<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0">
 <channel>
  <title>Alevi Önderleri - RSS Feed</title>
  <link>https://www.izledost.com/articles/browse-Alevi-Onderleri-1.html</link>
  <description>adi gibi güzel ve 2007&apos;den beri dostça paylaşım</description>
  <item>
   <title>SEYYİD NUR-U DERVİŞ CEMÂL SULTAN  OCAĞI</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-seyyid-nur-u-dervis-cemal-sultan-ocagi_267.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 127px; height: 161px;" src="/uploads/articles/1c4191b7.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;">Seyyid Cem&acirc;l Sultan hakkında kaleme aldığım bu satırları yazmama neden olan daha doğrusu bu seyyidi yazmaya zorlayan rahmetli sayın İsmail Onarlı&rsquo;nın daha &ouml;nceden kaleme aldığı bir makalesi hakkında g&ouml;r&uuml;ş bildirmemi istemesi, diğer yandan seyyid Cem&acirc;l Sultan ve Ocağı hakkında bir &ccedil;ok hatayla dolu masalımsı makale ve yazılara değişik internet sayfalarında ve kitaplarda rastlamamız nedeniyle onlara biraz kapı aralamak veya arkasında ki sis perdesini kaldıracak derecede daha ger&ccedil;ek&ccedil;i yazılar yazmak &nbsp;gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nerek bu kararı almamda etken olduğunu burada belirtmek istiyorum.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bize d&uuml;şen asıl g&ouml;rev inancımızı ve tarihimizi &ccedil;ocuklarımıza doğru anlatmaktır. Bu makaleyi Alevi Yolu&rsquo;na &nbsp;kalemiyle b&uuml;y&uuml;k hizmetler vermiş ve yine bıkmadan usanmadan&nbsp; hasta yatağında bile araştırmaya, yazmaya devam eden rahmetli sayın İsmail Onarlı&rsquo;ya adıyorum.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Aleviliğin kadim ocaklarından Derviş Cem&acirc;l Ocağı Pir &nbsp;ocağıdır. Bir Alevi ocağını ele alırken veya hakkında araştırma yaparken yeterli, sağlıklı bilgiye sahip olmak gerekir ki bu ocaklar hakkında en doğru bilgi ve dok&uuml;man yine bu ocak evladlarının elinde olduğu bilinmektedir ve olması en doğal durumdur. Ocaklar hakkında bir &ccedil;ok araştırma ve makale yazılıyor,&ccedil;iziliyor. Derviş Cem&acirc;l Ocağı hakkında yapılan yorumlarda b&uuml;y&uuml;k hatalarla karşılaştığımı s&ouml;ylemekte yarar g&ouml;r&uuml;yorum ve araştırmacılarımız neyazık ki onların bir o kadar faydalı makale ve kitap yayınlamalarının yanında bir &ccedil;ok hatayıda beraberinde getirerek Alevi Yolu ve Erk&acirc;nı hakkında yanlış bilgiler verebildiklerini g&ouml;zlemlemekteyim. Bununla birlikte bilgi kirlenmesinin yanında bir takım ajan, &ccedil;ift karakterli, siyasi ve materyalist kariyerciler inancımızı farklı mecralara ve Ali&rsquo;mizden, Muhammed&rsquo;imizden H&ucirc;nk&acirc;r&rsquo;ımızdan, Ş&acirc;h Hatayi&rsquo;mizden hatta daha da ukal&acirc; asi tavırlarla bizleri y&uuml;ce yaratanımız Allah&rsquo;ımızdan,&nbsp; H&uuml;da&rsquo;mızdan, Hakk&rsquo;u Te&acirc;l&acirc;&rsquo;mızdan uzaklaştırıp Alevilik hakkında değişik senaryolar &uuml;retip farklı kılıflar bi&ccedil;erek inancımız evladlarımıza yanlış aktarılmaktadır. Bizlere d&uuml;şende&nbsp; bu d&uuml;ş&uuml;ncelere karşı yolumuzu savunmak hemde yapılan yanlışları d&uuml;zeltmek i&ccedil;in &ccedil;aba sarf etmektir. Diğer yandan 980&rsquo;lerin sonunda yetişen Alevi Yolunu kendi atalarının geleneğinin dışında kitablardan aldıkları bilgilerle t&acirc;liplere y&ouml;n vermeye &ccedil;alışan T&uuml;rkiye&rsquo;de ve Avrupa&rsquo;da yaşayan 50 yaş altı dedelerde yetersiz ve yanlış aldıkları teolojik bilgi ile kem&acirc;liyetten uzak &nbsp;toplumumuz i&ccedil;in bir sorun arzettikleri bir ger&ccedil;ektir.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Kimi yazarların anlattıkları gibi veya yanlış aksettirildiği gibi Derviş Cem&acirc;l Ocağı rehber ocağı&nbsp; değildir. Bunun nereden &ccedil;ıktığı kimler tarafından anlatıldığı ve &uuml;retildiği hakkında bilgiye sahip değilim, ancak bunun doğru olmadığını size s&ouml;yleyebilirim. Derviş Cem&acirc;l Ocağı Pir Ocağı&rsquo;dır ve diğer ocaklara nazaran farklı olarak kendi i&ccedil;inde elele el Hakk&rsquo;a şeklinde birbirlerine el vermişlerdir.&nbsp; B&uuml;t&uuml;n Derviş Cem&acirc;l Ocağı evladları ve t&acirc;lipleri Erzincan Zurun Derg&acirc;hı&rsquo;na bağlıdır. Yani Erzincan Zurun&rsquo;da ki Derg&acirc;h Derviş Cem&acirc;l Ocağı evladları ve t&acirc;lipleri i&ccedil;in ser&ccedil;eşmedir. Derviş Cem&acirc;l Ocağı t&acirc;lipleri Pirlerinin, M&uuml;rşidlerinin oturdukları mek&acirc;nları aynı zamanda birer derg&acirc;h olarak kabul ederler ve tarihten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze bu hizmetini yapagelmişlerdir. &nbsp;Derviş Cem&acirc;l t&acirc;lipleri T&uuml;rkiye&rsquo;nin her yanında vardır. Sivas&rsquo;tan Varto&rsquo;ya Dersim&rsquo;den Karadenize kadar yığınsal oranda t&acirc;lip vardır. Nitekim Derviş Cem&acirc;l Pirleri ve Rehberleri her yıl kilometrelerce yol alıp t&acirc;lipleri gezerler.</p>
<p style="font-family: Arial;"><strong>Alevilikte Dedelik ve Ocak geleneği :</strong></p>
<p style="font-family: Arial;"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;">&ldquo;Ocak nedir&rdquo; diye bu seyyide sorarsanız derim ki &ldquo;Seyyid-i Saadet Evlad-ı Resul olan rehberlerin, pirlerin ve m&uuml;rşidlerin bağlı olduğu kurumlardır&rdquo; derim. Evlad-ı Resul demek ahir zaman peygamberi ceddimiz Muhammed Mustafa&rsquo;nın dolayısıyla hz İmam &Acirc;li ve Fatima&rsquo;da gelen soya/nesile verilen addır. Seyyidlerin p&acirc;dişahı ve efendisi Muhammed Mustafa&rsquo;dır.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Alevi inancında genel bir din adamı yoktur.&nbsp; Diğer inan&ccedil;ların aksine &ouml;ğretmen &ouml;ğrenci ilişkisi vardır. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde&nbsp; inan&ccedil; &ouml;nderleri i&ccedil;in en &ccedil;ok kullanılan terim dededir. B&uuml;t&uuml;n Alevi toplumu tarafından kabul g&ouml;r&uuml;lsede bu seyyidin d&uuml;ş&uuml;ncesine g&ouml;re dede terimine karşı olmama rağmen bir takım yanlışlıkları da beraberinde getireceğini, erenlerin hangi direği temsil etttikleri konusunda eğri durumlar arz edeceğinden doğru bulmadığımı s&ouml;ylemek isterim. Dededir ancak rehbermidir, pirmidir veya m&uuml;rşidmidir. Dede olabilmenin şartlarından biri seyyid olmak yani Evlad-ı Resul olmak gerekir. Buda yetmiyor t&acirc;lip sahibi olmak gerekir. Eğer t&acirc;lip sahibi değilseniz nekadar kendinize seyyidim derseniz deyin dede olamazsınız.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;"><strong>SEYYİD NUR-U DERVİŞ CEM&Acirc;L VE H&Uuml;NK&Acirc;R HACE BEKTAŞ VELİ :</strong></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">H&uuml;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli&nbsp; &ouml;ncelikle Hace Ahmed Yesevi&rsquo;nin talebesi Lokman Perende&rsquo;nin yanında yetiştikten sonra nasip alarak Anadolu&rsquo;ya gelip bir &ccedil;ok yeri gezdikten sonra şimdiki ismi Hacebektaş olan Suluca Karah&ouml;y&uuml;k&rsquo;e gelerek yerleşir ve H&ucirc;nk&acirc;r Karah&ouml;y&uuml;k&rsquo;e gelip toplam &ouml;mr&uuml;n&uuml;n 36 yılını burada ge&ccedil;irdiği vil&acirc;yet-n&acirc;mede ge&ccedil;mektedir. Engin bilgisi ve ker&acirc;metiyle bir derya olan H&uuml;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli &uuml;n&uuml; b&uuml;t&uuml;n Anadolu&rsquo;ya, erenlere, dervişlere yayılır. Anadolu&rsquo;da nam salan H&uuml;nk&acirc;r&rsquo;ın ziyaretine gelen gideni &ccedil;ok olur. İşte yine Horasan elinden gelen hz &Acirc;li&rsquo;nin kızı Zeynep Ana&rsquo;dan doğma Muhammed Şembeki&rsquo;nin 10.uncu torunu seyyyid Nur-u Cem&acirc;leddin Sultan ve daha sonra seyyid Nur-u Cem&acirc;l Sultan diye anılan erenler Suluca Karah&ouml;y&uuml;k&rsquo;e gelerek bir d&ouml;nem Derg&acirc;h&rsquo;ta 1.inci halife olarak hizmette bulunur. Seyyid Cem&acirc;l Sultan &nbsp;veya atası ile t&acirc; Horasan elinde tanışmışlıkları veya akraba oldukları da kimi rivayetlere g&ouml;re s&ouml;ylenir. Hace Bektaş Veli ile akrabalıkllarının olup olmadığı veya ne derecede birbirlerine kan bağı bakımından yakın oldukları hakkında elimizde bir kanıt bulunmadığından bu konuda bir şeyler s&ouml;ylemek olduk&ccedil;a g&uuml;&ccedil;. Ancak vil&acirc;yet-n&acirc;meden yola &ccedil;ıkarak Seyyid Cem&acirc;l Sultan H&ucirc;nk&acirc;r&rsquo;ın yanında ge&ccedil;irdiği d&ouml;nem yaşı 20 ile 25 veya en fazla 30 yaşlarında olduğunu tahmin ediyorum. H&ucirc;nk&acirc;r ise Karah&ouml;y&uuml;k&rsquo;e geldiğinde ortalama 40 ile 45 &nbsp;&nbsp;yaşlarında olması gerekmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Seyyid Cem&acirc;l Sultan Karah&ouml;y&uuml;k&rsquo;e gelmeden &ouml;nce gezgin bir dervişdir. Diyar diyar gezer g&ouml;n&uuml;llerde ki &ccedil;erağları uyarırdı. Nitekim Derg&acirc;h&rsquo;ta kaldığı d&ouml;nemde bile uzun yolculuklara &ccedil;ıkardı. Derg&acirc;h&rsquo;ta kalıp eğitim alan bir &ccedil;ok ulu pir ve dervişlerde diyar diyar gezerlerdi. Bir &ccedil;oğu gen&ccedil; ve hala izdiva&ccedil; etmemişlerdi. Nitekim Seyyid Cem&acirc;l&rsquo;da hen&uuml;z bek&acirc;rdır.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">H&ucirc;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli diyarı Horasan&rsquo;dan Anadolu&rsquo;ya gelirken 366 halifesi vardı. Bu halifelerin hepsi y&uuml;ksek d&uuml;zeyde eğitim g&ouml;rerek ermişler katarına erdikleri yine vil&acirc;yet-n&acirc;mede ge&ccedil;mektedir. Herbirisi ker&acirc;met sahibiydi. Yine herbirisi o d&ouml;nemin piri, filozofu ve yol g&ouml;stericisiydi. H&ucirc;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli&rsquo;yi&nbsp; b&uuml;y&uuml;ten ve &ouml;l&uuml;ms&uuml;zleştiren onların g&ouml;sterdikleri ker&acirc;metleri engin bilgileri ile donatılmalarını burada vurgulamak istiyorum. Gittikleri yerlerde yaptıkları muhabbetlerde erenlere sorulunca sizin Hocanız/b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z kimdir denince onlarda hep H&ucirc;nk&acirc;rı zikretmeleri O&rsquo;nun &uuml;n&uuml;ne &uuml;n katmıştır.&nbsp; H&ucirc;nkar&rsquo;ın 366 ereni d&ouml;rt kapının ilmini alarak menzile ermişleri yahud halifelerinden 1.inci pişivası Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;dı. Her raz ve her cihad ile hz Pir&rsquo;in rast ve yarıydı. 2.incisi Kolu Hacım Sultan Baba&rsquo;dır ve H&ucirc;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli&rsquo;nin amcazadeleriydi. 3.&uuml;nc&uuml;s&uuml; Sarı İsmail&rsquo;dir. 4.&uuml;nc&uuml;s&uuml; Rasul Baba idi.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Asıl ismi Seyyid Cem&acirc;leddin olan Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ı H&ucirc;nk&acirc;r diğer erenlerden daha fazla severdi. Onu pek ağırlardı. Bu y&uuml;zden b&uuml;t&uuml;n erenler Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ı b&uuml;y&uuml;k bilirlerdi. Zaten H&ucirc;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli&rsquo;de b&ouml;yle arzulardı. Nice defalar eliyle sırtını sıvazlayarak Cem&acirc;l&rsquo;imdir, Cem&acirc;l&rsquo;imdir, Cem&acirc;l&rsquo;imdir,&nbsp; Cem&acirc;l&rsquo;im demiştir. H&ucirc;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli&rsquo;de Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ı b&uuml;t&uuml;n erenlerin &uuml;st yanında oturturdu.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Abdulb&acirc;ki G&ouml;lpınarlı&rsquo;nın vil&acirc;yet-n&acirc;mede ki kitabında ş&ouml;yle ge&ccedil;er;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">H&uuml;nk&acirc;r&rsquo;ın en ulu halifesi ve ereni Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;dır. H&uuml;nk&acirc;r&rsquo;ın sırrını erenlerden daha iyi bilen kimse yoktu. Nice defalar H&uuml;nk&acirc;r erenlerin sırtını sıvazlayarak Cem&acirc;limdir demiştir. Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ı diğer erenlerin ve halifelerin &uuml;st yanında oturturdu. Ondan sonra Kolua&ccedil;ık Hacım Sultan uluydu. Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ın aşağısında otururdu. H&uuml;nk&acirc;r batın kılıcını ona vermişti. Ondan sonra ulu halifesi Sarı İsmail erenlerdi. H&uuml;nk&acirc;r&rsquo;ın ibriktarıydı ve sırrına mahremdi. Ondan sonra Ras&ucirc;l Baba gelirdi. H&uuml;nk&acirc;r&rsquo;ın ferraşıydı.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Seyyid Cem&acirc;l Sultan bir g&uuml;n H&ucirc;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli&rsquo;nin yanında&nbsp;otururken acaba erenler bize ne zaman bir yurt g&ouml;sterirde, bizde orada dem/yom oynatalım fikrine d&uuml;şer. H&uuml;nk&acirc;r Hace Bektaş Veli&rsquo;ye&nbsp; bu d&uuml;ş&uuml;nce ayan olur ve Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;a Cem&acirc;l&rsquo;im;&nbsp; bizi darı bek&acirc;ya g&ouml;nder sonra bir merkep al ve revan ol. O merkebi nerede kurt yer ise orası sana yurt olsun. Oraya varır, orda demini/yomunu oynatırsın. Senden bir oğlumuz gele, Akdenize yol eyleye der.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Hace Bektaş Veli&rsquo;nin Hakk&rsquo;a y&uuml;r&uuml;mesinden sonra Seyyid Cem&acirc;l&nbsp;Sultan&nbsp; erenlerin s&ouml;z&uuml;ne uyup bir merkeb satın&nbsp; alır ve derg&acirc;hta ki erenler ve dervişler ile hel&acirc;llaşıp merkebiyle birlikte bilinmeze doğru uzun bir yolculuğa &ccedil;ıkar. Vara vara Altuntaş&rsquo;a varır. Burası O d&ouml;nemlerde Balıkesir vilayeti/b&ouml;lgesi sınırları i&ccedil;ine d&uuml;ş&uuml;yordu. Altuntaş&rsquo;a&nbsp; vardığında g&ouml;r&uuml;r ki renga renk &ccedil;i&ccedil;eklerle bezenmiş sulu, &ccedil;imenlik, &ouml;ylesine g&uuml;zel bir yer ki insan diliyle tarifi zor olsa gerek. Burası Seyyid Cem&acirc;l&nbsp; Sultan&rsquo;ın pek hoşuna gider.&nbsp; Merkebini de &ccedil;ayıra salar ve erenlerin kendiside bir ağacın g&ouml;lgesinde uykuya dalar. Hayli bir zaman sonra bir heng&acirc;me bir g&uuml;r&uuml;lt&uuml; seyyid Cem&acirc;l&rsquo;ın tatlı uykusunu b&ouml;ler. Sağa bakar sola bakar bir şey g&ouml;remez. Sesin geldiği tarafa doğru hızlı adımlarla ilerler. Bir tepenin arkasına vardığında&nbsp;merkebinin vahşi bir kurt tarafından par&ccedil;alandığını g&ouml;r&uuml;r. Hay huy&nbsp; ederek kurtu kovalamaya başlar ama nafile merkeb artık can vermiştir. Şok halinde kafasını toparlamaya &ccedil;alışırken erenlerin s&ouml;z&uuml; aklına gelir, &ccedil;&uuml;nk&uuml; merkebi kurt par&ccedil;alamıştı. Seyyid Cem&acirc;l Sultan orayı kendisine yurt edindi. Oranın halkı kendisine &ccedil;ok saygılı davrandı. Nice kerametler g&ouml;sterdi.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">İşte bu nedenledir ki hala Derviş Cem&acirc;l evladları ve t&acirc;lipleri ;</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">&lsquo;Y&acirc; Derviş Cemal&rsquo;in Kurdu / Y&acirc; verge Derveş Cem&acirc;l&rsquo; diye dua ederler !</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;"><strong>Seyyid Nur-u Derviş Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ın g&ouml;sterdiği ker&acirc;met :</strong></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Seyyid Nur-u Derviş Cem&acirc;l Sultan&nbsp; Balıkesir elinde kalmak i&ccedil;in karar verdikten sonra bir ağanın yanında karın tokluğuna &ccedil;obanlık yapar. Ge&ccedil;ici olarakta bir dul kadının evinde de misafir kalır. İki &ccedil;ocuklu dul kadın evine misafir ettiği dervişin ulu bir zat olduğunu anlar hizmetinde kusur etmez.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Seyyid Nur-u Derviş Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ın bir dul hatunun evinde kalmasını k&ouml;yl&uuml;ler iyi karşılamaz ve yanında &ccedil;obanlık yaptığı ağaya şik&acirc;yette bulunurlar. Ağa k&ouml;yl&uuml;lerinde hazır bulunduğu bir zamanda Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ı konağına &ccedil;ağırır ve derki Cem&acirc;lım biz seni iyi bir insan bildik ve sana g&uuml;vendik, l&acirc;kin k&ouml;yl&uuml;ler senden şik&acirc;yet&ccedil;i. İki &ccedil;ocuklu bir hatunun evinde kalıyormuşsun. Bunu nasıl yaparsın.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Seyyit Cem&acirc;l Sultan; ben seyyidim ve Evlad-ı Resul&uuml;m. Benim o hatun hakkında hi&ccedil; bir k&ouml;t&uuml; fikrim olmaz ve zararımda dokunmaz. Sizin yanınızda &ccedil;alıştığım kazancımıda o iki yetimin hakkı i&ccedil;in annelerine vererek eve yardımda bulunuyorum.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Bunun &uuml;zerine odanın i&ccedil;inde k&ouml;yl&uuml;lerin homurtuları t&acirc; dışarıda merakla kulaklarını konuşmaları dinleyen&nbsp;kadınlara rahatlıkla ulaşıyordu.</p>
<p style="font-family: Arial;">Nasıl olur bir dul kadın ve bek&acirc;r bir adam aynı evin i&ccedil;inde.</p>
<p style="font-family: Arial;">Ağanın tok sesiyle yine odada kopan g&uuml;r&uuml;lt&uuml;n&uuml;n yerini sessizliğe bıraktı.</p>
<p style="font-family: Arial;">Cem&acirc;lım ateş ile barut birarada olur mu. Sana nasıl inanalım.</p>
<p style="font-family: Arial;">Bu arada k&ouml;yl&uuml;ler yine aralarında konuşmaya başlarlar.</p>
<p style="font-family: Arial;">G&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş bir şeymi bir kadın ile bir erkek aynı &ccedil;atı altında yaşasın ve aralarında bir şey ge&ccedil;mesin.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Seyyid Cem&acirc;l Sultan sanki başına gelecekleri &ouml;nceden ayan olmuş gibi hazırlıklıydı. Sağ cebinden t&uuml;t&uuml;n kutusunu &ccedil;ıkarır ve a&ccedil;ar. Kutunun i&ccedil;inde bir miktar barut ve onun atında da bir miktar pamuk koymuştu. Seyyid Cem&acirc;l Sultan; Ağa bu barutu ateşe verin. Eğer barut ile beraber pamuk yanarsa and olsun ki bende bu k&ouml;yden &ccedil;ıkar giderim. Ancak pamuk yanmayıp &ouml;ylece durursa o zaman ismi pak-i Hak i&ccedil;in bana inanırmısınız. Ey k&ouml;yl&uuml;ler ismi pak-i Hak i&ccedil;in masum olduğuma kanaat getirirmisiniz.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;">Ağa kutuyu eline aldı&nbsp; Cem&acirc;l&rsquo;ım burada hazır olan k&ouml;yl&uuml;lerin şahidliğinde and olsun ki sana hi&ccedil; bir k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z dokunmaz ve kutunun i&ccedil;indeki barutu ateşe verir. Kutunun i&ccedil;indeki barut kıvılcımlar i&ccedil;inde yanarken pamuk &ouml;ylece duruyordu. Bu ker&acirc;meti g&ouml;ren Ağa ve k&ouml;yl&uuml;ler aman dileyip Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ın eline sarılıp af dilerler.</p>
<p style="font-family: Arial;"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;">SEYYİD NUR-U DERVİŞ CEM&Acirc;L ve RASUL BABA :</p>
<p style="font-family: Arial;"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;">Seyyid Cem&acirc;l Sultan ile Ras&ucirc;l Baba birbirlerine yakın yerlerde ik&acirc;met ederlerdi. Vil&acirc;yetn&acirc;meden aldığımız bilgiye g&ouml;re Ras&ucirc;l Baba&rsquo;nın oturduğu Hisarcık/Beşkarış&nbsp; ve Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ın ikamet ettiği Altuntaş/T&ouml;kelcik yakın mesafededir. Seyyid Cem&acirc;l Sultan &ccedil;ok g&uuml;zel yemek pişirdiği yine vil&acirc;yetn&acirc;mede ge&ccedil;mektedir. Ras&ucirc;l Baba&rsquo;da sık sık T&ouml;kelciğe gelip Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;ın yaptığı leziz yemekleri beraber taam ederlerdi. Ras&ucirc;l Baba ve Seyyid Cem&acirc;l Sultan hakkında ge&ccedil;en b&ouml;l&uuml;mler vil&acirc;yet-n&acirc;mede ş&ouml;yle aktarılmaktadır; Ras&ucirc;l Baba artık hayli yaşı ilerlemiş ve uzun yolculuklarda zorlanıyordu. Birg&uuml;n Seyyid Cem&acirc;l Sultan Ras&ucirc;l Baba&rsquo;yı yemeğe davet etti. Yemek pişirip sofrayı kurar beraberce yemeğe başlarlar. Ras&ucirc;l Baba derki; seyyidim yemeklerin &ccedil;ok lezzetli l&acirc;kin artık bacaklarım bu kadar yolu getiremiyor. İhtiyarladım gelip gitmesi zor oluyor der. Seyyid Cem&acirc;l Sultan&rsquo;da &nbsp;erenler eğer sendeki g&uuml;&ccedil; bende olsaydı, seni &ccedil;ağırırdım anda b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyayı baştan başa dolanır, yine erişir gelirdim dedi. Ras&ucirc;l baba; bu senin himmetindir diye erenler b&ouml;yle birbirlerini ağırlarlardı.</p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;"><strong>Derviş Cem&acirc;l evladlarından,</strong></p>
<p style="font-family: Arial;"><strong>Seyyid Davut SEVER</strong></p>
<div style="text-align: center; font-family: Arial;"><a href="/uploads/articles/1c4191b7.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img style="width: 156px; height: 198px;" src="/uploads/articles/1c4191b7.jpg" alt="" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 23:02:51 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-seyyid-nur-u-dervis-cemal-sultan-ocagi_267.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>DÜZGÜN BABA DERSİM EVLİYALARI - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-duzgun-baba-dersim-evliyalari-alevi-onderi-alevi-onderleri_266.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 182px; height: 134px;" src="/uploads/articles/2d1df6d2.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>D&uuml;zg&uuml;n Baba </strong></span><span style="font-size: small;">adi ile anilan Evliyanin esas adi <strong>Sah Haydar&rsquo;dir.</strong>Kendisi <strong>Seyyit Mahmud-i Hayrani'nin </strong>ogludur. <strong>Zeve</strong> yakinlarinda bulunan <strong>Zargovit</strong> tepesinde hayvanlarini otlatmak i&ccedil;in bir ev ve dam yapar. Burada hayvanlari ile mesgul olur. <br /></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kisin zemherinde ke&ccedil;ilerinin gayet g&uuml;zel beslendiklerini g&ouml;ren Seyyit Mahmud-i Hayrani "<strong>Acaba Sah Haydar bu kisin ortasinda bu hayvanlara ne yediriyor ki hayvanlar bu kadar g&uuml;zel besleniyorlar.</strong> " Diye merak eder ve gizlice Sah Haydar ile hayvanlarin bulundugu yere gider. Bir de bakar ki <strong>Sah Haydar</strong> elindeki &ccedil;ubugu hangi mese agacina degdiriyorsa aga&ccedil; hemen yeseriyor. Ondan <strong> taze yaprak</strong> &ccedil;ikiyor, s&uuml;sleniyor ve ke&ccedil;ilerde bu filizlerden yiyerek besleniyorlar. <strong>Seyyit Mahmud-i Hayrani</strong> durumu g&ouml;r&uuml;nce sesini &ccedil;ikarmadan geri d&ouml;nmek ister. Ancak o sirada bir ke&ccedil;i, <strong>bir ka&ccedil; kez</strong> &uuml;st &uuml;ste hapsirir. Sah Haydar da &lsquo;&rsquo;<strong>Ne oldu ? Babam Dervis Mahmud'umu g&ouml;rd&uuml;n ki bu kadar hapsirirsin&rsquo;&rsquo;</strong> der ve arkasina baktiginda babasinin kendisine g&ouml;r&uuml;nmeden gitmek istedigini g&ouml;r&uuml;r.<br />Babasina bizzat ismi ile hitap ettigi i&ccedil;in <strong>Sah Haydar</strong> utanir ve <strong>&ccedil;ok mahcup</strong> olur. Mahcubiyetinden ka&ccedil;ip halen <strong> D&uuml;zg&uuml;n Baba</strong> dagi olarak s&ouml;ylenen bir tepeye &ccedil;ikar ve burayi mekan tutar.(Rivayet olunur ki <strong>Sah Haydar</strong> babasina ismen hitap ettigi i&ccedil;in Mahcubiyetinden &ouml;t&uuml;r&uuml; ka&ccedil;tigi zaman ayaginda kisin karda giyilen <strong> hedik</strong> veya <strong>lekan</strong> varmis. Bu hediklerle <strong>Zargovit</strong>'den D&uuml;zg&uuml;n Baba tepesine kadar (<strong>takriben 5 km)</strong> &uuml;&ccedil; adim atmis bastigi <strong>her yerde hedikler tasa iz birakmis ve bu izler hala durmaktadir. </strong>) Bir iki g&uuml;n eve gelmeyen Sah Haydar'in annesi endiselenir. Durumunu &ouml;grenmesi i&ccedil;in babasina rica eder. O da yanindaki taliplerine &lsquo;&rsquo;<strong>Gidin bakin bakalim bizim Sah Haydar ne alemde</strong> ?&rsquo;&rsquo; der. <br />Taliplerden birka&ccedil; kisi bu <strong>y&uuml;ksek dagin</strong> tepesine &ccedil;ikip <strong>Sah Haydar</strong> ile g&ouml;r&uuml;s&uuml;rler. Durumunun iyi oldugunu<strong>her hangi bir sorununun olmadigini</strong> &ouml;grenirler ve tekrar <strong>Zeve </strong>'ye d&ouml;nerler. Seyyid Mahmud-i Hayrani'ye &lsquo;&rsquo;<strong>Durumu D&Uuml;ZG&Uuml;N&rsquo;d&uuml;r. Merak edilecek herhangi bir sey yoktur. Selam ve h&uuml;rmet eder, ellerinizden &ouml;per&rsquo;&rsquo;</strong> derler. Isi d&uuml;zg&uuml;nd&uuml;r, s&ouml;z&uuml; dilden dile dolasir ve asil adi <strong>Sah Haydar</strong> olan bu evliyanin adi zamanla </span> <span style="font-size: small;"><strong>D&uuml;zg&uuml;n Baba</strong> </span><span style="font-size: small;"> olarak telaffuz edilmeye baslanir. O g&uuml;nden bu g&uuml;ne <strong>D&uuml;zg&uuml;n Baba</strong> olarak s&ouml;ylenir. Bug&uuml;n de dahi halk sifa bulmak i&ccedil;in D&uuml;zg&uuml;n Baba'ya gider, adaklar adar ve niyazda bulunurlar. Onu ziyaret edenler, bir yandan dua edip kendilerinin kusurlarinin af edilmesi i&ccedil;in Y&uuml;ce Allah nezdinde kabul edilmesi dilek ve temennisinde bulunurken, diger yandan da d&uuml;nyevi dileklerde bulunurlar. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&Ouml;rnegin hastasina sifa, derdine deva dileginde bulunur. Evladi olmayan gidip hayirli evlat diler, bir arzuhali olan gider i&ccedil;ini d&ouml;ker. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Halk arasinda <strong>D&uuml;zg&uuml;nBabanin</strong> toplarinin bulundugu ve zaman zaman bu toplari <strong>atesledigi</strong> bilinir. Hatta rivayete g&ouml;re Dersim olayinda bu toplardan bir tanesini atesler. Bu toplar bildigimiz sanayii toplari olmayip top sekli verilmis b&ouml;lge taslaridir. Halk tarafindan bu taslarda b&uuml;y&uuml;k <strong>kuvvet</strong> ve kudretin <strong>gizli</strong> olduguna inanilir, ve D&uuml;zg&uuml;n Babanin kudretinden &ccedil;ekinilir. Halk, b&uuml;y&uuml;k bir haksizlik oldugunda D&uuml;zg&uuml;n Babanin <strong>gerektiginde</strong> gene toplarini atesleyecegine inanir, ve ona bagliligini s&uuml;rd&uuml;r&uuml;r.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>MUNZUR BABA . </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Munzur Ocagi&rsquo;nin talipleri Erzincan, <strong>Kemah</strong> ve Tunceli&rsquo;nin &ccedil;esitli yerlerindedirler. Erzincan eski Valilerinden Ali Kemali&rsquo;nin Erzincan 1931 adli eserinde verdigi bilgilere g&ouml;re Sultan Munzur evl&acirc;di; Tunceli Ovacik kazasinin Ziyaret, Erzincan&rsquo;in <strong>Kistim</strong> K&ouml;y&uuml; ve <strong>Bask&ouml;y</strong> nahiyesinde bug&uuml;nk&uuml; Tunceli / Ovacik il&ccedil;esi<strong>Koyung&ouml;l&uuml;</strong> (Kedek veya &Ccedil;edage) K&ouml;y&uuml; civarinda yasayan bir aga ve aganin koyunlari g&uuml;tmek i&ccedil;in yanina aldigi <strong>Munzur</strong> isminde bir &ccedil;oban varmis. Munzur'un agasi Hac zamani hacca gitmis. Aga hacda iken <strong>Munzur</strong> bir g&uuml;n agasinin haniminin yanina gelir ve, <br />- <strong> Hatun, agamin cani sicak helva ister. Helvayi yaparsan ben kendisine g&ouml;t&uuml;r&uuml;r&uuml;m, </strong>&nbsp;der. <br />Aganin hanimi &ouml;nce sasirir, sonra &rsquo;&rsquo;<strong>Herhalde zavalli &ccedil;obanin cani sicak helva istiyor, dogrudan s&ouml;ylemeye dili varmiyor, utaniyordur. Agasini da bahane ediyor.Kendisine bir helva yapayim da yesin&rsquo;&rsquo; </strong>der. Helvayi pisirir bir boh&ccedil;anin i&ccedil;ine baglar ve Munzur'a: <br />-<strong>Al evladim g&ouml;t&uuml;r,</strong> der. <br />O sirada aga hacda zikir yapmaktadir. Zikir sirasinda <strong>saga</strong> selam verirken bir de bakar ki sag yaninda elinde bir boh&ccedil;a ile <strong>Munzur</strong> dikilmis duruyor. Zikirini bitirip Munzur'a: </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">-- </span><span style="font-size: small;"><strong>Hos geldin evladim, burada ne ariyorsun nedir o elindeki</strong> </span><span style="font-size: small;">? Diye sorar. <br />Munzur da: -<strong>Agam canin sicak helva istemisti onu sana getirdim,</strong> der. <br />Munzur, elindeki boh&ccedil;ayi agasina uzatir. Agasi boh&ccedil;ayi a&ccedil;ar ve bakar ki i&ccedil;inde sicacik helva paketlenmis duruyor. Hayretler i&ccedil;inde Munzur'a bir seyler s&ouml;ylemek i&ccedil;in basini &ccedil;evirdiginde bir de bakar ki Munzur yaninda yok. Hac vazifesini tamamlayip <strong>k&ouml;y&uuml;ne</strong> d&ouml;nd&uuml;g&uuml;nde komsulari herkes elinde bir hediye ile haciyi karsilamaya giderler. Munzur da, g&ouml;t&uuml;recek baska hediyesi olmadigindan, bir &ccedil;anagin i&ccedil;erisine koyunlarindan bir miktar <strong>s&uuml;t</strong> sagar ve bununla agasini karsilamaya gider. Aga Munzur'u g&ouml;r&uuml;nce yanindakilere: <br />-<strong>Asil haci Munzur'dur</strong>. &Ouml;p&uuml;lecek el varsa Munzur'un elidir. &Ouml;nce <strong>ben</strong> &ouml;pecegim, der ve Munzur'a dogru kosar. <br />Munzur bu konusmalari duydugunda:<br />-Aman agam Allah askina. B&ouml;yle bir sey olmaz. Ben yillarca senin <strong>ekmeginle</strong>, asinla b&uuml;y&uuml;d&uuml;m. Sen nasil benim elimi &ouml;persin. Ben sana elimi <strong>&ouml;pt&uuml;rmem</strong>, der ve ka&ccedil;maya baslar. Munzur &ouml;nde, aga ve yanindakiler arkasinda bir <strong>kosturmaca</strong> baslar. Simdiki Munzur irmaginin kenarinda bir yere geldikleri zaman Munzur'un elindeki <strong> s&uuml;t dolu &ccedil;anak</strong> d&ouml;k&uuml;l&uuml;r ve s&uuml;t&uuml;n d&ouml;k&uuml;ld&uuml;g&uuml; yerde, s&uuml;t gibi <strong>bembeyaz, duru bir</strong> su fiskirir. Bundan sonra Munzur kirk adim daha atar. Attigi her adimda bir <strong>kaynak</strong> fiskirir. Ve fiskiran bu sulardan bir <strong>irmak</strong> meydana gelir. <strong>Munzur Baba G&ouml;zeleri</strong> (&Ccedil;im&ecirc; Munzur Bavayi), <strong>Yesilyazi</strong> k&ouml;y&uuml;n&uuml;n hemen bitisigi olan <strong>Ziyaret</strong> (Jiare) k&ouml;y&uuml;n&uuml;n bitim noktasindalar. Simdi g&ouml;ze sayisi azalan bu alanda bir zamanlar 40 kadar g&ouml;zenin var olduguna inanilir. Munzur'un arkasindan kosanlar bu irmaktan <strong>&ouml;teye</strong> ge&ccedil;mezler. Munzur'da bu daglarda <strong>kaybolur</strong> gider. Dersim&rsquo;deki inanisa g&ouml;re, Munzur Baba&rsquo;nin su g&ouml;zeleri de kutsaldir. Dersim halkinin inandigi <strong>Munzur</strong> ile, Tanrinin varlikli ve s&ouml;z&uuml; ge&ccedil;en kisiler yaninda bir &ccedil;obanin da keramet sahibi olabilecegini, &ccedil;oban olsa bile Tanrinin sevgisine mazhar olabilecek temiz y&uuml;rekli, imanli insan olabilecegi belirtilmekte, <strong> Munzur'u</strong> bu inan&ccedil;la tanimaktadir. Bu inan&ccedil; (<strong>201</strong>) disinda Munzur ile ilgili fazla bir bilgi bilinmemektedir. Ancak Munzur daglari ve irmaginin Dersim&rsquo;de korkun&ccedil; bir <strong>doga</strong> g&uuml;zelligi yarattigini, vahsi cografyanin sarp ve engebeli daglarindan kucak kucak buz gibi soguk sularin fiskirdigini, bu cografyanin sadece kendisine &ouml;zg&uuml; bir doga zenginligine sahip oldugunu belirtmekte yarar olmali.&nbsp; <br />Her yil binlerce kisi tarafindan, ziyaret edilen su g&ouml;zeleri, <strong>Munzur Baba</strong> sahsinda <strong>kutsal</strong> kabul edildiginden eskiden, asiretler arasindaki anlasmazliklar, bu pinarin basinda yemin (and) edilerek, eger bir konuda anlasma saglanir ise topluca Munzur nehrine k&uuml;&ccedil;&uuml;k tas atilarak saglanir, anlasmazlik barisla sonlanir, kurbanlar kesilerek kutlanirmis. Bug&uuml;n de kimilerince de piknik ama&ccedil;li ziyaret edilen g&ouml;zelerin yan taraflarinda &ouml;r&uuml;lm&uuml;s duvarlar, yakilmis mum akintilari Munzur Baba inancinin <strong>halk &uuml;zerinde</strong> biraktigi etkiyi yansitan &ouml;gelerdir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Munzur Baba dagindan <strong>Mercan</strong> Vadisine kadar uzanan, ve dagi kismen de sarmalayan bir birine &ccedil;ok yakin olan Ovacik k&ouml;yleri,<strong>Yesilyazi&rsquo;dan</strong> baslayarak <strong>Karayonca</strong> , yeni adi ile<strong>Pardiye</strong> (Pardi), <strong>Kizige</strong> (Kizik), <strong>Burnage</strong> (Burnak), <strong>Deva</strong> Pile (B&uuml;y&uuml;kk&ouml;y), <strong>Topuze</strong> (Topuzlu), <strong>Birdu</strong> (&Ccedil;albasi), <strong>Hanu</strong> (Hanusagi),<strong>Viyalike</strong> (S&ouml;g&uuml;tl&uuml;), <strong>Mergu</strong> (Cevizlidere), <strong>&Ccedil;&ecirc;rpazine</strong> (Arslandogmus), <strong>Tetu</strong> (Tatusagi), <strong>Hulk&uuml;</strong> (H&uuml;ll&uuml;kusagi), <strong>Semku</strong> (Kusluca) ve <strong>Bilg&ecirc;s</strong> (Bilge&ccedil;) k&ouml;y&uuml; ve &ccedil;evresindeki t&uuml;m k&ouml;yler, g&ouml;zelerin bulundugu <strong>Ziyaret</strong> (Jiare) k&ouml;y&uuml; mintikasinda ki Munzur Baba&rsquo;ya ve onun g&ouml;zelerine <strong>kudsiyetle</strong> bakarlar. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Diger (<strong>202</strong>) bir s&ouml;ylenceye g&ouml;re <strong>Munzur Sultan</strong> Baba,&nbsp; Seyyid </span> <span style="font-size: small;"><strong>Nur-u Dervis Cemal'in </strong></span> <span style="font-size: small;"> torularindan olup ayni ismi tasiyan <strong>Seyyid Dervis Cemal'in</strong> kardesidir. Tunceli / Hozat&rsquo;ta, <strong>15 ve 16</strong>. Y&uuml;zyil arasinda, <strong>DervisCemal</strong> mezrasinda yasamistir. Dervis Cemal&rsquo;in aksine<strong>Munzur Sultan Baba</strong> bir divanedir. Yani Hakk budalasidir (<strong>Budalaye Hakk</strong>). Baska bir deyimle Seyyitler de &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;len bir &ouml;zellik olan ve <strong>Halk tabiri </strong> ile Divane&rsquo;dir. S&ouml;ylencede Dersim&rsquo;de diger bir Evliya olan D&uuml;zg&uuml;n Baba ile ilgili s&ouml;ylencelerin benzeri Munzur Baba (Munzur Sultan) i&ccedil;in de ge&ccedil;erlidir (<strong>203</strong>). Bundan dolayi da <strong> Munzur Sultan Baba </strong>kendi yasadigi mezrayi terk edip, <strong>Ziyaret</strong> k&ouml;y&uuml; civarina g&ouml;&ccedil;er ve daha sonra orada kaybolur. Baska bir deyimle orada daga &ccedil;ikar ve bir daha kendisinden haber gelmez. S&uuml;t&uuml;n&uuml; d&ouml;kt&uuml;g&uuml; yerden de s&uuml;rekli <strong>su</strong> g&ouml;zeleri fiskirir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>PIR-E HANUKAN : (204)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Tunceli / P&uuml;l&uuml;m&uuml;r / Geriyamiskan (<strong>Geliya Musku</strong>) k&ouml;y&uuml;nde dogmustur. Kendisi <strong>Kure</strong>(y)<strong>san</strong> ocagindan olup asil ismi Seyyit <strong>Sahkullu</strong> (Sakullu) olsa gerektir. Babasi Seyyit <strong>H&uuml;seyin&rsquo;in</strong> 2 oglu varmis. Bunlardan birisine halk arasinda <strong>Guzo Budela</strong> (Deli Guzo /<strong>Deli G&uuml;zel</strong>) deniliyormus. Bu adam belden asagi <strong>fel&ccedil;li</strong> imis. Ve dolayisi ile kendisi y&uuml;r&uuml;yemiyormus. Ama olagan &uuml;st&uuml; <strong>kerametleri</strong> varmis. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bazen &rsquo;&rsquo;<strong>Beni falanca yere g&ouml;t&uuml;r&uuml;n&rsquo;&rsquo;</strong> diye yakinlarina rica edermis. Onlar istegini kiramaz ve onu g&ouml;t&uuml;r&uuml;rlermis. <strong>Pire Hanukan</strong> oradan sir olur ve baska yerde ortaya &ccedil;ikarmis. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bir g&uuml;n kardesi, Pire Hanukan&rsquo;a s&ouml;yle demis &rsquo;&rsquo;<strong>Kardesim, bana yol g&ouml;r&uuml;nd&uuml;, artik gidiyorum. Beni bir daha g&ouml;remeyeceksiniz</strong>&rsquo;&rsquo;. Pire Hanukan her ne kadar kendisini de g&ouml;t&uuml;rmesini rica etmisse de kardesi &rsquo;&rsquo;<strong>Sana m&uuml;saade yok. Sen kalacaksin&rsquo;&rsquo;</strong> demis ve ortadan sir olmus. Pire Hanukan g&uuml;nlerce kardesinin hasretine aglamis. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Pire Hanukan bir g&uuml;n r&uuml;yasinda <strong>Hizir</strong> Aleyhisselam&rsquo;i g&ouml;rm&uuml;s. <strong>Hizir onu atinin</strong> yedegine alarak vadi ve tepelerden ge&ccedil;erek Kigi / <strong>P&uuml;l&uuml;m&uuml;r</strong> sinirlarinin kesistigi yere yakin, <strong>Kizilbel</strong> mintikasinda, <strong>Kizilme&ccedil;it</strong> deresi agzinda yer g&ouml;stermis ve &rsquo;&rsquo;<strong>Gel burayi mekan eyle, senin yanindayim&rsquo;&rsquo;</strong> diyerek&nbsp; orayi mekan tutmasini istemis. Pire Hanukan g&ouml;rd&uuml;g&uuml; r&uuml;yadan sonra kalkip <strong>Kizilme&ccedil;it</strong> Agalarina gitmis ve &sbquo;&rsquo;&rsquo;<strong>Beni dere boyu gezdirin, kendime bir yer bulmusum</strong>&rsquo;&rsquo;der. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Agalar Pire Hanukan&rsquo;in yanina adam vererek, <strong>Zatkan, &Ccedil;atan, Gabzo, G&ouml;l </strong>ve <strong>Hanikan</strong> mintikalarini gezdirmislerse de &sbquo;&rsquo;&rsquo;<strong>Burasi degildir&rsquo;&rsquo;</strong> diyerek ilgilenmemis. Sonra <strong>Hanikan</strong> altinda Ha&ccedil;kan mintikasini g&ouml;r&uuml;nce &sbquo; &rsquo;&rsquo;<strong>Burasidir&rsquo;&rsquo;</strong> diyerek burayi mekan eylemis.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Burada Abdalan <strong>Asiretinden 7 Hane</strong> varmis. Bu komsulari onun kerametlerini g&ouml;r&uuml;nce ona baglanarak, onu &rsquo;&rsquo;<strong>HanukanPiri&rsquo;&rsquo;</strong> edinmisler. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kerametleri vasitasiyla ismi kisa s&uuml;rede &ccedil;evreye yayilmis. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Ha&ccedil;kan&rsquo;da</strong></span><span style="font-size: small;"> arazi suyu olmamasina ragmen <strong>Hanukan&rsquo;da</strong> &ccedil;okmus. Pire Hanukan bu sudan bir kismini Ha&ccedil;kan&rsquo;a g&ouml;t&uuml;rmek &uuml;zere hark (<strong>kanal </strong>) a&ccedil;maya baslamis. Ancak su ve &uuml;zerinden akacak arazi Kerab Aga isimli birine aitmis. Aga engel olmus ve suyu vermemis. Pire Hanukan &ccedil;ok yalvarmissa da kabul ettirememis. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Aga</strong></span><span style="font-size: small;"> o gece suyun basinda beklemis ancak sabah suyun <strong>kesildigini</strong>, &ccedil;esmelerin <strong>kurudugunu</strong> fark etmis. Aga pisman olmus ve derhal Pire Hanukan&rsquo;a kosup yalvarmis ve&sbquo;&rsquo;&rsquo;Su aksin, sana da verecegim&rsquo;&rsquo; demis. Ancak Pire Hanukan &sbquo;&rsquo;&rsquo;<strong>Artik ge&ccedil;ti&rsquo;&rsquo;</strong> demis ve teklifi geri &ccedil;evirmis. Aga atina atlayarak <strong>Tercan&rsquo;a</strong> gitmis. K&ouml;yl&uuml;ler Pire Hanukan&rsquo;a rica etmiler, &rsquo;&rsquo;<strong>Orasi bir k&ouml;yd&uuml;r, susuz kalamaz, himmet eyle su tekrar aksin&rsquo;&rsquo;</strong> demisler.&nbsp; Pire Hanukan da &sbquo;&rsquo;&rsquo;<strong>Tamam, ihtiya&ccedil;lari kadar su akacak&rsquo;&rsquo;</strong> demis ve bir miktar su tekrar akmaya baslamis.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Pire Hanukan&rsquo;in bu kerametleri &uuml;zerine y&ouml;renin Agasi ona ihtiyaci kadar toprak &ouml;nermisse de Pire Hanukan &sbquo;&rsquo;&rsquo;<strong>D&uuml;nya malinda g&ouml;z&uuml;m yoktur, istemem&rsquo;&rsquo;</strong> diyerek kabul etmemis.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Pire Hanukan&rsquo;in 4 tane oglu varmis. Isimleri Seyyit <strong>Dervis Abbas</strong>, Seyyit <strong>H&uuml;seyin</strong>, Seyyit <strong>Ali</strong> ve Seyyit<strong>Hisman</strong>. Bunlardan Seyyit <strong>Ali</strong> ile Seyyit <strong> Hisman&rsquo;dan</strong> evlat yoktur. Seyyit Abbas&rsquo;tan 2 evlat vardir. Biri Seyyit <strong>Hasan</strong> ve Seyyit <strong>Dilo&rsquo;dur</strong>. Bunlarin erkek evladi yoktur. Seyyit Hasan&rsquo;in Seyyit <strong>Sahider</strong> ve Seyyit <strong>Ali Abbas</strong> olmak &uuml;zere 2 evladi vardir. <strong>Amari&ccedil;</strong> (Ayanoglu) k&ouml;y&uuml;nde oturan Seyyit <strong>Ali&rsquo;nin</strong> 9 &ccedil;ocugu olmustur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Pire Hanukan</strong></span><span style="font-size: small;"> muhtemelen <strong>18. YY</strong> ikinci yari ile <strong>19. YY</strong> ilk yarida yasamistir. &Ccedil;ok sayida kerametleri olmustur. Ve ismi olagan&uuml;st&uuml; genis alana yayilmistir. B&ouml;lge de Pire Hanukan tarafindan &ccedil;ok sayida keramet anlatilmaktadir. <strong>Kigi, P&uuml;l&uuml;m&uuml;r, Yedisu </strong>ve<strong>Tercan</strong> mintikasinda halk tarafindan &ccedil;ok taninir ve ona inanilir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>BASK&Ouml;YL&Uuml; HASAN EFENDI :</strong></span> <span style="font-size: small;"><br />Erzincan / &Ccedil;ayirli (<strong>205)</strong> il&ccedil;esi yakinlarinda adi <strong>Bask&ouml;y(206) </strong> olan eski bir yerlesim yeri vardir. Daglari &ccedil;iplak, etekleri sulak olan bu engebeli ve sirin cografyanin g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki en &ouml;nemli &ouml;zelligi k&ouml;y&uuml;n girisindeki k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve yeni T&uuml;rbedir. <strong>Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi</strong>&acute;nin T&uuml;rbesi olarak anilan bu mabet, &ouml;zellikle yazin herg&uuml;n &uuml;zerinde kurbanlarin kesildigi, dileklerin tutuldugu, bir birlerini hi&ccedil; tanimayan insanlarin <strong>kaynasmasina</strong> vesile olan bir ziyaretgahtir. Genellikle ko&ccedil;larin kurban edildigi <strong>(207),</strong> lokmalarin dagitildigi, niyaz ve dileklerin edildigi t&uuml;rbe k&ouml;y&uuml;n girisindeki mezarligin sol tarafinda k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir tepe &uuml;zerindedir. <br />Hasan Efendi, <strong>1 Temmuz 1973</strong> tarihinde Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Dogumu Hicri 1312, Miladi <strong>1894 / 95</strong> yillaridir. Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;g&uuml; tarihde yasinin<strong>80</strong> civarinda oldugu g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Uzun sa&ccedil;lari ve sakali vardi. Sa&ccedil;lari &ouml;r&uuml;l&uuml; ve basina taktigi <strong>Fes </strong>&acute;e benzeyen basligin altinda toplaniyordu. Uzun boyu ve davudi bir sesi vardi. Uzun yillar kendi deyimi ile <strong>HALKI AYDINLATMAK</strong> ve <strong>IKRARINI HATIRLATMAK</strong> i&ccedil;in y&ouml;rede ki t&uuml;m k&ouml;y ve kasabalari dolasmistir. Kendisine g&uuml;venen ve inanan insanlarin ona verdigi para, <strong>esya</strong>, giysi gibi sadakalari hemen yanibasinda yoksul insanlara dagitirdi <strong>.</strong> Bu cografyanin Dede&acute;lerinin hepsinden daha taninmis, sayginligi, g&uuml;venirliligi ve otoritesi bu cografyanin &ouml;tesine <strong>Tunceli</strong>&acute;den Sivas&acute;a, Erzurum&acute;dan <strong>Tokat</strong>&acute;a kadar uzanan bir alana tasmistir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hasan Efendi y&ouml;re Dede&rsquo;lerinin bir &ccedil;ogunun yaptigi Cem ayininde <strong>ATES yalama</strong> ve <strong>KERAMET</strong> g&ouml;sterme gelenegine itibar etmeyen az sayida ki Dede&acute;lerden biridir. &ldquo;<strong> Kerameti Yezid&acute;e, Mervan&acute;a g&ouml;steriniz ki Hak yolunu g&ouml;rs&uuml;nler, Inanan insann g&ouml;sterise ihtiyaci yoktur</strong>" derdi. Ancak buna ragmen s&ouml;yledikleri ve &ouml;nerdikleri seyler her zaman dogru &ccedil;ikmistir.<br />Bask&ouml;y civarinda ki <strong>Kureys</strong> Kabilesi Dedelerine y&ouml;re halki <strong>K&ouml;r Kureys&rsquo;</strong>ler adini takmistir, Bu Ocagin talipleri yoktur. Ancak kendileri diger Ocaklarda oldugu gibi bir baska Ocaga baglidirlar. Kendisinin <strong>Imam Musa-i K&acirc;zim</strong> soyundan geldigi var sayiliyor. <strong>Mahmud Hayrani</strong> soyundan geldigi sanilan <strong>Seyyid Mevali</strong> evlatlarindan, Seyyid <strong>Mustafa</strong> Dede&acute;nin torunu, <strong>Ibrahim</strong> Dede&acute;nin ogludur. <br />1930 lu yillarda Hasan Efendi bir d&ouml;nem kendini tamamen <strong>ziyaretlere</strong> vermistir. Aylarca daglarda, &ccedil;esitli <strong>ziyaretlerde</strong> ve mekanlarda insanlardan uzak yasamistir. Bu s&uuml;re i&ccedil;inde ne <strong>yiyip-i&ccedil;tigi</strong> tam olarak bilinmiyor. Kendisini taniyanlar koyun s&uuml;t&uuml; ve yogurdu yiyerek beslendigini ileri s&uuml;rmektedirler. &Ouml;rnegin y&ouml;rede <strong>Agirg&ouml;l</strong> (Aygir g&ouml;l&uuml;) denilen ve orada bir <strong>yatirin</strong> yattigi s&ouml;ylenen dagg&ouml;l&uuml; (krater) havzasinda 9 ay yasamistir. G&ouml;l&uuml; ziyarete gidenler kendisini g&ouml;rmekte ve orada yasadiklarini bilmektedirler. Bu b&ouml;lgede var olan t&uuml;m ziyaretlerde ve t&uuml;rbelerde aylarca, <strong>yillarca </strong> kaldigi herkes tarafindan bilinmektedir. <br />Hasan Efendi koyun eti, s&uuml;t&uuml; ve yogurdu disinda <strong>hayvansal gida</strong> almazdi. Sagligina &ccedil;ok dikkat ederdi. Kaynak sularini bile kaynatir ve &ouml;yle i&ccedil;erdi. Kendi <strong> nefsini</strong> islah etmek i&ccedil;in zevk ve eglenceden tamamen elini &ccedil;ekmisti. Alkoll&uuml; i&ccedil;ki, sigara gibi seylerin kullanilmasina sicak bakmazdi. Insan sagligina zarar verebilecek her seye karsi &ccedil;ikar ve kullanilmamasini tavsiye ederdi. ( <strong>208</strong>)<br />Hasan Efendi kendi ifadesine g&ouml;re <strong>1937 Dersim Vakasina</strong> kadar y&ouml;redeki erenlerle ve yatirlarla Dersim olayinin <strong>KANSIZ</strong> sona erdirilmesi i&ccedil;in m&uuml;zakerelere gider. 