strong> elbise </strong></span><strong>giyeyim ki<span> en fakir kimse </span> </strong><span>beni g&ouml;r&uuml;nce<strong> kendi fukar</strong></span><span>alığına </span><span>sabretsin<strong>. </strong></span><strong>Ben biliyorum, benim gibi kimse yapamaz. Fakat<span> im&acirc;mlıkta </span></strong><span>memurum<strong>, </strong></span><strong>siz de benim<span> gittiğim yoldan </span></strong><span>gidiniz<strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>15. Ben <strong>m&uuml;&rsquo;minlerin</strong></span><span> em&icirc;riyim; onların </span><span><strong>en yoksulunun</strong></span><span> ge&ccedil;indiği gibi ge&ccedil;inmek zorundayım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>16. Beni </span><span><strong>yarınlarda</strong></span><span><strong> g&ouml;recek, yarınlarıma da </strong></span><span><strong>şahit</strong></span><span> olacaksınız; <strong>bilmediğiniz</strong></span><span> &ouml;zelliklerim o zaman </span><span><strong>aşikar</strong></span><span> olacak size. Ben </span><span><strong>aranızdan ayrılınca</strong></span><span><strong> yerimi başkası aldığında tanıyacaksınız beni asıl. </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>17. Bil ki t&uuml;m <strong>Semavi</strong></span><span> kitapların esrarı </span><span><strong>Kur&rsquo;an&rsquo;da</strong></span><span> toplanmıştır, Kur&rsquo;an&rsquo;ın t&uuml;m esrarı <strong>Fatiha&rsquo;dadır,</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>18. Bir kimsenin, benden </span><span><strong>bir şey</strong></span><span> isteyeceğini <strong> hissettiğim</strong></span><span> anda, o izh&acirc;r etmeden <strong>ben elimi</strong></span><span> ona uzatırdım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>19. Bilirsin ki </span><span><strong>savaş ateşleri</strong></span><span> y&uuml;kseldiğinde <strong> akıllı ve tecr&uuml;beli</strong></span><span> bir aslan kesilirim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>20. Biz uyumlu yolda y&uuml;r&uuml;d&uuml;k. Ne eksik iş yaptık, ne de aşırılıkta yarar sağlamaya &ccedil;alıştık.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>21. Bizim emrimiz</span><strong>g&uuml;&ccedil;t&uuml;r<span>, g&uuml;&ccedil;leştirilmiştir, </span><span>&ccedil;etindir &ccedil;etinleştirilmiştir, gizlidir, </span> </strong><span>perde altına alınmıştır, ona Allah&rsquo;a yakın bir</span><span><strong> melek, </strong></span><span>veyahut g&ouml;nderilmiş bir</span><span><strong> peygamber </strong></span><strong>veyahut</strong><span>Allahın kalbini</span><span><strong> imanla </strong></span><span>sınadığı</span><strong>bir m&uuml;minden</strong><span>başkası ta</span><span>hamm&uuml;l edemez <strong>. </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>22. Canıma andolsun </span></strong><span>ki ben</span><strong>hakka<span> muhalefet </span></strong><span>eden</span><strong>ve<span> yolunu sapmış </span></strong><span>kimselere</span><span>karşı</span><span> <strong> tavizkar </strong></span><strong>ve<span> gevşek </span></strong><span>davranmayacağım</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>23. &Ccedil;ocuğun kalbi</span><span><strong> bitkisi olmayan </strong></span><span>bir araziye benzer, ona ne verilirse kabul eder. Bundan dolayı ben, <strong> kalbin katılaşmadan ve</strong></span><span> başka şeylerle meşgul olmadan </span><span>seni terbiye etmeye başladım. (Hz. Ali bu s&ouml;z&uuml; oğlu </span><span><strong>Hz. Hasan</strong></span><span> i&ccedil;in s&ouml;ylemiştir)</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>24. Hz. Peygamber&rsquo;den</span><span><strong> duyduğum hi&ccedil;bir şeyi </strong></span><span><strong>unutmadım.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>25. Ey insanlar, </span>sorun bana<span> beni kaybetmeden; </span></strong><span>hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben</span><span><strong> g&ouml;ğ&uuml;n yolları </strong></span><span><strong>hakkında, yer</strong></span><span><strong>in yollarından </strong></span><span>daha &ccedil;ok bilgi sahibiyim <strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>26. En&acirc; k&uuml;nte meal enbiy&acirc;i b&acirc;tinen ve ma&rsquo; Resulull&acirc;h z&acirc;hiran&rdquo; <strong>T&uuml;rk&ccedil;e Meali</strong></span><strong>: &ldquo;Ben <span>peygamberlerle</span></strong><span> gizli, <strong>Resulullah</strong></span><span> ile a&ccedil;ık olarak beraberdim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>27. İstesem</span><span>sırf</span><span><strong> Fatiha </strong></span> <strong>suresinin tefsiriyle<span> yetmiş beygiri </span></strong><span>y&uuml;klerim<strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>28. O&rsquo;na&nbsp;<strong>(Hz. Muhammed&rsquo;e</strong></span><strong>)&nbsp;<span>vahiy</span></strong><span> geldigi zaman, </span><span><strong>şeytanın</strong></span><span><strong> feryadını duydum da &ldquo;Ya Resulullah! Bu feryat nedir</strong>?&rdquo;dedim. &ldquo;Bu kendisine</span><span><strong> kulluk edilmesinden &uuml;midi kesen şeytandır. </strong></span><span><strong>Benim duyduğumu duyuyor; g&ouml;rd&uuml;g&uuml;m&uuml; g&ouml;r&uuml;yorsun. Ancak sen nebi değilsin; vezirsin ve</strong></span><span><strong> hayır &uuml;zeresin</strong></span><span>&rdquo; dedi.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>29. Onun (Hz. Muhammed&rsquo;in) </span><span><strong>en yakını</strong></span><span><strong> benim. İlmiyle b&uuml;y&uuml;t&uuml; beni ve ilminin bilgini</strong> oldum.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>30. Peygamberimiz <strong>velayetinizi</strong></span><strong> bana verdi ve bunu <span>Gadirhum&rsquo;da</span></strong><span> ilan etti. Kuran da benim </span><span><strong>velayetime bağlılıklarını</strong></span><span> ve bana <strong>itaatlerini</strong></span><strong> gerekli k</strong><span>ıldı.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>31. Resulullah ş&ouml;yle buyurdular: Ben<strong> ilmin şehriyim </strong></span><span>ve</span><span><strong> Ali onun kapısıdır </strong></span><span>ve evlere ancak</span><span><strong> kapılarından girilir.</strong></span><span>&rsquo;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>32. Resulullah ş&ouml;yle buyurdular. </span><span>Ben<strong> hikmet eviyim </strong></span><strong>ve<span> Ali onun kapısıdır. </span> </strong><span>O halde kim<strong> hikmet </strong></span><strong>isterse<span>, onun kapısından </span></strong><span>gelsin<strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>33. Resulullah<strong>, dilini </strong></span><span>benim ağzıma koydu; bununla<strong> kalbimde bin ilim kapısı </strong></span><span><strong> a&ccedil;ıldı ki her birisinden de bin kapı a&ccedil;ılmaktadır.</strong> </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>34. Resulullah, <strong>Hayber</strong></span><span> fethedildiğinde bana buyurdu ki: Sen, benim</span><span><strong> ilmimin </strong></span><span>kapısısın</span><span><strong>; </strong></span><strong>senin<span> evlatların, benim evlatlarımdır; </span></strong><span>senin<strong> etin, benim etimdir </strong></span><strong>ve<span> senin kanın, benim kanımdır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>35. Resulullah, beni<strong> Yemen&rsquo;e </strong></span><strong>g&ouml;nderdi<span>. </span></strong><span>Ben<strong> &lsquo;Ya Resulallah </strong></span><strong>dedim<span>, </span> </strong><span>beni onların arasında</span><span><strong> h&uuml;k&uuml;m vermek </strong></span><strong>i&ccedil;in g&ouml;nderiyorsunuz, oysa ben bir<span> gencim </span></strong><span>ve</span><span><strong> nasıl yargılayıp h&uuml;k&uuml;m vereceğimi </strong></span><span>bilmiyorum<strong>. </strong></span><strong>Bunun &uuml;zerine Allah </strong><span>Resul&uuml; eliyle benim g&ouml;ğs&uuml;me vurdu; sonra ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;</strong></span><span>Allah&rsquo;ım, </span><span><strong>onun kalbini hid&acirc;yet </strong></span><strong>et ve<span> dilini sabit kıl. </span></strong><span>Hz. Ali ş&ouml;yle devam etmiştir</span><span><strong>: &ldquo;</strong></span><span>Ondan sonra iki kişi arasında verdiğim </span><span><strong>hi&ccedil;bir h&uuml;k&uuml;mde</strong></span><span> teredd&uuml;de d&uuml;şmedim.&rdquo;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>3</span></strong><span style="font-weight: bold;">6. Resulullah ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ey Ali, bir kul Allah&rsquo;a karşı Nuh&rsquo;un kavmi i&ccedil;inde kaldığı gibi ibadet etse, Uhut dağı kadar altını olup onu Allah&rsquo;ın yolunda harcasa, &ouml;mr&uuml; uzun olup bin kere yayan hac etmeğe &ouml;mr&uuml; yetse ve sonra Safa ve Merve arasında mazlum olarak &ouml;ld&uuml;r&uuml;lse ve b&uuml;t&uuml;n bunlara rağmen senin velayetin altında değilse o kişi hi&ccedil;bir zaman ne cennete girecek, ne de cennetin kokusunu koklayacaktır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>37. Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;</span><span><strong>Ey Ali</strong></span><strong>, sen <span>zimmetimi</span> </strong><span> <strong>beraat</strong></span><strong> edensin. </strong><span>Sen &uuml;mmetim &uuml;zerine benim halifemsin.&rdquo;&nbsp;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>38. Resulullah</span> </strong><span>ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Allahu Teala her </span><span><strong>peygambere</strong></span><strong> bir <span>Vasi</span></strong><span> kıldı: <strong>Şit&rsquo;i Adem&rsquo;in</strong></span><span><strong> vasisi kıldı, Yuşa&rsquo;yı Musa&rsquo;nın vasisi kıldı, </strong></span><span><strong>Şem&rsquo;un&rsquo;u İsa&rsquo;nın</strong> vasisi kıldı, benim vasim de </span><span><strong>Ali&rsquo;dir</strong></span><strong>. Benim vasim, <span>vasilerin en hayırlısıdır</span></strong><span>, ben dua edenim, Ali de aydınlatandır.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>39. Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ey Ali, </span><span><strong>sen benim</strong></span><strong> <span>vasimsin</span> </strong><span>. Senin savaşın </span><span><strong>benim</strong></span><span> savaşımdır, <strong>senin barışın</strong></span><span><strong> da benim barışımdır. Sen imamsın ve aynı zamanda </strong></span><span><strong>onbir imamın babasısın</strong></span><span>, onlar <strong>masum</strong></span><strong> ve <span>temiz</span></strong><span> olanlardır. D&uuml;nyayı </span><span><strong>adalet</strong></span><strong> ve hak ile dolduracak olan <span>Mehdi</span> </strong><span>de onlardadır. Onları <strong>buğz</strong></span><span> edenlerin vay haline olsun. Ey Ali, bir kişi </span><span><strong>seni ve evladını</strong></span><span> Allah ile severse, Allah o kişiyi sizlerle beraber haşr edecektir. Sizler de benimle </span><span><strong>y&uuml;ksek derecede</strong></span><span> olacaksınız. Ey Ali sen </span><span><strong>Cennet</strong></span><strong> ve <span>Cehennem&rsquo;i</span></strong><span> b&ouml;lensin. Seni sevenleri <strong>Cennet&rsquo;e</strong></span><span> ve seni buğz edenleri de </span><span><strong>Cehennem&rsquo;e</strong></span><strong> ge&ccedil;ireceksin.&rdquo;</strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>40. Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;Allah</span><span><strong> biz Ehli Beyt&rsquo;ten</strong></span><strong> <span>zahir ve batin</span></strong><span> her t&uuml;r &ccedil;irkinlikten (g&uuml;nahtan) <strong>temizledi</strong></span><span> ve arındırdı&rdquo;.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>41. Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Her kim </span><span><strong>Urvet&rsquo;ul Vuska</strong></span><span> (sağlam bir</span><span> kulp)ya tutunmak istiyorsa <strong>Ali ve Ehli Beyt&rsquo;inin sevgisine</strong></span><strong> tutunsun&rdquo;.</strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>42. Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;Ey Ali, sen insanların en <strong>hayırlısısın</strong></span><span>, bunda kim </span><span><strong>ş&uuml;pheye</strong></span><span><strong> d&uuml;şerse kafir olur.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>43. Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ali&rsquo;yi </span><span><strong>buğz </strong></span><span> etmek k&uuml;f&uuml;rd&uuml;r, </span><span><strong>Ben-i Haşim&rsquo;i</strong></span><span> buğz etmek nifaktır.&rdquo;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>44. Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Her kim <strong>kurtuluş gemisine</strong></span><span> binmeyi, sağlam olan kulpa ve Allah&rsquo;ın sağlam olan </span><span><strong>ipine</strong></span><span> tutunmayı severse </span><span><strong>Ali&rsquo; yi veli edinsin</strong></span><span>, onun d&uuml;şmanıyla d&uuml;şman olsun&nbsp;ve onun evlatlarından olan </span><span><strong>Hidayet</strong></span><span> imamlarına uysun. O</span><span>nlar benim <strong>halifelerim, vasilerim</strong></span><span>, benden sonra Allah&rsquo;ın yaratıklarına olan h&uuml;ccetleridir. Onlar <strong>&uuml;mmetimin &uuml;statları</strong></span><span><strong>, takvalıları ve Cennet&rsquo;e g&ouml;t&uuml;renlerdir. Onların tarafı benim tarafımdır, benim tarafım da Allah&rsquo;ın tarafıdır. Onların d&uuml;şmanlarının tarafı </strong> da </span><span><strong>Şeytan&rsquo;ın</strong></span><span><strong> tarafıdır.&rdquo;</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>45. Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>H&uuml;seyin&rsquo;in</strong></span><span> evlatlarından biri </span><span><strong>&uuml;mmetimde</strong></span><span> kıyam etmedik&ccedil;e d&uuml;nya yok olmaz. O, yery&uuml;z&uuml; </span><span><strong>zul&uuml;mle</strong></span><span> dolduğu gibi, onu adaletle <strong>dolduracaktır</strong></span><span>.&rdquo;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>46. Size</span><span><strong> 5 şey vasiyyet </strong></span><span><strong>ediyorum ki, develere binip seferlere d&uuml;ş</strong></span><span>seniz de onları elde etseniz değer mi değer</span><span><strong>; 1- </strong></span><strong>Hi&ccedil; biriniz<span> Rabbinizden başkasından </span> </strong><span>bir şey ummasın</span><span><strong>; 2- </strong></span><strong>Hi&ccedil; biriniz<span> g&uuml;nahından başka </span></strong><span>bir şeyden korkmasın</span><span><strong>; 3- </strong></span><strong>Hi&ccedil; biriniz</strong><span>kendisinden</span><span><strong> bilmediği bir şey </strong></span><span>sorulunca<strong> bilmiyorum </strong></span><span>demekten utanmasın</span><span> <strong>; 4- </strong></span><strong>Hi&ccedil; bir kimse<span> bilmediği </span></strong><span>bir şeyi</span><span><strong> &ouml;ğrenmekten </strong></span><span>&ccedil;ekinmesin<strong>; 5- Sabrediniz, </strong></span><strong>&ccedil;&uuml;nk&uuml;<span> sabır &icirc;mana nispetle </span></strong><span>cesetteki baş gibidir.</span><span><strong> Başı olmayan </strong></span><span><strong>bedenden hayır, sabır olmadık&ccedil;a </strong>da <strong> &icirc;mandan </strong></span><span>hayır gelmez.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>47. Sizinle </span><span><strong>savaşan</strong></span><span><strong> benim. Sığınağım olan Hakk&rsquo;ın</strong> </span><span>Allahı yardımcımdır ve beni </span><span><strong>zafere</strong></span><strong> g&ouml;t&uuml;ren odur. </strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>48. Sorun bana<strong> beni kaybetmeden! </strong></span><strong>&Ouml;l&uuml;mlerin<span>, </span></strong><span>belaların ve neseplerin</span><span><strong> ilmini bilen </strong></span><strong>kimseye</strong><span>sormak istemez misiniz?<strong>. </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>49. Sorun bana,<strong> beni kaybetmeden. </strong></span><strong>Taneyi yaran ve<span> insanı yaratan (</span></strong><span>Allah&rsquo;a) andolsun ki ben </span><span>Tevrat&rsquo;ı, </span><span>Tevrat ehlinden</span><span><strong>, İncil&rsquo;i, </strong></span><span><strong>İncil ehlinden ve Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ı, </strong>Kur&rsquo;&acirc;n ehlinden <strong>daha iyi</strong></span><strong> bilirim.</strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>50. Sorun bana<strong>, beni kaybetmeden. </strong></span><span>Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben<strong> Arş&rsquo;ın altında </strong></span><span><strong> sorulduğum her şeyden</strong> haber verebilirim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>51. Şu g&ouml;ğs&uuml;mde saklı duran bir&ccedil;ok</span><span><strong> ilim </strong></span><strong>var<span>. </span></strong><span>Ah<strong>! On</strong></span><span>ları taşıtacak erler </span><span>bulabilsem.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>52. Y&acirc; Rabb&icirc;! </span></strong><span>Ben sana<strong> cennet </strong></span><span>i&ccedil;in değil</span><span><strong> , cehennem korkusu </strong></span><strong>i&ccedil;in de ib&acirc;det etmiyorum<span>. (Belki) Seni tapınmağa </span></strong><span>l&acirc;yık olarak tanıdığım i&ccedil;in</span><span><strong> ib&acirc;detimi </strong></span><span>yapıyorum</span><span><strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>53. Ya Rabbim, </span></strong><span>G&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;ndeki t&uuml;m</span><span><strong> sır perdesini </strong></span><span><strong> kaldırsan dahi imanımda zerrece </strong>bir</span><span>artış olmaz,&ccedil;&uuml;nk&uuml; ben sana</span><span><strong> en y&uuml;ksek derecede </strong></span><span>iman etmişim</span><span><strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>54. Vahyin</span></strong><span> ve <strong>risaletin</strong></span><strong> nurunu g&ouml;r&uuml;r, <span>n&uuml;b&uuml;vvetinin kokusunu</span></strong><span> duyardım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>55. Bizi<strong> 73 Milletten 13 Kavim </strong></span><span>sevmiştir</span><span><strong>. </strong></span><strong>Fakat<span> asıl talibim </span></strong><span>yoluma</span><span><strong> can ve baş </strong></span><span>verenlerdir<strong>. </strong></span> <strong>Nihayeti<span>İmam H&uuml;seyin&rsquo;e </span></strong><span>mal&uuml;m</span><strong>olur<span>. </span></strong></div>
</li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>&nbsp;</span></div>
</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>HZ. ALİ&rsquo;NİN HUTBELERİNDEN BAZI B&Ouml;L&Uuml;MLER </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali, kendisini tanıtan bir Hutbesinden</span></strong><span>:</span><span><sup>(31)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;Bende <strong>Gayb</strong></span><span> ilminin anahtarları vardır ki onları </span><span><strong>Res&uuml;lullah&rsquo;tan</strong></span><span> sonra benden başkası bilemez. Benim ilk suhufta zikredilen </span><span><strong>Z&uuml;lkarneyn</strong></span><strong>; benim <span>S&uuml;leyman&rsquo;ın</span> </strong><span> y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n sahibi, benim g&uuml;zel işlerin velisi, benim <strong>sırat</strong></span><span> ve durulacak yerin sahibi, benim <strong>Cennet ve Cehennemi</strong></span><strong> b&ouml;len, benim ilk <span>Adem,</span></strong><span> benim ilk <strong>Nuh,</strong></span><strong> benim <span>Cabbar&rsquo;ın</span></strong><span> ayeti, benim </span><span><strong>hakikatın</strong></span><span><strong> esrarı, benim ağa&ccedil;ları yapraklandıran, benim meyveleri</strong></span><span> kuvvetlendirip yetiştiren, benim </span><span><strong>suları</strong></span><span><strong> yerden &ccedil;ıkaran, benim nehirleri</strong></span><span> akıtan, benim </span><span><strong> ilmin</strong></span><span> hazenadarı, benim </span><span><strong>hikmetin</strong></span><span> y&uuml;ce dağı, benim </span><span><strong>M&uuml;minlerin</strong></span><strong> Emiri, benim <span>yakının</span></strong><span> g&ouml;z&uuml;, benim Allah&rsquo;ın </span><span><strong>g&ouml;klerde</strong></span><strong> ve yerdeki h&uuml;cceti, benim yerlere sarsan <span>yıldırım</span></strong><span> ve <strong>zelzele,</strong></span><strong> benim <span>hak ile gelecek</span> </strong><span> olan haykırış, benim o saat ki </span><span><strong>ş&uuml;phesiz</strong></span><span> olarak geleceği halde yalanlanan, benim ondan </span><span><strong>ş&uuml;phe edilmeyen</strong></span><span> kitap, benim Allah&rsquo;ın onlarla </span><span><strong>dua etmelerini</strong></span><span> emrettiği onun g&uuml;zel isimleri. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Benim o nur ki, <strong>Musa</strong></span><strong> ondan iktibas eyledi, benim <span>Sur&rsquo;un</span></strong><span> sahibi, benim her <strong>mezarda</strong></span><span> yatanları kabirlerinden &ccedil;ıkaran, benim <strong>kıyamet</strong></span><span> g&uuml;n&uuml;ndeki </span><span><strong>dirilişin</strong></span><span> sahibi, benim Nuh&rsquo;un kurtarıcısı ve sahibi olan, benim </span><span><strong>Musa&rsquo;ya</strong></span><span> konuşanın sırrı, benim </span><span><strong>gayb</strong></span><span> aleminde ruhlara konuşan, benim </span><span><strong>daim</strong></span><strong> ve <span>baki</span></strong><span> olan emir, benim <strong>ha</strong></span><span>kkın velisi olan, benimdir t&uuml;m yaratılanlar, benim s&ouml;z&uuml;n&uuml; <strong>değiştirmeyen</strong></span><span><strong> ve yaratılmışların hesabı ona d&ouml;necek olan, </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Benim t&uuml;m </span><span><strong>yaratılmışların</strong></span><span><strong> emri ona aktarılan, benim yaratan Allah&rsquo;ın halifesi,</strong> benim <strong>beldelerinde</strong></span><span> Allah&rsquo;ın sırrı ve kulları &uuml;zerine </span><span><strong>hucceti</strong></span><span> olan, benim Allah&rsquo;ın emri, </span><span><strong>hani</strong></span><span> ruh hakkında şanı y&uuml;ce olan Allah&rsquo;ın: &ldquo;<strong>Sana ruh hakkında sorarlar, de ki: Ruh, Rabbimin emrindedir&rdquo; (İsra: 85) </strong></span><span><strong>ayetinin manasıyım, benim y&uuml;kselen</strong> </span><span><strong>dağları</strong></span><span><strong> sabit kılan ve suları yerden &ccedil;ıkarıp, yery&uuml;z&uuml;nde akıtan, benim ağa&ccedil;ları</strong></span><span> diken ve onlardan &ccedil;eşitli </span><span><strong>meyveler</strong></span><span> &ccedil;ıkaran, benim t&uuml;m </span><span><strong>g&uuml;&ccedil;lere</strong></span><strong> sahip olan; benim <span>&ouml;l&uuml;leri</span></strong><span> dirilten. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Benim </span><span><strong>yağmuru</strong></span><span> indiren, benim </span><span style="font-weight: bold;">G&uuml;neş&rsquo;i, Ay&rsquo;ı ve yıldızları ışıklandıran, benim Kıyamet g&uuml;n&uuml;n&uuml;n başkanı olan, benim kıyamet </span><span>g&uuml;n&uuml;n&uuml; başlatan, benim, Allah tar</span><span>afından ona </span><span><strong>itaat</strong></span><span> vacip kılınan, benim </span><span><strong>hayatta</strong></span><strong> baki olup <span>&ouml;lmeyen</span></strong><span> ve &ouml;lsem de hi&ccedil;bir zaman &ouml;l&uuml; olmayan, benim saklı kalan <strong>İlah&rsquo;ın</strong></span><span><strong> sırrı, benim olan ve olacak her şeyden haberdar olan, benim iman</strong></span><span> edenlerin namazı ve orucu, benim </span><span><strong>iftihar</strong></span><span> ve menakıb konularını</span><span>n sahibi, benim </span><span><strong>yıldızların</strong></span><span><strong> sahibi olan, benim, Allah&rsquo;ın ağrı veren azabı, benim ilk kuvvetli zalimleri helak eden, benim devletleri var edip yok eden, benim şiddetli yer sarsıntılarının ve musibetlerin sahibi olan, benim </strong></span><span><strong>G&uuml;neş</strong></span><span> tutulmasının ve yere &ccedil;&ouml;k&uuml;ş&uuml;n</span><span> sahibi, benim </span><span><strong>Firavun&rsquo;ların</strong></span><span><strong> kanını bu kılıcım ile yere akıtan.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Kalu bela</span></strong><span> da Allah&rsquo;ın onun itaatini emretmiş olduğu kişi benim, </span><span><strong>zuhur</strong></span><span> ettiğimde beni inkar ettiler ve şanı y&uuml;ce olan </span><span><strong>Allah</strong></span><span> bu durum hakkında ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo; <strong>O geldiğinde, onu tanımadılar ve bu inkarları ile k&uuml;fre saptılar&rdquo; (Bakara: 89</strong></span><span><strong>); benim nurların nuru, benim Arş&rsquo;ı temiz olanlar ile taşıyan, benim &ouml;nceki kitapların sahibi, benim, </strong></span><span><strong>Allah&rsquo;ın</strong> kapısı, kim bunu inkar ederse o kapıdan </span><span><strong>cennete</strong></span><span> giremeyecektir, benim meleklerin yatağına </span><span><strong>izdiham</strong></span><span> ettiğ</span><span>i, benim <strong> yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n</strong></span><span> t&uuml;m kısımlarında tanınan kişi, benim </span><span><strong>G&uuml;neş&rsquo;in</strong></span><span> onun i&ccedil;in iki kere geri d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;, benim </span><span><strong>Resulullah</strong></span><span> ile iki kıble ve beyatte bulunan, benim </span><span><strong>Huneyn ve Bedir</strong></span><span> savaşlarının sahibi.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Benim <strong>Tur</strong></span><span> dağı, benim sahifelere yazılıp </span><span><strong>neşrolunan</strong></span><span> <strong>kitap,</strong></span><strong> beni</strong><span>m dolup taşan deniz, benim </span><span><strong>Beyt&rsquo;&uuml;l Mamur</strong></span><span> (Yedinci g&ouml;kte bulunan en y&uuml;ce yer), benim, Allah&rsquo;ın ona </span><span><strong>itaat</strong></span><span> etmeleri i&ccedil;in insanlara &ccedil;ağırıda bulunduğu, bir kısmı bu <strong>&ccedil;ağrıyı</strong></span><span> inkar etti ve <strong>hayvanlara</strong></span><span> d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;ld&uuml; ve bir kısmı ise &ccedil;ağrıya iman etti ve buna karşılık da bağışlandı ve herkesten daha &ouml;ne s&uuml;r&uuml;ld&uuml;. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Benim cennetin ve cehennemin anahtarları elinde olan, benim </span><span><strong>Resulallah</strong></span><strong> ile yer ve g&ouml;kte beraber olan, benim hi&ccedil;bir <span>ruh</span></strong><span> daha harekete </span><span>ge&ccedil;meden ve hi&ccedil;bir nefs nefes almadan &ouml;nce tesbih eden, benim ilk asırların sahibi, benim susan, natık olan ise </span><span><strong>Muhammed&rsquo;dir,</strong></span><strong> benim <span>Musa&rsquo;yı</span></strong><span> denizden ge&ccedil;irip, <strong>Firavun&rsquo;u</strong></span><span> askerleri ile denizde boğan, benim hayvanların fısıltısını ve kuşların dilini bilen, benim yedi g&ouml;k tabakasını ve iki yer tabakasını, bir g&ouml;z&uuml;n a&ccedil;ılıp kapanması zarfında dolaşan, benim İsa&rsquo;nın dili ile onun yerine </span><span><strong>beşikte</strong></span><span><strong> konuşan, benim </strong></span><span><strong>İsa&rsquo;nın</strong> yanında namaz kılacağı kimse, benim </span><span><strong>Sur</strong></span><span> i&ccedil;inde Allah&rsquo;ın istediği şekilde hareket eden. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Benim <strong>hidayet</strong></span><span> yolunun &ccedil;erağı, benim <strong>takvanın</strong></span><span><strong> anahtarı, benim son ve başlangı&ccedil;, benim kulların amellerini</strong> g&ouml;ren, benim <strong>alemlerin</strong></span><strong> Rabbinin emri ile <span>yerlerin ve g&ouml;klerin</span></strong><span> bek&ccedil;isi olan, benim hak ile h&uuml;kmeden, benim dinin diyanet&ccedil;isi olan, ben o kişiyim ki ancak </span><span><strong>velayetime</strong></span><span> bağlı olanların amelleri kabul edilecek ve benim sevgim ile başlanan işler ancak kabul edilecek, benim </span><span><strong>felekin</strong></span><span> gidişatından haberdar olan, benim </span><span><strong>Mikail&rsquo;</strong></span><span>in indirdiği yağmur tanelerinin ve savurduğu tozun <strong>Allah&rsquo;ın</strong></span><span> izni ile sahib olan, benim iki kere &ouml;ld&uuml;r&uuml;</span><span>p iki kere dirilten, benim her istediği şekilde </span><span><strong>zuhur</strong></span><span> eden, benim yaratılanların sayısının ne kadar &ccedil;ok olsalar da ihsa eden, benim ne kadar &ccedil;ok olsalar da onların hesaplarını veren, benim o kişi ki, nezdinde </span><span><strong>Peygamberlere</strong></span><strong> indirilen kitaplardan bin tanesi </strong><span>var olan, ben o kişiyim ki </span><span><strong>velayetimi</strong></span><strong> bin tane &uuml;mmet inkar etti ve hepsi de <span>hayvanlara</span></strong><span> d&ouml;nd&uuml;r&uuml;ld&uuml;. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Benim ilk zamanda <strong>zikredilen</strong></span><span> ve son zamanda zuhur edecek olan, benim, zalim ve gaddarları yerlerinden &ccedil;ıkarıp son zamanda onlarla </span><span><strong>hesaplaşacak</strong></span><span> olan, benim <strong>Ya&rsquo;us</strong></span><strong>, <span>Ya&rsquo;uk ve Nusr&rsquo;a</span></strong><span> şiddetli bir azap ile ceza verecek olan (</span><span><strong>bu &uuml;&ccedil; isim cahilliye devrinde putların adlarıdır. Hz. Ali kendi devrinde yaşamış olan &uuml;&ccedil; muhalifinin adlarını rumuz olarak kullanmıştır</strong></span><span>); </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Benim her dil ile konuşan, benim doğularda ve batılarda t&uuml;m yaratıkların amellerine m&uuml;şahid olan, benim </span><span><strong> Muhammed olan ve Muhammed&rsquo;dir</strong></span><span> ben olan. ben o manayım ki, ona ne bir isim ne de bir ş&uuml;phe d&uuml;şer; benim kurtuluş kapısı ve &lsquo;</span><span><strong>L&acirc; havle vel&acirc; kuvvete ill&acirc; bill&acirc;hi&rsquo;l-Aliy&rsquo;ul-azim&rsquo;</strong></span><strong> <span>(G&uuml;&ccedil; ve Kuvvet ancak Aliyy&uuml;l Azim olan Allah&rsquo;tan gelir</span></strong><span>)&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>ELİFSİZ HUTBESİNDEN</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>İbn Eb&icirc;&rsquo;l Had&icirc;d&rsquo;den</span><span> aktarılmıştır. &ldquo;Bu, bir &ccedil;oklarının naklettiği elifsiz</span></strong><span> bir hutbedir. Nakledildiğine g&ouml;re Resulullah&rsquo;ın ashabından bir grup, harflerden hangisinin Arap kelimelerinde daha &ccedil;ok kullanıldığı konusunda tartıştılar ve hepsi bunun &ldquo;</span><span><strong>Elif</strong></span><strong>&rdquo; harfi oldu_unda ittifak ettiler. Orada bulunan <span>Ali</span></strong><span>, her hangi bir &ouml;n hazırlık s&ouml;z konusu olmadan, şu elifsiz hutbeyi okudu:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;Minneti b&uuml;y&uuml;k, nimeti bol olan, rahmeti gazabından &ouml;ne ge&ccedil;en, kelimesi eksiksiz olan, meşiyyeti ge&ccedil;erli olan ve h&uuml;km&uuml; yerine ulaşan kimseye (Allah&rsquo;a) hamd ederim. O&rsquo;na, rububiyetine ikrar eden, ubudiyetine boyun eğen, g&uuml;nahından ayrılan, onun tevhidine itiraf eden, azap vaadinden ona sığınan ve ondan mağfiret dileyen bir kimsenin hamdı gibi hamd ederim; &ouml;yle bir mağfiret ki onu akraba ve evlatlarından y&uuml;z &ccedil;evirttiren (Kıyamet) g&uuml;n&uuml;n&uuml;n (sıkıntılarından) kurtarsın.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Biz, O&rsquo;ndan yardım, irş&acirc;d ve hid&acirc;yet diliyoruz. O&rsquo;na iman edip ona tevekk&uuml;l ediyoruz. Ben O&rsquo;na ihlaslı ve yakin ehli birisinin şeh&acirc;deti gibi şeh&acirc;det ediyorum. O&rsquo;nun yeganeliğine imanlı ve yakınlı birisi gibi inanıyorum. M&uuml;lk&uuml;nde ortağı ve yaratışında yardımcısı olmadığına teredd&uuml;ts&uuml;z inanan bir kulun tevhidi gibi onu birliyorum. O, herhangi birisinin kendisine danışman, vezir, muavin, yardımcı ve benzer olmasından y&uuml;cedir...&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;B&uuml;t&uuml;n &ouml;vg&uuml;ler <strong>Allah&rsquo;a</strong></span><strong> mahsustur; o ki &ouml;vg&uuml;n&uuml;n ehli ve yeridir. O&rsquo;nun i&ccedil;indir <span>hamdın</span><span> en sağlamı ve en tatlısı, en m&uuml;bareği ve en yukarı noktası, en temizi ve en y&uuml;cesi</span></strong><span>, en değerlisi ve en iyisi! O </span><span><strong> Vahittir</strong></span><strong> (yeganedir), <span>Ehattır</span></strong><span> (tektir) ve <strong>Samettir</strong></span><span> (noksansız ve ihtiya&ccedil;sızdır). Ne babası vardır, nede evladı...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bilin ki ilk olmak ona mahsustur; eşi-dengi yoktur. O&rsquo;nun h&uuml;km&uuml;n&uuml; </span><span><strong>reddedebilecek</strong></span><span> kimse yoktur. O&rsquo;ndan başka ilah yoktur; O&rsquo;dur &ldquo;</span><span><strong>Melik</strong></span><span>&rdquo; (padişah), &ldquo;</span><span><strong>Sel&acirc;m</strong></span><strong>&rdquo; (selamet veren), &ldquo;<span>Musavvir</span></strong><span>&rdquo; (şekillendiren), </span><span><strong>All&acirc;m</strong></span> <strong> (&ccedil;ok bilen), <span>H&acirc;kim</span></strong><span> (h&uuml;k&uuml;m s&uuml;ren), <strong>Vedud</strong></span><span> (&ccedil;ok seven-şefkatli), </span><span><strong>Mutahhir</strong></span> <strong> (temizleyici) ve <span>T&acirc;hir</span></strong><span> (temiz) olan. Onun işi beğenilmiş ve haremi bayındırdır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kerem ve bağış O&rsquo;ndan umulur. <strong>Kelamını</strong></span><span><strong> size &ouml;ğretmiş, </strong></span><span> <strong>nişanelerini</strong></span><span> g&ouml;stermiş, h&uuml;k&uuml;mlerini sizin elinize sunmuş, helalini helal ve haramını haram kılmıştır. </span><span><strong>Muhammed&rsquo;e</strong></span><span> ris&acirc;letini y&uuml;klemiştir; o Resul ki y&uuml;cedir; efendidir, işi sağlamdır; temizlenmiş bir temizdir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ademoğullarından, doğumu <strong>en temiz olanı</strong></span><span><strong>, yıldızı en &ccedil;ok parlayanı</strong>, en &ccedil;ok <strong>sabit</strong></span><strong> ve <span>sağlam</span></strong><span> olanı, dalı hepsinden daha canlı ve taze olanı, <strong>ahdine en s&acirc;dık olanı</strong></span><span><strong> , gen&ccedil; ve ihtiyarlarının en değerli olanıdır...</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Allah&rsquo;ım, hamd ve devamı, </span><span><strong>m&uuml;lk ve kemali</strong></span><span>, sana mahsustur. O&rsquo;ndan başka </span><span><strong>ilah</strong></span><strong> yoktur; O&rsquo;nun Hilmi</strong><span>, b&uuml;t&uuml;n hilimleri kapsamış; O&rsquo;nun </span><span><strong>h&uuml;km&uuml;</strong></span><span> her h&uuml;km&uuml; sağlamlaştırmış, O&rsquo;nun ilmi </span><span><strong>her ilmi</strong></span><span> alt etmiştir.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali&rsquo;nin bir hutbesinden</span>: </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&ldquo;Ben sırların sırrıyım...ben harflerin sırrıyım</span></strong><span>...&rdquo;</span><span><sup>(32)</sup></span><span>. Harflerin sırrından maksat Kuranı Kerimde bazı s&uuml;re başlarında bu</span><span>lunan <strong>mukatta</strong></span><span> (kesik) harfleridir. Bu Harfler Allah ile Peygamberi arasında bir şifredir. Hz. Ali bu sırların ne olduğunu bildirmişlerdir. Bunlar</span><span><strong>: &ldquo;Elif, L&acirc;m, Mim, R&acirc;, K&ecirc;f, H&acirc;, Y&acirc;, Ayn, S&acirc;d, T&acirc;, Sin,&nbsp;H&icirc;, K&acirc;f, N&ucirc;n&rdquo;&nbsp;</strong></span><span>Bu harflerin sayısı</span><span><strong> 14&rsquo;t&uuml;r. </strong></span><strong>Hi&ccedil; bir harf e</strong><span>ksilmeden bu harfler bir araya geldiği zaman, ş&ouml;yle bir c&uuml;mle oluşturmaktadır<strong> : &ldquo;ALİ SIRAT HAK, NEMSİK&Uuml;H&Uuml;&rdquo; VE &ldquo;SIRAT ALİ HAK, NEMSİK&Uuml;H&Uuml;&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;"><strong><span>T&uuml;rk&ccedil;e Anlamı </span></strong><span>Ş&ouml;yledir</span><span><strong> : &ldquo;ALİ HAK YOLUDUR, ONU </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>TUTUYORUZ&rdquo; ve &ldquo;ALİ&rsquo;NİN YOLU HAKTIR, ONU TUTUYORUZ</span></strong><span>&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali&rsquo;nin başka b</span></strong><span>ir hutbesinden</span><span>: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;Ben </span><span><strong>hidayete eriştiren</strong></span><span><strong> ve hidayete eren kişiyim, ben miskinlerin</strong>&nbsp;ve <strong>yetimlerin </strong></span><span> babasıyım, ben <strong>dulların</strong></span><span><strong> kocasıyım, ben her zayıfın iltica</strong> <strong>yeriyim</strong></span><span>, ben her korkanın </span><span><strong>eman</strong></span><strong> yeriyim, ben m&uuml;minlerin <span>cennetteki</span></strong><span> &ouml;nderiyim, ben </span><span><strong>sapasağlam</strong></span><span>olan Allah&rsquo;ın </span><span><strong>ipiyim</strong></span><strong> , ben kopmak bilmeyen <span>kulpayım</span></strong><span>, ben takva kelimesiyim, ben Allah&rsquo;ın g&ouml;z&uuml;yum, ben Allah&rsquo;ın doğru konuşan diliyim, ben hakkında: &ldquo;<strong>Nefsin: Yazıklar olsun bana, Allah&rsquo;ın tarafına nasıl kusurda bulundum</strong></span><span>&rdquo; <strong>(Z&uuml;mer: 56)</strong></span><span> diyeceği kimseyim, ben Allah&rsquo;ın kulları &uuml;zerine </span><span><strong>rahmet</strong></span><strong> ve <span>mağfiret</span></strong><span> ile uzanmış olan Allah&rsquo;ın eliyim, ben o <strong>kapıyım</strong></span><span><strong> ki, kim beni ve hakkımı hakkıyla</strong> </span><span><strong>tanırsa</strong></span><span> ş&uuml;phesiz olarak </span><span><strong>Rabbini</strong></span><span> tanımış olur. Nitekim ben, onun peygamberinin yery&uuml;z&uuml;ndeki vasisi ve kulları &uuml;zerine olan </span><span><strong>h&uuml;ccetiyim</strong></span><strong>.</strong><span> Bu sıfatlarımı ancak </span><span><strong>Allah&rsquo;a ve Resul&uuml;ne</strong></span><span> karşı &ccedil;ıkanlar inkar ederler.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali&rsquo;nin Hutbet&rsquo;&uuml;l Beyan adlı hutbesinden</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>G&ouml;kleri</span> ve <span>yeri yaratan</span></strong><span>, yery&uuml;z&uuml;n&uuml; yayıp d&ouml;şeyip, semayı ona tavan yapan, dağları y&uuml;celtip arza direk yapan, pınarları var edip fışkırtan, r&uuml;zgarları estiren, felaketleri emreden ve istediği zaman kaldıran, g&ouml;kleri yıldızlarla s&uuml;sleyen, felekleri tedbir ve teşhir eden, onları paylaştırıp menziller takdir eden, bulutları yaratıp yerden yere sevk eden, yıldızlara ışık veren, cisimleri &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml; ile evsafiyle halkeden, dehri d&uuml;r&uuml;p dertop edip bulandıran, hadiseleri getiren ve g&ouml;t&uuml;ren, rızıkları tekeff&uuml;l eden ve tedbir eden ve &ouml;l&uuml;leri dirilten Allaha hamd ederim. Nimetlerine ve nimetlerinin bolluğuna ve o nimetlerin devamlılığına </span><span>hamd ederim. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ortağı olmayan <strong>Allah&rsquo;ın</strong></span><span><strong> birliğine tanıklık ederim, &ouml;yle bir tanıklık ki tanıklık edeni selamete g&ouml;t&uuml;r&uuml;r ve azabtan emin kılar. Ve yine tanıklık ederim ki Muhammed onun Resul&uuml; ve Resullerin sonuncusu, Keremlisi, en faziletlisi ve Kainatın efen </strong>disidir. </span><span>Hak olan davetinin fatihi ve yayıcısıdır. Allah o y&uuml;ce zatı &ouml;yle bir &uuml;mmete g&ouml;nderdi ki, onların şairleri putlara &ouml;vg&uuml; yazarlardı. İşte o &uuml;mmete &ouml;yle nasihat etti ve hidayet kapıların a&ccedil;tı ki sancakları y&uuml;kseldi ve mimberleri aydınlandı. Kuran mucizesi ile Şeytanı ve saltanatını perişan etti. Arabın en azgınlarının ve kafirlerinin burnunu yere s&uuml;rtt&uuml;. <strong> Onun davası</strong></span><span><strong> ilk ziyaret&ccedil;isi ile hak oldu. Onun temiz şeriatı ile şereflenen ebediyen şereflenir. Allah&rsquo;ın salat ve selamı Resul&uuml;ne ve onun m&uuml;barek ağacına (soyuna) olsun. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Ey insanlar</span></strong><span>, olan oldu ve olacak olan olmaktadır. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zde &ouml;yle bir zaman var ki; iş başına namertler ge&ccedil;ecek, idareyi başkaları ele alacak, arzu ve istekler artacak, reyler &ccedil;oğalacak, m&uuml;şk&uuml;ller b&uuml;y&uuml;yecek, şikayetler artacak, davaların ve sorunların ardı ve arkası kesilmeyecek, yer depremlerle sarsılacak, farzlar yerine getirilmeyecek, emanet gizlenecek, hiyanet ortaya &ccedil;ıkacak, iddialar &ccedil;oğalacak, eşkıya galip gelecek, sefihler &ouml;ne &ccedil;ıkacak, salihler geride kalacak, Kuran sınırlanmaya ve saptırılmaya &ccedil;alışılacak, Ay&rsquo;ın menzilleri kızaracak, fetret zirveye &ccedil;ıkacak, Hicret altılanınca &ccedil;&ouml;k&uuml;k burunlular ortaya &ccedil;ıkacak, &ouml;n&uuml;ne geleni yakıp yıkacaklar, silip s&uuml;p&uuml;recekler. Keysan&rsquo;a gelecekler, Horasan&rsquo;ı tahrik edecekler, kaleleri yıkacaklar, kan d&ouml;kerek Irak&rsquo;ı fethedecekler... &Acirc;h...&acirc;h, tekrar &acirc;h, &acirc;h onlara, her bulduğunu yiyip bitiren geniş ağızlara.. Hayır... hi&ccedil; &ccedil;are yok, bunlara mutlaka olacak. </span><span><strong> Buyururlar</strong></span><strong>.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Bu esnada S&uuml;veyd bin Nevfel el-Hilali yanına gider ve</span><span> ş&ouml;yle sorar. &ldquo;Ey Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin,</span><span> sen bunlar olurken orada mıydın, g&ouml;z&uuml;nle mi g&ouml;rd&uuml;n, nereden biliyorsun?&rdquo; </span></strong><span>Deyince Hz. Ali ona d&ouml;nerek, bakar ve &ldquo;</span><span><strong>Keşke anan seni doğurmamış olsaydın&rdquo;</strong></span><span><strong>. Ve başlar ş&ouml;yle s&ouml;ylemeye. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ey korkak, ey habis ve ey yalancı. Kahrolası ve yok olası seni. Ben sırların sırrıyım, ben nurların ağacıyım, ben g&ouml;klerin deliliyim, ben tesbih edenlerin enisiyim. Ben Cebrail&rsquo;in Haliliyim, ben Mikail&rsquo;in arkadaşıyım, ben meliklerin kumandanıyım, ben feleklerin semendeliyim, ben safilerin kabıyım, ben elvahın muhafızıyım, ben karanlığın kutbuyum. Ben Beyt-i Mamurum, ben bulutların yağmuruyum, ben gaypların nuruyum. Ben h&uuml;ccetlerin feleğiyim, ben h&uuml;ccetlerin h&uuml;ccetiyim. Ben yaratılmışların doğru yola sevk edicisiyim. Ben hakikatların muhakkıkıyım. Ben tevilin a&ccedil;ıklayanıyım. Ben incil in m&uuml;fessiriyim. Ben Ali abanın beşincisiyim. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ben yol g&ouml;stericilerin rehberiyim. Ben koruyucuların koruyucusuyum. Ben araf&rsquo;ın ricaliyim. Ben İbrahim&rsquo;in sırrıyım. Ben kelim in Resul&uuml;y&uuml;m. Ben Evliyanın Velisiyim. Ben Enbiyanın varisiyim. Ben gafurun hicabıyım. Ben celilin en se&ccedil;kiniyim. Ben İncilin İlya&rsquo;sıyım. Ben Şedid&uuml;l kuvayım. Ben livail hamdin taşıyıcısıyım. Ben mahşerin imamıyım. Ben Kevser&rsquo;in sakisiyim. </span><span>Ben Cennetlerin taksim edicisiyim. Ben ateşten uzaklaştıranım. Ben dinin aribeyiyim. Ben m&uuml;ttakilerin İmamıyım. Ben muhtarın varisiyim. Ben yardımcıların yardımcısıyım, Ben kafirlerin yok edicisiyim. Ben İmamların babasıyım. Ben kapıyı s&ouml;kenim. Ben Ahzab&rsquo;ı dağıtanım. Ben kıymetli cevherim. Ben ilim şehrinin kapısıyım. Ben beyyinatın m&uuml;fessiriyim. Ben m&uuml;şk&uuml;llerin halledicisiyim. Ben Nun vel kalemim. Ben karanlıkların kandiliyim. Meta Suali benim. Ben Hel Eta s&uuml;resinin memduhuyum. Ben en-Nebe&uuml;l Azim (B&uuml;y&uuml;k olan Haberim), ben Sıratı M&uuml;stakimim. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ben sedeflerin incisiyim. Ben Kaf dağıyım. Ben harflerin sırrıyım. Ben zamanı kısaltanım. Ben sarsılmayan dağım. Ben ilmin zirvesiyim. Ben gaypların anahtarıyım. Ben kalplerin kandiliyim. Ben ruhların nuruyum. Ben eşbahın nuruyum. Ben &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmeyen s&uuml;variyim. Ben kınından sıyrılan kılıcım. Ben katledilen şehidim. Ben Kuranı toplayanım. Ben Beyanın binasıyım. Ben Res&uuml;l&uuml;llah&rsquo;ın kardeşiyim. Ben Bet&uuml;l Fatıma&rsquo;nın kocasıyım. Ben İslam&rsquo;ın direğiyim. Ben putları kıranım. Ben en iyi işiten kulağım. Ben cinnin katiliyim. Ben m&uuml;minlerin salihiyim. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ben felaha erenlerin İmamıyım. Ben Kerem ve Seha sahiplerinin İmamıyım. Ben n&uuml;b&uuml;vvet esrarının hazinesiyim. Ben &ouml;ncekilerin haberlerini bilenim. Ben sonrakilerin haberlerini verenim. Ben kutupların kutbuyum. Ben sevgililerin sevgilisiyim. Ben zamanın beşiğiyim. Ben zamanın İsa&rsquo;sıyım. Vallahi ben Allah&rsquo;ın y&uuml;z&uuml;y&uuml;m. Vallahi ben Allah&rsquo;ın Aslanıyım. Ben Arabın efendisiyim, sıkıntıları a&ccedil;an benim. Ben hakkında Le feta illa Ali denilenim. Res&uuml;lullah&rsquo;ın senin benim yanımdaki misalin Harun&rsquo;un Musa&rsquo;ya olan mertebesi gibidir dediği kimseyim. </span><span>Ben Allah&rsquo;ın galip Aslanıyım. Ben Ali bin Ebi Talib&rsquo;im. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Bu esnada soruyu soran şahıs bir feryat &ccedil;ıkararak bağırır ve yere d&uuml;şerek &ouml;l&uuml;r</span></strong><span>.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali devamla ş&ouml;yle buyurur</span></strong><span>: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>R&uuml;zgarları yaratan, &Uuml;mmetleri tasarruf eden Allah&rsquo;a hamd eder, İsm-i Azam ve Nur-u Akdem Muhammed ve &acirc;line salatu ve selam ederim. Bana g&ouml;klerin yollarını sorunuz. Ben onları yery&uuml;z&uuml; yollarından daha iyi bilirim. Beni kaybetmeden &ouml;nce sorunuz. G&ouml;ğs&uuml;m&nbsp; İlahi&nbsp; İlimle&nbsp; denizler&nbsp; gibi coşup taştı, bana istediğinizi sorunuz</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İlimde derinleşenler, Hakimler, Evliyalar ve Ashab yanına yaklaşarak, Hz. Ali&rsquo;nin bastığı yerleri &ouml;perler ve İsm-i Azam bahşı i&ccedil;in s&ouml;ze devam etmesini isterler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali devamla ş&ouml;yle buyurur</span></strong><span>:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Sancak-ı Muhammedinin ve Devlet-i Ahmedinin kılıcı ile ve hali ile Mehdi kaim zuhur edecek, yery&uuml;z&uuml;n&uuml; yaşanacak hale getirecek, farzı ve s&uuml;nneti diriltecek. Ey şanımdan mahcup ve halimden gafil olan! Acaibat havatırımın asarıdır. Garaib zamairimin esrarıdı. Zira ben hicabı yırttım. Acaibatı izhar ettim. Kapıyı getirdim, doğruyu s&ouml;yledim. Gaypların hazinelerini a&ccedil;tım. Kalplerin esrarını &ccedil;&ouml;zd&uuml;m. Maarifin letaifini derledim. Letaifin irfan rumuzlarını vazettim. S&ouml;ylediğim bu s&ouml;zlerin kulpuna ve yapışanlara ne mutlu. Zuhurunu haber verdiğim o İmamın yanında ibabet edenlere m&uuml;jdeler olsun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o Kitab-ı Mastur&rsquo;un ve Rakkı Menşur&rsquo;un manalarına vakıftır. Beyt-i Mamur&rsquo;a ve Bahr-i Mescur&rsquo;a girer &ccedil;ıkar.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali daha sonra şu şiiri okur. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><em><span>İşte ben evvelinin ilmine haiz oldum. </span></em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><em><span>Ve ben ahirinin ilmine ketumum. </span></em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><em><span>Esrar-ı Gaybın hepsini a&ccedil;tım. </span></em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><em><span>Olmuş </span></em><span>ve olacak hepsi bende. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><em><span>Her kayyumun kayyumu benim. </span></em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><em><span>B&uuml;t&uuml;n alemleri muhitim ve alimim. </span></em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>(</span><span><strong>Not: Bu şiir başka bir kaynakta aşağıda ki gibi t&uuml;rk&ccedil;eye &ccedil;evrilmiştir. Kazım Balaban)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><em><span>İşte ben &ouml;ncekilerin ilmine haiz oldum, </span></em></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><em><span>Ve ben sonrakilerin ilmini gizledim.</span></em></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><em><span>B&uuml;t&uuml;n Gayp sırlarının kaşifiyim.&nbsp;</span></em></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><em><span>Ge&ccedil;miş ve gelecek hepsi bende,</span></em></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><em><span>Ben her k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;n emiriyim.</span></em></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><em><span>İlmim b&uuml;t&uuml;n alemlere ihata etmiştir</span></em><span>.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali daha sonra ş&ouml;yle buyurur. </span><span><strong> Şayet isteseydim, Fatiha&rsquo;nın tefsirinden yetmiş deve y&uuml;k&uuml; kitap yazardım.</strong></span><span><sup>(33)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>EBU </span></strong><span>SAİD BAHTERİ&rsquo;DEN AKTARILAN BİR HUTBEDEN: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;Hz. Ali&rsquo;yi, K&uuml;fe </span>minberinde g&ouml;rd&uuml;m<span>. Peygamber&rsquo;in y&uuml;n elbisesini giymiş, </span></strong><span>arığını takmış, kılıcına dayanmıştı. Sonra minbere oturup ş&ouml;yle buyurdu:</span><span><strong> &ldquo;</strong></span><strong>Beni<span> kaybetmeden </span></strong><span>&ouml;nce bana sorunuz. Ş&uuml;phesiz şu g&ouml;ğs&uuml;m</span><span><strong> ilimle </strong></span><strong>dolud</strong><span>ur. Şu i&ccedil;im ilim yatağıdır. Bu Peygamber&rsquo;in (ağzıma s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;) t&uuml;k&uuml;r&uuml;kt&uuml;r. </span><span>Peygamber bana b&ouml;ylece<strong> ilmin tanelerini </strong></span><strong>yedirdi. Allah-u Teala&rsquo;ya and olsun ki oturup</strong><span>Tevrat ehline<strong> Tevrat&rsquo;la, </strong></span><span>İncil ehline de<strong> İncil&rsquo;le </strong></span><span>h&uuml;k&uuml;m verecek olsam ve Allah-u Teala da o iki k</span><span>itabı konuşturacak olsa ş&ouml;yle derler: <strong> &ldquo;Ali sizlere bizimle hak &uuml;zere h&uuml;k&uuml;m verdi. Siz kitabı okuyorsunuz, h&acirc;la akıl etmeyecek misiniz?</strong>&rdquo;</span></p>]]></description>
   <pubDate>Tue, 14 Dec 2010 19:27:11 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99den-oz-deyisler_148.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>4 KAPIDA HZ. ALİ</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-4-kapida-hz-ali_145.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>4 KAPIDA HZ. ALİ</span></strong></p>
<div><img style="width: 196px; height: 210px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/6fdb3349.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;Her kim ki </span><span><strong>şeriatın</strong></span><span><strong> on makamından birisini dahi yerine getirememişse Tarikat</strong></span><span> makamına, Tarikatın on makamından birisi dahi eksik olsa </span><span><strong>Marifet</strong> makamına, Marifetin on makamından birisi dahi eksik olsa, <strong>Hakikat</strong></span><span> makamına eremez. Ol kişi d&ouml;rt kapı kırk makamı </span><span><strong>eksiksiz</strong></span><span> olarak yerine getirirse ancak sırrı Hakikat&rsquo;a ulaşır&rdquo;. <br /></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<hr />
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="line-height: 1.5em;">HACI BEKTAŞ VELİ</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>D&ouml;rt Kapı şunlardır:</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>1. Şeriat</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>2. Tarikat</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>3. Marifet</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>4. Hakikat</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Bu her kapının on makamı vardır. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>4 KAPI 40 M</span><span>AKAMIN &Ouml;ZELLİKLERİ</span><span><sup>(10)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&nbsp;ŞERİAT TARİKAT MARİFET HAKİKAT </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>1. İman etmek T&ouml;vbe etmek, EDEB&rsquo;li olmak Al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml; olmak,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>2. İlim &ouml;ğrenmek M&uuml;rşid &ouml;ğ&uuml;d&uuml;ne uymak Bencillik,&nbsp; Kimsenin ayıbını g&ouml;rmemek,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&nbsp;&nbsp; kinden uzak olmak</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>3. İbadet etmek Temiz giyinmek, Perhizkarlık Yapabileceğin iyiği esirgememek,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>4. Haramdan uzaklaşmak İyilik i&ccedil;in savaşmak, Sabır ve kanaat </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>5. Nikah/Ailesine faydalı olma Hizmet etmeyi sevmek, Haya (Utanma) T&uuml;m insanları bir g&ouml;rmek,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>6. &Ccedil;evreye zarar vermemek Haksızlıktan korkmak, C&ouml;mertlik Birliğe y&ouml;nelmek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>7. Peygamberin emrine uymak &Uuml;mitsizliğe d&uuml;şmemek İlim,&nbsp; Ger&ccedil;eği gizlememek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>8. Şefkatli olmak İbret almak, Hoşg&ouml;r&uuml;,&nbsp; Manayı bilmek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>9. Temizliğe dikkat etmek Nimet/c&ouml;mert olmak) &Ouml;z&uuml;n&uuml; bilmek ve Tanrısal sırrı &ouml;ğrenmek</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>10. Yaramaz işlerden sakınmak &Ouml;z&uuml;n&uuml; fakir g&ouml;rmek. Ariflik. Tanrısal varlığa ulaşmak ve</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hakla bir olmak.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="text-decoration: underline;">4 KAPININ G&Uuml;ZELLİKLERİ(11) <br />ŞERİAT&nbsp; TARİKAT&nbsp; MARİFET&nbsp; HAKİKAT</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>1. R&uuml;zg&acirc;r&nbsp; Ateş Su Toprak</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>2.&nbsp; Derya Gemi Dalgı&ccedil; Cevahir </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>3.&nbsp; Kul Bilim Erme G&ouml;rme </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>4.&nbsp; Et / Kemik Damar Beyin Can / Ruh </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>5.&nbsp; İşitme G&ouml;rme Duyma Bilme </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>6.&nbsp; Lamba Fitil Yağ Işık </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>7.&nbsp; Kapı Eşik Anahtar Kilit </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>8.&nbsp; Nadas Tohum Hasat &Uuml;r&uuml;n </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>9.&nbsp; Niyet&nbsp; İkrar&nbsp; Yol&nbsp; Durak </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>10. G&ouml;z Kulak Ağız Cemal </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>11. Ağa&ccedil; K&ouml;k&uuml; Dal &Ccedil;i&ccedil;ek Meyve </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>12.&nbsp; K&ouml;y &Uuml;lke D&uuml;nya&nbsp; Evren </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>13.&nbsp; Doğum</span><span> Nişan Evlilik Hakka Ulaşma </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>14.&nbsp; İlk Okul Orta Okul Lise &Uuml;niversite </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>15.&nbsp; Peygamberler &Ccedil;ağı Evliya / Erenler &Ccedil;ağı Şimdiki Zaman&nbsp; Gelecek &Ccedil;ağ</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Şeriat kapısının makamları:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>1.&nbsp;İman etmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>2.&nbsp;Ilim &ouml;ğrenmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>3.&nbsp;İbadet etmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>4.&nbsp;Haramdan uzaklaşmak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>5.&nbsp;Nikahlanıp evlenerek Ailesine faydalı olmak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>6.&nbsp;&Ccedil;evreye zarar vermemek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>7.&nbsp;Peygamberin emirlerine uymak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>8.&nbsp;Şefkatli olmak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>9.&nbsp;Temizliğe dikkat etmek ve</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>10. Yaramaz işlerden sakınmak. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Şeriat,</span></strong><span> insanın kendi &ouml;z benliğini k&ouml;t&uuml;l&uuml;kten arıtmaya, yeterince gelişmemiş olgunlaşmamış hali ile din kurallarını, şekil bi&ccedil;iminde uygulamasıdır. Bu kapı kişinin yaşama başladığı ilk okul olarak kabul edilebilir. Esasta toplum ve onu şekillendiren değerlere uyumu i&ccedil;erir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Şeriat kapısında Allahın Aslanı Hz. Ali </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. </span><span>Ali, M&uuml;sl&uuml;manlığı ilk kabul ve ilk <strong>İman</strong></span><span> eden kişidir. Hz. Muhammed bir Hadisinde &ldquo;</span><span><strong>Benden sonra fitne (huzursuzluk) olacaktır. Bu oldu mu, Ebu Talip oğlu Ali tarafını tutun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; O bana ilk iman edendir. Kıyamettede benimle ilk dostluk edecek odur. O Sıddık-ı Ekber&rsquo; dir. </strong>O bu &uuml;mmetin Faruk&rsquo;udur. O m&uuml;minlerin ulusudur, reisidir</span><span>.&rdquo; Diyerek onun <strong>ilk iman</strong></span><strong> <span>eden</span></strong><span> olduğunu beyan etmiştir. Ayrıca kendisi &ldquo;<strong>Allah El&ccedil;isi Muhammed, bir Pazartesi g&uuml;n&uuml; peygamber olduğunu a&ccedil;ıkladı. Aynı g&uuml;n&uuml;n ertesi Salı g&uuml;n&uuml; ben İslam Dini&rsquo;ne girdim, onun Peygamberliğine inandım&rdquo; </strong></span><span><strong>diyerek bunu teyit etmiştir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali&rsquo;nin İslamiyeti </span><span><strong>ilk benimseyen</strong> insan olması, onun diğer kapılarda g&ouml;receğimiz gibi <strong> &ldquo;Evvel Ali, Ahir Ali&rdquo;</strong></span><span> tanımlamaları ile &ccedil;elişmez, tam tersine yerinde bir tespit olur. Zira Alevilik diğer </span><span><strong> semavi dinleri</strong> de benimser ve onları <strong>Hak</strong></span><span> kabul eder. Ancak kavimlerin s&uuml;rekli inan&ccedil; ve toplumsal ahl&acirc;k ihlalleri yaşaması sonucu, bu dinlerin gerek i&ccedil;erik ve gerekse motivasyon olarak &ouml;zellikleri yitirdiğini ve <strong>Allahın</strong></span><span> yeni <strong>El&ccedil;iler</strong></span><strong> ve <span>Kutal</span></strong><span> <strong>kitaplar</strong></span><span> g&ouml;nderdiğine inanır. Bu vesile ile inan&ccedil;larda ve Allahın g&ouml;nderdiği </span><span><strong>Kitap</strong></span><strong> ve <span>Peygamberlerde</span></strong><span> bir uyum ve devamlılık vardır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu vesile ile Hz. Ali&rsquo;nin <strong>ilk m&uuml;sl&uuml;man</strong></span><span> olması </span><span><strong>zahiri</strong></span><strong> yani d&uuml;nyevi bir olgudur. <span>&ldquo;Evvel Ali, Ahir Ali&rdquo; </span></strong><span>durumları ile </span><span><strong>batini</strong>, yani bir insanın yaşamının </span><span><strong>olgunlaşmasının en &uuml;st seviyesinde</strong></span><span><strong> g&ouml;r&uuml;p varabileceği bir durumdur. </strong>Bu vesile ile burada bir kavram </span><span>karışıklığı olmamasına dşkkat etmek gerekir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Her zaman Hz. Muhammed&rsquo;in yanında bulunmuş ve onun sohbetinden yararlanmış, onunla birleşmiş, b&uuml;t&uuml;nleşmiş ve onunla </span><span><strong>Hak </strong></span><span> olmuştur. </span><span>Ondan b&uuml;y&uuml;k </span><span><strong>İlim</strong></span><span><strong> &ouml;ğrenmiş ve Hz. Muhammed onun i&ccedil;in &sbquo;&rdquo; Ali benim ilmimin haznedarıdır&rdquo; </strong>hadisini s&ouml;yleyerek onun ne kadar bilgili ve <strong>alim</strong></span><span> olduğunu vurgulamıştır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali s&uuml;reki <strong>ibadet </strong></span><strong>eden ve oru&ccedil; tutan</strong><span> bir insandır. </span><span>Hatta </span><span><strong>3 g&uuml;n &uuml;st &uuml;ste oru&ccedil; tutuğu</strong></span><span><strong>, 3 g&uuml;n &uuml;st &uuml;ste tam orucunu a&ccedil;mak istediği zaman kapısına yoksul veya k&ouml;lelerin gelip sadaka istediklerini, Hz. Ali&rsquo;nin de bu rızkını onlara vererek orucuna devam ettiği bilinir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali <strong>haramdan</strong></span><span> hep ka&ccedil;ınmıştır. </span><span>Hz. Muhammed onun i&ccedil;in&sbquo;&rdquo;<strong> Ya Ali benden sonra yola gidenler, Senin g&ouml;sterdin yoldan giderlerse selamete ererler&rdquo; </strong></span><span>diyerek fena işlerden uzak olduğunu beyan etmiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>T&uuml;m &ouml;mr&uuml; boyunca iyilik, insanlık ve İslamiyet i&ccedil;in &ccedil;alışmıştır. Etrafına ve </span><span><strong>ailesine </strong></span><span>s&uuml;rekli faydalı olmuş</span><span> ve bunu her fırsatta vurgulamıştır. Onun Gerek oğulları <strong>Hz. Hasan ve Hz. H&uuml;seyin&rsquo;e</strong></span><span> yaptığı &ouml;ğ&uuml;tlerde ve gerekse hutbelerinde, Mısır&rsquo;a tayin ettiği </span><span><strong>Vali Malik Ejder&rsquo;e</strong> g&ouml;derdiği mektupta bu g&ouml;r&uuml;şleri defalarca vurgulanmıştır. O hi&ccedil; bir savaşta yenilmemiştir. Hz. Muhammed tarafından ona hediye edilen ve <strong>Z&uuml;lfik&acirc;r</strong></span><span> adı verilen efsanevi &ccedil;ift ağızlı kılı&ccedil; ve </span><span><strong>D&uuml;ld&uuml;l</strong></span><span> adı verilen atı ile savaş meydanlarında b&uuml;y&uuml;k kahramanlıklar g&ouml;stermiştir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Onun olağan&uuml;s&uuml;t cesareti, yiğitliği, kahramanlığı y&uuml;zyıllardır sevenlerinin g&ouml;nl&uuml;nde taht kurmuştur. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu vesile ile ona Aleviliğin ilk kapısı olan <strong><span style="text-decoration: underline;">Şeriat kapısında Allahın Aslanı</span></strong></span><span><strong> unvanı takılmıştır. Hz. Ali son derece g&uuml;venilir ve yiğit bir insan olduğu i&ccedil;in 622 yılında Hz. Muhammed ve diğer iman edenler Mekk</strong>e&rsquo;den Medine&rsquo;ye g&ouml;&ccedil; (<strong>Hicret</strong></span><span>) ettiklerinde, Hz. Muhammed onu kendi yatağına yatırmış ve Mekke&rsquo;lileri oyalamasını sağlamıştır. Hz. Ali y&uuml;zyıllarca </span><span><strong>mazlumun</strong></span><strong> dostu, <span>haksızın</span></strong><span> ve zalimin korkulu r&uuml;yası olarak zihinlerde yer edinmiştir. Onun hakkında bu vesile il</span><span>e y&uuml;zlerce <strong>Cenk</strong></span><span> (Kahramanlık) kitabı yazılmış, bilhassa </span><span><strong>Hayber</strong></span><span> kalesinde g&ouml;steriği olağan&uuml;st&uuml; kahramanlıkları y&uuml;zyıllarca dilden dile aktarılmıştır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ona savaş meydanlarında boyun eğmek zorunda kalan d&uuml;şmanları pusuya yatarak <strong>fırsatlar</strong></span><span><strong> kollamış ve gerek Hz</strong>. Muhammed&rsquo;in <strong>Hakka y&uuml;r&uuml;mesi</strong></span><span> sonrasında ve gerekse Hz. Ali&rsquo;nin şehadetinden sonra intikamlarını ondan, </span><span><strong>onun ailesinden ve onu sevenlerden</strong></span><span> almaya kalkışmışlardır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu vesile ile ellerine ge&ccedil;en fırsatları &ccedil;ok </span><span><strong>zalimce</strong> kullanmış, gerek <strong>Kerbela</strong></span><strong> ve gerekse daha </strong><span>sonraları &ccedil;ocukları ve torunlarından </span><span><strong>intikam</strong> almışlardır. Hz. Ali ise İslam i&ccedil;inde <strong>kan d&ouml;k&uuml;lmemesi</strong></span><strong> Hz. Muhammed&rsquo;in <span>&ldquo;M&uuml;sl&uuml;manlar benden sonra birbirine kılı&ccedil; &ccedil;ekmesinler&rdquo;</span></strong><span> Hadisine bağlı kalarak ilk yıllarda uğradığı <strong>haksızlıklara</strong></span><span><strong> rağmen şiddet kullanmamış, taraftarlarını şiddet kullanmaktan men etmiştir. B&uuml;t&uuml;n bunlara rağmen Ehli Beyt ve 12 İmam&rsquo;ların uğradığı zul&uuml;m ve haksızlık adeta tarihte eşine az raslanan zul&uuml;mler arasına girmiştir. Hz. Ali&rsquo;den sonra onun torunlarından </strong></span><span><strong>İmam Cafer Sadık</strong></span><span> ve son </span><span><strong>İmam Mehdi</strong></span><span><strong> dışında t&uuml;m soyu kesilerek, vurularak, zehirlenerek, s&uuml;r&uuml;lerek</strong></span><span> yok edilmişlerdir. Sadece kendileri değil, diğer </span><span><strong>aile bireyleri </strong></span><strong> ve <span>sevenleri</span></strong><span> de bu zul&uuml;mden paylarında d&uuml;şeni almışlardır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hakkında </span><span><strong>Camilerde</strong>, meydanlarda, kamu kurumların da <strong>s&ouml;vme</strong></span><strong> ve <span>k&uuml;f&uuml;r etme</span></strong><span> fasılları oluşturulmuş, bilhassa </span><span><strong>Emeviler</strong></span><strong> devrinde Camiler de <span>Hz. Ali ve Ehl-i Beyt&rsquo;e s&ouml;vmek ve hakaret etmek</span> </strong><span> zorunluluk haline getirilmiş, buna uymayanlar ise <strong>şiddetli</strong></span><span><strong> bir şekilde cezalandırılmışlardır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali i&ccedil;in ayrıca Hz. Muhammed şunu s&ouml;ylemiştir. &ldquo;<strong>Ali&rsquo;den &uuml;st&uuml;n yiğit (feta), z&uuml;lfikardan &uuml;st&uuml;n kılı&ccedil; yoktur&rdquo;</strong></span><span>. </span><span>B&uuml;t&uuml;n bunlardan dolayı Hz. Ali&rsquo;ye <strong>Allahın Aslanı</strong></span><span><strong> adı verilmiştir. Hz. Ali&rsquo;yi temsil eden fotoğrafların &ccedil;oğunda bu işlenmiş ve Hz. Ali bir Aslan ile birlikte sembolize edilmiştir</strong>. Ancak bu sembolize sadece Hz. Ali&rsquo;nin <strong>kuvvet ve kudretini</strong></span><span> temsil etmek i&ccedil;in değil, aynı zaman da Hz. Muhammed&rsquo;in </span><span><strong>Mirac&rsquo;a</strong> giderken karşısına &ccedil;ıkan </span><span><strong>Aslan&rsquo;nın</strong></span><span><strong> ağzına y&uuml;z&uuml;k</strong></span><span> atarak ve daha sonra Hz. Ali&rsquo;nin bu y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; kendisine iade etmesi ile de ispatlanmıştı</span><span>r. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali &ccedil;evresine s&uuml;rekli </span><span><strong>yararlı</strong></span><span><strong> olduğu, onun &ldquo;Adalet, halkın dirliği ve d&uuml;zeni, idarecilerin ise s&uuml;s&uuml; ve g&uuml;zelliğidir.&rdquo; </strong>veya</span><span><strong> &ldquo;Yakınlarına yardımı bırakan, d&uuml;şmanlarına yardım etmiş olur&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>s&ouml;zlerinden de anlaşılmaktadır</span><span><strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali, Hz. Peygamberin<strong> emirlerine, </strong></span><span>s&ouml;zlerine ve icraatlarına s&uuml;rekli uymuştur</span><span><strong>. </strong></span><strong> Peygamber onun i&ccedil;in<span> &ldquo;Ali benim bilgimin kapısıdır. Tebliğe memur olarak g&ouml;nderdiğim şeyleri benden sonra &uuml;mmetime bildiren, a&ccedil;ıklayan kişidir. O&rsquo;nu dinleyin. O&rsquo;na baş kaldırmak nifaktır&rdquo; </span> </strong><span>diyerek bunu teyi</span><span>t etmiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali sadece </span><span><strong>şefkatli</strong></span><span> değil aynı zamanda &ldquo;<strong>Merhamet ve ib&acirc;detlerin en hayırlısı, gizli sadaka vermek ve inziv&acirc; k&ouml;şesinde ib&acirc;det etmektir.&rdquo; </strong></span><span><strong>Diyerek yoksulları korumanın da merhametlerin en iyisi</strong></span><span> olduğunu vurgulamıştır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali son derece <strong>temiz</strong></span><span> bir zattır. Bu temizliği sadece dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş&uuml;, elbiselerinin temiz olması değil, beden ve ruh temizliğde i&ccedil;erir. Onun &ldquo; <strong>Bedenin orucu, ir&acirc;de ve ihtiyarla azaptan korkup sev&acirc;ba girmeyi, ecre n&acirc;il olmayı dileyerek yemekten kesilmektir. Nefsin orucu, beş duyuyu &ouml;b&uuml;r su&ccedil;lardan &ccedil;ekmek, kalbi de b&uuml;t&uuml;n şer sebeplerinden ayırmaktır. Kalbin orucu, dil orucundan; dilin orucu, karnın orucundan hayırlıdır. </strong></span><span>Veya &ldquo;</span><span><strong>Dilini k&uuml;fre alıştırma. </strong> Tatli dilli ol. Yoksa &ouml;n&uuml;ne gelene havlayan k&ouml;peklere d&ouml;nersin.&nbsp;Halkı zorla kendine </span><span>nefret ettirirsin.&rdquo; </span><span>S&ouml;zleri bunun kanıtıdır</span><span><strong>. </strong></span><strong>O bu s&ouml;zleri ile<span> yaramaz işlerden de ka&ccedil;ınmayı </span></strong><span>da &ouml;ğ&uuml;tlemektedir<strong> . Haksızlık&nbsp;&ouml;n&uuml;nde </strong></span><span><strong>eğilmeyiniz. </strong>&Ccedil;&uuml;nk&uuml;<strong> haksızlıkla beraber şerefinizi </strong>de kaybedersiniz<strong>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Haksızlıklara</span><span><strong>&nbsp;isyan etmeyenler, </strong></span><strong>onlardan gelecek<span> her musibete </span></strong><span>katlanmalıdır</span><span><strong>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Tarikat kapısının makamları</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>1.&nbsp;T&ouml;vbe etmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>2.&nbsp;M&uuml;rşidin &ouml;ğ&uuml;tlerine uymak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>3.&nbsp;Temiz giyinmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>4.&nbsp;İyilik yolunda savaşmak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>5.&nbsp;Hizmet etmeyi sevmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>6.&nbsp;Haksızlıktan korkmak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>7.&nbsp;&Uuml;mitsizliğe d&uuml;şmemek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>8.&nbsp;İbret almak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>9.&nbsp;Nimet dağıtmak (c&ouml;mert olmak) ve</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>10. &Ouml;z&uuml;n&uuml; fakir g&ouml;rmek.&nbsp;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Tarikat kapısı, </span><span>İnsanın d&uuml;nyevi işlerde kendine &ouml;zg&uuml; ve tamamen bağımsız iradesiyle nefsini kontrol altına alarak, her t&uuml;rl&uuml; k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; kendinden uzaklaştırmak i&ccedil;in bir yola girmeye denir. Bu kapıda k&ouml;t&uuml;l&uuml;kler kişiden uzaklaştırılırken aynı zamanda iyi huyların ve iyiliklerin o kişide bir araya getirilmesi demektir.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ş&ouml;yle bir benzetme de yapabiliriz. Kişinin bir </span><span><strong>meslek okuluna</strong></span><span> girerek (&ouml;rneğin <strong>tornacılık</strong></span><span>, </span><span><strong>elektrik teknisyenliği</strong></span><span>&hellip; gibi) orada yetenek </span><span>ve becerilerinin geliştirilmesi ve aynı zamanda <strong>olgunlaşması</strong></span><span> ve olgun bir kişilik elde etmesidir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Tarikat Kapısında Şahı Merdan Ali </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali olağan&uuml;st&uuml; g&uuml;zelliklerinin yanında s&uuml;rekli nefsini </span><span><strong>tevbe /t&ouml;vbe</strong></span><strong> etmeyi savunur ve bunu herkese &ouml;nerirdi<span>. </span></strong><span>Bir s&ouml;z&uuml;nde</span><span><strong> &ldquo;T&ouml;vbe etmek elindeyken, &uuml;midini kesene şaşarım&rdquo; </strong></span><span><strong>diyerek t&ouml;vbe etmenin ve insanların k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerden uzak durmalarının &ouml;nemine dikkat &ccedil;eker. </strong></span><span>Sadece t&ouml;vbe ederek insanların ruhlarını temizlemelerini değil aynı zamanda hi&ccedil; g&uuml;naha girmemelerini s&uuml;rekli tel</span><span>kin ederdi. Onun</span><span><strong> &ldquo;G&uuml;nah işlememek, t&ouml;vbe etmekten daha iyidir.