<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0">
 <channel>
  <title>Genel - RSS Feed</title>
  <link>https://www.izledost.com/articles/browse-Genel-1.html</link>
  <description>adi gibi güzel ve 2007&apos;den beri dostça paylaşım</description>
  <item>
   <title>Nevroz 2011 Kutlu olsun - İmam Ali ve Alevilik</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-nevroz-2011-kutlu-olsun-imam-ali-ve-alevilik_294.html</link>
   <description><![CDATA[<h2>Nevruz bayramınız kutlu olsun.</h2>
<p><br />Hak nasip eylese dergaha varsam,</p>
<div><img style="width: 307px; height: 192px;" src="/uploads/articles/b07eb817.jpg" alt="" align="right" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><br />Bir dem divanına dursam Ya Ali.<br />Eğilsem eşiğine niyaz eylese, <br />Y&uuml;z&uuml;m tabanına s&uuml;rsem Ya Ali<br /><br />Y&uuml;z&uuml;m tabanına s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m zaman, <br />Zerrece gelmezdi g&ouml;nl&uuml;me g&uuml;man.<br />Ali&rsquo;m D&uuml;ld&uuml;l&rsquo;e bindiği zaman <br />&Ouml;n&uuml;nde Kanber&rsquo;in olsam Ya Ali.<br /><br /></p>
<div><hr /></div>
<p><br />Kanber gibi hizmetine yeldirsen, <br />Bir dem ağlatırsan bir dem g&uuml;ld&uuml;rsen,<br />&Ccedil;ekip Z&uuml;lfikar&rsquo;ın beni &ouml;ld&uuml;rsen, <br />Elim eteğinden &ccedil;ekmem Ya Ali. <br /><br />&Ccedil;ekermiyim eteğinden elimi, <br />Hak katında kabul ettiğim &ouml;l&uuml;m&uuml;.<br />Doğru s&uuml;rsek erenlerin yolunu<br />M&uuml;mince kullarım sevsem Ya ali.<br /><br />M&uuml;min olan neresinden bellidir?<br />Hakkı s&ouml;yler nefesinden bellidir. <br />Erenlerin demi gonca g&uuml;l&uuml;d&uuml;r.<br />Tomurcuk g&uuml;llerin dersem Ya Ali.<br /><br />M&uuml;min olan m&uuml;slimi yetirse, <br />Yetirse de ayin-i ceme getirse <br />Dizini dizime verip otursa, <br />Doyunca y&uuml;z&uuml;ne baksam Ya Ali.<br /><br />PİR SULTAN&rsquo;ım niyaz eyle pirine <br />Umarım ki dergah gire kalbine, <br />İnandın mı Hak Muhammed Ali&rsquo;ye,<br />Bir g&uuml;n fırsat elden gider Ya Ali.<br /><br /><br />Nevruz bayramınız kutlu olsun.<br />Nevruz Fars&ccedil;a bir kelime olup, yeni g&uuml;n anlamındadır.<br />Nevruz, Ehl-i Beyt&rsquo;i sevenlerin bayramıdır. <br />Nevruz, Hz. İmam Ali&rsquo;nin doğum g&uuml;n&uuml;d&uuml;r.Velayet nurunun d&uuml;nyaya teşrif ettiği g&uuml;nd&uuml;r. Konumuzda budur.<br /> <br />İnsanlar vardır; doğarlar, yaşarlar, &ouml;l&uuml;rler. Yaşayış sayfasında bir izleri bile kalmaz, zaman alanında bir s&ouml;zleri bile s&ouml;ylenmez, sanki doğmamışlardır, sanki yaşamamışlardır. Bir yıldız aksa g&ouml;z alır, bir kuş u&ccedil;sa kanadının sesi duyulur, halbuki bunlardan ne ses kalır, ne de bir nefes. D&uuml;nyaya gelmeselerdi hi&ccedil;bir şey eksilmezdi, gelmişlerdir, yery&uuml;z&uuml;nde hi&ccedil;bir fazlalık olmamıştır.<br />Halbuki insanlar vardır, &ouml;m&uuml;rlerini s&uuml;r&uuml;p giderler; fakat zaman onlar i&ccedil;in akar, d&uuml;ş&uuml;nce onların hayatını &ouml;rer, inan&ccedil; onlara bağlanır, d&uuml;şmanlık onlara saldırır. Bunların adları toplumu s&uuml;r&uuml;kler, hatıraları devletler kurar. Bunlar i&ccedil;in zulme g&ouml;ğ&uuml;s gerilir. Bunlar i&ccedil;in birlik- dirlik olunur.<br />İşte bu insanlar okyanus misali gibidirler. Okunup-okunup her defasında apayrı g&uuml;zellikler keşfedilir. D&uuml;ne - bug&uuml;ne ve yarınlarımıza ışık tutarlar. İşte, ilmin şehri velayet ve imametin başı keremler sahibi f&uuml;t&uuml;vvet (sır saklayan) ehli Hz. İmam Ali b&ouml;yle bir değer, b&ouml;yle bir anlamdır. Onun adı toplumu s&uuml;r&uuml;klemiş ve onun adına barışlar ve savaşlar olmuştur. Aradan y&uuml;zyıllar ge&ccedil;mesine rağmen halen g&ouml;nl&uuml;m&uuml;zdedir ve halen onun manevi şemsiyesi altında milyonlarca insan birbirleriyle dosttur, kardeştir.<br />Hz. İmam Ali, Haşimi soyundan, babası Ebu Talip, annesi Esed Kızı Fatıma'dır. Hz. Muhammed'in amcasının oğludur. Hz. Ali'nin annesi Hz. Fatıma, Beytullah'ı (Kabe) tavaf ederken, doğum sancıları başlamıştır. Bundan sonra Kabe'nin i&ccedil;ine girer, 21 Mart 598'de yani fil yılının Recep ayında, dışarıda tavaf devam ederken, i&ccedil;erde Şahı Velayet doğar.<br />Kabe'de d&uuml;nyaya gelen tek insan Hz. Ali'dir. Hz.Muhammed, doğan &ccedil;ocuğa &ldquo;Ali&rdquo; adını vermiştir. (Ali: y&uuml;celiğin kaynağı, sahibi. Ulu.)<br />Hazreti Ali, Alevi yolunun kurucusu ve baş &ouml;nderidir. Aleviler ona tarifsiz bir sevgiyle bağlıdırlar. &Ouml;yle ki, onu sevmek, dindir, imandır. Nitekim Hazreti Muhammed, "Ali'yi seven beni sever, beni seven Allah'ı sever." demek suretiyle Hazreti Ali sevgisinin İslam'daki yerini ve &ouml;nemini &ccedil;ok a&ccedil;ık bir bi&ccedil;imde dile getirmiştir.<br />Sevmek! Her şeyin başı&hellip;Sevmek demek, sevdiğine benzemek, sevdiğini takip etmek demektir. Onun yaptıklarını kabullenmek demektir. Kişi sevdiğine benzerse ne mi olur? İmam Ali&rsquo;yi sevip ona benzemek demek; İslam&rsquo;ı saf, arı, duru, g&ouml;ze gibi berrak, yani suyun kaynağında ki gibi tertemiz olmak demektir. İmam Ali ve Ehl-i Beyt&rsquo;i severseniz, onun karşıtların da sevmezsiniz. Ve onlara benzemezsiniz.<br />Benzerseniz ne mi olur? Yezit gibi olursunuz. Haksızlığı, onursuzluğu, zulm&uuml;, riyayı, ahlaksızlığı da yadırgamaz, fiillerinize, yaşamınıza yansıtırsınız. <br />İmam Ali&rsquo;yi sevmek demek, Allah&rsquo;ın Resul&uuml;n&uuml; de sevmek demektir. Allah&rsquo;ın el&ccedil;isini seven de; Allah&rsquo;ı da sevmiş olur.<br /> Onun i&ccedil;in aleviler İmam Ali&rsquo;nin yolunun takip&ccedil;isi olmuşlar, yolunu s&uuml;rm&uuml;şlerdir. <br /><br />Konuşan dilim lal oldu <br />&Ccedil;ileler hep beni buldu <br />G&ouml;n&uuml;l bah&ccedil;em g&uuml;lle doldu <br />Ali'yi sevdim seveli.<br /><br />Ağlamak ağlamak değil <br />G&uuml;lerim hi&ccedil; belli değil <br />Her derdime oldum gayil <br />Ali'yi sevdim seveli.<br /><br />Elim ayağım tutmasa <br />Kimseler bana bakmasa <br />Ne gam bilirim ne tasa <br />Ali'yi sevdim seveli.<br /><br />Garip Mikail'im ne ki <br />Bir şey mi oldum ben sanki <br />Bir insan olurum belki <br />Ali'yi sevdim seveli.<br />(Mikail)<br /><br /><br /><br />Aleviler ona duydukları tarifsiz sevgi ve bağlılığın bir yansıması olarak onu &ccedil;eşitli adlarla anmaktadırlar.<br />O, Şah-ı Merdan'dır. Yani yiğitlerin şahıdır.<br />O, Şah-ı Evliya'dır. Yani evliyaların şahıdır.<br />O, Şir-i Yezdan'dır. Yani Tanrı'nın aslanıdır.<br />O, Nihan'dır. Yani sırdır.<br />O, Şah-ı Velayet'tir. Yani veliliğin şahıdır.<br />O, Ebu Turab'tır. Yani toprağın babasıdır.<br />O, Bab'&uuml;l &ndash; İlim&rsquo;dir. Yani bilimin kapısıdır.<br />O, Emir'&uuml;l - M&uuml;'minin' dir. Yani İnananların &ouml;nderidir.<br />O, Haydar'dır. Yani aslandır.<br />O, Vechullah'tır. Yani Tanrı'nın y&uuml;z&uuml;d&uuml;r, tecellisidir.<br />O, Kur'an - Natık'tır. Yani Konuşan Kur'an'dır.<br />gibi daha pek &ccedil;ok lakapları vardır.<br /> <br /> Kendisinin ilahi g&uuml;&ccedil;le donatıldığını ifade eden belirtiler daha doğum g&uuml;n&uuml;nde g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Hz. Ali'nin adeta kendi marifeti ile insanlara tebliğ edilecek olan yeni dinin yayılmasında Hz. Muhammed'in koruyucusu olarak yollandığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Hz. Ali'nin, Hz. Muhammed'in hayatının tehlikede olduğu her anda "Yetiş Ya Al&icirc;" dendiği an imdadına yetişmiştir. Bundan şunu &ccedil;ıkartmak lazım; eğer Hz. Ali olmasaydı bug&uuml;n 1 milyarı aşkın İnsanın olmaktan mutluluk duyduğu İsl&acirc;m Dini de belki de olmayacaktı. <br /><br />G&ouml;zleye g&ouml;zleye g&ouml;z&uuml;m d&ouml;rt oldu <br />Ali'm ne yatarsın g&uuml;nlerin geldi <br />Korular kalmadı kara yurt oldu<br /> Ali'm ne yatarsın g&uuml;nlerin geldi.