7 yil </span> <span style="font-size: small;">"<strong>Kan akmasin / Su&ccedil;lunun yaninda masum &ouml;lmesin"</strong> </span><span style="font-size: small;"> diye desdek arar. Ama yatirlar Dersim&acute;in islah edilmesi gerektigini ileri s&uuml;rerler ve buna karismayacaklarini bildirirler. <br /> <strong>1937 / 38</strong> Dersim Vakasi <strong>Hasan Efendinin</strong> hayatinda bir d&ouml;n&uuml;m noktasi olmustur. Bu olaydan son derece etkilenmistir. "<strong>Kuru&acute;nun yaninda Yas&acute;da yandi, Yatirlar seyirci oldu</strong> " diyerek bu tarihten sonra her gittigi ziyarete hakaretler yagdirmistir. </span> <span style="font-size: small;">"<strong>Bu insanlar (209), y&uuml;zyillardir size niyaz ediyorlar. Yalvariyorlar. Yakariyorlar. Bizi Zalimin zulm&uuml;nden koru diyorlar. Siz ise yardimci olmadiniz. O halde ne i&ccedil;in varsiniz</strong>?" </span><span style="font-size: small;"> diyerek t&uuml;m ziyaretlere cephe almis, kendisine engel olmak isteyen kim olmussa basina bir t&uuml;rl&uuml; bela gelmistir. Dersim&rsquo;de gidisatin <strong>felaketle</strong> sonu&ccedil;lanacagini ve &ccedil;&ouml;z&uuml;m arayislarina ziyaretlerden aradigi desdegi bulmadigini ise su <strong>dizelerle</strong> vurgulamaktadir. <br /><br /><strong>Sahipsiz</strong> eskiyalarin yaptigi arsa dayandi <br /><strong>Hasani</strong> uykuda kalkti uyandi. <br />1931 de<strong>Asiretleri</strong> g&ouml;rd&uuml;m <br />Bunlarin <strong>durumlarini</strong> sordum. <br />Dediler, <strong>a&ccedil;</strong> kaldik, <strong>susuz</strong> kaldik<br />Dagbe dag gezip <strong>uykusuz</strong> kaldik. <br />Hasani asiretleri<strong> hep</strong> gezdim, <br />Ger&ccedil;ek ziyaretlere <strong>name</strong> yazdim.<br />Terbiyesizleri <strong>edin</strong> terbiye, <br />Isin <strong>sonu</strong> gider nereye ?. <br />Terbiyesizleri <strong>terbiye</strong> eder mazlumlarin ahi, zari <br />&Uuml;zerine <strong>tayin </strong> ettirdi Celal Bayar&acute;i.<br />Cevap vermezseniz <strong>Ulu Divan</strong> Pirine, <br />Sizi atacaklar<strong>kiyamet</strong> yerine. <br /><strong>Mitralyoza dizdi</strong>, s&uuml;ng&uuml;ye takti, <br />Kimisini de <strong>gaz d&ouml;k&uuml;p</strong> yakti. <br /><br />Hasan Efendi pek &ccedil;ok <strong>sohbet</strong> ve konusmalarinda <strong>Dersim</strong> olayina deginir ve bu davanin <strong>Ulu Divan</strong>&acute;a kalacagini s&ouml;ylerdi. Zalimin ve su&ccedil;lunun yaninda <strong>mazlumun</strong> yandigini ifade eder ve <strong>figan</strong> eylerdi. Ancak Dersim olayinin faturasini da genelde Atat&uuml;rk yerine <strong>Celal Bayar&acute;</strong>a &ccedil;ikarirdi. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yavuz<strong>Islamlari</strong> bir birine katti, <br />Alevilerin <strong>namusunu</strong> bir pula satti. <br />Yavuz&acute;un elinden <strong>ka&ccedil;anlar</strong> &ccedil;ikti daglara, <br />Evleri yok, <strong>daglarda</strong> sigindilar magaralara. <br /><strong>A&ccedil;</strong> kaldilar, <strong>&ccedil;iplak</strong> kaldilar, <br />Hirsiz <strong>eskiya</strong> oldular. <br /><br />Yakin tarihe &ouml;zg&uuml; a&ccedil;ik bir <strong>Demirel</strong> karsitligi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r siirlerinde. Siyasal politikalari ile <strong> merkez sag</strong> siyasal cepheye karsi tavrini olduk&ccedil;a <strong>belirgin</strong> bir sekilde ortaya d&ouml;km&uuml;st&uuml;r. <br /><br />Demirel&rsquo;e<strong>kuvvet</strong> veren b&uuml;y&uuml;k pinar, <br />Islegi, s&uuml;regi,<strong>seytana</strong> ayar. <br />L&acirc;net olsun <strong> B&uuml;y&uuml;k pinar</strong> size, <br /><strong>D&uuml;sman</strong> oldunuz hepimize. <br />Davayi bir iken<strong>iki</strong> ettiniz, <br />Yaralarimiza <strong>zehir</strong> kattiniz.<br />Simdi Demirel&rsquo;dir <strong>Alevileri</strong> &ouml;ld&uuml;ren, <br /><strong>Saidi Nursi&acute;leri </strong> sad edip g&uuml;ld&uuml;ren. <br /><br />&Uuml;zerinde en ciddiyetle durdugu konu <strong>IKRAR</strong>&rsquo;di. Bu deyim halk arasinda s&ouml;z verme, <strong>s&ouml;zlesme</strong> anlaminda da kullanilir. Ayrica <strong>Kivra </strong>ve <strong>Musahiplik</strong> baglari olanlarda birbirlerine <strong>Ikrar</strong> derler. Bir &ccedil;ok kimse ise bu s&ouml;z&uuml;n anlamini Haci Bektas Veli&acute;nin <strong>EDEP</strong> s&ouml;zc&uuml;g&uuml; ile esdeger g&ouml;r&uuml;r. &Ouml;yle degerlendirir. Pir&acute;ine, M&uuml;rs&uuml;d&acute;&uuml;ne, Rehber&acute;ine bagli olmanin yolu da <strong>karsilikli</strong> verilen Ikrar s&ouml;zc&uuml;g&uuml;nden ge&ccedil;mektedir. <br />Silip pak eyledik, <strong>yoktur</strong> korkumuz, <br />Agir g&ouml;l&uuml; <strong>mekan</strong> ettik yurdumuz, <br />Kimselerde yoktur, <strong>asla</strong> korkumuz, <br />Ikrar,<strong>iman</strong> olmus, yolumuz bizim. <br />Ikrar iman <strong>yoldas</strong> olsa ne olur, <br />D&uuml;nya <strong>ana cadde</strong> olur, yol olur, <br />Insan olan <strong>talip</strong> olur, kul olur, <br /><strong>Hakka</strong> giden yoldur, yolumuz bizim. <br />Hakka dogru giden <strong>ikrar</strong>, imandir, <br />Hak ikrar baginda <strong>ulu</strong> mihmandir. <br />Ulu <strong>divan</strong> kurulacak zamandir, <br />Hakkin divaninda <strong>davamiz</strong> bizim. <br /><br />Hasan Efendinin bazi siirleri <strong>d&uuml;z mantikla</strong> okundugunda genellikle anlasilmaz. Bu siirlerine y&uuml;kledigi <strong>GIZ</strong>&acute;i bir &ccedil;ok insan farkli anlamda yorumlamaktadir. <br /><br />Seriatla,<strong>tarikattan</strong> ikrarin bendini, <br />Ikrarda <strong>erkek, disi yok</strong>, tani kendini. <br />Marifetle, <strong>hakikatta</strong> yokla kaydini,<br />Nefsini &ouml;ld&uuml;rene alda gel beri. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seriat<strong>nik&acirc;htir</strong>, erkegi, disisi hakdir. <br />Tarikat ikrardir, erkegi disisi yoktur. <br />Marifetli, <strong>hakikatli</strong> diyen yalanci &ccedil;oktur. <br />Onlara <strong>laneti</strong> yapta gel beri.<br /><br />Seriatin yolu, <strong>tarikata</strong> gider, <br />Tarikatta </span><span style="font-size: small;"> <strong>ikrar imana</strong> </span> <span style="font-size: small;">gider. <br />Marifette canini <strong>Hakka</strong> kurban eder.<br />Hakikatta <strong>niyazla</strong>, kurbanin alda gel beri. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">D&uuml;nya malina fazla ehemmiyet vermezdi. Bununla birlikte oldukca tutumlu bir yasam tarzi vardi. L&uuml;zumsuz masraftan, s&uuml;s ve l&uuml;ks yasam tarzindan hosnut olmazdi. <strong>Mertlige</strong>, misafirperverlige, dayanismaya &ccedil;ok &ouml;nem verirdi. Hi&ccedil; kimseyi dislamazdi. Varlikli ailelerin zenginliklerini toplum i&ccedil;inde &ouml;ne &ccedil;ikarmasini hi&ccedil; hos g&ouml;rmezdi. Mali zenginligin, <strong>g&ouml;n&uuml;l</strong> zenginligine hizmet araci olmasini arzu ederdi. <br /><br />Hasan Efendi b&uuml;y&uuml;k bir yurtseverdi. <strong>Ulusal</strong> Kurtulus savasini destekledigini ve Atat&uuml;rk (Dersim olayinda <strong>sitem</strong> etmektedir) devrimlerini onayladigini <strong>pek &ccedil;ok</strong> siirinde dile getirmistir(<strong>210</strong>). &Ouml;zelikle Ulusal Kurtulus M&uuml;cadelesi hakkinda pek &ccedil;ok siiri vardir. <br /><br />Ibadet d&uuml;smana karsi <strong>cephe</strong> almaktir, <br />D&uuml;smani &uuml;lkeden <strong>s&uuml;r&uuml;p</strong> atmaktir. <br />Mustafa Kemal d&uuml;smani <strong>&ccedil;ikardi</strong> &uuml;lkede, <br />D&uuml;smandan bir <strong>eser</strong> kalmadi &uuml;lkede.<br />Atat&uuml;rk <strong>k&ouml;t&uuml; m&uuml; etti</strong>, hey gidi yaramazlar, <br />Namusunu, <strong>vicdanini</strong> arayip soramazlar.<br />Namazi arayan d&uuml;sman elinde <strong>esir</strong> olur, <br />Olanca kazancini elinden &ccedil;ikarip <strong>fakir</strong> olur. <br />Haince<strong>nank&ouml;rl&uuml;k</strong> yapmayin Atat&uuml;rk i&ccedil;in, <br />Sizi d&uuml;sman <strong> esaretinden</strong> kurtardi, d&uuml;s&uuml;n&uuml;n.<br />Mustafa adina <strong>Atat&uuml;rk</strong> giydirdiler, <br />Sirmali<strong>k&uuml;rk&uuml;n</strong> hayirli olsun dediler. <br />Mustafa Kemal gitti <strong>Haci</strong> Bektasa, <br />Malini has etti <strong>Cemal</strong> Kardasa. ( <strong>211</strong>) <br />Cemal <strong>elini</strong> vurdu dalina, <br />Kuvvet verdi, <strong>ayagina</strong> koluna. <br />Alinan <strong>kuvvetle</strong> Rumlari aldi, satti (<strong>212</strong>) <br />S&uuml;rd&uuml; Rumlari <strong>denize</strong> katti. <br />T&uuml;rkiye&acute;nin kizlarini, <strong>namusunu</strong> d&uuml;sman aldi, <br />D&uuml;sman ordusuna ates saldi. <br />Simdi Nurcular Ataya <strong>l&acirc;net</strong> okuyorlar, <br />Yeniden hali, <strong>kilim</strong> &ouml;rnegi dokuyorlar( <strong>213</strong>).<br /><br />Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi s&ouml;z ve siirlerinde a&ccedil;ik bir <strong>Emevi</strong> seriati karsitidir. Bunu sohbetlerinde de dile getirirdi. Ibadetin sekil ve bi&ccedil;imde olmayip <strong>&ouml;zde</strong> olmasini savunurdu. Buna ragmen Erzincan civarindaki S&uuml;nni / <strong>Hanefi</strong> inancindan olan vatandaslar Hasan Efendiye &ccedil;ok yogun bir<strong>saygi</strong> duyarlardi. Hi&ccedil; kimse onu incitmeyi, onunla<strong>tartismayi</strong> g&ouml;ze alamazdi. Bundan ka&ccedil;inirlardi(<strong>214</strong>). Tartisdiklarinda ilahi bir g&uuml;c&uuml;n kendilerini<strong>cezalandiracaklarina</strong> inanirlardi. <br /><br />Seriat <strong>namazla</strong>, oru&ccedil;la degil, <br />Hakkin <strong>Cemaline</strong>, didarina egil.<br />Seriatin manasi <strong>serri</strong> at, <br />G&ouml;nl&uuml;n&uuml; Hakkin <strong>emri rizasina</strong> kat. <br />Dogru ol, <strong>dogru</strong> tut emri, <br />At <strong>sirtindaki</strong> semeri.(<strong>215)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Namaz,<strong>oru&ccedil;</strong>, cami sendedir, <br />Bilirmisin, <strong>imam, iman</strong> kandadir. </span> <span style="font-size: small;"><br /><br />&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi, <strong>Cem</strong> ayininde kadin ve erkek, <strong>7 den 70</strong> e t&uuml;m Canlarin bir b&uuml;t&uuml;n olarak orada yerini almasi gerektigine inanir.&Ouml;zellikle <strong>40 lar Cem&acute;ine</strong> &ccedil;ok &ouml;nem verir. Buraya sadece Taliplerin girmesi gerektigini ileri s&uuml;rer. Bir beyaninda s&ouml;yle demektedir. <br />&ldquo; Sadece Cem evinde degil, her nerede olursa olsun kendi <strong>ailesi</strong> ve kocalarindan baskasi haramdir. Cem kapisi <strong>Fadime</strong> kapisidir. O kapiya <strong>Talip</strong> olanlar girer. Baskasi giremez. Aralarinda <strong>erkek - disi</strong> yoktur. C&uuml;mlesi birbirine kardes, bacidir. &hellip;..O kapidan i&ccedil;eri <strong>Hakk</strong> var. Hakk, sagi, &ccedil;&uuml;r&uuml;g&uuml;, hakliyi, haksizi ayiracak <strong>Ulu divandir</strong>. Cem Hakkin evidir.Hakkin evinde yalan, dolan, fusku, ficur, haset, fesat, kin, kibir, gurur, adavet, kiy, kiybet, dedikodu yoktur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o <strong>Cem</strong>, sek(il)siz, s&uuml;phesiz Ulu Yaradanin Hakk kapisir (<strong>216</strong>). Hasan Efendi, Erzincan ve <strong>&ccedil;evresinde</strong> bir efsanedir. Onu yakindan tanimayan, toplum &uuml;zerindeki etkisini g&ouml;rmeyen saglikli degerlendiremez. Hakka y&uuml;r&uuml;mesindenden bu yana<strong>uzuns&uuml;re</strong> ge&ccedil;mesine ragmen unutulmamasini, issiz Bask&ouml;y yollarinin gelen ziyaretcilerle dolup tasmasini anlayamaz. Akin akin t&uuml;rbesine kosan bu ziyaret&ccedil;ilerin kimi ona <strong>bagliligini</strong> yenilemekte, kimileri de <strong>manevi</strong> mirasinin gelecek nesillere aktarilmasini arzulamaktadirlar. Ancak gerek k&ouml;y ve gerekse <strong>T&uuml;rbe</strong>, sosyal ve siyasal olumsuzluklarin pen&ccedil;esinde can &ccedil;ekisen bir k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n ayakta kalan son kalintilari olarak<strong> Hasan Efendinin</strong> agzindan bizlere seslenmektedir. <br /><strong>Millet sizin i&ccedil;in yandim tutustum, <br />Ger&ccedil;ek erenlerin yurduna d&uuml;st&uuml;m, <br />D&uuml;smaniniza dost olandan ka&ccedil;tim, <br />Yaziyi yazin mezarim kaybolmasin (217)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>DERSIM&rsquo;DE BULUNAN BAZI ZIYARETLER :</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dersim b&ouml;lgesinde <strong>pek &ccedil;ok yerde</strong> &ouml;nemli ziyaretler vardir. Bu ziyaretlerin bir kismi &ccedil;ok genis bir b&ouml;lge halki tarafindan tanindigi gibi diger bir kismi ise daha dar alanda bilinmektedir. Bu ziyaretlerin gene bir kismi yakin d&ouml;nemde yasamis ve <strong> keramet</strong> g&ouml;stermis kisilerin kabirleridir. Bunlarin bir kismi gene <strong>bir ka&ccedil;nesil</strong> s&uuml;regelen ve kudsiyetleri <strong>babadan ogula</strong> ge&ccedil;tigine inanilan ziyaretlerdir. Bunlardan biri <strong>B&uuml;kl&uuml; Baba</strong> ziyaretidir. Ziyaret <strong>Kureysan</strong> Ocagina bagli ve Erzincan / Tunceli sinirina yakin bir alanda olan <strong>MutuK&ouml;pr&uuml;s&uuml;</strong> b&ouml;lgesinde bulunmaktadir ve bir ka&ccedil; nesil boyu &ccedil;ok &ccedil;esitli hastaliklara, &ouml;zellikle <strong> psikolojik</strong> sikintilar, <strong>depresyon</strong> ve <strong>sara</strong> benzeri hastaliklara sifa bulmakla taninir. &Uuml;zerinde <strong>Dergah</strong> t&uuml;r&uuml; bir yapinin da son yillarda insaa edildigi ve <strong>Cemevi</strong> eklenerek d&uuml;zenlenen bu yer &ccedil;ok sayida ziyaret&ccedil;i &ccedil;ekmektedir. Bunun disinda ayni b&ouml;lgede bulunan ve<strong>Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi</strong> tarafindan <strong>1953</strong> yilinda kesfedildigi ve <strong>Ahmed&rsquo;i Zenci</strong> adli <strong> Hz. Ali&rsquo;</strong>ye bagli bir yigidin kabrinin bulunduguna inanilan<strong>B&uuml;y&uuml;k&Ccedil;esme</strong> de gene &ccedil;ok taninan ziyaretlerdendir. Bing&ouml;l / <strong>Kigi</strong> b&ouml;lgesine yakin bir yerde bulunan <strong>Kureysan</strong> Ocagindan <strong> KizilbelEvliyalari</strong>, gene <strong>Mutu</strong> b&ouml;lgesine &ccedil;ok yakin olan ama Erzincan sinrilari i&ccedil;inde bulunan <strong>Avcilar</strong> k&ouml;y&uuml;ndeki <strong>Kistim Evliyasi</strong>, Kemah civarinda bulunan ve <strong>Sinemili</strong> Ocagindan olan ve &ccedil;ok &ouml;nemli Evliyalardan sayilan, ayni zamanda Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendiye Destur veren <strong>Seyyit Ibrahim&rsquo;in</strong> kabri ilk akla gelenlerdendir. <strong>Dersim</strong> ve &ccedil;evresinde &ccedil;ok sayida<strong>Evliya</strong> kabri, ziyaret ve kutsal yerler vardir. &Ouml;yle ki neredeyse her k&ouml;y&uuml;n sinirlari i&ccedil;inde bunlardan bir ka&ccedil; tane saymak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Dersim Evliyalarini tek tek saymak ve ge&ccedil;misleri ile ilgili derlemeler yapmak baslica bir <strong>alan &ccedil;alismasi</strong> olacagindan biz konuyu sadece &ccedil;ok bilinen bir ka&ccedil; ziyaretle sinirli tutuyoruz. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>DERSIM&rsquo;DE BULUNAN OCAKLAR&hellip;&hellip;!</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dersim ve &ccedil;evresinde bug&uuml;n bir ka&ccedil; dil konusulmaktadir. Bu dilerde bazi isimlerin telaffuz bi&ccedil;imlerinde ciddi farkliliklar dogmaktadir. &Ouml;rnegin T&uuml;rk&ccedil;ede <strong>Baba Mansur</strong> ismi, Zazaca da <strong>Bomesur</strong>, K&uuml;rt&ccedil;e/Kirmanci de muhtemelen <strong>Ocage Mans&uuml;riye</strong> bi&ccedil;iminde telaff&uuml;z edilmektedir. Ayni sekilde Kure(y)san ismi Zazaca da&nbsp; <strong>Khur&ecirc;su</strong> veya <strong>Gures</strong>, <strong>Kores</strong> bi&ccedil;iminde telaffuz edilmektedir. Bu vesile ile bazi Ocaklarin kendi i&ccedil;inde yeniden ayrismalari ve telaffuz farklarinin giderek daha farklilasmalari sonucu sayica &ccedil;ogalmis olmasi kuvvetli bir ihtimaldir. B&ouml;lgede bulunan Ocaklar &uuml;zerinde &ccedil;ok daha kapsamli bir &ccedil;alismanin gerekliligini vurgulayarak tesbit ettigimiz Ocak isimlerini asagida siraliyoruz.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Agu&ccedil;an (Agu i&ccedil;en /Zehir i&ccedil;en)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ali Abbas (Celal Abbas),</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Baba Mansur, </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dede Karkinlar</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dervis Abdal,</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>6.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dervis Beyaz,&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>7.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dervis Cemal,(Seyyit Kemal </strong></span><span style="font-size: small;">Kolu vardir<strong>),</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>8.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hidir Abdal Ocagi</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>9.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kizil Deli,</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>10.&nbsp; Kure(y)san,</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>11.&nbsp; Pir Sultan,&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>12.&nbsp; Sari Saltik (Sari Saltuk)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>13.&nbsp; Seyh Ahmet Dede (Sihamed Dede)(218)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>14.&nbsp; Seyyit Sabun, </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>15.&nbsp; Sih Hasanan,(219)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>16.&nbsp; Sinemili</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>17.&nbsp; Sultan Munzur,</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>18.&nbsp; &Uuml;ryan Hizir (220)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>DERSIM&rsquo;DE BULUNAN ASIRETLER. !</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu asiretlerin bir kismi bir &ouml;nceki Y&uuml;zyilllarda Anadolu&rsquo;da mesken edindigi &ccedil;esitli yerlerden su yada bu gerek&ccedil;elerle <strong>Dersim</strong> ve &ccedil;evresine yerlesmislerdir. Dersim&rsquo;in bu asiretlerin <strong>meskeni </strong>olmasinin &nbsp;<strong>3 temel gerek&ccedil;esi</strong> vardir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="font-size: small;">Dersim <strong>&Ccedil;in&rsquo;</strong>den<strong>, Hindistan&rsquo;</strong> dan baslayarak<strong>Orta Asya </strong>veya <strong>Ortadogu </strong>&uuml;zerinden <strong>Bati Avrupa&rsquo;ya </strong>kadar uzanan, son g&uuml;zeg&acirc;hlari<strong>, Ingiltere, Iskandinav &Uuml;lkeleri, Fransa ve </strong>kismen <strong>Ispanya</strong>civarlarina kadar uzanan <strong>Tarihi Ipek yolunun </strong>kiyisindadir<strong>.</strong>B&ouml;ylelikle kervanlar araciligi ile yapilan ticaretin kiyisindadir. Bu ticaretin olusmasinda <strong>2 t&uuml;rl&uuml;</strong>katkisi vardir. Hem dogrudan mal transferi yapan t&uuml;ccarlardan <strong>aracisiz </strong>ticaret yapma olanagi vardi, hem de kendi mallarini aracisiz veya <strong>cazip sartlarla </strong>elden &ccedil;ikarma imk&acirc;nina sahipti<strong>. </strong>Diger bir avantaji ise kervanlari<strong>dis tehlikelere, saldirilara </strong> karsi koruyarak bundan <strong>pay (</strong>bac<strong>) </strong>alma olanagina sahipti. Uzunca Y&uuml;zyillar bu ticaret genelikle Dersim eteklerinde <strong>3 kola </strong>ayriliyordu. Bu kollar <strong>A - </strong>Dersim yakinlarinda y&ouml;n&uuml;n&uuml;<strong>Karadeniz </strong>kiyilarina &ccedil;evirerek <strong>Trabzon </strong>ve &ccedil;evresine y&ouml;neliyordu. Bu kervanlarin bir kismi mal ticaretini <strong>burada </strong>sonlandirirken diger bir kesimi buradan Karadeniz kiyilarina y&ouml;neliyor, deniz yolu ile Istanbul veya Karadeniz&rsquo;in <strong>baska kiyilarina </strong>devam ediyordu<strong>. B &ndash;</strong>Kervan, Dersim&rsquo;in eteklerinden<strong>, Cibice </strong>&uuml;zerinden veya <strong>Balaban deresi </strong>kiyisindan engebeli <strong>Kemah bogazini</strong> ge&ccedil;erek <strong>Anadolu&rsquo;nun </strong>orta ve g&uuml;ney g&uuml;zelgahlarinda y&ouml;neliyor ve oradan <strong>tekrar geri</strong>d&ouml;n&uuml;yordu<strong>. C &ndash; </strong>Diger b&uuml;y&uuml;k ve uzun yol Kervanlari ise gene Dersim eteklerini dolanarak Kemah &uuml;zerinden batiya, oradan <strong>Istanbul</strong> &uuml;zerinden Avrupa&rsquo;ya gidiyorlardi. Bu vesile ile Dersim halki hem <strong>Hindistan&rsquo;dan, &Ccedil;in&rsquo;den</strong> gelen mallari kapisinin &ouml;n&uuml;nde alma imk&acirc;nina sahipti, hem de, <strong>Yunanistan,&rsquo;dan Fransa&rsquo;dan</strong>veya <strong>Iskandinav</strong> &uuml;lkelerinden gelen mallarla kolayca tanisabiliyordu. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="font-size: small;">Tarihi <strong>Ipek </strong>yolu<strong>, Osmanli&rsquo;nin </strong> (Fatih Sultan Mehmet) <strong>29 Mayis 1453 </strong>yilinda <strong>Istanbul&rsquo;u </strong>feth etmesi ile <strong>cazibesini </strong>yitirdi.&nbsp; Hem dogu ile bati arasinda Kervan tasimaciligi araciligi ile <strong>karada , </strong>hem de denizlere kiyilari olan kuzey ile g&uuml;ney &uuml;lkelerinin gemi tasimaciligi y&uuml;z&uuml;nden <strong>deniz yolu </strong>ile bir<strong>kilit noktasi </strong>olmasi durumunda olan Istanbul, <strong>&ccedil;ekim merkezi </strong>olma &uuml;zelligini <strong>giderek </strong> kaybetti<strong>. </strong>Bunu fark eden <strong>Fatih Mehmet </strong>her ne kadar mevcut <strong>stat&uuml;koyu</strong>korumaya &ccedil;abaladi ise de <strong>alternatif g&uuml;zerg&acirc;hlarin</strong>olusumunu engelleyemedi<strong>. </strong> Bu alternatif g&uuml;zerg&acirc;hlarin &ccedil;ok &ouml;nemli olmasa da bile, <strong>Karadeniz </strong>ve <strong>Akdenize</strong>kiyi &uuml;lkelerin deniz ticaretininin bir kisminin<strong>,</strong>Istanbul <strong>devre disi </strong>birakilarak saglanmasina sebebiyet verdi. Burada Bati Anadolu limanlarinin giderek cazibe kazandigini, Trabzon ve &ccedil;evresinde gemilerden indirilen mallarin kervanlar yolu ile Dersim <strong>eteklerinin</strong> kiyilarindan Akdeniz&rsquo;e kaydirildigini g&ouml;r&uuml;yoruz. Dersim bu vesile ile denize kiyisi olan <strong>kuzey</strong> ve <strong>g&uuml;ney</strong> &uuml;lkelerinin ticari mallari ile de <strong>kapisinin &ouml;n&uuml;nde</strong> karsilasmis oluyordu. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="font-size: small;">Dersim ve &ccedil;evresi <strong>Kizilbas&rsquo;ligin</strong> en &ouml;nemli mekanlarindan birisidir.&nbsp; Emevi ve Abbasi zulm&uuml;nden ka&ccedil;an<strong>Ehli Beyt</strong> taraftarlari batida <strong>Taskent, Nisabur, Semerkant gibi Orta Asya&rsquo;ya </strong>yakin yerlere,&nbsp; veya <strong>Iran&rsquo;in</strong> kuzeylerine gelen <strong>Horasan, Erdebil</strong> bigi yerlere siginmislardi. Bu b&ouml;lgelerin giderek batuya y&ouml;nelik g&ouml;&ccedil; vermeleri sonucu hem bazi Ocaklarin, hem de taliplerin Dogu Anadolu&rsquo;ya, <strong>Dersim</strong> yakinlarina yerlestigini g&ouml;r&uuml;r&uuml;z. Bu yerlesmislik burada <strong>Ehli Beyt&rsquo;e bagli</strong> bir toplumun dogmasi ve g&uuml;&ccedil;lenmesine sebebiyet verdi.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yukarida ki <strong>3 ana</strong> baslik altinda Dersim ve &ccedil;evresinde<strong>Alevilerin</strong> i&ccedil;i i&ccedil;e ge&ccedil;mis </span> <span style="font-size: small;"><strong>ciddi bir k&uuml;melesmesini g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;n. Osmanli Padisahi Fatih Sultan Mehmet&rsquo;in, Erzincan ve &ccedil;evrsinde h&uuml;k&uuml;m s&uuml;ren Akkoyunlular devleti sultani Uzun Hasan ile Erzincan / &Ccedil;ayirli / Otlukbeli&rsquo;nde, 11 Agustos 1473 tarihinde meydana gelen savasi kazanmasi ile Osmanlilarin b&ouml;lgede etkinligi artti. Ger&ccedil;i Akkoyunlu imparatorlari da, tipki Osmanli gibi S&uuml;nni ve Orta Asya&rsquo;dan Anadolu&rsquo;ya akan T&uuml;rkmen boylarindandirlar. Ancak Osmanli&rsquo;ya nazaren Akkoyunlularin Dersim &ccedil;evresine k&uuml;melesmis Alevi Ocaklari ile iliskileri daha yogundur. Baska bir deyimle Osmanli g&ouml;receli olarak yerlesik sayilan Bektasi Dergahlari ile iliskileri sicak tutarken, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevi h&uuml;k&uuml;mdarlari, Alevi Ocaklari ile iliskilerini daha canli tutuyorlardi. Bunda ayni dine inanmalarindan ziyade, Orta Asyadan gelirken birlikte getirdikleri dil, &ouml;rf, adet ve geleneklerinin bir birlerine benzemelerinin etkileri olsa gerektir.</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yavuz Selim ile Sah Ismail arasinda <strong>23 Agustos 1514'te</strong> yapilan<strong>&Ccedil;aldiran</strong> savasinda Osmanli kuvvetlerinin galip gelmeleri ve <strong>Yavuz&rsquo;un</strong> giderek daha g&uuml;neye inerek <strong>Hilefeti</strong> Osmanliya getirmesinin Dersim ve &ccedil;evresi &uuml;zerinde ciddi etkileri olmustur. Bunda Yavuz&rsquo;un hem <strong>Kemah</strong> bogazi civarinda yaptigi s&ouml;ylenen ciddi bir Alevi katliami, hemde Hilafetin Osmanli&rsquo;ya getirilmesinden sonra<strong>Seyh&uuml;lislamlar</strong> tarafindan bizzat Aleviler hakkinda yazdigi fetvalar da Alevilerin engebeli olan daglara, Askerin kolay ulasamayacagi yerlere dogru &ccedil;eken etkenler arasindadir. Ancak Dersim&rsquo;in, Alevilere <strong>mesken</strong> olma tarihi &ccedil;ok daha eski olsa gerektir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Olusan kanaatlere g&ouml;re Dersime ilk gelen Ocaklar <strong>Kureys</strong> ve<strong>Babamansurlardir</strong>. Bu konuda iddialardan bir tanesi de, <strong>Seyh Hasananlilar</strong> ve <strong>Seydanlilar</strong> olarak bilinen Dersim asiretlerinin <em>HorasanliSeyh </em><strong>AhmetYesevi&rsquo;nin</strong> (<strong>221</strong>) ogullari olarak tanitilan Seyh <strong>Hasan</strong> ve<strong>Seyit</strong> adlarinda iki kardes &ouml;nc&uuml;l&uuml;g&uuml;nde geldikleri ve bu iki kardesten t&uuml;redikleri s&ouml;ylenmektedir. Horasan&rsquo;a yerlesen Seyyitlerin Imam Zeynel Abidin&rsquo;in oglu Zeyd soyundan geldikleri de &uuml;zerinde ciddiyetle durulan ve <strong>akilci</strong> g&ouml;r&uuml;nen diger idddialardan biridir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;</span><span style="font-size: small;">Diger bir iddaya g&ouml;re, <strong>1166</strong> yilinda yazilmis ve <strong>1212</strong> (veya 1232)&rsquo;de ise Sel&ccedil;uklu h&uuml;k&uuml;mdari Alaeddin 1.<strong>Keykubat</strong> tarafindan <strong>Sultanlik</strong> m&uuml;h&uuml;r&uuml; vurularak tasdik edilmis t&uuml;rk&ccedil;e ve arap&ccedil;a karisimi secerede, yakin b&ouml;lgede (Dersim ve yakin &ccedil;evresi)<strong><em>12 T&uuml;rk asiretinin&rsquo;</em></strong> adi ge&ccedil;tigini ve bu asiretlerin Sel&ccedil;uklular d&ouml;neminde (12. y&uuml;zyil basinda) Alevi halifeler olan Horasanli Seyit <strong>Mahmudi Hayrani</strong> ve Sah <strong>Mensur Baba</strong> &ouml;nc&uuml;l&uuml;g&uuml;nde Horasan&rsquo;dan geldikleri (<strong>222</strong> ) s&ouml;ylenmektedir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Secereye</strong></span><span style="font-size: small;"> g&ouml;re Horasan&rsquo;dan <strong>Erzincan&rsquo;a</strong> ve Dersim&rsquo;in <strong>Bagin</strong> ve H&uuml;sn&uuml; Mansur (Mazgirt /<strong>Muhundu</strong>) b&ouml;lgesine geldiklerinde bu 12 asiretin Reisleri <strong>Bagin&rsquo;de</strong> toplanarak Seyyit Mahmut&rsquo;un oglu Haci Kureys, Sah <strong>Mensur</strong> ve <strong>Seyit Ali</strong> adiyla bilinen <strong>Dervis Beyaz&rsquo;dan</strong> mucizeler istemisler. Sah <strong>Mensur </strong> duvar y&uuml;r&uuml;tm&uuml;s, Seyit Mahmut Hayrani&rsquo;nin oglu <strong>Haci Kureys</strong> ile <strong>Dervis Beyaz</strong> ise yanan <strong>firina</strong> girmislerdir. Erzincan ve <strong>Bagin</strong> arasindaki verimli yerlere yerlesen bu &lsquo;<strong><em>T&uuml;rk</em>&rsquo; asiretlerine </strong> Alevilik ve tasavvufa deger veren Sel&ccedil;uklu Sultani <strong>1. Alaeddin</strong> sicak ilgi g&ouml;stermis, baslarindaki tarikat halifelerinin <strong>m&uuml;rsitligi</strong> ve <strong>rehberligini</strong>, mucizelerini ve soyaga&ccedil;larini <strong>tasdik </strong> etmis, bahsi ge&ccedil;en <strong><em>12 </em>Asireti, </strong>&nbsp;<strong>Pirlik</strong> ve<strong>M&uuml;rsitlik</strong> bakimindan <strong>Sah Mansur ve Haci Kureys&rsquo;e</strong>, rehberlik makaminda ise <strong>Dervis Beyaz&rsquo;a</strong> m&uuml;rit ederek onlara <strong>lokma hakki</strong> (hakullah) vermeyi onaylamistir. Dersim ve &ccedil;evresi Osmanli topraklarina dahil edilmeden &ccedil;ok &ouml;nceleri Padisahlardan <strong>Orhan Gazi ( </strong>Dogumu <strong>1281,</strong>Saltanati 1326- 1359) ve bizzat Bagin&rsquo;e gelen Sultan 1. Murad da ( Dogumu 1326, Saltanati 1359- 1389)bu asiretleri himaye etmis, adi ge&ccedil;en Seyyitlerin <strong>secerelerini</strong> de tasdik etmisler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>DERVIS BEYAZ / DERVIS GEVR SECERESINDEN BAZI AYRINTILAR</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;<strong>Dersim</strong></span><span style="font-size: small;"> b&ouml;lgesi <strong>Seyyitler</strong> Secereleri ile ilgili bir &ccedil;ok i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;mis ve Seyyitler tarafindan ayri ayri kanaatlerin olustugu farkliliklar mevcuttur. <strong>Dervis Gevr /Dervis Beyaz</strong> Ocagindan <strong>Varto&rsquo;lu</strong> Seyyid <strong>Cafer</strong> oglu <strong>Mehmet Nuri Beyaz Yildirim</strong>, ayrica Varto&rsquo;lu Seyyid<strong>Metin K&uuml;&ccedil;&uuml;k</strong> ve Hollanda <strong>Dedeler Vakfi</strong> Baskani Varto&rsquo;lu Seyyid <strong>B&uuml;lent Duran,</strong> Mehmet Serif Firat&rsquo;in &ccedil;ikarmis oldugu <strong> DoguIlleri ve Varto Tarihi </strong>adli kitapta Secerelerle ilgili bir takim<strong>yanlislarin</strong> var oldugunu, orjinal Secerenin kendi ellerinde bulundugunu, bunun diger bir &ccedil;ok emsal <strong>Secerelerle</strong> de kiyaslanarak dogrulandigini eklemektedir. Seyyit <strong>Beyaz Yildirim, b&ouml;lge tarihi </strong>ve <strong>Secerelerle </strong>ilgili kapsamli birikimi olan Seyyid <strong>Metin K&uuml;&ccedil;&uuml;k </strong>ve &ouml;zellikle Seyyid <strong>B&uuml;lent Duran </strong> &nbsp;bu konuda s&ouml;yle demektedirler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;&lsquo;&rsquo;<strong>Mehmet Serif Firat</strong></span><span style="font-size: small;">, orjinal Secereyi sadece g&ouml;zden ge&ccedil;irmis ancak kitabi yazarken Secereye bakarak yazmamis, aklinda kalan sekli ile sahsi kanaatlerini belirtmistir. Bu vesile ile <strong>Dervis Gevr /Dervis Beyaz Ocagi hakkinda verdigi bilgilerde</strong>&nbsp;<strong>yanlisliklar</strong> vardir. Bizde bulunan orjinal belgeli&nbsp; Secere s&ouml;yledir. <strong> Bu Silsile-i serefenin asli Hisn-i' Mansur' den gelmedir</strong><em>." </em>Bu g&uuml;nk&uuml; anlamiyla Adiyaman'dan gelmedir deniliyor. Yani, birileri aslini oradan alip Istanbul'a getirip padisaha g&ouml;stermistir. <em>"</em><strong>Sultan, DERVIS&nbsp; BEYAZ'i huzuruna kabul etmis,</strong> O'ndan sahih bir keramet isteyince, Dag gibi odunlar toplandi. Dervis Beyaz, i&ccedil;ine girdi. Odunlar ateslendi. Ates yedi g&uuml;n devam etti. DERVIS BEYAZ, salimen bu sahih, silsilenin isnadiyla Atesten &ccedil;ikti.<strong> Dervis beyaz atese gittigi&nbsp; vakit, bir &ccedil;uhadar kisi&nbsp; ihimmet ed&uuml;p atese g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Bile atese girdiler." </strong>Bakin burada dikkat edilmesi gereken husus Dersim'de yillardan beri yanlis anlatilan bir yorum var. Bu Secere o yoruma a&ccedil;iklik getiriyor. Yorum sudur; Kureys, firina girmistir ve <strong>Dervis Gewr'i</strong> beraberinde g&ouml;t&uuml;rm&uuml;st&uuml;r. Dervis Gewre <strong>k&uuml;l</strong> s&uuml;r&uuml;lm&uuml;st&uuml;r ve bundan dolayi kendisine <strong>Gewr</strong> denilmistir. <strong>Bu &ccedil;ok yanlistir.</strong> New (dokuz) ile newe'- nin (yeni) bir s&ouml;zc&uuml;k olmadiklari gibi, <strong>gewr</strong> ile <strong>geur</strong> de ayni kelimelerdir. Gewr Fars&ccedil;a bir kelimedir ve <strong>beyaz</strong> anlamina gelmektedir. Biz Fars&ccedil;a bilen Post dedeleri Seyh Hasananli Dede <strong>Mahmut Doganoglu</strong> kendisi bizim Dersimlidir. Agu&ccedil;anli Dede <strong>Niyazi Bozdogan</strong>, Hidir Abdal Ocagindan Dede <strong>Mehmet Yaman</strong> ve Dede <strong>Ismail Aslandogan'na</strong> sordum. Her &lsquo;&rsquo;<strong>d&ouml;rd&uuml;de&rsquo;'gewr'in</strong> T&uuml;rk&ccedil;e anlaminin <strong>beyaz</strong> oldugunu s&ouml;ylediler. Bakiniz, Secerede de hem <strong>Dervis Beyaz</strong> , deniliyor, hem de <strong>Dervis Gewr</strong> deniliyor. Secerede diyor ki "vaktaki ,"<strong>DERVIS BEYAZ, Atese gittigi vakit, bir &ccedil;uhadar kisi. Himmet ed&uuml;p atese g&ouml;t&uuml;rd&uuml;." Yani burada Kureys atese gidip de Dervis Gewr'i beraberinde atese g&ouml;t&uuml;rmemis&rsquo;&rsquo;</strong>. Kisacasi&nbsp; Secerede yazilan ile Dersim' de anlatilan olay'<strong>birbirini</strong> tutmuyor. Tersine, atese giren' <strong>Dervis Beyaz'dir</strong> , Padisahin &ccedil;uhadarini. Terzisini beraberinde g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor. Belge 'bu anlamda' bug&uuml;ne kadar anlatilanlara bir a&ccedil;iklik getiriyor. Simdi yine Secereye devam edelim. Atesten &ccedil;iktiktan sonra&nbsp; <strong>Murad, Han 'sual. eyledi. Ki Ey &Ccedil;uhadar. Sen ne g&ouml;rd&uuml;n. &Ccedil;uhadar '(BENIM SULTANIM. BENIM G&Ouml;RD&Uuml;G&Uuml;M SEN DAHI G&Ouml;REYDIN V&Uuml;CUDUN&nbsp; ERIYIP MAHV OLURDU EMMA DERVIS GEVR </strong>(bakiniz buradada &nbsp;Dervis Gevr'in Dervis Beyaz oldugunu ispatliyor T&uuml;rk&ccedil;e yazilmis oldugu i&ccedil;in Gevr&nbsp; tek 'v'.ile yazilims. Eger bunu farsca veya Zazaca yazarsak ' &lsquo;W&rsquo;&rsquo; yazariz<strong>) HIMMETIYLE BANA BIR SEY OLMADI. BEN DAHI O&nbsp; KADAR. BIR OD I&Ccedil;INDE BIR YESIL &Ccedil;IMENLI YERDIR, G&Ouml;L-YOSUN-REYHAN VE AKARSULAR VE. BIR YANDA KAR ILE BUZ .&Ccedil;OKTU. VE&nbsp;&nbsp; KEND&Uuml;S&Uuml;&nbsp; BIR&nbsp; ALA BEYAZ; K&Ouml;SK&Uuml;N &Uuml;ST&Uuml;NDE&nbsp; BIR KUS GIBI OTURURDU. ASLA ATES NAMINA BIR SEY G&Ouml;RMEDIM.) deyu Sultandan ricaca ed&uuml;p, Dervis Beyaz'dan ayrilmadi</strong>.<strong>Vesselam. Ismi MEHMED AGA idi. Mehmed Aga</strong> bug&uuml;n Dersim'de yasayan <strong>Hiranlann</strong> (Xiran) b&uuml;y&uuml;g&uuml; oldugunu, bizim Secerenin bir n&uuml;shasinin da yeni anlamiyla bir fotokopisinin de olayin hatirasi olarak kendisine verildigini belirtmek isterim. Mehmed Aga padisahin <strong>Hiranli</strong> terzisi idi. Bu g&uuml;nk&uuml; Hiranlarin bir kolunun oraya dayandigi s&ouml;yleniyor. Artik dedemizle beraber mi gelip <strong>Hiranlarin</strong> i&ccedil;ine giriyor, yoksa kendisi daha &ouml;nceden mi Hiranliydi bilinmiyor? Fakat Hiranlarin i&ccedil;inde yasadigi kesin. Ve bu kerametin bir belgesi olarak kendisine Seceremizin bir n&uuml;shasi veriliyor. B&ouml;ylece Seceremiz bir kopyasida Hiranli <strong>l</strong>arin elinde de bulunuyor. Peki, bu secerenin bir tanesi neden veya nereden Kureysanlilara geliyor? Simdi bu soruya gelelim. <strong>Kenan G&uuml;ven'in</strong> baskisiyla "<strong>&Ccedil;e Sae Gulabi"</strong> den alinan ve Ankara'da Kureysanli milletvekili <strong>Musa Ates'in</strong> yardimiyla tasdik edilen Secerenin t&uuml;rk&ccedil;esinde, Sayfa alti'da s&ouml;yle denmektedir: <strong>"Hamd Allah'a, salat ve selam Resulullah' a olsun. Alimler den, araplardan, acemlerden, k&ouml;ylerden, sehirlerden herkesin ma' lumu olsun ki bu tescil edilen secereden ge&ccedil;en b&uuml;t&uuml;n beveynin haseb ye nesebleri asagida gelecek kisilerin sehadeti ile sabit olmustur. Haremeyni' s-serif yen hacisi, Haci Mustafa oglu Iskenderli haci Ali, Haci Hasani's-seybanf oglu Haci Yusuf dan o, Semdin&uuml;' l-misrf' nin .' oglu zeynn&uuml;l' l- arab' dan, o;. seyh &uuml;vey&uuml;s&uuml;' I-Bak&uuml;vi' nin oglu seyh S&uuml;leym- an' dan, o, ziyaeddin oglu Seyyid Ali' den, O, Seyh' Abdulga- fur oglu Seyh Veliden, Hi.Ali (r.a) nin oglu Hz. H&uuml;seyin' e kadar baba ve annelerinin isimlerini zirkederek rivayet edip. sahitlik etmislerdir-Seyh Veli, Seyh Aliyy&uuml;'l Medeni'nin oglu Seyh Hamza' nin, o da Seyh Ahmed&uuml;i-Bagdadi' nin, o da adil sahitler huzurunda</strong> </span><span style="font-size: small;"><strong> <span style="text-decoration: underline;">Seyh S&uuml;leyman' i- Bagdadiyy&uuml;l- Kureysi'nin oglu .Seyh Faris'in,</span> </strong></span> <span style="font-size: small;"><strong>o da Ahmed&uuml;'I-Mekki'nin oglu Seyh Muhammed' in sehadetiyle bu secereyi kesin ve dogru' delillerle isbat etmislerdir</strong><em>." </em>Burada tek bir yerde <strong>'&rsquo;Kureys&rsquo;&rsquo;</strong> kelimesi ge&ccedil;mektedir ve Kureys'in <strong>Bagdat'tan</strong> geldigi s&ouml;ylenmektedir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Burada adi ge&ccedil;en sahis <strong>Kureys</strong> degil de, Kureys'in oglu<strong>Seyh Faris'tir</strong>; (Seyh S&uuml;leyman'! <span style="text-decoration: underline;">Bagdadiyy&uuml;'l-Kureysi' nin oglu' Seyh Faris'in</span>. Ayrica olaya sahitlik edenelere de Secerenin o zamanki kismina yasanan olay eklenerek, kopyalari ani ve sahitlik belgesi olarak&nbsp; 5 kisiye veriliyor. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir tanesi Kureysanlilar'dadir, </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir tanesi Mehmed Aga'dadir, (Murat hanin Terzisi )</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir tanesi Trakya&rsquo;dan' dan gelen Aleviler'e verilmistir, </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir tanesi Adiyaman Tekkesi'ndedir. </strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir tanesinde Bagdat'(a oldugu s&ouml;ylenmektedir )</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">&nbsp;<strong>Kureysan</strong></span><span style="font-size: small;"> Ocagina mensup olup bir d&ouml;nem <strong>Tunceli</strong>&nbsp; Miletvekilligini yapan <strong>Musa Ates</strong> elimizdeki <strong>Soy Seceremizin</strong> bir s&uuml;reti olan ve Istanbul <strong>Topkapi</strong> Sarayindaki Osmanli <strong>Devlet Arsivinden,</strong> Milletvekili nufuzunu kullanarak bu Secereyi <strong>fotokopi</strong> yaparak almistir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu gayet tabiidir ki b&uuml;t&uuml;n kiymetli belgeler, fermanlar ve yazilar en az <strong>iki suret</strong> olara yazilmistir. Elimizdeki Mubarek Soy Seceresi Sel&ccedil;uk H&uuml;k&uuml;mdan <strong>Sultan Alaadin Keykubattan </strong> basliyarak sirayla Osmanli Pahdisahlarininda <strong>imzalari</strong> ve <strong>Sahlik</strong> m&uuml;h&uuml;rleri ile s&uuml;lalemizin takibi yapilarak <strong>tastik</strong> edilegelmis ve b&ouml;ylece Osmanli Padisahi Sultan <strong>Selim'i Sani</strong> 'ye kadar 11 tane <strong>Sultan</strong> ve <strong>Padisahlar</strong> tarafindan <strong>tastik Serhleri</strong> &ccedil;ekilmistir. Keza elimizdeki <strong>M&uuml;barekSoy Secerimize</strong> her Padisah tarafindan <strong>soy eklemeleri</strong> yapilarak ilgili <strong> Ocagimizin Dedelerine</strong> verilmistir. Devlet arsivinde kalan suretide ayini <strong>bilgiyi</strong> ve <strong>&ouml;zelligi</strong> tasimaktadir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; <strong>arsivdeki</strong> sureti<strong>elimizdekinin</strong> aynisidir. Aynca bizim elimizdeki <strong> Soy Seceremizle</strong> birlikte Seceredede yazili oldugu &uuml;zere <strong>eski yazi</strong> ile yazili bir adet <strong>sir tasi</strong> da mevcut bulunmaktadir.&rsquo;&rsquo; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seyyit<strong>Beyazyildirim,</strong> Seyyid <strong>Metin K&uuml;&ccedil;&uuml;k</strong>, Seyyit <strong>B&uuml;lent Duran</strong> &lsquo;&rsquo;Bizdeki orijinal secerede ise bizim babamiza&nbsp; kadar, yani Cumhuriyete kadar olan b&uuml;t&uuml;n isimler yazilidir. <strong>Menderes</strong> d&ouml;neminde bu Secere gene tasdik edilmistir. Bu da Secerenin bizim oldugunu g&ouml;steriyor. Ankara Noterliginde terc&uuml;me ettirdikleri secere, bizim Secerenin bir ekidir, bir kopyasidir ve o Secerenin hi&ccedil; bir yerinde' ne <strong>Kureys'e</strong> ait oldugu, ne de <strong>Seyyid Mahmud-i Hayrani'ye</strong> ait oldugu ge&ccedil;memektedir. <strong>Orijinali&nbsp; bizde</strong> olan Secerenin <strong>Dervis Beyaz / Dervis Gevr&rsquo;lilerin</strong>yasadigi Varto'nun <strong>Sorik</strong> k&ouml;y&uuml;nde bulunmasi da gayet dogaldir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu konuda bir kitap &ccedil;ikaran Seyyit <strong>Mustafa Aklibasinda&rsquo;nin</strong> &ccedil;alismasinin da ayni boyutunun sorunlu oldugunu ekleyen Seyyit <strong>Beyazyildirim, </strong> Dervisgevr / Dervisbeyaz Ocagina<strong>Pirlik</strong>, <strong>Rehberlik</strong> ve <strong>M&uuml;rsitlik</strong> yoluyla bagli bulunan Taliplerin bulundugu Il, Il&ccedil;e ve Asiretleri de a&ccedil;iklamaktadir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Yukaridaki a&ccedil;iklamalar ve &ouml;zellikle konuya taraf olan <strong>Seyyitlerin</strong> anlatimindan da anlasiliyor ki <strong>Dersim</strong> b&ouml;lgesi<strong>Seyyitler</strong> Secereleri ile ilgili bir &ccedil;ok i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;mis karmasikliklar mevcuttur. Secereler ve Ocaklar hakkinda &ccedil;alismalari olan Arastirmaci Yazar D&ccedil;. Dr. <strong>Ali Yaman</strong> secerelerle ilgili kaynak yetersizliginin yanisira, &ccedil;ok <strong>farkli</strong> g&ouml;r&uuml;slerin oldugunu ve kesin konusmanin <strong>yanilgilar</strong> i&ccedil;erebilecegini belirtmektedir</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu &ccedil;alisma yayinlanmadan ve konuya vakif <strong>Kurumlarin</strong> /<strong>kisilerin</strong> g&ouml;r&uuml;sleri alinmadan somut g&ouml;r&uuml;s belirtmenin tarafimizdan <strong>yanilgi</strong> i&ccedil;erebilecegini ekleyerek, konu ile ilgili bir noktaya dikkatleri &ccedil;ekmek istiyoruz.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seyyit<strong>Duran</strong> ve diger Seyyitlerin a&ccedil;iklamalari i&ccedil;inde<strong>birnokta</strong> dikkatimizi &ccedil;ekti. Mehmet Serif<strong>Firat&rsquo;tan</strong> da kismi etkilendigi g&ouml;r&uuml;len Nejat<strong>Birdogan&rsquo;in</strong> , b&ouml;lge Seyyitlerinin elinde bulunan Secerelerin 4. Murat d&ouml;nemine ait olduklari savi bu durumda dogrulugunu kaybediyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; <strong>Devlet</strong> arsivleri ve <strong>Padisah</strong> tugralarinin <strong>Noterliklerde</strong> tasdikleri yapilarak karsilastirilan Secere terc&uuml;melerinin<strong>14. Y&uuml;zyil </strong>baslarinda <strong>Osmanlinin 3. Padisahi</strong> olan <strong>1.Murat</strong> d&ouml;nemine (dogumu 1326- &Ouml;l&uuml;m&uuml; 1389 / <strong>Saltanati 1359 -1389</strong>) uzandigini kabul etmek gerekiyor.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Karmasik ve &ccedil;ok boyutlu olan <strong>Secere</strong> &ccedil;alismalarinin aslinda bir <strong>Akademi</strong> veya <strong>Bilim Kurulu</strong> tarafindan &ccedil;ok sayida profosyonel <strong>Tarih&ccedil;i / arastirmacinin</strong> &ccedil;alismalari ile toplumun geneline kabul ettirilebilinecegini, tek tek Secerelerin <strong>ayri ayri</strong> ellerden &ccedil;ikmak yerine, profosyonel bir ekibin <strong>&ccedil;ok boyutlu</strong> &ccedil;alismasinin &uuml;zerine oturtularak saglanmasinin &ouml;zlemi i&ccedil;inde oldugumuzu vurgulayarak,<strong>yazdiklarimiz dahil, t&uuml;m secere &ccedil;alismalarinin</strong> makul ancak temkinli karsilanmasi gerektigi fikrimizin, bu t&uuml;r &ccedil;alisma yapan degerli arastirmacilar tarafindan da<strong>sicak</strong> karsilanacagini umuyoruz. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Secerelere g&ouml;re Horasan&rsquo;dan gelen 12 Asiret</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Secereye g&ouml;re <strong>Horasan&rsquo;dan</strong> gelen 12 Asiret (<strong>220</strong>) ve reisleri (<strong>223</strong>) sunlardir :</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Delisenler (Delsinler, Delihasanlar, lakabi Hurem began) kabilesinden Cafer (<strong>224</strong>) (Cafer min kabileti, Delisenler, Elmusamma &Uuml;sk&uuml;c&uuml;dag, ismih&uuml; s&uuml;lb&uuml;sen bilakabi Hurrem Began Bu kabile Hormak asiretidir. Kollari da Hirancik, Bal&ccedil;ik, Homenciktir)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Alan kabilesinden Teymur, (Alan kabilesinden Elmusamma, Budan, Burkent oymagi ve baslari Teymur)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ba-Ilyas kabilesinden H&uuml;seyin, (Ilyas kabilesinden Han adiyla taninan oymagin basi H&uuml;seyin)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Milli kabilesinden Muhammet, (Milli kabilesinden Bozkir oymaginin basi Muhammed)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Izol kabilesinden Abdullah, (lakabi: <strong>Iki B&ouml;l&uuml;k</strong>), (Izol kabilesinden &Uuml;&ccedil; Ayak oymagi ve baslari Abdullah)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">6.