&rdquo; </strong></span><span>Veya </span><span><strong>&ldquo;K&ouml;t&uuml; alışkanlıkları terketmek en b&uuml;y&uuml;k ibadetlerdendir&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;zleri bunun kanıtıdır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>O b&uuml;y&uuml;k zat aynı zamanda y&uuml;zlerce g&uuml;zel s&ouml;z&uuml;nde halka hep g&uuml;zel &ouml;ğ&uuml;tlerde bulunmuş ve bilgeliğini halkı ile paylaşmıştır. &Uuml;stelik &ouml;ğ&uuml;t ve nasihatlarda bulunurken de sonsuz tevazu g&ouml;stermekte ve &ouml;ğ&uuml;tlerin başkalarının yanında verilmemesini talkin etmektedir.<strong> &ldquo;Bir insana başkaları yanında verilen &ouml;ğ&uuml;t, &ouml;ğ&uuml;t değil, hakarettir.&rdquo; </strong></span><span>S&ouml;z&uuml; onun ne kadar ulu bir insan </span><span>olduğunun kanıtıdır.</span><span> &Ouml;ğ&uuml;tlerinde her t&uuml;rl&uuml; g&uuml;zelliği sıralayan ve iyiliği telkin eden Hz. Ali,</span><span><strong> &ldquo;En akıllı insan, &ouml;ğ&uuml;tleri dinlemekten vazge&ccedil;meyen insandır&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;z&uuml; ile insanları &ouml;ğ&uuml;t dinlemeye davet eden bir m&uuml;rşittir. </strong></span><span>Kendisinin de, Hz. Muhammed&rsquo;den &ccedil;ok şey </span><span>&ouml;ğrendiğini ifade ederek &ldquo;<strong>Ben Peygambere bir şey sorunca beni bilgilendiriyordu. Ben sessiz kalınca da O konuşmaya başlıyordu</strong></span><span>&rdquo; diyerek bir </span><span><strong>M&uuml;rşide</strong></span><span> bağlanmanın &ouml;neminden bahs etmektedir. <strong>&ldquo;S&ouml;yleyene değil, s&ouml;ylenene bak&rdquo; </strong></span><span>s&ouml;zleri ile bilginin &ouml;nemine vurgu ya</span><span>parken aynı zamanda<strong> &ldquo;En faydalı bilgi, uygulanabilendir.&rdquo; </strong></span><span><strong> Diyerek insanları yararlı bilgi vermene teşvik etmektedir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali,</span><span><strong> temiz giyinen, temizliğe </strong></span><span><strong>itina g&ouml;steren bir ulu zattı. Ancak her zaman i&ccedil; temizliğin </strong></span><span>&ccedil;ok daha gerekli ve &ouml;nemli olduğunu ifade etmiş, yaşamını adeta buna endekslemiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali haksızlıktan s&uuml;rekli ka&ccedil;ınmış ve kimseye &ouml;zellikle haksızlık etmemeye &ccedil;alışmış, gerek &ouml;ğ&uuml;tlerinde ve gerekse Valilerine g&ouml;nderdiği genelgelerde İyilliği ve iyilik yolunda savaşmayı &ouml;nermiştir.<strong> &ldquo;Haksızlık&nbsp;&ouml;n&uuml;nde eğilmeyiniz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.&rdquo; </strong></span><span>ve</span><span><strong> &ldquo;Haksızlıklara&nbsp;isyan etmeyenler, onlardan gelecek her musibete katlanmalıdır.&rdquo; </strong></span><span><strong>Diyerek iyilik yolunda başkaldırıyı teşvik etmiştir. Zaten onun savaş meydanlarında g&ouml;sterdiği kahramanlıklar iyilik yolunda savaşmanın</strong> gerekleridirler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&Ouml;zellikle <strong>Hayber&rsquo;in</strong></span><span> fethi sırasında Hz. Ali&rsquo;nin </span><span><strong>iyilik yolunda</strong> nasıl b&uuml;y&uuml;k kahramanlıklar g&ouml;sterdiği bilinmektedir. Hz. Muahmmed, <strong>Hayber</strong></span><span> savaşında ş&ouml;yle der &ldquo;<strong>Yarın sancağı &ouml;yle birine vereceğim ki, Allah&uuml; Teala onu sever. Ben de, onu &ccedil;ok severim&rdquo; ve Hz. Muhammed sancağı ertesi g&uuml;n Hz. Aliye verir. </strong></span><span><strong>Sancağı alan Hz. Ali</strong></span><span> askerleri ile beraber kaleye y&uuml;r&uuml;r ve en başta da kendisi bulunur. Onun </span><span><strong>Hayber</strong> kalesi kahramanlıkları, bir tutuşta kale kapısını koparması, orada yarattığı olağan&uuml;st&uuml; diren&ccedil; yiğitlik ve <strong>iyilik</strong></span><strong> <span>yolunda</span></strong><span> savaş i&ccedil;in g&uuml;zel bir &ouml;rnektir. Kaldı ki Hz. Ali sadece orada değil, diğer yerlerde de en &ouml;nde savaşmış ve zaman zaman yaralanmıştır. Sadece </span><span><strong>Uhud</strong> savaşında <strong>16 yerinden</strong></span><span> yaralanmış fakat gerek </span><span><strong>Hendek</strong></span><span> ve gerekse diğer savaşlarda g&ouml;r&uuml;ldiği gibi en &ouml;nde savaşmaktan geri durmamıştır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hayber kapısında </span><span style="font-weight: bold;">Merhab</span><span>adlı bir <strong>Yahudi</strong></span><span> savaş&ccedil;ıyı yenip onlarca insanın zor oynattığı kale kapısını s&ouml;k&uuml;nce, orada bulunan bir asker Hz. Ali&rsquo;ye kimliğini sorunca ulu zat: <strong>Ben Ebu Talib oğlu Ali&rsquo;yim, sizin Tevrat&rsquo;ta ismim &ldquo;İlya&rdquo;dır&rdquo;</strong></span><span><strong>, der. Yahudi asker derhal orada secdeye kapanıp iman eder</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Kuran-ı Kerim</span></strong><span> de <strong>Hayber&rsquo;i</strong></span><span> fetih olayı ş&ouml;yle anlatlıır:</span><span><strong> &ldquo;</strong></span><strong>Onlar<span>, husunlarının (</span></strong><span>Kalelerinin<strong>) </strong></span><strong>kendilerini<span> All</span><span>ah&rsquo;tan koruyacağını </span></strong><span>zannetmişlerdi. Halbuki Allah, onlara</span><span><strong> hesaba katmadıkları yerden </strong></span><span>gelince</span><span>kalplerine korku saldı. Kendi evlerini<strong> kendi elleriyle yıkmaya </strong></span><span><strong>başladılar, </strong></span><span>m&uuml;minlerde aynı tahribatı yaptılar.</span><span>İbret alın </span><span>ey basiret sahipleri</span><span><strong>. (Haşr: 2-3)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Şair</span></strong><span> <strong>Kumru</strong></span><strong>&rdquo;&hellip;<span>Hayber </span></strong><span>Kalesi&rsquo;ni yıkmak senin i&ccedil;in zor bir iş değil<strong>, senin sa&ccedil;ının her bir teli </strong></span><span>isterse<strong> bin tane Hayber kalesi </strong></span><span>yıkar ya Ali. Eğer Cebrail kanadını yery&uuml;z&uuml;ne a&ccedil;masa idi<strong>, Merciyik savaşında </strong></span><span><strong>senin kılıcın ile d&uuml;nya b&ouml;l&uuml;n&uuml;p par&ccedil;alanacaktı. Senin kılıcından &ccedil;ıkan kıvılcım eğer</strong></span><span><strong> şimşek </strong>olsaydı, İslam d&uuml;şmanlarını yakıp kavurur, evlerini</span><span><strong> harap </strong></span><strong>ederdi<span>&hellip;&rdquo;</span> </strong><span> diyerek Hz. Ali&rsquo;nin yiğitliğini &ouml;vm&uuml;şt&uuml;r:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali t&uuml;m yaşamı boyunca bildiklerini <strong>halk ile paylaşan</strong></span><span><strong>, halka hizmet etmeyi ibadet olarak g&ouml;ren ve hizmeti paylaştıran bir zattır. </strong>Onun i&ccedil;in Hz. Muhammed Hadislerinde &ldquo;Ali benim</span><span> bilgimin kapısıdır. Tebliğe memur olarak g&ouml;nderdiğim şeyleri benden sonra</span><span><strong> &uuml;mmetime bildiren, </strong>a&ccedil;ıklayan kişidir. O&rsquo;nu dinleyin. O&rsquo;na </span><span><strong>baş kaldırmak </strong></span><span><strong>nifaktır&rdquo; </strong></span><span>diyerek insanların y&uuml;zlerini Hz. Ali&rsquo;</span><span>ye d&ouml;nmelerini ister.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Onun en &ccedil;ok &ouml;nem verdiği şey bilimdir. İnsana hizmetin en doğru yolunun Alimlerin d&uuml;zeyli bilgilerini halka sunma ve onlara kullandrmaya y&ouml;neliktir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali </span><span><strong>haksızlıklara</strong></span><span><strong> karşı son derece hassastır. Onun &ldquo;Adalet i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k talihsi</strong></span><span><strong>zlik, devleti idare edenin zalimliğidir.&rdquo; </strong></span><span>s&ouml;zleri kendisinin adalet konusunda ne kadar </span><span><strong>kapsamlı</strong></span><span><strong> d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n bir ifadesidir. </strong></span><span>T&uuml;m yaşamı boyunca adaletten sapmamış ve yaşamı ile de buna &ouml;rnek olmuş bir b&uuml;y&uuml;k <strong>Veliullahtır</strong></span><span>. Bu konuda o kadar net konuşmuştur k</span><span>i</span><span><strong> &ldquo;Adalet ve eşitliği g&ouml;zetme, siyasetlerin en iyisidir.&rdquo; </strong></span><span><strong>Diyecek kadar adaleti g&ouml;zetir ve haksızlıklardan ka&ccedil;ınır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Adaletli davranmayı yayınladıkları genelgelerde de s&uuml;rekli vurgulayan Hz. Ali, y&ouml;neticilere y&ouml;nelik<strong> &ldquo;Adalet, halkın dirliği ve d&uuml;zeni, idarecilerin ise s&uuml;s&uuml; ve g&uuml;zelliğidir.&rdquo; </strong></span><span><strong>S&ouml;zleri ile adaletli davranmayı s&uuml;rekli teşvik etmiştir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali son derece</span></strong><span> sabırlıydı, bu sabrı herkesde g&ouml;r&uuml;lemeyecek kadar fazlaydı. Bu konuda &ldquo;Kendini g&uuml;&ccedil;l&uuml;kler karşısında</span><span><strong> sabretmeye </strong>alıştır, &ccedil;&uuml;nk&uuml;</span><span>haksızlık karşısında </span><span>Hak i&ccedil;in sabretmek<strong> en iyi </strong></span><span>ahl&acirc;ktır</span><span><strong>.&rdquo; </strong>S&ouml;zleri bunu &ccedil;ok iyi yansıtır. Keza<strong> &ldquo;</strong></span><span>..Sabrediniz, &ccedil;&uuml;nk&uuml; sabır</span><span><strong> &icirc;mana nispetle cesetteki baş </strong></span><span>gibidir.</span><span><strong> Başı olmayan bedenden </strong></span><span><strong>hayır, sabır olmadık&ccedil;a da imandan hayır gelmez&rdquo; </strong></span><span>s&ouml;zlerinden de anlaşılacağı gibi sabrı <strong>imanın bir boyutu</strong></span><span> <strong> olarak yansıtır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Muhammed&rsquo;in Hakka y&uuml;r&uuml;mesinden sonra babası Hz. Peygamber tarafından eşi <strong>Hz. Fatıma&rsquo;ya</strong></span><span> verilen <strong>Fedek </strong></span><span> hurmalığının, </span><span><strong>Halife &Ouml;mer</strong> tarafından zorla alınması, Babasının <strong>Hakka</strong></span><span> y&uuml;r&uuml;mesi vesile ile zaten acılı ol</span><span>an </span><span><strong>eşi Hz. Fatıma&rsquo;nın d&ouml;v&uuml;lerek kaburga kemiklerinin kırılması</strong></span><span><strong> ve benzeri son derece b&uuml;y&uuml;k haksızlıklara dahi sabır g&ouml;stererek katlanır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Aslında haksızlıklara karşı son derece </span><span><strong>hassas</strong></span><strong> olan <span>Allahın Aslanı</span> </strong><span> &uuml;nvanlı, g&uuml;c&uuml; ve kuvveti destanlara sığmayan Hz. Ali&rsquo;nin şahsına ve ailesine yapılan bu zul&uuml;mler karşısında sessiz kalmasının nedenlerinden bir tanesi de <strong>sabrını</strong></span><span> g&ouml;stermeye y&ouml;neliktir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bir Hadisinde &ldquo;</span><span><strong>Benden sonra Islam kanı d&ouml;k&uuml;lmesin&rdquo;</strong></span><span><strong> diyen Hz. Muhamammed&rsquo;in s&ouml;zleri doğrultusunda bu sorunu şahsileştirmeyer</strong></span><span>ek b&uuml;y&uuml;k bir tevazu g&ouml;stermiştir.</span><strong>Onun<span> &ldquo;Sabır iki t&uuml;rl&uuml;d&uuml;r. İstemediğin, hoşlanmadığın şeye sabretmek; Sevdiğin, istediğin şeye sabretmek.&rdquo; </span></strong><span>S&ouml;zlerinde sabrı ikiye ayırarak bunu &ccedil;ok g&uuml;zel a&ccedil;ıklamaktadır.<strong> &ldquo;Sabır en g&uuml;zel huy, ilim de en şerefli s&uuml;s eşyasıdır</strong>&rdquo; </span><span>s&ouml;zlerinde Hz. Ali<strong> , </strong></span><span>Sabrı </span><span><strong>en g&uuml;zel huy </strong>olarak g&ouml;stermekte ve insanların karşılaştıkları olaylar karşısında sabır g&ouml;stermelerini &ouml;nermektedir. Gene &ldquo;</span><span><strong>Kendini g&uuml;&ccedil;l&uuml;kler karşısında sabretmeye alıştır, &ccedil;&uuml;nk&uuml; haksızlık karşısında Hak i&ccedil;in sabretmek en iyi ahl&acirc;ktır&rdquo;</strong></span><span> <strong> s&ouml;zlerinden de anlaşıldığı gibi Hz. Ali insanlar hem zorluklar karşısında sabırlı olmayı, aynı zamanda da sabrın adaletle karşılık bulmasının doğruluk olduğunu beyan etmektedir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali Insanlara sabırlı olmalarını </span><span><strong>telkin</strong></span><span> ederken, aynı zamanda onları</span><span>n </span><span><strong>&uuml;mitsizliğe d&uuml;şmemelerini</strong></span><span><strong>, her olgunun koşullarının kendisine uygun elverişli duruma gelmelerini, bununda azim ve &ccedil;aba g&ouml;sterilerek elde edilebileceğini g&ouml;stermektedir. </strong>Onun</span><span> &ldquo;Azim ve sebat, insanların en b&uuml;y&uuml;k yardımcısıdır&rdquo; </span><span>s&ouml;zleri bunu a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;stermektedir. Yaşanılan şeylerden ders &ccedil;ıkarılmasını, bunun yaşam i&ccedil;in &ouml;nemli olduğunu &ldquo;Her şeye ibretle bakınız. Ve g&ouml;rd&uuml;klerinizden ibret alınız&rdquo; s&ouml;zleri ile vurgulamaktadır. </span><span>Yaşamın ibretlerle dolu olduğunu, yeteri kadar ibret alınacak konunun bulunduğunu, ancak insanların genellikle bundan ders &ccedil;ıkarmadıklarını dahiyane bir şekilde izah ederek <strong> &ldquo;İbret alınacak şeyler ne &ccedil;ok, ibret alanlarsa ne az&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;zleri ile bunu a&ccedil;ıklamaktadır. Onun ayrıca &ldquo;&Ccedil;ok akıllı kimseler, başkalarının hatalarından &ouml;ğrenirler ve hata</strong> yapmazlar, <strong>akıllı</strong> insanlar hata yapar ve </span><span><strong>ders &ccedil;ıkararak</strong></span><span> bir daha yapmazlar. <strong>Ahmak</strong></span><strong> insanlar da <span>s&uuml;rekli</span></strong><span> hata yapar gene </span><span><strong>ders &ccedil;ıkarmazlar&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;zleri yaşamdan ders &ccedil;ıkarma konusunda ne kadar derin bir sınıflandırmaya sahip olduğunu ortaya koyar. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span> imk&acirc;nların</span><span> <strong>sosyal</strong></span><span> bir bi&ccedil;imde paylaşılmasından yanadır. Bu y&uuml;zden elindeki t&uuml;m imk&acirc;nların / nimetlerin adil dağılımını savunur, s&ouml;yler ve uygular <strong>. &ldquo;Akıllı olan kemal, cahil olan mal ister&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;z&uuml;nde g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi d&uuml;nya malını fazla tasarruf etmenin erdem olmadığını v</strong>urgular ve <strong>Kemaletin </strong></span><span>maldan daha hayırlı olduğunu telkin eder. </span><span>Bu şu anlama da gelebilir</span><span><strong>. </strong>D&uuml;nya malına fazla yatırım yapmaktan ise sosyal ilişkilere ve bilime, adalete yatırım yapılması anlamındadır.</span><strong>Yoksul ile </strong><span>dayanışmayı savunurken de, onun onurunu son derece g&ouml;zetir.</span><span>&ldquo;Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el a&ccedil;mak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile, onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın&rdquo; </span><span>s&ouml;zlerinde ki b&uuml;y&uuml;k erdem de g&ouml;steriy</span><span>or ki, yoksula yardım</span><span>edilirken başa kakılmamasını ve karşılıksız bi&ccedil;imde yoksul onuru g&ouml;zetilerek yapılmalıdır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali insanların d&uuml;nya malı i&ccedil;in &ccedil;ok fazla tasarrufta bulunmasına hoş bakmaz. Kimsenin yerin altına fazla bir şey g&ouml;t&uuml;remiyeceğinden hareketle &ldquo;Ey &Acirc;demoğlu<strong>, ihtiyacından fazla </strong></span><span><strong>kazandığın </strong></span><span>şeyi<strong>, başkası i&ccedil;in </strong></span><span>biriktirmedesin&rdquo; </span><strong>diyerek buna &ouml;zellikle dikkat &ccedil;eker. <span>C&ouml;mertliğin</span></strong><span>, paylaşmacılığın &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k erdem olduğuna dikkat &ccedil;ekmek i&ccedil;in &ldquo;Kendini<strong> c&ouml;mertliğe </strong></span><span><strong>alıştır ve her ahlakın en iyisini </strong>se&ccedil;; &ccedil;&uuml;nk&uuml; iyilik<strong> alışkanlık haline </strong>gelir<strong>.&rdquo; </strong></span><strong>Veya<span> &ldquo;</span></strong><span>D&uuml;nyada<strong> yoksulu doyurmak </strong></span><strong>kadar b&uuml;y&uuml;k iyilik yoktur. Bunu yapanlar, &acirc;hirette<span> mutlaka m&uuml;kafatını </span> </strong><span>bulur&rdquo;</span><span>s&ouml;zleri ile insanları elindeki </span><span><strong>nimetleri</strong></span><span>, olanakları başkaları ile yaplaşmayı &ouml;nerir. Tabii eldeki olanak veya nimetleri sadece d&uuml;nya malı ile de sınıflandırmez. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Onun g&ouml;z&uuml;nde bilgi de bir servettir ve bunu defalarca belirtmiştir.</span><span>Onun i&ccedil;in bilginin de paylaşılmasından yanadır ve bunu</span><span><strong> &ldquo;Bildiği halde susmak, bilmediği halde konuşmak kadar &ccedil;irkindir&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;zleri ile a&ccedil;ıklamıştır. Ayrıca nimetlerin</strong></span><span> ve olanakların paylaşılması konusunda da dikkatli olmakta ve son derece </span><span><strong>temkinli</strong> &ouml;nerilerde bulunmaktadır. &ldquo;<strong> Bilgiyi ehli olmayana veren, o bilgiye zulmetmiştir&rdquo; </strong>s&ouml;zleri buna &ccedil;ok &ouml;nemli &ouml;rnektir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali son derece b&uuml;y&uuml;k bir<strong> alim, </strong></span><span><strong>saygın ve dinlenilir </strong></span><span><strong>kişi olmasına ve bir ara Halife </strong></span><span>olmasına rağmen son derece m&uuml;tevazidir. </span><span>Al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;d&uuml;r. Tevazu sahibidir.</span><span><span style="text-decoration: underline;">&Ouml;z&uuml;n&uuml; fakir g&ouml;ren Şahı Merdan&rsquo;dır</span></span><span>. </span><span>Bu tevazuluğunda<strong> &ldquo;Akıllı insanlar az konuşur. &Ccedil;ok s&ouml;yleyenler, yalnız ahmaktırlar&rdquo; </strong></span><span>diyerek al</span><span>imlerin dahi &ccedil;ok fazla konuşmamalarını, az ve &ouml;z, ayrıca yerine g&ouml;re konuşmalarını &ouml;nerir. Al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;ğ&uuml;n bir erdem olduğuna dair s&ouml;ylediği</span><span><strong> &ldquo;Al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k, ilimin meyvesidir&rdquo; </strong></span><strong>s&ouml;zleri alimlerin dahi bu konuda tevazu g&ouml;stermelerini talep etmeye y&ouml;neliktir. Onun <span>&ldquo;Al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k, en b&uuml;y&uuml;k şereftir&rdquo; </span></strong><span>s&ouml;zleri ile kişinin &ouml;z&uuml;n&uuml; fakir g&ouml;rmesine y&ouml;nelik ciddi bir g&ouml;stergedir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali&rsquo;nin &ldquo;</span><span><strong>Bilmediğin şey hakkında konuşmayı ve &uuml;zerine d&uuml;şmediği halde s&ouml;z s&ouml;ylemeyi terk et&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;zleri insanları al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;ğe ve tavazuya davet eden beyanlarıdır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Şahı Merdan Ali&rsquo;nin </span></strong><span>&ouml;z&uuml;n&uuml; fakir g&ouml;rme konusunda son derece belirgindir</span><span><strong>. &ldquo;Bin kapıdan, y&uuml;z bin kaleden i&ccedil;eri girebilirsin de k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir g&ouml;n&uuml;lden i&ccedil;eri giremezsin&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;zlerinden anlaşılacağı gibi g&ouml;n&uuml;l yapmanın, &ouml;z&uuml;n&uuml; fakir g&ouml;rmenin </strong></span><span>ne kadar &ouml;nemli ve gerekli olduğunu vurgular</span><span><strong>. </strong>Ayrıca bunu sağlarken adaletten vaz ge&ccedil;ilmemesini de &ouml;zellikle vurgular. Onun <strong>&ldquo;Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma&rdquo; </strong></span><span>s&ouml;zleri bunu bir &ouml;n koşul olarak g&ouml;sterir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali i&ccedil;in s&ouml;ylenen </span><span><strong>Şahı Merdan</strong></span><span>, me</span><span>rtlerin, doğruların <strong>Şahı</strong></span><span><strong> anlamına gelir. O Tarikat</strong></span><span> kapısında <strong>M&uuml;rş&uuml;t</strong></span><span> olan <strong>Hz. Muhammed&rsquo;den</strong></span><span> sonra ki en &ouml;nemli kapının eridir. Orada ki yeri ve makamı </span><span><strong>Pir&rsquo;lik</strong> makamıdır. O <strong>Pir&rsquo;lerin Piri, Şah&rsquo;ların Şahı&rsquo;dır </strong>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali</span>, Peygamberin bir &ccedil;ok Hadisinde ve <span>Gadirhum</span></strong><span> da yerine vekil tayin ettiği </span><span><strong>Halife&rsquo;dir</strong></span><strong>. Tarikatta ona <span>erk&acirc;nı ve ilkelerini g&ouml;zeten</span></strong><span> de denir. O Ulu zat <strong>Hz. Muhammed</strong></span><span> ile defalarca Cem&rsquo;e girmiş </span><span><strong>Can ile Canan, </strong></span><span>b&uuml;t&uuml;nleşen olmuştur.</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Marifet kapısının makamları</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>1.&nbsp;Edepli (EDEB) olmak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>2.&nbsp;Bencillik, kin ve garezden uzak olmak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>3.&nbsp;Perhizkarlık,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>4.&nbsp;Sabır ve kanaat,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>5.&nbsp;Haya (Utanma),</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>6.&nbsp;C&ouml;mertlik,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>7.&nbsp;İlim,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>8.&nbsp;Hoşg&ouml;r&uuml;,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>9.&nbsp;&Ouml;z&uuml;n&uuml; bilmek ve</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>10. Ariflik.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Marifet Kapısı, </span></strong><span>kişinin</span><span><strong> Tarikat </strong></span><span>kapısında<strong> &ouml;ğrendikleri ve ulaştıkları ile</strong></span><span> duygu ve ilimde en &uuml;st d&uuml;zeye u</span><span>laşmak. Ve </span><span><strong>Tanrısal</strong></span><span><strong> sırlara erişmektir.&nbsp;Bildiklerini &ouml;z&uuml;mseyerek bunu Tanrının sunduğu verilerle derleyip yorumlama</strong></span><span> ve sunabilmektir. Basit bir dille ve anlatmak gerekirse &ouml;rneğin <strong>Tornacık</strong></span><span><strong> Mesleğini başarı ile &ouml;ğrenen bir ustanın h&uuml;nerlerini</strong> ortaya koyarak</span><span> sanatını sergilemesidir. Demiri ateşte d&ouml;verek ondan tabak, kaşık yapmaktır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Marifet Kapısında Evliyalar Şahı Hz. Ali </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span>, 18 bin Alemi var eden nura g&ouml;sterdiği tam rız&acirc;dan olayıda ona </span><span><strong>&ldquo;M&uuml;rteza</strong> &rdquo; adı da verilmiştir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Muhammed, </span><span><strong>23 Şubat 632</strong></span><span> tarihinde <strong>Veda</strong></span><strong> Hutbesinde <span>100 bin</span> </strong><span> civarına ulaşan Ashaba d&ouml;nerek ş&ouml;yle demiştir. Ey &Uuml;mmetim, Size </span><span><strong>2 emanet</strong> bırakıyorum. 1<strong>- </strong></span><span>Allahın</span><span>kelamı<strong> Kuran-ı Kerim</strong>, <strong>2- Ehl-i Beyt&rsquo;i</strong></span><strong>. &ldquo;Kuran ve Ehl-i Beyt ipine<span> sım sıkı </span></strong><span>sarılın</span><span><strong>. Kevser Havuzunda </strong></span><strong>her</strong><span>iki </span><strong>emanet</strong><span>bir</span><strong>birin</strong><span>den ayrılmadan</span><span><strong> bana </strong>ulaşacaktır<strong>. Ehl-i Beyt&rsquo;im, Nuh&rsquo;un gemisi </strong></span><strong>gibidir<span>. Gemiye binenler kurtuldular, binmeyenler helak oldular&rdquo;</span></strong><span>. (Ehl-i Beyt<strong>, Hz</strong></span><strong>. <span>Muhammed&rsquo;in ailesi</span></strong><span> demektir ve <strong>1- Hz. Muhammed, 2- Hz. Ali, 3- Hz. Fatma, 4- Hz. Hasan ve 5- Hz. H&uuml;seyin </strong></span><strong>olmak &uuml;zere toplam<span> 5 </span></strong><span>kişidirler.</span><span><sup> (13) </sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Muhammed bu vasiyeti elbette sadece </span><span><strong>akrabası</strong></span><span><strong>olduğu</strong></span><span><strong> i&ccedil;in yapmamıştır. Bu vasiyet Allahın emridir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Maide S&ucirc;resi&rsquo;nin 55.</span> ayeti olan ve <span>&ldquo;Vel&acirc;yet Ayeti</span></strong><span>&rdquo; diye adlandırılan, &ldquo;</span><span><strong>Sizin veliniz, </strong>yalnız<strong> Allah, O&rsquo;nun Peygamberi ve iman eden, ibadet eden ve r&uuml;k&ucirc; halinde zek&acirc;t verenlerdir.</strong></span><strong>&rdquo; Ayette kast edilen <span>Evliyalar</span></strong><span><strong>Şahı</strong></span><span> Hz. Ali&rsquo;dir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Muhammed d&ouml;nemi </span><span><strong>Evliyaları</strong></span><span><strong> ve İslam dini uğruna canlarını feda etmekten &ccedil;ekinmeyen inanan ulu zatlar varken inen şu sure bir anlam ifade edebilir</strong>. &ldquo;(Ey Peygamber!) Sen ancak bir</span><span> uyarıcısın </span><span>ve her topluluk i&ccedil;in bir<strong> hidayet &ouml;nderi </strong></span><span>vardır</span><span><strong>.</strong></span><strong>&rdquo; <span>(Ra&rsquo;d: 7).</span></strong><span> Hz. Muhammed bu ayeti kast ederek &ldquo;<strong>Hidayet &ouml;nderi sensin </strong></span><strong>ya Ali! Benden sonra<span> hidayet arayanlar seninle </span></strong><span>hidayeti</span><span>bulacaklar&rdquo; buyurmuşlardır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Keza &ldquo;Acaba Rabbinden</span><span><strong> apa&ccedil;ık bir delile </strong></span><span>sahip bulunan, onu yine ondan</span><span><strong> bir şahit izleyen (...) </strong></span><span>kimse mi (yalanlanacak)?&rdquo; <strong>(H&ucirc;d: 17)</strong></span><strong> i&ccedil;in de, Ayette zikredilen &ldquo;Rabbinden<span> apa&ccedil;ık bir delile </span></strong><span>sahip</span><strong>bulunan&rdquo; kimse <span>Ulu Peygamber</span></strong><span>, &ldquo;</span><span><strong>onu izleyen şahit</strong></span><span>&rdquo; ise <strong>Hz. Ali&rsquo;dir</strong></span><strong>.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;</span><span><strong>İman </strong></span><span>edenler</span><strong>ve<span> iyi işlerde </span> </strong><span>bulunanlarsa</span><span><strong>, işte onlardır </strong></span><span><strong>yaratılmışların en hayırlıları.&rdquo; (Beyyine: 7)</strong></span><span> nail olduğunda Hz. Peygamber, </span><span><strong>Hz. Ali&rsquo;ye</strong> d&ouml;nerek ş&ouml;yle buyururlar &ldquo;Ya Ali!<strong> Ayette s&ouml;z&uuml; edilen kişiler, </strong>sen ve seni sevenlerdir (yolundan gidenlerdir).&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kuranı K</span><span>erim de Hz. Ali &uuml;zerine inen </span><span><strong>&ccedil;ok sayıda</strong></span><span><strong> ayetler vardır. Bu vesile ile Hz. İmam</strong> <strong>Murteza&rsquo;ya</strong></span><span> ilgileri, onun i&ccedil;in s&ouml;ylediği &ldquo;Ali&rsquo;nin </span><span><strong> eti benim </strong></span><strong>etimdir<span>. Ali&rsquo;nin canı </span></strong><span>benim canımdır. Ali&rsquo;nin<strong> kanı </strong></span><span><strong>benim kanımdır. Her kim ki Ali&rsquo;yi severse, beni sever, </strong>Beni seven de Allahı sever. Her kim ki Ali&rsquo;ye</span><span><strong> d&uuml;şman </strong></span><span><strong>olur, bana da d&uuml;şman olur, </strong></span><span>Bana d&uuml;şman olan<strong> Allaha da d&uuml;şman </strong></span><span>olur</span><span><strong>. Ali&rsquo;nin dostluğunu kazanan </strong></span><span><strong>benim dostluğumu, benim dostluğumu kazanan da Allahın dostluğunu kazanır</strong>&rdquo; s&ouml;zleri <strong>sadece</strong></span><span> akrabalık bağları ile a&ccedil;ıklanam</span><span>az. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>O Ulu zat Y&uuml;ce Allahın da </span><span><strong>sevgili</strong></span><strong> bir kuludur. Hz. Ali&rsquo;yi anlatmak i&ccedil;in <span>okyanus</span></strong><span> kadar &ccedil;ok m&uuml;rekkeplerin dahi yazmaya yetmeyeceği erdemleri, </span><span><strong>Hz</strong></span><strong>. <span>Muhammed&rsquo;in</span></strong><span> onu meth eden sayısız Hadisleri vardır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu Hadislerin birinde Hz. <strong>Muhammed</strong></span><span> ş&ouml;yle buyururlar. &ldquo;<strong>Ali dinin direğidir&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali&rsquo;nin uğruna canlarını seve seve verenler, onun eşiğine y&uuml;z s&uuml;rmek i&ccedil;in bir birlerini adeta ezenler, kabri olduğuna inanılan </span><span><strong>Necef&rsquo;te</strong> sırf bu aşk i&ccedil;in g&ouml;n&uuml;ll&uuml; <strong>turap</strong></span><span> olanların hikmetlerinde aradığı Ali t&uuml;m <strong>Evliyaların Şahı</strong></span><span><strong> oluşud</strong>ur. T&uuml;m <strong>Evliyalar</strong></span><span> Hz. Ali&rsquo;nin aşkı ile tutuşur ona sevgi ve bağlılıklarını s&ouml;z ve şiirlerinde b&uuml;y&uuml;k bir </span><span><strong>coşku</strong></span><span> ile aktarırlar. </span><span>T&uuml;m </span><span><strong> Erenlerin, Babaların, Dedelerin, Dedebabaların</strong></span><span>, <strong>Alp</strong></span><strong> Erenlerinin <span>Evliyalar Şahı </span></strong><span>diye bahsettikleri ve &ldquo;<strong>onu anmak ibadettir&rdquo;</strong></span><strong> dedikleri<span>,</span></strong><span> t&uuml;m dualarında adı ge&ccedil;en Hz. Ali, son derece huyu g&uuml;zel bir zattır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Adına &ldquo;<strong>Adı g&uuml;zel, kendi g&uuml;zel&rdquo;</strong></span><span> denilerek </span><span><strong>deyişler </strong></span><span> okunan, <strong>mersiyeler</strong></span><strong> dizilen Hz. Ali, <span>edebi</span></strong><span> ciddiyetle &ouml;nemseyen bir Evliyadır<strong> . &ldquo;Akil kişi, kem&acirc;l taleb eder&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;z&uuml;nde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z gi</strong>bi Hz. Ali Kemalete &ouml;nem vermektedir.</span><span> &ldquo;Başkasında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n </span><span>fena bir huyu hemen<strong> nefsinde </strong></span><strong>ara ve<span> ondan ka&ccedil;ın&rdquo; </span></strong><span>diyerek insanlara bunu başka bir şekilde daha aktarmaktadır</span><span><strong>. &ldquo;Cehalet </strong></span><strong>ve<span> gaflet alimin kalbinde </span></strong><span>olmaz<strong>. </strong></span><span>Fakat alimler, zengin cahillerin karşısında, </span><span>ancak<strong> ilim sayesinde </strong></span><strong>y&uuml;kselirler&rdquo;</strong><span>beyanları ile ve</span><span><strong> &ldquo;</strong>Ayıbın en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;</span><span><strong>, ona benzer bir ayıp sende de varken, </strong></span><span><strong>başkasını </strong></span><span>ayıplamandır&rdquo;</span><span>diyerek insanları iyi huylu olmaya ve edepli olmaya davet etmektedir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span> insanları </span><span><strong>Bencillik, kin ve garezden</strong></span><strong> uzak tutm</strong><span>ak i&ccedil;in son derece anlamlı s&ouml;zler buyurmuşlardır. &ldquo;Affetmekten utanmayın. Cezalandırmada</span><span><strong> acele </strong>etmeyin. Emriniz altında bulunanların<strong> hataları karşısında </strong>hemen<strong> &ouml;fkelenip</strong></span><span> kendinizi kaybetmeyiniz&rdquo; s&ouml;zlerinden de anlaşılacağı gibi bu alışkanlıklardan caydırmay</span><span>a davet eder. &ldquo;Amellerin en zoru &uuml;&ccedil;t&uuml;r.</span><strong>Bunlar<span>; nefsin hakkını </span></strong><span>verebilmek<strong>, </strong></span><span>her halde Allah&rsquo;u Te&acirc;l&acirc;&rsquo;yı<strong> hatırlayabilmek, </strong></span><span><strong>kardeşine bol bol ikramda </strong></span><span>bulunabilmektir&rdquo; diyerek insanların <strong>hoş olmayan alışkanlıklarından</strong></span><span><strong> caymaları hakkında yol g&ouml;sterir. Burada nefsin kontrol altına alınması, başka bir deyim ile nefse perhiz</strong></span><span> uygulamayı &ouml;nerir.</span><strong>Onun<span> &ldquo;Cenabı Hak, Kibir edenleri bayağı ve aşağılık kılar&rdquo; </span> </strong><span>deyimleri nefsine gem vurmaya y&ouml;nelik beyanlarıdır<strong>. &ldquo;Ge&ccedil;imini mertce kazanmaya &ccedil;alış. Nefsini al&ccedil;aklıktan koru ki, fakir olsan bile şerefli&nbsp;kalasın&rdquo; </strong></span><span><strong>s&ouml;zleri nefsini kontrol altına almaya y&ouml;nelik &ouml;rneklerdir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span> yaşamında her zaman <strong>sabır</strong></span><span><strong> g&ouml;stermiş ve kanaatk&acirc;r</strong></span><span> olmuştur. </span><span><strong>&ldquo;</strong>Hayatın, karşısına &ccedil;ıkardığı</span><span> m&uuml;şk&uuml;l hadiselere </span><span>sabır ve tahamm&uuml;l et. Onları, hi&ccedil; kimseden bilme ve hi&ccedil; kimseye karşı kalbinde bir <strong>buğz ve ad&acirc;vet </strong>besleme; hi&ccedil; kimseye</span><span><strong> hiddet ve şiddet </strong></span><span>g&ouml;sterme<strong>. </strong></span><span>Bu suretle hareket edersen, en b&uuml;y&uuml;k m&uuml;şk&uuml;lleri bile yenersin ve sen de<strong> &ldquo;İns&acirc;n-ı k&acirc;mil&rdquo; </strong></span><span>mertebesine erersin&rdquo;</span><strong> diyerek insanlara erdemli ol</strong><span>manın g&uuml;zel &ouml;rneklerini sunar.Bu s&ouml;ylemlerini gene doğruluk ve doğru bilgi ile g&uuml;&ccedil;lendirir.</span><span><strong> &ldquo;</strong> Doğruluk<strong> en iyi yol, </strong></span><strong>bilgi en iyi<span> kılavuzdur&rdquo; </span></strong><span>ve </span><span><strong> &ldquo;Doğru s&ouml;z s&ouml;yleyenin delili kuvvetli olur&rdquo; </strong></span><span><strong>a&ccedil;ıklamalarından g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi s&uuml;rekli doğruluğu</strong> ve </span><span><strong>iyiliği</strong></span><span> rehber ed</span><span>inilmesini salık verir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>O Ulu zat sadece tek tek bireyleri değil, </span><span><strong>y&ouml;neticileri</strong></span><strong> ve <span>y&ouml;netici adaylarının</span> </strong><span> da dikkatini <strong>&ccedil;ok y&ouml;nl&uuml;</strong></span><span> erdemli olmalarını telkin eder. Aleviliğin en temel yaşam değerleri ve g&uuml;ncel kavramları olan </span><span><strong>edep ve haya</strong></span><span> konusunda bakınız nele</span><span>r buyuruyorlar</span><span><strong> . &ldquo;Halkın &ouml;nderi </strong></span><span>olmak isteyen biri &ouml;nce</span><span><strong> kendisini ıslah </strong></span><span>etmeli, daha sonra </span><span><strong>başkalarını </strong></span><span><strong>ıslah etmeye başlamalı ve </strong></span><span>s&ouml;z ile diğerlerine</span><span> <strong> edep </strong>&ouml;ğretmeden &ouml;nce</span><span><strong> g&uuml;zel davranışı ile </strong></span><span><strong>onlara edep &ouml;ğretmelidir&rdquo; </strong>demektedir. Burada Hz. Ali insanlara &ouml;ncelikli olarak yasalarla </span><span>değil <strong>g&uuml;zel davranışlarla </strong></span><span><strong>&ouml;rnek olunması gereketiğini anımsatmaktadır. </strong></span><span>&ldquo;İnsandaki</span><strong>edep<span>, onun altınından </span></strong><span>daha iyidir&rdquo;</span> <strong>ve &ldquo;<span>İnsanların g&uuml;zel edebe, altın ve g&uuml;m&uuml;şten daha &ccedil;ok ihtiya&ccedil;ları vardır&rdquo; </span></strong><span>beyanlarından anlaşılacağı gibi edepli olmanın varlık olmaktan &ccedil;ok daha &ouml;nemli ve gerekli olduğunu izah etmiştir. Ger&ccedil;ekten insanoğlu sadece kendi kantarına &ccedil;ektiği iyi amellerden vefa bulabilir. <strong>&ldquo;Hacı </strong></span><span>(Hace)</span><span><strong> Bektaş Veli&rsquo;nin </strong></span><span><strong>buyurduğu EDEP </strong></span><span>(Eline, Diline ve Beline sahip olma) kavramları &ouml;nce onun tarafından dile getirilmiş, aynı inancın devamı olan <strong>Anadolu Evliyaları </strong></span><span><strong>da bu s&ouml;ylemi y&uuml;zyıllardır devam ettirmişlerdir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali biraz da bu s&ouml;ylemlerin &ouml;nc&uuml;s&uuml; olarak </span><span><strong>Evliyalar Şahı&rsquo;dır.</strong></span><span><strong> Deyişlerde okunan G&uuml;zeller Sultanıdır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali </span></strong><span>efendimiz<strong> &ldquo;C&ouml;mertlik</strong></span><span><strong> alışkanlıkların en &uuml;st&uuml;n&uuml;d&uuml;r&rdquo; </strong></span><span><strong>derken sadece maddi bir bedeli olan malı değil, bilgiyi, iyi huyu, acılara ortak olmayı ve toplumu &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; ilgilendiren her şeyin paylaşımını esas almaktadır. &ldquo;</strong>Kendini</span><span> c&ouml;mertliğe alıştır </span><span>ve her ahlakın en iyisini se&ccedil;; &ccedil;&uuml;nk&uuml;</span><span><strong> iyilik alışkanlık haline </strong></span><span>gelir&rdquo;</span><strong>s&ouml;zleri ve<span> &ldquo;</span></strong><span>Sizler</span><span><strong> mallarınızla </strong></span><span><strong> halkı kuşatamazsınız (onların g&ouml;n&uuml;llerini </strong></span><span>hoş</span><strong>edemezsiniz); &ouml;yleyse<span> a&ccedil;ık y&uuml;zl&uuml;l&uuml;k </span> </strong><span>ve</span><span><strong> g&uuml;zel davranışınızla o</strong></span><span><strong> nları kuşatınız; &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben Allah Resul&uuml;n&uuml;n ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: &ldquo;sizler, mallar</strong></span><span><strong>ınızla halkın g&ouml;n&uuml;llerini hoş edemezsiniz; o halde ahlakınızla onların g&ouml;n&uuml;llerini hoş edin&rdquo; </strong>beyanları bu konuda ne kadar<strong> geniş </strong></span><span>ve<strong> &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; </strong></span><span>d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n en a&ccedil;ık kanıtıdır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali ilim konusunda zamanının en b&uuml;y&uuml;k alimlerindendir. O sadece</span><span><strong> Kuran, Hadis </strong></span><strong>ve<span> din bilimi </span> </strong><span>konusunda değil, zamanın en ileri</span><span><strong> Matematik&ccedil;isi, Fen bilimcisi, Tarih&ccedil;isidir. </strong>Onda var olan bilginin derinliği karşısında onu incelemeye &ccedil;alışan araştırmacılar adeta bir birleri ile yarışırlar. O b&uuml;y&uuml;k zat m&uuml;tevazi ve<strong> Kemaleti </strong></span><span>ile insanları gelip kendisinden ihtiya&ccedil; durdukları alanlarda bilgi edinmesi i&ccedil;in defalarca &ccedil;ağrılarda bulunmuştur</span><span><strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Onun derin bilgisinden sadece </span><span><strong>dostları</strong></span><span><strong> ve sevenleri değil, ona bir t&uuml;rl&uuml; mesafeli olan kişiler de yararlanmış ve bunu da kendileri gene a&ccedil;ık&ccedil;a ifade etmişler</strong>dir. Hz. Ali bir m&uuml;barek s&ouml;z&uuml;nde &ldquo;</span><span>Hz. Peygamber&rsquo;den duyduğum hi&ccedil;bir şeyi unutmadım</span><span>&rdquo; diyerek a&ccedil;ıklamışlardır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ayrıca &ldquo;Allah&rsquo;a yemin olsun ki, inen </span><span><strong>b&uuml;t&uuml;n ayetlerin</strong> ne hakkında, nerede ve kimin hakkında nazil olduğunu biliyorum. Allah bana <strong>d&uuml;ş&uuml;nen</strong>, <strong>sorgulayan</strong></span><strong> bir kalp ve <span>a&ccedil;ık bir dil</span></strong><span> vermiştir&rdquo; ve &ldquo;Allah&rsquo;ın Resul&uuml; bana her birisinden bin kapı a&ccedil;ılan tam bin ilim kapısı &ouml;ğretti&rdquo; s&ouml;zleri ile de beyan etmektedirler. O ulu zat bir &ccedil;ok defalar &ldquo; <strong>Sorun bana bilmediğiniz konuları&rdquo;</strong></span><span><strong> anlamında yaptığı &ccedil;ağrılar ile bilgisinden insanları yararlandırmaya &ccedil;alışmışlardır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hutbelerinde</span></strong><span> ve yayınladıkları </span><span><strong>genelgelerde</strong>, Valilere yazdığı <strong>mektuplardan</strong></span><span> anlaşıldığı gibi o bilgi donanımı bakımından ger&ccedil;ek bir <strong>dehadır</strong></span><span><strong>. Onun en b&uuml;y&uuml;k &ouml;zelliklerinden biri de bilgiyi insanların yararına kullanmaya g&ouml;sterdiği olağan &uuml;st&uuml; &ccedil;abasıdır. &ldquo;İlim b&uuml;t&uuml;n iyiliklerin anahtarıdır.&rdquo; S&ouml;zleri bunu &ccedil;ok a&ccedil;ık ifade etmektedir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İlme yaptığı vurgularda alimi s&uuml;rekli g&ouml;zeten, kollayan ve bilgiye yatırımı teşvik eden &ouml;zellikleri g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. &ldquo;İlim </span><span><strong> maldan</strong> hayırlıdır: İlim seni korur, <strong>malı</strong> <strong>sen</strong></span><strong> <span>korursun</span></strong><span>. </span><span>Mal vermekle azalır, ilim &ouml;ğretmekle artar. İlim hakimdir, mal ise mahkum. İlim sahibi </span><span><strong>c&ouml;mert</strong> olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun hakimidir. <strong>İlim sahibi</strong> c&ouml;mert olur, mal sahibi <strong>cimri</strong></span><span> olur. İlim ruhun gıdasıdır, mal ise cesedin gıdasıdır. Mal uzun zaman s&uuml;recinde t&uuml;kenir, ilim uzun zaman s&uuml;recinde t&uuml;kenmez ve eksilmez. İlim kalbi aydınlatır, mal ise kalbi katılaştırır. İlim </span><span><strong>peygamberlerin</strong> mirasıdır, mal ise </span><span><strong>eşkıyaların</strong></span><span><strong> mirasıdır&rdquo; s&ouml;zleri ile insanları d&uuml;nya malı yerin</strong>e </span><span>bilgiye yatırım</span><span> yapmaları ve bunu insanların yararına kullanmaları konusunda s&uuml;rekli &ccedil;ağrıda bulunur. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;İlimden başka<strong> her şey </strong></span><span><strong>azaldık&ccedil;a değeri y&uuml;kselir. İlim ise &ccedil;oğaldık&ccedil;a değeri y&uuml;kselir&rdquo; </strong>tespitleri de gene onun deyimleridir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali son derece</span><span><strong> hoşg&uuml;r</strong>&uuml;l&uuml;r. </span><span>Bunu g&uuml;ncel yaşamına s&uuml;rekli uyarlıyan, insanları da buna davet eden bir kişiliktir.</span><span> &ldquo;Ger&ccedil;ek karşısında &ouml;fkelenmek ayıptır&rdquo; &ldquo;G&uuml;ler y&uuml;z g&ouml;stermek, c&ouml;mertlik yerine ge&ccedil;er&rdquo; beyanları ile insanları hoşg&ouml;r&uuml;l&uuml; olmaya, tevazu g&ouml;stermeye, m&uuml;tezavi olmaya davet eder. Hoşg&ouml;r&uuml;ş&uuml;nden sadece yol ve inan&ccedil; konusunda taviz vermez ve diğer insanları buna riayet etmeye davet eder &ldquo;</span><span><strong>Yol c&uuml;mleden uludur</strong>&rdquo; beyanları bunu a&ccedil;ık şekilde izah eder. &ldquo;<strong>Hizmet&ccedil;iniz Allah&rsquo;a itaat etmezse onu </strong></span><span>cezalandırınız, ama eğer size itaat etmezse onu bağışlayabilirsiniz&rdquo; a&ccedil;ıklamalarında g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; &uuml;zere sadece yol konusunda tavizk&acirc;r değildir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali &ouml;z&uuml;n&uuml; bilen ve buna riayet edendir. &ldquo;<strong>Haddini bilen&nbsp;kimse, hakaret g&ouml;rmez&rdquo; </strong></span><span>a&ccedil;ıklamaları ile insanları &ouml;z&uuml;n&uuml; bilmeleri, haddi olmayan konularda s&uuml;k&uuml;t g&ouml;stermelerini, bilmedikleri konularda konuşmamaları, gerekli olmayan yerlerde konuşmamalarını, telkin eder.<strong> &ldquo;İnanan</strong></span><span><strong> insanın y&uuml;z&uuml;nde g&uuml;le&ccedil;lik</strong></span><span> vardır, kalbindeyse h&uuml;z&uuml;n. G&ouml;nl&uuml; her şeyden <strong>geniştir</strong></span><span><strong>, nefsi her şeyden a</strong> l&ccedil;ak. Y&uuml;celikten nefret eder, </span><span>ş&ouml;hrete</span><span> d&uuml;şmandır, gamı gussası uzundur, d&uuml;ş&uuml;nmesi derin, susması fazladır. Vakti yoktur, &ccedil;ok </span><span>ş&uuml;kreder</span><span>, &ccedil;ok sabreder, d&uuml;ş&uuml;nceye dalmıştır. İhtiyacı olanları g&ouml;r&uuml;nce, kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. H&ucirc;yu g&uuml;zeldir, ge&ccedil;inmesi hoş ve </span><span><strong>yumuşak</strong></span><span><strong>. Şeref ve din bakımından serttir, h&ucirc;y bakımından al&ccedil;ak&rdquo; </strong></span><span>tanımlamaları ile insanların hem </span><span><strong>&ouml;z&uuml;n&uuml;</strong> tanımalarını, hem de her konuda diğerlerine <strong>&ouml;rnek</strong></span><span> olmaları gerektiğini a&ccedil;ıklar.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İnsanların konuşurken bir birlerine <strong>saygılı</strong></span><span><strong> olmalarını, bir birleri</strong>nin s&ouml;zlerini kesmemelerini, sohbetlerini bir <strong>muhabbet</strong></span><span> ortamında s&uuml;rd&uuml;rmelerine y&ouml;nelik ş&ouml;yle bir &ouml;rnek sunar &ldquo;Ben Peygambere bir şey </span><span><strong>sorunca</strong></span><strong> beni bilgilendiriyordu. Ben <span>sessiz kalınca</span></strong><span> da O konuşmaya başlıyordu&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Elbette Hz. Ali bu misali, diğer insanların<strong> &ouml;rnek almaları </strong></span><span><strong>i&ccedil;in a&ccedil;ıklamıştır. </strong></span><span>Burada elbette g&ouml;zetilen ayrıntı, bilindiği gibi kişinin kendini bilmesidir. </span><span><strong>Anadolu Alevileri</strong> arasında s&ouml;ylenen bir s&ouml;z vardır.<strong> &sbquo;&rsquo; Sen, seni bil ki, alem de seni bilsin&rdquo;. </strong></span><span>Kişi kendini bilmek istiyorsa &ouml;z&uuml;n&uuml; bilecek ve </span><span><strong>Arif</strong></span><strong> olacak.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali&rsquo;nin</span><span>&ldquo;Hi&ccedil; kimsenin hatasını<strong> y&uuml;z&uuml;ne vurmayınız. </strong></span><span><strong> O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal </strong></span><span>g&ouml;stererek anlatınız&rdquo;</span><span>&ouml;rneği, gene<strong> &ldquo;</strong></span><span>İnsanlarla &ouml;yle g&uuml;zel ge&ccedil;inin ki</span><span><strong> &ouml;ld&uuml;n&uuml;z m&uuml; </strong>ağlasınlar</span><span>size; sağ kaldınız</span><span>mı<strong> sevgiyle </strong></span><span>&ccedil;ağırsınlar sizi&rdquo;</span><strong>bey</strong><span>anları onun ne denli <strong>İnsan-ı Kamil</strong></span><span><strong> olduğuna &ouml;rnektir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Gene<strong> &ldquo;</strong></span><span>Ben m&uuml;&rsquo;minlerin em&icirc;riyim; onların<strong> en yoksulunun ge&ccedil;indiği gibi </strong></span><span><strong> ge&ccedil;inmek zorundayım&rdquo; </strong></span><span>a&ccedil;ıklamasında, </span><span><strong>Halife</strong> olduğu ve devletin t&uuml;m olanaklarından yararlanma imk&acirc;nlarına rağmen bunu <strong> kişisel</strong> <strong>imtiyazlar</strong></span><span> olarak kabul etmediği, tam tersine <strong>Halkın en yoksulunun yaşadığı d&uuml;zeyde</strong></span><span><strong> yaşamayı hedeflemesidir. </strong></span><span>Kurani Kerim de Cenabı Allah<strong> &ldquo;Bana kul olarak yaptığınız kusurlarınızı af edebilirim, ama karşıma kul hakkı ile gelmeyiniz&rdquo; </strong></span><span>demektedir. Bu anlamda Allah bile </span><span><strong>kul hakkına</strong></span><span><strong> karışmamakta ve sorumluluğu muhatabına</strong> havale etmektedir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Ebu Hureyre&rsquo;den</span></strong><span> aktarılan bir Hadis de Hz. Peygamber, &ldquo;...<strong>&uuml;zerinde kul hakkı bulunan kişilerin kendilerini mazlumlara bağışlatmalarını..</strong></span><span><strong>.&rdquo; &ouml;ğ&uuml;tler.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>B&ouml;yle </span><span>ulvi değerler ve inan&ccedil;lar manzumesinde</span><span><strong> Hz. </strong>Ali&rsquo;nin yada aynı g&ouml;r&uuml;şleri paylaşan başka </span><strong>bir<span> Ulu insanın </span></strong><span>kul hakkına riayet</span><span>etmemesi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lemez</span><span><strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İşte Hz. Ali&rsquo;nin buyurduğu<strong>, &ldquo;...onların en yoksulunun ge&ccedil;indiği gibi ge&ccedil;inmek..&rdquo; </strong></span><span><strong>deyimi hem d&uuml;nya malı, hem de itibar ve diğer nimetlerin palaşılmasını i&ccedil;ermektedir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Onun bu saygın duruş ve s&ouml;ylemi ile g&uuml;n&uuml;m&uuml;z<strong> varlıklılarının </strong></span><span>ve</span><span><strong> devlet erk&acirc;nının </strong></span><span><strong>bu konuda ki sorumsuzlukları kıyaslandığında ne kadar b&uuml;y&uuml;k bir fark olduğu a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;lebilmektedir. </strong>Onun ge&ccedil;en bunca &Ccedil;a</span><span>ğlara ve y&uuml;zyıllara damgasını vuran, bunca zamana rağmen<strong> tarihe karışmak </strong></span><span>yerine daha</span><strong>b&uuml;y&uuml;k</strong><span>bir</span><span><strong> sevgi ve saygı </strong></span><span><strong>ile anılmasının hikmetlerinden biri de bu olsa gerektir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&ldquo;</span>Halka<span> h&uuml;rmet </span></strong><span>edenler, h&uuml;rmete mazhar, halkı</span><span><strong> tahrik </strong></span><span>edenler hakarete layık olurlar. Haki</span><span>ki dost;</span><span><strong> sıkıntılı zamanlarda, </strong></span><span>senin gurur ve</span><span><strong> izzet-i nefsini kırmadan</strong></span><span><strong>, sana yardım edenlerdir&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span> ayrıca Hz. </span><span>Muhammed&rsquo;in <strong>vahiy katipleri</strong></span><span> arasındadır. Kendisinden aktarıldığına inanılan </span><span><strong>Hadis</strong> sayısı </span><span><strong>586&rsquo;dır</strong></span><span><strong>. B&uuml;y&uuml;k ilim sahibi olmasının, Hz. Muhammed&rsquo;in</strong></span><span> t&uuml;m sırlarına vakıf olmasının hikmetlerinden biride budur. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Cemlerde, Dem&rsquo;lerde, Ayin&rsquo;lerde</span>, her t&uuml;rl&uuml; <span>aşkı niyazlarda</span></strong><span> <strong> Erenler, Evliyalar, Ulu&rsquo;</strong></span><strong>lar onun i&ccedil;in,</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&ldquo;Elim erde, y&uuml;z&uuml;m yerde,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Ererenlerin d&acirc;r-ı ma&rsquo;s&ucirc;nunda, </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hak yolunda, Muhammed Ali Divanı&rsquo;nda...</span></strong><span>&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>diyerek</span><span>yakarmış, aşkı niyazlarını sunmuş, eşiğine y&uuml;zler s&uuml;rmeyi </span><span><strong>niyet</strong> edinmiş, duaların kabul edilmelerini temenni etmiş ve </span><span><strong>şefaat</strong></span><span><strong> dilemişlerdir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>B&uuml;t&uuml;n bu s&ouml;ylemler, yol g&ouml;stericilikler, </span><span><strong>&ouml;rnek duruş ve beyanlar</strong></span><span><strong>, olağan&uuml;st&uuml; &ccedil;aba ve &ouml;zellikleri onu t&uuml;m Evliyaların Şahı yapmıştır. Evliyalar</strong></span><span> onu &ouml;yle g&ouml;rm&uuml;ş ve inanmışlardır. Hz. Ali ismi t&uuml;m <strong>Evliyaların</strong></span><span> g&ouml;z&uuml;nde b&uuml;y&uuml;k bir </span><span><strong>Şah, Ulu&rsquo;ların en Ulu&rsquo;sudur</strong></span><span>.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hakikat kapısının makamları </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>1.&nbsp;Al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml; olmak,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>2.&nbsp;Kimsenin ayıbını g&ouml;rmemek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>3.&nbsp;Yapabileceğin hi&ccedil;bir iyiliği esirgememek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>4.&nbsp;Allah&rsquo;ın her yarattığını sevmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>5.&nbsp;T&uuml;m insanları bir g&ouml;rmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>6.&nbsp;Birliğe y&ouml;nelmek ve y&ouml;neltmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>7.&nbsp;Gerceği gizlememek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>8.&nbsp;Manayı bilmek,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>9.&nbsp;Tanrısal sırrı &ouml;ğrenmek ve</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>0. Tanrısal varlığa ulaşmak ve Hakla bir olmak.&nbsp;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>HAKİKAT:</span></strong><span>Hakkı g&ouml;rmek, zaman ve mekan i&ccedil;inde <strong>Tanrısal</strong></span><span> alemin g&uuml;c&uuml; i&ccedil;erisinde erimektir.&nbsp;</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Peygamber Efendimiz, <strong>Hz. Ali&rsquo;ye</strong></span><strong> bir Hadisinde iltifatta bulunarak &ldquo;<span>Eb&ucirc; T&uuml;r&acirc;b</span></strong><span>&rdquo; demiştir. </span><span><strong>Hakikat</strong> kapısının d&ouml;rt anasıra g&ouml;re&nbsp;karşılığı&nbsp;<strong>Turab</strong></span><span>&nbsp;olmak, ona ermektir. Toprak her şeyi karşılıksız&nbsp;verir, karşılıksız alır. Her zaman ayaklar altındadır yani en al&ccedil;ak </span><span><strong>g&ouml;n&uuml;ll&uuml;d&uuml;r</strong>. Herkes tarafından </span><span><strong>&ccedil;iğnenmiş</strong></span><span> <strong> olmasına rağmen kimseye dert</strong> yanmaz. Herkese </span><span><strong>hoşg&ouml;r&uuml;</strong></span><span> ile, sevgi ve </span><span> <strong>şevkat</strong></span><span><strong> ile&nbsp;yaklaşır. Toprak c&ouml;merttir. Toprak berekettir. Toprak, onla başlayıp onla bitmektir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Ebu T&uuml;rap</span></strong><span>, Alevilikte Hz. Ali şahsında <strong>toprağın</strong></span><span><strong>babası</strong></span><span><strong> anlamına gelir. Bu onun m&uuml;tevaziliği yanında evrenin &ndash; Her şey doğadan gelir, doğaya gider- felsefesinden kaynaklanır. İnsanoğlu doğar, b&uuml;y&uuml;r, yaşar, &ouml;l&uuml;r ve toprak olur. İnsan g&uuml;n&uuml; gelince</strong></span><span> toprak olur, toprakla birleşir ve b&uuml;t&uuml;nleşir. Ona karışır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Turab, bitki, hayvan ve insanda gizli olan ger&ccedil;ek &ouml;z hep </span><span><strong>Hakk&rsquo;ın</strong></span><span> kendisidir. Kendini kendisine ancak </span><span><strong>d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; kapıdan</strong></span><span><strong> sonra anlatabilmiştir. Eba Turab&rsquo;ın anlamı da, b&uuml;t&uuml;n varlık alemi Hz. Ali&rsquo;nin nurundan </strong></span><span>olmuştur. B&uuml;t&uuml;n bu aşamaları yaşayan, bilinmesini isteyen Ali&rsquo;nin kendisidir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Ali,</span></strong><span> İslamiyette, </span><span><strong>Hz. Peygamberden</strong></span><strong> sonra <span>en b&uuml;y&uuml;k</span></strong><span> temsilcisidir. Onun bu Ulu zat hakkında buyurduğu &ldquo;Ben</span><span><strong> ilmin </strong>şehriyim<strong>, </strong></span><strong>Ali<span> kapısıdır, </span></strong><span>şehri dileyen<strong> kapıya </strong></span><span>gelsin<strong>, </strong></span><strong>Ben <span>hikmetin</span> </strong><span> şehriyim, Ali kapısıdır hikmetin dileyen<strong> kapıya </strong></span><span><strong>gelsin&rdquo; deyimi bunu doğrulamaktadır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Diğer bir Hadislerinde&nbsp;de: </span><span><strong>&ldquo;</strong></span><strong>Ali<span> bendendir </span></strong><span>ben</span><span><strong> ondanım, </strong></span><span>ben<strong> kimin </strong></span><span>mevlası isem,</span><strong> Ali de<span> onun </span></strong><span>mevl&acirc;s</span><span>ıdır</span><span><strong>. </strong>Ali insanların<strong> hayırlısıdır. </strong> Kim bu kabul etmezse, ger&ccedil;ektende<strong> kafir </strong></span><span>olmuştur</span><span><strong>.</strong></span><span>..&rdquo; buyurmuşlardır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. </span>Muhammed, <span>Kur&rsquo;an-ı&nbsp;Kerim ve Hz. Ali</span></strong><span> ilişkisini ş&ouml;yle anlatıyorlar. &ldquo;Ali</span><span><strong>, Kur&rsquo;an </strong></span><strong>iledir</strong><span>ve</span><strong>Kur&rsquo;an<span>&nbsp;</span></strong><span>Ali ile; ikisi</span><span><strong> havuz kenarında </strong></span><span><strong>benimle buluşuncaya&nbsp;kadar ayrılmazlar.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Buhari&rsquo;den </span></strong><span>aktarılan bir Hadise g&ouml;re ise ş&ouml;yle buyurmuşlardır</span><span><strong>. &ldquo;</strong></span><strong> Ya Ali, bana<span>, Harun&rsquo;un Musa&rsquo;ya yakınlığı </span></strong><span>gibisin. Yalnız benden sonra</span><span><strong> peygamberlik </strong></span><strong>yoktur&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Asbağ bin Nebate&rsquo;den </span><span>aktarıldığına g&ouml;re &ldquo;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&ldquo;</span></strong><span>Kuranın <strong>&ccedil;eyreği</strong></span><span>Ehl-i Beyt&rsquo;i kapsamaktadır. </span><span><strong>Hz. Ali de Ehl-i Beyt&rsquo;in reisi</strong> konumundadır. Yalnız Hz. Ali i&ccedil;in &ouml;zel olarak inen ayetler <strong>&uuml;&ccedil; y&uuml;z&uuml;n</strong></span><strong> &uuml;st&uuml;ndedir&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Muhammed&rsquo;den Hz. Ali &uuml;zerine bir ka&ccedil; Hadis: </span></strong></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; &ldquo;Ey Ali, Allah bana buyurdu ki: Ben Ali&rsquo;yi peygamberlerle gizli olarak, seninle de olarak beraber g&ouml;nderdim&rdquo; </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; &ldquo;Hikmet, on par&ccedil;aya b&ouml;l&uuml;nd&uuml;, dokuzu Ali&rsquo;ye verildi, kalanı da diğer insanlara pay edildi&rdquo;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; &ldquo;Ben hikmet eviyim; Ali de o evin kapısıdır&rdquo;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; &ldquo;İnsanlar, Ali bin Ebi Talib&rsquo;in ne zamandan beri &ldquo;Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin&rdquo; olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun faziletlerini inkar etmezlerdi: Adem, ruh ve ceset arasındayken.&nbsp;Allah o zaman hazır bulunanlara ş&ouml;yle buyurmuştu: &ldquo;Rabbin Adem oğullarından onların bellerinden z&uuml;rriyetlerini &ccedil;ıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh &acirc;lemi): Evet şahidiz (Kal&uuml; bel&acirc;) dediler&rdquo; (Araf: 172). Allah da onlara ş&ouml;yle buyurdu: Ben Rabbinizim, Muhammed Peygamberiniz, Ali de Emir&rsquo;inizdir&rdquo;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; &ldquo;Ya Ali, doğumuna şahit olmasaydım, hikmetinin sırrına ben de akıl erdiremezdim&rdquo;</span></div>
</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Selm&acirc;n-i F&acirc;ris&icirc;&rsquo;den </span>rivayet edilen bir Hadis&rsquo;e g&ouml;re<span> Hz. Muhammed </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurmuşlardır <strong>. &ldquo;Sırrımın sahibi Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;dir</strong></span><span>.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İslam dininin Peygamberi </span><span><strong>Hz. Muhammed </strong>tarafından <strong>Hz. Ali&rsquo;nin</strong></span><strong> &ouml;zellikleri ve <span>kudsi</span> </strong><span>g&uuml;zelliklerini beyan eden ve saymakla bitmeyecek kadar &ccedil;ok olan tanımlamalar onun </span><span><strong>Nur&rsquo;u</strong></span><span> hakkında bir fikir verebilir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Elbette Hz. Ali hakkında inen </span><span><strong>Ayetler</strong>, Hz. Muhammed tarafından aktarılan <strong>Hadisler</strong></span><strong> , binlerce ve onbinlerce <span>Ulu Evliyanın</span></strong><span> anlatımı veya aktarımı onu anlamaya yetmez. Kişi burada <strong> d&uuml;nya g&ouml;z&uuml; ile değil</strong></span><span><strong>, onu Alevilikte s&uuml;rekli anlatılan batın g&ouml;z&uuml; a&ccedil;ık olduğu ve buna vakıf olduğu kudret</strong></span><span> &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nde hikmetini anlayabilir. Onu anlamanın, ona kısmen de olsa hikmetine nail olmanın esas yolu, onu </span><span><strong>g&ouml;rebilecek</strong></span><strong> <span>g&ouml;zlere</span></strong><span> ve <strong>g&ouml;n&uuml;llere</strong></span><strong> sahip olmakla m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bizim burada yaptığımız tanımlama sadece <strong>g&ouml;remediğimiz</strong></span><span><strong> ama kısmen hissetmeye &ccedil;abaladığımız, bir bakıma adeta </strong></span><span><strong>karanlıkta el yordamı ile</strong> bir şeyleri analize etmeye benzer</span><span><strong>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali&rsquo;nin şu s&ouml;zleri belki an</span><span>alizmize </span><span><strong>kısmi</strong></span><span><strong> bir daha katkı sunabilir. </strong></span></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Bizim emrimiz g&uuml;&ccedil;t&uuml;r, g&uuml;&ccedil;leştirilmiştir, &ccedil;etindir &ccedil;etinleştirilmiştir, gizlidir, perde altına alınmıştır, ona Allah&rsquo;a yakın bir melek, veyahut g&ouml;nderilmiş bir peygamber veyahut Allahın kalbini imanla sınadığı bir m&uuml;minden başkası tahamm&uuml;l edemez. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Y&acirc; Rabb&icirc;! Ben sana cennet i&ccedil;in değil, cehennem korkusu i&ccedil;in de ib&acirc;det etmiyorum. Belki seni tapınmağa l&acirc;yık olarak tanıdığım i&ccedil;in ib&acirc;detimi yapıyorum.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Y&acirc; Rabb&icirc;! Ben sana cennet i&ccedil;in değil, cehennem korkusu i&ccedil;in de ib&acirc;det etmiyorum. Belki seni tapınmağa l&acirc;yık olarak tanıdığım i&ccedil;in ib&acirc;detimi yapıyorum.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Allahu Teala hi&ccedil;bir peygamber g&ouml;ndermemiş ki ben onun borcunu ve vad ettiğini yerine getirmiş olmayayım.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Allah&rsquo;a ant olsun ki, Hayber kapısını cismani kuvvetle değil, Rabbani kuvvetle s&ouml;kt&uuml;m.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Sorun bana beni kaybetmeden! &Ouml;l&uuml;mlerin, belaların ve neseplerin ilmini bilen kimseye sormak istemez misiniz.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Ey insanlar, sorun bana beni kaybetmeden; hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben g&ouml;ğ&uuml;n yolları hakkında, yerin yollarından daha &ccedil;ok</span><span> bilgi sahibiyim.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Sorun bana, beni kaybetmeden. Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben Arş&rsquo;ın altında sorulduğum her şeyden haber verebilirim&rdquo;</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Sorun bana, beni kaybetmeden. Taneyi yaran ve insanı yaratan (Allah&rsquo;a) andolsun ki ben Tevrat&rsquo;ı, Tevrat ehlinden, İncil&rsquo;i, İncil ehlinden ve Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ı, Kur&rsquo;&acirc;n ehlinden daha iyi bilirim&rdquo;</span></div>
</li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>O Ulu zat bir başka s&ouml;z&uuml;nde ş&ouml;yle buyurmaktadır</span><span><strong>. &ldquo;</strong></span><strong>Resulullah<span>, dilini </span></strong><span>benim ağzıma koydu</span><span><strong>; </strong></span><strong>bununla kalbimde<span> bin ilim kapısı </span></strong><span>a&ccedil;ıldı ki her birisinden de<strong> bin kapı </strong></span><span><strong>a&ccedil;ılmaktadır&rdquo;</strong></span></div>