<br />(Pir Sultan)<br /> <br />hz. İmam Ali; "Dondan dona" b&uuml;r&uuml;nendir.<br />K&acirc;h Ali, K&acirc;h Veli, K&acirc;h Hacı Bektaş Veli, K&acirc;h Pir Sultan, K&acirc;h Mustafa Kemal'dir O...<br />Alevilik yedinci aşıra takılıp kalmaz. Yaşam devingendir, her an bir oluştadır. <br />O, "La Fet&acirc; İll&acirc; Ali"dir.<br />O, "fet&acirc;" ehlidir.<br />O, g&ouml;n&uuml;lleri fethedendir. O fethini, Z&uuml;lfikarıyla yapmıştır. Onun Z&uuml;lfikarı iki &ccedil;atallıdır, dilde iki &ccedil;ataldır. Diliyle irşat edip insanlığa ışık olmuştur... O, İslam aleminin irşat edicisidir. O, Velidir, Allah dostudur, imam&rsquo;dır. (İmam; saf, g&uuml;nah işlememiş, masum anlamındadır. Onun i&ccedil;in 12 ile sonlanmıştır.) <br /> <br />Noktadır O<br /><br />"Biliniz ki b&uuml;t&uuml;n semavi kitapların sırları Kur'an'dadır ve Kur'an da olan b&uuml;t&uuml;n sırlar ise besmelededir. Besmelede olan b&uuml;t&uuml;n sırlar ise besmelede ki "B" dedir. B de olan b&uuml;t&uuml;n sırlar ise B'nin altında ki noktadadır. (İbrahim Kundizi, Yenebı-ul Mevedde) <br />Hz. İmam Ali de, "Ben B'nin altında ki noktayım" diye buyurmuştur.<br />B, Muhammed'dir, nokta, Ali'dir. "İlim noktadır, cahiller onu &ccedil;oğaltmıştır," der. Kalemin ilk ve son yazdığı noktadır, noktaların birleşmesinden &ccedil;izgiler oluşmuştur. "Evvel odur, ahir odur, zahir odur, batın odur." (Hadid, 3) O, "Kur'an-ı Natık tır. Yani, konuşan Kur'an'dır. <br /><br />Gel ey vaiz Ali'nin Fazlın evveli H&ucirc;da'dan sor<br />Ali ta ibn&icirc; Adem olmazdan anı ta ibtidadan sor<br />Ali kimdir, veli kimdir, bilem desem bu esrarı<br />Anı hi&ccedil; kimseden sorma, Muhammed Mustafa'dan sor<br /><br />Ali'dir damadı Ahmet Ali'dir Mustafa'ya yar<br />Odur evladını Hakk yoluna kurban eyleyen Haydar <br />Ali'nin ettiğini etmemiştir hi&ccedil;bir peygamber <br />Dile gel evliyadan sor dilersen enbiyadan sor.<br />(Ag&acirc;hi)<br /><br />Y&uuml;reği Rahmanla dolu g&uuml;l y&uuml;zl&uuml; Sultan! Sonsuzluğun noktası İmam Ali! Haykırır insan olmasını beceremeyenlere: &ldquo;Ey gaflete d&uuml;şenler! Ey kendini tanımazlar! İ&ccedil;inizde ki Hakkın sesini duysanıza... Sanki hayvanlarsınız, &ccedil;oban sizi hastalıklarla dolu bir otlağa s&uuml;r&uuml;yor; Dertlerle dolu bir sulağa baydırıyor. Hayvanlar da otlatılıp semirtildik&ccedil;e, başlarına neler geleceğini bilmezler de kendilerine l&uuml;tfediyorlar, ihsanda bulunuyorlar sanırlar. G&uuml;nlerini, yalnız o g&uuml;n bilirler; işlerini, yalnız otlayıp sulanmak zannediyorlar.&rdquo; (Hz. Ali, Nehc&rsquo;&uuml;l - Belaga, &Ccedil;ev. Abdulbaki G&ouml;lpınarlı, Der yay. s.69)<br /> <br />Derdimin dermanı sensin<br />La Feta İlla Ali<br />&Ouml;mr&uuml;m&uuml;n mimarı sensin<br />La Feta İlla Ali<br /><br />&Ccedil;&uuml;n beşerden geldi doğdu<br />Bu Virani anadan<br />D&ouml;nd&uuml;ren devranı sensin<br />La Feta İlla Ali.<br /><br />Y&uuml;zyıllar &ouml;ncesinden geleceğin cahillerine cevap verir: &ldquo;G&uuml;c&uuml;, kuvveti, kerameti vardı da kendini niye koruyamadı?&rdquo; &ldquo;-Dileseydim, bağlar, bah&ccedil;eler alır, g&ouml;kte u&ccedil;an kuşlara h&uuml;kmeder, yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n b&uuml;t&uuml;n vahşi hayvanlarını derler, toplardım; buna da g&uuml;c&uuml;m, kuvvetim yeterdi. Fakat b&ouml;yle yapsaydım bela ortadan kalkar, yapılan işlere verilecek karşılıklar hi&ccedil;e gider, haberler yok olur, yiterdi; o zaman, zahmete d&uuml;şenlere ecirler (m&uuml;kafatlar) verilmez, inananlar, ihsanda bulunanların sevabını elde etmezler, adlar da anlamlarına uygun d&uuml;şmezdi.&rdquo; (a.g.e.127)<br /><br />Oğlu İmam Hasan'a seslenir:<br /><br />"Oğulcuğum , benden d&ouml;rt şey belle, işlediğin zaman sana zarar vermeyecek d&ouml;rt şeyi de aklında tut. Zenginliğin en &uuml;st&uuml;n&uuml; akıldır; yoksullun en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; ahmaklıktır. Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir, soyun sopun en y&uuml;cesi g&uuml;zel huy'dur.<br />Oğulcuğum, ahmakla eş dost olmaktan sakın, sana fayda vermek isterken zararı dokunur. Cimri ile eş dost olmaktan sakın, ona en fazla muhta&ccedil; olduğun zaman yardımına koşmaz, oturur. K&ouml;t&uuml;l&uuml;k edenden eş dost olmaktan sakın, o pek az bir şeye seni satar gider. Yalancıyla eş dost olmaktan sakın, &ccedil;&uuml;nk&uuml; o, seraba benzer; uzağı yakın g&ouml;sterir sana, yakını uzaklaştırır senden." (a.g.e. s.412)<br /> <br /><br /><br />Mısır valisi Malik Bin Ejder'e seslenir:<br /><br />"Halka merhametle muameleyi kendine adet et onları sevmeyi, onlara karşı, yiyeceklerini, i&ccedil;eceklerini, ganimet bilen yırtıcı bir canavar kesilme, &ccedil;&uuml;nk&uuml; halk iki sınıftır. Bir kısmı dinde kardeştir sana, &ouml;b&uuml;r kısmı yaratılışta eştir sana, yaptığını &ccedil;ok g&ouml;rmekten de &ccedil;ekin. Vaadince de vaadinden d&ouml;nme, başa kakmak, ihsanı yok eder. Yapılan iyiliği &ccedil;ok g&ouml;rmek, b&uuml;y&uuml;k saymak ger&ccedil;eğin ışığını s&ouml;nd&uuml;r&uuml;r. Vaatten d&ouml;n&uuml;ş, Allah'ın gazabını, halkın nefretini mucip olur. (Mısır valisine mektuptan)<br />Y&uuml;ce Allah, "Allah katında en beğenilmeyen şey yapamayacağınız şeyi s&ouml;ylemenizdir"<br /><br />Başka bir ilin valisine seslenir: <br /><br />"Ey İbrahim! Duydum ki bir zenginin sofrasından diğer zenginin sofrasına koşuyormuşsun, Hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n m&uuml; o sofradaki yemeklerin helal mı haram mı olduğunu. Hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n m&uuml; o sofranın atıklarını dahi bulamayan insanların varlığını, hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n m&uuml; kenar mahallelerde a&ccedil;lıktan insanların &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;. D&uuml;ş&uuml;n ve yine d&uuml;ş&uuml;n, d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;kten sonra yiyebilirsen ye. (a.g.e.s.299)<br /><br /> Her şeyi Allah'ın kaza ve kaderine bağlayanlara seslenir:<br /><br />"Yazık sana, sen kazayı yerine gelmesi, kaderin mutlaka olması gerekli sanmadasın. İş b&ouml;yle olsaydı sevap ve ikap (eziyet) batıl olur, vaat ve vaadin ortadan kalkması icap ederdi. Oysa ki noksan sıfatlarda m&uuml;nezzeh olan Allah, kullarını yapacakları işlerde muhayyer bırakarak emretmiş, k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerden &ccedil;ekinmelerini bildirerek nehyetmiştir. Emir de, nehiy de, kullun ihtiyarını ortadan kaldırmamış, kudretini yok etmemiştir. Onlara kolay olanı teklif etmiş, zor olanı buyurmamıştır. Az iyiliğe &ccedil;ok sevap vermiştir. Kul mağlup olarak isyan etmez, mecbur olarak itaatte bulunmaz. O peygamberleri bir oyun i&ccedil;in g&ouml;ndermemiş, kitabı abes olarak indirmemiş, g&ouml;kleri ve yery&uuml;z&uuml;n&uuml;, ikisi arasında yaratılanları boş yere yaratmamıştır. Bu kafir olanların zannı. Artık vay haline kafirlerin" demiştir. (a.g.e.392)<br /><br /><br />"Hakimiyet Allah'ındır" diyenlere seslenir:<br /><br />"Evet hakimiyet Allah'ındır ama, devletleri insanlar y&ouml;netir."