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Haydar kabilesinden Ali (lakabi: Karavel), (Haydar kabilesinden Bedirkan oymagi ve baslari Ali)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">7.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Karsan kabilesinden Mustafa (lakabi: Saz),(Karsan kabilesinden Han&ccedil;er dik yulaka saz oymaginin basi Mustafa)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">8.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Lal kabilesinden Ibrahim (lakabi: Y&uuml;r&uuml;k Uzun), (Lal kabilesinden Baykara oymagindan Ibrahim)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">9.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ccedil;akir Tahir kabilesinden Mahmut, (&Ccedil;akir Tahir kabilesi ve basi Mahmut) min kabileti</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">10.&nbsp; Dada kabilesinden Muhammet, (Dada kabilesinden B&ouml;rek Uzun oymaginin basi Muhammed)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">11.&nbsp; Zor Veliyan kabilesinden Yusuf, (Zor Veli kabilesinden Duvardelen oymagindan Yusuf)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">12.&nbsp; Merdis kabilesinden Abbas. (Merdis kabilesinden Dik K&uuml;lah oymaginin basi Abbas)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ger&ccedil;i<strong>Mehmet SerifFirat</strong>, aktarimlarinda <strong>Hiran, Arilli, Sahveliyan ve Sadilli</strong> asiret adlarinin da ge&ccedil;tigini s&ouml;yler, ama bu isimlerin listede yer almamasini a&ccedil;iklamaz. Bu durumda s&ouml;z konusu <strong>Sel&ccedil;uklu</strong> d&ouml;nemi ve<strong>Alevi</strong> asiretlerinin iliskilerinin &uuml;zerindeki gizem tam olarak a&ccedil;iklanmis degildir. Arastirmacilarin kanaatimce uzun ve sabirli &ccedil;alismalarla, verilere temkinli yaklasarak &uuml;zerindeki gizemi aralayabileceklerini d&uuml;s&uuml;n&uuml;yorum ( <strong>225</strong>) .</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bu arada Sul&ccedil;uklu ile iliskileri bu secerenin derlenisi ile uyumluluk arz ettigi izlenimi veren Alevilerin aradan fazla zaman ge&ccedil;meden, konumuz disinda oldugu i&ccedil;in ayrintisina girmedigimiz Babai Isyanlarina bas vurmalarinin ardinda ki etkenler ve sonu&ccedil;larinin da bir ka&ccedil; a&ccedil;idan irdelenmesinde yarar olmali. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Babamansur&rsquo;un, Nejat Birdogan&rsquo;in &ldquo;<strong>Kureysanlilar&rsquo;in Soy Agaci</strong>&rdquo; iliskisinde <strong>Seyyid Mahmut Hayrani</strong> olarak yansitilan ve tarafimdan <strong>temkinli</strong> yaklasilan degerlendirmede, baska kaynak ve alintilar g&ouml;sterilerek islenilen s&ouml;z konusu &ccedil;alismada, adi ge&ccedil;en <strong>12 asiretin</strong> adlari<strong> Milli, Izol, Haydar, Kariban, Lal, Arap Tahir, Dada, Zudolyan, Merdini, Ilyas, Sakak ve Desinler</strong> seklinde verilmektedir. Sayilari, isimleri, yerleri, etnik k&ouml;kenleri konusunda uzun yillar ciddi arastirma isteyen, b&ouml;lgenin tarihi ile de ilintili yapilmasi gereken &ccedil;alismalara isik tutmak amaciyla bir noktaya tekrar deginmekte yarar olmali. <strong>Sah Ismail&rsquo;in 1501</strong> yilinda, <strong>Erzincan&rsquo;da</strong> (Sarikaya) toplamis oldugu <strong>T&uuml;rkmen</strong> Kurultayininin yerine (<strong>226</strong>) bakarak hem kurultayin i&ccedil;erigi, hem de b&ouml;lgenin etnik ve genel inanci konusunda fikir edinilebilinir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>DERSIM ve YAKIN &Ccedil;EVRESINDE (227) BULUNAN ASIRETLER (228)</strong></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dersim ve &ccedil;evresi Asiretlerinin bir kismi bir birinden ayrilma asiretlerdir. <strong>Asiretlerin</strong> ayrismalari ayri bir konu ve arastirma gerektirdigi i&ccedil;in biz bu ayrismalara girmeyip bir b&uuml;t&uuml;n olarak ele aldik. Buna ragmen t&uuml;m asiretleri yaz(a)mamis olabiliriz. Bazi asiretlerde halk arasinda <strong>&ccedil;ift isimle</strong> tanindigi i&ccedil;in onlarin her 2 ismini de yazmaya &ccedil;alistik.</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Agu&ccedil;an /Agu I&ccedil;en, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Abbasan /Abbas Usagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Abdalan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Alan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Arilli /Areyli, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ali Abbas /Celal Abbas, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Arslan Usagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Asagi Abbas Usagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Asuran (ve i&ccedil;inde Seyhelil <strong>- </strong>Seyyid Halil, Deman kollari ) </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Baba Mansur, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bahtiyaran,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Balaban,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Balu&ccedil;uklar,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bal Usagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bar Mansur, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Baruzili,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bazk&acirc;r /Bezk&acirc;ran, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Behizler,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Beyt Usagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Birim,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Bilice,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Butkan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Canbegli /Canbek, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Cilvank,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Conan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">&Ccedil;arikli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">&Ccedil;arek&acirc;n /&Ccedil;arek, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">&Ccedil;erkez (<strong>229</strong>) </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">&Ccedil;erik,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dede Karkinli /Dede Kargin, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Deman /Demenan, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Dervis Cemal, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ferhat Usagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Gavusanli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Gras&uuml;r /Giransur, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">G&uuml;labi Usagi </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ge&ccedil;ko&nbsp;</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Haydaran,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hidikan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hidir Abdal Ocagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hem&uuml;kl&uuml;,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hiran,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Hormek,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Izollular,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kalan<strong>,</strong></span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kalan Asireti i&ccedil;inde Bolo </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kamhutlu,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Karababa,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Karabas Usagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Karaballi,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Karikanli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Karsanli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kazililar,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ke&ccedil;elan /Ke&ccedil;el Usagi) </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Keman,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kir / Kiran, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kirgan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kimsor,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kobat,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ko&ccedil;giri,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ko&ccedil; Usagili, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kudan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kureysan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kurmesli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Kuzu &Ccedil;amli, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">La&ccedil;in,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Lertik,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Lolan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Maksut Usagi, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Maskan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Menikan /Menkan , </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Mistan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Ok&ccedil;iyan,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Pezgevran</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Pilvank, (<strong>230</strong>) </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Pir Sultanli, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Res&uuml;ller,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Rutan /Rotan, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sari Saltik /Sari Saltuk, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seter,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sevkar /Sevkar, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seyyit Sabun, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sinemil /Sultan Sinemili, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sidikanli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>Simko</strong></span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sisanli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Suranli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">S&uuml;leymanli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sadilli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sah Veliyanli, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Sam Usagili, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Savalli /Savalanli /Savalyanli, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seyh<em>A</em>hmet Dedeler /Sihamettli, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seyhanli,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seyh Hasanli /Sihasanli, </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Seyh Memedanli. </span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">Tahsurlu,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">&Uuml;ryan Hizir, </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span style="font-size: small;">99.Yukari Abbas Usagili,</span></p>
<ol style="font-family: Arial;"><ol style="font-family: Arial;">
<li><span style="font-size: small;">&nbsp;</span></li>
</ol></ol>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;">100.Yusufan,</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: small;"><strong>101.Zilanli,</strong></span></p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/2d1df6d2.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/2d1df6d2.jpg" alt="" width="500" height="370" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:57:04 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-duzgun-baba-dersim-evliyalari-alevi-onderi-alevi-onderleri_266.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>BEKTAŞİ OZANI AŞIK VELİ’nin YENİ BULUNAN ŞİİRLERİ - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-bektasi-ozani-asik-veli%e2%80%99nin-yeni-bulunan-siirleri-alevi-onderi-alevi-onderleri_265.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 207px; height: 151px;" src="/uploads/articles/f535cdf5.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu bildirimizde ozanlık geleneğinde Emlek y&ouml;resinden bir ozanın yeni şiirlerini tanıtacağız.Emlek y&ouml;resinden dedim,&ccedil;&uuml;nki Emlek b&ouml;lgesinin ozanlık geleneklerinde &ouml;nemli bir yeri vardır. &Uuml;lkemizin&nbsp; tanınmış &ouml;nemli b&uuml;y&uuml;k ozanları bu b&ouml;lgede yetişmiştir.Eskilerden Emlek dendiğinde geniş bir b&ouml;lgeyi kapsarken, bug&uuml;n sadece Sıvas ilinin Şarkışla ve Yıldızeli&rsquo;nin k&ouml;yleriyle Yozgat&rsquo;ın Akdağmadeni il&ccedil;esinin g&uuml;ney kısmında bulunan k&ouml;ylere verilen isimdir. Ayrıca Emlek&nbsp; ismi ozanlığı &ccedil;ağrıştıran bir isim olagelmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">B&ouml;lgenin ozanlarından bazıları;&nbsp; Pir Sultan Abdal, Serdari,Talibi,Ağahi,Kemter,Aşık H&uuml;seyin,Aşık Veli,İzzeti,Kul Sabrı,Aşık Veysel,Ali İzzet,Devrani hemen akla gelenlerdir.Bu ozanların her birisi diğerinin etkisidedir.&Ccedil;&uuml;nki&nbsp; hepsi de&nbsp; tekke geleneği ozanlarıdır.Aşık Veysel,Ali İzzet de dahil bu gelenekten yetişmiştir.Yetiştikleri b&ouml;lgede i&ccedil; i&ccedil;edirler ve her birinden diğerine bir bağ vardır. En eskisiyle yenisi arasında her ne kadar yaş farkı olsa da bir birileriyle&nbsp; ilgilidirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Tanıtacağımız&nbsp; ozan gibi bir &ccedil;oğunun da bulunamamış şiirleri vardır.K&ouml;yden kente g&ouml;&ccedil; arttık&ccedil;a gizli c&ouml;nkler ortaya &ccedil;ıkmaktadır.Zaman i&ccedil;erisinde bizleri şaşırtacak d&uuml;zeyde ve &ccedil;oklukta şiirlerin g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkacağına inanmaktayım.Emlekli ozanların her biri ayrı ayrı değerlendirildiğinde onların &ouml;nemi daha da anlaşılacaktır.Eğiti,tecr&uuml;be bilgi,ustalık konusunda bir birlerinden etkilenmeleri yanında şiirlerindeki farklı ustalık yerlerini korumaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli&rsquo;ye gelince onun adını k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşlarda tanıdım &Ccedil;&uuml;nki benim de doğduğum k&ouml;y olan Sivrialan da Alevi-Bektaşiliğin usta zakir ve dedeleri vardı. Aşık Veysel&rsquo;in yakın arkadaşı Hıdır Dede amcazadelerimizdendir. &Ccedil;oğunluğu Aşık Veli t&uuml;rk&uuml;leri s&ouml;ylerdi.Aşık Veli t&uuml;rk&uuml;lerini beşikten beri dinlerdim.İleriki yıllarda hep Hıdır Dede Aşık Veysel muhabbetleri usumdan &ccedil;ıkmaz olmuştur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli adını Hıdır dedenin okuduğ&uuml; t&uuml;rk&uuml;lerin dışında Ali İhsan Tuncalı tarafından&nbsp; 1966 yılında derlenen &ldquo;Emlek Alevi Aşıkları&rdquo; adlı kitapın Aşık Veli b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde t&uuml;rk&uuml;lerin altında&rdquo; Sivrialanlı Hıdır Dede&rsquo;den derledim&rdquo; yazıları vardı.K&uuml;lt&uuml;r Bakanlığı 1984 yılında İbrahim Aslanoğlu tarafından hazırlanan&nbsp; Aşık Veli adlı kitabı yayımladı..</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aslanoğlu kitapdaki şiirlerin ve bilgilerin bir kısmını Ali İhsan Tuncalı&rsquo;dan almasına karşılık,c&ouml;nklerden,Aşık Veli&rsquo;nin yakınlarından ve Tuncalı&rsquo;nın da ulaşamadığı &ccedil;eşitli yayınlardan derlemiş.Kitap 103 sayfa ve 97 şiir yer almış.Aslanoğlu, kitabının&nbsp; sonunda yer alan Aşık Veli&nbsp; adına derlenmiş ancak Kul Veli,Derviş Veli mahlaslı şiirlerin Aşık Veliye ait olmadığı g&ouml;r&uuml;ş&uuml;ndedir ki biz de bu g&ouml;r&uuml;şe katılıyoruz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;Burada sunacağımız bilgilerde Aşık Veli&rsquo;nin hi&ccedil;bir yerde yayınlanmayan ve bilinmeyen 47 adet şiiridir.Bu şiirler elime ge&ccedil;tiğinde hi&ccedil; de ciddiye almamıştım,ancak şiirleri okuduktan sonra g&ouml;rd&uuml;m ki&nbsp; diğerleriyle benzerlik ancak bi&ccedil;im ve şekil y&ouml;n&uuml;ndendi.Acaba bu Veli başka bir Veli olmasın diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m.Başka bir Veli&rsquo;nin olması da bir kazan&ccedil;tı.&Ccedil;&uuml;nki yeni bir ozan ortaya &ccedil;ıkacaktı.Şiir mahlaslarına bakıldığında aynı tarzın kullanıldığı dikkat &ccedil;ekmakteydi.Aşık Veli genelde &ldquo;Velim Eyder&rdquo;mahlasını kullanmaktadır.Elimizdeki şiirlerin bitiminde &ldquo;Velim Eyder&rdquo; s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;r&uuml;nce&nbsp; kuşkum kalmadı.Aşık Veli&rsquo;nin yeni şiirleri ortaya &ccedil;ıkıyordu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Bu şiirleri nasıl mı elde ettik</strong>?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Yunus Ko&ccedil;ak emekli bir Emniyet M&uuml;d&uuml;r&uuml;d&uuml;r.Halk k&uuml;lt&uuml;r&uuml; ve tekke edebiyatını yerinde araştıran birisi.Diyorki;&rdquo;1961 yılında Hasan Dede kasabasından Hasan Dede son postnişinlerinden&nbsp; Bardak Dede&rsquo;nin oğlu Abdullah Dede&nbsp; oğlu&nbsp; Hasan Demirhan&rsquo;ın bir işini yaptım.Bana &ccedil;ok minnettar oldular.Ne yapacağını şaşırdılar.Eski kitaplara merakım vardı.Babasının kitaplarını g&ouml;sterdi ve &ouml;yk&uuml;lerini ş&ouml;yle anlattı.&rdquo;Bu yazma eserleri babamındır.Dergahtan kurtardım.Bunlar Dergah ziyaret defterleriymiş.1925 yılıydı.Keskinden&nbsp; &uuml;&ccedil; d&ouml;rt at araba dolusu asker geldi.Kapıyı kilitleyip bizi dışarı &ccedil;ıkarttılar,sonradan g&ouml;rd&uuml;m ki.Ne kadar kitap,defter varsa at arabalarına y&uuml;kl&uuml;yorlar.Dergahın &ccedil;ok zengin bir k&uuml;t&uuml;phanesi vardı.Babamın yazdıkları hatıraları diyerek bir takım belgeleri kurtardım.Geri kalan kitapları &uuml;&ccedil; at arabasına y&uuml;kleyerek Kızılırmak&rsquo;a g&ouml;t&uuml;r&uuml;p d&ouml;kt&uuml;ler&rdquo;Abdullah Dede bunları bana bir h&uuml;z&uuml;n i&ccedil;inde anlattı.Dedi Yunus Ko&ccedil;ak.&rdquo;İstersen bunları sana hediye edeyim &ldquo;Abdullah Demirhan&rsquo;a ne diyeceğimi şaşırdım.Bu emanetler benim i&ccedil;in hala kutsallığını korur.Yıllarca bunları inceledim.G&uuml;n&uuml;m&uuml;z T&uuml;rk&ccedil;esine &ccedil;evirdim&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Yunus</span> Ko&ccedil;ak ger&ccedil;ekten de &ccedil;ok ciddi bir &ccedil;alışma sonucu şiirleri ve bazı anıları g&uuml;ncel dile aktarmış.Elinde bulunan ziyaret defteri dedikleri c&ouml;nke &ccedil;ok &ouml;nem vermektedir.Fotokopisinden &ccedil;alışmakta ve orijinalini &ccedil;ok iyi korumaktadır.Eline ge&ccedil;en bu belgelerden Hasan Dede kitabını hazırlamıştır.Bu kitapta Hasan Dede&rsquo;nin&nbsp; bir &ccedil;ok bilinmeyen şiiri de yer almaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Elimizdeki belge Yunus Ko&ccedil;ak&rsquo;ın elindeki orijinal belgelerin fotokopisi ve şiirlerin g&uuml;n&uuml;m&uuml;z T&uuml;rk&ccedil;esine &ccedil;evirisidir.Orijinal defterin boyutları 12x14 cm.Defterin sayfası 284.Kapağın hemen &ouml;n y&uuml;z&uuml;nde Sahibi Mustafa Bin-i Yakub-u Cemal yazısı yer almaktadır.İkinci sayfada&rdquo; bu deftere 1224 de başladım&rdquo; yazısı ile başlanıyor ki,bu g&uuml;n ki tarih 1808 e karşılık gelmektedir.Ancak i&ccedil; sayfalarda bir yerdeki tarihde&nbsp; 1802 kaydı bulunmaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu ziyaret defterinin &ouml;zelliği,dergaha gelen her ozanın mutlak birka&ccedil; şiir yazmasıdır.Defter&nbsp; her ne kadar Yakub-u Cemal imzasını taşımış olsa da sonu&ccedil;ta hatıraları i&ccedil;ermektedir.Defterde &ccedil;ok&ccedil;a şiir olması yanında, bir &ccedil;ok dua da yer almaktadır.Yine her Bektaşi dergahında olduğu gibi duaların tamamının T&uuml;rk&ccedil;e olması&nbsp; belgenin &ouml;nemini artırmaktadır.Bu c&ouml;nkteki en &ccedil;ok şiir Aşık Veli&rsquo;ye aittir.Ancak dergaha uğrayan her ozan kendinden bir şeyler yazmıştır.Zakirler ise cemlerde s&ouml;ylediği usta&nbsp; malı şiirleri deftere yazmadan ge&ccedil;ememişler.Bunlar Hatayi,Teslim Abdal,Kul Himmet,Pir Sultan Abdal,Dedemoğlu,Nesimi şiirleridir.Dergaha bizzat gelerek kendi şiirlerini yazan ozanlar&nbsp; da şunlardır:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Emini,İsmail,Haydaroğlu,Siyahi,İbrahim,Başeri,Yesari,H&uuml;seyini,Amini,Kul H&uuml;seyin,Ali,Fadıl,Derviş Ali,Dertli Kemter,Aşık Kemter,Dedemoğlu,Derviş S&uuml;leyman,Mehemmed,Hasan Baba.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Konumuz olan Aşık Veli Kimdir?</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli&rsquo;nin &ouml;l&uuml;m tarihi bilinmekle birlikte,doğumu konusunda her hangi bir kayda rastlanılmamıştır.Ancak akrabalarından derlenen bir araştırmada ozanın&nbsp; 60 yaşında &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; belirtilmiştir.Buna g&ouml;re Aşık Veli 1793 doğumludur.1818&nbsp; yılında &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; bilinen Emlek Kale K&ouml;y&uuml;nden ustası Kemter Aşık Veli&rsquo;nin yetişmesinde etkili olmuştur.Aşık Veli ustasının&nbsp; &ouml;l&uuml;m&uuml; ardından şu şiiri yazar:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Şu yalan d&uuml;nyada bir &uuml;stad buldum</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Beni bırakmadın işime felek</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Şakirt olan şaşkın olur dembedem</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ne okursun bilmem guşuma felek</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli, Emlek y&ouml;resi k&ouml;ylerinden İğdecikli dir.Yoksul bir ailenin&nbsp; &ccedil;ocuğu olarak b&uuml;y&uuml;r.Ancak yakın k&ouml;ylerden Kale k&ouml;y&uuml;ne tutma olarak verilir.Ağası y&ouml;renin zenginlerindendir.Kızı Suna ile birlikte b&uuml;y&uuml;r.17 yaşına gelince Suna&rsquo;ya aşık olur.Babasından istetir.&Ccedil;ulsuza kız vermeyeceğini s&ouml;yleyen ağa kızını Yozgat Mahal K&ouml;y&uuml;nden akrabalarına verir.Bunun &uuml;zerine Veli Suna&rsquo;ya olan tutkusundan dolayı yanık t&uuml;rk&uuml;ler s&ouml;ylemeğe başlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hel hel ettim Mağara&rsquo;dan u&ccedil;urdum</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Telli kızın gitti derler bu yola</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Elim ile evlerini g&ouml;&ccedil;&uuml;rd&uuml;m</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Telli kız gitti derler bu yola</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Telli kız dediği Sunanın gitmesi Veli&rsquo;yi deliye &ccedil;evirir.Veli huzursuzdur.Ustası Kemter ona yeni bir yol g&ouml;stererek Hacı Bektaş&rsquo;ı ziyaret etmesini &ouml;nerir.Sıvas,Yozgat &uuml;zerinden Hacı Bektaş&rsquo;a varan Veli,Hacı Bektaş Postnişini Hamdullah &Ccedil;elebi&rsquo;yi ziyaretinde &Ccedil;elebi&rsquo;nin &ccedil;ocuğunu kaybettiğini,&ccedil;ok &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;r&uuml;r ve kendi derdini unutup &Ccedil;elebi&rsquo;yi teselli etmeye başlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Derde tabi olup derman aradım</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Vardım ki tabibin derdi benden &ccedil;ok</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Her derdin dermanı sendedir bildim</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ne hikmet ki senin derdin benden &ccedil;ok</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hak b&ouml;yle buyurmuş bina kurunca</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ağlamayı g&uuml;lmeye eş verince</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Tabipler tabibi dertli olunca</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Besbelli ki şu d&uuml;nyada dertsiz yok</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Veli&rsquo;nin Hamdullah &Ccedil;elebi ile ilişkilerini geliştirmesi ozanın ufkunda geniş a&ccedil;ılım oluşturur.Sıvas ile Hacı Bektaş arasında uzun s&uuml;re gidip gelmeler sırasında &Ccedil;elebi&rsquo;nin de &ouml;nerisiyle Hasan Dede Kasabasında, Hasan Dede tekkesine de uğramadan ge&ccedil;emez.O d&ouml;nemler tekkeler &ouml;zellikle ozanların uğrak merkezidir.Hasan Dede Tekkesi Anadolu&rsquo;nun en işlek tekkelerinden birisidir.&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Anadolu&rsquo;nun ortasında bulunur.Doğudan batıya,batıdan g&uuml;neye b&uuml;t&uuml;n yolların kesim yerlerindedir.İşlerliği,zenginliği bu nedenledir.Burada aşevleri,mihmanevi,dedeevi,ozanevi, konuklar i&ccedil;in yatakhane gibi &ouml;nemli binalar bulunmaktadır.Cem yapılırken zakirler g&uuml;&ccedil;l&uuml; tarikat aşıklarından kurulmuştur.Aşık Veli de bunlardan bir tanesidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">1818 Yılında ustası Kemter&rsquo;in &ouml;l&uuml;m&uuml; ozanı Emlek&rsquo;ten uzaklaştırır.&Ouml;yle zannediyoruz ki bu s&uuml;re i&ccedil;inde Aşık Veli Hasan Dede tekkesinde kaldı. Bu sırada da Hamdullah &Ccedil;elebi adına tekkeler arası ilişkileri de y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz.Hamdullah &Ccedil;elebi ilişkileri bunu kanıtlıyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli&rsquo;nin Hasan Dede tekkesinde bulunan şiirlerinin bir ikisi dışında hepsi hi&ccedil; duyulmayan şiirleridir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Horasan ilinden Anadolu&rsquo;ya</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslahata&nbsp; geldi pir Hasan Dedem</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Seyreyle didemden akan selini</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslahata geldi Pir Hasan Dedem</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Peşinde ordusu gayet fırkatlı</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ta&ccedil;ları yeşildir dilleri tatlı</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>B&ouml;yle er g&ouml;rmedim gayet heybetli</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslahata geldi pir Hasan Dedem</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Haydarı Berek&rsquo;e be<span>kcidir koydu</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Necef denizinden kılı&ccedil;ın aldı</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Tahta kılı&ccedil; ile &ccedil;ok kafir kırdı</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslaha geldi pir Hasan Dedem</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ol Berek dağında Haydar seslenir</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Varan deli akıllanır uslanır</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Tahta kılı&ccedil; kılıfında paslanır</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslaha geldi pir Hasan Dedem</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aksede &uuml;st&uuml;nde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m <span>b&ouml;yle</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">G&uuml;l y&uuml;zl&uuml; efendim g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n s&ouml;yle</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Pir Otman Baba&rsquo;ya bir niyaz eyle</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;İslahata geldi pir Hasan Dedem</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Velim derki ş&uuml;phesiz Ali</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir ismi Hasandır,bir ismi Ali</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Niyaz et Allahın sevgili kulu</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İslahata geldi Pir Hasan Dede</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli&rsquo;nin zamanın b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; Hasan Dede&rsquo;de ge&ccedil;irdiği anlaşılıyor.Aleve Bektaşi felsefesi onun şiirlerinde&nbsp; bambaşka bir anlam kazanıyor.Şiirlerinin i&ccedil;ini s&uuml;sleyen,ona anlam kazandıran,ona şevk veren Hacı Bektaş evlatlarından olduğuna inanılan &Ccedil;elebilerden kendisi de ozan olan Hamdullah &Ccedil;elebi Aşık Veli i&ccedil;in bir ışık olmuştur.Bu ışık Veli&rsquo;nin y&uuml;reğini de aydınlatmaktadır.Ancak 1826 yılında Sultan 11.Mahmut&rsquo;un Bektaşilere uyguladığı kıyım ve s&uuml;rg&uuml;n b&uuml;t&uuml;n insanlığı yaralamıştır.T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin ve T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n temsilcisi Bektaşi tekkeleri diğer tarikatların padişahı kışkırtmasıyla o d&ouml;nem hem T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml; b&uuml;y&uuml;k darbe alıyor,hem de bir &ccedil;ok insan s&uuml;rg&uuml;n ediliyor.Bazıları dar ağacına &ccedil;ekilirken,altmış yaşın altında olan tekke binaları da yıktırılıyordu<span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Hamdullah &Ccedil;elebi T&uuml;rkiye Ale</span>vilerinin Hacı Bektaş makamındaki temsilcisidir.Sultan 11.Mahmut merkezi tekkede oturan&nbsp; Alevilerin liderini&nbsp; de Amasya&rsquo;ya s&uuml;rg&uuml;ne g&ouml;ndermiştir<span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli on beş yıldır g&ouml;remediği piri&nbsp; Hamdullah i&ccedil;in aşağıdaki t&uuml;rk&uuml;y&uuml; s&ouml;yl&uuml;yordu.Bize bazı şiirlerin verdiği ipu&ccedil;ları Aşık Veli&rsquo;nin 1826 s&uuml;rg&uuml;n&uuml;&nbsp; sırasında Hasan Dede tekkesini zaman zaman ziyaret ettiği ya da o &ccedil;evrede bu ocağın faaliyetlerini gizlice s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; y&ouml;n&uuml;nde bilgiler ortaya koyuyor.Onbeş yıla yakın bir zaman neden &Ccedil;elebi&rsquo;yi ziyarat i&ccedil;in Amasya&rsquo;ya gidemediği de bir yasaklı &ccedil;ağrışımını da g&ouml;stermektedir.B&uuml;y&uuml;k bir ihtimalle Veli&rsquo;nin &Ccedil;elebiyle olan ilişkileri ve Aşık Veli&rsquo;nin ardından yazdığı şiirler yakın bağların &ccedil;eşitli engellerle s&uuml;remediğini g&ouml;stermektedir.Bu şiirden&nbsp; anladığımıza g&ouml;re yıl 1841 civarıdır<span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu bilgiler ışığında Aşık Veli&rsquo;nin bug&uuml;ne kadar ele ge&ccedil;meyen bu şiirleri Hasan Dede tekkesinde&nbsp; bu d&ouml;nemde nasıl&nbsp; birikmiş olabilir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz.Ziyaret defterlerine yazıldığı belirlenen şiirler ozanlar tarafından bizzat yazılmış,Ancak&nbsp; yasaklı d&ouml;nemde&nbsp; Hasan Dede tekkesinin a&ccedil;ık olduğunu da yakın bir ihtimal olarak d&uuml;ş&uuml;nmekteyiz.Yarı dokunmazlık ve Aşık Veli&rsquo;nin de bu tekkede gizlendiği, şiirlerin&nbsp; &ccedil;okluğundan da anlaşılmaktadır.Aradan on beş yıl ge&ccedil;iyor,bu s&uuml;renin &ouml;ncesinden de &Ccedil;elebi i&ccedil;in yazılmış bir &ccedil;ok&nbsp; Veli şiiri vardır ki bu şiirlerin bazıları Hasan Dede tekkesi dışında var olan şiirlerdir<span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Pek &ccedil;ok arzuladım varayım dedi<span>m </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Varamadım g&uuml;l y&uuml;zl&uuml; yar k&uuml;st&uuml;n m&uuml;<span>? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Haki payına&nbsp; y&uuml;zler s&uuml;reyim dedi<span>m </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>S&uuml;remedim g&uuml;l y&uuml;z&uuml; yar k&uuml;st&uuml;n m&uuml;? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">On beş yıl yaklaştı olmadı &ccedil;ar<span>e </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Erenler terkim kılmadı zar<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Fazlı gibi kendi kendim han&ccedil;er<span>e </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Vurmadım g&uuml;l y&uuml;zl&uuml; yar k&uuml;st&uuml;n m&uuml;<span>? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sıra ister Beytullah&rsquo;ın yolları</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Onun yolu zordur yokuş beller<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Al yanakta al kırmızı g&uuml;ller<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Deremedim g&uuml;l y&uuml;zl&uuml; yar k&uuml;st&uuml;n m&uuml;? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık oldum Ehlibeyt&rsquo;in nurun<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Amasya&rsquo;da yatan ger&ccedil;ek pirime </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Elim bağlı belim bağlı darın<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Duramadım g&uuml;l y&uuml;zl&uuml; yar k&uuml;st&uuml;n m&uuml;<span>? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Eşiğine s&uuml;remedim y&uuml;zler<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&ouml;z&uuml;me t&uuml;t&uuml;yordur ayak izleri </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Dili şeker ezer şirin s&ouml;zler<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Eremedim g&uuml;l y&uuml;z&uuml; yar k&uuml;st&uuml;n m&uuml;? </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Velim eyder işim ahızar&nbsp; id<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Bizi bu sevdaya salan yar idi </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Danışmaya &ccedil;ok m&uuml;şk&uuml;l&uuml;m var id<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Soramadım g&uuml;l y&uuml;z&uuml; yar k&uuml;st&uuml;n m&uuml;?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli&rsquo;nin derdi b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r.1826 yılında Amasya&rsquo;ya s&uuml;rg&uuml; edilen &Ccedil;elebi onun şiirlerinde bir ilhamdır.İ&ccedil;inde yatan Amasya &ouml;zlemi bitmek bilmez.&Ccedil;elebi&rsquo;nin daha bir yıllık s&uuml;rg&uuml;n&uuml;n&uuml;n ardından s&ouml;ylediği şiirindeki &ouml;zlem de on beş yıl sonraki de bu kadar sıcaktır<span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">On iki aydır sevdiğime hasreti<span>m </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Varaydım Şahı merdan aşkın<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Nasıl gider bu sinemden hasre<span>t </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">G&ouml;reydim şahı merdan aşkın<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kırk g&uuml;nd&uuml;r g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m yoktur d&uuml;ş&uuml;md<span>e </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Pusu mihnet gitmez oldu başımda<span>n </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Irmak kapısından Ferhat taşında<span>n </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Varaydım şahı mardan aşkın<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ... </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;Velim eyder bu m</span>elhemin dadın<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık yanar maşuğun odun<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">K&uuml;ll&uuml; maksuduna her muradın<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ereydim şahı merdan aşkın<span>a </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Zaman zaman Hasan Dede tekkesi dışında memleketine gittiği,ancak buralarda kalmadığı da anlaşılmaktadır.Eldeki şiirleriyle tekke ziyarat defteri i&ccedil;inde bulunan şiirlerinden ancak birka&ccedil; tanesi aynı şiirdir.&Ouml;rneğin Aşık Veysel&rsquo;in de plağına aldığı,bazı zamanlarda Ali İzzet &Ouml;zkan&rsquo;ın da &ldquo;benim şiirim&rdquo; dediğ<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Mecnunum Leylamı g&ouml;rd&uuml;<span>m </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir kerece baktı ge&ccedil;t<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Ne s&ouml;yledi ne de sordum </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kaşlarını yıktı ge&ccedil;t<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Şiirindeki İzzeti mahlasından dolayı bu şiiri Ali İzzet kendisine mal etmek istemiştir.Bildirimizin sonuna koyduğumuz Arap harfleriyle yazılmış şiirin orjinali ziyarat defterinde yer almaktadır.Ve şiirin mahlası ş&ouml;yle bitmektedir<span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Velim eydir ne hikmet i</span>ş</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Uyumadım ki g&ouml;rem d&uuml;ş</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Z&uuml;lf&uuml;n&uuml; kement eylemi</span>ş</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bağrıma taktı ge&ccedil;t<span>i </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bu şiirin de 1853 yılından &ccedil;ok daha &ouml;nceleri yazıldığı ortadadır.Şiir y&ouml;rede &ccedil;ok tutulmuş olmalı ki,yıllarca dilden dile g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar aktarılmıştır.Sıvas Gemerek İl&ccedil;esi &Ccedil;epni Kasabasında Aşık Veysel ve Ali İzzet &lsquo;in de tanıdığı İzzeti adlı bir&nbsp; ozan bu şiirde kendi mahlasını kullanmış<span>.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">B&ouml;ylece bu şiirin de Aşık Veli tarafından s&ouml;ylenmiş olduğu kanıtlarla ortaya konmuş olmaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aşık Veli&rsquo;nin yeni bulunan şiirleriyle eskiden derlenmiş ve kitaplaştırılmış şiirleri hem konu,hem s&ouml;yleyiş hem bi&ccedil;im, hem de mahlaslarda tartışma g&ouml;t&uuml;rmeyecek birliktelik vardır.Konular bakımından &uuml;&ccedil; isim&nbsp; hemen dikkati &ccedil;ekmektedir.Birincisi Hacı Bektaş Postnişini Hamdullah &Ccedil;elebi&rsquo;ye s&ouml;ylenen şiirlerin her iki dosyada da aynen yer alması,Sevgilisi Telli Suna i&ccedil;in s&ouml;ylenmiş şiirlerin ve ustası Aşık Kemter şiirleri &ccedil;ok&ccedil;a işlenmiş.Deyişler her iki dosyada da 7,8 ve 11 heceli, 4+3,4+4,6+5,4+4+4.Ancak her iki dosyada bulunan&nbsp; ortak şiirlerin&nbsp; toplamı 4 adettir ki bunlar tanınmış şiirlerdir.Birisi Mecnunun Leylamı g&ouml;rd&uuml;m,İkincisi Ağlatırsan beni yoluna ağlat /Beni neğah yere ağlatma Ali,&uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml;; Ben duraklı s&ouml;ylenişlerde de farklılık yoktur<span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İbrahim Aslanoğlu&rsquo;nun Aşık Veli isimli kitabında derlenen şiirlerin toplamı 80 adettir.Bizim elimizdeki dosyada bulunan şiirlerin toplamı 47 adethocamdan b&ouml;yle duydum gafiller,d&ouml;rd&uuml;nc&uuml;s&uuml;; Derde tabi oldum tabibi buldum/Bildim ki tabibin derdi benden &ccedil;ok<span>. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Elimizde bulunan şiirlerin başlıklarını veriyorum.Bu başlıklar şiirin ilk mısralarına g&ouml;re belirlenmiştir.</p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><span>Horasan ilinden Anadolu&rsquo;ya </span></li>
<li>Yari olmayanın yarası olma<span>z </span></li>
<li>Dedim beni &ouml;ld&uuml;r&uuml;n,altısı da bir geli<span>r </span></li>
<li><span>Her sabah her sabah seher vaktinde </span></li>
<li><span>Sene bin iki y&uuml;z elli yedide </span></li>
<li><span>Silinmesin garip g&ouml;nl&uuml;m&uuml;n yas</span>ı</li>
<li>Hub derilmiş meclisimi<span>z </span></li>
<li>Pek &ccedil;ok arzuladım varayım dedi<span>m </span></li>
<li>On iki aydır sevdiğime hasreti<span>m </span></li>
<li>Şavka şavka edin beni &ouml;ld&uuml;r&uuml;<span>n </span></li>
<li>11. Ağlatırsan beni aşkına ağla<span>t </span></li>
<li>Şahımerdan z&uuml;rriyeti kendis<span>i </span></li>
<li>Bug&uuml;n sılaya varıba<span>n </span></li>
<li><span>1Doldurdu doldurdu verdi </span></li>
<li><span>Ben hocamdan b&ouml;yle duydum gafiller </span></li>
<li>Irıza gecesi ibadet ede<span>r </span></li>
<li>Muhabbetin aklım aldı</li>
<li>Kulp takıp efendime taş atmış</li>
<li>Elhamd&uuml;llah &ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r ol h&uuml;day<span>a </span></li>
<li><span>G&uuml;l y&uuml;zl&uuml;m&uuml;n g&uuml;l cemalini g&ouml;rd&uuml;m de </span></li>
<li>Kahbe...... baki demiş gafiller( s.133<span>) </span></li>
<li>Ucundaki ağlayan Abdullacı.........<span>? </span></li>
<li>Aşık oldum sevdim sırrı h&uuml;dayı</li>
<li>G&uuml;l y&uuml;zl&uuml; g&uuml;neşim mahi taba<span>n </span></li>
<li>Deli g&ouml;n&uuml;l akıllan uslu ol.........<span>. </span></li>
<li><span>Allah Cebrayile b&ouml;yle buyurdu </span></li>
<li>İslam dininin ....... sormuşla<span>r </span></li>
<li><span>Bug&uuml;n m&uuml;m&uuml;nlerin kerbela g&uuml;n&uuml; </span></li>
<li>O mah y&uuml;zler bilmeyene a&ccedil;ılma<span>z </span></li>
<li><span>H&uuml;da birdir ismi bin bir okunur </span></li>
<li><span>H&uuml;sn&uuml;nde........bismillah hecedir </span></li>
<li>O Ali&rsquo;nin her oyunu sırdandı<span>r </span></li>
<li>Ali evladına canım kurban olsunki</li>
<li><span>Bir a........................... </span></li>
<li>Cihanı yakar ateş<span>i </span></li>
<li>Dilden dile d&uuml;şen oldu<span>m </span></li>
<li>Aman m&uuml;rvet....... d&uuml;ş&uuml;rm<span>e </span></li>
<li>Ben sılaya ne <span>y&uuml;z&uuml;nen gittim </span></li>
<li><span>Derde tabi oldum tabibi buldum </span></li>
<li>C&ouml;mertlik hakkında aslı Ali evladı.....<span>? </span></li>
<li>Bahar seli gibi dağlar başınd<span>a </span></li>
<li>gel g&ouml;n&uuml;l uyma başıma gelen<span>e </span></li>
<li><span>Allah bir Muhammad Ali Allahu Ekber Allah Ekber </span></li>
<li><span>Ya Muhammet Mustafa La feta illa Ali </span></li>
<li><span>Ya Ali mahi muharremdir gam &uuml;st&uuml;ne gam dolan </span></li>
<li><span>Huvel Himmet Allah dedi,huvela husamet dedi </span></li>
<li>Mecnunum Leylamı g&ouml;rd&uuml;m</li>
</ul>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/f535cdf5.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img style="width: 318px; height: 232px;" src="/uploads/articles/f535cdf5.jpg" alt="" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:52:54 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-bektasi-ozani-asik-veli%e2%80%99nin-yeni-bulunan-siirleri-alevi-onderi-alevi-onderleri_265.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>SEYYİT HÜSEYİN GAZİ VE TÜRBESİ ÇEVRESİNDE OLUŞAN KÜLTÜREL DEĞERLER - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-seyyit-huseyin-gazi-ve-turbesi-cevresinde-olusan-kulturel-degerler-alevi-onderi-alevi-onderleri_264.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 279px; height: 180px;" src="/uploads/articles/25253d82.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Insanligin yarattigi degerlerin basinda k&uuml;lt&uuml;r gelir. K&uuml;t&uuml;rel yaratimlar olmazsa insan yasaminin ve toplumlarin bir degeri de olmaz. Insani diger yaratiklardan ayiran en &ouml;nemli unsur k&uuml;lt&uuml;rd&uuml;r. Insan emeginin ve d&uuml;s&uuml;ncesinin bulunmadigi yerlerde k&uuml;lt&uuml;rden s&ouml;z etmek imkansizdir. </span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kisiler </span><span> <strong>&ouml;l&uuml;r </strong></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">giderler, ancak arkasinda biraktigi </span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">degerlerle yeniden yasarlar, &ouml;l&uuml;ms&uuml;zlesirler. Iste insani &ouml;l&uuml;ms&uuml;zlestiren, yasami ve biraktigi degerlerin nesilden nesile ge&ccedil;mesi, toplumlari etkilemesi bu degerlerin yaratimindandir. Insan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir deger yaratir. Yaratilan bu degeri toplum alip devlestirir, efsanelestirir, ilgili ilgisiz bir &ccedil;ok misyon y&uuml;kler. 0 zaman kisinin yarattigi bu &ouml;z deger insanligin ortak degeri, ortak k&uuml;lt&uuml;r&uuml; olur. S&ouml;z edecegimiz H&uuml;seyin Gazi de bu ortak degerlerden bir tanesidir</span><span>. <br /></span></p>
<div><hr /></div>