</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Elbette o y&uuml;ce <strong>Nur</strong></span><strong>, &ldquo;<span>Resulullah, dilini benim ağzıma koydu</span><span>..&rdquo; derken bildiğimiz dili değil, Ondan aldığı ilham</span> </strong><span> ve hikmeti kast etmektedir. Ariflik, s&ouml;yleneni, </span><span>y&uuml;klendiği anlam itibarı ile anlamaktan ge&ccedil;er. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Gene Hz. Ali, </span><span><strong>Hutbet&uuml;l Beyan&rsquo;da ş&ouml;yle buyurmuşlardır. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&ldquo;Ben sırların sırrıyım...ben harflerin sırrıyım</span></strong><span>...&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu konuda aşağıda belirttiğimiz alıntı </span><span><strong>dikkatle</strong></span><span> okunmalıdır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;Harflerin sırrından maksat Kuranı Kerimde bazı s&uuml;re başlarında bulunan mukatta (kesik) harfleridir. Bu Harfler</span><span><strong> Allah </strong></span><strong>ile<span> Peygamberi </span></strong><span>arasında bir şifredir</span><span><strong>. Hz. Ali </strong>bu sırların ne olduğunu bildirmişlerdir. Bunlar<strong> : &ldquo;Elif, L&acirc;m, Mim, R&acirc;, K&ecirc;f, H&acirc;, Y&acirc;, Ayn, S&acirc;d, T&acirc;, Sin,&nbsp;H&icirc;, K&acirc;f, N&ucirc;n&rdquo;&nbsp;</strong></span><span>Bu harflerin sayısı</span><span><strong> 14&rsquo;t&uuml;r. </strong></span> <strong>Hi&ccedil; bir harf</strong><span>eksilmeden bu harfler</span><span><strong> bir araya geldiği zaman, </strong></span><span><strong> ş&ouml;yle bir c&uuml;mle oluşturmaktadı</strong>r</span><span><strong>: &ldquo;ALİ SIRAT HAK, NEMSİK&Uuml;H&Uuml;&rdquo; VE &ldquo;SIRAT ALİ HAK, NEMSİK&Uuml;H&Uuml;&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>T&uuml;rk&ccedil;e Anlamı </span><span>ş&ouml;yledir: &ldquo;ALİ HAK YOLUDUR, ONU TUTUYORUZ&rdquo; ve &ldquo;ALİ&rsquo;NİN YOLU HAKTIR, ONU TUTUYORUZ</span> </strong><span><sup>(14)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Gene şu alıntı dikkatle okunursa gerek Kuran ve gerekse Hz. Ali&rsquo;nin hikmeti konusunda bir fikir</span><span> verebilir.<strong> &ldquo;</strong></span> <strong>Bil ki t&uuml;m<span> Semavi kitapların esrarı </span></strong><span>Kur&rsquo;an&rsquo;da toplanmıştır</span><span><strong>, </strong> Kur&rsquo;an&rsquo;ın t&uuml;m esrarı</span><span><strong> Fatiha&rsquo;dadır</strong></span><span><strong>, Fatiha&rsquo;nın t&uuml;m esrarı Besmelededir, </strong></span><span>Besmelenin t&uuml;m esrarı</span><span>&lsquo;B&rsquo; harfindedir, &lsquo;B&rsquo; harfinin t&uuml;m esrarı da<strong> onun altındaki noktadadır.&rdquo; </strong>Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin Hz. </span><span>Ali ş&ouml;yle buyurdu:<strong> &ldquo;&lsquo;B&rsquo; harfinin altındaki nokta </strong></span><span>benim<strong>.&rdquo;</strong></span><strong><sup>(15)</sup></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Abdurrahman bin Kesir</span></strong><span>&rsquo;den</span><span>aktarıldığına</span><strong>g&ouml;re<span>, İmam Cafer-i Sadık</span></strong><span> &lsquo;<strong>a: &ldquo;</strong></span><strong>Onlar birbirlerine <span>neyi</span></strong><span> soruyorlar, o <strong> b&uuml;y&uuml;k haberi mi</strong></span><strong>, onda <span>ihtilafa</span></strong><span> d&uuml;şm&uuml;şlerdir.&rdquo;</span><span><strong> (Nebe: 1, 2 ve 3), </strong>ve &ldquo;Velayet hak olan Allah i&ccedil;indir.&rdquo; (Kehf: 44) hakkında sorulmuş. Buyurmuşlar ki<strong>: Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin Hz. Ali&rsquo;nin velayetidir..&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>B&uuml;t&uuml;n bunlar yan yana getirildiğinde</span><span><strong> Hz. Ali </strong></span><span>hakkında<strong> Uluların, Evliyaların, Alimlerin </strong></span><span><strong>neden d&ouml;ne dolaşa &ldquo;Hikmetinin manasına varamadık Ya Ali&rdquo; </strong>diye</span><span> yakarıp niyaz ettikleri bizlere bir fikir verebilir</span><span><strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hz. Muhammed </span></strong><span>gene bir Hadisi Şeriflerinde onun i&ccedil;in ş&ouml;yle buyururlar.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&ldquo;Ali&rsquo;nin on sekiz &ouml;zelliği var ki, bunların hi&ccedil; biri bu &uuml;mmetten hi&ccedil; kimsede yoktur</span></strong><span>&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu Hadisin </span><span><strong>i&ccedil;eriğine</strong></span><span><strong> ulaşmaya &ccedil;alıştığımızda aşağıda saydığımız &ouml;zelliklerin başka birisinde olmadığını g&ouml;r&uuml;r&uuml;z.</strong><sup>(16)</sup></span></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>1. Hz. Ali K&acirc;be&rsquo;de doğan ilk ve tek insandır. </span></strong><span>Hz. Ali&rsquo;nin annesi<strong> Fatima binti Esed&rsquo;in </strong></span><span>doğum sancıları</span><span>geldiğinde Kabe civarlarındadır. <strong>Fatima binti Esed</strong></span><strong>, Allah&rsquo;a el a&ccedil;arak &ldquo;<span>Allah&rsquo;ım benim doğumumu kolaylaştır</span></strong><span>&rdquo; diye dua eder. Allah&rsquo;ın emri ile <strong>Kabe&rsquo;nin duvarı </strong></span><span><strong> yarılır ve Fatima binti Esed, K&acirc;be&rsquo;ye girerek Hz. Ali&rsquo;yi, Kabe&rsquo;de</strong></span><span> d&uuml;nyaya getirir. Hz. Ali&nbsp;doğduktan sonra&nbsp;annesi <strong>kucağına</strong></span><span> alarak onu <strong>Hz. Muhammed&rsquo;e</strong></span><span> vermiştir. Annesinden sonra onu kucağına alan ilk kişi Hz. Muhammed&rsquo;dir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>2. Hz. Muhammed&rsquo;in Musahibidir. </span></strong><span>&ldquo;.(Res&ucirc;l&uuml;m! Onlara) de ki: Size bir tek </span><strong>&ouml;ğ&uuml;t</strong> <strong> vereceğim: Allah <span>i&ccedil;in ikişer ikişer</span></strong> ve teker teker <strong>ayağa kalkın, sonra da d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n! <span>Arkadaşınızda</span></strong> hi&ccedil;bir delilik yoktur! O ancak<span> şiddetli bir </span><span><strong>azap</strong></span><strong> gelip &ccedil;atmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir&rdquo; <span>(Sebe: 46),</span></strong><span> Yeminlerinizin &ldquo;</span><span><strong>akid ile) bağladığı</strong></span><span> kimselere de kendi </span><span><strong>paylarını</strong></span><span> verin...&rdquo;<strong> (Nisa: 33</strong></span><span>), İman edip de Allah yolunda</span><span><strong> hicret </strong></span><strong>ve cihad edenler, (muhacirleri)<span> barındıran </span></strong><span>ve</span><span><strong> yardım </strong>edenler </span><span>var ya, işte ger&ccedil;ek m&uuml;minler </span><span>onlardır. Onlar i&ccedil;in <strong>mağfiret</strong></span><span><strong> ve bol rızık vardır. &ldquo;</strong></span><span>Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba (</span><span><strong>musahip</strong>) olanlar, Allah&rsquo;ın kitabına g&ouml;re, birbirlerine daha yakındırlar. Ş&uuml;phe yok ki, Allah her şeyi bilir.<strong> (Enfal: 74, 75),</strong></span><span> İsl&acirc;m dinine girme hususunda) </span><span><strong>&ouml;ne</strong></span><strong> ge&ccedil;en ilk <span>muhacirler</span></strong><span> ve <strong>ensar</strong></span><span> ile onlara g&uuml;zellikle tabi olanlar var ya, işte Allah onlardan <strong>razı</strong></span><span><strong> olmuştur, onlar da Allah&rsquo;tan razı olmuşlardır. Allah onlara, i&ccedil;inde ebed&icirc;</strong></span><span> kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu </span><span><strong>b&uuml;y&uuml;k</strong> kurtuluştur. (Tevbe: 100),. Andolsun ki Allah, m&uuml;sl&uuml;manlardan bir gurubun kalpleri</span><span> eğrilmeye y&uuml;z tuttuktan sonra, Peygamberi ve g&uuml;&ccedil;l&uuml;k zamanında ona uyan </span><span><strong>muhacirlerle</strong> ensarı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; O, onlara karşı &ccedil;ok <strong>şefkatli</strong>, pek merhametlidir. <strong>(Tevbe: 117),</strong></span><strong> Daha &ouml;nceden <span>Medine&rsquo;yi yurt edinmiş</span></strong><span> ve g&ouml;n&uuml;llerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine </span><span><strong>g&ouml;&ccedil;</strong></span><strong> edip gelenleri severler ve onlara verile</strong><span>nlerden dolayı i&ccedil;lerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri </span><span><strong>zaruret</strong></span><strong> <span>i&ccedil;inde bulunsalar</span></strong><span> bile onları kendilerine tercih ederler. Kim <strong>nefsinin cimriliğinden</strong></span><span><strong> korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Hasr: 9), </strong>Peygamber efendimiz, Muhacirlerle <strong>Ensarı</strong> bi</span><span>rbirleriyle kardeş yapmıştı. Hz. Ali &ldquo; <strong>Ya Resulallah, Esh&acirc;b-ı kir&acirc;mı birbirleriyle kardeş yaptın. Beni kimseyle kardeş yapmadın&rdquo; </strong></span><span>dedi. Resulullah buyurdular<strong>: &ldquo;</strong></span><strong>Ya Ali, sen benim <span>d&uuml;nya ve ahirette</span></strong><span> kardeşimsin.&rdquo;</span><span><sup>(17)</sup></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>3. İlim Şehrinin kapısıdır. </span></strong><span>(</span><span>Ben <strong>ilim</strong></span><span>şehriyim ve Ali onun kapısıdır. Allah-u Te&acirc;l&acirc; ş&ouml;yle buyurmuştur: &lsquo;Evlere <strong>kapılarından</strong></span><span><strong> girin. O halde, kim ilim istiyorsa, ona kapısından girsin. (Hz. Muhammed)</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>4. Z&uuml;lfik&acirc;r&rsquo;ın sahibidir</span></strong><span>. <strong>(</strong></span><span>Ali&rsquo;den &uuml;st&uuml;n yiğit </span><span><strong>(feta),</strong>, Z&uuml;lfik&acirc;rdan &uuml;st&uuml;n kılı&ccedil; yoktur. <strong>Hz. Muhammed) </strong></span><strong>Peygamber bunu <span>Uhud savaşında</span></strong><span> ordunun sancağını verdiği Hz. Ali i&ccedil;in s&ouml;ylemiştir</span><span><strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>5. Allah&rsquo;ın Arslanıdır</span><span>. (Ali dinin direğidir. Hz. Muhammed</span></strong><span>), (Eğer Ali&rsquo;nin </span><span><strong>Z&uuml;lfik&acirc;r&rsquo;</strong>ının darbesi olmasaydı, </span><span><strong>İsl&acirc;m</strong></span><span><strong> ayakta kalamazdı. Hz. Muhammed</strong>)</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>6. Fatıma&rsquo;t&uuml;z Zehra&rsquo;nın eşidir. </span><span>(Ya Ali, Resul&uuml;llah&rsquo;tan işittim. Kızı</span></strong><span><strong>Fatıma&rsquo;yı</strong></span><span><strong> sana verdiği g&uuml;n, &ldquo;Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim&rdquo; buyurdu. İlk Halife Ebu Bekir) </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>7. Hz. Hasan ve Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in dedesidir. (</span></strong><span>De ki: Sizden, yakın akrabalarımı sevip saymanızdan başka hi&ccedil;bir karşılık ve </span><span><strong>m&uuml;kafaat</strong></span><strong> beklemiyorum<span>&rdquo; (Ş&ucirc;r&acirc;: 23), </span></strong><span>Ey Ehl-i Beyt, Allah sizden her nevi pislik, k&ouml;t&uuml;l&uuml;k ve olumsuzluktan arındırıp, </span><span><strong>tertemiz</strong> kılmak ister<strong> (Ahz&acirc;b: 33),</strong></span><strong> Resul&uuml;llah buyurdu ki: <span>&ldquo;... </span> </strong><span>k&ouml;şesindeki de temizlerin &uuml;st&uuml;n&uuml;</span><span><strong> Hasan </strong></span><strong>ve<span> H&uuml;seyin&rsquo;dir</span></strong><span>.&rdquo; </span><span><strong>İlk Halife Ebu Bekir)</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>8. Hz. Peygamberin sırrıdır. (</span></strong><span>Benim </span><span><strong>sırrımın sahibi </strong></span><span><strong> Ebu Talip oğlu Ali&rsquo;dir. Hz. Muhammed),(</strong>Ben <strong>hikmet</strong></span><span> eviyim; Ali ise kapısıdır</span><span><strong> . Hz. Muhammed),</strong></span><strong> (Y&acirc; Ali, k&acirc;lell&acirc;hu li, be&rsquo;ast&uuml; Aliyyen me&rsquo;al enbiy&acirc;i batinen ve me&rsquo;ak z&acirc;hiren&rdquo;. <span>T&uuml;rk&ccedil;e</span></strong><span> <strong>Meali</strong></span><strong> : &ldquo;Ey Ali, Allah bana buyurdu ki: Ben Ali&rsquo;yi peygamberlerle <span>gizli</span></strong><span> olarak, seninle de </span><span><strong>a&ccedil;ık</strong></span><span> olarak beraber g&ouml;nderdim<strong> Hz. Muhammed).</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>9. İslam dinini ilk kabul edendir. (&ldquo;</span><span>Benimle ilk selat kılan Ali&rsquo;dir. Hz. Muhammed), &ldquo;</span></strong><span>Allah El&ccedil;isi Muhammed, bir Pazarte</span><span>si g&uuml;n&uuml; Peygamber olduğunu a&ccedil;ıkladı. Aynı g&uuml;n&uuml;n ertesi Salı g&uuml;n&uuml; ben İslam Dini&rsquo;ne girdim, onun Peygamberliğine inandım</span><span><strong>. Hz. Ali)</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>10. Hayber Kalesi fatihidir</span></strong><span>. (Yarın sancağı &ouml;yle bir kimseye veririm ki, Allah&uuml; Teala onu sever. Ben de, onu &ccedil;ok severim.</span><span><strong> Hz. Muhammed) </strong>Peygamber bu s&ouml;z&uuml; Hayber Kalesinin fethi &ouml;ncesi s&ouml;ylemiş ve ertesi g&uuml;n&uuml; sancağı Hz. Ali&rsquo;ye devretmiştir. Ve Hz. Ali Hayber kalesini feth etmiştir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>11. Kuran ile beraberdir. (</span></strong><span>Ali her hususta KuraniIle Beraberdir. O Kuran dışı bir s&ouml;z s&ouml;ylemez. Ve bir iş işlemez. Kuran da Ali&rsquo;den asla ayrılmaz</span><span><strong>. Hz. Muhammed), </strong>Ya Ali. Kur&rsquo;an da s&ouml;z&uuml; edilen kişiler, m&uuml;min kişiler sen ve seni sevenlerdir. <strong>Hz. Muhammed)</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>12. D&uuml;nya&rsquo;da Cennetle m&uuml;jdelenen ilk kişidir. (</span><span>Kıyamet g&uuml;n&uuml; Ali cennet hayvanlarından birine binmiş olarak gelir. Cenab-ı Hak buyurur ki &lsquo;Ya Muhammed</span></strong><span> Senin baban </span><span>İbrahim Halil</span><span>, ne g&uuml;zel babadır. Senin kardeşin Ali Bin Ebi Talib</span><span> ne g&uuml;zel kardeştir. -</span><span><strong>Hz. Muhammed) </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>13. Hz. Muhammed&rsquo;in yatağına yatandır. (</span><span>İnsanlardan &ouml;yleleri de var ki, Allah&rsquo;ın rızasını almak i&ccedil;in kendini ve malını feda eder. Allah da kullarına şefkatlidir.(Bakara: 207), </span></strong><span>(İman edip de </span><span><strong>hicret</strong> edenler, Allah yolunda mallarıyla, </span><span><strong>canlarıyla</strong></span><span><strong> cihad edenler ve (hicret eden esh&acirc;bı) barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. (Enfal: 72). </strong>Hz. Muhammed Medine&rsquo;ye <strong>hicret</strong></span><span> edeceği gece, Hz..Ali&rsquo;ye &ldquo;<strong>Bu gece Rabbimin emriyle Mekke&rsquo;den g&ouml;&ccedil; edeceğim ve Sevr mağarasında gizleneceğim; sende benim yatağıma yatacaksın, ne dersin </strong></span><span><strong>?&rdquo; buyurmuşlardır. Hz. Ali, onun evinde gezinerek ve yatağına girerek Peygamber&rsquo;in yokluğunu hissettirmemiş ve Mekke&rsquo;lileri</strong></span><span> oyalamıştır. Ve zaman kazanan Hz. Muhammed, </span><span><strong>Mekke, Ustan, Emec, Kudayd, Harre, Ebva, Erc, Kuba</strong> g&uuml;zergahını kullanarak Nisan 622 tarihinde Medine&rsquo;ye Hicret</span><span> eylemiş, daha sonraları da Hz. Ali, </span><span><strong>Medine&rsquo;ye</strong> g&ouml;&ccedil; etmişlerdir.</span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>14. Peygamberin&rsquo;in Sancaktarıdır. </span></strong><span>Hz. Muhammed, Hz. Aliyi</span><span><strong> yatağına bırakarak </strong></span><span>Mekke&rsquo;den Medine&rsquo;ye<strong> Hicret </strong></span><strong>ettikten sonra,</strong><span>Hz. Peygamberin buyruğu ile, <strong>İslam</strong></span><span> dinini temsilen<strong> Mekke&rsquo;de ka</strong></span><span>lan m&uuml;sl&uuml;manların sancaktarı</span><strong>ve <span>orada kalanların lideri </span></strong><span>oldu<strong>. Hz. Muhammed </strong></span><strong>ve</strong><span>diğer<strong> bazı inananlar </strong></span><span>hicret</span><strong>ettikleri</strong><span>i&ccedil;in zayıf kalan ve</span><span><strong> tedirgin </strong></span><strong>olan m&uuml;sl&uuml;manlara bir nevi<span> umut </span></strong><span>oldu. Onlara<strong> cesaret </strong></span> <strong>ve<span> moral </span></strong><span>verdi<strong>. </strong></span><strong>Bir arada tutu. Onlara <span>ışık</span></strong><span> oldu, g&uuml;&ccedil; oldu</span><span>. Ve geride kalanların t&uuml;m&uuml;n&uuml; </span><span><strong>sel&acirc;met i&ccedil;inde </strong></span><strong>&ouml;rg&uuml;tleyerek<span> sağ- salim </span> </strong><span>Medine&rsquo;ye ulaştırdı</span><span><strong>. (</strong>Ya Ali, sen benim d&uuml;nyada ve ahirette sancaktarımsın<strong>. (Hz. Muhammed) </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>15. Hz. Muhammed&rsquo;in omuzuna &ccedil;ıkan tek kişidir. </span></strong><span>1 Ocak 630 g&uuml;n&uuml;<strong> Mekke, </strong></span><strong>Medine&rsquo;li m&uuml;sl&uuml;manlar tar</strong><span>afından feth edili. </span><span><strong>11 Ocak 630</strong></span><strong> tarihinde <span>Kabe&rsquo;nin</span></strong><span> etrafında bulunan</span><span><strong> 360 </strong>civarında ki putlar oradan kaldırılır. <strong>Buvane, Uzza, L&acirc;t</strong></span><strong> gibi</strong><span>en &ouml;nemli <strong> Putlar ise </strong></span><span>Hz. Muhammed&rsquo;in isteği ile kırılır</span><span><strong>. </strong>Y&uuml;ksekteki putların kırılması i&ccedil;in Hz.Muhammed, &ldquo;<strong> Y&acirc; Ali! Omuzlar</strong></span><span>ıma bas &ccedil;ık, şunları indir, kır</span><span>&rdquo; diye buyururlar. Hz. Ali, &ldquo;</span><span><strong>Senin m&uuml;barek omzuna &ccedil;ıkamam, sen benim omuzuma &ccedil;ık.</strong></span><span>&rdquo; derer. <strong>Hz. Muhammed</strong></span><span> ısrar ettiler ve Hz. Ali, <strong>Hz.Peygamberin omuzlarına &ccedil;ıkarak</strong></span><span><strong>, putları kırarlar.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>16. Mira&ccedil;&rsquo;ta Hz. Muhammed ile konuşandır ve</span></strong><span> 40&rsquo;lar meclisinde girendir. (</span><span>Ey </span><span><strong>Ademoğulları</strong></span><span><strong>! Her ibadet evine gidişinizde g&uuml;zel giysilerinizi giyin ve (getirilen lokmaları) yiyin, i&ccedil;in, fakat israf etmeyin, &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah israf edenleri sevmez.(Araf: 31). Resulullah Miraca &ccedil;ıktığında </strong>Allahu Teala onunla birlikte<strong> b&uuml;t&uuml;n peygamberleri </strong></span><span>bir araya topladı ve ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;Ey Muhammed, &lsquo;Senden &ouml;nceki peygamberlere sor,&rsquo; ne &uuml;zere g&ouml;nderildiniz</strong></span><strong> ?&rdquo;. Hz. Peygamber sorunca dediler ki<span>: </span></strong><span>Biz<strong>, L&acirc; il&acirc;he illall&acirc;h </strong></span><span>şehadeti<strong>, senin peygamberliğinin </strong></span><span><strong>ikrarı </strong>ve Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayeti &uuml;zerine g&ouml;nderildik<strong>.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>17. Peygamberin Vasisi ve Velisi&rsquo;dir. (</span></strong><span>Ben kimin Mevlası isem Ali&rsquo;de onun Mevlasıdır. Gadirhum&rsquo;da </span><span><strong>Hz. Muhammed), </strong>Benden sonra imam olarak halka doğru yolu g&ouml;stermek &uuml;zere seni se&ccedil;tim. Senden&nbsp;razı oldum.&rdquo;Allah&rsquo;ım O&rsquo;nu seveni sev, O&rsquo; na d&uuml;şman olana d&uuml;şman ol <strong>. (Hz. Muhammed), </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>18. B&uuml;t&uuml;m ilimlerin sahibi, bilenidir. (</span></strong><span>İlmin onda dokuzu Ali&rsquo;ye verildi. Yemin ederim ki, onda birine de ortak oldu.</span><span><strong> (Hz. Muhammed), </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>19. Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;min&rsquo;indir</span></strong><span>. (&ldquo;Eğer halk Hz. Ali&rsquo;ye Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;min&rsquo;in </span><span>ismini ne zaman bilselerdi faziletini inkar etmezlerdi. Adem </span><span><strong>Can ile Ten arasında</strong></span><span><strong> iken Cenab-ı Hakk buyurdu:Ben sizin Rabbiniz&rsquo;im. Muhammed Nebiniz, Ali de Emirinizdir.&rdquo; (16) (Hz. Muhammed</strong>)&nbsp;Ben kimin efendisi isem<strong>, Ali de onun efendisidir. </strong></span><span>Allah&rsquo;ım, Ali&rsquo;ye</span><span><strong> dost olana dost </strong></span><strong>ol<span>, </span></strong><span>ona</span><span><strong> d&uuml;şman olana da d&uuml;şman </strong></span><span>ol<strong>. (Hz. Muhammed),</strong></span><strong><sup>(18) </sup></strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>20. En iyi h&uuml;k&uuml;m verendir. (</span></strong><span>En iyi h&uuml;k&uuml;m vereniniz Ali&rsquo;dir. <strong>Hz. Muhammed</strong></span><strong>) </strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>21. Hz. Muhammed ile a&ccedil;ık&ccedil;a gelendir. </span></strong><span>Hi&ccedil;bir peygamber yoktur ki<strong>, onunla Ali gizli </strong></span><strong>olarak<span> g&ouml;nderilmiş </span></strong><span>olması</span><span>n</span><span><strong> , benimle ise a&ccedil;ık </strong></span><span>olarak</span><span>g&ouml;nderilmiştir. </span><span><strong>Arap&ccedil;a</strong></span><strong> Meali<span>: &ldquo;</span> </strong><span>Me min nebi ill&acirc; ve b&uuml;isa meah&uuml; Ali b&acirc;tinen ve mai</span><strong>z&acirc;hiren<span>&rdquo;</span></strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>22. &Uuml;mmetin en bilgilisi ve en iyi h&uuml;k&uuml;m verenidir. (Ali</span></strong><span> bin Eb&icirc; T&acirc;lib, benden sonra &uuml;mmetimin en <strong>bilgilisi</strong></span><strong> ve ihtilaf ettikleri konularda en <span>iyi h&uuml;k&uuml;m verenidir. Hz. Muhammed) </span></strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>23. Adının anılması ibadet olandır. (Ali&rsquo;yi anmak ibadettir. Hz. Muhammed) </span></strong></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>24. Kendi Tabutunu &ccedil;ekendir.</span></strong><span>.<strong> (</strong></span><span>Ben &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;m vakit, <strong>yıkayın ve kefene sarın</strong></span><span><strong>. Tabuta koyup, nam&acirc;zımı kılınız. &Acirc;lem-i gaybdan bir deve gelip &ouml;n&uuml;n&uuml;zde &ccedil;&ouml;ker</strong>. Beni o <strong>devenin</strong></span><span> &uuml;zerine koyun. Benim ardımca </span><span><strong>K&ucirc;fe</strong> kapısına kadar gelin. Ondan sonra beni koyun. Siz geri d&ouml;n&uuml;n (<strong>Hz. Ali).</strong></span><strong> <span>İmam</span></strong><span> <strong>Ali</strong></span> <strong> <span>şehit</span></strong><span> olarak Hakka y&uuml;r&uuml;meden &ouml;nce Ali oğullarına yaptığı </span><span><strong>vasiyeti</strong></span> <strong> &uuml;zerine </strong><span>cenazesi ile başkasının ilgileneceğini ve cenazesinin evden almak &uuml;zere gelen kişiye verilmesini ister. Hz. Ali&rsquo;nin cenazesini devenin &uuml;zerine y&uuml;kleyip, oradan uzaklaşan y&uuml;z&uuml; &ouml;rt&uuml;l&uuml; yabancıyı <strong>Hz. Ali&rsquo;nin oğulları</strong></span><span> gizlice takip ederler. Bir ara y&uuml;z&uuml;ndeki &ouml;r</span><span>t&uuml;n&uuml;n a&ccedil;ılmasıyla, cenazeyi alıp g&ouml;t&uuml;renin de <strong>Hz. Ali olduğunu </strong></span><span>g&ouml;r&uuml;rler. Bu keramet bir&ccedil;ok </span><span><strong>Alevi-Bektaşi</strong></span><span><strong> deyişine de kaynaklık etmektedir. Şah Hatai, bir deyişinde &ldquo;Ali&rsquo;dir cesetin kendisi yuyan, Yuyup kefeniyle tabuta koyan, Ali&rsquo;dir devesin kendisi yeden, Hak ile Hak olan Arslan Ali&rsquo;dir </strong>&ldquo; derler. Daha sonra </span><span><strong>İmam</strong></span><span><strong>Cafer-i Sadık.</strong></span><span> kabrin <strong>Necef&rsquo;te</strong></span><span> olduğunu beyan etmiş ve bug&uuml;n </span><span><strong>Necef&rsquo;te</strong></span><span> olduğu kabul edilen Hz. Ali&rsquo;nin t&uuml;rbesi yaklaşık 100 sene sonra ortaya &ccedil;ıkarılmıştır.</span><span><sup>(19)</sup></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>25. Darda kalan Peygamberin kavuşanıdı</span></strong><span>r.</span><span> Hz Ali g&ouml;zlerinin rahatsız olduğu i&ccedil;in Uhud</span><span> Savaşına katılamamıştır. &Ouml;zellikle </span><span><strong>ok&ccedil;ulardan</strong> oluşan M&uuml;sl&uuml;man askerlerin bir kısmı, Peygamberin emrine itaat etmeyip savaşı kazandıkları varsayımı ıle <strong>ganimet</strong></span><span> peşine d&uuml;ş&uuml;nce Mekke&rsquo;liler toparlanır ve karşı saldırıya ge&ccedil;erler. Zor dumda kalan m&uuml;sl&uuml;manlar b&uuml;y&uuml;k kayıp verirler. </span><span><strong>Hz. Muhammed&rsquo;in</strong> amcası <strong>Hz. Hamza</strong></span><span> şehid edilir. Savaşta Hz. Muhammed&rsquo;in <strong>dişleri</strong></span><span><strong> kırılır ve bir &ccedil;ukura</strong></span><span> yuvarlanır. Hz. Peygamber o sırada &ldquo;<strong>Yetiş Ya Ali</strong></span><span>&rdquo; diye </span><span><strong>Hz. Ali&rsquo;yi &ccedil;ağırır</strong></span><span>. Ve o ulu zat </span><span>anında oraya yetişir. Hz. Muhammed&rsquo;in kanayan dişinden </span><span><strong>kanlar</strong> akmaktadır. Hz. Ali o kanı alıp </span><span><strong>başına</strong></span><span><strong> s&uuml;rer. İlk Kızılbaş kavramı orada ortaya &ccedil;ıkar ve Hayber</strong></span><span> savaşında başlara kırmızı sancakların bağlanması ile İslamiyete yerleşir. Hz. Muhammed belindeki </span><span><strong>Z&uuml;lfik&acirc;r</strong></span><strong><sup>(12)</sup></strong><span> adlı kılıcı orada Hz. Ali&rsquo;ye </span><span><strong>hediye</strong></span><strong> eder ve <span>ordu</span></strong><span><strong>sancağını</strong></span><span> kendisine verir. Hz. Ali <strong>Uhud</strong></span><span> savaşında bir </span><span><strong>aslan gibi k&uuml;krer</strong> ve ortalığı dağıtır. O Ulu zat bu savaşta tam <strong>16 yerinden</strong></span><span> yaralanır. Hz. Muhammed onun i&ccedil;in ş&ouml;yle buyurur. &ldquo;<strong>Ali Allahın Aslanıdır&rdquo;.&nbsp;</strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>26. G&uuml;neş ile konuşandır. </span></strong><span>Resulullah, </span><span><strong> İmam Ali bin Ebi Talib&rsquo;e</strong></span><span><strong> ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;Ey Hasan&rsquo;ın babası</strong>! </span><span><strong>G&uuml;neş ile konuş, kendisi sana cevap verecektir</strong></span><span><strong>.&rdquo;İmam Ali ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Sana selam olsun, ey salih ve Allah&rsquo;a itaatkar olan kul</strong>&rdquo; Bunun &uuml;zerine g&uuml;n</span><span>eşten ş&ouml;yle bir nida geldi: &ldquo;Sana da selam olsun ey</span><span><strong> M&uuml;minlerin Emiri, </strong>takva ehlinin imamı, ak y&uuml;zl&uuml;lerin komutanı. Ey Ali, </span><span><strong>sen ve yandaşların </strong></span><span><strong>cennettesiniz. Ey Ali, toprak ilk olarak Muhammed&rsquo;in &uuml;zerinden yarılacak, sonra da senin &uuml;zerinden, </strong> ilk gelecek olan Muhammed&rsquo;tir, sonra da sen, ilk olarak giydirilecek olan Muhammed&rsquo;tir, sonra sen.&rdquo; Bunun &uuml;zerine </span><span>İmam Ali secdeye kapanır ve ağlamaya başlar. Bunu g&ouml;ren Resulullah, <strong>İmam Ali&rsquo;nin</strong></span><span><strong> yanına gelip ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ey kardeşim ve habibim, başını kaldır, Allah s</strong> eninle yedi g&ouml;k ehline &ouml;v&uuml;n&uuml;r.&rdquo;<sup>(20)</sup></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><strong><span>27. Hz. Muhammed&rsquo;in cenaze namazını kılan İmamdır. </span></strong><span>Hz. Muhammed bir hadislerinde &ldquo;</span><span><strong>Ben d&uuml;nyayı değiştirdiğimde burada bulunup da benim cenazeme katılmayanlara benim şefaatim yoktu</strong></span><span>r.&rdquo;<sup>(21)</sup>, Buyururlar. Hz. Peygamber Hakka y&uuml;r&uuml;y&uuml;nce toplam <strong>17</strong></span><span> kişiden oluşan, başta </span><span><strong>Hz. Ali, Selmani Farisi</strong>, Peygamberin amcası </span><span><strong>Abbas ve diğer Ehli Beyt mensupları,</strong></span><span><strong> Peygamberin defin işleri ile uğraşırken, Hz. Muhammed&rsquo;in Gadirhum&rsquo;da</strong></span><span> yaptığı </span><span><strong>vasiyet</strong></span><span> doğrultusunda bazı kişiler Hz. Ali&rsquo;ye geli</span><span>p <strong>biat etmek</strong></span><strong> isterler. Hz. Ali onlara &ldquo;<span>Ben Resulullah&rsquo;ın cenazesi ile meşgul&uuml;m&rdquo;</span></strong><span> diyerek ilgi g&ouml;stermez. </span><span><strong>Hattap oğlu</strong></span><span> <strong>&Ouml;mer</strong></span><span> baskı ile halkı </span><span><strong> Ebu Bekir&rsquo;e</strong></span><strong> biat etmeye zorlar ve <span>3 g&uuml;n</span></strong><span> s&uuml;reyle <strong>Halifelik</strong></span><strong> se&ccedil;imi ile ilgilenirler. Peygamberin &ldquo;<span>Ben d&uuml;nyayı değiştirdiğimde burada bulunup da benim cenazeme katılmayanlara benim şefaatim yoktu</span></strong><span>r&rdquo; s&ouml;z&uuml;n&uuml; d&uuml;ş&uuml;nerek </span><span><strong>3 g&uuml;n sonra </strong>Peygamber&rsquo;i kabirden &ccedil;ıkarıp <strong>tekrar t&ouml;ren</strong></span><strong> <span>yapma</span></strong><span> girişiminde bulunmak isterler. Hz. Ali bu işe </span><span><strong>&ccedil;ok sinirlenir</strong>. Kabrin başına ge&ccedil;erek </span><span><strong>şiddetle</strong></span><span><strong> karşı &ccedil;ıka</strong>r ve </span><span>bu işlem</span><span> ger&ccedil;ekleşmez. İslam dini i&ccedil;inde Ehli Beyte ilk haksızlık bu olayla başlar ve giderek yeni &ccedil;elişkiler eklenerek, Ehli Beyte ve onu sevenlere </span><span><strong>yeni haksızlıklar</strong></span><span> ve <strong>zul&uuml;m</strong></span><span> yapılarak bu g&uuml;nlere kadar devam eder.</span><span><sup>(22) </sup></span></div>
</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Hakikat Kapısında Varlığın </span></strong><span>Nuru </span><span>olan<strong> Hz. Ali </strong></span><span>hakkında</span><span><strong>, Hz. Muhammed&rsquo;in </strong>bahsettiği</span><span><strong> &ldquo;Ali&rsquo;nin 18 &ouml;zelliği vardır, bunlar başkalarında bulunmaz&rdquo; </strong></span><span><strong>&ouml;zellikleri tam olarak nelerdir bilemiyoruz. O sırra vakıf olabilmek i&ccedil;in onu g&ouml;ren g&ouml;zlerin yardımına </strong> ihtiya&ccedil; var<strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu konuda</span><span><strong> Evliyaların, Uluların, Erenlerin </strong></span><span><strong>Hz. Ali hakkında s&ouml;yledikleri &ldquo;Sırrına vakıf olamadık ya Ali&rdquo; s&ouml;zleri hatırlatılırsa ne demek istediğimiz biraz daha iyi anlaşılır.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>O Ulu zatı bir de 7 Ulu Ozan g&ouml;z&uuml; ile irdeleyelim.</span></strong><span><sup>(23)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>PİR SULTAN ABDAL&rsquo;IN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>G&ouml;zleyi g&ouml;zleyi g&ouml;z&uuml;m d&ouml;rt oldu</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ali&rsquo; m ne yatarsın g&uuml;nlerin geldi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Korular kalmadı kara yurt oldu</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ali&rsquo;m ne yatarsın g&uuml;nlerim geldi.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>SEYYİT NESİMİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ey benim Şahım, sığınağım, </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Fazlı Rahmanım Ali,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Selam ey Şah-ı Merdan Ali </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Selam ey Fazl-ı Yezdan Ali! </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>ŞAH İSMAİL&rsquo;İN (ŞAH HATAYİ) G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Daima fikrimde zikrim ya Muhammed ya Ali.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>G&ouml;nl&uuml;m&uuml;n evinde ş&uuml;kr&uuml;m ya Muhammed ya Ali.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kendi &ouml;z&uuml;n tanıyamaz seni yakın bilmeyen.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Alemi ayinesisin ya Muahmmed ya Ali.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>FUZULİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>D&uuml;şt&uuml; H&uuml;seyin Sahra-i Kerbelaya,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Cibril koş haber ver Sultanı Enbiyaya.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>YEMİNİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hoş keramet madeni Şah&rsquo;ı velayettir Ali,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ahmed&rsquo;in nurudur, Ay gibi hidayettir Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Mucizesin Musa gibi ağa&ccedil;ta g&ouml;sterir</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ş&ouml;yle bel sapı ile umman keramettir Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>VİRANİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ali </span><span>İncil, Ali Tevrat,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ali Zebur, Ali Kur&rsquo;an,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ali Fazl&rsquo;ur &ndash; Rahman,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ali&rsquo;dir s&uuml;mme vech&rsquo;ul-lah.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>KUL HİMMET&rsquo;İN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hi&ccedil; kesmezem eteğinden elimi,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hak katında kabul ettim &ouml;l&uuml;m&uuml;,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Doğru s&uuml;r&uuml;n evliyanın yolun,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ol m&uuml;min kulların g&ouml;rsem Ya Ali.&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Anadolu <strong><span style="text-decoration: underline;">Alevi</span></strong></span><span><strong><span style="text-decoration: underline;">liği İnan&ccedil; &ouml;nderlerinin</span></strong></span><span><strong> Hz. Ali&rsquo;yi nasıl g&ouml;rd&uuml;klerine dair bir ka&ccedil; &ouml;rnek alalım. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>HACI BEKTAŞ VELİ&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&ldquo;Ama <strong>can</strong></span><span> anın&ccedil;&uuml;n (onun i&ccedil;in) dirilir. Zirakim, d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; can marifettir, Beşinci can aşktır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Nitekim </span><span><strong>ol fahri din &ccedil;erağı</strong></span><span><strong> (ışığı) Muhammed Mustafa</strong> buyurur....&rdquo;<sup>(24)</sup>, Bir g&uuml;n </span><span>Tanrı Aslanı Ali</span><span> keremullahi ve&ccedil;heye sordular: Tanrıyı g&ouml;r&uuml;rm&uuml;s&uuml;n ki taparsın? Ali eder. (cevap verir? </span><span><strong>G&ouml;rmesem tapmayıdım</strong></span><span> (tapmaz idim)<sup>(25)</sup><strong>,</strong></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY">SER&Ccedil;EŞME HACE BEKTAŞ VELİ&rsquo;NİN SOY SECERESİ</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İmam Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İmam H&uuml;seyin</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İmam Zeynel&acirc;bid&icirc;n</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İmam Ca&rsquo;fer Sadık </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>İmam M&ucirc;sa K&acirc;zım</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid İbrahim El-M&uuml;kerrem El-M&uuml;cab</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid Hasan El-M&uuml;cab</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid Muhammed</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid Mehd&icirc;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid İbrahim</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid Hasan </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid İbrahim </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid Muhammed </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid İshak</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid M&ucirc;sa </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid İbrahi</span><span>m Es-S&acirc;n&icirc;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Es-Seyyid Hacı Bektaş Veli </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>BEKTAŞİ BABA VE BABADEDELERDEN BİR G&Uuml;LBENK DUASI </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Allah Allah illallah</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Baş uryan, sine p&uuml;ryan, kılı&ccedil; alkan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu meydanda nice başlar kesilir</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Olmaz hi&ccedil; duyan.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Eyvallah, eyvallah</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kahrımız, kılıcımız, d&uuml;şmana ziyan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kulluğumuz padişaha ayan</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&Uuml;&ccedil;ler, yediler, kırklar</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>G&uuml;lbeng-i Muhammed&icirc;, nur-ı Neb&icirc; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kerem-i Ali</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Pirimiz, sultanımız Hacı Bektaş-ı Veli</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Demine devranına h&ucirc; diyelim h&ucirc;...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>MEVLANA&rsquo;NIN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu b&ouml;yledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, g&uuml;neş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O&rsquo;dur.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>YUNUS EMRE&rsquo;NİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kırkların birisine &ccedil;almışidim nişteri</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kırkından kan akıdıp ibret g&ouml;steren menem</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Muhammed&rsquo;i yarattı mahl&ucirc;ka şefkatinde</span><span>n </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hem Ali&rsquo;yi yarattı m&uuml;minlere fazlıdan.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>ABDAL MUSA&rsquo;NIN G&Ouml;Z&Uuml;NDEN, KAYGUSUZ ABDAL&rsquo;IN </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>DİLİNDEN</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ali geldi adım bahane </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>G&uuml;vercin donunda kondum cihana </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Abdal Musa oldum geldim zemana </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Arif anlar bizi nice sırdanuz.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>BAŞK&Ouml;YL&Uuml; HASAN EFENDİNİN G&Ouml;Z&Uuml; İLE</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Yerler, g&ouml;kler yok iken biz var idik,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Varın emriyle sır g&ouml;mleğini giydik,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Nik&acirc;hımız kılındı ervahı ezzele erdik,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Rahmetler deryasında gayrı yok dediler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>D&uuml;nyayı bizler yaptık, yoğurduk,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Muhammed Ali ervahların doğurduk,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>İki Cihana tell&acirc;l edip duyurduk,</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>Haktan gay</span></strong><span>ri ikrarınız yok dediler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hz. Ali</span><span><strong> Varlık </strong></span><span><strong>ile b&uuml;t&uuml;nleşmiş, varlığın</strong> ve </span><span><strong>ikrarın</strong></span><span><strong> kendisi olmuştur. İmam Cafer Buyruğunda Hz. Ademin </strong></span><span>başını kaldırıp yukarı baktığında (T&uuml;rk&ccedil;esi</span><span><strong>) &ldquo;Allah birdir, Muhammed onun el&ccedil;isidir&rdquo; </strong></span><span>yazısını g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yazılıdır. O yazı bir nurdur. O ikrardır. O varlıktır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>T&uuml;m</span><span><strong> Nebilerin, Velilerin, Uluların, Kerem sahiplerinin, Alimlerin </strong></span><span><strong> kabul ettiği, inandığı ve eyvallah </strong></span><span>dediği nur</span><span><strong> Hak Muhammed Ali </strong></span><strong>nurudur<span>. Hz. Ali </span></strong><span>evvelden ahire kadar her varlığın nu</span><span>rudur</span><span><strong>. D&uuml;nyayı, ve t&uuml;m doğayı var eden bu nurdur. </strong></span><span><strong>Allah kendi nurundan Hz. Muhammed ve Hz. Ali&rsquo;yi yaratmıştır. Hz. Ali &ouml;l&uuml;ms&uuml;zd&uuml;r. O sadece don değiştirmiş varlığın i&ccedil;ine girmiştir. Doğanın var olma ve toprak olma kanunu bunun &uuml;zerinedir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Alevilikte</span><strong>bu</strong><span>nur</span><span><strong> &ldquo;Kal&uuml; Beli&rsquo;den (ezelden) bu yana vardır ve devam eder&rdquo; </strong></span><span>denilir<strong>. </strong></span><strong>Allah<span>, Kent&uuml; Kenz (</span></strong><span>yaradılış</span><span><strong>) </strong></span><strong>d&ouml;neminde <span>kendi g&uuml;zelliğini</span></strong><span> g&ouml;rmek istedi ve<strong> kendi nurundan </strong></span><span>bu nuru yarattı</span><span><strong>. &ldquo;S&uuml;dur&rdquo; </strong></span><strong>teorisi</strong><span>olarak da adlandırılan bu olayda, O nur Allahın bir par&ccedil;asıdır. </span><span><strong>Hz. Ali o Nur&rsquo;dur. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>&lsquo;K&uuml;nt&uuml;</span></strong><span> <strong>Kenz&rdquo;</strong></span><span> dediğimiz yani Tanrının ilk durumu anlamında bir yorum i&ccedil;eren kavram ile, </span><span><strong>gizli hazine</strong> denilen tanrı, </span><span><strong>sevgi ve aşk</strong></span><span><strong> nedeniyle yaratıldı. Bu durum &ouml;zellikle Tasavvufta vahdeti v&uuml;cut</strong></span><span> kavramını meydana getiriyor ki Alevilikte <strong>Tanrı, doğa </strong></span><span><strong>ilişkisini &ndash;S&uuml;dur</strong></span><span>- teorisi &ccedil;er&ccedil;evesinde algılıyoruz.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu &ouml;ğreti de <strong>Tanrıdan &ccedil;ıkıp yeniden Tanrıya d&ouml;nen</strong></span><span><strong> bir devir vardır.</strong></span></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Birinci aşamada <strong>mu&acirc;laktır</strong></span><span><strong> (muğlaktır), yani Tanrıyı kendi bilincinin farkına varması veya yabancılaşması ile başlar. </strong></span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; İkinci aşamada <strong>kişiliği</strong></span><span><strong> vardır. Evrenin b&uuml;t&uuml;n ruhsal ve maddesel</strong></span><span> olgularının yaratılışı i&ccedil;in gerekli kaynağı kendi </span><span><strong>&ouml;z&uuml;nde</strong> taşımaktadır. Bu aşama da <strong>Hak ve Hakikat</strong></span><span> olarak algılanır. Alevilikte Tanrının tercih edilen tasavvufunun adı da <strong>Haktır</strong></span><span>. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; aşam</span><span>ada ise <strong>Hak&rsquo;tan</strong></span><strong> <span>aklı ererek</span> </strong><span> gelir, </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; aşamada &ndash; <strong>Akıl</strong></span><span> - gelir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Beşinci aşamada &ndash; </span><span><strong>Ruh</strong></span><span> - vardır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Altıncı aşamada &ndash; </span><span><strong>G&ouml;k</strong></span><span>- vardır. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Yedinci aşamada &ndash; </span><span><strong>Nitelik</strong></span><strong>- gelir. <span>(Toprak, Hava, Su ve Aşk</span> </strong><span> kavramları gibi) </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Sekizinci aşamada </span><span><strong>Adem</strong></span><strong> ile &ndash; <span>İnsan- ı Kamil</span> </strong><span>- yaratılır ve Tanrıya d&ouml;n&uuml;ş ger&ccedil;ekleşir. </span></div>
</li>
<li>
<div align="JUSTIFY"><span>?&nbsp; Son aşama ise &ndash;<strong>Tanrı, Evren, İnsan</strong></span><span><strong>&ndash; kavramı &uuml;zerindedir ve bu nedenle oluşumun ileriye doğru gelişimi zorunludur. &nbsp;</strong></span></div>
</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span> evreni yaratan Allahın </span><span><strong>g&uuml;c&uuml;n&uuml;n nuru</strong> olduğu i&ccedil;in de ona &ldquo;<strong>Evvel Ali, Ahir Ali&rdquo;</strong></span> <strong> denir ve &ldquo;<span>Sırlarının sırrına&rdquo;</span></strong><span> erilmez</span></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<div><img src="//www.izledost.com/templates/izledost/images/logo.png" alt="" align="" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;"><span>&nbsp;</span></p>
<div><img src="//www.facebook.com/profile.php?id=1554247228" alt="" align="" border="" hspace="" vspace="" /></div>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 18:28:55 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-4-kapida-hz-ali_145.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HZ. ALİ İÇİN NE DEDİLER? (Hz. MUHAMMED’in Hz. ALİ HAKKINDA SÖYLEDİĞİ)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali-icin-ne-dediler-hz-muhammed%e2%80%99in-hz-ali-hakkinda-soyledigi_144.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div><img style="width: 204px; height: 220px;" src="/uploads/articles/10996915.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>Hz. MUHAMMED&rsquo;in Hz. ALİ HAKKINDA S&Ouml;YLEDİĞİ </p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>S&Ouml;ZLER</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>1.</span><span> Ali, benim ilmimin haznedarıdır.</span></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><span>2. Ali bendendir, ben de Ali&rsquo;denim,&nbsp;kendi yerime ancak ben veya Ali eda edebilir. </span></li>
<li><span>3. Ali benden, ben de Ali&rsquo;denim, kendisi de t&uuml;m m&uuml;minlerin Veli&rsquo;sidir.</span></li>
<li><span>4. Ali, benim ilmimin kapısıdır.</span></li>
<li><span>5. Ali benim bilgimin kapısıdır. Tebliğe memur olarak g&ouml;nderdiğim şeyleri benden sonra &uuml;mmetime bildiren, a&ccedil;ıklayan kişidir. O&rsquo;nu dinleyin. O&rsquo;na baş kaldırmak nifaktır.</span></li>
<li><span>6. Ali, benden sonra hak uğruna insanlara kılı&ccedil; sallayacaktır. </span></li>
<li><span>7. Ali, dinin direğidir. </span></li>
<li><span>8. Ali hakladır, hak da Ali&rsquo;yledir, ikisi Kıyamet G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde havuz başına varana dek birbirinden asla ayrılmazlar.</span></li>
<li><span>9. Ali, ihtilaflar hakkında h&uuml;k&uuml;m vermede insanların en bilgilisidir. </span></li>
<li><span>10. Ali, insanların ilim a&ccedil;ısından en bilgili olanıdır.</span></li>
<li><span>11. Ali her hususta KuraniIle Beraberdir. O Kuran dışı bir s&ouml;z s&ouml;ylemez. Ve bir iş işlemez. Kuran da Ali&rsquo;den asla ayrılmaz.</span></li>
<li><span>12. Ali, Kur&rsquo;an&rsquo;ladır, Kur&rsquo;an da Ali iledir. </span></li>
<li><span>13. Ali, m&uuml;minlerin dilediği ve uyduğu kişidir. Mal ise m&uuml;nafıkların dilediği şey. </span></li>
<li><span>14. Ali, Peygamber ashabının en &ccedil;ok ilim sahibi olanıdır. </span></li>
<li><span>15. Ali, &uuml;mmet i&ccedil;erisinde Allah&rsquo;ın indirdikleri hakkında en &ccedil;ok bilgi sahibi olan kimsedir</span></li>
<li><span>16. Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib, sizin aranızda Allah&rsquo;In h&uuml;km&uuml;yle h&uuml;kmetmiştir.</span></li>
<li><span>17. Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib, benden sonra &uuml;mmetimin en bilgilisi ve ihtilaf ettikleri konularda en iyi h&uuml;k&uuml;m verenidir. </span></li>
<li><span>18. Ali bin Ebi Talib&nbsp;din kapısıdır. Her kim o kapıdan i&ccedil;eri ge&ccedil;erse m&uuml;min ve her kim o kapıdan dışarı &ccedil;ıkarsa kafir olur.</span></li>
<li><span>19. Ali&rsquo;nin kapısından başka mescide a&ccedil;ılan t&uuml;m kapıları kapatmaya emrolundum, aranızda konuşanlar oldu, Allah&rsquo;a yemin olsun ki ben kendimden ne a&ccedil;tım, ne de kapattım, ben ancak emrolunduğum şeyi yerine getirdim. </span></li>
<li><span>20. Ali&rsquo;ye s&ouml;vmeyiniz, zira Ali, Allah&rsquo;ın zatına s&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r</span><span>.</span></li>
<li><span>21. Ali&rsquo;yi anmak ibadettir</span></li>
<li><span>22. Ali&rsquo;den şik&acirc;yet etmeyin; zira o, Allah&rsquo;ın z&acirc;tı hakkında katıdır ve m&uuml;d&acirc;ra ehli değildir.</span></li>
<li><span>23. &ldquo;Ali&rsquo;nin eti benim etimdir. Ali&rsquo;nin canı benim canımdır. Ali&rsquo;nin kanı benim kanımdır. </span><span>Her kim ki Ali&rsquo;yi severse, beni sever, Beni seven de Allahı sever. Her kim ki Ali&rsquo;ye d&uuml;şman olur, bana da d&uuml;şman olur, Bana d&uuml;şman olan da Allaha da d&uuml;şman olur. Ali&rsquo;nin dostluğunu kazanan benim dostluğumu, benim dostluğumu kazanan da Allahın dostluğunu kazanır&rdquo; &ndash;Veda Hutbesinden&ndash;. </span></li>
<li><span>24. Ali&rsquo;den &uuml;st&uuml;</span><span>n yiğit (feta), Z&uuml;lfikar&rsquo;dan &uuml;st&uuml;n kılı&ccedil; yoktur.</span></li>
<li><span>25. Al-i Muhammed&rsquo;i tanımak Cehennem&rsquo;den kurtuluştur; Al-i Muhammed&rsquo;i sevmek Sırat K&ouml;pr&uuml;s&uuml;&rsquo;nden ge&ccedil;iştir; Al-i Muhammed&rsquo;in velayetini kabul etmek azaptan emanda olmaktır.</span></li>
<li><span>26. Ali&rsquo;nin dostu, benim dostum; Al</span><span>i&rsquo;nin d&uuml;şmanı, benim d&uuml;şmanımdır.</span></li>
<li><span>27. Ali&rsquo;nin on sekiz &ouml;zelliği var ki, bunların hi&ccedil; biri bu &uuml;mmetten hi&ccedil; kimsede yoktur. </span></li>
<li><span>28. Ali ve yandaşları Kıyamet g&uuml;n&uuml;nde kurtulmuş olanlardır.</span></li>
<li><span>29. Ali&rsquo;ye d&uuml;şmanlık edene Allah d&uuml;şmanlık etsin.</span></li>
<li><span>30. Ali&rsquo;yi ancak m&uuml;min </span><span>sever ve kendisini ancak m&uuml;nafık buğz eder.</span></li>
<li><span>31. Ali&rsquo;yi sevmek iman, ona d&uuml;şmanlık duymak nifaktır. </span></li>
<li><span>32. Ali&rsquo;yi sevmek ateşten (Cehennemden) kurtuluştur, Ali&rsquo;yi sevmek ateşin odunu yediği gibi g&uuml;nahları yer, Ali&rsquo;yi sevmek nifaktan kurtuluştur.</span></li>
<li><span>33. Allah ban</span><span>a emretti ki, seni yaklaştırayım, sana ilim vereyim ki onunla dolasın. </span></li>
<li><span>34. Allah, meleklerine karşı her g&uuml;n Ali&rsquo;yle &ouml;v&uuml;n&uuml;r. </span></li>
<li><span>35. Allahım, Ali&rsquo;yi koruyanı sen koru, ona ikramda bulunana sen de ikramda bulun, onu hor g&ouml;reni sen de hor g&ouml;r.</span></li>
<li><span>36. Allahım. Dini k&acirc;mil ettiği, nimeti tamamladığı, benim peygamberliğime ve Ali&rsquo;nin vel&acirc;yet ve imametine razı olduğun i&ccedil;in sana ş&uuml;k&uuml;rler olsun. </span></li>
<li><span>37. Allah&rsquo;ım, ben de kardeşim Musa&rsquo;nın s&ouml;ylediğini s&ouml;yl&uuml;yorum: &lsquo;Allah&rsquo;ım bana Ehlimden bir vezir kıl, kardeşim Ali&rsquo;yi, onunla arkamı kuvvetlendir, onu işime ortak kıl, seni bol bol tesbih edelim, seni &ccedil;ok analım, ş&uuml;phesiz sen bizi g&ouml;rmektesin.</span></li>
<li><span>38. Allah&rsquo;tan istedim ki bu belleyip kavrayan kulak senin kulağın olsun. </span></li>
<li><span>39. Allah-u Teala, seni kendime yaklaştırıp asla uzaklaştırmamamı ve sana &ouml;ğretmemi emretmiştir. Senin de belleyip kavraman gerekmektedir. Hi&ccedil; kuşkusuz, Allah senin&nbsp;belleyip kavramanı sağlayacaktır.</span></li>
<li><span>40. Bana iman edip beni doğrulayana Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayetini tavsiye ederim. Kim onu veli edinirse beni veli edinmiş olur, beni veli edinen de Allah&rsquo;ı veli edinmiş olur, onu seven beni sevmiştir,&nbsp;beni seven de Allah&rsquo;ı sevmiştir, onu buğzeden beni buğzetmiştir, beni buğzeden de Allah&rsquo;ı buğzetmiştir.</span></li>
<li><span>41. Bana itaat eden Allah&rsquo;a itaat etmiş olur, bana isyan eden ise Allah&rsquo;a isyan etmiş olur. Ali&rsquo;ye itaat eden ise bana itaat etmiş olur, ona isyan eden ise bana isyan etmiş olur.</span></li>
<li><span>42. Ben Adem oğullarının efendisiyim, Ali de Arapların efendisidir. </span></li>
<li><span>43. Ben fıkıh şehriyim ve Ali de onun kapısıdır. O halde kim ilim isterse, kapı</span><span>ya gelsin.</span></li>
<li><span>44. Ben hikmet eviyim, Ali de kapısıdır.</span></li>
<li><span>45. Ben hikmet eviyim; Ali de o evin kapısıdır. </span></li>
<li><span>46. Ben hikmet şehriyim ve Ali de onun kapısıdır. O halde kim hikmet isterse, kapıya gelsin.</span></li>
<li><span>47. Ben ilmin kentiyim, Ali de kapısıdır.</span></li>
<li><span>48. Ben ilmin şehriy</span><span>im, Ali de kapısıdır. </span></li>
<li><span>49. Ben ilim şehriyim; Ali ise kapısıdır. İlmi isteyen kimse kapıdan girmelidir. </span></li>
<li><span>50. Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. İlmi isteyen kapıya gelsin. </span></li>
<li><span>51. Ben ilim şehriyim ve Ali onun kapısıdır. Allah-u Te&acirc;l&acirc; ş&ouml;yle buyurmuştur: &lsquo;Evlere kapılarından girin. O halde, kim ilim istiyorsa, ona kapısından girsin.</span></li>
<li><span>52. Ben kimin efendisi isem, Ali de onun efendisidir. Allah&rsquo;ım, Ali&rsquo;ye dost olana dost ol, ona d&uuml;şman olana da d&uuml;şman ol.</span></li>
<li><span>53. Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. </span></li>
<li><span>54. Ben</span><span> kimin mevlası isem, bu Ali de onun mevlasıdır. Allah&rsquo;ım! Ona dost olana dost ol ve ona d&uuml;şman olana d&uuml;şman ol. </span></li>
<li><span>55. Ben, bildiğim her şeyi Ali&rsquo;ye de &ouml;ğrettim; o, benim ilim şehrimin kapısıdır</span></li>
<li><span>56. Ben Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ın inişi &uuml;zerinde, onu kabul ettirmek i&ccedil;in savaşmadayım; Ali ise onun te&rsquo;vili i&ccedil;in, h&uuml;km&uuml;n&uuml;n gereğini bildirmek i&ccedil;in savaşır. </span></li>
<li><span>57. Ben, &ouml;ğrendiğim her şeyi, mutlaka Ali&rsquo;ye de &ouml;ğrettim; o, benim ilim şehrimin kapısıdır. </span></li>
<li><span>58. Ben peygamberlerin Seyyidiyim, Ali de vasilerin Seyyididir. Benden sonra vasiler</span><span>im 12 dir, birincisi Ali, sonuncuları el-Kaim Mehdi&rsquo;dir.</span></li>
<li><span>59. Ben peygamberlerin sonuncusuyum, sen de ey Ali vasilerin sonuncususun. </span></li>
<li><span>60. Ben ve Ali, aynı ağa&ccedil;tanız, insanlar ise &ccedil;eşitli ağa&ccedil;lardandırlar. </span></li>
<li><span>61. Ben ve Ali, Allah&rsquo;ın yaratıklarına olan h&uuml;cceti</span><span>yiz. </span></li>
<li><span>62. Benden sonra &uuml;mmetime ihtil&acirc;f ettikleri hususları a&ccedil;ıklayacak olan sensin.</span></li>
<li><span>63. Benden sonra s&uuml;nnete ve (yargılarda) h&uuml;k&uuml;m verme hususunda, &uuml;mmetimin en bilgilisi Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;dir. </span></li>
<li><span>64. Benden sonra fitneler zuhur edecektir. O zamanı g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;zde Ali bin Ebi Talib&rsquo;i iltizam ediniz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kendisi doğru ve yanlışı birbirinden ayırt edendir.</span></li>
<li><span>65. Benden sonra imam olarak halka doğru yolu g&ouml;stermek &uuml;zere seni se&ccedil;tim. Senden&nbsp;razı oldum.&rdquo;Allah&rsquo;ım O&rsquo;nu seveni sev O&rsquo; na d&uuml;şman olana d&uuml;şman ol. </span></li>
<li><span>66. Ben</span><span>den sonra fitne (huzursuzluk) olacaktır. Bu oldumu, Ebu Talip oğlu Ali tarafını tutun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; O bana ilk iman edendir. Kıyamettede benimle ilk dostluk edecek odur. O Sıddıık-ı Ekber&rsquo; dir. </span><span>O bu &uuml;mmetin Faruk&rsquo;udur. O m&uuml;minlerin ulusudur, reisidir.</span></li>
<li><span>67. Ben kim</span><span>in mevlası isem Ali&rsquo;de onun mevlasıdır, &ouml;z&uuml;n&uuml;z doğru&nbsp;olarak O&rsquo;na uyun...&rdquo;. &ldquo;Allah&rsquo;ım O&rsquo;nu seveni sev. O&rsquo; na d&uuml;şman olana d&uuml;şman ol&rdquo;. </span></li>
<li><span>68. Benden sonra fitneler olacaktır. Bunlar ger&ccedil;ekleştiğinde sizler iki şeye tutunun, Kuran&rsquo;a ve Ali ibin Ebi Talib&rsquo;e.</span></li>
<li><span>69.</span><span> Bir kişi, Beyt-&uuml;l Haram&rsquo;da R&uuml;kun ile Makam arasında devamlı zikir edip oru&ccedil; tutsa dahi, <span style="text-decoration: underline;">&Acirc;l-i Muhammed&rsquo;e kin duyduğu taktirde</span></span><span> mutlaka Cehennem&rsquo;e gidecektir</span></li>
<li><span>70. Biz Ehl-i Beyt&rsquo;i ancak m&uuml;&rsquo;min ve muttaki olan sever; ve bize ancak m&uuml;nafık ve şaki olan kin besl</span><span>er.</span></li>
<li><span>71. Biz Ehl-i Beyt&rsquo;in sevgisine sarılın. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah&rsquo;ın huzuruna bizi severek &ccedil;ıkan kimse, bizim şefaatimizle Cennet&rsquo;e gider. Nefsimin elinde olduğu Allah&rsquo;a yemin ederim ki, bizim hakkımızı tanımadıktan sonra hi&ccedil;bir kulun ameli kendine bir fayda sağlamayacaktır.</span></li>
<li><span>72. Bu &uuml;mmetin uyarıcısı benim. Hidayete erişitiricisi de Ali&rsquo;dir. </span></li>
<li><span>73. Bu sadıkların imamı, kafirlerin katilidir. Ona yardımcı olana yardım olunur, ondan yardımı esirgeyenden yardım esirgenir. (Hz. Muhammed, Hz. Ali&rsquo;nin kolunu tutarak buyurmuşlardır.</span></li>
<li><span>74. Canımı elinde tutan Rabbime andolsun ki Ali ve ona uyanlar kıyamet g&uuml;n&uuml; kurtuluşa erenlerdendir.</span></li>
<li><span>75. Eğer Ali&rsquo;nin Z&uuml;lfek&acirc;r&rsquo;ının darbesi olmasaydı, İsl&acirc;m ayakta kalamazdı.</span></li>
<li><span>76. En iyi h&uuml;k&uuml;m vereniniz Ali&rsquo;dir. </span></li>
<li><span>77. Ey Ali, Allah&nbsp;senin rızana rıza, gazabına da gazap g&ouml;sterir.</span></li>
<li><span>78. Ey Ali, ben Kuran&rsquo;ın tenzili i&ccedil;in savaştığım gibi sen de Kuran&rsquo;ın tevili i&ccedil;in savaşacaksın.</span></li>
<li><span>79. Ey Ali, ben ilmin şehriyim, sen ise onun kapısısın. Şehre ancak kapıdan varılır. Bir kimse beni sevdiğini s&ouml;yleyip seni buğz ederse, beni sevmiyor ve yalancıdır. Zira sen bendensin ve ben de sendenim, senin etin etim, kanın kanım, ruhun ruhum, sırrıyetin sırriyetim ve senin adaletin benim adaletimdir. Sana itaat eden kişi ne saadetlidir ve sana karşı asi olan kişi ise ne bedhahtır. Seni Veliyy&uuml;l emr kabul eden kazanır ve sana karşı &ccedil;ıkıp d&uuml;şmanlık eden ise kaybeder. Sana iltizam eden kişi muradına erecektir ve seni terk eden kişi ise helak olacaktır. Senin ve senden gelecek evlatlarından olan imamların misali Nuh (as)&rsquo;un gemisi gibidir. Her kim gemiye bindiyse kurtuldu ve her kim muhalefet ettiyse helak oldu. Sizin misaliniz de yıldızlar gibidir, bir yıldız kaybolduğunda Kıyamet&rsquo;e kadar onun yerine başka bir yıldız (imam) doğacaktır.</span></li>
<li><span>80. Ey Ali, her kim sana karşı savaşırsa bana karşı savaşmıştır. Seni buğz eden, beni buğz etmiştir. Seni s&ouml;ven de beni s&ouml;vm&uuml;şt&uuml;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sen benden nefsim gibisin. Senin ruhun ruhumdan ve tıynetin tıynetimdendir. Şanı Y&uuml;ce olan Allah, seni ve beni nurundan yarattı. İkimizi se&ccedil;ip beni peygamberliğe ve seni de imamlığa tercih etti.</span></li>
<li><span>81. Ey Allahım, ondan (Ali&rsquo;den) sıcak ve soğuğu gider.</span></li>
<li><span>82. Ey Ali, sen benim kardeşim, safiyim, vasim, vezirim ve eminimsin. Sen benden Harun&rsquo;un Musa&rsquo;ya olan menzilesindesin, ancak şu farkla ki, benden sonra peygamber yoktur. Her </span><span>kim seni sevip &ouml;l&uuml;rse, Allah o kişiye iman ve eman ile hatmedecektir. Her kim seni buğz edip &ouml;l&uuml;rse, o kişiye İslam&rsquo;dan bir nasip olmayacaktır.</span></li>
<li><span>83. Ey Ali, seni ancak m&uuml;min sever ve sana ancak m&uuml;nafık buğz eder.</span></li>
<li><span>84. Ey Ali, senin imamlığını inkar eden benim peygamberliğimi inkar etmiş olur. Ey Ali, sen benim vasim, varisim, &ccedil;ocuklarımın babası ve kızımın kocasısın. Senin emrin emrim ve senin nehyettiğin benim nehyettiğimdir. Beni peygamberlik ile g&ouml;nderip, beni yaratılmışların en hayırlısı kılan Allah&rsquo;a yemin olsun ki, sen yaratılmışların &uuml;zerine Allah&rsquo;ın h&uuml;ccetisin. Sen Allah&rsquo;ın sırrına onun g&uuml;vendiği ve yarattıkları &uuml;zerine onun halifesisin. </span></li>
<li><span>85. Ey Ali, ikimiz Allah&rsquo;ın nurundan yaratıldık.</span></li>
<li><span>86. Ey Ali, razı olmaz mısın ki ben senin kardeşinim, sen de benim</span><span> kardeşimsin. </span></li>
<li><span>87. Ey Ali, sen benden sonra &uuml;mmetin ihtilafa d&uuml;seceği hususları beyan edecek kimsesin. </span></li>
<li><span>88. Ey Allah&rsquo;ın kulları, Bu Ali&rsquo;nin kanı benim kanımdır, teni benim tenimdir ve canı benim canımdır. </span></li>
<li><span>89. &ldquo;Ey Ansar halkı, ona tutunduğunuz m&uuml;ddet&ccedil;e benden sonra asla sapmayacağınız bir şeyi sizlere tavsiye edeyim mi?&rdquo;. Hz. Muhammed bu soruyu Ensara soruyor. Onlar da &ldquo;Evet ey Resulullah&rdquo; derler. Bunun &uuml;zerine Resulullah buyurur: &ldquo;Bu, Ali&rsquo;dir, beni sevdiğiniz gibi onu seviniz ve bana ikramda bulunduğunuz gibi ona ikramda bulununuz. Size s&ouml;ylediklerimi Cebrail vasıtasıyla Allah bana emretti.</span></li>
<li><span>90. Ey insanlar, fazilet, şeref ve menzilet Allah Resul&uuml;&rsquo;n&uuml;n ve z&uuml;rriyetinin vel&acirc;yetini kabul etmektedir. </span><span>&Ouml;yleyse, batıl yollar sizi kapıp almasın.</span></li>
<li><span>91. Ey insanlar! Alla</span><span>h benim mevl&acirc;mdır, ben de sizin mevl&acirc;nızım ve ben kimin mevl&acirc;sı isem, Ali de onun mevl&acirc;sıdır. Allah&rsquo;ım, onu seveni sev, ona d&uuml;şman olana d&uuml;şman ol, ona yardım edene yardım et, onu yalnız bırakanı yalnız bırak, onu seveni sev, ona buğzedene buğzet. Sonra ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Allah&rsquo;ım, şahit ol!&rdquo; </span></li>
<li><span>92. Ey halk! Biliniz ki; ben de insanım. Allah&rsquo;ın daveti bana yakında gelecektir. Ben de onu kabul edeceğim. İşte size ben iki m&uuml;him ve en değerli emaneti miras bırakıyorum. Bunlardan birincisi Kuran, ikincisi benim Ehlibeytim. Allah&rsquo;ın huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allah&rsquo;in huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allah&rsquo;ın huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. &ndash;Veda Hutbesinden&ndash;. </span></li>
<li><span>93. Ey Allah&rsquo;ın kulları, bu Ali&rsquo;nin kanı benim kanımdır, teni benim tenimdir ve canı benim canımdır. Her kim bu Ali&rsquo;yi severse, beni sever beni seven de Allah&rsquo;ı sevmiş olur. Ali&rsquo;ye kim d&uuml;şmanlık ederse bana d&uuml;şmanlık etmiş olur. </span></li>
<li><span>94. Fatıma&rsquo;yı Ali ile evlendirmemi Allah bana emretti.</span></li>
<li><span>95. Hayatım gibi yaşamak isteyen </span><span>Ali&rsquo;yi kendine Veli edinsin. </span></li>
<li><span>96. Hendek Savaşında Hz Ali ile Amr İbni Abdeved&rsquo;in karşı karşıya geldikleri zaman &ldquo;İmanın b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle şirkin b&uuml;t&uuml;n&uuml; karşı karşıyadır.&rdquo; demiştir Hz Muhammed. Ve Hz Ali galip geldiğinde &ldquo;Senin bu zaferin, Muhammed &uuml;mmetinin amellerinin t&uuml;m&uuml;yle kıyas edildiğinde, ş&uuml;phesiz senin bu m&uuml;thiş zaferin ağır gelecektir&rdquo; diyerek Hz Ali&rsquo;nin bu zaferinin ne derece &ouml;nemli olduğunu belirtmiştir Hz. Muhammed. </span></li>
<li><span>97. Her kim Allah&rsquo;ın gazabını s&ouml;nd&uuml;rmek ve amelinin Allah&rsquo;ın yanında kabul edilmesini istiyorsa Ali bin Ebi Talib&rsquo;i sevsin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onun sevgisi imanı arttırır, onun sevgisi ateşin kurşunları erittiği gibi k&ouml;t&uuml;l&uuml;kleri eritir.</span></li>
<li><span>98. Her kim bu Ali&rsquo;yi severse, beni sever beni seven de Allah&rsquo;ı sevmişs olur. Ali&rsquo;ye kim d&uuml;şmanlık ederse bana d&uuml;şmanlık etmiş olur. </span></li>
<li><span>99. Her kim halifelik i&ccedil;in Ali ile savaşırsa onu &ouml;ld&uuml;r&uuml;n&uuml;z.</span></li>
<li><span>100. Her kim rahmet ile y&uuml;r&uuml;y&uuml;p, rahmet ile sabahlamayı severse, z&uuml;rriyetimin en faziletli z&uuml;rriyet olduğunu ve vasimin (Ali&rsquo;nin) en faziletli vasi olduğunu hi&ccedil;bir zaman kalbiyyen ş&uuml;phe etmesin.</span></li>
<li><span>101. Benden sonra on iki halife gelecek. hepsi de Ben-i Haşim&rsquo;dendir.</span></li>
<li><span>102. Hi&ccedil; bir peygamber yoktur ki, onunla Ali gizli olarak g&ouml;nderilmiş olmasın, benimle ise a&ccedil;ık olarak g&ouml;nderilmiştir. Arap&ccedil;a Meali: &ldquo;Me min nebi ill&acirc; ve b&uuml;isa meah&uuml; Ali b</span><span>&acirc;tinen ve mai z&acirc;hiren&rdquo;</span></li>
<li><span>103. Hikmet, on par&ccedil;aya b&ouml;l&uuml;nd&uuml;, dokuzu Ali&rsquo;ye verildi, kalanı da diğer insanlara pay edildi.</span></li>
<li><span>104. Hidayet &ouml;nderi sensin ya Ali! Benden sonra hidayet arayanlar seninle hidayeti bulacaklar. </span></li>
<li><span>105. İ&ccedil;inizde bu benim kardeşimdir, vasiymdir, halifemdir, artık O&rsquo;nu dinleyin&nbsp;ve O&rsquo;na itaat edin. (Hz. Muhammed, Ebu Talib &lsquo;in evindeki bir toplantıda, ellerini Ali&rsquo;nin omuzlarına koyarak bunları s&ouml;yler).</span></li>
<li><span>106. İmanın b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle sirkin b&uuml;t&uuml;n&uuml; karşı karşıyadır. Hz. Muhammed, Hendek Savaşında Hz. Ali ile Amr İbni Abdevedin karşı karşıya geldikleri zaman bu s&ouml;z&uuml; Hz. Ali i&ccedil;in s&ouml;ylemiştir. Ve Hz Ali galip geldiginde de &ldquo;Senin bu zaferin, Muhammed &uuml;mmetinin amellerinin t&uuml;m&uuml;yle kıyas edildiğinde, ş&uuml;phesiz senin bu m&uuml;thiş zaferin ağır gelecektir&rdquo; buyurmuşlardır.</span></li>
<li><span>107. İnsanların en hayırlısı geldi. (Ne zaman Hz. Ali gelse, Hz. Peygamber s&ouml;yl&uuml;yorlardı.: Kaynak: Taber&icirc; Tefsiri, Suyut&icirc;, Hadisi ed-D&uuml;rr&rsquo;&uuml;l-Mensur, es-Savaik&rsquo;ul-Muhrika, s. 96, Nur&rsquo;ul-Ebsar, s. 70 ve 101.) </span></li>
<li><span>108. Kıyamet G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde Ali bin Ebi Talib, Cennet&rsquo;in y&uuml;ksekliklerinde olan Firdevs Dağı&rsquo;nın &uuml;zerinde bulunacak, o dağın &uuml;st&uuml;nde Alemlerin Rabbinin arşı ve altında kol kol akan Cennet&rsquo;in i&ccedil;ine akan nehirler vardır, kendisi nurdan bir k&uuml;rs&uuml;ye oturup elinde tesnim (i&ccedil;ecek) olacak, onun ve Ehl-i Beyt&rsquo;inin velayetini kabul etmeyenler, Sırat&rsquo;ın &uuml;st&uuml;nden ge&ccedil;emeyecek. Ali o g&uuml;n, sevenlerini Cennet&rsquo;e, buğz edenlerini de Cehennem&rsquo;e ge&ccedil;irecektir.</span></li>
<li><span>109. Kıyamet G&uuml;n&uuml; olunca, kul bir adım atmadan d&ouml;rt şeyden sorgulanacaktır. &Ouml;mr&uuml;n&uuml; nasıl t&uuml;kettiğinden, bedenini nerede eksilttiğinden, malını nereden kazanıp nerede harcadığından ve biz Ehl-i Beyt&rsquo;in sevgisinden.</span></li>
<li><span>110. Kim azminden dolayı Nuh&rsquo;a, ilminden dolayı Adem&rsquo;e, hilminden dolayı İbrahim&rsquo;e, zekasından dolayı Musa&rsquo;ya ve z&uuml;hd&uuml;nden dolayı İsa&rsquo;ya&nbsp;bakmak isterse, Ali bin Ebu Talib&rsquo;e baksın.</span></li>
<li><span>111. Kim benim hayatımı yaşayıp, benim &ouml;l&uuml;m&uuml;m gibi &ouml;lmeyi istiyor ve Rabbimin diktiği Cennet&rsquo;te mesken edinmeyi arzu ediyorsa, benden sonra kendine veli olarak Ali&rsquo;yi se&ccedil;sin, ona sadık kalanlara sadık kalsın. Benden sonra Ehl-i Beyt&rsquo;ime uysun, onları kendine &ouml;rnek alsın. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar benim soyumdurlar, benim tıynetimden yaratılmışlar ve benim ilim ve kavrayışımı kazanmışlardır. &Uuml;mmetimden onların faziletini yalanlayanlara, onlarla bağımı kesenlere yazıklar olsun. Allah onlara şefaatimi </span><span>nasip etmesin.</span></li>
<li><span>112. Kim benim gibi yaşayıp, benim gibi &ouml;lmeyi ve bana Allah&rsquo;ın va&rsquo;dettiği ebedi Cennet&rsquo;e gitmeyi istiyorsa, Ali ve ondan sonraki z&uuml;rriyetini kendine veli edinsin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hi&ccedil;bir zaman onlar sizi hidayet kapısından &ccedil;ıkarıp dalalet kapısına y&ouml;n</span><span>eltmezler.</span></li>
<li><span>113. Kim, benim hayatımla yaşamayı, benim &ouml;l&uuml;m&uuml;mle &ouml;lmeyi ve Rabb&rsquo;imin bana vadettiği Huld cennetine girmeyi arzuluyorsa, benden sonra Ali&rsquo;yi, ondan sonra da z&uuml;rreyitini sevmelidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar, sizi hidayet kapısından &ccedil;ıkarmaz ve sapıklık kapısına da sokmazlar.</span></li>
<li><span>114. Kuran ve Ehlibeyt ikizdir. </span></li>
<li><span>115. Merhaba M&uuml;sl&uuml;manların efendisi, takva sahiplerinin &ouml;nderi. Allah bana emretti ki, seni yaklaştırayım, sana ilim vereyim ki onunla dolasın (Hz. Muhammed bu s&ouml;z&uuml; Hz. Ali&rsquo;yi selamlayarak s&ouml;ylemiştir) </span></li>
<li><span>11</span><span>6. Mevki a&ccedil;ısından bana oranla Harun&rsquo;un Musa&rsquo;ya olan mevkisine sahip olmak istemiyor musun? Ancak benden sonra peygamber olmayacaktır. Seni kendi yerime halife kılmadan gitmem doğru olmaz. </span></li>
<li><span>117. M&uuml;jde olsun ey Ali, hayatın ve &ouml;l&uuml;m&uuml;n benimle beraberdir. </span></li>
<li><span>11</span><span>8. M&uuml;min tahifesinin &uuml;nvanı Ali&rsquo;ye olan sevgisidir.</span></li>
<li><span>119. M&uuml;sl&uuml;manlar&rsquo;ın efendisi, muttakilerin (&ccedil;ekinenlerin) imamı hoş geldin.</span></li>
<li><span>120. &ldquo;O&rsquo;nun, bey&rsquo;atınden d&ouml;nenlerle, ger&ccedil;ekten sapıp zulmedenlerle ve ok yaydan &ccedil;ıkar gibi dinden &ccedil;ıkanlarla savaşacağım&rdquo; Hz. Ali bunu Hz. Muhammed&rsquo;in kendisi i&ccedil;in s&ouml;ylediğini riv&acirc;yet etmiştir. </span></li>
<li><span>121. Onlar, Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayetinden sorguya &ccedil;ekileceklerdir. (Hz. Muhammed, &ldquo;Durdurun onları, onlar sorguya &ccedil;ekileceklerdir&rdquo; (Saffat: 24) ayeti indiğinde beyan etmiştir.</span></li>
<li><span>122. &Ouml;yle</span><span> bir kişiyi g&ouml;ndereceğim ki, Allah onu hi&ccedil;bir zaman mağlup etmez. Allah ve Resul&uuml;&rsquo;n&uuml; sever, Allah ve Resul&uuml; de onu severler. </span></li>
<li><span>123. Sen benden sonra her m&uuml;&rsquo;min erkek ve kadının velisisin.</span></li>
<li><span>124. Sen d&uuml;nya ve ahirette benim Velimsin.</span></li>
<li><span>125. Senin bu zaferin, Muh</span><span>ammed &uuml;mmetinin amellerinin t&uuml;m&uuml;yle kıyas edildiğinde, ş&uuml;phesiz senin bu m&uuml;thiş zaferin ağır gelecektir. Hz. Muhammed, Hendek Savaşında Hz. Ali ile Amr İbni Abdevedin karşı karşıya geldikleri zaman bu s&ouml;z&uuml; Hz. Ali i&ccedil;in s&ouml;ylemiştir. </span></li>
<li><span>126. Sırat&rsquo;a en sabit olanınız Ehli Beyt&rsquo;imi en aşırı seveninizdir. </span></li>
<li><span>127. Sırrımın sahibi Ali bin Ebi Talib&rsquo;tir.</span></li>
<li><span>128. Sizin, (yargılarda) en iyi h&uuml;k&uuml;m vereniniz Ali&rsquo;dir. </span></li>
<li><span>129. Uyarıcı-Korkutucu benim, hidayete eriştiren de Ali&rsquo;dir. Ey Ali, hidayete&nbsp;varmak isteyenler, ancak senin</span><span>le hidayeti bulurlar. </span></li>
<li><span>130. &Uuml;mmetimin en ileri ve ger&ccedil;ek h&uuml;k&uuml;m vereni Ali&rsquo;dir. </span><span>Allah&rsquo;ım O nereye d&ouml;nerse, nereye varırsa O&rsquo;nunla beraber ol....&rdquo; </span></li>
<li><span>131. Vasim, varisim, borcumu &ouml;deyen ve vad ettiğimi yerine getiren Ali bin Ebi Talib&rsquo;dir.</span></li>
<li><span>132. Y&acirc; Ali, k&acirc;lell&acirc;</span><span>hu li, be&rsquo;ast&uuml; Aliyyen me&rsquo;al enbiy&acirc;i batinen ve me&rsquo;ak z&acirc;hiren&rdquo; Meali: &ldquo;Ey Ali, Allah bana buyurdu ki: Ben Ali&rsquo;yi peygamberlerle gizli olarak, seninle de a&ccedil;ık olarak beraber g&ouml;nderdim&rdquo;</span></li>
<li><span>133. Ya Ali, benim Ehlibeytim Nuh un gemisine benzer. O gemiye binen kur</span><span>tulur. Ve kim Ehlibeytime buğgz ederse helak olur</span></li>
<li><span>134. Ya Ali, de ki: Allah&rsquo;ım, benim i&ccedil;in kendi katında bir ahit kıl ve m&uuml;minlerin kalbinde bana karşı bir sevgi bırak. </span></li>
<li><span>135. Ya Ali benden sonra yola gidenler, Senin g&ouml;sterdin yoldan giderlerse selamete ererler.</span></li>
<li><span>136. Ya Ali. Kur&rsquo;an da s&ouml;z&uuml; edilen kişiler, m&uuml;min kişiler sen ve seni sevenlerdir.&rdquo; </span></li>
<li><span>137. Ya Ali, sen benim d&uuml;nyada ve ahirette sancaktarımsın. </span></li>
<li><span>138. Ya Ali, m&uuml;min sana d&uuml;şman olmaz ve m&uuml;nafık seni sevmez.</span></li>
<li><span>139. Ya Ali, doğumuna şahit olmasaydım, hikmetinin sırrına akıl erdiremezdim.</span></li>
<li><span>140. Ya Ali, &Uuml;st&uuml;nl&uuml;kte insanların en ilerisindesin.</span></li>
<li><span>141. Yarın sancağı &ouml;yle bir kimseye veririm ki, Allah&uuml; Teala onu sever. Ben de, onu &ccedil;ok severim. (Hz. Muhammed bu s&ouml;z&uuml; Hayber Kalesinin fethi &ouml;ncesi s&ouml;ylemiş ve ertesi g&uuml;n&uuml; sancağı Hz. Ali&rsquo;ye devretmiştir)</span></li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-weight: bold; font-family: Arial;">