<br /> <br />Mal varlığı:<br /><br />Bir ev, bir sedir, bir hurma lifi minderi, bir kilim, birka&ccedil; yatak ve &ouml;rt&uuml;s&uuml;, bir su kabı, bir takım elbise. <br />&ldquo;Andolsun Allah&rsquo;a ki şu y&uuml;nden dokunmuş abamı kendim yamadım; yamattığım kişiden utandım artık; &ccedil;&uuml;nk&uuml; bana bu kadar yamadan sonra hala mı giyeceksin , atmayacak mısın bunu? dedi. Ben de, uzaklaş benden dedim.&rsquo;&rsquo; (a.g.e. s.51)<br /><br />Geleceği g&ouml;r&uuml;r:<br /><br />"İnsanlara bir zaman gelip &ccedil;atar ki o zamanda Kuran'dan ancak eser ve yazı, İslam'dan da isim kalır, o g&uuml;n insanların mescitleri mamurdur yapı bakımından; haraptır hidayete mahal olmak bakımından. O g&uuml;n mescitlerde oturanlar, onları yapanlar, yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n en k&ouml;t&uuml; kişileridir; fitne onlardan &ccedil;ıkar, su&ccedil; ve hata onlara sığınır. Kim o fitneye girmemek isterse s&uuml;r&uuml;p g&ouml;t&uuml;r&uuml;rler, kim geri kalırsa y&uuml;r&uuml;t&uuml;p alırlar. Noksan sıfatlardan m&uuml;nezzeh olan Allah buyurur ki: Zatıma and olsun ki ben, o kavme &ouml;ylesine bir fitne g&ouml;nderirim ki bilim sahibi bile şaşırır kalır ve o fitneye dalar. Biz Allah'ın bağışlamasını, gafletle ayağımızı kaydırmamasını dilemekteyiz." (a.g.e. s.410)<br /><br />İmam Ali'yi tanıyalım:<br />Peygambere sorarlar; -Ey Resulullah! Neden herkesten &ccedil;ok Ali'yi seversin? Peygamber: -Neden &ccedil;ok sevdiğimi anlatayım mı? der. -Anlat, derler. Peygamber sorar: -Size sormak isterim; birisi size k&ouml;t&uuml;l&uuml;k yaparsa siz ne yaparsınız? <br />- İyilik yaparız efendim, derler. Peygamber:<br />-Yine k&ouml;t&uuml;l&uuml;k yaparsa?<br /> -Yine iyilik yaparız..&rdquo; Soruyu tekrar eder;<br />-Yine k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;ne devam ederse? Cevap verirler:<br />-D&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;z efendim, derler. Peygamber:<br />-&Ccedil;ağırın Ali'yi&rdquo; diye buyurur. İmam Ali gelir, peygamber İmam Ali'ye sorar;<br />-Y&acirc; Ali! Sana birisi k&ouml;t&uuml;l&uuml;k yaparsa sen ne yaparsın?<br />D&uuml;ş&uuml;nmeden cevap verir:<br />-İyilik yaparım, der. Peygamber yedi kez tekrar eder. İmam Ali yedi kez "iyilik yapacağını" beyan eder. Son defa sorunca da o iyiliklerin şahı şu m&uuml;kemmel cevabı verir:<br />-Y&acirc; Resulullah! K&ouml;t&uuml;l&uuml;k yapan k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nden usanmıyorsa, ben iyilik yapmaktan niye usanayım ki!<br />Peygamberimiz soru soranlara d&ouml;ner; Neden &ccedil;ok sevdiğimi şimdi anladınız mı? der.<br /><br />Ey benim Şahım, sığınağım, <br />Fazlı Rahmanım Ali ! <br />Selam ey Şah-ı Merdan Ali! <br />Selam ey Fazl-ı Yezdan Ali!<br />(Seyyid Nesimi)<br /><br />Adaleti:<br /><br />Hz. Ali'nin huzuruna hırsızlık yapmış birini getirirler. Sorar: -Neden hırsızlık yaptın?<br />-&Ccedil;oluk, &ccedil;ocuğum a&ccedil;tı, işimde yok, mecburdum.<br />-G&ouml;t&uuml;r&uuml;n bunun ellerini ve ayaklarını hırsızlıktan kesin" der. G&ouml;t&uuml;r&uuml;rlerken hırsız; <br />-Ya Ali! Sen adaletliydin, yoksulun babasıydın, bu mu adaletin? Deyince, Hz. Ali: <br />-Geri getirin onu, ne yapıyorsunuz?<br />-Efendim, ellerini ve ayaklarını kesin diye buyurdunuz biz de kesmeye g&ouml;t&uuml;r&uuml;yoruz."<br />Hırsızlık yapanı yanına alır; <br />-&Ccedil;almaman i&ccedil;in ne gerekliydi? Hırsız:<br />-&Uuml;&ccedil; ak&ccedil;em olsaydı, &ccedil;almazdım, der,<br />Hz. Ali, &ccedil;ıkarır &uuml;&ccedil; ak&ccedil;e verir ve git işini kur, bir daha hırsızlık yapma, der.Hırsız huzurundan ayrılırken. <br />-Yapar mıyım ya Ali! der. <br />Hz. Ali, hırsızın peşinden ş&ouml;yle seslenir;<br />"Ben bunun, ellerini ve ayaklarını hırsızlıktan kestim."<br />Sıffiyn Savaşında y&uuml;z&uuml;ne t&uuml;k&uuml;reni &ouml;ld&uuml;rmez bağışlar.<br />-Niye &ouml;ld&uuml;rm&uuml;yorsun, diyenlere; "Ben nefsim i&ccedil;in adam &ouml;ld&uuml;rmem ki," der. <br />-Ya Ali, seni &ccedil;ok seviyorum, diyene; &ldquo;O zaman belalara hazır ol&rdquo; der.<br /><br />Dedim ki; G&uuml;zel y&uuml;z&uuml;n ni&ccedil;in benden gizlidir?<br />Dedi ki; Hicap sendedir yoksa y&uuml;z&uuml;m a&ccedil;ıktır<br /><br />Dedim ki; Senin izin nerededir kimden sorayım?<br />Dedi ki; Kimden soracaksın benim izim belirsizdir<br /><br />Dedim ki; Senin h&uuml;zn&uuml;n&uuml; anmak sevin&ccedil;ten iyidir<br />Dedi ki; Bizim yolumuzda h&uuml;z&uuml;nlenmekte sevin&ccedil;tir<br /><br />Dedim ki; Senin sevginin gizli ateşi yaktı beni<br />Dedim ki; Ayrılık ne zamana dek? Dedi ki; Sen olduk&ccedil;a<br /><br />Dedim ki; Nefes bu mudur? Dedi ki:Tek s&ouml;z&uuml;m budur<br />Dedim ki; H&uuml;zn&uuml;m&uuml; artır. Dedi ki; H&uuml;z&uuml;n parasızdır<br />Dedim ki; Hacetim var. Dedi ki; İste bizden<br /><br />Dedim ki; Bu yarım canımı benden kabul et<br />Dedi ki; Sakla canını, can senin h&uuml;z&uuml;nlendiğin yerdir<br /><br />Dedim ki ressama; hayatın bir resmini &ccedil;izsene<br />Ressam kalemiyle derya sahilinde bir k&ouml;p&uuml;k &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; Allah adamlarının resmini &ccedil;izsene<br />&Ccedil;&ouml;l&uuml;n ortasında tek ve yalnız bir ağa&ccedil; &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; bu zamanın namertlerinin resmini &ccedil;izsene<br />Mevla&rsquo;nın peşinden koşan bir han&ccedil;er &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; beni maksada kavuşturacak bir yol &ccedil;iz<br />Sevgi, aşk, mestlik ve sessiz m&uuml;nacatı &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; Leyla ile Mecnun&rsquo;un bir resmini &ccedil;iz<br />Ali'nin resmini Zehra'nın yanına &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; kağıdın &uuml;st&uuml;ne aşkı &ccedil;izsene<br />Bela &ccedil;&ouml;l&uuml;nde susuz bir Alemdar &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; gurbeti, mazlumluğu ve cefayı &ccedil;izsene<br />D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;, Taha'nın d&ouml;rt k&ouml;şe toprak kabrini &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; hayatım hep sıkıntı ve zorlukla ge&ccedil;ti<br />Ah &ccedil;ekip ağladı, Zeyneb-i K&uuml;bra'yı &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; dertlerimi kime anlatayım ey refik?<br />Mehdi'nin resmini &ccedil;izdi hem de ne g&uuml;zel &ccedil;izdi<br /><br />Dedim ki; H&uuml;seyin'in de y&uuml;z&uuml;n&uuml; &ccedil;izer misin?<br />Dedi ki; işte bu bir taneyi tek olan Allah &ccedil;izdi.<br />(Caferi Yol Dergisi, Sayı 7)<br /><br />Der ki:<br />&ldquo;Zaman iki t&uuml;rl&uuml;d&uuml;r; Y&acirc; sana yar olur, ya da aleyhine d&ouml;ner. Yar oldu mu, aldanıp gaflete d&uuml;şme; aleyhine d&ouml;nd&uuml; m&uuml; de dayan.&rdquo; (a.g.e.s.407)<br /><br />Hz. İmam Ali &ouml;l&uuml;ms&uuml;zd&uuml;r:<br />&ldquo;Bilin ki bizden olup da &ouml;len, &ouml;l&uuml; değildir, diridir; &ouml;lmez. Bizden olup da &ccedil;&uuml;r&uuml;y&uuml;p giden &ccedil;&uuml;r&uuml;mez. Bilmediğiniz s&ouml;z&uuml; s&ouml;ylemeyin; &ccedil;&uuml;nk&uuml; ger&ccedil;eğin &ccedil;oğu, inkar ettiğiniz şeylerdedir. Aleyhine kesin bir deliliniz olmayan kişiyi mazur tutun; o kişide benim. Sizin i&ccedil;inizde, sizin aranızda iki değer bi&ccedil;ilmez şeyin b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;yle amel etmedim mi ben; iki değer bi&ccedil;ilmez şeyin k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;n&uuml; aranızda bırakmadım mı ben? İ&ccedil;inizde iman bayrağı diktim; helal ve haram sınırlarını size &ouml;ğrettim; adaletimle k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerden kurtuluş elbisesini size giydirdim; s&ouml;zlerimle, hareketlerimle hayrı, ger&ccedil;eği buyuruş yaygısını size yaydım; en g&uuml;zel huyları bizzat size g&ouml;sterdim. G&ouml;z&uuml;n, g&ouml;z&uuml;n&uuml; sezemediği, d&uuml;ş&uuml;ncenin, k&uuml;nh&uuml;ne eremediği reylere uymayın onlarla amel etmeyin.