<p align="LEFT"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT"><span>H&Uuml;SE</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">YIN GAZI KIMDIR</span><span>? </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin ve Battal Gazi adlari &ccedil;ogu kez birlikte anilir. Battal Gazinin adiyla birlikte anilan H&uuml;seyin Gazi adi da satir aralarinda ge&ccedil;er. Halk tarafindan siirlestirilir. Devlestirilir, eren, evliyalastirilir. Ancak onun kimligiyle ilgili bilgi bulunmaz. Bilinenler ise efsanelesmis, abartilmis bilgilerdir. Tarihi kaynaklarda &ccedil;ok fazla yer atmaz. Ancak isimlendirilerek ge&ccedil;istirilir. Destan kahramani Battal Gazi&rsquo;nin adinin ge&ccedil;tigi yerde babasi olarak anilir, onun &ouml;tesi bilinemez. H&uuml;seyin ve Battal Gaziye ait bilinen bilgiler onlarin Arap oldugu y&ouml;n&uuml;ndedir. Arap ve Emevi kaynaklari, Emeviler&rsquo;in Anadolu fethinde g&ouml;revlendirilmis bir M&uuml;sl&uuml;man komutandir bi&ccedil;imindeki yorumuyla H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin &uuml;zerine yaratilan degerlere bakildiginda farkliklar ortaya &ccedil;iktigi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Ancak O&rsquo;nu dogrudan dogruya bir T&uuml;rk komutani bi&ccedil;iminde yansitan kaynaklar da mevcuttur.</span><span><sup>2</sup> Hatta daha da ileri giderek onun bir T&uuml;rk beyi oldugu noktasinda yaklasan arastirmacilar da vardir &ldquo;H&uuml;seyin Gazi, Abdul Melik Gazi, Battal Gazi&rsquo;nin T&uuml;rk olduklari Anadolu&rsquo;ya bir u&ccedil; beyi olarak geldikten kaydedilmektedir<sup>3</sup> </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi ile ilgili mevcut bilgiler hem yeterli degil, hem de H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin kimligini yansitacak d&uuml;zeyde degildir. O&rsquo;nunla ilgili bilgiler daha &ccedil;ok efsanelere dayanmaktadir. Battalnamelerde ise Seyyit Battal Gazi&rsquo;nin babasi oldugu y&ouml;n&uuml;ndedir. Jacob su bilgiyi vererek H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin kesin yerini belirliyor &ldquo;Battal Gazi&rsquo;nin babasi H&uuml;seyin Gazi&rsquo;dir. H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin mezari ise Angora (Ankara) H&uuml;seyin Gazi K&ouml;y&uuml;&rsquo;ndedir&rdquo;</span><span><sup>4</sup> </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yine bir batili yazar Hasluck efsanelerden &ccedil;ikartarak su bilgileri aktariyor &ldquo;Malatya seraskerinin kardesi olan H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin Angora&rsquo;ya bir saldiri sirasinda basi kesilmis, H&uuml;seyin Gazi kesik basini kentten 1,5 saat uzakliktaki daga koltugunun altinda tasimistir&rsquo;</span><span>5 </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi ile ilgili elde bulunan bilgiler birbiriyle &ccedil;elisiyor. &Ccedil;elismeyen tek bilgi ise T&uuml;rk destan kahramani Battal Gazi&rsquo;nin babasi oldugu y&ouml;n&uuml;ndeki birlikteliktir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Anadolu halki tarafindan H&uuml;seyin Gazi&rsquo;ye y&uuml;klenen misyonla verilen tarihsel bilgiler tam bir &ccedil;eliski i&ccedil;indedir. H&uuml;seyin Gazi veya Battal Gazi Seyit &uuml;vaniyla nitelendiriliyor, ancak bu nitelemenin ardindan Emeviler adina savasan bir komutan ya da karaman olarak karsimiza konuluyor. Bunu anlamakta g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ekiyor insan. Seyyitlik bilindigi gibi Hz. Ali&rsquo;nin ikinci oglu Imam H&uuml;seyin&rsquo;in soyundan gelenlere verilen &uuml;nvandir. Ehlibeyt ise Hz. Muhammed&rsquo;iii kizindan olan yakinarina verilen addir. Yani Hz. Ali&rsquo;nin &ccedil;ocuklari ve torunlaridir. Bunlar ise Emevilerle her zaman d&uuml;smanlik i&ccedil;idedir. Emevi hanedanligi Ehlibeyt&rsquo;in yakaladigi b&uuml;t&uuml;n nesillerini katletmektedir. 0 nedenle de H&uuml;seyin Gazi Malatya seraskerinin kardesi olamaz. Dolayisiyla de Anadolu&rsquo;da yasadigi s&ouml;ylenen tarihte de bir yanlislik vardir. EmeviIerin yikilis tarihi 750 dir. 0 tarihten &ouml;nce H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin Anadolu&rsquo;da yasiyor olmasi, savasiyor olmasi m&uuml;mk&uuml;n g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yor</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi olsa olsa dokuzuncu y&uuml;zyilin sonlari ile onuncu y&uuml;zyilin baslarind Anadolu&rsquo;ya gelmis olabilir</span><span>. </span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">BIR TARIHSEL SAHSIYET OLARAK</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> H&Uuml;SEYIN GAZI </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Arap kaynaklari ya da ondan esinlenen T&uuml;rk kaynaklarinin b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; H&uuml;seyin Gazi&rsquo;yi Emevi savas&ccedil;isi g&ouml;stermis olsa da bunu mantik olarak &ccedil;&ouml;zmek m&uuml;mk&uuml;n olmuyor. H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin Abbasi d&ouml;neminde yasamis Oldugu tarihi bilgilerle &ccedil;elismiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; T&uuml;rklerin M&uuml;sl&uuml;man oluslariyla, A</span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">rap olsun T&uuml;rk ya da baska milletlerden guruplar olsun Abbasiler adina &ccedil;alismislardir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Ehlibeyt yanlilari, Ehlibeyt s&uuml;lalesi Emeviden &ccedil;ok &ccedil;ekmistir. 0 nedenle de H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin Abbasiler&rsquo;in ilk d&ouml;nemlerinde onlar adina Anadolu&rsquo;da savasmis olma olasiligi daha kuvvetlidir. Abbasiler&rsquo;in ilk d&ouml;nemlerinin disinda yani onlar da Ehlibeyt nesli ve taraftarlariyla barisik olmamislar. Emeviler&rsquo;in yerini al</span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">mislardir. Eger H&uuml;seyin Gazi adindan anlasildigi gibi seyyitse ki, durum onu g&ouml;steriyor, Abbasiler&rsquo;in ilk d&ouml;nemlerinde yasadigi ve Anadolu&rsquo;da oldugu kesindir. Eger Arap&rsquo;sa, ya da T&uuml;rkse de durum pek degismiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Abbasiler adina savasanlar daha &ccedil;ok T&uuml;rkler&rsquo;di</span><span>r. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazinin Arap ya da T&uuml;rk olmasi bir ger&ccedil;egi degistirmiyor o ger&ccedil;ek de H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin bin yildir Anadolu topraklarinda T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml; i&ccedil;inde yasiyor olmasidir. H&uuml;seyin Gazi, Battal&rsquo;in babasidir. Cafer, Battal&rsquo;in &ouml;nceki &uuml;nvanidir. Battaldan Abdulvahhap olarak bahsedilir. Roma d&ouml;neminde savaslar Amoriom civarinda yapilmistir. Hergan kalesi Arap savaslari sirasinda Bizanslilar i&ccedil;in tarihi bir deger tasiyordu. 838&rsquo;deki savastan sonra bu&nbsp; kale Araplar tarafindan ele ge&ccedil;irildi</span><span>6 </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bu kale Akreon&ouml;s denilen b&ouml;lgede son yillarda ortaya &ccedil;ikarildi. Bahsedilen Arap t&uuml;rbelerine g&ouml;r&uuml;ld&uuml;g&uuml; kadar bu b&ouml;lgelerin hi&ccedil;bir yerinde rastlanilmamaktadir demektedir Hasluck. Arap yazarlari isim benzerliginden yola &ccedil;ikarak Amoryum&rsquo;u Angora olarak tanimladilar</span><span><sup>7</sup> H&uuml;seyin Gazi t&uuml;rbesini yakin bir kasabaya yapmislardir. Oysa Romalilar Amoryum&rsquo;u H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin &ouml;l&uuml;m yeri olarak g&ouml;stermektedirler. Arap kaynaklari ile bati kaynaklarida birbirini yalanlar nitelik tasimaktadir. </span></p>
<p align="LEFT"><span>H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin g&ouml;m&uuml;t&uuml;n&uuml;n Ankara&rsquo;d</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">a olmasinda b&uuml;t&uuml;n kaynaklar birlesirken bazi kaynaklarda&Ccedil;orum Alaca il&ccedil;esindeki makamini g&ouml;stermektedir. Bu konuda Sir Charles burasini bir kilise olarak tanimlarken su bilgileri de aktarir. Alaca&rsquo;daki Sahmaspur Tekkesi Bektasi y&ouml;netimi altinda yari harabe</span><span> bir yerdir.(<sup>8</sup></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">) Yine bir batili yazar Hamilton ise bu yerin Sel&ccedil;uklutekkesi oldugunu (9) belirtir. Ayrica bu tekkenin Konya medresesi seklinde plaiilandigim da ifade eder. Alaca halkiiiin ifadesi ise burasiniii bir Yunan tapinagi oldugu y&ouml;n&uuml;ndedir. Burada g&ouml;m&uuml;l&uuml; bulunan Seyyit H&uuml;seyin Gazi ayni zamanda bir dervis olan Battal Gazi&rsquo;nin babasidir. (10</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">BEKTASILIK VE H&Uuml;SEYIN GAZI</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi Anadolu&rsquo;da Bektasiler ve Aleviler tarafindan benimsenmis-Bektasi ozanlarinin siirlerinde H&uuml;seyiii Gazi adindan s&ouml;z edilir. 0 Alevi-Bektasi insaninin y&uuml;reginde, g&ouml;nl&uuml;nde yasadigi gibi bir yatir ve makamlarla da kutsanmaktadir. A. Yasa Ocak Haci Bektas Veli&rsquo;nin Anadolu&rsquo;ya geldiginde ilk is olarak Battal Gazi&rsquo;nin Eskisehir&rsquo;deki zaviyesine ugradigini ve her yil Alevi Bektasiler&rsquo;iii d&uuml;zenli olarak kurban bayramlarini burada ge&ccedil;irdiklerini kaydederler. (Il</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">B&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk gezgini Evliya &Ccedil;elebi seyahatnemelerinde t&uuml;rbe ve dergahlari anlatirken Bektasi tekkelerinden ve islevlerinden de uzun uzun s&ouml;z eder. Sel&ccedil;uklu diyarindan Danismentlerle &ccedil;ikip 476 tarihinde Rum (Ilkelerinden Karaman sehirlerini aldigi vakit burayi alip ve &uuml;zerlerine imaret ve diger seyler yaptirmislardir. Sonra Horasan&rsquo;daii Haci Bektas Veli 70Oadamiyla Rum&rsquo;a gelmek i&ccedil;in Ahmet Yesevi hazretlerinden izin alinca gelip bu Seyyit Battal Gazi mevkiinde oturmustur. (12</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Haci Bektas Veli&rsquo;nin Anadolu&rsquo;ya gelisinde dogrudan dogruya Battal Gazi T&uuml;rbesi &ccedil;evresinde konaklamasi ve burasini sahiplenmesi, ardindan H&uuml;seyin Gazi&rsquo;niii sehit d&uuml;st&uuml;g&uuml; yeri bulup buraya bir t&uuml;rbe yaptirmasi da halk arasinda s&ouml;ylenegelen s&ouml;zlerdir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bekta.siligin temel kaynagi Haci Bektas V</span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">eli Vilayetnamesi a&ccedil;ik bir sekilde Battal Gazi zeviyesinin kendilerince kullanildigini, kutsandigini kutsal yer olarak anildigini belirt</span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">mektedir. (13) Haci Bektasa bagli bulunan Aiiadolu Alevileri&rsquo;nden &ccedil;esitli guruplarin burada cem t&ouml;renleri yaptiklari, cemin ardindan diger tekkelere bilgi ulastirilip birlik saglanmasinin buradan yapildigi sanilmaktadir. Haci Bektas VeIi&rsquo;iiin Seyyit Battal Gazi Zaviyesi ile siki baglantisidir. Belirtildigine g&ouml;re Haci Bektas Veli, Haydarisiyle, Torlagi&rsquo;yla, Isigiyla b&uuml;t&uuml;n Kalenderi z&uuml;mreleri gibi Seyyit Battal Gazi&rsquo;yi pir tanimakta ve her yil kurban (hacilar) bayramini m&uuml;ritleriyle birlikte onun zaviyesinde kutlamaktadir.(14</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Orta Anadolu Bektasileri&rsquo;niri, yani Ankara civarinda yasayan Bektasiler&rsquo;in H&uuml;seyin Gazi t&uuml;rbesini kalabaliklar halinde ziyaret ettiklerini bildiren Evliya &Ccedil;elebi, burada g&ouml;rd&uuml;klerini s&ouml;yle anlatiyor </span><span><em>&ldquo;H&uuml;seyin </em></span><em>Gazi <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">tekkesin in vakiflari &ccedil;oktur. Senede bir kez burada cem yapilir. Kirk, elli bin adam toplanir. Ama Hiiseyin evladindan ve peygamber s&uuml;lalesinden olan bu H&uuml;seyin Gazi din ugruna sehit olmustur&rdquo;. </span></em><span>(15) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Su dizeler halk tarafindan Celali Isyancisi &Ccedil;omar B&ouml;l&uuml;kbasi adina yakilmistir. Bu siirde bile ulu bilinen kisilerin adlari anilmadan ge&ccedil;ilmemektedir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><em><span>Ediyor erenler hakka niyaz</span></em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">i</span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yetis H&uuml;nkar Veli, H&uuml;seyin Gaz</span></em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">i </span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yezit&rsquo;in elinden birakma bi</span></em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">z </span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yitirdim heyimi kimden sorayi</span></em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">m </span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kanli yarasini nasil sorayim </span></em><span>(16)</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Alevi Bektasi ozanlarinin en b&uuml;y&uuml;klerinden Pir Sultan Abdal bir siirinde H&uuml;seyin Gazi&rsquo;yi s&ouml;yle aniyor</span><span>: </span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi Sultan binsin atin</span></em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">a </span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Dayanilmaz &ccedil;ark-i felek zatin</span></em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">a </span></p>
<p align="LEFT"><em><span>Bizden selam s&ouml;y</span></em> <em><span>len ev kiilfetine </span></em></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Ccedil;ikip ele karsi aglamasinlar </span></em><span>(17) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bir baska Bektasi ozanindan baska bir &ouml;rnek</span><span>; </span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kalkti Malatya &lsquo;dan s&ouml;k&uuml;n eyled</span></em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">i </span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yetis H&uuml;seyin Gazim, Seyyit Battali</span></em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">m </span></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Atanin hayftni alayim dedi</span></em></p>
<p align="LEFT"><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yetis H&uuml;seyin Gazim, Battal Gazim (18</span></em><span>)</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Abdulbaki G&ouml;lpinarli Bektasi azizlerini sayarken s&ouml;yle s&ouml;ylemektedir</span><span>:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&ldquo;Kizilbaslarin ziyaret yerleri Hz. Ali&rsquo;nin yattigi Necef, Imam H&uuml;seyinin yattigi Kerbela, Musa Kazim, Muhammed Taki&rsquo;niii yattiklari Kazimiye, bunlardan baska Haci Bektas, Abdal Musa, H&uuml;seyin Gazi, Battal Gazi vb. azizleri de ziyaret ederler&rdquo; ~(I9</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Batili arastirmacilardan Hasluck, H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin Bektasi b&uuml;y&uuml;klerinden oldugunu su s&ouml;zlerle aktarmaktadir &ldquo;Ankara&rsquo;nin dogusunda H&uuml;seyin Gazi Dagi &uuml;zerinde Bektasiler tarafindan savas&ccedil;i bir veli olarak kabul edilen ve Arap soyundan gelen bir veli vardir&rdquo;.(</span><span><sup>20</sup>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin Arap ya da T&uuml;rk olmasi Bektasiler a&ccedil;isindan bir sey degistirmiyor. Onlar kendi k&uuml;lt&uuml;rlerinde yasatarak onu bir T&uuml;rk gibi g&ouml;rm&uuml;s, kendi k&uuml;lt&uuml;rleriyle b&uuml;t&uuml;nlestirmislerdir. 0 halde H&uuml;seyin Gazi yasadigi k&uuml;lt&uuml;rel degerlerin bir varligidir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&Uuml;SEYIN GAZININ T&Uuml;RBESI</span><span> VE MAKAMLARI </span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi adina bir &ccedil;ok yerde t&uuml;rbe ve makam vardir. Bunlardan en &ouml;nemlisi Ankara H&uuml;seyin Gazi Dagindaki tekkesi &ccedil;evresinde bulunan yatiridir. Burada bulunan t&uuml;rbesi &ccedil;evresinde 13. yy.da yaptirilan Bektasi tekkesi 1925 yilina kadar g&ouml;revini s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;s, bir T&uuml;rk okulu olarak insanlarimiza hizmet vermistir. Alevi-Bektasi edebiyatinin yaratici ozanlarinin bu t&uuml;r tekkelerdeyetistigi bilinen ger&ccedil;eklerdir. Ankara&rsquo;daki t&uuml;rbesiniii disinda &ouml;nemli bir yatiri da Divrigi il&ccedil;esine hakim Igimbat adi verilen dagin zirvesine kuruludur. Taslarla</span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> &ouml;r&uuml;l&uuml; &uuml;&ccedil; metre uzunlugundaki mezar ve t&uuml;rbesinin 1959 yilinda onarildigini yazan ve burasiyla ilgili &Ouml;zen&rsquo;in kitabindan ediniyoruz &ldquo;H&uuml;se</span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">yin Gazi savasarak.Divrigi&rsquo;ye kadar gelir. K&ouml;rk&uuml;s&uuml; K&ouml;y&uuml; civarindaki korulukta kolundan ok yarasi alir, bakimsizliktan kolu g&ouml;verir, (kangren olur) d&uuml;ser. H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin ok yarasi aldigi yer bug&uuml;n adini Gazili ziyaret yeri olarak almistir. Ziyaret K&ouml;rk&uuml;s&uuml;n K&ouml;y&uuml; korulugu i&ccedil;indedir. H&uuml;seyin Gazi&rsquo;ninbakimsizliktan kopan kolu da K&ouml;mek K&ouml;y&uuml; civarindadir. Bu ziyaretin adi da G&ouml;kkoludur. Her yil civar k&ouml;yl&uuml;lerce bu iki adak yeri ziyaret edilir&rdquo;. (20</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><span>H&uuml;seyin Gazi ile ilgili b&uuml;y&uuml;k bir makam da &Ccedil;orum Alaca il&ccedil;esin</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">dedir. Burayla ilgili halkin ortaya koydugu bir s&ouml;ylence vardir. &ldquo;H&uuml;seyin Gazi sehit d&uuml;s&uuml;iice oglu Battal Gazi Malatya&rsquo;da bulunuyormus. Bagdat halifesi Abdulselam&rsquo;dan babasinin yerini ister, o da daha babanin kani kurumadi. Onun &ouml;c&uuml;n&uuml; al da &ouml;yle gel der. Bunun &uuml;zerine Seyyit Cafer Battal Gazi yola &ccedil;ikar. &Ccedil;orum&rsquo;a bir saatlik yerde Alaca kazasina Baliklar Havuzu denilen simdiki H&uuml;seyin Gazi Tekkesi&rsquo;ne misafir olur o vakitler burasi manastirmis</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kesis&rsquo;in adi da Sambaz Baba imis. Kesis der ben seni birine benzetiyorum, sen H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin oglusun. Seyit Battal&rsquo;i i&ccedil;eri almis, yemek yemisler, Sonra kesis latasini &ccedil;ikartip bir kapi a&ccedil;ar, orada yesil c&uuml;bbe, yesil sarik ile, yesil &ouml;rt&uuml;l&uuml; kurandan bir asir okurlar. Bunun &uuml;zerine Sambaz Battal&rsquo;i babasinin kanini almak &uuml;zere Ankara&rsquo;ya g&ouml;nderir. Battal d&ouml;rt gavurun basini keserek getirir. Sambaz birisin tanir. Iste babanin katili bu idi diye g&ouml;sterir. Bu basi tekkenin esiginin &ouml;n&uuml;ne g&ouml;mer ki, d&uuml;nya durduk&ccedil;a &ccedil;ignensin. Bu tekkeye H&uuml;seyin Gaz</span><span>i kolu yahut kulu denir.&rsquo;. (21) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">S&ouml;ylencelerdeki savlar da H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin yasadigi d&ouml;nemi g&ouml;stermesi bakimindan &ouml;nemlidir. Bu bilgiler ise bizim savimizi destekler niteliktedir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin gerek yurt i&ccedil;inde gerekse yurt disinda bir &ccedil;ok makaminin oldugu biliniyor. Bu makamlari da bize sunu g&ouml;steriyor ki, T&uuml;rk insaninin H&uuml;seyin Gazi&rsquo;ye sahip &ccedil;ikarak, onu kendi k&uuml;lt&uuml;rlerinin bir par&ccedil;asi saymalari H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin hangi irktan geldiginin pek de &ouml;nemli olmadigini g&ouml;steriyor. 0 T&uuml;rk insaninin geleneginde b&uuml;t&uuml;nlesmis birisi olarak ortaya &ccedil;ikiyor. 0 nedenle de T&uuml;rk halki H&uuml;seyin Gazi&rsquo;yi b&uuml;nyesine alarak O&rsquo;nu hem Anadolulastirmis hem de T&uuml;rklestirmistir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Evliya &Ccedil;elebi; Anadolu&rsquo;yu gezerken ugradigi &ouml;nemli yerlerden birisi de Ankara H&uuml;seyin Gazi t&uuml;rbesidir. Evliya &Ccedil;elebi, H&uuml;seyin Gazi ile ilgili bize farkli bilgiler de sunmaktadir. Bu nedenle H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin bu k&uuml;lt&uuml;rde bir kimligini daha g&ouml;rm&uuml;s olmaktayiz. &ldquo;H&uuml;seyin Gazi Eng&uuml;r&uuml;&rsquo;n&uuml;n kible tarafinda uzak bir yer olan H&uuml;seyin Gazi K&ouml;y&uuml;&rsquo;nde g&ouml;m&uuml;l&uuml;d&uuml;r. Kendisi Rum harplerinde sehit olmustur. Kendisine asik olan kral kizinin mezari da malumdur&rdquo; (22</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Hasluck ise H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin ger&ccedil;ek mezarinin Alaca&rsquo;da oldugunu ileri s&uuml;rmektedir. Yukaridaki s&ouml;ylencede de anlatilan Papaz Sahmaz bu bilgide de ge&ccedil;mektedir. &ldquo;Shamas Battal tarafindan Islam yapilmis rahip olarak da anilmistir. Sahmaz&rsquo;in adi Alaca&rsquo;da kendi adiyla da korunmus, ancak bu tekkede H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin mezarinin oldugu bildiriliyor.&rdquo;. (23</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Gen&ccedil; arastirmacilardan Yagmur Say Hasluck&rsquo;dan farkli d&uuml;s&uuml;nerek sunlari s&ouml;yl&uuml;yor &ldquo;Hasluck&rsquo;in yargisina katilmak olanaksizdir. B&uuml;t&uuml;n Battalnamelerde H&uuml;seyin, Battal Gazi&rsquo;nin babasi olarak ge&ccedil;er. ve mezari da Ankara H&uuml;seyin Gazi dagindadir&rdquo;. (24</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&Uuml;SEYIN GAZI T&Uuml;RBESI</span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi gerek tarihi kisiligiyle, gerekse biraktigi k&uuml;lt&uuml;rel mirasla biii yildir Anadolu insaniyla yasamaktadir. Yigitligi, kahramanligi ve tarihsel sahsiyeti, kendisine yakistirilan eren, evliyaligi tarih aralarinda ve menkibelerde yasarken onun i&ccedil;in yaratilan k&uuml;lt&uuml;rel degerler her zaman Anadolu insaniyla birliktedir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi t&uuml;rbesi Ankara&rsquo;da en y&uuml;ksek tepenin koyugunda bulunmaktadir. 13. yy. da yapildigi anlasilan tekke binalarinin sadece yikik duvarlari g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kalmistir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">K&ouml;yl&uuml;lerin anlattigina g&ouml;re burasi en kalabalik ziyaret yerlerinden birisi olarak varligini s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;st&uuml;. T&uuml;rbenin &uuml;st&uuml; kursun kaplama, duvarlari tarihi piriketlerle &ouml;rt&uuml;l&uuml;ym&uuml;s, ancak g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde b&uuml;t&uuml;n bunlar yok olmus. Cumhuriyetin ilk yillarina kadar varligini s&uuml;rd&uuml;ren tekke binalarinin &ccedil;esitli b&ouml;l&uuml;mleri hala yikintilarindan da belli olmaktadir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Kocaman bir cemevinin kalintilari t&uuml;rbenin giris kapisinin hemen &ouml;n&uuml;nde durmaktadir. Bu b&ouml;lmenin arkasinda bulunan kalintilarin, arastirmayi yapan K&uuml;lt&uuml;r Bakanligi mimarlarindan Kemal Soyer&rsquo;in anlattigina g&ouml;re mihmanevi, cem~evi, dedeevi, bakicilarin kaldiklari evler, dervis evleri, ahirlar, samanliklar mevcudiyetini yikintilariyla s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Adi ge&ccedil;en mimarin s&ouml;yledigine g&ouml;re burada yapilacak bir &ccedil;alismayla eski binalari yeni bir projelendirmeyle yeniden ortaya &ccedil;ikacaktir. (25</span><span>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">B&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk gezgini Evliya &Ccedil;elebi Seyahatname&rsquo;de bize burayla ilgili genis bilgiler sunarken, H&uuml;seyin Gazi tekkesinin vakfiyeleri, zengin, g&ouml;sterisli samdanlari ekim arazileri bulunmaktadir. Ayrica bu alanda 100 dervisin g&ouml;rev yaptigini anlatiyor.(</span><span><sup>26</sup>) Y&uuml;z dervisin g&ouml;rev yaptigi bir yerlesim biriminde buraya gelen ve burada yasanan k&uuml;lt&uuml;rel degerleri kestirmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Yine t&uuml;rbede bulunan kirik bir kitabeden okunduguna g&ouml;re burasi Yildirim Bayezid dnemide tamir g&ouml;rm&uuml;st&uuml;r. Ancak yapilis tarihiyle ilgili kesin bir tarih bulunmamaktadir. 13. yy da yaptirilan bir Bektasi tekkesi oldugu ve iki kez kapatildigi bilinmektedir. Bu kapatilis tarihleri Bektasi tekkelerinin kapatilisina denk d&uuml;smektedir. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">BUG&Uuml;NK&Uuml; DURUMU VE &Ccedil;EVRESINDE OLUSAN K&Uuml;LT&Uuml;REL DEGERLE</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">R </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Tarihi misyonunu 1925 yilinda noktalayan t&uuml;rbe ve tekke merkezi o tarihe kadar bir T&uuml;rk okulu olarak islev yapmaktadir. D&ouml;neminde yasamis olan kisilerden edindigimiz bilgilere g&ouml;re burasinin &uuml;st&uuml; kursun kubbe ile kapaliymis. 1940&rsquo;larda k&ouml;yl&uuml;ler tarafindan kursun kiibbeler s&ouml;k&uuml;lerek alinrnis, evlerin esyalari ve mallari yagmalanmistir. &Ouml;nemli esyalarinin yakiflarin deposunda Oldugu s&ouml;ylenmektedir.(</span><span><sup>27</sup>) </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1925 yilinda Tekke ve Zaviyeler yasasiyla t&uuml;rbenin kapatilmasi halki inan&ccedil;sal olarak &ccedil;ok fazla etkilememis, insanlar inan&ccedil;larini yasamak&nbsp; sarp, yolsiiz daga at, esek sirtinda bile &ccedil;ikamayarak, yaya uzun bir yolciiluktan sonra ulasmayi g&ouml;ze almislardir. &ldquo;At, esek bile zorliikla &ccedil;ikiyordu. Sii bulmak b&uuml;y&uuml;k sorundu. Bu kosullarda t&uuml;rbeye insanlar akin akin gider kurbanlarini kesip, dualarini yaparlardi(</span><span><sup>28</sup>) diyor 78 yasindaki Haci Ali Beyanli ile Mehmet Kos. K&ouml;yl&uuml;ler tarafindan yagmalanip, yikilan t&uuml;rbenin yapilisini adi ge&ccedil;en sahislar s&ouml;yle anlatiyorlar &ldquo;Kalabali zengin bir adam vardi. Haca gidecegi g&uuml;nden bir hafta evvel r&uuml;yasinda H&uuml;seyiii Gazi&rsquo;yi g&ouml;r&uuml;yor. Adam H&uuml;seyin Gazi adini da, t&uuml;rbesini de bilmiyor. Ankaralilar&rsquo;dan sordugunda Karap&uuml;r&ccedil;ek K&ouml;y&uuml;n&uuml;n &uuml;st&uuml;iideki tepede t&uuml;rbesi bulundugunu s&ouml;yl&uuml;yorlar. Adam burasini buluyor. Harap halde g&ouml;r&uuml;nce, katir ve eseklerle buraya kum, &ccedil;imento&ccedil;ektirerek t&uuml;rbenin &uuml;st&uuml;n&uuml; yaptiriyor. Bug&uuml;nki halinin yapilisi b&ouml;yle olmustur.(<sup>29</sup></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">) Yapilis yilinin da 1965 tarihi oldugunu beyan ediyorlar. Yine 1960&rsquo;larda bu alanda arastirmalar yapan Prof. Dr. Hikmet Tanyu ise su bilgileri veriyor &ldquo;Halen H&uuml;seyin Gazi T&uuml;rbesi etrafi harap duvarlarla &ccedil;evrili olup, &ccedil;ati kubbe gibi seyler kalmamistir. Alti metre kadar uzunlugundaki H&uuml;seyin Gazi mezari bile yikik durumda.</span><span>&rdquo; </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yer yer mum yakilmis, pencere i&ccedil;inde mumlar bulunuyor. Kismen kapali t&uuml;rbenin sag tarafinda adarian iki adet mum duruyor. Para, bez, iplik baglanmis, adanmis s&uuml;p&uuml;rgeler var. Mezar &uuml;zerine para birakilmis, bezleri tasa baglayip koymuslar. Mezarin sag tarafindaki duvarda, mihrap gibi yerde d&uuml;gme, boncuk, ufak tas par&ccedil;alari, paralar, adaklar yapistirilmis. Paralarin degeri y&uuml;z paralik ve be.s kurusluktur. Duvarlara ziyaret&ccedil;iler imza ve tarih kazimislar. Kurban da kesilmis, bu kadar &ccedil;esitli adet yeri ve isaretine nadiren rastlamak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</span><span><sup>30</sup> </span></p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">K&Uuml;LT&Uuml;REL DEGE</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">RLER </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi t&uuml;rbesi &ccedil;evresinde olusan k&uuml;lt&uuml;rel degerlerden en basta geleni geleneklerin y&uuml;zyillardan bu yana hala yasatiliyor olmasidir. Halk inancina g&ouml;re dergaha adanan kurbanlar, &ouml;zellikle yoksullara dagitilmasina y&ouml;neliktir. Bu bir nevi dayanisma &ouml;rnegidir. Kurban kesenler t&uuml;rbe y&ouml;neticileri, dedeler, yoksullari incitmemeye &ouml;zen g&ouml;sterirler. Sofraya birlikte oturulur, kurban birlikte yenilir. Bazi g&uuml;nlerde de etli as g&uuml;nleri d&uuml;zenlenir ki, et yiyemeyen kimseler bundan yararlansin. T&uuml;rbe y&ouml;neticileri bunu gelenek haline getirmislerdir. Buradaki asil amacin insanlarin birligi ve kardesliginin anlatilmasidir. Hatta &ccedil;ogu dervisler ve tekkenin postnisini tarlada is&ccedil;ilerle &ccedil;alisarak insanlari &uuml;retime y&ouml;neltir. Kesilen kurbanlarin asil amaci insanlar arasindaki dayanismayi pekistirmeye ve toplumsal yasamaya y&ouml;neliktir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Halk ozanlari ve gezgin dedeler buraya sik sik ugrarlar ve insanlarin bilin&ccedil;lenmesini saglamak i&ccedil;in birka&ccedil; g&uuml;n kalir, sazli s&ouml;zl&uuml; eglence Konuk Defteri toplantilari d&uuml;zenlenirdi. Bu tekkedeki olu.san degerlerin I&ccedil; Anadolu&rsquo;da ve &ccedil;evresinde b&uuml;y&uuml;k bir fonksiyonu olmasi bakimindan &ouml;nemlidir. H&uuml;seyin Gazi tekkesi b&ouml;lgenin merkezi tekkesi durumunu daima korumustur&rdquo;</span><span><sup>31</sup> </span></p>
<p align="LEFT"><span>&nbsp;<strong>BUG&Uuml;NK&Uuml; DURUM </strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Halkin yogun ilgisi H&uuml;seyin Gazi t&uuml;rbesine devam etmektedir. Halk buraya kurban kesip adak adamak amaciyla gelmektedir. Tarihi konumunu sordugumuzda pek bilgi alamamaktayiz. Ancak inan&ccedil; ve adaklariyla ilgili bilgiler bulmak kolay olmaktadir. Genellikle kurbanlar kesilmekte. Horoz kesilip adak adanmaktadir. H&uuml;seyin Gazi t&uuml;rbesinde bulunan tarihi degeri de olan adak yerleri s&ouml;yledir. T&uuml;rbenin karsisindaki dagin etrafindan &uuml;&ccedil; kez dolanmak halk arasinda dilegin yerine getirilecegi inanci yaygindir. Mum yakilmakta, mezar basindaki t&uuml;rbe bah&ccedil;esinde kucaklanarak, ya da sirta s&uuml;rt&uuml;lerek agrilarin ge&ccedil;ecegine inaniliyor. Bir de <strong>d</strong></span> <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><strong>elikli tas </strong></span><span><strong>vardir. H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin savaslarda g&uuml;rz olarak kullanildigina inaniliyor. G&uuml;rz tasinin deliginden kafalarini i&ccedil;eri dogru sokulunca bas agrilarinin ge&ccedil;ecegi d&uuml;s&uuml;n&uuml;lmektedir. T&uuml;rbe duvarina tas yapistiriliyor. Tas tutarsa dilek kabul edilmis oluyor. Yine aga&ccedil;lara &ccedil;aput baglamak adeti devam ediyor. Kutsal magradan su almak en &ouml;nemli sifa olarak algilaniyor. Simdiki t&uuml;rbedar Cemal Mutluer Dededen zemzem suyu, ya da duali su isteniyor. C&ouml;her en &ccedil;ok istenilen seylerin basinda geliyor. Cemal Dede t&uuml;rbedeki H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin mezarinin hemen yanibasinda bulunan temiz topraktan halkin c&uuml;her diye aldigini ifade ediyor. T&uuml;rbe y&ouml;neticisi Cuma Kaman&rsquo;da her ge&ccedil;en g&uuml;n ziyaret&ccedil;ilerin arttigini, halkin buraya hizmet g&ouml;rmek istegi oldugunu, herkesin mutlaka barinak yeri, kurban kesiminden sonra yemek yeme yeri, cemevi, ibadethane, mescit gibi seylere ihtiya&ccedil;lari oldugunu s&ouml;yl&uuml;yo</strong></span> <span><strong>r</strong>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi t&uuml;rbesinde halkin gereksinimlerini karsilamak t&uuml;rbe ve &ccedil;evresinde olusan k&uuml;lt&uuml;rel ve tarihi degerlere sahip &ccedil;ikmak, tarihi misyonunu yasatmak amacina y&ouml;nelik bir dernek bug&uuml;n i&ccedil;in burasinin y&ouml;netimini &uuml;stlenmistir.. T&uuml;rbede &ccedil;evrenin genel d&uuml;zenini saglamak, gelenlere yol g&ouml;stermek amaciyla bir y&ouml;netici, t&uuml;rbede ziyaret&ccedil;ilerin inan&ccedil; ve ibadetlerini yapmada yardimci olmak ve onlarin sorularini yanitlamak amaciyla bir de Dede g&ouml;rev yapmaktadir. Dernegin ama&ccedil;lari s&ouml;yle siralanmaktadir</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">H&uuml;seyin Gazi Dernegi&rsquo;nin amaci Anadolu toplumunun tarihsel degeri, b&uuml;y&uuml;k bir sahsiyet ve bir Anadolu ereni olan Seyyit H&uuml;seyin Gazi&rsquo;nin maddi ve manevi yasamini, insanliga kattigi k&uuml;lt&uuml;rel degerleri arastirip, ortaya &ccedil;ikartip, tanitip, yaymak ve var olan k&uuml;lliyesini yaptirip yasatmaktir deniliyor</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span>H&uuml;seyin Gazi k&uuml;lt</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&uuml;r&uuml;n&uuml;n uzun yillar Anadolu&rsquo;nun orta yerindeki dagin zirvesinde daha da yasayacagi g&ouml;zleniyor</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><span>Dipnotlar : </span></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">1 Taberi. Katip &Ccedil;elebi (Cihannuina, 633) Hasluck, Bektasiligin Tetkiklcri. 1929</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span>2 H&uuml;seyin H&uuml;samettin, Amasya Tarihi </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3 isiiiail G&ouml;ikein, 2. Malatya ve &Ccedil;evresi Battal Gazi ve Halk K&uuml;lt&uuml;r&uuml; Sompozyuiiiu., Abdal&nbsp;&nbsp; Gaziye ait</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span>4 Jacob, 1912, s. 245. </span></p>
<p align="LEFT"><span>5 Hasluck. 928. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">6 F. W., Hasluck, M.A. Christianity and isiain Under the Sultans, VoI ii. Oxford 1929</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">7 A.g.e., s.71 i-712</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span>8 Hamilton Asia Minor. s. 402. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">9 I-I:j,iii)ivn Loc. Cit, S. 711 Dipii ot.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">10 HoiniItoii Loc. Cit, s. 711 Dipiiot</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">I1 A. Yasar Ocak, Kajeiidej.ile</span><span>r </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">12 SeyahatntiiIed~ii aktaran 1. Ali Sarai, Seyyit Battal Gazi Bildiri le </span><span><strong>ii, </strong></span><strong>s. 9 Sarar y</strong><span>a </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">13 A. Yasar Ocak Kalendei.iI~i</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span>14 A.</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yasar Ocak Kuleiideriler, v. 207</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">15 Evliya &Ccedil;elebi Seyahatnamesi, Cilt: 1,2, s. 7&gt;0, &Uuml;&ccedil;dal Nesriyat</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">16 Ali Haydar Avci, &Ccedil;omar B&ouml;l&uuml;kbasi adli inakalesi, Beiham Dergiyi</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">17 Pir Sultan Abdal, Yasami-Siirleri, Ali Yildirim, Ayyildiz Yayinlari</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">19 Abdulbaki G&ouml;lpiiiarli, Kizilbas Maddesi, Islaiii Ansiklopedisi</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">20 Battal Gazi ve Malatya &Ccedil;evresi Halk K&uuml;lt&uuml;r&uuml; Sempozyumu. H&uuml;seyin Gazi baslikli bildiri</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">21 Hikmet Taiiyu, Ankara ve &Ccedil;evresinde Adak ve Adak Yerleri, s. 180</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span>22 Ismail Ali Sarar, Seyyit Battal Gazi Bildirileri. s. 9 </span></p>
<p align="LEFT"><span>23 Hasluck, 1928, s. 96. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">24Yagmur Say, Alevilik Arastirmalari, Seyyit Battal Gazi, s. 45</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">25 Koii u Ke nal Soyer tarafiiidaii an lati 1 iiiistir. K&uuml;l t&uuml;r BakanI igiiida mi itar olarak uzun yil lar &ccedil;alismis bulunan Soyei, buradaki yapilaiiinayi Bakanlik adina takip edip aslina uygun bir sekilde ya. pilinasiiii saglaiiiistii</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">0 Hikiiiet T:inyii, Aiik:ira ve &Ccedil;evresinde Adak ve Adak Yerleri, H&uuml;seyiii Gazi B&ouml;lUinLi</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">26 Evliy~i &Ccedil;elebi, Seyahaiiiaiue, 1 ve 2. cilt, s. 710, U&ccedil;dal Nesriyat</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">27 Mehmet Kas. Karap&uuml;r&ccedil;ek k&ouml;ytinden. 76 yasinda</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">28 Haci Ali Beyanli, Karapiir&ccedil;ekli, 17 yil ttiibedarlik yapmistir. 78 yasinda</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">29 Adi ge&ccedil;en kisilerin beyan lari</span><span>. </span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">3 1 G &uuml; lag&Ouml;z, Bros&uuml;r, Anadol iiya Isik Sa&ccedil;an Eren H &uuml;seyiii Gazi Seyyit adli bros&uuml;r</span><span>.</span></p>
<p align="LEFT"><strong><span>&nbsp;</span></strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">G&uuml;lağ &Ouml;z</span></p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/25253d82.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/25253d82.jpg" alt="" width="500" height="325" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:49:59 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-seyyit-huseyin-gazi-ve-turbesi-cevresinde-olusan-kulturel-degerler-alevi-onderi-alevi-onderleri_264.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>ANADOLUYA IŞIK VERENLER - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-anadoluya-isik-verenler-alevi-onderi-alevi-onderleri_263.html</link>
   <description><![CDATA[<p><span style="color: #ff3300; font-family: Times New Roman TUR,serif;">ANADOLUYA IŞIK VERENLER <br /></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">(Bu kısa yazı bir takvimin kısa tanıtımı i&ccedil;in hazırlanmıştır) <br /><br /></span></span></p>
<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/1adcab51.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">T&uuml;rklerin Anadolu&rsquo;ya yerleşmeye başladıkları 12. Y&uuml;zyıl&rsquo;da bu topraklarda tarihin derinliklerinden kalma bir &ccedil;ok kavim yaşamaktadır. Bu yerleşik halkın milliyeti ve dini ne olursa olsun onlarca uygarlığın yaşadığı toprakların &uuml;r&uuml;n&uuml; olmaları yadsınamaz.G&ouml;&ccedil;ebe bir topluluk olarak Anadolu uygarlığı topraklarına ayak basan Oğuz boyları bu k&uuml;lt&uuml;r tarafından yadsınamadı, dışlanamadı, kısa s&uuml;rede bir kaynaşma oluşmaya başladı. <br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /></span></span></p>
<div><hr /></div>
<p><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Her ne kadar Sel&ccedil;uklu devlet yapısı i&ccedil;erisindeki Arap- Acem k&uuml;lt&uuml;r&uuml; resmileşse de Oğuzların taşıdığı &ouml;z k&uuml;lt&uuml;r Anadolu insanına da yabancı gelmeyerek bir etkileşim kısa s&uuml;rede kendisini g&ouml;stererek 13.y&uuml;zyılın dev k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n yaratılmasını sağladı. Moğolların T&uuml;rk yurtlarını s&uuml;rekli tehdit ve işgali sonucu Anadolu&rsquo;ya halkla birlikte gelen Horasan Tasavvuf okulu bilginlerinin de kendi geleneksel tasavvuf d&uuml;ş&uuml;ncesini yaymaları ka&ccedil;ınılmazdı.<br />Anadolu Sel&ccedil;uklu medreselerinde verilen Fars eğitim yapısı gerek Anadolu yerleşik aklına gerekse Oğuz g&ouml;&ccedil;erlerine ters gelmekteydi. Bu anlamda Horasan k&ouml;kenli Anadolu Erenleri adıyla da anılan bilginler ister istemez kendi okullarını oluşturma gereğini duymuşlardır. Tamamen T&uuml;rk&ccedil;e ye dalı eğitim kurumları Ocak ya da tekke denilen kurumlar aracılığıyla yapılmaktadır. Şimdi bu kurumların başında bulunan bilgin ya da Anaolu Erenlerinin &ccedil;ok kısa biyografileriyle tanıtmaya &ccedil;alışacağız.<br />Bu &ccedil;alışmamızda kronolojik tarih sıralamasına sadık kalarak hatta bazı erenleri de atlayarak bir portre &ccedil;ıkartmaya &ccedil;alışacağız.<br /><br /><br />DEDE KARGIN :<br /><br />Kaynakların satır aralarında sık&ccedil;a s&ouml;z&uuml;n&uuml; ettiği bu T&uuml;rkmen babasının ger&ccedil;ek yaşamına ilişkin &ccedil;ok bilgi ulunmamaktadır. Buna karşın Anadolu aydınlanmasında b&uuml;y&uuml;k bir ışık olduğu kesindir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onunla ilgili en detaylı bilgiyi Baba İlyas&rsquo;ın torunlarından Elvan &Ccedil;elebi vermektedir. Kendisinden &ouml;vg&uuml;yle s&ouml;z eden Elvan &Ccedil;elebi dedesi Baba İlyas&rsquo;ın doğrudan doğruya Dede Kargın ocağına bağlı olduğunu s&ouml;ylemektedir. Bundan anladığımız şudur ki Anadolu Erenlerinin ilki konusunda bilgi edinmemizi de sağlamaktadır. Hacı Bektaş Velayetmamesi onun G&uuml;neydoğu Anadolu&rsquo;da aşayan bir T&uuml;rkmen babası olarak anmaktadır. Velayetname&rsquo;den aşağı yukarı bir asır &ouml;nce yazılmış olan Elvan&ccedil;elebi menakıbnamesinde daha farkılı ve geniş bilgiler vardır ki buna itibar etmek durumundayız.Buradan edinilen bilgilere g&ouml;re Dede Kargın Moğol istilası &ouml;n&uuml;nden ka&ccedil;arak Anadolu&rsquo;ya 1200 lerin başında gelip Elbistan y&ouml;resine yerleştiği anlaşılmaktadır. Aynı eser&rsquo;de Elvan &Ccedil;elebi &uuml;nl&uuml; Anadolu evliyalarından Aynu devle, Şeyh Osman, Bağdı Hacı, Mihman Hacı ve Baba İyas&rsquo;ın Dede Kargın halifelerinden olduğunu belirtmektedir.<br />Bu g&uuml;n i&ccedil;in Anadol&rsquo;nun bir &ccedil;ok yerinde dede Kargın makamlarının olduğu sanılmaktadır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;oğu b&ouml;lgede onun adı sık&ccedil;a anılmakta ve yaygınlaşmaktadır. Anadolu Oğuz boylarının bazılarının da Dede Kargına bağlı olduğu bazı kayıtlardan &ccedil;ıkmaktadır. A.Yaşar Ocak, 3. Murat d&ouml;nemine ait bir defterde Dulkadirli oymağından 24 tanesinin &ldquo; Cemati dede Kargın diye kayıtlı olduğunu belirtmektedir. <br />Bu g&uuml;n i&ccedil;in Anadolu&rsquo;nun bazı b&ouml;lgelerinde tesbit edilebilen Dede Kargın Ocakları ş&ouml;yledir. Diyarbakır Bismil il&ccedil;esinde Alevi k&ouml;ylerinin bulunduğu alanda Dede Kargın Ocağı bulunmaktadır. Ayrıca Malatya Fethiye İl&ccedil;esinde Dede Kargın K&ouml;y&uuml;, Maraş Pazarcık y&ouml;resinde Dede Kargın K&ouml;yleri, &Ccedil;ubuk Kargın K&ouml;y&uuml; ile birlikte Ankara Kale İ&ccedil;inde bug&uuml;n Zenger Paşa Konağının i&ccedil;inde Dede Kargın Ocağı bulunduğunu Enver Behnan Şapolyo Mezhepler ve Tarikatlar Tarihi kitabında ayrıntılı olarak vermektedir.<br /><br />EBUL VEFA<br /><br />Ebul Vefa bir Horasan Ereni olarak Anadolu bilgin erenlerini olduk&ccedil;a etkilemiş ve onların m&uuml;rşidi konumundadır. İran&rsquo;ın Kusen kentinde d&uuml;nyaya gelmiştir. Anadolu Alevi k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n temel taşlarından birisi olarak bize yansımaktadır. Onun fikirleri bir ok z&uuml;mreyi etkisi altına almıştır. Anadolu T&uuml;rkmen Aleviliğinin birinci harcı olan Baba İlyas&rsquo;ın da Ebul Vefa&rsquo;ya bağlı olduğu bilinmektedir. Araştırmacı Nejat Birdoğan Ebul Vefa k&uuml;lt&uuml;r&uuml; hakkında şu t&uuml;mceleri kullanmaktadır. &ldquo;Ebu Vefa k&uuml;lt&uuml;r&uuml; olmasaydı Anadolu&rsquo;daki kimi erenlerin, T&uuml;rk olsun, K&uuml;rt olsun k&uuml;lt&uuml;rleri olmayacaktı. Giderek Hacı Bektaş k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n bile olacağı kuşkuluydu&rdquo;<br />Horasan&rsquo;da eğitine başlayan Ebul Vefa yaşamının b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; Bağdat&lsquo;da ge&ccedil;irmiştir. Tasavvufi bilgilerinin dışında matematik, fizik alanında da b&uuml;y&uuml;k bir &uuml;n&uuml; vardır. &Ouml;zellikle trigonometri konusunda olduk&ccedil;a &ccedil;alışmaları vardır. Sinis hesaplamalarının da Ebul vefa tarafından geliştirildiğini batılı bilim adamları a&ccedil;ık&ccedil;a s&ouml;ylemektedir. Bağdat&rsquo;ta 1017 tarihinde &ouml;lm&uuml;şt&uuml;r.<br /><br />AHMET YESEVİ<br /><br />Yine bir Horasan Ereni olarak anılan Ahmet Yesevi&rsquo;yi bu b&ouml;l&uuml;me almamızın bir &ccedil;ok haklı nedeni bulunmaktadır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu g&uuml;n bile etkileri ve ş&ouml;hreti Anadolu insanının g&ouml;nl&uuml;nde yaşamaktadır. Ahmet Yesevi daha &ccedil;ok bu g&uuml;n Bektaşilik olarak anılan tarikatın manevi &ouml;nderi olarak karşımıza gelmektedir. Kaynaklar gerek Ebul Vefa gerekse Ahmet Yesevi&rsquo;nin aynı gurup ve kişileri etkiledikleri y&ouml;n&uuml;nde bilgi vermektedir. Mevcut bililer Hacı Bektaş Velinin m&uuml;ridi olan Baba İlyas&rsquo;ı hem Ebul Vefa&rsquo;ya bağlayarak Vefayi tarikatından g&ouml;sterirken hem de Yesevi&rsquo;ye bağlayıp Yesevi tarikatından g&ouml;stermektedir.<br />Ahmet Yesevi T&uuml;rk dili ve T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin Horasan&rsquo;daki en &ouml;nemli temsilcilerinden birisidir.Yazdığı Divan Hikmetlerinde şiir dilinin adını insanlığa sevdirmiştir. Hacı Bektaş ve &ccedil;evresini et &ccedil;ok etkileyen Ahmet yesevi d&uuml;ş&uuml;ncesi kırsal kesim insanına daima sıcak gelmektedir.<br />Ahmet Yesevi&rsquo;nin meclislerinde hem kadın erkek birlikte katılır hem de dem dahi alınırdı. Bu g&uuml;n Bektaşiliği etkileyen ve bu d&uuml;ş&uuml;ncenin i&ccedil;inde bulunan rit&uuml;eller Yesevi etkisinden başka bir şey değildir.<br />Ahmet Yesevi Ebul vefa ile &ccedil;ağdaş olup &ouml;l&uuml;m tarihi 1067 olarak bilinir.<br /><br /><br />BABA İLYAS<br /><br />Anadolu T&uuml;rkmen k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n oluşumunda ve Anadolu&rsquo;nun &ouml;zg&uuml;rleşmesinde, dinsel ve sosyal hoş g&ouml;r&uuml; taşımasında en b&uuml;y&uuml;k rol hi&ccedil; ş&uuml;phesiz ki Baba İlyas&rsquo;ın rol&uuml; olduk&ccedil;a b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Bu b&uuml;y&uuml;k T&uuml;rkmen babası&rsquo;nın temelini attığı Babai tarikatının &uuml;&ccedil; &ouml;nemli kaynaktan beslendiği ortadadır. Belki de başarını sırrı budur. Hallacı Mansur ve &ouml;zellikle, Ahmet Yesevi ve Ebul Vefa&rsquo;nın fikirleri onda &ouml;nemli bir bileşken olmuştur.<br />Baba İlyas Horasan Ereleriyle, Anadolu Erenleri arasında hem birleştirici hem de &ouml;nemli bir k&ouml;pr&uuml; olmuştur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Kendisine bağlı Hacı Bektaş, ve onun yakın &ccedil;evresi Sarı Saltuk, Ahi Evren, Abdal Musa gibi &ouml;nde gelen şahsiyetler Baba İlyas okulunda yetişmiş ve ona candan bağlı şahsiyetlerdir.<br /><br />Horasan doğumlu olup doğum tarihi konusunda bilgi yoktur.Ancak Moğol baskısıyla Anadolu&rsquo;ya Sel&ccedil;uklunun ilk yıllarında Alaaddin Kaykubat d&ouml;neminde geldiği bilinir. Keykubatın verdiği &ouml;nemli devlet g&ouml;revlerini kabullenmeyip Amasya &Ccedil;at, bu g&uuml;nk&uuml; adıyla İlyas k&ouml;y&uuml;ne tekke kurup halkı eğitmiştir. Ona bağlı Anadolu Erenleriyle de &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir bağ kurmuştur.<br />Sel&ccedil;uklu devlet sisteminin bozulması saraya y&ouml;netici olarak alınan Farsı k&ouml;kenli y&ouml;neticilerin keyfi tutumları ve, halktan vergi diye topladıkları ganimetleri hovardaca harcayan ve giderek halkı yoksullaştıran tutumlarına karşı, T&uuml;rkmenin sesine kulak verip onlara &ouml;nderlik yapıp kurtarma m&uuml;cadelesinde Sel&ccedil;uklu devletiyle girdiği savaşta, Malya ovasında onbinlerce T&uuml;rkmeni yabancı Frank askerleriyle kıran Keyh&uuml;srevin zalimce tutumu hem kendi sonunu hazırlamış, hem de Anadolu&rsquo;da yeni bir uyanışmaya da ışık yakmıştır.1239 da baş kaldıran Babailer 1240 yılında yenilmişlerdir. Baba İlyas idam edilmiş, &ccedil;evresinde bulunan Hacı Bektaşlar bir d&ouml;nem saklı kalmışlardır. 1243 K&ouml;sedağı savaşında Moğollara yenik d&uuml;şen Sel&ccedil;uklu devleti i&ccedil;inde yeni devlet&ccedil;iklerin &ccedil;ıkması Babalara yeni g&ouml;revler y&uuml;klemiştir</span><span style="font-family: Arial;">.<br /><br /></span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">G&uuml;lağ &Ouml;Z</span></p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/1adcab51.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/1adcab51.jpg" alt="" width="290" height="264" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:41:03 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-anadoluya-isik-verenler-alevi-onderi-alevi-onderleri_263.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Ozan Sefil Selimi ile Söyleşi - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-ozan-sefil-selimi-ile-soylesi-alevi-onderi-alevi-onderleri_262.html</link>