<li>MEVLANA&rsquo;NIN DİLİNDEN HZ. ALİ (&ldquo;NA&rsquo;AT-I ALİ&rdquo;)(37)</li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;O a&ccedil;ıklayıcı imam, o Tanrı velisi safa ehlinin v&uuml;cut g&uuml;neşidir. Yerde, g&ouml;kte, mekanda, zamanda Hak&rsquo;la duran o imamın zatı, i&ccedil; ve dış temizliği ile vasıflanmak vaciptir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; k&uuml;f&uuml;rden, ikiy&uuml;zl&uuml;l&uuml;kten kurtulmuştur, temizdir...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Onun toprağı birlik alemidir. O, insanın hakikati ve canı gibiydi. Herşey fanidir, fakat can yaşar, &ouml;lmez. Onun hareketi kendinden diri olan ezeli varlıktandır. </span><span><strong>Beka</strong> &ccedil;evresinde d&ouml;ner dolaşır, yaratıkları yaratanın zatı gibi O bakidir. </span><span><strong>Hakkın y&uuml;ksek sıfatları Ali&rsquo;nin vasfıdır</strong></span><span><strong>. Hakk&rsquo;ın sıfatları zaten ayrı değildir. O, Tanrı&rsquo;nın zatına yapışmış &ldquo;O&rdquo;</strong></span><span> olmuştur. Hani duyduğun </span><span><strong>lahutun gizli hazinesi</strong> yok mu; işte o odur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o, <strong>Hak&rsquo;tan Hak&rsquo;la</strong></span><span> g&ouml;r&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r. O hazinenin nakdi, t&uuml;kenmez ilimdi. İşte o ilimden maksat, y&uuml;ce Ali&rsquo;dir. Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilemez. Zira o </span><span><strong>hakimdir</strong></span><span>, herşeyin bilginidir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>İptidasız </span><span><strong>evvel</strong></span><strong> o idi, sonsuz <span>ahir</span></strong><span> de o olur. Peygamberlere </span><span><strong>yardım eden</strong></span><span> o idi, velilerin g&ouml;ren g&ouml;z&uuml; de hakikaten odur. Y&uuml;z&uuml;n&uuml;n <strong>nurlu</strong></span><span> parıltısı, kendi ziyasından bir g&uuml;neş yarattı. O, Hak iledir; Hak ondan g&ouml;r&uuml;n&uuml;r. Hakka ki, o Hak ile ebedidir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Ademin</span></strong><span> toprağı onun nurundan idi, o sebeple meleklerin tacı oldu; Allahın isimleri ondan belirdi. O temiz ve y&uuml;ce imamın ilmi sayesinde </span><span><strong>Adem</strong>, herşeyi anladı. O nur tek olan yaratanın nuru olduğu i&ccedil;indir ki, melekler onun huzurunda <strong>secde</strong></span><span> ettiler. Evet, muhakkak ki, Adem, O İmamın nuru ile b&uuml;t&uuml;n ilahi isimleri bildi...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Şit,</span></strong><span> kendinde Ali&rsquo;nin nurunu g&ouml;rd&uuml; ve y&uuml;ksek alemi </span><span>&ouml;ğrendi. </span><span><strong>Nuh</strong>, kendini y&uuml;ksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren <strong>Nuh</strong></span><span>, nehirde gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu. </span><span><strong>Halil peygamber</strong>, dostlukla onu andı da, ateş ona <strong>al l&acirc;le</strong></span><strong> oldu. <span>Nemrud&rsquo;</span></strong><span>un ate</span><span>şi, o Allahın dostuna hep g&uuml;l, nesrin, lale oldu. Gene o idi ki, keyfiyle kendi koyununu <strong>İsmail</strong></span><span>&rsquo;e kurban etti. <strong>Yusuf</strong></span><span> kuyuda onu andı da, o saltanat m&uuml;lk&uuml;n&uuml; s&uuml;sleyen tahtı buldu. </span><span><strong> Yakup</strong></span><strong>, onun &ouml;n&uuml;nde bir&ccedil;ok inledi de <span>Yusuf</span></strong><span>&rsquo;un kokusunu alıp g&ouml;zleri a&ccedil;ıldı. <strong>İmran&rsquo;ın oğlu Musa</strong></span><span><strong>, onun nurunu g&ouml;rd&uuml; de uzun geceler hayran kaldı. Kırk gece kendinden ge&ccedil;ti; kavuşma ve g&ouml;r&uuml;şme zevkine daldı. Sonra dedi ki: &ldquo;Yarabbi! Bana bu lutfundan bir alamet ver</strong> .&rdquo; Hak ona: &ldquo;</span><span><strong>İşte sana nurlu eli verdim</strong></span><span>&rdquo; dedi. Gene Ali&rsquo;nin vergisidir ki, </span><span><strong>Meryem&rsquo;e arkadaş</strong></span><span> oldu da </span><span><strong>İsa</strong></span><span> v&uuml;cuda geldi...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>O, </span><span><strong>Şeriatte</strong></span><span><strong> ilim şehrinin kapısıdır. Hakikatte </strong></span><span>ise iki cihanın beyidir. İki cihanın sultanı </span><span><strong>Muhammed,</strong> hakka yakınlık gecesinde, <strong>Allaha</strong></span><span> kavuşmanın harem yerinde onun sırrını g&ouml;rd&uuml;. Ali&rsquo;nin nutkunu, Ali&rsquo;den dinledi. Ali ile birleşilen o yerde <strong>Ali&rsquo;den başka bulunmaz</strong></span><span>.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Allah yolunda gidenler isteyicidirler; <strong>Ali istenilendir</strong></span><strong>. S&ouml;yleyenler s&ouml;ylerler, susarlar. </strong><span>O, susmaz, s&ouml;yler. Ebedi ilim, onun g&ouml;ğs&uuml;nde parlayıp g&ouml;r&uuml;nd&uuml;. Vahyolunanların sırlarını, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. &Uuml;mmetlere haykırdı:</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>-Allah yolunda Ali, sizin kılavuzunuzdur</span></strong><span>.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Allah&rsquo;a i&ccedil;i doğru olanlar y&uuml;zlerini ona &ccedil;evirmişlerdir. Zira o şahtır, doğru yolu g&ouml;sterendir, efendidir...</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>O, b&uuml;t&uuml;n peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa: <br /><strong>-Benimle a&ccedil;ık&ccedil;a</strong> beraber bulundu, dedi.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Dinde evvel, ahır o idi. </span><span><strong>Allah</strong> ile i&ccedil;li dışlı o idi...<br />İşte bunları s&ouml;yledim ki, bu y&uuml;ksek mananın n&uuml;ktesini &ouml;ğrenesin de y&uuml;ksek velayete eresin. Sence apa&ccedil;ık bilinsin ki, <strong>hakikatte y&uuml;ce olan O&rsquo;dur</strong></span><strong>.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu b&ouml;yledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, g&uuml;neş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O&rsquo;dur.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz. Ali i&ccedil;in Ne Dediler?</span></strong><span><sup>(45)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>İnsanlar,</span><span><strong> Ali bin Ebi Talib&rsquo;in </strong></span><strong>ne zamandan beri<span> &ldquo;Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin&rdquo; </span> </strong><span>olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun</span><span><strong> faziletlerini </strong></span><strong>inkar etmezlerdi<span>: Adem, </span></strong><span>ruh ve ceset arasındayken</span><span><strong>.&nbsp;Allah </strong>o zaman hazır bulunanlara ş&ouml;yle buyurmuştu:<strong> &ldquo;</strong></span><strong>Rabbin<span> Adem oğullarından o</span></strong><span>nların bellerinden z&uuml;rriyetlerini &ccedil;ıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve <strong>Rabbiniz değil miyim? </strong></span><span>dedi, onlar da<strong> (Ruh &acirc;lemi): </strong></span><span>Evet şahidiz</span><span><strong> (Kal&uuml; bel&acirc;) </strong></span><strong>dediler<span>&rdquo; (Araf: 172). </span> </strong><span>Allah da onlara ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: Ben Rabbinizim, Muhammed Peygamberiniz, Ali de Emir&rsquo;inizdir.</strong></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Muhammed</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;</span><span><strong>Ey Fatıma, m&uuml;jde olsun ki Mehdi sendendir&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Muhammed </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;</span><span><strong>Durdurun onları, onlar sorguya &ccedil;ek</strong>ileceklerdir</span><span>&rdquo; (Saffat: 24) Resulullah&nbsp;bu ayet i&ccedil;in ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Onlar, Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayetinden sorguya &ccedil;ekileceklerdir&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Kaynak: El-Haskani&rsquo; nin &ldquo;Şevahid&rsquo; et-Tenzil&rdquo; c.2, s.106 / Yenabi ul Mevedde s.238, 296 / İbni Hacer&rsquo;in &ldquo;es-Sevaik&rsquo;ul Muhri</span></span> </strong><span><span style="text-decoration: underline;">ka&rdquo; s.89</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Ya Ali</span></strong><span>. Allah seni &ouml;yle şeylerle s&uuml;sledi ki, Allah kulları nezdinde bunlardan daha g&uuml;zeli yoktur. Sen d&uuml;nyadan &ouml;ylesine uzak duruyorsun ki ne d&uuml;nya senden faydalanabiliyor, ne de sen d&uuml;nyadan. Miskinlerle yoksulların dostluğunu bağışladı sana.</span><span> Onlar seni </span><span><strong>İmam </strong></span><span><strong> olarak kabul ettiklerinden dolayı pek mutludurlar, ve sen onların bu tutumundan memnun... Ne mutlu</strong></span><span> seni sevene ve bu sevgide samimi ve sadık olana. <strong>Yazıklar olsun</strong></span><span> sana d&uuml;şman olup senin aleyhinde yalan s&ouml;yleyene. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Muhammed, Kaynak Tanınmış Hadis ve tarih&ccedil;isi </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbni Esir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;</span><span><strong>Durdurun onları, onlar sorguya &ccedil;ekileceklerdir</strong></span><span>&rdquo; <strong>(Saffat: 24</strong></span><strong> ) bu ayet i&ccedil;in <span><span style="text-decoration: underline;">Ebu İshak</span></span></strong><span>dedi ki: Onlar, Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayetinden&nbsp;sorguya&nbsp;&ccedil;ekileceklerdir, </span><span><strong>Sırat k&ouml;pr&uuml;s&uuml;nden ancak Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayetini k</strong>abul edenler ge&ccedil;ebilecek</span><span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">el-Menakib-i H&uuml;varezmi s.195</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Ben</span><span><strong> ilmin </strong>şehriyim</span><strong>ve<span> sen onun kapısısın. </span></strong><span>Ya Ali o şehre<strong> kapısının dışında bir yerden </strong></span><span><strong>girebileceğini sanan kimse, yalancıdır.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Ali&rsquo;dan aktaran Esbağ bin N&uuml;b&acirc;te</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz. Ali&rsquo;den</span></strong><span> ş&ouml;yle duydum: &ldquo;Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz</span><span><strong> Resulullah bana</strong>, ge&ccedil;mişte olan ve</span><span><strong> Kıyamet&rsquo;e kadar </strong></span><span>olacak helal ve haramdan</span><span><strong> bin kapı </strong></span><span> <strong>&ouml;ğretti ki, her kapı bin kapıyı a&ccedil;maktadır ki toplam</strong></span><span><strong> bir milyon kapı </strong></span><span>eder. Hatta ben</span><span>&ouml;l&uuml;mlerin belaların ve insanlar arasındaki ih</span><span>tilaflarda</span><span><strong> nasıl h&uuml;k&uuml;m verileceğinin ilmini </strong></span><span>biliyorum.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Esbağ bin N&uuml;b&acirc;te</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> vefat ettiği hastalığı esnasında yanında bulunanlara ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>Ey insanlar </strong></span><span>, ani bir şekilde </span><span><strong>ruhumu</strong></span><span> teslim eder, aranızdan ayrılırım, </span><span><strong>mazuretiniz</strong></span><span> olmasın diye size</span><span> bir daha </span><span><strong>hatırlatıyorum</strong></span><span><strong>: Aranızda iki halife</strong></span><span> bırakıyorum. Biri <strong>Rabbimin kitabı</strong></span><span>, &ouml;b&uuml;r&uuml; de <strong>Ehl-i Beyt&rsquo;imdir</strong></span><span>.&rdquo; Daha sonra Ali&rsquo;yi elinden tutarak ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ali Kur&rsquo;an&rsquo;ladır, Kur&rsquo;an da Ali&rsquo;yledir, ikisi </span><span><strong> Kevser Havuzu&rsquo;nun</strong> başına varana dek birbirinden <strong>asla</strong></span><span> ayrılmazlar, bunlara karşı <strong>nasıl davranacağınızı</strong></span><span><strong> sizlere soracağım.&rdquo;&nbsp;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Fatima</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Babam, Ali&rsquo;ye bakıp ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Bu ve yandaşları Cennet&rsquo;tedir.&rdquo;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Fatima</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Ebu Bekir&rsquo;in</span></strong><span> halifeliği zamanında </span><span><strong>Medine&rsquo;de</strong> bir sarsıntı oldu. Bundan korkan halk, <strong>Ebu Bekir</strong></span><strong> ve <span>&Ouml;mer&rsquo;in</span></strong><span> yanına geldiklerinde, hepsi </span><span><strong>Hz. Ali&rsquo;nin evine</strong></span><span> doğru gittiler. Onlar daha Hz. Ali&rsquo;nin evine varmadan &ouml;nce, kendisi onları <strong>dışarıda</strong></span><span><strong> karşıladı ve onlarla y&uuml;ksek bir yere &ccedil;ıktı. Hz. Ali yere oturduktan sonra onlara hitaben buyurdu ki: &lsquo;</strong></span><span><strong>Şu g&ouml;r</strong></span><span><strong>d&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z m&uuml;, sizi korkuttu</strong></span><span>?&rsquo; hepsi dediler ki: &lsquo;</span><span><strong> Bu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z bizleri nasıl korkutmasın ki, şimdiye kadar b&ouml;yle bir sarsıntı g&ouml;rmedik.</strong></span><span><strong>&rsquo; Hz. Ali, dudaklarını kıpırdatıp, eli ile yere vurduktan sonra ş&ouml;yle buyurdu: &lsquo;Sana ne oluyor? Sakin ol</strong>!.&rsquo; Yer, bunun &uuml;zer</span><span>ine hemen sakin oldu. Orada bulunanların hepsi de olanlara şaşırdılar. Hz. Ali buyurdu ki: &lsquo;<strong> Sizler, şimdi yapmış olduğumdan mı şaşırıyorsunuz?</strong></span><span>&rsquo; Dediler ki: &lsquo;<strong>Evet</strong></span><span>&rsquo; Hz. Ali buyurdu ki: &lsquo;Şanı Y&uuml;ce olan Allah&rsquo;ın: </span><span><strong><em>&ldquo;</em></strong></span><span><em>Yer, o şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı, ağırlıklarını dışarıya &ccedil;ıkardığı ve insan: &lsquo;Buna ne oluyor?&rsquo; dediği zaman...&rdquo;</em></span><span>buyurmuş olduğu o insan benim. Daha sonra yer bana b&uuml;t&uuml;n haberini s&ouml;yleyecektir.&rsquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Fatima&rsquo;dan aktarılmıştır: Kaynak (Tefsir&rsquo;&uuml;s Safi C.5, S.357-358) </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Babam </span>Em&icirc;r-&uuml;l m&uuml;&rsquo;min&icirc;n Al&icirc; </strong><span>şehiden vef&acirc;t etti. Bulunduğumuz mek&acirc;nda &ldquo;<strong>Dışarı gidiniz</strong></span><span> <strong>!&rdquo; diye bir ses işittik. &ldquo;Bu H&uuml;d&acirc;&rsquo;nın kulunu yalnız bırakınız&rdquo; diyordu. Biz de dışarı &ccedil;ıktık. Evin i&ccedil;inden bir ses geldi: &ldquo;Muhammed &ldquo;sallall&acirc;hu aleyhi ve &acirc;lihi ve sellem</strong> &rdquo; hazretleri vef&acirc;t etti. Onun v</span><span>as&icirc;si şeh&icirc;t oldu. &Uuml;mmetin h&acirc;fızı [koruyucusu] kim olsa gerekir?&rdquo; dedi. Birisi de cevap verdi: &ldquo;<strong>Her kim onların sırrını tutar ve onların izinden giderse, &uuml;mmetin bek&ccedil;isi olur</strong></span><span><strong>.&rdquo; Ses kesildi. İ&ccedil;eri girdik. Onu yıkanmış ve kefen sarılmış bulduk. Cenaze nam&acirc;zını kılıp, defnettik.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Hasan&rsquo;dan aktarılmıştır: Kaynak (Seyyid Eyyub bin Sıddık &ldquo;Men&acirc;kıb-ı &Ccedil;ih&acirc;r Y&acirc;ri G&uuml;z&icirc;n&rdquo; 6. Bab, doksanyedinci Men&acirc;kıb)</span></span> </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;</strong>Arşın altında</span><strong>Levh-i Mahfuz&rsquo;da<span> &lsquo;Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin Ali bin Ebi Talib&rsquo; </span></strong><span>yazılmıştır</span><span><strong>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Hasan</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;Biz her şeyi apa&ccedil;ık bir imamda saymışız&rdquo; (Yasin: 12)</span><span> ayeti indiğinde Resulullah</span></strong><span>&rsquo;a sordular ki: Ey Resullullah, Kuran&rsquo; da ge&ccedil;en bu imam </span><span>Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır</span><span>? Resulullah: </span><span><strong>Hayır</strong></span><span><strong>, dedi. O anda babam (Hz. Ali), Resulullah&rsquo;ın huzuruna geldi. Bunun &uuml;zerine Resulullah ş&ouml;yle buyurdu: İşte, Allah&rsquo;ın her şeyin ilmini i&ccedil;inde saydığı imam şudur</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. H&uuml;seyin</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;Biz her şeyi apa&ccedil;ık bir imamda saymışız&rdquo; (Yasin: 12)&rdquo; </span><span>ayeti indiğinde Resulullah&rsquo;a </span></strong><span>sordular ki:<strong> Ey Resullullah, Kuran&rsquo; da ge&ccedil;en bu i</strong></span><span>mam Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır? </span><span>Resulullah</span><span><strong> &ldquo;Hayır&rdquo;, </strong></span><span><strong>dedi. O anda babam (Hz. Ali) Resulullah&rsquo;ın huzuruna gelir. Bunun &uuml;zerine Resulullah ş&ouml;yle buyurdu: İşte, Allahın her şeyin ilmini i&ccedil;inde saydığı İmam şudur. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Anlatan Hz. H&uuml;seyin, aktaran S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.77</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>İmam H&uuml;seyin</span></strong><span> buyurdu ki: &ldquo;</span><span><strong> Biz her şeyi apa&ccedil;ık bir imamda saymışız</strong></span><span> <strong>(Yasin: 12)</strong></span><span>&rdquo; ayeti indiğinde </span><span><strong>&Ouml;mer ve Ebu Bekir</strong> meclislerinden kalkıp <strong>Resulullah&rsquo;a</strong></span><strong> sordular ki: <span>Ey Resullullah, Kuran&rsquo; da ge&ccedil;en bu imam Tevrat</span><span>, İncil, Zebur veya Kuran mıdır?</span> </strong><span> Resulullah: </span><span><strong>Hayır</strong></span><span><strong> , dedi. O anda babam (Hz.Ali) Resulullah&rsquo;ın huzuruna gelir. Bunun &uuml;zerine Resulullah</strong></span><span> ş&ouml;yle buyurdu: İşte<strong>, Allahın her şeyin ilmini </strong></span><span><strong>i&ccedil;inde saydığı imam şudur.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Anlatan Ebu Cafer, alıntı babası, o da Hz. H&uuml;seyin&rsquo;den aktarmıştır. Kaynak: </span></span><span><span style="text-decoration: underline;">Maani&rsquo;il Ahbar kitabı</span></span> </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>İm&acirc;m Zeyn-&uuml;l &Acirc;bidin</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular, &ldquo;</span><span><strong>Resulullah, Ali&rsquo;ye bir kelime &ouml;ğretti ki bin kelimeyi a&ccedil;maktaydı ve o bin kelimenin her birisi ise bin kelimeyi a&ccedil;makta</strong></span><span>.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Eb&ucirc; Hamza Sum&acirc;l&icirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;</span><span><strong>Biz her şeyi apa&ccedil;ık bir imamda saymışız</strong></span><span>&rdquo; ayeti <strong>(Yasin: 12)</strong></span><span>&rdquo; indiğinde </span><span><strong>&Ouml;mer</strong></span><strong> ve <span>Ebu Bekir</span></strong><span> meclislerinden kalkıp Resulullah&rsquo;a sordular ki: <strong>Ey Resullullah, Kuran&rsquo; da ge&ccedil;en bu İmam, Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır?</strong></span><span> Resulullah: </span><span><strong>Hayır</strong></span><span>, dedi. O anda babam (<strong>Hz. Ali</strong></span><strong>), Resululla</strong><span>h&rsquo;ın huzuruna gelir. Bunun &uuml;zerine Resulullah ş&ouml;yle buyurdu: <strong>İşte, Allahın her şeyin ilmini i&ccedil;inde saydığı imam şudur</strong></span><span>.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Kaynak: Metin G&uuml;lbol: Alıntı: Ebu Cafer&rsquo;den, o da babası ve dedesinden (İmam H&uuml;seyin) aktarmıştır: Maani&rsquo;il Ahbar kitabından (Muhammed bin Muhammed Rıda el-Kummi el-Meşhedi &ldquo;Kenz&rsquo;&uuml;d Dekaik ve Bahr&rsquo;&uuml;l Geraib&rdquo; Tahran 1. bas. 1366 c.11, s.61-62 / es-Seyyid Ali el-Hairi et-Tahrani &ldquo;Mukteniyat&rsquo;&uuml;t D&uuml;rer ve M&uuml;ltekikat es-Semer&rdquo; Tahran- Dar&rsquo;&uuml;l K&uuml;t&uuml;b el-İslamiyyet bas. C.9, s.73) / es-Seyyid Muhamme</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">d el-H&uuml;seyni el-Hemedani. &ldquo;Envar-i Derhi_an&rdquo; Tahran- Mektebet-i Lutfi 1380 c.13, s.351 (fars&ccedil;a)</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Resulullah&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;<strong>Benden sonra &uuml;mmetimin en &ccedil;ok ilim sahibi olanı, Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;dir</strong></span><span>.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Selm&acirc;n-i F&acirc;ris&icirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;&Uuml;mmetimin en alimi Ali bin Ebi Talib&rsquo;dir.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Selm&acirc;n-i F&acirc;ris&icirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Resulullah ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;</span><span><strong>Ey Selman</strong>, her kim kızım <strong>Fatıma&rsquo;yı</strong> severse <strong>Cennet&rsquo;te</strong></span><span> benimle beraber olacaktır. Her kim onu <strong>buğz</strong></span><span> ederse <strong>Cehennem&rsquo;de</strong></span><span> olacaktır. Ey Selman, <strong>Fatıma&rsquo;yı</strong></span><span> sevmek, </span><span><strong>o seven kiş</strong>iye y&uuml;z durakta</span><span> faydalı olur. O duraklardan bazıları şunlardır: Mezarda, terazide, </span><span><strong>Sırat</strong></span><span> K&ouml;pr&uuml;s&uuml;&rsquo;nde ve <strong>Hesap</strong></span><span> G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde. Kızım Fatıma, kimden razı olursa, ben de o kişiden <strong>razı</strong></span><span><strong> olacağım. Benim ondan razı olduğum kişiden de Allah</strong></span><span> da razı olacaktır. Kızım kime &ouml;fkelenirse ben de o kişiye &ouml;fkeleneceğim, benim ondan &ouml;fkelendiğim kişi Allah&rsquo;ın &ouml;fkesine maruz olacaktır. Ey Selman, <strong>kızıma ve</strong></span><span><strong>kocası Ali&rsquo;ye zulmedenlerin</strong></span><span><strong> vay haline olsun. Kızımın z&uuml;rriyetine ve onların yolundan gidenlere zulmedenlerin vay haline olsu</strong>n.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Selm&acirc;n-i F&acirc;ris&icirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;</strong></span><strong>Bir kul<span> beni sevdiği </span></strong><span>sevgi ile<strong> Ehl-i Beyt&rsquo;imi </strong></span><strong>de severse ancak<span> iman </span></strong><span>sahibi olabilir<strong>.&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Selm&acirc;n-i F&acirc;ris&icirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;<strong>Sırrımın sahibi Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;dir</strong></span><span>.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Selm&acirc;n-i F&acirc;ris&icirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resululla</span></strong><span>h&rsquo;ın huzurlarına gittim.<strong>İmam H&uuml;seyin</strong></span><span><strong> o Hazretin dizlerinin &uuml;st&uuml;ndeydi. Resulullah onun ağzından ve g&ouml;zlerinden &ouml;p&uuml;yordu ve diyordu. &ldquo;Sen efendisin ve efendinin oğlusun. Sen İmamsın ve</strong></span><span><strong> İmamın oğlusun. </strong></span><span>Sen h&uuml;ccetsin ve</span><span><strong> h&uuml;ccetin oğlusun. </strong></span><span>Sen soyundan gelecek </span><span>dokuz h&uuml;ccetin babasısın ve onların dokuzuncusu, onların Kaim&rsquo;i (kıyam edecek ve</span><strong>yery&uuml;z&uuml;n&uuml;<span> adaletle dolduracak </span> </strong><span>olan Mehdi)dir.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Selm&acirc;n-i F&acirc;ris&icirc;, aktaran İmam Rıza, ona da aktaran </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Şeyh Saduk</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Babam Hz. Ali&rsquo;nin yanında ilk ve son kitabın ilmi vardır.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Muhammed bin Hanefi&rsquo;den aktaran S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.104</span></span><span style="text-decoration: underline;">) </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Babam <strong>Hz. Ali</strong></span><span> ş&ouml;yle buyurdu:</span><span><strong> &ldquo;</strong>Ve aralarında bir<strong> m&uuml;ezzin (</strong></span><span>m&uuml;nadi), Allahın laneti&nbsp;yalancıların &uuml;zerine olsun diye bağırır&rdquo; </span><span><strong>ayetindeki&nbsp;m&uuml;ezzin</strong></span><strong>&nbsp;(m&uuml;nadi) benim. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Muhammed bin Hanefi&rsquo; den aktaran&nbsp;Hakim el-Haskani senedi, oradan aktaran (S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.102)</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ya Ali, <strong>Resul&uuml;llah&rsquo;tan</strong></span><span> işittim. Kızı <strong>Fatıma&rsquo;yı</strong></span><span><strong> sana verdiği g&uuml;n, &ldquo;Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim&rdquo;</strong> buyurdu. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk H</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">alife Ebu Bekir</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resul&uuml;llah&rsquo;tan</span></strong><span> işittim. &ldquo;<strong> Adem&rsquo;in hilm sıfatını ve Yusuf&rsquo;un g&uuml;zel ahlakını g&ouml;rmek isteyen Ali M&uuml;rteza&rsquo;ya baksın&rdquo; </strong></span><span>buyurdu<strong>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resul&uuml;llah&rsquo;tan</span></strong><span> işittim. Hayber gazasında &ldquo;<strong>Yarın sancağı &ouml;yle bir kimseye veririm ki, Allah</strong>&uuml; Teala onu sever. Ben de, onu &ccedil;ok severim</span><span>&rdquo; buyurdu. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resul&uuml;llah&rsquo;tan</span></strong><span> işittim. </span><span><strong>Hayber</strong> gazasında, bayrağı Ali&rsquo;ye verip <strong> &lsquo;Bu bayrak Melik-i Galibin, Ali Bin Ebi Talib&rsquo;e hediyesidir&rsquo;</strong></span><strong> buyurdu. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle b</span><span>uyurdu</span><span><strong> : &ldquo;Ali&rsquo;den izni olmayan hi&ccedil; kimse Sırat&rsquo;tan ge&ccedil;emeyecektir&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resul&uuml;llah</span></strong><span> buyurdu ki: &ldquo;Kıyamet g&uuml;n&uuml; Ali<strong> cennet hayvanlarından birine </strong></span><span><strong>binmiş olarak gelir. Cenab-ı Hak buyurur ki &lsquo;Ya Muhammed </strong>Senin baban</span><span><strong> İbrahim Halil, </strong></span><span>ne g&uuml;zel ba</span><span>badır</span><span><strong>. </strong></span><strong>Senin</strong><span>kardeşin</span><strong> Ali Bin Ebi Talib <span>ne g&uuml;zel kardeştir</span></strong><span>.&rsquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Resul&uuml;llah buyurdu ki: &ldquo;Ali</span><span><strong> kıyamet g&uuml;n&uuml; </strong></span><span>benim</span><span>yanımdadır</span><span><strong>. Havz ve Kevser </strong>yanında<strong>, </strong></span><strong>benimledir<span>. Sırat &uuml;zerinde </span></strong><span>benimledir<strong>. Cennette, </strong></span><strong>benimledir<span>. Allah&uuml; Teala&rsquo;yı g&ouml;r&uuml;rken,</span></strong><span>benimledir.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resul&uuml;llah</span> buyurdu ki: &ldquo;<span>Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır.&rdquo; </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resul&uuml;llah</span> buyurdu ki: &ldquo;<span>Kıyamet g&uuml;n&uuml; Ali bir ata biner, g&ouml;renler, acaba bu hangi peygamberdir? derler. Allah&uuml; Teala, &ldquo;Bu Ali </span><span>Bin Ebi Talib&rsquo;dir&rdquo; buyurur</span>.&rdquo; </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resul&uuml;llah</span> buyurdu ki: <span>&ldquo;</span></strong><span>Allah&uuml; Teala, ey Cennet</span><span><strong> ! Senin d&ouml;rt k&ouml;şeni, d&ouml;rt kimse ile </strong></span><span>gezerim<strong>. </strong></span><strong>Biri Peygamberleri &uuml;st&uuml;n&uuml;<span> Muhammed&rsquo;dir. </span></strong><span>Biri, Allah&rsquo;dan korkanların &uuml;st&uuml;n&uuml;</span><span><strong> Ali&rsquo;dir. </strong></span><strong>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml;</strong><span>kadınların &uuml;st&uuml;n</span><span>&uuml;</span><span><strong> Fatımat&rsquo;&uuml;z Zehra&rsquo;dır. </strong></span><span><strong>D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; k&ouml;şesindeki de temizlerin &uuml;st&uuml;n&uuml; Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;dir</strong>.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Resul&uuml;llah buyurdu ki:.&rdquo; </span><span><strong>Ben bir ağaca benzerim, Fatıma bunun k&ouml;k&uuml;,Ali g&ouml;vdesi, Hasan ve H&uuml;seyin meyvesidir&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Ya Res</span></strong><span>ulallah, &ldquo;&lsquo;Ben Ali kardeşimin d&uuml;şmanlarına şefaat etmem</span><span>.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Ya Ali Ben, senin d&uuml;şmanlarına Kevser havzından su vermem</span></strong><span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resul&uuml;llah&rsquo;a daha yakın sensin.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İlk Halife Ebu Bekir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;İ&ccedil;inde Ali&rsquo;nin olmadığı bir sorunla karşılaşmaktan Allah&rsquo;a sığınırım&rdquo;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">2. Halife &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Eğer Ali olmasaydı ş&uuml;phesiz ki rezil r&uuml;sva olurdum, Eğer Ali olmasaydı helak olmuştum</span></strong><span>&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">2. Halife &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Ş&uuml;phesiz </span><span><strong>Ali</strong></span><strong> bin Ebu Talib&rsquo;e <span>&uuml;&ccedil; &ouml;zellik</span></strong><span> verilmiştir. Eğer onlardan birisi </span><span><strong>bana</strong> verilmiş olsaydı, benim i&ccedil;in kırmızı t&uuml;yl&uuml; hayvanlardan daha hayırlıydı; o &ouml;zellikler şunlardır: 1--Peygamber, onu kendi <strong>kızıyla</strong> evlendirdi., 2-- Peygamber</span><span><strong>, O&rsquo;nun kapısı dışındaki mescide a&ccedil;ılan b&uuml;t&uuml;n kapıları&nbsp;kapattı </strong></span><span>ve O Resulullah ile birlikte mescitte oturdu ve </span><span>Peygambere mescitte helal olan her şey O&rsquo;na da helal oldu,</span><span><strong> 3- </strong></span><strong>Peygamber<span>, Hayber </span></strong><span>g&uuml;n&uuml;nde</span><span><strong>, İslam bayrağını </strong></span><span>O&rsquo;na verdi<strong>.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">2. Halife &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;Deniz m&uuml;rekkep </strong></span><strong>olsa<span>, ağa&ccedil;lar kalem </span></strong><span>olsa<strong>,&nbsp;</strong></span><strong>insanlar<span> katip </span></strong><span>olsa<strong>, cinler de hesap </strong></span><strong>etseler<span> Ali&rsquo;nin&nbsp;faziletlerini </span></strong><span>sayamazlardı&rdquo;</span><span><strong>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">2. Halife &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;</strong>İnsanlar<strong> Ali </strong></span><strong>bin Ebi Talib&rsquo;in<span> sevgisinde </span></strong><span>birleşselerdi,</span><strong>Allah<span> Cehennem&rsquo;i </span></strong><span>yaratmazdı</span><span><strong>.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">2. Halife &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;Ali olmasa &Ouml;mer helak olurdu&rdquo;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">2. Halife &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurd</span><span>u: &ldquo;</span><span><strong>Şayet</strong></span><span> yer ve <strong>g&ouml;k</strong></span><strong> ehlinin <span>imanı</span></strong><span> terazinin bir tarafına konsa, Ali&rsquo;nin imanı da terazinin &ouml;b&uuml;r tarafına konsa, ş&uuml;phesiz Ali&rsquo;nin imanı <strong>daha ağır</strong></span><span><strong> basardı&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">2. Halife &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Resulullah</strong></span><span> ashabı arasında <strong>kardeşlik</strong></span><span><strong> kurduğunda ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Bu Ali, d&uuml;nyada </strong> ve <strong>ahirette</strong></span><span> kardeşimdir. Ehlim i&ccedil;inde </span><span><strong>halifem</strong></span><strong> ve <span>&uuml;mmetim</span></strong><span> &uuml;zerine <strong>vasim</strong></span><strong> ve ilmimin varisidir. Kendisi <span>borcumu</span></strong><span> &ouml;deyendir. Onun malı </span><span><strong>benim</strong> malımdır, ona yaramak bana yaramaktır, ona <strong>zarar</strong></span><strong> vermek <span>bana</span></strong><span> zarar vermektir. Her kim <strong>onu severse</strong></span><strong> beni sever ve her kim onu <span>buğz</span></strong><span> ederse beni </span><span><strong>buğz</strong></span><span><strong> etmiştir&rdquo;. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">2. Halife &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle</span><strong>buyurdu<span>: &ldquo;Allah her peygambere bir Vasi&nbsp;tayin etti, Ali de soyumda, Ehli Beytimde ve &uuml;mmetimde benden sonra vasimdir&rdquo;</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&Uuml;mm&uuml; Seleme</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu<strong>: &ldquo;Ali Kur&rsquo;an&rsquo;ladır, Kur</strong>&rsquo;an da Ali&rsquo;yledir, </span><span>ikisi<strong> havuz başına&nbsp;</strong>varana<strong>&nbsp;</strong></span><span>dek&nbsp;birbirinden ayrılmazlar</span><span><strong>&rdquo;&nbsp;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&Uuml;mm&uuml; Seleme</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;Ali&rsquo;yi zikretmek ibadettir.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Ayşe</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;Resulullah</span> bana ahdetti ki, <span>Ali&rsquo;ye karşı &ccedil;ıkan</span></strong><span> kafirdir ve <strong>Cehennem&rsquo;dedir&rdquo; </strong></span><span>. (Ayşe&rsquo;ye sorarlar) &ldquo;</span><span><strong>O</strong></span><span> zaman sen niye ona karşı &ccedil;ıktın?</span><span>, (Ayşe) <strong>&ldquo;Cemel</strong></span><span> g&uuml;n&uuml;nde unutmuştum, </span><span><strong>Basra&rsquo;ya</strong> gittiğimde hatırladım, Allah&rsquo;a <strong>istiğfar</strong> ediyorum.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Ayşe</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Babam, sık sık </span><span><strong>Ali&rsquo;nin</strong> &ccedil;ehresini seyreder, hayranlıkla ona bakardı. Bir g&uuml;n &ldquo;<strong>Baba, Ali&rsquo;nin y&uuml;z&uuml;ne neden o kadar bakıyor, onu hayranlıkla seyrediyorsun?</strong>&rdquo; diye sordum &ldquo;</span><span><strong>Kızım</strong></span><span>&rdquo; dedi&nbsp;&ldquo;</span><span><strong>Hz. Resululah&rsquo;ın, Ali&rsquo;nin simasını seyretmenin ibadet olduğunu buyurduğunu kendi kulağımla duydum</strong></span><span>&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Ayşe, aktaran Taberi, Kaynak: Riyaz&rsquo;unnezere c: 2 s: 219</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah&rsquo;ın</span><span> ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: &ldquo;Kardeşlerimin en hayırlısı Ali, amcalarımın en hayırlısı Hamzadır</span><span>; Ali&rsquo;yi anıp </span></strong><span>hazırlamak ve<strong> onun hakkında konuşmak </strong></span><span>bir ibadettir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Ayşe, aktaran İbni Hacer, Kaynak: Sev&acirc;ik&rsquo;ul Muharreke, İbni Hacer s:74.</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Her g&uuml;n, Ensardan birinin b&uuml;y&uuml;k &ccedil;ocuğu </span><span><strong>Resululah&rsquo;a</strong> hizmet ederdi. Benim sıramın olduğu bir g&uuml;n <strong>&Uuml;mm&uuml;</strong></span><strong> <span>Eymen</span></strong><span> kızarmış bir tavuk getirerek &ldquo;<strong>Ya Resulullah, bu tavuğu kendim aldım, kendim pişirdim, sizin i&ccedil;in</strong></span><span><strong> ...&rdquo; dedi, bunun &uuml;zerine Resulullah elini kaldırıp &ldquo;Ya Rabbi. Bu yemeği benimle birlikte yemesi i&ccedil;in kullarının en sevgili olanını bana g&ouml;nder&rdquo; diye dua etti. Duanın hemen ardından kapı &ccedil;alındı. Resululah</strong> &ldquo;</span><span><strong>Enes, git kapıyı a&ccedil;</strong></span><span>&rdquo; buyurdular. Ben &ldquo;</span><span><strong> Keşke gelen Ensardan biri olsa</strong></span><span><strong>...&rdquo; diye ge&ccedil;irdim i&ccedil;imden. Kapıyı a&ccedil;tım, gelen Ali&rsquo;ydi, &ldquo;Peygamberin &ouml;neml</strong></span><span><strong> i bir işi</strong></span><span> <strong>var</strong></span><span>&rdquo; diyerek onu geri g&ouml;nderdim, Peygamberin bu duası ve Ali&rsquo;nin gelişi </span><span><strong>3 kez </strong> tekrarlandı, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; defasında <strong>Resulullah</strong></span><strong>, &ldquo;<span>Ey Enes, Git ve onu i&ccedil;eri al! Sen, kavmini seven ilk insan değilsin. Onun senin kavminden olmadığını biliyorum</span></strong><span>&rdquo;<strong> buyurdular.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Bunun &uuml;zerine mah&ccedil;ubiyetle gidip <strong>Aliyi</strong></span><strong> getirdim, oturup birlikte yemek yediler.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Enes bin Malik</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Babam </span><span><strong>İmam H&uuml;seyin&rsquo;den</strong></span><span><strong>, babası İmam Ali&rsquo;den aktardıklarına g&ouml;re Resulullah</strong> buyurdu:&nbsp;&ldquo;Sizlerin bana itaat etmenizi Allah farz</span><span> kıldı ve sizlerin bana karşı </span><span><strong>asi</strong></span><span>olmanızı nehyetti. Ben de sizlerin benden sonra </span><span><strong>Ali&rsquo;ye</strong> itaat etmenizi farz kılıp, ona <strong>asi</strong></span><span> olmanızı sizlere </span><span><strong>nehyediyorum</strong></span><strong>. </strong><span>Ali benim <strong>vasim ve varisimdir</strong></span><span>. Kendisi bendendir, ben de ondanım. </span><span><strong>Onu sevmek</strong></span><strong> <span>imandir</span></strong><span> ve onu buğz etmek ise k&uuml;f&uuml;rd&uuml;r. Ali&rsquo;yi seven </span><span><strong>beni</strong></span><strong> <span>sevmiştir</span></strong><span> ve onu buğz eden ise beni buğz etmiştir. Ben kimin mevlası ise Ali de onun mevlasıdır, ben de her <strong>kadın, erkek m&uuml;sl&uuml;manın</strong></span><span><strong> mevlasıyım. Ben ve Ali</strong> bu &uuml;mmetin </span><span><strong>babalarıyız&rdquo;</strong></span><span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İmam Zeynelabid</span></span></strong><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;O k&acirc;firler</span><span><strong>: &ldquo;Sen Allah tarafından g&ouml;nderilmiş bir peygamber değilsin</strong></span><span><strong> &rdquo; diyorlar. De ki: &ldquo;Benimle sizin aranızda</strong></span><span><strong> şahit olarak </strong></span><span>Allah yeter, bir de yanında</span><span><strong> kitap ilmi </strong></span><span>bulunan (yeter)&rdquo; &acirc;yetinin tefsirinde ş&ouml;yle nakledilmiştir: &ldquo;</span><span><strong> Kitap ilminin sahibi Ali&rsquo;dir</strong></span><strong>&rdquo;.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır<br /></span></span></strong><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Hz. Ali&rsquo;ye</strong></span><span>, Resulullah&rsquo;ın ilmi hakkında sorduklarında ş&ouml;yle buyurdu: </span><span><strong>&ldquo;</strong></span> <strong>Peygamber&rsquo;in ilmi,<span> b&uuml;t&uuml;n Peygamberlerin </span></strong><span>ilmidir; ge&ccedil;mişte olanların ve<strong> Kıyamet g&uuml;n&uuml;ne kadar </strong></span><span><strong> olacakların ilmidir.&rdquo; Sonra ş&ouml;yle devam etti: &ldquo;Nefsimi elinde tutana (Allah&rsquo;a) andolsun </strong></span><span>ki hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben de</span><span><strong> Peygamber&rsquo;in</strong></span><span> bildiğini biliyorum; ge&ccedil;mişte</span><span>olanların ve benimle <strong> kıyamet arasında </strong></span><span>olup</span><strong>biteceklerin<span> hepsini </span></strong><span>biliyorum.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span>Resulullah<span>, </span></strong><span>Hz. Ali&rsquo;ye<strong> bin harf </strong></span><span>&ouml;ğretmiştir ki, her harf</span><span><strong>, bin harfi </strong></span><span>a&ccedil;maktadır.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib,</span><span> Allah&rsquo;ın</span><span><strong> Muhammed&rsquo;e </strong></span><strong>bir hediyesiydi. O b&uuml;t&uuml;n <span>vasilerin </span> </strong><span>ve kendinden &ouml;nceki peygamberler ve</span><strong>Resullerin ilmini<span> miras </span></strong><span>almıştır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular. &ldquo;Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Resulullah, bana<strong> bin kapı </strong></span><span><strong>&ouml;ğretmiştir ki, her </strong></span><span>kapı<strong> bin kapıyı </strong></span><span>a&ccedil;m</span><span>aktadır.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan aktaran Eb&ucirc; Hazma Sum&acirc;li</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span>O (<span>kitap ilmine sahip olan kimse</span></strong><span>), Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;dir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan aktaran C&acirc;bir<br /></span></span></strong><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;da ge&ccedil;en &ldquo;...</span><span><strong>Bir de yanında kitap ilmi bulunan (yeter)&rdquo;</strong></span><span>...&rdquo; c&uuml;mlesinin tefsiri i&ccedil;in </span><span>ş&ouml;yle buyurdular. &ldquo;Bu &acirc;yet<strong> Ali hakkında </strong></span><span><strong>nazil olmuştur. O, Resulullah&rsquo;dan sonra bu &uuml;mmetin </strong>&acirc;limidir.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan aktaran Fudayl bin Yes&acirc;r</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>İmam Muhammed Bakır </span><span>ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak&nbsp;Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.&rdquo; </span></strong><span>(Rad: 43) ayeti<strong> Hz. Ali </strong></span><span>hakkında</span><span><strong> indi. </strong></span><strong>Kendisi, bu &uuml;mmetin alimidir.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Fudayl bin Yes&acirc;r</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Cebrail, cennetten <strong>Hz</strong></span><strong>. <span>Muhammed&rsquo;e</span></strong><span> iki tane nar getirdi. Hz. Ali, Resulullah&rsquo;la karşılaşıp, narları elinde g&ouml;r&uuml;nce, </span><span><strong>&lsquo;Şu iki nar nedir elinizde</strong></span><span>?</span><span>&rsquo; diye sordu; Ş&ouml;yle buyurdu: </span><span><strong>&lsquo;Şu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n n&uuml;b&uuml;vvettir ve senin onda nasibin yoktur. Ama &ouml;tekisi ilimdir</strong></span><span><strong>.&rsquo; Sonra Allah Resul&uuml; onu ikiye b&ouml;ld&uuml; ve yarısını Ali&rsquo;ye verdi, yarısını ise Resulullah&rsquo;ın kendisi aldı. Ardından ş&ouml;yle buyurdu: &lsquo;Sen onda benim ortağımsın, ben de senin.&rdquo; İm&acirc;m B&acirc;kır ş&ouml;yle devam etti: &ldquo;</strong></span><span><strong>Allah&rsquo;a andolsun ki Resulullah, Allah&rsquo;ın kendisine &ouml;ğrettiği her şeyi, bir harfini bile bırakmadan Ali&rsquo;ye &ouml;ğrett</strong></span><span>i.&rdquo; Sonra </span><span><strong>İm&acirc;m B&acirc;kır</strong></span><span><strong> elini g&ouml;ğs&uuml;ne koyarak: &ldquo;Sonra bu ilim bize ulaşmıştır&rdquo;</strong> buyurdu.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan aktaran Muhammed bin M&uuml;slim </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span></strong><span>De ki, benimle sizin aranızda<strong> tanık </strong></span><span>olarak<strong>&nbsp;</strong></span><span>Allah ve yanında<strong> kitabın ilmi </strong></span><span>bulunan yeter.&rdquo;</span><strong>ayeti<span> Hz. Ali hakkında </span></strong><span>indi. O<strong>, bu &uuml;mmetin </strong></span><strong>alimidir<span>. </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İmam Muhammed Bakır&rsquo;dan aktaran Fudayl bin Yaser</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Babam </span><span><strong>İm&acirc;m Muhammed Bakır&rsquo;dan</strong></span><span> işittim. &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;nin</strong></span><span> kitabında (insanlar i&ccedil;in</span><span><strong>) ihtiya&ccedil; olan her şey </strong></span><span>yazılıdır; Hatta bir &ccedil;iziğin, yaralanmanın ve hayvan ısırmanın (diyet-kısas h&uuml;k&uuml;mleri)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ant olsun ki <strong>nimetlerden</strong></span><span> sorulacaksınız&rdquo; </span><span><strong>(Tekas&uuml;r: 8).</strong></span><strong> Bu ayet i&ccedil;inde ge&ccedil;en &ldquo;<span>Nimetler&rdquo;</span></strong><span>, Emir&uuml;l M&uuml;minin <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;</strong></span><strong>in velayetidir.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span>, İbni Abb&acirc;s&rsquo;a ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Allah<strong>, kuşların dilini </strong></span><span><strong>bile bize &ouml;ğretmiştir; S&uuml;leyman bin D&acirc;v&ucirc;d&rsquo;a </strong></span><span>&ouml;ğrettiği gibi. Aynı şekilde</span><span><strong> karada </strong></span><strong>ve<span> denizde </span></strong><span>bulunan</span><span><strong> b&uuml;t&uuml;n canlıların </strong></span><span>dilini de.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;</span><span><strong>Resulullah, Ali&rsquo;ye bir kapı &ouml;ğretti ki ondan bin kapı a&ccedil;ılır.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Babam </span><span><strong>İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır</strong></span><span><strong> ş&ouml;yle buyurdular, &ldquo;Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Peygamber, Ali&rsquo;ye bin kelime </strong></span><span>anlatmıştır ki her ke</span><span>lime<strong> bin kelimeyi </strong></span><span>a&ccedil;maktadır</span><span><strong>.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>B&uuml;y&uuml;k babalarım </span><span><strong>Hz. Ali&rsquo;nin</strong></span><span> ş&ouml;yle buyurduğunu aktardılar: &ldquo;Allah (azze ve celle)&rsquo;nin</span><span>kitabından</span><span><strong> bana </strong></span><span>sorun. Allah&rsquo;a andolsun ki Allah&rsquo;ın kitabından inen</span><span><strong> her &acirc;yetin </strong></span><strong>gece veya g&uuml;nd&uuml;z m&uuml;, seferde veya haze</strong><span>rde mi indiğini Allah&rsquo;ın Res&uuml;l&uuml; bana okudu ve</span><span><strong> onun tevilini </strong></span><span>bana &ouml;ğretti.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Atalarımdan</span></strong><span>, onlarda <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;ten</strong></span><strong> naklettiklerine g&ouml;re <span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>Ey Ali,</strong></span><strong> sen benden <span>Şit&rsquo;in</span></strong><span> <strong>Adem&rsquo;e</strong></span><strong> olan mertebesinde, <span>Sam&rsquo;ın Nuh&rsquo;a</span></strong><span> olan mertebesinde, </span><span><strong>İshak&rsquo;ın İbrahim&rsquo;e</strong></span><span><strong> olan mertebesin de ki Allah&rsquo;ın buyurduğu gibi: &lsquo;İbrahim de bunu oğullarına vasiyyet etti ve Yakup</strong> &rsquo;da&rsquo; <strong>(Bakara: 132),</strong></span><strong> <span>Harun&rsquo;un Musa&rsquo;ya</span></strong><span> olan mertebesinde ve </span><span><strong> Şem&rsquo;un&rsquo;un İsa&rsquo;ya</strong></span><span> olan mertebesindesin, sen de benim <strong>vasim</strong></span><strong> ve varisimsin. Sen onlardan daha <span>kıdemli</span> </strong><span>, daha <strong>bilgili</strong></span><strong> ve daha <span>anlayışlısın</span></strong><span>, kalbin onların kalplerinden daha <strong>şecaatlidir</strong></span><span>, sen onlardan daha <strong>c&ouml;mertsin</strong></span><span>. Sen &uuml;mmetimin imamı ve </span><span><strong>Cennet</strong></span><strong> ve <span>Cehennem&rsquo;in</span></strong><span> taksimcisisin. Senin sevginle <strong>m&uuml;minler</strong></span><strong>, kafirler ve <span>m&uuml;nafıklar</span></strong><span> ayı</span><span>rt edilir.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Babam </span>ve<span> dedelerimden </span></strong><span>nakledildi ki,</span><span><strong> Resulullah, İmam Ali&rsquo;ye </strong></span><span><strong>hitaben ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ey Ali, </strong>ben peygamberlerin</span><span><strong> sonuncusu olmasaydım, sen peygamberliğime ortak olurdun. </strong></span><span><strong>Sen peygamber değilsin, ama peygamberin vasisi</strong> ve <strong>varisisin</strong></span><span>. Sen vasilerin &uuml;stadı ve takva sahiplerinin <strong>imamısın</strong></span><span>&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Atalarımdan</span><span>, onlarda kendi atalarından naklettiklerine g&ouml;re, Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;</span><span><strong>Ey &Uuml;mm&uuml; Seleme</strong></span><strong>, kendin duy ve <span>s&ouml;yleyeceklerime</span></strong><span><strong>şahid</strong></span><span> ol. <strong>Bu Ali</strong></span><strong>, d&uuml;nyada ve ahirette <span>kardeşimdir</span></strong><span>, kendisi d&uuml;nyada </span><span><strong>sancağımı</strong></span><span><strong> taşıdığı gibi yarın Kıyamet</strong> g&uuml;n&uuml;nde de <strong>Liva-i hamdi</strong></span><span> taşıyacaktır. </span><span><strong>Bu Ali,</strong></span><span> vasim, bana lazım olacak şeyleri yerine getirecek ve m&uuml;nafıkları </span><span><strong>Cennet&rsquo;teki Kevser Havuz</strong></span><span>u&rsquo;mun kenarından kovacak olandır. </span><span><strong>Ey &Uuml;mm&uuml; Seleme</strong></span><strong>, </strong><span>bu Ali m&uuml;sl&uuml;manların </span><span><strong>Seyyidi</strong></span><strong>, takva sahiplerinin <span>imamı</span></strong><span>, elleri ve ayakları temiz olanların </span><span><strong>&ouml;nderidir</strong></span><strong>. Kendisi <span>ahdi</span></strong><span> bozanlara, adaletten </span><span><strong>sapıp</strong></span><span> zulmedenlere ve <strong>dinden</strong></span><span> &ccedil;ıkanlara karşı savaşıp onları &ouml;ld&uuml;rendir.&rdquo; &Uuml;mm&uuml; Seleme dedi ki: &ldquo;</span><span><strong>Ey Resulullah, ahdi bozanlar kimlerdir</strong></span> <strong>?&rdquo; Resulullah buyurdu ki: &ldquo;<span>Onlar, Ali&rsquo;ye Medine&rsquo;de beyat edip, Basra&rsquo;da beyati bozanlardır</span></strong><span>.&rdquo; &Uuml;mm&uuml; Seleme dedi ki: &ldquo;</span><span><strong>Ey Resulullah, adaletten sapıp zulmedenler kimlerdir</strong></span><span>?&rdquo; Resullah buyurdu ki: &ldquo;</span><span><strong>Onlar Ebu S&uuml;fyan&rsquo;ın oğlu ve Şam&rsquo;daki yardımcılarıdı</strong>r</span><span>.&rdquo; &Uuml;mm&uuml; Seleme dedi ki: &ldquo;</span><span><strong>Ey Resulullah, dinden &ccedil;ıkanlar kimlerdir?</strong></span><span>&rdquo; Resulullah buyurdu ki: &ldquo;</span><span><strong> Onlar, Nehrivan ashabıdır (Haricilerdir)&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ali, Resulullah&rsquo;ın<strong> bildiği her şeyi </strong></span><span><strong>biliyordu. Allah-u Te&acirc;l&acirc;&rsquo;nın Resul&uuml;&rsquo;ne &ouml;ğrettiği her şeyi </strong> Resulullah&rsquo;da Emir-&uuml;l Mu&rsquo;minin<strong> Ali&rsquo;ye </strong></span><span>&ouml;ğretmiştir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Atalarımdan</span><span>, onlarda İmam Ali&rsquo;den</span></strong><span> naklettiklerine g&ouml;re <strong>Resulullah</strong></span><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Fatıma</strong></span><span> kalbimin <strong>s&uuml;rurudur</strong></span><span>. Oğulları ise </span><span><strong> ilmimin</strong></span><strong> <span>semeresidir</span></strong><span>. Kocası da </span><span><strong>g&ouml;zlerimin</strong></span><strong> <span>nurudur</span></strong><span>. Evladından</span><span> olan <strong>imamlar</strong></span><span> da, Rabbimin emanı ve </span><span><strong>g&ouml;kten yere </strong></span><span> uzanmış Allah&rsquo;ın ipidir. </span><span><strong>Her kim onlara tutunursa kurtulur</strong></span><span> ve her kim muhalefet ederse aşağılara d&uuml;ş&uuml;p helak olur.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Resulullah, Ali&rsquo;ye<strong> bir harf </strong></span><span>&ouml;ğretti ki</span><span><strong> bin harfi </strong></span><span>a&ccedil;maktaydı ve o</span><strong>bin harften<span> her biri de </span></strong><span>bin harfi.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Atalarımdan</span><span>, onlarda İmam Ali&rsquo;den</span></strong><span> naklettiklerine g&ouml;re <strong>Resulullah</strong></span><span> Ashabına ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>. </strong></span><strong>&ldquo;<span>Allah-u Teala</span></strong><span>, kardeşim Ali&rsquo;ye sayılmayacak kadar &ccedil;ok </span><span><strong>faziletler</strong></span><span> vermiştir. Kim onun </span><span><strong>faziletlerinden</strong></span><strong> birin </strong><span>i, ona ikrar ettiği halde </span><span><strong>zikrederse</strong></span><span>, Allah-u Teala onun ge&ccedil;mişte ve son zamanda işlediği <strong>g&uuml;nahlarını</strong></span><span><strong> bağışlar. Kim onun faziletlerinden birini yazarsa</strong></span><span>, melekler s&uuml;rekli olarak o yazıdan bir eser kaldık&ccedil;a ona <strong>mağfiret</strong></span><span> dilerler. Kim onun <strong>faziletlerinden</strong></span><strong> birini dinlerse, Allah Teala, onun <span>işitmek</span></strong><span> yoluyla işlediği g&uuml;nahlarını <strong>bağışlar</strong></span><span>. Kim onun faziletlerini i&ccedil;eren bir <strong>kitaba</strong></span><strong> bakarsa, Allah Teala, onun <span>bakmak</span> </strong><span> yoluyla işlediği <strong>g&uuml;nahlarını</strong></span><span> affeder. <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;e bakmak ibadet ve onu zikretmek ibadettir</strong></span><strong>, bi</strong><span>r kulun imanı ancak onun </span><span><strong>velayetini</strong></span><strong> <span>kabul</span></strong><span> edip ve onun d&uuml;şmanlarından uzaklaşırsa kabul olur&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;Resulullah, Ali&rsquo;ye bin kapı &ouml;ğretti ki, her kapıdan da onun i&ccedil;in bin kapı a&ccedil;ıldı</span></strong><span>.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Atalarımdan</span><span>, onlarda İmam Ali&rsquo;den</span></strong><span> naklettiklerine g&ouml;re <strong>Resulullah</strong></span><span> ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>:&nbsp;&ldquo;Ey Ali</strong></span><strong>, sen benim <span>kardeşim</span></strong><span>, varisim ve vasimsin. <strong>Seni</strong></span><strong> <span>seven</span></strong><span> beni sevmiştir ve seni buğz eden beni buğz etmiştir. </span><span><strong>Ey Ali</strong></span><strong> , ben ve sen bu <span>&uuml;mmetin</span></strong><span> babalarıyız. Ey Ali, ben ve sen ve <strong>evladından</strong></span><span> olan imamlar d&uuml;nyada seyyid ve ahirette <strong>melikleriz</strong></span><span>. Her kim bizleri tanırsa Allah&rsquo;ı tanımıştır ve her kim bizleri </span><span><strong>inkar</strong></span><strong> ederse <span>Allah&rsquo;ı inkar</span></strong><span> etmiştir.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span>Resulullah, Ali&rsquo;ye<span> bin kelime </span></strong><span>ve</span><span><strong> bin kapı </strong></span><span><strong>vasiyet etti ki her kelime ve her kapı bin kelime v</strong></span><span><strong>e bin kapıyı </strong>a&ccedil;maktaydı.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>İm&acirc;m <strong>Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;</strong></span><span><strong> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Allah, Peygamberi&rsquo;ne tenzil ve te&rsquo;vili (Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ın z&acirc;hir&icirc; ve b&acirc;tın&icirc; manalarını) &ouml;ğretmiştir. Resulullah da onları Ali&rsquo;ye </strong></span><span>&ouml;ğretmiştir&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Eb&ucirc;-s Sab&acirc;h</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Emir-&uuml;l Mu&rsquo;minin Ali</strong></span><span> ş&ouml;yle buyuruyordu: &lsquo;Bana</span><span><strong> &ouml;yle &ouml;zellikler </strong></span><span>verilmiştir ki benden &ouml;nce</span><span><strong> kimseye </strong></span><span>verilmemiştir</span><span><strong>. </strong></span><span>Ben &ouml;l&uuml;mlerden ve belalardan haberdarım ve insanlar arasındaki ihtilaflarda<strong> nasıl h&uuml;k&uuml;m vereceğimi </strong></span><span>bilirim. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;dan aktaran Mufazzal bin &Ouml;mer </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ali</span><span><strong>, helal ve haramın </strong></span><span><strong>sahibiydi (helal ve haram olan her şeyi bilirdi) ve Kur&rsquo;&acirc;n ilmine </strong> sahipti<strong>. </strong></span><span>Biz de onun yolundayız.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;dan aktaran Hafs bin Kart-il C&uuml;hen&icirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Biz, her şeyi <strong>apa&ccedil;ık bir imamda </strong></span><span><strong>saymışız&rdquo; (Yasin: 12) </strong>ayeti Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin</span><span><strong> Hz. Ali hakkında </strong></span><span><strong>inmiştir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Anlatan İmam Cafer-i Sadık, aktaran</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;"> <strong>S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.77 </strong></span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>İmam Musa-i Kazim ve İmam Cafer-i Sadık, İmam Muhammed Bakır&rsquo;dan</span><span> duymuşlar. O da Cabir bin Abdullah-i Ens&acirc;r&icirc;</span></strong><span>&rsquo;den duyduğuna g&ouml;re </span><span><strong>Resulullah </strong></span><span>ş&ouml;yle buyurdular</span><span><strong> : &ldquo;</strong></span><strong>Ben ilmin hazinesiyim ve <span>Ali onun anahtarıdır; </span></strong><span>o halde kim hazineyi isterse,<strong> anahtara </strong></span><strong>gelsin<span>.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Hulki Rız&acirc; </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Babalarımdan</span></strong><span> duydum, onlarda </span><span><strong>babalarından</strong></span><span>,onlar da <strong>Imam H&uuml;seyin&rsquo;den</strong></span><span> duymuşlardır. &ldquo;</span><span><strong>Hz</strong></span><strong> <span>Ali</span></strong><span> uzun bir aradan sonra olduk&ccedil;a </span><span><strong>yaşlanan</strong></span><span> ve yolda y&uuml;r&uuml;mekte zorlanan bir <strong>dostunu</strong></span><span> g&ouml;r&uuml;nce ona ş&ouml;yle buyurdu &ldquo; <strong>Bayağı yaşlanmışsın ey adam</strong></span><span>.&rdquo;Adam ise &ldquo;</span><span><strong>Senin itaatinde yaşlandım ey Emir&rsquo;el M&uuml;minin</strong></span><span>&rdquo; dedi. Hz Ali &ldquo;</span><span><strong>Hen&uuml;z sende bir g&uuml;c&uuml;n olduğunu g&ouml;r&uuml;yorum</strong></span><span>&rdquo; diye buyurunca da adam s&ouml;yle dedi:&rdquo; <strong>O da sana aittir, </strong></span><strong> ey Emir&rsquo;el M&uuml;minin!&rdquo;&nbsp;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Hulki Rız&acirc;, aktaran Şeyh Saduk</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Babamdan</span></strong><span> Resulullah&rsquo;ın, </span><span><strong>Hz. Ali&rsquo;ye</strong></span><span> hitaben ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: &ldquo;</span><span><strong>Ey Ali, </strong></span><strong>ben<span> ilim şehriyim, </span></strong><span>kapı</span><strong>da<span> sensin. </span></strong><span>Şehre<strong> kapının dışında bir yerden </strong></span><span><strong>ulaşacağını zanneden yalan s&ouml;ylemiştir.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Ali bin Musa Rız&acirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>B&uuml;y&uuml;k babalarım, <strong>İm&acirc;m H&uuml;seyin&rsquo;den</strong></span><span><strong> ş&ouml;yle naklettiler: &ldquo;Emir-&uuml;l Mu&rsquo;minin bize hutbe okuyarak ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;dan bana sorun ki size kimin hakkında ve nerede n&acirc;zil olduğunu haber vereyim</strong>.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İm&acirc;m Ali Hulki Rız&acirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Babamdan</span>, o da <span>atalarından</span></strong><span> naklettiğine g&ouml;re, Resulullah, <strong> İmamı Ali&rsquo;ye</strong></span><span><strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ey</strong> </span><span><strong>Hasan&rsquo;ın</strong></span><span><strong> babası G&uuml;neş&rsquo;e hitap et, o sana cevap verecektir. M&uuml;minlerin Emiri ş&ouml;yle hitap etti: </strong></span><span><strong>Selam olsun sana ey Allah&rsquo;ın itaatkar kulu</strong> . G&uuml;neş ş&ouml;yle cevap verdi</span><span><strong>: Selam </strong></span><strong>senin &uuml;zerine de olsun<span> ey M&uuml;minlerin Emiri, </span></strong><span>takva sahibi olan insanların imamı ve elleri ve ayakları <strong> temiz olanların </strong></span><span>&ouml;nderi<strong>.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İmam Hasan el-Askeri</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>İmam<strong> Muhammed Bakır</strong></span><span><strong> oğlu İmam Cafer Sadık&rsquo;dan nakledilmiştir ki: &ldquo;G&uuml;neş, İmam Ali&rsquo;ye yedi kere </strong> hitap etti&rdquo;.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Cabir bin Abdullah</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>İmam Rıza</span><span> babasından, o da kendi babasından</span></strong><span>, o da kendi </span><span><strong>babalarından</strong></span><span>, onlar da <strong>Hz Ali&rsquo;den</strong></span><span> ş&ouml;yle naklettiler: &ldquo;</span><span> <strong>Resulullah</strong></span><strong> bana buyurdular: <span>Ey Ali</span></strong><span>! Kureyş b&uuml;y&uuml;klerinden bir kısmı <strong>Fatima&rsquo;nın</strong></span><span> seninle evlenmesi konusunda beni </span><span><strong>kınadı</strong>lar</span><span> ve dediler ki: &ldquo;<strong>Biz onu senden istedik ama sen vermedin; tutup Ali ile evlendirdin</strong></span><strong> .&rdquo; Ben de onlara dedim ki; <span>Allaha and olsun,</span></strong><span>bu işi ben yapmadım</span><span><strong>. </strong></span><strong>Allah </strong><span>onu<strong> size vermedi </strong></span><strong>ve Ali ile evlendirdi<span>. Cebrail </span></strong><span>bana</span><strong>gelerek</strong><span>ş&ouml;yle dedi</span><span><strong>: Ey Muhammed. </strong></span><strong>Allah</strong><span>buyuruyor</span><span><strong> :&rdquo; Eğer Ali&rsquo;yi yaratmasaydım, Ademden insanlığın sonuna kadar yery&uuml;z&uuml;nde kızın Fatima&rsquo;ya eş olabilecek birisi bulunmazdı.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">H&uuml;seyin bin Halid, aktaran Şeyh Saduk</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>İmam Rıza&rsquo;ya</span></strong><span>, &ldquo;Evet Biz, <strong>o emaneti</strong></span><strong> g&ouml;klere, <span>yere</span></strong><span> ve </span><span><strong>dağlara</strong></span><span> sunduk da onlar onu <strong>y&uuml;klenmeye</strong></span><span> yanaşmadılar ve ondan korktular da insan y&uuml;klendi onu. O ger&ccedil;ekten &ccedil;ok zalim, &ccedil;ok </span><span><strong>cahil</strong></span><strong> bulunuyor.&rdquo; ayetinin tefsirini sordum. <span>Hz. Ali</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Buradaki emanet</span><span><strong> velayettir </strong></span><span>(Ehl-i Beytin velayeti). Kim haksız yere <strong>velayet iddiasında </strong></span><span>bulunursa<strong> kafir </strong></span><strong> olur.&rdquo; </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">H&uuml;seyin bin Halid, aktaran Şeyh Saduk</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Ammar bin Yasir</span> dedi ki: <span>Hz. Ali</span></strong><span> ile beraber giderken, karıncalarla dolu bir vadiye vardık. Ben ona: </span><span><strong>Ey M&uuml;minlerin Emiri, </strong></span><span>Allahın yarattıklarından bu<strong> karıncaların sayısını, </strong></span><span><strong>aralarında ka&ccedil; erkek </strong>ve</span><span><strong> ka&ccedil; dişi </strong></span><span>mevcut olduğunu bilen birini bilir misin? diye sordum. Hz. Ali ş&ouml;yle cevap buyurdu: <strong>Evet, ben bir kişiyi tanırım ki bu karıncaların sayısını, aralarında ka&ccedil; erkek ve ka&ccedil; dişi olduklarını bilir</strong></span><span>. Ben dedim ki: </span><span><strong>O kişi kimdir</strong></span><span>? Buyurdu ki: Ey Ammar, (<strong>Yasin</strong></span><strong>:<span>12)</span></strong><span> &ldquo;</span><span><strong>Biz, her şeyi apa&ccedil;ık bir imamda saymışız</strong></span><span><strong>&rdquo; ayetini okumadın mı? </strong>Dedim ki: <strong>Evet ey Mevlam</strong></span><span>. Bunun &uuml;zerine M&uuml;minlerin Emiri ş&ouml;yle buyurdu: <strong>İşte o apa&ccedil;ık İmam, benim</strong></span><span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Kaynak: Metin G&uuml;lbol; Alıntı: S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.77 / es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-H&uuml;seyni&rsquo;nin &ldquo;el-Burhan fi-tefsir-i Kuran&rdquo; Tahran bas.1415 c.5, s.7 / H&uuml;seyn bin Ahmed el-H&uuml;seyni &ldquo;Tefsir-i İsne Aşar&rdquo; Tahran 1. bas.1363 c.11, s.62-63 (fars&ccedil;a) / H&uuml;ccet&rsquo;&uuml;l İslam Muhammed Taki Şerif&rsquo;in &ldquo;Sahifet&rsquo;il Ebrar&rdquo; c.1, s.113)</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Resul-&uuml; Ekrem</strong></span><span> bu dua ile meşgul iken </span><span><strong>Ali</strong></span><span>, 3 defa geldi. Her gelişinde </span><span><strong>&ouml;z&uuml;r</strong></span><span> getirerek onu geri yolladım. <strong>3. gelişinde</strong></span><span><strong> ayağıyla kapıya vurdu. Resulullah; &ldquo;Onu i&ccedil;eri al</strong></span><span>.&rdquo; diye buyurdular. Ali i&ccedil;eri girdiğinde; &ldquo;</span><span><strong> Allah sana rahmet etsin, senin bana gelmene m</strong></span><span>ani olan şey neydi?</span><span>&rdquo; diye sordular. Ali de; &ldquo;<strong>3 defa </strong></span><span>kapıya kadar geldim, bu<strong> 3. gelişimdir</strong></span><span>.&rdquo; diye arz etti. Resulullah bana d&ouml;nerek; &ldquo;Enes<strong>! Neden </strong></span><strong> Ali&rsquo;nin gelmesine mani oldun? Seni<span> bu işe s&uuml;r&uuml;kleyen </span></strong><span>şey ne idi?&rdquo; diye sordu. Ben de; &ldquo;</span><span><strong>Ya Resulullah! </strong></span><span>Doğrusunu isterseniz, sizin duanızı duyduğumda</span><span><strong> benim kavmimden birisinin gelmesini </strong></span><strong> istedim&rdquo; dedim.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Enes</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Ali&rsquo;nin sevgi</span></strong><span>si kalkandır, Cehennem ve Cennet&rsquo;i </span><span><strong>b&ouml;lendir</strong></span><span>, Mustafa&rsquo;nın </span><span><strong>ger&ccedil;ek</strong></span><span> vasisidir, İnsanların ve </span><span><strong>cinlerin</strong></span><span> imamıdır.&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Şafii Mezhebinin imamı Şafii</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Ali&rsquo;nin sevgisi</strong></span><span> ateşten koruyucudur. </span><span>Ali </span><span><strong>insanların</strong></span><span><strong> ve cinlerin imamıdır. Ger&ccedil;ekten de Mustafa&rsquo;nın</strong> vasisidir. <strong>Cennet ve Cehennemi</strong></span><span> b&ouml;l&uuml;şt&uuml;rendir.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Şafii Mezhebinin kurucusu Muhammed İdris Şafii</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Ali bin Ebi Talib </strong></span><strong>i&ccedil;in var olan ve<span> nakledilen </span></strong><span>onca faziletl</span><span>er Resulullah&rsquo;ın ashabından</span><span><strong> hi&ccedil; kimse i&ccedil;in </strong></span><span>nakil olmamıştır.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hanbeli Mezhebinin İmamı Ahmed Hanbel Şeybani</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Benim</span></strong><span> ve ashabın ilminin, <strong>Ali&rsquo;nin ilmi karşısındaki</strong></span><span><strong> konumu bir damlanın yedi deniz karşısındaki</strong> konumu gibidir.&rdquo;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><span><strong><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abbas </span></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Allah&rsquo;a</span> and olsun ki, <span>ilmin</span></strong><span> <strong>onda dokuzu</strong></span><span> Ali&rsquo;ye verilmiştir. </span><span>Geri kalan <strong>onda biri</strong></span><span> hususunda da Ali insanlarla ortaktır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abbas </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;</span><span><strong>Rabb&rsquo;imin huzuruna </strong></span><span>vardığımda,<strong> benimle konuştu </strong></span><span><strong>ve m&uuml;n&acirc;c&acirc;t etti; ben de &ouml;ğrendiğim her şeyi Ali&rsquo;ye </strong></span><span>&ouml;ğrettim; o, benim</span><span><strong> ilmimin </strong></span><span>kapısıdır.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Bu &uuml;mmetin &ouml;nde gideni Ali bin Ebi Talib&rsquo;dir.</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu </span><span><strong>&ldquo;Ben, Ali, Hasan, H&uuml;seyin ve H&uuml;seyin&rsquo;in</strong></span><span> evladından </span><span><strong>dokuz</strong></span><strong> (imam) hepimiz <span>temiz</span></strong><span> ve masumuz&rdquo;.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Ben</span><span><strong> ilmin </strong></span><span>şehriyim ve Ali<strong> onun kapısıdır. </strong></span><span>O halde kim ilim isterse,</span><span><strong> kapıya </strong></span><span>gelsin.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Allah&rsquo;a and olsun ki, <strong>Resulullah</strong></span><span> ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;ye s&ouml;ven</strong></span><span> bana s&ouml;vm&uuml;şt&uuml;r, bana s&ouml;ven de <strong>Allah&rsquo;a s&ouml;vm&uuml;şt&uuml;r</strong></span><span><strong>, Allah&rsquo;ı s&ouml;ven kişiyi, Allah onu burnu &uuml;zere ateşe</strong> d&ouml;kecektir&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>Adem</strong></span><strong>, t&ouml;vbesinin kabul edilmesi i&ccedil;in <span>Rabbinden</span> </strong><span> bazı&nbsp;kelimeler telakki ettiğinde, <strong>Muhammed, Ali, Fatma, Hasan ve H&uuml;seyin hakkı</strong></span><span> i&ccedil;in t&ouml;vbesinin kabul edilmesini </span><span>dilemişti.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;yi sevmek</strong></span><span> ateşin odunu yediği gibi <strong>g&uuml;nahları</strong></span><span> yer.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;yi sevmek</strong></span><span> ateşten (Cehennem&rsquo;den) kurtuluştur.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;İnsanlar</span><span> <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;in sevgisinde</strong></span><span> birleşselerdi Allah </span><span><strong>Cehennem&rsquo;i</strong></span><span> yaratmazdı.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;İlim <strong>on kısma</strong></span><span> b&ouml;l&uuml;nd&uuml;. </span><span><strong>9 kısmı Ali&rsquo;ye verildi</strong></span><span><strong>. &Ouml;b&uuml;r kısmı da insanlara verildi. Ali, o kısmı</strong> da insanlardan daha iyi bilir.</span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT">İbn-i Abb&acirc;s</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;Ali, <strong>mağfiret</strong></span><span><strong> kapısıdır, her kim i&ccedil;ine ge&ccedil;erse m&uuml;min </strong></span><span>, her kim i&ccedil;inden &ccedil;ıkarsa </span><span><strong>kafirdir</strong></span><strong>.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz. Ali, </span>minberden buyurdular<span>: &ldquo;</span></strong><span>Beni <strong>kaybetmeden</strong></span><span> bana Allah&rsquo;ın <strong>kitabından</strong></span><span> sorun. Her ayetin </span><span><strong>nerede indiğini</strong></span><span><strong>, dağda mı, yumuşak toprakta</strong></span><span> mı indiğini herkesten </span><span><strong>iyi bilirim</strong></span><strong>. Bana <span>fitneleri</span></strong><span> sorun, </span><span><strong>her fitnenin ne zaman kopacağını</strong></span><span> ve onda &ouml;ld&uuml;r&uuml;lecekleri bilirim.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;<strong> Ben ilmin şehriyim ve Ali onun kapısıdır. O halde ilmi isteyen, şehrin kapısına gelsin.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>Ey Ali,</strong></span><strong> sen <span>havuzumun</span></strong><span> ve </span><span><strong>sancağımın</strong></span><span> sahibisin ve sen benim <strong>kalbimin</strong></span><strong> sevgilisisin. Sen benim vasim, <span>ilmimin</span> </strong><span> varisi ve t&uuml;m peygamberlerin <strong>ilim</strong></span><span> yerisin. Sen Allah&rsquo;ın yery&uuml;z&uuml;ndeki <strong>g&uuml;vendiği</strong></span><span> ve&nbsp;insanlar &uuml;zerinde onun <strong>h&uuml;ccetisin</strong></span><span>. Sen imanın r&uuml;kn&uuml; ve İslamın direğisin. Sen, zifri karanlığın <strong>aydınlığı</strong></span><span> ve <strong>hidayetin</strong></span><span> nurusun. Sen aşikar, belli olan yol ve dosdoğru olan sıratsın. Sen elleri ve ayakları temiz olan insanların </span><span><strong>&ouml;nderi</strong></span><strong> ve m&uuml;minlerin melikisin. Be</strong><span>n kimin mevlası isem sen de onun <strong>mevlasısın</strong></span><span><strong>. Ben ise her erkek ve kadın m&uuml;minlerin mevlasıyım. Seni ancak temiz doğumlu bir kişi sever ve ancak k&ouml;t&uuml; doğumlu olan kişi buğz eder. Mira&ccedil;&rsquo;ta</strong></span><span> Allah beni katına aldığında bana ş&ouml;yle bildirdi: </span><span><strong>Ey Muhammed, Ali&rsquo;ye </strong></span><span>benden selam s&ouml;yle ve bildir ki, kendisi evliyamın imamı ve bana itaat edenlerin nurudur. Ona bu keramet kutlu olsun.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz</span>. <span>Muhammed</span></strong><span>, Hz. Ali&rsquo;ye hitaben ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Ey Ali, ben</span><span><strong> hikmet </strong></span><span>şehriyim ve sen onun kapısısın; şehre kapının dışında başka bir yerden</span><span><strong> asla </strong></span><strong>girilmez.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: &ldquo;Ya Ali</strong></span><span>! Halk arasındaki misalin, Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;daki &ldquo;</span><span><strong>Kulhuvallahu ehed</strong></span><strong>&rdquo; suresine benzer; kim onu <span>bir</span></strong><span> defa okursa, adeta Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ın </span><span><strong>&uuml;&ccedil;te birini</strong></span><span> okumuştur; kim onu iki defa okursa, adeta Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ın </span><span><strong>&uuml;&ccedil;te ikisini</strong></span><span> okumuştur; kim onu </span><span><strong>&uuml;&ccedil;</strong></span><strong> defa okursa, adeta <span>Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;nın</span></strong><span> hepsini okumuştur. </span><span><strong>Ya Ali</strong></span><strong>, sen de b&ouml;ylesin! Kim seni <span>kalbiyle</span></strong><span> severse, imanın &uuml;&ccedil;te birini elde etmiştir; kim </span><span><strong>kalbi</strong></span><strong> ve <span>diliyle</span></strong><span> seni severse </span><span><strong>imanın</strong></span><span><strong> &uuml;&ccedil;te ikisini elde etmiştir; kim seni kalbi, dili ve eliyle severse imanın hepsini elde etmiştir. Beni hak olarak peygamber</strong></span><span> g&ouml;nderen Allah&rsquo;a ant olsun ki, eğer yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n </span><span><strong>ehli, g&ouml;k</strong></span><span> ehli gibi seni sevmiş olsaydı, Allah onlardan bir kişiyi bile ateşle </span><span><strong>azap</strong></span><strong> etmezdi.&rdquo; </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abb&acirc;s</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span>De ki, <span>beni</span><span>mle sizin aranızda</span></strong><span> tanık olarak&nbsp;Allah ve yanında <strong>kitabın</strong></span><span> ilmi bulunan yeter.