&rdquo; (a.g.e. s.66).<br />Hicretin 40. yılında Ramazan ayının 16'sında sabah fecir de kapısının &ouml;n&uuml;nde İbni M&uuml;lcem mel'unu tarafından zehirli han&ccedil;erle yaralanır. Zehrin v&uuml;cuda yayılması &uuml;zerine &uuml;&ccedil; g&uuml;n sonra 19 Ramazan 40 Hicri tarihinde şehit olur. (Miladi 24 Ocak 661. &Ouml;mr&uuml;: 61 yıl, 10 ay, 3 g&uuml;nd&uuml;r.)<br /> Kendisini &ouml;ld&uuml;ren katili i&ccedil;in: "Korkmuştur, ona s&uuml;t i&ccedil;irin.&rdquo; &Ccedil;ocuklarına da vasiyet eder; "O'na zul&uuml;m etmeyin, bana ne yedirirseniz ona da yedirin, &ouml;l&uuml;rsem kısasa kısas yapın," der. T&uuml;rbesi, Irak'ın Necef şehrindedir.<br />Hz. İmam Ali&rsquo;nin yakarışıyla yazımıza son verelim.<br />&ldquo;Ey y&uuml;celtilecek şeyleri y&uuml;celten, yayılacak şeyleri yayan, bizleri var eden! Ruh veren Rahman ve Rahim olan Allah! En y&uuml;ce rahmetinle bizlere rahmet et; bereketlerinden bereket ver&hellip;<br />Ey hakkı hak edip yayan, ortaya koyan Allah&rsquo;ım! Y&uuml;ce Peygamberinin ışığıyla g&ouml;nl&uuml;m&uuml;z&uuml; aydınlat. O&rsquo;nun g&ouml;nl&uuml;nde gizlediğin, sakladığın bilgilerden bilgilenmemizi sağla. Karanlık g&uuml;nlerimiz de tanığın olacak Resulu&rsquo;nun Ehl-i Beyt&rsquo;i aşkına manevi g&ouml;lgende yer ver bizlere. Eksikliklerimizin sorulacağı g&uuml;nde sevdiklerinin hakkı h&uuml;rmetine y&uuml;ce sevgini esirgeme. Onu el&ccedil;i olarak g&ouml;nderdiğine karşılık tanıklığını kabul et ve o tanıklığın h&uuml;rmetine bizlere şefaat kıl..<br />Allah&rsquo;ım! Resul-u Ekrem&rsquo;in manevi g&ouml;lgesinde sevdiklerimizle birlikte sığınıp, kurtuluşa erenlerden eyle. İhsanından olasıya hayırlar &uuml;st&uuml;ne hayırlar ihsan et. Ehl-i Beyt&rsquo;i Ali Aba&rsquo;ya kurdurduğun yapıya bizleri de dahil eyle. Katında amel derecemizi y&uuml;celt. İkrarımız adaletine uygun olsun. Ger&ccedil;eğimiz batıldan ayrı olsun.<br />Allah&rsquo;ım, g&uuml;zel yaşayış, nimetler elde ediş yurdunda, dilenen zevklere, istenen lezzetlere nail olarak, tam ve ger&ccedil;ek olan ikrarına nail ve bizleri Ehl-i Beyt&rsquo;inin katarına dahil olmamızı nasip eyle...<br />Allah&rsquo;ım imam olarak g&ouml;nderdiğin şahımız imam Ali&rsquo;nin dualarında ki sırra nail eyle.<br />Kahrının ve azabının karşısında bizleri de dostlarına ve sevdiklerine dahil eyle. Yaratılış sırrına ererek y&uuml;ce katına gelmemizi ve sevdiklerine nail olmamızı y&uuml;ce kereminle l&uuml;tfeyle. Yakarışlarımız sanadır, kabul eyle. Ger&ccedil;eğe H&ucirc; &rdquo;(a.g.e.den derleme)<br /><br />Musa'sız Musevilik, İsa'sız Hıristiyanlık, Muhammed'siz İslam nasıl olmazsa, Ali'siz Alevilikte olmaz. Alevilik, Ali'den yana olup, "Hakk - Muhammed - Ali" yolunu s&uuml;rmektir. <br />S&uuml;renlere bin selam olsun....<br />Sultan Nevruz Bayramınız kutlu olsun.<br /> <br />Ali Rıza UĞURLU <br /><br /></p>
<div style="text-align: center;"><a href="/uploads/articles/b07eb817.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/b07eb817.jpg" alt="" width="500" height="313" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Sun, 20 Mar 2011 00:26:26 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-nevroz-2011-kutlu-olsun-imam-ali-ve-alevilik_294.html</guid>
  </item>
  <item>
   <title>Kürt Alevi Olurmu? - Kürtler Alevi olmaz? - Türkiye&apos;de bulunan Alevi yerleşimleri?!</title>
   <link>https://www.izledost.com/articles/read-kurt-alevi-olurmu-kurtler-alevi-olmaz-turkiyede-bulunan-alevi-yerlesimleri_291.html</link>
   <description><![CDATA[<div style="text-align: center; font-family: Arial;">*** K&uuml;rt Alevi Olurmu? - K&uuml;rtler Alevi olmaz? - T&uuml;rkiye'de bulunan Alevi yerleşimleri?! ***</div>
<p>&nbsp;</p>
<div><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/66bbe83f.jpg" alt="" align="left" border="" hspace="" vspace="" /></div>
<p><span style="font-family: Arial;">K&uuml;rt Aleviler, &ouml;ncelikle ger&ccedil;eklik bağlamında tartışma konusudur. Ş&ouml;yle k; K&uuml;rt Alevilerin aslında K&uuml;rtleşmiş T&uuml;rkmenler olduğu iddia edilmektedir ki bu husus ger&ccedil;ekten g&uuml;&ccedil;l&uuml; dayanaklara sahiptir. Bu konudaki en &ouml;nemli araştırma Alevi araştırmacı Cemal ŞENER'in 'Alevilerin Etnik Kimliği' adlı &ccedil;alışmasıdır. Bu &ccedil;alışmada T&uuml;rkmenlerin nasıl K&uuml;rtleştiği g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serilmektedir. Kanımca bu konudaki en g&uuml;&ccedil;l&uuml; kanıt Alevi ayinlerinin (cem) en temel unsurlarından biri olan deyişlerin hi&ccedil;birinin K&uuml;rt dilinde olmayışıdır. K&uuml;rt&ccedil;e konuşan Alevilerin cemleri de tıpkı T&uuml;rk&ccedil;e konuşan Alevilerin cemleri gibi T&uuml;rk&ccedil;edir. K&uuml;rt dilinde s&ouml;ylenmiş hi&ccedil; bir deyiş olmadığı gibi Aleviliğe ait K&uuml;rt&ccedil;e yazılmış hi&ccedil;bir belge yoktur. &Uuml;stelik tarihte kendini K&uuml;rt kabul eden hi&ccedil;bir Alevi &ouml;nderi de bulunmamaktadır.</span><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;">K&uuml;rt&ccedil;e konuşan Alevilerin aslında K&uuml;rtleşmiş T&uuml;rkmenler olduğu ger&ccedil;eğini kimi K&uuml;rt&ccedil;&uuml;ler de kabul etmektedir. Aleviliğin &ouml;tesinde kimi T&uuml;rkmen topluluklarının bir K&uuml;rtleşme s&uuml;reci yaşadıklarını b&ouml;l&uuml;c&uuml;-k&uuml;rt&ccedil;&uuml; &ouml;rg&uuml;t&uuml;n elebaşılığını y&uuml;r&uuml;ten Abdullah &Ouml;CALAN dahi kabul etmektedir.</span><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /></p>
<div style="font-family: Arial;"><hr /></div>
<p><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;">T&uuml;rkmenlerin K&uuml;rtleşmesinin trajik &ouml;yk&uuml;s&uuml; yazımızın temel konusu olmadığından bu husustaki g&ouml;r&uuml;şlerimizi burada noktalıyoruz.</span><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;">Alevilerin tarihsel s&uuml;re&ccedil;te toplumsal muhalefet olma &ouml;zelliğini, tarihten bug&uuml;ne yaşadıkları acı ve &uuml;z&uuml;c&uuml; olaylarla ve dışlanmışlıklarıyla g&uuml;&ccedil;lendirmeye &ccedil;alışıp s&ouml;zde 'ezilmişlerin birliği' tezini kullanarak onları b&ouml;l&uuml;c&uuml;-k&uuml;rt&ccedil;&uuml; harekete eklemleme hedefi b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de başarısızlığa uğramıştır. K&uuml;rt&ccedil;&uuml; harekete destek veren Alevilerin sayısı c&uuml;z'idir ve g&uuml;n ge&ccedil;tik&ccedil;e azalmaktadır. Aynı şekilde Aleviler her ge&ccedil;en g&uuml;n T&uuml;rk Ulus&ccedil;uluğuna daha fazla ilgi duymakta ve T&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;k g&uuml;&ccedil; kazanmaktadır. K&uuml;rt&ccedil;e konuşan Alevilerin yeniden T&uuml;rkmenleşmesi s&uuml;reci kanımca başlamış durumdadır ve bu s&uuml;re&ccedil; başarıyla tamamlanacaktır....</span><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /></p>
<div style="text-align: center; font-family: Arial;"><span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">(alıntı - 1) </span></div>