   <description><![CDATA[<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sayın Selimi, s&ouml;yleşimize sizi tanıyarak başlayalım, ne dersin?</span></em></strong></p>
<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/ef946e09.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? Te</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">şekk&uuml;r ederim, sayın G&uuml;lağ Bey. İsmim Ahmet G&uuml;nbulut, mahlasım &Acirc;şık Selimi. Şarkışla&rsquo;da doğdum, ilk tahsilimi Şarkışla&rsquo;da yaptım. Ortaikiye kadar okudum, sonra terk ettim. Terk ettikten kısa bir s&uuml;re sonra evlendim. Bu evlilikten altı &ccedil;ocuğum var; &uuml;&ccedil; kız, &uuml;&ccedil; erkek. Ş&ouml;yle diyelim 1960 yılında &acirc;şıklığa başladım. &Acirc;şıklığa başladığım bug&uuml;ne kadar da bir şeyi d&uuml;ş&uuml;nmeden hep &acirc;şıklık geleneğine hizmet ettim. Gerek&ccedil;esi ne ise o y&ouml;nde kendimi geliştirmeye ve halka faydalı bir insan olmaya &ccedil;alıştım. &Ouml;yle bir kimseyim ben. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sizin şiirleriniz halk şiiri d&uuml;nyasında bir kıvılcımdır bence. Bu kıvılcımın kaynaklık ettiği ilkeleri s&ouml;yler misiniz?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&nbsp;</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Ccedil;ok teşekk&uuml;r ederim. Şimdi ş&ouml;yle arz edeyim. 1960 yılında komşumuz olan Şarkışla&rsquo;nın Kızılcakışla k&ouml;y&uuml;n&uuml;n Kodro mezrası var idi. Şimdi Kızılcakışla&rsquo;nın bir mahallesi haline geldi. Belediyelik oldu Kızılcakışla. Orada yaşayan Cafer ile &Ccedil;oban Mehmet vardı. Benim kendisini tanıdığım d&ouml;nemde yatan hasta idi. &Ccedil;ok iyi bir kimseydi. Kendisini yetiştirmiş, ben ona &ccedil;ıraklık yapma sureti ile kendimi buldum ve ger&ccedil;ekleri ondan &ouml;ğrendim. Ondan ilham buldum, beyit aldım, ger&ccedil;ekten tanıdım &ccedil;ok faydalandım, h&acirc;l&acirc; da kendisini ziyarete giderim. Benim kaynağım ustalığımı yapan &Ccedil;oban Mehmet&rsquo;tir. kendisine saygım sonsuzdur. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yaşadığınız y&ouml;re, g&uuml;&ccedil;l&uuml; ozanlarımızın yaşadığı bir b&ouml;lge, onlardan etkilendiğinizi s&ouml;yleyebilecek misiniz? &Ouml;rneğin, bir Serdari sizin gibi Şarkışlalı. Bir Kemteri var y&ouml;renizde. &Acirc;şık Veli, Ag&acirc;hi, &Acirc;şık H&uuml;seyin, &Acirc;şık Ali İzzet ve de &Acirc;şık Veysel. Size &ccedil;ok yakın bir mıntıkada yaşadılar, bunlardan etkilendiğinizi s&ouml;yleyebilir misiniz?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ş&ouml;yle arz edeyim. &Acirc;şıklar sayılamayacak kadar &ccedil;ok. K&ouml;kl&uuml; geleneğimiz, &acirc;şıklık geleneğine hizmet etmiş, isimlerini altın harflerle yazdırmış kişilerdir. Hepsine de saygım sonsuzdur. Ben ge&ccedil;mişte yaşayan &acirc;şıklarımız ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde yaşayan &acirc;şıkların geleneğimize hizmet etmiş insanlar olarak &ccedil;ok &uuml;st&uuml;n kişiler olduğuna olduğuna inanırım. Yalnız ustamdan başka beni kimse etkilemedi diyemem. Veysel ile yakın bağlarımız olduğu halde, hatta &uuml;stat derdi ki &ldquo;yahu Selimi ben senin yazdığın bu eserleri yazamıyorum, &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve derinden mana dolu eserler yazıyorsun da korkmadan (&ccedil;ekinmeden) her gittiğin yerde oturuyorsun&rdquo; demiştin. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bir de tarihsel s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;erisinde d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rsek, onların hangilerinden etkilendiğinizi s&ouml;yleyebilirsiniz? &Ouml;rneğin, bir Yunus Emre yaşadı, Mansur vardı. Seyit Nesimi vardı. Pir Sultan Abdal ve Karacaoğlan vardı, Emrah vardı. &Acirc;şık &Ouml;mer vardı, bu</span></em></strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">nlardan da etkilendiniz mi?</span></em></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şimdi efendim &uuml;stadımın yanına gidene kadar &acirc;şıklık nedir bilmeyen bir kimseydim. Ustamı tanıyıp </span><em>Sefil Selimi</em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"> mahlası verildikten sonra, &acirc;şıklık olayını &ouml;ğrenmeye başladım. Ondan sonra bizim b&uuml;nyemize yer eden, halkımızın arasında isimlerini demin arz ettiğim gibi tarihimize işlemiş &acirc;şıklarımızın var olduğunu, ondan sonra &ouml;ğrendim. B&uuml;t&uuml;n &acirc;şıkları okuyup &ouml;ğrenmeme rağmen, onlar bizim tarih&ccedil;emizde isimlerini mecbur etmiş kişilerdir. Ben de onların yanında bir insan olabilmek i&ccedil;in, &acirc;şık olabilmek i&ccedil;in gereği neyse onu yapmaya &ccedil;alışıyorum. Şimdi ben deyim ki bu &ouml;rneklerle, Karacaoğlan, Yunus, Dadaloğlu, K&ouml;roğlu. Herkesin kendi i&ccedil;inde var olmuş kişilerdir, bug&uuml;n bir K&ouml;roğlu, daha geri getiremezsiniz. İkinci K&ouml;roğlu buna benzemez, ama hi&ccedil; olmazsa geleneğimize hizmet eden şahıs olarak belki benzer &ouml;rnek vermiş olabilirim. Dadaloğlu, alabildiğine yiğitleme yapmış bir &acirc;şığımızdır, fakat K&ouml;roğlu kadar değildir. Bir Karacaoğlan g&uuml;zellemelenin en g&uuml;zel &ccedil;eşitlerini vermiştir. Ama ikinci bir &acirc;şık geldiği zaman Karacaoğlanı taklit ederek onun etkisinde kalmıştır. Kendine has bin &ccedil;ığır a&ccedil;ar da onların yanında yer alabilirse, ancak o zaman filan &acirc;şık da vardı denilebilir. Bunun en g&uuml;zel &ouml;rneklerinden biri &Acirc;şık Veysel'imizdir. &Acirc;şık Veysel'i tek bir &ouml;rnek olarak g&ouml;sterebilirsiniz, kendi &ccedil;ığrında. Bunlardan ibret alarak Sefil Selim'iniz de hi&ccedil; olmazsa ben de bir &acirc;şığım, onlara benzer bir &ouml;rnek olarak bulunabilir, d&uuml;ş&uuml;ncesiyle buraya geldim. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sefil Selimi mahlasını size kim verdi?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? Selimi mahlas</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ını &uuml;stadım &Ccedil;oban Mehmet verdi. Bana, &ldquo;&Acirc;şık olacaksan adın Sefil Selimi olacak&rdquo; dedi. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sefil Selim&rsquo;in manası ne?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? Co</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">şkun manasındadır. Aynı zamanda geleneğimizde, &acirc;şıklık geleneğinde uyulması gerekli olan bir esas vardır. &Acirc;şıklarımız yetiştirdiği &acirc;şığa bir isim verir. Bu isim geleneğe hizmet etmesi i&ccedil;in verilir. Kendini yetiştirip, adını kabul ettirmeye başlayınca, bu &acirc;şık da demek ki filan yerden filan derg&acirc;htan yetişmiş de ismini ustası vermiş, ismin budur denmiş, bu geleneğin icabı. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Sizce &acirc;şıklık geleneği nasıl olmalıdır?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Acirc;şıklık geleneğimiz &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; esaslara dayanmaktadır. Şamanizm devrinden bug&uuml;ne kadar. Aynı zamanda belirli bizim k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;z&uuml; halkımıza vermek isteyen &ccedil;ok esaslı m&uuml;zik bilgileriyle, esaslı &ouml;zl&uuml; tarih&ccedil;emizi bilmekle inanmış, halkımızın arasında yaşatmaya &ccedil;alıştığımız ger&ccedil;ekleri, ancak ellerindeki m&uuml;zik aletleriyle, aracı olma sureti getirmişler. Ben diyorum ki &acirc;şıklığınız, &acirc;şıklarımız nasıl olmalıdır? &Acirc;şıklar bug&uuml;nk&uuml; hayatımızda, ta ki d&uuml;nyanın var olduğu zamana kadar hi&ccedil;bir maddi mek&acirc;na dayanmadan, halkımıza hizmet &ouml;rneği verebiliyorsa, ancak &acirc;şık olabilir. Eline sazı alan insan, onu para kazanmak i&ccedil;in yapıyor ise sanatı yapamaz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; g&uuml;&ccedil;l&uuml; eseri meydana getiremez hemen. Kulaktan doğma birşeyler yapma suretiyle halka sunmaya &ccedil;alışacaktır. O da halkımızı zedeleyecektir. Ger&ccedil;ek k&uuml;lt&uuml;r varlığını taşımayacaktır. Ben diyorum ki; sanatı sanat i&ccedil;in değil, sanatı toplum i&ccedil;in yapmalıdır. Sanatı ayakta tutabilmek i&ccedil;in, sanat budur diyebilmek i&ccedil;in, &ouml;l&ccedil;&uuml;lenin ve kalıpların i&ccedil;inde, her ne şart olursa olsun, ona hata getirmeden, leke getirmeden yapmalıdır. &Acirc;şık b&ouml;yle olmalıdır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Buna bağlı olarak &Acirc;şık Veysel ozan geleneğinin son halkasıdır. &Acirc;şık Veysel &ouml;ld&uuml;. &Acirc;şıklık da &ouml;ld&uuml; diye s&ouml;yleniyor, bu konuda ne s&ouml;ylersiniz?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? Ele</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ştirmenlerimiz; edebiyat araştırmacılarımız halk edebiyatını, &acirc;şıklık geleneğini, &acirc;şıkları araştıran araştırmacılar Veysel&rsquo;den sonra &acirc;şıklık &ouml;lm&uuml;ş derken, ş&ouml;yle biraz ger&ccedil;eklere yaklaşmıştır derim. Neden &Acirc;şık Veysel, &acirc;şıklığı yakalamış, tam manasıyla yaşamış bir ekol, bir esas meydana getirmiştir. Bunu yazan kişiler, &ouml;yle derken Veysel&rsquo;den sonraki insanların bozulacağını ve &acirc;şıklığa tam manasıyla hizmet etmediklerini anladığından olsa gerek ki, Veysel gittikten sonra herhalde Veysel gibi bir &acirc;şık daha yaşamaz &Acirc;şıklık geleneği &ouml;lm&uuml;şt&uuml;r demekle, bunu vurgulamaya &ccedil;alışıyorum. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Siz kendinizi halk arasında nasıl tanımlıyorsunuz ya da halk sizi nasıl tanıyor?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? Ben bir halk ozan</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ı olarak, otuzbeş yıllık hizmetim var. &Acirc;şıklık geleneğine yayımladığım d&ouml;rt tane kitabım var. Ondan sonra d&ouml;rt tane daha olacak, isimleri </span><span style="text-decoration: underline;">Yarbadeci</span>, <span style="text-decoration: underline;">Yalankot</span>, <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><span style="text-decoration: underline;">Kul Yanmasın</span></span>, <span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><span style="text-decoration: underline;">&Ccedil;obanın Can Pınarında</span>&rsquo;dır. Şimdi Sefil Selimi ger&ccedil;ekleri anlatan bir halk ozanıdır. Bizim halkımız cahildir. İstisnalar kaideyi bozmaz. Avamdır, okumadan sadece kulak dolgunluğundadır. AhIak budur yahutta bazı korkularla yaşamaya &ccedil;alışan insanlar okumadan herkese karşı cephe alırlar. Şimdi aynı duruma d&uuml;şm&uuml;ş durumdayım. Halkın arasında okuduğum bir şiirden dolayı &ldquo;Yahu duydunuz mu Selimi Kızılbaş olmuş, neden Ehl-i Beyt&rsquo;e&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; bir şiir okumuş&rdquo;. Yahu kardeşim G&uuml;lağ Bey Ehl-i Beyti sevmeyen insan dindar olamaz. Allahı sevmiş olamaz. &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Yeri gelmişken buna bağlantılı&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; olarak bir soru sorayım. Babanızla aranızın a&ccedil;ık olduğu s&ouml;yleniyor, &ouml;rneğin babanız sizi evlatlıktan reddetmiş, buna bir bağlantısı var mı?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? Tabii, tabii var, </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ş&ouml;yle &acirc;şıklığa başladığım d&ouml;nemlerde, &ccedil;ok heyecanlı olduğum d&ouml;nemlerde babam, yazdığım şiirlerden dolayı işte oğlum falanca &acirc;şık gelmiştir bir defa Ehl-i Beyt&rsquo;ten bahsetmemiştir. Ş&ouml;yle yapmıştır sen neden Ehl-i Beyt&rsquo;ten bahsediyorsun, Oniki İmamdan bahsediyorsun, yazdığım şiirler hep bunlarla dolu. Her g&uuml;n akşama kadar geliyorlar, babama Ali Efendi yahu senin oğlan &acirc;şık olmuş. &Ouml;yle Alevilerin s&ouml;ylediği şeyleri s&ouml;yl&uuml;yormuş, bu ayıptır. Yahu bizim ecdadımızda soyumuzda b&ouml;yle bir adam yetişmedi. Ama onlar bilmedi, bilmiyorlar. Ger&ccedil;ek bu, okusunlar b&uuml;t&uuml;n tarih kitapları dinimizin vecibelerini yerine getiren b&uuml;t&uuml;n kitapları okusunlar. Ortaya getirsinler, tartışalım. Eğer bildikleri varsa hepsini &ouml;rnekler vermek suretiyle ben kendilerine izah edeyim ve aynı zamanda il&ccedil;emizde ulu caminin imamı olan Bekir Efendi vardı, adam beni sorguya &ccedil;ekti. Onbeş, yirmi kişi i&ccedil;erisinde yirmi&uuml;&ccedil; tane soru hazırlamış, onlara ben elimi kulağıma attım, cevap verdim, Adam dedi ki, oğlum sen &acirc;şıkmışsın da yerin ufakmış dedi. İşte b&ouml;yle efendim, bizim halkımız ger&ccedil;ekten okumadan vaiz olan kişi, &Ouml;ğrenmeden bilmeden ger&ccedil;eklere hemen bir karar ve yorum getirmek durumundadır. Ama sayenizde Sefil Selimi hi&ccedil; onların dedikodularına itibar etmeden ger&ccedil;ekleri yaşamaya ve daima da anlatmaya varan, uygulayan bir insandır. Ben b&ouml;yle bilip b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. Bazı</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">s&uuml;rt&uuml;şmeler olmuştur, fakat sonradan rahmetli babam &ouml;lmeden evvel oğlum sen ger&ccedil;ekmişsin, amma biz ge&ccedil; anlamışız, demişti</span>.</p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şiirleriniz sanat&ccedil;ılar tarafından bestelendi. Cemlerde, semahlarda s&ouml;yleniyor. Bu sizi rahatlatıyor mu ya da &ccedil;evrende bir rahatsızlık yaratıyor mu?</span></em> </strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? Ben gayet rahat</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">ım bu konuda. Ama &ccedil;evremde rahatsızlık oluyor. Tabii eserler bulunduk&ccedil;a onların istemedikleri, s&ouml;yletmek istemediklerini s&ouml;ylemiş oluyorum. Varıp herhangi bir yerde tesad&uuml;fen bulununca, Sefil Selimi&rsquo;nin orda olduğunu duyunca adam rahatsızlık duyuyor. O zaman ne oluyor? Toplum arasında cahil kimseleri aleyhimde kışkırtmaya, bana karşı cephe almaya zorluyorlar. Yaptıkları bazı gecelerde, şimdi efendim hakikaten &uuml;z&uuml;leceğim bir şey var, bu bir leke değil tabii. Alevi diye bir topluluk var. Bu topluluğu kabul etmek lazım. S&uuml;nni diye bir topluluk var onu da kabul etmek lazım. Bunların arasında ben nasıl kalıyorum, onu anlatacağım. Yazdığım eserlerden dolayı Alevi dediğim toplum eserlerimin b&uuml;t&uuml;n&uuml;n&uuml; kabul ettiği halde, S&uuml;nni k&ouml;kenli bir halk ozanı olduğum i&ccedil;in, &ldquo;ulan bu yezidlerden gelen bir &acirc;şık, sonradan gelenlere &ccedil;eker mi&rdquo; diye bir teredd&uuml;tde bulunuyorlar. S&uuml;nniler de duydukları zaman eserlerimi. &ldquo;adam iyi adamdı ama Kızılbaş oldu; iyi de yazıyor s&ouml;yl&uuml;yordu ama, filan eserini s&ouml;ylemese iyi olurdu, Kızılbaş oldu" diyorlar. Ben arada kalıyorum. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Bu Ehl-i Beyt temasını nereden aldınız, Ehl-i Beyt'e ilginiz nasıl oldu?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">İnsan &ccedil;ok okuduk&ccedil;a, &ccedil;ok &ouml;ğrendik&ccedil;e daha da &ccedil;ok ileri inandık&ccedil;a ve olgunlaştık&ccedil;adır. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ustanızdan mı &ouml;ğrendiniz?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? Tabii efendim sohbetlerinde. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&Uuml;stadın da Alevi k&ouml;kenli miydi?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? S</span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">&uuml;nni k&ouml;kenli, hatta Hacca gitmiş, gelmiş bir kimse. Bana b&uuml;t&uuml;n sohbetlerinde kesinlikle Oniki İmamdan, Ehl-i Beyt&rsquo;ten ve onları ge&ccedil;mişlerinden &ouml;yle canlı bir tarihi hadisesini yaşamış gibi anlatırdı. Hz. Ali&rsquo;nin cenklerini onların isimleriyle anlatır. Hadiseyi kim yapmıştır, kimler yapmıştır ve nasıl olmuştur, bug&uuml;n bizim mevcut kitapları karıştırdığımız zaman &ccedil;oğunun b&ouml;yle yalan yanlış yazıldığını anlarsın. Ger&ccedil;eklere yaklaşmak istenmemiştir. Vatandaşımızı &ccedil;ıkarcılar birbirine d&uuml;ş&uuml;rtmek i&ccedil;in &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; şeyler ortaya getirmişler ve yaşıyoruz. Ehl-i Beyt Kerbela&rsquo;da şehit olduysa yetmiş&uuml;&ccedil; kişiyle bunun nedeni de bir &ccedil;ıkardır. Yine d&uuml;nyalıdır, hilafet &ccedil;abasıdır. O nedenle tahakk&uuml;m altında kalmıştır ve onlara kastedilmiştir. Bunları şimdi anlayınca biz Ehl-i Beyt diyorsak, Peygamber efendimizin torunlarıdır. Ben onları zi</span>kretmeyim de kimi zikredeyim?</p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ozanın g&ouml;revi birleştirici olmak değil mi? Yani Alevi S&uuml;nni i&ccedil;inde gerekli değil mi? Bu y&ouml;nde bir &ccedil;abası olması gerekmez mi?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Şimdi &acirc;şıklarımız, mevcut &acirc;şıklarımız bug&uuml;nk&uuml; T&uuml;rkiye&rsquo;de hi&ccedil;bir parti sınıfında ve amblemi altında bulunmamalı diyorum ben. Ger&ccedil;ekleri yansıtabilmeli. Herhangi bir partiye hitap etmişsem muhakkakki partinin d&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &ccedil;alacağım. Partiye hitap etmezsem toplum i&ccedil;in gerekli olan ger&ccedil;ekleri dile getireceğim, onları yazacağım, h&uuml;r olacağım. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m yanlış kimde, g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m doğru kimde ise onu yazacağım. Bunca &acirc;şıklarımız her şeyden evvel, hi&ccedil;bir sınıfın ben şuyum, ben buyum demesiyle bunların etkisi altında şiir yazmamalı. O zaman b&ouml;l&uuml;c&uuml;l&uuml;k olur. Bir sınıfa hizmet eden adam, &ouml;b&uuml;r sınıfı kabul etmiyor demektir. İşte Selimi de herhangi bir sınıf ayrımı yapmadığı i&ccedil;in orada kalmıştır. Ama ger&ccedil;ekleri yazmaktan hi&ccedil; de &ccedil;ekinmeyen halk ozanıdır. O nedenle ben &acirc;şıklara sesleniyorum diyorum ki, &acirc;şıklarımız hi&ccedil;bir partinin, g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml;, d&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &ccedil;almasın, &ccedil;ok fazla okusunlar, bilgi edinsinler, ger&ccedil;ekleri anlatsınlar. Asılıyorsa, kesiliyorsa bug&uuml;n neden diyoruz ki, Nesimi'mizin derisi y&uuml;z&uuml;ld&uuml;, sokaklarda ezildi. Pir Sultan asıldı. Yahu kardeşim adam bildiğini s&ouml;yledi. D&uuml;ş&uuml;ncesini s&ouml;ylediği i&ccedil;in o duruma geldi. &Ouml;rnek verilirse, kıvan&ccedil;la anlatıyorum, onları anlatırken neden ben &ouml;yle olmayayım, ger&ccedil;ekleri yazayım hi&ccedil; olmazsa, &ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ıkarcılık değil, &acirc;şıklık maddiyete tenezz&uuml;l etme sanatı değildir. &Acirc;şıklık &uuml;lifiyet taşıyan bir sanattır. O nedenle halk şiirimizi yazan &acirc;şıklarımız m&uuml;mk&uuml;n olduğu kadar hi&ccedil;bir sınıf ayrımı yapmadan, filan Alevidir, filan S&uuml;nnidir, filan gavurdur, filan g&uuml;nahk&acirc;rdır, filan sevapk&acirc;rdır diye ayrımcılık yapmıyorlarsa, işte o zaman &acirc;şıktır. Benim anladığım b&ouml;yle. </span></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Son bir soru. Biliyorsunuz K&uuml;lt&uuml;r Bakanlığı &ldquo;Ozanların Sesi&rdquo; diye bir dergi &ccedil;ıkarıyor. Bu dergi ile ilgili bir şeyler s&ouml;yler misiniz, eksik bulduğunuz bir şey var mı? Ya da sizi tatmin ediyor mu?</span></em></strong></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: Times New Roman Greek,serif;">? </span><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;"><em>Ozanların Sesi</em></span><em> dergisi &ccedil;ok kaliteli bir dergidir. Sanat&ccedil;ılarımızdan &acirc;şıklarımızdan k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zden olabildiğine bahseden bir dergidir. Bu nedenle derginin devamlı suretle devam edilmesini ve b&uuml;t&uuml;n okuyucularına ulaştırılmasını arzu ediyorum. &Ccedil;ok kıymetli bir eserdir. Aynı zamanda yaşayan ozanlarımız kıyıda, k&ouml;şede kalmadan istedikleri zaman K&uuml;lt&uuml;r Bakanlığımıza m&uuml;racaat etmek suretiyle, eserlerini bu dergide yayınlatıyorlar ve yayınlatacaktırlar. O nedenle &ccedil;ok &ccedil;ok mutluyum, bu dergiden &ccedil;ok memnunum. Dergiyi yayınlayan emeği ge&ccedil;en yazarlarımıza en derin saygılarımızı sunar, teşekk&uuml;r ederim. </em></p>
<p align="LEFT"><strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">Ben teşekk&uuml;r ederiz</span></em></strong><em><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">. </span></em></p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/ef946e09.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/ef946e09.jpg" alt="" width="177" height="236" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:34:59 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-ozan-sefil-selimi-ile-soylesi-alevi-onderi-alevi-onderleri_262.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Bir Çilenin Sanatçısı Feyzullah Çınar - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-bir-cilenin-sanatcisi-feyzullah-cinar-alevi-onderi-alevi-onderleri_261.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 247px; height: 185px;" src="/uploads/articles/9c1654d0.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Feyzullah &Ccedil;ınar: &Ccedil;amşıhı'nın &Ccedil;amağa k&ouml;y&uuml;nde 1937&rsquo;de doğdu. T&uuml;rk&uuml; s&ouml;ylemeye 1950 de başladı. İlk plağı 1966 da &ccedil;ıktı. Kısa s&uuml;rede 200 binin &uuml;zerinde satış yaparak, en doruğa gitti. B&uuml;t&uuml;n bunlara karşın yaşadığı s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde hi&ccedil;bir zaman maddi bir gelir elde edemedi. Anakent Belediyesi&rsquo;nde Park ve Bah&ccedil;eler M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;'nde &ccedil;&ouml;p-&ccedil;&uuml;p&ccedil;&uuml;l&uuml;k kadrosunda &ccedil;alışırken, ani bir rahatsızlık sonucu yaşamını yalnız bir parkta noktaladı. Ankaralı sanatseverler onun anılarını yaşatmak i&ccedil;in her yıl anma g&uuml;nleri d&uuml;zenliyorlar. Mamak Belediyesi Ozan Der işbirliğiyle Tuzlu&ccedil;ayır semtinde &ldquo;Feyzullah &Ccedil;ınar Parkı&rdquo; yapıldı.</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>&nbsp;</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Feyzullah &Ccedil;ınar&rsquo;la ilgili ka&ccedil; yazı okudumsa, hepsinde Ahmed Yesevi&rsquo;nin soyundan geldiği yazılı. Beni uzun uzun d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ren bu saptamada her ne kadar ger&ccedil;ek payı olursa olsun, bu sanat&ccedil;ının kişiliğinde olumlu ya da olumsuz etki etmez. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Feyzullah &Ccedil;ınar halk m&uuml;ziğinde bir devdir. Ahmed Yesevi&rsquo;nin soyundan gelmesi sanat&ccedil;ıya bir şey katmaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">1950'den itibaren t&uuml;rk&uuml;leri duyulmaya başladı. 1937 yılında Anadolu&rsquo;nun kıra&ccedil;, verimsiz bir y&ouml;resinde doğarken, &ccedil;ocukluğunu &ccedil;obanlık yaparak ge&ccedil;irdiği &Ccedil;amşıhı il&ccedil;esi &Ccedil;amağa k&ouml;y&uuml;nde &uuml;retim t&uuml;ketim ilişkilerini kavramaya başlıyor. Toprağa verilen emeğin karşılığını topraktan alamayan k&ouml;yl&uuml;lerin durumları, Feyzullah &Ccedil;ınar&rsquo;ı da rahatsız etmiştir. Topraklara isyan etmesi, onu K&ouml;roğlulara Pir Sultanlara kadar g&ouml;t&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Yaşlı k&ouml;yl&uuml;lerin ağızlarından duyduğu bu değerleri araştırmaya koyulmuştur. &Ouml;ğrendik&ccedil;e, g&ouml;rd&uuml;k&ccedil;e d&uuml;nyayı, toplumu kafasında bi&ccedil;imlendirmiştir. Kuyucu Yusuf Paşa&rsquo;yı, Hızır Paşa&rsquo;yı tanımadan ge&ccedil;memiştir. G&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;ne Osmanlı'nın kadıları, mollaları, askerleri de gelmiştir. G&uuml;&ccedil;l&uuml; Osmanlı&rsquo;ya kim karşı koyabilirdi? Ayağı &ccedil;arıklı, sırtı b&ouml;rkl&uuml; Pir Sultan Abdal&rsquo;ın haddine mi kalmıştı?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Altmışlı yılların ortalarına doğru plaklar d&ouml;n&uuml;yor k&ouml;y odalarında, kahvelerde, meydanlarda, hele bir de teyp denilen yeni bir gavur icadı daha &ccedil;ıkmış ki deme gitsin. O gavur icatlarının i&ccedil;inden &ccedil;ıkan seslerden bir g&uuml;r ses daha &ccedil;ıkıyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">16. asrın b&uuml;y&uuml;k ozanı Pir Sultan Abdal&rsquo;ın taviz vermeyen sesi yeniden dalgalanıyor Anadolu&rsquo;nun i&ccedil;lerinde.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Eğer g&ouml;ğerir de bostan olursam</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Şu halkın diline destan olursam</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Kara toprak senden &uuml;st&uuml;n olursam</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Ben de bu yayladan Şah'a giderim</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İsyan olan bir sese &ccedil;ocukluğumda ilk kez tanık oluyordum. Nedir bu boyun eğmezlik, kimdir bu boyun eğmeyen, isyankar ozan? Kimdir Hızır Paşa ve mollalar? Kadılar? G&uuml;zel g&uuml;zel barış i&ccedil;inde yaşamak varken b&uuml;t&uuml;n bunlar ni&ccedil;in?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">B&uuml;t&uuml;n bu nedenlerin, ni&ccedil;inlerin i&ccedil;inde yatan ger&ccedil;ek, usta sanat&ccedil;ının s&ouml;ylediği Pir Sultan + K&ouml;roğlu &ccedil;ıkışlı t&uuml;rk&uuml;lerin i&ccedil;inde saklıymış meğer.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Anadolu kavimlerin uğrak yeri olmuştur hep. &Ccedil;ok kavim gelip ge&ccedil;miştir bu kapıdan. Kimi kavimler kaybolup giderken kimileri g&ouml;&ccedil; etmiştir. En son konuğu T&uuml;rklerdir. Yok olan kavimler kaybolup giderken, potasında eridiği Anadolu insanına &ccedil;ok şey vermiştir. Anadolu k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n, Alevi-Bektaşi k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n hoşg&ouml;r&uuml;s&uuml;n&uuml;n oluşumu da Anadolu'daki k&uuml;lt&uuml;rlerin bileşimidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir Alevi-Bektaşi k&uuml;lt&uuml;r&uuml; sanat&ccedil;ısı da olan Feyzullah &Ccedil;ınar, Anadolu k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; t&uuml;rk&uuml;lerinde toplayıp, g&uuml;zel bir yorumla sunmuştur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">T&uuml;rkiye&rsquo;yi adımlayarak dolaştı adeta. Her gittiği yerde, herkesten bir şeyler alarak kattı t&uuml;rk&uuml;lerinin i&ccedil;ine. Halkın Feyzullah &Ccedil;ınar&rsquo;da en beğendiği şey Pir Sultan t&uuml;rk&uuml;leridir. Başka bir şey doyuramazdı halkı ancak bu kadar. Pir Sultan Abdal&rsquo;ın kendisi ancak b&ouml;yle seslendirebilirdi t&uuml;rk&uuml;lerini. Değişik bir yorum, g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir nefes dolanıyordu sazın &uuml;st&uuml;nde. Onu unutulmaz sanat&ccedil;ılar arasına koyan bu &ouml;zelliğidir. Onu bu t&uuml;r&uuml;n dışında d&uuml;ş&uuml;nmek hayalcilik olur. Sanat&ccedil;ının bu y&ouml;nleri yanında &ccedil;ileyle noktalanan &ouml;zel bir yaşamı da vardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&Ccedil;ok yoksulluk, parasızlık &ccedil;ekti. Sanatının zirvesi ona maddi bir şey veremedi; ama &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;l&uuml;ms&uuml;zl&uuml;k bıraktı. Nesilleri onun g&uuml;&ccedil;l&uuml; sesini unutmayacaklar kolayca. Aşağıya aldığımız şiir, ozanın ağzından Feyzullah &Ccedil;ınar&rsquo;ı anlatmaya yetiyor kanımca, onun ardından bizlerin s&ouml;yleyeceği şeyler, ozanlar kadar onu tanımlayamaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Sana uyu demek i&ccedil;imden gelmez</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ok uyumuş uyardın Feyzom</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Senin gibi, temsilinde eğilmez</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Dik başlı dağları sayardın Feyzom</em></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><em>Sen derdin ki hi&ccedil;bir Ozan yoz değil</em></li>
<li><em>&Ccedil;ıkarcının elindeki koz değil</em></li>
<li><em>Kanaatın tahamm&uuml;l&uuml;n az değil</em></li>
<li><em>Bir dilim ekmekle doyardın Feyzom</em></li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li><em>&Ccedil;oşardın &ccedil;ağlardın, &ouml;yle bezmezdin</em></li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Dalgındın dalardın, hafif gezmezdin</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Yeri gelir karıncayı ezmezdin</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Yerinde devlere kıyardın Feyzom</em></p>
<ul style="font-family: Arial;">
<li><em>Bağırıp &ccedil;ağırdın k&ouml;t&uuml; d&uuml;zene</em></li>
<li><em>Neler dedin ezilene ezene</em></li>
<li><em>Zaman geldi et yerine kazana</em></li>
<li><em>Biliyoruz hedik koyardın Feyzom</em></li>
</ul>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li><em>Topraklarda değil bizde yatansın</em></li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Hergece hergece ışık tutansın</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Bize g&uuml;l&uuml;p ge&ccedil;en d&uuml;zen utansın</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>B&ouml;yle derdin neler duyardın Feyzom</em></p>
<ul style="margin-left: 0px; padding-left: 15px; font-family: Arial;">
<li><em>&Ccedil;ok gamsızlar uyanmıştır sesine</em></li>
<li><em>Dostluk &ccedil;ağrısına pir nefesine</em></li>
<li><em>Yalan konuşmadın erkek&ccedil;esine</em></li>
<li><em>Hak der sarhoş olur ayardın Feyzom</em></li>
<li><em>Bir zamanlar Mahzuniyle inlerdin</em></li>
</ul>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>C&ouml;mert idin bir ikramt binlerdin</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Piroğluydun m&uuml;rşitleri dinler</em>din</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>Olursa hatadan cayardın Feyzom</em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Mahzuni Şerif</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">G&uuml;lağ &Ouml;z</span></strong></p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/9c1654d0.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/9c1654d0.jpg" alt="" width="354" height="266" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:29:14 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-bir-cilenin-sanatcisi-feyzullah-cinar-alevi-onderi-alevi-onderleri_261.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Başköylü Hasan Efendi - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-baskoylu-hasan-efendi-alevi-onderi-alevi-onderleri_260.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div><img style="width: 137px; height: 188px;" src="/uploads/articles/14654b0d.png" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>ERZINCAN / &Ccedil;ayirli (1) il&ccedil;esi yakinlarinda adi Bask&ouml;y (2) olan eski bir yerlesim yeri vardir.Bask&ouml;y Erzincan&acute;a 145, &Ccedil;ayirli il&ccedil;esine yaklasik 25 km. mesafededir ve il&ccedil;enin kuzeyine d&uuml;ser.Eskiden Bayburt / G&uuml;m&uuml;shane kismen buradan ge&ccedil;en yol &uuml;zerinden saglaniyordu.Erzincan&rsquo;in kuzeyindeki sarp Kesis Daglari (3) &uuml;zerinden ulasilmak istendiginde Erzincan&acute;a uzakligi 45 km civarina inmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-weight: bold;" align="LEFT"><span style="color: #ff0000;">Hakikate Erenlerin Bah&ccedil;esi</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Cumhuriyetin kurulus yillarindan sonra uzun bir d&ouml;nem &Ccedil;ayirli&acute;ya bagli bir Nahiye olan Bask&ouml;y, ulasim elverissizligi, tarim ve hayvanciligin son yillarda &ouml;nemini yitirmesi sonucu hane sayisi k&uuml;&ccedil;&uuml;lerek 15 haneli (4) k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir k&ouml;y durumuna gelmistir. Daglari &ccedil;iplak, etekleri sulak olan bu engebeli ve sirin cografyanin g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki en &ouml;nemli &ouml;zelligi k&ouml;y&uuml;n girisindeki k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve yeni T&uuml;rbedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bask&ouml;yl&uuml; H asan Efendi&acute;nin T&uuml;rbesi olarak anilan bu mabet, &ouml;zellikle yazin herg&uuml;n &uuml;zerinde kurbanlarin kesildigi, dileklerin tutuldugu, bir birlerini hi&ccedil; tanimayan insanlarin kaynasmasina vesile olan bir ziyaretgahtir. Genellikle ko&ccedil;larin kurban edildigi (5), lokmalarin dagitildigi, niyaz ve dileklerin edildigi t&uuml;rbe k&ouml;y&uuml;n girisindeki mezarligin sol tarafinda k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir tepe &uuml;zerindedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan efendi (6) olarak bilinen bu zat Erzincan ve &ccedil;evresindeki Alevilerin Dede geleneginden gelmektedir.Bu cografyanin Dede&acute;lerinin hepsinden daha taninmis, sayginligi, g&uuml;venirliligi ve otoritesi bu cografyanin &ouml;tesine tasmistir. (7) Bu y&uuml;zden de Bask&ouml;y denince ilk akla gelen Hasan Efendi olmustur. &nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi 01 Temmuz 1973 tarihinde Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Dogumu Hicri 1312, Miladi 1894 / 95 yillaridir. Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;g&uuml; tarihde yasinin 80 civarinda oldugu g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Uzun sa&ccedil;lari ve sakali vardi. Sa&ccedil;lari &ouml;r&uuml;l&uuml; ve basina taktigi Fes&acute;e benzeyen basligin altinda toplaniyordu. Uzun boyu ve davudi bir sesi vardi. Uzun yillar kendi deyimi ile HALKI AYDINLATMAK ve IKRARINI HATIRLATMAK i&ccedil;in y&ouml;rede ki t&uuml;m k&ouml;y ve kasabalari dolasmistir. Kendisine g&uuml;venen ve inanan insanlarin ona verdigi para, esya, giysi gibi sadakalari hemen yanibasinda yoksul insanlara dagitirdi.(8)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hasan Efe</span>ndinin aldigi sadakalari y&ouml;re Dede&acute;lerinin genellikle yaptiklarindan farkli olarak yanindaki yasli, yoksul ve yardima muhta&ccedil;lara dagitmasi onu &ccedil;ok saygin bir konuma getirir. Bir &ccedil;ok Dede bu uygulamadan rahatsiz olur ve ona cephe alir. Ancak ilk baslarda bu konuda yanliz olmasina ragmen kendini t&uuml;m halk kesimlerine kabul ettirir.Baslangi&ccedil;da karsi &ccedil;ikan Dede&acute;lerde s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde pratigine katilmamakla birlikte ona saygi duymaya baslarlar.Hatta y&ouml;redeki S&uuml;nni Hanefi inancina mensup insanlar &uuml;zerinde bile m&uuml;this bir sayginlik kazanir. Zamanla hi&ccedil; bir kimse a&ccedil;iktan kendisine cephe alamaz duruma gelir.Ve sayginligi Erzincan y&ouml;resinin &ccedil;ok &ouml;tesine tasarak,Tunceli&acute;den Sivas&acute;a, Erzurum&acute;dan Tokat&acute;a kadar uzanan bir alanda taninan bir Dede olarak toplumda ki yerini alir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi y&ouml;re Dede&acute;lerinin bir cogunun yaptigi Cem ayininde ATES YALAMA ve KERAMET g&ouml;sterme gelenegine itibar etmeyen az sayida ki Dede&acute;lerden biridir. &ldquo;Kerameti Yezid&acute;e, Mervan&acute;a g&ouml;steriniz ki Hak yolunu g&ouml;rs&uuml;nler, Inanan insann g&ouml;sterise ihtiyaci yoktur" derdi. Ancak buna ragmen s&ouml;yledikleri ve &ouml;nerdikleri seyler her zaman dogru &ccedil;ikmistir. Kimileri bunu insanin 6. hissi olarak a&ccedil;iklasa da bir anlamda Diyalektik Materyalizmin sinirlarini zorlayan bir pratik s&ouml;z konusudur. Bu anlamda Keramet 6. His midir? Yoksa Tanrinin (Doga &uuml;st&uuml; g&uuml;c&uuml;n) belirli insanlara verdigi bir &ouml;zellik midir ? ayrismasina girmek bu &ouml;rnekte gereksiz g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendinin kimince KERAMET, kimilerince de &ouml;nsezi olarak degerlendirdigi y&uuml;zlerce olagan&uuml;st&uuml; beyanlari vardir. Bu y&ouml;rede yasiyan her insan bu olgulardan haberdardir.(9) Bir &ccedil;ogu bizzat yasamistir veya g&uuml;venilir insanlardan duymustur. Materyalist d&uuml;nya g&ouml;r&uuml;s&uuml;ne inanan insanlar bile bu &ouml;rnekler karsisinda sasirmaktadirlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ken</span>disinin Imam Musa-i K&acirc;zim soyundan geldigi var sayiliyor. Mahmud Hayrani soyundan geldigi sanilan Seyyid Mevali evlatlarindan, Seyyid Mustafa Dede&acute;nin toru nu, Ibrahim Dede&acute;nin ogludur. Seyyid Kureys seceresinden oldugu ileri s&uuml;r&uuml;lmektedir. H&uuml;seyin Pasa ve Ibrahim adlarinda kendisinden k&uuml;&ccedil;&uuml;k 2 kardesi da ha vardir. Esi Elif E(A)mber Anadan 12 Erkek evladi olmus ve hepsi k&uuml;&ccedil;&uuml;kken vefat etmistir. Kardesi H&uuml;seyin Pasa Dedenin oglu Kamer (10) Dede&acute;yi kendisine evlat edinmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bask&ouml;y civarinda ki Kureys Kabilesi Dedelerine y&ouml;re halki K&ouml;r Kureys&acute;ler adini takmistir, Bu Ocagin talipleri yoktur. Ancak kendileri diger Ocak geleneklerinde oldugu gibi bir &uuml;st Ocaga baglidirlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">1930 lu yillarda Hasan Efendi bir d&ouml;nem kendini tamamen ziyaretlere vermistir. Aylarca daglarda, &ccedil;esitli ziyaretlerde ve mekanlarda insanlardan uzak yasamistir. Bu s&uuml;re i&ccedil;inde ne yiyip-i&ccedil;tigi tam olarak bilinmiyor. Kendisini taniyanlar koyun s&uuml;t&uuml; ve yogurdu yiyerek beslendigini ileri s&uuml;rmektedirler. &Ouml;rnegin y&ouml;rede Agirg&ouml;l (Aygir g&ouml;l&uuml;) denilen ve orada bir yatirin yattigi s&ouml;ylenen dagg&ouml;l&uuml; (krater) havzasinda 9 ay yasamistir. G&ouml;l&uuml; ziyarete gidenler kendisini g&ouml;rmekte ve orada yasadiklarini bilmektedirler. Bu b&ouml;lgede var olan t&uuml;m ziyaretlerde ve t&uuml;rbelerde aylarca, yillarca kaldigi herkes tarafindan <span>bilinmektedir. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi koyun eti, s&uuml;t&uuml; ve yogurdu disinda hayvansal gida almazdi. Ke&ccedil;iyi hi&ccedil; sevmezdi. Bunu da s&ouml;yle gerek&ccedil;elendirirdi. &ldquo;Bu hayvan dogaya &ccedil;ok zarar veriyor.Yesil fidan ve aga&ccedil;lari kemiriyor, kurutuyor. Sarp kayalara tirmanarak hilebazlik yapiyor&ldquo; Bu vesile ile evlerde ke&ccedil;i beslenmesine sicak bakmazdi. Ger&ccedil;ekten de ke&ccedil;i ormanlara &ccedil;ok zarar verdigi bilinen bir hayvandir. Manda ve sigir cinsinden evcil hayvanlarin et, s&uuml;t, yogurt gibi hi&ccedil; bir &uuml;r&uuml;n&uuml;n&uuml; yemezdi. K&uuml;mes hayvanlari ise ortalikta beslendikleri ve sagliga zararli gidalari yedikleri i&ccedil;in, &ouml;rnegin mayis ve benzeri seylerle beslendikleri i&ccedil;in yemez ve tavsiye etmezdi. Arilari bal yaptiklari ve &ccedil;aliskan olduklari i&ccedil;in severdi. Halka imk&acirc;nlari dahilinde aricilik yapmalarini tavsiye ederdi. Son yillarinda sabahlari koyun yogurdundan yapilma yag ile bali eritir ve bir- iki kasik alirdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sagligina &ccedil;ok dikkat ederdi. Kaynak sularini bile kaynatir ve &ouml;yle i&ccedil;erdi. Kendi nefsini islah etmek i&ccedil;in zevk ve eglenceden tamamen elini &ccedil;ekmisti. Alkoll&uuml; i&ccedil;ki, sigara gibi seylerin kullanilmasina sicak bakmazdi. Insan sagligina zarar verebilecek her seye karsi &ccedil;ikar ve kullanilmamasini tavsiye ederdi. (11)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi kendi ifadesine g&ouml;re 1937 Dersim Vakasina kadar y&ouml;redeki erenlerle ve yatirlarla Dersim olayinin KANSIZ sona erdirilmesi i&ccedil;in m&uuml;zakerelere gider. 7 yil "Kan akmasin / Su&ccedil;lunun yaninda masum &ouml;lmesin" diye desdek arar. Ama yatirlar Dersim&acute;in islah edilmesi gerektigini ileri s&uuml;rerler ve buna karismayacaklarini bildirirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>1937 / 38 Dersim V</span>akasi Hasan Efendinin hayatinda bir d&ouml;n&uuml;m noktasi olmustur. Bu olaydan son derece etkilenmistir. "Kuru&acute;nun yaninda Yas&acute;da yandi, Yatirlar seyirci oldu" diyerek bu tarihten sonra her gittigi ziyarete hakaretler yagdirmistir. "Bu insanlar (12), y&uuml;zyillardir size niyaz ediyorlar.Yalvariyorlar. Yakariyorlar. Bizi Zalimin zulm&uuml;nden koru diyorlar. Siz ise yardimci olmadiniz. O halde ne i&ccedil;in varsiniz?" diyerek t&uuml;m ziyaretlere cephe almistir. Gittigi her ziyaretin, yatirin taslarini kirmis, t&uuml;k&uuml;rm&uuml;s ve k&uuml;f&uuml;r etmistir. Ilgin&ccedil;tir, kendisine engel olmak isteyen kim olmussa basina bir t&uuml;rl&uuml; bela gelmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Halka d&ouml;nerek "Kendine hayri olmayanin size ne hayri olur?" diyerek onlari bu mabetleri ziyaretten men etmeye &ccedil;alismistir."O Erenler ki sizi Dersim katliamindan bile korumadilar, artik onlardan ne beklersiniz?" diye ayrim g&ouml;zetmeksizin hemen t&uuml;m ziyaretlere cephe almistir.(13)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dersim (14) y&ouml;resinde her yil y&uuml;zlerce kurban kesilerek ziyaret edilen D&uuml;zg&uuml;n Baba ziyaretine de hakaret etmekten geri kalmamistir. Ancak Dersim&acute;de yapilan katliam larin buyutlarinin &ccedil;ok y&uuml;ksek olmasi sonucu D&uuml;zg&uuml;n Baba&acute;nin son g&uuml;n TOPUNU ATESLEDIGINI ileri s&uuml;rm&uuml;s (15) ve "Haso kendisine katliam &ccedil;ok agir olacak, engel olalim dediginde Haso&acute;yu dinlememistir, Sonra g&ouml;rd&uuml; ki zul&uuml;m ve katliam &ccedil;ok agir, kendi de topla rini atesledi. Ancak &ccedil;ok ge&ccedil; kalinmisti" demistir. D&uuml;zg&uuml;n Baba&acute;nin "TEK BIR TANE TOP atisi yaptigini ve Dersim&acute;in islah edilmesi konusunda fazla ileri gidildigine kendisininde sonunda kanaat getirdigini" iddia etmektedir. Dolayisi ile D&uuml;zg&uuml;n Baba&acute;yi da ayni kategoride degerlendirmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kanunsuz Allahin kullari azgin olur,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ismi aleme Sultan D&uuml;zg&uuml;n olur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sultan D&uuml;zg&uuml;n d&uuml;sman ile dosttur,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">It derisinde yapilan posttur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sultan D&uuml;zg&uuml;n Kureysin evladi,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">It gibi Alevilere havladi,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Evladi D&uuml;zg&uuml;n&acute;&uuml;n &Ouml;mer&acute;e oldu kari,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Teslim etti ona k&uuml;ll&uuml; vari.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&Uuml;&ccedil; kere asker doldurdu Alevilerin i&ccedil;ine,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevilere sormadi, kusurun ne ? Su&ccedil;un ne ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ayrica y&ouml;rede ki Agirg&ouml;l, T&uuml;z&uuml;k Baba, Bagir Pasa ziyaretlerine de &ccedil;ok kizgin oldugunu her firsatta dile getirmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dersim olayindan hemen sonra kendini bir d&ouml;nem insa nlardan uzak yerlere atar. Uzun s&uuml;re magara ve issiz yerlerde yasar. Bir yandan aylarca ziyaretlerde kalirken, diger yandan da ziyar etlere ates p&uuml;sk&uuml;rmeye devam eder. T&uuml;m ziyaret ve yatirlari katliama engel olmadiklari i&ccedil;in adeta SU&Ccedil; ORTAGI olmakla itham eder. Dersim olayinda yatirlara y&ouml;nelik yazdigi siirlerden su kesitler &ccedil;ok &ouml;nemlidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Sorulsa Dersim&acute;in sebebi Mansur</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Daima isledigi, g&uuml;nahi<span> kusur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kirilan Alevileri Mansur kirdi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kureysilerin candan Piriydi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sey Hasanlilarin sebebi Dervis Cemal (16)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevileri kirdiran Mustafa Kemal</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sahipsizlerin sebebini soran olmadi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ziyaretler Hasan&acute;in s&ouml;z&uuml;n&uuml; kale almadi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dersim civarinda ki asiretlerde yaygin olan eskiyalik ve ahlaki &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml;n&uuml;n bir felaketle sonu&ccedil;lanacagini ve &ccedil;&ouml;z&uuml;m arayislarina ziyaretlerden aradigi desdegi bulmadigini ise su dizelerle vurgulamaktadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sahipsiz eskiyalarin yaptigi arsa dayandi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasani uykuda kalkti uyandi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>1931 de </span>Asiretleri g&ouml;rd&uuml;m</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bunlarin durumlarini sordum.