&rdquo; <strong>O Ali</strong></span><strong>&rsquo;dir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kendisi <span>tefsirde</span></strong><span>, tevilde, <strong>nesih</strong></span><strong> ve mensuhta alimdir.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbni Abbas&rsquo;dan aktaran S&uuml;leyman el-Kunduzi, &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.104</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz. Ali </span></strong><span>ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: </strong></span><strong>Benim</strong><span>Al</span><span>lahın kitabında<strong> insanların bilmediği isimlerim </strong></span><span><strong>vardır. </strong></span><span>Onlardan biri şudur<strong>: &ldquo;Ve aralarında bir m&uuml;ezzin (m&uuml;nadi), Allahın laneti&nbsp;yalancıların &uuml;zerine olsun diye bağırır.&rdquo; Onlar (yalancılar) velayetimde yalanlama yapanlar ve hakkımı hafife alanlardır</strong></span><span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.101,</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;"> alıntı <strong> el-Hakim el-Haskani senedi, alıntı Ebi Salih, alıntı İbn-i Abbas</strong></span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;</span><span><strong>Ey Ali, </strong></span><strong>ben<span> ilmin şehriyim </span></strong><span>ve sen onun</span><span><strong> kapısısın; </strong></span><span><strong>şehre ancak kapısından gelinir. Beni sevdiğini zann</strong>edip de sana</span><span><strong> buğz eden </strong></span><span><strong>kimse, yalancıdır. Zira hi&ccedil; ş&uuml;phesiz sen bendensin, ben de senden. </strong> Senin etin<strong>, benim etimdir</strong></span><span>; senin kanın<strong> benim kanımdır </strong></span><span>ve</span><strong>senin ruhun<span>, benim ruhumdandır</span></strong><span>...&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn Abb&acirc;s&rsquo;tan aktaran Said bin C&uuml;beyr</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;n</strong></span><span>in kapısı m&uuml;stesna</span><span>, </span><span><strong>mescide a&ccedil;ılan t&uuml;m kapıları</strong></span><span><strong> kapatınız&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Aktaranlar: 1- Zeyd bin Erkam, 2 - İbn-i&nbsp;Abbas, 3- Cabir bin Abdullah, 4- Cabir bin Semra</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Ben <strong>Peygamber&rsquo;in</strong></span><span> yanındaydım; </span><span><strong>Ali</strong></span><span> hakkında sorulunca, ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Hikmet</span><span><strong> on par&ccedil;aya </strong></span><span>b&ouml;l&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r; b</span><span>unlardan</span><span><strong> dokuz kısmı Ali&rsquo;ye, </strong></span><span><strong>bir kısmı ise (diğer) insanlara </strong></span><span>verilmiştir.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbni Abbas</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;Ali hakkında 300 ayet indi&rdquo;</span></strong><span>.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbni Abbas</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Allahın kitabında<strong> Ali hakkında </strong></span><span><strong>indiği kadar hi&ccedil; kimse hakkında </strong></span><span>(ayet) inmemiştir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbni Abbas</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span> isra gecesinde <span>Miraca</span></strong><span> &ccedil;ıktığında </span><span><strong>Allahu Teala</strong></span><span> onunla birlikte peygamberleri bir araya topladı ve ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>Ey Muhammed, &lsquo;Senden &ouml;nceki peygamberlere sor,&rsquo; ne &uuml;zere g&ouml;nderildiniz</strong></span><strong>?&rdquo; Peygamber efendimiz sorunca dediler ki: Biz<span>, L&acirc; il&acirc;he illall&acirc;h </span></strong><span>şehadeti, senin peyg</span><span>amberliğinin<strong> ikrarı </strong></span><span>ve Ali bin Ebi Talib&rsquo; in<strong> velayeti &uuml;zerine </strong></span><strong>g&ouml;nderildik.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abd&uuml;l Birr</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Ebu Eyub&rsquo;il Ansari&rsquo;ye</strong></span><span> varıp ona dedik ki: </span><span><strong>Ey Ebu Eyyub</strong></span><span>, şanı y&uuml;ce olan Allah, Peygamberin devesini y&ouml;neltip <strong>senin evinin &ouml;n&uuml;nde durmasıyla</strong></span><span><strong> seni kerametli kıldı. Resulullah da senin</strong> <strong>evinde</strong></span><span> kalıp, </span><span><strong>seni &ccedil;ok faziletlerle</strong></span><span> y&uuml;celtti. Biz haber aldık ki, sen </span><span> <strong>Ali</strong></span><strong> aleyhisselam ile <span>La ilahe illalah ehline</span></strong><span> karşı savaşmışsın&rdquo;. </span><span><strong>Ebu Eyyub</strong></span><strong> bize dedi ki: &sbquo;&rdquo;<span>Allah&rsquo;a yemin ederim ki</span></strong><span>, şimdi sizlerin bulunduğunuz bu evimde Resulullah mevcut idi. Benden ve Resulullah&rsquo;tan başka, Resulullah&rsquo;ın hizmet&ccedil;isi </span><span><strong>Enes bin Malik</strong></span><span> ve Resulullah&rsquo;ın sağında <strong>İmam A</strong></span><span><strong>li vardı. Bizler i&ccedil;erdeyken kapı vuruldu. Resulullah buyurdu ki: &ldquo;Ey Enes, kapıyı a&ccedil; bak kim geldi&rdquo;. Enes kapıyı a&ccedil;ıp </strong></span><span><strong> Ammar&rsquo;ın</strong> geldiğini s&ouml;</span><span>yledi. Resulullah buyurdu ki: &ldquo;<strong>Tayyib</strong></span><strong>, mutayyib olan <span>Ammar&rsquo;a</span></strong><span> kapıyı a&ccedil; i&ccedil;eri gelsin. </span><span><strong>Enes</strong></span><span> kapıyı a&ccedil;ıp, </span><span><strong>Ammar</strong></span><span> i&ccedil;eri Resulullah&rsquo;ın yanına geldi. Resulullah Ammar&rsquo;a hitaben ş&ouml;yle buyurdu: </span><span><strong>&ldquo;Ey Ammar</strong></span><strong>, &uuml;mmetimin i&ccedil;inde <span>felaketler</span></strong><span> ortaya &ccedil;ıkacak ve <strong>kılı&ccedil;lar</strong></span><span> araya ge&ccedil;ecek. <strong>&Uuml;mmetim birbirini vurup &ouml;ld&uuml;recek</strong></span><span>, işte o durumu g&ouml;r&uuml;rsen sağımda duranı (<strong>İmam Ali&rsquo;yi</strong></span><span><strong>) takip et. İnsanların hepsi bir vadiye ge&ccedil;se, Ali ise başka bir vadiye</strong></span><span> ge&ccedil;se, Ali&rsquo;nin&nbsp;ge&ccedil;tiği vadiye ge&ccedil; ve insanları bırak. </span><span><strong>Ey Ammar</strong></span><strong>, Ali seni hi&ccedil;bir zaman <span>hidayetten</span> </strong><span> &ccedil;ıkarmaz ve seni hi&ccedil;bir zaman <strong>sapıklığa</strong></span><span> s&uuml;r&uuml;klemez. <strong>Ey Ammar, </strong></span><strong>Ali&rsquo;ye itaat<span> bana itaattir, </span> </strong><span>bana itaat ise<strong> Allah&rsquo;a itaat </strong></span><strong>etmektir<span>.</span></strong><span>&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Alkame bin Kays ve Esved bin Berid&rsquo;den aktarılmıştır</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah&rsquo;ın,</span></strong><span><strong>İmam Ali</strong></span><span><strong> hakkında buyurduğu birtakım &ouml;zellikler duydum ki, onlardan bir tanesi bir şahısta olsaydı, ona fazilet</strong> ve </span><span><strong>şeref</strong></span><span> olarak yeterliydi. </span></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><span>?&nbsp; Onun bu buyruğu Ben kimin mevlası isem Ali de onun&nbsp;mevlasıdır.&rdquo; </span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali benden</strong></span><strong> <span>Harun&rsquo;un Musa&rsquo;ya</span></strong><span> olan konumundadır.&rdquo; </span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali benden, </strong></span><span>ben de ondanım</span><span>.&rdquo;&nbsp;</span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali benden</strong></span><strong>, nefsim gibidir. Ona olan <span>itaat</span></strong><span> bana itaattir, ona karşı </span><span><strong>asi</strong></span><strong> olmak bana <span>karşı asi</span></strong><span> olmaktır.&rdquo;&nbsp;</span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;<strong>Ali&rsquo;nin savaşı</strong></span><span><strong> Allah&rsquo;ın savaşıdır. Ali&rsquo;nin barışı Allah&rsquo;ın&nbsp;</strong></span><span><strong>barışıdır</strong></span><span>.&rdquo; </span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;nin dostu</strong></span><span> Allah&rsquo;ın dostudur. Ali&rsquo;nin <strong>d&uuml;şmanı</strong></span><span><strong> Allah&rsquo;ın&nbsp;d&uuml;şmanıdır.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali</strong></span><span>, Allah&rsquo;ın <strong>yaratıklarına</strong></span><span> olan h&uuml;ccetidir.&rdquo;</span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;yi</strong></span><strong> sevmek iman, onu <span>buğz</span></strong><span> etmek k&uuml;f&uuml;rd&uuml;r.&rdquo;</span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;nin</strong></span><span> tarafı Allah&rsquo;ın tarafıdır, Ali&rsquo;nin <strong>d&uuml;şmanlarının</strong></span><span> t</span><span>arafı da&nbsp;Şeytan&rsquo;ın tarafıdır.&rdquo;&nbsp;Bu buyruğu: &ldquo;Ali <strong>hakladır</strong></span><span><strong>, hak da Ali&rsquo;yledir. İkisi birbirinden ayrılmazlar.&rdquo;&nbsp;</strong></span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali</strong></span><strong> Cennet ve <span>Cehennem&rsquo;in</span></strong><span> b&ouml;l&uuml;şt&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;d&uuml;r.&rdquo; </span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;den</strong></span><span> ayrılan benden <strong>ayrılmıştır</strong></span><span><strong>, benden ayrılan da Allah&rsquo;tan ayrılmıştır.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>?&nbsp; Bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Ali&rsquo;nin</strong></span><span> yandaşları <strong>Kıyamet</strong></span><span><strong> G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde kurtulmuş olanlardır.&rdquo;</strong></span></li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Cabir bin Abdullah el-Ansari</span></span></strong></li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>İnsanlar arasında </span><span><strong>Ali</strong></span><strong>; mahsus (<span>duyu</span></strong><span> organlarıyla hissedilir) ger&ccedil;ekler arasındaki </span><span><strong>makul</strong></span><span> (akılla derk edilen) </span><span><strong>ger&ccedil;ek</strong></span><strong> gibidir.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&Uuml;nl&uuml; İslam Filozof ve Tabibi İbn-i Sina</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span>Ali,<span> kendi &ccedil;ağından daha &ouml;nce </span></strong><span>d&uuml;nyaya gelmiş bir kişiliktir.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&Uuml;nl&uuml; &ccedil;ağdaş yazar C&uuml;bran Halil C&uuml;bran</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Abdullah bin Abbas </span></strong><span>ş&ouml;yle demiştir:</span><span><strong> &ldquo;Resulullah&rsquo;ın </strong></span><span>ilmi</span><span><strong> Allah&rsquo;tandır. </strong></span><span>Benim ilmim<strong> Ali&rsquo;dendir. </strong></span><strong>Benim ve t&uuml;m sahabenin ilmi<span>, Ali&rsquo;nin ilmi yanında ancak yedi denizden bir damla </span></strong><span>kadardır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">El-Kelbi</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah&rsquo;a</span> sordular ki: <span>Mirac</span></strong><span> gecesinde Allah </span><span><strong> seninle kimin lugatı ile muhatap</strong></span><span> oldu? Resulullah buyurdu ki: <strong>Allah</strong></span><strong>, <span>Ali bin Ebi Talib&rsquo;in lugatı ile bana muhatap</span> </strong><span> oldu ve bana <strong>ilham</strong></span><strong> edip ona sordum ki: <span>Ey Rab</span></strong><span>, sen mi bana<strong> muhatap </strong></span><strong>oluyorsun<span> yoksa Ali mi?.</span></strong><span> Allah bana buyurdu ki: <strong>Ey Ahmed</strong></span><span>, ben eşyalar gibi bir şey değilim, insanlar ile<strong> kıyas </strong></span><span><strong>edilemem ve eşyalar ile vasıflanamam. Seni nurumdan </strong></span><span>yarattım ve</span><span><strong> senin nurundan Ali&rsquo;yi </strong></span><span>yarattım</span><span><strong>. </strong></span><span>Kalbinin i&ccedil;ine baktım, kalbinde Ali bin Ebi Talib&rsquo;den<strong> daha sevgili olanı </strong></span><span>g&ouml;rmedim ve b&ouml;ylece kalbin <strong>m&uuml;tmain</strong></span><span> olsun diye onun lugatı ile </span><span><strong>sana</strong></span><strong> muhatap oldum.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i &Ouml;mer</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Ş&uuml;phesiz ki Kur&rsquo;an </span><span><strong>yedi harf</strong></span><span> &uuml;zere nazil olmuştur. Her harfin </span><span><strong>bir zahiri ve bir de b</strong></span><span>atını vardır. Kur&rsquo;an&rsquo;ın <strong>zahir ve batın ilmi </strong></span><span><strong>Ali&rsquo;nin yanındadır.&nbsp; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Abdullah bin Mesud</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Ali</strong></span><span>, Peygamber&rsquo;den sonra insanların </span><span><strong>en bilginidir</strong></span><strong>. </strong><span>Onu s&uuml;rekli akan bir <strong>deniz</strong></span><strong> gibi g&ouml;rd&uuml;m. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Abdullah bin Mesud</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Bilmediklerinizi <strong>Zikir Ehli&rsquo;</strong></span><strong> ne sorunuz&rdquo; ayeti in</strong><span>diğinde </span><span><strong>Hz. Ali</strong></span><span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><span><strong>Zikir Ehli biziz</strong></span><strong>.&rdquo; </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Cabir el-Cufi dedi ki</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Bilmediklerinizi <strong>Zikir Ehli&rsquo; ne</strong></span><span> sorunuz&rdquo; ayeti hakkında İmam Ali&rsquo;ye sordum. Buyurdu ki: &ldquo;Vallahi</span><span><strong> Zikir ehli </strong></span><strong>biziz, ilim ehli biziz, te&rsquo;vilin ve<span> tenzilin madeni </span></strong><span>biziz<strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Haris el-Hamadani</span></span> </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah&rsquo;ın</span><span> ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: &lsquo;Ben ilmin </span></strong><span>kentiyim, Ali de kapısıdır <strong>, ilim isteyen kapıdan </strong></span><span>gelsin&rsquo;&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Haris el-Hamadani</span></span> </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Allah-u Teala&rsquo;nın iradesi </span><span><strong>alemleri yaratmak</strong></span><strong> isteyince iradesinden bir hakikat v&uuml;cuda geldi. Arifler bu hakikate &ldquo;toz, filozoflar ise &ldquo;<span>heyula</span></strong><span>&rdquo; (madde) demişlerdir. Bu hakikat salt kuvve ve kabiliyet idi. Alemde olan her şey o hakikatte kendi kuvvet ve kabiliyeti esasınca v&uuml;cut bulmuştur. Tıpkı i&ccedil;inde bir <strong>ışık bulunan</strong></span><span><strong> ev gibidir. Evin her k&ouml;şesi o ışığa yakınlığı &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nde aydınlanmıştır. O hakikatte v&uuml;cut bulmada &ldquo;Akıl&rdquo; olarak adlandırılan Muhammed&rsquo;in hakikati dışında hi&ccedil;bir şey Allah&rsquo;a daha yakın değildir. O halde Muhammed b&uuml;t&uuml;n alemin </strong> efendisi ve v&uuml;cut aleminde ilk zuhur eden hakikattir. Onun v&uuml;cudu ilahi nur</span><span>dan, &ldquo;toz&rdquo;dan ve t&uuml;mel hakikatten kaynaklanmıştır. Bu tozla <strong> Muhammed&rsquo;in zatı</strong></span><span><strong> v&uuml;cuda gelmiş ve alemin dış ger&ccedil;eği ondan tecelli etmi_tir. Peygamber&rsquo;e en yakın olan kimse ise Ali bin Ebi Talib&rsquo;dir</strong></span><span>. Ali alem ve cihanın imamıdır ve b&uuml;t&uuml;n peygamberlerin esrarıdır.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Şeyh-i Ekber Muhyiddin bin Arabi / Kaynak İbn-i Arabi, Futuhat, c.2,s.226-227</span></span></strong><span>)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Hz..Ali ş&ouml;yle buyurdu:</span><span><strong> &ldquo;</strong></span><strong>Kuran<span> d&ouml;rt &ccedil;eyrek </span></strong><span>indi<strong>: </strong></span><strong> Bir &ccedil;eyrek<span> bizim </span></strong><span>hakkımızda,</span><strong>bir &ccedil;eyrek<span> d&uuml;şmanlarımız </span> </strong><span>hakkında, bir &ccedil;eyrek</span><span><strong> s&uuml;nen ve &ouml;rnekler, </strong></span><strong>bir &ccedil;eyrek de<span> farzlar ve</span><span> h&uuml;k&uuml;mler hakkında </span></strong><span>inmiştir</span><span><strong>.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Asbağ bin Nebate&rsquo;den</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Kuranın &ccedil;eyreği</span><span><strong> Ehl-i Beyt&rsquo;i </strong></span><span>kapsamaktadır</span><span><strong>. </strong></span><strong>Hz. Ali de<span> Ehl-i Beyt&rsquo; in reisi </span></strong><span>konumundadır</span><span><strong>. </strong></span><span>Yalnız Hz. Ali i&ccedil;in </span><span><strong>&ouml;zel</strong></span><strong> olarak inen ayetler<span> &uuml;&ccedil; y&uuml;z&uuml;n </span></strong><span>&uuml;st&uuml;ndedir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Asbağ bin Nebate</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ali herkesten bilgindi. G&uuml;&ccedil;l&uuml; bir <strong>&ouml;n sezisi</strong></span><span> vardı. S&uuml;rekli Resulullah ile birlikteydi. Herkesten fazla </span><span> <strong>ihsan</strong></span><span> sahibiydi. Peygamberden sonra insanların en takvalısı, ibadet edeni ve </span><span><strong>alimi</strong></span><span> idi. İmanı herkesten &ouml;nce s&ouml;z&uuml; herkesten fasih g&ouml;r&uuml;ş&uuml; <strong>herkesten sağlamdı</strong></span><span><strong>. Allah&rsquo;ın kitabını koruma ve h&uuml;k&uuml;mleri icra etme hususunda herkesten daha dikkatli idi. Ona dost ve yardımcı olmak farzdır. O r&uuml;tbe a&ccedil;ısından &ouml;nceki peygamberlerle eşittir. O bilginlerin ilmini kendisine isnad ettiği coşkun bir kaynaktı.&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İslam Filozofu ve Matematik&ccedil;i Hacı</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;"> Nasiruddin Tusi</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Her kim dinde Ali bin Ebi Talib&rsquo;i <strong>&ouml;nder</strong></span><strong> kabul ederse _&uuml;phesiz <span>kurtuluşa</span></strong><span> erer. Zira Peygamber de, &ldquo;</span><span><strong>Allah&rsquo;ım Ali nerede olursa olsun hakkı v&uuml;cudunun etrafında d&ouml;nd&uuml;r.</strong></span><span>&rdquo; buyurmuştur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Mefatih&rsquo;ul Gayb tefsirinin yazarı, bilge Fahr-u Razi</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Ben </span><span><strong>Nehc&rsquo;&uuml;l-Belağa&rsquo;yı</strong></span><span> sadece Hz. Ali&rsquo;nin s&ouml;z ve belagattaki </span><span><strong>makamını</strong></span><span><strong> g&ouml;stermek i&ccedil;in bir araya topladım. Hz. Ali sayısız &uuml;st&uuml;nl&uuml;klere</strong></span><span> ve iyiliklere sahiptir. Onların t&uuml;m&uuml; de </span><span><strong>kemal</strong></span><span> derecesine ulaşmıştır. Kendilerinden hikmetli s&ouml;zler </span><span><strong>nakil</strong></span><strong> edilen &ouml;nceki </strong><span>b&uuml;y&uuml;k insanların hepsinden bu konuda &ouml;ne ge&ccedil;miştir.&rdquo;&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hz. Ali&rsquo;nin s&ouml;zlerini Nehc&rsquo;&uuml;l-Belağa&rsquo;da toplayan Şia alimi Kur&rsquo;an hafızı Şerif Razi,</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;İnsanlardan <strong>m&uuml;stağni</strong></span><span><strong> oluşu ve herkesin ona muhta&ccedil; olması, onun herkesin imamı olduğunun en a&ccedil;ık delilidir.&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">A</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">&rsquo;ruz ilminin kurucusu ve l&uuml;gat yazarı bilgin Halil bin Ahmet Ferahidi</span></span><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Resulullahın, </span><span><strong>Hz. Ali&rsquo;ye</strong></span><span> on kereden fazla ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: Ey Ali</span><span><strong>, sen </strong></span><strong>ve senden</strong><span>sonraki vasiler</span><span>Cennet ve Cehennem arasındaki<strong> Araf&rsquo;sınız. C</strong></span><span><strong>ennete, sizi tanıyıp, sizin de kendisini tanıdığı kimseden</strong></span><span><strong> başka kimse </strong></span><span>ge&ccedil;meyecek. Cehenneme de sizi <strong> inkar eden </strong></span><strong>ve sizin</strong><span>de kendisini</span><span><strong> inkar ettiği </strong></span><span>kimseden başka ge&ccedil;meyecektir</span><span><strong>. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.102, alıntı el-Menakıb senedi, aktaran Zadan, ona aktaran </span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Se</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">lman-ı Farisi</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Hz. Ali&rsquo;nin yanındaydım, <strong>İbn&rsquo; il Keva</strong></span><span><strong> onun yanına geldi ve ona &ldquo;Araf &uuml;zerinde onları y&uuml;zlerinden tanıyan adamlar vardır.&rdquo; (Araf: 46) </strong>ayeti</span><span>hakkında sordu</span><span><strong>. Hz. Ali </strong></span><span>ona ş&ouml;yle buyurdu</span><span><strong>: Ey İbn&rsquo; il Keva, </strong></span><span><strong> Kıyamet g&uuml;n&uuml;nde Cennet </strong>ve<strong> Cehennem </strong></span><strong>ara</strong><span>sında duracaklar biziz</span><span><strong>. </strong></span><strong>Bizi seveni<span>&nbsp;y&uuml;z&uuml;nden tanıyıp </span></strong><span>onu Cennete ge&ccedil;ireceğiz, bizi<strong> buğzedeni </strong></span><span><strong> de y&uuml;z&uuml;nden tanıyacağız ve Cehenneme ge&ccedil;ecek.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.102, alıntı el-Hakim senedi, aktaran Asbağ bin Nebate</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span>, <span>Ensara</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular. &ldquo;Size</span><span> <strong>; benden sonra sapmamanız i&ccedil;in</strong></span><span><strong> kime sarılmanızı s&ouml;yleyeyim mi? </strong>Ensar &ldquo;<strong>Evet&rdquo;</strong></span><span> deyince ş&ouml;yle buyurdular. <strong>Ali&rsquo;ye sarılın! </strong></span><span><strong>Bana g&ouml;sterdiğiniz sevgi ve saygıyı ona da </strong></span><span>g&ouml;sterin, Rabbim, Cebrail vasıtasıyla bunu</span><span><strong> sizlere b&ouml;ylece duyu</strong></span><span>rmamı </span><span>emretti.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Ebu Naim</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah&rsquo;a Allahın bu buyruğunu &ldquo;</span><span>De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak&nbsp;Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.&rdquo; hakkında sordum, buyurdu ki: </span></strong><span>Ali bin Ebi Talib&rsquo;<strong> dir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Abdullah bin Selem, aktaran el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.239</span></span>) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>İmam Musa bin Cafer&rsquo;den, Zeyd bin Ali&rsquo; den, Muhammed bin Hanefi&rsquo;den, Selman-ı Farisi&rsquo;den, Ebu Said el-Hudri&rsquo;den, alıntı: &ldquo;</span> </strong><span>De ki,</span><span><strong> benimle sizin aranızda tanık </strong></span><span>olarak Allah</span><span>ve yanında<strong> kitabın ilmi bulunan </strong></span><span>yeter<strong>.&rdquo; (Ra&rsquo;d: 43)&rdquo; </strong></span><strong>Ayeti <span>Hz. Ali hakkında </span> </strong><span>indi<strong>.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.103</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Hz. Ali<strong>, Hendek </strong></span><strong>g&uuml;n&uuml;nde<span> Amru bin Abduved&rsquo;i&nbsp; </span></strong><span>&ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;nde</span><span>Allahu Teala şu ayeti indirdi:</span><span><strong> &ldquo;Allah m&uuml;minlere&nbsp;kifayet etti&rdquo; (Ahzap: 25)</strong></span><span><sup>(46)</sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Abdullah bin Mesud&rsquo;dan aktaran Ebu Naim </span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">el-Hafız senedi, S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.137</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Bu ayet:<strong> &ldquo;</strong></span><strong>Allah m&uuml;minlere<span>&nbsp;kifayet </span></strong><span>etti<strong>&rdquo; (Ahzap: 25), Abdullah </strong></span><strong>bin <span>Mesud&rsquo;un</span> </strong><span> mushafındandır&rdquo;</span><span><strong>. (</strong></span><strong>Elimizdeki Kuran&rsquo;da<span> &ldquo;Ali ile&rdquo; </span></strong><span>(Bi Ali)&nbsp;s&ouml;zc&uuml;kleri bulunmamaktadır. Elbette</span><span><strong> Ali </strong></span><strong>kelimesinin s&ouml;z konusu</strong><span>mushafta<strong> tefsir mahiyetinde </strong></span><span>bir a&ccedil;ıklama mahiyetinde olması muhtemeldir.)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Celaleddin es-Suyuti&rsquo;den alıntı,</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;"> <strong> S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.137</strong></span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Abdullah </span>bin Mesud<span>,&nbsp;&ldquo;</span></strong><span>Allah</span><strong>m&uuml;minlere<span> kifayet </span></strong><span>etti<strong> &rdquo; (Ahzap: 25)&rdquo; </strong></span><span>ayetini ş&ouml;yle o</span><span>kurdu<strong>: &ldquo;</strong></span><strong>Allah m&uuml;minlere<span> Ali ile </span></strong><span>kifayet etti&rdquo;)<strong>&nbsp;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Kaynaklar: Metin G&uuml;lbol,: el-Suyuti&rsquo; nin &ldquo;ed-Derr&rsquo;&uuml;l Mensur&rdquo; tefsiri c.5, s.193 / Ebu Naim&rsquo; in &ldquo;Nur&rsquo;&uuml;l M&uuml;şteal&rdquo; s.172 / el-Haskani&rsquo; nin &ldquo;Şevahid&rsquo; &uuml;t Tenzil&rdquo; c. 2, s.3 Hadis No: 629 / S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin </span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">&ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.95 / el-K&uuml;nci&rsquo; nin &ldquo;Kifayet&rsquo; &uuml;t Talib&rdquo; s. 234 / el-Zehebi&rsquo; nin &ldquo;Mizan&rsquo; &uuml;l İtidal&rdquo; c. 2, s. 17 / İbni Asakir&rsquo; in &ldquo;Tarih-i Dimaşk&rdquo; c.2, s. 420, Rakam: 927 / İbn-i Batrik&rsquo; in &ldquo;Hasais Vahy&rsquo;&uuml;l Mubin&rdquo; s. 219 Hadis No: 166</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ali&rsquo;nin<strong> d&ouml;rt dirhemi </strong></span><span>vardı, birini </span><span><strong>gece</strong></span><strong>,&nbsp;birini<span> g&uuml;nd&uuml;z, </span> </strong><span>birini<strong> gizli, </strong></span><strong>birini de<span> a&ccedil;ık </span></strong><span>olarak</span><strong>nafaka&nbsp;verdi. Sonra<span> şu </span></strong><span>ayeti şerife indi</span><span><strong>: &ldquo;</strong></span><span>Mallarını gece, g&uuml;nd&uuml;z, gizli ve a&ccedil;ıkta</span><span><strong> harcayanlar </strong></span><span>yok mu, onların &ouml;d&uuml;lleri</span><span><strong> Rableri </strong></span><span>yanındadır, onlara hi&ccedil;bir korku yoktur, onlar</span><span><strong> mahzun </strong></span><strong>da olmazlar<span>&rdquo; (Bakara: 274) </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Abbas ve M&uuml;cahit</span></span><span><span style="text-decoration: underline;">&rsquo;den alıntı: el-Suyuti&rsquo; nin &ldquo;ed-Derr&rsquo;&uuml;l Mensur&rdquo; tefsiri c.1, s.363 / Menakıb-ı H&uuml;varezmi s.198 / Menakıb-ı Meğazeli s.280 / el-Heysemi&rsquo; nin &ldquo;Mecma&rsquo; &uuml;z Zevaid&rdquo; c.6, s.324 / el-Tabari&rsquo; nin &ldquo;Zehair&rsquo; ul Uk</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">ba&rdquo; s.88 ve &ldquo;Riyad&rsquo; ul Nadara&rdquo; c.2, s.206 / S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s. 92, 290</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>İmam Cafer-i Sadık</span></strong><span> &lsquo;<strong>a: &ldquo;</strong></span><strong>Onlar birbirlerine<span> neyi </span></strong><span>soruyorlar, o <strong>b&uuml;y&uuml;k haberi mi?, </strong></span><span>onda ihtilafa d&uuml;şm&uuml;şlerdir.&rdquo;</span><span><strong> (Nebe: 1, 2 ve 3), </strong></span><strong>ve<span> &ldquo;</span></strong><span>Velayet<strong> hak olan </strong></span><strong>Allah i&ccedil;indir&rdquo;<span> (Kehf: 44), </span></strong><span>hakkında</span><strong> sordum. Buyurdu ki: Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin<span> Hz. Ali&rsquo;nin </span></strong><span>velayetidir. (Ayette velayetin Allah i&ccedil;in olduğu ile bu hadiste s&ouml;z konusu velayetten maksadın Allah i&ccedil;in olduğunun a&ccedil;ıklanması arasında bir</span><span><strong> &ccedil;elişki </strong></span><span>yoktur &ccedil;&uuml;nk&uuml; Hz. Ali&rsquo;nin velayeti<strong> Allah Teala&rsquo;dan </strong></span><span>kaynaklandığı ve</span><span><strong> onun emriyle </strong></span><span>ger&ccedil;ekleştiği i&ccedil;in bu velayeti Allah&rsquo;a ve Hz. Ali&rsquo;ye isnat etmenin arasında bir &ccedil;elişki yoktur.) Kendisi ş&ouml;yle diyordu: Allahın</span><span><strong> benden daha b&uuml;y&uuml;k&nbsp;</strong></span><strong>bir haberi ve daha&nbsp;b&uuml;y&uuml;k bir<span> ayeti </span></strong><span>yoktur<strong>.&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Abdurrahman bin Kesir</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">&rsquo;den alıntı, </span></span><span><span style="text-decoration: underline;"><strong> S&uuml;leyman el-Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.495</strong></span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;...Ve k&uuml;lle şey&rsquo; in ahsayn&acirc;hu fi imamin mubin&rdquo; (Nahl: 43); </span></strong><span>Bilmediklerinizi <strong>Zikir ehline </strong></span><strong> sorunuz. </strong><span>(dedi ki &sbquo;&rdquo; <strong>Hz. Ali</strong> dedi ki: Zikir ehli biziz&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Cabir el Cufi^den alıntı, Tev</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">sir-i Tebari: Cilt 17,Sayfa 5, Tevsir-i ibni Kesir: Cilt 2 Sayfa 571</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>İmam<strong> Cafer-i Sadık&rsquo;a,</strong></span><span><strong> Allah&rsquo;ın bu buyruğu: &ldquo;</strong></span><span> <strong>Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o b&uuml;y&uuml;k haberi mi, onda ihtilafa d&uuml;şm&uuml;şlerdir</strong></span><span>.&rdquo; <strong>(Nebe: 1,2 ve 3)</strong></span><span> Ve bu buyruğu: &ldquo;</span><span><strong>Velayet hak olan Allaha mahsustur.</strong></span><strong>&rdquo; <span>(Kehf: 44)</span></strong><span> hakkında sordum. Buyurdu ki: &ldquo;Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin </span><span><strong>Hz. Ali&rsquo;nin</strong></span><span> velayetidir. Kendisi ş&ouml;yle diyordu: Allah&rsquo;ın </span><span><strong>benden daha b&uuml;y&uuml;k&nbsp;bir haberi</strong></span><strong> ve daha&nbsp;b&uuml;y&uuml;k bir ayeti yoktur.&rdquo; </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Abdurrahman bin Kesir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;O &ouml;yle bir yiğitti ki Hıristiyanların </span><span><strong>Mesih</strong></span><span> hakkında s&ouml;yledikleri dışında makamını b&uuml;y&uuml;k saymak hususunda istediğini s&ouml;yle. Hz. Ali, Peygamberin </span><span><strong>Gadir-i Hum</strong></span><span> g&uuml;n&uuml; Allah&rsquo;ın emriyle kendisini insanlara </span><span><strong>&ouml;nder</strong></span><span> tayin ettiği ve bunu a&ccedil;ık&ccedil;a ilan ettiği kimsedir. O yaratıkların <strong>en değerlisi</strong></span><span> ve insanlar</span><span>ın en y&uuml;cesiydi. Soy a&ccedil;ısından Kureyş&rsquo;in eteğinde b&uuml;y&uuml;yen </span><span><strong>en temiz</strong></span><span> &ccedil;ocuktu. O Nuh gemisinin sırrı, Kelimullah olan <strong>Musa&rsquo;nın ateş ışığı ve S&uuml;leyman&rsquo;ın</strong></span><span><strong> saltanatının gizemi idi.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İslam ve Fen bilgini Şeyh Bahauddin Amili</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span>Sen ancak ve ancak bir<span> uyarıcı-</span></strong><span>korkutucusun ve her kavmin bir</span><span><strong> hidayete eriştiricisi </strong></span><span>vardır&rdquo;</span><span><strong> (Rad: 7), </strong></span><strong>Hz. Ali, bu ayet i&ccedil;in<span> ş&ouml;yle </span></strong><span>buyurdu<strong>: &ldquo;</strong></span><span>Uyarıcı-korkutucu</span><span>Resulullah&rsquo;dır,</span><span><strong> hidayete eriştiren </strong></span><span>de benim.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Aktaran: El-Hakim Nişaburi&rsquo; nin &ldquo;el-M&uuml;stedrek ala Sahihayn&rdquo;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ben, d&uuml;şmanlarının </span><span><strong>kin ve haset</strong></span><strong> y&uuml;z&uuml;nden faziletlerini <span>inkar</span></strong><span> ettiği, dostlarının korkudan <strong>faziletlerini gizlediği</strong></span><span><strong> kimse hakkında ne diyeyim? Buna rağmen faziletleri doğu ve batıyı kaplamış, her yere yayılmıştır.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Keşşaf</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">Tefsiri&rsquo;nin ve Esas&rsquo;ul Belage kitabının yazarı bilgin Zema</span></span><span><span style="text-decoration: underline;">hşeri</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Y&uuml;ce alem ve melekut iklimi senin mukaddes bedenine mezar olan <strong>temiz</strong></span><span> topraklardır. Eğer sonradan var olma eserleri v&uuml;cudunda </span><span><strong>aşikar</strong></span><span> olmasaydı senin bedenlere ruh veren ve canlıların canını alan kimse olduğunu s&ouml;ylerdim. Eğer doğal &ouml;l&uuml;m etkenleri v&uuml;cudunda etkili olmasaydı herkese rızık verenin <strong>sen olduğunu</strong></span><span><strong> s&ouml;ylerdim. Az veya &ccedil;ok istediğini bağışlayan sensin. Ben şunu anladım ki; din bayrağını g&ouml;klerde</strong></span><span> dalgalandırmak ve yery&uuml;z&uuml;ne </span><span><strong>adaleti</strong></span><span> hakim kılmak i&ccedil;in oğlun </span><span><strong>Mehdi</strong></span><strong> gelmelidir ve ben, yery&uuml;z&uuml;nde <span>m</span><span>utlak adaletin hakim olacağı</span></strong><span> g&uuml;n&uuml; arzuluyorum.&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Nehc&rsquo;ul Belağa&rsquo;yı şerh eden ve tarih filozofu İbn-i Ebi&rsquo;l-Hadid Mutezili</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Her kim dinde <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;i</strong></span><span> &ouml;nder kabul ederse ş&uuml;phesiz kurtuluşa erer. Zira Peygamber de, </span><span><strong>&ldquo;Allah&rsquo;ım Ali nerede olursa olsun hakkı v&uuml;cudunun etrafında d&ouml;nd&uuml;r</strong></span><span>.&rdquo; buyurmuştur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Mefatih&rsquo;ul Gayb tefsirinin bilge yazarı Fahr-u Razi</span></span></strong><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Nehc&rsquo;ul Belağa&rsquo;nın bazı c&uuml;mlelerini </span><span><strong>dikkatle</strong></span><span> okuduğumda, g&ouml;z&uuml;mde canlanan sahneler belagat ve s&ouml;z g&uuml;c&uuml;n&uuml;n zaferi i&ccedil;in canlı birer </span><span><strong>şahit</strong></span><span> gibiydiler. K</span><span>alpler, hakikatler deliliyle karışınca ve s&ouml;z orduları g&uuml;&ccedil;lenip sağlamlaşınca, &ouml;ylesine bir batılı bozguna uğratıp hakka yardım etmek i&ccedil;in ayağa kalkmaktadır ki, her t&uuml;rl&uuml; <strong>şek ve batılı</strong></span><span><strong> yok etmektedir. Bu zafer bayrağını dalgalandıran savaş meydanlarının kahramanı ise M&uuml;minlerin Emiri Ali bin Ebi Talib</strong></span><span> idi. Ben, bu kitabı incelerken, bir b&ouml;l&uuml;mden başka bir b&ouml;l&uuml;me ge&ccedil;erken adeta s&ouml;z perdelerinin değiştiğini, &ouml;ğ&uuml;t ve hikmet dershanelerinin başkalaştığını hissediyordum. Bazen de kendimi, manaların y&uuml;ce ruhunun nurlu ifade s&uuml;s&uuml;yle bayındır kıldığı bir alemde buluyordum. Bu y&uuml;ce anlamlar kendilerine kurtuluş ilham etmek ve kendilerini y&uuml;ce hedeflerine ulaştırmak i&ccedil;in temiz ruhlarda ve aydın kalplerde ifade bulmaktadır. Onları hatalardan uzaklaştırmakta </span><span><strong>fazilet ve kemalin</strong></span><span> g&uuml;&ccedil;l&uuml; kavşağına sevk etmektedir. Bazen de, cisimlerle hi&ccedil;bir benzerliği olmayan nurani bir aklın uluhiyet aleminden koptuğunu, insani ruhla birleştiğini, onu tabiat perdeleri arasından &ccedil;ekip &ccedil;ıkardığını, y&uuml;ce melekut aleminin </span><span><strong>zirvesine</strong></span><span> &ccedil;ıkarttığını ve yaratılışın nurlu ışığının şuhud makamına y&uuml;celttiğini hissediyordum. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Mısır fikir hareketinin &ouml;nc&uuml;lerinden bilgin Şeyh Muhammed Abduh</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ali&rsquo;nin v&uuml;cudunda diğer halifelerde olmayan <strong>bir takım sıfatlar</strong></span><span> bir araya gelmiştir. Y&uuml;ce bir bilgisi, b&uuml;y&uuml;k bir</span><span> <strong>cesareti</strong></span><strong> ve parlak bir <span>fesahati</span></strong><span> vardı. Bu sıfatları ahlaki g&uuml;zellikler ve zati erdemleriyle i&ccedil; i&ccedil;eydi. Bunların t&uuml;m&uuml; </span><span><strong>kamil insanlar</strong></span><span> dışında hi&ccedil; kimsede bir araya gelemez. Hz. Ali&rsquo;nin d&uuml;nyadan y&uuml;z &ccedil;eviren, Peygamberin ensarından geri kalmayan ve Ali&rsquo;yi </span><span><strong>bed</strong></span><span>enlerine hayat veren tatlı canlarından daha &ccedil;ok seven bir &ccedil;ok dostları vardı.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Dairet&rsquo;ul Mearif&rsquo;in yazarı Mısırlı bilgin Muhammed Ferit Vecdi</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>İnsan ruhunun her bir k&ouml;şesi, </span><span><strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;in</strong></span><span> hayatıyla s&uuml;rekli bir ilişki halindedir. Zira b&uuml;t&uuml;n b&uuml;y&uuml;k ve kahraman insanların hayatları arasından, <strong>insanlık alemini</strong></span><span><strong> her yerde a&ccedil;ık bir ifadeyle muhatap karar kılan ve insan ruhunda tarih boyunca m&uuml;mk&uuml;n olan t&uuml;m g&uuml;&ccedil;l&uuml; muhabbetleri, d&uuml;ş&uuml;nceleri ve ibret tablolarını canlandıran yegane hayat tarzı, onun tarih sayfalarında yazılıdır. Ali bin Ebi Talib&rsquo;in hayatı ateşli duygular ve </strong></span><span><strong>endişeli</strong></span><span> hislerle dolu, aynı zamanda sevgi ve saygıya y&ouml;nelen bir hayattır. <strong>O, hem şehit ve hem de şehitlerin babasıdır</strong></span><span><strong>. Ali ve evlatlarının tarihini, şahadet ve zafer meydanlarının uzun silsilesi teşkil etmektedir ve hakkı arayanlar i&ccedil;in birbiri ardınca tecelli etmektedir. Bazen y&uuml;z&uuml;nde yaşlılık vakarı okunan ve korkusuz kılı&ccedil;larıyla celallenen bir yaşlının y&uuml;z&uuml;nde ve bazen de, zamanın kendilerine acele davrandığı ve hen&uuml;z gen&ccedil;lik baharındayken hayattan alıp kopardığı gen&ccedil;lerin &ccedil;ehresinde</strong></span><span> tecelli etmiştir. &Ouml;yle ki, azık ve sudan mahrum kalmışlar, susuz dudaklarıyla &ouml;l&uuml;m &ccedil;eşmesine koşmuşlardır. Şahadetlerinin ateşinden tabiat alemi kan rengine b&uuml;r&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Mısır&rsquo;lı Alim ve toplumsal hareket&ccedil;il</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">erden Abbas Mahmud Ukkad</span></span><span><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ben s&uuml;rekli ahlak, <strong>ilahi ihsanlar</strong></span><span> ve insanın şahsiyetini oluşturan etkenleri insani azameti tanıma &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml; olarak almışımdır. Bu y&uuml;zden Muhammed&rsquo;den sonra Peygamberin evlatlarının babası olan </span><span><strong>Ali bin Ebi Talib</strong></span><span> dışında hi&ccedil; kimse</span><span>yi onun yerine ge&ccedil;ecek liyakat ve ehliyette g&ouml;rmedim. Ben bu konuşmamda </span><span><strong>Şia&rsquo;yı</strong></span><span><strong> savunmak istemiyorum. Bu tarihin de tanıklık ettiği apa&ccedil;ık bir ger&ccedil;ektir. İmam Ali kıyamete kadar artık annelerin bir benzerini doğuramayacağı bir şahsiyettir. Hidayet talipleri</strong></span><span> haber ve s&ouml;z peşine d&uuml;ş&uuml;nce </span><span><strong>her s&ouml;z&uuml;nde</strong></span><span> kendilerinde bir nur veren yegane kimse Ali&rsquo;dir. Evet O, beşeriyet kalıbına d&ouml;k&uuml;len kemal abidesidir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İskenderiye &Uuml;niversitesi Hocası ve 9 Ciltlik Hz. Ali kitabının yazarı Abdulfettah Abdulmaksud</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Tarih boyunca </span><span>iki şehidin, </span><span><strong>Ali ve &ccedil;ocuklarının</strong></span><span> <strong> kanından </strong></span><span><strong>iki şahid b</strong></span><span>aki kalmıştır: G&ouml;ğs&uuml; karanlık gecelerinin sonunda <strong>doğuyu yaran bir fecir</strong></span><span><strong> ve doğunun ufuk gruplarını kana bulayan kırmızı şafak. Bu iki kan rol&uuml; s&uuml;rekli tarihin g&ouml;mleğinde baki kalacaktır. Mahşerde Allah&rsquo;ın huzuruna varıp mazlumiyet</strong></span><span> elini uzatana kadar da varolacaktır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Meşhur Arap şairi ve Filozofu Ebu&rsquo;l Ala Muarra</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Acaba Ali Peygamberin damadı, <strong>halifesi ve amcasının oğlu</strong></span><span><strong> değil miydi?, Acaba Ali takvalı</strong> ve <strong>adaletli</strong></span><strong> ve <span>alim</span></strong><span> değil miydi?, Acaba O, yiğitlik ve gayretiyle İslam ve M&uuml;sl&uuml;manlara </span><span><strong>izzet</strong></span><span> veren ihlaslı ve </span><span><strong>gayyur</strong></span><span> kimse değil miydi?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Mısırlı tarih&ccedil;i, yazar ve el-Hilal dergisinin m&uuml;d&uuml;r&uuml; Corci Zeydan</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Milletlerin adet ve geleneği hakkındaki risalesinde, Hz. Ali&rsquo;in </span><span><strong>hilafetini</strong></span><span> m&uuml;stened kabul etmiş, İ</span><span>slam Peygamberinin <strong>vasiyet</strong></span><span> ettiğine inanmış ve hatta <strong>kağıt kalem</strong></span><span><strong> isteyerek Ali&rsquo;i yazılı olarak hilafet makamına tayin etmek istediğini yazarak işlemiştir. Volter bu vasiyetin yazılmamasından dolayı &uuml;z&uuml;lmekte ve ş&ouml;yle demektedir: &ldquo;Peygamberin son iradesi u</strong> ygulamaya ge&ccedil;medi. Zira o<strong> Ali&rsquo;yi kendi yerine halife </strong></span><span>tayin etmişti. Ama buna rağmen vefatından sonra da</span><span><strong> bir grup Ebu</strong></span> <strong> <span>Bekir&rsquo;i</span></strong><span> halife se&ccedil;tiler.&rsquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Fransa&rsquo;nın 18. y&uuml;zyıl yazar ve filozoflarından Volter</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Konu Ali&rsquo;ye gelince, onu sadece <strong>sevebilir</strong></span><strong> ve <span>aşık</span></strong><span> olabil</span><span>iriz. Zira o, değerli bir yiğit ve nefsi y&uuml;ce bir insandı. Vicdanının kaynağından sevgi ve iyilik seli akmaktaydı. Kalbinden </span><span><strong>g&uuml;&ccedil;l&uuml;l&uuml;k</strong></span><span> ve yiğitlik alevleri y&uuml;kselmekteydi. Aslanlardan daha </span><span><strong>cesurdu</strong></span><strong> ama,bu cesareti <span>merhamet</span></strong><span>, kalp yumuşaklığı ve sevgiyle karışıktı. K&uuml;fe&rsquo;de kalleş&ccedil;e &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesine sebep olan tek şey şiddetli </span><span><strong>adaletiydi</strong></span><strong>. O, herkesi kendisi gibi adil biliyordu. <span>Katili hakkında</span></strong><span> konuşulunca da bizzat ş&ouml;yle demişti: </span><span><strong>Eğer hayatta kalırsam kendim bilirim, ama &ouml;l&uuml;rsem iş size kalmış. İsterseniz kısas edi</strong></span><span><strong>n</strong> . Darbesine karşılık ona sadece bir darbe vurun, ama eğer affederseniz</span><span> bu takvaya daha yakındır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İngiliz yazar ve filozofu Thomas Karlayl</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Hz. Ali pazarlarda y&uuml;r&uuml;yor, insanları </span><span><strong>takvaya</strong></span><span> davet ediyordu. İnsanlara </span><span><strong>ahireti</strong></span><span> hatırlatıyor, pazar ehlinin alışverişini kontrol ediyordu. O, kendisine gurur veren her şeyden sakınırdı. Kendisine bir şey almak isteyince kendisini <strong>tanımayan</strong></span><span><strong> birini arar bulurdu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; satıcının kendisini tanıyıp indirim yapmasını hoş g&ouml;rmezdi. Hz. Ali, toplum ve halkın hakkını</strong> eda etme</span><span> dışında asla kendinden hoşnut ve razı olmazdı. Yani, halk i&ccedil;in namazı ikame etmiş davranışlarıyla insanları eğitmiş, geceleri fakirlere yiyecek dağıtmış ve <strong>muhta&ccedil;ları</strong></span><span><strong> bir şey dilemekten kurtarmıştı. B&uuml;t&uuml;n bunlardan sonra gece yarısı Allah ile halvet ediyor, namaz kılıyor, t&uuml;m v&uuml;cuduyla ibadet</strong> ediyordu. Ali gece g&uuml;nd&uuml;z bir an olsun Allah&rsquo;tan <strong>gaflet</strong></span><span> etmemiştir. Tek başına kalınca da </span><span><strong>halk i&ccedil;inde</strong></span><strong> olunca da <span>toplumu idare</span></strong><span> edince de hep Allah&rsquo;ı hatırlamıştır. O insanları s&uuml;rekli dini hususlarda kendisine sorular sormaya teşvik ediyordu. Ali insanlara amel ve davranışlarıyla <strong>&ouml;ğ&uuml;t</strong></span><span><strong> veriyordu. Evet o hem insanların imamıydı ve hem de &ouml;ğretmeni </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Mısırlı yazar ve bilgin Dr. Taha H&uuml;seyin</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Babamdan duydum. Hz. Ali&rsquo;nin ş&ouml;yle buyurmuşlar: </span><span><strong>&ldquo;</strong></span><span>İnen her &acirc;yetin <strong> kimin hakkında </strong></span><span><strong>indiğini, nerede </strong></span><span>indiğini ve<strong> kime indiğini </strong></span><span><strong>biliyorum. Rabb&rsquo;im, bana d&uuml;ş&uuml;nen bir kalp ve fasih bir dil </strong></span><span>bahşetmiştir.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">S&uuml;leym&acirc;n-&uuml;l A&rsquo;meş</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Resulullah, vefatıyla sonu&ccedil;lanan hastalığında Hz. Ali&rsquo;ye ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Ya Ali, bu Allah&rsquo;ın kitabıdır; onu al</strong></span><span>.&rdquo; Ali</span><span>&rsquo; de onu bir elbisenin i&ccedil;erisinde topladı ve evine gitti. </span><span><strong>Resulullah</strong></span><strong> vefat ettikten sonra Hz. Ali oturup onu <span>Allah&rsquo;ın indirdiği şekilde</span></strong><span> d&uuml;zenledi. O, Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;a alim birisiydi.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Eb&ucirc; R&acirc;fi</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;</span><span><strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;a</strong></span><span><strong> sordum. &ldquo;De ki: &ldquo;Benimle sizin aranızda şahit</strong> olarak Allah yeter, </span><span>bir de yanında</span><span><strong> kitap ilmi </strong></span><span>bulunan (yeter)&rdquo; &acirc;yetindeki &ldquo;yanında</span><span><strong> kitap ilmi </strong></span><span>bulunan&rdquo; kimse hakkında &ldquo;Acaba o, </span><span><strong> Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib midir</strong></span><span>?&rdquo; diye sorduğumda, &ldquo;<strong>O&rsquo;ndan başka kim olabilir ki</strong></span><span>?&rdquo; diye cevap verdi.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Eb&ucirc; Bas&icirc;r</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah </span></strong><span>ş&ouml;yle buy</span><span>urdular<strong>: &ldquo;</strong></span><strong>Ali, benim<span> ilmimin kapısı </span></strong><span>ve<strong> &uuml;mmetime </strong></span><span>a&ccedil;ıklayandır</span><span><strong>...</strong></span><strong>&rdquo; </strong></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT">Eb&ucirc;zer-i Gıf&acirc;r&icirc;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Babamdan ş&ouml;yle işittim. &ldquo;</span><span><strong>Resulullah</strong></span><span> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Ben</span><span><strong> ilim </strong></span><span>şehriyim</span><strong>ve<span> Ali onun kapısıdır</span></strong><span>. O halde kim ilim istiyorsa, onu<strong> Ali&rsquo;den </strong></span><span>alsın.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Hamza bin Eb&icirc; Said-i Hudr&icirc;</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Resulullah</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Ben</span><span><strong> hikmet </strong></span><span>şehriyim ve Ali de<strong> onun kapısıdır. </strong></span><span><strong>O halde kim şehre (girmeyi) istiyorsa, onun kapısına </strong>gelsin<strong>.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">C&acirc;bir bin Abdullah-i Ens&acirc;ri&rsquo;den nakledilmiştir</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib</span>, K&ucirc;fe minberinde bize <span>hutbe</span></strong><span> okuyarak ş&ouml;yle bu</span><span>yurdu: <strong> &ldquo;</strong></span><strong>Ey insanlar,<span> sorun bana, </span></strong><span>beni kaybetmeden; zira benim sinemde<strong> y&uuml;kl&uuml; bir ilim </strong></span><span>vardır!&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">&Uuml;mery bin Abdullah</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span></strong><span>Biz seni onlardan alıp g&ouml;t&uuml;rsek de yine onlardan</span><span><strong> intikam </strong></span><span>alırız</span><span><strong>&rdquo; &ldquo;(Zuhruf: 41) </strong></span><span>ayeti indiği zaman</span><span><strong> Resulullah </strong></span><span>ş&ouml;yle buyurdu: Bu ayet</span><span><strong> Ali bin Ebi Talib </strong></span><span>hakkında indi. Kendisi benden sonra</span><span><strong> ahdi bozanlardan, </strong></span><span>adaletten sapıp</span><span><strong> zulmedenlerden </strong></span><strong>ve<span> dinden &ccedil;ıkanlardan </span> </strong><span>intikam alacaktır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">S&uuml;leyman el- Kunduzi&rsquo; nin &ldquo;Yenabi&rsquo; ul Mevedde&rdquo; s.235</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>K&ucirc;fe </strong></span><span>mescidinde Hz. Ali&rsquo;nin yanında oturmuştum, insanlar da onun etrafını sarmıştı<strong>. İm&acirc;m </strong></span><span><strong>ş&ouml;yle </strong>buyurdu<strong>: &ldquo;</strong></span><span>Beni kaybetmeden Allah&rsquo;ın kitabından</span><span><strong> bana sorun; </strong></span><span>Allah&rsquo;a andolsun ki, Allah&rsquo;ın kitabından inen</span><span><strong> her &acirc;yeti </strong></span><strong>Resulullah bana okudu ve onun tevilini<span> bana </span></strong><span>&ouml;ğretti</span><span><strong>...&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Selim&rsquo;den aktaran Eban</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz. Ali</span></strong><span> ş&ouml;yle buyurdula</span><span>r: <strong>&ldquo;</strong></span><strong>Bana<span> g&ouml;klerin yollarından </span> </strong><span>sorun; zira ben onları<strong> yerin yollarından </strong></span><span><strong>daha iyi tanırım. Ve eğer perdeler kaldırılsa, benim yakınım artmaz&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Said bin M&uuml;sayyib</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;<strong>Ali Aleyhissel&acirc;m</strong></span><span> demirden dağdır, k&acirc;fir ve <strong>m&uuml;n&acirc;fıklar</strong></span><span><strong> i&ccedil;in tehlikeli idi. M&uuml;sl&uuml;manların izzetini</strong></span><span>, m&uuml;şriklerin zilletini Cen&acirc;b-ı Hak, <strong>İm&acirc;m-ı Ali&rsquo;nin</strong></span><span><strong> eline bırakmıştı. Ali Aleyhissel&acirc;m&rsquo;ın şec&acirc;atı, putperestliğin ortadan kalkmasına sebep oldu.&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Sait&rsquo;ten aktaran İbn-i Hadit</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Hi&ccedil;bir savaşta </span><span><strong>kimseden</strong></span><span> korkmadım ve &ccedil;ekinmedim. Ancak <strong> Ali&rsquo;nin karşısına</strong></span><span><strong> &ccedil;ıkınca onun şiddet ve vahşetinden kendimi kaybeder gibi oluyordum. Onun reş&acirc;deti ve savaşlardaki babayiğitliği</strong> herkesi <strong>hayret ve taacc&uuml;pte</strong></span><span> bırakıyordu.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Z&uuml;beyr bin Avm</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>***</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;</span>Hz.Ali&rsquo;nin <span>şalvarı</span></strong><span> sert idi, g&ouml;mleği de kıldan idi. Halbuki <strong>Şam&rsquo;dan</strong></span><span> gayri <strong>b&uuml;t&uuml;n </strong></span><span>M&uuml;sl&uuml;man toprakları</span><span> onun elindeydi.&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Cevzi anlatıyor</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;</span><span><strong>B&uuml;t&uuml;n İsl&acirc;m ilimleri Ali&rsquo;den &ccedil;ıkıyor.&rdquo;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">İbn-i Ebil Hadit ve İbn-i Meysem</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Gelin size <strong>Ali&rsquo;nin</strong></span><strong> insan&icirc;<span> erdem ve faziletlerini </span></strong><span>birer birer sayıp anlatayım!&rdquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Sahabe&rdquo;den Meysem-i Temmar</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Celaleddin Siyuti</span>, D&uuml;rr&rsquo;ul Mensur&rsquo;da (<span>Beyyine: 7) ayetini</span></strong><span> a&ccedil;ıklarken <strong> İbni Asakir&rsquo;in</strong></span><span>, <strong>Cabir bin Abdullah Ensari&rsquo;den</strong></span><span> aktardığı şu hadiseyi rivayet eder: &ldquo;</span><span> <strong>Hz. Resul&uuml; Ekrem</strong></span><span> efendimizin yanında oturduğumuz bir sırada </span><span><strong>Ali&rsquo;nin</strong></span><span> bize doğru gelmekte olduğunu g&ouml;rd&uuml;k. Peygamber efendimiz bakışlarını Ali&rsquo;ye dikerek &ldquo;<strong>Canımı elinde tutan Rabbime andolsun ki şu Ali ve ona uyanlar kıyamet g&uuml;n&uuml; kurtuluşa erenlerdendir!&rdquo;</strong></span><span> buyurdular. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">Celaleddin Siyuti</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>&ldquo;&Ouml;mer&rsquo;in</span> tesiriyle <span>Ebubekir&rsquo;e</span></strong><span> biat olundu. G&ouml;r&uuml;l&uuml;yorki <strong>Halifenin</strong></span><span> intihabında temeyulatı umumiyenin tabii temerk&uuml;z&uuml;nden ziyade </span><span><strong>şahsi</strong></span><span><strong> tesir tesbit edilmiştir&rsquo; &lsquo;En nihayet hilesinde</strong> muvaffak olan <strong>saf ve nezih</strong></span><span><sup>(47)</sup></span><span>olanı mağlup edip ve evlat ve ayalını</span><span><sup>(48)</sup></span><span> mahvu perişan eyledi ve bu suretle </span><span><strong>Hilafet</strong></span><span> &uuml;nvanını altındaki imareti İslamiyeyi yine Hilafet &uuml;nvanı altında <strong>Saltanatı İslamiye&rsquo;ye</strong></span><span> tahrif etti &ldquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">(T.B.M.M K&uuml;rs&uuml;s&uuml;nde s&ouml;ylemiştir) Mustafa Kemal Atat&uuml;rk</span></span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&lsquo;Saltanatı </span><span><strong>Emeviye</strong></span><span> baştan nihayete kadar </span><span> <strong>hunin</strong></span><span> (kanlı katil) ve elim vakayı ile ancak </span><span><strong>90</strong></span><span> seneyi doldurabilmiştir&rsquo;</span><span><sup>(49) </sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span><span style="text-decoration: underline;">(T.B.M.M K&uuml;r</span></span></strong><span><span style="text-decoration: underline;">s&uuml;s&uuml;nde s&ouml;ylemiştir) Mustafa Kemal Atat&uuml;rk</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>***</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Hz. Ali&acute;DEN BİR ŞİİR.</span></strong><span><sup>(52) </sup></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Senin hayatın, g&uuml;n&uuml;n birinde sona erecek bu fan&icirc; d&uuml;nyada bir m&uuml;ddet bulunuşun sayılı bir ka&ccedil; dakikadan ibarettir.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Her nefes alışında &ouml;mr&uuml;nden bir par&ccedil;a eksilir. Demek oluyor ki seni ifn&acirc; eden, seni &ouml;l&uuml;me yaklaştıran her nefes, aynı zamanda seni yaşatıyor da.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Seni bir kuvvet bu &acirc;lemden s&uuml;r&uuml;p bir başka &acirc;leme doğru g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Bu g&uuml;n başka bir beldede sabahlarsın. Ve onsuz akşamlarsın. Bununla beraber bedenini devamlı olarak değiştirmekte olduğundan haberin bile yoktur. &raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Her şey Allah&rsquo;ın azametine boyun eğer. Ve her şey onun kudreti ile v&uuml;cut bulur ve onun kudreti ile devam eder.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Y&uuml;z ve ahl&acirc;k g&uuml;zelliği her fakirin zenginliğidir. Allah&rsquo;a sığınanlara, Allah en hakik&icirc; ve en g&uuml;zel</span><span> zenginlikleri hazinesinden verir.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Zelil ve hak&icirc;r olan, ancak Allah&rsquo;a sığınmakla onun yolunda y&uuml;r&uuml;mekle bu h&acirc;lden kurtulabilir.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Allah, her zayıf ve zavallının kuvvetidir. Onlar ancak Allah&rsquo;ın in&acirc;yeti ve kudreti ile bu zayıf ve zavallı duygulardan kurtu</span><span>labilirler.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Allah, her ıstırap &ccedil;ekenin sığınacağı tek varlıktır. Istırap &ccedil;ekenler, ancak varlıklarını kalp hulusluğu ile ona adamakla ıstıraptan kurtulabilirler.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Allah, ondan yardım isteyen kullarının seslerini mutlaka işitir. Ve feryat edemiyenin derd</span><span>ini d&ouml;kemiyenlerin de i&ccedil;indekileri okur, bilir.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;&Ouml;l&uuml;m şerbetini i&ccedil;enler hakikatte ona r&uuml;c&ucirc; ederler. Allah&rsquo;a d&ouml;nerler.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Y&acirc; Rabb&icirc;! Seni g&ouml;zler g&ouml;rmez ki senin şanından, kudretinden haber verebilsin.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Sen &ouml;yle bir varlıksın ki, senin vasıflarını tarif etmeğe &ccedil;alışanlardan &ccedil;ok daha &ouml;nce vardın.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Y&acirc; Rabb&icirc;! Sen yarattığın mahl&ucirc;kları vahşet i&ccedil;inde halketmedin.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Ve bir menfaat i&ccedil;in onlardan kendi hesabına hi&ccedil; bir amel istemedin.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Sen kimi taleb edecek olsan o senden ka&ccedil;amaz.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Ve sen her kimi mu&acirc;heze eyler is</span><span>en o kimse senin gazabından kurtulamaz.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Ve sana karşı isy&acirc;n eden kimse, senin kudretine bir zarar getiremez.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Ve sana it&acirc;at eden, senin varlığını y&uuml;celtemez.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Seni ink&acirc;r eden kimse de ne yapsa senden m&uuml;stagn&icirc; kalamaz.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Y&acirc; Rabb&icirc;! Sen yarattığın şeylerden, her şeyden ne kadar b&uuml;y&uuml;ks&uuml;n!&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Ve onların b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;, senin kudretinin, azametinin yanında ne kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;kt&uuml;r.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Y&acirc; Rabb&icirc;! D&uuml;nyanın nimetleri ne kadar b&uuml;y&uuml;k ve zengindir.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Ve bu nimetler, &acirc;hirettekilere nisbetle ne kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve ehemmiyetsizdir.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Bir</span><span> fel&acirc;kete uğradığın bazı mus&icirc;betlerle karşılaştığın zaman, sabır &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;n&uuml; &uuml;st&uuml;ne al. En iyisi budur. Sabırdan, g&uuml;zel neticeler elde edersin.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Dostun ahd ve peym&acirc;nını sakla ve ona ri&acirc;yet et, bunu saklamakla iyi i&ccedil;kilerden duyulan lezzetin al&acirc;sını duyarsın.&raquo;<br />&laquo;Ve her nimetten sonra Allah&rsquo;a hamd-&uuml; sena ve ş&uuml;kret ki, o sana daha b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ihs&acirc;n eylesin.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Halk i&ccedil;inde derecelerin en y&uuml;kseğine tal&icirc;b olma. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insan istediği değil, l&acirc;yık olduğu dereceye n&acirc;il olur.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Rızkı da her zaman hel&acirc;l kapısından iste. Her zaman hel&acirc;l kazanmağa &ccedil;alış ki; sana her taraftan kat kat rızk gelsin.&raquo;<br />&laquo;Dostun hakkını &uuml;zerinde v&acirc;cib bil. </span><span>Bir g&uuml;n olur. Ondan da karşılık gelir.&raquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&laquo;Anana, babana, takva s&acirc;hibi olan komşuna, akraba ve taallukatına, ehil ve ayaline her zaman iyi muamele et ve onlara yardımda bulun.&raquo;</span></p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 15:36:25 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali-icin-ne-dediler-hz-muhammed%e2%80%99in-hz-ali-hakkinda-soyledigi_144.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HZ. ALİ’NİN ÖĞÜTLERİ (HZ. ALİ’NİN OĞLU HZ. HASAN’A ÖĞÜDÜ)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99nin-ogutleri-hz-ali%e2%80%99nin-oglu-hz-hasan%e2%80%99a-ogudu_143.html</link>
   <description><![CDATA[<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Ey Oğul:</span></strong><span><sup>(50)</sup></span></p>
<div><img style="width: 318px; height: 225px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/ab855ee9.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Kendini g&uuml;&ccedil;l&uuml;kler karşısında </span><span><strong>sabretmeye</strong> alıştır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; haksızlık karşısında hak i&ccedil;in sabretmek en iyi ahlaktır. Her şeyden &ouml;nce Allah&rsquo;tan hakkıyla kork. <strong>B&uuml;t&uuml;n emirlerini</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> yerine getir. O&rsquo;nu anmakla kalbini yaşat. İpine sımsıkı sarıl. Eğer tutunursan, Rabbinle aranızda ki bağdan daha kuvvetli hangi bağ bulunabilir?. <br /></span></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman CE', serif;">Kalbini mev&rsquo;iza ile yaşat. Zahidlikle &ndash;</span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"><strong>d&uuml;nya malını ve ona aşkını terketmekle</strong></span><span>&ndash; onu &ouml;ld&uuml;r. O,</span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> hak ile, kuvvetli hikmet ile, adalet, ilim, bilim, hikmet, uygun s&ouml;z, doğru parlak ve ruhlu olsun.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Ciddi olarak &ouml;l&uuml;m&uuml; an ve &ouml;l&uuml;m&uuml; anmakla kalbini yaşat. Her şeyin yok olacağını bil, ve kalbinin de yoklukta karar kılacağını ona bildir. Ona d&uuml;nya facialarını ve </span><span> <strong>musibetlerini</strong></span><strong> teker teker g&ouml;ster.</strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Zamanın şiddetini ve k&uuml;kreyişini, gece ve g&uuml;nd&uuml;zlerin aleyhine &ccedil;evrildiğini d&uuml;ş&uuml;n. Hatırla ve hatırlat.</span></p>
<p align="LEFT"><span>Kendi</span><span style="font-weight: bold;"> nefsine ve kalbine</span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"><span style="font-weight: bold;">,</span> daha evvel ge&ccedil;miş insanoğullarının kıssalarını ve hik&acirc;yelerini s&ouml;yle.</span></p>
<p align="LEFT"><span>Mazide </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">insanların başına gelen felaket ve </span><span><strong>musibetleri</strong> d&uuml;ş&uuml;n. Aynı şeylerin tekerr&uuml;r etmemesi i&ccedil;in dikkat et. Atalarının topraklarında ve yaşadıkları yerlerde gez. Ve onların eserlerini <strong>dikkatle</strong></span><strong> tetkik et. </strong></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT">Onlar neler yapmışlar?, nereden nereye, ne i&ccedil;in g&ouml;&ccedil; etmişler?</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Bunları tetkik ettiğin zaman onların pek yakın arkadaşlarından ve sevgililerinden ayrılıp gurbet ellere gittiklerini g&ouml;receksin.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Tıpkı onlar gibi sen de yakında bilmediğin, g&ouml;rmediğin yerlere </span><span><strong>g&ouml;&ccedil; edip gideceksin</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman CE', serif;">. Şu halde istikbaldeki yerini şimdiden</span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> hazırla ve temizle </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span>Ahiretini d&uuml;nya ile satma</span>. </strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Bilmediğin şey hakkında konuşma.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Vazifen olmayan şeye karışma. </span><span style="font-family: 'Times New Roman CE', serif;">Ve her işi </span><span><strong>kendi</strong></span><strong> <span>ehline</span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> bırak.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Sonunda bir felaketin gelmesinden korkduğun yolu terk et. Zira bir işte felaket sezildiğinde onu terk etmek, korku ile ilerlemekten hayırlıdır.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Iyiliği emret ki </span><span><strong>iyilik ehlinden</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> olasın. </span></p>
<p align="LEFT"><span>M&uuml;nkeri &ndash;</span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"><strong>kendisinde Allah&rsquo;ın rızası olmayan şeyi</strong></span><span>&ndash; elin ile ve <strong>dilin ile</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> ortadan kaldırmaya &ccedil;alış. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">B&uuml;t&uuml;n g&uuml;c&uuml;n&uuml; sarfederek m&uuml;nkeri işleyenleri uzaklastır.<br /></span><span>Allah yolunda </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"><strong>hakkıyla</strong></span><span><strong> &ccedil;alış. O&rsquo;nun uğrunda m&uuml;cadele etmekten &ccedil;ekinme. </strong>Herhangi bir kimsenin </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">ağır s&ouml;zleri seni yolundan</span><span> alıkoymasın.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman CE', serif;">Nerede olursan ol, Hakk&rsquo;a ulaşmak i&ccedil;in </span><span><strong>b&uuml;t&uuml;n g&uuml;&ccedil;l&uuml;klerini</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> aşmaya &ccedil;alış.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">İslamiyette ne var ise </span><span><strong>hepsini</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> anla ve &ouml;ğren. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman CE', serif;">B&uuml;t&uuml;n işlerde </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"><strong>Allah&rsquo;ına</strong></span><span><strong> sığın; zira o en iyi koruyucu, en iyi barınak ve en yakın kurtarıcıdır. </strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Her işinde Allah&rsquo;a teslim ol. Zira <strong>insanoğluna</strong></span><span><strong> her şeyi bahş eden de, O mahrum</strong> eden de O&rsquo;dur. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Hz. ALİ&rsquo;NİN BAŞKA BİR ZAMANDA OĞLU Hz. HASAN&rsquo;A </span></strong></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">S&Ouml;YLEDİKLERİ:</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">&ldquo;Bilmediğin şey hakkında s&ouml;z s&ouml;yl</span><span>eme. </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"><strong>Gerekmediği</strong></span><span><strong> zaman s&ouml;ze girişme. Sapıklık olduğundan korktuğun yola gitme. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sapıklık şaşkınlığı zamanında o yoldan d&ouml;nmek, korkulara &ccedil;atmaktan yeğdir. </strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"><strong>İyiliği buyur da sen de iyilerden ol. K&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; elinle, dilinle yasakla da bu &ccedil;abanla k&ouml;t&uuml;l&uuml;k edene karşı dur</strong></span><span>. </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">(&hellip;) Nefsini kendinle başkaları arasında bir tartı haline getir. Kendine yapılmasını, başına gelmesini sevdiğin, dilediğin şeyi <strong>başkaları</strong></span><span> i&ccedil;in de sev, dile. </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Sana yapılmasını, başına gelmesini istemediğin şeyi </span><span><strong>onlar i&ccedil;in de</strong></span><strong> isteme. </strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Nasıl zulme uğramayı istemezsen sen de, &ouml;ylece kimseye zulmetme. Nasıl sana iyilik etmelerini istiyorsan, sen de <strong>başkalarına &ouml;ylece iyilik et</strong></span><span>. </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Başkasından g&ouml;r&uuml;p, duyup &ccedil;irkin bulduğun şeyi, kendin i&ccedil;in de &ccedil;irkin bul. Sana yapılınca razı olamayacağın şeyi, insanlara da yap. Bildiğin az bile olsa zararı yok, fakat bilmediğini s&ouml;yleme. Sana s&ouml;ylenmesini istemediğin şeyi sen de s&ouml;yleme başkalarına. <strong> Bil ki kendini g&ouml;rmek, beğenmek, ger&ccedil;eğin tersidir, akıllılarınsa afet</strong></span><span>.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">&Ccedil;ocuğun kalbi bitkisi olmayan bir araziye benzer, ona </span><span>ne verilirse kabul eder. Bundan dolayı ben, kalbin katılaşmadan ve başka şeylerle meşgul olmadan seni <strong>terbiye</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> etmeye başladım.</span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT">HZ. ALİ&rsquo;NİN OĞULLARI HASAN VE H&Uuml;SEYİN&rsquo;E SON</p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">&Ouml;Ğ&Uuml;TLERİ: </span></strong></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Oğullarım!</span></strong><span><sup>(51)</sup></span></p>