<p><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><strong style="font-family: Arial;">Alevilik &ouml;z ve &ouml;z T&uuml;rk t&uuml;r.</strong><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Hacı bektaşi veli, </span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Pir Sultan Abdal, </span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Yunus Emre, </span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Dadaloglu,</span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Karacaoğlan, </span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Şeyh Bedrettin </span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Namık Kemal, </span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Karamanogulları, </span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Şah İsmail</span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> bunların hepsi &ouml;z be &ouml;z bektaşi-T&uuml;rk alevileriydi. Tarih boyunca hi&ccedil; K&uuml;rt alevi &ouml;nderi olmamıştır.</span><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> T&uuml;rkl&uuml;g&uuml;n g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze ulaşan &ouml;rf adetlerinde dilinde bu alevi &ouml;nderlerin payı &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Hepsi nur i&ccedil;inde yatsın mekanları cennet olsun...</span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Bug&uuml;n malesef maksatlı bir şekilde b&ouml;l&uuml;c&uuml;lerin alevileri etnik ırklarının farklı olduguna dair &ccedil;abalar yogunlasmıstır. B&uuml;t&uuml;n bu &ccedil;abalara karşı g&uuml;neşi bal&ccedil;ıkla sıvayamayacaklardır Bug&uuml;n alevi n&uuml;fus oranında tahminen % 90 T&uuml;rk % 10 diger etnik k&ouml;kenden diyebiliriz </span><strong style="font-family: Arial;">%10 luk kısımdaki alevilerinde ibadetlerinin T&uuml;rk&ccedil;e olduğunu g&ouml;rmekteyiz</strong><span style="font-family: Arial;"> sırf bu bile bi&ccedil;ok şeyi a&ccedil;ıklamaktadır, tarihimize baktıgımızda bu durumu kısaca ş&ouml;yle a&ccedil;ıklayabiliriz</span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> 1240 yılındaki Alevi T&uuml;rkmen ayaklanması olan Babalilar ayaklanmasının bastırılmasında, Frank ve G&uuml;rc&uuml; askerleri gibi K&uuml;rtler de kullanılmıştır. 1514 yılındaki &Ccedil;aldıran Savaşı&rsquo;nda, K&uuml;rt aşiret ağaları, Alevi T&uuml;rkmen Şah İsmail&rsquo;in değil Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim&rsquo;in yanında yer almışlardır. Bu hizmetleri y&uuml;z&uuml;nden Selim, K&uuml;rt beylerine &ouml;zerklik vermiş; Doğu Anadolu da miri toprak olmaktan &ccedil;ıkartılmıştır. B&ouml;lgeye egemen olan K&uuml;rt aşiretleri, Osmanlı&rsquo;ya dayanarak Alevi aşiretleri ezmişlerdir. Bu baskı sonucunda Alevi T&uuml;rkmenler, dillerini yer yer yitirerek K&uuml;rt&ccedil;e konuşmaya başlamışlar. 1891 yılında Padişah Abd&uuml;lhamit, Hamidiye Alayları adında K&uuml;rt aşiret reislerine askeri birlikler kurdurttu. Bu alaylar, b&ouml;lgedeki Alevileri yeniden ezdiler. Bu silahlı baskı karşısında bazı Alevi aşiretler, K&uuml;rt beylerinin sığıntısı haline geldiler. Doğu Anadolu&rsquo;da 1514&rsquo;ten 1909&rsquo;a kadar s&uuml;ren baskı sonucunda bir&ccedil;ok Alevi T&uuml;rk boyu K&uuml;rtleşti</span><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /></p>
<div style="text-align: center; font-family: Arial;"><span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">(alıntı - 2)</span></div>
<p><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> b&uuml;t&uuml;n hristiyanlar beyazdır!</span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> ya da b&uuml;t&uuml;n ortodokslar aslında siyahtır!</span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> b&uuml;t&uuml;n m&uuml;sl&uuml;manlar aslında esmerdir! :/</span><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> bunlar size okuyunca anlamlı ya da mantıklı mı geliyor? yoksa komik mi geliyor?</span><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> "Gelin Canlar Bir Olalım!" s&ouml;z&uuml; sizlere neyi ifade ediyor ?</span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> 72 milleti severiz derken ne denilmek isteniyor?</span><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Aleviliğin &ouml;z&uuml; hoşg&ouml;r&uuml;d&uuml;r.</span><br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> 72 milleti sevmektir</span><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> daha siz bu tartışmayı yaparken Aleviliğin &ouml;z&uuml;yle &ccedil;elişmiş oluyorsunuz ,kendi kendinizi sınıflara b&ouml;lerek "bir" olabileceğinizi mi sanıyorsunuz ?</span><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><span style="font-family: Arial;"> Yeterince ezildik yıllarca bir b&ouml;l&uuml;nmediğimiz kalmıştı.........</span><br style="font-family: Arial;" /> <br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /></p>
<div style="text-align: center; font-weight: bold; text-decoration: underline; font-family: Arial;">(alıntı - 3)</div>
<p><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">K&uuml;rt Alevi Yoktur</span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">T&uuml;rk Tarih Kurumu Başkanı <em><strong>Prof. Yusuf Hala&ccedil;oğlu</strong></em>, bir hafta &ouml;nce Kayseri&rsquo;de bir konuştu pir konuştu. <em><strong>Prof. Hala&ccedil;oğlu</strong></em> &ldquo;Bug&uuml;n K&uuml;rt olarak bilinen h&acirc;tt&acirc; h&acirc;tt&acirc; s&ouml;yleyeyim; Alevi K&uuml;rt olarak bilinen insanlar maalesef Ermeni&rsquo;den d&ouml;nmedir&rdquo; demişti. Onun s&ouml;zleri; g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n &ouml;nemli bir sorununun tartışılmasının da &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;tı.<br /> Şimdi soru şudur: T&uuml;rkiye&rsquo;de K&uuml;rt Alevi var mıdır? Ermeniler&rsquo;in b&acirc;zıları 1915 s&uuml;rg&uuml;n&uuml;nden sonra Alevi olup K&uuml;rt Alevisi h&acirc;line mi gelmişlerdir?</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">RESM&Icirc; TARİH GİZLİYOR</span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Bug&uuml;n resmi tarih&ccedil;i <em><strong>Yusuf Hala&ccedil;oğlu&rsquo;nun</strong></em> da PKK &ccedil;izgisindeki K&uuml;rt&ccedil;&uuml;lerin de &ldquo;Alevi K&uuml;rt&rdquo; veya &ldquo;K&uuml;rt Alevisi&rdquo; gibi terimlerle anlattığı kesim; &ouml;zbe&ouml;z T&uuml;rk&rsquo;t&uuml;r.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">1501 yılında, Anadolu&rsquo;dan giden T&uuml;rkmenler, İran&rsquo;da Safevi Devleti&rsquo;ni kurdular. Bu devleti daha 15 yaşında kuran <em><strong>Şah İsmail</strong></em>, Hatayi mahlasıyla şiirler yazıp deyişler s&ouml;yl&uuml;yordu. O, bug&uuml;n bile Anadolu Alevileri i&ccedil;in &ccedil;ok kutsal bir kişiliktir. Cem t&ouml;renlerinde <em><strong>Hatayi&rsquo;nin</strong></em> &uuml;&ccedil; nefesi okunmazsa t&ouml;ren y&uuml;r&uuml;t&uuml;lemez.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Arial; font-size: medium;"><em><strong>Şah İsmail</strong></em>, İran&rsquo;daki devleti, Anadolu&rsquo;da bulunan şu T&uuml;rkmen boylarının yardımı ile kurmuştur: Ustaclu, Şamlu, Bayat, Afşar, Beğdili, D&ouml;ğer, Y&uuml;reğir, Kınık, Bayındır, Salur, Eymir, Halep T&uuml;rkmenleri, Rumlu, &Ccedil;epni, Musullu, Tekel&uuml;, Bayburdlu, Karadağlu, &Ccedil;apanlı, Turgutlu, Karamanlı, Dulkadırlı, İspirli, Hınıslı, Toka&ccedil;lı, Varsaklar&hellip; Bu aşiretlerin b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml; Alevi idi. (Bu konudaki ayrıntılar i&ccedil;in Bakın: Prof. Faruk S&uuml;mer; Safevi Devleti&rsquo;nin Kuruluşunda Anadolu T&uuml;rklerinin Rol&uuml;, TTK Yayını).