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dediler, a&ccedil; kaldik, susuz kaldik</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dagbe dag gezip uykusuz kaldik.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasani asiretleri hep gezdim,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ger&ccedil;ek ziyaretlere name yazdim.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Terbiyesizleri edin terbiye,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Isin sonu gider nereye ?.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Terbiyesizleri terbiye eder</span> mazlumlarin ahi, zari</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Uuml;zerine tayin ettirdi Celal Bayar&acute;i.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Cevap vermezseniz Ulu Divan Pirine,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sizi atacaklar kiyamet yerine.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Mitralyoza dizdi, s&uuml;ng&uuml;ye takti,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kimisini de gaz d&ouml;k&uuml;p yakti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi pek &ccedil;ok sohbet ve konusmalarinda Dersim olayina deginir ve bu davanin Ulu Divan&acute;a kalacagini s&ouml;ylerdi. Zalimin ve su&ccedil;lunun yaninda mazlumun yandigini ifade eder ve figan eylerdi. Ancak Dersim olayinin faturasini da genelde Atat&uuml;rk yerine Celal Bayar&acute;a &ccedil;ikarirdi. Bunu sohbetlerde dile getirdigi gibi dizelerinde de yer vermistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Atat&uuml;rk Dersimin programini &ccedil;izmisti,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dersime gitmek i&ccedil;in ordu dizmisti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ordular Dersim&acute;e doldu,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ismi sonunda Tunceli oldu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dersimi islah edip &ouml;ld&uuml;rd&uuml;,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Olmaz, yaramazi g&uuml;ld&uuml;rd&uuml;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Olmaz yaramazdir Dersimin sebebi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yaralari sarmaya yoktur <span>tabibi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yavuzun devrinde ka&ccedil;mislardi daglara,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kimseler birakmadi mor s&uuml;mb&uuml;ll&uuml; baglara.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Dersimlileri feci olarak ezdiler,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Makineli t&uuml;fekle kursuna dizdiler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Ccedil;ocuklari s&uuml;ng&uuml;lere taktilar,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kimisini dahi ates vurup yaktilar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hamile kadinlarin karinlarin yardila<span>r,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Karninda ki &ccedil;ocuklari s&uuml;ng&uuml;lere vurdular.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendinin siir, beyan ve sohbetlerinden Dersim olayina &ouml;zg&uuml; &ccedil;ikardigim sonu&ccedil; s&ouml;yle &ouml;zetlenebilir. Bu olayin tarihsel k&ouml;k&uuml; Hz. Muhammed&acute;e uzanmaktadir. Dost katagorisinde g&ouml;rmesine ragmen sitem ettigi kisil<span>er.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">A-- Hz. Muhammed, Hz. Ali&acute;ye &ldquo; Z&uuml;lfik&acirc;ri artik kullanmiyacaksin&rdquo; dedi. B&ouml;ylece o g&uuml;n&uuml;n kosullarinda Islamiyeti g&ouml;n&uuml;ls&uuml;z benimseyenler bu durumdan cesaret alarak firsat kolladilar ve Hz. Muhammed&acute;in Hakka Y&uuml;r&uuml;mesinden sonra Hz. Ali&acute;ye cephe aldilar.Bu d<span>urumdan ilk sorumlu Hz. Muhammed&acute;dir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">B--Emevi Devletini 750 yilinda yikarak, daha sonra t&uuml;m yetkilerini Hz. Muhammed&acute;in amcasi Abbas soyundan gelenlere devreden Abbasi Devletinin kurucusu Eba M&uuml;sl&uuml;m 2. sorumludur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">C-&ldquo;Haci Bektas-i Veli, kuvveti Osmanli ogullarina verdi. Alevilere zulm&uuml; hakaret ettiler. Aleviler i&ccedil;inde de hakli-haksiz davasi baslayarak bir birlerini kirdilar.&rdquo; s&ouml;zlerinden anlasildigi gibi Haci Bektasi Veli&acute;yi de sorumlu tutmaktadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D-&ldquo;&hellip;.Daha sonra Mansur, Ha ci Kureysi hazmedemeyerek ve Haci Kureyse ettigi ahd&uuml; peymanini bozarak ayrildi. Millet i&ccedil;inde talip muhibabinin ikrari bu yoldadir diye tarikat kurarak, Ben Baba Mansur&acute;um, o Kureys&acute;dir, diyerek asiretler i&ccedil;erisinde tefrikatla yalan isnat edip Kureys&acute;e karsi Baba Man sur, Siyh Hasaniler ile bir olup, Dervis Cemal&acute;i millet i&ccedil;ine g&ouml;ndererek -Ben de Pirim- diyerek milleti kandirdilar. Millet de Dervis Cemal&acute;i Pir etti. Ondan sonra haksiz-hakli se&ccedil;ilmez oldu. Dervis Cemal, Kureyslilere karsi Siyh Hasanilere kuvvet verip asiret kurdu. Asiretler bir birini kirdi. B&ouml;ylelikle eskiyalik basladi. H&uuml;k&uuml;met de bu y&uuml;zden eskiyayi kirdi. &Ccedil;ocuklari s&uuml;ng&uuml;lere taktilar. Dersim&acute;e olan zulmi hakaret hi&ccedil; g&ouml;r&uuml;lmemistir&ldquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu a&ccedil;iklamaya g&ouml;re Alevi toplumunu b&ouml;l&uuml;p-par&ccedil;aladigi ve y&ouml;n&uuml;n&uuml; sasirttigi i&ccedil;in Mansur sorgulanmaktadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">F-Atat&uuml;rk &ldquo;Dersimi islah edin &ldquo; demis fakat pesini takip etmemistir. Yetkiyi alan Basbakan Celal Bayar ise &lsquo;&rsquo;Dersim&acute;i islah edecegim &lsquo;&rsquo; derken (17) kirmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Zulmi hakareti Celal Bayar&acute;dir ettiren.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;nyayi fesada verip bir birine kattiran.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu dizeleri ile su&ccedil;un Celal Bayar&acute;da oldugunu vurgulamasina ragmen onu denetlemedigi i&ccedil;in Atat&uuml;rk hakkinda da su dizeleri s&ouml;ylemistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Batin erenleri Atat&uuml;rk&acute;&uuml; &ouml;ld&uuml;rd&uuml;,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sahipsizleri sad edip g&uuml;ld&uuml;rd&uuml;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Tarihsel s&uuml;re&ccedil;te yasanan katliamlarin ve haksizliklarin sorumlulugu konusunda Alevi kaynaklari ile hemen ayni fikirdedir. Ilk 3 Halife ile baslayip Emevi, Abbasi ve Osmanli d&ouml;nemlerinde devam eden s&uuml;reci siirlerinde islemistir. Akici bir dilde bol miktarda yazilan siirlerinden bazilari s&ouml;yledir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Emevilerin yolu geliyor Yavuz&acute;a,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yavuz&acute;un isbati herdem Tauz&acute;a</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Milletlerin i&ccedil;ine soktu ayri bir din, mezhep,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Milletler bir birine oldular kasap.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>....................................................</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Insanlara Seytan olursa kilavuz,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alinir Sultani Yavuz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yavuz Islamlari bir birine katti,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevilerin namusunu bir pula satti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yavuz&acute;un elinden ka&ccedil;anlar &ccedil;ikti daglara,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Evleri yok, daglarda sigindilar magaralara.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">A&ccedil; kaldilar, &ccedil;iplak kaldilar,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hirsiz eskiya oldular.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yakin tarihe &ouml;zg&uuml; a&ccedil;ik bir Demirel karsitligi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r siirlerinde. Gerek seriatcilara a&ccedil;ik desdek sunulmasindan ve gerekse ekonomik ve siyasal politikalari ile merkez sag siyasal cepheye karsi tavrini oldukca belirgin bir sekilde ortaya d&ouml;km&uuml;st&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Demirel&acute;e kuvvet veren b&uuml;y&uuml;k pinar,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Islegi, s&uuml;regi, seytana ayar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">L&acirc;net olsun B&uuml;y&uuml;k pinar size,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;sman oldunuz hepimize.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Davayi bir iken iki ettiniz,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yaralarimiza zehir kattiniz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>................................................</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">Simdi Demirel&acute;dir Alevileri &ouml;ld&uuml;ren,</span></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Saidi Nursi&acute;leri sad edip g&uuml;ld&uuml;ren.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendinin derin bir bilgisi ve genis d&uuml;nya g&ouml;r&uuml;s&uuml; vardi. Osmanli d&ouml;neminde Lise dengi okul olan R&uuml;stiyeden mezun oldugu s&ouml;ylenmekle beraber bu bana pek inandirici gelmemektedir. Zira Osmanli d&ouml;nemi R&uuml;stiye okullari sayica az olmakla beraber mezun olanlari genellikle devlete b&uuml;rokrat olarak ge&ccedil;erlerdi. Ancak kendi d&ouml;nemine &ouml;zg&uuml; iyi bir egitim aldigi ve kendini gelistirdigi ger&ccedil;ektir. Bir d&ouml;nem civar k&ouml;ylerde &ouml;gretmenlik yapmistir.(18) &Ccedil;ok okur ve yazardi. Yazdiklarinin bir kismini HER NEDENSE daha sonra atese atar ve yakardi. Onu sahsen taniyanlar genis bilgi birikimi y&uuml;z&uuml;nden ona DERYA-I UMMAN (19) derlerdi. Sohbeti hos bir insandi. Her gittigi yerde duyan b&uuml;t&uuml;n taniyanlari sohbetine katilmak i&ccedil;in akin akin yanina kosarlardi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Elini &ouml;pmek isteyenlere e</span>lini vermezdi.(20) Israrla elini &ouml;penlerin o da elini &ouml;perdi. Bazen &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k yastaki &ccedil;ocuklar ve gen&ccedil;ler bu davranis karsisinda sasirirlardi. Kibirden nefret ederdi. Ona g&ouml;re kibir Seytan&acute;a &ouml;zg&uuml; bir seydi. Gen&ccedil;liginde bir takim k&ouml;t&uuml; aliskanliklari (21) olmasina ragmen bu zaafiyetlerinden kendini kurtarmistir. Nefsini kontrol altina almis olup t&uuml;m d&uuml;nya zevk ve sefasindan elini &ccedil;ekmistir. Fazla yemez i&ccedil;mezdi. Son yillarinda ancak belirli ailelere veya kisilere ugrardi.(22) Onun en b&uuml;y&uuml;k zevki yaninda oturan kisilerle birlikte C enk kitaplari okumakti. Hz. Ali&acute;nin Hayber Cenkleri, Battal Gazi&acute;nin kahramanliklari, Kerbela Vakasi &hellip; gibi kitaplardan b&ouml;l&uuml;mler okunur bu ko nuda saatlerce sohbet edilirdi. Yanliz basina kaldiginda bir &ccedil;ok insan onun bir seyler konustugunu duyardi.Veya birilerine ( Bir seylere ) k&uuml;f&uuml;r ederdi. Yagciligi, yalani , dolani, r&uuml;sveti&hellip; vs hi&ccedil; sevmezdi. Herkesin kusurunu y&uuml;z&uuml;ne karsi s&ouml;yler ve kendisini toparlamasini &ouml;nerirdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Uuml;zerinde en ciddiyetle durdugu konu IKRAR &acute;di. Bu deyim halk arasinda s&ouml;z verme, s&ouml;zlesme anlaminda da kullanilir. Y&ouml;rede ayrica Kivra ve Musahiplik baglari olanlarda birbirlerine Ikrar derler. Bir &ccedil;ok kimse ise bu s&ouml;z&uuml;n anlamini Haci Bektas Veli&acute;nin EDEP s&ouml;zc&uuml;g&uuml; ile esdeger g&ouml;r&uuml;r. &Ouml;yle degerlendirir. Pir&acute;ine, M&uuml;rs&uuml;d&acute;&uuml;ne, Rehber&acute;ine bagli olmanin yolu da karsilikli verilen Ikrar s&ouml;zc&uuml;g&uuml;nden ge&ccedil;mektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Silip pak eyledik, yoktur korkumuz,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Agir g&ouml;l&uuml; mekan ettik yurdumuz,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kimselerde yoktur, asla korkumuz,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ikrar, iman olmus, yolumuz bizim.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ikrar iman yoldas olsa ne olur,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>D&uuml;nya ana cadde olur, yol olur,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Insan olan talip olur, kul olur,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hakka giden yoldur, yolumuz bizim.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakka dogru giden ikrar, imandir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hak ikrar baginda ulu mihmandir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ulu divan kurulacak zamandir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin divaninda davamiz bizim.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendinin bazi siirleri d&uuml;z mantikla okundugunda genellikle anlasilmaz. Bu siirlerine y&uuml;kledigi GIZ&acute;i bir &ccedil;ok insan farkli anlamda yorumlamaktadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Nice bin kez gelip gittim.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ancak kemalet sirrina yettim.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&Ouml;z</span>&uuml;m&uuml;, s&ouml;z&uuml;m&uuml; k&acirc;mile kattim,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Katilan s&ouml;z ikrar imandir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kendim Mustafayim, &ouml;z&uuml;m Ibrahim,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ismim Hasan, Haydar, Ibrahimdir dayim,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yatagim Ali&acute;den verildi payim,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Verilen pay ikrar imandir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasani Saniyim, anamdir Ismet,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Cavidan ilmi oldu kismet.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Babam Kambere verildi himmet,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Verilen himmet ikrar imandir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bazi siirlerinde s&ouml;ylediklerini anlamak i&ccedil;in de onun g&ouml;z&uuml; ile bakmak gerekir. Kisi Aleviligin 4 kapisini , 40 makamini bilir ve ayni mantikla yaklasirsa anlasilmasi daha kolay olur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>D&uuml;nyaya getire</span>n olmussun Ata,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yarattin mazlumu zalim mukadderata.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Zalimi, zorbayi verdin azata,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Cefayi &ccedil;ekene lazim degilsin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ali&acute;ye Z&uuml;lfik&acirc;r verdir kirdirdin,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allahin emri diye emirler verdirdin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Helali, harami kendin yedirdin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Senden gelen bal olsa zehir olur lazim degilsin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ali&acute;nin emeklerini verdin suya,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kurban olayim o g&uuml;zel boya.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ebu Cehil gibi d&uuml;sersin kuyuya,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Ccedil;ikaran yoktur, lazim degilsin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Gizemli siirlerinde &ouml;ne &ccedil;ikan ayrinti her zaman &ouml;ze d&ouml;n&uuml;st&uuml;r. Nefsini islah etmeyi ve ilme y&ouml;nelmeyi tavsiye eden siirlerinden su &ouml;rnek dikkat &ccedil;kicidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Seriatla, tarikattan ikrarin bendini,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ikrarda erkek, disi yok, tani kendini.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Marifetle, hakikatta yokla kaydini,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Nefsini &ouml;ld&uuml;rene alda gel beri.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Nefsi Seytan olan kendisinedir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yikilmis viran olmus bir binadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Ccedil;ekmis han&ccedil;erini Simir-i fenadir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Yol Yezidinden uzak olda gel beri.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Seriat nik&acirc;htir, erkegi, disisi hakdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Tarikat ikrardir, erkegi disisi yoktur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Marifetli, hakikatli diyen yalanci &ccedil;oktur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Onlara laneti yapta gel beri.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;..</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Seriatin yolu, tarikata gider,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Tarikatta ikrar imana gider.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Marifette canini Hakka kurban eder.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakikatta niyazla, kurbanin alda gel beri.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yery&uuml;z&uuml;nde ki yanlislarin arkasinda g&ouml;rd&uuml;g&uuml; sebepleri ise s&ouml;yle degerlendirmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kanun g&ouml;rmemis Allahin v&uuml;cut azasi,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Mukadderatta yazdigi kader kazasi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kur&acute;anla Incil&acute;dir Allahin kanunu,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Seytanin eline vermis her yanini.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Edip eyleyen her seye kadir Allahtir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">S&ouml;zlerim dogrudur, yemini billahtir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">S&ouml;z ve siirlerinde tepki g&ouml;sterdigi degerlerden biri de Boz Atli Hizir&acute;dir. Gerek Dersim Vakasi nedeni ile ve gerekse diger konularda sitem ettig ini g&ouml;rmekteyiz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hizirda bir imdat olmadi,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevileri d&uuml;sman elinden almadi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hizir Alevilere bor&ccedil;ludur,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hemde gayet &ccedil;ok bor&ccedil;ludur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hizir nerde kaldi, kesilen kurbanlari g&ouml;rs&uuml;n,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Tutulan oru&ccedil;larin ve lokmalarin hesabin versin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Abayi ceddimizden bu ana kadar &ccedil;agiriyoruz,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hizir kavus carimiza diye bagiriyoruz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hangi darlikta, esirlikte kurtarmis ?,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;sman dibinden mi sarsip aktarmis ?.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;sman daima Alevilere galiptir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Aleviler d&uuml;smana daima magluptur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ha</span>lka en &ccedil;ok &ouml;nerdigi sey okumakti.&rsquo;&rsquo;Okuyup devlet dairelerine yerlesin ve fakir fukarayi, mazlumu YENI BIR DERSIM KATLIAMINDAN koruyun&rsquo;&rsquo; s&ouml;z&uuml;n&uuml; s&uuml;rekli s&ouml;ylerdi. Bu y&uuml;zden de gen&ccedil;lere &ccedil;ok &ouml;nem verirdi. Gen&ccedil;lerini okutmasi i&ccedil;in yaslilara tavsiyelerde bulunurdu. Yoksulluk i&ccedil;inde &ccedil;ocuklarini okutan insanlari takdir eder, oku(t)mayan insanlara da Cahil derdi. Gen&ccedil;lerin okuyup ailelerine, &ccedil;evrelerine ve halkina faydali olmalarini isterdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;nya malina fazla ehemmiyet vermezdi. Bununla birlikte oldukca tutumlu bir yasam tarzi vardi. L&uuml;zumsuz masraftan, s&uuml;s ve l&uuml;ks yasam tarzindan hosnut olmazdi. Mertlige, misafirperverlige, dayanismaya &ccedil;ok &ouml;nem verirdi. Hi&ccedil; kimseyi dislamazdi. Varlikli ailelerin zenginliklerini toplum i&ccedil;inde &ouml;ne &ccedil;ikarmasini hi&ccedil; hos g&ouml;rmezdi. Mali zenginligin, g&ouml;n&uuml;l zenginligine hizmet araci olmasini arzu ederdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Her zaman dogru olmayi, iyi ahlaki, b&uuml;y&uuml;k-k&uuml;&ccedil;&uuml;k sevgisini, m&uuml;tevazi ve al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;g&uuml;, &ouml;nermis, kan davalarindan, kinden, nefretten, kibirlikden, zalimlikten, siddetden, yalan-dolandan, kul hakkindan uzak durmayi &ouml;g&uuml;tlemistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">O d&ouml;nem y&ouml;re geleneklerinden toplumsal bir sorun olan Baslik parasina a&ccedil;ikca karsi &ccedil;ikardi.(23) Baslik parasinin bir yikim oldugunu, bu gelenegin kesi nlikle Alevilere yakismadigini ve kalkmasini tavsiye ederdi. Anne- babalara &ldquo;Allahin emri tek degil, &ccedil;ift tarafli olur. Bu y&uuml;zden evlendirmek istediginiz kiz ve oglanin bir birlerine muhakkak g&ouml;nl&uuml; olmalidir&rdquo; derdi. Feodalizmin &ccedil;&ouml;z&uuml;lme s&uuml;reci ile birlikte azalan Baslik parasi gelen egi , onun baslattigi girisimlerle Erzincan civarinda daha s&uuml;ratle &ccedil;&ouml;z&uuml;lm&uuml;s ve S&Uuml;T HAKKI adi altinda kizin annesine sunulan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir meblag disinda oldukca azalmistir. Gelinen s&uuml;re&ccedil;te Baslik parasi artik yadirganir olmustur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kiz veya erkek evladi arasinda asla ayrim yapmazdi.&rdquo;Hepsi de evlattir. Yeterki hayirli olsun&rdquo; derdi. Kadin haklari konusunda Hz. Fatma&acute;yi &ouml;ne &ccedil;ikaran bir &ccedil;ok siiri vardir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Erkektir, disidir diyene l&acirc;net,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hatice, Fatimeden alindi himmet.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ikrar kapisidir, farz ile s&uuml;nnet,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kablel Entemutu alda gel beri.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Yol Yezidi daima yolu bozar, </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Seytanin kuludur, eyleyin hazar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Hatice, Fatime ona l&acirc;neti yazar,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">N&acirc;r-i cehenemi sal da gel beri.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dogum ile isbat olundu v&uuml;cut,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Rahmet &ccedil;esmesi Fatimeden mevcut.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>C&uuml;mlemiz bir birimize eyledik s&uuml;cut,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Talipten &ouml;tesi yok dediler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Evlilikte tek esliligi savunan ayrica su siiri vardir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Buyrugun g&ouml;mlegi ikidir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Biri nik&acirc;h &ccedil;ekmez &ccedil;ekidir.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Iki can bir g&ouml;mlegin hakkidir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin emri ceset ile candir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi b&uuml;y&uuml;k bir yurtseverdi. Ulusal Kurtulus savasini destekledigini ve Atat&uuml;rk (Dersim olayinda sitem etmektedir) devrimlerini onayladigini pek &ccedil;ok siirinde dile getirmistir.(24) &Ouml;zelikle Ulusal Kurtulus M&uuml;cadelesi hakkinda pek &ccedil;ok siiri vardir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ibadet d&uuml;smana karsi cephe almaktir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;smani &uuml;lkeden s&uuml;r&uuml;p atmaktir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Mustaf</span>a Kemal d&uuml;smani &ccedil;ikardi &uuml;lkede,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;smandan bir eser kalmadi &uuml;lkede.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Atat&uuml;rk k&ouml;t&uuml;m&uuml; etti, hey gidi yaramazlar,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Namusunu, vicdanini arayip soramazlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Namazi arayan d&uuml;sman elinde esir olur,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Olanca kazancini elinden &ccedil;ikarip fakir olur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Haince nank&ouml;rl&uuml;k yapmayi<span>n Atat&uuml;rk i&ccedil;in,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sizi d&uuml;sman esaretinden kurtardi, d&uuml;s&uuml;n&uuml;n.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Mustafa adina Atat&uuml;rk giydirdiler,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sirmali k&uuml;rk&uuml;n hayirli olsun dediler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Mustafa Kemal gitti Haci Bektasa,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Malini has etti Cemal Kardasa. (25)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Cemal elini vurdu dalina,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kuvvet verdi, ayagina <span>koluna.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alinan kuvvetle Rumlari aldi, satti ( 26)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">S&uuml;rd&uuml; Rumlari denize katti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">T&uuml;rkiye&acute;nin kizlarini, namusunu d&uuml;sman aldi,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;sman ordusuna ates saldi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Simdi Nurcular Ataya l&acirc;net okuyorlar,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yeniden hali, kilim &ouml;rnegi dokuyorlar. ( 27)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi s&ouml;z ve siirlerinde a&ccedil;ik bir seriat karsitidir. Bunu sohbetlerinde de dile getirirdi. Ibadetin sekil ve bi&ccedil;imde olmayip &ouml;zde olmasini savunurdu. Buna ragmen Erzincan civarindaki S&uuml;nni / Hanefi inancindan olan vatandaslar Hasan Efendiye &ccedil;ok yogun bir saygi duyarlardi. Hi&ccedil; kimse onu incitmeyi, onunla tartismayi g&ouml;ze alamazdi. Bundan ka&ccedil;inirlardi. (28) Tartisdiklarinda ilahi bir g&uuml;c&uuml;n kendilerine ceza vereceklerine inanirlardi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Seriat namazla, oru&ccedil;la degil,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin Cemaline, didarina egil.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Seriatin manasi serr<span>i at,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&ouml;nl&uuml;n&uuml; Hakkin emri rizasina kat.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Dogru ol, dogru tut emri,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">At sirtindaki semeri.(29)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Namaz, oru&ccedil;, cami sendedir,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bilirmisin, imam, iman kandadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ahmak mihrapla kibleyi senden ara,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&Ouml;n&uuml;ne verme, &ccedil;evir didara.(30)</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Nurcular Muaviye&acute;nin d&ouml;l&uuml;,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>&Ouml;mer&acute;den a</span>liyorlar yolu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Imamla, iman kalb evinde kimdir kurtaran seni,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kalpteki dev&acute;i (31) &ccedil;ikarirsan kalbin olur Hakkin evi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Insan olan Hakki ibadeti kendinden bilir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Serri atmaz isen sana kim sefaat verir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sonra sefaat menziline giremezsin, ( 32)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Eger Hakki fehmedip kendinden bilemezsin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi seriatcilari, zalimleri ve riyak&acirc;rlari ayni kategoride degerlendirir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yavuz&acute;la Muaviye&acute;nin tefrikati birdir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Seytan bunlar arasinda gizlenmis sirdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Islam i&ccedil;erisinde &ccedil;ok tefrikat yaptilar,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin emri rizasindan disari saptilar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hacabas hi&ccedil; kalmazdi Islam olurdu,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin emri rizasi yerini bulurdu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendinin bazi s&ouml;z ve siirleri nin anlamini pek &ccedil;ok insan farkli yorumlamaktadir. Bir &ccedil;ok siirinde Alahi su&ccedil;layan s&ouml;zleri i&ccedil;in bazi kimseler &ldquo;G&uuml;&ccedil; ve kudreti eline ge&ccedil;iren zalim Devlet adamlari i&ccedil;in &ldquo; derken, bazi kimseler de &ldquo;Anlamini biz bilemeyiz. Manevi anlamda s&ouml;ylemektedir&rdquo; (33) Veya &ldquo; Bizim &ccedil;apimiz i asar, Efendinin bir bildigi vardir&rdquo; seklinde degerlendirmektedirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allahtir sebep olanlarin basi,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kurumaz oldu g&ouml;zlerdeki yasi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allahtir eskiyalarin basi,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hille, firildakla d&ouml;n&uuml;yor isi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Firildagi &ccedil;evirdikce Seytani kalkar,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Milletleri bir birine d&uuml;sman ederek yakar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allahin emriyle Seytan d&ouml;n&uuml;yor,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Insanlari yakip yandiriyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sanmayin Seytan Allahtan s&uuml;r<span>g&uuml;nd&uuml;r,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allah ile beraber, toylu, d&uuml;g&uuml;nd&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Biri birinden hilebaz, firildakci desise,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yazdiklarimdan alin dogruca bir hisse.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allahin emrine, s&ouml;z&uuml;ne inanmayin,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sakin, sakin inanipta kanmayin.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allahtir milletleri birbirine takan,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Allah degilmidir, varip k&uuml;l <span>edip yakan.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Nice bin kez gelip gittim,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ancak kemalet sirrina yettim.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Ouml;z&uuml;m&uuml;, s&ouml;z&uuml;m&uuml; k&acirc;mile kattim,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Katilan s&ouml;z ikrar imandir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Imtihan olduk, imtihan bitti,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kirk birde defterine kaydetti.(34)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ikrar, iman carimiza yetti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>D&uuml;nya ahiret korkusu yok dediler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Alevi-Bektasi inancinda b&uuml;y&uuml;k yeri olan Pir kavrami i&ccedil;in baglilik ve karsilikli denetleme anlaminda siirleri vardir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Pir&acute;de taliptir kendini bilirse,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Sarraf kiymetlidir cevahir alirsa.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Talibi okutur, man</span>adan dersini alirsa,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Talip hirstan, nefsden beri olursa.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Galip Hakkin emri kanun, buyruktur,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&uuml;zel manali dersleri fazladir, &ccedil;oktur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Haktan ayri, gayri yoktur, emrine tabidir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ak defterde okunan talip hesabidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu yol talip &uuml;zerine kurulmus,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Haktan b&ouml;yle emir fermen verilmis.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ulu divanda talip olani se&ccedil;erler,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Talip yoluyla Hakkin kapisini a&ccedil;arlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Talip yolun buyrugu malidir,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hal i&ccedil;inde hal olmus, halidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi, Cem ayininde kadin ve erkek, 7 den 70 e t&uuml;m Canlarin bir b&uuml;t&uuml;n olarak orada yerini almasi gerektigine inanir.&Ouml;zellikle 40 lar Cem&acute;ine &ccedil;ok &ouml;nem verir. Buraya sadece Taliplerin girmesi gerektigini ileri s&uuml;rer. Bir beyaninda s&ouml;yle demektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&ldquo; Sadece Cem evinde degil, her nerede olursa olsun kendi ailesi ve kocalarindan baskasi haramdir. Cem kapisi Fadime kapisidir. O kapiya Talip olanlar girer. Baskasi giremez. Aralarinda erkek - disi yoktur. C&uuml;mlesi birbirine kardes, bacidir. &hellip;..O kapidan i&ccedil;eri Hak var. Hak, sagi, &ccedil;&uuml;r&uuml;g&uuml;, hakliyi, haksizi ayiracak Ulu divandir. Cem Hakkin evidir.Hakkin evinde yalan, dolan, fusku, ficur, haset, fesat, kin, kibir, gurur, adavet, kiy, kiybet, dedikodu yoktur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o Cem, sek(il)siz, s&uuml;phesiz Ulu Yaradanin Hak kapisir.(35)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Islam dininin, Hz. Muhammed&acute;in Hakka y&uuml;r&uuml;mesinden hemen sonra yolundan ve amacindan saptirildigini s&ouml;yler. Hatta bu konuda Hz. Muhammed&acute;in esi Ayse&acute;yi, Ehl-i Beyte cephe aldigi i&ccedil;in &ccedil;ok agir dille su&ccedil;lar. Kuran-i Kerim&acute;in eksik toparlandigini, 116 sure 6666 ayet varken , simdi elde 2 sure ve 365 ayetin eksik toplandigini (toplattirildiginii vurgular. (36) Yolun Emeviler d&ouml;neminde iyice saptirildigini, Eba M&uuml;sl&uuml;m&acute; &uuml;n Horasan is yani ile yikilip yerine Abbasi Devletinin ( Miladi 750) kurulmasindan sonra, onlarinda zul&uuml;m yapmakta Emevilerden geri kalmadigina deginir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Osmanli d&ouml;neminde Haci Bektas-i Veli&acute;nin , kurucu Osman Beye (1299) desdek sunmasini dogru bulmaz. Ayni sekilde Balim Sultan&acute;i da &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; su&ccedil;lamaktadir. Ancak Yavuz Selim&acute;in Anadolu Alevilerine yaptiklari katliamlari &ccedil;ok daha agir yermektedir. Cumhuriyetin kurulusunu ve Atat&uuml;rk devrimlerini a&ccedil;ik bir sekilde desdeklemesine ragmen gelinen s&uuml;re&ccedil;te T&uuml;rkiye Cumhuriyetinin, Alevilere yaklasimda Osmanlinin devamina d&ouml;n&uuml;st&uuml;g&uuml;n&uuml; vurgulamaktadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Siyasal liderlerden S&uuml;leyman Demirel&acute;i &ccedil;ok agir bir dille elestirmekte, onun Saidi Nursi ile birlikteliklerini, dolayisi ile seriatci ve gerici akimlarin sistem i&ccedil;erisinde ki rollerini irdelemektedir. Kisaca s&ouml;ylemek gerekirse bu g&uuml;n yeni konusulan boyutlari 40- 50 sene &ouml;nce s&ouml;ylemistir. T&uuml;rkiye&acute;nin basina bela olan, &uuml;lkeyi &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; siyasal &ccedil;alkanti ve &ccedil;ikmazlara s&uuml;r&uuml;kleyen sagci iktidarlarin politikalarini s&uuml;rekli elestirmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi Bask&ouml;y&acute;de yasadigi evde Hakka y&uuml;r&uuml;m&uuml;st&uuml;r.(37) Anlatilanlara g&ouml;re ayni g&uuml;n su siiri kaleme almistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">M&uuml;rs&uuml;d olanin dogrudur &ouml;z&uuml;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakka dogru gider yolu izi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Nur ile nurlanir Cemali, y&uuml;z&uuml;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Zatsiz, sifatsiz m&uuml;rs&uuml;d olurmu ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">M&uuml;rs&uuml;d&uuml;n kalbi nur ile doludur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin emri-rizasinin oglu, kuludur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Insanlarin a&ccedil;ilan sevgili g&uuml;l&uuml;d&uuml;r</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kara &ccedil;alidan a&ccedil;ilan g&uuml;l m&uuml;rs&uuml;d <span>olurmu ?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ben m&uuml;rs&uuml;d&uuml;m diyen yalanci kezzap</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Caferiyim deme, mezhebin hangi mezhep ?</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Nari cehennemde &ccedil;ekecek azap</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin emrini tutmayan m&uuml;rs&uuml;d olurmu ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ikrarsiz kimin mali helaldir kime ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Inanmiyan baksin kitabi cime</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakki g&ouml;rmiyen g&ouml;zler gelsin avucuma</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ken</span>dini g&ouml;rmiyen k&ouml;r m&uuml;rs&uuml;d olurmu ? ( 38)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Taus-u Melek&acute;te Alim-i ulema idi</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Benlik gururla silindi kaydi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin divaninda ayagi kaydi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&Ouml;z&uuml;nde gurur olan m&uuml;rs&uuml;d olurmu ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&ouml;nl&uuml; g&ouml;z&uuml; var d&uuml;nyalikta</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yolu zul&uuml;m kalmis aralikta</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Can g&ouml;z&uuml; ile g&ouml;rmiyen kalir karanlikt<span>a</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Canan&acute;a ermeyen m&uuml;rs&uuml;d olurmu ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">M&uuml;rs&uuml;d seriatin serrini atar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Malini tarikatin varina katar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Marifette kiymetli cevahir satar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakikat damgasi olmayan m&uuml;rs&uuml;d olurmu ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bir bakis ile d&ouml;rt k&ouml;seyi g&ouml;rmeli</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hakkin gizli sirlarina ermeli</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Dost evine edep ile </span>varmali</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G&uuml;zelde g&ouml;z&uuml; olan m&uuml;rs&uuml;d olurmu ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasaniyem , m&uuml;rs&uuml;d&uuml;m d&uuml;kk&acirc;ni cevahirdir</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">N&uuml;fusu daglari, taslari eritir</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Diriyi &ouml;ld&uuml;r&uuml;r, &ouml;l&uuml;y&uuml; diriltir</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">B&ouml;yle bir makamda olmayan m&uuml;rs&uuml;d olurmu ?</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi, Erzincan ve &ccedil;evresinde bir efsanedir. Onu yakindan tanimayan, toplum &uuml;zerindeki etkisini g&ouml;rmeyen saglikli degerlendiremez. Hakka y&uuml;r&uuml;mesindenden bu yana uzun s&uuml;re ge&ccedil;mesine ragmen unutulmamasini, issiz Bask&ouml;y yollarinin gelen ziyaretcilerle dolup tasmasini anlayamaz. Onun toplum &uuml;zerinde biraktigi derin etkiyi g&ouml;rebilmek i&ccedil;in arastirmaci-yazarlar hen&uuml;z hayatta olan ve onu yakindan taniyanlarla g&ouml;r&uuml;s&uuml;p fikirlerini almali, bunun sosyolojik boyutlarini derinlemesine irdelemelidirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Akin akin t&uuml;rbesine kosan bu ziyaret&ccedil;ilerin kimi ona bagliligini yenilemekte,(39) kimileri de manevi mirasinin gelecek nesillere aktarilmasini arzulamaktadirlar. (40) Ancak gerek k&ouml;y ve gerekse T&uuml;rbe, sosyal ve siyasal olumsuzluklarin pen&ccedil;esinde can &ccedil;ekisen bir k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n ayakta kalan son kalintilari olarak Hasan Efendinin agzindan bizlere seslenmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Millet sizin i&ccedil;in yandim tutustum,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ger&ccedil;ek erenlerin yurduna d&uuml;st&uuml;m,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D&uuml;smaniniza dost olandan ka&ccedil;tim,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yaziyi yazin mezarim kaybolmasin (41)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Aleviligin ve Bektasiligin zengin k&uuml;lt&uuml;r birikimini, felsefi g&uuml;zelligini ve evrensel kucaklayiciligini omuzlayacak, ileriye tasiyacak emin eller aramaktadir. Bu felsefenin son erenlerinden biri mirasina el atilmayi, &ouml;rnegin bir Vakif kurularak kazanimlarinin topluma aktarilmasi g&ouml;revi ile karsi karsiyadir. (42)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><strong><span>DIPNOTLAR</span></strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">1-&Ccedil;ayirli&acute;nin eski ismi Mans&acute;dir.Erzincan&acute;dan 114 km.uzaktadir. Kurulus tarihi bilinmeyen Mans, 1071 Malazgirt savasindan sonra sirayla Meng&uuml;cekogullari&acute;nin, Anadolu Sel&ccedil;uklulari`nin ve Ilhanlilar&acute;in egemenligine girer. 1401 tarihinde Osmanlilarin eline ge&ccedil;ti. Kisa bir d&ouml;nem Timur imparatorlugunun ve Akkoyunlular&acute;in hakimiyetine girdi. 1473 de yeniden Osmanlinin eline ge&ccedil;ti.( Akkoyunlu h&uuml;k&uuml;mdari Uzun Hasan ile Fatih arasinda yasanan Otlukbeli savasinin ge&ccedil;tigi yer Mans topraklari i&ccedil;indedir.) 1916 yilinda Rus isgaline ugrar. 1917 Ekim devriminden sonra subat 1918 yilinda Rus ordusu geri &ccedil;ekilir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">2-Bir d&ouml;nem Nahiye olan Bask&ouml;y&acute;&uuml;n hangi tarihlerde kuruldugunu tesbit edemedim. Eski Bask&ouml;y harabe ve kalintilari b&uuml;y&uuml;kce bir k&ouml;y&uuml; andirir. Kanaatimce 80-100 hanelik bir yerlesim yeriydi. S&uuml;rekli g&ouml;&ccedil; veren ve giderek k&uuml;&ccedil;&uuml;len Bask&ouml;y kisa bir s&uuml;re &ouml;nce yerini yeni kurulan k&ouml;ye birakti. Yeni Bask&ouml;y 15 hanelik bir k&ouml;yd&uuml;r ve eski k&ouml;yden bir ka&ccedil; y&uuml;z metre mesafededir. Yesili olmayan, kendini yeterince ifade edemeyen bu k &ouml;yden sayisiz tahsilli insan, b&uuml;rokrat &ccedil;ikmistir. 2000 Yilinda k&ouml;y&uuml; ziyarete gittigimde yasli bir Dede &ccedil;ocuklarinin t&uuml;m&uuml;n&uuml; okuttugunu, oglunun birinin Hakim, bir digerinin ise M&uuml;hendis oldugunu s&ouml;yledi. Ayrica k&ouml;yden &ccedil;ikan egitimli insan sayisinin &ccedil;ok fazla oldugunu belirtti. Bunda Hasan Efendinin insanlari okumaya tesvik edisinin payini bilemiyorum. 