<p align="LEFT"><span>Allah&rsquo;a, </span><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">O&rsquo;nun huzurunda veya huzuru dışında bağlılık ve hasyetten ayrılmayın. Ahirete yaklaşma ve d&uuml;nyadan uzaklaşma duygusunu kaybetmeyin. D&uuml;nya kayıplarından kedere d&uuml;şmeyin ve daima hayr işlemeye bakın. Zalime d&uuml;şmanlık ve mazluma dostluk g&ouml;sterin. &Ouml;fke ve yumuşaklık halinizde daima hakk kelimesi &uuml;zerinde olun. Genişlik ve darlıkta doğru yoldan sapmayın. Dost ve d&uuml;şmanınıza adaletle muamele edin. Sevin&ccedil;li ve gamlı anlarınızda iyi iş ve &ouml;l&ccedil;&uuml;lere bağlılık şuurunu kaybetmeyin, ve şiddette, m&uuml;layemette, sevin&ccedil;te kederde Allah&rsquo;tan razı olun. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Oğullarım! </span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Bir iş ki dışı şerli ve kerih g&ouml;r&uuml;n&uuml;r, fakat sonu cennettir; siz o fiili işleyin. Bir iş ki dışı g&uuml;zel ve cazibeli durur, fakat sonu cehennemdir, siz o fiilden ka&ccedil;ının. Cennet nimetinin aşağısında olan her şey hakir ve kıymetsizdir. Ahiret azabının aşağısında olan her bel&acirc; ise afiyettir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Oğullarım. </span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Bir insan kendi nefsinin ayıbını g&ouml;r&uuml;r ve bilirse başkasının ayıbını g&ouml;remez ve ondan haberi olmaz. </span><span>Bir insan Allah&rsquo;ın takdir ve taksimine rıza g&ouml;sterirse, kayıp ve eksikliklere esef etmez. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Bir insan nefs ve hırs kılıcını &ccedil;ekip havale edecek olursa, akibet o kılı&ccedil;la kendi maktul d&uuml;şer. M&uuml;min kardeşi yuvarlansın diye kuyu kazan, akibet o kuyuya kendi d&uuml;şer. Başkasının yanlışını b&uuml;y&uuml;ten kimse, kendi hatasını unutur. Bir kimse rey ve tedbirinde gurura kapılacak olursa, hata ve delalete sapmış olur. Başkasının rey ve fikrinden m&uuml;stağni davrananlar, yani danişmaya yanaşmayanlar zillete d&uuml;şer. </span><span>Halka kibir g&ouml;sterenler neticede hakir ve zelil olur. Bir kimse, serseri ve ipsiz kişilerle d&uuml;ş&uuml;p kalkar ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;k yerlerine girip &ccedil;ıkarsa iştiraki olmasa bile itham altına girer. İyiler ve ilim sahipleriyle d&uuml;ş&uuml;p kalkanlarsa, y&uuml;celir ve saygı g&ouml;r&uuml;r. Mizah ve latifeye d&uuml;şk&uuml;n olan hafife alınır. Kendi fiilleri, s&ouml;zleri ve amelleri ile mağrur olan, nefsi tarafından mağdur olur. &Ccedil;ok s&ouml;z s&ouml;yleyen &ccedil;ok hata eder. Hatası &ccedil;ok olanda edep ve haya azalır. Edep ve hayası az olanda takva fakirleşir. Takvası fakirleşenin ise kalbi &ouml;l&uuml;r. </span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT">Oğullarım.</p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Edep mizandır. İyi ahlak en iyi arkadaştır. Afiyet on kısımdır ve bunun dokuz kısmı, Allah&rsquo;ın zikri dışında sadece susmak, s&uuml;kut etmektir. Bir kısmı ise sefihlerle d&uuml;ş&uuml;p kalkmayı bırakmak... </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Oğullarım. </span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Fakirliğin s&uuml;s&uuml; sabır, zenginliğin de s&uuml;k&uuml;rd&uuml;r İsl&acirc;m&rsquo;dan &uuml;st&uuml;n şeref olamaz. Z&uuml;hd ve takvadan &uuml;st&uuml;n keramet olmadığı gibi... T&ouml;vbe ve istiğfardan y&uuml;ksek şefaat&ccedil;ı yoktur. V&uuml;cut afiyetinden g&uuml;zel elbise olmadığı gibi... Hırs ve tamah, yorgunluk ve meşakkatin anahtarıdır. &ldquo;<strong>Beni yarınlarda g&ouml;recek, yarınlarıma da şahit olacaksınız; bilmediğiniz &ouml;zelliklerim o zaman aşikar olacak size! Ben aranızdan ayrılınca yerimi başkası aldığında tanıyacaksınız beni asıl</strong></span><span>!</span></p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 15:29:48 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99nin-ogutleri-hz-ali%e2%80%99nin-oglu-hz-hasan%e2%80%99a-ogudu_143.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HZ. ALİ’DEN İLİM VE ADALET</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99den-ilim-ve-adalet_142.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Hz. ALİ&rsquo;NİN ADALETİ</strong><span><sup> (36)</sup></span></p>
<div><img style="width: 211px; height: 226px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/8bf9a038.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Hz. Ali&rsquo;nin adaleti irdelenirken, olgulara <strong>g&uuml;n&uuml;m&uuml;z</strong></span> şartlarından değil, <strong>o g&uuml;n&uuml;n koşulları</strong><span> ve </span><strong>değerleri</strong><span><strong> a&ccedil;ısından ele almak ve &ouml;yle değerlendirmek gerekir. D&uuml;nya haritasında o d&ouml;nem k&ouml;lelik</strong> sisteminin <strong>t&uuml;m d&uuml;nyada</strong></span> uygulandığını, s&ouml;z konusu uygulamanın yasal olarak ancak <strong>19. Y&uuml;zyılın sonlarına doğru</strong><span><strong> kaldırıldığını, t&uuml;m bunlara rağmen yer yer 20. Y&uuml;zyılın ilk yarısında da g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; unutmamak gerekir. O d&ouml;nemler </strong></span><strong>kız</strong> &ccedil;ocuklarının <span><strong> diri diri topra</strong></span>ğa g&ouml;m&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;<span>, kadının </span><strong>toplumsal yaşamda</strong><span><strong> yerinin hemen hi&ccedil; olmadığını, d&uuml;nyadaki genel uygulamanın g&uuml;&ccedil;l&uuml;n&uuml;n</strong> keyfi iradesine </span><strong>endekslendiğini</strong><span><strong> g&ouml;z ardı etmemek gerekir. <br /></strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span><strong>&nbsp;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Elbette insanlık bu g&uuml;nk&uuml; <strong>Evrensel değerlere</strong><span> bir g&uuml;nde gelmedi. Bu g&uuml;n bile bilimin </span><strong>olağ</strong> an&uuml;st&uuml;<span> geliştiği, teknolojinin</span> baş d&ouml;nderici bir hızla yaşamımızın &ccedil;ok &ouml;nemli yerini kapsadığı, <span><strong>sosyal</strong></span><strong> ve <span>toplumsal</span> </strong> değerlerin t&uuml;m d&uuml;nyada ki farklılıklarının bilindiği ve birer <span><strong>zenginlik</strong></span> olarak kabul edildiği d&uuml;nyamızda, bu &uuml;retim ilişkilerini ellerinde b<span>ulunduran <strong>tr&ouml;stlerin</strong></span><strong> k&acirc;r hırsı ile korkun&ccedil; savaşlar &ccedil;ıkardığını, </strong>insan ve doğaya karşı saygısızlıkta <span><strong> ilkel</strong></span><strong> diye kategorilendirilen insan ve guruplardan &ccedil;ok daha barbar olduğunu</strong><span> unutmamak gerekir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>İnsana</strong><span> ve </span><strong>doğaya</strong><span><strong> yapacağı etkilerin sonu&ccedil;ları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmeksizi</strong>n </span>hızla silahlanan<span> ve bu silahı gene kendi cinsi olan insanoğluna karşı kullanan d&uuml;nya medeniyetinin, </span>toprağa g&ouml;m&uuml;len korkun&ccedil; ekonomik kaynakların <strong>d&uuml;nya tabii dengesini nasıl insafsızca katlettiğini</strong><span><strong> g&ouml;rmeden, eski &ccedil;ağları tek yanlı ilkellikle su&ccedil;lamak</strong> adal</span>etli olmaz. Bu vesile ile adalet kavramında <span> <strong>adil olmayan</strong></span><strong> ve s&uuml;rekli kendi &ccedil;ıkarları doğrultusunda</strong> yorumlayan teknolojı ve bilimde gelişmiş, ama bu verilerin dağılımında adil olmayan gelişmiş kapitalizmin <strong>etkileri altında kalarak</strong><span><strong> olguları değerlendirme yanlışlığına d&uuml;şmemek gerekir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Her olgu </span><strong>kendi koşulları altında</strong><span><strong> değerlendirilmelidir. </strong>Bu vesile ile gene Hz. Ali&rsquo;den bir &ouml;rnek vererek </span>&ldquo;Zaman sana uymaz, sen zamana uyacaksın&rdquo; s&ouml;zleri eşliğinde yorumlamamız gerekir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong style="font-weight: bold;"><span>&nbsp;</span></strong><span style="font-weight: bold;">BİR OLAYDA BEŞ KİŞİ ARASINDA VERDİĞİ H&Uuml;K&Uuml;M </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Esbağ bin N&uuml;b&acirc;te&rsquo;den</strong> nakledilmiştir: &ldquo;Beş kişiyi zina su&ccedil;uyla <span><strong>Halife &Ouml;mer&rsquo;in </strong></span> yanına getirdiler. Halife, onların her birisine şer&rsquo;&icirc; had uygulanması i&ccedil;in emir verdi. Orada hazır bulunan Hz. Ali ş&ouml;yle buyurdu: <span><strong>&lsquo;Ya &Ouml;mer,</strong></span> bu onların hakkında verilmesi gereken h&uuml;k&uuml;m değildir<span>.&rsquo; </span>&Ouml;mer &lsquo;O halde (uygun) haddi onlara siz uygulayın&rsquo; dediğinde, <span><strong>Hz. Ali</strong>, onlardan birisini &ouml;ne alıp boynunu vurdu; diğer birisini recm etti; bir diğerine kırba&ccedil; haddi uyguladı; d&ouml;rd&uuml;nc&uuml;s&uuml;ne bir haddin yarısı kadar </span><strong>(50 kırba&ccedil;</strong><span><strong>) vurdu; beşincisini ise mazur g&ouml;rd&uuml; ve serbest bıraktı. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Bunu g&ouml;ren <strong>Halife &Ouml;mer</strong></span>, hayrete d&uuml;şt&uuml;; insanlar da şaşırıp kaldı. <span><strong>&Ouml;mer</strong> ş&ouml;yle dedi: <strong>&lsquo;Ey Ebalhasan, tek bir olayda su&ccedil;lu olan beş kişiye ayrı ayrı beş h&uuml;k&uuml;m uyguladın ki hi&ccedil;birisi diğerine benzemiyor (bunun sebebi nedir)?</strong>&rsquo; </span>Hz. Ali ş&ouml;yle buyurdu: &lsquo;Bunlardan birincisi<span> <strong> zimm&icirc; (</strong>İslam</span>devletinde yaşayan kitap ehli) idi; (işlediği su&ccedil; ile) zimm&icirc;lik vasfını kaybettiği i&ccedil;in<strong>haddi</strong>kılı&ccedil;tan başka bir şey değildi. İkincisi<span><strong> evli </strong></span>bir kişi olduğu<span> i&ccedil;in haddi<strong> recm </strong></span><strong> idi. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml;<span> bekar </span></strong>olduğu i&ccedil;in haddi<strong> y&uuml;z kırba&ccedil; </strong><span>idi. D&ouml;rd&uuml;nc&uuml;s&uuml;<strong> k&ouml;le </strong></span>olduğu i&ccedil;in cezası&nbsp;<span style="font-weight: bold;">kırba&ccedil; haddinin yarısı idi. Beşincisi ise akılsız bir deli idi (ve dolayısıyla her hangi bir cezay</span><strong>ı </strong>hak etmemişti).&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span><strong>BİR ERKEK VE BİR KIZ &Ccedil;OCUK &Uuml;ZERİNDE İHTİLAF EDEN </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>İKİ CARİYE</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>C&acirc;bir Cu&rsquo;f&icirc;, Temim b. Huz&acirc;m el-Esed&icirc;&rsquo;den nakledilmiştir<span>: &ldquo;Halife &Ouml;mer&rsquo;in yanına bir erkek ve bir de kız &ccedil;ocuk &uuml;zerinde ihtilaf eden iki cariye getirildi. &Ouml;mer ş&ouml;yle dedi: &lsquo;Sıkıntıları gideren Eb&ucirc;lhasan (Ali) nerededir?</span></strong><span>&rsquo; Hz. Al</span>i&rsquo;yi yanına &ccedil;ağırdılar ve o olayı kendisine anlattı. Hz Ali, iki şişe istedi ve onların ağırlığını tarttı. Daha sonra cariyelerden her birisinin şişelerden birisine s&uuml;tlerini sağmasını emretti. Ardından s&uuml;tleri tarttı ve biri diğerinden ağır geldi. Bunun &uuml;zerine ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&lsquo;Erkek evlat, s&uuml;t&uuml; ağır gelen cariyenindir, kız evlat ise s&uuml;t&uuml; hafif olanın.&rsquo; </strong>Bunu g&ouml;ren Halife &Ouml;mer &lsquo;Bu h&uuml;km&uuml; neye dayanarak s&ouml;yledin Ey Ebelhasan?<span>&rsquo; diye sorunca, Hz. Ali ş&ouml;yle buyurdu: <strong>&lsquo;&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah, erkek bebeğin payını kız bebeğin payından daha fazla belirlemiştir!&rdquo; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>İKİ KADININ BİR &Ccedil;OCUK &Uuml;ZERİNDEKİ İHTİLAFI</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Halife &Ouml;mer </span></strong>zamanında iki kadın bir &ccedil;ocuk &uuml;zerinde ihtilaf etti; her birisi &ccedil;ocuğun kendisine ait olduğunu iddia ediyordu ve hi&ccedil;birisinin şahidi yoktu. Meselenin h&uuml;km&uuml;n&uuml; bilmeyen Halife &Ouml;mer, h&uuml;k&uuml;m vermesi i&ccedil;in Hz. Ali&rsquo;ye danıştı. Hz. Ali, iki kadını yanına &ccedil;ağırdı. Onlara vaaz edip korkuttu. <span>Kavga ve ihtilafta devam edince, <strong> &lsquo;Bana bir testere getirin</strong></span><strong>!&rsquo; buyurdu. </strong>Bunu g&ouml;ren kadınlar <strong>&lsquo;Testereyi ne yapacaksın</strong>?&rsquo; diye sordular. Hz. Ali ş&ouml;yle dedi: <strong>&lsquo;&Ccedil;ocuğu ikiye ayırıp her bir par&ccedil;asını sizden birisine vereceğim</strong><span>.&rsquo; </span>Bunu duyan kadınlardan birisi susup bir şey s&ouml;ylemedi. Ama diğeri ş&ouml;yle dedi: <span><strong>&lsquo;Ey Ebelhasan, seni</strong></span> Allah&rsquo;a yemin veriyorum ki eğer illa da bunu yapacak isen, ben hakkımdan vazge&ccedil;ip &ccedil;ocuğu ona bırakıyorum.<span>&rsquo; </span>Hz. Ali bunun &ouml;zerine ş&ouml;yle dedi&sbquo; <strong>&ldquo;Bu senin &ccedil;ocuğundur, onun değil; Eğer onun olsaydı &ccedil;ocuğa acır ve ona şefkatli davranırdı.&rdquo;</strong>Bu durum &uuml;zerine diğer kadın da &ccedil;ocuğun sahibi olmadığını itiraf etti. &Ouml;mer buna &ccedil;ok sevindi ve h&uuml;k&uuml;m vermedeki sıkıntısını giderdiği i&ccedil;in Hz. <span>Ali&rsquo;ye dua etti.&rdquo;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span><strong>BİR EMANET OLAYINDA VERDİĞİ H&Uuml;K&Uuml;M</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-weight: bold;">Haneş bin Mu&rsquo;temer&rsquo;den riv&acirc;yet edilmiştir: </span>&ldquo;İki kişi Kureyş&rsquo;ten bir kadının yanına gelerek 100 dinar parayı ona emanet ettiler ve: <strong>&lsquo;Bu emaneti bizden herhangi birimiz tek başına gelip isterse, ona vermeyeceksin; ancak ikimiz bir arada gelirsek, emaneti teslim edeceksin</strong><span>.&rdquo; </span>Dediler. Aradan bir yıl ge&ccedil;tikten sonra iki kişiden birisi kadının yanına gelerek ş&ouml;yle dedi: <strong>&ldquo;Arkadaşım vefat etti; dolayısıyla parayı bana teslim et.&rdquo;</strong>Kadın &ouml;nce <span><strong>teredd&uuml;t</strong> edip parayı vermek istemedi, ancak adam kadının akrabalarını devreye soktu ve kadının &uuml;zerinde baskı kurarak <strong>altınları</strong> vermeye <strong>mecbur</strong></span> bıraktı. <span>Sonra aradan bir yıl daha ge&ccedil;ti. Bu sefer diğer adam kadına gelerek parayı ondan istedi. Kadın ona ş&ouml;yle dedi: </span><strong> &lsquo;Arkadaşın senin &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; zannettiği i&ccedil;in bana gelip dinarları istedi; ben de ona verdim</strong><span>.&rsquo; </span>Adam bunu kabul etmeyince aralarındaki ihtilaftan dolayı <span><strong>Halife &Ouml;mer&rsquo;in</strong> yanında dava a&ccedil;tılar ve adam Halife&rsquo;nin kadının aleyhine h&uuml;k&uuml;m vermesini istedi. &Ouml;mer adamı haklı bularak kadına <strong>&lsquo;Sen sorumlusun</strong></span> (adamın parasını kendisine vermelisin)&rsquo; dedi. Kadın itiraz ederek ş&ouml;yle dedi: <strong>&lsquo;Bizim hakkımızda h&uuml;k&uuml;m verme ve bizi Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;in yanına g&ouml;nder.</strong><span>&rsquo; &Ouml;mer de bunu kabul etti. Dava <strong>Hz. Ali</strong></span>&rsquo;ye intikal etti. Hz. Ali parayı kadına emanet eden o iki kişinin anlaşarak kadına <span><strong>hile</strong> yaptıklarını anlayınca, ona ş&ouml;yle dedi: <strong>&lsquo;Siz ikiniz kadına &lsquo;emaneti bizden yalnız gelene v</strong></span>erme&rsquo; dememiş miydiniz<span>?&rsquo; Adam <strong>&lsquo;Evet&rsquo;</strong></span> dedi. Bunun &uuml;zerine ş&ouml;yle buyurdu: <strong>&lsquo;Paran bizim yanımızdadır; git arkadaşınla birlikte gel, paranızı size iade edelim</strong><span>.&rdquo; Hz. Ali&rsquo;nin bu h&uuml;km&uuml; <strong>&Ouml;mer&rsquo;e</strong></span> ulaşınca &ccedil;ok memnun kaldı ve <span><strong>&lsquo;Allah beni Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;den sonra ya</strong></span>şatmasın<span>.&rdquo; Dedi.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span><strong>EBU S&Uuml;FYAN OĞLU MUAVİ&rsquo;YE YE ANLATILANLAR</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ldquo;Ehl-i <strong>Beyt</strong></span>&rdquo; ve Hz. Ali d&uuml;şmanı olan <span><strong>Mu&acirc;viye</strong></span><strong> bir g&uuml;n; Hz. Ali&rsquo;yi sevenlerden Dır&acirc;r&rsquo;a</strong> ısrarla; &ldquo;<span><strong>Ali&rsquo;yi bana anlat</strong></span><strong>&rdquo; der. Dır&acirc;r</strong> s&ouml;ze başlar:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Onun y&uuml;celiğine bir son, ululuğuna bir sınır yoktu. G&uuml;c&uuml; kuvveti &ccedil;etindi; s&ouml;z&uuml; kesindi. Ad&acirc;letle h&uuml;kmederdi. Her yanından bilgi fışkırırdı. S&ouml;z&uuml;nden hikmet dile gelir, coşardı.D&uuml;nyadan, d&uuml;nya lezzetlerinden &ccedil;ekinirdi. Gece garibliğiyle esenleşirdi. &Ccedil;ok ağlardı, uzun d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;. En değersiz elbise giyer, en değersiz şeyleri yerdi. İ&ccedil;imizden birisi gibiydi; o kadar yakındık ona; yine de heybetinden s&ouml;z s&ouml;yleyemezdik. Din ehlini ağırlar, yoksullarla d&uuml;şer kalkardı. Kuvvetli, o varken k&ouml;t&uuml;l&uuml;k edemez, zayıf ad&acirc;letinden me&rsquo;yus olmazdı. Bazı vakitler g&ouml;rd&uuml;m, yasa batanlar gibi ağlar; &laquo;Ey d&uuml;nya&raquo; derdi; &laquo;Benden başkasını aldat; &ouml;mr&uuml;n kısadır senin, değerin az. &Acirc;h &acirc;h, azığın azlığından, yolun uzunluğundan, yatılacak yerin katılığından, varılacak yerin ululuğundan&raquo;&rdquo;<span><strong><span style="text-decoration: underline;">&nbsp;</span> </strong></span></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali, hal&icirc;feliği d&ouml;neminde; Abdullah bin Abbas&rsquo;a</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>yazdığı Mektuptan</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Ey Basra fermandarı, seni k&ouml;kten ve necattan doğru bir insan biliyordum. Bununla beraber işittim, memleket dahilinde ben cengi cidal ile meşgul iken, sen de fırsatı g&acirc;nimet bilerek M&uuml;sl&uuml;manların mallarını yağmaya kalkmışsın. &laquo;Beyt&rsquo;&uuml;l-m&acirc;l&raquo;dan, altın ve g&uuml;m&uuml;ş sikkeler ele ge&ccedil;irmişsin. İhtiyarlık i&ccedil;in Hicaz&rsquo;a g&ouml;ndermişsin. Yazıklar olsun sana ey Abbas&rsquo;ın oğlu. Kocasız kadınların ve yetimlerin, fakirlerin hakkı olan bu parayı kendine nasıl sarf edeceksin? Mahşer g&uuml;n&uuml;n&uuml;n hesabından, Allah&rsquo;ın az&acirc;bından korkmadın mı?&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Cemel savaşında:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Savaş sonrası d&uuml;şmanlarından &ouml;lenlerin de cenaze namazını kıldı. Sonra </strong><span>askerlerine d&ouml;nerek: <strong>&ldquo;</strong></span>D&uuml;şmanı kovalamayınız, onların yaralananlarının yarasını sarınız, esirlerini tedavi ediniz&rdquo; buyurmuşlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Kendi katili i&ccedil;</span></strong>in ş&ouml;yle buyurdular:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Onu idare ediniz. A&ccedil; ve susuz bırakmayınız, eğer ben sağ kalırsam, ondan sarfınazar ederim. &Ouml;l&uuml;rsem, bir kılı&ccedil;tan fazla ona vurmayınız.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Talha ve Z&uuml;beyr Hakkında</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Talha ve Z&uuml;beyr, Hz.İm&acirc;m-ı Ali&rsquo;nin hil&acirc;feti zamanında servet sahibi idil<span>er. Hz. Ali onlara sordu: <strong>&ldquo;Sair halktan kendinizi &uuml;st&uuml;n g&ouml;rmenizin delili nedir?</strong></span><strong> Cevap verdiler. &ldquo;&Ouml;mer İbn-i Hattab, hil&acirc;feti zamanında bize diğer halktan daha fazla para verirdi&rdquo;</strong><span>. Hz. Ali sordu. </span><strong>&ldquo;Peki Peygamber zamanında size verilen para ne kadardı?.</strong><span> Cevap verdiler. <strong>&ldquo;Sair halk gibi idi&rdquo;</strong></span>. İmam ş&ouml;yle dedi. <strong>&ldquo;Bug&uuml;n de alacağınız sair halk gibi olacak</strong><span>.&rdquo; Onlar buna itiraz ettiler. <strong>&ldquo;Fakat biz hizmetler ettik</strong></span><strong>.&rdquo; Dediler. Hz. Ali onlara d&ouml;nerek &ldquo;Benim hizmetlerim, sizin tasdikiniz ile herkesten daha fazladır, ayrıca bug&uuml;n hal&icirc;feyim, fakat kendim ile en fakir adam arasında bir imtiyazım olacağına r&acirc;zı değilim</strong><span>.&rdquo; Buyurdular<span style="text-decoration: underline;">.</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>MAHKEME HAKKINDA</span>: </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali adaleti ile meşhur idi. B&uuml;t&uuml;n hayatı boyunca kimseye zul&uuml;m yapmamıştır. Bir g&uuml;n işi mahkemeye d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde Hakime: <strong> Adaletle h&uuml;k&uuml;m ver. Benimle davacım arasında hi&ccedil;bir fark koyma&rdquo;</strong> demiştir</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>İbni Kevva adlı bir Hariciye s&ouml;ylenenler: </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali&rsquo;yi &ccedil;ok seven insanlardan biri, bir g&uuml;n bir anlık bir gaflete kapılıp bir hata işler. İslam&rsquo;ın emri gereğince elinin kesilmesi gerekmektedir. Hz. Ali, dostu hakkında da ayrım g&ouml;zetmez ve elini kestiriverir. Adam, kesilen parmaklarını diğer eline alıp ceza mahallinden uzaklaşırken, Hz. Ali&rsquo;nin Haricilerden olan d&uuml;şmanlarından <strong>İbn-i Kevv&acirc;</strong><span> <strong> adlı adam fırsatı değerlendirmek i&ccedil;in &ldquo;Ne oldu sana, nedir bu halin? Kim yaptı bunu sana, kim kesti parmaklarını?&rdquo;</strong> diye sorar. </span>Eli kesilen adam ş&ouml;yle cevap verir. &ldquo;Cezamı veren, peygamberlerin sonuncusu ve en azizinin vasi ve vekilidir, vasi ve Halifelerinin efendisi, başlar tacıdır. Kıyamet g&uuml;n&uuml; y&uuml;z&uuml; ak &ccedil;ıkacak olanların imamı, m&uuml;minler &uuml;zerinde hak sahibi olmaya en layık kimsedir o. Adı Ebu Talib oğlu Ali&rsquo;dir, m&uuml;minlerin emiri, inananların hidayet imamıdır. Nimet cennetlerinin &ouml;nc&uuml;s&uuml;, korkusuz yiğit savaş&ccedil;ıların emsalsizidir; cehalette direnenlerden intikam alan, namaz kılarken zekat verendir o... Olgunluk ve kemale g&ouml;t&uuml;ren kılavuz, kemal yolunun rehberi ve imamıdır o... Kimdir o, bilir misin? Doğruları s&ouml;yleyen, s&ouml;zleri sevap olan, Mekkeli cesur adam, vefa ve samimiyet timsali eşsiz insandır o&rdquo; İbn-i Kevv&acirc; kulaklarına inanamayarak &ldquo;<span><strong>Deli misin sen be adam, o senim elini kesiyor, sense hal&acirc; onu &ouml;v&uuml;yorsun &ouml;yle mi!?</strong></span>&rdquo; deyince, &ldquo;Onu sevmemek m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;?&rdquo; der. &ldquo;Hele şimdi sevgisi artık etimle, kanımla da yoğrulduktan sonra... Vallahi, sadece Allah&rsquo;ın emrine uyarak kesti elimi, hak mı haktır bu verdiği ceza!&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>Kuran&rsquo;a G&ouml;re Hz. Ali&rsquo;nin Adaletinin Hz. Muhammed </span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>tarafından yorumlanması: </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&ldquo;İman edip de salih ameller işleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır.&rdquo; (Beyyine; 7) </strong><span>ayeti</span>indiğinde<span><strong> Resulullah, Hz. Ali&rsquo;ye&nbsp;</strong></span><strong>hitaben buyurdular<span>: </span></strong><span>Onlar<strong> sen </strong></span><strong>ve senin dostlarındır </strong><span>ey Ali.</span><strong> Kıyamet&nbsp;</strong><span>g&uuml;n&uuml;nde</span><strong> razı olmuş ve rıza g&ouml;rm&uuml;ş </strong><span><strong>olarak geleceksiniz, senin d&uuml;şmanların ise gazap ve su&ccedil; y&uuml;kl&uuml; </strong>olarak&nbsp;gelecekler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Hz. ALİ&rsquo; NİN İLMİ ve KUDSİYETİ HAKKINDA </strong><span><sup>(38) </sup></span></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><strong><span>?</span> Cebrail, cennetten Hz. <span>Muhammed&rsquo;e</span></strong><span> iki tane nar getirdi. Hz. Ali, <strong>Resulullah&rsquo;la</strong></span> karşılaşıp, narları elinde g&ouml;r&uuml;nce, <strong>&lsquo;Şu iki nar nedir elinizde</strong><span><strong>?&rsquo; diye sordu; Ş&ouml;yle buyurdu: </strong></span><strong>&lsquo;Şu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n n&uuml;b&uuml;vvettir ve senin onda nasibin yoktur. Ama &ouml;tekisi ilimdir</strong><span>.&rsquo; Sonra Allah Resul&uuml; onu ik</span>iye b&ouml;ld&uuml; ve yarısını Ali&rsquo;ye verdi, yarısını ise Resulullah&rsquo;ın kendisi aldı. Ardından ş&ouml;yle buyurdu: <strong>&lsquo;Sen onda benim ortağımsın, ben de senin</strong><span><strong>.&rdquo; İm&acirc;m B&acirc;kır ş&ouml;yle devam etti: &ldquo;Allah&rsquo;a andolsun ki Resulullah, Allah&rsquo;ın kendisine &ouml;ğrettiği her şeyi, bir harfini bile bırakmadan Ali&rsquo;ye &ouml;ğretti.&rdquo; Sonra İm&acirc;m B&acirc;kır elini g&ouml;ğs&uuml;ne koyarak: &ldquo;</strong></span><strong> Sonra bu ilim bize ulaşmıştır&rdquo;</strong><span> buyurdu.&rdquo;<sup> (39)</sup></span></li>
<li><span>? <strong>Hz.</strong></span> Ali&rsquo;nin yiyeceği olduk&ccedil;a sade ve <span><strong>az</strong> miktardadır. Ekseriye yediği kabuğunu ayırmadığı arpa ekmeğidir. <strong>Hz. Ali</strong></span> <strong> ilk &uuml;&ccedil; hal&icirc;fe d&ouml;neminde gece ve g&uuml;nd&uuml;z genellikle <span>tarlalarda</span></strong><span>, </span><strong>bağlarda</strong><span> ve <strong>hurma</strong></span> bah&ccedil;elerinde &ccedil;alışır, ağa&ccedil;lara su verir ve bah&ccedil;eleri beller. Bir g&uuml;n <span><strong>Ad&icirc;y bin Hatem</strong>, yemek vakti Hz. Ali&rsquo;nin yanına gelir. Onun yiyeceğine dikkat edince; <strong>bir k&acirc;se su, bir miktar kuru arpa ekmeği par&ccedil;aları</strong>, ve az miktarda tuz g&ouml;r&uuml;r ve sorar. &ndash;</span><strong>Y&acirc; Em&icirc;r&rsquo;&uuml;l-m&uuml;&rsquo;min&icirc;n, siz g&uuml;nd&uuml;zleri bu kadar zahmet &ccedil;ekiyorsunuz. Geceleri de Tanrı&rsquo;ya ib&acirc;det ile vakit ge&ccedil;iriyorsunuz, yiyeceğinizde bunlar. </strong>Bu size k&acirc;fi gelebilir mi?<span> Hz. Ali ş&ouml;yle buyurur. L&acirc;zımdır ki serkeş nefsi m&uuml;mk&uuml;n mertebe riy&acirc;zete alıştırayım, tuğy&acirc;n (azgınlık) etmesin, diyerek bir şiir okur. Şiir&rsquo;in me&acirc;li ş&ouml;yledir: &ldquo;</span>Nefsini kan&acirc;ata alıştır ve ill&acirc; kendi istihkakından fazlasını senden ister.&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir &ldquo;Hi&ccedil; bir şey g&ouml;rmedim<strong> meğer </strong><span><strong>ondan evvel ve onunla, ondan sonra g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m hep Cen&acirc;b-ı Hak&rsquo;tır.&rdquo; </strong></span></li>
<li><span>? <strong>&ldquo;Hz. Res&ucirc;lullah</strong></span><strong> bundan daha katısını</strong><span> yerdi&rdquo; (</span><strong>Kuru ekmeği </strong><span> <strong>yemeye &ccedil;alıştığını g&ouml;r&uuml;p şaşıranlara verdiği yanıt) </strong></span></li>
<li>? Şu (Kur&rsquo;&acirc;n), Allah&rsquo;ın<span><strong> suskun </strong>kitabıdır; ben ise</span>Allah&rsquo;ın<strong> konuşan kitabıyım. </strong><span><sup> (40)</sup></span></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali</strong></span><strong>, asla kimseyi <span>geri</span></strong><span> &ccedil;evirmezdi: Bir kimsenin, </span><strong>benden bir şey isteyeceğini</strong><span><strong> hissettiğim anda, o izh&acirc;r etmeden ben elimi ona uzatırdım</strong></span>&rdquo; demiştir.</li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan</strong><span><strong> Resulullah&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğu nakledilmiştir: &ldquo;(Ey insanlar), Allah her</strong></span><strong> ilmi bende toplamıştır</strong>; ben de bildiğim her ilmi, &ldquo;Muttakilerin İm&acirc;mı&rsquo;nda topladım. Ben her ilmi, Ali&rsquo;ye &ouml;ğrettim. O&rsquo;dur a&ccedil;ık ve ş&uuml;phesiz olan İm&acirc;m!&rdquo;</li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;dan</strong><span><strong> aktarılmıştır: &ldquo;Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Allah Teb&acirc;reke ve Te&acirc;l&acirc;, Resulullah&rsquo;a Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ı &ouml;ğretti. Bunun yanı sıra</strong></span><strong> başka şeyler de </strong>&ouml;ğretti. Allah&rsquo;ın Resul&uuml; de Allah&rsquo;ın &ouml;ğrettiklerini <span><strong>Ali&rsquo;ye </strong>&ouml;ğretti<strong>&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Caferi S&acirc;dık&rsquo;dan</strong><span><strong> nakledilmiştir: &ldquo;Ş&uuml;phe yok ki Allah, helal </strong>ve</span> haramı, <span>Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ın tevilini ve insanların ihtiyacı olan şeyleri Resul&uuml;&rsquo;ne &ouml;ğretti. Allah&rsquo;ın Resul&uuml; de</span> bunların hepsini Ali&rsquo;ye &ouml;ğretti.&rdquo;</li>
<li><span>? </span><strong>S&uuml;leym&acirc;n-&uuml;l A&rsquo;meş</strong><span><strong>, babasından Hz. Ali&rsquo;nin</strong></span> ş&ouml;yle buyurduğunu aktarmıştır. &ldquo;İnen her<strong>&acirc;yetin kimin hakkında </strong>indiğini,<span><strong> nerede </strong>indiğini</span><strong>ve kime indiğini </strong><span>biliyorum<strong>. </strong></span><strong>Rabb&rsquo;im<span>, </span></strong><span>bana</span><strong> d&uuml;ş&uuml;nen bir kalp </strong><span>ve <strong> fasih bir dil </strong></span>bahşetmiştir.&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Eb&ucirc; R&acirc;fi&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır; &ldquo;<span><strong>Resulullah</strong>, vefatıyla sonu&ccedil;lanan hastalığında Hz. Ali&rsquo;ye ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</span><strong>Ya Ali, bu Allah&rsquo;ın kitabıdır; onu al</strong><span><strong>.&rdquo; Ali&rsquo; de onu bir elbisenin i&ccedil;erisinde topladı ve evine gitti. Resulullah Hakka </strong> y&uuml;r&uuml;d&uuml;kten sonra Hz. Ali oturup onu</span><strong> Allah&rsquo;ın indirdiği şekilde </strong><span>d&uuml;zenledi. O, Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;a<strong> alim </strong></span><strong>birisiydi.&rdquo; </strong></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan</strong><span>, </span><strong>Resulullah&rsquo;ın</strong><span><strong> ş&ouml;yle buyurduğu nakledilmiştir: &ldquo;(</strong>Ey insanlar), Allah<strong> her ilmi bende </strong></span>toplamıştır; Ben de bildiğim her ilmi<strong>, &ldquo;Muttakilerin İm&acirc;mı&rsquo;nda </strong><span><strong>topladım. Ben her ilmi, Ali&rsquo;ye </strong></span>&ouml;ğrettim. O&rsquo;dur<strong> a&ccedil;ık ve ş&uuml;phesiz </strong><span><strong>olan İm&acirc;m.</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;dan</strong><span><strong> aktarılmıştır: &ldquo;Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Allah Teb&acirc;reke ve Te&acirc;l&acirc;, </strong>Resulullah&rsquo;a</span>Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ı &ouml;ğretti. Bunun yanı sıra<strong> başka şeyler de </strong><span><strong>&ouml;ğretti. Allah&rsquo;ın Resul&uuml; de Allah&rsquo;ın </strong></span>&ouml;ğrettiklerini<span><strong> Ali&rsquo;ye </strong>&ouml;ğretti<strong>&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Caferi S&acirc;dık&rsquo;dan</strong><span><strong> aktarılmıştır: &ldquo;Ş&uuml;phe yok ki Allah, helal </strong>ve</span> haramı, <span>Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ın tevilini ve</span>insanların<strong> ihtiyacı olan şeyleri </strong><span>Resul&uuml;&rsquo;ne</span>&ouml;ğretti. Allah&rsquo;ın Resul&uuml; de <strong> bunların hepsini </strong><span><strong>Ali&rsquo;ye &ouml;ğretti</strong>.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan</strong><span><strong> aktarılmıştır: &ldquo;Hz. Ali&rsquo;ye Resulullah&rsquo;ın ilmi hakkında sorduklarında ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;</strong>Peygamber&rsquo;in ilmi, b&uuml;t&uuml;n Peygamberlerin ilmidir; </span>ge&ccedil;mişte<span>olanların ve </span><strong>Kıyamet g&uuml;n&uuml;ne kadar </strong><span><strong> olacakların ilmidir.&rdquo; Sonra ş&ouml;yle devam etti: &ldquo;Nefsimi </strong></span>elinde tutana (Allah&rsquo;a) andolsun ki hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben de<strong> Peygamber&rsquo;in bildiğini </strong><span>biliyorum<strong>; </strong></span>ge&ccedil;mişte olanların ve benimle<strong> kıyamet arasında </strong><span>olup biteceklerin hepsini biliyorum.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Selm&acirc;n-i F&acirc;ris&icirc;&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Benden sonra </strong></span><strong>&uuml;mmetimin en &ccedil;ok ilim sahibi olanı, </strong><span>Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;dir.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;tan</strong><span><strong> aktarılmıştır: Babam ş&ouml;yle derdi: &ldquo;Ali&rsquo;nin kitabında (</strong>insanlar i&ccedil;in) ihtiya&ccedil; olan</span><strong> her şey </strong><span><strong>yazılıdır; hatta bir &ccedil;iziğin, yaralanmanın ve hayvan ısırmanın (diyet-kısas h&uuml;k&uuml;</strong>mleri) bile.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;dan</strong><span><strong> aktarılmıştır: Hz. Ali</strong>, </span>İbn Abb&acirc;s&rsquo;a<span> ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Allah, kuşların dilini bile bize &ouml;ğretmiştir; S&uuml;leyman bin D&acirc;v&ucirc;d&rsquo;a </span>&ouml;ğrettiği gibi. Aynı şekilde<strong>karada ve denizde bulunan b&uuml;t&uuml;n canlıların </strong><span>dilini de.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Fuzayl bin Yes&acirc;r</strong></span><strong>, o da İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan<span> aktarmıştır. &ldquo;Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;da ge&ccedil;en &ldquo;</span></strong>...Bir de yanında<span><strong> kitap ilmi bulunan (</strong>yeter)&rdquo; c&uuml;mlesinin tefsirinde ş&ouml;yle nakletmiştir<strong>: &ldquo;</strong></span><strong>Bu &acirc;yet Ali hakkında </strong>nazil olmuştur. O, Resulullah&rsquo;dan sonra<span><strong> bu &uuml;mmetin &acirc;limidir</strong></span><strong>.&rdquo;</strong></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan</strong><span><strong> aktarılmıştır. &ldquo;O k&acirc;firler: &ldquo;Sen Allah tarafından g&ouml;nderilmiş bir peygamber </strong></span>değilsin&rdquo; diyorlar. De ki: &ldquo;Benimle<span>sizin aranızda</span><strong> şahit </strong><span><strong>olarak Allah yeter, bir de yanında kitap ilmi </strong></span>bulunan (yeter)&rdquo; &acirc;yetinin tefsirinde ş&ouml;yle nakledilmiştir<span>: &ldquo;Kitap ilminin sahibi Ali&rsquo;dir.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>C&acirc;bir</strong></span><strong>, İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan<span> nakletmiştir: &ldquo;O (kitap ilmine </span></strong><span>sahip olan kimse), Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib&rsquo;dir.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Eb&ucirc; Bas&icirc;r&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: &ldquo;<strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;a &ldquo;</strong><span><strong>De ki: &ldquo;Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de yanında kitap ilmi bulunan (yeter)&rdquo; &acirc;yetindeki &ldquo;yanında kitap ilmi bulunan&rdquo; kimse hakkında &ldquo;Acaba o, Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib midir?&rdquo; </strong></span>diye sorduğumda<strong>, &ldquo;O&rsquo;ndan başka kim olabilir ki?&rdquo; </strong><span>diye cevap verdi.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>Eb&ucirc;zer-i Gıf&acirc;r&icirc;&rsquo;den</strong><span><strong> nakledilmiştir: Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle bu<span>yurdu: &ldquo;Ali, benim</span> ilmimin kapısı <span>ve &uuml;mmetime a&ccedil;ıklayandır...&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn Abb&acirc;s&rsquo;dan </strong><span><strong>nakledilmiştir: Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Rabb&rsquo;imin huzuruna vardığımda, <strong> benimle konuştu </strong><span><strong>ve m&uuml;n&acirc;c&acirc;t etti; ben de &ouml;ğrendiğim her şeyi Ali&rsquo;ye &ouml;ğrettim. </strong>O, benim<strong> ilmimin </strong></span>kapısıdır<span>.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali&rsquo;den </strong></span>nakledilmiştir; Resulullah<span><strong>, Hayber </strong></span>fethedildiğinde bana buyurdu<strong>ki: &ldquo;Sen, benim ilmimin kapısısın; </strong>senin evlatların<span><strong>, benim </strong> evlatlarımdır; senin etin<strong>, benim etimdir </strong></span>ve senin kanın,<span><strong> benim </strong>kanımdır.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;dan </strong>nakledilmiştir<span><strong>: &ldquo;Resulullah, </strong></span><strong>Ali&rsquo;ye bin kapı </strong>&ouml;ğretti ki, her kapıdan da onun i&ccedil;in<strong> bin kapı </strong><span><strong>a&ccedil;ıldı.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır</strong><span>&rsquo;dan</span>nakledilmiştir: &ldquo;<span><strong>Resulullah, </strong></span> <strong>Hz. Ali&rsquo;ye<span> bin harf </span></strong>&ouml;ğretmiştir ki, her harf,<span><strong> bin harfi </strong>a&ccedil;maktadır.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Eb&ucirc; Hazma Sum&acirc;li&rsquo;ye</strong></span><strong> g&ouml;re İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;d</strong>an nakledilmiştir:, Hz. Ali buyurdular: <span><strong>&ldquo;</strong>Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Resulullah, bana</span><strong> bin kapı </strong><span><strong> &ouml;ğretmiştir ki, her kapı bin kapıyı a&ccedil;maktadır.</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m</strong><strong>Cafer-i S&acirc;dık</strong><span><strong>, babası İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan</strong></span> nakletmiştir: &ldquo;Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Peygamber, Ali&rsquo;ye<span><strong> bin kelime </strong></span>anlatmıştır ki her<span> kelime<strong> bin kelimeyi </strong></span>a&ccedil;maktadır.&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Eb&ucirc; Hamza Sum&acirc;l&icirc;&rsquo;ye</strong></span><strong> g&ouml;re İm&acirc;m Zeyn-&uuml;l &Acirc;bidin&rsquo;den</strong> nakledilmiştir; &ldquo;Resulullah, Ali&rsquo;ye<span> <strong> bir kelime </strong></span>&ouml;ğretti ki<span><strong> bin kelimeyi </strong>a&ccedil;maktaydı ve o<strong> bin kelimenin </strong></span><strong>her birisi ise<span> bin kelimeyi </span></strong><span>a&ccedil;makta.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık&rsquo;dan </strong><span>nakledi</span>lmiştir &ldquo;Ant olsun ki <span><strong>nimetlerden </strong></span> sorulacaksınız&rdquo; (<span><strong>Tekas&uuml;r: 8)</strong></span><strong> Bu ayette belirtilen Nimetler, Emir&uuml;l M&uuml;minin<span> Ali bin Ebi Talib</span></strong><span> in velayetidir. </span></li>
<li><span>? <strong>Ebu Said el-Hudri&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir,&nbsp;Allahın bu buyruğu: &ldquo;Allah<strong> g&ouml;n&uuml;llerinde hastalık </strong><span><strong>olanların kinlerini hi&ccedil; meydana &ccedil;ıkarmayacak mı sandılar, dileseydik biz sana onları g&ouml;sterirdik, sen de onları y&uuml;zlerinden </strong></span>tanırdın, ant olsun ki sen onları<span><strong> s&ouml;zlerinden </strong>tanırdın&rdquo; <strong>(Muhammed: 29-30)</strong></span> hakkında dedi ki: <span><strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;e</strong> buğzlarından dolayı (tanırdın).</span></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: Bu &uuml;mmet<strong> yetmiş &uuml;&ccedil; fırkaya </strong><span>b&ouml;l&uuml;nd&uuml;</span><strong>, yetmiş ikisi&nbsp;</strong><span><strong>ateşin </strong>i&ccedil;inde ve biri</span>-Ki Allah haklarında ş&ouml;yle buyurmuştur:<span><strong> &ldquo;</strong>Yarattıklarımızdan<strong> hakka hidayet eden </strong></span><strong>ve<span> adaleti yerine getiren </span></strong>bir &uuml;mmet vardır<span><strong>&rdquo; </strong></span><strong>(<span>Araf: 181</span> </strong><span>), onlar ben ve benim tabilerim (benim yolumu takip edenler)&rsquo;dir.</span></li>
<li><span>? </span><strong>Tefsir-i Keşşaf / Nehc&rsquo; &uuml;l Hak s. 235&rsquo;den </strong><span><strong>nakledilmiştir: &ldquo;De ki:</strong></span><strong> Hak geldi, batıl yıkıldı, </strong>batıl zaten yıkılacaktı&rdquo; <strong>(İsra: 81),</strong><span> Hz. Ali, Peygamber efendimizin </span><strong>omuzlarına</strong><span><strong> &ccedil;ıkarak putları kırdığında bu ayet indi.</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İ</strong>bn-i Asakir, Cabir bin Abdullah&rsquo;<span>tan aktarmıştır</span>: Resulullah&rsquo;ın yanındaydık<span> <strong>. Ali </strong></span><strong>geldi<span>. Resulullah </span></strong>ş&ouml;yle buyurdular<span><strong>: Nefsim elinde </strong></span>olana yemin olsun ki bu gelen ve yandaşları <strong>Kıy&acirc;met g&uuml;n&uuml;nde </strong><span><strong>kurtulanlardır. </strong></span>Sonra şu ayeti şerife indi<span><strong>: &ldquo;</strong></span>İman edip de<span> <strong> salih am</strong></span>eller işleyenler <span>yaratılmışların en hayırlısıdır<strong>.&rdquo; </strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn-i Asakir, Cabir bin Abdullah&rsquo;tan</strong><span><strong> aktarmıştır: &ldquo;Resulullah&rsquo;ın ashabı olduğu bir anda Hz. Ali gelince ashab: İşte yaratılmışların en hayırlısı </strong>geliyor, dediler&rdquo;. </span></li>
<li><span>? <strong>Resulullah</strong></span> buyurmuşlardır. &ldquo;İnsanla<span>r, <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;in</strong></span><strong> ne zamandan beri &ldquo;<span>Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin</span></strong>&rdquo; olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun faziletlerini <span><strong>inkar</strong></span><strong> etmezlerdi: <span>Adem</span></strong>, ruh ve ceset arasındayken. Allah o zaman <strong>hazır bulunanlara</strong><span><strong> ş&ouml;yle buyurmuştu: &ldquo;Rabbin Adem oğullarından onların belleri</strong>nden <strong>z&uuml;rriyetlerini </strong></span> &ccedil;ıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve <span><strong>Rabbiniz</strong> değil miyim? dedi, onlar da (Ruh &acirc;lemi): Evet şahidiz (<strong>Kal&uuml; bel&acirc;</strong></span><strong> ) dediler&rdquo; (<span>Araf: 172</span></strong><span>). <strong>Allah</strong></span> da onlara ş&ouml;yle buyurdu: <span><strong> Ben Rabbinizim, Muhammed peygamberiniz, Ali de Emir&rsquo;inizdir</strong></span><strong>.&nbsp;</strong></li>
<li><span>? <strong>El-Hakim el-Haskani&rsquo;den</strong></span> aktarıldığına g&ouml;re, <span><strong>Muhammed bin Hanefi</strong> anlatmaktadır. Babam Hz. Ali buyurdular: &ldquo;Ve aralarında bir <strong>m&uuml;ezzin</strong></span> (m&uuml;nadi), Allahın laneti&nbsp;yalancıların &uuml;zerine olsun diye bağırır&rdquo; ayetindeki m&uuml;ezzin (m&uuml;nadi) benim.</li>
<li><span>? <strong>el-Hakim el-Haskani&rsquo;den</strong></span> aktarıldığına g&ouml;re <span><strong>Ebi Salih</strong> aktarmaktadır.O da </span><strong> İbn-i Abbas&rsquo;tan</strong><span><strong> aktarmıştır. Hz. Ali</strong></span> ş&ouml;yle buyurdular: Benim Allahın kitabında insanların bilmediği isimlerim vardır. Onlardan biri şudur: &ldquo; <strong>Ve aralarında bir m&uuml;ezzin (m&uuml;nadi), Allahın laneti&nbsp;yalancıların &uuml;zerine olsun diye bağırır</strong><span><strong>.&rdquo; Onlar (yalancılar) velayetimde yalanlama yapanlar ve hakkımı hafife alanlardır. </strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn-i Abbas</strong><span><strong> aktarmıştır. &ldquo;&Ouml;nde </strong>ge&ccedil;enler,<strong> &ouml;ne </strong></span>ge&ccedil;mişlerdir<span><strong> &rdquo; (Vakia:10).</strong></span><strong> Bu &uuml;mmetin<span> &ouml;nde gideni </span></strong><span>Ali bin Ebi Talib&rsquo;dir<strong>. </strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn-</strong>i Abd&uuml;l Birr&rsquo;den<span> aktarılmıştır. &ldquo;Senden &ouml;nceki peygamberlere sor&rdquo; <strong>(Zuhruf: 45).</strong></span><strong> <span>Resulullah</span> </strong><span> isra gecesinde <strong>Miraca</strong></span> &ccedil;ıktığında Allahu Teala onunla birlikte Peygamberleri bir araya topladı ve ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<span><strong>Ey Muhammed, &lsquo;Senden &ouml;nceki peygamberlere sor,&rsquo; ne &uuml;zere g&ouml;nderildiniz</strong></span><strong>?&rdquo; Peygamber efendimiz sorunca dediler ki: <span>Biz, L&acirc; il&acirc;he illall&acirc;h </span></strong>şehadeti<strong>, senin peygamberliğinin ikrarı </strong><span>ve<strong> Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayeti </strong></span><strong>&uuml;zerine</strong><span>g&ouml;nderildik. </span></li>
<li><span>? </span><strong>El-Menakıb</strong><span> senedinde <strong>Zadan&rsquo;dan</strong></span> aktarıldığına g&ouml;re <strong>Selman-ı Farisi</strong> ş&ouml;yle dediler: Resulullahın, <span><strong>Hz. Ali&rsquo;</strong></span><strong>ye <span>on kereden fazla</span></strong> ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: Ey Ali<span><strong>, sen ve senden sonraki vasiler </strong>Cennet ve Cehennem arasındaki</span><strong> Araf&rsquo;sınız. </strong><span><strong>Cennete, sizi tanıyıp, sizin de kendisini tanıdığı </strong></span>kimseden başka kimse ge&ccedil;meyecek. Cehenneme de sizi<span><strong> inkar </strong></span><strong>eden ve sizin de kendisini inkar ettiği </strong>kimseden başka ge&ccedil;meyecektir<span><strong>. </strong></span></li>
<li><span>? <strong>El-Hakim</strong></span><strong> senedinde Asbağ bin Nebate</strong><span>, dediler ki: <strong>Hz. Ali&rsquo;nin</strong></span> yanındaydım, <strong>İbn&rsquo; il Keva</strong><span><strong> onun yanına geldi ve ona bu ayeti &ldquo;Araf &uuml;zerinde onları y&uuml;zlerinden tanıyan adamlar vardır</strong>.&rdquo; (Araf: 46) hakkında sordu. <strong>Hz. Ali</strong></span> ona ş&ouml;yle buyurdu: <strong>Ey İbn&rsquo; </strong><span><strong>il Keva, Kıyamet g&uuml;n&uuml;nde Cennet ve Cehennem </strong></span>arasında duracaklar biziz. Bizi seveni<strong>&nbsp;y&uuml;z&uuml;nden tanıyıp </strong><span><strong>onu Cennete ge&ccedil;ireceğiz, </strong>bizi </span><strong>buğzedeni </strong><span> de</span>y&uuml;z&uuml;nden tanıyacağız<strong>ve Cehenneme ge&ccedil;ecek&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>Abdullah bin Selem&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır. &ldquo;Benimle<strong> sizin aranızda </strong><span><strong>tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi </strong> bulunan yeter&rdquo; <strong>(Ra&rsquo;d: 43)</strong></span><strong> ayeti i&ccedil;in <span>Resulullah&rsquo;a</span></strong><span> sordum. Buyurdular ki: <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo; dir.</strong></span></li>
<li><span>? <strong>Fudayl bin Yaser&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır. İmam <strong>Muhammed Bakır</strong><span> buyurdular: &ldquo;Benimle</span><strong> sizin aranızda </strong><span><strong>tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi </strong>bulunan yeter.<strong> (Ra&rsquo;d: 43)</strong></span><strong>&rdquo; ayeti Hz. Ali hakkında</strong><span> indi. O, bu <strong>&uuml;mmetin</strong></span><strong> alimidir.</strong></li>
<li><span>? </span><strong>İmam Musa bin Cafer, Zeyd bin Ali&rsquo;</strong><span>den, o da <strong>Muhammed bin Hanefi&rsquo;</strong></span><strong>den, o da Selman-ı Farisi&rsquo;den,</strong><span>o da<strong> Ebu Said el-Hudri&rsquo;</strong></span>den, aktarmışlardır: &ldquo;De ki<strong> , benimle sizin aranızda </strong><span><strong>tanık olarak&nbsp;Allah ve yanında kitabın ilmi</strong> bulunan yeter<strong>. (Ra&rsquo;d: 43)&rdquo;</strong></span><strong> Ayeti <span>Hz. Ali</span></strong> hakkında indi.</li>
<li><span>? <strong>Muhammed bin Hanefi&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır: <span><strong>Babam</strong> Hz. Ali&rsquo;nin yanında<strong> ilk ve son kit</strong></span>abın ilmi vardır.</li>
<li><span>? </span><strong>Ebu Naim el-Hafız</strong> senedinde belirtilmiştir. <span><strong>Abdullah bin Mesud</strong></span><strong> dedi ki: <span>Hz. Ali,</span> </strong><span> Hendek g&uuml;n&uuml;nde <strong>Amru bin Abduved&rsquo;i</strong></span> &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;nde Allahu Teala şu ayeti indirdi: &ldquo;Allah m&uuml;minlere (Ali ile) <span><strong>kifayet </strong></span> <strong>etti<span>. (Ahzap: 25)</span></strong><span>&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Celaleddin es-Suyuti&rsquo;den </strong></span>aktarılmıştır: Allah m&uuml;minlere<strong>(Ali ile)<span> kifayet </span></strong><span>etti <strong> (Ahzap: 25)</strong></span> i&ccedil;in ş&ouml;yle buyurmuştur. Bu ayet:&rdquo;<span><strong>Allah m&uuml;minlere Ali ile kifayet etti</strong></span><strong>&rdquo; bi&ccedil;imi ile <span>Abdullah bin Mesud&rsquo;</span></strong>un mushafındandır.</li>
<li><span>?</span><span style="font-weight: bold;"> Abdullah bin Mesud&rsquo;de</span><span><strong>n </strong></span>aktarılmıştır &ldquo;<span> <strong>Allah m&uuml;minlere kifayet</strong></span><strong> etti <span>(Ahzap: 25)&rdquo; </span></strong>ayetini ş&ouml;yle okurduk: &ldquo;Allah m&uuml;minlere<span><strong> Ali ile </strong></span><strong> kifayet etti&rdquo;</strong></li>
<li><span>? </span><strong>İbn-i Abbas ve M&uuml;cahit&rsquo;ten</strong><span><strong> aktarılmıştır: Ali&rsquo;nin d&ouml;rt dirhemi </strong></span>vardı, birini<span> <strong> gece,&nbsp;</strong></span><strong>birini <span>g&uuml;nd&uuml;z, </span></strong><span>birini<strong> gizli, </strong></span><strong>birini de a&ccedil;ık </strong><span>olarak <strong>nafaka&nbsp;verd</strong></span>i. Sonra şu <span><strong>ayet</strong></span><strong> indi: &ldquo;Mallar</strong>ını<strong> gece, g&uuml;nd&uuml;z, gizli ve a&ccedil;ıkta </strong><span><strong> harcayanlar yok mu, onların &ouml;d&uuml;lleri Rableri </strong></span>yanındadır, onlara<span><strong> hi&ccedil;bir korku </strong></span><strong>yoktur, onlar mahzun da olmazlar<span>&rdquo;</span> </strong><span> <strong>(Bakara: 274)</strong></span></li>
<li><span>? <strong>Abdurrahman bin Kesir&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır. <strong>İmam Cafer-i Sadık&rsquo;a</strong><span> sordum. &ldquo;Onlar birbirlerine<strong> neyi </strong></span><strong> soruyorlar, o<span> b&uuml;y&uuml;k haberi mi, </span></strong>onda ihtilafa d&uuml;şm&uuml;şlerdir.&rdquo; <span><strong>(Nebe: 1,2 ve 3)</strong></span><strong> Ve &ldquo;Velayet<span> hak olan </span> </strong><span>Allah i&ccedil;indir.&rdquo; <strong>(Kehf: 44)</strong></span> anlamı nedir. Buyurdular ki: <span><strong>Hz. Ali&rsquo;</strong> nin velayetidir. </span></li>
<li><span>? <strong>Cabir el Cufi&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır. <span>&ldquo;Bilmediklerinizi<strong> Zikir ehline </strong></span><strong>sorunuz. (<span>Nahl: 43</span></strong>) ayeti hakkında&rdquo; <span><strong>Hz. Ali</strong></span><strong> dedi ki: <span>Zikir ehli biziz&rdquo;</span></strong></li>
<li><span>? </span><strong>Esbağ bin N&uuml;b&acirc;te&rsquo;den</strong><span><strong> aktarılmıştır, Emir-&uuml;l Mu&rsquo;minin Ali&rsquo;den duydum. &ldquo;Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Resulullah bana, </strong></span><strong>ge&ccedil;mişte</strong><span> olan ve </span><strong>Kıyamet&rsquo;e</strong><span> kadar olacak <strong>helal ve haramdan</strong></span> bin kapı &ouml;ğretti ki, <strong>her kapı bin kapıyı</strong><span><strong> a&ccedil;maktadır ki toplam bir milyon kapı eder. Hatta ben &ouml;l&uuml;mlerin belaların ve insanlar arasındaki ihtilaflarda </strong></span><strong>nasıl h&uuml;k&uuml;m verileceğinin</strong><span> ilmini biliyorum.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir. &ldquo;Resulullah,<strong> dilini benim ağzıma </strong><span>koydu; bununla kalbimde <strong> bin ili</strong></span>m kapısı a&ccedil;ıldı ki her birisinden de<strong> bin kapı </strong><span><strong>a&ccedil;ılmaktadır.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Ali bin Musa Rız&acirc;&rsquo;dan</strong><span><strong> aktarılmıştır. B&uuml;y&uuml;k babalarımdan duydum. Resulullah&rsquo;ın Hz. Ali&rsquo;ye</strong></span> hitaben ş&ouml;yle buyurdular &ldquo;Ey Ali, ben ilim şehriyim<strong>, kapı da sensin. </strong>Şehre<strong> kapının dışında </strong><span>bir yerd</span>en ulaşacağını zanneden<span><strong> yalan </strong></span>s&ouml;ylemiştir.&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Hamza bin Eb&icirc; Said-i Hudr&icirc;</strong></span>, babasından nakletmiştir; <span><strong>Resulullah&rsquo;dan</strong></span><strong> duydum: &ldquo;Ben ilim şehriyim </strong><span>ve Ali</span><strong> onun kapısıdır. </strong><span>O halde kim ilim istiyorsa, onu<strong> Ali&rsquo;den </strong></span>alsın<span><strong>.</strong></span><strong>&rdquo;</strong></li>
<li><span>? </span><strong>İbn Abb&acirc;s&rsquo;tan</strong> nakledilmiştir; <span><strong>Resulullah</strong></span>ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Ben<strong> ilmin şehriyim </strong><span>ve Ali</span><strong> onun kapısıdır. </strong><span>O halde kim ilim isterse</span><strong>, kapıya </strong><span>gelsin<strong>.</strong></span><strong>&rdquo;</strong></li>
<li><span>? </span><strong>İbn Abb&acirc;s&rsquo;tan</strong> nakledilmiştir;<strong>&ldquo;Benim ve ashabin ilminin, Ali&rsquo;nin ilmi karşısındaki</strong><span> konumu bir </span><strong>damlanın yedi deniz karşısındaki konumu</strong><span> gibidir.&rdquo; </span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn </strong>Abb&acirc;s&rsquo;tan nakledilmiştir; &ldquo;Allah&rsquo;a and olsun ki, <span><strong> ilmin onda dokuzu Ali&rsquo;ye</strong> verilmiştir. Geri kalan onda biri hususunda da Ali insanlarla </span><strong>ortaktır</strong><span>.&rdquo; </span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn Mesud&rsquo;dan</strong> nakledilmiştir; &ldquo;Ali, <span><strong>Peygamber&rsquo;den</strong></span> sonra insanların en bilginidir. Onu s&uuml;rekli <span><strong>akan bir deniz gibi</strong></span><strong> g&ouml;rd&uuml;m.&rdquo; </strong></li>
<li><span>? <strong>Said bin C&uuml;beyr</strong></span><strong>, o da İbn Abb&acirc;s&rsquo;tan</strong> nakletmiştir; <span><strong>Resulullah</strong></span><strong> buyurdular: &ldquo;Ey Ali, ben ilmin şehriyim</strong><span> ve sen onun </span><strong>kapısısın</strong>; şehre ancak <strong>kapısından</strong><span><strong> gelinir. Beni sevdiğini zannedip de sana buğz eden kimse, yalancıdır; zira hi&ccedil; ş&uuml;phesiz s</strong>en bendensin, ben de senden; senin etin, <strong>benim etimdir</strong></span>; senin kanın <strong>benim kanımdır</strong><span> ve senin ruhun, <strong>benim</strong></span> ruhumdandır...&rdquo;</li>
<li><span>?</span><span style="font-weight: bold;"> Hz. Ali&rsquo;den nakledilmiştir; Resulullah buyurdular: &ldquo;Ben ilmin şehriyim ve Ali onun kapısıdır ve evlere ancak kapılarından girilir.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>Esbağ bin N&uuml;b&acirc;te</strong><span>, <strong>Hz. Ali&rsquo;den</strong></span> nakletmiştir; <span><strong>Resulullah</strong></span> <strong> buyurdular: &ldquo;Ben ilmin şehriyim </strong><span>ve sen onun</span><strong> kapısısın. </strong>Ya Ali o şehre<strong> kapısının dışında </strong><span><strong>bir yerden girebileceğini sanan kimse, yalancıdır.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Rız&acirc;</strong><span><strong>, babaları (İm&acirc;m K&acirc;zım ve İm&acirc;m S&acirc;dık kanalıyla </strong></span><strong>İm&acirc;m Muhammed B&acirc;kır&rsquo;dan</strong><span>, o da <strong>C&acirc;bir</strong></span><strong> <span>bin Abdullah-i Ens&acirc;r&icirc;&rsquo;den</span></strong> nakledilmiştir; <span><strong>Resulullah</strong></span><strong> buyurdular: &ldquo;Ben ilmin<span> hazinesiyim </span></strong><span>ve</span><strong>Ali onun anahtarıdır; </strong><span>o halde kim<strong> hazineyi isterse, anahtara gelsin.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? <strong>C&acirc;bir bin Abdullah-i Ens&acirc;ri&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir; <span><strong>Resulullah</strong></span><strong> buyurdular: &ldquo;Ben hikmet şehriyim </strong><span>ve Ali de</span><strong> onun kapısıdır. </strong>O halde kim şehre (girmeyi) istiyorsa<strong>, onun kapısına </strong><span>gelsin<strong>.</strong></span><strong>&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>Abdullah&rsquo;tan</strong></span> nakledilmiştir: &ldquo;Ben Peygamber&rsquo;in yanındaydım;<strong> Ali hakkında </strong>sorulunca, ş&ouml;yle buyurdu:<span><strong> &ldquo;Hikmet on par&ccedil;aya </strong></span>b&ouml;l&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r; bu<span>nlardan</span><strong> dokuz kısmı </strong><span> <strong>Ali&rsquo;ye, bir kısmı ise (diğer) insanlara </strong></span>verilmiştir<span><strong>.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn Abb&acirc;s&rsquo;tan</strong><span><strong> nakledilmiştir: Allah&rsquo;ın Resul&uuml;, Hz. Ali&rsquo;ye</strong></span> hitaben ş&ouml;yle buyurdular &ldquo;Ey Ali<span> <strong>, </strong></span><strong>ben<span> hikmet </span></strong>şehriyimve sen onun kapısısın; şehre<strong> kapının dışında </strong>başka bir yerden asla g<span>irilmez.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Cafer-i S&acirc;dık</strong><span><strong>, babaları kanalıyla Hz. Ali&rsquo;den</strong></span> aktarmıştır: &ldquo;Allah (azze ve celle)&rsquo;nin kitabından <span> <strong>bana sorun. </strong>Allah&rsquo;a andolsun ki Allah&rsquo;ın kitabından inen<strong> her &acirc;yetin </strong></span><strong>gece veya g&uuml;nd&uuml;z m&uuml;, seferde veya hazerde mi indiğini</strong> Allah&rsquo;ın Res&uuml;l&uuml; bana<span> okudu ve<strong> onun tevilini </strong></span>bana &ouml;ğretti.&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali</strong></span> buyurmuştur: &ldquo;Allah&rsquo;ın kitabından<span><strong> bana sorun; </strong></span>hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben her &acirc;yetin<span> <strong> gece mi </strong></span><strong>yoksa g&uuml;nd&uuml;z m&uuml;, sahrada mı yoksa dağda mı indiğini </strong><span>biliyorum.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali</strong></span> buyurmuştur: &ldquo;<span><strong>Sorun bana </strong></span><strong>beni kaybetmeden<span>! </span></strong><span>&Ouml;l&uuml;mleri</span>n, belaların ve neseplerin<span><strong> ilmini </strong></span><strong>bilen kimseye sormak istemez misiniz?&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali</strong></span> buyurmuştur: &ldquo;Ey insanlar,<span><strong> sorun bana </strong>beni kaybetmeden; hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben</span> <strong> g&ouml;ğ&uuml;n yolları </strong><span><strong>hakkında, yerin yollarından </strong>daha &ccedil;ok bilgi sahibiyim!...&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İm&acirc;m Ali Rız&acirc;</strong><span><strong>, babaları kanalıyla İm&acirc;m H&uuml;seyin&rsquo;den</strong></span> ş&ouml;yle nakletmiştir: &ldquo;Emir-&uuml;l Mu&rsquo;minin bize <span> <strong>hutbe okuyarak </strong>ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;dan<strong> bana sorun </strong></span><strong>ki size kimin hakkında </strong><span>ve<strong> nerede </strong></span>n&acirc;zil olduğunu haber vereyim<span><strong>.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? <strong>&Uuml;mery bin Abdullah&rsquo;dan</strong></span> nakledilmiştir: &ldquo;<span><strong>Ali bin Eb&icirc; T&acirc;lib, Kufe</strong></span>minberinde bize hutbe okuyarak ş&ouml;yle buyurdu: <span><strong>&ldquo;</strong></span><strong>Ey insanlar<span>, sorun bana, beni kaybetmeden; </span></strong><span>zira benim sinemde y&uuml;kl&uuml; bir <strong>ilim</strong></span> vardır!&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: &ldquo;Sorun bana<span><strong>, beni kaybetmeden; </strong></span>hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ben Arş&rsquo;ın altında soruldu_um <strong>her şeyden</strong><span> haber verebilirim!&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali&rsquo;den</strong></span> akledilmiştir: &ldquo;Sorun bana<span><strong>, beni kaybetmeden; ta</strong></span>neyi yaran ve insanı yaratan (Allah&rsquo;a) andolsun ki ben<span>Tevrat&rsquo;ı<strong>, Tevrat </strong></span>ehlinden, İncil&rsquo;i<strong>, İncil </strong><span><strong> ehlinden ve Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ı, Kur&rsquo;&acirc;n </strong>ehlinden daha iyi bilirim!&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Eb&acirc;n, Selim&rsquo;den</strong></span> nakletmiştir: &ldquo;K&ucirc;fe mescidinde Hz. Ali&rsquo;nin yanında oturmuştum, insanlar da onun etrafını sarmıştı. İm&acirc;m ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Beni kaybetmeden<strong> Allah&rsquo;ın kitabından </strong><span>bana</span>sorun; Allah&rsquo;a andolsun ki, Allah&rsquo;ın kitabından inen<span><strong> her &acirc;yeti Resulullah </strong></span><strong>bana okudu ve onun tevilini ba</strong>na &ouml;ğretti...&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Said bin M&uuml;sayyib&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: Hz. Ali ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Bana<strong> g&ouml;klerin yollarından </strong><span><strong>sorun; zira ben onları yerin yollarından daha iyi tanırım. Ve eğer perdeler kaldırılsa,</strong></span><strong> benim yakınım </strong><span>artmaz!&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali</strong></span><strong> buyururdu ki: &ldquo;<span>Ben sizin im</span>&acirc;mınız<span> ve hal&icirc;feniz olduğuma g&ouml;re, fukaranın perişanlığına ortak</span></strong> olmuş olmalıyım. &Ouml;yle <span><strong>yemek</strong></span><strong> yiyeyim, &ouml;yle <span>elbise</span></strong><span> giyeyim ki en fakir kimse beni g&ouml;r&uuml;nce kendi </span><strong>fukaralığına</strong><span> sabretsin. Ben biliyorum, benim gibi kimse yapamaz. Fakat </span><strong>im&acirc;mlıkta</strong><span> memurum, siz de <strong>benim</strong></span><strong> gittiğim yoldan</strong><span> gidiniz.&rdquo;</span></li>
<li><span>? &ldquo;En&acirc; k&uuml;nte meal enbiy&acirc; batinen ve ma&rsquo; Resulull&acirc;h z&acirc;hiran&rdquo; </span><strong>T&uuml;rk&ccedil;e a&ccedil;ıklaması</strong><span>: &ldquo;Ben peygamberlerle <strong>gizli</strong></span> <strong>, Resulullah ile a&ccedil;ık</strong><span> olarak beraberdim&rdquo;<sup> (41)</sup>.</span></li>
<li><span>? &ldquo;...Enal </span><strong>Hıdır</strong><span> muallim Mus&acirc;...&rdquo; <strong>T&uuml;rk&ccedil;e</strong></span> a&ccedil;ıklaması: &ldquo;...Ben <strong> Musa&rsquo;nın</strong>&ouml;ğretmeni <strong>Hızır&rsquo;ım</strong><span>...&rdquo;<sup>(42)</sup></span></li>
<li><span>? Hz. Ali, &ldquo;</span><strong>Rakiplerine nasıl galip geldin</strong><span><strong>?&rdquo; diye sorduklarında</strong><em> &ldquo;</em></span>Karşılaştığım<strong>herkes<span>, </span></strong><span>bana<strong> kendi aleyhine </strong></span>yardım <strong>etti</strong><em><span>.&rdquo;</span> buyurdular. </em><strong><span>Seyyid Radi</span></strong>, &ldquo;Hz. Ali, bu s&ouml;z&uuml;yle, heybetinin karşı tarafın kalbine <strong>korku d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;ne</strong><span> <strong> işaret etmiştir.&rdquo; diyor.</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>Fatiha&rsquo;nın</strong><span><strong> t&uuml;m esrarı Besmelededir</strong></span>, Besmelenin t&uuml;m esrarı <span><strong> &lsquo;B&rsquo;</strong></span><strong> harfindedir, <span>&lsquo;B&rsquo;</span></strong> harfinin t&uuml;m esrarı da <strong>onun altındaki noktadadır</strong><span>.&rdquo; Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin <strong>Hz. Ali</strong></span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>&lsquo;B&rsquo; harfinin altındaki nokta benim</strong><span>.&rdquo;<sup>(43)</sup></span></li>
<li><span>? Bu &uuml;mmet </span><strong>yetmiş &uuml;&ccedil;</strong> fırkaya<span> b&ouml;l&uuml;nd&uuml;, </span><strong> yetmiş ikisi</strong>&nbsp;ateşin i&ccedil;inde ve biri -Ki Allah haklarında ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Yarattıklarımızdan hakka <span><strong>hidayet eden</strong></span><strong> ve adaleti yerine getiren bir <span>&uuml;mmet</span></strong> vardır&rdquo; (<span><strong>Araf: 181</strong></span><strong>) onlar ben ve benim tabilerim (benim yolumu takip edenler)&rsquo;dir.</strong></li>
<li><span>? <strong>Ali bin Musa el-Rida</strong></span>&rsquo;dan, oda babası ve dedelerinden,&nbsp;onlarda <span><strong>Hz. Ali</strong></span>&rsquo;den nakledilmiştir, &ldquo;Resulullah ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ey Ali<span><strong>, </strong></span><strong>ben<span> ilmin </span></strong><span>kentiyim<strong>, </strong></span><strong>sen de kapısısın, </strong>her kim kente, kapıdan değil de<strong> başka bir yerden </strong>ge&ccedil;tiğini s&ouml;ylerse yalancıdır<span> <strong>.</strong></span></li>
<li><span>? <strong>Abdullah bin Mes&rsquo;du</strong></span>&rsquo;dan nakledilmiştir,: &ldquo;<span><strong>Kur&rsquo;&acirc;n yedi harf &uuml;zere</strong> inmiştir. Her harfin bir <strong>zahiri</strong></span> <strong>, bir de batını</strong> vardır. <strong>Zahir ve batın ilmi ise Hz. Ali&rsquo;ın nezdindedir.</strong></li>
<li><span>? <strong>Ebu B&uuml;reyda</strong></span> ve babasından nakledilmiştir, <span><strong>Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<span> <strong>Her Peygamberin bir vasisi ve varisi olur, benim vasim ve varisim de Ali&rsquo;dir</strong></span><strong>&rdquo;.</strong></li>
<li><span>? </span><strong>Asbağ bin Nebate&rsquo;den</strong> nakledilmiştir: <span><strong>Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin</strong> bir hutbesinde ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Ey insanlar</strong></span>, yaratılmışların <strong>imamı ve yaratılmışların en hayırlısının</strong><span> vasisi benim. Ben tahir ve hadi olan <strong>z&uuml;rriyetin</strong></span> babasıyım. Resulullah&rsquo;ın <strong>kardeşi</strong><span>, <strong>vasisi</strong></span><strong>, <span>safiysi</span> </strong><span> ve <strong>habibi</strong></span> benim. M&uuml;minlerin Emiri, elleri ve ayakları temiz olanların &ouml;nderi ve vasilerin <span><strong>Seyyidi</strong> benim. Bana karşı savaşmak, </span><strong>Allah&rsquo;a karşı</strong><span><strong> savaşmaktır. Bana karşı barış i&ccedil;inde olan, Allah&rsquo;a karşı barış i&ccedil;indedir. B</strong>ana itaat etmek Allah&rsquo;a itaat etmektir. Benim velayetim, </span><strong>Allah&rsquo;ın velayetidir</strong><span>. Bana tabi olanlar </span><strong>Allah&rsquo;ın evliyalarıdır</strong><span> <strong> ve bana yardımcı olanlar Allah&rsquo;a yardımcı olanlardır.</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn-i Abd&uuml;l Birr&rsquo;den</strong><span><strong> nakledilmiştir: Resulullah isra gecesinde Miraca</strong></span> &ccedil;ıktığında<span> Allahu Teala onunla birlikte <strong>peygamberleri</strong></span> bir araya topladı ve ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ey Muhammed, &lsquo;<span><strong>Senden &ouml;nceki peygamberlere sor,&rsquo; ne &uuml;zere g&ouml;nderildiniz</strong></span> <strong>?&rdquo; <span>Peygamber</span></strong><span> efendimiz onlara sorunca onlar dediler ki: &ldquo;<strong>Biz, L&acirc; il&acirc;he illall&acirc;h </strong></span>şahadeti<span><strong>, senin peygamber </strong></span>liğinin <span>ikrarı ve<strong> Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayeti &uuml;zerine </strong></span><strong>g&ouml;nderildik.&rdquo; <span>(Senden &ouml;nceki Peygamberlere sor&rdquo; (Zuhruf: 45)</span> </strong></li>
<li><span>? <strong>Ebi Said el-Hudri&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;</span><strong> &ldquo;Kıyamet</strong><span><strong> G&uuml;n&uuml; olduğunda Allahu Teala bana</strong> ve <strong>Ali&rsquo;ye</strong></span> ş&ouml;yle buyuracak: Sizi<strong>buğz edenlerinizi</strong><span><strong> Cehennem&rsquo;e, sevenlerinizi de Cennet&rsquo;e ge&ccedil;irin. Bu da onun şu buyruğudur: &ldquo;Siz ikiniz</strong></span>, atın Cehennem&rsquo;e her inat&ccedil;ı kafiri&rdquo; <span><strong>(Kaf: 24),</strong>&nbsp;maksat peygamberliğimde kafir olup, Ali&rsquo;nin&nbsp;itaatinde <strong>inatlık</strong> edendir.</span></li>
<li><span>? </span><strong>İbn-i &Ouml;mer, Huzeyfe, Sa&rsquo;d bin Ebu Vakkas, Berra bin Azib ve İbn-i Abbas&rsquo;tan</strong> nakledilmiştir: &ldquo;Bir g&uuml;n Hz. <span> <strong>Resulullah</strong></span><strong> mescide gelerek: &ldquo;Allah <span>Musa&rsquo;ya</span></strong><span> vahyedip: &ldquo;Benim i&ccedil;in temiz bir <strong>mescit</strong></span><strong> yap ve onda ancak sen ve kardeşin Harun </strong> yaşayabilirsiniz&rdquo; buyurdu. Allah Tela bana da temiz bir <span><strong>mescit</strong></span> yapmamı ve onda ancak <strong>ben ve kardeşim Ali&rsquo;nin</strong> yaşayabileceğini emretmiştir&rdquo; buyurdu.&rdquo;</li>
<li><span>? &ldquo;Seni </span><strong>yardımı</strong><span> ve <strong>m&uuml;minlerle</strong></span><strong> destekleyen odur<span>&rdquo;(Enfal: 62). Resulullah</span></strong> ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;<strong>Arş&rsquo;a</strong> ş&ouml;yle yazılmıştır: <span><strong>L&acirc; il&acirc;he illall&acirc;h</strong></span>, tekim ve ortağım yoktur. Muhamme<span>d kulum ve <strong>el&ccedil;imdir</strong></span><strong>, onu <span>Ali ile</span></strong><span> teyid ettim&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Hz. Ali, </strong></span><strong>Hendek savaşında Amru İbn-i Ved&rsquo;e<span> karşı </span>savaşmak i&ccedil;in</strong> karşı &ccedil;ıktığında ve b&uuml;t&uuml;n m&uuml;sl&uuml;manlar ona karşı <span><strong>aciz</strong> kaldıklarında <strong>Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;<strong>İman&rsquo;ın</strong><span> hepsi, </span><strong>Şirk&rsquo;in</strong><span> hepsine indi&rdquo;. Hz. Ali, Amru &ouml;ld&uuml;rd&uuml;kten sonra <strong> Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;Ali&rsquo;nin <span><strong>Hendek g&uuml;n&uuml;ndeki</strong></span> darbesi, &uuml;mmetimin Kıyamet G&uuml;n&uuml;&rsquo;ne dek <span> <strong>b&uuml;t&uuml;n amellerinden</strong></span><strong> daha &uuml;st&uuml;nd&uuml;r.&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>Abdullah bin Mesud</strong></span><strong>; &ldquo;Allah<span> m&uuml;minlere </span></strong><span>kifayet etti&rdquo;<strong> (Ahzap: 25</strong></span>) ayetini ş&ouml;yle okumaktadır: <span> <strong>&ldquo;Allah m&uuml;minlere Ali ile kifayet etti</strong></span><strong>&rdquo;. </strong></li>
<li><span>? <strong>Ebi Salih&rsquo;ten</strong></span><strong>, o da İbn-i Abbas&rsquo;tan</strong> nakletmiştir: <span><strong>Hz. Ali</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Benim </span><strong>Allah&rsquo;ın</strong><strong>kitabında</strong><span><strong> insanların bilmediği isimlerim</strong></span> vardır. Onlardan biri şudur: &lsquo;Ve aralarında bir <span><strong>m&uuml;ezzin</strong> (m&uuml;nadi), Allah&rsquo;ın laneti&nbsp;<strong> yalancıların</strong> &uuml;zerine</span> olsun diye bağırır.&rsquo; Onlar velayetimde <span><strong>yalanlama</strong> yapanlar ve hakkımı <strong>hafife</strong></span> alanlardır.&rdquo;</li>
<li><span>? </span><span style="font-weight: bold;">Zadan&rsquo;dan, o da Selman-ı Farisi&rsquo;den </span>nakletmiştir: &ldquo;<strong>Resulullah&rsquo;ın</strong><span>, Hz. Ali&rsquo;ye <strong> on kereden fazla</strong></span> ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: <span><strong>Ey Ali</strong></span><strong>, sen ve senden sonraki <span>vasiler</span></strong>Cennet ve Cehennem arasındaki <strong>Araf&rsquo;sınız</strong><span>. Cennet&rsquo;e, </span><strong>sizi tanıyıp</strong><span><strong>, sizin de kendisini tanıdığı kimseden başka kimse</strong> ge&ccedil;meyecek. Cehennem&rsquo;e de sizi inkar eden ve sizin de kendisini </span>inkar ettiği kimseden başka ge&ccedil;meyecektir.&rdquo; &ldquo;Aralarında<span><strong> perde </strong>vardır<strong>, Araf&rsquo;ın</strong> &uuml;zerinde</span>onları<strong> y&uuml;zlerinden tanıyan </strong><span><strong> adamlar vardır.&rdquo; (Araf: 46)</strong> </span></li>