</span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">1514 yılında &Ccedil;aldıran Ovası&rsquo;nda Osmanlı Padişahı <em><strong>Yavuz Sultan Selim</strong></em> ile İran&rsquo;daki T&uuml;rk Safevi Devleti&rsquo;nin sultanı <em><strong>Şah İsmail</strong></em> kapıştılar. Savaşı; Osmanlı kesimi kazandı.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Bu &ccedil;atışmada Anadolu&rsquo;daki g&ouml;&ccedil;ebe T&uuml;rkmenler (Alevi T&uuml;rkmenler), Şah İsmail&rsquo;in yanında yer almışlardı.<br /> K&uuml;rt aşiretleri ise Osmanlı Devleti&rsquo;nin tarafında kılı&ccedil; sallamışlardı. K&uuml;rtlerin bu yardımı y&uuml;z&uuml;nden <em><strong>Yavuz Sultan Selim</strong></em> Doğu Anadolu&rsquo;yu aşiret reislerine taksim etti. K&uuml;rt beyleri artık bulundukları şehrin h&acirc;kimi olacaklar; bu m&uuml;lkiyet hakkı babadan oğula kalacak ve dışarıdan kimse onlara karışamayacaktı.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Fakat <em><strong>Yavuz Sultan Selim&rsquo;in</strong></em> bir isteği vardı: K&uuml;rt aşiretleri <em><strong>Şah İsmail</strong></em> adlı Kızılbaş&rsquo;a yardım eden bu T&uuml;rk aşiretlerin hakkından gelecekler; onlara aman vermeyeceklerdi.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">ŞU AŞİRETLERE BAKIN</span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Bug&uuml;n Alevi K&uuml;rt denilen aşiretlerin b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; işte bu Osmanlı Devleti ile K&uuml;rt aşiretlerinin ezdiği Alevi T&uuml;rk aşiretleri oluşturmaktadır. &Ouml;rneğin, Afşarlar&rsquo;ın Doğu&rsquo;da kalan kolu zaman i&ccedil;inde K&uuml;rtleşmiştir. Afşarlar T&uuml;rk, Fars ve Arap kaynaklarında ge&ccedil;en ve padişah &ccedil;ıkartan &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir T&uuml;rk boyudur. Afşarların bu &ouml;zelliğini &ouml;ğrenmek isteyenler <em><strong>Prof. Faruk S&uuml;mer&rsquo;in</strong></em> &ldquo;OĞUZLAR (T&uuml;rkmenler) Tarihleri-Boy Teşkilatı-Destanlar&rdquo; isimli kitaba bakabilirler.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Arial; font-size: medium;"><em><strong>H&uuml;lya Avşar</strong></em>, eğer &Acirc;ilesi Afşar boyundan ise, kesinlikle T&uuml;rk&rsquo;t&uuml;r. &acirc;ilesinde K&uuml;rt&ccedil;e konuşuluyor olması, s&ouml;z&uuml;n&uuml; ettiğimiz bu tarihsel değişimin &uuml;r&uuml;n&uuml;d&uuml;r.</span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Diğer bir &ouml;rnek de Beğdili (Beydili: Badıllı) aşiretidir. Alevi olan bu aşiret de Oğuz boylarından birisidir. Bu aşiretin Balaban Kolu tarihsel kayıtlarda 100 aile olarak yer almaktadır. İşte bu Balabanlı kolundan olan ve DTP&rsquo;den milletvekili se&ccedil;ilen <em><strong>Sabahat Tuncel</strong></em> de bug&uuml;n kendisini K&uuml;rt sanmaktadır. K&uuml;rt Alevisi denilen bu insanlar aslında T&uuml;rk Alevisi&rsquo;dir.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Bug&uuml;n Doğu Anadolu&rsquo;daki kolları K&uuml;rtleşmiş olan Iğdır, Bayat, Eyva (Yıva) gibi boylar da hakiki T&uuml;rk topluluklarıdır.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Bug&uuml;n K&uuml;rt sayılan Şikak aşireti, K&uuml;rt tarihi Şerefn&acirc;me&rsquo;de, T&uuml;rk aşireti g&ouml;sterilmiştir. Bu aşiretin sol kolunu oluşturan ve Hakk&acirc;ri y&ouml;resinde bulunan Ertuş&icirc;ler de T&uuml;rk&rsquo;t&uuml;r. Ertuşlu demek olan bu isim; İrtişli anlamına gelir. İrtiş, T&uuml;rklerin anayurdundaki ırmaklardan birisidir.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Tunceli y&ouml;resinde yaşayan Aleviler ise T&uuml;rkler&rsquo;in Hun kolundandır. Tunceli halkı ile K&uuml;rt halkı arasında ne dil, ne k&uuml;lt&uuml;r ne tarih bağı vardır.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">&Uuml;nl&uuml; T&uuml;rkmen boylarından Karake&ccedil;ili aşiretinin Batı&rsquo;daki kolu T&uuml;rk&ccedil;e konuşurken Urfa b&ouml;lgesindekiler K&uuml;rt&ccedil;e konuşmaktadırlar. K&uuml;resinliler Samsun b&ouml;lgesinden Van civarına yerleştirilmiş T&uuml;rkler olmalarına karşın zamanla dillerini yitirmişlerdir. K&uuml;rt k&ouml;kenliler ile sonradan K&uuml;rtleşenler arasında bir stat&uuml; farkı bile oluşmuş idi. Van &ccedil;evresindeki K&uuml;rt aşiret reislerinden Kinyas Kartal. K&uuml;rtleşmiş T&uuml;rkler ile ilişki kurmadıklarını, onlara kız vermediklerini dile getirmiştir. (Bakınız: Macit G&uuml;rb&uuml;z; K&uuml;rtleşen T&uuml;rkler, s. 149).</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">&Ouml;rneğin, T&uuml;rkan adı T&uuml;rkler anlamına gelen aşiret bile K&uuml;rtleşmiş bulunuyor. K&uuml;rdili oymağının da Barak T&uuml;rkmenler&rsquo;ine bağlı olduğu biliniyor. &Ouml;z T&uuml;rk boyu olduğu adından bile anlaşılan D&ouml;ğer aşireti de Urfa b&ouml;lgesinde K&uuml;rtleşmiştir.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Ayrıca Gaziantep ve Kilis dolaylarında Musabeyli, İlbeyli, Ok&ccedil;u İzzeddin boyları; Şanlıurfa&rsquo;da Torunlar; Sincar Dağı &ccedil;evresindeki Sa&ccedil;lılar; Sekiz B&uuml;kl&uuml;ler, Amik Ovası&rsquo;ndaki Kırıklar ve hatta Akkoyunlu, Karakoyunlu gibi b&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk boyları bug&uuml;n K&uuml;rtleşmiş durumdadır.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Sivas y&ouml;resinde Ko&ccedil;giri diye bilinen b&uuml;y&uuml;k aşiret de b&acirc;zılarınca K&uuml;rt sayılıyor. Gel g&ouml;r ki d&uuml;nya &ccedil;apında bir otorite olan T&uuml;rkiyat&ccedil;ı İrene Melikoff bu b&ouml;lgede yaptığı araştırmada bunların T&uuml;rk kimliğini net bi&ccedil;imde tespit etmiştir.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">MİLLET-İ S&Acirc;DIKA: ERMENİLER </span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Ermeni halkı, mil&acirc;ttan &ouml;ncesinden beri Kuzeydoğu Anadolu ile Kafkas hattında yaşamaktadır. En eski Hristiyanlar&rsquo;dan birisi Ermeni halkıdır ve bunlar dinlerini asla terk etmemişlerdir. T&uuml;rkler b&ouml;lgeyi ele ge&ccedil;irdikten sonra Ermenilerle dost olarak yaşamaya başlamışlardır. Osmanlı Devleti, T&uuml;rkmenleri topluca katlederken; Ermenileri &ldquo;Millet-i S&acirc;dıka (S&acirc;dık Millet)&rdquo; ilan etmiş, devletin y&ouml;netim katında bunlara her t&uuml;rl&uuml; olanağı tanımıştır. Meşhur 1915 s&uuml;rg&uuml;n&uuml;; Ermenilerin devlet i&ccedil;inde olay &ccedil;ıkarmaması i&ccedil;in yapılmıştır.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Bu s&uuml;rg&uuml;nden ka&ccedil;anlar, kendilerini gizleyenler, hemen hemen yok denecek kadar azdır. Kalan Ermeniler, devletin ve halkın bilgisi d&acirc;hilinde kalan ailelerdir. Bunları Aleviler&rsquo;in i&ccedil;ine gizlenmiş olarak g&ouml;stermek tarihi &ccedil;arpıtmaktır.<br /> K&uuml;rtler ise t<span style="text-decoration: underline;">a</span>rihte, adı &ccedil;ok az ge&ccedil;en bir kavimdir. Bunlar Doğu Anadolu&rsquo;nun dağlık kesiminde yaşayan g&ouml;&ccedil;ebelerdir. Bir devlet kuramamışlardır. Ancak 1514&rsquo;ten sonra aşiret reisleri g&uuml;&ccedil; kazanmışlardır.<br /> K&uuml;rtler inan&ccedil; olarak İsl&acirc;m&rsquo;ın Ş&acirc;fii kolundandır. Tarikat olarak da b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de Nakşibend&icirc;liği se&ccedil;mişlerdir. Bu y&ouml;n&uuml;yle de Aleviler&rsquo;le K&uuml;rtler arasında derin u&ccedil;urum bulunmaktadır.