1970 Yillarda Ankara Mezarliklar M&uuml;d&uuml;r&uuml; olan Alisan Canpolat, (Hasan Efendinin yakin akrabasidir) daha sonra politikaya atilmis ve CHP Ankara Milletvekili secilmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Eski Bask&ouml;y&acute;de g&ouml;rd&uuml;g&uuml;m diger bir ayrinti ise tarihi zenginligi oldu. K&ouml;yde ki hemen her mezar &uuml;zerinde &ccedil;ok &ccedil;esitli fig&uuml;rler vardi. &Ouml;rnegin dualar, maniler, ko&ccedil; ve benzeri hayvan fig&uuml;rleri, T&uuml;rk bayraginin ay-yildizi, &ccedil;esitli estetik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler&hellip;vs. Bir mezartasi ise biyikli- heybetli bir erkek heykelini andiriyordu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Istanbul&acute;da ikamet eden ve o an izinli gelen bir bey bana tarihi evini gezdirdi. 108 yil &ouml;nce Michael adli bir Ermeni tasustasi tarafindan yapildigini s&ouml;yledigi, muazzam bir k&uuml;lt&uuml;r hazinesini &ccedil;agristiran evin &ccedil;&ouml;kmek &uuml;zere olmasi i&ccedil;imi sizlatti. &Ccedil;esitli oyma taslar, tas&uuml;st&uuml; s&uuml;slemeler, b&uuml;y&uuml;k emek verilerek yapilan kabartmalar, aga&ccedil; oymalar ve s&uuml;sl<span>emeler..vs. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ev sahibi tavanda yarim kalan bir direk tepeligini g&ouml;stererek, Ermeni adam &ccedil;ok marifetli ve gururlu bir ustaymis. Bu tepeligi oyarken gece oyma bi&ccedil;agini &ccedil;almislar. Ve o da kizginlikla isi terk edip gitmis. Bu y&uuml;zden bu oyma tepelik yarim kalmis&rdquo; dedi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bir k&uuml;&ccedil;&uuml;k m&uuml;zeyi andiran evin harap halini g&ouml;r&uuml;nce fotograflarini &ccedil;ektim ve ertesi g&uuml;n&uuml; daha &ouml;nce tanistigim &Ccedil;ayirli savcisi ile birlikte Il&ccedil;e Kaymakamina giderek durumu arz ettim ve buranin koruma altina alinmasi i&ccedil;in girisimde bulundum. Kaymakam Bey &ccedil;ok memnun kaldi ve durumu not ederek gereken girisimde bulunacagi s&ouml;z&uuml;n&uuml; verdi.&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">3-Kesis daginin y&uuml;ksekligi 3000 metredir ( Ali Kemali, Erzincan- 15 Agustos 1931 Erzincan Valisi) ve &uuml;st&uuml;nde ki krater Aleviler tarafindan kudsi g&ouml;r&uuml;len Agirg&ouml;l (Aygir g&ouml;l&uuml;) adinda bir ziyarettir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">4- Bu tesbit 2000 yili itibari ile ge&ccedil;erlidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">5-Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi sadece koyun eti yerdi. Sigir, manda, ke&ccedil;i ve k&uuml;mes hayvanlarinin etlerini yemezdi. Bazi kimseler ke&ccedil;i etini yememesini, ke&ccedil;inin kuyrugunu dik tutarak EDEP yerinin g&ouml;r&uuml;nmesine baglarlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">6-Hasan Efendinin soyadi Canpolat&acute;tir.Kendi tabiri ile adi Haso&acute;dur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">7-Ancak Bask&ouml;y ve yakin civardaki bazi k&ouml;yl&uuml;ler, basta Hasan Efendinin asireti olup halk arasinda K&ouml;r Kureys&acute;ler olarak bilinen ve talipleri olmayan Dede&acute;ler genellikle Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendiyi sevmez ve ona &ccedil;esitli onur kirici unvanlar takarlardi. &Ouml;rnegin &Uuml;&ccedil;kagitci, yalanci...vs</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">8-Hasan Efendinin Hakka y&uuml;r&uuml;mesindan bir ka&ccedil; yil &ouml;nce aldigi sadakalari yoksullara verme aliskanligini biraktigi, en azindan zayiflattigi biliniyor. Bu konuda sunlari s&ouml;ylemistir. "Yasli esime bakmasi i&ccedil;in gelinimin g&ouml;z&uuml;n&uuml; doyurmaya mecbur kaliyorum"</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">9-Bu yazinin sahibinin ailesi bu konuda y&uuml;zlerce &ouml;rnek vermektedir. &Ouml;rnegin</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>---A---</span>Babam&acute;a (Yil 1959. &Ccedil;ayirli&acute;ya bagli Bulmus / Balaban &Ccedil;iftliginde) "Birileri evinizi yikmak isteseler bile onlara karsi silah kullanmayacaksiniz, O zaman Haso sizinle beraberdir" dedikten &ccedil;ok kisa bir s&uuml;re sonra arazi anlasmazligi y&uuml;z&uuml;nden silahlanan bazi k&ouml;yl&uuml;ler bize ait bir meregin &ccedil;atisini yikarlar. Silahini kapan babama, komsumuz Sahh&uuml;seyin Sarikaya Dedenin esi engel olur ve "Hasan Efendinin s&ouml;zlerini unutma" der. Babam sakinleserek geri d&ouml;ner. Mahkemeyi, dolayisi ile sorunlu araziyi babam kazanir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>---B</span>-Babam ve Amcam anlatiyorlar. 1946 Yilinda Tercan Il&ccedil;esine bagli Elmali K&ouml;y&uuml;nde mehtapli bir gece de isil isil isiyan Ay&acute;a d&ouml;nerek. K&uuml;rtce / Zazaca &ldquo;Asme, Asme Amerikan be Rus vejinere tu ser tu sere ci kene. Rindekiya tu bozmiskene&rdquo; der. T&uuml;rk&ccedil;esi &ldquo; Ay, Ay, Amerikalilarla Ruslar &uuml;st&uuml;ne &ccedil;ikacaklar ve &uuml;st&uuml;nde si&ccedil;acaklar. G&uuml;zelligin, zerafetin bozulacak.&rdquo; Anlami &sbquo;&rsquo;&rsquo;Ey Ay. ABD ve Ruslar seni kesfedecek ve sirlarini desifre edecekler.Gizemin &ccedil;&ouml;z&uuml;lecek.(K.B.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hen&uuml;z Uzay calismalarinin ve Aya Astronot g&ouml;nderilmesinin teorilerinin bile olmadigi bir tarihte bu s&ouml;z s&ouml;ylenmistir. ABD ve Sovyetler Birligi uzay &ccedil;alismalari &uuml;zerinde yaptiklari yaris da ilk defa 27 yasindaki Rus Askeri pilot Juri Gagarin 12 Nisan 1961 tarihinde Aya ayak basmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">---C--- Babam anlatiyor. &ldquo;Birg&uuml;n ben, Hanim yengen, (amcam Mehmet Ali Balaban&acute;in esi) ve Kilise (Yeni adi Balyayla) k&ouml;y&uuml;nden Kudanli Dedelerden Seyyit Mehmet Kudali birlikte Agirg&ouml;l&acute;e ziyarete gidiyorduk.(Amcam bu tarihin 1964 yili olabilecegini s&ouml;yledi) G&ouml;r&uuml;n&uuml;rlerde hi&ccedil; kimse yoktu ve biz bir vadiden ge&ccedil;erken yukaridan taslarin yuvarlandigini g&ouml;rd&uuml;k. Seyyit Mehmet basladi Efendiye &ouml;zenerek Milpet ziyaretine &ldquo;Sen bana keramet mi g&ouml;stermek istiyorsun ?&rdquo; diye k&uuml;f&uuml;r etmeye. Ben bundan alindim. Ziyarette Hasan Efendiyi g&ouml;rd&uuml;k. Lokmalar dagitildiktan sonra Seyyit Mehmet&acute;in yolda ettigi k&uuml;f&uuml;rleri Efendiye anlattim. Efendi &ccedil;ok Celallendi (hiddetlendi) &ldquo;Sen o tasl ari kendine attin&rdquo; dedi. Sonra basladi anlatmaya.&ldquo;Babam ben &ccedil;ocukken hakka y&uuml;r&uuml;m&uuml;s. Ben bir g&uuml;n r&uuml;yamda babami g&ouml;rd&uuml;m. Bana Dersim&acute;de Ibrahim Dedeye git, emanetini al dedi. Ben de kalktim Ibrahim Dedeye gittim. Emanetimi almak i&ccedil;in geldigimi s&ouml;yledim ve r&uuml;yami anlattim.Bana 3 defa -&ldquo;Sen Ibrahim Dedenin oglu musun?&rdquo; diye sordu. Ben de &ldquo;Evet&rdquo; dedim. &Ccedil;ikardi bana Babamin beratini verdi ve &ldquo;Sen artik serbestsin. Bundan b&ouml;yle ziyaretlerden icazet almaya gerek kalmadi&rdquo; dedi. Peki senin elinde beratin, m&uuml;hr&uuml;n var mi? Neye dayanarak k&uuml;f&uuml;r ediyorsun&ldquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">( Hasan Efendinin bahsettigi Ibrahim Dede Sinemili Ocagindandir ve Imam Muhammed Bakir evlatlarindan geldigi ileri s&uuml;r&uuml;lmektedir. T&uuml;rbesi Erzincan&acute;a yaklasik 30 km. mesafede, Kemah&acute;a bagli eski adi ile Gamarik nahiyesi civarinda, ulasima elverisli bir yerdedir. 1933 yilinda Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;g&uuml; zannediliyor. Hakkinda keramet sahibi olduguna dair bol miktarda rivayet mevcuttur. Hasan Efendi bu zat i&ccedil;in &ldquo;Bizim &uuml;stadimizdir.Ben ondan feyz aldim&ldquo; deyimini kullandigini bir &ccedil;ok kisiden duydum.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">10-Kamer Dede halk arasinda Aga ismi ile taninir. Sira ile Emine, Naciye, Ali, Makbule, Fadime, Hasan, Elif, Ereng&uuml;l isimli 8 &ccedil;ocugu vardir ve hepsi evlenmislerdir. Istanbul, Kartal / Yakacik&acute;da ikamet eden Kartal Belediyesinden emekli Muhasebeci Ali, &ouml;grencilik yillarinda bir d&ouml;nem spora ilgi duymus ve Boks dalinda bir &ccedil;ok m&uuml;sabakalara katilmistir. K&uuml;&ccedil;&uuml;k kardes Hasan da Istanbul, Alibeyk&ouml;y&acute;de ikamet etmekte ve insaat isleri ile ilgilenmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">11- Annem anlatiyor.&rdquo; Bir yaz g&uuml;n&uuml; Efendi bizim evde idi. Masaya b&uuml;y&uuml;k bir karpuz getirdik ve kesdik. Karpuz oldukca kirmizi idi ve istah kabartiyordu. Efendi birden bastonunu alarak sagina soluna sanki bir k&ouml;pegi kovar gibi &ouml;fke i&ccedil;inde &ldquo; Host defol, uzaklas&rdquo; seslendi. Biz hi&ccedil; bir sey g&ouml;rmemis ve anlamamistik. Efendi ne oldu? Niye celallendin? Diye sorduk. Dedi ki &ldquo; Karpuz &ccedil;ok g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu ve nefsim &ccedil;ekti. Seytan nefsimi bozmak ( irademi kirmak-K. B. ) i&ccedil;in karpuz kiligina girmis. Hemen fark ettim ve kovdum&rdquo;. Efendi karpuzu yemedi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Anlami. Insanoglu iradeli olmalidir. Altina girdigi h&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;kleri yerine getirmelidir. Nefsi konusunda iradesini zorlamayan, nerede durmasi gerektigi konusunda zorlanabilir.(K.B.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">12-Burada kast ettigi insanlar Alevi inancina mensup insanlardir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">13-Kendi deyimi ile adlari Milpet Kardesler olarak ge&ccedil;en 3 Yatir&acute;in sadece kendisini desdekledigini ve onun yaninda yer aldiklarini, azinlikta kaldiklari i&ccedil;in Dersim Vakasina engel olamadiklarini beyan etmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>14-Tunceli</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">15-Halk arasinda da D&uuml;zg&uuml;n Baba&acute;nin toplarinin oldugu, Dersim Vakasinin son g&uuml;nlerinde D&uuml;zg&uuml;n Baba&acute;nin top atisi ile Dersim savunmasina ge&ccedil;tigi inanci mevcuttur. Daha sonra Hasan Efendi, &ldquo;D&uuml;zg&uuml;n Babanin Toplari&rdquo; olarak bilinen bu taslari alip firlatmis ve saga-sola dagitmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">16-Dervis Cemal bu y&ouml;rede bir ziyarettir ve ayni sekilde seceresi olan bir Ocak / Asirettir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>17----1.B</span>ayar H&uuml;k&uuml;meti. 1 Kasim 1937----11 Kasim 1938</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">---2.Bayar H&uuml;k&uuml;meti. 11 Kasim 1938&hellip;..25 Ocak 1939</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">18-Bu y&ouml;rede Esperek, Karatas&rdquo;, Semek&hellip;gibi k&ouml;ylerde &ouml;gretmenlik yapmistir. Bu k&ouml;ylerin bir kisminin isimleri gelinen asamada devlet tarafindan degistirilmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">19-Derya- i Umman Okyanuslar kadar bilgi sahibi olmak demektir. Bu deyim Alevi-Bektasi, Sair ve Halk Ozanlari tarafindan da &ccedil;ok sik kullanilmaktadir. Anlaminin Arap yarimadasinda ki Umman Denizinden geldigi sanilmaktadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">20-Y&ouml;rede ki Aleviler yasca kendisinden k&uuml;&ccedil;&uuml;kte olsa Dedelere saygi g&ouml;sterir ve ellerini &ouml;perler. Bu davranis ona saygi ve Ceddine baglilik anlamina gelip, ayrica al&ccedil;ak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k ifade etmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">21-Evlatligi Kamer Dede ve s&ouml;z&uuml;ne g&uuml;venilir bir &ccedil;ok insanin s&ouml;ylediklerine g&ouml;re gen&ccedil;liginde bir &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; aliskanligi yaninda G&uuml;lebag&acute;li Postuklu Dede ile birlikte esrar i&ccedil;mislerdir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Yirmiye kadar &ccedil;ok bela &ccedil;ektik,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bir iki tarlaya tohumu ektik.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yirmi birde nik&acirc;h altina girdik,</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Ondan sonra haram yok dediler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu siire g&ouml;re ve bazi beyanlari ile kendisini yakindan taniyanlar &ldquo;Bir zamanlar Hasan Efendinin 2 kadinla iliskisinin oldugu&rdquo; anlaminda yorumlamaktadirlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">22-Hasan Efendinin babaannesi Emine, dedem Mehmet Balaban&acute;in &ouml;z halasidir. Aile b&uuml;y&uuml;klerimin anlattiklarina g&ouml;re 1934 / 35 yillarinda bir g&uuml;n Tercan Elmali k&ouml;y&uuml;nde ki evimize gelir. O siralarda ailemiz oldukca yoksul d&uuml;sm&uuml;st&uuml;r ve dedem gurbettedir. Aile fertlerimize s&ouml;yle der. &rdquo;R&uuml;yamda Nenemi g&ouml;rd&uuml;m. Bana dedi ki. Babam gilin evinin diregi egilmis. Git onu d&uuml;zelt. Siz Haso&acute;ya yardimci olursaniz evin diregi d&uuml;zelecek. Bunun i&ccedil;in dogru olun.&Ccedil;alisin.Hileden, serden ka&ccedil;inin. Haso o zaman sizinle beraberdir&rdquo;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bizimkiler Hasan Efendiye &ccedil;ok ilgi duyar ve baglanirlar. Kendilerine adeta manevi bir kuvvet gelir. Kisa s&uuml;re i&ccedil;inde aile toparlanir. Dedem ve agabeyi H&uuml;seyin Balaban, T&uuml;rkiye Cumhuriyetinin en b&uuml;y&uuml;k ve en &ouml;nemli projelerinden biri olan Devlet Demiryollarinin yapiminda yillarca &ccedil;alisir ve sonu&ccedil;ta bir d&ouml;nem T&uuml;rkiye &ccedil;apinda aranan T&uuml;nel uzmanlari olurlar.T&uuml;rkiyenin en b&uuml;y&uuml;k TCDD projelerinde onlarin imzasi ve emegi vardir.B&ouml;ylece ekonomik ve sosyal olarak toparlanirlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bizim kendi evimizde Hasan Efendinin ayri bir yeri vardi. Kendisine SADECE GELDIGINDE YATMASI i&ccedil;in ayrilan bir d&ouml;sek, ayri bir tenceresi, kasigi , tabagi vardi. Hatta aile b&uuml;y&uuml;klerimiz yillarca g&ouml;n&uuml;ll&uuml; olarak kendisine evimizin mahsul&uuml; olan koyun yogurdundan yapilan &ccedil;&ouml;kelek hazirlarlardi. Hi&ccedil; kimse onun &ouml;zel esyalarini kullanmaz ve &ouml;zel bir itina ile kollarlardi. Konagimizin oturma daminin altindaki 5 aga&ccedil; direkten birinde onunla ilintili kutsal olduguna inanilan taslar ve sakalindan teller falan vardi. Evde biri hasta oldugunda sakali suyun i&ccedil;ine tutulur ve bir ka&ccedil; yudum i&ccedil;ilirdi. Hasta olan kisinin &ccedil;ok kisa bir s&uuml;re sonra iyilestigine defalarca sahit olmusumdur.( Bu hastaliklar kanser, verem gibi agir hastaliklar degillerdir, &ouml;rnegin bas agrisi, mide bulanmasi, y&uuml;ksek ates&hellip;vs.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">23-1959 yilinda bir g&uuml;n bizim eve ziyarete gelir.(Bu olayi ailemde bir ka&ccedil; kisiden dinledim) O g&uuml;n tesad&uuml;fen komsularimizdan Sahh&uuml;seyin Sarikaya Dedenin kizi Firdevs&acute;in, &Ccedil;ayirli / Mantara k&ouml;y&uuml;nden Zeynel Dedenin oglu Ahmet ile d&uuml;g&uuml;n&uuml; vardir. Kizin babasi , Hasan Efendiye gelerek d&uuml;g&uuml;ne gelmesini israr eder. Hasan Efendi .&rdquo; Sen d&uuml;g&uuml;n sahibisin, bir hayli misafirlerin gelecek. Onlarla ilgilenmen gerekecek. Ayrica gen&ccedil;ler eglenmek, oynamak belki i&ccedil;ki i&ccedil;mek isterler. Ola ki benim orada bulunmam dolayisi ile rahat etmeyebilirler , ayrica ben i&ccedil;ki i&ccedil;ilen sofraya oturmam, bu y&uuml;zden gelmiyeyim&ldquo;der. Sahh&uuml;seyin Dede ise &ldquo;Onlarin hepsi bir tarafa, sen bir tarafa&ldquo; diyerek israrla alir g&ouml;t&uuml;r&uuml;r.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bu arada oglan babasi Zeynel Dede, bazi misafirlere baslik parasi olarak kesilen 1000 liranin, 500 lirasini &ouml;demiyecegini, hem mali durumunun iyi olmadigini, hemde zaten basligin &ccedil;ok y&uuml;ksek oldugunu fisildar. Bunu duyan kiz babasi &ldquo; Zeynel Dede ne demek 500 lirayi kesmek. (birinin adini anarak) Filancanin kizina daha y&uuml;ksek baslik parasi kestiler, benim kizim ondan asagi mi?, ben hakkimi kimseye birakmam&ldquo; diyerek &ouml;fkelenir. Oglan babasi ise mali durumunun iyi olmadigini, anlayis g&ouml;stermesini s&ouml;ylemesine ragmen ikna edemez. Tam o arada Hasan Efendi, kiz babasi Sahh&uuml;seyin Dedeye d&ouml;nerek &rdquo;Su milletin huzurunda 1000 liranin t&uuml;m&uuml;n&uuml; bagislayacaksin&rdquo; der. Kiz babasi saskinlikla &ldquo;Efendi bu olacak sey mi? Ne demek 1000 liranin hepsini birakmak? Diye tepki g&ouml;sterir. Hasan Efendi bunun &uuml;zerine &ldquo;Madem s&ouml;z&uuml;m&uuml;z dinlenilmiyor neden beni d&uuml;g&uuml;ne davet ettin? Diye sorar. Zor durumda kalan Sahh&uuml;seyin Dede &ldquo; Efendi madem sen &ouml;yle takdir etmissin, ben de almiyorum. Sana 1000 lira degil, b&uuml;t&uuml;n varim-yogum, hatta canim feda olsun&rsquo;&rsquo; der. Ve b&ouml;ylece baslik parasi geleneginin en etkili oldugu bir d&ouml;nemde belki ilk defa baslik parasi alinmamis olur. Hatta gelenekler &ccedil;er&ccedil;evesinde kizin agabeyi Ali Baba&acute;ya hediye (halet) edilmesi gereken saat de alinmaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hasan Efendi oradakilere su nasihatte bulunur. &ldquo;Baslik parasini bir yaris olarak kullanmayin. Ille de kizima &ccedil;ok mal verecegim diye de oglan ailesini fazla baslik &ouml;demeye zorlamayin.Oglan ailesi AYIP OLMASIN diye sizin istedigi parayi ya bor&ccedil; alarak, yada bazi mallarini satarak temin etmeye &ccedil;alisacaktir. D&uuml;g&uuml;n sonrasi oglan ailesi d&uuml;g&uuml;n&uuml;n mali y&uuml;k&uuml;n&uuml; azaltmak i&ccedil;in yeni evli oglunu gurbete g&ouml;nderecektir. Kaldi gen&ccedil; yasta nik&acirc;h altina aldiginiz gen&ccedil;lerin ayri kalmasinin vebali sizin omuzlarinizda olacaktir. Bunun i&ccedil;in kiziniza fazla mal vermek i&ccedil;in ne kendinizi zorlayin, nede oglan ailesini&hellip; Imkanlariniz ne kadar m&uuml;saitse kiziniza o kadar mal verin ama SAKIN BASLIK PARASI ALMAYIN &ldquo; der.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">24- Evlatligi Kamer Dede bu konuda s&ouml;yle der. &ldquo;Babam Atat&uuml;rk&acute;&uuml; severdi. Yanliz Dersim olayindan dolayi da sitem ederdi. Bir g&uuml;n s&ouml;yle dedi . &lsquo;&rsquo;Eger Atat&uuml;rk yurdu kurtarmamis olsaydi simdi bizim ismimiz Konstantin falan olurdu&ldquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">25- Hasan Efendinin burada kasettigi Cemal kardes kanaatimce bir d&ouml;nem Haci Bektas Dergahinda oturan Cemalettin Efendidir. Mustafa Kemal , Erzurum ve Sivas Kongrelerini yaptiktan sonra Ankara&acute;ya giderken yolda ( 23- 24 Aralik 1919) Haci Bektas&acute;a ugrayip Postnisin Cemallettin Efendiyi ziyaret eder. Hatta orada bir gece kalip Cem&acute;e katilir ve Ulusal Kurtulus Savasi i&ccedil;in desdek ister. Cemalettin Efendi , Mustafa Kemal&acute; i dinledikten sonra sorar. &ldquo;Pasam yurdu d&uuml;sman isgalinden kurtardiktan sonra Cumhuriyeti kuracak misiniz ? &ldquo; Mustafa Kemal &ldquo;Evet hedefimiz budur&ldquo; der. Bunun &uuml;zerine Cemalettin Efendi &ldquo; Pasam o zaman biz de sizin yaninizdayiz&ldquo; diyerek Ulusal Kurtulus M&uuml;cadelesine a&ccedil;ik desdek verir. Daha sonra t&uuml;m Anadolu ve Balkanlarda ki Ocaklara ve Tekkelere el&ccedil;iler g&ouml;ndererek Alevi ve Bektasilerin bu savasa aktif katilmasine katki saglar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>C</span>umhuriyet kavrami hen&uuml;z &ccedil;ok yenidir, ancak &ouml;zellikle Balkanlarda ki Bektasi Tekkelerinde konusulmaktadir. Aleviler ve bilhassa Bektasiler Cumhuriyetin ne demek oldugunu biliyorlardi ve bu savasa bilerek -isteyerek katilmislardir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>26- Burada kastedilen Rum </span>kavrami isgalci batili emperyalistlerdir. ( K. B.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">27- Bu misrada kast edilen &ldquo;Yeniden, hali, kilim &ouml;rnegi dokuyorlar&ldquo; s&ouml;z&uuml;n&uuml;n anlami tarafimdan anlasilamamistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">28- Aile B&uuml;y&uuml;klerim dahil bir &ccedil;ok kisiden duydum. Hasan Efendi bir tarihte Hac&acute;ca gider. Alevi oldugunu bildikleri i&ccedil;in Hac&acute;ca birlikte gidenlerin bir kismi yolda kendisini denize atmak isterler. Efendi onlara &ldquo;Beni denize atin ki Hac&acute;iniz kabul olsun&rdquo; deyince gelenler korkar ve bundan vazge&ccedil;erler. Ancak Cidde&acute;ye giderken onu u&ccedil;aga almazlar. Indik<span>lerinde Hasan Efendiyi kendilerinden &ouml;nce orada g&ouml;r&uuml;rler.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">29- &rsquo;&rsquo;At sirtindaki semeri&rsquo;&rsquo; deyimi normalinde &ccedil;ok agir bir ithamdir. Ancak hurafelere inanan, &ouml;z&uuml; ve s&ouml;z&uuml; bir olmayan veya g&ouml;z&uuml; kapali bir inancin pesinden s&uuml;r&uuml;klenmenin INSAN olmakla bagdasmayacagi a&ccedil;iktir. Haci Bektas Veli de bir s&ouml;z&uuml;nde sunu s&ouml;yler. OKUNACAK EN IYI KITAP INSANDIR.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>30- Her ne ararsan kendinde ara,</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Kud&uuml;s&acute;te, Mekke&acute;de, Hac&acute;da degildir. ( Haci Bektas Veli )</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">31- Kalpteki Dev. Burada kast edilen k&ouml;t&uuml; niyet ve d&uuml;s&uuml;ncedir. ( K. B.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>32</span>- Sefaat Islam dininde Mahser g&uuml;n&uuml; Hz. Muhamed&acute;den niyaz dilemektir. Hasan Efendi bu siirinde seriat&ccedil;ilarin bu sekilde Hz. Muhammed&acute;den sefaat bekleyemeyecegini ileri s&uuml;rmektedir. ( K. B.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">33- Bakiniz. Dipnotlar 9 C</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">34- Gerek Islam dininde ve gerekse Alevi inan&ccedil; gurubunda 40 yasi Kemalete ermek demektir. Hz. Muhammed&acute;in 40 yasinda Peygamber oldugu bilinmektedir. Hasan Efendi bu siirinde de 41 yasinda Kemalete erdigini anlatiyor. (K.B.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">35- Varligin Dogusu. Beyan eden Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi. Yazan Pir Sultan &Ouml;ZCAN. Sayfa 138-140 . Istanbul 1992.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">36- Kuran-i Kerim&acute;in eksik toplandigini iddia eden ve tamamini kendi olanaklari ile toparladigini iddia eden yazarlardan biri de Malatya&acute;li yazar Halil &Ouml;ztoprak&acute;tir. Iddialari &uuml;zerine hakkinda &ccedil;esitli davalar a&ccedil;ilmistir ve hepsinden de beraat etmistir. Halil &Ouml;ztoprak bu konuda &ccedil;ok genis ilmi arastirmalari olan bir yazardi. 3 tane kitabi yayinlanmistir. Maddi olanaklari yetmedigi i&ccedil;in Kuran-i Kerimi tevsirler halinde basma girisiminde bulunmus ve bu tesebb&uuml;s&uuml;n&uuml; tamamlayamadan 60 li yillarin basinda hakka y&uuml;r&uuml;m&uuml;st&uuml;r. Bir &ccedil;ok yakindimdan sunu duymustum. Hasan Efendi, yazar Halil &Ouml;ztoprak&acute;i &ccedil;ok i&ccedil;tenlikle desdeklemis ve halkin ona Halil Kuran-i diye hitap etmesini tavsiye etmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">37-Anlatilanlara g&ouml;re o g&uuml;n Hasan Efendinin misafirleri vardir. Efendi ev halkina bir ka&ccedil; defa &ldquo; Acele edin, yoksa yemek ortada kalacak &ldquo; der. Misafirlerden biri &ldquo; Efendi ne demek oluyor bu ?&rdquo; diye sorunca, cevaben &ldquo; Yolcu yolunda gerek&rdquo; yanitini alir. Acele edilip sofra hazirlanir. Yemek yendikten sonra Hasan Efendinin yatakta hareketsiz durusu dikkati &ccedil;eker. Yanina yaklasilinca g&ouml;r&uuml;l&uuml;r ki Hakka y&uuml;r&uuml;m&uuml;st&uuml;r. Tarih -1 Temmuz 1973</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">38- Bu d&ouml;rtl&uuml;k T&uuml;rbesinde mezar tasina da yazilmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>39- Ziyaret&ccedil;ilerin genel istem ve dilekleri.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">A-Hasan Efendiye bagliliklarini vurgulamak i&ccedil;in gelenler. Bunlar ona olan sevgi ve inanci i&ccedil;lerinde tasimakta, kuvvet aldiklari manevi g&uuml;ce s&uuml;kranlarini sunmaktadirlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">B-S&uuml;kran ziyaretinde bulunanlar. Genellikle aile bireyleri yurt disinda olan, bati veya g&uuml;ney sahillerine g&ouml;&ccedil; eden aileler. Bunlar izine geldiklerinde, memlekette kalan yakinlari ile birlikte kalabalik bir aile toplulugu olarak ziyarete gider ve manevi bagliliklari yaninda, saglik ve esenliklerinin devami, kurulu d&uuml;zenlerinin sekteye ugramamasi dilek ve temennileri i&ccedil;inde s&uuml;kranlarini sunarlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">C-Hasta olanlar. Agir ve tedavisi zor bir hastaliga yakalananlar. Ziyaretlerinde g&ouml;zyasi d&ouml;kerek niyazda bulunur ve sifa talep ederler. Bir kismi gelirken oru&ccedil;ludurlar. Dua eder, aglar ve merhamet dilenirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">D- Kismet dileyenler. Halk arasinda ki adi ile &lsquo;&rsquo;Murad&rsquo;&rsquo; isteyenler. Gelin ve damat adaylari, bir kiz veya oglana asik olup muradinin yerine gelmesi temennisinde bulunanlar. Kendi olanaklari ile sorunlarini &ccedil;&ouml;zemedikleri i&ccedil;in desdek arayanlar, aile zoru ile istemedigi biri ile evlendirilmek istenen kizlar, sevdigi kiz ile evlenmesinde problem yasiyanlar, asik oldugu kisiden olumlu yanit alamayanlar, kendi deyimleri ile &lsquo;&rsquo;Helal s&uuml;t emmis&rsquo;&rsquo; gelin ariyanlar, ogullarina hayirli bir nasip dileyen analar...vs.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Evladi olmayan aileler, &ccedil;ocuklari hep kiz oldugu i&ccedil;in erkek evlat isteyen anneler, saglikli dogum yapmak dileginde olan hamile kadinlar, hayirli evlat isteyen atalar..vs</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">E-Basi darda olanlar. &Ouml;rnegin bir yakini cezaevinde olanlar, agir bir bor&ccedil; y&uuml;k&uuml; altinda ezilenler, oglu askerde olup sag- salim tezkere almasini isteyen analar, gurbetten gelmeyen veya kaybolan yakinindan haber alamiyanlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">F-Destur isteyenler. &Ouml;rnegin yeni yapacagi evin temelini atmadan &ouml;nce gelip cesaret, g&uuml;&ccedil;- kuvvet dileyenler, y&uuml;z&uuml;n&uuml;n aki ile bir isin altindan kalkmak isteyenler. Yeni aldigi arabasinin trafikte kaza ve belalardan korunmasi, a&ccedil;tigi d&uuml;kk&acirc;n veya isyerinin gelir getirmesi dilek ve temennilerinde bulunanlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Aldigi diplomanin ugurlu olmasini dileyenler. ( &Ouml;rnegin mezuniyet t&ouml;reni sonrasi &ouml;gretmenler, ehliyet alan sof&ouml;rler, her hangi bir kursu bitiren kursiye<span>rler..vs) </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">G-Yakinlari ile birlikte gelen meraklilar. Hasan Efendiye inanmayan, ancak yakinlarinin israrlarina boyun egenler. Hos g&ouml;r&uuml; veya tevaz&uuml; g&ouml;stererek gelenler. T&uuml;rbeyi ve Bask&ouml;y&uuml; merak ettikleri veya cani sikildiklari i&ccedil;in gezi niyetli gelenler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>H</span>- Takiyyeciler. Esasta Hasan Efendiye baglilik veya inan&ccedil; i&ccedil;in degil, kendilerini inaniyor gibi g&ouml;sterenler, bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml; ile elestirilmekten veya dislanmaktan &ccedil;ekinenler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">I-&Ccedil;ikarciler. Gelen ziyaret&ccedil;ilerden sadaka dilenenler, T&uuml;rbe &uuml;zerinde yapilan pazarligin ugurlu gelecegine inanlar. Kendelerini inan&ccedil;li g&ouml;stererek birilerini etkileyecegini d&uuml;s&uuml;nen isbilirler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">J- T&ouml;vbe i&ccedil;in gelenler. Isledigi bir kusur veya su&ccedil; i&ccedil;in vicdan azabi &ccedil;ekenler. Su&ccedil;un cezai yaptirimindan korkup en az bedelle kurtulmayi umanlar. Artik yanlis seyler yapmayacagina karar verip ge&ccedil;misin izlerini silmeye &ccedil;alisanlar, yasamlarinda yeni bir sayfa a&ccedil;ma umudu tasiyanlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">K- Arastirmacilar. Tarih&ccedil;i veya sosyal bilimciler. Bilim adamlari. Psikologlar. Alevi ve Bektasi &ouml;gretisini yerinde g&ouml;rmek i&ccedil;in analiz edenler. K&uuml;lt&uuml;r&uuml; ileri nesillere tasimak i&ccedil;in belge toplayanlar, arsiv yapanlar. Yazarlar, &ccedil;izerler. Bazi yerel politikacilar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Bir kisim ziyaret&ccedil;iler T&uuml;rbeyi ziyaret eder, mezarin yaninda dua eder, uzanir ve uyumaya &ccedil;alisirlar. R&uuml;yasinda Hasan Efendiyi g&ouml;rmenin ugur getirecegine inanilir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">40- 2000 Yilinin Agustos ayinda yakinlarim ile Hasan Efendinin T&uuml;rbesini ziyarete gittim. O g&uuml;n 1 kamyon, 2 trakt&ouml;r, 4 minib&uuml;s ve bir ka&ccedil; otomobille en az 100 kisi ziyarete gelmisti. Kesimevinde kurbanlar kesildi. Lokmalar dagitildi. Ziyarete gelenlerin i&ccedil;inde Gaziantep&acute;ten gelen bir Ocakzade, Ordu&acute;lu olup yakinlara ari kovanlari getiren, S&uuml;nni-Hanefi inancindan Laz k&ouml;kenli meslegi aricilik olan bir vatandasimiz, Erzincan&acute;li olup yurdisinda yasayip Mersin&acute;e yerlesen ve oradan gelen bir kisi de vardi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">41-Hasan Efendinin MEZARIM KAYBOLMASIN siiri olduk&ccedil;a uzundur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">42-Bu yazinin hazirlanmasinda kaynak sunan Hasan Efendinin manevi oglu Sn. Kamer (Aga) Canpolat Dedeye, Varligin Dogusu adli kitabinda Hasan Efendiyi anlatan Sn. Pir Sultan &Ouml;zcan&acute;a, Amcam Sn. Mehmet Ali Balaban&acute;a ve Babam Sn. Hasim Balaban&acute;a tesekk&uuml;r ve s&uuml;kranlarimi sunarim.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Not. 1--.Varligin Dogusu, Beyan eden Bask&ouml;yl&uuml; Hasan Efendi kitabina y&ouml;nelik bir takim ciddi elestiriler duydum. Elestirileri basta arastirmaci-yazar Amcam Sn. Mehmet Ali Balaban, Kamer (Aga) Dede ve oglu Sn.Ali Canpolat olmak &uuml;zere pek &ccedil;ok kisi yapmistir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Elestiriler &ouml;zetle 2 noktada yogunlasmaktadir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>A- Hasan Efendinin, Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&acute;e , D</span>ersim vakasinda &ccedil;ok sitem etmesine ragmen b&uuml;y&uuml;k sevgisi oldugu, devrimlerini desdekledigi, ancak kitapta bunun yeterince islenmedigi iddia edilmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">B- Sn. Pir Sultan &Ouml;zcan&acute;in, Hasan Efendiye &ouml;zg&uuml; bazi deyimlere kendi yorumlarini kattigi, &ouml;z&uuml;nden saptirildigi ileri s&uuml;r&uuml;lmektedir. Sn. Ali Canpolat kitabin akici yazilmadigini da eklemekte ve yeni bir kitap yazilmasi g&ouml;revini &uuml;stlenen &Ccedil;ayirli-Kelmizi k&ouml;y&uuml;nden olup Istanbul, B&uuml;y&uuml;k &Ccedil;ekemece&acute;de ikamet eden Sn. Hasan Turan&acute;a, kendilerinde olan bazi yazi ve belgelerin verildigini , ancak bir gelisme saglanmadigini bildirmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ailemiz ve &ccedil;evremiz &uuml;zerinde b&uuml;y&uuml;k etkisi olan ve hatirasi &ouml;n&uuml;nde h&uuml;rmetle egildigim Hasan Efendi adina hazirladigim bu yazi i&ccedil;in bana sunulan t&uuml;m kaynak ve tarihleri tek kelime eklemeden oldugu gibi aktardim. Anlatilan ve &ccedil;ok ilgin&ccedil; olan, insanlari ger&ccedil;ekten d&uuml;s&uuml;nd&uuml;ren bir &ccedil;ok olayi, tarihlerini ve yerlerini net olarak tesbit edemedigim i&ccedil;in yaziya almadim.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Arastirmaci-<span> yazarlara ve ilgi duyan Can&acute;lara ithaf olunur.</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Not. 2-Ileride Hasan Efendiyi konu edinen ayrica bir kitap hazirlamayi d&uuml;s&uuml;n&uuml;yorum. Bu konuda ellerinde her hangi bir malzeme, belge, duyum, rivayet, veya benzeri kaynak olanlarin bana bildirmelerini rica ediyorum. Bu konuda kendilerine &ccedil;ok m&uuml;tesekk&uuml;r kalacagim. Gerekirse ayagina giderek her t&uuml;rl&uuml; g&ouml;r&uuml;smeyi yapabilirim.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Ayrica bu yaziya elestirisi olanlarinda ayni sekilde bana bas vurmalarini rica ediyorum. Dost&ccedil;a uyarilar her zaman bizi daha b&uuml;y&uuml;k yanilgilardan geri alacaktir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Yazisma adresi. Kazim Balaban PF 45 1014 Wien / Avusturya</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">E-Mail&hellip;kazim.balaban@chello.at</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Kazim Balaban </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Viyana</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p align="LEFT"><strong><span style="font-family: Times New Roman TUR,serif;">G&uuml;lağ &Ouml;z</span></strong></p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/14654b0d.png" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/14654b0d.png" alt="" width="303" height="414" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:23:41 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-baskoylu-hasan-efendi-alevi-onderi-alevi-onderleri_260.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Köroğlu - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-koroglu-alevi-onderi-alevi-onderleri_259.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><img style="width: 190px; height: 207px;" src="/uploads/articles/98ced130.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">16. ve 17. y.y.larda osmanlı devleti tarih kitaplarında başarıyla anlatılsada, halk a&ccedil;lık ve isyanların i&ccedil;erisindeydi. Osmanlı dışta geliştik&ccedil;e i&ccedil;teki isyanlarda g&uuml;n be g&uuml;n b&uuml;y&uuml;mekteydi. Celali isyanları ( taşra isyanı ) yada kızılbaş ayaklanması olarak bilinen halk ayaklanması bu isyanların en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r. Halk ağır vergilerin altında ezilmekte buna karşın beyler verğileri katlayarak arttırmaktaydı. &Ccedil;iftini &ccedil;ubuğunu bırakan dağlara &ccedil;ıkar ve padişah ve saltanatındakilerle &ccedil;atışır olmuştu. İşte bunlara &ccedil;ift bozan denmekteydi. &Ccedil;ift bozanlar ve diğer isyankarlar dağlarda &uuml;&ccedil;erli beşerli gruplar halinde varlıklarını devam ettirirken bu d&ouml;nemde tarih sahnesine &ccedil;ıkan K&ouml;roğlu bir&ccedil;ok isyancıyı birleştirmiş ve Sivas ile bug&uuml;nki Tokat arasındaki &Ccedil;amlıbel denilen yerde bir ordugah kurmuştur. Orada ipek yolu ve baharat yolu &uuml;zerinden ge&ccedil;en binlerce kervana seferler d&uuml;zenlemiş ve g&uuml;cn&uuml; katlayarak &uuml;n&uuml;ne &uuml;n katmıştır.</span></p>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Nesimi'nin y&uuml;z&uuml;lmesi, Pirsıltanın asılması gibi olaylar aslında K&ouml;roğlunun Padişah ile asıl savaşının sebebidir. Alevi isyanlarına bizzat katılarak Adeta Padişahtan &ouml;c alma ve kanın yerine kan alma prensibine uymuştur.Savaş&ccedil;ı kişiliğinin yadında K&ouml;roğlunun birde şair kişiliği vardır ki, onu y&uuml;zyıllardır yaşatan da ka&ccedil;ınılmaz bu yanıdır. B&uuml;y&uuml;k bir şair ve halk kahramanı olarak &uuml;n&uuml; G&uuml;rcistana,Azerbaycan'dan, İran'a, t&uuml;m Anadolu ve Avrupaya kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.Tarihte iki b&uuml;y&uuml;k yanılgı vardır. Birincisi K&ouml;roğlunun şair ve savaş&ccedil;ı olarak farklı kişiler olduğunun s&ouml;ylenmesi, Kaldıki bu &ccedil;ok sa&ccedil;ma bir inanış. Savaşmayan bir kimsenin o d&ouml;nemde bu şiirleri yazması ne m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r? İkinci b&uuml;y&uuml;k yanılgı ise Boluda yaşadığının s&ouml;ylenmesi. K&ouml;roğlu Sivasta doğmuş ve bu topraklarda m&uuml;cadele vermiştir. Yalnız babasının g&ouml;z&uuml;n&uuml; k&ouml;r ettiren Bolu Bey adının bolu olmasından dolayı zamanla Bolu Beyi olarak anılmaya başlamıştır. Halbuki d&ouml;nemde boluda K&ouml;roğlunun Adı dahi duyulmamıştır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">K&ouml;roğlunun bilindik &ouml;yk&uuml;s&uuml;n kıssa bir &ouml;zeti ise ş&ouml;yledir;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Atlara &ccedil;ok meraklı olan ve padişaha hediye olarak g&ouml;nderdiği atlarıyla meşur olan Bolu Paşa Padişaha yine bir at g&ouml;ndermek i&ccedil;in Emrindeki askerlere iyi bir seyis bulmalarını emreder. O d&ouml;nemde de Atların dilinden anlayan, onları adeta kardeşi evladı gibi g&ouml;ren koca yusuf namıyla anılan bir zaat askerlerin kulağına gider. Koca Yusuf'u Bolu paşa iyi tanırdı. Gen&ccedil;liğinden beri Bolu Paşaya hizmet eder atların en g&uuml;zellerini yetiştirirdi. Koca yusufun babası Ali &ouml;ld&uuml;kten sonra ona en değerli mesleğini bırakmış&nbsp; ve bu yeteneğini bilgisiyle yoğuran Koca yusuf adeta Atların şahı gibiydi. Hatta insanlar bazen onu bir aygırın doğurduğunu bile s&ouml;ylerlermiş. Askerler Koca Yusuftan iyi bir seyis olmadığını g&ouml;r&uuml;nce yine Koca Yusufu alıp Beyin karşısına &ccedil;ıkarmışlar. Bey ve Koca Yusuf kucaklaşmış ve durumu Bolu Paşa Yusufa anlatmış. 40 g&uuml;n izin isteyen Yusuf Yollara d&uuml;şm&uuml;ş. B&uuml;t&uuml;n Anadoluyu&nbsp; hatta frengistana kadar aramış, taramış ama g&ouml;r&uuml;lmedik bir at bulamamış. Takati kesilipte geri d&ouml;nerken bir cılız tay g&ouml;rm&uuml;ş ve sevin&ccedil;le Bolu paşaya g&ouml;t&uuml;rm&uuml;ş. Bolu paşada kendisiyle alay edildiğini d&uuml;ş&uuml;nerek yanındaki yaverlerininde s&ouml;zleriyle hiddetlenerek iki g&ouml;z&uuml;ne mil &ccedil;ektirmiş ve Babasının g&ouml;zlerine mil &ccedil;ekilen K&ouml;roğlu y&uuml;zyıllarca anlatılacak bir ser&uuml;veni başlatır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">K&ouml;roğlu sadece Bolu Paşa değil Ordusu b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e t&uuml;m Osmanlı'ya savaşır olmuş ve b&uuml;y&uuml;k isyancıların liderlerini b&uuml;nyesine almıştır. Buna Karstaki Kiziroğlu ve Celelali isyanlarının liderlerlerinden Celali Mehmet Beyde Dahildir.Namı D&ouml;rt Diyara yayılan K&ouml;roğlu Hakkında binlerce rivayet ve hikayeler vardır. Aslından sapan ve ger&ccedil;eklik arz etmeyen okadar rivayet vardırki bunlardan biride K&ouml;roğlu'nun Aşırı bir dindar hatta din alimi oldugunun s&ouml;ylenmesi gibi. Oysa K&ouml;roğlu hi&ccedil;te anlatıldıgı gibi ateşte kalsa namazını bozmaz bir dindar değil aksine. Bektaşi'dir. Bektaşi Rivayetlerine g&ouml;re ise K&ouml;roğlu Kırklara karışmış ve Atıyla birlikte sonsuzluğa erişmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">At dedik te At y&uuml;zyıllardır T&uuml;rklerin simgesi haline gelmiştir. &Ouml;yle ki At sayesinde ilk &Ccedil;izmeyi, pantolon ve cekedi giyen toplumuz. Ata verilen değerin ise en iyi g&ouml;stergesi ise kuşkusuz yine k&ouml;roğludur. ''Gel Kıratım kulağını &ccedil;ekeyim, Eğileğimde iki dizini &ouml;peyim...'' diyen k&ouml;roğlu, At yiğidin gardaşıdır diyen atalarımızı doğrular niteliktedir.&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Yılmaz Şeng&uuml;l</p>