<li><span>? </span><strong>Asbağ bin Nebate&rsquo;den</strong><span><strong>, nakledilmiştir: Hz. Ali&rsquo;nin yanındaydım, İbn&rsquo; il Keva onun yanına geldi ve ona &ldquo;Araf &uuml;zerinde</strong></span><strong> onları y&uuml;zlerinden tanıyan </strong>adamlar vardır.&rdquo;<span><strong> (Araf: 46</strong>) hakkında sordu. H</span>z. Ali ona ş&ouml;yle buyurdu: <strong>Ey İbn&rsquo; il Keva</strong><span><strong>, Kıyamet G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde Cennet ve Cehennem arasında</strong> duracaklar biziz. Bizi seveni&nbsp;<strong>y&uuml;z&uuml;nden</strong></span> tanıyıp onu Cennet&rsquo;e ge&ccedil;ireceğiz, <strong>bizi buğzedeni</strong><span><strong> de y&uuml;z&uuml;nden tanıyacağız ve Cehennem&rsquo;e ge&ccedil;ecek.</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>İmam Musa bin Cafer&rsquo;den, Zeyd bin Ali&rsquo;den, Muhammed bin Hanefi&rsquo;den, Selman-ı Farisi&rsquo; den, Ebu Said el-Hudri&rsquo;de</strong>n, nakletmişlerdir. &ldquo;De ki, benimle <strong>sizin aranızda</strong><span><strong> tanık olarak&nbsp;Allah </strong></span>ve yanında <strong>kitabın ilmi</strong><span> bulunan yeter&rdquo; ayeti </span><strong>Hz. Ali hakkında</strong><span> indi.</span></li>
<li><span>? &ldquo;</span><strong>Yakın akrabalarını korkut&rdquo; (Şuara: 2</strong>14<span>) nazil olduğunda Resulullah akrabalarını yemeğe davet eder. Yemeklerini yedikten sonra </span>ayağa kalkarak ş&ouml;yle buyururlar: &ldquo;<strong>Ey Abdulmuttalip oğulları </strong><span>! Allah Teala, beni <strong>b&uuml;t&uuml;n halka</strong></span><strong> <span>genel</span></strong><span> olarak ve <strong>size de &ouml;zel</strong></span> olarak peygamber g&ouml;ndermiş ve bana &ldquo;<strong>yakın akrabalarını korkut</strong>&rdquo; emrini vermiştir. Ben de sizi <span><strong>dile hafif gelen </strong></span>ama terazide ağır olan <span><strong>iki s&ouml;ze davet</strong> ediyorum. Eğer onları kabul ederseniz <strong>Arap ve gayri Araba</strong></span><strong> hakim olursunuz ve <span>b&uuml;t&uuml;n &uuml;mmetler</span> </strong> sizin emriniz altında olurlar; onlarla <span><strong>cennete</strong></span><strong> girer ve onlarla cehennem ateşinden</strong><span> kurtulursunuz. O iki s&ouml;z; &lsquo;</span><strong>Allah&rsquo;tan gayri bir mabudun olmadığına </strong><span>ve benim de onun</span><strong> el&ccedil;isi olduğuna </strong>şehadet<strong>getirmektir.&rsquo; Her kim bu konuda benim <span>davetime</span></strong> icabet eder ve bu risaleti ger&ccedil;ekleştirmemde <strong>bana yardımcı olursa</strong> benim kardeşim,<span> <strong>vasim, vezirim, varisim ve benden sonra halifem</strong></span> olacaktır.&rdquo; mecliste hazır bulunanlardan, <strong>on yaşında</strong> olan Hz. Ali&rsquo;dan başka cevap veren olmaz. Resulullah bu s&ouml;z&uuml; <span> <strong>3 kez</strong></span> tekrarlar. Her 3 defasında da Hz. Ali&rsquo;den başka O&rsquo;nun davetini <span><strong>kabul eden</strong></span><strong> olmaz. Bunun &uuml;zerine <span>Resulullah</span> </strong> orada hazır olan cemaata ş&ouml;yle buyururlar: <span><strong>&ldquo;</strong>Bu (Ali), sizin aranızda</span><strong> benim kardeşim, vasim </strong><span>ve<strong> halifemdir.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? &ldquo;Ant olsun ki<strong> nimetlerden </strong></span>sorulacaksınız<span><strong>&rdquo; (Tekas&uuml;r: 8)</strong> Bu ayet hakkında <strong>İmam Muhammed B&acirc;kır</strong></span> ş&ouml;yle buyururlar: &ldquo;Vall<span>ahi ne<strong> yemeden </strong></span><strong>ne<span> i&ccedil;meden, </span></strong><span>velakin<strong> velayetimizden (</strong></span>Sorulacaksınız)&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Abdullah bin Cabir&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: &ldquo;Allah&rsquo;a, Resul&uuml;&rsquo;ne ve <span><strong>emir sahiplerine</strong></span><strong> itaat etmenin <span>vacip</span> </strong> olduğunu bildiren ayet indiği g&uuml;n <span><strong>Peygamber&rsquo;e</strong></span> sordum: &ldquo;Allah ve Resul&uuml;&rsquo;n&uuml; tanıyoruz. Am<span>a <strong>emir sahiplerinin</strong></span> kimler olduğunu bilmiyoruz. <span><strong>Onlar kimlerdir</strong></span>?&rdquo; Hazret ş&ouml;yle buyurdular: Onlar benim <span><strong>halifelerimdir</strong></span>. Onların ilki <span><strong>Ali bin Ebu Talib, </strong></span><strong>sonra<span> Hasan, </span></strong><span>sonra<strong> H&uuml;seyin, </strong></span><strong>sonra<span> Ali bin H&uuml;seyin, </span></strong><span>sonra da Tevrat&rsquo;ta </span><strong>Bakır</strong><span><strong> diye anılan Muhammed</strong> bin Ali&rsquo;dir. </span>Ey Cabir! Sen onu g&ouml;receksin. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde <strong>benim selamımı</strong><span> ona iletirsin. Ondan sonra <strong>Cafer</strong></span><strong> bin <span>Muhammed</span> </strong> Es-Sadık, sonra <span><strong>Musa bin Cafer</strong></span><strong>, sonra <span>Ali bin Musa</span></strong><span>, sonra <strong>Muhammed bin Ali</strong></span><strong>, sonra <span>Ali bin Muhammed</span> </strong><span>, sonra <strong>Hasan bin Ali</strong></span> ve en sonuncusu Allah&rsquo;ın yery<span>&uuml;z&uuml;ndeki <strong>h&uuml;cceti</strong></span> ve kulları arasındaki <strong>saklantısı</strong><span> olan, benim <strong>isim</strong></span><strong> ve <span>k&uuml;nyemi</span></strong> taşıyan <span><strong>Hasan bin Ali&rsquo;nin</strong> oğludur.</span></li>
<li><span>? <strong>Semmak bin Harp&rsquo;ten</strong></span><strong>, o da <span>Said bin C&uuml;beyr&rsquo;den</span></strong> nakletmiştir: <strong>İbn-i Abbas&rsquo;a</strong><span><strong> dedim ki: İnsanların Ali hakkındaki ihtilafını soracaktım sana. Ded</strong>i ki: &ldquo;</span><strong>Ey C&uuml;beyr oğlu</strong><span>, bana tek bir gecede <strong>&uuml;&ccedil; bin fazileti olan </strong></span> bir şahıs hakkında soruyorsun ve o <span><strong>kurbet</strong></span><strong> gecesinde <span>Bedir&rsquo;deki</span></strong><span> <strong>Kalib</strong></span> adlı kuyuda iken <span><strong>Rabbinin</strong> yanından <strong>&uuml;&ccedil; bin melek</strong></span> ona selam verdi. Sen bana Resulullah&rsquo;ın <span> <strong>vasisi</strong></span><strong>, <span>havuzunun sahibi</span></strong>, mahşerde <strong>bayrağının sahibi</strong><span><strong> hakkında soruyorsun. Abdullah bin Abbas&rsquo;ın</strong> nefsi elinde olana <strong>and</strong></span> olsun ki, d&uuml;nyanın denizleri <span><strong>m&uuml;rekkep</strong> olsa, ağa&ccedil;ları <strong>kalem</strong></span> olsa, halkı da katip olsalar <span> <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;in</strong> fazilet ve &ouml;zelliklerini sayıp yazamazlardı.</span></li>
<li><span>? <strong>Ebu Zer&rsquo;den,</strong></span><strong> o da İmam Ali&rsquo;den<span> nakletmişlerdir: Resulullah</span></strong> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;Cebrail inip bana dedi ki: Ey Muhammed, Allah<span> <strong>; Ali&rsquo;yi ve sevenlerini sevmeni </strong></span><strong>emretti.&rdquo;</strong></li>
<li><span>? </span><strong>Asbağ bin Nebate&rsquo;den</strong><span><strong> nakledilmiştir: Hz..Ali</strong></span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Kuran <span> <strong>d&ouml;rt &ccedil;eyrek</strong></span><strong> indi: Bir &ccedil;eyrek <span>bizim</span></strong> hakkımızda, bir &ccedil;eyrek <strong>d&uuml;şmanlarımız</strong><span><strong> hakkında, bir &ccedil;eyrek s&uuml;nen ve &ouml;rnekler,</strong> bir &ccedil;eyrek de <strong>farzlar ve h&uuml;k&uuml;mler</strong></span> hakkında inmiştir.&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Abdullah bin Mesud&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: Hz. Ali <span><strong>Hendek</strong></span><strong> g&uuml;n&uuml;nde <span>Amru bin Ved&rsquo;i</span></strong>&nbsp;&ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;nde Allahu Teala şu ayeti indirdi:<span><strong> &ldquo;</strong></span><strong>Allah<span> m&uuml;minlere&nbsp;(</span></strong><span>Ali ile) kifayet etti<strong>&rdquo; (Ahzap: 25</strong></span> <strong>)</strong></li>
<li><span>? <strong>Celaleddin es-Suyuti&rsquo;dan</strong></span> rivayet edilmiştir: Bu ayet: &ldquo;Allah m&uuml;minlere<span><strong> Ali ile </strong></span><strong>kifayet etti&rdquo; <span>Ahzap: 25</span> </strong><span>)<strong> Abdullah bin Mesud&rsquo;un</strong></span> mushafındandır. (Elimizdeki Kuran&rsquo;da &ldquo;<span><strong>Ali ile</strong></span>&rdquo; (Bi Ali)&nbsp;s&ouml;zc&uuml;kleri bulunmamaktadır)<span>.</span></li>
<li><span>? </span><strong>İmam Aliyy&uuml;r Rıda&rsquo;dan</strong><span><strong> nakledilmiştir. Resulullah buyurdular: &ldquo;Ey Ali</strong>, sen Cennet&rsquo;e ilk girecek </span><strong>olansın ve hesapsız</strong><span> Cennet&rsquo;e ge&ccedil;eceksin.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Mutlib bin Abdullah bin Hantab&rsquo;tan</strong></span> nakledilmiştir: Resulullah ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;Size kardeşim ve amcamın oğlu <span><strong> Ali&rsquo;yi sevmenizi</strong></span><strong> tavsiye ederim. Onu m&uuml;minden başkası</strong><span> sevmez, </span><strong>m&uuml;nafıktan başkası</strong><span> <strong> da ona buğz etmez.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? </span><strong>Selman-ı Farisi</strong><span>, Resulullah&rsquo;a sorar: <strong>&ldquo;Senin vasin kimdir&rdquo;</strong></span>. Resulullah ona ş&ouml;yle buyurur: <span> <strong>&ldquo;Ey Selman</strong>, kardeşim Musa&rsquo;nın vasisi kimdi? Selman cevap verir: </span><strong>&ldquo;Yuşa bin Nun idi&rdquo;</strong><span><strong>. O zaman Resulullah ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;Vasim, varisim, borcumu &ouml;deyen ve vadettiklerimi </strong>yerine getiren Ali&rsquo;dir&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Ebu Eyyub el-Ansari</strong></span><strong>, o <span>da Ammar bin Yasir</span></strong> ve Hz. Ali&rsquo;den nakletmişlerdir, Resulullah ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ali&rsquo;nin <span> <strong>m&uuml;sl&uuml;manlar &uuml;zerindeki</strong> hakkı, bir <strong>babanın oğlu &uuml;zerindeki hakkı</strong> gibidir&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>&ldquo;</strong></span><strong>Biz seni onlardan alıp g&ouml;t&uuml;rsek </strong><span>de yine onlardan<strong> intikam </strong></span>alırız<span> <strong>&rdquo; (Zuhruf: 41)</strong> Bu ayet indiği zaman <strong>Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;Bu ayet <strong>Ali bin Ebi Talib hakkında</strong><span> indi. Kendisi benden sonra <strong>ahdi bozanlardan</strong></span>, adaletten sapıp <span><strong>zulmedenlerden</strong></span><strong> ve dinden &ccedil;ıkanlardan</strong> intikam alacaktır.&rdquo;</li>
<li><span>? <strong>Ebu Zer&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ali <strong>ilmimin kapısı</strong> ve <strong>risaletimi</strong></span><strong> benden sonra <span>&uuml;mmetime</span></strong> a&ccedil;ıklayacak olandır. Onu sevmek <span><strong>iman</strong>, onu buğz etmek <strong>nifaktır</strong>. Ona bakmak <strong>huzur ve refah</strong></span> getirir, ona yakınlık <span><strong>ibadettir</strong></span><strong>.&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>H&uuml;zeyfe&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;İnsanlar, Ali bin Ebi Talib&rsquo;in ne zamandan beri <strong> &lsquo;Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin&rsquo;</strong></span> olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun <span><strong>faziletlerini</strong></span><strong> inkar etmezlerdi: Adem, <span>ruh ve ceset</span> </strong> arasındayken, Allah o zaman hazır bulunanlara ş&ouml;yle buyurmuştu: <strong>Rabbinize inandınız mı</strong><span><strong>? Hazır olanlar (Ruh alemi): Evet inandık</strong> (Kal&uuml; bela) dediler. <strong>Allah</strong></span> da onlara ş&ouml;yle buyurdu: <span><strong>Ben Rabbinizim, Muhammed peygamberiniz, Ali de Emir&rsquo;inizdir</strong></span><strong>&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>Abdullah bin Abbas&rsquo;dan </strong></span>aktarılmıştır<span><strong>:</strong></span><strong> &ldquo;Sen ancak ve ancak bir uyarıcı </strong><span> <strong>korkutucusun</strong></span><strong>&nbsp;ve her kavmin bir <span>hidayete</span></strong> eriştiricisi vardır&rdquo; <span><strong>(Rad: 7</strong>) ayeti indiği&nbsp;zaman, <strong>Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Uyarıcı</strong><span>-Korkutucu benim, <strong>Hidayete</strong></span>Eriştiren de Ali&rsquo;dir, ey Ali, <span> <strong>hidayete</strong></span><strong> varmak isteyenler, ancak seninle <span>hidayeti</span></strong><span> bulurlar&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Sahabi Berai bin Azib&rsquo;ten</strong></span> aktarılmıştır: &ldquo;Ey peygamber, sana indirileni <strong>tebliğ</strong><span> et...&rdquo; <strong>(Maide: 67)</strong></span> <strong> maksat Ali&rsquo;nin&nbsp;<span>faziletlerinden</span></strong> tebliğ et, ayeti&nbsp;<span><strong>Gadir-i Hum&rsquo;da</strong></span><strong> in</strong>di. Resulullah hutbesinde ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;Ben <span><strong>kimin</strong> mevlası isem Ali de <strong>onun</strong></span> mevlasıdır.&rdquo;Bunun &uuml;zerine <span> <strong>&Ouml;mer bin Hattab</strong></span><strong> dedi ki: &ldquo;Sana kutlu olsun, sana kutlu olsun ey&nbsp;Ali, bu g&uuml;n benim ve kadın ve erkek t&uuml;m m&uuml;minlerin mevlası oldun&rdquo; </strong><span>.</span></li>
<li><span>? <strong>Abdullah bin Selem&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır: <span><strong>Resulullaha</strong> Allahın bu buyruğunu &ldquo;De ki, <strong>benimle</strong></span><strong> sizin aranızda</strong> tanık olarak&nbsp;Allah ve yanında <strong>kitabın ilmi</strong><span> bulunan yeter.&rdquo; <strong>(Ra&rsquo;d: 43</strong></span>) hakkında sordum, buyurdu ki: <span><strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;dir</strong></span><strong>.</strong></li>
<li><span>? </span><strong>İbn-i Mesud&rsquo;tan</strong><span><strong> aktarılmıştır:</strong> <strong>Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<span> <strong>Ali Muhammed&rsquo;i</strong></span><strong> bir g&uuml;n sevmek bir yıllık ibadetten</strong> daha hayırlıdır ve her kim onları <span> <strong>severse</strong></span><strong> Cennet&rsquo;e gider.</strong></li>
<li><span>? <strong>Cabir&rsquo;den</strong></span> aktarılmıştır: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Biz Ehl-i Beyt&rsquo;in</strong></span><strong> meveddetini iltizam ediniz. Her kim Allah&rsquo;tan <span>s</span>akınıp</strong><span>, bizlere </span><strong>bağlanır</strong><span> ve bizleri <strong>severse</strong></span>, Cennet&rsquo;te bizimle beraber olacaktır. Muhammed&rsquo;in nefsi onun <span><strong>kudret</strong></span><strong> elinde olan Allah&rsquo;a <span>yemin</span> </strong><span> olsun ki, bir <strong>kulun ameli</strong></span><strong> ancak bizim hakkımızı</strong><span> bilirse <strong>kabul</strong></span><strong> g&ouml;r&uuml;r.&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>H&uuml;zeyfe&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir, <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ali insanların <strong>en hayırlısıdır</strong>. Bunu kabul etmeyen <strong> kafir</strong></span><strong> olur.&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>Cabir bin Abdullah el-Ansari&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ali insanların <strong>en</strong></span><strong> hayırlısıdır</strong>, bundan ş&uuml;phe eden <span><strong>kafir</strong></span><strong> olur&rdquo;</strong></li>
<li><span>? </span><strong>Ebu Talib&rsquo; in kızı &Uuml;mm&uuml; Hani&rsquo;</strong>den nakledilmiştir: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Allah&rsquo;ın yanında en <strong>faziletli</strong></span><strong> insanlar, <span>Ali ve Z&uuml;rriyetinin</span></strong> yaratılmışların en hayırlısı olduklarından ş&uuml;phe etmeden <strong>mezarlarında</strong><span><strong> yatanlardır.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? <strong>Cabir bin Abdullah el-Ansari&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: &ldquo;Her kim <span><strong>Ali h</strong></span>akkında<span> ş&uuml;phe ederse kafirdir. Biz <strong>m&uuml;nafıklamızı</strong> ancak Ali&rsquo;ye olan </span><strong>buğzlarından</strong><span><strong> dolayı tanırdık.&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? <strong>Enes&rsquo;den </strong></span>nakledilmiştir: &ldquo;<span><strong>Resulullah&rsquo;la</strong></span><strong> beraberken <span>Ali</span></strong> geldi. O anda Resulullah ş&ouml;yle buyurdu: &lsquo;<strong>Bu, Kıyamet G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde Allah&rsquo;ın &uuml;mmetime olan h&uuml;ccetidir</strong><span>.&rsquo;&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Ebu H&uuml;reyra</strong></span>&rsquo;dan nakledilmiştir: &ldquo;Resulullah <span><strong>Gadir-i Hum</strong></span><strong> g&uuml;n&uuml;nde Ali&rsquo;nin elinden tutup: &lsquo;Ben kimin mevlası</strong><span> isem <strong>Ali</strong></span> onun mevlasıdır. Ey Allahım, bunu <span> <strong>kabul edip</strong> ona yardımcı olana sen de <strong>yardımcı</strong> ol. Ona </span><strong>d&uuml;şman olana </strong><span><strong>sen de d&uuml;şman ol. Ona nusret</strong> verene sen de nusret ver ve onu hor g&ouml;reni sen de hor g&ouml;r&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Enes&rsquo;ten</strong></span> nakledilmiştir: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;<strong>Allah, </strong></span><strong>beni<span> Peygamberlerin</span></strong><span> i&ccedil;inden se&ccedil;ip <strong>beni</strong></span> tercih etti. Aynı zamanda bana <strong>hayırlılardan</strong><span> bir vasi se&ccedil;ti, o </span><strong>amcamın oğludur</strong><span>. Onunla beni <strong>kuvvetlendirdi</strong></span><strong>. </strong>Tıpkı Musa&rsquo;yı kardeşi <span><strong>Harun</strong> ile kuvvetlendirdiği gibi. Kendisi benim <strong>halifem ve vezirimdir</strong></span><strong> . Benden sonra <span>Peygamber</span></strong> olsaydı, <span><strong>Ali</strong></span><strong> peygamber olurdu, fakat benden sonra <span>Peygamberlik</span></strong><span> yoktur.&rdquo;</span></li>
<li><span>? &ldquo;Ey <strong>iman</strong></span><strong> edenler, hepiniz barışa</strong><span> girin&rdquo; <strong>(Bakara: 208)</strong></span> ayeti hakkınd<span>a </span><strong>İmam</strong><span> <strong>Muhammed</strong></span><strong> B&acirc;kır</strong> ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;<span> <strong>Ali&rsquo;nin&nbsp;velayeti&nbsp;ve sonraki vasilerdir</strong></span><strong>.&rdquo;</strong></li>
<li><span>? <strong>Ebu Musa el-Hamidi&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: Resulullah bir g&uuml;n <strong>Ebu Bekir, Osman ve İmam Ali</strong><span><strong> ile beraber otururken ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ey Ebu Bekir</strong></span>, bu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n Ali, benim <span><strong>g&ouml;kte</strong></span><strong> ve <span>yer</span></strong><span> <strong>y&uuml;z&uuml;nde</strong></span> <strong> vezirimdir, senden razı olduğu halde</strong><span> Allah&rsquo;a </span><strong>kavuşmak</strong><span> istiyorsan Ali&rsquo;nin </span><strong>senden razı olmasına</strong><span> bak, zira Ali&rsquo;nin </span><strong>rızası</strong><span><strong> Allah&rsquo;ın rızasıdır, Ali&rsquo;nin gazabı da Allah&rsquo;ın gazabıdır&rdquo;</strong></span></li>
<li><span>? <strong>Cabir&rsquo;den</strong></span> nakledilmiştir: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Yer ve g&ouml;k yarat</strong></span>ılmadan bin yıl &ouml;nce <span><strong>Cennet&rsquo;in</strong> kapısına ş&ouml;yle yazılmıştı: <strong>La ilahe illallah</strong></span><strong>, <span>Muhammed</span></strong><span> <strong>Resulullah</strong></span> <strong>, <span>Ali</span></strong><strong>Resulullah&rsquo;ın kardeşidir</strong><span>.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>Ebu Rafi&rsquo;den aktarılmıştır:</strong><span> &ldquo;<strong>Uhud</strong></span><strong> g&uuml;n&uuml;nde bir <span>m&uuml;nadi</span></strong> (melek) ş&ouml;yle nida etti: <strong>Z&uuml;lfikar&rsquo;dan başka kılı&ccedil; yok, Ali&rsquo;den başka fat</strong>ih<span> yoktur.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Ebu Rafi&rsquo;den </strong></span>nakledilmiştir<span><strong>:</strong></span><strong> <span>Resulullah</span></strong> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Ali&rsquo;nin hakkını tanımayan <strong> &uuml;&ccedil; kişiden </strong><span>biridir<strong>: </strong></span><strong>Ya zina kadının oğlu, </strong><span>veya</span><strong> temiz olmadığı halde hamile kalan </strong><span>annenin</span>oğlu veyahut da o kişi<strong> m&uuml;nafık </strong><span>bir kimsedir&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Cabir bin Abdullah&rsquo;tan</strong></span><strong> n</strong>akledilmiştir: <span><strong>Resulullah</strong> ş&ouml;yle buyurdu:&nbsp;&ldquo;<strong>Ey Ali,</strong></span><strong> bir kul Allah&rsquo;a hakkıyla ibadet ettiği halde</strong><span>, senin ve <strong>Ehl-i Beyt&rsquo;inin</strong></span> insanların e<strong>n faziletlileri olduğunuzdan ş&uuml;pheye d&uuml;şerse</strong><span><strong>, o kişi Cehennem&rsquo;in</strong></span> i&ccedil;inde olacaktır.&rdquo;</li>
<li><span>? </span><strong>Şafii</strong><span><strong> Mezhebinin İmamı İbn-i İdris&rsquo;de</strong>n</span> nakledilmiştir: &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın<span> <strong> Ehl-i Beyt&rsquo;i! </strong></span><strong>Sizi<span> sevmek </span></strong>farzdır<span><strong>. </strong></span><strong>Allah bunu<span> Kur&rsquo;an&rsquo;da </span></strong>nazil etmiştir<span><strong>. </strong></span><strong>Sizin şanınızın b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in </strong><span>bu</span>kadarı yeter ki, kim size<span><strong> salavat getirmezse, </strong>onun namazı yoktur.&rdquo;</span></li>
<li><span>? </span><strong>İmam-ı Ali&rsquo;yy&uuml;r Rıza</strong><span><strong>, babasından, onlarda atalarından naklettiklerine g&ouml;re, Resulullah</strong></span> ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<span><strong>Ey Ali</strong></span><strong>, sen <span>Cennet ve Cehennem&rsquo;in</span></strong> taksimcisisin, Kıyamet G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde Cehennem&rsquo;e <span> <strong>bu senin, bu da benim</strong></span><strong> diyeceksin.&rdquo;</strong></li>
<li>? &ldquo;İman edip de <strong>salih ameller işleyenler</strong><span><strong> yaratılmışların en hayırlısıdır.&rdquo; </strong>(<strong>Beyyine: 7</strong></span>) ayeti indiğinde Resulullah, <span><strong>Hz. Ali&rsquo;ye</strong> ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;Onlar </span><strong>sen ve senin yandaşlarındır</strong><span> <strong> ey Ali. Kıyamet&nbsp;G&uuml;n&uuml;&rsquo;nde razı olmuş ve rıza g&ouml;rm&uuml;ş olarak geleceksiniz, senin d&uuml;şmanların ise gazap ve su&ccedil; y&uuml;kl&uuml;</strong> olarak gelecekler.&rdquo;</span></li>
<li><span>? <strong>Yasir bin Hammad</strong></span><strong>, İ</strong>mam<strong> Ali Rıza&rsquo;dan</strong><span><strong>, o da babaları ve dedelerinden aktarmıştır: Resulullah</strong></span>, Hz. Ali&rsquo;ye hitaben ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong> Ey Ali, sen Allah&rsquo;ın h&uuml;ccetisin</strong><span><strong>, sen Allah&rsquo;ın kapısısın, sen&nbsp;Allah&rsquo;a g&ouml;t&uuml;ren yolsun, Nebe&rsquo;&uuml;l Azim</strong> (B&uuml;y&uuml;k olan haber), </span>Sırat-ı M&uuml;stakim<span> (Doğru olan yol) ve <strong>Mesel-i Ala</strong></span> (En y&uuml;ce &ouml;rnek) sensin. Sen m&uuml;sl&uuml;manların <strong>imamı</strong><span> ve M&uuml;minlerin <strong>Emiri&rsquo;sin</strong></span>. Sen vasilerin en hayırlısı ve <strong>Sıddık</strong><span><strong> (doğrulayıcı)&rsquo; ların &uuml;stadısın. Ey Ali, sen en y&uuml;ce faruk ve en b&uuml;y&uuml;k sıddıksın</strong>. Senin </span><strong>fırkan</strong><span> benim </span><strong>fırkamdır</strong><span><strong>, benim fırkam da Allah&rsquo;ın fırkasıdır</strong>, senin </span><strong>d&uuml;şmanlarının</strong><span><strong> fırkası da Şeytanın fırkasıdır</strong>&rdquo;</span></li>
</ul>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 15:05:06 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99den-ilim-ve-adalet_142.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HZ. ALİ KİMDİR?</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali-kimdir_141.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 207px; height: 223px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/8708c505.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Hz. Ali, </span><strong style="font-family: Arial;">Mil&acirc;di</strong><span style="font-family: Arial;"> takvime g&ouml;re </span><strong style="font-family: Arial;">21 Mart 598&rsquo;de</strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> (bazı kaynaklara g&ouml;re 21 Mart 599 da) </span><strong style="font-family: Arial;">Mekke</strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;"> / Kabe&rsquo;de doğmuştur. </span> <strong style="font-family: Arial;">24. 01. 661</strong><span style="font-family: Arial;"> tarihinde ise, </span><strong style="font-family: Arial;">Abdurrahman İbni M&uuml;lcem-i Mur&acirc;d&icirc;</strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">adlı bir Harici tarafından zehirli bir kılı&ccedil;la şehit edilmiştir. (Kimi kaynaklar Hz. Ali&rsquo;nin şahadetini</span><strong style="font-family: Arial;"> 28 Ocak 661 </strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">olarak a&ccedil;ıklarlar) Kabrinin</span><strong style="font-family: Arial;"> Necef&rsquo;de </strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">olduğu sanılıyor</span><strong style="font-family: Arial;">. </strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR', serif;">Asıl adı <strong>Abd&rsquo;&uuml;l Menaf&rsquo;tır</strong></span><span style="font-family: Arial;">.</span><sup style="font-family: Arial;">(8)</sup></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /></p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;yi şehit eden bir<strong> Harici&rsquo;dir.</strong> Hariciler, Hz. Ali taraftarları i&ccedil;inden &ccedil;ıkan bir guruptur. Hz. Ali Halife olduktan sonra ona başkaldıran ve onu tanımayan <strong>Muaviye</strong> ile Hz. Ali arasında &ccedil;eşitli ihtialflar &ccedil;ıktı. Kılı&ccedil; zoru ile m&uuml;sl&uuml;man olanlardan olan Muaviye eskiden beri kin g&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; ve fırsatlar kolladığı Hz. Ali&rsquo;ye karşı <span style="font-weight: bold;">Osman&rsquo;ın &ouml;ld&uuml;r&uuml;lme olayını bahane ederek savaş a&ccedil;tı. Sıffeyn</span> savaşı denilen bu savaşı Hz. Ali kazandı. Ancak Muaviye <strong>hile ile</strong> başka &ccedil;elişkiler yarattı ve Hz. Ali taraftarları arasında huzursuzluklar &ccedil;ıkarttı. Bu huzursuzluklar sonucu Hz. Ali taraftarları i&ccedil;inden &ccedil;ıkan <strong>Harici&rsquo;ler</strong> hem <strong>Hz</strong>. <strong>Ali</strong> ve hemde <strong>Muaviye&rsquo;nin</strong> ortadan kaldırılmasını planlayarak <strong>Hz. Ali&rsquo;y</strong>i şehit ettiler. <strong>Muaviye</strong> ise yaralı kurtuldu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hariciler bu olaydan sonra hep Hz. Ali taraftarları ile savaşarak varlıklarını s&uuml;rd&uuml;ren bir gurup olarak g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar geldiler. Bug&uuml;n <span style="font-weight: bold;">Afrika&rsquo;nın kuzey taraflarında, Cezayir, Tunus </span>ve <span style="font-weight: bold;">Trablus&rsquo;un </span>b&acirc;zı yerlerinde,<span style="font-weight: bold;"> Doğu Afrika&rsquo;da, Zengibar&rsquo;da Maksat ve Oman&rsquo;da bir miktar mensupları vardır. Asıl merkezleri Zengibar&rsquo;dır</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevi inancında Hz. Alinin doğum tarihi <strong>21 Mart&rsquo;tır</strong> ve bug&uuml;n <strong>Nevroz</strong> (Nevruz) Bayramı kabul edilir. Aleviler arıca bug&uuml;n&uuml;n başka kudsiyetlerine de inanırlar. Nevruz da <strong>kimi y&ouml;relerde </strong>9 g&uuml;ne kadaroru&ccedil; tutulur, <strong>kurbanlar</strong> kesilir, kabirler ziyaret edilir ve <strong>sadakalar</strong> dağıtılır. Ateşler yakılır, halaylar &ccedil;ekilir, t&uuml;rk&uuml;ler s&ouml;ylenir, yaşama coşku ile bağlanarak umutlar yinelenir. <strong>Nevruz</strong> Alevilikte bir <strong>neşe ve Barış bayramıdır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali, İslam Peygamberi <strong>Hz. Muhammed&rsquo;in</strong> amcasının oğludur. Onun yanında b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş ve eğitimini &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de ondan almıştır. İslamiyet&rsquo;i ilk kabul eden kişidir. Ayrıca Hz. Muhammed&rsquo;in kızı <strong>Hz</strong>. <strong>Fatima</strong> ile evlenmesi vasıtası ile onun <strong>damadıdır</strong>. Hz. Muhammed&rsquo;in <strong>&ldquo;Ehl-i Beyt&rsquo;im&rdquo;</strong> yani ailem dediği kişilerden biridir. Hz. Fatima&rsquo;dan doğan &ccedil;ocukları vasıtası ile <strong>Peygamber soyunun</strong> s&uuml;rd&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;d&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Peygamber, kendisinden sonra <strong>Halifenin kim olması gerektiği konusunda belirttiği beyan ve Hadisleri</strong> doğrultusundan yerine <strong>Vekil</strong> bırakmak istediği kişidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Peygamber bir &ccedil;ok Hadis ve sohbetinde kendisinden sonra <strong>Hz. Ali&rsquo;yi Halife</strong> olarak tanıtmıştır. Ne var ki Hz. Peygamberin vefatı ile verilen s&ouml;zler <strong>unutulmuş</strong> ve Hz. Ali ile bazı taraftarları Hz. Peygamberin <strong>defin işlemleri</strong> ile ilgilenirken, diğerleri acele tarafından <strong>Ebu Bekir&rsquo;i</strong> Halife se&ccedil;erek bir <strong>oldu-bitti vakası ile Hz. Ali&rsquo;nin hakkı olan Halifelik makamını gasp </strong> etmişlerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed&rsquo;in <strong>Halifelik</strong> makamını Hz. Ali&rsquo;ye layık g&ouml;rmesi ve onu &ouml;nermesi elbette sıradan bir <strong>akrabalık</strong><strong> ilişkisi olamazdı. </strong>B&ouml;yle olsa Hz. Muhammed&rsquo;in kendi diğer bazı akrabalarını da <strong>bu</strong> <strong>mantıkla</strong> g&ouml;zetmesi gerekirdi. Hz. Muhammed bir Hadislerinde Hz. Ali&rsquo;yi kast ederek &sbquo;&rdquo;<strong>Ali&rsquo;nin on sekiz &ouml;zelliği var ki, bunların hi&ccedil; biri bu &uuml;mmetten hi&ccedil; kimsede yoktur&rdquo; buyurmuşlardır. Bu &ouml;zelliklerden bir kısmı sadece akrabalık ilişkisi ve benzeri anlamlarla değerlendirilse bile, diğer başka &ouml;zellikleri muhakkak ki Hz. Ali&rsquo;nin olağan&uuml;st&uuml; birikim</strong> ve <strong>yeteneklerinden</strong> kaynaklanıyordu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed<strong> &sbquo;&rdquo; </strong><span style="font-weight: bold;">Ben İlim şehriyim, Ali onun kapısıdır, İlim isteyen kapısına gelsin&rdquo; derken, diğer bir yanı ile de muhakkak ki Hz. Ali&rsquo;nin bilgeliğine</span> dikkat &ccedil;ekiyordu<strong>. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin en &ouml;nemli &ouml;zelliklerinden bir ka&ccedil;ı, <strong>insani ahl&acirc;k, yiğitlik, mazlumu koruma, c&ouml;mertlik, yardımseverlik, erdem, vefa, olgunluk ve yola bağlılık </strong> konusunda <strong><em>&ldquo;</em></strong><em>g&uuml;venilir olmak&rdquo;</em>tır. 1400 yıllık tarih boyuna dillere destan olacak &ouml;l&ccedil;&uuml;de <strong>sevenlerinin g&ouml;nl&uuml;nde</strong> <strong>taht kurmasının</strong> hikmetlerinden biri budur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevi-Bektaşiliğin temel ahlak ilkesi olan <span style="font-weight: bold;">&ldquo;Eline, Diline, Beline sahip olmak</span><em><span style="font-weight: bold;">&rdquo;</span> </em>anlayışı Hz. Ali&rsquo;de simdelenir. Onu bu yolun <strong>ana ilkesi</strong> haline getirir. Onun g&uuml;nsel <strong>yaşam ilkeleri</strong> ve y&uuml;zlerce <strong>s&ouml;z ve konuşmalarını i&ccedil;eren deyimlerini bir araya getirdiğimizde bu anlamın ne kadar doğru olduğu &ccedil;ok net bir şekilde ortaya &ccedil;ıkar.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin &ouml;ğretileri arasında en &ccedil;ok &ouml;ne &ccedil;ıkan &ouml;ğelerden biri onun b&uuml;y&uuml;k ilim sahibi olması ve bunu insanlarla paylaşmak istemesidir. Ayrıca ilimi iyi anlamak, halkın yararına kullanmak, yolu g&ouml;zetmek anlaşılmalıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Gereksiz ve yanılgılı <strong>konuşmamayı</strong><strong> &ouml;zellikle g&ouml;zetmekte, barış i&ccedil;inde ve hoşg&ouml;r&uuml;l&uuml; olmayı telkin</strong> etmektedir. <strong>Zulm&uuml;</strong> ve insanlara <strong>haksızlığı şiddetle men</strong> etmekte, defalarca haksızlığa uğranılsa dahi, insanların kendilerine haksızlık edenlere <strong> zul&uuml;m yapmamalarını</strong><strong> ısrarla vurgulamaktadır.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her t&uuml;rl&uuml; <strong>yalan, dolan, iftira, ikiy&uuml;zl&uuml;l&uuml;k ve kem s&ouml;zden</strong> insanları caydırmaya &ccedil;abalar. <strong>M&uuml;tevaziliği</strong> ve <strong>al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;ğ&uuml;</strong> &ouml;ven, <strong>cahil ve yeterince erdem sahibi</strong> olanlardan mesafeli durulmasını &ouml;neren, dayanışmayı, <strong> d&uuml;r&uuml;stl&uuml;ğ&uuml; ve adaleti</strong><strong> bayrak edinen bir ulu zattır Hz. Ali. İnsan olmanın temel ilkelerinden biri olarak da nefsin k&ouml;reltilmesini</strong> (kontrol altına alınmasını) tavsiye eder ve uygular.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hi&ccedil; bir insanı <strong>kınamayı</strong><strong> hoş g&ouml;rmediği gibi, insanları mensup olduğu kavimler</strong> (ırklar) konusunda da eşit tutar. İnsan haklarına son derece uyan ve <strong>saygı</strong> duyan, <strong>Kul hakkını kutsal g&ouml;ren, insanların kula hakkına riayet etmelerini, m&uuml;sl&uuml;man olmasalar dahi t&uuml;m insanlara adaletle </strong> yaklaşılmasını telkin eder.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kimsesizleri, yetimleri, dulları, k&ouml;leleri, yaşlıları, bedensel &ouml;z&uuml;rl&uuml;leri ve &ccedil;aresizleri korur. Onlara toplumun <strong>dayanışma </strong> ruhu ile <strong>sahip &ccedil;ıkmalarını</strong>, onlara umut verilmesini ister.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali, <strong>g&ouml;n&uuml;l</strong> zenginliğini, <strong>mal</strong> zenginliğinden &uuml;st&uuml;n tutar. Erdemi, olgunluğu; kişinin kendisini bilmesi olarak g&ouml;r&uuml;r. D&uuml;nyevi tutkulardan uzak <strong>mutasavvıf</strong> bir kişilik sergiler. <strong>Ş&ouml;hret ve zenginliği</strong><strong> &ouml;nemsemez. İnsanların g&ouml;n&uuml;l g&ouml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;malarını ve tasavvufa y&ouml;nelmelerini telkin eder. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Tarihin akışı boyunca <strong>binlerce</strong> devlet y&ouml;neticisi, <strong>kahraman</strong>, imparator ve din adamı yaşamıştır. Bunların kendi &ccedil;aplarına g&ouml;re etkileri olmakla birlikte &ccedil;oğu unutuldu veya adeta unutulma noktasın gelindi. Hz. Ali ise <strong>unutulması</strong><strong> bir yana araştırılıp incelendik&ccedil;e, gizemi ve b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;</strong> daha da arttı. G&uuml;nden g&uuml;ne daha da fazla bir ilgi ile aranılan bir <strong>Evliya</strong> oldu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">1400 yıldır d&uuml;nyanın pek &ccedil;ok farklı coğrafyalarından milyonlarca kişi &ldquo;<strong>Medet ya Ali</strong>&rdquo; diyor. Eşiğine y&uuml;z s&uuml;rmek, kapısına kul olmak dileği ile <strong>feryad ve figan</strong> ediyor. Yalvarıyor. Yakarıyor. <strong>Ona yakın olmanın hayali ve umudu ile &ccedil;ırpınıyor</strong><strong> . Onu anıyor. Onu okuyor, deyişlerinde, semahlarında, ayinlerinde ve muhabbetlerinde derin bir coşku</strong> ile yad ediyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bunun nedenlerine bakınca karşımıza pek &ccedil;ok <strong>olağan&uuml;st&uuml;</strong><strong> &ouml;zelliklerle donanmış bir dahi ve ulu Evliya &ccedil;ıkıyor. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali hem <strong>din adamı</strong> ve hem de b&uuml;y&uuml;k bir <strong>din alimidir.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem olağan&uuml;st&uuml; bir <strong>bilgi</strong> ile donamış bir <strong>filozof</strong> hem birikimini toplumu ile paylaşan bir <strong>bilge</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>arı</strong>, hem de <strong>arıtıcı</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem bir <strong>asker</strong> hemde bir <strong>kahraman</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>zengin</strong>, hem de <strong>yoksul</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>devletin</strong> başındaki <strong>Halife</strong> hem de bir <strong>iş&ccedil;i veya k&ouml;yl&uuml;</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>toplumsal</strong> hem de <strong>siyasal</strong> bir <strong>&ouml;nder</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>hatip</strong>, hem de bilgisine ve kalemine <strong>erişilmez</strong> bir <strong>yazar</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>zahiri</strong>, hem de <strong>batini</strong> bir sır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>başta</strong>, hem <strong>sonda</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>insan</strong>, hem <strong>nur</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem yaratanın nuruna ulaşmış bir <strong>yaratıcı</strong>, hem de <strong>yaratılmış</strong> <strong>fakir bir kul</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hem <strong>g&ouml;zlerin</strong>, hem de <strong>kalplerin</strong> g&ouml;rmeye &ccedil;abaladıkları <strong>deha</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O hakkında y&uuml;zyıllardır <strong>&ldquo;Sırrı hakikatına eremedik&rdquo;</strong> denilen <strong>Veliullah</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Tarihler boyunca pek &ccedil;ok &uuml;nl&uuml; yazarlar, &uuml;nl&uuml; araştırmacılar derler ki: &ldquo;<strong>Eğer denizler m&uuml;rekkep, b&uuml;t&uuml;n ağa&ccedil;lar k&acirc;lem olsa, &Acirc;dem oğulları yazıcı olsalar, cin tayfası da hesap tutsalar; Y&acirc; Ali, senin faz&icirc;letlerini tamamlayamazlar</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yine alimler derler ki: <strong>&ldquo;İm&acirc;m-ı Ali&rsquo;yi seven saadete erişmiştir, ona d&uuml;şman bulunan şak&icirc;&rsquo;dir, her t&uuml;rl&uuml; g&uuml;nahı işleyen hayduttur. İm&acirc;m-ı Ali&rsquo;yi sevmek &icirc;mandan gelir, ona d&uuml;şmanlık k&uuml;f&uuml;r ve nif&acirc;ktandır.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Ali&rsquo;nin İsimleri ve &ouml;zellikleri</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>HZ. Ali&rsquo;nin </strong>ismi anılırken<strong> (K.V.- Keremallah&uuml; Veche)</strong> denir. Bu onun İslam &ouml;ncesi hi&ccedil; <strong> putlara</strong> <strong>tapmadan</strong> m&uuml;sl&uuml;man olduğu i&ccedil;in verilmiş bir <strong>unvan</strong> veya <strong>taltiftir</strong>. Hz. Ali sahabenin en b&uuml;y&uuml;klerindendir. Hayatta iken <strong>Cennetle</strong> m&uuml;jdelenen on sah&acirc;beden biri ve <strong>İmamların</strong> birincisidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Arap yarımadasında o zamanlar bir <strong>gelenek</strong> vardır. Insanlara hitap edildiği zaman <strong>&ccedil;ocuklarının ismi</strong> okunur ve <strong>onun babası</strong> diye hitap edilirlerdi. Bu g&uuml;nk&uuml; t&uuml;rk&ccedil;e ile yorumladığımızda <strong>Ahmet&rsquo;in babası</strong> veya <strong>Mustafa&rsquo;nın babası anlamında kullanılabilir. Ayrıca o y&ouml;renin bir diğer geleneği ise biraz da Yahudilerle</strong> inatlaşma sonucu edindikleri bir mentalitedir. Yahudi inancında, bu inancın devamı genellikle <strong>kız &ccedil;ocukları &uuml;zerinden</strong> devam eder. Yani <strong>Yahudi</strong> bir aileden doğan bir <strong>kız</strong><strong> başka inan&ccedil;tan biri ile &ouml;rneğin bir Budist</strong> ile evlense, ondan doğacak &ccedil;ocuklar otomatikmen <strong>Yahudi&rsquo;dir</strong>. Ancak <strong>Yahudi</strong> bir aileden doğan bir <strong>erkek</strong> başka inan&ccedil;tan biri ile &ouml;rneğin bir <strong>Budist</strong> ile evlense, onun &ccedil;ocukları <strong>Yahudi</strong> değildir. Yahudi olabilmeleri i&ccedil;in bir takım <strong>Yahudi inan&ccedil; presed&uuml;rlerini</strong> yerine getirmesi gerekmektedir. Bu vesile ile soyun, yani <strong>neslin y&uuml;r&uuml;mesi</strong> bu coğrafyada &ccedil;ok &ouml;nemli g&ouml;r&uuml;lmektedir. Bu hem Kabile yaşamının bir t&ouml;resi, hem de dini değerlerin devamı i&ccedil;in &ouml;nemsenen bir değerdir. Arap yarımadasında yaşayan insanların <strong>erkek</strong> evlatları varsa zaman zaman &ccedil;ocuklarının adları anılarak babalarına <strong>hitap</strong> edilmesi, ayrıca onları <strong> onere</strong> eden, onları <strong>sevindiren</strong> bir hitap bi&ccedil;imidir. Onların soylarının devam edileceğinin <strong>tasdik edilmesi</strong>, bunun m&uuml;jdelenerek <strong>telaffuz</strong> edilmesi anlamına gelir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu vesile ile Hz. Ali&rsquo;nin diğer k&uuml;nyeleri ise &ccedil;ocuklarının adlarından &ouml;t&uuml;r&uuml; <strong>Eb&rsquo;&uuml;l Hasan</strong> ve <strong>Eb&rsquo;&uuml;l H&uuml;seyin</strong>&rsquo;dir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Peygamber Efendimiz, Hz. Ali&rsquo;ye hitapta bulunarak kendisine &ldquo;<strong>Eb&ucirc; T&uuml;r&acirc;b</strong>&rdquo; demiştir. Ebu T&uuml;rap toprağın <strong>babası anlamına</strong><strong> gelir. Ayrıca m&uuml;tevazilik</strong>, her t&uuml;rl&uuml; <strong>bencillik</strong> ve <strong>kibirlikten</strong> uzak olmak, basit bir deyim ile yer olmak, kendisini halk i&ccedil;in herkesden daha <strong>al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;</strong> demeye de <strong>Turap</strong> olmak adı verilir. Hz. Ali&rsquo;ye bu ismin verilmesinin diğer anlamı da onun yukarıda saydığımız &ouml;zelliklere sahip olmasıdır. Bu Ulu zat bir s&ouml;z&uuml;nde ş&ouml;yle der &ldquo;<strong>Ben m&uuml;minlerin Emiriyim. Onların en yoksulunun yediğini yemeli ve giydiğini giymeliyim ki yoksul olanlar hallerinden utanmasın, ş&uuml;kretsinler&rdquo;</strong> Bu m&uuml;tevazilik ancak kendisine toprak kadar <strong>tevazu</strong> g&ouml;steren insanların genişliğidir. Turaplık ayrıca bir <strong>doğa</strong> ve evren <strong>yasasıdır</strong>. Başka bir deyimle <strong>Varolma</strong> yasasıdır. İnsan topraktan gelmiş ve doprağa d&ouml;necektir. Bir insanın kendisini toprak g&ouml;rmesi onun <strong> b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;</strong><strong> ve ululuğudur. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Başka bir a&ccedil;ıdan baktığımızda da <strong>Turaplık</strong><strong> (Toprak) c&ouml;merttir. İnsanoğluna karşılıksız nimet</strong> verendir. Ona <strong>&uuml;r&uuml;n</strong> ve <strong>ihsan</strong> ulaştırma, onun <strong>gıda</strong> deposodur. Toprak olmadan insanoğlu yaşayamaz. Toprak olmadan insanoğlu onun i&ccedil;inden &ccedil;ıkan <strong> enerji ve maddelere</strong>, doğal <strong>madenlere</strong> sahip olamaz. Toprak doğayı, başka bir deyimle <strong>evreni</strong> var eden temel etkenlerden biridir. <strong>G&uuml;neş, su, hava ve toprak insanoğlunu var eden, ona yaşam olanağı verebilen temel</strong> etkenlerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Cenabı Allahın, <strong>Hz. Adem&rsquo;i topraktan yaratması</strong><strong> bundandır. Toprağın varlığını ve nimetini red edip onu k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyerek &ldquo;Ademi &ccedil;amurdan yarattın, beni ateşten. Ben ondan &uuml;st&uuml;n&uuml;m ve ona itaat etmem&rdquo;</strong> diyen, Allaha başkaldıran ve nimeti red eden <strong> Şeytandır</strong><strong>. Şeytan turaba, yani doğaya</strong> isyan etmiştir.</p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Varolma yasasına isyan etmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Şeytana <strong>lanet</strong> edilmesi ve t&uuml;m <strong>k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerin anası olarak kudsi kitaplarda yer verilmesi bundandır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Toprak ayrıca <strong>ayıpları</strong> &ouml;rtendir. T&uuml;m <strong>atıklar</strong> ve <strong>artıklar doprağa atılır. Toprağa g&ouml;m&uuml;l&uuml;r. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Toprak bundan <strong>k&uuml;smez</strong>. Nimet ve ihsanda <strong>cimri</strong> davranmaz. Yeşillik verir. Bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml; ile <strong>s&uuml;slenerek</strong> insana yaşamı sevdirir. Bu y&uuml;zden ona <strong>Toprak ana</strong> da denilir. O toprakların belirli bir yerinde d&uuml;nyaya gelip <strong>yer yurt </strong> edinen insanlar oraya <strong>Anavatan</strong> derler. Onu sever ve onunla b&uuml;t&uuml;nleşirler. Ona sahip &ccedil;ıkarlar. Belirli yerlerini &ccedil;izerek &uuml;st&uuml;ne <strong>harita</strong> yapar ve <strong> bayrak</strong> dikerler. Uğruna <strong>şiirler</strong> okur, <strong>destanlar</strong> yazar ve gerekirse <strong>paylaşamadıkları</strong> i&ccedil;in <strong>birbirleri</strong> <strong>ile</strong> savaşırlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">İnsanoğlu toprağın <strong>&uuml;st&uuml;nden</strong> yararlanır, toprağın <strong>altından</strong><strong> yararlanır, toprağın &ccedil;eşidinden</strong> yararlanır. Tarih var olduk&ccedil;a &uuml;zerinde en &ccedil;ok <strong>m&uuml;zakere</strong> edilen, paylaşımında &ccedil;elişki duyulan gene topraktır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Toprak <strong>kucaklayandır</strong>. Toprak <strong>b&uuml;t&uuml;nleyen</strong>, toprak <strong>&ouml;rten</strong>, toprak yaşamın <strong>temel</strong> yasasıdır. İnsanoğlunun <strong>&uuml;st&uuml;ne basıldığından dolayı</strong><strong> kendini toprak g&ouml;rmesi her ne kadar m&uuml;tevazilik ise de, diğer g&uuml;zellikleri ile bir erdemdir</strong>. G&uuml;zellik ve zenginliktir. Geniş ve <strong>b&uuml;y&uuml;k</strong> olmaktır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed&rsquo;in Hz. Ali&rsquo;ye <strong>Ebu Turap</strong> demesinin ve onun bu k&uuml;nyeyi <strong>severek</strong> kullanmasının derinliği onun <strong>&ccedil;ok y&ouml;nl&uuml;</strong> erdemidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;ye <strong>Kahramanlığı ve &ccedil;ok cesur olmasından dolayı ona verilen isimlerden Aslan</strong>, <strong>Allahın Aslanı, Haydar, </strong> <strong>Kerr&acirc;r</strong> veya <strong>Haydar&rsquo;ı</strong> <strong>Kerr&acirc;r</strong> deyimlerini bir arada değerlendirelim. <strong>Haydar</strong>, <strong>Kerr&acirc;r </strong> veya<strong> Ebu Kerr&acirc;r </strong>kavramları yiğitliği, kararlılığı, <strong>g&ouml;z&uuml;pekliği</strong> simgelerler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Haydar-ı Kerr&acirc;r d&ouml;ne d&ouml;ne ve tekrar saldıran, vaya d&ouml;nerek yılmadan saldıran</strong> <strong>yiğit anlamında telaffuz edilir. Tanrının Aslanı</strong> d&uuml;zeyinde yiğitliği simgeleyen ve Hz. Ali i&ccedil;in s&ouml;ylenen <strong>Haydar</strong> ismi, Alevi inancında derin bir yer edinmiş ve bu isim nesiller boyu <strong>yeni doğan &ccedil;ocuklara</strong> verilerek Hz. Ali sevgisi sahiplenilmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Zaten Hz. Ali&rsquo;nin en &ccedil;ok bilinen &ouml;zelliği <span style="font-weight: bold;">yiğitliği, &ouml;zverisi ve yılmadan her tehlikede &ouml;ne</span> &ccedil;ıkmasıdır. Onun bu yiğitliğinden dolayı pek &ccedil;ok <strong> temsili resmi</strong> &ccedil;izilmiş ve pek &ccedil;ok resimde elinde <strong>Z&uuml;lfik&acirc;rı ile D&uuml;ld&uuml;l</strong> &uuml;zerinde g&ouml;r&uuml;lmektedir. <strong>Hz. Ali</strong> ve Hz. Muhammed tarafından <strong>Uhud</strong> savaşında kendisine hediye edilen &ccedil;ift ağızlı <strong>Z&uuml;lfik&acirc;r</strong> adı kılı&ccedil; b&uuml;t&uuml;nleşmiş bir simgedirler. Hz. Ali resimleri de bu anlamda genellikle <strong>Z&uuml;lfik&acirc;r</strong> ile birlikte temsil edilir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Halıcılarda, kilimcilerde, fotoğrafcılarda</strong> bu şekilde &ccedil;izilmiş pek &ccedil;ok <strong>Hz. Ali ve Z&uuml;lfik&acirc;r</strong> fotoğrafları vardır. Ancak bu fotoğraflar veya bunu i&ccedil;eren kavramlar sadece ticari alanlarında değil, halkın <strong>&ouml;z değerleri</strong> i&ccedil;inde de geniş yer edinmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Anadolunun pek &ccedil;ok <strong>k&ouml;y</strong> veya <strong>kasabalarında kadınlar ve kendileri i&ccedil;in &ccedil;eyiz</strong> hazırlayan <strong>gelinlik gen&ccedil; kızların </strong><strong>pek &ccedil;oğu bu kompozisyonu</strong> i&ccedil;eren danteller, <strong>&ouml;rg&uuml;ler</strong>, <strong>yastık y&uuml;zleri, bebek &ouml;rt&uuml;leri ve benzeri el işleri yapar, bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;y&uuml; yaşamlarının bir par&ccedil;ası olarak kabul ederler. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Ali ve Z&uuml;lfik&acirc;r</strong>, Alevi toplumunun y&uuml;reğinin en derin yerine işlemiş, Z&uuml;lfik&acirc;rı simgeleyen resim ve kolyeler her eve girmiş ve neredeyse her Alevi gencinin boynuna asılmıştır. T&uuml;rkiye&rsquo;nin veya D&uuml;nyanın her hangi bir yerinde bir Alevinin başka bir Aleviyi <strong>kolaylıkla tanıyacağı</strong><strong> ve ayırd edeceği bir simge haline gelmiş, bazen &uuml;zerinde bir &ccedil;ok g&uuml;zel s&ouml;zlerin de yazılı olduğu bu simgeler beyinlere bir daha &ccedil;ıkmamak &uuml;zere kazınmıştır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu vesile ile <strong>Z&uuml;lfik&acirc;r</strong> ve <strong>Hz. Ali&rsquo;nin</strong> birlikte olduğunu yansıtan bu <strong>portreler</strong> artık Aleviliğe mal olmuş ve <strong>Hz. Ali sevgisi</strong> olarak, onun adına g&ouml;n&uuml;llere kazınmıştır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevilik konusunda <strong>fazla bilgileri olmayan</strong> Alevi canlar bile bu <strong>imge</strong> ile Hz. Ali&rsquo;nin <strong>g&ouml;n&uuml;llerine</strong> taht kuran bir <strong>yiğit</strong>, <strong>mazlumun</strong> ahını alan bir <strong>kahraman</strong> olarak g&ouml;rm&uuml;ş ve kabul etmişlerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin halk arasında kabul g&ouml;ren ve telaffuz edilen diğer bir ismi de <strong>Allahın Aslanıdır</strong>. Hz. Ali&rsquo;nin <strong>yiğitliğini</strong> form&uuml;le eden bu imge, onun bir <strong>aslan</strong> ile olan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;d&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Ali ve Aslan</strong> portreleri hem Hz. Ali&rsquo;nin <span style="font-weight: bold;">Allahın Aslanı olduğunu, yani onun adına savaşan,</span> onun <strong>yiğidi</strong>, onun <strong>kahramanı</strong> olduğunu i&ccedil;eren bir <strong>isim ve kavram</strong>, hem de Hz. Muhammed&rsquo;in 621 yılında <strong>Mirac&rsquo;a</strong> giderken yolda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ve karşılaştığı bir <strong>aslanla</strong> olan bağıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed&rsquo;in <strong>Mirac&rsquo;da</strong> karşılaştığı bir aslanın ağzına <strong>y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vermesi</strong><strong> ve bu y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n 40&rsquo;lar Ceminde</strong> Hz. Ali tarafından <strong>ağzından</strong><strong> &ccedil;ıkarılarak Hz. Muhammed&rsquo;e tekrar iade edilmesi,</strong> Alevi inancında, <strong> Hz. Ali ve Aslan</strong> kavramlarını b&uuml;t&uuml;nleştirir. Bu y&uuml;zden de Hz. Ali&rsquo;nin diğer &ccedil;ok bilinen ismi ise <strong>Allahın Aslanı</strong> (Esedullah) oluşudur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin diğer bir ismi ise <strong>Şahı Merdan Hz. Ali&rsquo;dir</strong>. Bu isim de <strong>yiğitler yiğidi, bilgeler </strong>bilgesi<strong> Hz. Ali</strong> anlamında kullanılır. Bu s&ouml;z&uuml; yiğitlerin en Şahı ve <strong>Şahların en yiğidi</strong><strong> olarak da kabul etmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Ama asıl anlamı &ouml;z&uuml;n&uuml; fakir g&ouml;ren</strong>, m&uuml;tevazi yiğitler yiğididir. Başka bir deyimle kuvvetine ve kudretine g&uuml;venip <strong>benlik</strong> <strong> getirmeyen</strong>, s&uuml;rekli <strong>tevazu</strong> da bulunan <strong>yiğitler yiğidi olarak algılamamız gerekir. B&uuml;t&uuml;n bu kavramlar Şahı Merdan Hz. Ali </strong> isminde b&uuml;t&uuml;nleşirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali i&ccedil;in kullanılan başka bir isim de <strong>Pirlerin Şahı Hz.</strong> <strong>Ali</strong> veya aynı anlamı i&ccedil;eren <strong>Evliyalar Şahı Hz. Ali </strong>ismidir. <strong>18 bin Alemi</strong> var eden nura g&ouml;sterdiği <strong> Takdiri ilahiyyeye </strong>ve tam <strong>rız&acirc;dan dolayı ona &ldquo;M&uuml;rteza</strong>&rdquo; adı da verilmiştir. <strong>Evliyalar Şahı </strong>ve <strong> Murteza</strong> isimlerini bir arada değerlendirdiğimizde, onun Hakka tam <strong>teslim</strong> olmuş, hikmetine Evliyaların ve Ermişlerin <strong>akıl sır erdiremediği</strong> bir <strong>Veliyullahtır</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin makam ve yeri <strong>Pir, Piran</strong>, yani <strong>Pirlerin Şahı, Pirlerin en Ulusu, en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; olarak algılanır. Bu ululuk aynı zamanda Murteza</strong> , yani Allah rızasını kazanmış ve ilahiyete <strong>tam rıza</strong><strong> g&ouml;stermiş olmakla birlikte ele alınır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin diğer bir ismi ise <strong>Turnalar Şahı Hz. Ali&rsquo;dir</strong>. Hz. Ali&rsquo;nin <strong>sesinin</strong> yani <strong>avazının &ccedil;ok g&uuml;zel olduğu ve kulağa hoş geldiği</strong> anlamında, &ccedil;ok sonraları onun hakkında telaffuz edilmiştir. Turnanın sesinin &ccedil;ok g&uuml;zel olduğuna inanılarak Hz. Ali ile Turna <strong>bir araya</strong> getirilmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Turnalar Şahı</strong> demek, <strong>Turna</strong> gibi y&uuml;ksek avazla <strong>Ehli Beyt figanını paylaşanların Şahı anlamında s&ouml;ylenmektedir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Turna</strong> imgesinde s&ouml;ylenmek istenen aslında <strong>Turnanın kendi</strong><strong> değildir elbette. Hz.Ali&rsquo;yi sevenlerin bağrı yanıktır. </strong>Ehli Beytin ve sırf onları sevdikleri i&ccedil;in <strong>acımasız zul&uuml;mlere</strong><strong> maruz kalan Alevilerin acıları, t&uuml;rk&uuml;lerden ziyade ağıt</strong> tarzında <strong> deyişlere, beyitlere </strong>aktarılmış ve b&uuml;y&uuml;k bir <strong>i&ccedil;tenlikle</strong> s&ouml;ylenmektedir. Alevi deyiş ve beyitlerin i&ccedil;eriğini <strong>sade</strong> bir dille aktaracak olsak, &ccedil;ekilen acıyı <strong>o kadar i&ccedil;ten</strong> dile getirmektedir ki en <strong>sert</strong> y&uuml;rekler, en <strong>merhametsiz</strong> taş kalpler bile <strong>yumuşamakta</strong> ve <strong>h&uuml;z&uuml;n</strong> &ccedil;ekmektedirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu y&uuml;zden <strong>Alevi Cemlerinde</strong> beyitler okununca katılımcılar genellikle <strong>huşu</strong> i&ccedil;inde ağlamakta, <strong>Ehli</strong> <strong>Beyte yapılan haksızlıklar ve acı</strong> dile getirilerek, <strong>g&ouml;zyaşı, feryat ve figan ile paylaşılmaktadır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Cemlerde &ccedil;alınan <strong>saz</strong> ve <strong>bağlama bu yakarışa daha i&ccedil;ten bir rutin</strong> kazandırmakta, &ccedil;ekilen acılar karşısında <strong>&ccedil;aresizlik</strong>, daha i&ccedil;ten <strong>Ehli Beyt sevgisine</strong> d&ouml;n&uuml;şmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Turnanın sesinin <strong>g&uuml;zel</strong> ve <strong>tiz</strong> oluşu, bu g&uuml;zel hayvanın <strong>avazının g&uuml;zelliği</strong><strong> olarak algılanmakta, daha y&uuml;ksek</strong> sesle ve daha <strong>i&ccedil;ten</strong> bir avazla yakılan deyişler doğrultusunda <strong>Ehli Beyt aşk </strong> ve <strong>sevgisi</strong> dile getirilmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevi <strong>Ozanlar</strong> ve <strong>Erenler</strong> bundan dolayıdır ki, <strong>Turnada Hz. Ali&rsquo;nin avazı var</strong> diyerek onu <strong>Hz. Ali ile sevgisi i&ccedil;inde</strong> anar olmuşlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Buna benzer bir durumda şudur. Bazı Alevi b&ouml;lgelerinde <strong>Kaz</strong> adeta kutsal g&ouml;r&uuml;nmektedir. Kazın ayağının <strong> 3 parmaklı</strong> oluşu ile <strong>Hakk Muhammed Ali</strong> arasında bir benzerlik kurulur ve kaza ayrı bir sevgi g&ouml;sterilir. Tabii kaz ayağının <strong>3 parmaklı oluşu</strong><strong> kazı kutsal yapmaz. Sadece kudsiyetin kazda</strong> <strong>sergilendiği</strong> g&ouml;sterilerek Hakk Muhammed Ali sevgisine <strong>bağlılık aşılanır. Ayrıca Hz. Ali şehid</strong> <strong>edileceği (saldırıya uğrayacağı) sabah evden &ccedil;ıkarken avluda bulunan kazların sanki bu durumu hissetmiş gibi avaz avaz bağırarak İmamın &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;meleri ve&nbsp;adeta onun evden&nbsp;gitmesine engel olmak istemeleri de bu ha </strong>yvana&nbsp;olan <strong>ilgiyi</strong> arttırmıştır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin diğer bir ismi de <strong>Şiriyezdan&rsquo;dır</strong> ve <strong>Allah&rsquo;ın arslanı anlamında kullanılır. Allahın Aslanı ile ilgili değerlendirme yukarıda yapıldığı i&ccedil;in bu &ouml;rnekte yenilemeye gerek g&ouml;rm&uuml;yoruz. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ayrıca <strong>Şahı Velayet </strong>(Velayet eden ve İman edenlerin Şahı<strong>), Serpinhan</strong> (yardımcı Can, yardımsever Can), <strong>Hal&uuml;k-&uuml;l Rahman</strong> (bağışlayıcılığın yaratıcısı), <strong>Emir&uuml;l M&uuml;minin</strong> (M&uuml;minlerin Emiri / İnananların başı), <strong>Bab&rsquo;ıl İlim</strong><strong> (İlim Kapısı), anlamında sevilen isimleri vardır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bazı kaynaklar Hz. Ali&rsquo;nin <strong>bin bir isminin olduğunu</strong>, g&uuml;zel olan <strong>her şeyde</strong> onu g&ouml;rd&uuml;klerini, ne kadar g&uuml;zel eser varsa hepsinde <strong>Hz. Ali&rsquo;yi g&ouml;rd&uuml;kleri</strong> inancından hareketle bu isimleri &ccedil;oğaltırlar. İsim sayısının bir ka&ccedil; tane daha <strong>fazla yada eksik olması</strong> onun şahsında fazla bir &ouml;nem arz etmez. Ancak Alevi toplumu onu &ouml;ylesine bir <strong> i&ccedil;tenlikle</strong> sahiplenmiştir ki, sadece Ali isimleri değil, ona yakıştırılan diğer isimleri bile <strong>aynı</strong> i&ccedil;tenlikle benimsemiş ve <strong>nesiller boyu </strong>yeni doğan bebeklere bu isimleri vererek <strong>bağlılık</strong> &ouml;rnekleri g&ouml;stermiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevilikte başka hi&ccedil; bir <strong>isim</strong> ve <strong>kavram</strong> yoktur ki &uuml;zerinde <strong>Hz. Ali</strong> kadar geniş ve derin bir iz bırakmış olsun. Aleviler y&uuml;zyıllardır bu duygu ile <strong>sadece Ali ismi </strong>değil, onu başka şekilde &ccedil;ağrıştıran<strong> T&uuml;rabi, M&uuml;rteza, Haydar, Bin Ali, Ali Ekber, Ali Haydar, Ali Can </strong>ve<strong> daha nice </strong>isimleri&ccedil;ocuklarınatakarakona<strong> bağlılıklarını </strong>sergilemektedirler.<sup>(6) </sup></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. ALİ HAKKINDA İNEN AYETLER:</strong><sup>(7)</sup></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Asbağ bin Nebate </strong>ş&ouml;yle demektedir<strong> : &ldquo;Kuranın &ccedil;eyreği Ehl-i Beyt&rsquo;i kapsamaktadır. </strong>Hz. Ali de Ehl-i Beyt&rsquo; in reisi konumundadır. Yalnız <strong>Hz. Ali</strong> i&ccedil;in &ouml;zel olarak inen ayetler<strong> &uuml;&ccedil; y&uuml;z&uuml;n </strong>&uuml;st&uuml;ndedir&rdquo;<strong>. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayetlerden<strong> bazıları şunlardır: </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>1- Vel&acirc;yet Ayeti</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Sizin veliniz, ancak Allah, O&rsquo;nun Resul&uuml; ve <strong>zikir ederken</strong> r&uuml;ku halinde zekat veren m&uuml;minlerdir. Kim Allah&rsquo;ı, O&rsquo;nun Resul&uuml;&rsquo;n&uuml; ve s&ouml;z&uuml; edilen m&uuml;minleri <strong>veli</strong> edinirse, hi&ccedil; ş&uuml;phesiz, galip gelecek olanlar, Allah&rsquo;ın taraftarlarıdır.&rdquo;(<strong>Maide: 55-56)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>2- Tebliğ Ayeti</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Ey Peygamber, Rabbinden sana indirilen emri insanlara ilet. Eğer yapmazsan, O&rsquo;nun el&ccedil;iliğini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur...&rdquo;<strong>(Maide: 67)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;<strong>Tebliğ Ayeti</strong>&rdquo; diye bilinen bu ayet, Hz. Peygamber, <strong>Veda</strong> <strong>Haccı&rsquo;ndan&nbsp;Medine&rsquo;ye d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; zaman, Gadirhum&rsquo;da</strong> nazil oldu. Hz. Muhammed,&nbsp;<strong>Cuhfe&rsquo;ye</strong> vardıklarında &ldquo;<strong>Gadirhum</strong>&rdquo; denilen yerde ş&ouml;yle buyurdular:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Benim Allah tarafından davet edilip de <strong>icabet etme</strong> zamanın yaklaşmıştır. Ş&uuml;phesiz ki, ben de sorumluyum, siz de sorumlusunuzdur. &Ouml;yleyse şimdi siz ne diyorsunuz?&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Ashab</strong> ş&ouml;yle dediler: &ldquo;Biz <strong>şahadet</strong> ediyoruz&rdquo;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sonra Hz. Muhammed ş&ouml;yle buyurdular:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Siz, Allah&rsquo;tan başka bir ilah olmadığına, <strong>Muhammed&rsquo;in</strong> O&rsquo;nun <strong>kulu ve el&ccedil;isi</strong> olduğuna, cennet ve cehennemin hak olduğuna <strong>şahadet</strong> ediyor musunuz?&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Ashab</strong> yeniden.&rdquo;Şahadet ediyoruz.&rdquo; dediler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed: &ldquo;<strong>Allah&rsquo;ım, sen şahit ol.&rdquo; Diyerek ş&ouml;yle Buyurdular. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Ey insanlar! Ben sizden &ouml;nce <strong>(Kevser Havuzu başında) hazır olacağım ve siz havuz</strong> başında benim yanıma geleceksiniz. O havuzun genişliği, <strong>Busra ile San&rsquo;a</strong> arası kadardır. O havuzda, g&ouml;kteki yıldızlar kadar <strong>g&uuml;m&uuml;ş</strong><strong> kadehler vardır</strong>. Orada, ben <span style="font-weight: bold;">iki değerli ve kıymetli emanetim hakkında sizi sorguya &ccedil;ekeceğim. O halde onlara karşı benden sonra nasıl davranacağınıza</span> dikkat edin.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ashabdan biri: &ldquo;<strong>Ya Resulullah! O iki değerli emanetin nedir</strong>?&rdquo; diye sordu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Muhammed</strong> ş&ouml;yle buyurdular: <strong>&lsquo;Kuran ve Ehl-i Beytime </strong>ipine sım sıkı sarılın<strong>. Kevser Havuzunda </strong>her iki emanet bir birinden ayrılmadan bana ulaşacaktır. Ehl-i Beyt&rsquo;im<strong>, Nuh&rsquo;un gemisi </strong> gibidir. Gemiye binenler kurtuldular, binmeyenler helak oldular&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed sonra Hz. Ali&rsquo;nin elinden tutup yukarıya kaldırıp ş&ouml;yle buyurdular:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Ey insanlar! Allah benim <strong>mevl&acirc;mdır</strong>, ben de <strong>sizin mevl&acirc;nızım ve ben kimin mevl&acirc;sı isem, Ali de onun mevl&acirc;sıdır</strong>. Allah&rsquo;ım, <strong>onu seveni sev, ona d&uuml;şman olana d&uuml;şman ol </strong>, ona yardım edene yardım et, onu yalnız bırakanı yalnız bırak, onu seveni sev, ona buğzedene buğzet.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ve peşinden buyurdular: &ldquo;<strong>Allah&rsquo;ım, şahit ol</strong>!&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Tam o sırada ayet nazil oldu:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;&hellip;..Bug&uuml;n dininizi size <strong>k&acirc;mil</strong> ettim, size <span style="font-weight: bold;">verdiğim nimetimi tamamladım ve İsl&acirc;m&rsquo;ı</span> size din olarak beğendim.&rdquo; (<strong>Maide: 3)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;(Ey Peygamber!) Sen ancak bir <strong>uyarıcısın</strong> ve her topluluk i&ccedil;in bir <strong>hidayet &ouml;nderi</strong> vardır.&rdquo; <strong>(Ra&rsquo;d: 7)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Taber&icirc;, Fahr-i Raz&icirc;&nbsp;ve Suyut&icirc;&rsquo;den</strong> rivayet edilmiştir:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Hz. Muhammed elini g&ouml;ğs&uuml;ne koyup ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Benim vazifem <strong>uyarıp</strong><strong> korkutmaktır, ve her kavmin bir hidayet &ouml;nderi</strong> vardır.&rdquo; Sora <strong>Hz. Ali</strong>&rsquo;yi işaret ederek ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;<strong>Hidayet &ouml;nderi sensin ya Ali</strong>!</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;<strong>İman etmiş olan kimse, yoldan &ccedil;ıkmış</strong> olan kimse gibi olur mu hi&ccedil;? Elbette bir olmazlar<strong> &rdquo;. (Secde: 18)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Velid bin Ukbe&rsquo;den</strong> aktarıldığına g&ouml;re bu ayette ki &ldquo;<strong>m&uuml;min&rdquo;den maksat</strong>, <strong>Hz. Ali&rsquo;dir</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Acaba Rabbinden <strong>apa&ccedil;ık bir delile</strong> sahip bulunan, onu yine ondan bir <strong>şahit</strong> izleyen (...) kimse mi (yalanlanacak)?&rdquo;(<strong>H&ucirc;d: 17</strong>)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayette zikredilen &ldquo;apa&ccedil;ık bir delil&rdquo;, Hz. Muhammed, &ldquo;<strong>şahit</strong>&rdquo; ise <strong> Hz. Ali&rsquo;dir</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;... ş&uuml;phesiz ki Allah onun (Peygamber&rsquo;in) dostudur, Cebrail ve <strong>m&uuml;minlerin salihi</strong> de...&rdquo; <strong>(Tahrim: 4)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Gene bu ayette anılan &ldquo;<strong>m&uuml;minlerin salihi</strong>&rdquo;. <strong>Hz. Ali&rsquo;dir</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;<strong>Belleyip kavrayan kulak</strong> da onu bellesin<strong>.&rdquo; (Hakka: 12)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Muhammed</strong>, bu ayeti okuduktan sonra <strong>Hz. Ali&rsquo;ye</strong> bakarak buyurur: &ldquo;Allah&rsquo;tan istedim kibubelleyip kavrayan kulak<strong> senin kulağın </strong>olsun.&rdquo; <strong>Hz. Ali&rsquo;de</strong> daha sonra ş&ouml;yle der: &ldquo;<strong> Hz. Peygamber&rsquo;den duyduğum hi&ccedil;bir şeyi unutmadım</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;Ş&uuml;phe yok ki Rahman, iman edenler ve iyi işlerde bulunanlara karşı (g&ouml;n&uuml;llerde) bir sevgi bırakacaktır.&rdquo; <strong>(Meryem: 96)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz</strong>.<strong> Muhammed, Hz.</strong> <strong>Ali&rsquo;ye</strong> ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;YaAli, de ki: Allah&rsquo;ım, benim i&ccedil;in <strong> kendi katında </strong>birahit kıl ve<strong> m&uuml;minlerin kalbinde </strong>bana karşı bir sevgi bırak.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;<strong>İman edenler ve iyi işlerde bulunanlarsa, işte onlardı</strong>r <strong>yaratılmışların en hayırlıları.&rdquo; (Beyyine: 7) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz</strong>. <strong>Muhammed</strong>, ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;<strong>Ya Ali! Ayette s&ouml;z&uuml; edilen kişiler, sen ve sana uyanlardır</strong>.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hacılara su dağıtmayı ve <strong>Mescid-i Haram&rsquo;ı</strong><strong> onarmayı, Allah&rsquo;a ve ahiret</strong> g&uuml;n&uuml;ne iman eden ve Allah yolunda<strong> cihad edenlerin imanı ile bir mi tutuyorsunuz?...&rdquo; Tevbe</strong>: <strong>19) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Burada <strong>İman edenden</strong> maksat, <strong>Hz. Ali&rsquo;dir</strong>. Tevbe s&uuml;resi indiğinde <strong>(Hicretin 9. yılı)</strong> Hz. Muhammed, <strong>Hz. Ali&rsquo;yi</strong> &ldquo;Hacılara tebligatları bildirmeye <strong>el&ccedil;i</strong> olarak tayin eder ve <strong>Hz. Ali</strong> orada Hacılara <strong>4 Maddelik</strong> bir teblikatta bulunur. Bunun bir <strong>anlaşma olup anlaşma s&uuml;resinin sonuna kadar y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kte kalacağını beyan eder.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Durdurun onları, onlar<strong> sorguya </strong>&ccedil;ekileceklerdir&rdquo;<strong> (Saffat: 24)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed<strong> bu ayet i&ccedil;in </strong>ş&ouml;yle buyurur<strong>: &ldquo;</strong>Onlar, <strong>Ali bin Ebi Talib&rsquo;in velayetinden</strong> sorguya &ccedil;ekileceklerdir&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Biz seni onlardan alıp g&ouml;t&uuml;rsek de <strong>yine</strong> onlardan intikam alırız<strong> &rdquo; &ldquo;(Zuhruf: 41) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed<strong> bu ayet i&ccedil;in </strong>deş&ouml;yle buyurur<strong>: &ldquo;</strong>Bu ayet <strong>Ali bin Ebi Talib</strong> hakkında indi. Kendisi benden sonra ahdi bozanlardan, adaletten sapıp zulmedenlerden ve dinden &ccedil;ıkanlardan intikam alacaktır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Nihayet o g&uuml;n (d&uuml;nyada yararlandığınız) <strong>nimetlerden</strong> elbette ve elbette hesaba &ccedil;ekileceksiniz<strong>.&rdquo; (Tekas&uuml;r: 8) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>İmam Cafer Sadık bu ayet i&ccedil;in ş&ouml;yle buyurur: &ldquo;</strong>Nimetler<strong>, </strong>Emir&uuml;l M&uuml;minin<strong> Ali bin Ebi Talib&rsquo; in velayetidir&rdquo;. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Allah g&ouml;n&uuml;llerinde hastalık olanların <strong>kinlerini</strong> hi&ccedil; meydana &ccedil;ıkarmayacak mı sandılar, dileseydik biz sana onları g&ouml;sterirdik, sen de onları y&uuml;zlerinden tanırdın, ant olsun ki sen onları <strong>s&ouml;zlerinden</strong> tanırdın&rdquo; <strong>(Muhammed: 29-30) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayette de<strong> Hz. Ali&rsquo;ye kini olanlar </strong>kast edilmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Senden &ouml;nce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak g&ouml;ndermedik. Eğer bilmiyorsanız, <strong>bilenlere</strong> sorun&rdquo;<strong>. (Nahl: 43)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Biz, senden &ouml;nce de, kendilerine vahiy verdiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak g&ouml;ndermedik. Eğer bilmiyorsanız <strong>bilenlerden</strong> sorunuz&rdquo;<strong>. (Enbiya: 7)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Burada <strong>Nahl</strong> Suresi <strong>43</strong> ve <strong>Enbiya</strong> Suresi <strong>7</strong>. ayetlerde bahs edilen &ldquo;<strong>Bilenlerden&rdquo;</strong> kast edilen kişi gene <strong> Hz. Ali&rsquo;dir</strong>. Keza Hz. Ali&rsquo;de bunu ş&ouml;yle doğrulamaktadır. &ldquo;<strong>Zikir Ehli biziz&rdquo;</strong>.&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Ali ş&ouml;yle</strong> buyururlar: Bu &uuml;mmet <strong>yetmiş &uuml;&ccedil; fırkaya b&ouml;l&uuml;nd&uuml;, yetmiş ikisi&nbsp;ateşin i&ccedil;inde ve biri &ndash;Ki Allah haklarında ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo; </strong>Yarattıklarımızdan hakka hidayet eden ve adaleti yerine getiren bir &uuml;mmet vardır<strong>&rdquo; (Araf: 181), </strong>onlar<strong> ben ve benim </strong>tabilerim(benim <strong> yolumu takip edenler</strong>)&rsquo;dir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>De ki<strong>: Hak geldi, batıl yıkıldı, batıl zaten yıkılacaktı&rdquo; (İsra: 81</strong>)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali<strong>, Hz. Muhammed&rsquo;in</strong> omuzlarına &ccedil;ıkarak putları kırdığında bu ayet&nbsp;iner. Bu ayette<strong> haktan </strong>maksat<strong> Hz. Ali, </strong>batıldan maksat da<strong> putlardır.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;İman</strong> edip de <strong>salih ameller</strong> işleyenler <strong> yaratılmışların</strong><strong> en hayırlısıdır&rdquo;. (Beyyine: 7)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Muhammed</strong>. Hz. Ali&rsquo;ye ş&ouml;yle buyurur: Onlar sen ve sana uyanlardır Ya Ali. Kıyamet&nbsp;g&uuml;n&uuml;nde razı olmuş ve <strong>rıza g&ouml;rm&uuml;ş</strong><strong> olarak geleceksiniz, senin d&uuml;şmanların ise gazap ve</strong> su&ccedil; y&uuml;kl&uuml; olarak gelecekler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Kıyamet g&uuml;n&uuml;nde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Adem oğullarından, onların bellerinden z&uuml;rriyetlerini &ccedil;ıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz </strong> değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) <strong>ş&acirc;hit</strong> olduk (<strong>Kal&uuml; bel&acirc;),</strong> dediler&rdquo;. (<strong>Araf: 172) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed bu ayet i&ccedil;in ş&ouml;yle buyururlar. <strong>&ldquo;Allah </strong>da onlara ş&ouml;yle buyurdu<strong>: Ben Rabbinizim, Muhammed Peygamberiniz, Ali de Emir&rsquo;inizdir&rdquo;.&nbsp;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Ve aralarında bir <strong>m&uuml;ezzin</strong> (m&uuml;nadi), <strong>Allahın laneti</strong> yalancıların &uuml;zerine olsun diye bağırır<strong>.(Araf: 44)</strong>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Muhammed bin Hanefi&rsquo;</strong>denaktarıldığına g&ouml;rebabası<strong> Hz. Ali </strong>ş&ouml;yle buyurdu<strong>: &ldquo;..ayetindeki&nbsp;m&uuml;ezzin&nbsp;(m&uuml;nadi) benim&rdquo;.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;&Ouml;nde</strong> ge&ccedil;enler, <strong>&ouml;ne</strong> ge&ccedil;mişlerdir<strong>&rdquo; (Vakia: 10) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu ayette bahs edilen<strong> &uuml;mmetin &ouml;nde gideni Hz. Ali&rsquo;dir.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Senden &ouml;nceki peygamberlere sor&rdquo; (Zuhruf: 45)</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Resulullah<strong> Miraca </strong>&ccedil;ıktığında Allahu Teala onunla birlikte <strong>b&uuml;t&uuml;n Peygamberleri</strong> bir araya topladı ve ş&ouml;yle buyurdu: <strong> &ldquo;Ey Muhammed, &lsquo;Senden &ouml;nceki peygamberlere sor,&rsquo; ne &uuml;zere g&ouml;nderildiniz?&rdquo; </strong>Hz. Peygamber sorunca dediler ki:Biz<strong>, L&acirc; il&acirc;he illall&acirc;h </strong>şehadeti<strong>, senin peygamberliğinin </strong><strong>ikrarı ve Ali bin Ebi Talib&rsquo;in </strong>velayeti &uuml;zerine g&ouml;nderildik<strong>.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Aralarında perde vardır, <strong>Araf&rsquo;ın</strong><strong> &uuml;zerinde onları y&uuml;zlerinden tanıyan</strong> adamlar vardır<strong>.&rdquo; (Araf: 46</strong>)&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed,<span style="font-weight: bold;">Ey Ali, sen ve senden sonraki vasiler </span>Cennet ve Cehennem arasındaki <span style="font-weight: bold;">Araf&rsquo;sınız. Cennete, sizi tanıyıp, sizin de kendisini tanıdığı kimseden başka kimse ge&ccedil;meyecek. Cehenneme de sizi inkar eden ve sizin de kendisini inkar ettiği kimseden başka ge&ccedil;meyecektir.&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali de bu konuda ş&ouml;yle buyurur:<strong> &ldquo;Kıyamet </strong>g&uuml;n&uuml;nde<strong> Cennet </strong>ve<strong> Cehennem arasında duracaklar biziz. Bizi seveni&nbsp;y&uuml;z&uuml;nden tanıyıp onu Cennete ge&ccedil;ireceğiz, bizi buğzedeni de y&uuml;z&uuml;nden tanıyacağız ve Cehenneme ge&ccedil;ecek&rdquo;.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo;De ki: Benimle sizin aranızda <strong>tanık</strong> olarak <strong>Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter&rdquo; (Ra&rsquo;d: 43) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Muhammed,ş&ouml;yle buyurur<strong>. &ldquo;.. </strong>sizin aranızda<strong> tanık </strong>olarak&nbsp;bulunan<strong> Ali bin Ebi Talib&rsquo;dir&rdquo;.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Allah<strong> m&uuml;minlere&nbsp;</strong>kifayetetti<strong>&rdquo; (Ahzap: 25) </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Abdullah bin Mesud</strong>&rsquo;danaktarıldığına g&ouml;re<strong>: &ldquo;</strong>Hz. Ali<strong>, Hendek </strong>savaşında<strong> Amr bin Abduved&rsquo;i&nbsp;&ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;nde</strong> bu ayet indi&rdquo;.&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Mallarını <strong>gece</strong>, <strong>g&uuml;nd&uuml;z</strong>, <strong>gizli ve a&ccedil;ıkta harcayanlar yok mu, onların &ouml;d&uuml;lleri </strong> Rableri yanındadır, onlara hi&ccedil;bir korku yoktur, onlar <strong>mahzun</strong> da olmazlar<strong>&rdquo; (Bakara: 274). </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>İbn-i Abbas ve M&uuml;cahit</strong>&rsquo;ten aktarıldığına g&ouml;re: &ldquo;<strong>Ali&rsquo;nin d&ouml;rt dirhemi </strong>vardı<strong>, </strong>birini<strong> gece, </strong>birini<strong> g&uuml;nd&uuml;z, </strong>birini<strong> gizli, </strong>birini de<strong> a&ccedil;ık </strong>olarak<strong> nafaka&nbsp;</strong> verdi. Sonra bu ayet indi&rdquo;<strong>.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;</strong>Onlarbirbirlerine neyi soruyorlar, o b&uuml;y&uuml;k haberi mi, onda ihtilafa d&uuml;şm&uuml;şlerdir<strong>.&rdquo; (Nebe: 1, 2, 3).</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>&ldquo;Velayet hak </strong>olan Allah i&ccedil;indir<strong>.&rdquo; (Kehf: 44),</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>İmam Cafer-i Sadık&rsquo;tan aktarıldığına </strong>g&ouml;re<strong>. &ldquo;Velayet, </strong>Emir&rsquo;&uuml;l M&uuml;minin<strong> Hz. Ali&rsquo;nin velayetidir.</strong></p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 14:59:32 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali-kimdir_141.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. Ali’nin Erdemleri Kazım Balaban ÖNSÖZ</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99nin-erdemleri-kazim-balaban-onsoz_140.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="CENTER">&Ouml;NS&Ouml;Z</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sevgili Dostlar..!</p>