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">ANADOLU ALEVİLİĞİ</span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Anadolu&rsquo;daki Alevilik &ouml;z&uuml; itibarıyla T&uuml;rk kimliklidir. Bu topraklardaki Aleviliğin kendisini anlatma aracı, &ldquo;<strong>bağlama</strong>&rdquo;dır. Bu saz T&uuml;rk&rsquo;e &ouml;zg&uuml;d&uuml;r. Aleviler, bağlamayı kutsamış; ona &ldquo;<strong>Telli Kur&rsquo;&acirc;n</strong>&rdquo; denilmiştir. K&uuml;rtler&rsquo;de bağlama olmadığı gibi onun kutsanması da yoktur.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Anadolu Alevileri&rsquo;nin ib&acirc;deti olan cem t&ouml;reni de T&uuml;rk&ccedil;e ib&acirc;det bi&ccedil;imidir. Bu topraklarda asl<span style="text-decoration: underline;">a</span> K&uuml;rt&ccedil;e cem yapılmamıştır. Bug&uuml;n K&uuml;rt Alevi diye bilinen veya kendilerini &ouml;yle sananlar bile cemlerini T&uuml;rk&ccedil;e yapmaktadırlar. S&acirc;dece bu olgu bile K&uuml;rt Alevi&rsquo;nin, T&uuml;rk Alevi olduğunu g&ouml;stermeye yeter.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Yine Anadolu Aleviliği&rsquo;nin &ldquo;Yedi Ulular&rdquo; diye kutsadığı ozanların t&uuml;m&uuml; T&uuml;rk&rsquo;t&uuml;r. <em><strong>Seyyit Nesimi</strong></em>, <em><strong>Hatayi (Şah İsmail)</strong></em>, <em><strong>Yemini</strong></em>, <em><strong>Virani</strong></em>, <em><strong>Pir Sultan Abdal</strong></em>, <em><strong>Fuzuli</strong></em>, <em><strong>Kul Himmet</strong></em> T&uuml;rk&ccedil;e yazan ozanlardır. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde bile K&uuml;rt k&ouml;kenli bir Alevi ozanı yoktur. Anadolu Alevileri&rsquo;nin kutsal kişileri arasında K&uuml;rt k&ouml;kenli kimse bulunmamaktadır.<br /> K&uuml;rtler&rsquo;de kadının durumu ile Aleviler&rsquo;de kadının durumu birbirine hi&ccedil; benzememektedir. Ayrıca sivil yaşam modeli de birbirine taban tabana zıttır.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Bu y&uuml;zden Anadolu&rsquo;da dikkat &ccedil;ekecek bir kitle olarak K&uuml;rt Alevisi veya Alevi K&uuml;rt olmamıştır. Bu terimler, son yirmi yılda ortaya &ccedil;ıkmıştır. Bir taraftan Osmanlı zihniyetindeki resmi tarih&ccedil;iler; bir taraftan, Alevileri de K&uuml;rt g&ouml;stermeye &ccedil;abalayan PKK&rsquo;lılar Alevi K&uuml;rt terimini icat etmişlerdir.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">B&acirc;zı Alevi&rsquo;nin Ermeni olduğu iddiası da tamamen yanlıştır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Ermeni milleti, Hristiyan olarak kalmıştır. Bunlardan İsl&acirc;m&rsquo;ı se&ccedil;enler de &ccedil;ok azdır. Bu gibi Ermeniler&rsquo;in Alevi n&uuml;fus i&ccedil;inde belirleyici olduğunu d&uuml;ş&uuml;nmek, tarihi tersy&uuml;z etmekten başka şey değildir.</span></span></p>
<div style="font-family: Arial;" align="center">
<div align="center"><strong><span style="font-size: medium;">***</span></strong></div>
</div>
<p><strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">HAMİDİYE ALAYLARI DARBESİ</span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">1826&rsquo;da Osmanlı padişahı <em><strong>2. Mahmut</strong></em>, Yeni&ccedil;eri Ordusu&rsquo;nu kaldırdıktan sonra b&uuml;t&uuml;n Alevi derg&acirc;hlarını yıktırıyor; Bektaşi babalarını astırıyor; dedeleri s&uuml;r&uuml;yor; imparatorluk i&ccedil;inde Aleviler&rsquo;i yeniden dağlara ka&ccedil;ırıyordu. Dağ başlarına sığınan &ccedil;&acirc;resiz insanlar, meşe ağacının palamutlarını &ouml;ğ&uuml;t&uuml;p yiyerek hayatta kalmaya &ccedil;alışıyorlardı.<br /> Aleviler&rsquo;e y&ouml;nelik yeni bir saldırı dalgası da Hamidiye Alayları ile geliyordu. Padişah <em><strong>2. Abd&uuml;lhamit</strong></em>, 1894 yılında Doğu Anadolu&rsquo;da K&uuml;rt aşiret reislerine 26 kadar alay kurdurttu. Bu alaya girenler; uzun ve tehlikeli askerlik hizmetinden ve vergi vermekten kurtuluyorlardı. Ayrıca b&ouml;lgede astığı astık, kestiği kestik hale geliyorlardı.<br /> Ermeniler&rsquo;e karşı kurulduğu iddia edilen Hamidiye Alayları, bulundukları yerde direnen son Alevi aşiretlerini de bastırıp yağmaladılar&hellip; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu aşiretler Şafii K&uuml;rtler&rsquo;den oluşturulmuştu. Bug&uuml;n K&uuml;rt g&ouml;sterilen Alevi aşiretlere bu hak verilmemişti. Hamidiye Alayları&rsquo;na ilişkin ayrıntılı bilgiler, o g&uuml;nleri yaşayan <em><strong>M. Şerif Fırat&rsquo;ın</strong></em> Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitabında bulunmaktadır.</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">En az 500 sene s&uuml;ren bu ezme politikası sonucunda Alevi T&uuml;rkmenler dillerini unutup K&uuml;rt&ccedil;e konuşmaya başladılar. &Ouml;zbe&ouml;z T&uuml;rk olan bu Aleviler zamanla kendilerini K&uuml;rt sandılar.</span></span></p>
<div style="font-family: Arial;" align="center">
<div align="center"><span style="font-size: medium;">***</span></div>
</div>
<p><strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">&ldquo;EŞEK T&Uuml;RK(!)&rdquo;</span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">Osmanlı Devleti&rsquo;ni y&ouml;netenler zamanla bu devleti kuran T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n d&uuml;şmanı h&acirc;line gelmişti. İstanbul y&ouml;netimi, T&uuml;rkmenleri, &ldquo;Eşek T&uuml;rk, Akılsız T&uuml;rk, Kaba T&uuml;rk&rdquo; diye aşağılıyordu. Şehirden beslenen Osmanlı ş&acirc;iri de ş&ouml;yle s&ouml;yl&uuml;yordu T&uuml;rkmen&rsquo;e:</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">&ldquo;T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n dilberidir gayetle inat</span></strong><strong style="font-family: Arial;"><br /> <span style="font-size: medium;"><strong>Şehir dili bilmez lisanı kubat</strong><br /> <strong>Lisanından eyler T&uuml;rkl&uuml;ğ&uuml;n isbat</strong><br /> <strong>Hayvan gibi g&ouml;z&uuml;n diker samana&rdquo;</strong></span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;">T&uuml;rkmen ise Osmanlı zorbalarına ş&ouml;yle cevap veriyordu:</span></span><br style="font-family: Arial;" /> <strong style="font-family: Arial;"><span style="font-size: medium;">&ldquo;Şalvarı şaltag Osmanlı</span></strong><strong style="font-family: Arial;"><br /> <span style="font-size: medium;"><strong>Eyeri kaltag Osmanlı</strong><br /> <strong>Ekende yok bi&ccedil;ende yok</strong><br /> <strong>Yiyende ortag Osmanlı&rdquo;</strong></span></strong><br style="font-family: Arial;" /> <span style="font-family: Times New Roman;">Halk kendisini s&ouml;m&uuml;ren Osmanlı&rsquo;ya karşı onun en g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğu d&ouml;nemde isyan ediyor; bu isyana da Bozoklu (Yozgatlı) eşkıya <em><strong>Cel&acirc;l&rsquo;in</strong></em> adından dolayı &ldquo;Celal&icirc; İsyanları&rdquo; adı veriliyordu. Bu <em><strong>Cel&acirc;l</strong></em> dahi Alevi idi. Osmanlı şeyh&uuml;lislamları da T&uuml;rkmenler i&ccedil;in &ldquo;Bu Kızılbaş t&acirc;ifesi M&uuml;sl&uuml;man olmadıklarından &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmeleri dine uygundur!&rdquo; diye fetva veriyorlardı. Bunun belgelerini arşivlerden bulup &ldquo;Osmanlıda Karşı D&uuml;ş&uuml;nce ve İdam Edilenler&rdquo; isimli kitabımda vermiş bulunuyorum</span><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-family: Arial;" /><br style="font-weight: bold; text-decoration: underline; font-family: Arial;" /></p>
<div style="text-align: center; font-family: Arial;"><span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">(alıntı - 4)</span><br /><br /><br />