<div style="text-align: center; font-family: Arial;"><a href="/uploads/articles/98ced130.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/98ced130.jpg" alt="" width="500" height="550" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:17:41 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-koroglu-alevi-onderi-alevi-onderleri_259.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Hamza Baba - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hamza-baba-alevi-onderi-alevi-onderleri_258.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 152px; height: 231px;" src="/uploads/articles/53a6fd79.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hamza Baba&rsquo;nın doğum tarihi hakkında kesin bilgiler yok. Bazı kaynaklar, onun 1313-1346 yılları arasında Manisa&rsquo;da yaşadığı y&ouml;n&uuml;ndedir. Hacı Bektaşı Veli&rsquo;nin halifelerinden olan Hamza Baba, yola bağlılığı ile Anadolu Alevi-Bektaşileri i&ccedil;in &ouml;nemli bir &ouml;nderdir. Bazı bilgiler kesin olmamakla beraber Hamza Baba&rsquo;nın, Ahmet Yesevi&rsquo;nin &ouml;ğrencilerinden olduğu ve Anadolu&rsquo;ya ilim getiren erenlerden olduğu şeklindedir. </p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Buna g&ouml;re Hamza Baba Horasan&rsquo;da doğmuş ve orada uzun bir d&ouml;nem yaşadıktan sonra Anadolu&rsquo;ya gelmiştir. Anadolu&rsquo;da Hacı Bektaş Veli derg&acirc;hında kalmış, Ulu H&uuml;nk&acirc;r&rsquo;ın irşadına nail olup, onun icazetiyle yola &ccedil;ıkıp, irşad/aydınlanma hareketine başlamıştır. Hamza Baba, Hacı Bektaş Veli&rsquo;nin yanından ayrılırken yalnız değildir. Yanında kırk tane derviş vardır. Derg&acirc;htan ayrılan Hamza Baba ve beraberindekiler sırasıyla Nevşehir, Aksaray, Konya ve Denizli&rsquo;ye gelirler. Denizli&rsquo;de Babadağı&rsquo;na gelir. Burada bir s&uuml;re kalan Hamza Baba, daha sonra oradan ayrılarak Bozdağ&rsquo;a bitişik g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Kırklar Dağı denilen yere gelir. Burada kendisinden &ouml;nce gelen Hacı Bektaş Veli &ouml;ğrencilerinden Sultan Baba&rsquo;ya misafir olur. Sultan Baba&rsquo;dan y&ouml;re ile ilgili gerekli bilgileri alan Hamza Baba, dervişleri &ccedil;evreye salarak Hacı Bektaş&rsquo;ın stratejisine g&ouml;re yerler aramaya koyulur. Neticede bug&uuml;nk&uuml; yerine gelir. Hamza Baba&rsquo;nın b&ouml;lgeye yerleşmesi &ccedil;evredekileri tedirgin etmiştir. Bu sebeple Hamza Baba sık sık baskınlar yemeye başlamıştır. Hamza Baba ile ilgili anlatılan s&ouml;ylencelere g&ouml;re, onun kerametini g&ouml;sterdiği zamanlar bu baskın zamanları olmuştur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hamza Baba, tekkesinde ilim, irfan yayar ve burada hakka y&uuml;r&uuml;r.</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/53a6fd79.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/53a6fd79.jpg" alt="" width="300" height="456" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:15:34 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hamza-baba-alevi-onderi-alevi-onderleri_258.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Ebul Vefa - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-ebul-vefa-alevi-onderi-alevi-onderleri_257.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 235px; height: 157px;" src="/uploads/articles/7a33fc5c.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ta&ccedil;-&uuml;l Arifin Ebul Vefa&rsquo;nın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bazı bilgiler 1020 yılında doğduğu y&ouml;n&uuml;ndedir. Ebul Vefa&rsquo;nın d&uuml;ş&uuml;nceleri, Babai İlyas, Hacı Bektaşı Veli&rsquo;yi ve daha başka Alevi &ouml;nderlerini etkilemiştir. Bazı bilgiler Ebul Vefa&rsquo;nın, Hoca Ahmet Yesevi gibi Anadolu Aleviliğinin fikir babası olduğu y&ouml;n&uuml;ndedir. Ebul Vefa bir noktada hedefi g&ouml;stermiş, yapılması gerekenleri &ouml;ğretmiş, Baba İlyas, Hacı Bektaş Veli ve diğer erenler de uygulamışlardır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ebul Vefa b&uuml;y&uuml;k bir bilgindi. Bilgilerini insanlarla paylaşıyor, onlara ger&ccedil;eği anlatıyordu. &Ouml;ğrencileri g&uuml;nden g&uuml;ne artınca, devrin y&ouml;neticilerini bir tedirginlik sardı. Ebul Vefa&rsquo;yı kırk S&uuml;nni din bilgini ile karşılaştırıp, onların soracağı sorulara cevap vermesini isteyecek, b&ouml;ylece Ebul Vefa soruları bilemeyecek ve halkın g&ouml;z&uuml;nden d&uuml;şm&uuml;ş olacaktı. Ama pl&acirc;nları ters tepti. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; tartışma g&uuml;n&uuml; kırk S&uuml;nni bilgin, Ebul Vefa&rsquo;ya değil soru sormak ne diyeceklerini unuttular. Ebul Vefa onlara y&ouml;neticilerinin huzurunda gereken cevabı verdi ve ş&ouml;yle devam etti:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Sizler hilafetin ve şeriatın medreselerinde &ouml;ğrenim g&ouml;rd&uuml;n&uuml;z. Bunun hi&ccedil; bir &ouml;nemi yoktur. &Ouml;ğrendikleriniz bilimsel olmadığından, hepsi de unutulacaktır. Ge&ccedil;ersiz olacaktır. Ama İlm-i Led&uuml;n&rsquo;&uuml;n medresesi yoktur. Kağıdı ise g&ouml;n&uuml;l sayfasıdır. Onun kalemi insanın kalbidir. Bu ilmi &ouml;ğrenen her iki d&uuml;nyada da mesut ve bahtıyar olur&rdquo;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ebul Vefa ile ilgili bir &ccedil;ok &ouml;yk&uuml; var. Ebul Vefa&rsquo;nın doğum tarihi nasıl kesin değilse, hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml; tarihte kesin değildir. Bir kaynağa g&ouml;re 1150, diğer bir kaynağa g&ouml;re 1107. Her hal&ucirc;k&acirc;rda Ebul Vefa, bir &ccedil;ok &ouml;ğrenci yetiştirmiş, Ehlibeyt&rsquo;in aydınlık yolunun insanlığa ulaşması i&ccedil;in &ccedil;alışmıştır.</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/7a33fc5c.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/7a33fc5c.jpg" alt="" width="495" height="331" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:12:23 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-ebul-vefa-alevi-onderi-alevi-onderleri_257.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>SARI SALTUK - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-sari-saltuk-alevi-onderi-alevi-onderleri_256.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 242px; height: 181px;" src="/uploads/articles/4ac16612.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı Saltuk menkıbelerde en &ccedil;ok anlatılan pirlerden birisidir. Menkıbeler &ouml;ylesine &ccedil;ok s&ouml;ylenmiş, yazıya ge&ccedil;irilmiştir ki, onun tarihsel kimliğini geri plana atmaya yetmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><br />Menkıbelerde her zaman olduğu gibi tarihsel &ccedil;elişkiler i&ccedil; i&ccedil;e bulunmaktadır. G&ouml;zlerden ka&ccedil;mayacak bir ger&ccedil;ek Sarı Saltuk&rsquo;un bir Horasan Ereni olarak Anadolu&rsquo;ya 13. y&uuml;zyılın ortalarında geldiği, Anadolu&rsquo;da diğer arkadaşları gibi Alevi k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n yayılmasını, yeşermesini, hoşg&ouml;r&uuml;s&uuml;n&uuml;n benimsetilmesini, barış ve kardeşlik ortamında t&uuml;m insanların mutlu olması y&ouml;n&uuml;nde &ccedil;alışmasıdır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı Saltuk&rsquo;dan &ouml;vg&uuml;yle s&ouml;z eden bir&ccedil;ok kaynak vardır. Kaynaklar, genellikle &ccedil;elişkilidir. Tarihi kaynak diye g&ouml;sterilen bazı bilgiler Hacı Bektaşı Veli Velayetnamesi&rsquo;ne dayanılarak verilen menkıbelerdir. Kaynakların dışında Alevi Bektaşi şairlerinin nefeslerinde bolca &ouml;vg&uuml;ler vardır. <em>1475 </em>tarihlerinde yazıldığı sanılan Hızırname adlı eserinde Alevi şairi Muhyittin&rsquo;in şiirinin bir yerinde Sarı Saltuk&rsquo;dan ş&ouml;yle s&ouml;z edilmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>&nbsp; </em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Geldi erenler cem ile g&ouml;sterdiler u&ccedil;tan uca</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Taptuk Sarı Saltuk bile g&ouml;sterip hep u&ccedil;tan uca&rdquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>&nbsp; </em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı Saltuk&rsquo;dan Hacı Bektaş Velayetnamesi&rsquo;ne anlatılanların bir başka bi&ccedil;imiyle de Otman Baba Velayetnamesi&rsquo;nden Sarı Saltuk&rsquo;dan bahsedilmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı Saltuk&rsquo;un Anadolu&rsquo;da bulunduğu d&ouml;nem kargaşanın en y&uuml;kseğe &ccedil;ıktığı, Sel&ccedil;ukluların yıkılma s&uuml;recidir. Anadolu Sel&ccedil;uklu Devleti her ne kadar yıkılma s&uuml;recine girmiş olsa da, Anadolu&rsquo;da yine &ccedil;eşitli devlet&ccedil;ikler ortaya &ccedil;ıkmaya başlamıştır. Bunlar u&ccedil; beylerinin kendi adına kurdukları beyliklerdir..</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı Saltuk ismi &ouml;l&uuml;m&uuml;nden yıllar sonra bile Osmanlı topraklarında anılır olmuş. Unutulamamış, Osmanlı sultanları gittikleri her seferde onun ismiyle karşılaşır olmuşlar. İnsanların bedenleri yerine g&ouml;n&uuml;llerini kazanan.Sari Saltuk, bu g&ouml;n&uuml;l kazanımlarının bu kadar b&uuml;y&uuml;yeceğini, Avrupa topraklarında bu derece tutacağını belki de hesaba katmamıştı bile.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;&nbsp; Adına s&ouml;ylenen menkıbeler &ouml;ylesine &uuml;lkeyi sarmış ki, padişahların r&uuml;yalarına bile girer olmuş Sarı Saltuk. Bir menkıbede, İstanbul&rsquo;un kuşatıldığı ama hen&uuml;z alınamadığı d&ouml;nemde Fatih devamlı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r, İstanbul&rsquo;u alabilmenin form&uuml;llerini kafasında kurarmış. Bir g&uuml;n bir r&uuml;ya g&ouml;r&uuml;r, kızıl sa&ccedil;lı, iri yarı, elinde bastonlu birisi karşısındadır. Karşısındaki kızıl sa&ccedil;lı, ona <em>&ldquo;</em>Ben Sarı Saltuk&rsquo;um&rdquo; der. Ardından İstanbul&rsquo;un anahtarlarını Sultan Mehmet&rsquo;e teslim eder. Anahtarlardan birisinin Edirne&rsquo;de kalacağını da s&ouml;ylemeyi unutmaz.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İstanbul&rsquo;un kuşatılması sırasında Edirne&rsquo;de bulunan Cem Sultan&rsquo;ın kulağına da hep Sarı Saltuk fısıldanır. Gen&ccedil; Şehzadenin i&ccedil;ini kemiren bu zat kimdir? Araştırılması ve adına da bir kitap yazılmasını Ebul Hayri Rumi adlı birisini g&ouml;revlendirir. Ebul Hayri Rumi, topladığı bilgileri birleştirerek Saltukname adıyla bir eser ortaya koyar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Ahmet Yesevi&rsquo;den y&uuml;zyıl kadar sonra yaşadığı sanılan Sarı Salttık, Hacı Bektaş ve Mevlana ile hem &ccedil;ağdaş hem de yaşıtdaş olduğu ger&ccedil;ektir. Bu b&uuml;y&uuml;k evliyanın &ouml;l&uuml;m&uuml;yle ilgili bir&ccedil;ok bilgiler verilmektedir ki bu bilgiler diğer pirler i&ccedil;in de aynı şekilde vardır. Ancak ortada kesin bir tarih s&ouml;ylenememektedir. Birka&ccedil; yıl ileri ya da geri olabilir, bunun fazlaca bir &ouml;nemi olmasa gerek. </strong><em>&ldquo;Sarı Saltuk&rsquo;un Kuzey Anadolu &lsquo;dan &Uuml;sk&uuml;dar yolu ile bir T&uuml;rkmen kafilesinin reisi olarak Dobruca &lsquo;ya <strong>1263-1264 </strong></em><strong> tarihinde g&ouml;&ccedil;&uuml;n&uuml;n vuku bulduğu, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z tarih araştırıcılarının artık ittifakken kabul ettikleri bir husustur.&rdquo;</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Saltıık&rsquo;un &ouml;l&uuml;m tarihiyle ilgili A. Baki G&ouml;lpınarlı, Berzali&rsquo;den aldığı bilgi ışığında 1291 olarak, Zeki Veli Togan ise Yusuf al Nabhani&rsquo;den yararlanarak Saltuk&rsquo;un &ouml;l&uuml;m tarihini <em>1256-1257 </em>olarak saptıyor. Machiel Kiel ise Sarı Saltuk&rsquo;un &ouml;l&uuml;m tarihini 1300 olarak vermektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Sarı Saltuk&rsquo;un Horasan pirlerinin en b&uuml;y&uuml;klerinden olduğu Rafizi ve Batini d&uuml;ş&uuml;nceler taşıdığını, Anadolu ve Rumeli Aleviliğinin oluşumunda onun harcının b&uuml;y&uuml;k olduğunu kanıtlayacak bir&ccedil;ok belge vardır. </strong><span style="font-weight: bold;">Onun </span><strong>katı bir Arap-Emevi M&uuml;sl&uuml;man&rsquo;ı gibi g&ouml;sterme umarları boşunadır. 0, Anadolu pirlerinin olduğu kadar M&uuml;sl&uuml;man&rsquo;dır, Batıni&rsquo;dir, Kızılbaş&rsquo;tır, Rafızi&acute;dir, Hetorotox&rsquo;dur.</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&nbsp;</strong>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı Saltuk&rsquo;la ilgili b&uuml;t&uuml;n s&ouml;ylenenler, yazılanlar, tarihsel ve menkıbeyi kaynaklar San Saltuk&rsquo;un en &ouml;nemli bir Horasan Ereni olduğunu, kendisinin bilgilerle donanmış, iyi bir &ouml;ğretmen, &ouml;rg&uuml;tleyici, iknacı olduğunu kanıtlamaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>Sarı Saltuk&rsquo;un tekkesi ve t&uuml;rbesinin Dobruca, Babadağı&rsquo;nda olmasına karşın. Anadolu ve Balkanlar&rsquo;da adına yapılmış bir&ccedil;ok makamı vardır. Bunların bulunduğu b&ouml;lge ve yerler ş&ouml;yledir:</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>&nbsp; </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Anadolu&rsquo;da:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Tunceli - Hozat, Ak&ouml;ren K&ouml;y&uuml;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Diyarbakır - Kent Merkezi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bor - Merkez</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İznik - Merkez</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İstanbul - Rumeli Feneri İ&ccedil;inde</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Babaeski (Bulgaristan İşpulyla yok edildi)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Mostar - Yugoslavya</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Ohri - Makedonya</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Balkanlar&rsquo;da:</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Dobruca - Babadağ</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Pes - Yugoslavya</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bivania - Isve&ccedil;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Pezevina - Bohemya</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Moskova 15</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kaynak G&uuml;lag &Ouml;z</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/4ac16612.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img style="width: 215px; height: 161px;" src="/uploads/articles/4ac16612.jpg" alt="" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 13:56:47 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-sari-saltuk-alevi-onderi-alevi-onderleri_256.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>OTMAN BABA - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-otman-baba-alevi-onderi-alevi-onderleri_255.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><img style="width: 233px; height: 174px;" src="/uploads/articles/59c76bbb.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>Otman Baba adı her zaman Sarı Saltuk, Kızıl Deli Sultan gibi batıda tekke kurmuş pirlerle birlikte anılır. Tekkesi Bulgaristan sınırları i&ccedil;inde bulunan Hask&ouml;y&rsquo;dedir. &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n hemen ardından kendi adına yazılmış Otman Baba Vilayetnamesi&rsquo;yle &uuml;nlenmiştir. Bu Vilayetname yol evlatlarından K&uuml;&ccedil;&uuml;k Abdal tarafından kaleme alınmıştır. Bu yol evladı Otman Baba&rsquo;nın yolunu iyi &ouml;ğrenmiş, onun tarikatının yollarını, geleneklerini, tekkesinde neler yaptığını, neler yapmak isteyip de yapamadıklarını &ccedil;ok iyi bilen bir halifesidir. Bu velayetnameye g&ouml;re Şeyh Otman Baba yedi dilimli ta&ccedil; giyer, bunlardan iki dilimlisi Elifi Horasani, d&ouml;rt dilimlisi de H&uuml;seyini ta&ccedil; diye adlandırılmıştır. &nbsp; </p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Otman Baba&rsquo;nın doğumu konusunda yeterli bilgi bulunmamasına karşın onun l478&rsquo;de Hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;&nbsp; hakkında kayıtlar vardır. Bu b&uuml;y&uuml;k Kızılbaş pirinin g&ouml;r&uuml;şleri Avrupa topraklarına yayılmış, &ccedil;eşitli b&ouml;lgelerde tekkesinde yetiştirdiği &ouml;ğrencileri vardır. Bu &ouml;ğrencileri Baba&rsquo;nın g&ouml;r&uuml;şlerini Alevi Bektaşi felsefesi &ccedil;er&ccedil;evesinde yaymışlardı. &nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Kızılbaşların yayılma b&ouml;lgesi, Romanya &lsquo;da Babadağ&rsquo;dan başlayarak b&uuml;t&uuml;n Karadeniz kıyısınca uzanır. Kuzey-doğuda Silistre &lsquo;yi, Dobruca, Kubrat, Razgart, Rus&ccedil;uk, Targovişte, Sliven, Yaınbol, Otman Baba taif1sinin bulunduğu Haskova Kırcali ile Rodop dağlarına ve Balkanların en b&uuml;y&uuml;k Kızılbaş merkezi olan &uuml;nl&uuml; Kızıl Deli tekkesinin bulunduğu Yunanistan &lsquo;da Dimetoko &lsquo;ya kadar Deliormcın b&ouml;lgesini i&ccedil;ine alır&rdquo;&nbsp; (<span style="font-weight: bold;">MELİKOFF, İrene:</span> Uyur iken Uyardılar, s.140 )</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Balkanlar&rsquo;da Alevi yerleşimi ve genişlemelerı i&ccedil;inde payı bulunan pirlerden bir tanesi ş&uuml;phesiz ki Otman Baba&rsquo;dır. Otman Baba, Sarı Saltuk, Kızıl Deli Sultanlar olmasa idi Balkanlarda insansal fikirlerin, yani &ouml;z&uuml; insan diyen,eşit &uuml;retip,eşit paylaşım yapan fikirler belki de uzun bir s&uuml;re yayılma olanağı bulamayacaktı. &nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Balkanlar&rsquo;da Alevi yerleşimi ve yayılmacılığı bir gereklilik olmuştu. &nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Aleviliğin yedi ulu ozanlarından birisi Otman Baba&rsquo;nın okulundan yetişmişti. Bu konudaki g&ouml;r&uuml;ş&uuml; yine Melikoff&rsquo;a bırakalım <em>&ldquo;Yemini 1494-95 doğumlu olmalıdır. Bu tarih tarikate doğuş tarihi de olacaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; İbrahim Baba&rsquo;nın m&uuml;ridi olan Yemini Akyazılı&nbsp; Otman Baba &lsquo;nın tarikatındandı </em></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Vilayetname&rsquo;de Otman Baba ş&ouml;yle anlatılmaktadır. <em>&ldquo;Ela g&ouml;zl&uuml;, yassı yağırnılı, kızıl benzi vardı. M&uuml;cessem heybetli, nazan ibretli, zahiri kuvvetli, batın nihayetsizdi.</em>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Otman Baba&rsquo;nın asıl adı H&uuml;ssam&rsquo;dır. O&rsquo;na c&ouml;mertliği nedeniyle de Gani diye de &ccedil;ağırırlarmış. Bazan isminin başına Şah kelimesi de kullanılarak Şah H&uuml;sam Gani de derlermiş. Babalık mertebesine gelince de Otman Baba diye anılır olmuş. Adı ne olursa olsun birşey farketmez. Ancak Otman Baba&rsquo;nın yaptıkları hizmetler ve yetiştirdikleri &ouml;ğrenciler Rumeli topraklarını adeta fethetmiş gibidirler. Adı H&uuml;sam Gani de olsa bunlar bu babanın adının duyulması i&ccedil;in hi&ccedil; de fark etmeyecekti.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kaynak: G&uuml;lag &Ouml;z</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/59c76bbb.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/59c76bbb.jpg" alt="" width="220" height="165" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 13:41:33 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-otman-baba-alevi-onderi-alevi-onderleri_255.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>HACİM SULTAN - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-hacim-sultan-alevi-onderi-alevi-onderleri_254.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 144px; height: 192px;" src="/uploads/articles/6292b464.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Asıl adıyla Recep olarak bilinir. Hacı Bektaş Veli&rsquo;nin akrabası olduğu sanılmaktadır. Hatta bazı kaynaklar amcasının oğlu notunu d&uuml;şmektedir. Bilinen asıl ger&ccedil;ek ise, Hacı Bektaş Veli ile birlikte Anadolu&rsquo;ya gelmesi, Anadolu velilerinden birisi olmasıdır. Hacı Bektaş Veli tekkesinin &ouml;nemli bir dervişi olup, bu tekkedeki geliştirilmiş Anadolu Alevi tasavvufunu Anadolu toprağına serpmesinde emeği olanlardan bir tanesidir. Seyyitliği 12 İmamlardan Aliyy&uuml;l Naki&rsquo;nin soyuna dayandırılır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<hr />
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Bu pir </span>Hacı Bektaş&rsquo;ın &ouml;l&uuml;m&uuml;ne kadar Suluca Karah&ouml;y&uuml;k&rsquo;te kaldığı ve pirin en yakın arkadaşlarından ve yardımcılarından birisi olduğu ve Hacı Bcktaş Veli&rsquo;nin &ouml;l&uuml;m&uuml; ardından, kendisi de Anadolu Erenleri kervanına katılarak Uşak İli&rsquo;nin Susuz mevkisini yerleşim alanı olarak se&ccedil;tiği ve burasına tekke a&ccedil;tığı biliniyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Adına yazılmış Velayetnamesi zaman zaman Hacı Bektaş Velayetnamesi ile karıştırılmaktadır. Bununla birlikte anlatılan olaylar &ccedil;oğu kez aynı konuları i&ccedil;ermektedir. Hacim Sultan Velayetnamesi adlı yazma n&uuml;shaları bulunmuştur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hacı Bektaş cemlerinde talibe &ouml;ğretilen makamlar i&ccedil;erisinde meydan taşı Kolu A&ccedil;ık Hacı Sultan&rsquo;a orantılı olarak s&ouml;ylenir. Hacı Bektaş&rsquo;ca kendisine verilmiş olan tahta kılı&ccedil; ile terbiye edici olarak g&ouml;revli olduğu konusu bilinir. Kolu A&ccedil;ık Hacım Sultan&rsquo;ın meydan taşı Bektaşilerce terbiye edici, korkutucu ve belirleyici olarak kabul edilirken, bu makama sonsuz saygı g&ouml;sterilmektedir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Adıyla ilgili bir de menkıbe anlatılır. Bu menkıbeye g&ouml;re bir g&uuml;n Hacı Bektaş Veli Sultan kendisine batın kılcını sunar ve bu meydanımızın celladını sana sunduk. Bizim buyruğumuz olmadan bu kılıcı kullanmayasın, der. Bu kılı&ccedil; tahtadan yapılmıştır. Hacim Sultan elindeki kılıcın kesip kesmediğini denemek ister. &Ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;en sakanın katırı &uuml;zerinde elindeki tahta kılıcın kesip kesmediğini denerken, katıra hafiften dokunduğu tahta kılı&ccedil;, sakanın katırını ortadan ikiye b&ouml;ler. Olay kısa s&uuml;rede Hacı Bektaş Sultan hazretlerine iletilir. Hacı Bektaş beddua eder ki, kolun tutulsun Hacim Sultan, der. Kolu tutulan Hacim Sultan rahatsızlık duyar. Koluyla iş yapamaz duruma gelmiştir. Yaptığı hatayı anlayan Hacim Sultan&rsquo;ın pişmanlıkları para etmez, iş işten ge&ccedil;miştir. Ancak orada bulunan arkadaşlarından Sarı İsmail, Resul Baba, Seyyid Cemal, Yahya Paşa: araya girerek pirden Hacim Sultan adına &ouml;z&uuml;r dilerler, olayın istemeyerek yapılmış bir hata olduğunu ve kolunun bu durumdan kurtulmasını isterler. Hacı Bektaş arabulucuların istekleri karşısında <em>&ldquo;kolun a&ccedil;ık olsun&rdquo; </em><span><em>demesiyle Hacim Sultan&rsquo;ın kolu yeniden eski haline d&ouml;ner. Ama o g&uuml;nden sonra Hacim Sultan&rsquo;ın adı Kolu A&ccedil;ık Hacim Sultan olarak kalır. </em></span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hacim Sultan Vilayetnamesi&rsquo;nin yazarının kesin olarak belli olmamasına karşın bazı kaynaklarda Derviş Burhan adında birisinin yazdığı kaydedilir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY"><span>Yine bu vilayetnamede Ha</span>cim Sultan&rsquo;ın Hacı Bektaş&rsquo;la birlikte Anadolu&rsquo;ya gelişi, Batı Anadolu&rsquo;da Germiyan İli&rsquo;ne yerleşmesi ve oradaki yaşamı konu edilmektedir. <span style="font-weight: bold;">Ancak Hacı Bektaş Veli, halifelerden adına vilayetname yazılmış tek halifedir. Bu da Hacim Sultan&rsquo;ın Anadolu&rsquo;daki &ouml;nemini vurgulaması bakımından &ouml;nem taşımaktadır. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hacim Sultan&rsquo;ııı Uşak İli&rsquo;ne 3 km. uzaklıkta bulunan t&uuml;rbesi onun ger&ccedil;ek makamı ve burada kurmuş olduğu tekke vakfının olduğu yine &ccedil;eşitli vakıf kayıtlarında rastlanmaktadır. Uşak b&ouml;lgesinde yetiştirdiği &ouml;ğrencileri ve bu tekkenin bilim adamları Ege b&ouml;lgesine Alevi-Bektaşi tohumlarını atarak, bu tohumların Anadolu topraklarında y&uuml;zyıllarca hem yurt savunmasında hem de zalim y&ouml;neticilere karşı amansız m&uuml;cadele vererek topraklarında yaşayan T&uuml;rkmenlerin haklarını korumuştur. Bedrettin&rsquo;in B&ouml;rkl&uuml;ce Mustafa ve Torlak Kemal m&uuml;ritlerinin bu tekkenin bağlantılı yoldaşları olduğu bir ger&ccedil;ektir.</p>
<p style="font-weight: bold; font-family: Arial;" align="JUSTIFY">Hacım Sultan&rsquo;ın değişik y&ouml;relerde makamları bulunmaktadır. Bu makamlar arasında yurt dışında bulunanları bile vardır. Bunlardan birisini Hasluck Yugoslavya ile Bulgaristan sınır b&ouml;lgesinde olduğunu s&ouml;yler.</p>
<div style="text-align: center; font-family: Arial;"><a href="/uploads/articles/6292b464.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/6292b464.jpg" alt="" width="400" height="533" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 13:37:55 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-hacim-sultan-alevi-onderi-alevi-onderleri_254.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>SARI İSMAİL - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-sari-ismail-alevi-onderi-alevi-onderleri_252.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 216px; height: 162px;" src="/uploads/articles/fb335c5b.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>Yaşamı konusunda aydınlatıcı bilgiler bulunmamasına karşın Sarı İsmail, Bektaşi ve Alevi yazınında isminden en &ccedil;ok s&ouml;z ettiren pirlerden birisidir. Anadolu&rsquo;ya 13. yy.da gelmiş olduğu, Hacı Bektaş&rsquo;a Karaca Ahnıet&rsquo;le birlikte geldiği kayıtlarda işlenmiştir. Hacı Bektaşı Veli&rsquo;nin en yakın &ccedil;alışma arkadaşlarından birisi olarak bilinir. H&uuml;nkar ona en g&uuml;vendiği işleri vermiştir. Hacı Bektaş Vilayetnamesi Sarı İsmail&rsquo;i ş&ouml;yle anlatıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><em>&ldquo;</em>Birg&uuml;n Sarı İsmail H&uuml;nkar&rsquo;ın huzuruna gelip el kavuşturdu. H&uuml;nkar ş&ouml;yle dedi. Sarı İsmail, sizin i&ccedil;in sucağız ılıttım, l&uuml;tfedip gelseniz dedi. H&uuml;nkar, şimdi onun&nbsp; vakti değil dedi, Konya&rsquo;ya Mevlana Celalettin &lsquo;in huzuruna git, onlarda bir kitabumz var, onu al gel.&rdquo; </p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kaynaklarda Sarı İsmail ile ilgili detaylı bilgileri bulmak olası değil. Rastlanılan kaynaklar salt Sarı İsmail ismiyle ge&ccedil;er, hizmetlerini ve konumunu belirtir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Daha evvel Karaca Ahmet&rsquo;e gelmiş bulunan Sarı İsmail, bir zamanlar Karaca Ahmet&rsquo;in hizmetinde bulunmuş, birlikte Hacı Bektaş Sultan&rsquo;a geldiklerinde ise, Hacı Bektaş onu yanında kendi tekkesinde alıkoymuştur. Burada da &ouml;nemli hizmetlerde bulunmuştur.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hacı Bektaş Veli hakka y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;ndeSarı İsmail, H&uuml;nkar&rsquo;ın boyruğu &uuml;zere Menteş iline gelerek, burada bulunan eski kiliseyi onararak kendi adına bir tekke binası inşa ederek yaşamının sonraki b&ouml;l&uuml;mlerini burada ge&ccedil;iriyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Yine Sarı İsmail Sultan ile ilgili Vilayetname de kendisiyle ilgili b&ouml;l&uuml;mden s&uuml;rd&uuml;relim <em>&ldquo;Sarı İsmail arkadaşlarıyla gezinirken, &ccedil;ift s&uuml;ren bir &ccedil;ift &ouml;k&uuml;z yanı başında duruyor. &Ouml;k&uuml;z dile gelip, Yirmi yıldır bu kişinin &ccedil;iftini s&uuml;rerim, kocadım, g&uuml;&ccedil;ten kuvvetten d&uuml;şt&uuml;m, yarınki g&uuml;n dilerler ki beni boğazlayalar. L&uuml;tfet Allah aşkına beni bunun elinden kurtar, der. Sarı Isnıail &ouml;k&uuml;z&uuml; satın alıp azat eder. Bu nedenle &ccedil;evresi Sarı İsmail&rsquo;e &lsquo;&Ouml;k&uuml;z&uuml; S&ouml;yleten Sarı İsmail Padişah&rsquo; adını takarlar. </em>&ldquo;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı İsmail&rsquo;in hizmetleri ve kişiliğiyle ilgili anlatılan yazılar ve menkıbeler ne yazık.ki, &ouml;l&uuml;m ve doğum tarihleri konusunda hi&ccedil; bir bilgi verilmemektedir. Hatta kimin oğlu, nerede doğdu, nereden nasıl geldi diye bir kayıta rastlanılmamaktadır.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>HACI BEKTAŞ VİLAYETNAMESİ&rsquo;NDE SARI İSMAİL</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">H&uuml;nk&uuml;r&rsquo;ın hususi hizmeti, Saru İsmail Padişah&rsquo;a aitti. H&uuml;nkar, onu pek &ccedil;ok severdi. Halifelerden hi&ccedil;biri, onun mertebesine erişemedi. H&uuml;nkar&rsquo;ın ibrik darı da oydu. Sulucakara&ouml;y&uuml;k&rsquo;den bir yere gitmek istese &ccedil;ok defa yanına onu alırdı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Birg&uuml;n, acaba H&uuml;nkar, bize nereyi yurt verecek, nerde dem-yom oynatacağız fikrine daldı.. H&uuml;nkar&rsquo;a mal&uuml;m oldu. İsmail&rsquo;im dedi, ben g&ouml;&ccedil;t&uuml;kten sonra sopanı at, nereye d&uuml;şerse orası yurdun olsun, yeşil fermanı da yanında g&ouml;t&uuml;r, sana lazım olur buyurdu. H&uuml;nkar&rsquo;dan sonra seccadeye ge&ccedil;en Habib Emirci&rsquo;den izin aldı, dergahtan &ccedil;ıkıp sopasını attı.Can g&ouml;z&uuml;yle g&ouml;rd&uuml; ki,Menteş ilinde Tavaz&rsquo;da bir kilisenin kubbesini delip i&ccedil;eri d&uuml;şt&uuml;.O sırada meğer bir keşiş kilisede incil okurmuş,sopa kubbeyi delip i&ccedil;eri girince keşişin g&ouml;z&uuml;ne bir ejdarha gibi g&ouml;r&uuml;nd&uuml;.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Derken Sara İsmail, gide-gide Tavaz&rsquo;a, o kiliseye vardı, keşişi m&uuml;sl&uuml;man etti, kiliseyi yıktı, tekke haline getirdi.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bundan sonra Sam İsmail, keşişe, ben dedi burda karar edeceğim, seninle komşu olalım. Bu s&ouml;z&uuml; s&ouml;yleyip silkindi, bir sarı doğan şekline girdi, u&ccedil;up Tavaz&rsquo;da bir yere kondu. Boynunda halkası, ayağında &ccedil;ingırağı da vardı. 0 sıralarda şehrin beyi Zpaun (?) isminde bir kafirdi. Adamları, o g&uuml;zelim sarı doğanı g&ouml;r&uuml;p gittiler, beye haber verdiler. Bey, amanın dedi, onu tutmak gerek. Ya M&uuml;sl&uuml;man Padişahından ka&ccedil;ıp gelmiştir, ya da kafir padişahından. İki adam gitsin, biri,M&uuml;sl&uuml;manların giydiği elbiseyi giysin, biri kafirlerin. M&uuml;sl&uuml;man padişahından ka&ccedil;tıysa M&uuml;sl&uuml;mana tutulur, kafir padişahından ka&ccedil;tıysa kafire tutulur dedi. &Ouml;yle yaptılar. 0 iki kişi, doğanın konduğu yere geldiler. Fakat Sarı İsmail, ondan &ouml;nce adam şekline girmiş, konduğu taşın dibine oturmuştu. Onu g&ouml;r&uuml;nce vardılar, elini &ouml;pt&uuml;ler, koşup beye geldiler, dediler ki: 0 doğan değilmiş, Isa Peygambermiş. Bey, bunu duyunca pek sevindi, sanki aklını kaybetti. Hemen adamlarıyla kalktı, geldi. G&ouml;rd&uuml; ki taşın dibinde sarışın, g&uuml;zel bir er oturmada. Elini &ouml;pt&uuml;, ayağına y&uuml;z s&uuml;rd&uuml;. Sarı İsmail, onları M&uuml;sl&uuml;manlığa davet etti, kabul ettiler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı İsmail, orda yerleşti. Bir&ccedil;ok kişiler, gelip derviş oldular. Bir g&uuml;n, gezerken bir &ccedil;ift&ccedil;iye rastladı. Iki &ouml;k&uuml;z&uuml; vardı, &ccedil;ift s&uuml;rmedeydi. Sari&nbsp; İsmail, gelince &ouml;k&uuml;zlerin biri, dile geldi, erenler şahı Sari İsmail Padişah dedi. Sari İsmail, &ouml;k&uuml;z&uuml;n yanına geldi, nedir halin diye sordu. Ok&uuml;z, kocaldım, g&uuml;c&uuml;m-kuvvetim kalmadı, beni boğazlamaya g&ouml;t&uuml;recekler, er hak aşkına kurtar beni dedi. Saru İsmail, o &ouml;k&uuml;z&uuml; sahibinden satın aldı, azad etti. Bu y&uuml;zden o ilde Sari İsmail&rsquo;in adı, <em>&ldquo;&ouml;k&uuml;z s&ouml;yleten&rdquo; </em>kaldı.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sari İsmail&rsquo;den bir&ccedil;ok kerametler belirdi. Bir nice zaman orda dem-yom oynattı, sonucu g&uuml;&ccedil;t&uuml;, yeşil fermanla beraber g&ouml;md&uuml;ler. Dem ge&ccedil;ti, devran ge&ccedil;ti, H&uuml;nkar oğullarından biriyle Sivrihisar&rsquo;ın g&uuml;n doğusu tarafından, Seyyid Ahmed oğulları arasında, icazet hususunda bir bahistir ge&ccedil;meye başladı. Nihayet H&uuml;nkar s&ouml;z&uuml;n&uuml; hatırlayıp Sari İsmail&rsquo;in mezarın geldiler.Ey Sari İsmail padişah dediler. Sizde emanet olan yeşil ferman bize lazım.L&uuml;tfet ver.Hemen mezar yarıldı,yeşil ferman &ccedil;ıktı.Okuyup maksatlarına erdiler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kaynak: G&uuml;lag &Ouml;z</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/fb335c5b.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img style="width: 271px; height: 203px;" src="/uploads/articles/fb335c5b.jpg" alt="" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 01:44:28 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-sari-ismail-alevi-onderi-alevi-onderleri_252.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Baba ilyas - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-baba-ilyas-alevi-onderi-alevi-onderleri_251.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 137px; height: 176px;" src="/uploads/articles/59cf8fd3.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>Baba İlyas, Babailer isyanının &ouml;nderidir. Babailer isyanının etkileri y&uuml;zlerce yıl devam etti. Babailer isyanı, daha sonraki s&uuml;re&ccedil;leri belirleyen &ouml;nemli bir d&ouml;neme&ccedil;tir. Baba İlyas&rsquo;ta bu &ouml;nemli tarihsel başkaldırının &ouml;nderidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Baba İlyas&rsquo;ın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Horasan b&ouml;lgesinde doğduğu ve Hoca Ahmet Yesevi&rsquo;nin &ouml;ğrencilerinden olduğu rivayet edilmekle beraber bazı bilgiler onun Ebul Vefa&rsquo;nın &ouml;ğrencisi olduğu y&ouml;n&uuml;ndedir. Baba İlyas&rsquo;ın fikirlerinin kısa bir d&ouml;nemde b&uuml;t&uuml;n Anadolu&rsquo;da yayılması ve etkili olması &ouml;nemlidir. Bu d&ouml;nemde Anadolu&rsquo;da Sel&ccedil;uklu devleti h&uuml;k&uuml;mdarlık s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yordu. Sel&ccedil;uklu devleti, bir avu&ccedil; y&ouml;neticinin ve bunların yardak&ccedil;ılarının emrindeydi. Geniş halk yığınları sefalet i&ccedil;inde &ccedil;ırpınıyorlardı. Bunlar yetmezmiş gibi, Sel&ccedil;uklular halk &uuml;zerinde muazzam bir baskı kurmuşlardı. Bundan hoşnut olmayan halk yığınlarının derdine Baba İlyas&rsquo;ın eşitliği, paylaşımı, adaleti savunan d&uuml;ş&uuml;nceleri derman niteliğindeydi. Baba İlyas,<span style="font-weight: bold;"> &ldquo;</span><span style="font-weight: bold;">Allah sevgisinin dinin katı kurallarıyla bi&ccedil;imlenemeyeceğini, insanın ancak kendi g&ouml;nl&uuml;nce&nbsp; bu sevgiyi yaratabileceğini&rdquo; </span>s&ouml;yl&uuml;yordu.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Baba İlyas&rsquo;a g&ouml;re toplum, <strong>&ldquo;kadın-erkek ayrımı g&ouml;zetilmeksizin t&uuml;m bireylerin oluşturduğu bir b&uuml;t&uuml;nd&uuml;&rdquo;.</strong><strong> Bu b&uuml;t&uuml;n&uuml;n i&ccedil;inde t&uuml;m insanlar birbirilerine eşitti. Ne var ki, Sel&ccedil;uklular ve onların egemenliğindeki beylikler b&ouml;yle olması gereken tanrısal d&uuml;zenden ayrılmışlar ve g&uuml;&ccedil;l&uuml;ler yery&uuml;z&uuml;n&uuml; kendi aralarında paylaşarak, eşitliği ortadan kaldırmışlardı. Oysa ama&ccedil;, b&uuml;t&uuml;n insanların kardeş&ccedil;e, barış i&ccedil;inde ve elbirliğiyle &uuml;reterek yaşamaları olmalıydı. Kısaca &ouml;zetlemeye &ccedil;alıştığımız, Baba İlyas&rsquo;ın bu b&uuml;t&uuml;n insanlığı kucaklayan ve zamanı, mek&acirc;nı olmayan d&uuml;ş&uuml;nceleri, etkisini&nbsp; hemen g&ouml;steriyordu. Bu d&uuml;ş&uuml;nceler b&uuml;t&uuml;n zamanlar ve mek&acirc;nlar i&ccedil;in ge&ccedil;erlidir. </strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">B&ouml;ylece Baba İlyas ve yardımcısı Baba İshak, b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;rg&uuml;tl&uuml;l&uuml;k geliştirerek m&uuml;cadeleye başladılar. Mevcut durumdan hoşnut olmayan t&uuml;m toplum kesimleri Baba İlyas&rsquo;ın etrafında birleşiyordu. Sel&ccedil;uklu sultanı 2. Gıyaseddin Keyh&uuml;srev, Baba İlyas&rsquo;ın bir ayaklanma i&ccedil;in hazırlıklar yaptığını sezince, 1239 yılında Baba İlyas&rsquo;ın &uuml;zerine saldırdı. Bunun neticesinde isyan başladı. Baba İlyas&rsquo;a saldırıyla beraber Baba İshak ayaklanma &ccedil;ağrısı yaptı. Babailer, bir &ccedil;ok yerde Sel&ccedil;uklu birliklerini geri p&uuml;sk&uuml;rtt&uuml;. Baba İlyas, 1239 veya 1240 yılında Amasya&rsquo;da şehit edilmiştir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Babailer isyanının daha sonraki bir &ccedil;ok gelişmeyi belirlediğini s&ouml;yledik. Bunlardan ilki, kesin olmamakla beraber, Hacı Bektaş Veli&rsquo;nin Baba İlyas eyleminde yer aldığıdır. Diğer bir bilgi ise, Osmanlı devletinin kurulmasında rol alan Şeyh Edebali&rsquo;nin Baba İlyas&rsquo;ın halifelerinden olduğudur. Bu bilgiler her ne kadar muğlaksa da, kesin olan Babailer isyanının b&uuml;y&uuml;k bir isyan olduğu ve etkilerinin uzun yıllar devam ettiğidir. Ayrıca Baba İlyas&rsquo;ın fikirleri Anadolu Aleviliğinin temelini atmıştır.</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/59cf8fd3.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img style="width: 199px; height: 256px;" src="/uploads/articles/59cf8fd3.jpg" alt="" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 01:33:00 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-baba-ilyas-alevi-onderi-alevi-onderleri_251.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>KIZIL DELİ (SEYİT ALİ SULTAN) - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-kizil-deli-seyit-ali-sultan-alevi-onderi-alevi-onderleri_250.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/61110c69.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p>Kızıl Deli, Alevilik ve Bektaşilikte &ouml;nemli kişilerden birisidir. Adı her Alevi-Bektaşi&rsquo;ce sık&ccedil;a kullanılır. Buna karşın yaşamıyla ilgili belirsizlikler hala s&uuml;rmektedir. Hacı Bektaş &Ccedil;elebileri, Kızıl Deli Sultan&rsquo;ı Hacı Bektaş&rsquo;ın Kadıncık Ana&rsquo;dan doğmuş &ouml;z oğlu olarak yansıtırlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&ldquo;Hacı Bektaş Veli ile İdris Hoca &lsquo;nın kızı Fatma Nuriye (Kadıncık Ana) &lsquo;nin evlenmesinden Seyit Ali Sultan (Timurtaş) d&uuml;nyaya gelmiştir. Hacı Bektaş Veli &lsquo;nin kitaplarda ve belgelerde adı ge&ccedil;en tek &ccedil;ocuğu olan Seyit Ali Sultan&lsquo;in (1310-1402) asıl adı İbrahim&rsquo;dir.&rdquo;( ULUSOY, A. Celalettin; Hacı Bekıaş Veli ve Alevi Bektaşi Yolu. s.67.)</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&Ccedil;elebiler b&ouml;yle s&ouml;ylerken Hacı Bektaş Veli&rsquo;nin Babagan kolu olarak bilinen kesimler olayı bir başka şekilde anlatmaktadır. Burada s&ouml;ylenenler daha &ccedil;ok Seyit Ali Sultan&rsquo;ın Hacı Bektaş&rsquo;ın manevi oğlu olduğu y&ouml;n&uuml;ndedir. Kızıl Deli&rsquo;yi Hacı Bektaş Veli&rsquo;nin yol evladı olduğunu ileri s&uuml;rerler.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kızıl Deli Sultan&rsquo;a ait bir&ccedil;ok s&ouml;ylence ve menkıbeler anlatılır. Anlatılan menkıbelerden birisi ş&ouml;yle &ouml;zetlenir. Dimetoka&rsquo;da dergahını kurmuş olduğu Karadeniz Nehri kenarında uzun m&uuml;ddet kalmış, burada talipleri &ccedil;oğalmış, hatta doksan yaşlarına kadar burada mekan tuttuğu s&ouml;ylenir. Burada bulunduğu s&uuml;rece de evlenmiş, evlendiğinde doksan yaşlarında imiş, bu evlilikten Balım Sultan d&uuml;nyaya gelmiş. Balım Sultan&rsquo;ın annesi Bulgar kızıymış.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">S&ouml;ylenceler her ne olursa olsun Kızıl Deli Sultan, diğer adıyla da Seyyit Ali Sultan, Bektaşi Alevi ger&ccedil;eğinde yaşamış bir kişiliğe sahiptir. İster Horasan&rsquo;dan ister Bulgaristan taraflarından gelsin durum onun ger&ccedil;ek yaşamını değiştirmiyor.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Alevi Bektaşi şairleri şiirlerinde Kızıl Deli Sultan&rsquo;dan sık&ccedil;a s&ouml;z ederler. Onu Aleviliğin b&uuml;y&uuml;k pirlerinden sayarak ,h&uuml;rmet ve saygıyla anarlar.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Seyyit Ali Kızıl Deli, Hacı Bektaş tekkesinde &ouml;nemli isimlerden birisidir. Hacı Bektaş dergahında bulunan 12 posttan Aş&ccedil;ı postu yine Kızıl Deli Sultan&rsquo;ındır. Demotoka&rsquo;da bulunan dergahı ve tekkesi Hacı Bektaş&rsquo;a bağlı 4 halifelik makamlarından birisidir.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp;</span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong><span>K</span>IRKLARIN SERDARIDIR KIZIL DELİ</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Şah-ı Merdan Ali kurdu bu yolu</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Hazret-i Fatıma cihanın g&uuml;l&uuml;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Evvel Seyyit Ali aldı y&uuml;r&uuml;d&uuml;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kırklanan serdarı Kızıl Deli</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Tanrı dağ konma &ccedil;&ouml;km&uuml;ş oturur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Yıldız salını ayağına getirir</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Bir avu&ccedil; toprakla hudut ge&ccedil;irir </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kırkların serdarıdır Kızıl Deli</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Pirim etini kendi defin eyledi. </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&Ccedil;aldı taşı pare pare eyledi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Pirim Ali bu kelamı s&ouml;yledi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kırkların serdarıdır Kızıl Deli</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>G&ouml;r pirim k&uuml;ffara netti neyledi </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Şehr horozlarına dua eyledi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Sarı Kızı iki pare eyledi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Yadsıda horozları &uuml;nd&uuml;r&uuml;n Kızıl Deli</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Pir Sultanım eyd&uuml;r sancak getiri</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Zemheride gonca g&uuml;ller bitiri </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Kalenin altına &uuml;st&uuml;n&uuml; getiri</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Rum&rsquo;un fethin eden şah Kızıl Deli</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><strong>VUC&Uuml;DUM ŞEHRİNİ SEYRAN EDERKEN</strong></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">V&uuml;c&uuml;dum şehrini seyran ederken</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">G&ouml;rd&uuml;m d&ouml;rt k&ouml;şede d&ouml;rt can oturur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Biri biri ile l&uuml;tf ile s&ouml;yler </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İ&ccedil;erde h&uuml;km eder sultan oturur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesi vardır kuyumcu işler</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde var ahen g&uuml;m&uuml;şler</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde de bezirgan kışlar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde de alim oturur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesi vardır suyu &ccedil;ıkıyor</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde su &ccedil;ıkmış akıyor</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde gonca g&uuml;l kokuyor</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde de serdar oturur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesi vardır yazı yazarlar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde de yazıp bozarlar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesi vardır suda y&uuml;zerler</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde de Hızır oturur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesi vardır ikrar alırlar</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>B</span>ir k&ouml;şesinde de ikrar g&uuml;derler</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesi vardır sema ederler</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde de pirim oturur</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>&nbsp; </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><span>Seyyid Ali Sultan b&ouml;yle s&ouml;yledi </span></p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">İndi aşkın deryasını boyladı</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde m&uuml;ekkel bekledi</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Bir k&ouml;şesinde Şah-ı Merdan oturur</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/61110c69.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img style="width: 244px; height: 218px;" src="/uploads/articles/61110c69.jpg" alt="" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 01:19:17 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-kizil-deli-seyit-ali-sultan-alevi-onderi-alevi-onderleri_250.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Gül Baba - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-gul-baba-alevi-onderi-alevi-onderleri_249.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 219px; height: 165px;" src="/uploads/articles/84257989.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">G&uuml;l Baba, aslen Amasya&rsquo;lıdır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. G&uuml;l Baba, b&uuml;y&uuml;k ilim, irfan sahibi bir &ouml;nderdir. Geleceğin hangi temeller &uuml;zerinde gelişeceğini iyi g&ouml;rm&uuml;ş ve bu sebeple g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki Galatasaray Lisesi olarak bilinen &ldquo;Enderunu H&uuml;mayunha&rsquo;yı&rdquo; kurmuştur. Bu okulun bah&ccedil;esinde yetiştirdiği sarı ve kırmızı g&uuml;ller, okulun sembol&uuml; olmuştur. </p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr />G&uuml;l Baba, derin bilgisi, hayata ve sorunlara olumlu yaklaşımı, yardımseverliği ve daha sayamayacağımız bir &ccedil;ok meziyetin sahibidir. Bir rivayete g&ouml;re G&uuml;l Baba, musahibi olan Garip Dede ile bir &ccedil;ok diyar gezmiş ve insanları aydınlatmıştır. G&uuml;l Baba, Alevi inan&ccedil; ve felsefesini Macaristan topraklarına taşımış ve 1541 yılında Macaristan&rsquo;ın Budapeşte kentinde hakka y&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;r. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Macaristan&rsquo;ın başkenti olan Budapeşte şehrinde G&uuml;l Baba&rsquo;nın t&uuml;rbesi bulunmaktadır. Macar k&uuml;lt&uuml;r&uuml;nde &ouml;nemli bir yer edinen G&uuml;l Baba, filmlere, tiyatro oyunlarına, operalara, kitaplara konu olmuştur. G&uuml;l Baba, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki yol erenlerine ışık tutmakta ve onlara bilimi, sevgiyi, dostluğu, dayanışmayı &ouml;ğ&uuml;tlemekte. B&ouml;ylece asırlar sonra bile hizmetini ifa (yerine getirmek) etmektedir. Ne mutlu G&uuml;l Baba&rsquo;nın ve diğer &ouml;nderlerin yolunda y&uuml;r&uuml;yenlere!&nbsp;</div>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/84257989.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/84257989.jpg" alt="" width="255" height="191" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 01:16:12 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-gul-baba-alevi-onderi-alevi-onderleri_249.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Dadaloğlu (Veli)- (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-dadaloglu-veli-alevi-onderi-alevi-onderleri_248.html</link>
   <description><![CDATA[<div><img style="width: 241px; height: 161px;" src="/uploads/articles/6dbfea6c.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Dadaloğlu&rsquo;nun hangi tarihte yaşadığı ve nerede yaşadığı hakkındaki bilgiler, diğer &ouml;nderlerimiz, ozanlarımız gibi muhteliftir. G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar ulaşan şiirlerinde g&uuml;neyde yaşadığı (Adana, Maraş, Toroslar), Avşar boyunda olduğu anlaşılmaktadır. Yazılı kaynaklarda adı ge&ccedil;memekte.</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<div><hr /></div>
<p style="font-family: Arial;" align="LEFT">Dadaloğlu, şiirlerinde yalın bir dil kullanmış, vermek istediği mesajı net olarak vurgulamıştır. Bu şiirlerinde toplumu haksızlıklara karşı başkaldırmaya &ccedil;ağırıyor, &ouml;rg&uuml;tl&uuml;yordu. &ldquo;Hakkımızda devlet etmiş fermanı. Ferman padişahın dağlar bizimdir.&rdquo; Bu şiirler, toplumda &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir moral etkisi ve bilin&ccedil; yaratıyordu. Nitekim yazılı kaynaklara sahip olmayan Alevi toplumu, moral ve bilin&ccedil; d&uuml;zeyini şiirler ile koruyordu. Şiir, Alevi toplumu i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;neme haizdir. Asırlarca Alevi toplumu bilin&ccedil; d&uuml;zeyini şiir ile geliştirmiş, moralini şiir ile ayakta tutmuştur. Dadaloğlu da bu b&uuml;y&uuml;k şairlerden biridir. Ş&ouml;yle devam ediyor; &ldquo;&ouml;len &ouml;l&uuml;r kalan sağlar bizimdir&rdquo;. Bu ve benzer dizelerde Alevi felsefesini bulmak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Bazı kimseler ya art niyetlerinden ya da bilgisizliklerinden, Dadaloğlu ve benzer şairlerin, &ouml;nderlerin Alevi olmadığını s&ouml;ylerler. Bu eğer bilgisizce değilse, art niyetli olarak bazı değerleri tahrif etmek adına yapılıyordu. İnanıyoruz ki, ger&ccedil;ekler zamanla daha bariz şekilde ortaya &ccedil;ıkacaktır. Aynı durum Dadaloğlu ger&ccedil;eği i&ccedil;in de ge&ccedil;erlidir.</p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/6dbfea6c.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/6dbfea6c.jpg" alt="" width="495" height="331" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 01:12:57 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-dadaloglu-veli-alevi-onderi-alevi-onderleri_248.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Tapduk Emre (Tapduk Emre) - (Alevi Önderi, Alevi Önderleri)</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-tapduk-emre-tapduk-emre-alevi-onderi-alevi-onderleri_247.html</link>
   <description><![CDATA[<p style="font-family: Arial;" align="LEFT"></p><div><img src="//www.izledost.com/uploads/articles/5f55882a.jpg" alt="" align="left" border="" vspace="" hspace=""></div>Tapduk Emre, 
kesin olmakla beraber 1200 ile 1300’lü yıllar arasında günümüzde Aksaray
 olarak adlandırılan İç Anadolu bölgesinde yaşamıştır. Tapduk Emre, Hacı
 
                                Bektaş Veli, Mevlâna ile aynı çağda 
yaşamıştır. Tapduk Emre ile ilgili bilgiler oldukça azdır. Hâlbuki 
Tapduk Emre, Yunus Emre’nin hocasıdır. Yunus Emre gibi bir Ulu şahsiyeti yetiştirmiştir. Bu manada o, dergâh sahibi bir pir, rehber ve mürşittir. Büyük ihtimalle Yunus Emre 
                                kadar gelişen olmasa da, o başka aydınlatıcılar, gönül erenleri yetiştirmiştir. <br><p></p><p style="font-family: Arial;" align="LEFT"><br></p><p style="font-family: Arial;" align="LEFT"></p><div>]]></description>
   <pubDate>Tue, 28 Dec 2010 01:05:05 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-tapduk-emre-tapduk-emre-alevi-onderi-alevi-onderleri_247.html</guid>
  </item>
 </channel>
</rss>