<div><img style="width: 215px; height: 230px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/a2538c11.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Doğduğumuz evde g&ouml;zlerimizi a&ccedil;tığımızda evimizin duvarında, yağlı bir beze sarılı ve &uuml;st&uuml; elişi dantel ile işlenmiş, beyaz kumaştan yapılan torbaya benzeyen bir paketin i&ccedil;inde tefsirli <strong>Kuran-ı</strong> <strong>Kerim</strong> vardı. Onun hemen yanında bir ka&ccedil; da b&uuml;y&uuml;k resim asılı duruyordu. Aradan zaman ge&ccedil;tik&ccedil;e duvardaki resimlerin bazıları yenilendi. Ama bir resim vardı ki zamana direnircesine yerini s&uuml;rekli korudu. Bu <span style="font-weight: bold;">Hz. Ali&rsquo;nin</span> temsili resmi idi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu &ouml;zellik elbette sadece ailemize &ouml;zg&uuml; bir şey değildi. K&ouml;ylerimizde, &ccedil;evremizde, dostlarımızın evlerinde de bu b&ouml;yleydi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali hakkında ki ilk bilgileri Alevi inancına son derece bağlı aile b&uuml;y&uuml;klerimizden &ouml;ğrendik. Onlar da &ouml;yle derin Ehl-i Beyt aşkı vardı ki, <strong> Hz. Ali&rsquo;nin </strong>veya<strong> Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in</strong> ismi her anıldığında, onların ya g&ouml;zleri doluyor, ya derin bir i&ccedil; ge&ccedil;iriyorlardı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">B&ouml;yle bir ailede b&uuml;y&uuml;d&uuml;k. B&uuml;y&uuml;klerimizin duaları bize s&uuml;rekli <strong>&ldquo;Ehl-i Beytin katarından ve didarından ayrı d&uuml;şmeyesiniz&rdquo;</strong> olurdu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sonra evimizi şenlendiren, g&ouml;nl&uuml; <strong>Ehl-i Beyt</strong> aşkı ile dolu, cemali nur gibi parlayan <strong>Seyyitlerimizden </strong>, <strong>Pirlerimizden</strong>, <strong>M&uuml;rş&uuml;tlerimizden</strong>, <strong>Rehberlerimizden</strong>, <strong>İkrarımızdan onu duyduk ve dinledik. Kendilerinden &ccedil;ok şey &ouml;ğrendiğimiz Başk&ouml;yl&uuml; Hasan Efendiyi</strong> (yeniden rahmetle yad edelim), ondan &ouml;ğrendik. Zaman ilerledik&ccedil;e Ehli Beyt, dolayısı ile Hz. Ali hakkında daha fazla &ouml;ğrenmeye, &ouml;ğrendik&ccedil;e <strong>daha fazla sevmeye</strong> başladık.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">İnsan onu yakından tanıdıktan sonra, daha &ouml;nce ne kadar b&uuml;y&uuml;k bir <strong>hazineden</strong> mahrum kaldığını &uuml;z&uuml;lerek fark ediyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onun zalime karşı <strong>yiğitliği</strong><strong> ve kahramanlığı, onun yoksula umut</strong>, mazluma <strong>derman</strong> oluşu, onun y&uuml;ksek <strong>adalet</strong> sahibi ve adil oluşu, onun <strong>bilgeliği</strong>, onun <strong>sosyal</strong>, onun <strong>&ccedil;ağdaş oluşu ve saymakla bitmeyecek kadar b&uuml;y&uuml;k erdemleri &uuml;zerinde barındırması sıradan bir insan i&ccedil;in inandırıcılıktan uzak gibi g&ouml;r&uuml;nebilir. Ama kaynaklarına inip onu tanıyanların aktardıklarını okuduğunuzda bunun anlamını daha iyi kavrıyorsunuz. Y&uuml;zyıllardır Alevi Ozanların</strong>, <strong>Erenlerin</strong>, <strong>Evliyaların, onun methine doyamayanların anlattıkları &ldquo;Hikmetinin sırrına varamadık ya Ali&rdquo;</strong> s&ouml;zlerindeki derin aşkı kısmen de olsa fark ediyorsunuz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Muhammed</strong> bir Hadisinde ş&ouml;yle buyururlar. <span style="font-weight: bold;">&ldquo;</span><span style="font-weight: bold;">Ben ilim şehriyim</span><span style="font-weight: bold;">,</span><strong> Ali onun kapısıdır. İlim arayan kapıya gelsin&rdquo;</strong><strong>. Bu hadisin okunmasından sonra yaşananlara baktığımızda y&uuml;zlerce insanın Hz. </strong>Ali&rsquo;den <strong>ilim ve irfan</strong> almak i&ccedil;in adeta sıraya girdiklerini g&ouml;r&uuml;r&uuml;z.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ondan ilim ve irfan alanlar kimi oturdu bunu bir yerlere yazdı, kimi bunu evlatlarına veya dostlarına aktardılar. Onlar da bunu kuşkusuz başkalarına aktardılar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Aktarıla, aktarıla g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar geldi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ehl-i Beyt dostlarında, o zamanı ve kişileri anlatan o kadar <strong>zengin</strong> bir birikim var ki, hangi olayı &ouml;ğrenmeye kalksanız y&uuml;zlerce <strong>kaynak</strong>, y&uuml;zlerce <strong>tanığa ulaşırsınız. Aktardıkları konular arasında a</strong>deta <strong>s&ouml;z birliği etmişlercesine sadece &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k n&uuml;ans farklılıkları g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n&uuml;z. </strong>Bu benzerlik <strong>Mısır&rsquo;da</strong> ki alimde, <strong>Basra&rsquo;da</strong> ki Bilgede, <strong>Balkanlarda</strong> ki Bektaşi ve Anadolu&rsquo;da ki <strong>Seyyit&rsquo;te</strong> de b&ouml;yledir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hepsi <strong>aşk ile bağlanmış ona. Hepsi ondan ilham</strong> almış, onda <strong>ışık g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bunları okuduğunuzda neden 1400 yıldır onbinlerce yol evladının b&uuml;y&uuml;k bir aşk ile <strong>&ldquo;Eşiğine y&uuml;z s&uuml;rmek nasip olurmu ya Ali?&rdquo;</strong><strong> diye &ouml;zlemle tutuştuklarını daha iyi anlarsınız.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali zamanın en b&uuml;y&uuml;k <strong>bilgesi</strong>, <strong>filozofu, devlet adamı, askeri, din adamı</strong> ve <strong>adaletli</strong> bir uygulayıcısıdır. Onu sadece elinde <strong>Z&uuml;lfik&acirc;r&rsquo;ı</strong> ile <strong>D&uuml;ld&uuml;l&rsquo;&uuml;</strong> &uuml;zerinde mazlumun ahını alan bir yiğit olarak tanımlamak yetmez. Onun erdemleri aslında &ccedil;ok ama &ccedil;ok daha fazladır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Biz bu kitabı hazırlarken ulaştığımız <strong>kaynakların</strong><strong>, aktarmamız gereken cevahirin</strong> &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kısmını aldık. Onun siyasal kavgalarının detaylarına girmedik. Onun yiğitliklerini konu edinen Cenklerine, Ehli Beyt&rsquo;i kapsayan boyutlarına girmedik. Yer darlığı sebebi ile sadece <strong>k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ouml;rneklerle</strong> sınırlamaya &ccedil;alıştık.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevilik <span style="font-weight: bold;">4 Kitabı Hakk</span> g&ouml;r&uuml;r. Biz ezelden beri <strong>(Kal&uuml; Bela</strong>) Hakk dinini savunuyoruz derler. Hz. Ali elbette diğer <strong>Semavi</strong> kitaplarda da yazılıdr. Okunur ve bilinir. <strong> Biz Oraya da girmedik</strong>. Sadece dar bir alandan <strong>derleme yapmaya</strong> &ccedil;alıştık.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onun hakkında dile getirilen, aktarılan <strong>okyanus</strong> kadar bilginin ve <strong>erdemin</strong> sadece bir ka&ccedil; damlasını buraya almaya &ccedil;alıştık. Bu y&uuml;zden almadığımız ve aktarmadığımız diğer sayısız &ouml;rneğin eksikliğinden dolayı dostlarımız bizi hoş g&ouml;rs&uuml;nler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bug&uuml;n <strong>d&uuml;nya haritasına</strong> baktığımızda g&ouml;ze ilk &ccedil;arpan İslam &uuml;lkelerinde ki g&ouml;r&uuml;nt&uuml; insanı &uuml;rk&uuml;tmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bazen oturup d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz. Acaba Hz. Muhammed ve Hz. Ali <strong>bu İslam i&ccedil;in mi &ccedil;abaladılar? </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu İslam i&ccedil;in mi savaştılar?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu İslamı mı yer y&uuml;z&uuml;nde egemen kılmak istediler?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Kesinlikle Hayır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Bu İslam, onların İslamı değil. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu uygulama ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml; onların istediği İslam değil.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onların İslamı kitapta kısaca değindiğimzi <strong>Rıza şehri</strong><strong> İslamıdır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onların İslamı <strong>Tasavvuf</strong> İslamıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onların İslamı <strong>İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini</strong> 1400 sene &ouml;nce kaleme alan ve uygulayan İslamdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Sevgi ve Barış İslamıdır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bir arada ve<span style="font-weight: bold;"> kardeş&ccedil;e, dost&ccedil;a </span>yaşama İslamıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Eşit haklara ve <strong>Hukukun &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;</strong><strong> esas alan İslamdır. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&ouml;ze ilk &ccedil;arpan ve şimdi genellikle uygulamada olan bu İslam ise <strong>Emevi</strong> İslamıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu dini <strong>Kılı&ccedil; zoru</strong> <strong>ile</strong> benimseyenlerin İslamıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">İslam dinini <strong>intikam</strong> ve <strong>kin</strong> &uuml;zerine oturtan, <strong>talan</strong> ve <strong>soygunlara</strong> alet eden, <strong>bağnaz </strong> ve <strong>yobazlık &uuml;zerine kurulu olan ve akıttığı kana bir t&uuml;rl&uuml; doymayan</strong> İslam, Hz. Ali&rsquo;nin İslamı değildir ve olamaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Diri diri <strong>insan yakan</strong>, Din adına <strong>fetva</strong> verip <strong>iftiralar</strong> atan ve <strong>katliamlara</strong> davetiye &ccedil;ıkaran, mazluma <strong>ah</strong> <strong>&ccedil;ektiren</strong>, kendi dışındaki <strong>t&uuml;m değerleri</strong><strong> red eden anlayış İslam değildir ve olamaz. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin <strong>erdemleri</strong> ve <strong>tarihi duruşu bilinmeden onun hakkında yapılan değerlendirmeler insanı yanıltabilir. Onu &ccedil;&ouml;z&uuml;ms&uuml;zl&uuml;ğe</strong> g&ouml;t&uuml;rebilir veya &ccedil;&ouml;z&uuml;m adı altında <strong>başka bir yanlışa</strong><strong> y&ouml;nlendirebilir. Bunu gidermenin biricik yolu, s&ouml;z konusu kavramı irdeleyerek değerlendirmektir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onu kalemler <strong>yazmakla</strong> bitiremez. Onu diller <strong>okuyarak</strong> tam anlatamaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Arada bir dalar gidersiniz. Acaba <strong>bağlama olmasaydı Anadolu&rsquo;nun m&uuml;ziği, &ccedil;oşkusu b&ouml;yle zengin</strong> olabilir miydi? <strong>Beyitler, deyişler</strong> o zaman b&ouml;yle <strong>etkileyici</strong> olur muydu?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bağlama olmasaydı her halde Anadolu m&uuml;ziğinde b&uuml;y&uuml;k bir <strong>eksiklik</strong> olurdu. Tuzu katılmamış yemek gibi her halde <strong>&ccedil;ok lezzetsiz</strong> olurdu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali olmasa Alevilikte her halde b&ouml;yle <strong>i&ccedil;i boş</strong> <strong>bir Alevilik</strong> olurdu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong>Hz. Ali&rsquo;siz bir Alevilik ne oluşabilir, ne anlatılabilir, nede d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lebilir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali sevgisi, Aleviliğin sadece <strong>lezzeti</strong> değil, ayrıca onun <strong>izzeti</strong> ve <strong>ikramıdır</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Onun <strong>kemali</strong> ve <strong>erdemidir</strong>. Onun <strong>Alfabesi</strong>, onun <strong>okulu</strong>, onun <strong>diplomasıdır</strong>.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevilik onunla g&uuml;zel olur, onunla g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;n&uuml;r, onunla savunulur ve onunla yaşanılır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;nin yeri bug&uuml;nk&uuml; <strong>g&ouml;r&uuml;nen d&uuml;nya haritasında</strong> belki <strong>hak ettiği yer değildir ama o sevenlerinin kalbinde </strong> b&uuml;y&uuml;k bir yer edinmiştir. Elbette <strong>g&ouml;n&uuml;ll&uuml;</strong> bir yer edinmedir bu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu kitap onu sevenlere y&ouml;nelik hazırlanmıştır. Arife tarif gerekmez, Onu sevmek bir <strong>Rızalık (G&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k) işidir. </strong>Sohbetimiz zehiri bal edenlerledir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Muhabbetlerimle</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kazım Balaban / Eyl&uuml;l 2005 Viyana</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&uuml;zel aşık cevrimizi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Ccedil;ekemezsin demedim mi?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu bir rıza lokmasıdır</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yiyemezsin demedim mi?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yemeyenler kalır na&ccedil;ar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&ouml;zlerinden kanlar sa&ccedil;ar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu bir demdir gelir ge&ccedil;er</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Iacute;&ccedil;emezsin demedim mi?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Pir Sultan Abdal Şah&rsquo;ımız</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakka ulaşır ahımız</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dost yoludur Semah&rsquo;ımız</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Uyamazsın demedim mi?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">d</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="CENTER"><em>G&uuml;l veren elde g&uuml;l kokusu kalır.</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&Ccedil;in atas&ouml;z&uuml;</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 14:45:55 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99nin-erdemleri-kazim-balaban-onsoz_140.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. Ali&apos;nin Düşünce Denizinden Bir Kaç Damla</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-alinin-dusunce-denizinden-bir-kac-damla_139.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 222px; height: 239px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/4ea62816.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali &uuml;zerine yaptığımız değerlendirmelerde, Hz. Alinin &ldquo;bilindik&ccedil;e, tanındık&ccedil;a, derinlemesine incelendik&ccedil;e sevileceği&rdquo; tespitini yapmıştık. Bu tespitten hareketle bilgimiz &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nce Hz. Ali'ye ait bazı s&ouml;zleri anlamlandırmaya &ccedil;alışacağız. Hemen ilave edelim ki Hz Ali'yi en m&uuml;kemmel, eksiksiz, b&uuml;t&uuml;n olarak anlatmaya değil bizlerin, hi&ccedil; bir insanın g&uuml;c&uuml; yetmez. Herkes ancak anladığı, bildiği, kavradığı kadarıyla Hz Ali'yi anlatabilir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali bir rehberdir, &ouml;nderdir, kılavuzdur, inanandır, dava insandır, iyi bir baba, &ouml;rnek bir eştir... &nbsp;Daha bir &ccedil;ok meziyeti olan, anlamlı yaşamın sahibi, uygulayıcısı, yol g&ouml;sterici y&uuml;ce bir şahsiyettir. İnan&ccedil; boyutuyla da Hz. Ali elbette ki &ouml;nemlidir. Ancak bizler bu &ccedil;alışmayla, inan&ccedil; y&ouml;n&uuml; olmakla beraber daha &ccedil;ok diğer y&ouml;nleriyle onu anlamaya &ccedil;alışacağız. Onun s&ouml;zleri doğrultusunda bir kez daha hayatımızı sorgulayıp, doğru bildiklerimizi g&ouml;zden ge&ccedil;ireceğiz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><em>Cimrilik utan&ccedil;tır; korkaklık eksiliktir; fakirlik, insanı haklılığını dile getiremez kılar; yoksul, kendi &ouml;z vatanında gariptir.</em></strong>(1)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali'nin b&uuml;t&uuml;n hikmetli s&ouml;zlerinde olduğu gibi bu hikmetli s&ouml;zlerinde de birden fazla hayati dersler var. En başta cimriliği utan&ccedil; verici olarak değerlendiriyor. Maddiyatın ama&ccedil; olmadığı, ara&ccedil; olduğunu dile getiriyor ve korkaklığı da eksiklik olarak değerlendiriyor Hz. Ali. Okuyanlara/dinleyenlere ilk başta şaşırtıcı gelen ve zıtlıkmış gibi algılanan, cimriliğin mahkum &nbsp;ediliyor olması &nbsp;ve hemen ardından&nbsp; fakirliğin, yoksulluğun ne kadar k&ouml;t&uuml; olduğuna vurgu yapılıyor olması Hz. Ali'nin olaylara/olgulara yaklaşımının bildik yaklaşımlardan ne kadar farklı olduğunun g&ouml;stergesidir. Bir yandan cimriliği utan&ccedil; olarak değerlendirirken diğer yandan fakirliğinde ne kadar olumsuz olduğunu, fakir insanın haklıyken fakirliğinden dolayı haksız duruma kolayca d&uuml;şebileceğini anlatıyor. Bu bir &ccedil;elişki değil. İlk başta &ccedil;elişki gibi algılansa da &ouml;zde b&uuml;t&uuml;nl&uuml;kl&uuml; bir durumdur. Fakirlik, yoksulluk, beş parasızlık anlatılmayacak derecede k&ouml;t&uuml; bir durumdur. Hz. Ali'nin deyimiyle kendi yurdundayken gurbetliği yaşamaktır. Fakirlik bu denli acımasız bir k&ouml;t&uuml;l&uuml;kken cimrilik de en az onun kadar k&ouml;t&uuml;d&uuml;r. Cimrilik, paranın, maddiyatın esiri olmaktır. D&uuml;nyaya, yaşama bu eksende bakmaktır. B&uuml;t&uuml;n &nbsp;ilişkilere maddi &ccedil;ıkar &ccedil;er&ccedil;evesinde yaklaşmaktır. Bizlerinde buradan &ccedil;ıkardığı ders; maddiyat ara&ccedil;tır maddiyat ama&ccedil; değildir. Paylaşmamak, cimrilik benciliktir, utanılması gereken bir durumdur. Ancak bu demek değildir ki bir lokma bir hırka yaşayacağız. Hayır, maddi imkanlarımızı m&uuml;mk&uuml;n mertebe mevcut şartlar i&ccedil;inde en iyi yere getireceğiz. Getirmede amacımız asla başkalarını k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;rmek, aşağılamak, maddi g&uuml;c&uuml;m&uuml;zden dolayı imtiyaz elde etmek değildir. amacımız, toplumumuzun şahsında insanlığa maddi g&uuml;c&uuml;m&uuml;zle de manevi g&uuml;c&uuml;m&uuml;zde olduğu gibi hizmet etmektir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><em>İlim, &ccedil;ok değerli bir mirastır. Edep, s&uuml;rekli yenilenen/tazelenen bir elbisedir. D&uuml;ş&uuml;nce, saf/berrak bir aynadır. </em></strong>(2)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İlim bilgidir. Bilgi en değerli birikimdir. Maddi manada miras sahibi olabilir insan. Ancak bu miras &ccedil;abuk kaybedilebilinir de. Her birimiz sayısız &ouml;rneklere şahit olmuşuzdur. Kişinin atasından maddi miras kalmıştır ama &ccedil;ok kısa bir zamanda t&uuml;ketmiştir. Oysa ilim b&ouml;yle basit şekilde t&uuml;ketilecek bir miras değildir. Aksine, t&uuml;ketildik&ccedil;e yani anlatıldık&ccedil;a, paylaşıldık&ccedil;a artan bir şeydir. Bilim, insanı hayatın b&uuml;t&uuml;n &nbsp;alanlarında en &ouml;nemli yardımcısıdır. &Ouml;yleyse &ccedil;ocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras bilimdir. Bilimde bilindiği gibi eğitim yolu ile elde edilir. Dolayısıyla salt okul eğitimi değil, onun ile beraber hangi yaşta ve hangi eğitim seviyesinde olursak olalım, kendimize ve &ccedil;ocuklarımıza yapabileceğimiz en g&uuml;zel iyiliklerden biri bilim sahibi olmaktır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Edepli olmak sadece bir takım toplumsal ahlaki kurallara uymak ile sınırlandırılamaz. Toplumsal ahlaki kurallar ile beraber bir b&uuml;t&uuml;n halinde en g&uuml;zel, iyi, ideal davranışın sahibi olmaktır. Bunu toplumsal zorunluluktan, kurallardan dolayı bi&ccedil;imsel şekilde uygulamaktan ziyade kişiliğimize yedirerek edepli bir kişilik olmalıyız.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">D&uuml;ş&uuml;nce; dış evrenin insan zihnine yansımasıdır. D&uuml;ş&uuml;nmek insanın yaşama anlam katması, kendisini muhasebe etmesidir. Felsefi bir deyimle, &ldquo;d&uuml;ş&uuml;nmek var olmaktır&rdquo;. Tefekk&uuml;r, derin d&uuml;ş&uuml;ncedir. Derin d&uuml;ş&uuml;ncelere dalma, yoğunlaşmadır. Varsa sorunlara &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmadır. Anlam vermedir. Bir g&ouml;r&uuml;şe g&ouml;re tefekk&uuml;r yani derin d&uuml;ş&uuml;nme, yoğunlaşma; meditasyondur. Bazı kimseler var olan sorunlarını, sıkıntılarını d&uuml;ş&uuml;nmek bile istemiyorlar. B&ouml;ylece sorunlarını alt ettiklerini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorlar. Bizce bu ka&ccedil;ış, yok sayma doğru bir davranış değildir. Yok sayarak sorunlar &ccedil;&ouml;z&uuml;lmediği gibi bir yere de varılmaz. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;p, yoğunlaşıp &ccedil;&ouml;z&uuml;mler aramak en doğru yaklaşımdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><em>İnsanlarla &ouml;yle bir hukukunuz olsun ki, siz &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;zde size ağlasınlar, siz yaşarken de sizi &ouml;zlesinler. </em></strong>(3)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ne g&uuml;zeldir değil mi insanlarla, b&uuml;t&uuml;n olarak insanlıkla, kendinle, doğayla barışık bir şekilde dost olmak, yaşamak. Kardeş&ccedil;e bir paylaşımla iyiliği uygulayarak/uygulamaya &ccedil;alışarak yaşamak. Art niyet taşımadan, &ouml;n yargılardan sıyrılmış olarak, anlamaya &ccedil;alışarak insanlarla yaşamak en g&uuml;zelidir. Oysa tersi oluyor &ccedil;oğu zaman. &Ouml;n yargı, anlayışsızlık, fesatlık, karşısındakinin a&ccedil;ığını arama oluyor &ccedil;oğunlukla. B&ouml;yle bir insana &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nde ağlanmaz, yaşadığında kimse onu &ouml;zlemediği gibi dara d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde, zorda kaldığında da kimse yardımına koşmaz. Bu mahkum edilmesi gereken bir kişiliktir. Hz. Ali'de bizlere bunu &ouml;ğ&uuml;tl&uuml;yor. Hz. Ali, başka bir s&ouml;z&uuml;nde de şunları s&ouml;yl&uuml;yor; &ldquo;<strong><em>insanların en acizi, dost edinmekten aciz olandır. Ondan daha acizi ise, kazandığı dostları kay</em></strong><em>bedendir.&rdquo;</em> (4) İnsanlarla iyi ge&ccedil;inmeyi, dost olmayı, doğru insan olmayı, insan ilişkilerinde karşıdakinden beklemeden kendinden &ouml;zverili olmayı &ouml;ğ&uuml;tl&uuml;yor. Var olan dostlarımızın, mevcut dostluklarımızın kıymetini bilmemizi &ouml;ğ&uuml;tl&uuml;yor. Kendimizin doğru bir kişilik olup olmadığını sorgulamadan hep karşımızdakinin doğru kişi olmasını bekleriz. Bu doğru bir tutum değildir. Kendimizden başlamalıyız. Bizler dost olunabilinecek kişilikler miyiz? Dostlarımızın dostluklarına layık kişiler miyiz?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><em>Korku, &uuml;mitsizlikle ve yersiz utanga&ccedil;lıkta mahrumiyetle eş olmuştur. Fırsat, bulut gib ge&ccedil;ip gitmektedir; &ouml;yleyse hayırlı fırsatları elde etmeye &ccedil;alışın/hayırlı fırsatları ganimet bilin</em></strong>.(5)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Daha &ouml;nceleri de değindiğimiz gibi korkaklık insanı hedeflerinden alı koyan en &ouml;nemli sebeplerin başında gelir. Cesaret ise bir işi başarmanın yarısıdır. Korkunun ecele faydası yok derler, aslında ecele olmadığı gibi hi&ccedil; bir şeye faydası yok korkunun. Demek ki korkmamak gerekiyor. Hz. Ali korku nedir bilmeyen bir yiğitti. Dolayısıyla bunları s&ouml;ylerken aynı zamanda pratik olarak uygulayandır da. S&ouml;yledikleriyle yaptıkları bir olan y&uuml;ce bir şahsiyettir Hz. Ali.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Yersiz utanga&ccedil;lık da insanı hakkını arayamaz bir hale getirir.&nbsp; Hz. Ali'ninde g&uuml;zel bir şekilde ifade ettiği gibi insanı en doğal haklarından mahrum bırakır yersiz utanga&ccedil;lık. Edepli olmak, iyi niyetli olmak ile karıştırılmasın yersiz utanga&ccedil;lık. Edepli olmak başkadır, hakkını aramayan utanga&ccedil;, silik kişilik olmak başkadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir noktada şans denilen olay aslında insanın karşısına &ccedil;ıkan fırsatları değerlendirmesinden başka bir şey değildir. Bu durumda şansızlık da bir bulut hızı ile gelen fırsatların heba edilmesinden başka bir şey değil. Demek ki zamanında değerlendirilmeyen bir fırsat insan hayatının ondan sonraki d&ouml;nemini belirliyor. Ya da tersi, insanın &ouml;n&uuml;ne bir fırsat &ccedil;ıkıyor ve kişi bunu en doğru şekilde değerlendiriyor. Bu şekilde kişinin fırsatı değerlendirilmesinden sonraki hayatında,&nbsp; değerlendirilen fırsat bir d&ouml;neme&ccedil; g&ouml;revi g&ouml;rm&uuml;ş oluyor. Kayıtsız şartsız herkesin &ouml;yle veya b&ouml;yle fırsatları olmuştur/yaşadığı s&uuml;recede olacaktır. Insana d&uuml;şen bu fırsatları hayatını anlamlı ve onurlu yaşaması y&ouml;n&uuml;nde en iyi şekilde değerlendirmektir. Yoksa fırsat ile &uuml;&ccedil;kağıt&ccedil;ılık anlamında kullanılan fırsat&ccedil;ılığı karıştırmamak gerekiyor. Bizlerin anlayışına g&ouml;re fırsat salt maddi imkanların daha bir &uuml;st seviyeye taşırılması değildir. Esas olan bir b&uuml;t&uuml;n halinde yaşamın anlamına uygun şekilde yaşanmasıdır. Bu noktada fırsatlar ganimettir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><em>Ameliyle bir yere varamayan kimseyi, soyu sopu bir yere ulaştırmaz. </em></strong>(6)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Amel kelimesi genelde inan&ccedil;la ilgili bir kavram olarak algılanır. Bu doğru bir algılama olmak ile beraber eksiktir de. Amel, bir b&uuml;t&uuml;n olarak yapılan iş anlamına da geliyor. Yani inan&ccedil; alanı dışında da yapılan her iş, ameldir. Bir insanın işini &ndash;her ne iş olursa olsun- en iyi şekilde yapması gerekiyor. Bu iş iyi bir davranış olduğu gibi, ekmeğimizi kazandığımız işimizde olabilir. Bizleri bir yerlere ulaştıracak olan &ndash;ki hepimizin ulaşmak istediği yakin uzak hedeflerimiz var- amelimizdir. Eğer yaptıklarımızı doğru ve d&uuml;zg&uuml;n bir şekilde yapmıyorsak, baştan savma, gayri ciddi yaklaşıyorsak hedefimize varamayız. Soyumuz kime dayanırsa dayansın, hangi etkin ailenin &ccedil;ocuğu olursak olalım, hangi gelişmiş ulusun ferdi olursak olalım bunlarla bir yere varamayız. Ailemizin, ulusumuzun stat&uuml;s&uuml; değildir bizleri hedefimize ulaştıracak olan. Biz, kendimiziz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">B&uuml;t&uuml;n bu hikmetli s&ouml;zler bizce g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze ışık tuttuğu gibi geleceğe de ışık tutar niteliktedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kaynak:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">(1)&nbsp;&nbsp; Nehc&uuml;&acute;l Belaga Hikmetli S&ouml;zler 3</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">(2)&nbsp;&nbsp; Nehc&uuml;&acute;l Belaga Hikmetli S&ouml;zler 5</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">(3)&nbsp;&nbsp; Nehc&uuml;&acute;l Belaga Hikmetli S&ouml;zler 10</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">(4)&nbsp;&nbsp; Nehc&uuml;&acute;l Belaga Hikmetli S&ouml;zler 12</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">(5)&nbsp;&nbsp; Nehc&uuml;&acute;l Belaga Hikmetli S&ouml;zler 21</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">(6)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Nehc&uuml;&acute;l Belaga Hikmetli S&ouml;zler 23</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 14:33:01 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-alinin-dusunce-denizinden-bir-kac-damla_139.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. Ali ilkelerin İnsanıdir</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali-ilkelerin-insanidir_138.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 228px; height: 245px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/853be3a7.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali ger&ccedil;eğini b&uuml;t&uuml;n y&ouml;nleriyle anlamaya, kavramaya ve m&uuml;mk&uuml;n mertebe yaşamımıza katma &ccedil;abalarımız devam ediyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali'ye asla tek boyutlu veya sıradan bir &ouml;nderlikmiş gibi bir bakış a&ccedil;ışıyla yaklaşmamak gerekiyor. Hz. Ali, sıradan bir &ouml;nderlik ve tarihte yaşamış &ouml;nemli bir tarihsel kişilik olmanın &ccedil;ok &ccedil;ok &ouml;tesinde anlamlara sahiptir. Daha &ouml;nceleri de &ccedil;eşitli vesilelerle belirtmeye &ccedil;alıştığımız gibi, Hz. Ali'yi b&uuml;t&uuml;n boyutlarıyla tanımalıyız. Hz. Ali'yi tanıdık&ccedil;a onun değerini ve temsil ettiği değerleri daha iyi &ouml;ğrenmiş ve b&ouml;ylece daha &ccedil;ok sahiplenmiş oluruz. B&uuml;t&uuml;n insanlık Hz. Ali'yi b&uuml;t&uuml;n boyutlarıyla tanıyıncaya kadar, bizler Hz. Ali'nin &ouml;nemini ve onun şahsında temsil olunan değerleri tekrar tekrar dile getirmeye devam edeceğiz. </p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali, ilkelerin insanidir. Şartlar ne olursa olsun, -hatta onun aleyhinde olsa bile- Hz. Ali asla ilkelerinden taviz vermemiştir. Oysa ilkeli olmak ge&ccedil;mişte olduğu gibi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de pek &ccedil;ok kimse tarafından pratikte değeri olmayan bir kavramdır. Bir &ccedil;ok kimse &ccedil;ıkarlarını her şeyin &uuml;st&uuml;nde tutarak, hi&ccedil; bir ilke ve kural tanımaz. &Ccedil;ıkarlar s&ouml;z konusu olunca, &ndash;&ouml;zellikle de maddiyat, para-&nbsp; ilkeler, değerler, hakkaniyet, mertlik, insanlık unutulduğu gibi her t&uuml;rl&uuml; al&ccedil;aklık, ilkesizlik utanmazca savunulur. Oysa insan ilkeleriyle vardır. Her şeyden &ouml;nce kendisine karşı saygısı vardır. Ancak maddiyat ve daha başka &ccedil;ıkarlar s&ouml;z konusu olduğunda kendisine saygısını yitiriyor, değersiz, ilkesiz bir insan ortaya &ccedil;ıkıyor. İlkelerini parayla, pulla değiştiren insan her t&uuml;rl&uuml; haksızlığın davet&ccedil;isi ve uygulayıcıdır. B&ouml;ylesi ilkesizlerin hakim olduğu bir toplumda g&uuml;ven, merhamet, iyilik, dostluk, d&uuml;r&uuml;stl&uuml;k, samimiyet olur mu? Olmaz. Olmadığı i&ccedil;inde her daim bir kuşku ile yaşanır. Kuşku ve g&uuml;vensizlik hastalıklı bir ruh halini ortaya &ccedil;ıkarır. B&ouml;ylesi toplumlarda bir birlerini t&uuml;ketmeye ve dolayısıyla yıkılmaya, yok olmaya mahkumdurlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İlkeler konusunda Hz. Ali'nin halifeyken bazı uygulamalarına dikkati &ccedil;ekmek gerekiyor. Bu uygulamalarda asla ilkelerden ve doğrularından taviz yoktur. S&uuml;nni ilahiyat&ccedil;ı Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlali'nın &ldquo;Hz. Ali ile ilk &lsquo;&uuml;&ccedil; halife&lsquo; arasında ger&ccedil;ekten de g&ouml;r&uuml;ş farklılıkları var mıydı?&ldquo; sorusuna verdiği objektif olmayan cevap bile bu konuda fikir sahibi olmamızı sağlayabilir. Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı soruya ş&ouml;yle cevap veriyor: &ldquo;Bu soruya tabii &ccedil;ok değişik şekillerde cevap vermek m&uuml;mk&uuml;n. Bir kere Hz. Peygamber'in sahabelerinin tamamının, g&ouml;r&uuml;şlerinin birbiri ile b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle uyuştuğunu, her konuda tamamen aynı istikamette g&ouml;r&uuml;ş belirtiklerini s&ouml;yleyebilmek olduk&ccedil;a zordur. Elbette b&uuml;t&uuml;n sahabe, b&uuml;t&uuml;n M&uuml;sl&uuml;manlar belli konularda aynı g&ouml;r&uuml;şleri paylaşmışlardır. Ama &ouml;zellikle y&ouml;netici konumunda olan, ki sizin sorunuzdan da o anlaşılıyor, Hz. Ali ile diğer &uuml;&ccedil; halife arasında, olaylar karşısında g&ouml;r&uuml;ş farklılıklarının neler olduğu soruluyor ise; burada birtakım somut &ouml;rnekler vermek m&uuml;mk&uuml;n<strong>. Bir kere Hz. Ali, sahabenin hemen hemen tamamının kabul ettiği, Hz. Peygamber'in de bizzat belirttiği gibi, g&ouml;r&uuml;şlerine son derece itimat edilen ve adalet konularında, fıkıh konularında, b&uuml;t&uuml;n sahabe arasında en &uuml;st noktada olduğu bilinen bir ger&ccedil;ektir. Bu Hz. Peygamber'in bir&ccedil;ok hadisiyle tescil edilmiştir. Sahabenin s&ouml;zleriyle de aynı şekilde belirlenmiştir. Mesela Hz. Peygamber'in bir hadisi var: &ldquo;Asabım arasında adli konularda en bilgili kişi Ali Bin Ebu Talip&rsquo;tir"</strong><strong> diyor. Hz. &Ouml;mer&rsquo;in bu konudaki s&ouml;z&uuml; ise son derece dikkat &ccedil;ekici; kendi halifeliği d&ouml;neminde Ebul Hasan&rsquo;ın yani Hz. Ali&rsquo;nin bulunmadığı bir adli ve fıkhı meselede &lsquo;Allah&rsquo;a sığınırım&rsquo; diyecek kadar ileri gidiyor. Mesela İbn-i Mesut&rsquo;tan aktarılan bir hadis var hatırımda kaldığı kadarıyla; &lsquo;biz daima Medineliler arasında fıkıh konusunda en yetkili kişinin Hz. Ali olduğunu ifade ederdik&rdquo; diye s&ouml;yl&uuml;yor. Bunlar g&ouml;steriyor ki; Hz. Ali, &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaştan itibaren Hz. Peygamber'in yanında yetişmiş olmasının getirdiği avantaj ile Kuran-ı Kerim&rsquo;i &ccedil;ok iyi bilen bir insan. Hz. Peygamber Kuran-ı Kerim&rsquo;in uygulamalarına son derece bağlı olduğu i&ccedil;in ve onun amacını Hz. Peygamber'den doğrudan tespit etme fırsatını elde ettiği i&ccedil;in, hemen hemen bu konuları sahabe arasında en iyi bilen kimseydi. Şimdi bu konularda, Hz. &Ouml;mer&rsquo;in, Hz. Osman&rsquo;ın, Ebu Bekir&rsquo;in uygulamaları ile Hz. Ali&rsquo;nin uygulamaları arasında birtakım farklılıklar var mıydı, yok muydu? sorusu &ccedil;er&ccedil;eveyi olduk&ccedil;a zorlayacak ve genişletecek. Geniş olayları değerlendirme yoluna gidebileceğimiz bir alan. Ama ben şunu ifade edeyim; Hz. Ali Hz. Ebu Bekir&rsquo;in zamanında, bildiğiniz gibi Ridde Savaşları yapıldı. Ridde savaşları dinden d&ouml;nenlere karşı yapılmıştı. Kuran-ı Kerim&rsquo;de ve Peygamberin s&uuml;nnetinde bununla ilgili herhangi bir h&uuml;k&uuml;m yok. Dinden d&ouml;nenlerle yapılan veya yapılması gereken savaşlar konusunda herhangi bir h&uuml;k&uuml;m yok. Ali&rsquo;nin ve &Ouml;mer&rsquo;in i&ccedil;inde bulunduğu bir gurup sahabe elinde delil olmadığı i&ccedil;in Ebu Bekir&rsquo;e bu savaşı yapamayacağını s&ouml;ylediler. Bu insanlar, dine d&ouml;nmeyi kabul ettiler. Ama zek&acirc;t vermek istemediler. Tekrar dine d&ouml;nmeleri halinde zek&acirc;t verip vermeyecekleri konusunda bir h&uuml;k&uuml;m olmamasını dayanak g&ouml;steren sahabeye karşı, Ebu Bekir&rsquo;in de haklı olarak, zek&acirc;tın toplumsal bir mesele olduğunu &ouml;ne s&uuml;rerek; &lsquo;dine d&ouml;nebilirler ama bu insanların mutlaka zek&acirc;t vermeleri gerekir&rsquo; şeklinde bir uygulaması olmuştur. Toplumsal bir olay olan bu meselede, &ldquo;ben onlar zekat verinceye kadar onlarla savaşırım" demiştir . Benzeri bir olaya Hz. Ali&rsquo;nin hilafeti d&ouml;neminde rastlıyoruz. Ebu Bekir&rsquo;in bu olayına karşı &ccedil;ıkan Ali&rsquo; de bu defa kendi halifeliği d&ouml;neminde, maaş dağıtımı konusunda &ccedil;ok ilgi &ccedil;ekici bir uygulama yapmıştır. Bilindiği gibi, İslam toplumunda askerlere ve onların aile bireylerine d&uuml;zenli maaş dağıtılması ve uygulaması Hz. &Ouml;mer zamanında başlatılmıştır. Hz. &Ouml;mer, maaş dağıtımda, Hz. Peygamber'in yakın akrabalarından başlayarak, sahabenin Bedir ve diğer savaşlara katılanlarına g&ouml;re barem tespit etmiştir ve ona g&ouml;re de aylık maaş dağıtmıştır. Hz. Osman zamanında da, onun yakın akrabaları ve İslamda &ouml;ncelik vasfına sahip olan şahıslara daha c&ouml;mert davranmış olsa bile, Hz. &Ouml;mer&rsquo;in uygulamasını devam ettirmiş. Ama yakın akrabalarına bir ayrıcalık tanındığı i&ccedil;in İslam toplumunda da ayrıcalıklı bir sınıfın doğmasına neden olmuştur. Hz. Osman&rsquo;dan sonra hilafet mevkiine gelen Hz. Ali, &ouml;nceki halifeler d&ouml;neminde, savaşlara g&ouml;re yakın akrabadan başlayarak d&uuml;zenlenen bareme karşı &ccedil;ıkmış ve &lsquo;M&uuml;sl&uuml;manlar arasında bu eşit olarak paylaştırılacaktır' demiştir. Halife olduğunda bu g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; ger&ccedil;ekleştirmiş ve Beyt-&uuml;l-mal&rsquo;de yani devletin hazinesinde mevcut olan parayı; Arap ya da Mevali, erkek ya da kadın, h&uuml;r ya da k&ouml;le ayırımına gitmeksizin, b&uuml;t&uuml;n Medinelilere eşit olarak dağıtmıştır. Onun bu uygulamasına, başta &Uuml;meyyeoğulları ve Medine&rsquo;nin ileri gelenleri şiddetle karşı &ccedil;ıkmıştır. Ancak o, ısrarla Allah&rsquo;ının ve Peygamber'inin s&uuml;nnetine uyan bu icraatından hi&ccedil; vazge&ccedil;memiş. Osman&rsquo;ın yaptığı gibi, Arapları ve onların ileri gelenlerini siyaseten kazanmak i&ccedil;in onlara daha fazla maaş uygulamasına hi&ccedil; itibar etmemiş ve "Onlara Mevali&rsquo;den daha fazla para verirsen bu insanlar seni daha &ccedil;ok destekler&rsquo;&rsquo; tarzındaki teklifleri de elinin tersiyle reddetmiş. Ve Allah&rsquo;ın malının dağıtımında bir ayrım yapamayacağını a&ccedil;ık a&ccedil;ık ifade etmiştir. Mesela, onun bu uygulamasından, bizzat kardeşi Akil şikayet&ccedil;i olmuştur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Hz. Ali savaşa katılmayan Akil&rsquo;e bir pay ayırmamıştır. Akil &lsquo;O bana bir pay vermiyor&rsquo; diye Hz. Ali&rsquo;ye karşı &ccedil;ıkmış ve Şam&rsquo;a giderek Muaviye&rsquo;den yardım istemiştir. Bunlar birer tarihi olaydır.&rdquo;* </strong>İşte bizlerin Hz. Ali ilklerin insanıdır derken bunu s&ouml;ylemeye &ccedil;alıştık. Yani kardeşin i&ccedil;in olsa bile asla doğrularından ve ilkelerinden taviz vermemektir. Kim bunu yapabilir ki? Bunu ancak Hz. Ali gibi y&uuml;ce şahsiyetler ve onun yolunda gitmek isteyenler, onun değerlerine bağlı olanlar yapabilir. İnsanlar g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde değil ilkeleri doğrultusunda yaşamayı, adeta maddiyat ve diğer &ccedil;ıkarları i&ccedil;in her şeyi yapabiliyorlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">O d&ouml;nemlerde de birileri Hz. Ali'ye &ldquo;aman Arapların &ouml;nde gelenlerinin g&ouml;nl&uuml;n&uuml; hoş tut, onlara herkeslerden fazla maddiyat ver, Arap olmayan ve alt sınıflardan olanları dışla b&ouml;ylece sen hep iktidarda kalırsın&rdquo; demişlerdi. Ancak Hz. Ali, herkese eşit davranmıştır. Asla ilkelerinden ve değerlerinden zerre kadar taviz vermemiştir. Hz. Ali'nin iktidarda kalayım, yakın &ccedil;evremi zengin edeyim, &ccedil;ocuklarıma miras olarak mal m&uuml;lk bırakayım gibi bir derdi olmamıştır. O her daim insanlığın daha anlamlı bir yaşamın sahibi olması i&ccedil;in &ccedil;alışmıştır. &Ccedil;ocuklarına da bu şanlı mirası bırakmıştır. Oysa başkaları iktidara gelmek i&ccedil;in olmadık hilebazlıklar, d&uuml;menler &ccedil;evirirler. İktidara geldiklerinde ise ceplerini doldururlar. Daha fazla iktidarda kalmak i&ccedil;in her t&uuml;rl&uuml; rezilliği yapar, her t&uuml;rl&uuml; haksızlığı uygularlar. Buna da siyaset derler. Oysaki b&uuml;t&uuml;n bunlar, Hz. Ali'nin de belirttiği gibi yanlıştır. Doğrusunu, yani nasıl insanlık yararına siyaset yapılıp insan y&ouml;netileceğini Hz. Ali g&ouml;stermiştir. Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı'nın da belirttiği gibi bunlar S&uuml;nni ilahiyat&ccedil;ıların bile kabul ettiği yok sayılamaz ger&ccedil;eklerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">*Ayhan Aydın</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Akademisyenlerle Alevilik-Bektaşilik S&ouml;yleşileri</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Horasan Yayınları, sayfa; 71,72,73</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 14:28:58 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali-ilkelerin-insanidir_138.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. Ali&apos;nin Siyaset Anlayışı</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-alinin-siyaset-anlayisi_137.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 221px; height: 237px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/d72a7fde.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bazı iyi niyetli fakat Hz. Ali&acute;nin olağan&uuml;st&uuml; kişiliğinden bihaber kimseler Hz. Ali&acute;nin iyi bir siyaset&ccedil;i olmadığını s&ouml;yl&uuml;yorlar. Buna dayanak olarak da Hz. Ali ile Muaviye'nin m&uuml;cadelesini ve bu m&uuml;cadelede Muaviye'nin &ldquo;kazanmasını&rdquo; &ouml;rnek olarak veriyorlar. Bu kesinlikle temelsiz bir dayanaktır. Hz. Ali, ger&ccedil;ek manada bir siyaset&ccedil;idir ve siyasetinin doğruluğu asırlardan beri hi&ccedil; bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmıştır. D&uuml;nya d&ouml;nd&uuml;k&ccedil;e ve insanlık ger&ccedil;ekleri aramaya devam ettik&ccedil;e, doğru bir yaşamın, anlamına uygun bir yaşamın sahibi olmayı istedik&ccedil;e de Hz. Ali'nin siyasetide ge&ccedil;erliliğini korumaya devam edecektir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Hz. Ali, siyaseti anlamına uygun, olması gerektiği gibi yapmıştır. </p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hz. Ali doğru bir siyasetin sahibiyken birilerinin &ccedil;ıkıp Ali'nin iyi bir siyaset&ccedil;i olmadığını s&ouml;ylemeleri ger&ccedil;ek dışı olmakla beraber d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;c&uuml;d&uuml;r. Bu kişilerin verdiği &ouml;rnek biraz anlaşılırsa olay daha da d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;c&uuml; olacaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu t&uuml;r kişiler Muaviye'nin yalan, sahtekarlık, haksızlık, d&uuml;zenbazlık, &uuml;&ccedil;kağıt&ccedil;ılık &uuml;zerine inşaa ettiği siyaseti doğru bir siyaset diye anlamaları ve &ouml;vmeleri korkun&ccedil; bir durumdur. &Uuml;&ccedil;kağıt&ccedil;ılığın , sahtekarlığın, hilebazlığın, haksızlığın y&uuml;celtilecek bir tarafı yok. Aksine bu t&uuml;r davranış ve d&uuml;ş&uuml;nceler şiddetle mahkum edilmeleri gereken olgulardır. Muaviye haksızlığın temsilcisiyken, Hz. Ali adaletin temsilcisidir. Muaviye her t&uuml;rl&uuml; d&uuml;zenbazlığı, sahtekarlığı marifet sayarken, Hz. Ali inadına doğruların savunucusudur. Muaviye lanetlisi yalanı, sahtekarlığı, haksızlığı, hilebazlığı, r&uuml;şveti, kaypaklığı yaşam bi&ccedil;imi haline getirirken ve bunları b&uuml;t&uuml;n ara&ccedil;larla uygularken, Hz. Ali yalansız adil bir yaşamı kendisinden başlayarak topluma sunuyordu. Şimdi, tarihsel ger&ccedil;eklikler bu kadar a&ccedil;ıkken nasıl olur da Hz. Ali siyasetten anlamaz! Bu yanlış yargılar yerine Hz. Ali yalandan, hileden sahtekarlıktan anlamaz &ccedil;&uuml;nk&uuml; Hz. Ali mertliğin ve inadına doğruların temsilcisidir denilse daha ger&ccedil;ek&ccedil;i olur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aslında bu t&uuml;r &ouml;rneklerle Hz. Ali ger&ccedil;ekliğini b&uuml;t&uuml;n insanlıkla buluşturmak gerekiyor. Salt Hz. Ali'nin siyaset anlayışını değil, bir b&uuml;t&uuml;nen Hz. Ali'yi ve onun kişiliği etrafında şekillenmiş olan değerler b&uuml;t&uuml;n&uuml;n&uuml; insanlıkla buluşturmak gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; genel anlamıyla siyaset sadece devlet işlerini y&uuml;r&uuml;tmek değildir. Bununla beraber siyaset aynı zamanda insan y&ouml;netme sanatıdır da. Bu sanatın doğru icra edilmesi toplumsal hayat i&ccedil;in olmazsa olmazların başında gelir. Bunun i&ccedil;indir ki; doğruluğun, hakkaniyetin, adaletin herkes i&ccedil;in ge&ccedil;erli olduğu bir siyaset anlayışı şarttır. Belli bir z&uuml;mrenin korunduğu, her t&uuml;rl&uuml; haksızlığın meşru olduğu bir siyaset anlayışı Muaviye t&uuml;r&uuml; siyasettir. Bu anlayışın kesinlikle ret edilmesi ve ne pahasına olursa olsun doğruların hakim olduğu Hz. Ali'nin siyaset anlayışı genelleşmelidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hi&ccedil; kimsenin bir takım ge&ccedil;ici zaferleri, sahtekarlıkla, hileyle elde edilmiş zaferleri y&uuml;celtmesine gerek yoktur. B&ouml;yle bir yanlışa d&uuml;şmek haksızlığı onaylamak demektir. İktidar i&ccedil;in her t&uuml;rl&uuml; insanlık dışı yolun mubah olduğu d&uuml;ş&uuml;nce ve eylemine ortak olmaktır. Bu, kirli bir d&uuml;ş&uuml;nce ve eylemdir. Kendi iktidarı i&ccedil;in diğer insanları ezmek eylemidir. Bunu insani y&uuml;rekler ve vicdanlar kabul edemez. Muaviye'nin iktidar anlayışı budur. İktidara ulaşmak i&ccedil;in her yol mubahtır anlayışı. Bu anlayışta toplum hakkının bir değeri yoktur. Sadece toplumun değil, iktidar z&uuml;mresi dışında hi&ccedil; bir kimsenin ve değerin de &ouml;nemi yoktur. Her şey iktidar sahiplerinin &ccedil;ıkarlarına hizmet edecek şekilde dizayn edilmiştir. Bu d&uuml;zenlemede doğruların ve doğru şeyler s&ouml;yleyenlerin yeri yoktur. İktidar z&uuml;mresi dışında ve onların bir ka&ccedil; dalkavuğunun dışında hi&ccedil; kimsenin yeri yoktur. Bu mu akıllı, doğru siyaset? Eğer bu doğru siyaset ise biz bu doğru siyasetin dışında kalmak istiyoruz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ne yazık ki Muaviye'nin siyaset anlayışı tarihte olduğu gibi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de varlığını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Her t&uuml;rl&uuml; kirliliğin meşru olduğu, iktidar sahibi olmak i&ccedil;in değerlerin satılmasının marifet sayıldığı, r&uuml;şvetin, dolandırıcılığın, &uuml;&ccedil;kağıt&ccedil;ılığın esas olduğu Muaviye siyaset anlayışı varlığını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Bu durumun insanlığın utancı olması gerekirken, birileri kalkmış bunu y&uuml;celtiyor ve insanlığı, onuru, adaleti temsil eden Hz.Ali'yi zavalılıkla, başarısızlıkla itham ediyor. Yiğit olmak, mert olmak, haktan ve haklıdan yana olmak, r&uuml;şvete, yalana, hırsızlığa karşı olmak, adil bir y&ouml;netim anlayışını savunmak ve bunu canı pahasına da olsa uygulamak başarısızlık mı, zavalılılık mı, siyaset bilmemezlik mi? Değildir. Asıl başarı budur. Kim ne derse desin, kim haksızlıkla d&uuml;nyayı y&ouml;netirse y&ouml;netsin Hz. Ali'nin anlayışı doğru bir anlayıştır ve eninde sonunda b&uuml;t&uuml;n insanlığın sahip &ccedil;ıkacağı bir anlayıştır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kimse Hz. Ali'yi doğru siyaset yapmadı diye su&ccedil;layamaz. Hz. Ali haksızlığı, hileyi yapmamıştır. Yalanla, haksızlıkla, hileyle siyaset yapılmaz. Bu marifet değildir. Asıl h&uuml;ner b&uuml;t&uuml;n zorluklara rağmen değerleri savunmaktır. Bu anlamda Dr. Şimil'in şu s&ouml;zleri takdire şayandır. &ldquo;insanlığın imamı ve &ouml;nderi Ali İbn Talip'tir. Onun benzeri Doğuda ve Batıda g&ouml;r&uuml;lmemiştir. Onun &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir kişiliği vardır. O, baştan aşağı hak ve ger&ccedil;eğin aynasıdır. Politika hilelerine hi&ccedil; bir zaman başvurmamıştır.&rdquo; Hz. Ali'de bu anlamda şunları s&ouml;yl&uuml;yor: Muaviye'yi benden daha akıllı ve bilgili sanmayın. Eğer takva (doğruları savunma, k&ouml;t&uuml; işlerden, g&uuml;nahtan sakınma) m&uuml;saade etseydi, ben hile anlamında dahi olurdum&rdquo;. Hz. Ali hi&ccedil; bir zaman hileye m&uuml;racaat etmemiştir. George Jerdak diyor ki: &ldquo;Ali, adil insanlığın sesidir.&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Siyaseti hilebazlık, sahtekarlık olarak algılayanlar Muaviye anlayışını s&uuml;rd&uuml;rmeye devam etsinler. Ancak siyaseti değerlerin korunması, hakkın ve haklının korunması olarak algılayanların başvuracağı ana kaynak, b&uuml;t&uuml;n zamanların &ouml;nderi olan Hz. Ali'dir.</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 14:27:00 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-alinin-siyaset-anlayisi_137.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hz. Ali’yi tanımak</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99yi-tanimak_136.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 222px; height: 238px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/041d97bf.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Y&uuml;ce bir aşkla bağlı olduğumuz, uğruna nice cefalar &ccedil;ekip, bedeller &ouml;dediğimiz, sonsuz sınırsız bir şekilde inandığımız Ali&rsquo;yi ne kadar tanıyoruz?</span></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali&rsquo;ye bağlılığımız, sevgimiz tartışma g&ouml;t&uuml;rmez. Peki bu kadar sevdiğimiz Ali&rsquo;yi ni&ccedil;in seviyoruz? Ne yapmıştı bu Ali, nasıl bir hayat yaşamıştı, d&uuml;ş&uuml;nceleri, eylemleri nelerdi, nedir aradan asırlar ge&ccedil;miş olmasına rağmen h&acirc;l&acirc; onu &ccedil;ekici kılan???</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<hr />
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&ouml;zlemlediğimiz kadarıyla Hz. Ali&rsquo;yi tanımıyoruz. Tanıyanlarımız ise yeteri kadar tanımıyorlar. Hz. Ali&rsquo;yi yeteri kadar olmasa da asgari d&uuml;zeyde tanıyan aydın z&uuml;mreler ise onu topluma tanıtmıyorlar. Doğrusu genel anlamda toplumun da Ali&rsquo;yi tanımak i&ccedil;in &ccedil;aba g&ouml;sterdiği yok. Seviyoruz, bağlıyız ama tanımıyoruz. Hz. Ali&rsquo;ye bilin&ccedil;li bir şekilde bağlı olmalıyız. Basit manada Hz. Ali&rsquo;yi sevmek, onun taraftarı bir ALEVİ yapmıyor bizi. Eğer basit anlamda sevmek yeterli olsaydı, b&uuml;t&uuml;n İslam alemi hatta İslam olmayan ama Ali&rsquo;yi seven yığınla insan da Alevi olurdu. Hz. Ali&rsquo;yi sevmek tanımaktan ge&ccedil;er. Tanıdık&ccedil;a sevgimiz sarsılmaz bir bağlılığa d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Bağlılığımız ise Hz. Ali&rsquo;nin ideallerini yaşama ge&ccedil;irmek demektir. Hz. Ali&rsquo;nin ideallerini, eylemlerini, d&uuml;ş&uuml;ncelerini bilmek gerekiyor. Hz. Ali&rsquo;yi bir şiirle, iki g&uuml;zel s&ouml;zle yad etmek Hz. Ali taraftarlığı, Alevilik değildir. Eğer b&ouml;yle olsaydı bunca baskıya, yığınla katliama karşın Alevilik yaşamazdı. Oysa Alevilik b&uuml;t&uuml;n zıtlıklara rağmen yaşıyor. Nedir Aleviliği yaşatan? Aleviliği yaşatan Hz. Ali&rsquo;nin d&uuml;ş&uuml;ncesi, eylemidir. Yani Ali&rsquo;nin idealleridir. Bu idealleri bilmek gerekiyor. Bu idealler bilinmeden Hz. Ali ger&ccedil;ekliği anlaşılmaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hz. Ali peygamber değildi. Buna rağmen Hz Ali, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde en pop&uuml;ler şahsiyetlerden biridir. Bizce ge&ccedil;mişte olduğu gibi gelecekte de insanlığın g&uuml;ndeminde s&uuml;rekli olarak pop&uuml;ler kalacak. Neden? İşte can alıcı nokta burası. Neden Hz. Ali peygamber olmadığı halde bu kadar sevildi, kendisine bu kadar bağlanıldı, uğruna nice cefalar &ccedil;ekildi?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Tarih boyunca binlerce komutan, devlet y&ouml;neticisi, imparator, padişah yaşamıştır. Bunların &ouml;l&uuml;m&uuml;yle -bilemediniz kısa bir d&ouml;nem sonra- unutulmaları bir oldu. Peki Ali neden unutulmadı. Aksine gittik&ccedil;e artan ve artacak olan bir şekilde g&uuml;ndemleşti. Unutulmak şurda kalsın, bilakis onun vefatından sonra daha &ccedil;ok aranır oldu. Tarih boyunca ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde milyonlarca kişi &ldquo;Medet ya Ali&rdquo; diyor. Bunun bilimsel, duygusal, mantıksal, sosyolojik, felsefi, tarihi, antropolojik a&ccedil;ıklaması nedir?</p>
<p style="font-family: Arial;">Gelişmiş batılı devletlerde 1900&rsquo;lerden itibaren yığınla aydın Hz. Ali ger&ccedil;ekliğine ilgi duyup araştırmalar yapmıştır. Bunun sonucunda onlarcası Ali takip&ccedil;isi Aleviler olmuşlardır. Demek ki; Hz. Ali taraftarı bir Alevi olmak i&ccedil;in onu tanımamız gerekiyor. Ali&rsquo;yi diğer &ouml;nemli tarihsel &ouml;nderlerden ayıran &ouml;zellikleri bilmemiz gerekiyor. Bu &ouml;zellikler, m&uuml;kemmel insanın &ouml;zellikleridir. Bunları &ouml;ğrenip, yaşamsal kılmamız gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Alevi olmanın gereği budur. Yoksa Aleviliğimiz laf d&uuml;zeyinde kalır. Bununsa hi&ccedil; bir &ouml;nemi yoktur. &Ouml;nemli olan, İslam toplumunun kaderini değiştiren d&uuml;ş&uuml;nceleri, eylemleri yaşam bi&ccedil;imiyle, b&uuml;t&uuml;n insanlığa daima &ouml;nderlik eden Ali ger&ccedil;ekliğini kavramak ve pratikte uygulamaktır. Hz. Ali&rsquo;nin hayatını kaba bir anlamda &ouml;ğrensek, bu dahi binlerce ders ile doludur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Ali&rsquo;nin hayatını sadece Ali yaşamıştır. Benzeri yoktur. Bizlerin belki yığınla hayattaşımız (yani hemen hemen bizlerle aynı ruh h&acirc;line ve yaşam koşullarına sahip insanlar) vardır. Oysa Ali, gerek ruh h&acirc;liyle olsun gerek d&uuml;ş&uuml;ncesi ile olsun ve gerekse de dostları ve d&uuml;şmanları ile olsun tektir. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n ki; Hz. Ali&rsquo;nin kardeşi Akil, Ali&rsquo;yi bırakıp baş d&uuml;şmanı olan Muaviye&rsquo;ye sığınıyor. Neden? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Ali, doğruluğu ve hakkaniyeti temsil edip, bunu eylemleri ve yaşamıyla da uyguluyor. Oysa Muaviye bir hilebaz, sahtek&acirc;r. Kardeşi Akil Hz. Ali&rsquo;den devlet kasasından (Beyt&uuml;lmal) para istiyor. Ali bunu reddediyor. Kardeşi dahi olsa doğrusu ne ise onu yapıyor. Buna karşın Muaviye ise etrafındaki dalkavuklara para sa&ccedil;ıyor. Muaviye halkın parasını &ccedil;ar&ccedil;ur ederken, Ali halkın parasını halka eşit bir şekilde, ne eksik ne fazla dağıtıyor. Fark burada. Ali&rsquo;yi ayıran &ouml;zelliklerden biri budur. Aynı durum Talha ve Z&uuml;beyir i&ccedil;in de ge&ccedil;erli. Bunlar kendilerini Hz. Ali taraftarları olarak g&ouml;r&uuml;yorlar. Bunlar &ccedil;ok saygın sahabelerdir. Hz. Ali&rsquo;nin h&uuml;k&uuml;met olması i&ccedil;in &ccedil;ok &ccedil;alışıyorlar. Hz. Ali h&uuml;k&uuml;met olunca bunlar valilik istiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; daha d&uuml;n onların k&ouml;lesi olan biri ile kendilerinin aldığı maaş aynı. Bunlar bu durumu kab&ucirc;llenmiyorlar. İşte Ali&rsquo;nin eşitlik anlayışı. Neticede kendilerini Hz. Ali&rsquo;nin dostu olarak g&ouml;ren bu iki şahıs valilik alamayınca d&uuml;şman oluyorlar. Bu d&uuml;şmanlık Cemel savaşı diye bilinen savaşla doruğa &ccedil;ıkıyor, bu ikisi ve daha onlar gibi niceleri o savaşta yeniliyorlar. Nasıl oluyor b&uuml;t&uuml;n bunlar? Nasıl olurda d&uuml;n&uuml;n saygın sahabeleri birden d&uuml;şman olarak karşısına &ccedil;ıkıyorlar Ali&rsquo;nin. Bunların ki insanın karmaşık yapısı, hırsı ve daha benzer olumsuzluklar y&uuml;z&uuml;nden yaşanan bir d&uuml;şmanlıktır. Yoksa kesinlikle dini bir ayrılık değildir. İşte Ali budur. Yıllarca beraber aynı safta m&uuml;cadele ettiği dostlarını dahi doğruluğu temsil ettiği i&ccedil;in kaybediyor. Aslında b&ouml;yle yığınla &ouml;rnek ele alınabilir. Hz. Ali ger&ccedil;ekliği, b&ouml;yle bir ger&ccedil;ekliktir. Yoksa Hz. Ali onları vali yapardı ve b&ouml;ylece d&uuml;şmanlığı engellerdi. Ama ne pahasına olursa olsun kesinlikle doğru olanı yapıyor. İşte ebedi &ouml;nderlik burada. Hz. Ali bunu yapmasaydı, bunca acı yaşamayacaktı. Evlatları acı yaşamayacaktı. Ama &ccedil;ekilen acılara rağmen, doğru bildiklerini yaptı. Bizler madem ki Ali taraftarıyız, şimdi doğruluk adına kardeşimizi, dostumuzu d&uuml;şman yapar mıyız, yoksa oport&uuml;nist mi oluruz? Ali&rsquo;nin &ouml;nderliği ve yol g&ouml;stericiliği budur. Asırlar ge&ccedil;miş, teknoloji, iletişim gelişmiş ama Ali&rsquo;nin tutumu eskisinden daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şekilde karşımızda duruyor. Ali&rsquo;nin bize değil, bizlerin Ali&rsquo;ye ihtiyacı var!</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 14:24:23 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hz-ali%e2%80%99yi-tanimak_136.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Sünnilere Göre Hz. Ali</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-sunnilere-gore-hz-ali_135.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 242px; height: 259px;" src="//www.izledost.com/uploads/articles/2b54ca67.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">Klasik Ehli-S&uuml;nnet anlayışı Hz. Ali`ye d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; halife olmanın dışında bir mana vermez. Hz. Ali Ehli-S&uuml;nnet i&ccedil;in d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; halife olmanın dışında bir şey &ccedil;ağrıştırmaz. Bazi iyi niyetli ama yetersiz &ccedil;abaların dışında Ehli-S&uuml;nnet daire i&ccedil;inde bulunan bilginler, &ouml;nderler adeta Hz. Ali ger&ccedil;eğini yok sayma, &ouml;nemsizleştirme &ccedil;abası i&ccedil;inde bulunmuşlardır. Bu mantık g&uuml;n&uuml;m&uuml;z Ehli-S&uuml;nnet taraftarlarınca da s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmektedir. İstisnalar bu manada da kaideyi bozmuyor. Hatta m&uuml;mk&uuml;n olsa Hz. Ali ve onun şahsında temsil olunan değerler b&uuml;t&uuml;n&uuml;n&uuml; t&uuml;mden yok sayacaklar. Ancak buna g&uuml;&ccedil;leri yetmediğinden bu defada &ouml;nemsizleştirme, sıradanlaştırma &ccedil;abaları i&ccedil;ine giriyorlar. </span></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;<span style="line-height: 1.5em;">&nbsp;</span></p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p><span style="line-height: 1.5em; font-family: Arial;">Ger&ccedil;ek manada Hz. Ali, d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; halife olmanın dışında daha &ouml;nemli bir ger&ccedil;ekliği temsil ediyor. Kaldı ki halifelik (etiket anlamında) Hz. Ali i&ccedil;in hi&ccedil; bir zaman belirleyici olmamıştır. Hz. Ali &ouml;mr&uuml;n&uuml;n hi&ccedil; bir safhasında mevkiye, makama, etikete &ouml;nem vermemiştir. Hz. Ali`yi sıradanlaştırmaktan başka bir işlevi olmayan &ldquo;d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; halife&rdquo; etiketi Hz. Ali`ye ve temsil ettiği değerlere haksızlıktır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;">Her şeyden &ouml;nce Hz. Ali, bir misyonun en &ouml;nemli temsilcisidir. Hz. Ali`nin g&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; dava tarihten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze onun adıyla &ouml;zdeşleşmiştir. Hz. Ali`nin temsil ettiği değerler, onun şahsında somutlaşan d&uuml;ş&uuml;nceler ve eylemler değil d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; halifeliği, bir b&uuml;t&uuml;n olarak halifelik kurumunu aşar niteliktedir. Burada halifeliği k&uuml;&ccedil;&uuml;msediğimiz manası &ccedil;ıkmasın. Yaşam olanağı bulduğu &ccedil;ağda halifelik elbette &ouml;nemli işlevi olan bir kurumdur. Ancak Hz. Ali de somutlaşmış olan davanın niteliği bakımında halifelik &ldquo;hafif&rdquo; kalır.</p>
<p style="font-family: Arial;">S&uuml;nni anlayış İslam tarihi ve onunla ilintili olarak insanoğlunun gelişim d&uuml;zeyi manasında Hz:Ali`yi g&ouml;rmezden gelen bir tutum i&ccedil;indedir. Hz. Ali`yi, bırakalım insanlık i&ccedil;in taşıdığı &ouml;neme, daha doğru d&uuml;r&uuml;st İslam tarihi i&ccedil;inde bile gereken &ouml;nemi vermemiştir. Halbuki İslam tarihini belirleyen en &ouml;nemli şahsiyet Hz. Alidir (Ebetteki Hz. Peygamberin konumu &ccedil;ok farklıdır). İslam topluluklarının tarihsel s&uuml;re&ccedil;lerini belirleyen Hz. Alidir. Ancak bu tarihsel (ve g&uuml;ncel) ger&ccedil;eklik kabul g&ouml;rmek şurada kalsın, m&uuml;mk&uuml;n mertebe yok sayılmak isteniliyor. Araştırdığımız yığınla S&uuml;nni kaynak ve toplumsal deneyimlerimiz, g&ouml;zlemlerimiz S&uuml;nni toplumun Hz. Ali ger&ccedil;eği hakkında yetersiz, yanlış, eksik, olumsuz bilgilere sahip olduğudur. Onlarca S&uuml;nni kaynak orta &ccedil;ağda yaşamış bir S&uuml;nni bilgin hakkında en k&uuml;&ccedil;&uuml;k bilgiyi bile kayıt altına alırken, İslam toplumu şahsında insanlığın kaderini etkileyen Hz. Ali hakkında d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; halife olmanın dışında bilgiye sahip değildir. Hatta ortalama bir S&uuml;nni inan&ccedil;lı kişi Hz. Ali`ye &ldquo;ilahlık&rdquo; y&uuml;kledikleri zannıyla Alevilere dolayısıyla Hz. Ali`ye karşıt bir tutum i&ccedil;indedir. İyi niyetli ama yetersiz &ccedil;abalar bu ger&ccedil;eği ne yazık ki değiştiremiyor.</p>
<p style="font-family: Arial;">Daha &ouml;nceleri de değişik vesilelerle belirttiğimiz gibi Hz. Ali, sadece &ccedil;ağının ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n &ouml;nderlik ger&ccedil;eği değildir. <br /><span style="font-weight: bold;">Hz. Ali, ideal insan ve ideal toplumun &ouml;nderidir.</span> Bu anlamda insanlık var olduk&ccedil;a Hz. Ali de var olacaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Hz. Ali de temsilini bulan değerler b&uuml;t&uuml;n insanlığın &ouml;zlemini &ccedil;ektiği, hasret olduğu değerlerdir. Hz. Ali, bir b&uuml;t&uuml;n halinde insani değerlerin temsilcisidir. İnsani b&uuml;t&uuml;n erdemler Hz. Ali`nin kişiliğinde anlam kazanmışlar, somut hale gelmişlerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hz. Ali ger&ccedil;eğinin bilincinde olmak, onun şahsında temsilini bulan değerlere bağlı olmak Hz. Ali`yi ilahlaştırmak değildir. Aksine bizler her daim Hz. Ali`yi etiyle-kanıyla bir insan olarak kabul ediyoruz. Hz. Ali`nin biyolojik ve fizyolojik olarak hi&ccedil; bir insandan farkı yoktur. Hz. Ali bizlere isnat edildiği gibi tanrı değil, bir insandır. İnsan olduğu i&ccedil;inde &ouml;nemi daha da fazladır. Eğer iddia edildiği gibi Hz. Ali`yi bir ilah olarak g&ouml;rseydik, onun idealize ettiği insan olmaya &ccedil;alışmazdık. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ilahlar insanlardan farklı &uuml;st&uuml;n bir g&uuml;&ccedil;t&uuml;r. Ama Hz. Ali herkes gibi bir insandır. Herkes gibi bir insan olduğu i&ccedil;inde onun şahsında temsil olunan değerlere sahip olmak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;">Eğer ge&ccedil;mişte ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Hz. Ali ger&ccedil;ekliği yok sayılmak isteniliyorsa bu Hz. Ali`nin temsil ettiği değerlerin yok sayılması demektir. Ve yine &ouml;l&uuml;m pahasına da olsa Hz. Ali sahiplenilip savunuluyorsa bu onun temsil ettiği değerlerin sahiplenilip savunulmasıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">Tekrar etmekte fayda var. Hz. Ali`yi savunup sahiplenmek onu ilahlaştırmak yada insan &uuml;st&uuml; bir varlık yapmak manasına gelmiyor. Aksine, Hz. Ali`yi sahiplenip savunmamız onun insani değerleri temsilinden kaynaklanıyor. Hz. Ali sadece bir y&ouml;n&uuml;yle değil, bir b&uuml;t&uuml;n olarak insani olanın temsilcisidir. B&ouml;yle olduğu i&ccedil;inde sadece bizlerin değil, b&uuml;t&uuml;n insanlığın &ouml;nderidir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Hz. Ali`yi bir b&uuml;t&uuml;n halinde kavramak gerekiyor. Yaşamını, d&uuml;ş&uuml;ncelerini, davranışlarını, eylemlerini...kısacası Hz. Ali`yi bir b&uuml;t&uuml;n olarak incelediğimizde karşımıza ideal bir insan tipi &ccedil;ıkar. İdeal insan zaman ve mekan sorunu olmayan insandır. Hz. Ali bu ideal insanın &ouml;nc&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Hz. Ali'nin her eylemi, en &ouml;nemsizmiş gibi g&ouml;r&uuml;nen bir eylemin bile &ccedil;ok derin manaları vardır. D&uuml;ş&uuml;nen, hayatın anlamına ulaşmak isteyen ve insanlığın sorunlarına &ccedil;&ouml;z&uuml;m arayan birisi i&ccedil;in Hz. Ali`nin eylemleri paha bi&ccedil;ilmez &ouml;rnekleridir.</p>
<p style="font-family: Arial;">Bizler, insanlığı Hz. Ali`yi anlamaya, tanımaya, kavramaya davet ediyoruz. En başta kendisini &ldquo;S&uuml;nni&rdquo; olarak kabul edenlerin Hz. Ali`yi tanımaya ihtiya&ccedil;ları vardır. Hz. Ali tanındık&ccedil;a sevilecektir. Sevildik&ccedil;e ondaki sayısız değerlerin farkına varılacaktır. Hz. Ali`ye &ouml;n yargılı bir yaklaşım, sıradanlaştırmaya y&ouml;nelik &ccedil;abalar anlamsızdır. Anlamsız olmanın &ouml;tesinde bireysel ve toplumsal gelişim &ouml;n&uuml;nde bir settir. Bu satırların yazarı Hz. Ali`yi sevenlerin olduğu muhitte d&uuml;nyaya geldiği, Hz. Ali`nin adıyla anılan bir inanca mensup olduğu i&ccedil;in y&uuml;ce yaratıcıya minnettardır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;Ali sevilmez mi...&rdquo;</p>]]></description>
   <pubDate>Sun, 12 Dec 2010 14:21:25 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-sunnilere-gore-hz-ali_135.html</guid>
  </item>
 </channel>
</rss>