<div style="text-align: left;"><br /><br />
<div align="center"><strong><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: darkgreen;">ALEVİLİK IRKLARIN YOLU DEĞİL KIRKLARIN YOLUDUR</span></span></em></strong></div>
<br /> <br />
<div align="left"><span style="color: darkred;"><strong>degerli canlar, Alevi kelimesi bir etnisitenin yada ırkın ismi değildir.. Alevi milleti diye bir millet yoktur.</strong></span></div>
<br />
<div align="left"><span style="color: darkred;"><strong>Alevilik bir İnan&ccedil;tır, kan ile kafa tası ile gen ile alakası yoktur. bu nedenle K&uuml;rt-T&uuml;rk-arap-ermeni her &ccedil;eşit milletten Alevi olabilir.</strong></span></div>
<br />
<div align="left"><span style="color: navy;"><strong>Fakat Alevi Pirleri dedeleri Horasan k&ouml;kenli 12 İmam neslindedir. Anadolu'nun yerli halkından değildir.. Bu nedenle K&uuml;rt , zaza, vb milletlerden Seyid nesli dede olamaz.</strong></span></div>
<br />
<div align="left"><span style="color: navy;"><strong>Irkı kan bağı kafa tası bağlamında değilde K&uuml;lt&uuml;r yaşam bi&ccedil;imi olarak ele aldığımızda Alevilik T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml; orjinli olmakla birlikte daha Sonra anadolu halklarının islamı algılayış ve yorumlayış bi&ccedil;imiyle harmanlanmıştır</strong></span></div>
<br />
<div align="left"><span style="color: darkgreen;"><strong>Horasan diyarından Anadoluya gelen bir&ccedil;ok kavim T&uuml;rk k&ouml;kenlidir, Alevilerin &ccedil;oğunluğunun T&uuml;rk ve T&uuml;rkmen oladuğu tezi buna dayanır. ve Doğrudur. Bunun dışında Anadlu'nun yerli halklarından bir&ccedil;ok millet ise Alevi inancına ge&ccedil;miştir.. ve K&uuml;rt- zaza- arap-ermeni vb etnik k&ouml;kenden gelmelerine rağmen inan&ccedil;sal a&ccedil;ıdan Alevi dir.</strong></span></div>
<br /> <span style="color: darkgreen;"><strong>Nasıl Rus,, Fransız, ingiliz aynı zamanda hıristiyan olabiliyorsa, ve Hırististiyan milleti diye bir millet yada etnik ırki bir ulus yoksa Alevilikte b&ouml;yledir.</strong></span><br /> <br /> <br /> <strong><span style="color: #006400;">72 milleti bir bakanlarız ayırt etmeyiz hi&ccedil;bir milleti diğerinden</span></strong><br /> <br /> <strong><span style="color: darkred;"><span style="text-decoration: underline;"><em>DEĞİL Mİ?</em></span></span></strong><br /> <br /> <br /> <span style="color: #006400;"><span style="color: #000000;"><span style="color: blue;"><strong>Gel bana k&uuml;fretme bak beni dinle<br /> Senin y&uuml;reğinde dert var değil mi?<br /> Dinledikten sonra vur han&ccedil;erinle<br /> &Ouml;l&uuml;lere bir yurt var değil mi?<br /> Değil mi? Değil mi? B&ouml;yle değil mi?<br /> <br /> Savcı, Hakim, Paşa, Vali insandır<br /> Hamal, İş&ccedil;i, Memur, &Ccedil;if&ccedil;i insandır<br /> Tabiat sırrının da dili insandır<br /> Sanki g&ouml;r&uuml;lmeyen erk var değil mi?<br /> Değil mi? Değil mi? S&ouml;yle değil mi?<br /> <br /> Kapitalist, sosyalist, kom&uuml;nist inan<br /> İnsandan başkası yalandır yalan<br /> Doğarken var mıydı gavur-m&uuml;sl&uuml;man?<br /> Ayırt sende gavur-m&uuml;slim-K&uuml;rt var değil mi?<br /> Değil mi? Değil mi? &Ouml;yle değil mi?<br /> <br /> Avrupa, İspanyol yurdun eseri<br /> M&uuml;sl&uuml;man değilse hi&ccedil;bir serseri<br /> O'nu sen mi yaptın beri gel beri<br /> Sanki sende m&uuml;h&uuml;rl&uuml; kart var değil mi?<br /> Değil mi? Değil mi? S&ouml;yle değil mi?<br /> <br /> Bilmem ne imiş bu Alevi-S&uuml;nni<br /> Bana vız geliyor perili cinli<br /> Madem ki kardeşiz gel gelme kinli<br /> Yumuşağın sonunda sert var değil mi?<br /> Değil mi? Değil mi? B&ouml;yle değil mi?<br /> Mezhepsel kavgalar bundan değil mi?<br /> <br /> Mahzuni Şerif'im bitsin ayrımlar<br /> Savaşta, kavgada &ouml;lmesin canlar<br /> Barış gelsin t&uuml;m birleşsin insanlar<br /> Ayrımlar ırklar, sınırlar var değil mi<br /> Değil mi? Değil mi? B&ouml;yle değil mi<br /> Silahlar, bombalar bundan değil mi<br /> </strong></span><br /> </span><strong><span style="color: #000000;">Aşık Mahzuni Şerif</span><br /> </strong></span><br /><br />
<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">(alıntı - 5)</span><br /><br /><br /><br /><strong><span style="font-size: large;">T&uuml;rkiye'de Alevi yerlesimleri 4 b&ouml;l&uuml;me ayriliyor:<br /> <br /><br /> <span style="color: red;">1) Anadolu Alevileri (T&uuml;rkmen, K&uuml;rt ve Zaza Alevileri olarak)</span><br /> <br /> <br /> - T&uuml;rk Alevileri daha &ccedil;ok batida.. Eskisehir, K&uuml;tahya, Afyon, Corum, Amasya, Tokat, Ankara, Yozgat, Samsun, Ordu, Sinop, Cankiri, Kahramanmaras (Nurhak ve T&uuml;rkoğlu il&ccedil;elerinde) Sivas (kuzey ve bati) Nevsehir, Erzincan, Kirsehir, Gaziantep, Malatya (Arguvan), Sanliurfa, Kirikkale gibi illerde.. bir de Erzurum'un kuzey dogusunda, Ardahan, Kars ve Diyarbakir gibi illerde yasamaktalar.<br /> <br /> <br /> - K&uuml;rt Alevileri daha &ccedil;ok doguda.. Kahramanmaras, Kayseri, Sivas (g&uuml;ney ve dogu), Malatya, Adana (kuzey), Tunceli (g&uuml;ney), Erzincan, Adiyaman, Elazig, Gaziantep.. ayrica Tokat (Zile), Yozgat (Cekerek) ve Corum (Alaca) ilerinde K&uuml;rt Alevi k&ouml;yleri bulunmakta.<br /> <br /> <br /> - Zaza Alevileri daha &ccedil;ok Erzurum (g&uuml;ney), Bing&ouml;l, Mus (Varto), Erzincan, Tunceli (kuzeyi) ve Sivas'ta yasamaktalar.<br /> <br /> <br /> <span style="color: mediumturquoise;">2) Tahtacılar (Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunan T&uuml;rkmen Aleviler)</span><br /> <br /> Canakkale, Balikesir (&ccedil;ok Alevi k&ouml;y&uuml; bulunmakta), Izmir, Aydin, Usak, Manisa (Salihli il&ccedil;esinde &ccedil;ok Alevi k&ouml;y&uuml; bulunmakta), Denizli, Isparta, Konya, Karaman, Antalya, Mersin ve Burdur gibi illerde yasamaktalar.<br /> <br /> Sefeviler'in k&uuml;lt&uuml;rel ve dini etkisi altinda kalmamislardir, Osmanli Imparatorlugu d&ouml;neminde Anadolu Alevileri gibi baski altina alinmamislardir.. bunun yaninda Alevi olduklari i&ccedil;in, katliamlar yasamislardir (Ortaca katliami..)<br /> <br /> <br /> <span style="color: green;">3) Arap Alevileri (Nusayriler)</span><br /> <br /> Arap Alevileri daha &ccedil;ok Hatay, Adana (g&uuml;neyi) ve Mersin'de yasamaktalar. <br /> Ayrica Suriye kiyilarinda da bulunuyorlar; Suriye'nin politika elitini Arap Alevileri olusturuyor.<br /> <br /> <br /> <br /> <span style="color: blue;">4) B&uuml;y&uuml;k şehirlerde yaşayan Aleviler </span><br /> <br /> (Istanbul, Ankara, Bursa, Izmit, Izmir, Antalya, Mersin, Gaziantep).. 1950-60 yillarindan itibaren g&ouml;&ccedil; edip, b&uuml;y&uuml;k sehirlere yerlesen Aleviler..</span></strong><br /><br /><br /><span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">(alıntı - 6)</span><br /><br /><br /><br /><span style="font-style: italic;">Devami geliyor...</span><br style="font-style: italic;" /><span style="font-style: italic;">Yazilar hazirlaniyor.</span><br /><br /></div>
</div>
</div>
<div style="text-align: center; font-family: Arial;"><a href="/uploads/articles/66bbe83f.jpg" rel="prettyPhoto[phpmelody]"><img src="https://www.izledost.com/uploads/articles/66bbe83f.jpg" alt="" width="200" height="320" border="0" hspace="" vspace="" /></a></div>]]></description>
   <pubDate>Mon, 24 Jan 2011 17:45:02 +0100</pubDate>
   <guid>https://www.izledost.com/articles/read-kurt-alevi-olurmu-kurtler-alevi-olmaz-turkiyede-bulunan-alevi-yerlesimleri_291.html</guid>
  </item>
 </channel>
</rss>